WEBVTT 00:00:00.000 --> 00:00:04.520 es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühû. Değerli kardeşlerim! 00:00:04.560 --> 00:00:08.600 Allahu Teâlâ hazretleri cümlenizden razı olsun. Cumanız mübarek olsun. 00:00:08.661 --> 00:00:14.429 Hz. Ali Efendimiz radıyallahu anh ve kerremallahu vecheh'ten rivayet edilmiş 00:00:14.429 --> 00:00:16.771 bir hadîs-i şerîfle başlamak istiyorum. 00:00:16.920 --> 00:00:22.680 Hz. Ali radıyallahu anh Efendimiz'den rivayet edilen hadislere daha başka bir önem veriyorum. 00:00:22.679 --> 00:00:30.960 Çünkü Hz. Ali Efendimiz'i seven bütün insanların onu candan dinleyeceğini biliyorum. 00:00:30.680 --> 00:00:37.880 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in bu hadîs-i şerîfi ahlâk ile ilgili bir konuyu anlatıyor. 00:00:37.861 --> 00:00:45.154 Buyuruyor ki Peygamber Efendimiz: Men behete mü'minen ev mü'mineten ev kâle fîhi mâ leyse fîhi 00:00:45.577 --> 00:00:53.559 ekâmehu'llahu azze ve celle yevme'l-kıyâmeti alâ tellin mi'n-nârin hattâ yahruce mimmâ kâle fihi. 00:00:53.689 --> 00:00:56.887 Sadaka resûllullah, fîmâ kâl ev kemâ kâl. 00:00:57.157 --> 00:01:03.446 Bu hadîs-i şerîf bühtan, "iftira etmek" ile ilgili bir hadîs-i şerîf. 00:01:03.629 --> 00:01:07.957 Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; Men behete mü'minen ev mü'mineten. 00:01:08.137 --> 00:01:15.780 "Bir mü'min erkeği veya bir mü'min hanımı iftira ile anan, ona iftira eden." 00:01:16.440 --> 00:01:19.586 onun hakkında ev kâle fîhi mâ leyse fîhi. 00:01:19.633 --> 00:01:26.791 "Onda olmayan bir kusur varmış gibi yalan yere, 'O şöyledir, böyledir…' diye konuşan bir kimse…" 00:01:27.288 --> 00:01:30.435 Buna ne diyoruz? "İftira atmak" diyoruz. 00:01:30.440 --> 00:01:40.240 Yalan yere birisini bir kötü vasıfla yâd etmek. "İftira etmek" bildiğiniz bir kelime. 00:01:40.240 --> 00:01:44.880 Behede fiili, "bühtan etmek" demek. 00:01:45.181 --> 00:01:52.101 Allah bunu cezalandıracak, mü'min de olsa namazlı, niyazlı, imanlı bir mü'min de olsa 00:01:52.101 --> 00:01:58.227 ama öbür kardeşine; mü'min erkek veya mü'min hanım kardeşine iftira etti; Allah bunu cezalandıracak. 00:01:58.296 --> 00:02:01.130 Buradaki kardeşten maksat da din kardeşidir. 00:02:01.120 --> 00:02:09.960 Bir müslüman erkeğe veya bir müslüman kadına iftira etti bir insan, bu ötekisine zarar veriyor. 00:02:10.146 --> 00:02:13.437 Yazık!Yapmaması lazım, ahlâka uygun değil, 00:02:13.634 --> 00:02:16.915 birisi onun aleyhinde konuşsa kendisi de hoşlanmaz. 00:02:16.915 --> 00:02:22.963 Bir ölçü de budur; insan kendisine yapılmasını hoş göreceği şeyleri başkalarına yapmalı, 00:02:23.313 --> 00:02:27.688 kendisine yapıldığı zaman hoşlanmayacağı şeyi de başkasına yapmamalıdır. 00:02:27.688 --> 00:02:33.371 İnsan hiç kitap okumamış olsa, hiç ilmi olmasa bile ahlâkî prensip, 00:02:33.628 --> 00:02:36.965 ahlâkî esas olarak, kâide olarak bu yeter. 00:02:37.964 --> 00:02:41.357 "Bunu bana yapsalardı hoşlanmazdım, o halde ben de başkasına yapmayayım, 00:02:41.456 --> 00:02:44.375 o da hoşlanmaz herhalde." diye insanın bu kötü davranışı yapmaması gerekiyor. 00:02:44.421 --> 00:02:49.685 Ama insanlar boş durmuyorlar, yalan yanlış [konuşuyorlar.] 00:02:49.822 --> 00:02:55.814 "Kuru iftira" diyoruz; iftiranın bilmiyorum sulusu nasıl olur, kurusu nasıl olur ama 00:02:55.814 --> 00:03:01.719 "kuru iftira" deniliyor.Asılsız, esassız uydurma laflar… 00:03:01.902 --> 00:03:09.730 Bunu bazen şahıslar da yapıyor, daha kötüsü gazeteler de yapıyor. 00:03:09.556 --> 00:03:15.509 Gazeteler, mecmualar, televizyon kanalları, radyo kanalları [da yapıyor.] 00:03:17.831 --> 00:03:24.436 Türk Ceza Kanunu'nda bir insanın bir suçu basınla işlediği zaman cezalar katlanır. 00:03:24.713 --> 00:03:31.233 Çünkü onu birçok insan dinliyor, okuyor; cezalar ağırdır. 00:03:31.469 --> 00:03:37.608 İlahi kanunda da her halde bir insan hakkında söylenen bir kötülük sadece bir kişi tarafından 00:03:37.608 --> 00:03:45.188 duyulur da onun kafasını karıştırsa iftira edilen insanla olan güzel münasebetlerine tesir eder, 00:03:45.188 --> 00:03:50.762 onu bozmaya sebep olursa nihayet zavallı iftiraya uğrayan insan, bir insan kaybetmiş olur. 00:03:50.762 --> 00:03:58.763 Ama bu basın yoluyla, radyo yoluyla, televizyon yoluyla olursa; binlerce, milyonlarca insan 00:03:58.936 --> 00:04:04.377 böyle yalan yanlış şeylerden etkilenir de haksız olarak, yanlış olarak 00:04:04.554 --> 00:04:09.349 birilerine kötü gözle bakarsa, kötü sanırsa, kötü zan beslerse 00:04:09.349 --> 00:04:13.330 muhakkak ki o zaman suç kat kat daha büyüyordur. 00:04:13.229 --> 00:04:20.469 Böyle bir insan ceza görecek, ettiğini bulacak, âhirette Allah bu suçundan dolayı cezalandıracak. 