WEBVTT 00:00:00.976 --> 00:00:06.986 El-hamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn. Hamden kesîran tayyiben mübâreken fîh. 00:00:07.628 --> 00:00:11.172 Kemâ yenbeğî li-celâli vechihî ve li-azîmi sultânih. 00:00:13.690 --> 00:00:21.651 Ve'sselâtu ve'sselâmü alâ hayra halkıhî tâc-ı ruûsinâ ve tabîb-i kulûbunâ ve üsvetine'l-haseneti 00:00:21.651 --> 00:00:32.174 Muhammedini'l-Mustafâ ve âlihi ve sahbihî ve men tebiahû bi-ihsânin ecmâine'ttayyibine'ttâhirîn. 00:00:36.907 --> 00:00:37.541 Emmâ ba'd: 00:00:40.177 --> 00:00:48.512 Çok aziz ve değerli davetlilerimiz, sevgili kardeşlerim! 00:00:51.400 --> 00:01:01.727 Allahu Teâlâ hazretlerine sonsuz hamdü senâlar olsun ki bizi sayısız nimetlerine gark eylemiştir. 00:01:07.815 --> 00:01:19.719 Hayatımız ve hayatımızın içindeki her türlü imkân ve muktesebâtımız O'nun ihsanıdır. 00:01:23.980 --> 00:01:36.422 Nimetlerinin en büyüğü müslüman olmamızdır. Çünkü müslüman olmak, İslâm'la muttasıf olmak, 00:01:36.834 --> 00:01:49.385 müşerref olmak, sonsuz nimetlerin kapısıdır, anahtarıdır; hem bu dünyada hem âhirettte bahtiyar olmanın 00:01:51.654 --> 00:02:04.675 ilk ve vazgeçilmez şartıdır. Elhamdülillah bizi müslüman eyledi; müslüman olarak yaşamaya da 00:02:04.675 --> 00:02:12.709 muvaffak eylesin. Huzuruna da sevdiği, razı olduğu kul olarak varmayı nasip eylesin. 00:02:14.570 --> 00:02:29.934 Çok güzel, çok mübarek bir ay geçirerek, Ramazan yaşayarak, Allahu Teâlâ hazretlerinin 00:02:30.770 --> 00:02:40.812 en sevdiği ibadetlerden olan oruç ibadetiyle, gece ibadetleriyle, Kur'ân-ı Kerîm'le, 00:02:45.605 --> 00:03:02.228 sadaka ve zekâtlarla her türlü sevaplı, âmâl-i sâlihâ ile güzel bir ay geçirdikten sonra,yine Rabbimiz'in 00:03:02.228 --> 00:03:11.521 bize ihsan eylediği bayrama ulaştık ve bu bayramın içinde de hemen arkasından 00:03:13.180 --> 00:03:20.513 böyle güzel bir yerde toplanmak nasip oldu. Türkiye'nin diğer yerlerini, 00:03:21.845 --> 00:03:27.993 hatta dünyayı düşünecek olursanız, buradaki güneşin kıymetini daha iyi anlarsınız. 00:03:29.413 --> 00:03:37.417 İki hafta önce Avrupa'daydım. Avrupa ve Amerika'daki şiddetli kıştan dolayı yüzlerce insanın 00:03:37.647 --> 00:03:45.425 soğuktan öldüğünü söylediler. Amerika dahi… Ben hani sadece yoksul ülkelerde açlıktan ölünür sanıyordum 00:03:46.100 --> 00:03:55.188 ama öyle değilmiş; yüzlerce insan, herhalde bir kısmı şu sokaklarda alkolik olup da kalanlar olsa gerek, 00:03:56.156 --> 00:04:07.355 soğuktan donmuş ölmüşler. Böyle bir mevsimde, karaların çok olduğu kuzey yarım kürede - 00:04:07.355 --> 00:04:18.886 bu güneyde öyle değil, güneyde yaz var ama orası da karaların az olduğu, denizlerin çok olduğu bir yer- 00:04:21.576 --> 00:04:29.201 böyle güneşli, Türkiye'nin gerçekten güzel, imrenilecek, insanı hayran bırakan 00:04:29.201 --> 00:04:38.682 manzaralarla dolu bir yerinde birkaç tatlı gün geçirmek imkânını Allah nasip etmiş oldu. 00:04:40.106 --> 00:04:45.379 Burayı ben ilk defa görüyorum. Doğrusu kara yolundan bu tarafa saptığım zaman, 00:04:45.498 --> 00:04:54.630 yolun iki tarafına bakınca, biraz böyle güzel bir yer bulacağımı tahmin edemiyordum. 00:04:55.653 --> 00:05:04.869 Fakat arabayla ilerledikçe, nihayet çamlar göründü... Yeşillik, ağaç da her şeyi güzelleştiriyor. 00:05:06.305 --> 00:05:11.870 Yeknesaklık ve çıplaklık gidince biraz rahatladım. 00:05:11.610 --> 00:05:21.464 Ve bu tatil köyünün kapısına gelince daha da hayretim arttı. Gerçekten güzel bir yer. Allah razı olsun. 00:05:23.590 --> 00:05:28.650 Başka yerlerde iklimin çeşitli zorlukları varken, çok güzel bir yerde, 00:05:28.650 --> 00:05:35.440 deniz kenarında gerçekten güzel binalarla, imkânlarla donatılmış bir yerde toplantı yapıyoruz. 00:05:36.662 --> 00:05:44.461 Bu toplantılarımız gelenekselleşti, bizim camiamıza mahsus toplantılar hâline geldi. 00:05:44.905 --> 00:05:53.259 Sayısını ben şu anda söyleyemeyeceğim, muhtelif yerlerde yaptık. Ayvalık'ta, Gemlik'te yaptıklarımız, 00:05:53.647 --> 00:06:07.844 Uludağ'da yaptıklarımız, Niğde'de yaptığımız, böyle karlar altında, o hatırımda... Yine Akbük'te, 00:06:11.625 --> 00:06:19.183 çok büyük bir otelde yaptıklarımız hatırımda. Her sene birkaç defa bunları yapıyoruz 00:06:19.158 --> 00:06:21.989 ve bir ihtiyaç karşılanmış oluyor. 