WEBVTT 00:00:00.109 --> 00:00:02.945 es-Selâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh! 00:00:03.630 --> 00:00:05.350 Size bu cuma Bursa'dan hitap ediyorum. 00:00:06.378 --> 00:00:13.750 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bir hadîs-i şerîflerinde buyuruyorlar ki; 00:00:13.414 --> 00:00:18.119 Eyyumâ kavmin umile fiyhim bi'l-ma'âsî hüm eazzü 00:00:18.119 --> 00:00:23.812 ve ekseru lem yuğayyerû illâ ammehümullâhu bi-ikâbihî. 00:00:23.867 --> 00:00:26.517 Sadaka Resûllullah, fî mâ kâl ev kemâ kâl. 00:00:26.768 --> 00:00:30.980 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bu hadîs-i şerîfinde buyuruyor ki; 00:00:31.670 --> 00:00:34.562 Eyyumâ kavmin umile fiyhim bi'l-ma'âsi. 00:00:34.613 --> 00:00:39.752 "Herhangi bir kavim ki bu kavmin içinde günahlar işleniyor…" 00:00:40.839 --> 00:00:44.742 Bir kavim; bir topluluk, insan topluluğu, bir şehir, kasaba, grup, 00:00:44.804 --> 00:00:49.550 zümre, bir millet içinde günahlar işleniyor. 00:00:50.488 --> 00:00:54.163 Hüm eazzu ve ekseru. "Hâlbuki orada müslümanlar, 00:00:54.350 --> 00:00:59.608 Allah'tan korkan insanlar daha izzetli ve sayıca daha çok." 00:00:59.715 --> 00:01:05.590 Lem yuğayyerû. "Sayıca daha çok oldukları halde, izzetli itibarlı, 00:01:05.940 --> 00:01:08.865 güçlü kuvvetli oldukları halde durdurmuyorlar; 00:01:08.865 --> 00:01:15.836 günah işlenmesini engellemiyorlar, durumu değiştirmiyorlar." Ceza olarak ne olur? 00:01:15.836 --> 00:01:24.628 İllâ ammehümullâhu bi-ikâbihî. "Allahu Teâlâ hazretleri o kavme azabı umumi indirir." 00:01:25.454 --> 00:01:32.679 Sadece o günahı işleyenleri cezalandırmaz; günahı işleyenleri durdurması gereken, 00:01:32.965 --> 00:01:39.772 durdurmaya gücü yeten insanlar durdurmamışsa azabı, gazabı, cezayı, 00:01:39.772 --> 00:01:46.612 ikabı onlara da şamil kılar, onları da cezalandırır. Hepsinin üstüne umumi olarak gelir. 00:01:47.530 --> 00:01:54.120 Ama adamcağız camide namaz kılıyor, evinde Kur'an okuyor, o gün oruçlu veya abdestli… 00:01:54.532 --> 00:02:01.840 Azap şehrin üstüne umumi olarak iner. Felaket, bela, musibet, Allah'ın kahrı, 00:02:01.147 --> 00:02:04.868 gazabı hepsinin üstüne umumi olarak gelir. Neden? 00:02:05.491 --> 00:02:11.877 Evet, o namazlı niyazlı, ibadetli ama öteki kötülerin kötülük yapmasını engellemedi. 00:02:12.411 --> 00:02:15.690 İşte bundan dolayı! Aziz ve muhterem kardeşlerim! 00:02:15.844 --> 00:02:24.499 Hep hatırıma gelir. Dükkânlarda "Müşteri velinimetimdir!" diye an'anevî bir levha vardır. 00:02:25.883 --> 00:02:32.319 İnsanın velinimeti; Kendisine nimet veren, yetiştiren, besleyen, çok iyilik yapmış insanlar, demek. 00:02:32.672 --> 00:02:37.190 Dükkânın sahibi "Müşteri velinimetimdir." diyor. Müşteri olmasa dükkân çalışmayacak. 00:02:37.485 --> 00:02:41.968 Siz de velinimetimizsiniz, bizi dinliyorsunuz elhamdülillah. 00:02:42.259 --> 00:02:48.737 Vaazımızı dinleyen müslüman kardeşlerimiz bizim velinimetimiz; sözlerimizi dinliyorlar 00:02:49.306 --> 00:02:56.880 ama bu sözlerden istifade etmek ve onları uygulamak lazım. 00:02:58.299 --> 00:03:03.311 Peygamber Efendimiz'in hadîs-i şerîfleri sadece dinleyip beğenmek için değil; 00:03:03.801 --> 00:03:09.100 aynı zamanda anlayıp uygulamak için! Bunu niçin söylüyorum? 00:03:09.568 --> 00:03:13.895 Ülkemiz, Türkiye; yüzde doksan dokuzu müslüman olan, 00:03:14.650 --> 00:03:18.269 mü'min insanlardan müteşekkil olduğu daima söylenen, 00:03:19.264 --> 00:03:23.106 gerçek müslüman sayısı hakikaten çok yüksek olan, 00:03:23.416 --> 00:03:30.227 sayıca müslümanların çok fazla nispette olduğu müslüman bir ülke. 00:03:32.219 --> 00:03:39.915 Cumhuriyet, laik vs. ama ahalisi İslâm ülkelerinin en başında gelen, 00:03:40.550 --> 00:03:47.723 İslâm ülkelerinin baş tâcı ettikleri, sevgiyle baktıkları, takdirle izledikleri insanlar. 00:03:48.114 --> 00:03:52.773 Müslüman; iyi müslüman! Müslüman ne demek? Allah'a inanmış, 00:03:52.827 --> 00:03:58.314 Peygamberimiz Muhammed-i Mustafâ sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'e bağlanmış, 00:03:58.314 --> 00:04:03.448 Allah'ın kitabına tâbi, Allah'ın ahkâmını uygulamaya çalışan insanlar. 00:04:05.487 --> 00:04:11.664 Bir, insanın iyi insan olması var; kendisi şahsen iyi insan, ibadetini yapıyor, 00:04:11.664 --> 00:04:17.370 dinî vazifelerini yapıyor. Kötülük yapmıyor, ahlâklı, güzel... 00:04:17.338 --> 00:04:25.296 Bir de çevresine karşı vazifeleri var. İçinde yaşadığı topluma, cemiyete karşı vazifeleri var. 00:04:25.997 --> 00:04:31.906 İslâm dini, bir toplum dinidir. Din, bir duygu; ona kimse ilişmez. 00:04:32.400 --> 00:04:38.790 Bir dağın köşesine gitsin, dindarlığını yapsın… filan. İslâm'da böyle bir şey yok! 00:04:39.264 --> 00:04:45.120 İslâm, müslümanların üzerine topluluğa karşı vazifeler yüklüyor. 00:04:45.315 --> 00:04:49.911 Toplu yaşamayı, toplum, cemiyet halinde yaşamayı teşvik ediyor 00:04:50.442 --> 00:04:54.792 ve cemiyet halinde yaşamanın çok hayırları, bereketleri olduğunu bildiriyor. 00:04:55.181 --> 00:04:58.460 O zaman bu toplu yaşamanın da düzenli olması lazım. 