00:04:20.759 --> 00:04:27.244 "Ama bu başka zaman başka iyilikler yapmış, namaz kılan bir insanmış, hacca da gitmiş, 00:04:27.371 --> 00:04:32.278 babası da müftüymüş, dedesi de şeyhmiş…" diye bazen böyle söylüyorlar. 00:04:32.441 --> 00:04:38.246 Birisiyle tanışıyorsunuz, adam hatalı bir yolda, kötü bir iş yapıyor; 00:04:38.246 --> 00:04:45.740 "Böyle yapma!" diyorsunuz, münakaşa ediyorsunuz. Sizi biraz çetin ceviz olarak görüyor; 00:04:45.197 --> 00:04:49.836 "Bunu alt edemeyeceğim galiba…" [diyor], bu sefer geri adım atmaya başlıyor; 00:04:49.836 --> 00:04:54.594 "Zaten benim ailem de iyi müslümandır; ben küçükken amme cüzünde okumuştum; 00:04:54.837 --> 00:05:01.398 benim dedem de hocaydı, benim akrabam da hacca gitmişti…" 00:05:01.398 --> 00:05:08.775 İyi ama onların sevabı onlaradır. Sen onların yanında gitmemişsin, senin de iyi olman gerekiyor. 00:05:08.760 --> 00:05:16.840 İşte böyle insanlar ceza görecek; mü'min de olsa ceza görecek. Kâfirse zaten ebedî ceza görecek. 00:05:16.840 --> 00:05:23.800 Mü'min olmayan insan zaten ebediyen cehennemde yanacak. Bunda şek, şüphe yok. 00:05:23.670 --> 00:05:27.411 Mü'min de iftira ederse o da cehenneme girecek. Ne olacak? 00:05:28.315 --> 00:05:33.670 Ekâmehu'llahu azze ve celle yevme'l-kıyâmeti alâ tellin mi'n-nâr. 00:05:33.750 --> 00:05:41.320 "Allah onu kıyamet gününde ateşten bir tepenin üstünde ikâmet ettirir." 00:05:41.320 --> 00:05:48.650 Ateşten, ateş yığını olan bir tepenin üzerinde bu iftiracı adam durdurulur. 00:05:48.910 --> 00:05:51.611 Hattâ yahruce mimmâ kâle fihi. 00:05:51.754 --> 00:06:00.289 "O iftira ettiği adamın masum olduğunu itiraf edinceye kadar 00:06:00.441 --> 00:06:04.651 ve o iftira etmesinin cezasını çekinceye kadar, 00:06:04.729 --> 00:06:11.395 o ateşten tepenin üstünde cayır cayır azap görür, yanar." Allahu Teâlâ hazretleri böyle bildiriyor. 00:06:11.618 --> 00:06:20.903 Bütün insanlar doğru, düzgün, dürüst, sağlam sözlü, kibar, zarif, ârif, kâmil insanlar 00:06:20.903 --> 00:06:26.162 olsa böyle olmayacak; ama olmuyor. Olmayınca hem âhirette cezası var 00:06:26.360 --> 00:06:29.560 hem de dünyada bunun bir cezası olması gerekiyor. 00:06:29.726 --> 00:06:36.578 İftira basın yoluyla işleniyor, televizyon yoluyla işleniyor. Bunun cezasını kim verecek? 00:06:36.921 --> 00:06:42.864 Eğer kanun vermezse, kanundan kaçma yollarını bulurlarsa veyahut birisi davacı olmadı diye 00:06:42.930 --> 00:06:48.780 arada kaynar giderse o zaman toplum bunun cezasını vermelidir. Toplumun cezası nedir? 00:06:49.424 --> 00:06:55.459 Toplum, "Sen yalancısın, iftiracısın…" der, bir daha o gazeteyi almaz. O radyoyu dinlemez. 00:06:55.836 --> 00:06:58.961 Bir daha o televizyon yayınına iltifat etmez. 00:06:59.244 --> 00:07:07.406 Amerika'da yüksek tirajlı bir gazete, bir müstehcen fotoğraf yayınlamış. 00:07:09.120 --> 00:07:17.240 Amerika'nın aile hayatında da hoş karşılanmayan çirkin, müstehcen bir fotoğraf yayınlamış. 00:07:17.900 --> 00:07:27.767 Kim bilir hangi konudaydı. Diyelim ki Amerika'nın ölçülerine göre mesela tirajı sekiz milyonmuş. 00:07:27.833 --> 00:07:30.941 Gazetenin ismini unuttum ama olay gerçek bir olay. 00:07:31.125 --> 00:07:41.125 Ertesi gün gazetenin tirajı üçte bir, dörtte bir, beşte bir nispette düşmüş. Toplum cezalandırıyor. 00:07:41.125 --> 00:07:53.700 Nasıl cezalandırıyor? "Sen benim ahlâkî anlayışıma, terbiyeme uymayan çirkin bir karikatür neşrettin; 00:07:53.107 --> 00:07:57.173 sevmedim bunu, beğenmedim, almıyorum senin gazeteni…" diyor. 00:07:57.363 --> 00:08:01.966 Tiraj düşmüş, tiraj düşünce de tabii bayilerden iadeler fazla geliyor. 00:08:02.105 --> 00:08:05.268 Gazete sahipleri hemen anlamışlar hatalarını. 00:08:05.391 --> 00:08:13.480 Özür dilemişler; "Karikatüristi cezalandıracağız, sorumlu yazı işleri müdürünü değiştirdik, 00:08:13.480 --> 00:08:15.265 değiştireceğiz." [demişler ama tiraj] değişmemiş. 00:08:15.265 --> 00:08:23.941 Teveccühünü kesmiş halk, ona olan iltifatını döndürmüş, vazgeçmiş, 00:08:24.810 --> 00:08:28.441 o gazeteyi almamaya başlamış. Böylece o kurum derhal cezasını bulmuş oluyor. 00:08:28.471 --> 00:08:37.468 Eğer toplum faziletleri, ahlâkları, güzel davranışları sever ve desteklerse 00:08:37.521 --> 00:08:44.162 o zaman faziletleri işleyen, güzel ahlâklı davranan, iyi işleri yapan insanlar çoğalır. 00:08:44.208 --> 00:08:49.957 Kadir bilen insanların arasında kadri bilinen insanlar çoğalır. Kadir bilme duygusu çoğalır. 00:08:50.347 --> 00:08:56.640 Ama adam her türlü yalanı söylüyor, yalan olduğu belli, kanunen ceza yiyor. 00:08:56.200 --> 00:08:59.192 Sen yalan söylüyorsun diye kanun cezalandırıyor. 