WEBVTT 00:00:00.000 --> 00:00:01.521 Cumanız mübarek olsun… 00:00:01.561 --> 00:00:09.430 Allahu Teâlâ hazretleri hem Ramazan ayının hem de bu mübarek Cuma gününün 00:00:09.430 --> 00:00:15.228 her türlü mânevî ikramlarına ermenizi cümlenize nasip eylesin. 00:00:15.228 --> 00:00:22.854 Ramazan müslümanlar, müminler, Allah'ın rızasını kazanmak isteyenler için 00:00:22.878 --> 00:00:29.678 sonsuz güzelliklere sahip, çok meziyetleri olan, çok kıymetli bir ay… 00:00:29.809 --> 00:00:38.214 Ramazan'ın muhtelif yönlerden bakıldığı zaman görünüşleri var; 00:00:38.285 --> 00:00:47.152 Ramazan bir bakıma "gufran" ayıdır. Allah'ın kullarını mağfiret eylediği aydır. 00:00:47.215 --> 00:00:55.330 İftar saatinde ellerini açıp Allahu Teâlâ hazretlerine yalvaran o oruçlu kullarının, 00:00:55.330 --> 00:00:59.289 Allahu Teâlâ hazretleri dualarını reddetmez. 00:00:59.352 --> 00:01:06.771 Nice nice azabı hak etmiş kulunu bu ayda, bu oruç bereketiyle, 00:01:06.976 --> 00:01:16.125 bu iftar zamanının en güzel haliyle afv u mağfiret eyler. 00:01:16.156 --> 00:01:22.152 Ramazanı bir bakıma "gufran ayı", müslümaların Allah'ın gufranına erdiği, 00:01:22.199 --> 00:01:26.568 afv u mağfiret olduğu ay olarak değerlendirebiliriz. 00:01:26.568 --> 00:01:32.402 Alimler, hoca efendiler bunu konuşmalarında her zaman söylüyorlar. 00:01:32.513 --> 00:01:38.602 Biz de Allah'ın lütfuna erelim, mağfiretine mazhar olalım diye ibadetlerimizi yapıyoruz. 00:01:38.657 --> 00:01:43.215 Allahu Teâlâ hazretleri bizi umduğumuza nâil eylesin, rahmetine, 00:01:43.262 --> 00:01:47.863 mağfiretine mazhar eylesin, cennetiyle, cemaliyle cümlemizi müşerref eylesin. 00:01:47.863 --> 00:01:55.263 Ramazan bir bakıma, bir başka yönden yaklaşıldığı zaman Kur'ân-ı Kerîm ayıdır. 00:01:55.302 --> 00:02:00.858 Gerçekten Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in de Kur'ân-ı Kerîm'i 00:02:00.858 --> 00:02:05.464 baştan sona tekrar ettiği, Kur'an'a daha fazla eğildiği bir aydır. 00:02:05.464 --> 00:02:16.600 Biz de Efendimiz'in o hareketinden feyiz alarak, esinlenerek Ramazan'da mukabeleler okuyoruz. 00:02:16.953 --> 00:02:23.569 Peygamber Efendimiz Cebrail aleyhisselam'la Kur'ân-ı Kerîm'i karşılıklı okuyarak, mukabele edip 00:02:23.594 --> 00:02:28.706 dinlemek suretiyle tekrarladığı gibi hafızlar okuyor, müminler de 00:02:28.824 --> 00:02:35.494 dinliyorlar, Kur'ân-ı Kerîm'den takip ediyorlar. Ramazan aynı zamanda Kur'ân-ı Kerîm ayıdır. 00:02:35.612 --> 00:02:41.552 Bu konuşmamda Ramazan'ın başka bir yönünden bahsetmek istiyorum. 00:02:41.552 --> 00:02:55.509 Ramazan'ın insan ruhu, bedeni üzerindeki tesirleri son derece güzel, çok enfes bir ibadet. 00:02:55.580 --> 00:02:58.603 Bedeni rahatlandırıyor, mideyi dinlendiriyor. 00:02:58.603 --> 00:03:10.314 Bütün sindirim cihazı gündüzleri oruç tutmak suretiyle bu ayda bir ay tatil, dinlenme yapmış oluyor. 00:03:10.540 --> 00:03:17.176 İrade kuvvetleniyor insanın ruhi kuvveleri, melekeleri, istinatları, 00:03:17.176 --> 00:03:21.812 kabiliyetleri gelişiyor ve ruhen temizleniyor. 00:03:21.812 --> 00:03:31.339 Fakirin halini anlıyor, onun açlığını, ıstırabını kendisi de yapay olarak uyguladığı için görmüş oluyor. 00:03:31.370 --> 00:03:44.211 Ramazan bir bakıma hayır ayıdır, bağış ayıdır, fakirleri kollama, gözetme onlara yardım etme ayıdır. 00:03:44.274 --> 00:03:49.130 Bu konuşmamda bu nokta üzerinde durmak istiyorum. 00:03:49.152 --> 00:03:53.554 Biliyorsunuz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in sahih, 00:03:53.554 --> 00:04:03.274 sağlam bir hadîs-i şerîflerinde İslâm'ın beş temel üzerine kurulduğunu ifade buyurmuşlardı. 00:04:03.274 --> 00:04:12.589 Birisi; Allah'ın bir olduğuna, Resûlullah'ın onun elçisi olduğuna şahadet etmek, şahit olmak, 00:04:12.589 --> 00:04:20.212 ikrar etmek, söylemek, kabul etmek. Bu çok önemli, Allah'a inancını insan ifade etmiş oluyor. 00:04:20.251 --> 00:04:27.457 Allah'ın kendisine elçi olarak gönderdiği Muhammed-i Mustâfâ'sına inandığını kabul ettiğini 00:04:27.457 --> 00:04:31.457 ve onun emirlerine uyacağını beyan etmiş oluyor. 00:04:31.457 --> 00:04:41.565 Binâenaleyh Peygamberimiz'in izinden yürümenin, sünnet-i seniyyesine sarılmanın ifadesi oluyor. 00:04:41.565 --> 00:04:53.514 Önemli temel bu. Bir insanı mü'min yapan, en güzel noktaya getiren ilk önemli, büyük, tercih bu… 00:04:53.514 --> 00:04:56.984 Allah'ın varlığına inanmak, Resûlullah'ın Peygamber, onun bize, 00:04:58.226 --> 00:05:06.295 insanlara,Allah'ın emirlerini tebliğ eden yüce vazifeli bir elçi olduğuna inanmak, 00:05:06.295 --> 00:05:13.738 "Resûlullah'ın dediklerine uyacağım, Resûlullah'a tabii olacağım." demek oluyor.Çok önemli! 00:05:13.793 --> 00:05:22.395 Bunu bastırarak söylemek istiyorum. Bir müslümanın zihniyet bakımından en önemli yönü 00:05:22.395 --> 00:05:27.227 Resûlullah'a her yönden, her bakımından tam bağlanmasıdır. 00:05:27.227 --> 00:05:34.373 Ne demişse kabul edecek, onun hükmünü itirazsız, içinden herhangi bir tereddüt 00:05:34.373 --> 00:05:39.960 veya itiraz geçmeden kabul edecek ve gönlünü ona bağlayacak 00:05:39.159 --> 00:05:42.236 ve tam Resûlullah Efendimiz'e ittibâ edecek. 00:05:43.313 --> 00:05:53.433 Ondan sonra namaz kılmak var; Elhamdülillah, Ramazan'da her zaman kıldığımız farz namazlardan ayrı, 00:05:53.512 --> 00:05:59.100 bu Ramazan'a mahsus, geceyi değerlendiren çok sevap kazanmaya vesile olan 00:05:59.100 --> 00:06:05.929 "teravih namazı" var. Ayrıca sahura kalkan insanın, o vakti değerlendirip, 00:06:05.929 --> 00:06:10.404 abdest alıp "teheccüd namazı" kılması çok sevap kazandırır. 00:06:10.404 --> 00:06:13.435 Çünkü, "Geceleyin kılınan iki rekât namaz dünyadan 00:06:13.435 --> 00:06:17.653 ve dünyanın içindeki her şeyden daha hayırlıdır." diye hadîs-i şerîf var. 00:06:17.653 --> 00:06:25.414 Namaz, devamlı bir insanın Allah'ın kulu olduğunu hatırlamasına, 00:06:25.414 --> 00:06:32.410 o hatırlamaya çeken bir ibadet olduğu için, günün belli kritik zamanlarında; 00:06:32.410 --> 00:06:38.215 "Ben Allah'ın kuluyum, huzuruna çıkmam, kulluğumu arz etmem lazım." diye düşündürdüğü için 00:06:38.215 --> 00:06:47.156 çok önemli bir ibadet ve dinin direğidir. İnsan o suretle, bütün günlük hayatı boyunca 00:06:47.219 --> 00:06:54.914 Allahu Teâlâ hazretlerine bağlılığını hatırlayarak iyi bir müslüman olmak, gayretini tazelemiş oluyor 00:06:54.914 --> 00:07:02.580 ve iyi müslümanın yapması gereken işleri yapmaya hız kazanıyor, kuvvet kazanıyor 00:07:02.580 --> 00:07:06.555 ve kötülükleri yapmamak için de namaz bir vesile oluyor. Onun için âyet-i kerîmede; 00:07:06.555 --> 00:07:10.857 İnne's-salâte tenhâ ani'l-fahşâi ve'l-münker. buyuruluyor. 00:07:10.857 --> 00:07:14.382 Namaz insanı fuhşiyattan, kötülüklerden de alıkoyar, 00:07:14.382 --> 00:07:19.946 yapacaksan bile yapmaz duruma getiriverir. Buda çok önemli bir vazife. 00:07:19.946 --> 00:07:26.490 Ondan sonra zekât geliyor. Kur'ân-ı Kerîm'de 30 küsur yerde Allahu Teâlâ hazretlerinin; 00:07:26.490 --> 00:07:31.441 Ve akîmu'ssalâte ve âtü'z-zekâte. "Namaz kılın, zekât verin." diye bize emir buyurmuş. 00:07:31.441 --> 00:07:36.682 Bu da zekâtın ne kadar önemli bir ibadet olduğunu gösteriyor. 00:07:36.745 --> 00:07:45.519 Bu konuşmamda siz kardeşlerime zekâtı hatırlatmak istiyorum. 00:07:45.544 --> 00:07:55.487 Zekât, zengin insanın varlığından, malından, mülkünden, ilmihal kitaplarında 00:07:55.512 --> 00:08:05.947 detayı yazılı şekilde, miktarda, ölçüde verdiği bir hayır, bir farz, çok önemli bir farz… 00:08:05.947 --> 00:08:10.563 İslâm'ın yüceliğini gösteren bir güzel alâmet… 00:08:10.657 --> 00:08:20.255 İslâm, insanların birbirleriyle kardeş olduğunu sözde bırakmıyor; yardımlaşmaya da aktarıyor. 00:08:20.318 --> 00:08:28.287 Müminler, fakir kardeşlerini kendi imkânlarıyla kollayıp onları da elemden, 00:08:28.287 --> 00:08:34.697 fakrin, yoksulluğun, sıkıntılarından kurtarma çalışması yapıyorlar. Çok önemli! 00:08:34.752 --> 00:08:40.195 Zekât, İslâm'ın ne kadar sosyal yönünün, sosyal adaleti sağlayan yönünün 00:08:40.195 --> 00:08:47.999 kuvvetli olduğunu gösteren bir hükmü. Allah, bir farz olarak emrediyor. 00:08:47.999 --> 00:08:56.269 Kazancının, mal, mülk, ticari varlığının bir kısmını fakirlere vermesini emrediyor. 00:08:56.269 --> 00:09:02.450 Bu bir ibadet oluyor, vermek bir ibadet oluyor. Tabi bunun için şartlar var; 00:09:02.450 --> 00:09:07.970 Şartlardan bir tanesi o elindeki varlığın bir sene elinde kalması. 00:09:07.970 --> 00:09:14.161 Hemen aldığı bir şeyin değil, üzerinden bir senenin geçip bir sene tamamlandığı zaman verilmesi lazım. 00:09:14.161 --> 00:09:20.129 Senede bir verildikçe, on iki ay geçtikçe, o zaman zekât vermek gerekiyor. 00:09:20.129 --> 00:09:27.430 O halde insanın elinde malı mülkü her zaman geçebildiği için her zaman zekât vermesi gerekebilir. 00:09:27.462 --> 00:09:34.120 Fakat zekât vazifesini aksatmadan, muntazam yapabilmek için, dükkanların, 00:09:34.120 --> 00:09:41.975 tüccarların, müesseselerin yılın belli zamanlarında, envanter çıkarıp kar zarar hesaptan çıkartıp 00:09:41.975 --> 00:09:50.630 sonucu öğrendikleri gibi, onu bir belli zamana bağlamakta pratik bakımından iyi olur. 00:09:50.630 --> 00:09:55.607 İnsan istediği zaman, zekâtını verir ama Ramazan'da vermesi [ni tavsiye ediyorum.] 00:09:55.607 --> 00:10:02.815 Mesela her Ramazan geldiği zaman oruç tutuyor, dini duyguları kuvvetleniyor, 00:10:02.815 --> 00:10:08.383 zekatlarını da verir. Böylece bir programa bağlamış olur; bir. 00:10:08.383 --> 00:10:14.399 İkincisi Ramazan'da yapılan hayır-hasenatın sevabı çok olduğundan 00:10:14.399 --> 00:10:21.277 Ramazan'da zekât verdiğinde başka zamanda verdiğinden daha çok sevap alacağından; 00:10:21.364 --> 00:10:28.310 kardeşlerime, acizane, zekatlarını vermeye gayret etmelerini tavsiye edeceğim. 00:10:28.310 --> 00:10:35.192 Bence zenginin cebinin bir kenarında zekatından parası bulunmalı, 00:10:35.263 --> 00:10:43.875 yeri gelince tam müstahak olan, layık olan bir fakir gördüğü zaman hemen eline tutuşturuvermesi, 00:10:43.875 --> 00:10:46.590 ayırdığı zekâtı verivermesi uygun olur. 00:10:46.590 --> 00:10:54.747 Ama özellikle hatırlatayım, Ramazan'da da zekâtlarını kardeşlerimiz versinler, 00:10:54.802 --> 00:11:00.360 oruç tutuyorlar çok sevap kazanıyorlar, namazları kılıyorlar, teravih namazlarını kılıyorlar, 00:11:00.360 --> 00:11:05.126 gece ibadetlerini yapıyorlar, Kur'ân-ı Kerîm okuyorlar, çok sevaplar kazanıyorlar. 00:11:05.245 --> 00:11:09.970 Bir de bu zekât vazifelerini yapmalarını hatırlatmak istiyorum. 00:11:09.970 --> 00:11:15.554 Allahu Teâlâ hazretleri Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'e hitaben buyuruyor ki; 00:11:15.554 --> 00:11:24.768 BismillâhirrahmânirrahîmHuz min emvâlihim sadakaten tutahhiruhum ve tüzekkîhim biha. 00:11:24.908 --> 00:11:33.998 Ey Resûlüm! Huz min emvâlihim "O müminlerin mallarından al." Sadakaten. 00:11:33.998 --> 00:11:42.890 "Öyle bir bağış, sadaka." "Onların İslâm'a bağlılıklarının, sadakatlerinin, doğruluklarının, 00:11:42.890 --> 00:11:49.543 kalplerinin doğru ve temiz olduğunun alameti olarak onların mallarından böyle bir miktar al." 00:11:49.622 --> 00:11:54.440 Nasıl bir sadaka? Tutahhiruhum ve tüzekkîhüm bihâ. 00:11:54.990 --> 00:12:04.805 "Onu almak suretiyle, o sadaka onları temizleyecek ve sen onların mallarından, 00:12:04.900 --> 00:12:08.723 o vergiyi almak suretiyle onları temizlemiş olacaksın. 00:12:08.802 --> 00:12:16.960 Bu sadakayla, maddeten, manen tertemiz, pırıl pırıl, 00:12:16.960 --> 00:12:19.744 safî müslümanlar hâline getireceksin." diye emrediyor. 00:12:19.744 --> 00:12:26.360 Peygamber Efendimiz kendisine zekât alma emri gelince müslümanlara bildirdi. 00:12:26.360 --> 00:12:32.690 O zamanın müslümanları cân-ı gönülden seve seve mallarını Allah yolunda verdiler. 00:12:32.753 --> 00:12:38.214 Kur'ân-ı Kerîm'in 30 kadar yerinde de yine zekât vermek emrediliyor. 00:12:38.214 --> 00:12:45.800 Hem bizim şu anda kullandığımız "zekât" kelimesi tabir olarak Kur'ân-ı Kerîm'de geçer, 00:12:45.630 --> 00:12:51.797 Kur'ân-ı Kerîm'de o kelimeyle anlatılır hem de "sadaka" kelimesi de; 00:12:51.916 --> 00:12:59.589 Huz min emvâlihim sadakaten âyet-kerîmesinde geçen "sadaka" kelimesinde kastedilen "zekât"tır. 00:12:59.589 --> 00:13:06.705 Zaten sadaka, insanın iyi müslüman olduğunu, sadakatini göstermek için verdiği bağıştır. 00:13:06.705 --> 00:13:12.189 Farz olanına "zekât" diyoruz. Farz olmayanını da biz "sadaka" olarak kullanıyoruz. 00:13:12.189 --> 00:13:18.337 "Fakire sadaka verdim." diyoruz. Kur'ân-ı Kerîm'de "sadaka" bazen "zekât" mânasına gelir. 00:13:18.424 --> 00:13:25.210 Bu parayı vermezse müslümanların durumları ne olur? 00:13:25.680 --> 00:13:32.481 Bunu vermediği zaman maddeten ve mânen çok kötü duruma düşer, zengin olduğu halde 00:13:32.528 --> 00:13:39.598 böyle fakirlere yardım yapması gerektiği halde yapmadığı için dünyada da zararını görür, 00:13:39.598 --> 00:13:45.915 malına telefât gelir, zararını görür, âhirette de azabını, ikâbını görür. 00:13:45.915 --> 00:13:55.474 Bu hususta İmam Buhârî ve Müslim'in ki bunlar en büyük, en meşhur iki hadis alimidir. 00:13:55.474 --> 00:14:02.614 İbn Abbas radıyallahu anhüma'dan Peygamber Efendimiz'in amcasının oğlu Abdullah'tan 00:14:02.614 --> 00:14:06.900 rivayet ettikleri bir hadîs-i şerîfi okumak istiyorum. 00:14:06.900 --> 00:14:15.425 Biliyorsunuz Hz. Abbas Peygamber Efendimiz'in çok sevdiği, hürmet ettiği bir amcasıydı. 00:14:15.425 --> 00:14:23.569 Amca babanın kardeşi olduğundan her zaman sevilir, akrabalar sevilir. Abbas'ı çok severdi. 00:14:23.569 --> 00:14:27.691 Hz. Hamza da bir amcasıydı, biliyorsunuz, Uhud harbinde şehit düştü. 00:14:27.691 --> 00:14:33.907 Seyyid-i şuhedâ "şehitlerin efendisi" Peygamber Efendimiz sahabeden 00:14:33.907 --> 00:14:38.643 Hz. Hamza Efendimizi de böyle çok severdi. 00:14:38.643 --> 00:14:46.610 Abbas'ın oğlu Abdullah da Peygamber Efendimiz'in çağında gençti, 00:14:46.610 --> 00:14:49.879 bazen onu Peygamber Efendimiz bineğinin arkasına da bindirirdi. 00:14:49.879 --> 00:14:57.682 "Bin bakalım benim arkama, devenin arka tarafına sende otur." diye bindiği devenin arkasına bindirirdi. 00:14:57.682 --> 00:15:06.403 Hacca, Arafat'a çıkarken arkasına aldığını rivayetlerde biliyoruz. Gençti, çok zekiydi ve çok güzeldi. 00:15:06.403 --> 00:15:13.810 Yüzü güzeldi, boyu, posu güzeldi. Çok zekiydi ve çok güzel konuşurdu. 00:15:13.810 --> 00:15:20.989 Konuştuğu zaman son derece enfes ifadesi, sözünün seçtiği, kelimeler itibariyle 00:15:20.989 --> 00:15:25.917 tonuyla beğenilirdi ve ilmide çok yüksekti. 00:15:25.917 --> 00:15:34.541 Ashabın dini bilgileri, Kur'ân-ı Kerîm'i en iyi bilen yedi şahıstan birisidir. 00:15:34.640 --> 00:15:43.321 O rivayet ediyor ki; -ve İmam Buhârî ve Müslim'in rivayet etmeleri bu hadisin çok sağlam olduğunu, 00:15:43.511 --> 00:15:45.177 ayrıca da sahih olduğunu da gösteriyor.- 00:15:45.410 --> 00:15:48.655 Peygamber Efendimiz diyor ki:Enne Resûlallah sallallahu aleyhi ve sellem 00:15:48.677 --> 00:15:58.240 baase muâzen ile'l-yemeni. "Peygamber Efendimiz Muaz b. Cebel'i Yemen diyarına gönderdi." 00:15:58.870 --> 00:16:04.110 Biliyorsunuz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz kendisi İslâm'ı çevresine anlatıp 00:16:04.110 --> 00:16:14.300 insanları İslâm'a davet edip irşat ettiği, bunları İslâm'a soktuğu, ashabı yaptığı gibi, 00:16:14.300 --> 00:16:23.816 ashabını da yetiştirip onlardan Kur'ân-ı Kerîm'i iyi bilenleri, iyi anlatabilenlerini, muhtelif bölgelerine, 00:16:23.816 --> 00:16:28.183 kabilelerine, gruplarına öğretsin diye de gönderdi. 00:16:28.183 --> 00:16:36.313 Yemen'e gönderdiği Muaz b. Cebel radıyallahu anh oraya Peygamber Efendimiz'in temsilcisi olarak, 00:16:36.313 --> 00:16:42.456 İslâm'ı öğretmek için ve orada idari görevi yapmak için görevlenip giderken; 00:16:42.456 --> 00:16:48.737 Fe kale. "Ona şunları söyledi." Peygamber Efendimiz'in gönderdiği görevliye tavsiyeleri var. 00:16:48.737 --> 00:16:56.864 Şimdi onları okuyacağım. Biliyorsunuz Yemen, Peygamber Efendimiz'in doğduğu yer olan 00:16:56.891 --> 00:17:01.761 Mekke'nin güneyinde yer alan bir diyardır. 00:17:01.761 --> 00:17:08.579 Bu günde Arap yarım adasının güneyinde, güney batısında yer alıyor. 00:17:08.579 --> 00:17:13.690 Suudi Arabistan'a komşu bulunuyor, en büyük şehri San'a şehri. 00:17:13.690 --> 00:17:19.905 Peygamber Efendimiz'in zamanında orada Hıristiyanlık yayılmış, 00:17:19.905 --> 00:17:26.370 oralara kadar gelmiş bulunuyordu. San'a da kilise vardı. 00:17:26.100 --> 00:17:32.702 Ve bu kiliseye, Bizans'tan yıllık bağışlar, yardımlar, tahsisatlar giderdi. 00:17:32.702 --> 00:17:38.171 İşte öyle bir diyara Peygamber Efendimiz İslâm'ı öğretmek üzere 00:17:38.310 --> 00:17:45.341 Muaz b. Cebel radıyallahu anh'ı gönderiyor ve buyuruyor ki; İnneke 00:17:45.914 --> 00:17:53.951 kavmen ehle'l-kitâbi. "Sen öyle bir…" Tehdi kavmen ehle'l-kitâbi. 00:17:54.140 --> 00:18:00.294 "Kendisine daha önce kitap indirilmiş binalaneyh kitap tabir edilen kitap sahibi 00:18:00.294 --> 00:18:09.655 kendilerine kitap indirilme meziyetine sahip topluluklardandır; sen öyle bir topluluğa gidiyorsun." 00:18:09.655 --> 00:18:17.501 Onlar böyle tamamen putlara, taşlara tapınan müşrikler, putperestler gibi değil, 00:18:17.501 --> 00:18:24.651 Peygamber tanımış, kendilerine ilahi kitap indirilmiş, Allah'ın varlığını bilen insanlar. 00:18:24.651 --> 00:18:34.474 Ama eskiden gelmiş olan dini bilgileri asırlar boyunca değiştirmişler. 00:18:34.505 --> 00:18:40.972 Hatalı inançlara saptanmışlar, şaşırmışlar, dalalete düşmüşler. 00:18:41.270 --> 00:18:46.158 Onlara şimdi Allahu Teâlâ hazretleri, Peygamber Efendimiz'i gönderdi. 00:18:46.158 --> 00:18:51.340 Peygamber Efendimiz'de kendi elçisini göndererek onları hak yola davet edecek. 00:18:51.340 --> 00:18:56.222 Diyor ki; "Ey Muaz! Sen ehli kitaptan bir kavme gidiyorsun." 00:18:56.222 --> 00:18:59.433 Fed'uhum ilâ şehâdeti en ilâhe ill'allâhi ve enne 00:18:59.925 --> 00:19:06.759 Resûlullah "Evvela onları Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in onların elçisi, 00:19:06.759 --> 00:19:13.698 Resûlü olduğuna davet et. İlk önce bu hakikati kabul ettirmeye onları gayret et." 00:19:13.698 --> 00:19:23.929 Çünkü onlar maalesef Allah'ın varlığını bilmekten ayakları kaymış, şaşırmışlardı. 00:19:23.992 --> 00:19:31.857 Allah'ın birliği hususunda şirke düşmüşlerdi. Teslis inancına kaymışlardı. 00:19:31.857 --> 00:19:36.695 Binalaneyh Allah'ın sevmediği bir yanlış inanca saplanmışlardı. 00:19:36.695 --> 00:19:40.677 Peygamber Efendimiz ilk önce "'Allah birdir.' diye onlara öğret." diyor. 00:19:40.677 --> 00:19:48.853 Allah'ın birliğini, tevhit inancını bildirmesini ve "Benim, Muhammed-i Mustafâ'nın 00:19:48.853 --> 00:19:54.520 Allah'ın elçisi olduğunu söyle." diyor. Resûlullah Efendimiz'e tabii olsunlar 00:19:54.520 --> 00:19:59.651 ve ondan gelecek talimatları da kabul etsinler diye ilk adım bu. 00:19:59.651 --> 00:20:05.481 Bizim de bu devirlerde aynı şeyi yapmamız, insanları yanlış inançlardan, 00:20:05.481 --> 00:20:11.682 putlara tapınmaktan, şirkten, küfürden kurtaracak tevhit inancını onlara güzelce anlatmamız lazım. 00:20:11.682 --> 00:20:20.912 Bu ilim, irfan yirminci yüzyılın ulaştığı bilimsel bilgiler, seviye, 00:20:20.912 --> 00:20:27.121 bizi bu hususta bu inancı kabul ettirmekte yardımcı olur, başarıya götürebilir. 00:20:27.192 --> 00:20:30.732 Biz bu hususta bu vazifeyi yapmalıyız. 00:20:30.819 --> 00:20:35.276 Peygamber Efendimiz'in Allah'ın en son Peygamberi olduğunu söylemeliyiz. 00:20:35.276 --> 00:20:41.553 Peygamber Efendimiz Muaz radıyallahu anh'a önce bunu söylüyor, sonra buyuruyor ki; 00:20:41.553 --> 00:20:50.281 Fe-in hüm etâ'û leke bi-zâlike. "Eğer o Yemenliler senin bu davetine icabet ederler, 00:20:50.281 --> 00:20:55.175 sana itaat ederlerse…" Bu inanca boyun eğerler, kabul ederlerse, 00:20:55.175 --> 00:20:57.884 doğru inanca gelirlerse; müslüman olacaklar… 00:20:57.884 --> 00:21:02.650 O zaman, kabul etmeleri, Allah'ın birliğini kabul etmek, 00:21:02.650 --> 00:21:06.646 Peygamber Efendimiz'in peygamberliğini kabul etmek, müslüman olmak demektir. 00:21:06.646 --> 00:21:08.853 müslüman olurlarsa, bunu kabul ederlerse… 00:21:08.853 --> 00:21:15.491 Fe a'limhum enne'llâhe'f-terada aleyhim hemse salevâtin fî külli yevmin ve leyletin. 00:21:15.491 --> 00:21:25.143 "Ey Muaz! Onlara bildir, öğret ki, Allahu Teâlâ hazretleri insanlara, müminlere bir gün ve gecede 00:21:25.143 --> 00:21:34.100 -24 saat demek oluyor bizim bugünkü ölçülerimizle- Allah beş namazı farz kılmıştır, bunu bildir." 00:21:34.720 --> 00:21:41.422 Burada Peygamber Efendimiz beş vakit olduğunu açıkça beyan ediyor. Hadis, sahih hadîs-i şerîf… 00:21:41.422 --> 00:21:46.338 Kur'ân-ı Kerîm'de, Allah "namaz kılın" buyuruyor da namazın detayını hadîs-i şerîflerden öğreniyoruz, 00:21:46.338 --> 00:21:52.728 vakitlerini, rekâtlarını, sünnetlerini, farzlarını Efendimiz öğretiyor. 00:21:52.728 --> 00:21:56.115 Allah'ın elçisi, "Beş vakit namazı emret." diyor. 00:21:56.115 --> 00:22:01.968 Tevhit inancının, hemen arkasından öğrettiği husus, beş vakit namaz… 00:22:02.310 --> 00:22:06.700 Onun için bugün biz de yirminci yüzyılda Türkiye'de yaşayan müslümanlar, 00:22:06.165 --> 00:22:12.895 Türkçe bilen benim size hitap ettiğim, benim hitabımı dinleyen siz sevgili okuyucularım, dinleyicilerim, 00:22:12.895 --> 00:22:18.928 yazdığımız yazıları okuyan okuyucular, kardeşlerimiz, muhatabımız olan insanlar ne yapacaklar? 00:22:18.928 --> 00:22:23.651 Beş vakit namaza gayret edecekler. Bunu niye söylüyorum? 00:22:23.651 --> 00:22:28.473 Bazı insanlar; "Elhamdülillah benim kalbim temiz, ben müslümanım, Allah'ın varlığını, 00:22:28.473 --> 00:22:33.100 birliğini Peygamber Efendimiz'in Allah'ın elçisi olduğunu kabul ediyorum." diyor da 00:22:33.121 --> 00:22:41.155 yalnız namaz kılmak zor geliyor. Alışmamış bir insan için şeytan onları, çeşitli bahanelerle 00:22:41.155 --> 00:22:46.720 "Allah gafurdur, rahimdir, affeder, işte ihtiyarlayınca kılarım, emekli olunca kılarım, 00:22:46.720 --> 00:22:51.891 şimdi zor oluyor…" gibi sebeplerle namaz kılmaktan alıkoyuyor. 00:22:51.891 --> 00:22:57.180 Hemen tevhit inancından sonra en önemli şey olarak Peygamber Efendimiz 00:22:57.180 --> 00:23:04.700 Muaz radıyallahu anh'a namaz kılmayı öğretmeyi, namaz kılmayı söylemeyi tavsiye ediyor. Bu da çok önemli… 00:23:04.700 --> 00:23:11.650 Biz de bu devirde, kendimiz çoluk çocuğumuza namaz kılmayı söylemeliyiz, 00:23:11.650 --> 00:23:15.800 kendimiz kılmalıyız, onları da kıldırmalıyız, çok önemli olduğunu bildirmeliyiz. 00:23:15.800 --> 00:23:21.505 Namazın çok derin anlamı olduğunu, çok kıymetli bir ibadet olduğunu, beş vakit olduğunun da 00:23:21.505 --> 00:23:27.522 çok yerli yerinde olduğunu; sabah gün başlarken; öğleyin tam günün ortasında, tatilde, 00:23:27.522 --> 00:23:32.917 insanların dinlenme ihtiyacı olan zamanda; ikindi tam böyle işlerin sona ulaştığı, 00:23:32.917 --> 00:23:38.170 dünya telaşının çoğaldığı zamanda, orada da şaşırmasınlar diye bir uyarı daha; 00:23:38.170 --> 00:23:43.700 akşam tam güneş batarken artık çalışma hayatı kapanıyor; 00:23:43.700 --> 00:23:48.437 yatsı yatarken günlük faaliyetleri durdurduğumuz zaman... Ne kadar önemli beş zaman! 00:23:48.437 --> 00:23:55.283 Bunların farz kılındığını söyleyeceğiz. Peygamber Efendimiz Muaz radıyallahu anh'a böyle emretti. 00:23:55.283 --> 00:24:02.815 Yemen'e giderken söylediği ikinci nasihat bu. Üçüncüsü; Fe-in hüm etâ'û leke bi-zâlike. 00:24:02.815 --> 00:24:09.870 Eğer o Yemenliler, "Yâ Muaz! Buna da itaat ederlerse, sen namaz kılın dediğin zaman, 00:24:09.870 --> 00:24:13.775 namaz kılmayı da kabul edip namaz kılmaya da başlarlarsa…" 00:24:13.775 --> 00:24:20.413 Fe a'limhum enne'llâhe'f-terada aleyhim sadekaten tü'hazü min e'ğniyâihim fe türaddu 00:24:21.121 --> 00:24:25.408 fukarâihim. "Ya Muaz! Onlara bildir ki Allahu Teâlâ hazretleri 00:24:25.408 --> 00:24:30.452 onların boyunlarına bir sadakayı farz kıldı. -Burada da "zekât" demek-" 00:24:30.452 --> 00:24:37.279 Tü'hazü min e'ğniyâihim Varlıklı zenginliklerinden alınacak bu sadaka, zekât... 00:24:37.279 --> 00:24:44.761 Fe türaddu alâ fukarâihim "Fakirlerine verilecek; bunun farz olduğunu onlara bildir." diyor. 00:24:44.761 --> 00:24:54.703 İşte bizde bileceğiz ki zenginsek, mallı, mülklü varlıklı isek malımızın bir miktarını 00:24:54.703 --> 00:25:02.177 fakir müslüman kardeşlerimize, zekâtı verilebilecek yerlere vermek üzere ayırmamız gerekiyor. 00:25:02.240 --> 00:25:12.663 Bunu kendimiz uygulamalıyız hem de etrafımıza bildirmemiz gerekiyor. 00:25:12.718 --> 00:25:17.469 Bu, Ramazan ayında olursa sevabı çok daha fazla olduğundan, 00:25:17.469 --> 00:25:23.859 Ramazan ayında vermeyi ben hatırlatıyorum. Bu konuşmayı onun için yapmış oluyorum. 00:25:23.859 --> 00:25:33.431 Hadisi Şerifi tamamlayalım. Kelime-i tevhit inancını da emretti bir, 00:25:33.431 --> 00:25:37.961 namazı emretti iki, zekâtı emretti üç… Dördüncüsü; 00:25:38.710 --> 00:25:49.117 Ve hüm etâ'û li-zâlike fe iyyâke ve kerâimu emvâlihim.Burada bir Muaz radıyallahu anh'a ihtarda bulunuyor. 00:25:49.117 --> 00:25:55.728 "Zekât vermeyi kabul ederlerse gidip de mallarının en gözde olanlarını almaktan sakın" diyor. 00:25:55.728 --> 00:26:01.336 Zekâtı alacak olan memur gidip de en kıymetlisini almayacak. 00:26:01.336 --> 00:26:07.306 Mesela böyle atın en kıymetlisini almayacak orta, vasat, vasati ölçüde [olanı alacak…]