WEBVTT 00:00:00.000 --> 00:00:12.264 Eûzubillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.

00:00:12.289 --> 00:00:23.000 el-Hamdulillâhi rabbil âlemîn. Essalâtu vesselâmu alâ seyyidil evvelîne vel âhirîn. 00:00:23.000 --> 00:00:38.803 Senedinâ ve mededinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî. Ve men tebiahû bi ihsânin ilâ yevmiddîn. Emmâ ba'd. 00:00:38.828 --> 00:00:49.443 Fe kâle’n-nebiyyu sallallâhu aleyhi vesellem. Men ehabbe dünyâhu edarra bi âhiratihî. 00:00:49.468 --> 00:01:01.000 Ve men ehabbe âhiratehû edarra bi dünyâhu feâsirû mâ yebkâ alâ yefnâ. Sadeka Rasûlullâh. 00:01:01.000 --> 00:01:05.240 Fî mâ kâl ev kemâ kâl.

00:01:05.265 --> 00:01:15.412 Elimizdeki hadis kitabından tesadüfen açmış olduğumuz bir sayfadaki hadîs-i şerîfleri; 00:01:15.437 --> 00:01:26.000 bizim bu akşamki hadis sohbetinde açıklamak istiyoruz.

00:01:26.000 --> 00:01:32.000 Fakat bu açıklamalara başlamadan önce Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimiz'e 00:01:32.000 --> 00:01:40.631 sevgimizin, saygımızın, hürmetimizin, bağlılığımızın ve ümmetliğimizin nişânesi olmak üzere 00:01:40.656 --> 00:01:43.560 rûh-u pâkine hediye gönderelim.

00:01:43.585 --> 00:01:52.373 Ve onun cümle âlinin, ashabının, etbâının ve ahbâbının ruhlarına, vesair enbiyâ ve mürselînin ervahına, 00:01:52.398 --> 00:01:58.295 bu hadîs-i şerîfleri bize nakil ve rivayet etmiş olan âlimlerin, râvîlerin ruhlarına; 00:01:58.320 --> 00:02:04.000 bizi yetiştirmiş olan büyüklerimizin, mürşitlerimizin, hocalarımızın, şeyhlerimizin ruhlarına, 00:02:04.000 --> 00:02:08.375 âhirete göçmüş olan yakınlarımızın, dostlarımızın, sevdiklerimizin, 00:02:08.400 --> 00:02:13.451 bize dua, vasiyet etmiş olanların ve bizden dua bekleyenlerin ruhlarına, 00:02:13.476 --> 00:02:21.373 hassaten hane sahibi kardeşimizin geçmişlerinin ruhlarına hediye olsun diye bir Fatiha, üç ihlâs-ı şerîf okuyalım.

00:02:21.398 --> 00:02:28.451 Rabbimiz onların ruhlarını şad eylesin. Bize de dünya ve ahiretin hayırlarını ihsan ve ikram eylesin.

00:02:28.476 --> 00:02:33.701 Hâkim'in Ebû Mûsâ radıyallâhu anh’den rivayet ettiği 00:02:33.726 --> 00:02:40.000 Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri buyuruyor ki:

00:02:40.000 --> 00:02:51.000 Men ehabbe dünyâhu edarre bi-âhiretihî. Dünyasını seven, âhiretine zarar verir.

00:02:51.000 --> 00:03:01.146 Ve men ehabbe âhiratehû edarra bi-dünyâhu. Âhiretini seven de dünyasına zarar verir.

Ne olacak?

00:03:01.171 --> 00:03:05.935 Efendimiz buyuruyor ki:

Fe-âsirû mâ yebkâ alâ mâ yefnâ. 00:03:05.960 --> 00:03:15.000 Madem iş böyledir O halde bâkî olanı; fânî ve gelip geçici olana tercih ediniz.

00:03:15.000 --> 00:03:22.568 Dünya ne demek?

Dünya; Arapça'da ednâ kelimesinin müennesidir. 00:03:22.593 --> 00:03:33.935 O da denî kelimesinin Comparative veya Superlative’idir. Yani daha yakın manasına gelir. 00:03:33.960 --> 00:03:44.000 Dünya demek insanın içinde bulunduğu, kendisine yakın olan hayat, şimdiki hayatı demek oluyor.

00:03:44.000 --> 00:03:52.185 Hadîs-i şerîflerde dünya denirken kastedilen de bazı kereler doğrudan doğruya bu yaşamın, 00:03:52.210 --> 00:03:55.662 buradaki şu yaşamımızın kendisi kastedilir. 00:03:55.687 --> 00:04:06.342 Bazı kereler de bizim dünyalık diye tarif ettiğimiz, dünyalık diye tabir ettiğimiz mal, mülk, 00:04:06.367 --> 00:04:15.810 para, kazanç gibi şeyler kastedilir.

Kim dünyasını severse âhiretine zarar verir. 00:04:15.835 --> 00:04:22.771 Yani kim bu hayatı severse, bu hayata gönül bağlarsa, bu hayatı hedef alırsa, 00:04:22.796 --> 00:04:27.975 bu dünyanın malını, mülkünü, zevkini, safasını isterse 00:04:28.000 --> 00:04:33.545 tabii onları sağlayacağım derken âhiretini zarara uğratır. 00:04:33.570 --> 00:04:43.764 Para kazanacağım der; harama, helale aldırmaz. Ev sahibi olacağım der, yasakları çiğner. 00:04:43.789 --> 00:04:56.209 Mevki, makam sahibi olacağım der; hatalı işler yapar.