00:04:59.311 --> 00:05:05.820 Herkesin görevini bilmesi lazım, herkesin iyi şeyler yapması lazım. Kötü şeyleri yapmaması lazım. 00:05:06.221 --> 00:05:11.798 "İyi ama iyi şeyleri iyi insanlar yapıyorlar, kötü şeylerden uzak duruyorlar da 00:05:12.552 --> 00:05:18.349 bir de toplumda ayyaşı, sarhoşu, serserisi, afyonkeşi, tinerkeşi…" 00:05:18.490 --> 00:05:23.422 Şimdi tiner de çekiyorlarmış, maalesef artık neler neler duyuyoruz! 00:05:25.399 --> 00:05:33.140 Şer, gazetelerde söylendikçe yaygınlaşıyor veya insanlar filmlerden, televizyonlardan, 00:05:33.140 --> 00:05:37.953 mecmualardan da, kötü arkadaşlardan da sapabiliyor. 00:05:38.134 --> 00:05:41.478 Başka ülkelerin kötü insanlarında da sapma olabiliyor. 00:05:41.991 --> 00:05:45.285 Toplumun içinde az da olsa kötü insanlar da var. 00:05:46.506 --> 00:05:50.576 Mesela Türkiye'de kötü insanlar az; başka ülkelerde daha fazla! 00:05:50.926 --> 00:05:56.160 Medeniyet arttıkça, "medenî" denilen ülkelerde kötülükler daha da fazlalaşıyor! 00:05:56.666 --> 00:06:01.718 Sanıldığı gibi değil; medeniyet ilerledikçe insanlar daha güzel insan olmuyorlar! 00:06:02.397 --> 00:06:08.754 Bazen daha canavar, daha bilgili, gaddar, daha korkunç oluyorlar. 00:06:09.940 --> 00:06:17.176 Medeniyet insanlık seviyesini göstermiyor; rahat yaşama seviyesini, konforu gösteriyor. 00:06:17.176 --> 00:06:21.897 Ama insaniyet, irfan; İslâm'da var! 00:06:22.370 --> 00:06:26.744 Müslümanlar umumiyetle iyi insanlar da içlerinde kötü insanlar da çıkabiliyor. 00:06:27.590 --> 00:06:30.304 Bu kötü insan nereden geldi, nasıl oldu? 00:06:30.552 --> 00:06:36.210 Bazen muhacir oluyor, bir yerden gelmiş oluyor, bazen yetim büyümüş oluyor, 00:06:36.210 --> 00:06:42.525 bazen hapse girmiş çıkmış oluyor, kötü muhitlerden kötü huylar kapmış oluyor… 00:06:42.525 --> 00:06:52.194 Tamam. İyi insanların toplumun içindeki kötülere karşı da az da olsa görevleri var. 00:06:52.537 --> 00:06:56.167 İslâm'ın kötü insanlara karşı bakışı nasıl hocam? 00:06:57.684 --> 00:07:04.870 Bir kere müslüman kötü bir insana, günahkâr bir insana acıyor. 00:07:05.278 --> 00:07:11.929 Kızmıyor, Peygamber Efendimiz; "Kızmayın, ayıplamayın! Ayıplarsanız sizin de başınıza gelir!" diyor. 00:07:11.944 --> 00:07:19.742 Peygamber Efendimiz hadîs-i şerîflerinde "Sen mi onu ayıpladın?! Allah ceza olarak senin de başına getirir!" diyor. 00:07:20.191 --> 00:07:22.733 Ayıplamak yok, kızmak yok. Ne var? 00:07:22.972 --> 00:07:26.150 Acımak var, kurtarmaya çalışmak var. İlk vazifemiz bu! 00:07:26.312 --> 00:07:34.598 Kötü insanları ıslah edebilmeliyiz, kötü çocukları, kötü kadınları ıslah edebilmeliyiz, 00:07:34.692 --> 00:07:40.252 ayyaşları, sarhoşları kötü alışkanlıklarından vazgeçirebilmeliyiz. 00:07:40.336 --> 00:07:45.966 İnsan, bir genç çocuk, günde beş tane sigara içerse onun ciğerlerinin gelişmesi bile 00:07:46.708 --> 00:07:51.736 öteki genç arkadaşlarına göre yüzde şu kadar nispet geriliyormuş. Sigara bile fena! 00:07:51.736 --> 00:07:55.870 Bunu mertçe, açıkça haykırarak söylemek lazım! 00:07:55.674 --> 00:08:00.721 "Kimsenin işine karışmayalım, ne yaparsa yapsın o da keyfidir." dememeliyiz. 00:08:00.721 --> 00:08:06.916 Çünkü ciğerlerinin gelişmesi engelleniyor, oksijeni alması engelleniyor, damarları sertleşiyor; 00:08:07.665 --> 00:08:14.968 sonunda ciğerleri kurum doluyor, is, pas doluyor, öksürük oluyor, 00:08:15.874 --> 00:08:19.168 damarları sertleşiyor, kalbi hastalanıyor… 00:08:19.255 --> 00:08:23.880 Genç yaşta hastalıklı, öksürüklü bir insan olarak 00:08:24.267 --> 00:08:29.719 toplumun istifade edemediği bir insan durumuna geliyor. Sonunda da ölüp gidiyor. 00:08:30.250 --> 00:08:35.238 Kötü alışkınlıkların karşısına çıkmalıyız. Kötü insanları doğru yola çekmeye, 00:08:35.238 --> 00:08:40.843 çocukların arasındaki kötü eğilimleri yok etmeye çalışmalıyız. 00:08:41.393 --> 00:08:50.120 Bir gece yarısında bizim İskenderpaşa'dan pazar dersinden biraz geç çıktık, 00:08:50.158 --> 00:08:56.491 yatsıdan sonraya kalmıştık. Ara sokaklardan giderken baktık, polisler grup grup duruyorlar. 00:08:56.782 --> 00:09:01.156 Etrafa baktık, mahallelerin çocukları grup grup olmuşlar. 00:09:01.218 --> 00:09:05.738 Biz arabanın içinden, polisler olunca "Herhalde iki çete…" diye tahmin ettik. 00:09:06.130 --> 00:09:11.424 Birbirlerine taş atıyorlar! Kazık gibi delikanlılar veyahut levent gibi... 00:09:12.567 --> 00:09:17.742 Güzel insanlar olsalar ne kadar iyi olur ama polise yaka silktiren, 00:09:17.742 --> 00:09:22.860 birbirlerine zarar veren insanlar haline gelebiliyorlar. Bunlar kötü! 00:09:23.522 --> 00:09:26.804 Müslümanın kötü bir şey karşısında ne yapması gerekiyor? 00:09:27.263 --> 00:09:32.743 Kötülüğü yok etmeye çalışması gerekiyor. Kötü insanı ıslah etmeye çalışacak; 00:09:33.491 --> 00:09:37.684 eğer kötülükte ısrar ediyorsa engelleyecek, yaptırtmayacak! 00:09:39.185 --> 00:09:43.923 Onun için Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; "Bir kavmin içinde günahlar işleniyorsa…" 00:09:44.356 --> 00:09:54.121 Günahlar nelerdir? İçkidir, kumardır, zinadır, hırsızlıktır, katldir, adam öldürmedir, gadirdir vs. 00:09:54.513 --> 00:09:59.326 Bunların hepsi günah, şerefsiz, kötü işler. 