00:06:24.539 --> 00:06:28.579 Türkiye'nin muhtelif yerlerinde bulunan kardeşlerimiz bir araya gelmiş oluyor. 00:06:28.888 --> 00:06:34.159 Bu toplantıda da -şöyle etrafa baktığımız zaman- Türkiye'nin Şark'ından, Garb'ından, 00:06:34.500 --> 00:06:40.136 Kuzey'inden, Güney'inden pek çok arkadaş görüp mesrur oluyorum, seviniyorum. 00:06:43.975 --> 00:06:55.293 Geniş bir coğrafyayı tek bir mekânda topluyoruz. Bu toplantılar, uzun seyahatlerle ziyaret edebileceğimiz 00:06:55.293 --> 00:07:04.240 kardeşlerimizi bir araya getiriyor ve bir muhabbet tazelemesi, hasret gidermesi oluyor. 00:07:04.714 --> 00:07:09.945 Bu sefer aramızda Özbekistan'dan bile kardeşlerimiz var. Babamın arkasında oturan üç kardeşimiz 00:07:09.945 --> 00:07:18.970 Özbekistan'dan gelmişlerdir. Alim ve şair ve fâzıl kimseler, eserleri olan kıymetli kardeşlerimiz. 00:07:19.271 --> 00:07:26.755 Demek ki Türkiye hudutlarını da aşmış olan bir coğrafyaya hitap etmiş oluyoruz şu sırada... 00:07:27.627 --> 00:07:35.504 Bu güzel toplantıların başlangıcı, "hakk-ı tekaddüm" deniliyor, yani bir şeyi ilk önce yapmanın 00:07:35.932 --> 00:07:43.216 üstünlüğü ve fazileti Avustralya'daki ihvânımıza aittir. Avustralya'dan kardeşlerimiz de var burada 00:07:43.453 --> 00:07:48.119 . İlk önce Avustralya'daki kardeşlerimiz böyle toplantılar tertip ettiler. 00:07:49.361 --> 00:07:55.894 Tabi ben Türkiye'nin imkânlarına göre Avustralya'ya ilk gittiğim zaman, ilk görünce çok şaşırdım 00:07:56.520 --> 00:08:01.854 çünkü beni havaalanında, Lâ ilâhe illallah yazılı bayraklarla ve tekbirlerle karşıladılar. 00:08:01.879 --> 00:08:02.854 Ben korktum, dedim; 00:08:03.770 --> 00:08:10.130 "Başınıza bir hal gelmesin? Hani böyle tekbir getiriyorsunuz, lâ ilâhe illallah bayrağı açmışsınız." 00:08:10.409 --> 00:08:15.749 "Yok Hocam, burası Türkiye değil; burası Avustralya, hiçbir şey olmaz." dediler. 00:08:15.836 --> 00:08:20.924 Kimisi sarık sarmış, kimisi sakallı, kimisi şalvarlı, kimisi kuşaklı; hiçbir şey olmuyor. 00:08:21.964 --> 00:08:24.300 Hürriyetin ne kadar güzel olduğunu orada gördüm. 00:08:24.637 --> 00:08:37.650 Orada kardeşlerimiz senenin sonundaki büyük tatilde arkadaşları toplamak için 00:08:39.509 --> 00:08:50.700 böyle güzel eğitim çalışmaları tertip ettiler. Yine benim hayret ettiğim, çok büyük mekânlar tuttular. 00:08:51.414 --> 00:08:59.491 Mesela bir üniversiteyi tuttular. Bu Türkiye için duyulmuş bir şey değil. Mesela İstanbul Üniversitesi'ni 00:08:59.491 --> 00:09:09.320 Ortadoğu Teknik Üniversitesi'ni, Hacettepe'yi veya Boğaziçi Üniversitesi'ni tutmak gibi bir şey. 00:09:09.429 --> 00:09:12.394 Hiç kimsenin hatırına gelmez. Ama kardeşlerimiz orada bir üniversiteyi tuttular. 00:09:12.720 --> 00:09:23.330 "Tutmak"tan amacım, muradım; kiraladılar yani. Havuzlarıyla, spor salonlarıyla, lojmanlarıyla, 00:09:23.358 --> 00:09:32.662 evleriyle, kademeli amfi theater tarzındaki, kademeli salonlarıyla, mikrofonlarıyla, 00:09:33.980 --> 00:09:37.770 projeksiyon cihazlarıyla, her şeyiyle bize teslim ediyorlar; yani kiralık, buyurun... 00:09:37.990 --> 00:09:42.976 Sadece onların endişesi; yemekhânede bir dolapları var, büyük bir buzdolabı; 00:09:43.443 --> 00:09:48.240 "Aman!" diyorlar, "Buradaki şişelere dokunmayın çünkü bunlar çok kıymetli içkiler." diyorlar. 00:09:48.644 --> 00:09:49.890 Biz de diyoruz ki; 00:09:49.890 --> 00:09:53.227 "Onlar sizin başınızda parçalansın, zaten biz onların yüzüne bakmayız. 00:09:53.751 --> 00:09:55.259 Yani bizim o içkilerle ilişkimiz yok." 00:09:55.259 --> 00:10:00.244 Onlar için en kıymetli olan o; "Tamam, buraya dokunmayın, başka ne isterseniz yapın." diyorlar. 00:10:01.210 --> 00:10:08.943 Koca bir üniversite, geniş çayırlar, çayırlarda sunî göller, tarifsiz güzellikler... 00:10:09.863 --> 00:10:20.917 Bu toplantıları yapıyorlar. 200-300 kişi böyle toplanıyorlar. Hanımlar, beyler, 00:10:21.155 --> 00:10:28.287 çocuklar ayrı eğitime tâbi tutuluyor ve 10 gün kadar bu eğitim devam ediyor. 00:10:29.157 --> 00:10:38.450 Biz bunu çok beğendik. Takdirimi, hayranlığımı da buradaki arkadaşlara, seyahatle ilgili 00:10:38.450 --> 00:10:43.960 şirketteki kardeşlerime, yöneticilerimize söyledim. 00:10:43.960 --> 00:10:45.980 Onlar da burada böyle toplantılar tertip etmeye başladılar. 