Tavizler verir. Böylece âhiretine zarar verir. 00:04:56.234 --> 00:05:04.123 Âhiretini seven insan da dünyasına zarar verir. Yani birazcık dünyalığa kıymet vermez, 00:05:04.148 --> 00:05:09.537 âhireti sevdiği için elindeki kazancın bir kısmını hayra ve hasenata verir. 00:05:09.562 --> 00:05:21.982 İbadetine koşar, mal mülk hırsından ziyade Allah'ın rızasını sevabını kazanacağım derken 00:05:22.700 --> 00:05:31.303 tabii dünyalık biraz geride kalabilir.

Dünyası zarara uğrayabilir. Bir tercih yapmak bahis konusu. 00:05:31.328 --> 00:05:42.443 O tercih de bâkî olanı fânî olana tercih etmek lazım diyor Peygamber Efendimiz. 00:05:42.468 --> 00:05:50.000 Eski büyükler içinden şu anda ismini hatırlayamayacağım birisi diyor ki: Çok gayret ettim, 00:05:50.000 --> 00:05:56.000 hem dünyayı hem âhireti bir arada yürütmeye. Baktım olmuyor; ben de âhireti tercih ettim, diyor. 00:05:56.000 --> 00:06:03.795 Yani ikisi bir arada bazen yürümez. Bazen zar zor yürür, bazen yürümez. 00:06:03.820 --> 00:06:10.959 Eğer yürümediği ve zıt düştüğü ve aykırı olduğu gibi bir kanaate gelirsek o zaman hangisini tercih edeceğiz? 00:06:10.984 --> 00:06:16.412 Âhiret menfaatini tercih edeceğiz. İbrahim Aleyhisselam'a:

00:06:16.437 --> 00:06:23.154 Sana Allah Halil sıfatını bahşeylemiş. Halil de samimi dost demek, Halilullah demek. 00:06:23.179 --> 00:06:30.529 Allah'ın samimi, sevgili dostu, yakını demek. Bu sıfatı sen ne ile kazandın, diye soruyorlar.

00:06:30.554 --> 00:06:36.421 Allah, seni nasıl kendisine dost etti böyle?

Yakın dostu olarak kabul eyledi? Ve ilan eyledi?

00:06:36.446 --> 00:06:39.803 diye soruyorlar. Diyor ki:

00:06:39.828 --> 00:06:47.842 Fahtertu emrel ahireti ala emri’d-dünya. Âhiret işini, dünya işine daima tercih ettim. 00:06:47.867 --> 00:06:58.334 Önüme yol çatallaşınca, iki yol çıkınca daima âhiret yolunu tercih ettim diye sebepleri anlatırken 00:06:58.359 --> 00:07:00.998 ilk olarak bunu söylemiş. 00:07:01.230 --> 00:07:11.896 Biz de dünyadaki hesabımızı, her olayın karşısındaki davranışımızı, bu mantığa göre yapmaya çalışmalıyız.

00:07:11.921 --> 00:07:20.896 Biraz zor, biraz menfaatler zedeleniyor gibi. Ama böyle yapan kurtulur. 00:07:20.921 --> 00:07:27.951 Öteki türlü hareket edenler âhiretine zarar verir. Âhirette ne olacağı belli olmaz. 00:07:27.976 --> 00:07:33.826 O bakımdan garantili olan yeri, yönü tercih etmeye çalışmalıyız.

00:07:33.851 --> 00:07:40.568 Bir başka hadîs-i şerîfte de iş bir başka noktadan ele alınmış. 00:07:40.593 --> 00:07:47.842 Kim âhiretini düzenlemeyi zihnine yerleştirirse ben âhiret sevabını kazanacağım, Allah'ın rızasını kazanacağım, 00:07:47.867 --> 00:07:55.607 hayatımı ona göre tanzim edeceğim diye bir ana yöneliş ve temel düşünceye sahip olursa 00:07:55.632 --> 00:08:03.000 Allahu Teâlâ Hazretleri onun böyle âhirete yönelişini sever. Memnun ve hoşnut kalır ondan.

00:08:03.000 --> 00:08:12.467 Ve onun işlerini rast getirir. Gönlüne zenginlik verir. 00:08:12.492 --> 00:08:22.584 Ve dünyalığı istemediği için, sırtını döndüğü için dünyalıktan mahrum da kalmaz. 00:08:22.609 --> 00:08:31.264 Allah yine ona dünyalıktan nasibi neyse onu gönderir. Dünyalık kös kös, burnu yere sürte sürte ona gelir. 00:08:31.289 --> 00:08:38.000 Yani inatçı bir keçinin ipinin çekilerek, zar zor, burnu sürte sürte gelmesi gibi 00:08:38.000 --> 00:08:46.000 yine ister istemez o dünyalık o kula gider.

Bu büyüklerimizin denemiş olduğu bir şeydir. 00:08:46.000 --> 00:08:53.000 Âhiret hayatını tercih ettiği zaman, dünyalıktan da mahrum olmuyor insan. Nasibi neyse onu alıyor. 00:08:53.000 --> 00:08:59.725 Bu hususta birçok menkabeler vardır. O menkabelerden, menâkıbdan geçtik. 00:08:59.750 --> 00:09:05.943 Geçenlerde bir arkadaşım bana anlattı, İstanbul'da hesap uzmanı.

00:09:05.968 --> 00:09:08.521 Bir başka hesap uzmanı arkadaşı ona demiş ki; 00:09:08.546 --> 00:09:14.615 "Yahu beni hiç Cuma namazına götürmüyorsun sen." Sitem etmiş. 00:09:14.640 --> 00:09:24.803 O da "Müezzin efendi minareden Ali sen de gel, Veli sen de gel diye ismen çağırmıyor ki." demiş. 00:09:24.828 --> 00:09:32.584 Herkesi çağırıyor, sesleniyor. Hayyaalesselah, hayyaalel felah. Yani ben götürmüyorum ne demek, demiş.