00:09:59.388 --> 00:10:05.219 Bir kavmin içinde bunlar işleniyorsa müslüman ne yapması lazım? 00:10:05.470 --> 00:10:10.281 Bunları yola getirmesi lazım! Islah etmeye çalışır. Islah olursa olur. 00:10:10.947 --> 00:10:20.752 Islah olmazsa İslâmî toplum, büyük kalabalık grup gücünü ortaya, ağırlığını ortaya koyacak; 00:10:20.752 --> 00:10:26.621 kötülüğü yaptırmayacak. Kötülüğü yapana kötülüğü yapma hürriyeti yok! Neden? 00:10:26.888 --> 00:10:35.254 Toplum zarar görüyor. Günahlar insanlara zararlı, ailelere zararlı, sıhhate, ruha, 00:10:35.656 --> 00:10:40.968 toplumun intizamına, nizamına zararlı. Bunların engellenmesi lazım! 00:10:41.470 --> 00:10:47.416 Bunları değiştirmiyorsa… Camdan bakıyor, perdeyi çekiyor, tamam. Kimse kimseye karışmıyor. 00:10:49.969 --> 00:10:57.603 Yıllar önce Beyazıt'ta bir tanıdığımın, akrabamın oturduğu bir mahallede hırsızın birisi gelmiş, 00:10:58.892 --> 00:11:05.430 aşağıda arabaları karıştırmaya başlamış; açmaya çalışıyor. Yukarıdan birisi "Heyt!" diye bağırmış. 00:11:05.520 --> 00:11:08.467 "Niye benim arabamın kapısını açmaya çalışıyorsun?!" 00:11:09.145 --> 00:11:17.697 Hırsız küstah! Belki de uyuşturucu kullanmıştır, esrar kullanmıştır, o zaman korkmuyor da. 00:11:19.370 --> 00:11:24.508 Hırsız aşağıdan yukarıya pencereye, arabanın sahibine demiş ki; 00:11:24.508 --> 00:11:28.600 "Oradan ne bağırıp duruyorsun?! Erkeksen in aşağı da yanıma gel!" 00:11:28.442 --> 00:11:32.263 Adam da, "Açacak, çalacak, ne yapacaksa yapacak." diye 00:11:32.264 --> 00:11:36.841 malını korumak için paldır küldür merdivenlerden arabasının başına inmiş... 00:11:37.290 --> 00:11:43.973 Adam bıçağını çekmiş, bunun üstüne saldırmış. Bıçağın ucuyla muhtelif yerlerinden, 00:11:44.117 --> 00:11:48.412 15-20 yerinden yaralamış. Bütün mahalleli camdan bakıyor! 00:11:48.902 --> 00:11:56.567 Olur mu? Ben anlayamadım! Allah insanı böyle zorlu imtihanlarla imtihana tâbi tutmasın. 00:11:57.252 --> 00:12:01.887 İş bıçaklı olunca, polisiye bir iş, polise ait bir iş oluyor. 00:12:02.183 --> 00:12:07.455 Tabi halk da, herkes de gidip de bıçaklı bir insanla uğraşamaz. Ama insan bir telefon eder: 00:12:08.134 --> 00:12:16.619 "Aşağıda bıçaklı birisi var, arabaları soymaya çalışıyordu. Komşumuza bıçak çekti…" diye 00:12:16.934 --> 00:12:20.419 acilen bir ihbar yapar. Kendisi de beş-on kişi aşağıya inince… 00:12:20.715 --> 00:12:26.945 Komşularının, bir kişinin zararını önlemesi lazım, bir kişinin zararını engellemesi lazım. 00:12:27.576 --> 00:12:34.479 Engellememişler! Nemelazımcı bir toplum, yarın onun da başına gelebilir. Bu doğru değil! 00:12:35.605 --> 00:12:43.377 Bir toplumda günahlar işleniyor da toplumu teşkil eden iyi insanlar daha çok güçlü 00:12:43.558 --> 00:12:48.655 kuvvetli ama bu günahları değiştirmiyorlarsa, engellemiyorlarsa 00:12:48.948 --> 00:12:56.402 o zaman Allah o günahkârlara verdiği azabı, ikabı, cezayı sadece onlara vermez; bütün topluma verir. 00:12:57.143 --> 00:13:00.649 Arasında iyiler de vardı, iyiler neden o cezaya uğruyorlar? 00:13:01.153 --> 00:13:04.591 Çünkü kötülerin günah işlemesini engellemediler. 00:13:05.621 --> 00:13:10.817 İslâm'da böyle bir vazife de var. İslâm'da insan namaz kılacak, tamam. 00:13:10.871 --> 00:13:16.701 Ezan okunduğu zaman camide buyurun namaza. Şu vazifeleri yapacak, bu vazifeleri yapacak… 00:13:16.767 --> 00:13:23.840 Tamam. Bir de kötülükleri yaptırmamak vazifesi var, kötülüğün karşısında durmak vazifesi var. 00:13:24.477 --> 00:13:32.920 Nehy-i münker vazifesi var; günahı yaptırmamak, yapılmasını engellemek vazifesi var. 00:13:32.233 --> 00:13:37.937 Toplu olunca daha kolay olur; insan tek başına olsa bile yine bunu yapması lazım. 00:13:38.531 --> 00:13:41.613 Yâsîn sûresini herkes sever ve herkes okur. 00:13:41.613 --> 00:13:45.843 Peygamber Efendimiz'in hadîs-i şerîflerinden "Sevaplı bir sûre." diye biliyorlar. 00:13:46.167 --> 00:13:51.848 Peki ama Yâsîn sûresinin içinde ne var, hangi ibretli âyetler var? 00:13:51.949 --> 00:13:56.309 Bunlardan hangi dersler, ibretler, hangi hikmetler çıkar? 00:13:56.614 --> 00:14:03.895 Yâsîn sûresinin ikinci sayfasında Habîbü'n-Neccâr isimli 00:14:04.236 --> 00:14:09.967 Antakyalı bir mübarek zâtın olduğu söylenen bir âyet var. 00:14:10.413 --> 00:14:14.270 Yâsîn'in ikinci sayfasında hadise anlatılıyor: 00:14:16.466 --> 00:14:22.499 O şehre gelmiş olan mübarek insanlar o şehrin ahalisini hak yola çağırıyorlar. 00:14:23.455 --> 00:14:30.359 Batıl inançtan hak yola gelmelerini istiyorlar da o kavim onları öldürmeye kalkıyor. 00:14:30.910 --> 00:14:42.582 Ama bu mübarek zât, Habîbü'n-Neccar da; Ve câe min aksa'l-medîneti raculün yes'â. 00:14:43.260 --> 00:14:50.420 Bunların öldürülmeye kalkışıldığı meydana koşarak, hem de koşarak geliyor. 00:14:50.670 --> 00:14:54.970 Yâ kavmi't-tebiu'l-mürselîn. "Ey kavmim! Yanlış iş yapıyorsunuz! 00:14:56.550 --> 00:15:02.437 Bunlar iyi insanlar, mübarek insanlar. Bunların sözünü dinleyin, buyruklarını tutun! 00:15:02.688 --> 00:15:07.672 Bunlar ilâhî vazifeli insanlar, bunları dinleyin!" diye onlara nasihat ediyor. 