00:08:59.258 --> 00:09:06.396 Millet yine aynı gazeteyi almaya devam ediyor, aynı televizyon yayınını izlemeye devam ediyor. 00:09:06.396 --> 00:09:11.896 Bu topluma da bir sorumluluk yüklüyor. Muhtemelen Allah diyecek ki; 00:09:12.920 --> 00:09:17.500 "Niye o kötü insanı destekledin? Niye emr-i mâruf, nehy-i münker vazifeni yapmadın? 00:09:17.540 --> 00:09:23.246 Niye kötü olduğu halde ona iltifatını devam ettirdin? 00:09:23.246 --> 00:09:30.275 Niye iltifatını kesmedin, teveccühünü bırakmadın?" diye sanıyorum onlara da âhirette sorumluluk olur. 00:09:30.275 --> 00:09:35.880 Onun için insan sevgisini bile kullanırken sorumluluğunu düşünmeli. 00:09:35.128 --> 00:09:41.356 Sevilmeyecek bir şeyi severse Allah'ın bunun hesabını soracağını bilmeli, kötülüğü destekliyorsa 00:09:41.356 --> 00:09:46.962 kötülüğü desteklemesinin de bir cezası olduğunu bilmeli. Bu ahlâki bir konudur. 00:09:47.800 --> 00:09:49.960 Bu hadîs-i şerîften çıkacak ders nedir? 00:09:50.320 --> 00:09:56.440 Katiyen kimsenin aleyhinde yalan ve iftira söylemememiz lazım. 00:09:56.480 --> 00:10:01.840 Çoluk çocuğumuzu iftira etmeyecek, yalan söylemeyecek, bühtan etmeyecek; 00:10:01.880 --> 00:10:08.280 birisinin ar, namus, izzet ve şerefiyle oynamayacak terbiyede yetiştirmemiz lazım. 00:10:08.293 --> 00:10:10.837 Tamam, bunlar bizimle ilgili hususlar. 00:10:10.967 --> 00:10:15.172 Bir de böyle yapan insanlara emr-i mâruf, nehy-i münker vazifemiz var. 00:10:15.172 --> 00:10:19.673 "Yapmayın, etmeyin, ayıptır, günahtır, bak sen bunu yalan söyledin…" dememiz lazım. 00:10:19.673 --> 00:10:24.600 Bunu da bazı insanlar anlar, bazı insanlar anlamaz. Deniliyor ki; 00:10:24.810 --> 00:10:30.188 "Yüzü Fransız köselesi gibi, hiç kızarmıyor." Veyahut deniliyor ki; 00:10:30.347 --> 00:10:33.825 "Tükürsen yağmur yağdı sanıyor, yâ Rabbi şükür" diyor. 00:10:33.941 --> 00:10:37.955 Duygusuz, vurdumduymaz, yüzü kızarmaz insanlar var. 00:10:38.340 --> 00:10:45.222 Onlara da maddî bir ceza olmalı ki sonunda bu terbiyesizliğin bu toplumda 00:10:45.545 --> 00:10:55.112 çok büyük bir aksülamel ile karşılaştığı, çok nahoş karşılandığını anlayacak, yapmayacak. 00:10:55.112 --> 00:10:56.577 Toplumun terbiyesi budur. 00:10:56.650 --> 00:11:01.684 İnsanın bir ana terbiyesi var, bir aile terbiyesi var; bir de toplumun terbiyesi var. 00:11:01.877 --> 00:11:06.972 Bizim toplumumuzda bazı şeyleri yapmak isteyen kimselere toplum müdahale ederler. 00:11:06.960 --> 00:11:12.800 Yapma böyle der, engeller; yapamaz, yapmakta cesaret bulamaz. 00:11:12.960 --> 00:11:18.400 Demek ki bir de böyle bir vazifemiz olduğunu, toplumsal vazifemiz olduğunu unutmamalıyız. 00:11:18.000 --> 00:11:23.800 Hz. Ali Efendimiz radıyallahu anh'ten rivayet edilen bu hadîs-i şerîfi hatırımızda tutalım! 00:11:24.180 --> 00:11:29.500 Bir de konuşurken, konuştuğumuz sözlerin kaynağını düşünelim; 00:11:29.500 --> 00:11:33.526 "Ben bu sözü söylüyorum, filanca hakkında böyle deniliyor ama bu doğru mu, yanlış mı?" 00:11:33.796 --> 00:11:38.171 Doğruyu yanlıştan ayıracak da bir meziyetimizin de olması lazım. 00:11:38.243 --> 00:11:42.600 Peygamber Efendimiz mü'minlerde böyle bir meziyetin olduğunu beyan buyuruyor. Diyor ki: 00:11:42.600 --> 00:11:46.577 "Mü'minin ferasetinden korkun, o gerçekleri çok güzel görür. 00:11:46.577 --> 00:11:49.729 Allah'ın nuruyla bakar, çünkü iyiyi, kötüyü anlar." 00:11:49.402 --> 00:11:54.196 Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle bir emir var: İn câeküm fâsikun bi-nebein fetebeyyenû. 00:11:54.372 --> 00:11:59.293 "Fasıkın birisi, günahkârın birisi size bir haber getirirse tahkik edin." 00:11:59.293 --> 00:12:04.185 Bakalım bu haber doğru mu, yanlış mı? Bir gazete bir haber yazıyor; doğru mu, yanlış mı? 00:12:04.365 --> 00:12:07.408 Yalancı gazeteleri tasfiye etmemiz lazım, ben de açıkça söylüyorum. 00:12:07.408 --> 00:12:11.235 Bu günlerde çok moda olan her şeyi açıkça söylemek modası var; 00:12:11.405 --> 00:12:14.723 ben de her şeyi açıkça söyleyeyim. Yalancıları tasfiye etmemiz lazım. 00:12:14.723 --> 00:12:20.853 Yalancı radyoları, yalancı gazeteleri, yalancı televizyonları, yalancı şahısları, 00:12:20.885 --> 00:12:26.821 şahsiyetleri tasfiye etmemiz lazım. Toplumun şamarını yesin, bir daha yapamasın. 00:12:27.100 --> 00:12:30.350 Peki, yüz verirsek buna ne olur? Bu kötü huy yayılır. 00:12:30.115 --> 00:12:36.534 Sonunda bu kötü huyun cezasını buna müsamaha edenler de çeker, onlara da bir gün cezası gelir. 00:12:36.600 --> 00:12:43.400 O bakımdan bu hadîs-i şerîfin mucibince amel olunmasını hassasiyetle rica ediyorum. 00:12:43.240 --> 00:12:44.520 Bu önemli bir şey. 00:12:44.572 --> 00:12:46.470 Bütün kardeşlerim dikkat etsinler! 