WEBVTT 00:00:00.214 --> 00:00:02.429 el-Hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn. 00:00:02.627 --> 00:00:09.358 Ve's-salâtu ve's-selâmu âlâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihi ve sahbihî ecmaîn 00:00:09.453 --> 00:00:12.586 ve men tebi'ahû bi-ihsânin ilâ yevmi'd-dîn. 00:00:13.170 --> 00:00:19.639 Kâne hâze'l-emru fî-hımyere fe-neze'ahullâhu minhum fe-ce'alehû fî-kureyşin fe-seye'ûdu ileyhim. 00:00:19.885 --> 00:00:27.630 Sadaka Resûlullah fîmâ kâle ev kemâ kâle. Çok aziz ve muhterem müslüman kardeşlerim! 00:00:27.547 --> 00:00:31.722 Allahu Teâlâ hazretlerinin selâmı, rahmeti, bereketi üzerine olsun. 00:00:32.298 --> 00:00:37.733 Allahu Teâlâ hazretleri ramazanınızı, Kadir Gecenizi mübarek eylesin, 00:00:37.828 --> 00:00:44.543 bu güzel zamanların feyizinden bereketinden hissemend ve hissedar eylesin, 00:00:45.394 --> 00:00:53.233 nice ramazanlara, kadirlere erdirsin, iki cihanda cümlenizi cümlemizi aziz eylesin. 00:00:53.858 --> 00:00:58.481 Peygamberimiz başımızın tacı, gönlümüzün nuru, gözümüzün sürûru 00:00:58.560 --> 00:01:05.577 Muhammed-i Mustafâ sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin mübarek ehâdîs-i şerîfesinden 00:01:05.641 --> 00:01:10.209 bir miktarını okumak üzere şurada cem olmuş bulunuyoruz. 00:01:11.368 --> 00:01:15.101 Hadîs-i şerîflerin okunmasına ve izahına geçmeden önce 00:01:16.173 --> 00:01:22.636 evvelen ve hâsseten Muhammed-i Mustafâ sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hazretlerinin ruhu için, 00:01:22.953 --> 00:01:27.105 sonra sâir enbiyâ ve mürselînin ervâhı için, 00:01:27.327 --> 00:01:32.322 cümle evliyaullahın ve hâsseten Peygamber Efendimiz'in ashabının 00:01:32.701 --> 00:01:38.799 ve ashâb-ı kirâmından müteselsilen bize kadar güzerân eylemiş olan cümle sâdât 00:01:38.815 --> 00:01:44.150 ve meşâyıh-ı turuk-u aliyyemizin ve hulefâsının, müntesiplerinin ruhları için, 00:01:44.606 --> 00:01:49.830 ve bu okuduğumuz hadis kitabının müellifi hocamızın hocası 00:01:49.901 --> 00:01:54.770 Gümüşhaneli Ahmed Ziyaüddin hazretlerinin ruhu için, 00:01:54.909 --> 00:02:01.271 bu kitaptaki bilgilerin, hadislerin bize kadar ulaşmasında emeği geçmiş olan bütün ulemânın, 00:02:01.565 --> 00:02:07.193 cümle râvilerin ruhları için, uzaktan yakından 00:02:07.534 --> 00:02:13.680 Peygamber Efendimiz'e sallallahu aleyhi ve sellem sevgisinden ve hadîs-i şerîflere rağbetinden 00:02:13.712 --> 00:02:23.820 nâşi şu meclise cem olmuş olan siz muhterem kardeşlerimizin âhirete intikal ve irtihal eylemiş olan 00:02:23.844 --> 00:02:27.915 cümle sevdiklerinin ve yakınlarının ruhları şâd olması için, 00:02:28.841 --> 00:02:35.506 ve hayatta olan biz müslümanların da sıhhat âfiyet, saadet ve selamet üzere 00:02:35.561 --> 00:02:41.501 Allahu Teâlâ hazretlerinin rızasına uygun yaşayıp hüsn ü hâtime ile âhirete göçüp 00:02:41.565 --> 00:02:47.775 Allahu Teâla hazretlerinin huzûr-u âlîsine sevdiği rızası olduğu kullar olarak çıkmamız için 00:02:48.394 --> 00:02:51.400 bir Fâtiha, üç İhlâs-ı Şerîf kıraat eyleyelim. 00:02:51.448 --> 00:03:00.326 Kâne haze'l-emru fi-hımyer. "Bu iş daha önce Himyer'de idi." Hangi iş? 00:03:00.938 --> 00:03:10.430 Hilafet, meliklik, hâkimiyet, reislik, idarecilik, başkanlık işi 00:03:11.410 --> 00:03:16.374 Arap yarımadasında Yemen'deki Hımyer kabilesinde idi. 00:03:16.588 --> 00:03:20.830 Peygamber Efendimiz tarihe ait bir hususu söylüyor. 00:03:20.782 --> 00:03:31.954 Bu Arabistan'ın reisliği, idaresi, başkanlığı Yemen'deki Hımyer kabilesinin elinde idi, 00:03:32.161 --> 00:03:36.349 bu mıntıkalara onun başındaki insanlar hâkim idi. 00:03:36.769 --> 00:03:39.200 Fe-neze'ahullâhu minhum. 00:03:39.456 --> 00:03:46.307 "Sonra Allahu Teâlâ hazretleri bu halifeliği, idareciliği, hâkimiyeti onlardan çekti aldı." 00:03:47.242 --> 00:03:52.329 Ve ce'alehû fî-kureyşin. "Ve onu Kureyş'e ihsan eyledi." 00:03:52.775 --> 00:03:58.242 Kureyş, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin mensup olduğu kabile. 00:03:58.584 --> 00:04:01.575 Bu hâkimiyeti Kureyş'e ihsan eyledi. 00:04:02.110 --> 00:04:10.558 Güzel, tarihî hadise, maziye ait bir hususu Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bize bildirdi. 00:04:10.733 --> 00:04:18.258 Son cümleye dikkat ediniz. Ve seye'ûdu ileyhim. "Tekrar onlara dönecek." 00:04:18.711 --> 00:04:26.151 Şimdi iş karıştı, değişti. Bir kere bu hadisle ilgili birkaç hususu söyleyelim. 00:04:26.564 --> 00:04:33.818 Vallâhu yü'tî mülkehû men yeşâü. Mülkü Allah verir, çünkü mülk Allah'ındır. 00:04:34.112 --> 00:04:41.862 "Mülk Allahu Teâlâ hazretlerinin olduğu için mülkü dilediğine verir." Geç bakalım; 00:04:42.219 --> 00:04:46.517 Mal da yalan mülk de yalan Var biraz da sen oyalan. demiş ya Yunus Emre. 00:04:47.930 --> 00:04:50.629 Biraz da sen imtihanın başına geç bakalım. 00:04:50.915 --> 00:04:57.596 Şu direksiyonun, dümenin başına geç şu gemiyi sen yönet, bakalım nasıl yapacaksın? 00:04:58.191 --> 00:05:01.751 Mülk Allah'ındır. Allahu Teâlâ hazretleri mülkü dilediğine verir. 00:05:01.799 --> 00:05:09.176 Bu mülkün sahibi Allahu Teâlâ hazretleridir, Allahu Teâlâ hazretleri dilediğine verir. 00:05:09.779 --> 00:05:13.589 Bismillâhirrahmânirrahîm İnne'l-arza lillâhi yûrisühâ men yeşâü. 00:05:13.915 --> 00:05:19.472 Bir başka âyet-i kerîme, "Yeryüzü Allah'ındır, dilediğini oraya mirasçı kılar." 00:05:20.376 --> 00:05:26.551 Bu tarla bana babamdan miras kaldı. Yeryüzü Allah'ındır dilediğini ona mirasçı kılar; 00:05:27.194 --> 00:05:33.936 dilediği kavim, topluluk, insan gider bir yere hâkim olur. 00:05:34.526 --> 00:05:39.509 Tarih kitaplarından okuyoruz, bir zamanlar bizim yurdumuz neresiymiş? 00:05:39.763 --> 00:05:47.708 Orta Asya'nın şuraları buralarıymış. Hazar Denizi'nin doğusu, Aral Gölü vesaire... 00:05:48.490 --> 00:06:08.402 Şimdi üçü de rusların elinde. Fakültede elime çok güzel basılmış bir Rus Takvimi geçti. 00:06:09.325 --> 00:06:19.470 Aral Gölü'nün, yani eski dedelerimizin oturduğu yerin gölün kenarından bir resim çekmiş, 00:06:19.959 --> 00:06:26.567 bir güzel kumluk, koyu yeşil çamlar, masmavi bir su, 00:06:27.440 --> 00:06:31.898 buruşturup atmaya kıyamadım, dolabımın kapağına yapıştırdım. 00:06:32.120 --> 00:06:39.918 İşte dedelerimin bir ara durduğu göl kenarları diye oraya bakıp bakıp yüreğimi kanatıyor. 00:06:40.925 --> 00:06:45.191 Bir zaman bizimdi sonra başkasının oldu. Buralar kimindi? 00:06:45.786 --> 00:06:52.321 Buralarda da bir zaman Hitit denilen kavimler, Frigler, Lidyalılar yaşamış. 00:06:53.226 --> 00:06:56.571 Ondan sonra Allah bize verdi. Kimlere verdi? 00:06:56.984 --> 00:07:05.816 Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah sözünü cihana duyurmaktan başka bir gayesi olmayan 00:07:05.841 --> 00:07:15.863 dedelerimizin Allah rızası için her türlü meşakkati, sıkıntıyı göze alarak, hayatını hiçe sayarak, 00:07:16.495 --> 00:07:23.967 kefenini başına sarık diye dolayarak uğraşması, çalışması sonunda bu topraklar bizim oldu. 00:07:23.998 --> 00:07:27.753 Bak ne kadar güzel! Bir boğaz var Karadeniz'e kadar açılıyor. 