00:15:07.742 --> 00:15:10.986 Demek ki tek kişi olsa da ihlâslı bir insan çıkar, 00:15:11.167 --> 00:15:16.309 koca bir kalabalığa karşı bile hak sözü, tavsiyeyi yapar. Yapmalı! Bunu öğreniyoruz; 00:15:16.380 --> 00:15:23.886 Yâsîn sûresinin ikinci sayfasındaki muazzam, mübarek kıssadan çıkaracağımız hisse bu. 00:15:24.162 --> 00:15:28.377 Şimdi kimse kimseye karışmıyor! Olmaz! Karışacaksınız; bu şehir senin, 00:15:28.639 --> 00:15:35.354 bu şehrin temizliği senden de sorulur! Kimse sokağa tüküremez, kimse çöp atamaz, pis su atamaz, 00:15:35.588 --> 00:15:42.169 kimse köşeyi, beriyi kirletemez… Bakıyoruz caddenin ortasına, en güzel yerine, 00:15:42.759 --> 00:15:46.933 yerlinin yabancının gelip geçeceği yerlere çöpler yığılmış. 00:15:47.385 --> 00:15:52.524 Birileri de geliyor paket halindeki çöpleri karıştırıyor; 00:15:52.778 --> 00:15:55.623 içinden kendi işine yarayacak şeyleri alacağım diye 00:15:55.712 --> 00:16:00.231 çöpleri ikinci defa çöp haline getiriyor, dağıtıyor. Bence bunu da engellemeli! 00:16:01.139 --> 00:16:06.667 Poşet halinde, paket halinde naylonun içindeyken çöp orada duruyor. 00:16:06.667 --> 00:16:11.619 Hiç olmazsa biz de "Bunun içinde acaba benim işime yarayan şu maddeler var mı?" diye 00:16:11.848 --> 00:16:16.505 sopayla karıştırıyor, daha beter ortalığa dağıtıyor, gidiyor. 00:16:16.811 --> 00:16:22.564 Mesela bunlar hep "Yapmayın!" diye söylememiz gereken şeyler, diye düşünüyorum. 00:16:22.848 --> 00:16:28.491 Çeşitleri var. Sizin gücünüz var; kuvvetiniz, etrafınız, 00:16:28.912 --> 00:16:32.360 gücünüz nispetinde yanlış olan bir şeyi söylemelisiniz. 00:16:32.508 --> 00:16:38.581 İnsanın kendisinin yapmaması, en aşağı derecesi! Yanlış olan şeyi söylemek bir derece, 00:16:39.297 --> 00:16:41.911 yapılmamasını söylemesi bir üstün derece. 00:16:42.203 --> 00:16:47.480 Yapılmış bir yanlışlığı diliyle düzeltmeye çalışması, bir derece. 00:16:48.134 --> 00:16:52.201 Sevmemesi, kızması, kafasından ona karşı olması bir derece. 00:16:52.251 --> 00:16:57.319 Eliyle düzeltmesi bir derece. Fiilen yaptırtmaması bir derece. 00:16:57.722 --> 00:17:03.457 Onun için faal müslüman, gayretli müslüman olalım; iyilikleri çoğaltmaya, 00:17:03.457 --> 00:17:10.418 kötülükleri de azaltmaya çalışalım ki kötülükler gerçekten azalsın, iyilikler gerçekten artsın. 00:17:10.418 --> 00:17:15.236 Memleketimiz -elhamdülillah ben seviniyorum- güzel güzel haberler, 00:17:15.601 --> 00:17:25.342 her şeyde bir ümit, bir güzel gelişme... İnşaallah bizim ülkemiz, diğer müslümanların ülkeleri 00:17:26.111 --> 00:17:34.180 iyi çalışmalarla çok güzel olacak.İnşaallah biz kendi ülkemizi hem ileri bir ülke haline getireceğiz 00:17:34.650 --> 00:17:40.808 hem de Afrika'daki, Avrupa'daki, Kafkasya'daki, Orta Doğu'daki, Uzak Doğu'daki, 00:17:41.860 --> 00:17:46.720 dünyanın her yerindeki müslüman kardeşlerimize de fiilen yardım edeceğiz, elimizi uzatacağız. 00:17:46.720 --> 00:17:49.590 Onlara da faydamız olacak. Yapacağımız işler çok! 00:17:49.914 --> 00:17:56.318 O halde biz çok faal müslüman olmalıyız, gayretli, cevval müslüman olmalıyız. 00:17:56.600 --> 00:18:01.774 Hem hayırları çok yapmaya koşmalıyız hem de kötülükleri engellemek vazifemiz var. 00:18:01.836 --> 00:18:08.806 Tabi bunun usulü var; tatlı tatlı, netice itibariyle kavga çıkartmadan bu işi başarmak lazım. 00:18:09.260 --> 00:18:12.885 Ama kötü insan ille de inat ediyorsa "Ben bu kötülüğü yapacağım…" 00:18:13.534 --> 00:18:26.880 O zaman bu gibi durumlarda da icabında müslümanların izzetini, kuvvetini, satvetini, şecaatini göstermesi lazım. 00:18:26.380 --> 00:18:32.402 Bu da kardeşlikle, müslümanların elbirliğiyle, birbirine destek olmasıyla olacak. 00:18:32.507 --> 00:18:38.469 Önemli bir husus, çok cevval ve faal müslümanlar olmalıyız. 00:18:39.342 --> 00:18:42.275 İkinci hadîs-i şerîfe geçmek istiyorum. 00:18:43.000 --> 00:18:45.417 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki; 00:18:45.473 --> 00:18:51.578 Eyyumâ abdin etâhu [câetu] mev'ızetün mina'llâhi fî dînihî fe-innemâ hiye 00:18:51.875 --> 00:18:53.892 ni'metün mina'llâhi sebakati ileyh. 00:18:54.363 --> 00:19:00.537 Fe-in kabilehâ bi-şükrin ve illâ kânet hücceten mina'llâhi aleyhi li-yezdâde 00:19:00.677 --> 00:19:05.730 bihâ ismen ve yezdâde aleyhi bihâ sehatâ. 00:19:06.100 --> 00:19:11.998 Ben bizi cevval müslüman olmaya -‘aktif' diyeceğim ama ceza yerim diye demiyorum- 00:19:12.230 --> 00:19:19.538 faal ve cevval müslüman olmaya sevk eden bu hadîs-i şerîfleri 00:19:19.820 --> 00:19:25.200 çok söylememiz gerektiği kanaatindeyim. Bana; sanki müslümanlar çok sessiz duruyorlar, 00:19:25.200 --> 00:19:30.745 pek boynu bükük duruyorlar, haklarını bile aramıyorlar, yurtdışından, yabancılardan, 00:19:31.559 --> 00:19:36.540 gayrimüslim ülkelerden bin bir türlü zulüm oluyor da sesleri çıkmıyor, gibi geliyor. 00:19:36.540 --> 00:19:44.163 Onun için bu hadîs-i şerîfleri okumak -bunlar yeni Türkçe tabiriyle çok güncel, 00:19:44.532 --> 00:19:52.636 çok ‘aktüel' değil- güncel, canlı konular. Onun için hadîs-i şerîfleri canla başla dinleyin 00:19:52.636 --> 00:20:01.740 ve başkalarına da anlatın. Müslümanların nasıl sıcakkanlı, nasıl sevimli, nasıl heyecanlı, samimi 00:20:01.779 --> 00:20:08.956 nasıl damarlarında şırıl şırıl kanların hızlı hızlı aktığı, gayretli, 00:20:08.956 --> 00:20:12.640 Allah'ın hizmet ehli kulları olduğunu görsünler, herkes anlasın. 00:20:12.936 --> 00:20:18.814 Eyyumâ abdin etâhu mev'ızetün mina'llâhi fî dînihî. "Herhangi bir kul ki 00:20:19.235 --> 00:20:23.901 o kula dini konusunda Allah'tan bir öğüt gelmişse…" 00:20:25.770 --> 00:20:31.321 "Hocam, bu öğüt nereden geliyor?" Allah'tan bir kuluna dini konusunda bir öğüt nereden gelir? 00:20:31.516 --> 00:20:43.610 Bakarsın Akra radyosundan bir öğüt gelir, bir kitaptan gelir, bir gazetenin bir makalesinden, 00:20:43.649 --> 00:20:48.636 bir haberinden gelir, takvimin arkasındaki üç beş satır yazıdan gelir 00:20:49.600 --> 00:20:53.622 veyahut birisi yolda giderken söyler bir yerden duyulur… 00:20:54.638 --> 00:20:58.988 Gönderene bakmak lazım, söyleyene değil söyletene bakmak lazım. 00:20:59.232 --> 00:21:04.528 Allah birisini vesile ediyor, sana bir öğüt geliyor: Mesela, yalan söyleme. 00:21:04.649 --> 00:21:15.430 Mesela, teheccüd namazı kıl. Helal lokma ye. Müslümanların yardımına koş. Cimri olma, hayır yap… 00:21:16.450 --> 00:21:23.439 "Böyle bir dinî emir, tavsiye mev'iza; vaaz, öğüt geldi. 00:21:23.515 --> 00:21:28.299 Herhangi bir Müslümana bir dinî konuda bir öğüt geldi." Nerden geldi? 00:21:28.623 --> 00:21:37.159 Havadan geldi, kâğıttan gazeteden geldi, komşudan, bir insandan geldi, dosttan, düşmandan geldi… 00:21:37.435 --> 00:21:41.927 Bir öğüt geldi mi, bu nedir? Fe-innemâ hiye ni'metün mina'llâhi sebakat ileyh. 00:21:42.500 --> 00:21:48.225 "Bu Allah'tan ona koşup gelmiş olan bir nimettir." Öğüt geliyor, bir emir geliyor. 00:21:48.565 --> 00:21:52.596 Bu nedir? Bir nimettir. Neden? Allah'ın öğüdü geliyor. 00:21:52.596 --> 00:21:55.987 Tutunca sevap kazanacak, Allah sevecek, Allah'ın sevgili kulu olacak, 00:21:56.237 --> 00:22:00.650 sevdiği işi yapmış olan bir kul olacak; bu nimet. 00:22:00.662 --> 00:22:03.858 Bu öğüt, nimet; öğüdü veren kimseye teşekkür etmek lazım. 00:22:03.913 --> 00:22:07.762 Gazeteye, radyoya, yayına teşekkür etmek lazım, bu nimet. 00:22:08.431 --> 00:22:10.770 Peygamber Efendimiz; "Bir müslümana bir yerden bir öğüt geldi mi 00:22:10.886 --> 00:22:17.802 -nereden gelirse gelsin- o Allah'tan ona koşa koşa gelmiş bir nimettir." diyor. 00:22:18.270 --> 00:22:22.763 Fe-in kabilehâ bi-şükrin. Böyle bir nimet geldi mi insan ne yapar? 00:22:22.763 --> 00:22:28.812 "Elhamdülillah. Çok şükür yâ Rabbi." der; "Birisini vesile ettin, bana bu hakikati duyurdun. 00:22:28.812 --> 00:22:32.857 Sen Müsebbibü'l-esbâb'sın yâ Rabbi; sebepleri sen sevk edersin; 00:22:33.151 --> 00:22:38.731 kâinatın hâlıkı sensin râzıkı sensin, mutasarrıfı sensin…" Bunlar ne demek? 00:22:38.948 --> 00:22:46.659 "Kâinâtı yaratan sensin, yürüten yöneten sensin, her şey senin emrinle, buyruğunla, 00:22:46.964 --> 00:22:50.838 senin kaderinle, senin takdirinle oluyor, her şey senden! 00:22:50.838 --> 00:22:54.888 Ben bunu seziyorum, biliyorum yâ Rabbi. Sen sebepleri sevk eden, 00:22:54.935 --> 00:23:00.555 hareket ettiren gücün kuvvetin sahibi olan yaratanımsın, bunlar senden, biliyorum! 00:23:00.665 --> 00:23:06.399 Tamam, bana öğüt geldi; bu öğüdü de bana sen gönderdin, tamam. Bu öğüt de senden!.." 00:23:06.639 --> 00:23:10.731 O zaman insan ne yapacak? "Çok şükür yâ Rabbi. Senin öğüdünü aldım, tamam. 00:23:11.216 --> 00:23:17.141 Senin bu öğüdün bana bir nimettir; nimete şükretmek lazım. Çok şükür yâ Rabbi..." demek lazım. 00:23:17.561 --> 00:23:25.210 Fe-in kabilehâ bi-şükrin. Tamam! Bunu şükür ile kabul ederse iyi bir şey yapmış olur, ne mutlu! 00:23:25.280 --> 00:23:31.512 Sevap kazanmış olur. O öğüdü tutar, Allah'ın sevdiği bir işi yapmış olur, derecesi artar. 00:23:31.748 --> 00:23:34.880 Devam ederse arkasından çok büyük hayırlara erer. 00:23:35.195 --> 00:23:43.328 Ve illâ. "Aksi takdirde bu öğüdü şükür ile karşılamazsa, bu öğüdün nimet olduğunu anlamazsa…" 00:23:43.541 --> 00:23:45.130 "Git yahu, bırak yahu!.." 00:23:45.130 --> 00:23:50.950 Hak bir sözü söylüyorsun da sinirli bir anında dinlediği için bazı insanlar böyle söylüyor. 00:23:50.210 --> 00:23:57.152 Sana "Bırak yahu!" diyor, öğüt veren kimseye karşı geliyor, bağırıyor çağırıyor; dinlemiyor. 00:23:58.903 --> 00:24:03.213 "Sen misin bu gelen öğüdü kabul etmeyen, şükretmeyen?!" 00:24:03.597 --> 00:24:10.549 Üstelik bağırıp çağıran, diyelim. Burada yok ama manzarayı gözümüzün önünde canlandıralım, 00:24:10.866 --> 00:24:16.920 adam öğüt verildiği zaman kızıyor, küplere biniyor öğüt verene bağırıyor, çağırıyor: 00:24:16.226 --> 00:24:20.231 "Sen karışma bu işe!.." Bazen birisine bir şeyi söylüyorsun; "Sen karışma hocam!" 00:24:20.542 --> 00:24:25.100 Eğer seni çok seviyorsa; "Hocam, seni çok seviyorum ama sen bu işe karışma!" 00:24:25.279 --> 00:24:29.935 Ben Allah'ın öğüdünü söylüyorum, beni sevmen bir şey değil; sen öğüdü tut, öğüdü sev! 00:24:30.217 --> 00:24:34.202 Öğüdün Allah'tan gelen bir nimet olduğunu bil de, öğüdü tut mübarek! 00:24:34.979 --> 00:24:39.955 "Yok! Ben öğüdü tutmayacağım, sen de darılma! Seni çok seviyorum ama öğüdü tutmayacağım…" 00:24:40.172 --> 00:24:46.410 Tutmuyor. Bazen böyle oluyor, insanlar inada, inat havasına giriyorlar, 00:24:46.373 --> 00:24:50.490 şeytanın esiri oluyor kızıyor, senin öğüdünü tutmuyor; 00:24:50.821 --> 00:24:54.370 şeytanın içinden ona söylediği şeytanın öğüdünü tutuyor. 00:24:54.605 --> 00:24:59.600 Bazıları hocanın öğüdünü tutmuyor, şeytanın öğüdünü tutuyor. 00:24:59.306 --> 00:25:03.799 Rahman'ın öğüdünü tutmuyor şeytanın hükmüne giriyor. 00:25:03.824 --> 00:25:08.364 Yanlış iş yapıyorlar ama yanlış iş yaptıklarının farkında değil, onun için yanlış! 00:25:08.364 --> 00:25:15.290 Ve illâ kânet hücceten mina'llâhi aleyhi. "Eğer bu nimet olan öğüdü şükür ile karşılamazsa bu; 00:25:16.236 --> 00:25:23.386 âhirette, mahkeme-i kübrâda Allah tarafından onun aleyhine kullanılacak bir belge olur." 00:25:24.338 --> 00:25:26.479 Li-yezdâde bihâ ismen. 00:25:26.504 --> 00:25:29.426 "Nimeti karşılamaması, günahı artsın diye…" 00:25:29.444 --> 00:25:34.207 Yezdâde aleyhi bihâ sehatâ. "Allah'ın ona karşı hışmı, 00:25:34.797 --> 00:25:43.940 kızgınlığı artsın diye bir vesile, kaynak, belge olur." 00:25:43.239 --> 00:25:48.450 Hadislerin hepsini seviyorum, ayrım yapmayı doğru görmüyorum, hepsini severim. 00:25:48.141 --> 00:25:53.702 Peygamber Efendimiz neyle ilgili hangi sözü söylerse başımızın tâcıdır, 00:25:53.702 --> 00:25:57.360 hepsini sevmemiz lazım ama bu hadîs-i şerîfler çok önemli. 00:25:57.537 --> 00:26:02.827 Sana öğüdü kim verirse versin eğer birisi bir âyet, bir hadis okumuşsa, 00:26:03.136 --> 00:26:11.470 sana dininden bir ahkâm anlatmışsa; "Kardeşim! Böyle yapma, bu yanlış, bu günah…" demişse 00:26:11.470 --> 00:26:15.584 veyahut "Kardeşim! Şöyle yap, böyle yaparsan sevap…" demişse. Öğüt; 00:26:16.623 --> 00:26:19.666 Olumlu bir öğüt: "Şöyle yap kardeşim, sevap kazanırsın..." 00:26:20.370 --> 00:26:25.960 Olumsuz bir öğüt: "Kardeşim, böyle yapma, bu günahtır, ayıptır, Allah sevmez…" 00:26:26.316 --> 00:26:32.924 Bu da olumsuz öğüt. Her ne türlü öğüt gelmişse, aslında bu öğüt söyleyen kim olursa olsun 00:26:32.924 --> 00:26:35.659 Allah'tan sana gönderilmiş bir nimettir; 00:26:36.800 --> 00:26:40.307 sen bunu şükürlerle karşılayacaksın, öğüdü de tutacaksın. Öğüdü tutmak lazım. 00:26:40.825 --> 00:26:44.516 Nasihati vermek kolaydır, öğüt tutmak zordur. 00:26:44.516 --> 00:26:50.840 Nasihati eden çok olur ama öğüt tutan az olur, diyorlar. Hakikaten de öyle. 00:26:50.123 --> 00:26:54.340 Öğüdü tutmak kolay bir şey değil, insanlar öğüdü tutmuyor. 00:26:54.800 --> 00:27:00.569 Bir kere, izzet-i nefsine yediremiyor. Bir anda yanlış bir şeyi kendisine söylendiği zaman 00:27:00.768 --> 00:27:06.606 yüzü morarıyor, kararıyor, kaşları çatılıyor, yutkunuyor; seni de sevmiyor. 00:27:07.101 --> 00:27:11.171 Ne oluyor? Doğru söyleyeni dokuz köyden kovuyorlar! 00:27:11.735 --> 00:27:16.477 "Falanca adam direk gibi doğru, dosdoğrucu bir adam..." Kimse sevmez! Neden? 00:27:16.681 --> 00:27:21.924 Doğruyu söylüyor, herkese de kusurunu söylüyor. Söyleyince de kimse onu sevmiyor. 00:27:22.440 --> 00:27:28.115 İnsanlar ekseriyette dalkavukluğu seviyor, methedilmeyi seviyor, 00:27:28.557 --> 00:27:37.640 hakkı olmadığı konularda beğenilmek istiyor. Hakkı yok, haddi değil; övülmek, beğenilmek istiyor! 00:27:37.640 --> 00:27:43.876 Beğenilmek arzusu insanoğlunun içinde var, nefsin bir arzusu. Doğruyu söyleyeni sevmiyorlar. 00:27:43.876 --> 00:27:45.744 Öyle değil, öyle olmaması lazım. 00:27:46.152 --> 00:27:49.218 Peygamber Efendimiz'in buna benzer bir başka hadîs-i şerîfini hatırladım. 00:27:49.486 --> 00:27:52.716 Onu da vaazlarımda zaman zaman söylüyorum. 00:27:53.216 --> 00:27:55.351 Peygamber Efendimiz; "Kapıda, senin kapını çalıp da 00:27:55.351 --> 00:28:00.613 senden bir şey isteyen dilenci Allah'ın sana hediyesidir." diyor. 00:28:00.858 --> 00:28:04.798 Ne kadar enteresan! Ne kadar ilginç, ne kadar güzel!.. 00:28:05.198 --> 00:28:11.568 Kapıyı çalan, yoksul, miskin; Allah'ın sana hediyesidir. Bu nasıl hediye? 00:28:12.557 --> 00:28:16.200 Sen ona evden artık bir şeyler vereceksin; ekmek peynir, 00:28:16.341 --> 00:28:19.353 yiyecek içecek, biraz para, ne istiyorsa... 00:28:19.364 --> 00:28:22.413 O Allah'ın hediyesi, senin kapına gönderilmiş, ama 00:28:23.505 --> 00:28:26.966 aslında, asıl, insanın fakirleri araması bulması lazım, 00:28:27.360 --> 00:28:31.284 mahalledeki fakirleri bilmesi, yoksul mahallelere gitmesi lazım. 00:28:31.360 --> 00:28:37.579 Bence zengin insanların haftanın bir gününde tebdil-i kıyafet eyleyip, 00:28:37.988 --> 00:28:43.906 cebine paraları dizip yoksul mahallelere gitmesi; 00:28:44.339 --> 00:28:48.310 yoksul mahallelerin camilerine gidip, orada namaz kılması lazım. 00:28:48.528 --> 00:28:54.801 İmam efendiye kendisinin zengin olduğunu belli etmeden hâl hatır sorması lazım… 00:28:55.254 --> 00:29:02.220 Bence; "Bu mahallede yoksul, hasta, fakir, aç, dul, yetim, muhtaç var mı yok mu kardeşim?.. 00:29:02.389 --> 00:29:09.189 Hocam senin bildiğin hakikaten fakir, dilenciliği meslek edinmiş değil de 00:29:09.442 --> 00:29:13.698 gerçekten fakir olan insan var mı?" diye sorması lazım. Aramamız lazım. 