00:12:46.600 --> 00:12:52.200 Bir de dinleyen kardeşlerim, dinlemeyen kardeşlerime anlatsınlar, nakletsinler! 00:12:52.240 --> 00:13:00.160 "Bak bu işin böyle cezası varmış, aman bir konuyu destekli, mesnetli, delilli, 00:13:00.236 --> 00:13:05.310 ispatlı olan bir şeyi konuşalım. Bilmediğimiz bir şeyi konuşmayalım." 00:13:05.840 --> 00:13:10.998 Hatta bilmediği şeyi de müslümanın hüsn-i zan etmek vazifesi de var. Hüsn-i zan ne demek? 00:13:11.810 --> 00:13:16.520 İnşallah onun lehine düşünüp o güzeldir, o değildir diye iyiye yormak. 00:13:16.520 --> 00:13:21.984 Bu da müslümanın vazifesi… Ama çok kesin olarak kötülük ortaya çıkmışsa onu da söylemek lazım. 00:13:22.188 --> 00:13:23.917 Bu bir hadîs-i şerîf. 00:13:23.960 --> 00:13:27.160 Buradan ikinci bir hadîs-i şerîfe geçmek istiyorum. 00:13:27.320 --> 00:13:33.600 Bu da anne ve babalarla ve evlenme çağına gelmiş evlatlarla ilgili bir hadîs-i şerîf olacak. 00:13:33.640 --> 00:13:37.800 Abdullah b. Abbas radıyallahu anhümâ'dan rivayet edilmiş. 00:13:37.780 --> 00:13:42.684 Biliyorsunuz Hz. Abbas, Peygamber Efendimiz'in sevgili amcalarından birisiydi. 00:13:42.684 --> 00:13:48.258 Onun oğlu Abdullah da biraz genç ve delikanlı idi, Peygamber Efendimiz'le beraber hac yapmıştı. 00:13:48.258 --> 00:13:52.585 Bilgisi, görgüsü çoktu. Bir de şahane güzelliği vardı. 00:13:52.709 --> 00:13:55.446 Abdullah b. Abbas radıyallahu anh'ın bakıldığı zaman etkisi insanı altına alan 00:13:55.446 --> 00:13:59.818 çok alımlı, güzel bir çehresi vardı. 00:13:59.975 --> 00:14:07.270 Peygamber Efendimiz'in dedelerine de çok benzermiş, hani bazen torunlar dedelerini andırırlar ya, 00:14:07.414 --> 00:14:11.423 çok benzeyen bir kimseymiş. Peygamber Efendimiz'den o rivayet ediyor. 00:14:11.760 --> 00:14:16.596 Bakın bu annelerin babaların sorumluluğunu gösteren bir hadis, size okuyayım, 00:14:16.926 --> 00:14:22.658 nikâh yaşına gelmiş çocukları da ilgilendiriyor; çocuklar da dinlesinler.. 00:14:22.761 --> 00:14:32.535 Men belega veleduhu'n-nikâha ve indehû mâ yunkihuhü felem yunkihhu 00:14:32.825 --> 00:14:39.148 sümme ehdese hadesen fe'l-ismu aleyhi. Kısa bir hadîs-i şerîf… 00:14:39.148 --> 00:14:42.760 Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki: 00:14:42.519 --> 00:14:48.779 "Kimin çocuğu nikâhlanacak, düğün yapacak, evlenecek yaşa ulaşırsa." 00:14:49.809 --> 00:14:54.592 Çocuk büyüdü, evlenecek yaşa geldi.Ve indehu mâ yunkihuhü. 00:14:55.776 --> 00:14:59.671 "Babanın elinde de çocuğun düğününü yapacak, onu nikâhlayacak 00:14:59.671 --> 00:15:08.438 maddî imkân ve mal mülk var." Felem yunkihhu. "Ama tehir ediyor, evlendirmiyor, geciktiriyor." 00:15:09.361 --> 00:15:15.936 Sümme ahdese hadesen. Bu arada da çocuk delikanlı ya…Deli ne demek?Akılsız demek. 00:15:16.100 --> 00:15:21.595 Delikanlı ne demek? Kanı biraz böyle delişmen, kaynıyor. 00:15:21.832 --> 00:15:28.376 Ahdese hadesen, "Bir suç işlerse çocuk, fena bir şey yaparsa. 00:15:28.713 --> 00:15:34.941 Evlendirilmeyen çocuk, delikanlılığının icabı olan fena bir şey yaparsa." 00:15:34.941 --> 00:15:37.510 Ne kastediliyor, bu fena şey ne demek? 00:15:37.267 --> 00:15:45.335 Flört demek, konuşma demek, belki daha kötüsü zina demek olabilir. Böyle bir kötü bir şey yaparsa; 00:15:46.450 --> 00:15:49.914 El-ismu aleyhi. Günah kimedir? 00:15:50.371 --> 00:15:57.500 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, "Günah, onu evlendirmeyen babayadır." diyor. 00:15:58.271 --> 00:16:03.558 Ve lâteziru vâziretün vizra uhra. İslâm hukukunda kâide-i umûmiyesi var. 00:16:03.558 --> 00:16:09.263 "Kimse kimsenin suçunu yüklenmez. Herkes kendi işlediği suçun cezasını kendi çeker." 00:16:09.263 --> 00:16:12.180 Bunu atasözü olarak dedelerimiz nasıl söylemiş? 00:16:12.180 --> 00:16:15.366 "Her koyun kendi bacağından asılır." diye söylemiş. 00:16:15.366 --> 00:16:22.181 Evet, suçlu kendisi suçu işlediği zaman onun kendisinin bir cezası vardır; bu kesin… 00:16:22.254 --> 00:16:30.449 Kötülük yapan bir delikanlı da, buluğ çağına gelmiş akil ve baliğ olmuş mu? Evet, akil ve baliğ oldu. 00:16:30.612 --> 00:16:35.735 Namazı kılması gereken yaşa geldi; tamam, sorumluluk çalışmaya başladı. 00:16:35.918 --> 00:16:39.500 Bunun işlediği her şeyden ilk sorumluluk kendisinedir. 00:16:39.500 --> 00:16:48.104 O bir günah kazanmış olacak, defterine yazılacak ama bu çocuğun bu günahı işlemesinin sebebi 00:16:48.661 --> 00:16:57.347 onu evlendirmekle vazifeli olan ebeveyninin, anne babasının, onu evlendirmemiş olması olduğundan, 00:16:57.431 --> 00:17:00.914 İslâm'da bir işe sebep olanlar da cezalandırıldığından, 00:17:01.173 --> 00:17:07.837 anne baba da o günahı işlemiş gibi günaha giriyor. Adam hacca gitmiş, hacı diye düşünelim. 