WEBVTT 00:00:00.000 --> 00:00:02.833 es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh! 00:00:02.894 --> 00:00:10.108 Cumanız mübarek olsun. Size bu konuşmamda beş hadîs-i şerîf okumayı tasarladım. 00:00:10.455 --> 00:00:13.490 Hayırlısıyla, Allah nasip ederse onları size anlatacağım. 00:00:13.868 --> 00:00:21.991 Birinci hadîs-i şerîf, Buhârî rahmetullahi aleyh'ten Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ın rivâyeti. 00:00:22.640 --> 00:00:25.816 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki; 00:00:26.760 --> 00:00:30.207 Külli ümmetî yedhulûne'l-cennete illâ men ebâ. 00:00:30.651 --> 00:00:37.977 Kîle: Ve men ye'bâ yâ Resûlallah? Kâle: Men etâanî dehale'l-cennete ve men asânî fekad ebâ. 00:00:38.216 --> 00:00:39.366 Sadaka Resûlullah. 00:00:39.783 --> 00:00:42.926 Hadîs-i şerîfin mâna-yı münîfi şöyle: 00:00:44.413 --> 00:00:53.700 "Ümmetimin hepsi cennete girer, cennete girecek, ancak istemeyenler, reddedenler, 00:00:53.510 --> 00:01:01.447 yan çizenler, kabul etmeyenler müstesna." "Ümmetimin hepsi cennete girecek, istemeyenler, 00:01:02.130 --> 00:01:06.225 ibâ edenler, reddedenler, kabul etmeyenler, çekinenler müstesna." 00:01:06.692 --> 00:01:13.300 Bunun üzerine tabii, bu ibareyi anlamak için sahabe rıdvanullahi aleyhim ecmaîn sormuşlar; 00:01:13.680 --> 00:01:20.812 Kîle: Ve men ye'bâ yâ Resûlallah? "Cennet gibi güzel nimetlerin olduğu, 00:01:20.812 --> 00:01:25.844 sonsuz güzelliklerin toplandığı yeri kim istemeyebilir, kim reddedebilir, 00:01:25.891 --> 00:01:31.711 kim kabul etmez, kim sırtını döner böyle bir nimete?" diye sormuşlar. 00:01:32.380 --> 00:01:38.317 Peygamber Efendimiz'in bazen böyle latif, nükteli ibareleri olurdu. 00:01:39.110 --> 00:01:48.711 Böyle söylemesinin sebebi, karşı tarafın merakını artırmak, onların dikkatini toplamak içindi. 00:01:48.711 --> 00:01:54.000 Nitekim böyle deyince soru sormuşlar, "Kim istemeyebilir?" diye. 00:01:54.516 --> 00:02:00.229 Böylece bütün dikkatler toplanmış oluyor. Tabii dinleyicilerimiz de aynı şekilde meraklanmışlardır. 00:02:00.633 --> 00:02:02.144 Efendimiz şöyle buyuruyor; 00:02:02.619 --> 00:02:08.643 Men etânî dehale'l-cennete. "Kim bana itaat ederse, Resûlullah olarak 00:02:09.290 --> 00:02:17.908 ben Ebû'l-Kasım Muhammed-i Mustafâ'ya kim itaat ederse, emirlerimi tutar yolumca yürürse cennete girer." 00:02:18.481 --> 00:02:24.870 Ve men asânî. "Kim bana âsi olursa, sünnetimden ayrılırsa, uzaklaşırsa, 00:02:24.870 --> 00:02:30.367 benim yolumdan başka bir yolda yürürse, benim emirlerimi tutmaz, dinlemezse." 00:02:31.720 --> 00:02:39.216 Fe-kad ebâ. "O cennete girmeyi istememiş, reddetmiş, kabul etmemiş olur." 00:02:39.216 --> 00:02:44.665 Yani doğrudan doğruya insanlar cenneti istemezlik yapmazlar, isterler. 00:02:45.440 --> 00:02:54.210 Herkes nimeti, rahatı, saadeti, sonsuz mutluluğu, güzellikleri ister ama istemek yetmiyor, 00:02:54.564 --> 00:03:00.914 hareketleriyle istediğini ispatlamak gerekiyor. Bu bakımdan çok önemli bir hadîs-i şerîf. 00:03:02.200 --> 00:03:03.997 Cenneti istemeyen insan var mıdır? 00:03:04.171 --> 00:03:08.375 Belki birkaç divane çıkabilir. Mecnun, "İstemiyorum cenneti..." 00:03:08.581 --> 00:03:14.511 Bakarsın, insanların arasından neler çıkıyor, belli olmaz, belki "istemiyorum" diyen de olabilir. 00:03:14.757 --> 00:03:19.200 Kâfirler vardır tabii, böyle şeylere inanmazlar, güler geçerler. 00:03:19.300 --> 00:03:25.538 Ama bu inançsızlık bilimsel bir fikir değil çünkü istikbale ait bir şey, 00:03:25.824 --> 00:03:30.270 yani olmayacağını ispat etmesi mümkün olmayan bir şeyi niye kabul etmiyor? 00:03:30.687 --> 00:03:36.795 Bilimsel değil de, inadından, nasipsizliğinden, dengesizliğinden, akılsızlığından 00:03:36.795 --> 00:03:43.884 veya küçüklüğünden beri şahsiyetinin oluşmasında başından geçen olaylardan, haramlardan, 00:03:43.977 --> 00:03:50.662 yaptığı zulümlerden bir ceza olarak öyle şaşkınlar olabilir. 00:03:50.662 --> 00:03:57.400 Ama umumiyetle herkes mutluluk ister. Hem dünyada mutluluk ister hem âhirette mutluluk ister. 00:03:57.314 --> 00:04:05.752 Nerede mutluluk varsa orada mutluluğu elde etmek ister. Rahatı ister, nimetleri ister. 00:04:07.272 --> 00:04:16.371 İster ama istemek yetmiyor. Yani istemenin fiilî istemesi, fiilen istediğinin ispatı, 00:04:16.761 --> 00:04:22.500 Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'e itaat etmek. 00:04:22.590 --> 00:04:29.350 İtaat etmek nasıl olacak? Sözünü dinlemek, âsi olmamak, buyruğuna göre hareket etmek nasıl olur? 00:04:29.350 --> 00:04:38.459 Bu zamanda, yirminci yüzyılda, çağımızda bir müslüman, bir insan Resûlullah'a nasıl itaat edecek? 00:04:39.390 --> 00:04:44.117 Hadîs-i şerîfleri okuyacak. Peygamber Efendimiz'in sünnet-i seniyyesini öğrenecek. 00:04:44.630 --> 00:04:47.703 Onları okuyacak ve uygulayacak. 00:04:48.960 --> 00:04:52.932 Emrettiği şeyleri yapmaya çalışacak, yasakladığı şeylerden de kaçınmaya çalışacak. 00:04:53.850 --> 00:04:57.220 Hepimizin evinde müslüman olarak Kur'ân-ı Kerîm var, okuyoruz. 00:04:58.511 --> 00:05:02.800 Meallerini okuyoruz, tefsirlerini okuyoruz, vaazlardan dinliyoruz. 00:05:04.520 --> 00:05:06.412 Bir de ne olması lazım? 00:05:06.772 --> 00:05:13.396 Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hazretlerinin, o serverimiz, o rehberimiz, 00:05:13.396 --> 00:05:22.103 o önderimizin hadîs-i şerîflerini güzel güzel anlatan sağlam kaynak eserlerin olması lazım. 00:05:22.417 --> 00:05:23.190 Var mı? 00:05:23.403 --> 00:05:33.343 Evet, var. Tahmin ediyorum ki dinleyicilerimin %99,99'unun evinde mesela Buhârî-i Şerîf vardır. 00:05:33.702 --> 00:05:38.693 Buhârî-i Şerîf, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in sünnet-i seniyyesini, 00:05:38.693 --> 00:05:47.470 en sağlam rivayetleri toplayan çok kıymetli bir eser. Bunun dışında Buhârî'nin açıklamaları var. 00:05:50.190 --> 00:05:54.646 Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yıllar önce çalışmalar yaparak, 00:05:55.840 --> 00:06:00.772 büyük alimlere izahlarını yaptırarak bastığı izahlar var. 00:06:01.522 --> 00:06:09.250 Ondan sonra altı meşhur kıymetli hadis kitabı var, bunlara Sıhah-ı Sitte deniliyor; 00:06:09.330 --> 00:06:16.940 sahih rivayetleri toplayan altı meşhur kitap. Hanbelî mezhebinin imamının, 00:06:16.441 --> 00:06:22.250 Ahmed b. Hanbel hazretlerinin muazzam eseri Müsned-i Ahmed İbn Hanbel var. 00:06:22.837 --> 00:06:34.335 Bunların hepsi kütüphanelerde, alimlerin kitaplıklarında var. Üniversitelerde okutuluyor. 00:06:34.355 --> 00:06:39.424 Camilerde okuyan hoca efendiler cemaatlere anlatıyor. 00:06:39.987 --> 00:06:46.777 Bir kısmı da elhamdülillah Türkçemize gayet güzel şekilde terceme de edilerek kazandırılmış. 00:06:47.570 --> 00:06:55.428 Yani okuyacak insanları bekliyor. Hazineler, hazinelere girip de ceplerini, çantalarını, sandıklarını 00:06:55.716 --> 00:07:02.423 mücevherle dolduracak, mücevherin kıymetini bilen insanlar bekliyor. 00:07:02.908 --> 00:07:05.114 Onları öğrenmemiz lazım. Okumamız lazım. 00:07:07.470 --> 00:07:08.896 "Benim vaktim yok." 00:07:09.418 --> 00:07:17.955 Hayır, vakit olmamasına kimse inanmaz, kimse kabul edemez. Hepimizin en bol olan şeyi, vakit. 00:07:18.430 --> 00:07:26.913 Bir arkadaşla tanıştım; maşaallah bana, okuduğu kitapları bir deftere yazmış, 00:07:27.865 --> 00:07:33.625 o kadar çok kitap okumuş ki her fenden, her ilimden pek çok eser okumuş. 00:07:33.825 --> 00:07:40.970 Yani çok rahatlıkla elimi vicdanıma koyarak söyleyebilirim; üniversitedeki birçok profesör 00:07:40.970 --> 00:07:43.310 onun okuduğu kadar kitap okumamıştır. Hayret ettim. 00:07:43.335 --> 00:07:44.703 "Yüksek tahsilin var mı?" dedim. 00:07:44.703 --> 00:07:49.701 "Yok" dedi. Yüksek tahsili yok fakat yüzlerce eseri okumuş. 00:07:50.241 --> 00:07:53.332 "Bunlar kütüphanende olan eserler mi?" dedim. 00:07:53.432 --> 00:07:56.621 "Hayır. Başından başlayıp sonuna kadar okuduğum eserler." dedi. 00:07:56.875 --> 00:08:02.700 Yani bu ümmetin içinde ne insanlar var, maşaallah... Böyle meraklı ne hazineler var. 00:08:02.920 --> 00:08:08.463 "Senin bu kadar bunları okumandan sonra profesör olman lazım." dedim. 00:08:08.911 --> 00:08:12.466 "Yok, ben profesör olmak filan istemiyorum, Allah beni sevsin kâfi. 00:08:12.466 --> 00:08:16.123 Allah'ın rızasını kazanmak istiyorum. Bir onu kazansam!.." dedi. 00:08:16.731 --> 00:08:20.913 Allah nasip etsin, hepimize sevdiği, razı olduğu kul olmayı nasip eylesin. 00:08:21.244 --> 00:08:26.250 Resûlullah'a itaatin yolu, Peygamber Efendimiz'in hadis kitaplarını okuyup, 00:08:26.292 --> 00:08:29.390 emirlerini, yasaklarını öğrenip onları uygulamak. 00:08:29.724 --> 00:08:34.440 "Ben iyi müslümanım, çağdaş müslümanım, akıllı müslümanım, aydın müslümanım. 00:08:34.884 --> 00:08:40.649 Avrupa'da, Amerika'da okudum. Almanca bilirim, Fransızca bilirim, İngilizce bilirim, 00:08:40.981 --> 00:08:44.852 bilgisayar kullanırım, araba kullanırım, uçak kullanırım..." 00:08:44.905 --> 00:08:48.139 Tamam, hepsi güzel de kardeşim, sen mü'min misin? 00:08:48.266 --> 00:08:50.624 "Elhamdülillah." Müslüman mısın? "Elhamdülillah." 00:08:50.951 --> 00:08:53.405 Kur'an'a inanıyor musun? "Elhamdülillah." 00:08:53.405 --> 00:08:58.770 Allah'ın varlığını, birliğini anlamış, kabul etmiş misin? "Elhamdülillah." 00:08:58.377 --> 00:09:02.703 Resûlullah'ın, Peygamberimiz'in Allah'ın elçisi olduğunu, 00:09:02.829 --> 00:09:06.716 Allah'ın gönderdiği bir mübarek vazifeli insan olduğuna inanıyor musun? 00:09:06.990 --> 00:09:10.699 "Elhamdülillah. Elbette inanıyorum, ben müslümanım." 00:09:10.963 --> 00:09:12.503 Tamam, sen müslümansan 00:09:12.503 --> 00:09:16.964 Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in hadîs-i şerîfini okuyacaksın. 00:09:16.991 --> 00:09:17.871 Okumak yeter mi? 00:09:17.871 --> 00:09:25.179 Yetmez. Çünkü okuyan insan sadece bilgi sahibi olur. Bilgi, bilgi sahibi olmak için değildir. 00:09:25.937 --> 00:09:32.500 İslâmî bilgiler, bildiği güzel şeyleri uygulamak içindir. Güzel ahlâkı öğrenecek, uygulayacak. 00:09:32.346 --> 00:09:38.815 Güzel ibadetleri öğrenecek, uygulayacak. Allah'ın emirlerini, Peygamber Efendimiz'in izahıyla 00:09:38.844 --> 00:09:42.800 daha derinden anlayacak. Allah'a daha güzel kulluk yapacak. 00:09:42.800 --> 00:09:47.653 Halis muhlis, tertemiz, pırıl pırıl, melek gibi, meleklerden üstün insan olmaya çalışacak. 00:09:48.202 --> 00:09:51.781 Faydalı insan olacak. Herkese iyiliği dokunan insan olacak. 00:09:51.781 --> 00:09:56.213 Arkasında hayır hasenât bırakan mübarek bir insan olacak. 00:09:56.413 --> 00:10:05.174 Dualarla anılan, yâd edilen, sevilen insan olacak. Öyle olması lazım. Kuru bilgi yetmiyor. 00:10:05.341 --> 00:10:12.220 Bilgiyi uygulamaya geçirip insanın kâmil insan olması lazım. Olgun insan olacak, herkes onu sevecek. 00:10:14.410 --> 00:10:19.420 Herkes her iyi insanı sevmiyor. Doğru. Allah'ı sevmeyenler var. 00:10:19.473 --> 00:10:22.509 Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e karşı çıkmış, 00:10:22.509 --> 00:10:27.365 hayatında onunla mücadele etmiş insanlar var. Evliyâullaha tân edenler var, 00:10:27.365 --> 00:10:35.975 onların aleyhinde konuşanlar var. Tamam, yani bu halkın içinden akıllısı, akılsızı, her çeşidi çıkar. 00:10:36.288 --> 00:10:42.451 Ama biz iyi müslüman olmak istiyorsak 00:10:42.797 --> 00:10:48.380 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in hadîs-i şerîflerini okuyup, uygulayıp, 00:10:48.305 --> 00:10:56.274 öyle halis muhlis, olgun, ergin, bilgin, bilge müslüman olmak durumundayız. 00:10:56.567 --> 00:11:02.220 E, böyle yapmıyor. Gazete okuyor, mecmua okuyor, roman okuyor, resimli roman okuyor, 00:11:02.760 --> 00:11:13.547 maç takip ediyor, ligi takip ediyor, basket oynuyor, yüzme sporu, halter vesaire, 00:11:13.722 --> 00:11:19.196 her şeyi yapıyor da ama Resûlullah'ı tanımaya gelince bir çalışma yapmıyor. 00:11:19.221 --> 00:11:25.842 Hadîs-i şerîflerini okumuyor, dinlemiyor. İslâm'la ilgili bilgisi kaşık içi kadar. 00:11:26.150 --> 00:11:32.595 Yani bir çay kaşığı kadar veya bir çorba kaşığı kadar. Hadi diyelim bir çorba kepçesi kadar... 00:11:32.854 --> 00:11:37.901 Böyle bilgiyle olmaz ki... Cenneti kazanacak insan, ebedî saadeti kazanacak. 00:11:37.901 --> 00:11:43.636 Hem dünyada hem âhirette bahtiyar olacak. Bu böyle oyuncak değil ki; mühim bir iş, önemli bir iş. 00:11:44.263 --> 00:11:48.136 Bir insan iyi bir meslek sahibi olayım diye 20 sene tahsil görüyor. 00:11:48.622 --> 00:11:57.400 Ondan sonra da para bedavadan akmıyor. Yine her gün çalışarak, sabah saat 8'de, 9'da yollara dökülüyor, 00:11:57.400 --> 00:11:59.637 işe gidiyor. Akşam 6'da, 7'de yorgun argın geliyor da, 00:12:00.330 --> 00:12:04.747 o kadar bilgisini uyguladığı için, çalıştığı için alnının teriyle para kazanıyor. 00:12:04.987 --> 00:12:07.325 Cennet böyle kolayca kazanılır mı? 00:12:07.325 --> 00:12:08.328 Çalışmak lazım. 00:12:08.505 --> 00:12:11.727 O halde bugüne kadar nasıl yaşadığınızı kendi kendinize sorun. 00:12:12.160 --> 00:12:18.515 Allah'ın kelamı, kitabı Kur'ân-ı Kerîm'i evinizde var. Allah'ın kelamını biliyor musunuz? 00:12:18.515 --> 00:12:22.904 Hitabını dinlediniz mi? Allah Kur'ân-ı Kerîm'de neler buyuruyor, okudunuz mu? 00:12:23.223 --> 00:12:25.650 Okuyamadıysanız çok ayıp! Okuyun, öğrenin. 00:12:26.185 --> 00:12:31.318 Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'i seviyorsunuz, hadîs-i şerîf kitapları sizde var. 00:12:32.645 --> 00:12:37.404 Çok değerli tercemeleri Türkçe'ye tercüme edilmiş. Onları okudunuz mu? 00:12:37.404 --> 00:12:38.310 "Hayır, okumadık." 00:12:38.690 --> 00:12:44.330 Öncelikle Kur'ân-ı Kerîm'i ve hadîs-i şerîfleri okuyacaksınız. Çünkü dinimizin kaynağı bunlar. 00:12:44.436 --> 00:12:48.475 Hadîs-i şerîf, Kur'ân-ı Kerîm'in de en iyi şekilde anlaşılmasını sağlıyor. 00:12:48.762 --> 00:12:52.300 Ben üniversite hocası olarak, profesör olarak, 00:12:52.666 --> 00:12:56.879 "müslümanım" diyen, İslâm hakkında söz söyleyen insanlara dikkat ediyorum; 00:12:57.139 --> 00:13:01.540 hadîs-i şerîf bilgisi tam olmayanlar İslâm'ı tam bilmiyor, doğru söz söylemiyor. 00:13:01.540 --> 00:13:07.692 Halkı da yanıltıyor, kendisi de yanılıyor, sapıtıyor. Hem dâl, yani dalalete düşmüş insan 00:13:07.959 --> 00:13:14.683 hem mudil, yani başkalarını da dalalete sürükleyen, şaşırtan, saptıran insan durumuna düşüyor. 00:13:16.123 --> 00:13:21.617 Kurtuluş için tek ve yegâne tavsiyem, 00:13:21.828 --> 00:13:25.759 Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in hadîs-i şerîflerini okumak. 00:13:27.622 --> 00:13:29.568 Bu hadîs-i şerîf çok önemli. 00:13:30.588 --> 00:13:35.568 Böylece hatırınızda tutarsanız, başkalarına da söylerseniz oradan da sevap alırsınız. 00:13:35.908 --> 00:13:39.112 Buradan ikinci hadîs-i şerîfe geçmek istiyorum. 00:13:39.840 --> 00:13:45.456 Enes radıyallahu anh'ın bize bildirdiğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki; 00:13:45.502 --> 00:13:54.246 Küllü naîmin zâilün illâ naîme ehli'l-cenneti ve küllü hemmin munkatıun illâ hemme ehli'n-nâri 00:13:54.493 --> 00:14:00.469 ve izâ amilte seyyieten fe-etbi'hâ haseneten temhuhâ. 00:14:00.659 --> 00:14:01.689 Sadaka Resûlullah. 00:14:02.760 --> 00:14:07.816 Bu ikinci hadîs-i şerîf de yine cenneti, cehennemi anlatan bir hadîs-i şerîf. 00:14:08.297 --> 00:14:10.982 Bunu da size biraz açıklayayım. 00:14:11.702 --> 00:14:23.714 Küllü naîmin. "Her nimet, mutlu yaşam, insanı bahtiyar eden şey, Allah'ın ikramı..." 00:14:24.120 --> 00:14:27.188 Zâilün. "Bir gün gelir, elden gider." 00:14:27.511 --> 00:14:32.830 Zenginlik gider, sıhhat gider, ömür gider, her şey gider... 00:14:32.830 --> 00:14:40.405 Yani sıralamayalım, kafanızı, kalbinizi karartmayalım, gönlünüzü üzmeyelim. 00:14:40.694 --> 00:14:44.700 Her nimet bir gün elden gidiyor, ister istemez. Çünkü fâni. 00:14:44.567 --> 00:14:52.997 Hayatdünya fâni, geçici olduğundan bu dünyadaki güzel şeyler de kimsenin elinde kalmıyor. 00:14:53.293 --> 00:15:02.448 Bakıyorsunuz, geziyorsunuz, harabeler, saraylar, muhteşem eski şehirler görüyorsunuz. 00:15:02.448 --> 00:15:07.318 A, bir zamanlar burada, gözünüzü kapatıyorsunuz, hayal etmeye çalışıyorsunuz, 00:15:07.894 --> 00:15:14.417 neler neler oldu, bu saraylarda kimler yaşadı... Hepsi bitmiş, hep sahipleri göçmüş gitmişler. 00:15:14.763 --> 00:15:21.761 Hepsi zâil olacak, gidecek de illâ naime ehli'l-cenneti "cennet ehlinin nimetleri, mutlulukları, 00:15:21.888 --> 00:15:25.468 elde ettikleri ikrâm-ı ilâhîler, onlar zâil olmayacak." 00:15:25.468 --> 00:15:27.972 O cennet nimeti ebedî. 00:15:28.798 --> 00:15:36.343 Ve küllü hemmin munkatıun. "Bunun gibi her tasa, üzüntü, kaygı da biter." 00:15:37.296 --> 00:15:45.724 Kaygılı olanlar üzülmesinler, bu kaygı bir gün biter. Bir gün gelir bu hasret biter, bu kaygı biter, 00:15:45.748 --> 00:15:49.834 bu üzüntü biter, bu hastalık biter, bu sıkıntı biter, bu dert biter. 00:15:50.187 --> 00:15:55.973 Her şey fâni. Üzüntü, tasa da fâni, o da biter. 00:15:56.494 --> 00:16:04.626 Ama illâ hemme ehli'n-nâri "ehl-i cehennemin, cehenneme atılmış insanların kaygısı, tasası, 00:16:04.626 --> 00:16:09.728 üzüntüsü, kederi bitmeyecek." Cennettekilerin safası bitmeyecek, 00:16:10.193 --> 00:16:14.160 cehennemdekilerin kaygısı, cevr ü cefâsı bitmeyecek. 00:16:14.333 --> 00:16:22.512 Bu çok önemli iki söz. Yani terazinin kefesi gibi iki tarafı da insanın görmesi, bilmesi lazım. 00:16:22.776 --> 00:16:27.621 Cennet nimetlerinin bitmemesinden sevinmesi lazım, cenneti özlemeye çalışması lazım. 00:16:28.430 --> 00:16:33.549 Cennete iştiyakı artması lazım, cenneti kazanmaya çalışmaya azmi kuvvetlenmesi lazım. 00:16:33.873 --> 00:16:39.369 Cehennem ehlinin de azabının hiç bitmeyeceğini, tasasının hiç kesilmeyeceğini düşününce de 00:16:39.372 --> 00:16:45.941 "Aman!" diye ürpermek lazım. "Allah beni cehenneme atmasın, aman!" diye hayatını kötü şeylerden 00:16:48.994 --> 00:16:54.799 sıyrılarak güzel bir hayata dönüştürmeye çalışması lazım. Bu çok önemli. 00:16:53.625 --> 00:16:57.528 Bu hadîs-i şerîfin arkasında bir tavsiyede bulunmuş Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem; 00:16:57.528 --> 00:17:00.787 Ve izâ amilte seyyieten fe-etbi'hâ haseneten. 00:17:00.852 --> 00:17:06.151 Tabii insanı müslüman da olsa işlediği kusurlar, suçlar, günahlar, hatalar, 00:17:06.211 --> 00:17:13.868 kötülükler ceza çekmesi için cehenneme düşürür. Cehenneme düşürecek şeyler 00:17:14.282 --> 00:17:22.900 bu kötülükler, seyyieler, kötü ameller olduğundan, Efendimiz bizler cehenneme düşmeyelim, 00:17:23.373 --> 00:17:31.160 cenneti elden kaçırmayalım diye bir ilaç söylüyor. Muhatabına diyor ki; 00:17:31.109 --> 00:17:33.290 "Sen bir kötülük işlediğin zaman..." 00:17:33.416 --> 00:17:36.507 "İnsan müslümanken kötülük işler mi hocam?" 00:17:36.963 --> 00:17:42.530 İşleyebiliyor işte. Nefsine uyuyor, şeytana uyuyor, kendini tutamıyor, kızıyor, sinirleniyor 00:17:42.990 --> 00:17:50.312 derken hadi bir hata; karakol, mahkeme, hapis, ceza, üzüntü vesaire oluyor. 00:17:50.519 --> 00:17:55.188 Yapmaması lazım insanların... Tabii o da bir dinî eğitimden geçtikten sonra olacak. 00:17:55.241 --> 00:18:00.607 Nefsini terbiye ederse yapmayabilir ama nefsi terbiye olmayınca insan günah işleyebiliyor. 00:18:01.332 --> 00:18:02.895 Fe-etbi'hâ haseneten. 00:18:03.142 --> 00:18:08.302 Yani yapmış, pişman... "Hay Allah, niye ben bu günahı işledim?" diyor, üzülüyor. 00:18:08.329 --> 00:18:10.890 Tamam, bunun için ne yapması lazım bu adamın? 00:18:11.329 --> 00:18:20.882 Arkasından hemen bir iyilik yapması lazım ki temhuhâ, bu yaptığı iyilik o eski işlediği kötülüğü siler. 00:18:21.197 --> 00:18:30.641 Demek ki bizim artı-eksi notlar, puanlar, dereceler gibi veya bütçedeki gelir ve gider gibi, 00:18:30.869 --> 00:18:38.147 kazanç ve zarar gibi, birisi ötekisini etkiliyor. İnsan iyilik yaptı mı, kötülüğü siliniyor. 00:18:38.502 --> 00:18:40.589 İki bakımdan siliniyor diye düşünüyorum. 00:18:40.702 --> 00:18:48.807 Bir, o iyiliğin sevabı geliyor, kötülüğün günahını karşılıyor. O bakımdan o silinmiş oluyor. 00:18:48.807 --> 00:18:54.753 İkincisi, insan bir kötülük yaptığı zaman kötü bir insan durumuna doğru ayağı biraz kaymış oluyor. 00:18:54.993 --> 00:19:00.270 Ama iyilik yaptığı zaman iyi bir insan olmaya doğru bir adım atmış oluyor, bir ipe sarılmış oluyor. 00:19:00.270 --> 00:19:05.939 Kendisini çamurdan çukurdan kurtaracak veya denizin dalgalarından çekip kurtaracak 00:19:06.347 --> 00:19:10.544 bir ipe sarılmış oluyor. O bakımdan olumlu bir hareket. Öylesi iyi yani. 00:19:11.310 --> 00:19:15.377 O halde günah işlemiş insanlar ne yapacaklar? 00:19:15.597 --> 00:19:20.882 Hemen arkasından günahına pişman olacak, tevbe edecek, bir iyilik yapacak ki o onu silsin. 00:19:21.195 --> 00:19:27.256 Böylece hem de kendisi iyi bir ruh durumuna, iyi bir hâle gelmiş olsun. 00:19:28.224 --> 00:19:33.300 Efendimiz bunu, cehennem ehlinin tasası, gamı bitmeyecek diye, 00:19:33.726 --> 00:19:38.258 cehenneme düşmesinler diye, bir ilaç olarak bu hadîs-i şerîfin arkasında tavsiye etmiş. 00:19:38.738 --> 00:19:43.937 Onun için günah işlememeye çalışın. Cehennemden korkun. Cehennemin azabı bitmeyecek. 00:19:44.243 --> 00:19:49.724 Onun için eski günahlarınızı da silmek için hayırlı işler yapmaya yönelin. 00:19:50.440 --> 00:19:54.609 Geliyorum konuyla ilgili devam eden üçüncü bir hadîs-i şerîfe. 00:19:54.956 --> 00:19:57.793 Bu da Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ten rivayet edilmiş. 00:19:58.920 --> 00:20:05.803 Ahmed b. Hanbel hazretlerinin kitabında ve daha başka kaynaklarda var. Efendimiz buyuruyor ki; 00:20:06.156 --> 00:20:12.983 Küllü ehli'n-nâri yerâ mak'adehû mine'l-cenneti. Fe-yekûlu: Lev enna'l-lâhe hedânî, 00:20:13.445 --> 00:20:19.774 fe-yekûnu aleyhim hasreten. Kâle: Ve küllü ehli'l-cenneti yerâ mak'adehû mine'n-nâri, 00:20:19.799 --> 00:20:25.399 fe-yekûlu: Levlâ enna'llâhe hedânî. Kâle: Fe-yekûnu lehû şükren 00:20:25.747 --> 00:20:31.935 Bu da cennet ve cehennemle ilgili önemli bir mânayı kalbinize, aklınıza nakşedecek. 00:20:32.328 --> 00:20:34.788 Diyor ki Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem; 00:20:35.371 --> 00:20:40.719 "Cennet ehlinden olan, cennete girmiş olan her insan, yerâ mak'adehû mine'n-nâri. 00:20:40.852 --> 00:20:45.928 Mak'ad, "oturma yeri" demek, "oturacağı yer" demek. 00:20:47.235 --> 00:20:52.323 Cehenneme girseydi, cehennemde nereye atılacağını, nerede oturacağını 00:20:52.589 --> 00:20:59.468 cennet ehli insan cennetten görür, kendisine gösterilir. Bak, kendisi cennete girmiş ama 00:21:00.288 --> 00:21:05.449 cehenneme düşseydi, cehennemdeki yeri neresi diye kendisine gösterilir. 00:21:06.960 --> 00:21:10.400 Bunu tabii açıklamak için bir başka hadîs-i şerîften bilgimi size nakledeyim: 00:21:10.463 --> 00:21:16.797 Her insanın, hem cennette hem cehennemde yeri hazır. Efendimiz böyle bildiriyor. 00:21:16.991 --> 00:21:23.574 Yani her insanın bir cennette yeri var, bir de cehennemde yeri var. 00:21:24.228 --> 00:21:30.153 Cennetteki yerine layık hayat sürer, cenneti kazanırsa cennetteki yerine gidecek. 00:21:31.530 --> 00:21:36.798 Eğer cennetteki yerini kazanamazsa, günahlarla ömrünü geçirirse orayı kaybedecek, 00:21:37.165 --> 00:21:44.335 cehennemdeki yerine gidecek. İnsanın iki yeri var, iki anahtarı var. Ya ona ya ona gidecek. 00:21:44.430 --> 00:21:49.538 Cennete girmiş olan insanlar eğer cehennemlik olsaydı, günah işleseydi, 00:21:49.538 --> 00:21:53.191 Allah'ın emrini tutmasaydı, Resûlullah'ın yolunda gitmeseydi ne olacaktı? 00:21:53.191 --> 00:21:59.140 "Bak, cehennemde şu azapların arasında şuradaydı senin yerin, 00:21:59.380 --> 00:22:04.994 bak oraya atılacaktın, şöyle azap, böyle ceza çekecektin!" diye gösterilir. 00:22:05.334 --> 00:22:09.546 Fe-yekûl. O cennetlik kişi de der ki; levlâ enne'llâhe hedânî. 00:22:09.953 --> 00:22:17.108 "Ayy... Allah beni doğru yola sevk etmeseydi, hidayet nasip etmeseydi demek oraya mı düşecektim?! 00:22:17.108 --> 00:22:23.793 Vay, ayy!.. İyi ki kurtulmuşum..." Fe-yekûnü lehû şükren. "Şükür olacak o." 00:22:24.199 --> 00:22:29.370 Orayı görmesi, cennetin kıymetini daha iyi anlamasına sebep olacak, şükür olacak. 00:22:29.410 --> 00:22:36.965 "Yâ Rabbi çok şükür ki bana hidayet verdin, beni doğru yola nasip ettin, tevfîkini refîk ettin, 00:22:36.990 --> 00:22:42.245 sevk ettin de ömrümü rızana uygun geçirmeyi nasip ettin de cennetini ikram ettin. 00:22:42.245 --> 00:22:47.586 Yâ Rabbi, çok şükür, elhamdülillah." diyecek. O cehenneme düşmediğini düşündükçe şükrü artacak. 00:22:47.586 --> 00:22:50.922 Kendisine orası gösterilecek. Çok mühim değil mi? 00:22:51.415 --> 00:22:55.809 Ve küllü ehli'n-nâri. "Cehennem ehli olan insanların da hepsine..." 00:22:56.530 --> 00:22:59.580 Yerâ mak'adehû mine'l-cenneti. "Cennetteki yeri gösterilecek." 00:22:59.720 --> 00:23:07.293 Adam cennetteki yerini görecek; "Ayy! Cennetteki şurası bana verilecekmiş eğer ben iyi insan olsaymışım, 00:23:07.293 --> 00:23:12.795 mü'min olsaymışım, Allah'ın emirlerini tutsaymışım, bak cennete gidecekmişim. 00:23:12.820 --> 00:23:17.428 Şu köşkler, şu saraylar, şu mekânlar, şu nimetler bana verilecekmiş!" diye 00:23:17.428 --> 00:23:24.913 cennetteki oturacağı mahalli, mevkiyi, menzili, köşkü, mıntıkayı görecek. 00:23:25.348 --> 00:23:31.380 Fe-yekûlü: Lev enne'llâhe hedânî. O da diyecek ki; "Ah keşke Allah bana hidayet nasip etseydi..." 00:23:31.683 --> 00:23:38.801 Fe-yekûnü aleyhi hasreten. "O cehennemde içi biraz daha yanacak, daha beter yanacak." 00:23:38.941 --> 00:23:43.873 "Hay Allah, neler kaybetmişim, neler kaçırmışım! Bak cennette orayı kazanacakken 00:23:44.166 --> 00:23:47.473 kazanamadım da cehenneme düştüm! Bak orası ne kadar güzelmiş!" diye 00:23:47.806 --> 00:23:52.759 orayı gördükçe içinin yangını artacak, pişmanlığı artacak. 00:23:52.759 --> 00:23:59.978 Ama pişmanlık dünyada iken önemli. Bir kere mahşer yerindeki pişmanlığın bile faydası yok. 00:24:00.440 --> 00:24:04.826 Cehennemdeki pişmanlığın hiç faydası yok. Zaten cehenneme giren herkes pişman olacak. 00:24:04.999 --> 00:24:14.921 Dünyadaki küçük fâni zevkler, lezzetler, hırsızlıklar, rüşvetler, arsızlıklar, menfaatler, 00:24:15.280 --> 00:24:19.417 zulümler, günahlar, haramlar, hepsi burnundan gelecek. 00:24:19.596 --> 00:24:25.345 Onların ne kadar boş olduğunu o zaman herkes anlayacak. Hiç anlamayan kalmayacak. 00:24:25.572 --> 00:24:28.818 Ama kıymeti yok, dünyadayken anlaşılması lazım. 00:24:29.171 --> 00:24:34.289 Biz de niye radyoları kurduk, niye size bu Peygamber Efendimiz'in sözlerini anlatıyoruz? 00:24:34.573 --> 00:24:38.151 Herkes duyamıyor diye, herkes okuyamıyor diye, kolaylık olsun diye. 00:24:38.445 --> 00:24:44.250 Lütfen birer walkman alın, birer kulaklık alın. Bakın benim de şimdi kulaklarımda kulaklık var. 00:24:45.180 --> 00:24:51.317 Konuşurken öyle konuşuyorum, çok da güzel oluyor. Belinizde bir walkman olsun, güzel şeyleri dinleyin. 00:24:51.633 --> 00:24:59.715 Bir ânınız boş geçmesin. Gözünüz yoruluyorsa, okuma imkânınız yoksa bile kulaklarınız serbest; 00:25:00.715 --> 00:25:06.341 duyun, dinleyin, anlayın, gerçekleri kavrayın, kendinizi zarardan koruyun. 00:25:07.851 --> 00:25:12.882 Güzellikleri elden kaçırmayın, sonra da pişman olacak duruma gelmeyin diye, bunları onun için okuyoruz. 00:25:13.268 --> 00:25:18.678 Bu hadîs-i şerîf de beni çok duygulandırdı, sizi de duygulandırır diye onun için okudum. 00:25:19.400 --> 00:25:24.561 Şimdi geliyorum dördüncü hadîs-i şerîfe. Beş hadîs-i şerîf okuyacağım. Sabırla dinleyin. 00:25:24.888 --> 00:25:28.605 Tabii güzel olduğunu da sanıyorum. Zevkle dinlediğinizi tahmin ediyorum. 00:25:28.712 --> 00:25:43.962 Küllü müeddibin yuhibbu en tü'tâ me'dübetehû ve inne edebe'llâhi'l-Kur'ânu fe-lâ tehcurûhu. 00:25:46.172 --> 00:25:52.280 Bu hadîs-i şerîf de değişik bir şeye işaret ediyor ama konuyu bütünleyecek bir hadîs-i şerîf. 00:25:53.373 --> 00:25:56.974 Küllü müeddibin. "Her ziyafet veren kişi." 00:25:57.340 --> 00:26:05.155 Müeddib, "me'dübe veren kimse" mânasına burada. Me'dübe veya me'debe de "ziyafet" demek. 00:26:05.462 --> 00:26:08.492 Bir insanın yemek hazırlayıp, tatlılar hazırlayıp, 00:26:08.492 --> 00:26:12.944 insanları çağırıp da onlara ikramda bulunmasına ziyafet diyoruz ya, 00:26:13.358 --> 00:26:18.162 işte bu ziyafeti yapan kimseye müeddib derler, yani "ziyafeti veren" demek. 00:26:18.502 --> 00:26:27.614 Her ziyafeti veren kimse ziyafetine davetlilerin gelmesini ister. Çünkü hevesle hazırlamıştır, 00:26:27.881 --> 00:26:33.589 davetlilerin hoşuna gidecek ikramları hazırlamıştır. Davetine kimse gelmezse, "Hay Allah!" der, 00:26:33.589 --> 00:26:37.854 kapıda eli böğründe kalır, "davetlilerim gelmedi" diye üzülür. 00:26:38.194 --> 00:26:41.909 Sonra da gördüğü zaman yakalarına yapışır; "Ben seni çağırdım, gelmedin; 00:26:41.909 --> 00:26:50.492 küstüm, darıldım sana!" diye sitem eder, serzenişte bulunur. Herkes ziyafetine gelinmesini ister. 00:26:50.639 --> 00:26:58.930 Evet, bu bir umumi duygudur. Ziyafet çekenler davetlilerinin ziyafetine gelmesini isterler. 00:26:58.159 --> 00:27:05.297 Doğru, Efendimiz'in tespitine göre hepimiz öyleyiz. Ama bunu nereye bağlayacak Peygamber Efendimiz? 00:27:05.543 --> 00:27:06.170 Buyuruyor ki; 00:27:06.170 --> 00:27:11.217 Ve inne edebe'llâhi'l-Kur'ân. "Allah'ın ziyafeti Kur'ân-ı Kerîm'dir." 00:27:11.572 --> 00:27:18.731 Bakın ne kadar önemli. İsterseniz bunu, bir levha halinde duvara asalım, çok güzel. 00:27:19.198 --> 00:27:21.825 Allah'ın ziyafeti Kur'ân-ı Kerîm'dir. 00:27:21.974 --> 00:27:29.801 Fe-lâ tehcurûhu. "Kur'ân-ı Kerîm'i terk etmeyin, Kur'ân-ı Kerîm'le ilginizi kesmeyin." 00:27:29.955 --> 00:27:35.146 Okumayı, anlamayı, dinlemeyi, öğrenmeyi ihmal etmeyin demek. 00:27:35.846 --> 00:27:40.990 O halde bu hadîs-i şerîf çok önemli bir nasihat oldu size, bu mübarek günde. 00:27:41.441 --> 00:27:42.914 Ne yapacağız bundan sonra? 00:27:43.408 --> 00:27:47.630 Zamanımızın bir bölümünü Kur'ân-ı Kerîm'e ayıracağız. 00:27:47.183 --> 00:27:52.687 Bu konuşmamı duyan herkes bugünden itibaren gününün bir zamanını 00:27:53.340 --> 00:27:57.772 aziz ve şerif, kelâmullah Kur'ân-ı Hakîm'e ayıracak. 00:27:58.910 --> 00:28:04.491 "Ey Kur'ân-ı Kerîm, sana zamanımın şu vaktini ayırdım. Bu saatte seninle meşgul olacağım. 00:28:04.804 --> 00:28:08.929 Başka hiç kimseye söz vermeyeceğim, konuşma yapmayacağım, ziyaret etmeyeceğim. 00:28:09.365 --> 00:28:13.841 Edersem de bu saatte yine seninle olan ilgimi kesmeyeceğim. 00:28:13.866 --> 00:28:18.791 Seni okuyacağım, seni öğreneceğim, seni ezberleyeceğim, seni anlayacağım, seni konuşacağım!" diye 00:28:19.304 --> 00:28:27.876 lütfen, Allah'ın ziyafeti olan Kur'ân-ı Kerîm için bir zaman ayırın. Her gün Kur'ân-ı Kerîm okuyun. 00:28:27.876 --> 00:28:35.982 Kur'ân-ı Kerîm'i rafa kaldırmayın, arkanıza atmayın, yere atmayın, üstüne basmayın, 00:28:36.880 --> 00:28:42.145 ahkâmını çiğnemeyin, Kur'an'a karşı gelmeyin. Allah'ın kelâmıdır, Allah'ın ziyafetidir, 00:28:42.451 --> 00:28:45.141 onu okuyunca bu ziyafetten istifade edin. 00:28:45.577 --> 00:28:51.209 Kur'ân-ı Kerîm, sımsıkı sarıldığınız zaman sizi cennete götürecek olan Allah'ın ipidir. 00:28:51.234 --> 00:28:54.936 Ona sarıldığınız zaman cennete gideceksiniz. Onu ihmal etmeyin. 00:28:55.383 --> 00:28:59.180 Bunu niye böyle sıkı sıkı, döne döne size söylüyorum? 00:28:59.550 --> 00:29:04.237 Müslüman kardeşlerimin durumunu bildiğim için söylüyorum. Hepimiz müslümanız, hem de tanıyorum. 00:29:04.237 --> 00:29:08.624 İyi insanlar, temiz insanlar, iyilik yapmayı seven insanlar. 00:29:08.624 --> 00:29:15.810 Ama Kur'ân-ı Kerîm ile ilgisi, çalışması, Kur'ân-ı Kerîm öğrenmeye aşkı, şevki, 00:29:15.354 --> 00:29:21.346 Kur'ân-ı Kerîm ile meşguliyeti istenilen, özlenen, tavsiye edilen durumda, seviyede değil. 00:29:21.459 --> 00:29:28.736 Kendinizi ölçün. Etrafınızdaki müslümanları, arkadaşlarınızı teraziye koyun, tartın bakalım; 00:29:28.736 --> 00:29:30.944 Kur'ân-ı Kerîm ile ilgili çalışmaları ne kadar? 00:29:31.284 --> 00:29:41.184 Maalesef az; ezberi az, okuması zayıf, bilgisi eksik, Kur'ân-ı Kerîm'in ahkâmına âşinalığı yok, 00:29:41.550 --> 00:29:50.747 yasaklarından kaçınmıyor, emirlerini tutmuyor. Bir çok hata, bir çok kusur, bir çok ihmal... 00:29:51.330 --> 00:29:53.994 Onun için Allah'ın Kur'an'ına sımsıkı sarılın. 00:29:54.134 --> 00:29:58.886 Bundan sonra herhalde artık bir saat mi ayırırsınız, iki saat mi, kendi durumunuza göre 00:29:59.180 --> 00:30:06.880 her gün Kur'ân-ı Kerîm'e bir zaman ayırın, ezberleyin, öğrenin, öğretin, Kur'an üzerinde çalışın. 00:30:06.475 --> 00:30:12.232 Nihayet size sonuncu hadîs-i şerîfi okumak istiyorum, bugünkü sohbetimde. 00:30:12.634 --> 00:30:18.328 Bu da Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ten. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyorlar ki; 00:30:18.595 --> 00:30:34.308 Küllü meclisin yüzkerismu'llâhi teâlâ fîhi tehuffu bihi'l-melâiketü hattâ enne'l-melâikete yekûlûne zîdu 00:30:34.375 --> 00:30:40.718 zâdekümü'llâh ve zikrü yes'adu beynehüm ve hüm nâşirû ecnehatehüm. 00:30:41.238 --> 00:30:47.568 Bu da gözünüzün önüne bir mübarek, ilâhî, kutsal sahne serecek bir hadîs-i şerîf. 00:30:47.976 --> 00:30:50.116 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki; 00:30:50.330 --> 00:30:59.703 Küllü meclisin. "Her bir toplantı ki." Yüzkerismu'llâhi teâlâ fîhi. "İçinde Allah'ın adı zikredilir." 00:31:00.983 --> 00:31:06.330 "Meclis" deyince biz bugün, Büyük Millet Meclisi hemen hatırımıza gelir; 00:31:06.330 --> 00:31:10.957 kocaman bina, bahçe, nöbetçiler, şaşaalı, kocaman bir şey. 00:31:11.323 --> 00:31:17.298 Arapça'da meclis, "oturma yeri", "oturum" demek. İki kişi, üç kişi de bir arada otursa orası meclistir. 00:31:17.298 --> 00:31:25.221 Yani topluluk, insanların toplandığı, oturduğu, konuştuğu, yârenlik ettiği, gruplaştığı 00:31:27.171 --> 00:31:34.677 yere de "meclis" derler. Oturmaya da "meclis" derler. Hem ism-i mekân olur hem mastar-ı mîmi olur, 00:31:35.205 --> 00:31:39.536 hem ism-i zaman olur, yani "oturum" demek. 00:31:40.420 --> 00:31:43.672 Her bir oturum ki Allah'ın ismi onun içinde anılıyor, 00:31:43.965 --> 00:31:50.521 melekler onu sararlar, kuşatırlar, ihata ederler, çevresine toplanırlar. 00:31:50.819 --> 00:31:53.251 Yüzkerismu'llâhi teâlâ fîhî. 00:31:53.544 --> 00:31:55.870 Allah'ın isminin anılması nasıl olabilir? 00:31:56.238 --> 00:31:59.653 Eline tesbih alıp Allah Allah, lâ ilâhe illallah demekle olur, 00:31:59.653 --> 00:32:02.934 Allahu Ekber, sübhanallah, elhamdülillah demekle olur. 00:32:02.934 --> 00:32:09.760 Veyahut Allah'ın dininin anlatılması ile olur, Allah'ın ahkâmının öğretilmesiyle olur. 00:32:09.246 --> 00:32:17.644 İslâmî ilimler, dinî ilimler, ilâhî ilimler konuşulmasıyla olur. Sohbetin konusu Allah oluyor, 00:32:17.644 --> 00:32:21.141 Allah'ın ismi anılıyor. Ama burada "isim" kelimesi geçtiğine göre 00:32:21.398 --> 00:32:26.834 sanki eline tesbih alıp Allah Allah demek önde gibi görünüyor. 00:32:27.180 --> 00:32:32.182 Böyle Allah'ın isminin zikredildiği meclisleri melekler ihata ederler. 00:32:32.249 --> 00:32:35.480 Severek, hayran hayran etrafına toplanırlar. 00:32:35.827 --> 00:32:37.167 Ve melekler derler ki; 00:32:37.600 --> 00:32:40.420 Zîdu zâdekümü'llâh. "Zikri çoğaltın, 00:32:40.724 --> 00:32:45.892 yani Allah'ı zikretmeyi daha çok yapın, Allah da size ikramı arttırsın, arttıracak." 00:32:46.215 --> 00:32:50.487 Onun için "daha çok zikredin, daha çok zikredin" diye melekler teşvik ederler. 00:32:50.834 --> 00:32:59.235 Daha ziyade zikredin. Hani bazen insanlar toplanıyor, ortadaki bazılarını seyrediyorlar, 00:32:59.508 --> 00:33:03.182 coşuyorlar, beğeniyorlar, daha istiyorlar, onun gibi yani. 00:33:03.182 --> 00:33:09.109 Melekler de "Zikri arttırın, Allah da ikramını size arttıracak, arttırır. 00:33:09.320 --> 00:33:17.158 Onun için zikri daha çok yapın." diye teşvik ederler. Ve zikir onların arasından yükselir. 00:33:18.581 --> 00:33:27.260 Onlar böyle kanatlarını germiş vaziyette açmışlar, gölgelemişler o meclisi, kaplamışlar, koruyorlar, 00:33:27.686 --> 00:33:35.781 gölgelendiriyorlar. "Onların arasından zikir göklere, dergâh-ı izzete yükselir." diyor 00:33:35.846 --> 00:33:38.163 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz. 00:33:38.456 --> 00:33:39.924 Aziz ve sevgili kardeşlerim! 00:33:40.196 --> 00:33:49.262 Zikir Kur'ân-ı Kerîm'de çok yerde geçiyor, yüzlerce hadîs-i şerîfte de var. Çok önemli bir iş. 00:33:49.742 --> 00:33:53.938 Neden böyle çok zikir yapılması tavsiye ediliyor? 00:33:54.193 --> 00:34:00.226 Bu bir eğitim usûlüdür. Bir şeyin çok söylenmesi, çok tesir yapmasına sebep olur. 00:34:00.526 --> 00:34:04.589 Mermerin üstüne bile su damlaya damlaya orasını oyuyor. 00:34:05.275 --> 00:34:14.573 Dağlarda koca koca kayalar, granitler, arasından dereler, nehirler aktıkça onları kesiyor, oyuyor, 00:34:14.573 --> 00:34:19.923 vadiler meydana getiriyor. Dağları kesiyor, kayaları eritiyor. 00:34:20.970 --> 00:34:27.479 Asırlar geçiyor tabii bu işlerin olması için ama neticede zamanla neler olduğunu görüyorsunuz. 00:34:27.979 --> 00:34:36.444 İşte böyle güzel bir şeyi çok tekrar ettiğiniz zaman insanın ruhuna da öyle tesirler oluyor. Bu bir. 00:34:36.570 --> 00:34:40.983 Yani insanın ruhu o tesirlerden büyük etkiler alıyor. 00:34:40.983 --> 00:34:47.933 İnsan ruhu Allah'ı zikrede ede Allah'ı unutmayan, Allah'ı seven bir insan haline geliyor. 00:34:47.933 --> 00:34:57.266 Yani Allah sevgisinin, muhabbetullahın meydana gelmesinin yolu. Bu bir eğitim, muhabbetullah eğitimi. 00:34:57.979 --> 00:34:58.961 Allah'ı sever misin? 00:34:59.140 --> 00:35:00.574 "Sevmez olur muyum, canım feda." 00:35:00.881 --> 00:35:05.232 Herkes böyle der, yani inançlı insanlar Allah için canını feda eder. 00:35:05.232 --> 00:35:12.361 Ecdadımız cephelerde her zaman seve seve canını feda etmişler. 00:35:12.948 --> 00:35:18.594 İşte o Allah sevgisi, o muhabbetullah zikirle hâsıl olur. Onun için zikir çok önemli. 00:35:19.109 --> 00:35:26.846 Ayrıca çok sevaplı. Ayrıca çok kolay. Çünkü hasta, yatalak, felçli insan bile olsa zikir yapabilir. 00:35:27.305 --> 00:35:32.156 Ayrıca çok şerefli. Çünkü kul Allah'ı zikredince Allah da kulunu zikreder. 00:35:32.608 --> 00:35:37.971 Allah'ın kulunu zikretmesi, kulun çok büyük lütuflara ermesine sebep olur. 00:35:38.340 --> 00:35:48.578 O bakımdan bu son beşinci hadîs-i şerîfi zikirle bağlamak istedim, konunun hepsi bir bütün olsun diye. 00:35:48.898 --> 00:35:52.163 Demek ki Kur'ân-ı Kerîm'le ilgili çalışmalar yapacaksınız, 00:35:52.163 --> 00:35:56.177 cenneti isteyeceksiniz, cehennemden kaçınmaya çalışacaksınız. 00:35:56.368 --> 00:36:02.548 Bir de bulunduğunuz toplantılarda Allah'ı anacaksınız, Allah'ı zikredeceksiniz. 00:36:02.720 --> 00:36:07.237 Herkes Allah'ı tanıyacak, bilmeyenler de tanıyacak, sevecek, Allah'ın yoluna gelecek, 00:36:07.603 --> 00:36:09.470 Allah'ın sevdiği insan olacak. 00:36:09.947 --> 00:36:14.937 Bütün insanlar evliyâ olacak, olgun insan olacak, dünya güllük gülistanlık olacak. 00:36:15.900 --> 00:36:16.230 Olur mu, olmaz mı? 00:36:16.410 --> 00:36:23.381 Tabii o, insanların sözleri tutmasına bağlı. Emirleri tutarlarsa olur, tutmazlarsa kendileri bilir. 00:36:23.909 --> 00:36:32.143 Çünkü kimse kimseye kötülük edemiyormuş. Herkes ne yaparsa kendisine yapıyormuş... 00:36:32.168 --> 00:36:37.260 Yani iyilik yaparsa sevabı kendisine geliyor, kötülük yaparsa günahı kendisine geliyor. 00:36:37.546 --> 00:36:44.748 Diyelim ki bir adam birisini öldürdü. Şimdi öldüren insan ötekisini öldürdü. 00:36:44.748 --> 00:36:46.511 Öldürdüğüne mi zarar verdi? 00:36:46.711 --> 00:36:53.349 Hayır. Öldürülen insan mazlum olduğu için o cennete girecek, öldüren insan âhirette cezasını çekecek. 00:36:53.349 --> 00:36:57.259 O halde asıl zalim kendisine haksızlık etmiş oluyor, 00:36:57.259 --> 00:36:59.829 kendisine zulmetmiş oluyor, kendisini mahvetmiş oluyor. 00:37:00.799 --> 00:37:01.643 İyilik yapsa? 00:37:02.351 --> 00:37:06.648 Falancaya iyilik yaptı, Allah iyilik yaptığı için ona mükâfat verecek. 00:37:06.648 --> 00:37:11.326 Aslında kendisine iyilik yapmış oluyor. Kimse kimseye zarar veremiyor. 00:37:11.326 --> 00:37:17.792 Bu dünyada kimse kimseye zarar veremez. Onun için de kimseden korkmamak lazım, 00:37:17.945 --> 00:37:20.606 Allah'tan korkmak lazım, Allah'a bağlanmak lazım. 00:37:20.899 --> 00:37:26.185 Çünkü isterse, öldürse bile mazlum olarak öldü mü insan cennete girecek. 00:37:26.293 --> 00:37:32.190 Asıl zalim ağlasın haline ki zulmetti de, günaha girdi de cehennemi boylayacak. 00:37:32.537 --> 00:37:37.434 Sırp ağlasın, Yunan ağlasın, Rus ağlasın yaptıkları zulümlerden dolayı... 00:37:37.821 --> 00:37:46.155 Mazlumlar, şehitler cennete girecekler. Bu dünyada böyle oldu ama âhirette mükâfatını görecekler. 00:37:46.389 --> 00:37:50.379 Allahu Teâlâ hazretleri hepimizin gözünden perdeleri kaldırsın, 00:37:50.505 --> 00:37:56.507 gerçekleri derin mânasıyla, ilâhî mânasıyla görmeye hepimizi muvaffak eylesin. 00:37:56.649 --> 00:37:59.890 Hakkı hak olarak görüp uymayı nasip eylesin. 00:37:59.416 --> 00:38:03.982 Batılı batıl olarak görüp ondan sakınıp korunmayı nasip eylesin. 00:38:04.495 --> 00:38:09.211 Sonunda cenneti kazanmayı nasip eylesin. Cehenneme düşmekten kurtulmayı nasip eylesin. 00:38:09.550 --> 00:38:12.344 Allahu Teâlâ hazretleri temenni ediyoruz ki 00:38:12.744 --> 00:38:17.860 hepimizi hem dünyada hem âhirette aziz ve bahtiyar eylesin. İki cihan saadetine mazhar eylesin. 00:38:18.274 --> 00:38:22.606 Afiyet üzere eylesin. Hem sıhhat versin hem huzur ve saadet versin. 00:38:22.699 --> 00:38:24.946 Hem dünyada versin hem âhirette versin. 00:38:25.426 --> 00:38:30.897 Bi-lütfihî ve keremihî ve bi-hürmeti habîbihî Muhammedini'l-Mustafâ sallallahu aleyhi ve sellem. 00:38:30.897 --> 00:38:32.193 Allah hepinizden razı olsun. 00:38:32.280 --> 00:38:34.812 es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!