00:10:46.480 --> 00:10:55.833 Sonra bu âdet Avrupa'ya yayıldı. Mesela Almanya'da, İsveç'te, İngiltere'de, Amerika'da... 00:10:55.928 --> 00:11:03.399 Yine Amerika'dan -bu toplantılara katılmış- kardeşlerimiz var aramızda. Böyle geniş yerler tutup, 00:11:04.415 --> 00:11:09.396 eğitim çalışmaları yapmaya başladık. Bize mahsus bir çalışma şekli oldu. 00:11:09.396 --> 00:11:16.703 Bu tarzı ben başkalarında duymamıştım. Bütün ailenin iştirak ettiği bir eğitim çalışması duymamıştım. 00:11:17.496 --> 00:11:24.795 Doğrusu güzel oldu. Buluşun da bize ait olması ayrıca beni sevindiriyor ama hakk-ı tekaddüm, 00:11:25.247 --> 00:11:29.786 yani ilk buluş Avustralya'daki kardeşlerimizindir. 00:11:30.362 --> 00:11:38.320 Ve biz burada bu toplantıların bilmiyorum kaçıncısını yapıyoruz? Sayısını bilen varsa söylesinler. 00:11:41.113 --> 00:11:44.946 Sayısını unuttum ama benim zihnimde çok iz bırakanlar var. 00:11:44.946 --> 00:11:52.940 Mesela Ayvalık'taki Murat Reis Oteli, çok güzel bir koydaydı, çok büyük bir oteldi; 00:11:53.312 --> 00:12:00.977 orada çok büyük konuşmalar yaptık. Değişen dünya şartlarına göre siyaset, iç ve dış siyasetin 00:12:01.484 --> 00:12:07.236 ve bizim vakıf çalışmalarımızın nasıl ayarlanması, düzenlenmesi gerektiğini orada konuştuk. 00:12:07.814 --> 00:12:10.836 Çok mühim gelişmeler, çok büyük değişmeler yaptık. 00:12:11.368 --> 00:12:15.150 Bizim camiamız için büyük bir atılım oldu. Onu hatırlıyorum. 00:12:15.721 --> 00:12:24.558 Sonra Gemlik'teki deniz kenarında bir yer tuttuk... Oradaki toplantımızı hiç unutamıyorum 00:12:24.978 --> 00:12:33.290 çünkü Uludağ'ı tutmak istiyorduk, olmamıştı; kar istiyorduk biraz ama deniz kenarı olmuştu. 00:12:33.622 --> 00:12:41.240 Allah'tan bir kar yağdı, diz boyu kar oldu; denizin kenarı bile, orada da kar isteği yerine geldi. 00:12:41.563 --> 00:12:49.269 Bir hafta orada eğitim yaptık. Ama her gün üç kuvvetli konferans, konuşma oluyordu. 00:12:50.705 --> 00:12:56.172 Fikir bakımından çok yoğun çalışma ile geçti. Sanıyorum Gemlik eğitiminde üç aylık 00:12:56.525 --> 00:13:02.322 bir eğitimi bir haftaya sıkıştırmış olduk ve çok ciddi çalıştık… 00:13:03.383 --> 00:13:14.847 Bakın, programda bizim öğlen namazı saatleri nazari olarak yazılmış, ancak 3'te olabildi. 00:13:16.930 --> 00:13:21.821 Dakikası dakikasına toplantılara, programa, saatlere riayet etmiştik. 00:13:22.178 --> 00:13:27.318 Çocuklar bile bizi hayrete düşürecek kadar ciddiyet kazanmışlardı. 00:13:28.700 --> 00:13:32.570 Kapanış konuşmasında çocuklara hak verdiğimiz zaman, ellerinde notlarıyla, kalemleriyle geldiler; 00:13:32.570 --> 00:13:44.594 bizim ağzımızı hayretten açmamıza sebep olacak ağır, bilgili, görgülü, tecrübeli insanlar gibi 00:13:45.940 --> 00:13:51.830 fikir ağırlıklı güzel konuşmalar yaptılar. O bakımdan hiç unutmuyorum Gemlik konuşmamızı... 00:13:51.464 --> 00:13:57.904 Sonra Uludağ'daki Grand Yazıcı Otel toplantısı; kardeşlerimiz unutmazlar. 00:13:58.300 --> 00:14:08.996 Hele İzmir'in güneyinde, Aydın'ın Söke ilçesindeki, Akbük'teki toplantılarımız hiç unutulmaz. 00:14:08.996 --> 00:14:14.868 950 kişilik May Otel'i tamamen doldurmuştuk da, yanındaki otellerden de arkadaşlar 00:14:16.462 --> 00:14:22.608 yerler tutarak ancak katılabilmişlerdi. Çok güzel bir yerdi. Ondan sonra o otel el değiştirdi, 00:14:22.608 --> 00:14:31.161 müslümanların yönetimine geçti ve geçtiğimiz yaz da aramızdaki bazı dostalarımız gittiler, gördüler. 00:14:31.589 --> 00:14:38.273 Güzel hizmet verdi. Müslümanların yaz tatillerinde onlara hizmet verdi. 00:14:38.884 --> 00:14:42.157 Bu da bizim oradaki toplantımızdan sonra oldu. 00:14:46.846 --> 00:14:54.599 Akbük'teki toplantımızın en büyük, en unutulmaz sonucu; radyo ve televizyon şirketlerimizin 00:14:54.662 --> 00:15:03.484 kurulması orada olmuştur. Gözyaşları içinde, alkışlar içinde, çok heyecan içinde, 00:15:03.484 --> 00:15:10.720 tir tir titreyerek bir radyomuz olsun, televizyonumuz olsun diye, kararı orada almıştık 00:15:10.603 --> 00:15:14.804 ve küçücük çocuklar kolyelerini, bileziklerini getirmişler, konuşmasını bilmeyen çocuklar, 00:15:15.351 --> 00:15:20.756 büyüklerinin kucağında getirip bağışta bulunmuşlardı. AKRA'yı öyle kurmuştuk. 00:15:21.161 --> 00:15:29.355 AKRA'nın ‘AK' kelimesi Akbük'ten, ‘RA' kelimesi de radyodan gelmedir. AKRA, bize Akbük'ü hatırlatıyor. 