00:17:07.993 --> 00:17:12.254 Adam, sakallı diye düşünelim, dindar takvâ ehli bir insan... 00:17:12.411 --> 00:17:17.414 Adam beş vakit namazını kılmış, adam iyi bir İslâmî hayat sürmüş. 00:17:17.400 --> 00:17:22.880 İyi ama çocuğunu evlendirmemiş, çocuğu anasına babasına layık olmayan kötü bir iş yapmış. 00:17:23.109 --> 00:17:26.480 O suçun cezası babaya da geliyor. 00:17:26.640 --> 00:17:33.760 Baba işlemediği halde, çocuğunu o suçu işleyecek duruma düşürdüğü için o cezayı almış oluyor. 00:17:34.820 --> 00:17:43.884 Ben onun için İskenderpaşa'daki vaazlarımda da, Söğütlü Çeşme'deki vaazlarımda da söyledim, yazdım da; 00:17:44.560 --> 00:17:49.160 "Bir çocuk yedi yaşına geldiği zaman namazı emredin, on yaşındayken 00:17:49.160 --> 00:17:52.000 kılmazsa inat ederse zorlayın, dövün." 00:17:52.176 --> 00:17:55.690 Peygamber Efendimiz; "O namaza alıştırın akil baliğ olduğu zaman artık 00:17:55.465 --> 00:18:01.724 sevabı günahı kendisine yazılmaya başlayacak. Ona alışkanlık olarak hazırlayın." diyordu. 00:18:01.760 --> 00:18:03.100 Ben de demiştim ki; 00:18:03.257 --> 00:18:08.215 Bakın demek ki çocuklarımıza akil baliğ olmadan önce, yedi yaşından 00:18:08.335 --> 00:18:14.405 on yaşına kadarki zaman içerisinde, ilkokul çağında; sevapları, günahları hepsini belletmeliyiz. 00:18:14.702 --> 00:18:21.950 "Şunlar, şunlar, şunlar sevap, vazife, farz; şunlar şunlar, şunlar günah bunları da yapmamak lazım." diye 00:18:22.133 --> 00:18:25.422 ondan sonra günaha girmesin diye çocuklara öğretmemiz lazım. 00:18:25.552 --> 00:18:30.711 Çocuk günaha girdi, evlenecek çağa geldi evlendirilmedi, bir günah işledi. 00:18:30.711 --> 00:18:37.298 O zaman sorumluluğu anne babaya geliyor. Burada bazıları diyecek ki; 00:18:37.298 --> 00:18:44.193 "Hocam çocuk akil ve baliğ ne zaman oluyor?" Ortaokul çağında akil ve baliğ oluyor. 00:18:44.690 --> 00:18:51.645 "Daha bunun lisesi var, üniversitesi var, askerliği var. Şimdi ben bunu evlendirsem ne olacak?" 00:18:54.125 --> 00:18:58.745 Bu bizim toplumumuzun durumu; İslâm'ın emirleri böyle değil. 00:18:58.745 --> 00:19:05.589 İslâm'ın emirleri çağlar üstü, çağlar boyu, cihanşümul, bütün dünyaya yaygın olan şey. 00:19:05.746 --> 00:19:08.857 Mesela ben şahsen kendi çocuğumu okul çağında iken 00:19:08.857 --> 00:19:12.800 evlendirmeyi kendisine teklif ettim, zorladım ama olmadı. 00:19:12.225 --> 00:19:16.433 O başka türlü istedi, evlenmesi birkaç yıl gecikti. 00:19:16.650 --> 00:19:21.707 Ama evladım dedim, ben seni evlendireyim sana da bakarım, eşine de bakarım. 00:19:22.300 --> 00:19:28.102 Senin evini de sağlarım, geçimini de sağlarım. Korkma evlen diye tavsiye etmiştim. 00:19:28.208 --> 00:19:29.414 Nereden tavsiye etmiştim? 00:19:29.770 --> 00:19:35.452 Bu hadîs-i şerîfi okuduğum için bana bir sorumluluk gelmesin diye tavsiye etmiştim. 00:19:35.662 --> 00:19:41.462 Size de bu konuyu açıyorum. Çünkü sizin sevap kazanmanız benim için önemli. 00:19:41.462 --> 00:19:43.949 Ben size kılavuzluk eden bir insanım. 00:19:44.350 --> 00:19:49.730 Sizin bilmeniz gereken, sizin için tehlike olan şeyleri size önceden bildirmem gerekiyor. 00:19:49.730 --> 00:19:52.833 Bu benim vazifem. İşte bunu da size böylece bildirmiş oluyorum. 00:19:53.350 --> 00:19:59.866 Demek ki çocuklarınızı mümkün olduğu kadar erken evlendireceksiniz. Şimdi bu devirde nasıl oluyor? 00:20:00.156 --> 00:20:07.745 Bu devirde bir insan liseyi, üniversiteyi bitiriyor, master, doktora yapıyor, 00:20:07.920 --> 00:20:12.560 Amerika'ya gidiyor, ihtisasını tamamlıyor geliyor, askerliğini tamamlıyor. 00:20:12.829 --> 00:20:19.758 Saçlarına kır düşüyor, yaşı kırk yaşına geliyor, ondan sonra evleniyor. Olmaz! Çok gecikmiş oluyor. 00:20:19.858 --> 00:20:23.312 Nasıl olacak? Mümkün olduğu kadar erken evlenmiş olacak, 00:20:23.729 --> 00:20:28.495 ciddi bir yuva kurmuş olacak, ondan sonra öbür çalışmaları yapacak. 00:20:28.765 --> 00:20:35.182 Benim bir tanıdığım kimse vardı. Üniversiteyi bitirdikten sonra evlendi ama sonra dedi ki; 00:20:35.372 --> 00:20:39.411 "Ben bu evliliğin böyle olduğunu bilseydim lisedeyken evlenirdim. 00:20:39.511 --> 00:20:44.812 Çünkü çok rahat oldum ve çok rahat çalıştım." diye söyledi. 00:20:44.812 --> 00:20:48.761 Bazıları "Bekârlık sultanlıktır." diyorlar; bazıları da diyorlar; 00:20:51.245 --> 00:20:55.670 "Erken evlenmek olmaz, insanın en böyle verimli çağı boşa gitmiş olur." 00:20:55.856 --> 00:21:02.917 Avrupalılar böyle diyor. "En şairane çağları, işte bu bekâr geçirdiği çağlarmış…" diyorlar; 00:21:02.983 --> 00:21:06.415 "Evlenmesin, bekârlık sultanlık." diyorlar. 