00:07:27.880 --> 00:07:30.206 Bir Haliç var bakamamışız, kirletmişiz. 00:07:30.600 --> 00:07:34.432 Çürük yumurta kokusundan yanından geçerken burnumuzu kapatıyoruz. 00:07:34.899 --> 00:07:40.695 Bir Marmara var onu da kirletmeye başladık. Onun da suyu oturulacak halde değil. 00:07:41.840 --> 00:07:46.565 Dağları, ovaları var, çok güzel yer! Bir bayram gününde bizim çocuklara; 00:07:46.603 --> 00:07:48.454 "Gelin çocuklar sizi bir yere götüreceğim." [dedim.] 00:07:48.589 --> 00:07:54.754 Nereye götüreceksin baba, Boğaza mı, Bentler'e mi, Çamlıca'ya mı götüreceksin? 00:07:55.254 --> 00:07:58.900 [dediler. Ben de] dedim ki; İstanbul'u beğendiniz mi? 00:07:58.438 --> 00:08:02.948 Beğendik güzel. Çocuklar küçük, soruyorum söylüyorlar. 00:08:03.177 --> 00:08:08.461 Neden güzel? Boğazı, Çamlıca'sı, Adaları, denizleri var. 00:08:09.319 --> 00:08:16.807 "İşte burayı bize feth ediveren padişahın türbesine götüreceğim sizi." dedim. 00:08:17.432 --> 00:08:24.353 O mübarek askeriyle beraber çarpışmış, çalışmış, hücum sabahı demiş ki; 00:08:24.408 --> 00:08:30.900 "Ey askerlerim! İçinizde günahkâr, üzerinde kul hakkı olan varsa şöyle bir kenara çekilsin, 00:08:30.138 --> 00:08:35.398 onların yüzünden zaferden mahrum olmayalım." Hiç kimse kenara ayrılmamış. 00:08:35.890 --> 00:08:43.800 Neyi gösterir? Hepsi namazında, niyazında, Allah'a mutî, itaatli güzel kullarmış. 00:08:44.686 --> 00:08:51.500 Ölüm ne! Dünyada ne bulduk ki ölümden kaçaşın? Hayat dediğin şey ne, ölüm dediğin şey ne? 00:08:51.555 --> 00:08:57.140 Hayata sımsıkı sarılıyoruz da elimizde kayabiliyor mu? 00:08:57.736 --> 00:09:02.963 Hayatı sımsıkı sarıldık, tamam. Ah bin yıl yaşasam! 00:09:03.840 --> 00:09:06.914 Bırakıyorlar mı? Zaten tadı kaçıyor. 00:09:07.490 --> 00:09:12.596 60-70 yılı geçti mi insanın gözü görmez oluyor gözlük takıyor, idare ediyor. 00:09:13.560 --> 00:09:15.967 Dişi çiğnemez oluyor çekiyorlar takma diş yapıyorlar... 00:09:16.340 --> 00:09:23.710 Orası romatizma, burası ağrı, yazın Sandıklı'ya, bilmem falanca yere kum banyosuna... 00:09:23.309 --> 00:09:29.480 Derme çatma desteklemekle idare ediyor, 70-80 yaşına geldi mi zaten insanın canı çekmiyor; 00:09:29.286 --> 00:09:35.400 "Al emanetini de yâ Rabbi! Kurtulayım şu mihnetten!" diyor, geçip gidiyor. 00:09:35.508 --> 00:09:39.934 Onlar da hakir görmüşler, demişler bize ebedî hayat lazım. 00:09:39.950 --> 00:09:46.230 Gelmişler, çalışmışlar, Allahu Teâlâ hazretleri de bu kullar benim için çalışıyorlar diye sevmiş, 00:09:46.317 --> 00:09:51.115 alın demiş bağışlamış. Hakkımız, haddimiz değilken, gücümüz kuvvetimiz yokken, 00:09:51.194 --> 00:09:55.130 4000 kişiye 20 bin kişiyi, 100 bin kişiyi yendirmiş. 00:09:55.910 --> 00:09:58.727 Sırplar, Macarlar, Bulgarlar, Avrupalılar, 00:09:58.783 --> 00:10:07.622 İstanbul'u Türklerden alacağız, Türkleri sereceğiz, yok edeceğiz diye toplanmışlar gelmişler. 00:10:08.487 --> 00:10:13.735 O zamanın rivayetlerine göre 100 bine yakın ordu toplamışlar, veyahut 20-30 bin neyse... 00:10:13.783 --> 00:10:17.260 Rivayetler tarih kitaplarında değişik olabiliyor, 00:10:17.371 --> 00:10:20.645 sağlam kayıtlar olmadığı için hangisinin doğru olduğunu bilemiyoruz. 00:10:21.580 --> 00:10:25.756 Neyse, o kadar emniyetteler ki bakıyorlar sağ taraf asker, sol taraf asker, 00:10:25.891 --> 00:10:37.455 zırhlı, kılıçlar, mızraklar kuşanmış. Tamam, İstanbul'u Türklerden aldık gitti diyorlar. 00:10:38.447 --> 00:10:45.836 Ve bu Çatalca civarına ordugâh son hücumu yapmak üzere hazırlanmak için bir nefes alalım diye konmuş. 00:10:46.321 --> 00:10:53.749 O zaman da onların bir yortularına, hıristiyanlıkta kutladıkları bir gecelerine rastlamış. 00:10:54.300 --> 00:10:58.624 Kendi kendilerine, "Güzel bir gece, işimiz uğurlu gidiyor." demişler. 00:10:59.300 --> 00:11:05.584 Tamam, mübarek bir zamanda kâfir Türklerden -onlar Türkleri ters görüyor, 00:11:05.775 --> 00:11:09.460 kendilerini hak yolda sanıyor- alacağız. 00:11:09.911 --> 00:11:17.522 Bizim ordu komutanlarından, akıncılardan birisi de Tekirdağ tarafından padişahın ordusuna yanaşayım, 00:11:17.530 --> 00:11:20.366 geleyim diye o taraftan harekete geçmiş. 00:11:20.914 --> 00:11:23.808 Yürümüş gelmiş bu tarafa doğru, bakmış ki ooh! 00:11:23.848 --> 00:11:30.419 Düşman ordusu yayılmış, fıçılar açılmış, içkiler çıkmış. 00:11:30.911 --> 00:11:39.900 İlerdeki günlerde kazanacaklarını sandıkları zaferin düğününe, bayramına o zamandan başlamışlar; 00:11:39.340 --> 00:11:41.870 içmeye başlamışlar, zil zurna hâline gelmişler. 00:11:41.957 --> 00:11:49.818 Çalgılar çalıyorlar, yapacakları, kazanacakları için aralarında sevincini konuşuyorlar. 00:11:50.414 --> 00:11:57.200 Öyle bir hücum emri filan yok ama komutanı bakmış ki keklik ta avucunun içine kadar gelmiş. 00:11:57.359 --> 00:12:00.617 4000 tane adamı varmış, hadi yürüyün şunların üstüne demiş. 00:12:00.720 --> 00:12:08.119 Bir yürümüşler darmadağın etmişler. Sırp Sındığı, yani Sırpların kırıldığı, yok edildiği yer. 00:12:08.143 --> 00:12:13.111 Koca orduyu tarumar edivermişler. Dört bin kişiyle zafer mi kazanılır? 00:12:13.491 --> 00:12:17.886 Düşman armut mu topluyor, onun silahı yok mu, onun kolu yok mu? 00:12:18.251 --> 00:12:21.632 Sen 80 kiloysan o da 80 kilo, onunda pazusu var. 00:12:22.164 --> 00:12:25.545 Belki sen oruç tutayım, şey yapayım derken daha zayıfsın? 00:12:26.553 --> 00:12:34.867 Zafer de Allah'tan, mülk de Allah'tan. Onlara vermiş buraları almışız. [Türbeye] götürdüm dedim ki; 00:12:34.915 --> 00:12:41.654 "Bu Fatih Sultan Mehmed ordu toplamış, burayı fethetmiş, bu İstanbul'u buna borçluyuz." 00:12:42.106 --> 00:12:47.615 Dua ettiler filan, türbenin etrafında küçük çocukların boyunları büküldü. 00:12:47.654 --> 00:12:54.520 Baktılar mezbelelik, pis, boyalar dökülmüş, bakımsız... Bir tanesi dedi ki; 00:12:54.766 --> 00:12:56.451 "Baba!" "Efendim!" dedim. 00:12:56.475 --> 00:13:01.908 "Ben büyürsem, zengin olursam bu türbenin etrafını düzelteceğim ve çiçekleyeceğim." dedi. 00:13:02.757 --> 00:13:10.140 Adam bize koca dünyanın incisi bir şehri kazandırmış, biz türbesinin yağlı boyasını yapmıyoruz. 00:13:10.760 --> 00:13:16.310 Hey ahval hey! Dedelerimizden kul hakkı olan kimse yokmuş, 00:13:16.118 --> 00:13:21.808 namazında niyazında, beş vakit namaz kılarak, oruç tutarak, zikirle fikirle, hücum ettiği zaman 00:13:21.840 --> 00:13:27.134 Allah diye diye, ölürken kelime-i şehâdet getire getire yaşamışlar. 00:13:27.205 --> 00:13:29.376 Buyurun bakın İstanbul'un hâline şimdi! 00:13:29.487 --> 00:13:33.449 Haydi bakalım, cesaretiniz varsa çıkın şu camiden de göreyim sizi! 00:13:33.567 --> 00:13:38.532 Florya tarafına gidebiliyor musunuz bir göreyim bakalım! Sizi bile alır kaybeder... 00:13:38.643 --> 00:13:44.470 Nerede Müslümanlık, nerede insanlık, ne olmuş, insanlar ne halden ne hâle gelmiş! 00:13:44.205 --> 00:13:49.889 Allahu Teâlâ hazretleri cümlemizi lütfuyla terbiye ve ıslah eylesin. 00:13:51.271 --> 00:13:53.336 Bizden büyük düşmanlar gibi düşmanlar yok mu şimdi? 00:13:53.646 --> 00:13:58.824 Allah dilerse bizi onlardan terbiye edemez mi? Hep Yunanistan mı bizim hasmımız? 00:13:59.620 --> 00:14:04.714 Bir düşman geldiği zaman, zangır zangır yer sarsılmaya başladığı zaman, zelzele olsa, 00:14:05.230 --> 00:14:09.427 bir büyük felaket gelse kime yalvaracağız, ne diyeceğiz? 00:14:10.203 --> 00:14:16.840 Allah diyeceğiz. Dedem müftüydü, babam vaizdi, ben küçükken amme cüzünü ezberlemiştim, 00:14:16.974 --> 00:14:21.847 bir kere hatim etmiştim, babam hatim cemiyeti yaptırmıştı diyeceğiz, eski günleri hatırlayacağız. 00:14:21.895 --> 00:14:24.295 Aman yâ Rabbi! diyeceğiz. Aman! 00:14:24.614 --> 00:14:31.945 Dua o zaman kabul olmaz ki, o düşman oraya ceza olarak buraya geldiği zaman o ceza değişmez ki. 00:14:32.763 --> 00:14:38.843 Şimdi değişir; şu anda iyi kul olursan, şu anda ıslâh-ı hal edersen, mazini, 00:14:39.184 --> 00:14:45.980 buraya geliş sebebini bilirsen, buranın sana veriliş sebebini bilirsen umulur ki düzelir. 00:14:46.218 --> 00:14:50.405 Aksi takdirde Allahu Teâlâ hazretlerinin lutfu çoktur. 00:14:50.484 --> 00:14:57.704 Dileriz ki biz günahkârları, yüzü karaları, eli salih amellerden boşları, gafilleri, cahilleri, 00:14:57.871 --> 00:15:04.671 dedelerinin yüz karalarını affetsin. Dedelerine layık kullar etsin, hak yolda yürüyen kullar eylesin. 00:15:05.738 --> 00:15:10.338 Şu mübarek günler hürmetine karşılıksız bize lütfunu ihsan eylesin. 00:15:10.461 --> 00:15:13.685 Ve ce'alehû fî-kureyşin fe-seye'ûdu ileyhim. 00:15:14.340 --> 00:15:19.783 "Bir ara Hımyer'deydi, onlardan çekti aldı Kureyş'e verdi, sonra tekrar ona dönecek. 00:15:19.847 --> 00:15:29.238 Ne zaman dönecek hocam? Acaba Arabistan yarımadasının hükümdarlığı ne zaman sönecek? 00:15:29.961 --> 00:15:34.940 Bekleme döndü bile! Ne bekliyorsun? 00:15:34.324 --> 00:15:41.547 Suud hükümeti bir Suud ailesi, o da aslında Yemen'den gelmiş Necd'e yerleşmiş. 00:15:42.864 --> 00:15:49.340 Sübhanallah! Ne hikmetli sözler! Her cümlenin, her kelimenin altında neler yatıyor! 00:15:49.280 --> 00:15:54.413 Şimdi Kureyş mi hâkim, Suudi Arabistan'ı Kureyş Kabilesi mi idare ediyor? 00:15:54.452 --> 00:15:57.987 Hayır, Yemen asıllı bir kabilenin eline geçti. 00:15:58.757 --> 00:16:07.560 Netice itibariyle şimdi kardeşimiz, yani müslüman olduğu için müslüman kardeş, kardeş devlet, 00:16:07.112 --> 00:16:13.671 Ortadoğu'da aynı şekilde ama Kureyş'ten çıktı Yemen'e geçti. 00:16:13.893 --> 00:16:18.623 Resûlullah'a öyle bağlanın, sünnet-i seniyyesine öyle bakın. 00:16:18.686 --> 00:16:21.849 Şimdi bazıları burnunu havaya kaldırıyor diyor ki Kur'ân-ı Kerîm var, 00:16:21.897 --> 00:16:26.606 hadîs-i şerîfi bir tarafa bırakmaya çalışıyor. Olur mu ya? Olur mu? 00:16:27.980 --> 00:16:32.111 Allahu Teâlâ hazretleri Kur'ân-ı Kerîm'i, hadîs-i şerîfi, sünnet-i seniyyeyi 00:16:32.785 --> 00:16:36.686 birbirinden ayırmamıza müsaade etmiyor ki. Kur'ân-ı Kerîm müsaade etmiyor! 00:16:36.764 --> 00:16:42.533 Bu ne gaflettir! Bak neler var, ne hikmetler var! Bizim hayatımız ne ile teşekkül ediyor? 00:16:42.565 --> 00:16:45.118 Bizim örfümüz âdetimiz ne ile teşekkül etmiş? 00:16:45.554 --> 00:16:49.959 Biz niye bayramda [kandilde] kandil simiti yaparız, niye minarelerde ışıklar yanar? 00:16:50.700 --> 00:16:53.425 Niye büyüklerimizin elini öperiz, niye dargınlar barışır? 00:16:53.742 --> 00:16:59.166 Hepsi dinîdir, hepsi hadistir, hepsi Resûlullah'ın tavsiyesidir, hepsi sünnettir. 00:16:59.412 --> 00:17:05.458 Çeker alırsan ortada millet kalmaz. Çekip alırsan ortada millet kalmaz. 00:17:06.506 --> 00:17:13.320 Bozcaada'ya bir yerden bazı kimseleri getirmişler, yerleştirmişler. 00:17:13.661 --> 00:17:18.397 Bozcaada'da Rum da var Türk de var. Hıristiyan da var müslüman da var. 00:17:18.960 --> 00:17:25.442 Ötekiler berikilere demişler ki; Sizin dedeleriniz aslında bizdendi, aynı ırktandık. 00:17:25.958 --> 00:17:30.550 Adam da Müslümanlık yok dönmüş, dönmüş gitmiş. 00:17:31.407 --> 00:17:36.740 Barbaros'un, Barbaros Hayrettin Paşa'nın anası Midilliliydi, babası Sipahi idi; 00:17:37.640 --> 00:17:40.742 anası Rum'du babası Türk'tü. 00:17:41.498 --> 00:17:52.410 O zaman kültürümüz insanları ne hâle getirmiş; şimdiki derbederliğimiz eldekini ne hâle götürüyor. 00:17:53.259 --> 00:17:57.564 Uyanmamız, aklımızı başımıza toplamamız lazım. 00:17:57.683 --> 00:18:03.347 Gerici evet, çember sakallı evet, yobaz evet ama devlet millet elden gidiyor. 00:18:04.134 --> 00:18:10.614 Millet de gider devlette gider... Gitmedi mi? Hayal mi söylüyoruz? 00:18:10.924 --> 00:18:13.994 Topraklarımız 100 sene önce bu kadar mıydı? 00:18:14.727 --> 00:18:22.760 Allahu Teâlâ hazretleri cümlemize akıl versin! İnsaf versin! 00:18:23.674 --> 00:18:29.877 Kâne'l-livâtu fî-kavmi lûtin fi'n-nisâi kable en yekûne fi'r-ricâli bi-erbeîne seneten 00:18:29.911 --> 00:18:35.174 Daha ne diyeyim!Akıllı insana işaret kâfiymiş. Ben uzun boylu ne söyleyeyim! 00:18:35.935 --> 00:18:38.690 İkinci hadîs-i şerîfe geçtim. 00:18:38.503 --> 00:18:48.129 "Lûtîlik Lut kavminde erkeklerde başlamasından 40 sene önce evvela kadınlardan başladı." 00:18:48.669 --> 00:18:54.920 Lut kavmi... Lut aleyhisselâtü vesselam peygamberlerden bir peygamberin adıdır, 00:18:55.293 --> 00:18:58.531 onun gönderildiği kavme de Lut'un kavmi derler. 00:18:58.865 --> 00:19:04.561 Çünkü Lut aleyhisselam onlara vazifeli gönderilmiş, tavsiye etmiş, öğüt vermiş, nasihat etmiş. 00:19:04.656 --> 00:19:08.664 Etmeyin eylemeyin, hakkın yoluna gelin, âsi olmayın, 00:19:09.245 --> 00:19:14.506 edepsizliği, terbiyesizliği bırakın diye nasihat etmiş dinlememişler. 00:19:14.943 --> 00:19:18.624 Peki, insanlar peygamberlerini dinlemezse ne olur? 00:19:18.823 --> 00:19:23.198 Lut kavmi gibi, Âd kavmi gibi, Semud kavmi gibi olur. 00:19:23.523 --> 00:19:27.750 Misalleri var, Kur'ân-ı Kerîm bize onları bildiriyor. 00:19:27.932 --> 00:19:33.665 Lut kavmi, Âd kavmi, Semud kavmi kimdir, bütün müslümanların onları bilmesi, 00:19:33.895 --> 00:19:36.616 başlarına neden o hal gelmiş bilmesi lazım. Neden? 00:19:36.942 --> 00:19:39.987 Kur'ân-ı Kerîm'de yazıyor biz de müslümanız, Kur'ân-ı Kerîm bizim kitabımız, 00:19:40.153 --> 00:19:43.766 onları bize bildiriyor, bilmemiz lazım Lut kavmi neden helâk oldu? 00:19:44.424 --> 00:19:52.371 Cinsî sapıklığından, kötü huyundan Allah onlara bir bela verdi, halleri cihana darb-ı mesel oldu. 00:19:52.760 --> 00:19:56.810 Malum insanın bir cinsî duygusu var, herkeste var; 00:19:56.921 --> 00:20:00.482 Allah kimisini erkek yaratmış, kimisini hanım yaratmış. Neden? 00:20:00.561 --> 00:20:07.141 Hikmetli, hepsi yerli yerinde. İnsan nesli türesin, üresin, devam etsin diye... 00:20:07.451 --> 00:20:15.534 Ne sanat, ne kudret! Meyveler, ağaçlar, çiçekler, böcekler, kuşlar öyle, 00:20:15.581 --> 00:20:19.921 Allahu Teâlâ hazretleri her şeyde böyle bir sanat göstermiş. 00:20:19.946 --> 00:20:24.109 İnsan nesli de ana baba evlat oluyor, onlar ihtiyarlıyor. 00:20:24.164 --> 00:20:28.431 Onlar onun yerini alıyor, böyle türüyor, kanun, tabiî bir şey. 00:20:28.747 --> 00:20:34.895 Bunun da yürümesi için Allahu Teâlâ hazretleri insanın içine duygu koymuş, his koymuş. 00:20:35.491 --> 00:20:42.818 Kız erkeği temâyül eder, özler, ister; erkek kıza belli bir yaştan sonra ilgi duymaya başlar. 00:20:43.588 --> 00:20:49.135 Peygamber Efendimiz, "Nikâh benim sünnetimdir." buyuruyor. Meşru ölçüler içinde 00:20:49.302 --> 00:20:54.213 güzelce düğününü yaparsınız, evlendirirsiniz, yeni bir yuva açarsınız, Allah mesut etsin dersiniz, 00:20:54.260 --> 00:21:00.367 biraz desteklersiniz, yardım edersiniz; mesut bahtiyar olurlar, hayırlı evlatlara karışır giderler. 00:21:00.732 --> 00:21:07.932 Normal yolu bu ama bir de işin ters kullanılması, suistimali, kötüye kullanılması var, 00:21:08.131 --> 00:21:15.360 Allah bu duyguyu vermiş. Allah insan midesine yemek yeme zevki, arzusu, iştahı vermiş. 00:21:15.955 --> 00:21:20.550 Neden? İnsanın iştahı olmasa yemek yemez, iğne ipliğe döner; 00:21:20.293 --> 00:21:24.783 vücudu zayıfladı mı ruhu da zayıflar, delirir, tımarhaneye gider. 00:21:25.425 --> 00:21:29.642 O iştahı vermiş ki yemek yesin vücudu beslensin diye... 00:21:29.983 --> 00:21:37.378 Aman bir et kokusu, kızartma kokusu duyduk mu, bir tereyağı kokusu duyduk mu kendimizi şaşırırız. 00:21:38.370 --> 00:21:41.224 Aman bu yemek ne kadar tatlı olmuş, bunun içine gül suyu mu koydun? 00:21:41.359 --> 00:21:44.658 Bu güllaç böyle, bilmem ne filan, insan yiyor. Neden? 00:21:44.872 --> 00:21:52.800 Bu vücut bize emanet, bu emanet ayakta dursun diye Allah onu öyle bir kanun koymuş. 00:21:52.222 --> 00:21:58.984 Vücudumuza bakımı bize hoşlukla yaptırıyor yoksa biz tembel adamlar öyle yapar mıydık! 00:21:59.455 --> 00:22:02.632 Bakmazdık bu emanete, canını okurduk, mahvederdik. 00:22:03.850 --> 00:22:08.236 İçimize Allah o arzuyu koymuş, her şeyi güzel yaratmış, o iştah da ne kadar güzel. 00:22:08.410 --> 00:22:12.630 İnsan sırf o iştahı düşünse müslüman olur, yola gelir. 00:22:12.269 --> 00:22:19.233 Allah o iştahı koymuş ki bu vücut bakılsın diye. Öteki iştahı koymuş ki nesli üresin diye. 00:22:19.582 --> 00:22:27.400 Şimdi ben bu iştahı suistimal edersem, midemi tıka basa doldurursam, yemek üstüne yemek yersem, 00:22:27.131 --> 00:22:35.900 karnımı patlatırcasına şişirirsem hastalıklar, edepsizlikler, arsızlıklar, yüzsüzlükler başlar. 00:22:35.144 --> 00:22:40.279 Yani ters kullandım, duyguyu berbat ettim, fena istikamete kullandım. 00:22:40.461 --> 00:22:48.706 Ötekisi de öyle. Ötekisi de Allah nesil devam etsin, çocukların kahrını taşısınlar, çeksinler; 00:22:48.865 --> 00:22:54.203 o ağlayan, hiçbir işe yaramayan, altını kirleten, hasta olan, iyi olan, 00:22:54.306 --> 00:22:58.630 dört beş senede yürüyecek hale gelen o çocuğa anne baba baksın diye 00:22:58.852 --> 00:23:03.511 Allah öyle bir usul, bir çare koymuş. Bunu ters kullandı mı, 00:23:03.535 --> 00:23:09.917 insan o duyguyu kötüye kullandı mı o zaman o da çığırından çıkıyor. Kötüye kullanmayacak. 00:23:10.360 --> 00:23:14.360 Allah doğru yolu göstermiş, Peygamber Efendimiz göstermiş, 00:23:14.199 --> 00:23:18.340 "Nikâh benim sünnetimdir, benim sünnetime uymayan benden değildir." 00:23:18.364 --> 00:23:21.697 Öyle nikâhtan kaçmayın, ne varmış bunda? Ne kadar güzel bir şey! 00:23:21.880 --> 00:23:27.422 "Evlenin, çoğalın. Sizin çokluğunuzla kıymet günü ben mübahât eyleyeceğim, 00:23:27.882 --> 00:23:30.634 ümmetimin çokluğuyla iftihar eyleyeceğim." buyuruyor. 00:23:30.879 --> 00:23:35.772 Sen gel şimdi bu duyguyu nikâh yoluyla meşru bir şekilde yapmak, 00:23:36.650 --> 00:23:40.405 yerine getirmek ve vazifesini bilerek güzel yaşamak varken, 00:23:41.127 --> 00:23:47.475 gayr-i meşru yollara, cinsî sapıklıklara sap, orada işi berbat et. 00:23:48.620 --> 00:23:51.770 Allah ona büyük azap veriyor, büyük cezalar geliyor. 00:23:51.450 --> 00:23:53.990 Hocam böyle ayıp şeyleri konuşmasan, anlatmasan? 00:23:54.101 --> 00:23:56.944 İyi, güzel anlatamayayım ama bu duygu herkesin içinde var, 00:23:57.206 --> 00:24:03.363 hadîs-i şerîfte de alfabetik sırasıyla karşımıza geldi ve bugün de felaketlerin en büyüğü. 00:24:03.783 --> 00:24:13.455 İnsanları burnuna halka takıp, peşinden esir alınmış ayı gibi sürükleyen bir duygu bu! 00:24:13.940 --> 00:24:22.370 Çingene ayının burnuna halkayı takar koca ayıyı oynatır? Kaynana nasıl utanıyor, şu nasıl şey yapıyor? 00:24:22.624 --> 00:24:26.571 Koca hayvan, ormanda yakalasa bir pençe atsa onu dört takla attırır 00:24:26.596 --> 00:24:33.581 ama burnuna halka geçti ne derse onu yapar. [Bu duygu da] insanın burnuna halkayı geçirtiyor. 00:24:33.645 --> 00:24:42.319 Bugün insanların çoğuna ciddî meslekî çalışma, ciddî tahsil, ciddî evlatlık, 00:24:42.398 --> 00:24:47.670 ciddî kocalık karılık yaptırtmayan bu duygunun kötüye kullanılmasıdır. 00:24:48.202 --> 00:24:51.189 Buna müsaade yok! İslâm'da böyle bir şey yok! 00:24:51.237 --> 00:25:00.538 Hepimizin cinsî hayatımızı İslâm'ın istediği ölçüler içinde tanzim etmemiz lazımdır. 00:25:00.625 --> 00:25:03.779 Peygamber Efendimiz, "Sizin en kötüleriniz bekârlarınızdır." diyor. Neden? 00:25:03.977 --> 00:25:10.158 Kendisini tutamaz, tutamayınca da çeşit çeşit fitneler, fesatlar başlar; 00:25:11.470 --> 00:25:18.219 cemiyetin sosyal nizamı bozulur. Onun için dinimizin her şeyi güzeldir. 00:25:19.430 --> 00:25:23.731 Evlenmeyi emretmiş, vakti geldi mi evlendir. Allah bereket verir mesut eder. 00:25:23.969 --> 00:25:26.361 Korkma, Allah onların da rızklarını verir. 00:25:26.702 --> 00:25:32.404 Senin rızkını sana nasıl verdiyse onun da rızkını verir. Gayr-i meşrû yola sapmamak lazım. 00:25:32.626 --> 00:25:40.760 Cinsî sapıklıklardan, nikâh dışı münasebetlerden birisi de erkeğin erkekle, 00:25:40.920 --> 00:25:43.856 kadının kadınla bir kötü durumu varmış. 00:25:43.935 --> 00:25:48.835 Lut kavminde önce, [erkeklerden] 40 yıl evvel, kadınlarda başlamış bu şey. 00:25:49.256 --> 00:25:57.163 Eski Yunan tarihini okuyun, hani Aristolar, Eflatunlar, Sokratlar... Büyük filozof! 00:25:57.251 --> 00:26:02.196 Ooo çok büyük filozof değil mi? Hep öyle okuyoruz ya. 00:26:03.252 --> 00:26:07.910 Şöyle sayfanın arka tarafını bir çevirin bakalım cinsî hayatları nasılmış, ne yapıyorlarmış? 00:26:08.370 --> 00:26:14.458 Bir okuyun bakalım, Allah bu cemiyeti neden batırmış? Sodom Gomore ne olmuş? 00:26:14.664 --> 00:26:18.783 Pompei niçin Vezüv lavlarının altında kalmış? 00:26:19.545 --> 00:26:24.975 Pompei yanardağı bir patlayıveriyor bir anda Pompei şehri lavların altında kalmış. 00:26:25.102 --> 00:26:27.814 Bir incele bakalım neden kalmış? 00:26:27.949 --> 00:26:30.798 Pompei'ye gitmişler şimdi o külleri ayıklıyorlarmış. 00:26:31.840 --> 00:26:36.140 Yanardağın kızgın külü gelmiş üstüne çöküverince adamların hepsini öldürmüş, 00:26:36.330 --> 00:26:40.235 içinde mikrop da üremiyor heykel gibi, olduğu gibi kalmışlar. 00:26:40.537 --> 00:26:45.350 Şimdi küllerini süpürüyorlar, adamlar ne iş yapıyorsa çıkıyor; terazi tutuyor, 00:26:46.980 --> 00:26:50.470 yolda yürüyor yan gelmiş yatıyor, yemek yiyor ne şekildeyse. 00:26:50.938 --> 00:26:59.420 Ölüm ansızın onu nasıl yakalamışsa. Öyle yakalayacak, birden gelir. Kıyamet de birden gelecek! 00:26:59.217 --> 00:27:05.390 Kıyamette adam kumaşı ölçtürecek de parasını vermeye muktedir olamayacak. 00:27:05.731 --> 00:27:11.293 Alış verişindeyken kıyamet pattadak kopacak. Onun için kopmak deniliyor, birden kopup gelecek. 00:27:11.515 --> 00:27:13.900 Allah gafletten uyandırsın. 00:27:13.129 --> 00:27:17.122 Pompei'de nice nice sahneleri anlatıyorlar... 00:27:17.416 --> 00:27:22.982 Oraya turistik seyahatleri yapanlar orada gördüklerini anlatıyorlar. 00:27:23.300 --> 00:27:29.659 Ben görmedim gitmedim, gitmek de istemem ama gidenler diyorlar ki; Amaan! 00:27:29.817 --> 00:27:35.737 Ne sahnelerde yakalamış onları o ölüm külleri, ne sahnelerde yakalamış! 00:27:35.848 --> 00:27:41.349 İşte Allah'ın azabı öyle gelir. Onun için azap gelmeden yola gelin! 00:27:41.682 --> 00:27:47.569 İşte tavsiye, işte nasihat, işte Peygamber Efendimiz'in sözleri, işte Kur'ân-ı Kerîm âyetleri. 00:27:47.608 --> 00:27:51.922 Kendinizi tanzim edin, helali varken harama ne saparsınız, 00:27:52.660 --> 00:27:58.780 Allah'ın helali az mı geliyor, yetmiyor mu? Helal dünya kadar içecek var adam içki içiyor… 00:27:59.709 --> 00:28:04.360 El birliğiyle herkes çalışacak. Sen kendi çocuğuna hâkim olacaksın, karına nasihati çekeceksin, 00:28:04.376 --> 00:28:09.630 karın çocuğuna nasihat edecek, akrabana söyleyeceksin, akraban ötekine söyleyecek, 00:28:09.356 --> 00:28:16.415 el birliğiyle bir de bakacağız bizim cemiyetin rengi yangın gibiyken yeşermeye, 00:28:16.844 --> 00:28:21.356 tatlanmaya, güzelleşmeye başlamış. Bir intizama girdi, sokaklar temiz olamaya başladı, 00:28:21.475 --> 00:28:27.788 ticarette şunu yok bunu yok aldatmaca yok, dürüst insanlar maşaallah! Allah Allah! 00:28:27.923 --> 00:28:32.596 Sahabe gibi insanlar var, ne kadar güzel ahlaklı! Sözünde duruyor, senet istemiyor, 00:28:32.617 --> 00:28:37.879 senedin vadesi gelir gelmez tırak ödüyor, hatta daha önceden al kardeşim elime para geçti, 00:28:38.244 --> 00:28:42.310 belki sana para lazım olur. Ben bunu üç ay sonra verecektim ama şu anda elime para geçti. 00:28:42.485 --> 00:28:44.266 Çünkü borçlunun namazı kabul değildir. 00:28:44.427 --> 00:28:52.136 Hocamız Buhârî'den, Nesâî'den, İbn Hibbân'dan, Ahmed b. Hanbel'den sahih bir hadîs-i şerîf kaydetmiş. 00:28:52.464 --> 00:28:56.883 Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efemdimiz buyuruyor ki; 00:28:57.881 --> 00:29:04.530 Kâne racülün tâcirun. "Ticaretle meşgul bir adam vardı." 00:29:04.528 --> 00:29:09.541 Yüdâyinü'n-nâse. "Bu adam insanlara borç para verirdi." 00:29:09.676 --> 00:29:14.768 Tüccardı, ticaretten yanında parası vardı, insanlara borç para verirdi. 00:29:15.450 --> 00:29:21.631 Şimdi bu hadîs-i şerîfin Nesâî'deki rivayetinde şöyle bir cümle varmış; 00:29:21.812 --> 00:29:25.878 Enne raculen lem ya'mel hayran kattu ve kâne yudâyinü'n-nâse. 00:29:26.440 --> 00:29:31.612 "Bir adam vardı, hiç hayır işlememiş; yalnız insanlara borç para verirdi." diyor. 00:29:31.795 --> 00:29:35.392 Hiç hayır işleyen bir adam değilmiş yani hayırlı bir kimse değilmiş. 00:29:36.750 --> 00:29:41.993 Hayır işlemiş bir kimse değilmiş ama insanlara borç para verirmiş. Borç verdikten sonra da; 00:29:42.720 --> 00:29:48.365 Fe kâne yekûlu li-fetâhu. "Çalıştırdığı delikanlıya dermiş ki..." 00:29:49.905 --> 00:29:56.151 İzâ eteyte mu'siran. "Eli dar bir insanın, borçlunun yanına gittiğin zaman." 00:29:56.199 --> 00:30:05.184 Benim alacağımı tahsil etmek üzere onun yanına vardığın zaman; baktın durumunu biraz sıkışıkça, 00:30:05.264 --> 00:30:14.337 halini perişanca görüyorsan müsamaha et, affediver, biraz müsâde et, müddet ver, vazgeçiver. 00:30:15.321 --> 00:30:22.790 Le'allellâhe en yetecâveze 'annâ. "Belki Allah da bizi affeder, bizim günahımızdan geçer." 00:30:22.991 --> 00:30:29.721 diye tenbih edermiş. O da sıkışık insanın üstüne fazla varmazmış. 00:30:29.776 --> 00:30:32.509 Senin bana borcun var, ver onu. 00:30:32.604 --> 00:30:38.601 Vermezsen gırtlağını sıkarım bilmem filan tarzında yapmazmış da, müsamaha gösterirmiş. 00:30:39.133 --> 00:30:42.819 Fe-lekıyellâhe fe-tecâveze 'anhü. 00:30:42.835 --> 00:30:50.382 "Gerçekten de ölmüş ve Allahu Teâla hazretleri bu güzel duygusundan dolayı, 00:30:50.485 --> 00:30:57.117 onun günahlarını bağışlamış." diyor. Peygamber Efendimiz o zâtın hayatıyla ilgili haber veriyor. 00:30:57.435 --> 00:31:05.119 İslâm'da böyle bir hassaslık, acıma duygusu vardır. Ticaretin çeşit çeşit halleri oluyor. 00:31:05.198 --> 00:31:15.450 Bazen insan borçlanır, borç iyi değildir borçlanır, borçlandığı zaman verdiği sözü yerine getirmeli. 00:31:15.592 --> 00:31:18.344 Borcunu zamanında ödemeli, ödemezse çok tehlikelidir. 00:31:18.424 --> 00:31:22.916 Hele yanında para varken ödemezse çok tehlikeleri ve günahları vardır. 00:31:23.210 --> 00:31:27.403 Bazen insan hüsn ü niyetine, ödeyeyim diye arzu etmesine rağmen 00:31:27.467 --> 00:31:33.658 işleri ters gider mümkün olmaz, o zaman onu bastırmamak lazım. 00:31:33.825 --> 00:31:39.883 Araplar da bir kötü huy varmış, borç verirlermiş, borcunu tahsil etmeye giderlermiş, 00:31:40.340 --> 00:31:47.806 parası yoksa, peki, şu kadar daha sonra ver ama faizi şu kadar oldu diye faizi artırırlarmış. 00:31:47.861 --> 00:31:53.485 Böylece katlana katlana öyle bir hâle gelirmiş ki adam mahvolurmuş. 00:31:53.977 --> 00:31:59.857 Peygamber Efendimiz böyle bir âdetin, cahiliye âdetinin olduğu bir muhitte diyor ki; 00:32:00.800 --> 00:32:05.222 "Borçlulara acıyın! O da insan, onun da çoluk çocuğu var, sıkıntısı var. 00:32:05.349 --> 00:32:11.154 Böyle olduğu zaman eğer durumunuz müsaitse onun borcuna biraz kolaylık gösterin." gibi 00:32:11.503 --> 00:32:16.811 bir borçluya müsamahayı başka hadîs-i şerîflerin de tavsiye eder. 00:32:16.843 --> 00:32:21.583 Burada da öyle hareket etmiş olan bir kimsenin Allah'ın rahmetine bu 00:32:21.615 --> 00:32:27.388 merhameti dolayısıyla eriştiğini bildiriyor. Bu bir merhamettir tabii, borçluya acıyorsun. 00:32:27.785 --> 00:32:31.435 Bazen icrâya verilir. Bilmiyorum hiç icrâ hadisesi gördünüz mü? 00:32:31.958 --> 00:32:37.490 Adam eve gelir, borcundan dolayı haciz konulmuş olan malları alır. 00:32:37.810 --> 00:32:39.953 Ben ortaokul talebesiyken bir kere gördüm. 00:32:40.215 --> 00:32:44.292 İcrâ memuru bir eşyaya yapışıyor, kadın eşyanın öbür tarafına yapışıyor. 00:32:44.363 --> 00:32:47.285 "Aman bu babamdan, dedemden kaldı bunu alma." 00:32:47.523 --> 00:32:52.970 Onu bırakıyor başka bir şeye yapışıyor, yani bir acı hal. 00:32:52.423 --> 00:32:54.359 Allah kimseyi borçlu etmesin. 00:32:54.454 --> 00:33:00.918 Borçlu olanlara da maddî mânevî her çeşit borçlarını ödeme imkânı bahş eylesin. 00:33:01.530 --> 00:33:08.170 Borçların bir çeşidi de mânevîdir. Bu namaz kılmayan insanların namazlarını ödemesi lazım. 00:33:09.900 --> 00:33:14.500 Aklı başına gelip de tevbe ettiği zaman eski zamanlarda kılmadığı namazları ödemesi lazım. 00:33:15.571 --> 00:33:21.690 Günde bir plana bağlasın ödemeye başlasın. Her gün bir geçmiş günün namazını ödesin. 00:33:22.238 --> 00:33:27.534 Tutmadığı oruçları ödemesi lazım. Borçtur, ödemesi gerekir. 00:33:28.476 --> 00:33:33.413 Mânevî borçlarımızı da maddî borçları da Allah ödemek nasip eylesin. 00:33:34.240 --> 00:33:46.887 Kâne'l-vahyu ye'tînî alâ nahveyni ye'tinî bi-hî cibrîlu fe-yülkîhi 'aleyye kemâ yulki'r-raculü ala'r-raculi 00:33:47.181 --> 00:33:54.100 fe-zâke yetefelletü minnî ve ye'tînî fî-şey'in misli savti'l-cerasi 00:33:54.481 --> 00:34:00.450 hattâ yuhâlita kalbî fe-zâkellezî lâ yetefelletü minnî. 00:34:00.609 --> 00:34:08.566 Peygamber Efendimiz'e Allahu Teâla hazretlerinin emirleri gelirdi. Nasıl gelirdi? 00:34:08.947 --> 00:34:16.110 Vahiy diyoruz. Peygamber Efendimiz'e vahy edilirdi, o vahiy ile söylerdi. 00:34:16.290 --> 00:34:20.299 Ve mâ yentıku 'ani'l-hevâ in hüve illâ vahyün yûhâ. 00:34:20.394 --> 00:34:26.291 "Onun konuşmaları hiç kendi içinden, aklından, keyfinden değildir 00:34:26.592 --> 00:34:30.450 ancak kendisine vahyedilmiştir de onu söylemektedir." diye 00:34:30.561 --> 00:34:35.606 Allahu Teâlâ hazretleri Kur'ân-ı Kerîm'de bildiriyor, Resûlünün sözüne garanti veriyor. 00:34:36.320 --> 00:34:40.915 Resûlü söylemişse onun vahiy olduğunu bize garantili bildiriyor. 00:34:41.400 --> 00:34:49.640 Resûl-i Ekrem bu hadîs-i şerîfinde buyuruyor ki, "Bana vahiy iki şekilde gelir idi." 00:34:50.410 --> 00:34:57.665 Vahiy çeşitleri çoktur, burada iki tanesini zikrediyor. Birisi; 00:34:57.729 --> 00:35:03.729 Ye'tinî bi-hî cibrîlu fe-yülkîhi 'aleyye kemâ yulki'r-raculü ala'r-raculi. 00:35:04.149 --> 00:35:09.723 "Bazen bana Cebrail getirirdi ve bir adamın bir başka adama bir söz söyleyip 00:35:10.183 --> 00:35:13.547 bilgiyi naklettiği gibi naklederdi." 00:35:13.928 --> 00:35:25.566 Fe-zâke yetefelletü minnî. "Bu benden âniden vukûa gelirdi ve bunun hıfzı, unutulması kolay olurdu." 00:35:25.685 --> 00:35:29.822 Peygamber Efendimiz bazen vahyi telakki ettiği zaman unutmayayım diye telaş ederdi. 00:35:29.957 --> 00:35:33.112 Lâ tuharrik bi-hî lisâneke li-ta'cele bi-hî. 00:35:33.247 --> 00:35:39.480 "Bu şeyleri tekrar edeceğim, onu acele öğreneyim diye dilini hareket ettirme. 00:35:39.615 --> 00:35:42.614 İnne 'aleynâ cem'uhû ve kur'ânehû. 00:35:42.804 --> 00:35:47.426 "O Kur'ân-ı Kerîm'in toplanması ve okutulması bize ait bir vazifedir." 00:35:47.530 --> 00:35:50.280 Biz onu sana vahyettikten sonra unutturur muyuz? 00:35:50.328 --> 00:35:54.928 Söyleteceksek söyletiriz, telaşlanma Resûlüm diye vahiy inmiştir. 00:35:55.100 --> 00:36:05.188 Diğer şekil, "Bana bir çıngırak sesine benzer bir tarzda 00:36:05.275 --> 00:36:17.521 ses olarak gelirdi ve bu kalbimi, gönlümü, içimi kaplardı." Yani içime nakş olurdu, ayrılmazdı. 00:36:17.736 --> 00:36:22.100 Bu çeşit vahiy gayet derinden içimde kalırdı. 00:36:22.164 --> 00:36:28.481 Peygamber Efendimiz bize burada vahiy tarzının iki tanesini açıklamış. 00:36:29.890 --> 00:36:36.799 Kânet benû İsrâîle tesûsühümü'l-enbiyâü külle mâ heleke nebiyyün 00:36:37.276 --> 00:36:43.418 halefehû nebiyyün ve innehû lâ nebiyye ba'dî ve seyekûnü hulefâe fe-yeksürûn 00:36:43.545 --> 00:36:53.499 kâlû fe-mâ te'murunâ kâle fû bey'ate'l-evvele fe'l-evvele ve a'tûhum hakkahüm 00:36:54.499 --> 00:36:59.925 ellezî ce'alellâhu lehüm fe-innellâhe sâilühüm amme's-ter'âhüm. 00:37:00.782 --> 00:37:06.306 Bu hadîs-i şerîf halifelik meselesiyle ilgili bir hadîs-i şerîftir. 00:37:06.679 --> 00:37:10.355 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyuruyor ki; 00:37:10.950 --> 00:37:17.721 Kânet benû İsrâîle tesûsühümü'l-enbiyâü. "İsrailoğullarına peygamberleri hükümdarlık yapardı." 00:37:18.420 --> 00:37:25.829 Onları peygamberler sevkederdi. Hükümdarları, yani şimdi kral diyoruz ya. 00:37:26.797 --> 00:37:33.940 Mesela İbranî kralları filan deniliyor. İbranî hükümdarları o İbranî devletini idare eden kimseler. 00:37:34.686 --> 00:37:40.139 " İsrail'in başındaki idareciler peygamberler idi." 00:37:41.100 --> 00:37:48.684 Davud aleyhisselam, Süleyman aleyhisselam gibi peygamber hükümdarları hükümdarlık ederdi. 00:37:48.961 --> 00:37:51.455 Külle mâ heleke nebiyyün halefehû nebiyyün. 00:37:51.630 --> 00:37:54.738 "Bir peygamber ölünce Allah bir başkasını ona halife, 00:37:55.223 --> 00:38:01.264 onun yerine halef gönderir ve o makamı o işgal ederdi." 00:38:01.510 --> 00:38:08.645 Böylece peygamberlerin idare ettiği bir topluluk, bir devlet durumunda idi. 00:38:09.248 --> 00:38:16.907 Ve innehû lâ nebiyye ba'dî. "Benim ümmetimin durumu benden sonra böyle olamayacak." 00:38:17.407 --> 00:38:22.895 Benî İsrail de durum böyleydi ama Ümmet-i Muhammed de 00:38:22.975 --> 00:38:28.563 Peygamber Efendimiz'den sonra durum böyle olmayacak. Yani nasıl olmayacak? 00:38:28.808 --> 00:38:31.678 Peygamber Efendimiz ölünce onun arkasından bir peygamber, 00:38:31.781 --> 00:38:35.314 onun arkasından bir başka Peygamber gelmeyecek. 00:38:35.584 --> 00:38:41.650 Peygamber Efendimiz nedir? Hâteme'n-nebîyyîn, peygamberlerin en sonuncusudur. 00:38:41.359 --> 00:38:47.284 Evveli Hz. Âdem aleyhisselam, âhiri Peygamberimiz Muhammed-i Mustafâ aleyhisselam. 00:38:48.680 --> 00:38:54.919 Mâ kâne Muhammedun ebâ ehadin min ricâliküm ve lâkin resûlellâhi ve hâteme'n-nebiyyîn. 00:38:55.777 --> 00:39:02.545 "Peygamber Efendimiz sizin eşrafınızdan, ricâlinizden bir kimsenin babası değildir 00:39:02.941 --> 00:39:10.922 fakat peygamberlerin sonuncusuydu, hâtemiydi." diye hâtem-i enbiyâ olduğu bildiriliyor. 00:39:11.900 --> 00:39:14.106 Şimdi bu devirde bozuk fırkalar çıkmış; 00:39:14.344 --> 00:39:18.830 Efendim, burada hâtemü'l-enbiyâ diyor, hâtemü'r-rusül demiyor. 00:39:18.981 --> 00:39:25.998 Binâenaleyh Peygamber Efendimiz'den sonra enbiyâ gelmeyecek doğru ama rasül gelecek. 00:39:26.379 --> 00:39:34.630 Kim gelecek? Hindistan'da kâdiyânî mezhebinin müessisi Gulâm Ahmed-i Kâdiyânî (ö. 1908), mesela. 00:39:34.715 --> 00:39:41.717 Böyle şey olur mu ya? Sen Kur'ân-ı Kerîm'i nasıl öyle tağyir yaparsın, öyle şey mi olur? 00:39:42.217 --> 00:39:45.487 Peygamber Efendimiz'den sonra Peygamber gelmeyecek! 00:39:47.257 --> 00:39:50.319 Peygamber Efendimiz'den sonra Peygamber gelmeyecek. 00:39:50.374 --> 00:39:55.304 Sonuncu peygamber, hâtemü'n-nebiyyîn çok açık âyet-i kerîmelerde, hadîs-i şerîflerde bildirilmiş. 00:39:56.100 --> 00:40:00.840 peygamber gelmeyecek de ondan sonra ne olacak? 00:40:00.123 --> 00:40:04.199 Ve seyekûnü hulefâe. "Halifeler gelecek." 00:40:04.429 --> 00:40:09.371 Yani peygamberlik sıfatında olmayacak ama has halis kimseler halife olarak 00:40:09.739 --> 00:40:14.320 devleti idare edecekler, Ümmet-i Muhammed'in başında olacaklar. 00:40:14.706 --> 00:40:16.858 Peygamber Efendimiz vefat edince ne oldu? 00:40:16.914 --> 00:40:24.471 Hakikaten Hz. Ebû Bekir geçti, arkasından Hz. Ömer geçti, Hz. Osman, Hz. Ali, Hz. Hasan, 00:40:24.526 --> 00:40:31.803 Hz. Hüseyin derken iş karışıverdi, tarihî hadiseler vukû buldu, rıdvânullâhi 'aleyhim ecma'în. 00:40:32.410 --> 00:40:39.650 Halifeler olacak. Demek ki Ümmet-i Muhammed yine başsız kalmayacak da 00:40:40.327 --> 00:40:45.200 başındaki kimse peygamber sıfatında olmayacak. Başsız kalmayacak. 00:40:45.780 --> 00:40:49.515 Peygamber Efendimiz ümmetini çok güzel terbiye etmişti. 00:40:49.634 --> 00:40:56.221 "Üç kimse bir yolculuğa çıksalar -intizamlı olsun diye- bir tanesi başkan olsun." diyor. 00:40:56.745 --> 00:41:02.360 Şimdi modern bir toplantı yapsanız; Efendim, gündemi tespit edelim. Peki edelim. 00:41:02.448 --> 00:41:05.866 Hemen derhal bir toplantı başkanı olsun iki tane kâtip olsun. 00:41:05.963 --> 00:41:11.840 Derhal hemen bir başkan seçiyorlar ya, öyle olmazsa iş hallolmaz. Hiç bir toplantıdan netice alınmaz. 00:41:11.888 --> 00:41:15.658 Derhal bir başkan, kâtipler vs. derhal tespit ediliyor. 00:41:15.746 --> 00:41:22.632 O nizamı Peygamber Efendimiz ta 1400 yıl önce bize bildirmiş ki böyle derbederlik yok, 00:41:22.965 --> 00:41:29.957 içinizden bir tanesini kendiniz başa seçin, onu dinleyin. Efendim o en yaşlı mı olacak? 00:41:30.473 --> 00:41:34.657 Öyle bir şart, en yaşlı olma şartı yok. 00:41:34.681 --> 00:41:40.133 Yani bir tanesi seçilir sonra bir zaman gelir belki de değiştirilir. 00:41:40.172 --> 00:41:43.366 Şöyle olur böyle olur ama böyle bir intizama alışın. 00:41:44.152 --> 00:41:51.322 Neyse halifeler olacak, fe-yeksürûn. "Çoğalacaklar." 00:41:52.457 --> 00:42:04.448 Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer zamanında bir taneydi, ikincisi yoktu ama sonra iş karıştı, devlet idaresi çatallaştı. 00:42:05.155 --> 00:42:11.585 Hz. Ali Efendimiz'in zamanında Muaviye, o da Şam'da ben de halifeyim dedi. 00:42:11.926 --> 00:42:15.859 Bir şey başladı veyahut aralarında birşeyler oldu. 00:42:16.152 --> 00:42:20.840 İşte Hz. Osman niçin öldürüldü de, rıdvanullahi aleyhim ecmain. 00:42:20.345 --> 00:42:24.129 Şu şöyle neye oldu da bu böyle neye oldu da... İslâm tarihinde mâlum uzun şeyler... 00:42:24.581 --> 00:42:29.744 Neticede iş çatallaştı. Sonunda Emevi saltanatı kuruldu 00:42:30.141 --> 00:42:33.902 ve Hz. Peygamber'in torunlarına çeşit çeşit zulümler yapıldı. 00:42:34.235 --> 00:42:38.702 Çeşit çeşit zulümler yapıldı; Hz. Hasan Efendimiz'i zehirlediler, 00:42:38.743 --> 00:42:46.323 Hz. Hüseyin Efendimiz'i Kerbelâ'da çoluk çocuğuyla, karılarıyla, hanımlarıyla o çölde kestiler. 00:42:46.632 --> 00:42:50.768 Peygamber Efendimiz'in torunu, uzak bir kimse değil! 00:42:51.600 --> 00:42:58.840 Ondan sonra da Emevi hükümetleri sülâle-i tâhireyi devamlı bir baskı altında tuttu. 00:42:58.645 --> 00:43:09.513 Sıkıntıdan sıkıntıya, sıkıntıdan sıkıntıya uğratıldılar. Şimdi İran'da Hümeyni başa geçti ya. 00:43:10.130 --> 00:43:16.790 Hümeyni başa geçince tamam diyorlar, o zamandan şey yaptığımız durumu elde ettik diyorlar. 00:43:16.679 --> 00:43:22.335 Onun için adam motosiklete biniyormuş Irak birliklerin üstüne öyle gidiyormuş. 00:43:22.597 --> 00:43:28.988 Yani inançla, yaptığı şeyin iyi olduğuna inanan bir insan olarak gidiyor. 00:43:29.123 --> 00:43:32.314 Irak birliklerine Dalga dalga hücum ettiriyorlarmış, 00:43:32.448 --> 00:43:40.164 mayın tarlasının üstüne kol kola girip öyle gidiyorlarmış. İnançlı oldu mu iş o zaman değişiyor. 00:43:40.587 --> 00:43:46.323 Neyse, fe-yeksürûn. "Çoğalacak" Hakikaten de çoğaldı, hadîs-i şerîflerde bildirilen şeyler oldu. 00:43:46.542 --> 00:43:51.203 Sadaka Resûlullah. Resûlullah doğru söyledi. Fî-mâ kâle ev ke-mâ kâle. 00:43:51.513 --> 00:43:55.231 "Ya böyle kelime kelime böyle söylemiş ya da buna yakın. İşte söylediği çıktı. 00:43:55.779 --> 00:44:02.320 Nitekim Kureyş'ten alınıp da Himyer'e gittiği gibi, işte dediği yine oldu, çoğaldı. 00:44:03.154 --> 00:44:07.601 Eyvah! O zaman ashâb-ı kirâm sordular, dediler ki; 00:44:08.212 --> 00:44:14.960 Kâlû fe-mâ te'murunâ. "Böyle çoğalınca ne buyurursunuz bize yâ Resûlullah, ne yapalım? 00:44:14.604 --> 00:44:19.147 Birkaç tane çıktı, ona mı uyacağız buna mı uyacağız ne yapalım o zaman? 00:44:19.981 --> 00:44:23.515 Kâle aleyhisselam. "Peygamber Efendimiz buyurdu ki; 00:44:23.784 --> 00:44:34.244 Fû bey'ate'l-evvele fe'l-evvele. Fû, vefâ –yefî den emir. "Vefâ gösterin." Kime? 00:44:34.506 --> 00:44:37.760 Bey'ate'l-evvele."İlk biat ettiğinize." 00:44:37.855 --> 00:44:42.764 Tamam, sen halifemizsin, uyduk, itaat ettik dediğiniz ilk şahsa itaat gösterin. 00:44:44.475 --> 00:44:53.763 Sonradan çıkana değil ilke itaat gösterin tamam. Başka türlü intizam sağlanmaz, işler karma karışık olur. 00:44:53.842 --> 00:44:59.779 O zaman o bir ordu toplar, bu bir ordu toplar, kardeşi kardeşe kırdırır, vurdurur, ortalık mahvolur. 00:45:00.441 --> 00:45:03.713 Hep de öyle olmuştur zaten. 00:45:03.745 --> 00:45:10.823 Şu dünya sevgisi şu saltanat arzusu nice kardeşlerin ellerini kana bulamıştır. 00:45:11.900 --> 00:45:17.226 Şu dünyada nice zulümler yaptırmıştır... Hani o tahta geçipte keyifle kurulmak var ya... 00:45:17.622 --> 00:45:22.931 Elini çırptığın zaman gelsin cariyeler, gitsin şerbetler, eğlenceler şeyler... 00:45:23.185 --> 00:45:29.526 O zevk ü sefâ var ya, nice kanlı ellerin sahiplerinin zevk ü sefâsıdır o. 00:45:30.200 --> 00:45:32.688 Allah bu dünyaya gönlümüzü bağlamazsın. 00:45:32.847 --> 00:45:38.422 Bu dünya bir melun bir varlıktır. İnsan bu dünyayı hedef edinirse, 00:45:38.946 --> 00:45:43.976 onu elde edeceğim diye çalışırsa bu dünyada çok hatalar işler, 00:45:44.405 --> 00:45:49.270 çoklarının hakkını yer, kanını döker, canını alır. 00:45:49.154 --> 00:45:55.424 Bugün dünya da medeniyet 20 asır önce mi daha iyiydi şimdi mi daha iyi? 00:45:56.346 --> 00:46:00.738 Hocam sen cahil misin nasıl söylersin bu sözü! Yirminci asırda medeniyet... 00:46:00.810 --> 00:46:07.194 baksana adamlar havalarda uçuyorlar, trenler, füzeler, yıldızlara, aylara gidiyorlar, medeniyet... 00:46:07.995 --> 00:46:15.660 Güzel, aya yıldıza gidiyorlar ama birbirlerini kurtlardan daha beter parçalıyorlar. 00:46:16.330 --> 00:46:19.480 Kurtlar bu kadar yapmaz veyahut kurtlar yapar. 00:46:19.663 --> 00:46:25.401 Bizim akrabalardan birisi askerlik yaparken buzlu karlı bir günde, 00:46:25.710 --> 00:46:31.349 alayın hududunda kulübede nöbet tutarken dışarda kurt sürüsü hücum etmiş. 00:46:31.849 --> 00:46:39.695 Soğuk, ayaz, kar yağmış, sürü üstüne geliyor ne yapsın? Uluyarak gelmeye başlamışlar... 00:46:40.584 --> 00:46:44.188 Can havliyle kendisini zor toparlamışlar, tüfeğini doğrultmuş 00:46:44.212 --> 00:46:48.954 [sürünün] ortasına bir tetiği çekmiş bir kurşun sallamış. 00:46:49.414 --> 00:46:56.391 Kaç tene kurt var idiyse bilmiyoruz. Bir tanesine isabet etmiş kanlar içinde karların üstünde düşmüş. 00:46:57.153 --> 00:47:03.119 Bakalım şimdi ne olacak? Kurtlar bizim akrabamızı parçalayacaklar mı başka bir şey mi olacak? 00:47:03.500 --> 00:47:10.915 Tabii kurtlar bizim akrabayı yemeye beraber gidiyorlar ya, 00:47:11.201 --> 00:47:15.993 bir tanesi yaralanıp da karların üstüne düşüp kan akmaya başlayınca kurtların hepsi üstüne çullanmış onu yemişler. 00:47:16.747 --> 00:47:19.697 Neden böyle yapıyorlar insanların merhametleri yok mu? 00:47:19.991 --> 00:47:27.771 Kurt hayvan! O acıkmış karnı doyacak, ona karnını doyuracak et lazım, kan kokusu lazım. 00:47:27.890 --> 00:47:34.404 İnsan, nöbetçi asker veya kendisi gibi bir kurt fark etmez. Parçalayacak yiyecek kurt... 00:47:34.880 --> 00:47:42.873 Bu zamanın insanları -medenî insanlar!- işte o kurtlar gibi! O aç kurtlar gibi. Neden? 00:47:42.976 --> 00:47:50.214 İncir çekirdeğini doldurmaz meselelerden. Hepsi Hz. Âdem aleyhisselam'ın evladıdır, yani kardeştir. 00:47:50.841 --> 00:47:56.724 Hepsi Âdem aleyhisselam'ın evladıdır ama biribirlerini yemekte, parçalamakta 00:47:57.803 --> 00:48:03.992 pençeleri kurtpençesi gibi keskindir, dişleri kurt dişleri gibidir. Nerede medeniyet? 00:48:04.547 --> 00:48:08.104 Medeniyet 1400 yıl evvel İslâm ile geldi. 00:48:08.351 --> 00:48:13.422 İslâm'ın iyi hâkim olduğu beldelerde pırıldadı, kendisini gösterdi. 00:48:13.715 --> 00:48:21.665 O beldeleri tahrip ettiği zaman o hainler, o zalimler, o medeniyet denilen tek dişi kalmış canavara 00:48:21.895 --> 00:48:27.218 sahip olduğunu idda eden hâinler o güzel insanî medeniyeti, 00:48:27.258 --> 00:48:33.141 fazilet medeniyetini tahrip ettiği zaman insanlık da medeniyet de şimdi gömülüyor. 00:48:33.465 --> 00:48:40.510 Torpillenmiş geminin çok kısmı suyun içine gömülmüş de burnu havada kalmış gibi. 00:48:40.674 --> 00:48:46.901 Gitmek üzere... İşte İstanbul'a bakın, işte gemi batmış da uç tarafı suyun üstünde o da gidecek. 00:48:47.500 --> 00:48:51.838 Azıcık kaldı... Koca güzelim gemi içindeki şeylerle beraber torpillendi, 00:48:52.227 --> 00:48:57.468 işte o medeniyet, o insanlık gitti. Medeniyet oydu... 00:48:57.587 --> 00:49:07.730 Orada borçluya, komşuya merhamet vardı; ananın evlada şefkati, evladın anaya babaya saygısı, 00:49:07.351 --> 00:49:12.167 önünde el pençe divan durması vardı. Orada kardeşin kardeşi sevmesi, 00:49:12.223 --> 00:49:15.518 kardeşi için kendisi yemeyip yedirmesi vardı. 00:49:16.272 --> 00:49:23.192 Orada hasta ziyareti vardı, Allah rızası için hayr u hasenât, sadaka vardı... 00:49:23.350 --> 00:49:25.277 Orada neler neler vardı. 00:49:25.698 --> 00:49:34.446 Onların hepsini şu Avrupalı, medenî dediğimiz zalimler tahrip ettiler, torpillediler. 00:49:35.150 --> 00:49:40.540 Şimdi bakıyorlar da, siz ne biçim milletsiniz ne kadar kötü huylarınız var diye bize kızıyorlar. 00:49:40.930 --> 00:49:43.634 Haklılar, bakıyorlar kızıyorlar. 00:49:44.833 --> 00:49:50.633 Thomas Wolker Arnauld diye bir adam var, "İslâm'ın Yayılış Tarihi" diye kitap yazmış. 00:49:51.173 --> 00:49:57.740 Tabii adam kitabını İngilizce yazmış, İngiliz profesörü. Sonradan müslüman olduğu söyleniliyor. 00:49:58.510 --> 00:50:04.795 Avrupalılara diyor ki; "Siz bu zamane müslümanlarına bakıp eski müslümanları anlayamazsınız. 00:50:05.280 --> 00:50:07.280 Bunlara bakıp anlayamazsınız." 00:50:07.439 --> 00:50:13.710 Gelecek Türkiye'ye bakacak, hali hazırdaki müslümanları görecek bizim ecdadımızı anlayacak! 00:50:13.806 --> 00:50:15.107 Mümkün değil! 00:50:15.154 --> 00:50:16.699 Eyne's-serâ mine's-süreyyâ. 00:50:16.731 --> 00:50:23.794 "Nerede gökteki Süreyya yıldızı nerede yerdeki toprak, alakası mı var?" 00:50:23.947 --> 00:50:28.915 Adamlar müslümanları kesmek için haçlı seferlerini tertip etmişler. 00:50:29.820 --> 00:50:32.649 Avrupa'dan yola çıkmışlar, Adana'ya kadar gelmişler. 00:50:33.498 --> 00:50:38.790 Tabii harp olmuş, bizim ecdadımızda benim toprağımı niye çiğniyorsun diye onlarla çarpışmış. 00:50:38.997 --> 00:50:42.870 Yaralı bereli Antakya taraflarına kadar gelmişler. 00:50:42.420 --> 00:50:45.465 Ermeniler, Rumlar onlara hıyanet etmişler. 00:50:45.988 --> 00:50:53.187 Bizim müslüman köylülerimiz insan, yolda kalmış demiş, -insan canı var, duygusu var. 00:50:53.306 --> 00:50:59.260 İnsan yaralandı mı inler, kendisini kaybetti mi sayıklar.- yarasını tımar etmiş, 00:50:59.240 --> 00:51:06.349 açlığını görmüş su ekmek vermiş; adam Müslümanlıkla çarpışmaya gelmiş müslüman olmuş. 00:51:06.698 --> 00:51:12.408 Oraya bakmış insanlık var; buraya bakmış kadir var, hıyanet var, müslüman olmuş. 00:51:13.109 --> 00:51:19.211 Kudüs'e gelenlerden müslüman olanlar çok ama eski müslümanları görünce müslüman olmuşlar. 00:51:19.973 --> 00:51:24.510 Avrupa'da Amerika'da Yyenileri görünce müslüman olmuşsa dönebilir, 00:51:24.939 --> 00:51:29.140 yani bizi görünce vay Müslümanlık bu muymuş diye dönebilir. 00:51:29.101 --> 00:51:36.147 Geçen bir Kanadalı geldi; baktım uzun boylu, seyrek sakallı, beyaz yüzlü, mavi gözlü bir kimse. 00:51:36.536 --> 00:51:41.174 Kimsin? Kanadalı Yahya mı dedi, adı Yahya. 00:51:42.700 --> 00:51:45.227 Tabii ben biraz tarih kitaplarını okuduğum için biliyorum, dedim ki: 00:51:46.568 --> 00:51:51.314 "Bizim memleketimiz senin eski tahayyül ettiğin kadar güzel değildir." 00:51:51.472 --> 00:51:56.864 Yani iyi müslümanlar, o eski müslümanlar nerede? "O kadar yok." filan dedim. dedi ki; 00:51:57.280 --> 00:52:03.905 "Yok, yine çok memnun kaldım. Konya'ya gittim, Türkler iyi müslüman ahlaklı insanlar. 00:52:04.516 --> 00:52:09.200 Bizim Kanada'da yok. Orada nerede [böyle insanlar...] Ben de; 00:52:09.500 --> 00:52:16.348 "Eh, inşaallah." dedim ama aslında bize bakarak onları anlamak mümkün değildir. 00:52:16.657 --> 00:52:24.688 Allahu Teâlâ hazretleri hükmü neyse o hüküm yerine gelecek. Dünya bozulacak, kıyamet kopacak. 00:52:24.744 --> 00:52:30.638 Kimin üzerine kopacak? Kıyamet insanların şirârı, en şerlileri üzerine kopacak. 00:52:31.481 --> 00:52:35.770 Yeryüzünde lâ ilahe illallâh diyen insan kaldığı müddetçe kıyamet kopmayacak. 00:52:36.873 --> 00:52:40.284 Bir de diyorlar ki, zikr-i dâimî erbâbı kaldığı müddetçe... 00:52:40.309 --> 00:52:46.771 Söz olarak lâ ilahe illallâh'ı herkes der de; aldatmak için diyeni, öyle deyip de günahlara dalanı var. 00:52:46.937 --> 00:52:52.136 Bazı kitaplar zikr-i dâimî, kalbi Allah Allah Allah Allah Allah Allah diye tıkır tıkır çalışan 00:52:52.247 --> 00:52:57.481 insan mevcut olduğu müddetçe kıyamet kopmayacak diyor. 00:52:57.960 --> 00:53:06.159 Allahu Teâlâ hazretleri bizi kendisine yâr eden, unutmayan, yolunda yürüyen kimseler eylesin. 00:53:06.309 --> 00:53:13.577 İlkin beyatına vefâ gösterin, ona tâbi olun, ötekine sonradan çıkana şey yapmayın." 00:53:13.673 --> 00:53:21.149 Ve a'tûhum hakkahum. "O beyat ettiğiniz kimselere haklarını verin." Nedir hakkı? 00:53:21.174 --> 00:53:25.753 İtaat edeceksin, sözünü dinleyeceksin, destek olacaksın, köstek olmayacaksın. 00:53:26.666 --> 00:53:34.253 Allahu Teâlâ hazretleri bilmediklerimizi öğrettirsin, vazifelerimizi idrak ettirsin, 00:53:34.300 --> 00:53:40.154 yolunca yürümeyi nasip eylesin, tevfîkini refîk etsin, gözümüzden perdeyi kaldırısın, 00:53:40.352 --> 00:53:45.100 gönlümüzün pasını silsin, kendisine has halis kul eylesin, 00:53:45.322 --> 00:53:52.129 şu dünya hayatının gafletleri içinden şu çamurdan, şu bataktan cümlemizi çıkartsın, 00:53:52.499 --> 00:53:56.937 nurlu yoluna dâhil eylesin. Fâtiha-ı şerîfe mea'l-Besmele.