00:09:32.609 --> 00:09:39.428 Herkesin gitmesi lazım, demiş. O da ona şakasına öyle bir cevap vermiş. Peki 00:09:39.453 --> 00:09:48.680 hazırlan, bu Cuma gidelim demiş. Bir Cuma bunu almış, gitmişler. Cuma'dan çıkmışlar. Adam demiş ki:

00:09:48.930 --> 00:10:02.576 "Ya bu iş benim hoşuma gitti. Bir daha götür sen beni. Bir kere küçükken beni babam götürmüştü camiye. 00:10:02.601 --> 00:10:08.709 Cuma mıydı bayram mıydı pek farkında değilim ama küçükken bir gittik; başka hiç gitmedik." diyor.

00:10:08.734 --> 00:10:21.529 Öyle bir insan. Sonra bu işi beğendim, demiş, başlamış ibadet etmeye. Bir fabrikada ortakmış. 00:10:21.554 --> 00:10:24.975 O fabrikanın öteki ortağı olan arkadaşı:

00:10:25.000 --> 00:10:34.381 "Sen bu işe biraz fazla sardırdın kendini, sana bir şey olacak diye korkuyorum. 00:10:34.406 --> 00:10:44.840 Sen biraz Avrupa'ya filan git. Şöyle gönlünü eğlendir, git, gez, dolaş gel." demiş Ben işleri yürütürüm. 00:10:44.109 --> 00:10:49.975 Sen biraz gez, dolaş, gel, demiş.

O da ben Avrupa'ya gidip ne yapacağım, demiş. 00:10:50.000 --> 00:10:54.865 Kalkmış, atlamış; Hicaz'a gitmiş. 00:10:54.890 --> 00:11:06.450 Ondan sonra oturmuş masasının başına, hadis okumuş, din kitapları okumuş filan. 00:11:06.700 --> 00:11:20.000 Bizim bu arkadaşa anlatırken ben detaylarını tam hatırlayamayacağım ama kendisi sezmiş söylüyormuş. 00:11:20.000 --> 00:11:32.000 "Ben böyle dinimi öğrenmeye yöneldim." Filanca yerdeki arsası varmış. Bir para etmiş, milyonlar kazanmış. 00:11:32.000 --> 00:11:38.000 Yani o para etmesinden, değer kazanmasından dolayı milyonlar kazanmış. Diyormuş ki:

00:11:38.000 --> 00:11:44.850 "Bak, ben Allah yoluna yöneldim. Allah iki para etmez arsamın yanından yol geçti." 00:11:44.875 --> 00:11:51.326 Belediyede değerlendi, ne olduysa yani başka bir şey olmuş. O bir sene hiç çalışmamış o. 00:11:51.351 --> 00:11:56.000 Yani hacca ve umreye gitmiş. Bir sene oturmuş, böyle din ilmi incelemiş.

00:11:56.000 --> 00:12:04.912 "Ben Allah'ın yolunda çalıştım. Allah; bak, bana çalıştığım zamanlardan daha fazla kazanç verdi." demiş. 00:12:04.937 --> 00:12:14.482 Yani hakikaten de böyledir. Onu da sezinlemiş oldu. Eski hikâyelerden de böyle şeyler çok anlatılır. 00:12:14.507 --> 00:12:24.904 İnsan kendi hayatından da düşünürse bulur. Demek ki ana işimiz, düşüncemiz, fikrimiz 00:12:24.929 --> 00:12:31.615 Allahu Teâlâ Hazretlerinin rızasını kazanmaya yönelik olmalı. İşlerimizi ona göre planlamalıyız.

00:12:31.640 --> 00:12:35.389 Hayatımızı o tarzda yönlendirmeye çalışmalıyız. 00:12:35.414 --> 00:12:42.404 Böyle yaparsak Allahu Teâlâ Hazretleri hem dünyamızı hem âhiretimizi hayırlarla, 00:12:42.429 --> 00:12:56.000 verimli bir şekilde, kazançlı bir şekilde geçirmemize yardımcı olur. Bu hadîs-i şerîf birinci hadîs-i şerîf:

00:12:56.000 --> 00:13:11.678 Diğer hadîs-i şerîf; “Men ammara erdan leyse bi ehadin fehüve ehakku bihâ”

Buharî'den rahmetullâhi aleyh rivayet edilmiş, kaydetmiş kitabına. 00:13:11.703 --> 00:13:22.912 Kim, herhangi bir şahsa ait olmayan bir toprağı mâmur hale getirirse, ağaçlandırırsa, yeşillendirirse, 00:13:22.937 --> 00:13:33.560 eker, biçer, dikerse bu kişi o arazinin sahibi olmaya en layıktır. Bu tabii o zamana ait bir durum. 00:13:33.585 --> 00:13:37.217 Şimdi sahipsiz bir arazi kolay kolay bulunmaz.

00:13:37.242 --> 00:13:40.646 Ama eskiden böyle boş araziye gelse birisi, etrafını çevirse, 00:13:40.671 --> 00:13:47.490 ağaç dikse vesaire onun o tapusunu almaya, onun sahibi olmaya hak kazanıyordu. 00:13:47.515 --> 00:13:56.162 Bu hadîs-i şerîf onun delili olmuş oluyor. Üçüncü hadîs-i şerîf:

00:13:56.187 --> 00:14:17.412 “Men ehabbe en-yesıle ebâhu fî kabrihî, fel’yesıl ihvâne ebîhi min ba’dihî.”

Kim vefat etmiş olan babasını kabrinde ziyaret etmek, ona ziyaret yapmak, onunla konuşmak, 00:14:17.437 --> 00:14:31.615 görüşmek isterse babasının arkadaşlarına onun vefatından sonra ziyareti, gidip gelmeyi devam ettirsin. 00:14:31.640 --> 00:14:36.568 Yani babasını kabirde ziyaret etmiş gibi sevap kazanır.