00:21:06.678 --> 00:21:10.767 Ama onlar Avrupalıların sözleri, Peygamber Efendimiz öyle söylemiyor. 00:21:10.920 --> 00:21:18.400 Bu hadîs-i şerîfi de anlattıktan sonra sizlere bir de özel bir ibadeti size hatırlatmak istiyorum. 00:21:18.400 --> 00:21:24.400 Bu özel ibadetle bu konuyu size itmam etmiş olacağım. 00:21:24.349 --> 00:21:31.310 Üçüncü konu; özel, kişinin kendisiyle ilgili bir ibadet; 00:21:31.650 --> 00:21:42.453 Biliyorsunuz namaz kılmak sevaplı bir ibadet, oruç tutmak iyi bir şey, zekât vermek çok sevaplı, 00:21:42.453 --> 00:21:45.471 iyi bir şey; zenginler için, hacca gitmek güzel; 00:21:45.640 --> 00:21:50.400 zikir bir ibadet; Kur'an okumak bir ibadet; ilim öğrenmek ibadet... 00:21:50.480 --> 00:21:57.520 Banları biliyorsunuz. Bir de Peygamber Efendimiz'in günlük yaşantı içerisinde bizlere bir tavsiyesi var. 00:21:57.735 --> 00:22:04.514 Bir insan geceleyin abdest alıp, birkaç rekât namaz kılıp, iki rekât, dört rekât, 00:22:05.406 --> 00:22:10.526 abdestli olarak yatmalı diye Efendimiz'den çeşitli hadîs-i şerîfler; tavsiyeler var. 00:22:10.640 --> 00:22:18.800 Şimdi onlardan, o tavsiyelerden bir tane değil, birkaç tane okuyacağım ki bunun önemini anlayalım. 00:22:18.920 --> 00:22:21.320 Bu hususa sizleri teşvik etmek istiyorum. 00:22:21.677 --> 00:22:30.437 Okuyacağım birinci hadîs-i şerîfi Abdullah b. Ömer radıyallahu anh, Hz. Ömer'in oğlu Abdullah rivayet etmiş. 00:22:30.520 --> 00:22:31.840 Peygamber Efendimiz buyurmuş ki: 00:22:31.843 --> 00:22:40.484 Men bâte tâhiren bâte fi şiârihim melekün velâ yestakirrun sâ'aten min leyli illâ kâle'l-melekü, 00:22:40.760 --> 00:22:43.800 allahumma'ğfir li'abdike fulân 00:22:44.760 --> 00:22:46.840 fe innehû bâte tâhiran. 00:22:48.840 --> 00:22:56.200 Metn-i münîfini, mübarek metnini okuduğumuz bu hadîs-i şerîfin mânası ne? 00:22:56.720 --> 00:23:05.600 "Müslümanlardan her kim ki, abdestli olarak yatarsa…" Abdest aldı, yatağa yattı, uyuyacak. 00:23:05.880 --> 00:23:14.240 Bâte fi şiârihim melekün. "Onun iç çamaşırı ile vücudu arasında" şiâr, 00:23:14.240 --> 00:23:20.440 "iç çamaşırı, içe giyilen çamaşır" demek, "Orada bir melek onunla beraber geceler." 00:23:20.430 --> 00:23:25.676 Ne diyelim? "Koynunda bir melek geceler" desek herhalde yakışacak, güzel olacak. 00:23:25.840 --> 00:23:30.120 "Böyle temiz yatanın iç çamaşırında bir melek, koynunda bir melek geceler." 00:23:30.275 --> 00:23:36.147 Velâ yestakirrun sâ'aten min leyli. "Gecenin hiç bir vaktinde bu melek durmaz." 00:23:36.550 --> 00:23:42.381 İllâ kâle'l-melekü, "Bu melek daima der ki:" Allahumma'ğfir li'abdike fulânün. 00:23:42.524 --> 00:23:49.200 "Allah'ım şu abdestli yatan, şu benim koynunda bulunduğum şu kulunu mağfiret eyle, bu kulunu affet…" 00:23:49.223 --> 00:23:54.949 Fe innehû bâte tâhiran. "Çünkü bu tertemiz, abdestliyken yattı, bunu affı mağfiret eyle yâ Rabbi!.." 00:23:54.949 --> 00:24:02.695 "Gecenin bir saniyesinde durmadan, o kul için daima Allah'a böyle dua eder." 00:24:02.958 --> 00:24:06.800 Peygamber Efendimiz böyle diyor. Bundan ne anlıyoruz? 00:24:06.330 --> 00:24:12.319 Demek ki geceleyin yatarken taze abdest alacağız, namaz kılacağız iki rekât, dört rekât, 00:24:12.385 --> 00:24:18.288 abdestli olarak şöyle sağ yanımıza besmele ile yatıp güzel, abdestli bir şekilde uyuyacağız. 00:24:18.438 --> 00:24:20.418 Bu okumak istediğim birinci hadîs-i şerîf. 00:24:20.528 --> 00:24:26.933 Biraz da zihninize perçinlensin diye birkaç rivayeti birden okumak istiyorum. 00:24:27.190 --> 00:24:31.719 İkinci hadîs-i şerîf Abdullah b. Abbas radıyallahu anhümâ'dan, demin ki râviden: 00:24:31.949 --> 00:24:35.858 Men bâte leyleten fi hiffetin mina't-ta'âmi ve'ş-şerâbe 00:24:36.141 --> 00:24:42.122 yusallî tedâreket havlehu'l-hûru'l-înu hattâ yusbiha. 00:24:42.725 --> 00:24:52.413 "Bir kimse geceleyin yatarken şöyle az yemiş olarak, az meşrubat içmiş olarak 00:24:52.996 --> 00:25:00.774 ve namaz kılmış olarak gecelerse; ibadet edip uyursa…" 00:25:01.164 --> 00:25:03.502 Tedâreket havlehu'l-hûru'l-în. 00:25:03.745 --> 00:25:10.246 "O iri gözlü, uzun kirpikli, o güzelim cennet hurileri 00:25:10.359 --> 00:25:15.875 sabaha gelinceye kadar etrafında birbirleriyle tokuşurlar, çarpışırlar." 00:25:17.308 --> 00:25:22.357 "Ben bunun yanına yaklaşacağım, ben bunun yanına geleceğim diye birbirleriyle bir izdiham içinde 00:25:22.357 --> 00:25:31.421 melekler, etrafında sabaha kadar izdihamlı bir şekilde dururlar." demek oluyor. Kim bu kimse? 00:25:31.634 --> 00:25:39.963 Yatarken az yemek yemiş, az meşrubat içmiş, midesi şişkin değil. Bu da bir önemli husustur. 00:25:40.220 --> 00:25:47.331 Zamanımızın doktorları da zaten "İnsanın yatarken akşam yemeğini az yemesi sıhhati için çok iyi…" diyor; 00:25:47.331 --> 00:25:50.840 ama bunu Peygamber Efendimiz o zamandan söylemiş. 00:25:50.354 --> 00:25:58.462 Hafifçe yemiş, az içmiş, midesi rahat, midesinde bir izdiham, şişlik yok ve bir de; 00:25:58.575 --> 00:26:05.233 yusalli, namazı da kılmış bir halde iki rekât, dört rekât ne kadarsa kılmış. 00:26:05.233 --> 00:26:09.745 Etrafına hûrî kızlar üşüşüyorlar, birbirleriye itişip kakışarak, çarpışarak, 00:26:09.955 --> 00:26:13.660 ceng ü cidâl mânasında değil de, çok olduklarından. 00:26:13.660 --> 00:26:22.116 Ne yapsınlar, kendilerine bir yer bulmak için sabaha kadar böyle izdiham içinde bu hûrî kızları olacak. 00:26:22.294 --> 00:26:26.682 O cennetin hûrî kızları ki onları anlatırken Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; 00:26:26.838 --> 00:26:32.916 "Eğer hûrî kızlarından bir tanesi serçe parmağının ucunu şu dünya halkına gösterseydi 00:26:33.132 --> 00:26:38.880 -işte hûrî kızıyım, işte parmağı, yüzü değil de sadece parmağının ucu- 00:26:38.398 --> 00:26:44.906 bütün dünya ışıl ışıl aydınlanırdı." İşte o hûrî kızları etrafına toplanacak. 00:26:45.169 --> 00:26:51.579 Aziz ve sevgili kardeşlerim!Üçüncü hadîs-i şerîfi okuyorum. Enes radıyallahu anh'ten rivayet edilmiş; 00:26:51.876 --> 00:26:57.337 Men bâte alâ taharetin sümme mâte min leyletihî mâte şehîdâ. 00:26:57.573 --> 00:27:07.241 "Kim temiz olarak, abdestli olarak gecelerse, o gece de eceli gelir de vefat ederse…" 00:27:07.347 --> 00:27:12.717 Akşamleyin abdestli yatmıştı bu mübarek ama ne yapalım ömrü bu kadarmış, geceleyin ecel geldi 00:27:12.827 --> 00:27:18.250 vefat etti, abdestli olarak yatmış olduğu gecede vefat ederse… 00:27:18.560 --> 00:27:26.240 Mâte şehidâ. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; "Şehit olarak ölmüş olur." 00:27:26.760 --> 00:27:27.680 Hayat önemli, 00:27:27.600 --> 00:27:34.280 hepimiz yaşıyoruz. Allah afiyetli, sıhhatli, mutlu, huzurlu güzel bir ömür nasip etsin, 00:27:34.278 --> 00:27:36.647 hepinize, hepimize uzun ömür nasip etsin. 00:27:36.810 --> 00:27:43.227 Yaşamak güzel fakat ölüm de çok mühim bir olay. Kimsenin nasıl öleceği belli olmuyor. 00:27:43.260 --> 00:27:49.690 Kimisi çok ızdırap çekiyor. Peygamber Efendimiz bildirmiş ki; "Ölüm kolay bir olay değil." 00:27:49.405 --> 00:27:54.125 Bir insana elli defa kılıç vurulmuş gibi acı çeker. 00:27:54.224 --> 00:28:04.470 Bazı vefat eden insanlar, o ölümün çırpıntıları, sekerât-ı mevtin halleri, ızdırapları, 00:28:04.667 --> 00:28:12.370 insanın kanı çekilip canı çıkarken bazılarına çok zor olacak. Sonra bir başka nokta var. 00:28:12.893 --> 00:28:17.569 Şeytan insanın öleceği zaman gelip onu imanını almaya çalışır. 00:28:17.569 --> 00:28:24.578 Onun kâfir olarak ahirete göçmesi için en son uğraşını, mücadelesini verir, kandırmaya çalışır. 00:28:24.802 --> 00:28:30.797 Allah'ın varlığını inkâr ettirmeye çalışır, dinden imandan çıkartmaya çalışır. 00:28:30.900 --> 00:28:35.366 Şimdi şeytan yanına sokuldu mu, tehlikeli bir mahlûk yanına sokulmuş. 00:28:35.523 --> 00:28:43.102 Tam o zaman da büyük bir tehlike var, Allah etmesin belki de kandırır, kandırabilir. 00:28:43.102 --> 00:28:46.720 Şeytan çünkü usta bir mahlûk; kandırabilir. 00:28:46.342 --> 00:28:55.142 Şeytan yanına gelmesin, imanını almasın, kötü bir hâtime ile suihâtime ile imansız olarak 00:28:55.142 --> 00:28:59.302 ahirete göçmesin diye insanın her türlü tedbiri alması gerekiyor. 00:28:59.685 --> 00:29:02.785 Ne türlü fedakârlık yapması gerekiyorsa yapması gerekiyor. 00:29:02.919 --> 00:29:06.822 Ama o kadar büyük fedakârlığa, lüzum yok. Peygamber Efendimiz müjde veriyor. 00:29:06.978 --> 00:29:13.417 Bize yol gösteriyor, gece abdest alarak yatmış olan bir insan geceleyin şehit olarak ölmüş olur. 00:29:13.417 --> 00:29:20.162 eytan yanına gelemez, imanını alamaz, ölümü de bir şehit gibi, 00:29:20.235 --> 00:29:23.755 öyle mü'min-i kâmil olarak şehit gibi ölür. 00:29:23.948 --> 00:29:30.405 Şehit ölür dediğine göre abdestli yattığı için âhirette şehit sevabı alacak. 00:29:31.393 --> 00:29:36.770 Ben bu hadîs-i şerîfleri okuyunca çok sevindiğim için siz de sevinirsiniz diye bu hadisleri okudum. 00:29:36.220 --> 00:29:43.704 Ama mürşid-i kâmillerimize, şeyhlerimize, hocalarımıza dua etmeden sözümü bitirmek istemiyorum. 00:29:43.814 --> 00:29:47.601 Allah razı olsun, bu mürşid-i kâmillerimiz, hocalarımız; bize bu ilimleri kendileri öğrenip, 00:29:47.601 --> 00:29:51.563 hadîs-i şerîfleri okuyup, Kur'ân-ı Kerîm ayetlerini okuyup hazmedip, 00:29:51.647 --> 00:29:57.625 İslâm'ı en derin mânasıyla, en derin noktalarına kadar tetebbu edip, 00:29:57.625 --> 00:30:04.430 öğrenip de bizi o bilgilerine göre yetiştirdi. 