00:29:14.100 --> 00:29:19.485 Hani tarama diyorlar, "sağlık taraması" vs. deniliyor. Doktorlar bir mahalleyi tarıyorlar 00:29:19.503 --> 00:29:27.181 veyahut bir okula, bir mektebe geliyorlar bütün öğrencileri diş muayenesi yapıyorlar 00:29:27.257 --> 00:29:32.497 veya ciğerlerini muayene ediyorlar; bakalım hastalık var mı yok mu diye tarama yapıyorlar; tarama... 00:29:32.755 --> 00:29:35.949 Bizim de fakir taraması yapmamız lazım, haftanın bir günü gidelim. 00:29:36.220 --> 00:29:44.835 O mahallelere gidince insan biraz üzülüyor; yoksul mahalleler pis, kaldırımları yapılmamış, 00:29:45.156 --> 00:29:52.223 yerler çamur, evler düzensiz, çocuklar pis pasaklı, yıkanmamış…. İnsan üzülüyor. 00:29:52.654 --> 00:30:00.975 İnsan biraz güzel semtlere gitse, muntazam sokaklar, güzel bahçeler, güller sümbüller 00:30:01.228 --> 00:30:07.168 her taraf pırıl pırıl, imrenilecek gibi... Oralarda insan neşeleniyor da öbür tarafta biraz üzülüyor. 00:30:07.830 --> 00:30:13.125 Biraz üzülecek yerlere gitmek lazım; biraz fakirlerin halini görmek lazım! 00:30:13.514 --> 00:30:16.424 Ne faydası var? En aşağı iki faydası var! 00:30:16.860 --> 00:30:22.893 Faydalardan bir tanesi; sen elindeki nimetlere şükredersin. "Elhamdülillah yâ Rabbi. 00:30:22.932 --> 00:30:26.219 Meğer sen bana nice nice nimetler vermişsin, 00:30:26.474 --> 00:30:30.819 ben ne türlü nimetlerin içinde yüzüyormuşum da farkında değilmişim! 00:30:30.819 --> 00:30:34.170 Bu kardeşlerim de senin kulların… Yâ Rabbi, 00:30:34.782 --> 00:30:39.811 ben bunlardan ne kadar iyi durumdaymışım!.." diye insanın şükrü artar. 00:30:39.811 --> 00:30:43.217 Elindeki nimetin kadrini kıymetini bilir. 00:30:43.524 --> 00:30:47.772 Çünkü insan kendinden aşağıdakilere bakınca şükrü artar. 00:30:48.179 --> 00:30:55.563 Kendinden yukarıdakilere bakınca da onlara imrendiği için elindeki nimetleri küçümser. 00:30:55.882 --> 00:31:01.585 Elindeki nimetleri küçümsemek, beğenmemek, azımsamak da Allah'ın sevmediği çok kötü bir huy, 00:31:01.841 --> 00:31:06.307 oradan da başı belaya girer. Onun için insan, biraz fakir mahalleleri dolaşınca 00:31:06.561 --> 00:31:08.760 elindeki nimetlerin kıymetini anlamalı. 00:31:08.760 --> 00:31:13.859 Allah'ın kendisine ne nimetler verdiğini bilip şükrü artmalı; hamdi artmalı. 00:31:13.859 --> 00:31:18.800 Bir fayda bu, kendisine, kendisinin ruhî terbiyesine faydası olacak. 00:31:18.839 --> 00:31:21.313 İkincisi faydası o mahallenin fakirlerine… 00:31:22.350 --> 00:31:28.662 Mahalleye bir zengin gelmişse bakar ki caminin çatısı akıyor, bakar ki halısı yok, sobası yok… 00:31:28.932 --> 00:31:33.942 "Hadi ben buranın kaloriferini yaptırıvereyim, hadi ben burasını tamir edivereyim…" der. 00:31:34.854 --> 00:31:42.670 Yoksullara bakar, dullara, yetimlere göz kulak olur, yiyecek, giyecek dağıtır, 00:31:42.285 --> 00:31:47.484 kömür dağıtır, aş dağıtır, iş bulur, çocuklarını okutur… 00:31:48.858 --> 00:31:54.241 İnsan onları da yaptığı zaman ruhen sıhhat kazanır. 00:31:54.493 --> 00:31:58.170 İyilik yapmak insanı ne yapar? Ruhen sıhhatlendirir! 00:31:58.661 --> 00:32:08.404 Bakın, bazı insanları duyuyoruz: Afrika'ya, en ilkel kabilelere, köylere gitmiş; orada hastane kurmuş. 00:32:08.796 --> 00:32:15.679 Ömrünü Avrupa'nın lüks bir şehrinde konforlu, -ne diyelim ‘lüks, konforlu' yerine- 00:32:16.320 --> 00:32:25.362 müreffeh rahat, imkânlarını tepmiş, bırakmış; yoksul bir Afrika köyünde ömrünü geçirmiş. 00:32:25.526 --> 00:32:28.749 Bunu neden yapıyor? Bunun da bir zevki var da onun için yapıyor. 00:32:29.415 --> 00:32:33.654 İyilik yapmanın bir büyük lezzeti, zevki vardır. Bazı insanlar bunu biliyor; 00:32:34.479 --> 00:32:39.260 meşakkat çekiyor ama iyilik yapıyor, iyilik yaptığından dolayı zevk alıyor. 00:32:39.968 --> 00:32:47.625 O Avrupalı; onun da kendine göre bu insancıl tarafı, yoksul kabilelere yardım etme tarafı herhalde 00:32:47.649 --> 00:32:53.239 Hz. İsa Efendimiz aleyhisselam'a inanmaktan, dindarlıktan geliyordur. 00:32:53.337 --> 00:32:56.867 Netice itibariyle bunu ilâhî duygularla yapmıştır. 00:32:57.348 --> 00:33:02.946 Müslümanlar daha çok, daha temiz, daha halis, ilâhî duygularla bunları yapacak. 00:33:02.997 --> 00:33:09.681 Onun için onlara, o fakir mahallelere, fakir köylere, fakir şehirlere gittiği zaman... 00:33:09.876 --> 00:33:15.604 Bence ülkemizin zengin şehirlerindeki zengin insanlar biraz fakir şehirlere gitsinler. 00:33:15.779 --> 00:33:17.960 Doğu Anadolu'ya, İç Anadolu'ya, köylere... 00:33:18.122 --> 00:33:22.530 Arabalarımızı, arabaları değiştirelim; yüksek tekerlekli, dingilli, 00:33:22.896 --> 00:33:27.735 dağa bayıra tırmanan arabalar alalım. "Hocam bu nereden icap etti?" 00:33:28.129 --> 00:33:33.517 Biraz yolsuz köylere gidelim, imkânsız yerlere, fakir yerlere gidelim. 00:33:33.874 --> 00:33:36.469 "Getirin bakalım, abdest alacağım…" Su yok! 00:33:37.175 --> 00:33:40.237 "Hadi bakalım, biraz karnım acıktı, yiyecek getir." 00:33:40.237 --> 00:33:46.223 Kasap yok, bakkal yok, yiyecek içecek yok, yoksulluk, sefalet; çok fena… 00:33:46.501 --> 00:33:53.481 Tamam, oralarda hayır yapma imkânı olur. Onun için ben; "Gelin arabaları değişelim, 00:33:54.455 --> 00:34:01.254 dört tekeri çekişli, dağlara bayırlara, orman yollarına, toprak yollara gidebilen arabalar alalım. 00:34:01.317 --> 00:34:04.791 Yoksul şehirlere, kasabalara, köylere gidelim 00:34:07.226 --> 00:34:10.953 oralarda biraz hayır hasenât yapalım…" diye size teklif yapıyorum. 00:34:12.339 --> 00:34:16.479 İnsanın kapısına gelen dilenci Allah'ın ona hediyesidir. 00:34:16.992 --> 00:34:22.831 Herhangi bir yerden insanın kulağına gelmiş olan, İslâm konusunda, 00:34:23.268 --> 00:34:29.141 dini konusunda bir öğüt Allah'ın ona bir nimetidir; nimete şükretmek lazım. 00:34:29.569 --> 00:34:35.595 Peygamber Efendimiz; "Şükrederse, bu öğüdü kabul ederse, yaparsa Allah sevecek. 00:34:35.794 --> 00:34:39.942 Yapmazsa Allah ona kızar ve onun günahı artar." diyor. 00:34:40.293 --> 00:34:44.250 Onun için düşmanınız bile söylese öğütleri tutun! 00:34:44.467 --> 00:34:48.489 Haklı sözü hasmınız, düşmanınız bile söylese kabul edin. 00:34:48.786 --> 00:34:55.222 Haksız sözü, yanlış sözü dostunuz, yakınınız bile söylese, "Bu yanlış oldu." deyin. 00:34:55.696 --> 00:34:58.715 Çünkü Peygamber Efendimiz'in hayatı öyle, kendisi öyle yapmış! 00:34:59.640 --> 00:35:02.545 En sevdiği insan bile yanlış bir iş yaptığı zaman, 00:35:03.860 --> 00:35:06.673 "Senin bu yaptığın doğru değil, senin bu huyun cahiliye devrinden, 00:35:06.673 --> 00:35:13.501 ahlâkından kalma kötü bir ahlâk, bunu düzeltmen lazım!" demiş Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz. 00:35:13.558 --> 00:35:19.170 Madem onun sünnetine uyacağız, o halde eğriye eğri, doğruya doğru demeliyiz. 00:35:19.103 --> 00:35:25.952 Ama bir de eğrinin eğri olduğunu söylerken kaş çatıp da söylemek yerine… 00:35:26.605 --> 00:35:31.514 Hatayı işleyen insanı seveceğiz ama hatayı tenkit edeceğiz. 00:35:31.944 --> 00:35:37.629 Hatayı yapan insanı sevdiğimizi belirterek yaparsak, 00:35:37.629 --> 00:35:43.766 o zaman seven insanın öğüdü tutulur ve öyle insanın öğüdüne kızılmaz. 00:35:44.747 --> 00:35:52.836 Günahkârı seveceğiz, günahı sevmeyeceğiz. Günahkârı -sevdiğimiz için- kurtarmaya çalışacağız, 00:35:53.336 --> 00:35:56.541 günahı -sevmediğimiz için- yok etmeye çalışacağız! 00:35:57.195 --> 00:36:01.830 Günaha kızıp da günahkârı yerin dibine batırmak 00:36:01.379 --> 00:36:07.915 netice itibariyle günahkârları zarara uğratmak demektir, belki de günaha itmek demektir. 00:36:08.350 --> 00:36:12.792 Asıl olan bataklığa düşmüş olan bir insana elini uzatıp, onu bataklıktan, 00:36:12.792 --> 00:36:18.256 çamurdan çekip kurtarmaktır, yıkayıp temizlemektir. Öyle yapmaya çalışmalıyız. 00:36:18.336 --> 00:36:27.630 Bir de müjdeli bir hadîs-i şerîf okuyalım, üç olsun. Üç rakamı tahakkuk etmiş olsun. 00:36:27.473 --> 00:36:31.572 Enes radıyallâhu anh'ten rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; 00:36:31.854 --> 00:36:36.846 Eyyumâ raculin et'ama câi'an at'amahullâhu min ta'âmi'l-cenneti. 00:36:37.290 --> 00:36:43.534 Ve eyyumâ raculin âmena hâifen âmenahullâhu yevme'l-kıyâmeti mine'l-fezâi'l-ekber. 00:36:45.409 --> 00:36:54.612 "Herhangi bir adam ki bir aç insanı doyurmuşsa Allah da ona cennet taamlarından yemek yedirir!" 00:36:54.972 --> 00:36:59.959 Cennete sokar, cennette ziyafet çeker, cennet taamlarını yemesini nasip eder, diyor. 00:37:01.142 --> 00:37:06.799 Öyle demek oluyor. Demek ki aç insanları doyurmalı, yoksulluktan, 00:37:06.885 --> 00:37:10.863 açlıktan sıkıntı çeken insanları bulup doyurmalıyız. 00:37:11.541 --> 00:37:18.380 Eyyumâ raculin âmena hâifen. "Korkan bir insanın korktuğunun sebebini araştırıp 00:37:18.380 --> 00:37:23.253 onu korkudan kurtaran, emniyete alan, emniyete çıkartan kimseye de 00:37:23.315 --> 00:37:26.863 Allah kıyamet gününde en büyük korkudan, el-fezâu'l-ekber, 00:37:26.863 --> 00:37:33.329 insanların korkudan titreştiği mahşer gününde korkulardan emin kılar, korkulardan kurtarır!" 00:37:33.407 --> 00:37:39.216 Demek ki korkmuş insanları korkulardan kurtarmaya, aç insanları doyurmaya çalışacağız. 00:37:39.248 --> 00:37:44.452 İnsanların yardımına koşacağız. Unuttum, birinci hadîs-i şerîfte bir şey daha söyleyecektim: 00:37:44.483 --> 00:37:49.238 Eazzü ve ekseru kelimeleri geçtiği zaman, onlar ism-i tafdil ya hani 00:37:49.646 --> 00:37:56.453 Eyyumâ kavmin umile fiyhim bi'l-ma'âsî hüm eazzü ve ekseru. "Herhangi bir kavim ki içinde günahlar işleniyor, 00:37:57.433 --> 00:38:02.817 hâlbuki orada iyi insanlar izzetli, daha izzetli, daha çok; değiştirmiyorlar. 00:38:03.830 --> 00:38:06.394 Azap onlara umumi gelir!" diye orada ism-i tafdil geçti ya. 00:38:06.724 --> 00:38:09.301 Allah hepinizden razı olsun. Cumanız mübarek olsun. 00:38:09.557 --> 00:38:13.986 Allah bu güzel günün feyzinden bereketinden cümlemizi istifade ettirsin, 00:38:14.312 --> 00:38:20.432 sevdiği kul eylesin, bahtiyar olarak yaşatsın, huzuruna sevdiği kul olarak varmamızı nasip eylesin, 00:38:20.541 --> 00:38:23.300 cümlemizi cennetiyle cemaliyle müşerref eylesin. 00:38:23.385 --> 00:38:25.925 es-Selâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!