00:15:29.672 --> 00:15:38.688 Onun için, o Akbük'teki toplantı da bizim için asla unutulmaz, tarihe geçmiş çok önemli bir gündü... 00:15:39.203 --> 00:15:44.583 Oradaki çalışma çok önemli bir eğitim çalışmasıydı. Yer de gerçekten çok güzeldi. 00:15:45.114 --> 00:15:52.261 Ve müslümanlar kiralamışlar... Biz orayı kiralasaydık orada olurdu bu toplantı şimdi, memnun olurduk. 00:15:53.641 --> 00:16:01.700 Yine de bizlerin yakınlık duyduğu kimselerin kiralaması güzel bir şey. 00:16:01.700 --> 00:16:05.491 Yani mekânların İslâm'a hizmet eder hâle gelmesi... Bakın buraları hep 00:16:05.491 --> 00:16:12.448 gayrimüslimlere hizmet etmeye göre hazırlanmış. Duvardaki şeylere bakarsanız, -firesk mi derler buna, 00:16:13.725 --> 00:16:24.624 ne derlerse- bunlar dans gibi daha başka şeylerin işaretleridir. Disko, bar, golfklap vesaire... 00:16:24.910 --> 00:16:30.988 Hep onların zevklerine hitap eden... Biz galiba bunları da İslâmîleştirmeye vesile olmuş oluyoruz. 00:16:31.758 --> 00:16:37.902 Bu mekânlarda yapıldığı zamandan beri belki hiç ezan okunmamışken ezanlar okunuyor, 00:16:38.290 --> 00:16:43.686 hiç kılınmamışken cemaatle namazlar kılınıyor. Böyle faydaları da oluyor. 00:16:47.168 --> 00:16:51.860 Bu toplantılar geçtiğimiz sene biraz az yapıldı. 00:16:52.380 --> 00:16:57.240 Gecikmiş bir toplantıdır. Ancak bu zamana rastladı; güzel bir zamana rasladı, 00:16:57.928 --> 00:17:03.567 Ramazan bayramının sonunda böyle bir toplantı iyi oldu. 00:17:04.122 --> 00:17:10.840 İsmini -ben seçmedim çünkü yurtdışındaydım- kardeşlerimiz güzel seçmişler: 00:17:11.610 --> 00:17:12.241 "Sevgi ve Kaynaşma." 00:17:13.200 --> 00:17:18.383 Coşkun kardeşimiz "kaynaştırma" dedi. Bu "kaynaşma" kendi kendine olduğu için daha güzel. 00:17:18.383 --> 00:17:25.129 "Kaynaştırma" biraz daha lehimleme gibi cebrî bir mâna ifade ediyor. Kaynaşma daha güzel 00:17:25.728 --> 00:17:30.529 çünkü müslümanlar zaten bir araya geldi mi kaynaşıverir, bu iş kendiliğinden olur. 00:17:30.775 --> 00:17:32.447 İnneme'l-mü'minûne ihvetün. 00:17:32.652 --> 00:17:37.302 Müslümanlar kardeş olduğu için, birisinin tanıştırmasına lüzum kalmaz. 00:17:37.865 --> 00:17:41.121 İki müslüman birbirini sokakta görse, tanımadığı halde selam verir. 00:17:42.730 --> 00:17:52.124 Selam kelamı, konuşmayı çeker. Kelam da ikramı çeker. Konuşmadan sonra 00:17:52.124 --> 00:17:54.901 . Konuşmadan sonra "Bizim eve buyurun, bir çorba için." diye ikram başlar. 00:17:55.242 --> 00:18:02.142 Ondan sonra da kuvvetli bir ahbaplık, kaynaşma oluşuverir. Onun için "kaynaştırma" değil de 00:18:02.728 --> 00:18:08.739 -estağfirullah bizim öyle bir şeyimiz yok- "sevgi ve kaynaşma günleri" olur. 00:18:10.183 --> 00:18:14.240 Peygamber-i Zîşanımız sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hadîs-i şerîfinde buyuruyor ki; 00:18:14.801 --> 00:18:23.446 "İki müslüman bir araya gelirse..." Ve men tekâ mü'minâni kattu. "İki müslüman birbiriyle kaynaştı mı.." 00:18:23.914 --> 00:18:37.610 İllâ efâdallâhu misahibihi hayrâ. Yani li-ehadihimâ misahibihi hayrâ. "Allah birisine ötekisinden, 00:18:37.610 --> 00:18:40.100 ötekisine berikisinden fayda verir." 00:18:40.981 --> 00:18:50.705 İki kimsenin seviyeleri, ilimleri, irfanları, maddî ve mânevî durumları farklı olsa; birinden ötekisine, 00:18:50.705 --> 00:18:57.172 ötekisinden berikisine mutlaka bir fayda gelir. İki müslüman bir araya geldi mi iki el gibidir. 00:18:57.809 --> 00:19:03.734 Tek el yıkayamadığı halde iki el nasıl birbirini yıkayabiliyorsa, 00:19:04.408 --> 00:19:07.606 müslümanların bir araya gelmesinde fayda kendiliğinden hâsıl olur. 00:19:07.733 --> 00:19:13.842 Onun için sevgi ve kaynaşma günleridir. Bir muhabbet giderme, hasretlik giderme, 00:19:14.255 --> 00:19:20.440 muhabbet kaynaşması olacaktır bu günler. Öyle temennni ediyoruz. Öyle de olur 00:19:20.393 --> 00:19:31.487 çünkü Resûlullah'ın ihbarı öyle. Ve bunu da sağlamak için çalışma yapmak, elimizden geldiğince 00:19:31.487 --> 00:19:38.880 bize düşeni yapmak vazifemizdir de... Çünkü İslâm dininde sevginin çok büyük yeri vardır. 00:19:42.252 --> 00:19:51.369 Doğrusu İslâm'ı bazıları tek yönlü anlatıyorlar. Asrın insanının hoşuna gidecek taraflarını anlatıyorlar 00:19:52.270 --> 00:19:58.119 bazı yerleri saklıyorlar. Hâlbuki hoşuna gitse de gitmese de emrinin tam anlatılması lazım. 00:19:59.725 --> 00:20:05.294 Asrın insanının yanında geçerli olan kavramları öne sürüyorlar. 00:20:05.651 --> 00:20:07.111 "İslâm demokrasidir." 00:20:07.788 --> 00:20:12.655 Hayır, İslâm demokrasiden daha üstün, demokrasi olmayan bir sistemdi. 00:20:13.416 --> 00:20:14.969 "İslâm sevgi dinidir." 00:20:15.587 --> 00:20:20.978 İslâm'da sevgi de vardır başka şey de vardır. Hepsi dengeli... 00:20:21.573 --> 00:20:24.217 "Allah Rahman'dır, Rahîm'dir." 00:20:24.288 --> 00:20:29.160 Evet, Rahman ve Rahîm'dir ama azâb-ı elîmi de vardır. Azîzün züntikâm'dır. 00:20:29.953 --> 00:20:34.800 Ben şahsen bir şeyi anlatırken tek yönlü anlatmamayı seviyorum. 00:20:34.380 --> 00:20:38.109 Tek yönlü göstermeyi çarpık bir tanıtma olarak görüyorum. 00:20:39.282 --> 00:20:41.181 Bu bilgiler ışığı altında; 00:20:41.276 --> 00:20:42.753 "İslâm hoşgörü dinidir." 00:20:42.880 --> 00:20:50.853 Hayır, İslâm her zaman her şeyi hoş görmez. İslâm günahı, günahkârı hoş görmez; 00:20:51.400 --> 00:20:53.964 müsamaha etmez, günahı engeller. 00:20:55.740 --> 00:21:01.750 Günahın yapılmaması için emr-i mârûf nehy-i münker bir farzdır, vazifedir. Elinden geleni yapar. 00:21:01.750 --> 00:21:07.673 Onun için, "İslâm'ı çarpık anlatmamak gerekiyor." diye düşünen bir insan olarak söylüyorum: 00:21:07.698 --> 00:21:09.396 İslâm'da sevginin çok önemi vardır. 00:21:09.839 --> 00:21:19.928 İslâm büyük ölçüde sevgi dinidir. En önemlisi muhabbetullahtır; kulun Allah'ı sevmesi, 00:21:20.951 --> 00:21:30.441 Allah'ın sevgisine ermesi meselesidir. Tabi muhabbet-i Resûlullah'tır; Resûlullah'ı sevmesidir. 00:21:31.330 --> 00:21:34.999 Sonra mü'minler birbirinin kardeşi olduğu için birbirini sevmesi lazımdır. 00:21:38.514 --> 00:21:39.859 Peygamber Efendimiz yemin ediyor; 00:21:41.180 --> 00:21:50.446 "İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de tam mü'min olamazsınız." diyor. 00:21:51.914 --> 00:21:53.680 Yemin ederek söylüyor bunu... 00:21:53.930 --> 00:21:59.106 Vellezî nefsi bi-yedihî. "Canım elinde olan Allah'a andolsun ki" 00:22:00.260 --> 00:22:04.960 Lâ tedhulu'l-cennete hattâ tü'minû. "Cennete mü'min olmadıkça giremezsiniz." 00:22:05.235 --> 00:22:13.210 "Edison icatlar yapmış; cennete girecek mi girmeyecek mi?" 00:22:13.203 --> 00:22:20.121 Girmeyecek. İslâm'ı anlayamadığı için, müslüman olmadığı için giremeyecek. 00:22:20.154 --> 00:22:24.427 Ama gizliden gizliye müslüman oldu da, tenhalarda ağladı, yalvardı da; 00:22:24.452 --> 00:22:31.405 "Yâ Rabbi, ben bu toplumun içinde, ne yapayım, işte İslâm'ımı yaşayamıyorum, sen beni affet!" diye 00:22:31.858 --> 00:22:35.861 dualar etti de içinden müslümansa onu bilemeyiz. Kalpleri Allah biliyor. 00:22:36.234 --> 00:22:39.522 Ama öyle hıristiyan ölmüşse olmaz. 00:22:40.853 --> 00:22:45.823 Lâ tedhulu'l-cennete hattâ tü'minû. "Cennete mü'min olmadıkça giremezsiniz." 00:22:45.965 --> 00:22:49.278 Cennete kâfir asla giremeyecek; mü'min girecek. 00:22:49.777 --> 00:22:56.391 Ve lâ tü'minû hattâ tehabbû. "Birbirinizi sevmedikçe, 00:22:56.439 --> 00:23:03.619 birbirlerinizle dost olmadıkça, muhabbet etmedikçe de imanınız kâmil olmaz, tam mü'min olamazsınız." 00:23:04.334 --> 00:23:10.855 O halde sevgi, İslâm'ın, cennete girmenin en önemli şartı olmuş oluyor. 00:23:11.387 --> 00:23:17.406 Bu bir abartma değil, çarpıtma değil, yanlış tanıtma değil; İslâm'ın en önemli yönü bu! 00:23:17.477 --> 00:23:23.000 İslâm'da sevgi de var, hubbu fillah da var, buğzu fillah da var, Allah için kızmak da var. 00:23:23.435 --> 00:23:25.593 Onu da belirterek söylüyorum. 00:23:26.103 --> 00:23:34.443 Cennete girmenin şartı sevgidir. Onun için sevgiyi öğrenmeliyiz. Birbirimizi -kusurlarımıza rağmen 00:23:34.562 --> 00:23:42.885 - sevmeyi öğrenmeliyiz. Her müslümanın kusuru vardır. Kendimizi düşünecek olursak, hayatımızda şahsî, 00:23:43.265 --> 00:23:48.257 kendimizin de şikayetçi olduğumuz kusurlarımız vardır. O halde başkasının da kusurları olabilir, 00:23:48.550 --> 00:23:57.425 olacaktır. Sendeki kusur başkasının kusurunu büyütmemeyi sana telkin etmelidir. 00:23:57.616 --> 00:24:01.425 "Ben de kusurluyum. Bak kurtulmak istiyorum ama kurtulamıyorum. 00:24:01.813 --> 00:24:07.507 O kardeşim de herhalde kurtulamıyordu." diye ona şefkatle yaklaşmalı, 00:24:08.460 --> 00:24:14.679 onu günahından kurtarmaya çalışmalı. Müslüman günahı sevmek değil de, günahkârı sevip günahlarından 00:24:14.679 --> 00:24:29.827 kurtarmaya çalışmak durumundadır.Tabi bir de Cenâb-ı Mevlâ'nın rızasını kazanma yolunda, ihsan yolunda . 00:24:29.827 --> 00:24:36.390 İhsan yolu, biliyorsunuz hadîs-i şerîfte geçen bir kelimeden ismini alıyor, 00:24:36.217 --> 00:24:39.302 ihsan; Allah'ı görüyormuş gibi ibadet etmek. 00:24:39.415 --> 00:24:46.463 el-İhsânu en ta'budallâhe ke-enneke terâhu fe-in lem tekün terâhu fe-innehû yerâke. 00:24:46.831 --> 00:24:51.333 "İhsan, Allah'a O'nu görüyormuş gibi ibadet etmendir 00:24:51.358 --> 00:24:55.528 çünkü sen O'nu her ne kadar görmüyorsan bile O senin yanındadır, O seni görüyor. 00:24:55.859 --> 00:25:01.778 Sen de O'nu görüyormuş gibi öyle ibadet etmelisin." diye ihsanı böyle tarif ediyor. 00:25:02.320 --> 00:25:11.396 Bizim yolumuz ihsan yoludur. İslâm'ın içinde bu hâli kazanmaya çalışıyoruz. Allah'ı görüyormuş gibi, 00:25:11.856 --> 00:25:22.317 Allah'ın bizi gördüğünü bilerek müttekiyâne yaşama yolunu, takvâ yolunu,ihsan yolunu seçmiş bulunuyoruz. 00:25:22.761 --> 00:25:27.753 Bu takvâ yolunda, ihsan yolunda tabi bir kardeşlik teessüs ediyor. 00:25:27.753 --> 00:25:33.158 Tasavvufta, tarikatte bir kardeşlik teessüs ediyor. Bu da; 00:25:34.420 --> 00:25:41.415 Nûrun alâ nûr kardeşlik üstüne bir kardeşliktir. Daha önemli, daha yakın bir kardeşliktir. 00:25:41.859 --> 00:25:49.437 Aynı yolda yürüyen iki insanın yolda birbirleriyle yardımlaşması tarzında bir kader birliğidir. 00:25:51.183 --> 00:25:54.149 Beraberce amaca ulaşmak için yardımlaşmadır. 00:25:54.537 --> 00:26:01.157 Burdada sevginin çok önemi var. Onun için birbirimizi sevmek zorundayız. Cenneti kazanmak, 00:26:02.149 --> 00:26:11.740 amaca ulaşmak, Allah'ın rızasını kazanmak için birbirimizi sevmek zorundayız. Zaten bu sevgi için 00:26:12.399 --> 00:26:16.454 her türlü şart mevcuttur. Çünkü müslüman ne kadar kötü olsa güzeldir. 00:26:16.454 --> 00:26:24.565 Çünkü kalbinde her türlü güzelliğin kaynağı olan iman vardır. Bir şey iman olunca güzelleşir. 00:26:24.565 --> 00:26:29.728 Bir müslümanın girdiği her yer güzelleşir, nurlanır. İmanın olduğu her şey, 00:26:29.728 --> 00:26:35.148 imanla yapılan her şey güzel olur. O halde müslümanlar da güzeldir, insanların güzelleridir. 00:26:35.886 --> 00:26:42.321 Bunu anlamak için insanın biraz diyâr-ı küfrü gezmesi lazımdır. Kâfirlerin hallerine bakması lazımdır. 00:26:43.106 --> 00:26:48.539 Onları, imansızları gördüğü zaman mü'min kardeşlerin ne kadar güzelliklere 00:26:48.539 --> 00:26:50.492 sahip olduğunu insan daha iyi anlıyor. 00:26:51.206 --> 00:26:57.613 Bir köylümüzün bize tanımadığı halde bir ayran ikram etmesi, "Buyurun, bizim eve 00:26:57.613 --> 00:27:04.900 gidip bir çorba içelim." demesi, ne kadar güzelmiş, onu dışarıda anlıyor insan... 00:27:04.349 --> 00:27:09.418 Bir profesör arkadaş vardı, İspanya'da birisine yol sormak istemiş, yanına yanaşmış; 00:27:10.108 --> 00:27:14.220 "Falanca yere gitmek istiyorum." deyince, adam demiş ki; 00:27:14.196 --> 00:27:18.782 "Sen benim istirahat âlemimde benim rahatımı ne hakla tahrip edersin?" 00:27:18.924 --> 00:27:19.901 Bir terslemiş bunu... 00:27:20.123 --> 00:27:20.846 "Şaşırdım." diyor. 00:27:21.885 --> 00:27:27.202 O anda istirahat ediyormuş beyefendi, o soruyu sormak onu üzüyormuş; tersliyor. 00:27:28.185 --> 00:27:33.798 İnsan Allah rızası için birisine iyilik yapmanın ne kadar güzel olduğunu anlıyor. 00:27:34.155 --> 00:27:40.337 İnsan adamların ters hareketlerinden, -Alman usûlü- babasına bile fatura çıkartıp 00:27:40.662 --> 00:27:45.838 kardeşinden bile para almasından İslâm'daki kardeşliğin güzelliğini anlıyor. 00:27:46.409 --> 00:27:53.409 Bizim bu toplantılarımızda bir araya gelmekten dolayı,hadîs-i şerîfte vaad edilen muhabbet hâsıl oluyor. 00:27:54.684 --> 00:27:59.435 Kardeşler birbirlerini görmüş oluyor. Ben şahsen buraya gelirken baktım, 00:27:59.743 --> 00:28:03.140 uzun zamandır görmediğim birçok yerden gelen kardeşlerim var. Sevindim... 00:28:05.646 --> 00:28:11.788 Sevdiği insanları görünce insan… Hanımlar birbirlerini görmüş oluyor, çocuklar 00:28:11.788 --> 00:28:19.948 birbirlerini tanımış oluyor; böylece bu toplantılar hakikaten bir sevgi ve kaynaşma işi görüyor. 00:28:20.716 --> 00:28:29.860 Biz bu toplantıların sadece, tek amaçlı olarak cereyan edip sonuçlanmasını düşünmüyoruz. 00:28:29.737 --> 00:28:40.398 Bizim çalışmalarımızda çok amaçlılık vardır. Bizim çözümlerimizde hedeflediğimiz çok amaçlı çözümdür. 00:28:40.834 --> 00:28:46.671 Amaçlarımızdan bir tanesi de bilgilendirmedir. Bu toplantılarda sevginin yanında bilgi de olacaktır. 00:28:46.844 --> 00:28:54.233 Onun için bu toplantıları çeşitli, kıymetli konuşmalarla takviye ediyoruz. 00:28:54.502 --> 00:28:59.160 Gelen kardeşlerimiz istifade ediyorlar, öğrenmiş oluyorlar. Ne yapması gerektiğini 00:28:59.160 --> 00:29:09.378 anlamış oluyor ve gideceği yere birikimler kazanmış olarak dönüyor.Onun için bu toplantılarda hanımlara, 00:29:09.775 --> 00:29:15.513 beylere, çocuklara yönelik eğitim çalışmaları yapıyoruz, konuşmalar yapıyoruz. 00:29:16.862 --> 00:29:25.875 En kıymetli konuşmacıları davet ediyoruz. Onların dünya görüşlerini öğrenmiş oluyoruz. 00:29:26.570 --> 00:29:33.203 En yeni ve en doğru bilgileri kazanmış oluyoruz. Bu bakımdan, bu toplantıların 00:29:33.425 --> 00:29:43.753 böyle bir faydası da oluyor. Burada tahmin ediyorum, kardeşlerimiz her gün iki tane konuşma dinleyecek. 00:29:43.753 --> 00:29:50.779 Arada cuma günü, belki bir tanesi Cuma namazı dolayısıyla yapılmamış olabilir. 00:29:51.953 --> 00:30:01.795 Üçüncü bir amacımız aileleri dinlendirmektir. Dinlenmek için çok güzel yerler seçmeye gayret ediyoruz. 00:30:02.152 --> 00:30:08.291 Türkiye'nin en güzel yerlerini seçmeye çalışıyoruz. Bendeniz yurt dışını gören bir kimse olarak, 00:30:09.607 --> 00:30:15.913 Avustralya'nın 4500 kilometrelik Pasifik sahillerini kasaba kasaba gezmiş 00:30:15.913 --> 00:30:20.463 bir kardeşiniz olarak söyleyebilirim; Türkiyemiz çok güzel, Türkiyemiz'de çok güzel, 00:30:20.463 --> 00:30:30.815 gerçekten hayran kalınacak yerler var. Bunu zaten cihan biliyor, bildiği için de dışarıdan uçaklarla, 00:30:31.592 --> 00:30:35.457 fevc fevc buralarda tatil yapmaya geliyorlar. Ama biz bilmiyoruz. 00:30:35.996 --> 00:30:41.635 Biz bilsek de böyle yerlere gelemiyoruz. Çünkü tek başına buralara geldiğimiz zaman, 00:30:42.214 --> 00:30:48.535 buranın havası bizim imanımıza, yaşantımıza uygun düşmüyor. Burada kendimizi 00:30:48.535 --> 00:30:57.273 yabancı hissettiğimiz için gelemiyoruz. Böyle bir yere gelemiyoruz çünkü havuzda kadınlar çıplak yüzecek, 00:30:58.407 --> 00:31:06.377 dışarıda içkiler içilecek, içeride danslar vesaire olacak, toplantılar olacak, duvarlarda gördüğünüz 00:31:06.440 --> 00:31:08.999 resimlerle anlatılmak istenen şeyler olacak... 00:31:10.230 --> 00:31:13.517 Bu bize uymadığı için bu yerlere biz paramız olsa da gelemiyoruz. 00:31:15.870 --> 00:31:23.630 Ortam bizim imanımıza, zevkimize, vicdanımıza uygun olmadığı için ortamı değiştirince, 00:31:23.816 --> 00:31:29.440 ortama sahip olunca, tamamen hakim olunca, o zaman her şey değişiyor. Ezanlar okuyoruz, 00:31:31.286 --> 00:31:39.770 zikirler yapıyoruz, vaazlar veriyoruz, âyetler okuyoruz, hadisler okuyoruz, Kur'ân-ı Kerîmlerle… 00:31:40.275 --> 00:31:48.628 Ortamın İslâmîleştirilmesi gibi bir şey de oluyor. Amerikalı merhum şehit profesör İsmail Farukî var, 00:31:50.458 --> 00:31:53.383 İlimlerin İslâmîleştirilmesi diye kitap yazmış, diyor ki; 00:31:53.969 --> 00:31:58.862 "İlimlerin İslâmîleştirilmesi lazım. Dillerin İslâmîleştirilmesi lazım." 00:31:59.200 --> 00:32:03.975 Konuşmalar, lisanlar ortamlarda böylece İslâmîleştirilmiş oluyor, 00:32:04.000 --> 00:32:08.531 yani İslâmla ilgisi olmayan ortam İslâmîleştirilmiş oluyor. 00:32:08.531 --> 00:32:15.470 Bu İslâmîleştirilmiş ortamın içinde bunları görmüş oluyoruz. Bunlar bizim için görgü oluyor. 00:32:16.419 --> 00:32:23.710 Böyle yerler; nasıl yerlerdir bunlar, nasıl girilir, nasıl çıkılır, nasıl oturulur, bunlar nasıl çalışır; 00:32:24.376 --> 00:32:30.220 ben şahsen bilmezken, böylece öğrenmiş oluyorum. Gitmem, uzakta bir çalgı sesi duyduğum zaman 00:32:30.220 --> 00:32:35.931 ruhum sıkılır, oraya hiç uğramam. Ama işte böylece görmüş oluyoruz, böyle yerler varmış diye... 00:32:36.557 --> 00:32:44.890 Bu gibi tatil köylerinin etrafı tel örgülerle çevrilmiş oluyor ve içeriye üye olmayanlar 00:32:44.890 --> 00:32:52.211 veyahut başkaları sokulmuyor. Hatta kendisi İstiklal madalyasını göğsüne takmış, 00:32:52.599 --> 00:32:56.799 Kemer'deki bir Fransız tatil köyüne girmek istemiş, kapıdan sokmamışlar da; 00:32:57.148 --> 00:33:02.480 "Biz bunun için mi İstiklal harbini yaptık?" demiş. "Kendi memleketimizde bir yere giremiyoruz..." diye. 00:33:02.900 --> 00:33:09.586 Evet, giremiyor çünkü kanunlara göre belirli usûller konulmuş oluyor. 00:33:09.770 --> 00:33:15.623 Tatil köylerinin içlerinde bu adamlar, kendileri icabında çıplak kampı kurup çıplak gezebiliyor. 00:33:15.925 --> 00:33:25.190 Orayı tutmuşlarsa, usûlüne uygun olarak, müsaadeyi koparmışlarsa, o zaman giremiyorsunuz. Almıyorlar, 00:33:25.190 --> 00:33:31.500 alamayabiliyorlar. Zaten giremezsiniz de... Yani dinî bakımdan da girmeniz doğru olmaz. 00:33:31.434 --> 00:33:35.804 İşte böyle yerleri görmüş oluyoruz. Güzellikleri tanımış oluyoruz. 00:33:35.804 --> 00:33:41.808 "Elhamdülillah ne kadar güzel yerler varmış..." diye Allah'a şükrümüz, hamdimiz artıyor. 00:33:42.355 --> 00:33:54.477 Tabi bu ülkenin sahibi biziz. Bu ülke hepimizin müşterek malı. Hepimizde bu ülkenin 00:33:54.477 --> 00:34:01.820 sahibi olduğumuza dair tapu var. Hisseli tapu yalnız bu... Bu ülkenin sahibi biziz. O halde bu ülkenin 00:34:02.145 --> 00:34:09.260 her türlü imkânları aslında bizim içindir. Biz bunları kullanmayı böylece görmüş de oluyoruz. 00:34:09.759 --> 00:34:17.151 Dinlenmede olmuş oluyoruz. Hanımlar evde -Allah razı olsun, mücahittir bizim hanımlarımız- 00:34:18.135 --> 00:34:23.829 cihat sevabı kazanmaktadır. Çocukları yetiştiriyorlar, çeşitli meşakkâtler çekiyorlar. 00:34:24.121 --> 00:34:28.964 Hadîs-i şerîfe göre bu, cihat sevabıdır. Ama böyle bir yere çağırdığımız zaman, üç gün, beş gün, 00:34:28.964 --> 00:34:35.452 on gün hanımlar yemek yapmaktan, çocuğa bakmaktan, vesaireden rahatlamış oluyor. 00:34:35.833 --> 00:34:42.163 Sonra Avustralya'da mesela 11 gündü, geçtiğimiz yılın sonunda, çok güzel bir yerde 00:34:42.163 --> 00:34:49.598 olmuştu aile eğitim çalışmaları; hakikaten hanımlar çok memnun oldular. Tatlı geçti… 00:34:50.105 --> 00:34:56.360 Burada da öyle oluyor. Yemek pişirme derdi yok, ortalığı toplamak, çocuğa bakmak derdi yok. 00:34:56.360 --> 00:35:04.256 Çocuklar eğitim için alınıyorlar, beyler bir tarafta, hanımlar diğer tarafta bulunuyorlar. 00:35:04.977 --> 00:35:11.707 Çevreyi ben henüz gezmedim ama deniz kenarı bir başka türlü güzel, etraf başka türlü güzel... 00:35:12.270 --> 00:35:18.140 Tatil köyünün dışına gittiğimiz zamanki program da var. Kurşuniçi Şelâlesi, daha başka yerler... 00:35:18.165 --> 00:35:25.510 Bu Antalya çevresinde çok güzel yerler var. Bu güzel yerleri görüp dinlenmiş ve rahatlamış oluyoruz. 00:35:25.670 --> 00:35:32.137 Bunalımlarımız, sıkıntılarımız, gerilimlerimiz böylece izale olmuş oluyor. 00:35:32.636 --> 00:35:35.503 Bir dinlenme [imkânı] da sağlamış oluyor. 00:35:35.530 --> 00:35:49.144 Bu toplantıların sonucunda maddî sonuçlar; yani mâlî, iktisadî, parasal sonuçlar da çıkıyor. 00:35:49.169 --> 00:35:53.258 Çünkü müslümanlar bir araya geldiler mi birbirleriyle tanışıyorlar, görüşüyorlar; 00:35:53.283 --> 00:35:58.865 onun bir takım faydaları da oluyor. Az önce söylediğim gibi, bizim evvelki toplantılarımızın 00:35:58.865 --> 00:36:04.647 her birinde bir başka atılım kararı çıkmıştır ve bir şeyler yapılmıştır. 00:36:06.488 --> 00:36:12.180 Radyo ve televizyon çalışmalarımız onlardan, önemlilerinden bir tanesi olmuş oluyor. 00:36:12.557 --> 00:36:20.589 Bu toplantımızın da camiamız için, İslâm âlemi için, şahsen bizler için, ailelerimiz için, dünya 00:36:20.589 --> 00:36:26.839 ve âhiretimiz için hayırlı olmasını, ecirli, sevaplı geçmesini, faydalı geçmesini candan dilerim. 00:36:27.624 --> 00:36:30.437 Hayırlı olmasını Cenâb-ı Mevlâ'dan niyaz ederim. 00:36:31.976 --> 00:36:37.406 Hepinizin bayramlarını tebrik ederim. Allahu Teâlâ hazretleri nice bayramlara sıhhatli, 00:36:37.406 --> 00:36:41.593 âfiyetli, mutlu ve bahtiyar olarak erişmenizi nasip eylesin. 00:36:44.329 --> 00:36:50.832 Tekrar tekrar sevgilerimi, saygılarımı arz ederim. 00:36:50.832 --> 00:36:54.532 es-Selâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh...