WEBVTT 00:00:00.413 --> 00:00:02.998 es-Selâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühü. 00:00:03.294 --> 00:00:07.876 Cumanız mübarek olsun. Allahu Teâlâ hazretleri cümlenizden razı olsun. 00:00:08.627 --> 00:00:14.280 Bugün çeşitli konularda, konuları değişik olan birkaç hadîs-i şerîf okumak istiyorum. 00:00:14.369 --> 00:00:17.890 Birincisi Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ten. 00:00:20.000 --> 00:00:23.167 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri şöyle buyurmuşlar; 00:00:24.510 --> 00:00:31.455 Men talebe'd-dünyâ halâlen isti'fâfen ani'l-mes'eleti ve sa'yen alâ ehlihî 00:00:31.914 --> 00:00:37.258 ve ta'attufen alâ cârihî be'asehullâhu te'âlâ yevme'l-kıyameti 00:00:37.693 --> 00:00:43.775 ve vechuhû mislü'l-kameri leylete'l-bedri ve men talebehâ harâmen 00:00:44.307 --> 00:00:51.884 mükâsiren bihâ müfâhiren lekiyallâha azze ve celle ve huve aleyhi gadbâni. 00:00:51.981 --> 00:00:59.206 İnsanın bu dünyada ihtiyacını karşılamak için çalışması icap ediyor. 00:01:01.896 --> 00:01:08.311 İş kuruyor, memuriyet, işçilik, amelelik yapıyor, sanat icra ediyor, 00:01:08.682 --> 00:01:16.134 bir hüner ortaya koyuyor, ziraat yapıyor. Bir yol ile topluma bir şey arz ediyor. 00:01:16.555 --> 00:01:25.776 Hizmet veyahut eşya veya üretim, bir şekil ile geçimini temin ediyor, çalışıyor. 00:01:27.582 --> 00:01:33.680 Esas itibariyle İslâm'a göre hepimiz Allah'ın kuluyuz. Bu dünyaya imtihan için geldik. 00:01:34.123 --> 00:01:39.273 Esas gayemiz, Allahu Teâlâ hazretlerine ibadet etmek, 00:01:40.277 --> 00:01:44.969 Allah'ın istediği kul olmak, Allah'a ibadet ederek vakit geçirmek. 00:01:45.399 --> 00:01:50.628 Allah'a ibadet etmemiz gerektiğine göre ne yapalım? 00:01:51.900 --> 00:02:01.570 İşi gücü bırakıp ibadete yönelelim, dünyaya aldırmayalım, zaten hadîs-i şerîfler var, 00:02:01.176 --> 00:02:05.966 dünyaya karşı zâhidâne bir tavır takınmak, metelik vermemek lazım. 00:02:07.300 --> 00:02:13.220 Dünyayı gözüne, gönlüne hedef olarak almamak lazım. 00:02:13.606 --> 00:02:18.500 Dünyayı gönlüne sokmaması, âhireti hedef alması lazım. 00:02:18.105 --> 00:02:21.872 Bunu konuşmalarımızda zaman zaman biz söylemiştik. Peki, ne olacak? 00:02:22.630 --> 00:02:35.346 Bir taraftan, birisini şiiriyle medhediyor ama adam medhedilecek bir kimse değil. Demiş ki: 00:02:35.596 --> 00:02:39.358 "Ben seni medhetmezdim ama ne yapayım ki evde çoluk çocuk var. 00:02:39.448 --> 00:02:44.890 İşte onun için böyle bir medhiye yazıyorum, senden biraz para gelsin diye." demiş. 00:02:44.742 --> 00:02:48.867 Virân olası hânede evlâd ü iyâl var. diye anlatılır. 00:02:52.120 --> 00:02:58.150 Sevilmeyen bir insanı medhetmekte mecburen, kerhen medhetmekten sıkıldığı için 00:02:58.620 --> 00:03:03.669 "virân olası hâne" diye söz ile hıncını hanesinden almış. 00:03:03.720 --> 00:03:06.182 Çoluk çocuğu yüzünden bunu yaptığını anlatmış. 00:03:07.470 --> 00:03:14.563 Mesele sadece öyle değil. İnsan yaşamak için hayatta bir uğraşma vermesi gerekiyor. 00:03:14.594 --> 00:03:22.770 Buna hayat mücadelesi diyoruz. Yaşamak için düşmanlarla da, çevre şartlarıyla da mücadele etmesi lazım. 00:03:24.498 --> 00:03:31.678 Boş durduğu zaman suyun üstünde kalamıyor, ağır olan şey batıyor. 00:03:31.781 --> 00:03:37.394 Çalıştığı, gayret gösterdiği zaman oluyor. Kuş, kanadını çırpmazsa uçamıyor. 00:03:39.178 --> 00:03:44.587 Hatta biraz da romantik ve şairâne, İranlı şairin birisi diyor ki: 00:03:48.170 --> 00:03:51.515 "Her şey çalışmanın sayesinde insanın eline gelir. 00:03:53.693 --> 00:03:58.850 Hatta süt bile çocuk emdiği zaman memeden çocuğun ağzına gelir." 00:03:59.737 --> 00:04:05.144 Masum, bir şeyden habersiz, küçücük bir çocuğun bile birazcık bir çalışma ile, 00:04:05.414 --> 00:04:12.238 bir emme faaliyeti yaparak sütün memeden ağzına geldiğini ifade etmiş. 00:04:12.304 --> 00:04:17.311 Güzel bir şey, masum küçük bir çocuk, annesi tarafından besleniyor, 00:04:17.749 --> 00:04:23.490 şair orada bile bir güzel noktayı yakalamış. 00:04:23.359 --> 00:04:27.509 O bile ağzını oynatıyor, bir emiyor, bir çalışıyor da ondan sonra süt geliyor 00:04:27.644 --> 00:04:32.426 ya biberondan ya memeden, yalancı memeden veya hakikî memeden geliyor. 00:04:32.537 --> 00:04:40.419 Çalışınca geliyor. Bu çalışma mecburî. Çocuk için de mecburî, büyük için de hayatın gereği, 00:04:40.798 --> 00:04:44.555 faaliyet göstermek lazım. Bu da güzel bir şey, biz bunu seviyoruz, 00:04:44.635 --> 00:04:48.762 İslâm da çalışmayı seviyor, sa'y ü gayreti İslâm medhediyor. 00:04:49.980 --> 00:04:54.185 Acaba Resûllullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in nasihatleri arasındaki 00:04:54.550 --> 00:05:00.411 incelikleri nasıl yakalayacağız, kavrayacağız? Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem 00:05:00.780 --> 00:05:05.760 hem bu dünya benim için önemli değil diyor, benim dünyayla ne ilişkim var? 00:05:06.221 --> 00:05:09.476 Ben bir ağacın altında biraz gölgelenen bir yolcu gibiyim. 00:05:10.535 --> 00:05:13.838 Biraz sonra kalkıp gideceğim, benim asıl yerim âhiret diyor. 00:05:14.169 --> 00:05:22.105 Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî, kamışlıktan kesilen bir kamışın acı acı feryat ettiğini, 00:05:22.710 --> 00:05:27.644 kavalın, neyin güzel sesinin o ayrılıktan dolayı olduğunu, 00:05:27.901 --> 00:05:34.204 aslına kavuşmak istediği için böyle yanıp yakıldığını şairâne bir şekilde dile getirmiş. 00:05:35.129 --> 00:05:37.798 Asıl, âhiret olunca ne olacak dünya? 00:05:38.614 --> 00:05:44.576 Hem Allah'a ibadet etmemiz lazım hem âhiret asıl, dünya fâni. 00:05:44.793 --> 00:05:48.854 Resûllullah'a uyacaksak dünya ile ilişkimiz olmaması lazım. 00:05:49.860 --> 00:05:54.506 Bir taraftan da dünyanın içinde yaşıyoruz ve yaşamak için de çalışmak gerekiyor. 00:05:54.896 --> 00:05:57.713 Peygamber Efendimiz bu hususta ne buyuruyor? 00:05:57.895 --> 00:06:05.487 Kur'ân-ı Kerîm'i ve Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hazretlerinin hadîs-i şerîflerini çok iyi biliyoruz. 00:06:05.535 --> 00:06:13.535 İslâm şahane dengeler dini. Her hususta dengeyi sağlıyor, en güzel yolu; 00:06:14.699 --> 00:06:22.919 Avrupalılar optimum diyorlar. Bir şey için faydaları, zararları, kârları, iyi, kötü taraflarını 00:06:22.974 --> 00:06:28.356 hesaplarsınız en uygun yolu seçersiniz. Şöyle yaparsak en uygun olur diye. 00:06:28.569 --> 00:06:34.944 İslâm en uygun olanı tavsiye ediyor. Her hususta dengeyi kuruyor. 00:06:35.367 --> 00:06:40.324 Bir tarafa fazla bastırıp dengeyi bozup bir tarafı ihmal etmiyor. 00:06:40.726 --> 00:06:45.913 Dünyada çalışmak konusunda da dengeyi çok şahane sağlamış. 00:06:45.881 --> 00:06:52.557 Bir hadîs-i şerîfinde Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; "Doğru sözlü, güvenilir, 00:06:52.850 --> 00:06:59.728 güvenilecek ahlâka sahip bir tüccar, peygamberler ve şehitlerle haşr olacak mahşer gününde." 00:06:59.840 --> 00:07:07.124 Hem ticaret yapıyor, kazanç. Hem de peygamberlerle, şehitlerle aynı seviyede sayılacak kadar 00:07:07.560 --> 00:07:10.637 saygın bir kimse oluyor İslâm'a göre. Neden? 00:07:10.676 --> 00:07:17.902 Doğru sözlü olmak ve güvenilir olmak, aldatıcı olmamak şartıyla. Bunu böyle söylüyor. 00:07:18.334 --> 00:07:18.723 Neden? 00:07:18.835 --> 00:07:26.996 Çünkü ticaret de bir ihtiyaç… Uluslararası, şehirlerarası ticaret olmasa, köyden şehre, 00:07:27.401 --> 00:07:38.581 şehirden köye üretim, üretilen mallar, mahsuller, bitkiler, sebzeler, meyveler, kumaşlar, 00:07:38.660 --> 00:07:50.546 araçlar karşılıklı iletilmese ticaret olmasa olur mu? Onun için ticaret makbul, saygın bir meslek. 00:07:50.966 --> 00:07:56.656 Peygamber Efendimiz kendisi ticaretle meşgul olmuş ve ticaretin en güzel örneklerini vermiş. 00:07:57.370 --> 00:08:03.911 Medîne-i Münevvere'de çarşıyı pazarı dolaşıp teftiş eylemiş. Çarşıya pazara esaslar koymuş. 00:08:04.442 --> 00:08:11.960 Kimsenin haksızlık yapmaması, yer kapmaması, başkalarını mağdur etmemesi, malı güzel satması için… 00:08:12.237 --> 00:08:22.222 Kur'ân-ı Kerîm'de Mutaffifîn, Tatfîf sûresi var. Ölçüde, tartıda müslüman gayet güzel, 00:08:22.309 --> 00:08:27.582 dürüst hareket edecek, hile yapmayacak. Kumaşı ölçerken eksik ölçmeyecek. 00:08:27.660 --> 00:08:35.930 Bir şeyi tartarken eksik tartmayacak. Alırken fazla, alıp verirken kısıntılı, hileli, eksik vermeyecek. 00:08:36.252 --> 00:08:44.367 Bunların hepsinin esaslarını İslâm ortaya koymuş. Ticareti de makbul bir meslek olarak ortaya koymuş. 00:08:44.402 --> 00:08:53.826 Çünkü gerçek bu, ticaretsiz dünyevî hayatta insanlığın gelişmesi, insanların rahatı mümkün olmaz. 00:08:53.865 --> 00:09:00.330 İş bölümü, alışveriş olmazsa insan, hayatı için gerekli her şeyi kendisi yapacak. 00:09:00.910 --> 00:09:06.501 Giyiminden yemesine kadar, mümkün değil. Eski, ilkel çağların, tarım toplumlarının 00:09:06.604 --> 00:09:14.718 daha önceki ilkel toplumların durumu bu. Ticaret makbul, sonra bir insanın çoluk çocuğunu 00:09:15.670 --> 00:09:19.467 beslemek için çalışması makbul. Peygamber Efendimiz dilenmeyi yasaklamış. 00:09:19.718 --> 00:09:26.186 Git ipi al, karşıdan odun topla, pazarda getir sat ama dilenme diye dilenen bir kimseyi engellemiş. 00:09:26.231 --> 00:09:30.375 Kendisi bir taraftan fakir bir kimse gördü mü yüreği parçalanıyor, yardım ediyor. 00:09:30.399 --> 00:09:36.623 Bol bol yardım ediyor, dağlar, derya, yağmur, güneş gibi cömert, yardım ediyor. 00:09:36.678 --> 00:09:45.494 Bir taraftan da dilenen insanlara, eğer sağlıklı sıhhatli ise, dilenmeden yaşayabilecek durumu varsa, 00:09:45.597 --> 00:09:52.879 dilenmek mecburiyeti yoksa, çalışamayacak durumda değilse çalışmasını, 00:09:53.829 --> 00:10:00.270 hamallık da olsa odun toplamasını, bir şey yapmasını tavsiye ediyor. O hâlde İslâm denge kuruyor. 00:10:00.781 --> 00:10:04.738 Onun güzel, güçlü bir şey olduğunu söylüyor. Cihat gibi sevaplı olduğunu söylüyor. 00:10:04.777 --> 00:10:07.623 Allah'ın sevdiği bir durum olduğunu söylüyor. 00:10:09.384 --> 00:10:13.943 Dengeyi kurmak lazım, hem o çalışmayı yapacak ama ne vasıfla yapacak? 00:10:14.547 --> 00:10:20.306 Çalışmayı yaparken her şey niyetlere göre olduğuna göre İslâm'da, kalbin, gönlün, 00:10:20.533 --> 00:10:26.350 insanın fikrinin onu yapmasındaki amacının esaslı olduğunu biliyoruz. 00:10:26.240 --> 00:10:33.620 Ameller niyetlere göredir diye çok büyük bir kaide var İslâm'da. Ticaret nasıl olacak? 00:10:33.157 --> 00:10:37.809 Bu hadîs-i şerîfte o göründüğü için size bunu o bakımdan anlatmak istiyorum. 00:10:37.864 --> 00:10:42.500 Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki; Men talebe'd-dünyâ halâlen. 00:10:42.937 --> 00:10:49.824 "Kim dünyayı talep ederse…" Dünya kelimesini zaman zaman açıklıyorum belki ama 00:10:50.180 --> 00:10:55.883 yeni duyanlar için de açıklamak lazım. Biz bugün dünya kelimesini başka anlamda kullanıyoruz, 00:10:55.919 --> 00:11:01.813 hadîs-i şerîflerde o anlamda değil. Biz bugün dünya deyince enlemleriyle, boylamlarıyla, 00:11:01.851 --> 00:11:09.269 kıtalarıyla, okyanuslarıyla yerküresini hatırlıyoruz. Hâlbuki Kur'ân-ı Kerîm'de ve hadîs-i şerîflerde 00:11:09.510 --> 00:11:18.414 dünya kelimesi o mânaya gelmez. O mânaya gelen kelime semâvât ve arz diye geçer. 00:11:18.684 --> 00:11:24.303 Dünya dendiği zaman şu anda yaşamakta olduğumuz hayat kastedilir. 00:11:24.329 --> 00:11:28.609 Bir bu hayat var, şu anda yaşamakta olduğumuz hayat, el-hayâtü'd-dünyâ. 00:11:29.927 --> 00:11:35.500 Bizim içinde bulunduğumuz, bize şu anda yakın olan hayat. Bir de el-hayâtü'l-âhire. 00:11:35.100 --> 00:11:40.385 Bir de bu hayat bittikten, öldükten sonra olacak olan ikinci hayat, ebedî hayat... 00:11:40.534 --> 00:11:49.769 Ona da âhiret diyoruz. Âhiret de zamanla ilgili terim, bir tabir. Dünya da zamanla ilgili bir tabir. 00:11:50.444 --> 00:11:56.387 Şu anda yaşadığımız zaman, ölümden önceki yaşamımızın olduğu devre, dünya. 00:11:56.805 --> 00:12:00.683 Öldükten sonraki öbür taraf -berzah var vesaire ama- âhiret. 00:12:00.834 --> 00:12:04.667 Kabir âhiretin ilk menzilidir deniliyor, dünyayı böyle anlamak lazım. 00:12:05.731 --> 00:12:13.590 Kim dünyayı talep ederse, yaşam için bir takım faaliyetlere yönelirse, dünyalık diyebiliriz. 00:12:13.960 --> 00:12:20.421 Dünyalık temin etmek için çalışmak diyebiliriz. Kim bu dünya yaşamı için faaliyetlere yönelirse. 00:12:20.500 --> 00:12:26.954 Hani ibadet edecekti, camide durmadı, kalktı çarşıya, pazara, dükkâna gitti. 00:12:27.774 --> 00:12:33.206 Kim dünyalık talep ederse, dünyalık isterse, dünyalığı elde etmeye yönelirse. 00:12:34.333 --> 00:12:40.460 Ne olacak? Âhireti istemesi lazımdı. Halâlen. "helâl yollarla." 00:12:41.156 --> 00:12:48.691 Kazancın bir helâl yolu var, helâlinden kazanmak bir de haram yolu var, her şey böyle. 00:12:49.472 --> 00:12:55.454 Evlenmenin bir helâl yolu var, çok sevap. Bir de haram yönü var çok günah. 00:12:55.734 --> 00:13:03.940 Evlilik, nikâh. Ötekisi zina. Birisinden bir şey almanın helâl yolu var. 00:13:04.750 --> 00:13:13.562 Satın almak veya onun bağışlaması veyahut başka helâl yollarla, takas yoluyla, para yoluyla vesair. 00:13:14.523 --> 00:13:21.859 Bir de onun haberi olmadan aşırmak var. O da almak ama o gizlice aldığı için haram oluyor. 00:13:22.832 --> 00:13:28.283 Kim dünyalık bir şeyi dünya faaliyetlerini, kazanç faaliyetlerini, 00:13:28.342 --> 00:13:35.860 dünyayla ilgili bir şeyi yapmaya yönelirse, onu talep ederse. Halâlen, helâl yollarla. 00:13:35.173 --> 00:13:44.529 Helâl yollar nelerdir? Bunları İslâm sıralamış. Bütün faaliyetleri bir tefekkür konusu olarak 00:13:44.854 --> 00:13:54.314 felsefî yönden ele almış, irdelemiş. İnsan ne gibi helâl faaliyetler yapabilir kazancı için diye sıralamış. 00:13:54.595 --> 00:14:02.250 Ziraat, ticaret, sanat, cihat demiş. Bunların hangisi uygundur? 00:14:02.300 --> 00:14:05.266 Dilenmek demiş mesela bazıları da el açıp dileniyor. 00:14:05.604 --> 00:14:11.214 Bunların hangisi uygundur, helâldir, sevaptır? Hangisi mubahtır, olabilir de olmayabilir de. 00:14:11.254 --> 00:14:14.424 Hangisi haramdır, kesinlikle olmaz. Bunları bildirmiş. 00:14:14.838 --> 00:14:21.394 Bu çeşitli mal, mülk, kazanç, yiyecek, içecek elde etmek yolları içinden 00:14:21.672 --> 00:14:29.115 helâl olan yolla bir şeyler elde etmeyi talep ederse, insan dünyalık kazanmayı talep ederse, bir. 00:14:29.792 --> 00:14:35.988 Demek ki dünyalık talebi mecburiyeti yaşam için şart, ilk kelime, önemli olan şart 00:14:36.361 --> 00:14:45.403 helâlinden isteyeceğiz. İnsanın önüne iki tane imkânı geliyor. Bir; şu şeyi helâl yolla almak. 00:14:45.494 --> 00:14:52.326 İki; haram yolla, onun bir çaresini bulup almak. Gayrimeşru yollarla, kanunsuz yollar. 00:14:52.895 --> 00:14:56.486 Hangisini tercih ediyor müslüman? Helâl yol ile… 00:14:57.530 --> 00:15:04.413 Az önce haberlerde dinliyorduk. Bazı işçiler isyan etmişler. 00:15:04.860 --> 00:15:10.600 Galiba Karabük, Kastamonu taraflarında isyan etmişler. 00:15:11.379 --> 00:15:16.659 Allah Allah, bu işçiler niye isyan etti? Çok değişik bir sebeple isyan etmişler. 00:15:16.700 --> 00:15:21.451 Bakın bizim Anadolumuzun, kardeşlerimiz ne kadar temiz, alnından öpmek lazım. 00:15:21.844 --> 00:15:26.353 Ne kadar mübarek toprak, ne kadar mübarek insanlar! İşçiler isyan etmiş. 00:15:26.416 --> 00:15:36.839 Niye isyan etmiş? Fabrikaları özelleştirme listesine alınmış, özelleştirilecek bu fabrika. 00:15:38.249 --> 00:15:46.656 Kereste, tomruk işleyen bir fabrikaymış, özelleştirilecek fabrika. Fakat özelleştirme kolay olmuyor. 00:15:47.214 --> 00:15:55.941 Gazetelerden takip ediyorsunuz çeşitli merasimleri, mevzuat, sıkıntılar, zorluklar var. 00:15:56.152 --> 00:16:01.880 Tahakkuk etmemiş, sekiz ayda üretim durmuş. Üretim durdu ama 00:16:03.294 --> 00:16:07.560 işçinin hakkını korumak için de kanunlar olduğundan 00:16:07.537 --> 00:16:10.600 fabrika işçilerin parasını vermeye devam ediyormuş. 00:16:10.759 --> 00:16:15.944 Fabrika işçileri çalışmadığı hâlde çıkartamıyor, parasını vermeye devam ediyor. 00:16:16.214 --> 00:16:18.940 Özelleştirme de sekiz ayda tahakkuk etmemiş. 00:16:19.206 --> 00:16:24.471 İşçiler isyan ediyorlar. Ne diyorlar? Biz çalışmadan para almak istemiyoruz, alın bu paraları geriye. 00:16:24.891 --> 00:16:29.448 Biz helâlinden kazanmak istiyoruz, alnımızın teriyle kazanmak istiyoruz. 00:16:29.636 --> 00:16:35.974 Fabrika açılsın, çalışsın, alın teri dökelim çalışalım, hak edelim, alalım. 00:16:36.106 --> 00:16:40.683 Durup dururken, çalışmadan para almaya gönlümüz razı değil demişler. 00:16:40.745 --> 00:16:45.343 Bu, Anadolu insanımızın asaletidir, soyluluğudur. Köylüdür ama 00:16:45.765 --> 00:16:52.265 belki sülalesi tanınmış bir beye, bir sultana, sadrazama dayanmıyor ama ahlâken asildir. 00:16:52.347 --> 00:16:56.175 Ahlâken sultan gibidir, Allah razı olsun, alınlarından öpmek lazım. 00:16:56.503 --> 00:17:03.112 Helâli, halâlen. Dünyalık bir şeyi talep ederse bir insan helâl yolla, bir. 00:17:03.777 --> 00:17:10.876 İkincisi; isti'fâfen ani'l-mes'eleti. Mesele de bugünkü kullanılışıyla 00:17:10.973 --> 00:17:15.436 Arapça'daki kullanılışı, hadîs-i şerîfte o devirde kullanılışı birbirinden farklı. 00:17:15.490 --> 00:17:19.791 Kelimelerin devirleri, hayatları, başkalaşımları var. 00:17:20.290 --> 00:17:27.173 O devirde mesele, bu devirde de Arap ülkelerinde mesele dilenmek mânasına geliyor. 00:17:27.236 --> 00:17:34.590 Bizde "mesele" sorun, problem mânasına geliyor. İsti'fâfen ani'l-mes'eleti. 00:17:34.805 --> 00:17:41.883 "Dilenmekten kendisini korumak için dünyalık kazanmaya, helâl yolla kazanmaya yönelirse." 00:17:42.376 --> 00:17:48.700 Burada çalışmanın, kazanmanın bir güzel asil hedefi daha 00:17:48.154 --> 00:17:52.624 Peygamber Efendimiz tarafından ortaya konulmuş oluyor, işaret buyuruluyor. 00:17:53.637 --> 00:17:59.376 Bir insan çalışmasa ne yapar? Başkasına yük olur. Hastalandı, kolu bacağı kırıldı, sakat, 00:17:59.463 --> 00:18:03.237 çalışamıyor, bir şey üretemiyor. O zaman el açıyor, Allah rızası için 00:18:03.605 --> 00:18:06.641 bana yardımcı olun diyor mesela. Bu istemektir, dilenmektir. 00:18:08.720 --> 00:18:12.412 Meslek olarak yapmasa bile sonunda insan bir akrabasına falan gidiyor; 00:18:12.587 --> 00:18:16.494 "Çok sıkıştım, kusura bakma bana şu kadar borç ver." diyor. Bu da bir istemek… 00:18:16.576 --> 00:18:22.677 Veya aç kaldım, sen yakınımsın, arkadaşımsın, bir çanak aş verir misin diyor. 00:18:23.126 --> 00:18:28.627 İşte istemekten, dilenmekten korunmak için. Çalışmazsa istemek zorunda kalacak. 00:18:28.699 --> 00:18:36.433 Dilenmek zorunda kalacak. İffetini korumak ve iffetine gölge düşürmemek, 00:18:36.739 --> 00:18:42.820 dilenmekten kendisini korumak için yapıyorsa bunu, helâl yolla yapıyorsa, iki. 00:18:44.143 --> 00:18:49.563 Demek ki dilenmek iyi olmadığından Peygamber Efendimiz ifade etmiş oldu. 00:18:49.678 --> 00:18:53.996 Dilenmekten sakınmanın güzel olduğunu anlıyoruz. İffet olduğunu, 00:18:54.439 --> 00:18:59.531 soyluluk olduğunu, namusunu, şerefini korumak olduğunu anlıyoruz, bu da güzel. 00:19:00.518 --> 00:19:03.192 İslâm'ın ne kadar güzel değerleri var. 00:19:03.588 --> 00:19:10.171 Ve sa'yen alâ ehlihî. Üçüncü bir noktaya geldik, üçüncü bir husus. 00:19:11.769 --> 00:19:21.152 "Ailesi bakımıyla yükümlü insanlara karşı bir çalışma olsun diye." 00:19:21.544 --> 00:19:25.699 Çalışınca bir insan bir evin reisi, bir baba kime bakıyor? 00:19:26.199 --> 00:19:32.500 Hanımına, çoluk çocuğuna bakıyor, evin kirasını veriyor, ihtiyaçları karşılıyor. 00:19:32.942 --> 00:19:38.667 Ve sa'yen alâ ehlihî. "Ailesinin ihtiyaçlarını karşılamak, 00:19:38.930 --> 00:19:46.530 onları rahat ettirmek için gayret ederek yapıyorsa bu dünyalığı istemesi, 00:19:46.891 --> 00:19:53.287 dilencilikten korunmak için helâl yolla ailesinin ihtiyacını karşılamak için yapıyorsa…" Üç. 00:19:53.450 --> 00:19:57.135 Bu da güzel bir şey. Evlilik niçin sevap? 00:19:57.654 --> 00:20:03.789 Birçok bakımdan, tabiate uygun, İslâm evliliği sevap sayıyor. Neden sevap? 00:20:07.731 --> 00:20:12.453 Bir kere haramdan korunmuş, kendisinin namusunu korumuş oluyor. 00:20:12.492 --> 00:20:19.601 İkincisi kaç kişinin geçimini üstüne alıyor, evin çalışan reisi kaç kişiye bakıyor. 00:20:19.633 --> 00:20:20.881 Ne kadar güzel bir şey! 00:20:21.360 --> 00:20:27.571 Kim kime iyilik yaparsa Allah onu mutlaka değerlendirir. Zerre kadar hayır yapsa değerlendirir. 00:20:27.986 --> 00:20:36.470 Baba çoluk çocuğuna ekmek, aş, sebze getiriyor fileler, çuval, küfe dolusu şey getiriyor. 00:20:36.517 --> 00:20:44.197 O sevapsız kalır mı? Fakire bir sadaka veriyorsun sevap oluyor da insanın evine getirdiği erzak, 00:20:44.381 --> 00:20:47.640 yiyecek, giyecek sevap değil mi? Daha fazla sevap. 00:20:47.916 --> 00:20:53.147 Ne kadar daha fazla sevap? Bire yedi yüz misli sevap. 00:20:53.654 --> 00:20:58.454 Bu rakamı bir daha söyleyeceğim kafanızda iyice güzel bir yere yerleştirin, 00:20:58.509 --> 00:21:03.829 siz de başkalarına kabara kabara anlatın, İslâm böyle güzel diye. Başkaları da bilsin. 00:21:03.871 --> 00:21:12.815 İslâm'ı yaşamayanlar olabilir, belki seyahat ettiğiniz için Avrupa'ya, Rusya'ya, Singapur'a gidersiniz. 00:21:13.572 --> 00:21:18.338 Oralarda birisiyle karşılaşırsınız. İslâm nedir? Sen müslümansın filan derse 00:21:19.827 --> 00:21:24.886 insanın İslâm'da insanın ailesi için çalışma yapması ve masraf yapması 00:21:24.958 --> 00:21:30.240 bire yedi yüz üzere mükâfatlandırıyor. Yedi yüz misli mükâfatı büyük oluyor. 00:21:31.100 --> 00:21:36.833 Sadaka belki bire ondur da ötekisi bire yedi yüz olunca ne kadar daha fazla oluyor 00:21:36.889 --> 00:21:41.511 artık siz rakamları birbirine yan yana koyun değerlendirin. 00:21:41.847 --> 00:21:44.858 Ailesine bakmak çok sevap, çoluk çocuğuna bakmak çok sevap. 00:21:45.334 --> 00:21:50.536 Bir anne çocuğunu kucağına alıyor da bakıyor, emziriyor. Bu cihat yapmış gibi sevap. 00:21:50.882 --> 00:21:56.348 Peygamber Efendimiz böyle bildiriyor. Onun kahrını çekiyor, gece uyumuyor, sallıyor, 00:21:57.100 --> 00:22:02.527 hastalandığı zaman başucunda bekliyor. Mübarek annelerimiz yaşayanlara Allah uzun ömür versin, 00:22:02.999 --> 00:22:06.917 âhirete göçenleri nur içinde yatsınlar, kabirleri cennet bahçesi olsun. 00:22:07.256 --> 00:22:12.734 Cennet annelerin ayakları altındadır. Ayaklarının öpülmesi lazım annelerin, 00:22:13.594 --> 00:22:18.117 ne kadar zahmet çekiyorlar. Onlar boşa mı gidiyor. Bir para çıkmıyor oradan, 00:22:18.173 --> 00:22:23.328 kese açılmıyor şu kadar para verilmiyor ama çocuğa bir emek, bir iyilik yapılıyor. 00:22:23.360 --> 00:22:29.401 Bir cana değil insanın kendi çocuğuna iyilik yapması İslâm'da insan bir ağaç dikse, 00:22:29.830 --> 00:22:36.352 o ağacın üstüne kuş konsa meyvesini gagalasa ondan bile Allah sevap veriyor. 00:22:36.635 --> 00:22:41.550 O ağacın altına birisi otursa, gölgelense Allah ağacı dikene ondan bile sevap veriyor. 00:22:41.684 --> 00:22:47.145 İslâm'da boş yok. Boş yok sözünü bazıları kullanıyorlar ya kur'alarda, 00:22:47.943 --> 00:22:53.149 hangisini çekersen çek boş yok, İslâm'da boş yok. Her güzel faaliyet değerleniyor. 00:22:53.205 --> 00:22:57.145 Zerre kadar hayır da olsa, zerre kadar şer de olsa hepsi değerleniyor. 00:22:57.115 --> 00:23:04.609 Helâlden isteyecek dünyalığı, kazancı. Dilenmekten kendisini korumak amacını taşıyacak, iki. 00:23:04.969 --> 00:23:12.552 Ailesine ihtiyaçlarını karşılama amacını taşıyarak, üç. 00:23:12.999 --> 00:23:16.745 Dördüncüye geldik. Ve ta'attufen alâ cârihî. 00:23:16.948 --> 00:23:22.740 Bakın İslâm'ın bir güzel manzarası daha. Değişti, bir güzel yüzünü daha görüyorsunuz 00:23:22.169 --> 00:23:27.650 Müslümanlığın. Ve ta'attufen alâ cârihî. Câr ne demek? 00:23:27.161 --> 00:23:35.188 "Komşu" demek Arapça'da, komşusuna lütufta, iyilikte, atıfette bulunmak niyetiyle. 00:23:35.553 --> 00:23:41.800 Bak ne kadar güzel, İslâm. Komşusuna ikramda bulunmak da sevap… 00:23:41.306 --> 00:23:45.235 Komşuma da ikramda bulunayım diye çalışıyorsa, niyetlerinde bunlar varsa; 00:23:46.759 --> 00:23:49.709 helâlinden kazanmak istiyor, niyetinde bu var. 00:23:50.432 --> 00:23:54.928 Dilenmekten korunmak, şerefini korumak, alnı açık olsun istiyor. 00:23:55.225 --> 00:24:00.806 Çoluk çoğunun ihtiyaçlarını karşılamak istiyor. Onunla da yetinmeyip komşusuna da 00:24:01.990 --> 00:24:05.700 atıfette, lütufta, bağışta, ihsanda bulunmak istiyor. 00:24:05.237 --> 00:24:12.556 Şunu da yazın hafızanızın bir kenarına: "Evinizi çok yüksek yapıp da komşunuzun rüzgârını 00:24:12.921 --> 00:24:15.394 engellemeyin!" bile diyor Peygamber Efendimiz. 00:24:15.840 --> 00:24:23.630 Peygamber Efendimiz'in, lütfen sevgili müslümanlar hadislerini okuyun, hayatını okuyun. 00:24:22.758 --> 00:24:27.726 Ne kadar hazinelerle karşılaşacaksınız. İslâm'ın ne kadar âlicenap olduğunu, 00:24:27.758 --> 00:24:33.472 ne kadar yüksek din olduğunu anlayacaksınız. Âşık olacaksınız veya aşkınız artacak, 00:24:33.608 --> 00:24:36.242 aşkınız ziyadeleşecek. Gözünüz, gönlünüz yaşaracak. 00:24:36.332 --> 00:24:40.682 Bakın dünyalık talebinin ne sebeplerle yapılması gerektiğini 00:24:40.637 --> 00:24:45.843 nasıl sıralıyor Peygamber Efendimiz. Küçücük bir cümlede ne hazineler, ne güzellikler var. 00:24:45.962 --> 00:24:52.389 İslâm ne kadar güzel, helâlinden isteyeceğiz. Haramda kimseyi üzerek, kimseyi aldatarak değil. 00:24:53.600 --> 00:24:58.513 Dilenmekten şerefini korumak için yapacak, ailesinin ihtiyaçlarını karşılamayı, 00:24:58.529 --> 00:25:03.247 onları iyi geçindirmeyi düşünerek yapacak. Bir de fazlasıyla konu komşuya da 00:25:03.903 --> 00:25:10.854 ikram ederim diye de dünyalık talebi olursa ne mutlu, böyle olması lazım. 00:25:11.844 --> 00:25:16.793 Dünyalık talebini mecburî yaparken bu niyetleri biz de kalbimize yerleştirelim. 00:25:17.190 --> 00:25:24.195 Ne olur böyle olursa? Âhiret için çalışmadı, camiden çıktı da dükkânına, işyerine gitti, çalıştı. 00:25:24.506 --> 00:25:31.576 Be'asehullâhu te'âlâ yevme'l-kıyameti ve vechuhû mislü'l-kameri leylete'l-bedri. 00:25:33.880 --> 00:25:37.910 Oradan da sevap kazanır. Camiden çıktı işe gitti ama farz namazı kıldıktan sonra 00:25:38.220 --> 00:25:42.724 orada da sevap kazanıyor. "Allahu Teâlâ hazretleri kıyamet gününde onun yüzünü 00:25:42.835 --> 00:25:54.160 ayın on dördü gibi pırıl pırıl, nurlu olarak ba's eder." Kıyamet günü mahşer yerine böyle gelir. 00:25:54.181 --> 00:26:03.371 Ayın on dördü gibi pırıl pırıl, yüzü ak, alnı ak, Allah'ın sevgili kulu olarak etrafa ayın, 00:26:03.456 --> 00:26:12.716 mehtabın nur saçtığı gibi gelecek. Allah'ın ikramı bu, o kulu Allah'ın sevdiğini anlıyoruz, 00:26:12.805 --> 00:26:17.286 seveceğini ve mükâfatlandıracağını anlıyoruz. 00:26:17.556 --> 00:26:24.160 Herkesin korktuğu, iyi insanların yüzleri ak pak olacak da kötülerin kapkara olacak. 00:26:24.620 --> 00:26:30.673 Buruşacak, kırışacak, kaşlar çatılacak, eyvah vaziyet fena filan diye müşrikler, 00:26:30.760 --> 00:26:36.606 kâfirler de mahvolacaklar o gün. Yüzleri, vucuhuhu'l-müsveddeh, müsvedde pul, 00:26:36.699 --> 00:26:41.665 müsvedde kâğıt değil simsiyah demek. Yüzleri simsiyah olacak kâfirlerin. 00:26:42.113 --> 00:26:46.835 Biz mosmor olacak diyoruz, öyle değil, mosmor oldu falan diyoruz dünya hayatında. 00:26:46.875 --> 00:26:54.554 Âhirette simsiyah olacak o kâfirlerin yüzleri. İyilerin de yüzü pırıl pırıl olacak. 00:26:57.176 --> 00:27:02.840 Ne demiş oluyor Peygamber Efendimiz? Peygamber Efendimiz'in de bir hadisiyle yetinmemek lazım. 00:27:03.276 --> 00:27:08.654 Bir konudaki hadîs-i şerîfleri topluca göz önüne koymalı insan, kararını öyle vermeli. 00:27:08.892 --> 00:27:13.335 Zaten ben üniversite hocası olarak talebelerime hep söylerdim. 00:27:13.893 --> 00:27:19.779 Bir konuyu araştırıyorsanız, o konudaki bütün şöyle veya böyle, iyi veya kötü, 00:27:19.883 --> 00:27:23.717 olumlu veya olumsuz her bilgiyi toplayın, önünüze alın. 00:27:23.874 --> 00:27:32.636 Bir araştırmacının, hakikati arayan bilim adamının ilk işi her çeşit bilgiyi önüne koymasıdır. 00:27:32.935 --> 00:27:37.759 Bütün bilgiler önünde bulunsun. Ondan sonra onları sınıflandırır, 00:27:37.838 --> 00:27:46.371 tasnif, izale, tasfiye eder. Ondan sonra ilmî çalışmanın öteki noktalarına geçer. 00:27:48.985 --> 00:27:52.264 Bilimsel gerçeklere, ilmî sonuçlara böyle ulaşılır. 00:27:52.522 --> 00:28:03.758 Onun için İslâm'da "İslâm miskinlik dini, tasavvuf miskinlik yolu, bilmem 00:28:03.916 --> 00:28:11.118 dağların başlarına çekiliyorlarmış, çalışmıyorlarmış, tembellermiş!" Son derece yalan, iftira. 00:28:11.952 --> 00:28:19.470 Hiç tarihte güzel misalleri görmüyorlar mı? Toplum içinde kimler 00:28:19.660 --> 00:28:24.665 topluma faydalı, kimler zararlı görmüyorlar mı? Melek gibi insanlara niçin iftira ediyorlar? 00:28:24.721 --> 00:28:31.145 Bak âhireti isteyecek. Amacı âhiret olacak, cenneti kazanmak, 00:28:31.176 --> 00:28:36.795 Allah'ın rızasını kazanmak olacak ama dünyalığa da ötekiler gibi çalışacak, 00:28:37.694 --> 00:28:44.590 dünyaya tırnaklarıyla, elleriyle sarılmış, kucaklamış, ehl-i dünya insanların haris, 00:28:45.533 --> 00:28:50.700 hırslı, kimseye zırnık vermeyen insanların dünyaya sarılması gibi değil. 00:28:50.643 --> 00:28:55.262 Dünyalık için bir çalışma yapacak ama şu, şu, şu gayeleri taşıyarak 00:28:55.302 --> 00:29:00.621 şu, şu, şu fikirlerle yapacak ki İslâm tarif ediyor, İslâm'ı güzel şey yapmak lazım, 00:29:00.833 --> 00:29:05.254 İslâm miskinlik dini değil, İslâm çalışma dini. Çünkü çalışmayı teşvik ediyor, 00:29:05.664 --> 00:29:14.121 İslâm başkalarına iyilik dini, hazine, nur kaynağı. İslâm'ın güzelliklerini bir hadis bile anlatıyor. 00:29:14.612 --> 00:29:19.821 İslâm'ı kötüleyenler âhiretlerini mahvediyorlar. Onlara da acıyoruz. 00:29:19.336 --> 00:29:27.350 Lütfen âhiretinizi mahvetmeyin. Ben ilericiyim, devrimciyim, ateistim, inançsızım, 00:29:29.400 --> 00:29:36.151 gericilere karşıyım. Karşısın ama gerici ne diyor, bir dinle bakalım, nasıl yaşıyor anla. 00:29:36.324 --> 00:29:41.200 Tembel mi, çalışkan mı, haram yiyor mu, yemiyor mu, dürüst mü değil mi, 00:29:41.177 --> 00:29:48.216 işini nasıl yapıyor, fikri nasıl? Basit bir işçi, belki ilkokul mezunu bile değil 00:29:48.597 --> 00:29:51.894 ama çalışmadan para almak istemiyor. Bu büyük bir asalettir, 00:29:51.925 --> 00:29:55.666 bence bu, İngiltere kraliçesinden daha asil bir insan. 00:29:56.288 --> 00:29:56.694 Neden? 00:29:56.994 --> 00:30:02.287 Bak kimsenin hakkını yemek istemiyor. Fakir ama insan zenginken çıkarıp bir şey verir, 00:30:02.448 --> 00:30:08.720 bu mühim değil ama fakirken, ben çalışmadan para almıyorum demek, evde çoluk çocuğun 00:30:08.926 --> 00:30:14.780 ihtiyacı varken çalışmadan almak istemem, haram para almak istemem demek büyük bir fazilet. 00:30:15.118 --> 00:30:20.433 Allah dünyada helâlinden, dünyalık kazanmayı helâlinden isteyen, 00:30:20.671 --> 00:30:25.909 dilenmekten değil, şerefini korumayı düşünerek isteyen, çoluk çocuğuna karşı 00:30:26.383 --> 00:30:31.530 ihtiyaçlarını karşılamak için bir fedakârlık olsun, çalışma olsun diye yapmak isteyen, 00:30:31.372 --> 00:30:36.354 konu komşusuna da iyilik yaparım, paramın fazlasıyla da hayır hasenat yaparım diye yapanın 00:30:36.569 --> 00:30:43.525 Allahu Teâlâ hazretleri kıyamet gününde yüzünü ayın on dördünde, dolunay vaktinde dolunayın 00:30:43.605 --> 00:30:52.381 pırıl pırıl olduğu gibi mahşerde yüzünü nurlu yapacak… Cennetlik olacak böyle bir kimse. 00:30:53.839 --> 00:30:56.377 Peygamber Efendimiz karşı tarafı da anlatıyor. 00:30:57.990 --> 00:31:01.678 Ve men talebehâ. "Dünyayı yine isteyen insanlar var." 00:31:01.726 --> 00:31:06.596 Dünyalık peşinde olan başka insanlar da var. Bakıyorsunuz bir şehirde bir sürü insan. 00:31:07.530 --> 00:31:13.898 Hacı amcalar da var aksakallı, dükkânı var, çalışıyor, başkaları da var. Gayrimüslimler de var. 00:31:14.263 --> 00:31:19.989 İnançsız olduğunu meziyetmiş gibi bağıra bağıra söyleyip inançlıların çıkıp, 00:31:20.534 --> 00:31:23.731 asıp kesip, bağırıp çağırıp şey yapan insanlar da var. 00:31:26.199 --> 00:31:32.653 Ve men talebehâ. "Dünyalığı, kazancı, menfaati vesaire isteyen." Ama nasıl? 00:31:32.819 --> 00:31:40.123 Harâmen. "Haram yoldan." İster hırsızlık olsun, rüşvet olsun, ister faiz olsun, 00:31:40.377 --> 00:31:46.312 repo olsun, ister devleti soymak olsun, halkı soymak olsun, hazineyi soymak olsun... 00:31:46.597 --> 00:31:53.589 Nereden gelirse gelsin, mühim değil. İşini uyduruyor, haram yoldan bir büyük avantaj, kazanç, 00:31:53.837 --> 00:32:01.909 kâr, avanta da diyorlar, çeşitli laflarla böyle çirkin yollarla kazanmaya. 00:32:02.452 --> 00:32:11.306 Kazanıyor, zengin oluyor, arabaları, köşkleri, yalıları oluyor, haram yoldan. 00:32:13.300 --> 00:32:20.660 Müfâhiren bihâ. "Böbürlenmek için, benimkisi ondan daha çok, benim malım daha çok diye 00:32:20.432 --> 00:32:25.807 fiyaka yapmak, caka satmak, tantana, şatafat, debdebe için, 00:32:26.346 --> 00:32:30.106 ben daha iyiyim, güçlüyüm, zenginim demek için." 00:32:30.772 --> 00:32:37.935 Müfâhiren. Daha çok malım olsun, biriktireyim derken bir de övünerek, 00:32:38.513 --> 00:32:47.731 böbürlenmek için parayı kazanırsa bunlar da dünyalığı talep etmenin ters fikirleri. 00:32:48.910 --> 00:32:52.757 Bu fikirlerle, bu niyetlerle şey yaparsa bir insan ne olur? 00:32:52.821 --> 00:32:59.964 Lekiyallâha azze ve celle. "Azîz ve Celîl olan Allahu Teâlâ hazretlerinin o da huzuruna çıkacak, 00:33:00.630 --> 00:33:04.316 huzurunda karşılaşacak Allah'la." Ve huve aleyhi gadbâni. 00:33:04.477 --> 00:33:10.861 "Huzuruna çıktığı zaman Allah'ı gazap etmiş vaziyette görecek. Allah'ın gazabına uğrayacak." 00:33:11.451 --> 00:33:17.820 İslâm'da dünyalık istemenin güzel yolu var. İnsan o yolarla dünyalığı ister, 00:33:17.867 --> 00:33:22.689 kazancını öyle sağlarsa ayın on dördü gibi yüzü pırıl pırıl nurlu olacak, cennete girecek. 00:33:23.187 --> 00:33:30.530 Haram yollarla, kötü niyetlerle kazanırsa o da Allah'ın huzuruna Allah ona gazap etmiş bir vaziyette 00:33:30.379 --> 00:33:33.153 varacak, gazabına uğrayacak, kahrolacak, mahvolacak. 00:33:33.292 --> 00:33:42.425 Mal kazanmak konusunu konuştuk da İslâm'ın çok aziz bulduğu, teşvik ettiği, 00:33:42.780 --> 00:33:49.191 sevaplı diye söylediği bir iş düşünelim. İlmi İslâm talep etmeyi, öğrenmeyi, 00:33:49.354 --> 00:33:55.218 talibi olmayı, öğretmeyi çok teşvik ediyor. Bunun çok sevabı olduğunu söylüyor ama 00:33:55.511 --> 00:34:00.685 burada da gene niyet önemli, doğrudan doğruya hemen ilim öğrendi 00:34:03.223 --> 00:34:08.404 çok büyük mükâfatlara insan ermiyor. Bu üniversitede profesördür cennete girecek, 00:34:08.458 --> 00:34:11.922 Allah buna çok mükâfat verecektir. Dur bakalım, öyle değil. 00:34:12.410 --> 00:34:16.423 İnsanın ilim öğrenmekteki niyeti önemli. 00:34:16.874 --> 00:34:22.182 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Enes radıyallahu anh'ın bize bildirdiğine göre şöyle buyuruyor; 00:34:23.977 --> 00:34:31.467 Men talebe bâben. "Kim ilimden bir bölüm talep ederse, öğrenmeye gayret ederse." 00:34:31.510 --> 00:34:38.550 Diyelim ki kendisi dökümcü de dökümün güzel olması için öğreniyor veyahut 00:34:39.890 --> 00:34:44.103 acaba cenaze nasıl kaldırılır İslâm'da dur şunu öğreneyim, diyor. Veyahut 00:34:45.223 --> 00:34:48.834 umreye gideceğim, umrenin şekli şemaili nasıl diye bir bölüm, 00:34:49.170 --> 00:34:58.183 bir bahis öğrenmek peşine düşen bir insan. İlimden bir şey öğrenmek için. 00:34:58.516 --> 00:35:01.182 Buradaki niyet ne mesela, ne için yapıyor? 00:35:01.864 --> 00:35:08.937 Li-yusleha bihî nefsehû. "Bu ilmi öğrensin de, kendi nefsini ıslah etsin, kusurları varsa onları atsın, 00:35:09.559 --> 00:35:14.535 eksikleri varsa onları tamamlasın. Nefsini ıslah etsin, nefsi olgun bir nefis olsun." 00:35:14.589 --> 00:35:22.627 Nefsi ne demek? İnsanın benliği, içi… İnsan dışından insan olsa yetmez. 00:35:22.935 --> 00:35:30.727 İçi hayvan olabilir, affedersiniz domuz olabilir. İslâm'a göre köpek, sırtlan, 00:35:30.806 --> 00:35:37.950 aslan, tilki gibi olabilir. Niye böyle hayvan isimleriyle hadîs-i şerîflerde bildirilmiş? 00:35:37.109 --> 00:35:45.540 İnsanlar kolay anlar, bu hayvanlar bir vasfıyla tanındığı için o hayvan gibi deyince, 00:35:46.643 --> 00:35:56.862 anladım der insan. İnsan, iç duygularına göre iyi insan, kötü insan oluyor, kalleş, 00:35:57.226 --> 00:36:05.539 hilekâr, hain, vefasız, vurdumduymaz, gaddar, duygusuz oluyor. 00:36:05.633 --> 00:36:10.670 Bunlar hep insanın içine ait vasıflar. Bu adamın dışında çok iyi kumaştan yapılmış, 00:36:10.710 --> 00:36:18.311 birinci sınıf terzinin elinden çıkmış elbiseler var. Kıymeti yok, içi, nefsi, iç dünyası fena. 00:36:18.406 --> 00:36:27.561 Beni, benliği asıl Allah'ın değer verdiği kısmı fena, değeri olmaz. 00:36:28.551 --> 00:36:36.720 Elbiseyi çıkartırsın bir başkasına, bir katile giydirirsin, götür hapishaneye en azılı idamlık 00:36:36.830 --> 00:36:44.353 birisine giydir, giyebilir uyuyorsa vücuduna. Elbiseyle insan adam olmaz, dış kıyafetle, suretle olmaz. 00:36:44.467 --> 00:36:52.230 İnsanın insan olması, insân-ı kâmil olması için eğitimine, terbiyesine İslâm çok önem veriyor. 00:36:52.382 --> 00:36:56.961 Bakın ilim öğrenecek, ne maksatla? Nefsini düzeltmek için. 00:36:57.396 --> 00:37:10.862 Ben olgun, bilge, erdemli, iyi duygulara sahip insan olayım diye öğrenirse, ev li-men ba'dehû. 00:37:14.770 --> 00:37:25.785 "Kendisini ıslah etsin diye yahut da kendisinden sonrakilere faydası olsun diye ilim öğrenirse." 00:37:26.138 --> 00:37:32.444 Peygamber Efendimiz'in mübarek ashabı, tâbiîn, o mübarek insanlar ne yaptılar? 00:37:32.672 --> 00:37:40.594 Peygamber Efendimiz'in hadislerini, Kur'ân-ı Kerîm'in izahlarını, fıkıh bilgilerini topladılar. 00:37:40.974 --> 00:37:47.746 Kendisinden sonrakilere kaldı bu büyük, muhteşem, şaheser, 00:37:47.869 --> 00:37:54.909 çok derin ilimleri içeren, ihtiva eden kitaplar. Onlardan istifade ediyoruz, aman diyoruz 00:37:54.965 --> 00:37:59.186 falanca kitap ne kadar güzel. Açıyoruz, bismillâhirrahmânirrahîm, orada bir şeyler öğreniyoruz. 00:37:59.570 --> 00:38:07.240 O adamlar ömürlerini verdiler, bir hadisi yazmak için Horasan'dan Mısır'a, 00:38:07.142 --> 00:38:12.784 Mısır'dan Yemen'e seyahat ettiler. Neden? Dînî bir konuyu ben tespit edeyim de 00:38:12.855 --> 00:38:19.903 benden sonrakiler okusun, ben sevap kazanayım, onlara faydalı olsun diye.İslâm iki şey düşünüyor. 00:38:20.109 --> 00:38:25.203 Bir, kendi kişiliği ile ilgili. Kendimi ıslah edeyim, olgun bir kul olayım. 00:38:25.283 --> 00:38:31.283 İki, başkalarına da faydam olsun diye. İlmi böyle öğrenirse; 00:38:31.663 --> 00:38:39.232 Keteballâhu lehû mine'l-ecri misle remeli âlic. Allah onun sevabını ne kadar verir? 00:38:39.488 --> 00:38:46.167 Sayıya gelmez. "Çöldeki kumların miktarınca ona sevap yazar." 00:38:46.115 --> 00:38:52.176 Bir avuç kumu eline al, tepsinin üstüne koy veya koyu renkli bir tahtanın üzerine koy. 00:38:52.303 --> 00:38:56.668 Kaç tane kum tanesi var diye say bakalım bir avuç kumu. Akşama kadar sayarsın, 00:38:57.696 --> 00:39:00.109 şu kadar rakam oldu, biraz da şaşırdım filan dersin. 00:39:00.324 --> 00:39:05.383 Koca çöldeki kumların sayısı kadar Allah ona sevap yazar, bu niyetle ilim öğreniyorsa. 00:39:05.811 --> 00:39:10.157 Ama bir de karşı tarafını öğrenelim, konu oradan açıldığı için. 00:39:11.444 --> 00:39:16.509 Birisi de ilim öğreniyor ama neden öğreniyor? 00:39:16.750 --> 00:39:24.544 Bir hadîs-i şerîfte yine Enes radıyallahu anh'ten, aynı râviden başka bir kaynakta yazılmış, 00:39:24.687 --> 00:39:27.855 aynı kaynakta da var, bir başka hadîs-i şerîfi alalım; 00:39:28.363 --> 00:39:36.297 Men talebe'l-ilme li-yümariye bihi's-sufehâe ve yukasire bihi'l-ulemâe 00:39:36.313 --> 00:39:42.460 ve yasrife bihî vücûhe'n-nâsi ileyhi fe'l-yetebevve' mak'adehu mine'n-nari. 00:39:44.224 --> 00:39:51.614 "Bir insan ilmi eğer akılsız, beyinsiz, değersiz insanlarla münakaşa yapmak, 00:39:51.694 --> 00:40:01.818 cedelleşmek, mücadele için öğrenirse ve başka insanlardan ben daha alimim diye 00:40:02.104 --> 00:40:11.193 fiyaka için, daha üstün olduğunu göstermek, üstünlük sağlamak için öğrenirse…" 00:40:11.455 --> 00:40:18.544 Ve yasrife bihî vücûhe'n-nâsi ileyhi. "İnsanların gönüllerini kendine meylettirmek, 00:40:19.190 --> 00:40:23.315 insanların, halkın teveccühünü kazanmak için öğrenirse…" Ne olur o zaman? 00:40:23.465 --> 00:40:30.213 "O kendisine cehennemde oturacağı yeri hazırlasın veya kendisini oraya hazırlasın; 00:40:30.301 --> 00:40:36.847 oraya gidecek!" Oraya gideceğini şimdiden bilsin diye bildiriyor Peygamber Efendimiz. 00:40:36.848 --> 00:40:42.897 Demek ki ilim ne için olmayacakmış? Ceng ü cidâl, çekişme, çatışma, kavga için değil. 00:40:43.254 --> 00:40:49.420 Alim nasıl olur? Sakin bir şekilde dinler, hakkı söyler. 00:40:49.661 --> 00:40:56.305 Karşı tarafın hakkı varsa kabul eder, yumuşak konuşur, mültefit konuşur karşısındakine, 00:40:57.564 --> 00:41:03.687 kırmadan hakkın ortaya çıkmasına çalışır. Öyle yapmıyor da ben onu, bunu yeneyim, 00:41:04.660 --> 00:41:11.236 cedel, mücadele, münakaşa için bir de başka alimlerden daha üstün olduğum ortaya çıksın, 00:41:11.340 --> 00:41:13.942 benim kavuğum daha büyük, benim mertebem daha yüksek, 00:41:16.934 --> 00:41:26.231 hükümdar daha çok bahşiş versin, ben daha yüksek mevkie çıkayım filan gibi amaçla öğrenirse… 00:41:26.278 --> 00:41:31.781 Bir de insanların kendisine teveccühünü sağlamak için öğrenirse... 00:41:32.226 --> 00:41:38.216 Ne olacak yani? Bunlar için olmayacak. Allah'ın rızasını kazanmak için ilmi öğrenecek. 00:41:38.787 --> 00:41:45.203 Bilimi yerinde kullanacak, uygun insanlara anlatacak, haddini bilecek, 00:41:45.278 --> 00:41:47.861 böbürlenmeyecek, başka insanların kalbini kırmayacak. 00:41:48.621 --> 00:41:59.158 İslâm her meselenin iki tarafını da söylüyor. Bir de ilme teşvik olsun diye 00:41:59.380 --> 00:42:02.180 ilimle ilgili iki hadis daha okuyup konuşmamı bitirmek istiyorum. 00:41:58.815 --> 00:42:02.830 Men talebe bâben mine'l-ilmi li-yuhyiye bihi'l-İslâme kâne beynehû 00:42:02.830 --> 00:42:05.690 ve beyne'l-enbiyâi derecetün vahidetün fi'l-cenneti. 00:42:05.847 --> 00:42:11.430 "Kim ilmi, onunla İslâm'ı diriltmek için öğreniyorsa." 00:42:13.770 --> 00:42:18.864 Türkiye'de İslâmî bilgiler biraz zayıfladı, ben İslâm'ı öğreneyim de İslâm'ı dirilteyim. 00:42:19.249 --> 00:42:25.260 Bu güzel, İslâm herkes tarafından bilinsin diye öğrenebilirsiniz. Böyle bir niyetle, 00:42:25.250 --> 00:42:30.670 İslâm'a hayat kazandırmak, onunla İslâm'ı canlandırmak için ilim öğrenirse: 00:42:30.971 --> 00:42:34.470 "Onunla peygamberler arasında cennette bir derece fark olur." 00:42:34.700 --> 00:42:39.832 En üstte peygamberler, hemen onun altında en yakın derece alimler. 00:42:40.311 --> 00:42:43.331 Bu niçin bu yüksek dereceyi bulacak? 00:42:43.696 --> 00:42:48.976 Çünkü İslâm'ı yüceltmek amacıyla bu ilimi öğrendi, İslâm'a hizmet aşkını taşıyor. 00:42:49.394 --> 00:42:56.450 İşte bu maksatla ilim öğrenmeliyiz! Çoluk çocuğumuzu bu maksatla ilim yoluna sevk etmeliyiz. 00:42:56.386 --> 00:43:00.126 Ben İlahiyat Fakültesi'nde hoca iken arkadaşlara söylemiştim. 00:43:00.771 --> 00:43:05.133 Bence birinci sınıflarda ilmin ne maksatla öğrenilmesi gerektiğini, 00:43:05.632 --> 00:43:12.583 hangi kötü niyetlerle öğrenilmemesi gerektiği okutulmalı ilk önce, sevabı anlatılmalı. 00:43:12.543 --> 00:43:16.624 İnsanlar ondan sonra kopya çekerek değil de ilim sevap olduğu için, 00:43:17.624 --> 00:43:24.960 Allah rızası için çalışarak ilim öğrensinler, diye. İlim öğrenecek bir insan ne yapması lazım? 00:43:25.000 --> 00:43:30.751 İlmini, bilgisini kendisinin uygulaması, bildiği iyi şeyleri yapması, 00:43:30.836 --> 00:43:34.314 kötü olduğunu bildiği şeyleri de yapmaması lazım. 00:43:34.474 --> 00:43:40.537 Halka talkın verip kendisi salkımı yutmaması lazım… Peki bir insan böyle yaparsa ne olur? 00:43:41.334 --> 00:43:47.306 İlim öğreniyor ama ilmini uygulamıyor, adam çok büyük alim. 00:43:48.219 --> 00:43:56.384 Çok iyi doktor, sigaranın çok zararlı olduğunu söylüyor fakat ağzında sigara, dolaşıyor. 00:43:57.286 --> 00:44:02.268 Bir doktor yakalandı. Onun namına çok utandım ben, senelerce önce gazeteler yazdı. 00:44:02.720 --> 00:44:09.987 Doktormuş, tam o sırada da belediye üzerinde sokakların duruyordu, kaldırımların temizliği, 00:44:11.379 --> 00:44:18.198 kirletilmemesi, tükürülmemesi filan. Olacak, Allah'tan, çok acı bir durum. 00:44:19.124 --> 00:44:24.813 Birisi kaldırıma tükürdüğü zaman, gazeteciler, belediye ilgilileri, başkan var. 00:44:25.337 --> 00:44:33.268 Hemen çıktılar ortaya niye tükürdün. Kaldırımlara tükürmek yasak ama kim dinler, 00:44:33.268 --> 00:44:41.110 uygular, tükürene cezayı verir. Herkes bunun böyle bir cezasının verildiğini görmemiştir. 00:44:41.653 --> 00:44:47.654 İşte olacak, tüküren adamı çepe çevre sardılar, niye tükürdün, kimsin? 00:44:48.217 --> 00:44:54.630 Gazeteciler resim çekiyor, herkes şey yapıyor, adamın anlaşıldı ki sonunda 00:44:55.340 --> 00:44:59.320 mesleği doktorlukmuş. Buyur bakalım, ayıkla pirincin taşını...