Baba dostları bırakılmaz. 00:14:36.593 --> 00:14:44.334 Babasının hatırı için onları ziyaret edecek, onlarla görüşecek. Hürmet edecek filan. 00:14:44.359 --> 00:14:51.000 O zaman babası da memnun olur. 00:14:51.000 --> 00:14:52.699 Dördüncü hadîs-i şerîf:

00:14:52.724 --> 00:14:57.593 ... 00:14:57.618 --> 00:15:00.975 fel-yüksir fîhâ mine’l-istiğfâr. 00:15:01.000 --> 00:15:07.803 El-Beyhakî, ez-Zübeyr radıyallâhu anh'ten rivayet etmiş. 00:15:07.828 --> 00:15:17.998 Kim ki amel defterinin kendisini memnun etmesini, sevindirmesini arzu ediyorsa 00:15:18.230 --> 00:15:24.834 yani rûz-i mahşerde defteri açılıp da içinde çok sevapların yazıldığını görmek, 00:15:24.859 --> 00:15:28.381 böylece orada şâd olmak, memnun olmak istiyorsa:

00:15:28.406 --> 00:15:31.201 Fel-yüksir fîhâ mine'l-istiğfâr. 00:15:31.226 --> 00:15:36.975 O halde bu amel defterini çok tevbe ve istiğfar yazılmasını sağlamak için 00:15:37.000 --> 00:15:44.693 diliyle tevbe ve istiğfarı çok eylesin.

Tevbe ve istiğfar nedir?

Estağfirullâh el-azîm. 00:15:44.718 --> 00:15:51.756 Allâhümmağfirlî gibi ifadelerle Allahu Teâlâ Hazretleri’nin kendisini affetmesini, 00:15:51.781 --> 00:15:56.639 günahlarını bağışlamasını istemektir. 00:15:56.664 --> 00:16:04.896 Muhakkak ki her kulun bilerek bilmeyerek yaptığı eksiklikler, kusurlar, suçlar vardır. 00:16:04.921 --> 00:16:14.365 Onun için insan hatasını anlayıp günahından dönmeli.

Ve tevbe ve istiğfar eylemeli. 00:16:14.390 --> 00:16:19.490 Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri hadîs-i şerîflerinde müjdelemiş ki:

00:16:19.515 --> 00:16:25.264 Tevbe ve istiğfar ile kulun üzerinde günah kalmaz. Yıkanır, temizlenir. 00:16:25.289 --> 00:16:29.334 "Tevbe yâ Rabbi!" dedikçe "Estağfirullâh Yâ Rabbi!" dedikçe 00:16:29.359 --> 00:16:33.990 Allahu Teâlâ Hazretleri o kişinin günahların afv ü mağfiret eder. 00:16:34.150 --> 00:16:41.357 Hatta şeytan aleyhillanenin bir ifadesi naklediliyor hadîs-i şerîfte:

00:16:41.382 --> 00:16:53.810 Ben, “Ehlektü’n-nâse bi’z-zunûbi.” “Âdemoğlunu, insanları günahlara düşürmekle helak ettim.” Seviniyor yani.

00:16:53.835 --> 00:17:02.975 Fe ehlekuni fil istiğfar. Onlar da beni tevbe ve istiğfar ederek mahvettiler. 00:17:03.000 --> 00:17:10.240 Ben onları günaha düşürüyorum, mahvetmek için. Onlar da tevbe ya Rabbi, estağfurullah ya Rabbi diyorlar. 00:17:10.265 --> 00:17:15.490 Pişmanlık duyuyorlar, gözyaşı döküyorlar. Allah affediyor. Ben de öbür tarafta çatlıyorum. 00:17:15.515 --> 00:17:21.334 Mahvoluyorum demiş, onun üzerine:

00:17:21.359 --> 00:17:25.373 Ehlektühüm bi ehvali. 00:17:25.398 --> 00:17:32.553 Ben onları arzularına uydurmak suretiyle, keyiflerine tâbi kılmak suretiyle helak ettim. 00:17:32.578 --> 00:17:38.514 Bunu fark edemediler, diyor. Yani günahı fark eder de insan filanca yerde, filanca günah işledim. 00:17:38.539 --> 00:17:46.248 Tevbe eder de heva ve nefsine uymanın, arzularına tabii olmanın kendisini ne kadar büyük günahlara, 00:17:46.273 --> 00:17:50.373 Allah'ın sevmediği durumlara düşürdüğünü farkına varmaz.

00:17:50.398 --> 00:17:54.475 Oradan tevbe ve istiğfar eylemez de mahvolur. 00:17:54.500 --> 00:18:01.000 Onun için hevâ-yı nefse uymamak da nefsin arzularının karşısına çıkmak 00:18:01.000 --> 00:18:04.873 iradesi kuvvetli olması, önemli bir nokta oluyor. 00:18:04.898 --> 00:18:10.740 Ama beri tarafta müjde karşımızda capcanlı duruyor. 00:18:10.765 --> 00:18:15.584 Yani tevbe ve istiğfar ettik mi Allah günahları afv ü mağfiret ediyor.

00:18:15.609 --> 00:18:25.907 La sagirate meal ısrar la kebirate meal istiğfar. Bir başka hadîs-i şerîfte de böyle denmiş. 00:18:25.932 --> 00:18:31.975 La sagirate meal ısrar ve la kebirate meal istiğfar. 00:18:32.000 --> 00:18:39.000 Israrla yapılan küçük küçük suçlar büyük suç olur. Onlar öyle küçücük kalmaz. Israrlı yapıyor. 00:18:39.000 --> 00:18:43.756 Huy edinmiş, her zaman yapıyor. Alışkanlık haline getirmiş.

00:18:43.781 --> 00:18:50.000 La sagirate meal ısrar. Israrla yapıldığı zaman, bu işin küçüğü falan kalmaz. Çünkü günahtır.

00:18:50.000 --> 00:18:53.920 Kime karşı yapılıyor?

Allah'a karşı yapılıyor. Yapılmaması lazım. 00:18:53.945 --> 00:18:57.000 Huy da edinilmiş, o zaman o küçük günah sayılmaz. 00:18:57.000 --> 00:19:05.000 Küçük günah ısrar ettikçe büyük günah haline gelir. Ama tevbe ve istiğfarla da büyük günah kalmaz. 00:19:05.000 --> 00:19:08.000 Yani silinir Allah afv ü mağfiret eder, deniliyor. 00:19:08.000 --> 00:19:14.920 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri işte bu sebeplerden sizi teşvik eylemiş 00:19:14.945 --> 00:19:16.912 ve kendisi de bir hadîs-i şerîfinde buyurmuş ki:

00:19:16.937 --> 00:19:26.000 "Ben de günde yüz defa, bir başka rivayette yetmiş defa, Allah'a tevbe ve istiğfar eylerim." 00:19:26.000 --> 00:19:32.300 Hâlbuki kendisinin bir özelliği var. Fetih Sûresinin başındaki âyet-i kerîmede:

00:19:32.325 --> 00:19:33.934 Bismillâhirrahmânirrahîm 00:19:33.959 --> 00:19:36.623 İnna fetahna leke fetham mübına 00:19:36.648 --> 00:19:41.560 li yağfira lekellahü ma tekaddeme min zembike ve ma teahhara 00:19:41.585 --> 00:19:46.481 ve yütimme nı'metehu aleyke ve yehdiyeke sıratam müstekıyma 00:19:46.506 --> 00:19:53.567 Allah'ın celle celalühü Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin hem geçmiş hem de 00:19:53.592 --> 00:20:01.400 ileriye dönük günah ve hatalarının affedileceğini müjdeliyor. 00:20:01.290 --> 00:20:05.575 Yani onun gelmiş ve geçmiş günahları af olunmuş bir kimse olmasına rağmen 00:20:05.600 --> 00:20:08.600 tevbe ve istiğfar etmesi enteresan.

00:20:08.600 --> 00:20:15.600 Hatta geceleri ayakları şişinceye kadar ibadet ettiği ve ayaklarını ovuştururken Hz. Ayşe validemizin:

00:20:15.600 --> 00:20:20.303 "Anam babam sana feda olsun ey Allah'ın resûlü. Niye kendini bu kadar yoruyorsun? 00:20:20.328 --> 00:20:23.600 Niye böyle ayakların şişinceye kadar ibadet ediyorsun? 00:20:23.600 --> 00:20:27.600 Allahu Teâlâ Hazretleri senin geçmiş ve gelmiş günahlarını bağışladı 00:20:27.600 --> 00:20:39.600 ve Kur'ân-ı Kerîm'de bildirmedi mi?" diye sorunca demiş ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri:

00:20:39.600 --> 00:20:45.117 "Rabbimin bana verdiği bu nimetlere karşı ben de ona çok şükredici bir kul niye olmayayım." 00:20:45.142 --> 00:20:48.144 Madem beni böyle büyük nimetlere mazhar eylemiş. 00:20:48.170 --> 00:20:53.575 Benim de O'na şükretmem gerekmez mi diye ibadeti şükür için yaptığını, 00:20:53.600 --> 00:20:57.600 o sözünden teşekkür babında yaptığını ifade eylemiş.

00:20:57.600 --> 00:21:04.600 Allahu Teâlâ Hazretlerinin sonsuz lütufları, nimetleri vardır. Şu kardeşimiz hastadır, biz sağlıklıyız. 00:21:04.600 --> 00:21:10.600 Şu kardeşimiz yoksuldur. Biz zenginiz, şu kardeşimiz dertlidir. Biz dertsiziz. 00:21:10.600 --> 00:21:17.379 Ve nice nice insanlar var. Hepsinin kendilerine göre problemleri var.

00:21:17.404 --> 00:21:24.600 Biz de elhamdülillah Rabbimiz bize bu nimetleri ihsan eylemiş falan diye şükrederek; 00:21:24.850 --> 00:21:29.248 insanın böyle tevbe ve istiğfarda bulunması lazım. 00:21:29.273 --> 00:21:34.209 Her gün en aşağı yüz defa tevbe ve istiğfar etmemiz uygun olur bizim için.

00:21:34.234 --> 00:21:38.867 Men ahsene fîmâ beynehu ve beynallâhi. 00:21:38.900 --> 00:21:43.140 Kefâhullâhu mâ beynehu ve beyne’nnâsi 00:21:43.165 --> 00:21:49.575 Ve men aslaha serîretehu. 00:21:49.600 --> 00:21:57.943 Yine el-Hâkim, İbni Ömer radıyallahu anhümadan rivayet eylemiş. Efendimiz bu hadîs-i şerîfinde buyuruyor ki:

00:21:57.968 --> 00:22:06.600 Kim kendisi ile Allah arasındaki konuları düzene sokarsa, iyi davranırsa, 00:22:06.600 --> 00:22:13.290 iyi kulluk yaparsa, Rabbine karşı olan görevlerinde iyi davranırsa, 00:22:13.540 --> 00:22:15.901 Men ahsene fîmâ beynehu ve beynallâhi. 00:22:15.926 --> 00:22:20.457 Allah'a karşı ibadetlerinde ve taatlerinde güzel davranırsa;

00:22:20.482 --> 00:22:30.600 Kefâhullâhu mâ beynehu ve beyne'n-nâsi. O kişi ile diğer insanların arasını iflah eder. 00:22:30.600 --> 00:22:33.854 Ona kâfi gelir, o Rabbine güzel kulluk ettiyse 00:22:33.879 --> 00:22:42.839 Allah onu öteki insanlarla münasebetleri bakımından yardımcısı olup, onlarla arasını düzeltir.

00:22:42.864 --> 00:22:49.600 Ve men aslaha serîretehu. Kim iç âlemini, kalbini, gönlünü ıslah ederse;

00:22:49.600 --> 00:22:59.872 Aslahallâhu alâniyetehu. Allah onun zâhirini de ıslah eyler. Zâhiri de güzel olur. 00:22:59.897 --> 00:23:04.950 Güzelleştirenin dışı da Allah tarafından güzelleştirilir. 00:23:04.975 --> 00:23:11.450 O halde Rabbimize güzel kulluk ve ibadet etme gayreti ve dikkati içinde olmalıyız. 00:23:11.475 --> 00:23:18.490 İçimizi düzeltmeye çalışmalıyız.

İbrahim b. Ethem kaddesallahu sırrahul aziz 00:23:18.740 --> 00:23:23.575 yolda giderken birisi kendisine gelmiş, selam vermiş. 00:23:23.600 --> 00:23:33.600 Büyük evliyâullahtan bir kimse olması dolayısıyla diyor ki: Bana nasihat et ya İbrahim. Diyor ki:

00:23:33.600 --> 00:23:38.150 "Sana beş şeyi vasiyet ve tavsiye ederim. 00:23:38.400 --> 00:23:48.575 Onlardan birisi insanlar zahirlerini süslemeye çalışırlar, sen içini süslemeye bak." 00:23:48.600 --> 00:23:57.600 İçini süslemek insanın yani niyetinin güzel olması, arif olması. Bu tasavvufta en önemli noktalardan biridir.

00:23:57.600 --> 00:24:02.600 İçi ve dışının aynı olması hatta içinin daha temiz olması. 00:24:02.600 --> 00:24:14.600 Hatta onlar dışlarını da biraz daha belli etmemek için güzelliklerini göstermemeye de gayret etmişler. 00:24:14.600 --> 00:24:17.600 İbadetlerini de saklamaya gayret etmişler.

00:24:17.600 --> 00:24:25.904 Hatta bazıları kendilerini böyle belli etmemek için adeta yani tebdîli kıyafet eder gibi 00:24:25.929 --> 00:24:32.600 dış görünüşünde değişmeler bile yapmışlar ama içe çok önem vermişler. 00:24:32.600 --> 00:24:37.600 İçin muntazam ve sâfi olmasına çok dikkat etmişler. 00:24:37.600 --> 00:24:46.600 İç saffeti olmayınca, o temizliği olmayınca fayda vermiyor insanın dışı. 00:24:46.600 --> 00:24:54.600 O bakımdan bizler de kalbimizi ve niyetimizi temiz tutmaya, içimizi ziynetlendirmeye gayret edelim. 00:24:54.600 --> 00:25:01.842 İçimizi ıslah etmeye, kalbimizi ıslah etmeye çalışalım ki Rabbimiz dışımızı da güzelleştirsin.

00:25:01.867 --> 00:25:08.928 Ve bizim de insanlar arasındaki münasebetlerimizi bizim razı olacağımız, 00:25:08.953 --> 00:25:15.223 bizim memnun olacağımız bir duruma lütfu ile keremiyle getirsin.

00:25:15.248 --> 00:25:20.598 Men ahyâ sünnetî fekad ehabbenî. 00:25:20.623 --> 00:25:22.313 Ve men ehabbeni. 00:25:22.338 --> 00:25:24.960 Kâne maye fil cenneh 00:25:24.985 --> 00:25:30.278 Enes radıyallahu anh'dan Tirmizî rivayet eylemiş. 00:25:30.303 --> 00:25:35.280 Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bu hadîs-i şerîfinde buyuruyor ki:

00:25:35.530 --> 00:25:45.262 Her kim ki benim sünnetimi ihya eylerse beni sevdiğini göstermiş olur.

00:25:45.287 --> 00:25:53.287 Ve men ehabbeni. Kim de beni seviyorsa;

Kâne maye fil cenneh. Cennette benimle yan yana olur. 00:25:53.312 --> 00:25:59.929 O bakımdan bizler büyüklerimizden bu terbiyeyi, nasihati aldık. 00:25:59.954 --> 00:26:02.600 İnşaallah Rabbimiz onlar gibi bizlere de nasip eder. 00:26:02.600 --> 00:26:08.600 Peygamber Efendimiz'in sünnetine uymayı, sünnetini ihya etmeyi, O'nun yolunca, 00:26:08.600 --> 00:26:14.600 O'nun emirlerine uygun, O'nun âdâbına tâbi bir şekilde 00:26:14.600 --> 00:26:17.600 güzel bir Müslümanlık yapmayı Rabbim cümlemize nasip eder.

00:26:17.600 --> 00:26:24.600 Çünkü kim böyle Peygamber Efendimiz'in sünnetine uyup, onu diriltir, canlandırsa 00:26:24.600 --> 00:26:31.600 Allahu Teâlâ Hazretleri onu Peygamber Efendimiz'e cennette demek ki komşu edecek. 00:26:31.600 --> 00:26:40.703 Çok büyük şeref olmuş oluyor. Rabbimiz cümlemizi o şerefe nâil eylesin.

00:26:40.728 --> 00:26:47.132 ... 00:26:47.157 --> 00:26:52.736 Ebu Said Hazretlerinin İbni Mâce rahmetullahi aleyh rivayet etmiş. 00:26:52.761 --> 00:27:08.600 Kim mescitten eza verici bir çer çöp veya vesaire çıkartırsa dışarıya Allah ona cennette bir ev bina eder. 00:27:08.600 --> 00:27:13.857 İnşa eder yani cennetine sokar. Cennette bir ev, köşk sahibi eder. 00:27:13.882 --> 00:27:22.600 Mescitlerin temizlenmesi ve orada istenmeyen şeylerin bırakılmaması ile ilgili bir teşvik olmuş oluyor bu.

00:27:22.600 --> 00:27:31.600 O devrin mescitlerini düşünecek olursak duvarları çevrili, üstü hurma dalları ile örtülü, 00:27:31.600 --> 00:27:41.359 zemini toprak olan, kum olan, eski hasır bile bulunmayan bir yer. Hasır bile bulunmadığını nereden biliyoruz. 00:27:41.384 --> 00:27:45.600 "Namaz bitmeden insanın alnındaki ve burnundaki 00:27:45.600 --> 00:27:52.600 yapışmış kum tanelerini temizlemesi ezadandır." diyor Peygamber Efendimiz bir hadîs-i şerîfte. 00:27:52.600 --> 00:27:56.896 Yani doğru bir şey değildir diye söylüyor.

00:27:56.921 --> 00:28:02.600 Oralarda hava sıcak olduğu için secde ettiği zaman alnına kumlar yapışır, 00:28:02.600 --> 00:28:08.600 oraları temizlemekle uğraşmak namazın sıhhatine mâni oluyor. Yani huşu ile kılınmasına aykırı olmuş oluyor. 00:28:08.600 --> 00:28:13.250 Onu yapmamayı söylemiş. Demek ki zemini böyle kum imiş. 00:28:13.275 --> 00:28:20.600 Tabii orada çer çöp, herhangi bir nahoş şey, koku verici bulunması doğru olmaz. 00:28:20.600 --> 00:28:31.195 Mescidi temiz tutmak lazım, onları kim alır dışarıya atarsa Allah'ın sevdiği bir şey yapmış oluyor. 00:28:31.220 --> 00:28:41.600 Mescitlere temizliği itina etmemiz gerektiği gibi kendimiz de temiz bir şekilde gitmeliyiz mümkün olduğu kadar.

00:28:41.600 --> 00:28:49.390 En iyi elbiselerimizi giyerek, elimizi ayağımızı yıkayarak, güzel kokular sürünerek 00:28:49.640 --> 00:28:52.421 temiz bir tarzda gitmekte büyük sevap ve fayda var.

00:28:52.446 --> 00:28:56.709 Men üzille indehu mü'minün fe-lem yansurhu. 00:28:56.734 --> 00:29:02.575 Bir müslüman, senin yanında hor ve zelil duruma düşürülüyorsa, 00:29:02.600 --> 00:29:08.600 ona yardım etmezsen zelil ediliyorken o yardım etmezsen;

00:29:08.600 --> 00:29:11.600 Ve hüve yakdiru alâ en yansurahu ezellehullâhu alâ ruûsi'l-eşhâdi yevme'l-kıyâmeti. 00:29:11.600 --> 00:29:17.600 Ona yardım etmeye gücü varken etmiyorsa Allah onun şahitleri karşısında, 00:29:17.600 --> 00:29:22.390 kıyamet gününde hor ve zelil, rezil ve rüsva eder. 00:29:22.415 --> 00:29:33.225 Demek ki mü'minlerin, mü'min kardeşlerini her türlü baskıdan, zulümden, azaptan, hücumdan koruması lazım.

00:29:33.250 --> 00:29:35.600 Gücü yettiğince ona destek olması lazım. 00:29:35.600 --> 00:29:45.600 Yanımızda herhangi bir müslümana bir zulüm ve eza ve horluk muamelesi yapılmasına müsaade etmememiz gerekir. 00:29:45.600 --> 00:29:51.390 Yani ona fiilen gerçek bir baskı yapıldığı zaman yaptırtmayacak, 00:29:51.415 --> 00:29:56.600 eğer kendisi orada değilse aleyhinde gıybet ve dedikodu edilmesine müsaade etmeyecek.

00:29:56.600 --> 00:30:03.600 Bir müslüman kardeşinin yanında, bir mecliste iken aleyhinde konuşulursa diyor ki Peygamber Efendimiz:

00:30:03.600 --> 00:30:10.600 Bu aleyhinde konuşulan, gıybeti yapılan kimseye sen yardımcı ol. Gıybeti yapan topluluğu da engelle. 00:30:10.600 --> 00:30:17.210 Onu engellemeye çalış. Ve onların yanında daha fazla durma, kalk diyor. 00:30:17.235 --> 00:30:22.372 Peygamber Efendimizin hadisi, tavsiyesi böyle. Yani gıybetini de yaptırmayacağız.

00:30:22.397 --> 00:30:27.575 Bir müslümanın meclisimizde veya bizim bulunduğumuz yerde 00:30:27.600 --> 00:30:33.842 aleyhinde de konuşturtmayacağız, konuşanı susturacağız. Aleyhinde konuşulanı müdafaa edeceğiz. 00:30:33.867 --> 00:30:36.600 "Yok, o öyle değildir. İyidir, hoştur." falan diye.

00:30:36.600 --> 00:30:41.414 Ve orada artık durmayacağız, buranın artık tadı tuzu kalmadı diye kalkacağız, gideceğiz. 00:30:41.439 --> 00:30:51.600 Biz bunu böyle yapsak hiç gıybet, iftira ve dedikodu olmaz. İslam topluluğu sıhhatli olur.

00:30:51.600 --> 00:31:02.600 ... 00:31:02.600 --> 00:31:12.600 Bu hadîs-i şerîf de kısa ama son derece önemli bir ölçü veriyor bize. Diyor ki Peygamber Efendimiz:

00:31:12.600 --> 00:31:18.600 Her kim ki Allah indinde ne mertebesi olduğunu bilmek istiyorsa 00:31:18.625 --> 00:31:24.974 "Benim acaba Allah yanında derecem nedir, mertebem nedir?" bunu bilmek istiyorsa 00:31:24.999 --> 00:31:31.600 Allah'ın kendisinin yanında ne derecede olduğuna dikkat etsin. 00:31:31.600 --> 00:31:35.600 Allah'ın kendisinin yanında ne durumda olduğuna dikkat etsin.

00:31:35.600 --> 00:31:41.600 Bakalım Allah'ı sayıyor mu? Bakalım Allah'ın farzlarına riayet ediyor mu? 00:31:41.600 --> 00:31:49.164 Bakalım Allah'ın haramlarından kaçınıyor mu?

Bakalım Allah aşkı için 00:31:49.189 --> 00:31:59.600 içinde böyle duygular çırpınıyor mu? Kalbi titriyor mu? Bakalım Allah korkusundan neler hissediyor? 00:31:59.600 --> 00:32:03.148 Bakalım Allah sevgisinden ne fedakârlıklara katlanıyor?

00:32:03.173 --> 00:32:10.930 Bunlardır onun Allah yanındaki derecesinin ne olduğunu gösterecek işaretler. 00:32:10.118 --> 00:32:15.600 Allah eğer kendi yanında kıymetliyse kendi de Allah'ın yanında kıymetli demektir.

00:32:15.600 --> 00:32:21.414 Ölçü bu, önemli bir ölçü. Allahu Teâlâ Hazretleri 00:32:21.439 --> 00:32:28.398 bize Rabbimize karşı sevgimizi, saygımızı yüceltmeyi nasip eylesin. 00:32:28.423 --> 00:32:34.423 Her şeyden çok severek, en güzel tarzda, gücümüzün yettiği kadar kulluk etmeye 00:32:34.448 --> 00:32:36.448 Rabbim cümlemize nasip eylesin.

00:32:36.473 --> 00:32:46.575 ... 00:32:46.600 --> 00:32:52.234 Buhârî rahmetullahi aleyh Enes radıyallahu anh'ten rivayet eylemiş. 00:32:52.259 --> 00:32:58.187 Kim anne ve babasını hoşnut ve razı edebilmişse Allah'ı da hoşnut etmiştir. 00:32:58.212 --> 00:33:03.543 Kim anne ve babasını kızdırmışsa Allah'ı da kızdırmış demektir. 00:33:03.568 --> 00:33:09.842 Yani annenin ve babanın rızası bu şeyde büyük bir ölçü oluyor.

00:33:09.867 --> 00:33:11.896 Çok büyük kıymeti ifade ediyor. 00:33:11.921 --> 00:33:19.771 Onun için annesi ve babası sağ olanlar onların rızasını kazanmaya, onların duasını elde etmeye, 00:33:19.796 --> 00:33:25.117 büyük ihtimam ve gayret göstermeliler. Tabii yaşlılar belki ah diyecekler.

00:33:25.142 --> 00:33:29.132 Annemiz babamız şu anda hayatta değiller ama genç kardeşlerimiz için 00:33:29.157 --> 00:33:35.257 anne ve babalarına hürmet etmenin ne kadar sevaplı olduğunu bu hadîs-i şerîf gösterdiğine göre 00:33:35.282 --> 00:33:38.281 onlar bu hürmette kusur etmemeye gayret etsinler.

00:33:38.306 --> 00:33:47.575 Hadis-i şerifi. Sizden herhangi biriniz ki dinini ve şerefini 00:33:47.600 --> 00:33:56.756 malından bir şeyler vermek suretiyle korumasını yapabiliyorsa yapsın bunu. 00:33:56.781 --> 00:34:06.600 Yani malını biraz versin, haysiyetini korusun, dinini korusun. Mâli fedakârlıktan kaçınmasın.

00:34:06.600 --> 00:34:16.575 Dinini korusun, bunu yapmaktan geri durmasın.

Nasıl olabilir mesela?

00:34:16.600 --> 00:34:23.600 Bir kimse hanımıyla bir yerden bir yere seyahate gidiyor. "Şu vasıta ile giderse şöyle olacak. 00:34:23.600 --> 00:34:28.600 Bu vasıtayla giderse tesettüre riayetli olacak." Bu biraz daha pahalı, olsun. 00:34:28.600 --> 00:34:34.968 Bir şurda oturma ihtimali var, bir şurda oturma ihtimali var. Burası daha pahalı, şurası daha ucuz.

00:34:34.993 --> 00:34:40.337 Ama burada tesettürü koruma daha iyi olacak. Yapsın. 00:34:40.362 --> 00:34:45.575 Camiiye yakın olursa beş vakit namazı orada kılabilecek filan. 00:34:45.600 --> 00:34:49.423 Yani böyle dinini korumak için para vermek falan gerekiyorsa yapsın. 00:34:49.448 --> 00:34:52.687 Haysiyetini, şerefini korumak için para vermek gerekiyorsa yapsın.

00:34:52.712 --> 00:34:54.734 Aleyhinde dedikodu yaptırmayacak, 00:34:54.759 --> 00:34:58.275 demiş oluyor, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz.

00:34:58.300 --> 00:35:04.150 Rabbimiz Teâlâ Peygamber Efendimiz'in âdâbını öğrenmeyi, öğrendiğimizi tasdik etmeyi, 00:35:04.175 --> 00:35:12.426 tatbik edip, rızasını kazanmayı nasip eylesin. Peygamber Efendimiz'in şefaatine cümlemize nâil eylesin. 00:35:12.451 --> 00:35:18.451 Peygamber Efendimiz'e âhirette bizleri komşu eylesin.

Bi-hürmeti esrârı sûreti'l-Fâtiha.