00:30:04.587 --> 00:30:11.704 Hassaten bu okuduğum Râmûzü'l-ehâdîs kitabını yazan Gümüşhaneli Ahmed Ziyâedîn Efendimiz. 00:30:11.704 --> 00:30:19.332 Süleymaniye'de Kanuni Türbesi'nin yanında türbesi olan büyük alim, büyük muhaddis, 00:30:19.528 --> 00:30:21.853 hadis alimi Gümüşhaneli Efendimiz. 00:30:22.830 --> 00:30:26.541 Sonra kendisini gördüğümüz, elini öptüğümüz, duasını aldığımız mübarek şeyhimiz 00:30:26.774 --> 00:30:30.940 Mehmed Zahid Kotku Efendimiz, Ankara'da hakkında cami var, 00:30:30.940 --> 00:30:34.675 adına İstanbul'da camiler var, mektepler var. 00:30:34.848 --> 00:30:41.169 Allah razı olsun İstanbul Belediye Başkanı bir caddeye Mehmed Zahid Kotku ismini verdi. 00:30:41.413 --> 00:30:49.161 Onlara dua ediyoruz.Neden? Çünkü bunları bize onlar öğrettiler. 00:30:49.161 --> 00:30:55.276 Biz kitaplarda okumadan önce âdet olarak bu mübarek zatların hayatlarında bunları gördük, 00:30:55.276 --> 00:30:57.182 onlardan bu tavsiyeleri aldık, 00:30:57.345 --> 00:31:02.555 şimdi hadisleri okuyoruz da onların bize ne kadar güzel yollar gösterdiğini anlamış oluyoruz. 00:31:02.615 --> 00:31:05.753 Onu anladığımız için onlara minnettarlığımız var. 00:31:05.943 --> 00:31:14.910 İçinde size şimdi bu hadis dersini verdiğim Şakran'daki hacı kardeşimizin evine de hocamız gelmiş, 00:31:14.195 --> 00:31:19.104 burada, odasında namaz kılmış, ondan da bir haz duyduğum için 00:31:19.240 --> 00:31:25.760 o büyüklerimizi o bakımdan da anmak istiyorum. Allah makamlarını âlâ eylesin. 00:31:25.786 --> 00:31:28.910 Cennette yüksek makamlar ihsan eylesin. 00:31:28.943 --> 00:31:32.618 Şefaatlerine, himmetlerine, teveccühlerine cümlemizi nâil eylesin. 00:31:32.788 --> 00:31:35.390 Bize ne kadar sevaplı şeyler öğretmişler. 00:31:35.236 --> 00:31:39.818 Ben de bu cuma sohbetinde onlardan öğrendiğimi size nakletmiş oldum, 00:31:40.442 --> 00:31:43.490 üç tane delil olarak, hadis okuyarak. 00:31:43.172 --> 00:31:45.967 Bundan sonra demek ki geceleyin yatarken, 00:31:45.920 --> 00:31:54.640 bir güzel kişisel âdetiniz olsun. Bu, kendinize mahsus sevap kazanmak için bir itiyadınız oluyor. 00:31:54.769 --> 00:31:59.221 Abdest alacaksınız, abdestinizi tazeleyeceksiniz. 00:31:59.221 --> 00:32:04.869 İki rekât, dört rekât namaz kılacaksınız, besmeleyle şöyle yatağa yatacaksınız. Ne faydası var? 00:32:04.988 --> 00:32:07.326 Etrafınıza hûrî kızları toplanacak. 00:32:07.442 --> 00:32:12.237 İzdihamlı bir şekilde, birbirleriyle itişe kakışa bu Allah'ın mübarek kulu diyerek, 00:32:12.460 --> 00:32:17.643 sizin yanınızda olmak isteyerek hûrî kızları toplanacak. Bir melek sizin koynunuzda geceleyecek. 00:32:17.643 --> 00:32:22.193 "Yâ Rabbi! Bu abdestli yattı, tertemiz bir kul, bunu affı mağfiret eyle." diye 00:32:22.423 --> 00:32:29.175 sabaha kadar durmadan size dua edecek. O gece ecel gelirse şehit olarak vefat edeceksiniz. 00:32:29.208 --> 00:32:35.543 Bunu adet edindiğiniz zaman inşaallah bir zaman gelir yine böyle abdestli bir vakitte 00:32:35.703 --> 00:32:40.236 ölüm geldiği zaman böyle abdestliyken olmuş olur. 00:32:40.373 --> 00:32:46.128 "Hasta olup da insan abdest alamamış olsa?" diye bir soru geldi aklıma. 00:32:46.244 --> 00:32:53.491 Hasta da, kanıyor da her tarafı, abdesti tutmuyor da yatakta olduğundan böyle abdest alamadı. 00:32:53.688 --> 00:33:00.145 Geceleyin böyle yatamadı ama o gece öldü. Onlar hakkında müjde var. Hastalar hakkında müjde var. 00:33:00.204 --> 00:33:04.572 Peygamber Efendimiz bildiriyor, Allahu Teâlâ hazretleri meleklerine der ki: 00:33:04.798 --> 00:33:09.830 "Benim bu hasta kulum sıhhatliyken neler yapıyorsa şimdi hasta olduğu için yapamıyor 00:33:09.929 --> 00:33:13.481 ama yapmış gibi onun defterine o sevapları yazın." 00:33:13.627 --> 00:33:17.315 Allahu Teâlâ hazretleri âdet edinilmiş olan şeyleri, 00:33:17.474 --> 00:33:22.105 hastalık ve mazeret sebebiyle yapamayan insanlara yapmış gibi sevap veriyor. 00:33:22.120 --> 00:33:28.200 Sanıyorum sizin yüzünüzü güldürecek, sevindirecek müjdeli birkaç hadis sizlere nakledebildim. 00:33:28.630 --> 00:33:36.520 Allah bu güzel günün hayrından, bereketinden, manevî mükâfatlarından cümlenizi istifade ettirsin. 00:33:36.560 --> 00:33:41.520 Cümlenizi rahmetine gark eylesin, rahmet deryasına daldırsın. 00:33:41.532 --> 00:33:48.246 Rahmet suyuyla yıkayıp pırıl pırıl nurlu müslümanlar eylesin. İki cihan saadetine mazhar eylesin. 00:33:48.382 --> 00:33:51.927 Sevdiklerinizle beraber cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin. 00:33:51.980 --> 00:33:54.296 es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühû.