WEBVTT 00:00:00.830 --> 00:00:01.750 Bismillâhirrahmânirrahîm 00:00:02.440 --> 00:00:12.169 Bizi ve bütün diğer varlıkları; yerleri ve gökleri, insanları ve cinleri, 00:00:12.378 --> 00:00:32.587 dünyayı ve âhireti her şeyi yaratan, varlık veren, varlığını sürdüren, nimetlerle perverde eyleyen; 00:00:35.419 --> 00:00:42.128 duaları kabul eyleyen; ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarını bahş eyleyen; 00:00:43.961 --> 00:00:50.961 Erhamü'r-râhimîn ve Ekremü'l-ekremîn olan Allahu Teâlâ hazretlerine 00:00:51.330 --> 00:01:03.947 sonsuz, sayısız, hadsiz hesapsız hamd ü senâlar olsun ki bizleri türlü türlü nimetleri içinde 00:01:04.410 --> 00:01:17.493 sıhhat ve âfiyet üzere onlardan istifade ederek çok kıymetli bir vesileyle topladı. 00:01:19.688 --> 00:01:24.530 Allahu Teâlâ hazretlerinin âlemlere rahmet olarak gönderdiği 00:01:27.850 --> 00:01:31.731 seyyidü'l-evvelîne ve'l-âhirîn ve eşrefü'l-mürselîn, 00:01:31.832 --> 00:01:38.799 tüm insanların en yükseği ve bütün peygamberlerin önderi; 00:01:41.430 --> 00:01:47.700 Allah'ın en sevgili kulu, kendisine Makâm-ı Mahmûd'u verdiği, 00:01:48.762 --> 00:01:57.741 Havz-ı Kevser'i ihsan eylediği Peygamberimiz, serverimiz, rehberimiz, önderimiz, 00:01:58.514 --> 00:02:05.922 her şeyimiz Efendimiz Muhammed-i Mustafâ hazretlerine sonsuz salât ü selâmlar olsun. 00:02:07.662 --> 00:02:19.563 Hâk-i pây-i risalet-penâhilerine salât ü selâmlarımız, tahiyyat ve ihtiramlarımızı nisar eyleriz. 00:02:21.540 --> 00:02:24.953 Allahu Teâlâ cümlemizi Peygamber Efendimiz'in yolunda yürüyen, 00:02:25.953 --> 00:02:38.824 sünnetine uyan, ümmetine faydalı olan sevdiği ümmetlerinden olmayı nasip eylesin. 00:02:38.961 --> 00:02:51.503 Avustralya'nın Brisbane şehrinin batısındaki Toowoomba Bahçeler Şehri'nde, 00:02:51.749 --> 00:03:02.170 Garden City'sinde çok önemli ve değerli bir sebeple toplanmış bulunuyoruz. 00:03:03.919 --> 00:03:09.837 11. Aile Eğitim Çalışmasını açıyoruz. 00:03:10.811 --> 00:03:22.365 Bu çalışmamız hepiniz için hayırlı, faydalı, sevaplı, ecirli olsun. 00:03:26.298 --> 00:03:34.111 Allahu Teâlâ hazretlerinin sevgisini ve rızasını kazanmak için 00:03:35.345 --> 00:03:50.131 onun sevdiği bir kul olmak için yapılacak güzel çalışmaların en değerlisi eğitim çalışmasıdır. 00:03:50.905 --> 00:04:04.646 Şüphesiz ki hayırların çeşidi çoktur ve Allahu Teâlâ hazretleri herhangi bir kulunun bir hayrını, 00:04:04.849 --> 00:04:17.438 hasenesini, güzel davranışını severse bir tek güzel davranışı dolayısıyla bile onu cennetine sokabilir. 00:04:17.940 --> 00:04:23.304 İnsan, kabul olmuş bir hasenesi dolayısıyla bile cennete girebilir. 00:04:24.540 --> 00:04:35.710 Büyük hadis alimi İmam Nevevî, Riyâzü's-sâlihîn isimli küçük fakat çok güzel kitabına 00:04:35.781 --> 00:04:39.181 hayır yollarının çok olduğunu söyleyerek başlıyor. 00:04:39.705 --> 00:04:49.436 Bir müslümanın hayır yapıp sevap kazanması, Allah'ın rızasını elde etmesi için yapılacak şeyler çoktur. 00:04:50.730 --> 00:04:59.314 İbadettir, sadakadır, hayrât ü hasenâttır, Kur'an okumaktır, 00:04:59.656 --> 00:05:07.377 zikir çekmektir, cihat etmektir, hizmet eylemektir… 00:05:07.541 --> 00:05:14.375 Hayır kapıları çoktur, çokluğunun ne kadar olduğunu öğrenmek isterseniz 00:05:14.492 --> 00:05:18.464 Riyâzü's-sâlihîn kitabını okumanızı tavsiye ediyorum. 00:05:18.586 --> 00:05:25.170 Hepinizin ilk okuyacağı kitaplardan birisi İmam Nevevî'nin Riyâzü's-sâlihîn kitabı olmalı. 00:05:27.794 --> 00:05:31.919 Kendiniz aileniz ve çocuklarınızla beraber. 00:05:32.586 --> 00:05:38.920 Çünkü Riyâzü's-sâlihîn sağlam bir kitaptır, büyük bir alimin önemli bir kitabıdır. 00:05:39.419 --> 00:05:47.920 Sizin doğru yolda yürümenizi sağlayan bir güzel kılavuzdur. 00:05:48.799 --> 00:05:53.174 Başka insanların sizin hakkınızda değerlendirme yapacağı zaman; 00:05:53.541 --> 00:06:03.276 "Bu; Riyâzü's-sâlihîn'i okuyan, ona uyan bir insan, demek ki iyi bir müslüman." diye iyi izlenimler, 00:06:03.824 --> 00:06:11.264 kanaatler edinebileceği, böyle bir sonuca sizi götürecek, eriştirecek güzel bir kitaptır. 00:06:11.801 --> 00:06:21.618 Okursunuz. Ben özet olarak söyleyebilirim ki her şeyin başı öğrenmekten, 00:06:22.294 --> 00:06:30.546 ilimden, ilmî çalışmalar yapmaktan başlar ve öyle devam eder. 00:06:31.267 --> 00:06:40.467 Her şey derken hem dinî çalışmaları hem de dünyevî çalışmaları kastediyorum. 00:06:41.294 --> 00:06:49.996 Dinî çalışmalardaki başarı da ilimle olur dünyevî çalışmalardaki başarı da ilimle olur, ilimle olmuştur. 00:06:50.916 --> 00:06:59.273 İnsanlar karanlık çağların cahilliğinden ilimle kurtulduktan sonra 00:06:59.953 --> 00:07:08.286 bugün içinde yaşadığımız rahat ortamları kurabilmişlerdir. 00:07:08.505 --> 00:07:11.995 Cihazları, aletleri ilimle geliştirebilmişlerdir. 00:07:12.294 --> 00:07:17.711 Onun için ilim, insanın hem dünyada hem âhirette rahatını sağlar. 00:07:18.533 --> 00:07:24.386 Dünyada izzet, itibar, rahat isteyen de ilme sarılmalıdır 00:07:24.800 --> 00:07:32.156 âhirette mevki makam, derece, nimet, cennet isteyen de ilme sarılmalıdır. 00:07:32.726 --> 00:07:42.862 İlme sarılmayan bir insan iyi niyetle başlattığı işleri bile iyi niyetle götüremeyebilir, 00:07:43.357 --> 00:07:50.549 hatalara düşebilir. İnsanların hatalara düşmelerini engelleyen çalışma ilmî çalışmadır. 00:07:50.907 --> 00:07:59.287 Onun için hepimizin yanında kalemi defteri olmalı, çantası olmalı, 00:07:59.615 --> 00:08:02.448 hepimizin elinde okuyacak kitabı olmalı... 00:08:02.643 --> 00:08:15.167 Hepimizin aklında yapacağı ilmî çalışmalarla ilgili bir tasarısı bulunmalı. 00:08:16.500 --> 00:08:29.469 Kadın ve erkek, büyük ve küçük, emekli ve çalışan; hepimizin mutlaka ilimle ilgilenmesi gerekiyor. 00:08:29.735 --> 00:08:34.304 Mutlaka bir şeyler öğrenmesi, öğretmesi gerekiyor. 00:08:34.350 --> 00:08:39.738 Bu çalışma beşikten başlıyor, mezara kadar devam ediyor. 00:08:39.949 --> 00:08:49.282 Mine'l-mehdi ile'l-lahd. Mehd, "beşik" demek; lahd "kabir" demek. 00:08:49.673 --> 00:08:57.570 Beşikten mezara kadar devam etmesi lazım. Hakikaten insan bebek iken dahi bir şeyler öğrenir. 00:08:59.393 --> 00:09:04.302 Hiç tahmin etmediğiniz bir zamanda bile çocuk bir şey öğrenmektedir. 00:09:04.818 --> 00:09:11.795 Hatta henüz doğmamışken bile bir şeyler öğrenir! Annesinin yatmasından kalkmasından, 00:09:12.450 --> 00:09:19.641 yemesinden içmesinden, uyumasından uyanmasından çocuk bir şeyler kapar, bir şeyler öğrenir. 00:09:20.136 --> 00:09:33.207 Onun için ilim beşikten mezara kadardır! En sevaplı, sevabı en çok yazılan çalışma ilmî çalışmadır. 00:09:33.845 --> 00:09:39.982 Bir müslümanın elinde çeşitli seçenekler, imkânlar [vardır]: 00:09:40.463 --> 00:09:45.777 "Acaba namaz mı kılsam acaba zikir mi yapsam, ilim mi öğrensem, 00:09:46.630 --> 00:09:51.487 şunu mu yapsam, bunu mu yapsam..." Hayır çeşitleri çok olduğuna göre 00:09:51.675 --> 00:10:00.790 en hayırlısını seçmek istediği zaman eğer ilmî çalışma yaparsa en büyük sevabı alır. 00:10:01.493 --> 00:10:07.543 "İlimden bir bölümü okuyup öğrenmek koca dünyadan 00:10:08.636 --> 00:10:12.680 ve bu dünyanın içindeki tüm zenginliklere sahip olmaktan daha önemlidir!" 00:10:13.860 --> 00:10:17.593 Bunu ben söylemiyorum, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz söylüyor. 00:10:18.566 --> 00:10:25.337 İlim çok önemlidir. O hâlde hepimiz bir şeyler öğrenmeye çalışmalıyız. 00:10:25.923 --> 00:10:31.295 Hepimiz ailemize ve çoluk çocuğumuza en güzel şeyleri öğretmeye çalışmalıyız. 00:10:31.639 --> 00:10:37.497 Hepimiz kendimize ve yakınlarımıza bu sevaplı işi 00:10:38.310 --> 00:10:49.430 yaptırmak için her türlü fedakârlığı yapmaktan kaçınmamalıyız! Her türlü fedakârlık nedir? 00:10:50.371 --> 00:10:58.162 Başta maddî fedakârlıktır. Mesela buraya geliş, yol masrafı, kalış masrafı, 00:10:58.591 --> 00:11:06.302 çocuğu mektebe yazdırmak, mektebe devam etmesi, mektebin masrafları, 00:11:06.997 --> 00:11:18.924 aldığı kitaplar, kâğıtlar, kalemler vs. Bunların hepsi ilim yolundaki masraflardır. 00:11:19.143 --> 00:11:25.901 En sevaplı, en kârlı yatırım ilmedir. 00:11:26.462 --> 00:11:39.828 Eğer bir millet, bir devlet yahut bir cemiyet, bir fert, bir kişi para kazanmak istiyorsa 00:11:40.847 --> 00:11:47.510 yatırım yapmak, kâr elde etmek istiyorsa en kârlı yatırım hangisidir? 00:11:47.961 --> 00:11:51.837 İlme yapılan yatırımdır. Bunu bilim adamları söylüyor. 00:11:53.860 --> 00:12:02.712 Araştırma, inceleme yapmışlar; iktisat ilminin gereklerini çok iyi bilen bilim adamları, 00:12:02.919 --> 00:12:04.878 üniversite hocaları, profesörler, 00:12:05.419 --> 00:12:09.836 atılımcılar, parası olan sermaye sahipleri; 00:12:10.330 --> 00:12:15.162 "Acaba ben paramı nereye yatırırsam daha çok kar kazanırım?.." diye inceleme yapmışlar. 00:12:15.521 --> 00:12:22.900 Bunun bilimsel sonucu: En kârlı yatırım bilime yapılan yatırımmış! 00:12:24.968 --> 00:12:33.927 En kârlısı ama en masraflı yatırım da o! Onun için büyük fabrikalar, çok büyük müesseseler 00:12:34.400 --> 00:12:38.517 kazançlarının çok büyük kısmını araştırma geliştirme bölümüne harcarlar. 00:12:40.760 --> 00:12:47.894 Diyelim ki %20'sini kendi yeme içmesine, gezmesine, keyfine harcar, 00:12:48.277 --> 00:12:55.606 %80'ini araştırmaya geliştirmeye harcar. Bir fabrika, bir otomobil fabrikası, bir elektrik fabrikası… 00:12:57.354 --> 00:13:08.473 Bu bir boşa harcama değildir. Kuma su sıkmak değildir. Emeklerin havaya gitmesi değildir. 00:13:09.263 --> 00:13:14.642 İlmî çalışma yapıldıktan sonra harcanan para kat kat geri gelmektedir. 00:13:15.490 --> 00:13:18.973 Dünyevî bakımdan da böyledir âhiret bakımından da böyledir. 00:13:19.431 --> 00:13:29.345 Âhiret bakımından bir insan esir doğmuş olabilir, fakir bir aileden dünyaya gelmiş olabilir; 00:13:30.875 --> 00:13:41.270 yiyecek lokması, yatacak odası, giyecek hırkası bulunmayabilir. Ama ilim sonunda yükselir. 00:13:41.550 --> 00:13:49.983 İlmin sonunda padişahların elini öptüğü bir makama, bir dereceye ulaşır. 00:13:50.840 --> 00:14:01.955 İlim; fakiri zengin eder, zayıfı güçlü eder. İnsanı her bakımdan kuvvetlendirir. 00:14:01.994 --> 00:14:07.719 Bunlar edebiyat değildir. Bir edebiyatçının yaldızlı sözleri değildir. 00:14:07.860 --> 00:14:13.177 Bunlar mühendislerin, istatistik yapan, rakamlarla uğraşan, 00:14:13.474 --> 00:14:18.355 her şeyi katı katı acı acı katı gerçeklerine bakarak; 00:14:19.129 --> 00:14:25.234 eğriyse eğri, doğruysa doğru dümdüz söyleyen insanların vardığı sonuçlardır. 00:14:25.891 --> 00:14:32.726 Bir edebiyatçının, bir din adamının hayali değildir. 00:14:33.296 --> 00:14:41.950 Aziz ve değerli kardeşlerim! Onun için hepimizin mutlaka ilimle ilişkili olması gerekiyor. 00:14:41.624 --> 00:14:46.690 Zaten Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki; 00:14:46.461 --> 00:14:56.795 "Ya alim ol, bilgili ol, öğretici ol ya da öğrenen ol! 00:14:56.712 --> 00:15:03.296 Ya alim ol ya mütealim ol, bunların dışında bir üçüncü olma! 00:15:03.987 --> 00:15:10.292 Alim de değil müteallim de değil, hoca da değil talebe de değil, öğretmiyor da öğrenmiyor da… 00:15:10.961 --> 00:15:16.503 Üçüncüsü olma, helâk olursun!" Helâk olursun ne demek? 00:15:16.842 --> 00:15:20.400 Mahvolursun, yok olursun demek. 00:15:20.635 --> 00:15:25.532 İnsan hem dünyevî bakımdan yok olur hem âhiret bakımından yok olur. 00:15:25.578 --> 00:15:39.550 Çünkü yaptığımız ibadetlerin bile tehlikeleri vardır, püf noktaları, incelikleri vardır. 00:15:39.920 --> 00:15:47.771 Onları bilmeyen insan o hataları yaparak ibadet ederse ibadeti kabul olmaz. 00:15:48.285 --> 00:15:53.165 Allah kabul etmez. Peygamber Efendimiz bildiriyor, Kur'ân-ı Kerîm bildiriyor. 00:15:53.171 --> 00:15:59.630 Mesela bir adam sadaka veriyor, zekât veriyor. Cebinden para çıkıyor fakirin avucuna da geçiyor. 00:16:00.463 --> 00:16:07.297 Alma verme işlemi tamam. Adam zekâtını verdi, kabul olmaz! Neden? 00:16:07.994 --> 00:16:12.894 Zekâtı verişin incelikleri, usulleri vardı. Onlara riayet etmedi. 00:16:13.113 --> 00:16:21.665 Karşı tarafın kalbini kırdı, eza cefa etti, minnet etti, başa kaktı. Sevabı kaçtı. 00:16:22.505 --> 00:16:28.423 Kur'ân-ı Kerîm'de Allahu Teâlâ hazretleri buyuruyor ki; Lâ tübtilû sadakâtiküm bi'l-menni ve'l-ezâ. 00:16:29.171 --> 00:16:33.421 "Başa kakarak, verdiğiniz insanı üzerek ezalandırarak 00:16:33.463 --> 00:16:38.890 zekâtlarınızı, sadakalarınızı iptal etmeyin, boşa çıkartmayınız!" 00:16:38.149 --> 00:16:47.657 Sevabını kaçırmayın, diyor. Zekâtın sevabı kaçabilir. Namazın sevabı silinebilir. 00:16:48.886 --> 00:16:55.570 Her şeyin sevabı gidebilir. O hâlde neler insanı sevaptan mahrum eder, 00:16:56.590 --> 00:17:00.732 kazancını sıfıra düşürür, puanlarını sildirir; bunları bilmek lazım. 00:17:00.771 --> 00:17:02.357 İşte yine bilgi karşımıza geliyor. 00:17:02.409 --> 00:17:07.709 Demek ki ibadette bile insanın ibadetin afetlerini bilmesi lazım. 00:17:07.799 --> 00:17:15.368 Onu için büyük alimler her şeyi yazdıkları zaman arkasından da onun afetlerini yazmışlardır: 00:17:15.808 --> 00:17:25.559 İbadet, ibadetin afetleri; ilim, ilimin afetleri; servet, servetin afetleri... 00:17:25.804 --> 00:17:33.861 İlmin afeti olur mu? Olur. İlmin afeti de alimin kibirlenmesidir, kimseyi beğenmemesidir. 00:17:34.720 --> 00:17:36.947 Herkese tepeden bakmasıdır. İlmiyle mağrur olmasıdır. 00:17:36.994 --> 00:17:48.577 İlmi öğrenmiş ama tevazuu öğrenmemiş, kibirli. Kibirli olanı Allah sevmez. 00:17:49.155 --> 00:17:51.822 Kim kibirliyse Allah onu alaşağı eder. 00:17:51.928 --> 00:17:59.830 Men tekebbere vedaahullâhü. "Allah tekebbür edeni, kibirleneni alaşağı eder, aşağı indirir." 00:17:59.994 --> 00:18:06.285 Demek ki onu bilmediği için o da orada hata edebilir. İlmin de afeti var; her şeyin afeti var. 00:18:06.675 --> 00:18:15.617 İşte bu afetin bilinmesi de ilimdir. Mesela her suyu içmiyoruz. Tabii bunu olarak yapıyoruz. 00:18:15.648 --> 00:18:21.657 Her gıdayı yemiyoruz. Evde hanımlar bazı gıdaları atıyorlar. Neden? 00:18:22.136 --> 00:18:26.374 Kokluyor; "Bu yenmez bu artık. Efendi görmeden çöpe..." [diyor.] 00:18:28.280 --> 00:18:33.412 Neden artık yenmez? Çünkü yenmeyecek hâle geldiğini biliyor. Her şeyin bir ilmi var. 00:18:33.588 --> 00:18:39.506 Aziz ve değerli kardeşlerim! Uzatmak istemiyorum ama bir şeyi bastıra bastıra söylemek istiyorum. 00:18:40.130 --> 00:18:46.600 Biz burada hem en sevaplı işi yapıyoruz hem en kârlı işi yapıyoruz. 00:18:46.348 --> 00:18:51.867 Hem dünyevî bakımdan güzel bir iş hem âhiret bakımdan güzel iş yapıyoruz. 00:18:52.255 --> 00:18:57.978 On bir tane aile eğitim çalışmamızdan bizim çocuklarımız istifade etti. 00:18:58.814 --> 00:19:05.973 Bazıları hayırlı yuvalar kurdu. Bunların kesin, maddî sonuçları var. 00:19:08.820 --> 00:19:15.458 İslâmî yuvalar kuruldu, kafalar değişti, günahkâr insanlar tövbekâr oldu. 00:19:16.787 --> 00:19:24.514 Yanlış yolda yürüyenler doğru yola geldi. Bu çalışmaların, on bir çalışmamızın çok faydası oldu. 00:19:24.956 --> 00:19:37.840 Keşke bilgili, derinden derine her şeyi bilen bir insan faydalarını zararlarını yazsa… 00:19:37.475 --> 00:19:44.814 Biz bu çalışmalardan ne kadar kar sağlamışız bir görse! Yanımda bir dergi var. 00:19:45.132 --> 00:20:01.886 O dergide 1986-1996, 10 yıllık devre içinde o konuda çalışanlar on yılın içinde 00:20:02.252 --> 00:20:06.919 yaptıkları çalışmada ne kadar gelişme elde ettiklerini rakamlarla yazmışlar: 00:20:07.680 --> 00:20:13.911 "Tamam, şu kadar kâr elde etmişiz!" Biz de aile eğitim çalışmalarında çok kâr elde ettik. 00:20:14.499 --> 00:20:17.575 Siz belki farkında değilsiniz ama farkında olanlar var. 00:20:17.725 --> 00:20:27.493 Siz uluslararası bir güzide topluluk oldunuz, şu anda sizin namınız uluslararası oldu; 00:20:28.196 --> 00:20:33.526 siz farkında değilsiniz. Ben biliyorum. Çünkü Amerika'ya gittim, Avrupa'ya geldim, 00:20:34.490 --> 00:20:39.729 oradan Suudi Arabistan'a geçtim, Endonezya'ya geldim, oradan buraya geldim... 00:20:39.928 --> 00:20:42.973 Ben dünyayı biliyorum, oradaki insanları da biliyorum. 00:20:43.333 --> 00:20:48.520 Siz bir kere kişisel bir insan olmaktan çıktınız; uluslararası bir insan oldunuz, 00:20:48.583 --> 00:20:55.789 dünya çapında bir toplumun üyesi oldunuz. Bu çok büyük bir gelişmedir, çok büyük bir nimettir. 00:20:55.914 --> 00:21:00.845 Bunun çok faydaları vardır. Ben bunların dökümünü yapmak da istemiyorum. 00:21:01.738 --> 00:21:11.750 Bizim bu yaptığımız eğitim çalışmalarımız her yıl arkasından bir hayırlı sonuç getirmiştir. 00:21:13.620 --> 00:21:21.411 Toplumumuz Avustralya'nın çeşitli şehirlerinde gelişme sağlamıştır. 00:21:22.346 --> 00:21:26.671 Atılım yapmıştır, büyüme sağlamıştır. 00:21:27.329 --> 00:21:35.185 Teşkilatlanmıştır, kurumlar kurmuştur, kurumlar faydalı çalışmalar yapmaya başlamıştır. 00:21:35.543 --> 00:21:42.366 Sizin yaptığınız çalışmalar sizin dışınıza yankılanmıştır. 00:21:42.729 --> 00:21:46.777 Oradaki insanlara sizin çalışmalarınızı ben methetmiştim. 00:21:46.832 --> 00:21:50.436 Onlar da aynısını yapmaya başlamışlardır. Onun da sevabı size gelir. 00:21:50.921 --> 00:21:59.741 Çünkü hayırlı hayırlı işi taklit eden öteki insanlar ne kadar sevap alırsa 00:22:00.342 --> 00:22:03.789 o sevapların bir misli ilk bu işi çıkartana verilir. 00:22:04.321 --> 00:22:10.783 Siz burada hayırlı çalışmalar yaptığınız için sizi görerek sizin arkanızdan çalışmalara başlayan 00:22:10.975 --> 00:22:19.328 İsveç'teki, kardeşlerimiz Almanya'daki, İngiltere'deki, Amerika'daki kardeşlerimiz 00:22:19.508 --> 00:22:22.975 ne sevaplar kazandılarsa onların kazandığı sevaplar da size geliyor. 00:22:23.550 --> 00:22:30.380 Mânevî bilançonuz, kârınız sizin tahmin edemeyeceğiniz kadar fazla! 00:22:30.571 --> 00:22:35.538 Çünkü ilk sizin burada başladı. Ben bunların güzel olduğunu her yerde söyledim, 00:22:35.655 --> 00:22:41.321 onlar da uyguladılar. Türkiye'de de uyguladılar. Siz Türkiye'ye de tesir sağladınız. 00:22:41.431 --> 00:22:56.420 Onun için biz şu anda çok değerli, çok sevaplı, çok kutsal, çok mükemmel bir iş yapıyoruz. 00:22:56.242 --> 00:23:07.448 Onun için toplanıyoruz. Temenni ederdim ki evvelki senelerde buraya gelmiş olan kardeşlerimizden 00:23:07.534 --> 00:23:18.837 kat kat daha geniş başka kardeşler de gelse daha büyük mekânlarda daha büyük toplantılar yapsak! 00:23:19.319 --> 00:23:25.559 Temenni ederdim ama o da olacak! Bu yavaş yavaş olur, ağacın yavaş büyümesi gibi 00:23:26.173 --> 00:23:29.231 yavaş büyür ama güzel gelişir. 00:23:30.934 --> 00:23:42.211 Bu aile eğitim çalışmalarında biz bir bütüncül, tam anlayışla çalışıyoruz. 00:23:42.878 --> 00:23:54.322 Bu bütüncül tam anlayış nedir? Ailenin bütün kişilerini eğitmeyi amaçlıyoruz. 00:23:54.826 --> 00:24:03.793 Ailenin kişileri kimlerdir? Babalar, aile reisleri, erkekler; sonra anneler. 00:24:05.433 --> 00:24:12.557 Hanımları eğitmeye çalışıyoruz. Çalışmamızın bir bölümü hanımlara ait, bir bölümü beylere ait. 00:24:13.200 --> 00:24:18.666 Çocukları, delikanlıları, eğitmeye çalışıyoruz bebekleri eğitmeye çalışıyoruz. 00:24:20.118 --> 00:24:29.970 Ailenin içinde hiçbir kimse eğitimin dışında kalmıyor. Bu bir bütüncül eğitimdir, yarım değildir! 00:24:30.918 --> 00:24:37.616 Bunun önemi nedir? Önemi; yarım, eksik eğitim yapılan yerlerde görülür. 00:24:37.801 --> 00:24:41.763 Adam müslümandır, hanımın İslâm'dan haberi yoktur. 00:24:41.788 --> 00:24:47.334 Adam İslâm'ı yaşamak ister, kavga olur, geçimsizlik olur... 00:24:47.420 --> 00:24:54.302 Kadın yüzük bilezik, gezme tozma, çarşı pazar, market peşindedir. 00:24:55.940 --> 00:25:02.155 Böyle aileler var; adam aşını kendisi yapıyor, çamaşırını kendisi yıkıyor, 00:25:02.323 --> 00:25:06.694 ütüsünü kendisi yapıyor; hanımı da poker oynuyor. Böyle aileler biliyorum. 00:25:06.740 --> 00:25:12.486 Benim İstanbul'da komşularım vardı: Adam melek gibi, beş vakit namazını camide kılıyor. 00:25:12.949 --> 00:25:18.564 Kadın poker masasından kalkmıyor! Bu nedir? Yarım eğitimdendir! 00:25:19.626 --> 00:25:24.952 Ailenin yarısı çalışıyor yarısı çalışmıyor. Tekerleğin birisi dönüyor ötekisi dönmüyor. 00:25:25.874 --> 00:25:34.773 Mutsuz bir aile, çocuklar perişan... Aksi [de] olabilir. 00:25:35.938 --> 00:25:42.501 Ben ne dindar hanımlar tanırım ki -[Mehmed Zahid Kotku] Hocamız'ı davet ettikleri için tanıdım- 00:25:43.672 --> 00:25:48.620 hanım dindardır; eli tespihli, ağzı dualı, mübarek bir teyzedir. 00:25:49.964 --> 00:26:04.313 Adam mafya çetesi reisidir; haydut, eşkiyâ, sarhoş... Kadının da imtihanı böyle olabilir. 00:26:04.475 --> 00:26:09.421 Bu da yarım eğitimdir. Yarısı çalışıyor yarısı çalışmıyor. Yarısı canlı, yarısı ölü. 00:26:09.984 --> 00:26:16.842 Ama biz burada da Türkiye'de de eğitim çalışmalarımız bütüncül, eksiksiz, 00:26:17.358 --> 00:26:24.254 her yönüyle tam, güzel olsun diye özen gösteriyoruz. 00:26:25.769 --> 00:26:33.994 Hem hanımlar yetişsin istiyoruz hem beyler, hem büyükler yetişsin hem küçükler, 00:26:34.605 --> 00:26:40.540 hem çocuklar eğitilsin diye çalışıyoruz. Delikanlıları da bırakmak istemiyoruz. 00:26:41.244 --> 00:26:45.630 Delikanlı, delişmen bir hayat sürsün istemiyoruz. 00:26:47.399 --> 00:26:52.161 Delikanlının İslâm'ca delikanlılık süreci nasıl geçmeliyse onu da öyle yapmaya çalışıyoruz. 00:26:52.701 --> 00:26:56.554 Bu bütüncül bir eğitimdir, yarım değildir. Bu çok önemlidir. 00:26:56.918 --> 00:27:02.345 Bütüncülün bir yönü de sadece âhiret için de çalışmıyoruz! 00:27:05.314 --> 00:27:09.281 Sadece âhiret için sırf âhiret için daha iyi değil mi? 00:27:09.312 --> 00:27:16.478 Hayır, daha iyi değil! Peygamber Efendimiz öyle söylememiş. Peygamber Efendimiz; 00:27:16.533 --> 00:27:23.619 "Sizin en hayırlınız âhireti için dünyasını, dünyası için âhiretini terk etmeyendir!" buyuruyor. 00:27:24.419 --> 00:27:30.845 Dünyada yaşıyoruz. Dünyada dünyevî, maddî görevlerimiz var. Onları da yapacağız. 00:27:31.150 --> 00:27:37.807 Onlar da görev, onlar da sevap. Bir aile reisinin aile reisliği yapması sevaptır. 00:27:38.386 --> 00:27:43.673 Bir ev hanımının ev hanımlığı yapması sevaptır, cihattır! 00:27:43.825 --> 00:27:47.520 Bir hanımın çocuğuna bakması, [çocuğunu] yetiştirmesi sevaptır. 00:27:47.720 --> 00:27:52.287 Bir beyin evinin ihtiyacının kazanmak için çalışması sevaptır. 00:27:53.180 --> 00:27:58.480 Ben söylemiyorum, sakın benim sözlerimi benim iddialarım sanmayın. 00:27:58.912 --> 00:28:03.984 Öyle sandığımız zaman sorun. Sorun, ben size hangi hadisten dolayı söylediğimi, 00:28:03.991 --> 00:28:08.887 hangi kaynağından aldığımı göstererek anlatayım. Peygamber Efendimiz böyle buyuruyor: 00:28:10.214 --> 00:28:20.177 Dünyayı terk etmek, dünyanın ihmali İslâm âlemini felakete sürükledi, esarete sürükledi! 00:28:20.870 --> 00:28:25.336 Müslümanları hürriyetlerinden mahrum etti! Dünyayı terk etmek yok! 00:28:25.764 --> 00:28:31.856 Dünyada da en önde olacağız, ibadette de en önde olacağız. 00:28:33.367 --> 00:28:39.446 Geceleyin en iyi derviş, gündüzleyin en iyi işadamı olacağız. 00:28:39.576 --> 00:28:43.333 Hayırlı yerden kazanacağız, hayırlı yere sarf edeceğiz. 00:28:43.614 --> 00:28:47.627 Helalinden kazanacağız, çocuklarımızı helal lokma ile besleyeceğiz. 00:28:47.879 --> 00:28:59.129 Yazılarımızla, konuşmalarımızla, eğitim çalışmalarımızla bunu vurguluyoruz ve uyguluyoruz. 00:28:59.556 --> 00:29:04.300 Sözde bırakmıyoruz; fiiliyata da geçiriyoruz. 00:29:05.156 --> 00:29:11.898 İktisadî kuruluşlar kurmalarını, ticarî teşebbüsler yapmalarını teşvik ediyoruz. 00:29:12.346 --> 00:29:18.738 Hatta ben ortak oluyorum. Çıkartıyorum; "Şu kadar para, ben de sizin mânevî ortağınızım. 00:29:18.785 --> 00:29:21.735 Beni de yazın…" diyorum. Ben de ortak oluyorum, para koyuyorum. 00:29:22.235 --> 00:29:28.702 Ticarete ihtiyacım olduğundan değil. Sizin içinizde belki paraya en az ihtiyacı olan insan benim. 00:29:29.300 --> 00:29:33.879 Elhamdülillah hiç ihtiyacım yok! Ben de koyuyorum. Neden? Bereket olsun diye! 00:29:33.917 --> 00:29:39.418 Çünkü ortaklık kaç kişilik? İki kişilik değil! İki kişi kurdu ama iki kişilik değil! 00:29:39.542 --> 00:29:43.100 Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem [bir hadîs-i kudsîde] buyuruyor ki; 00:29:43.850 --> 00:29:48.118 "İki kişi Allah rızası için ticarî bir ortaklık kurarsa üçüncüsü ben olurum!" 00:29:49.473 --> 00:29:56.132 Allahu Ekber! Âlemlerin Rabbi ticarethaneye ortak oluyor: "Ben de sizin ortağınızım." 00:29:56.718 --> 00:29:59.525 "Birisi ötekine hıyanet etmemek şartıyla! 00:29:59.931 --> 00:30:04.610 Ortaklardan birisi, ötekisinin haberi olmadan kasadan para çalıp cebine koydu mu, 00:30:05.580 --> 00:30:13.284 ortağının işine çelme taktı mı, ortağına hıyanet etti mi o zaman aradan çekilirim. 00:30:13.587 --> 00:30:15.978 Benim öyle ortakta işim yok!" buyuruyor. 00:30:17.189 --> 00:30:21.397 Öyle yapmadığı zaman ticarethanede bereket olur, kazanç olur, para olur. 00:30:21.530 --> 00:30:27.960 Para gürül gürül gelir. Para bereketli olur, paranın hayrı olur. Çok hayırlı işlere vesile olur. 00:30:27.631 --> 00:30:31.829 Onun için biz ticarî ortaklıklar kurmayı da teşvik ediyoruz. 00:30:32.751 --> 00:30:36.418 Kooperatif kurup mahalleler teşkil etmenizi de tavsiye ediyoruz. 00:30:36.625 --> 00:30:45.126 Bakın bu bir mahalledir. Bir iş adamı, bir şirket bunu düşünmüş, kaç tane aileyi barındırabiliyor. 00:30:45.418 --> 00:30:51.850 Geçtiğimiz senelerde; "Biz bunu muhtelif şehirlerde yapabiliriz." diye konuşmuştuk. 00:30:51.876 --> 00:30:58.752 Yapabiliriz ve yapmalıyız! "Bu bir maddî iştir, sen din adamısın. Sen bu işle niye uğraşıyorsun?.." 00:30:59.180 --> 00:31:06.475 Çünkü ben 30 yıldır 40 yıldır uğraşırım, uğraşıyorum, faydasını gördüm. 00:31:06.877 --> 00:31:14.306 Faydasını gördüğüm için uğraşıyorum. Bizim ilk toplu yaşam uygulamamız 00:31:14.713 --> 00:31:20.970 Ankara'da Özelif Sitesi'nde olmuştur. Orada 360 hane bir araya gelmiştir. 00:31:21.310 --> 00:31:29.580 Uluslararası radyolarda yayınlarda 30-40 yıl önceden adımız geçmiştir. 00:31:32.339 --> 00:31:39.457 Bütüncül eğitimin bir parçası olarak biz hem âhiretin sevabını tam kazanalım diye 00:31:39.644 --> 00:31:48.660 sevap kazanmanın yollarını öğretiyoruz hem de dünyada hatırı sayılır, saygın, sevilen, 00:31:48.691 --> 00:31:58.723 sözüne kulak verilen, itibar edilen seçkin ve özgün bir toplum olmanızı da sağlamaya çalışıyoruz. 00:31:59.210 --> 00:32:04.937 Hem madden gelişmenizi sağlamaya çalışıyoruz hem manen gelişmenizi sağlıyoruz. 00:32:05.320 --> 00:32:12.894 Hem aile mutluluğunuzun artsın diye istiyoruz hem de toplumsal kıymetinizin, 00:32:12.964 --> 00:32:16.129 değerinizin yükselmenizi sağlamaya çalışıyoruz. 00:32:17.676 --> 00:32:22.899 Lütfen bizim daha önce yapılmış konuşmalarımızın, 00:32:22.954 --> 00:32:27.638 yazılı olduğu Avustralya Sohbetleri kitaplarımıza bakın. 00:32:28.435 --> 00:32:37.709 Buralarda size neler yapmanız gerektiğini söyledik. Onları topluca okursunuz. 00:32:37.739 --> 00:32:42.657 Görüşlerinizi bildirirsiniz, daha da geliştirebiliriz. 00:32:44.964 --> 00:32:49.229 Biz burada bir şey daha yapıyoruz: Eğitim yapıyoruz. 00:32:50.270 --> 00:32:56.835 Hem ibadeti öğreniyoruz; namaz nasıl kılınır, güne nasıl başlanılır, 00:32:57.767 --> 00:33:05.633 işrak vaktine kadar nasıl oturulur, geceleyin yatsıdan sonra zikir nasıl olur, 00:33:05.727 --> 00:33:11.800 âyetler ne buyuruyor, hadîs-i şerîfler ne buyuruyor... Burada hem bunları anlatıyoruz 00:33:12.198 --> 00:33:18.580 hem çoluk çocuğumuzu eğitiyoruz. Hem beden eğitimi yapıyoruz, idman yapıyoruz… 00:33:19.907 --> 00:33:27.542 Çocuklar beden yönünden, vücut yönünden kuvvetli ve sıhhat yönünden de güçlü olmalılar. 00:33:27.567 --> 00:33:35.390 Eskiden öyleydi. Eskiden bir Osmanlı delikanlısının bileğini kimse bükemezdi. 00:33:36.473 --> 00:33:41.743 Sırım gibiydi, aslan gibiydi, levent gibiydi. 00:33:42.900 --> 00:33:48.886 En iyi şekilde ata binerdi, atın üstünde koştururken en güzel şekilde ok atardı. 00:33:49.900 --> 00:33:56.148 en iyi şekilde mızrak savururdu, en iyi şekilde kılıç kullanırdı. En iyi şekilde güreşirdi. 00:33:56.943 --> 00:34:06.941 Sıhhatliydi. Sigara yoktu, diğer kötü alışkanlıklar yoktu. Sıhhatli ve kuvvetliydi. 00:34:07.190 --> 00:34:18.160 Din hâkimdi, sünnet-i seniyye hâkimdi. Dillere destan bir halk idi. Herkes saygı duyuyor. 00:34:18.742 --> 00:34:23.576 Araplar birbirlerine iltifat etmek istediği zaman; Ente Osmanli? diyor. 00:34:23.919 --> 00:34:25.692 Ne demek? "Sen Osmanlı mısın?" 00:34:25.792 --> 00:34:35.459 Ente Osmanli? dediği zaman; "Sen çok kibarsın, çok naziksin, çok beyefendisin, çok çelebisin…" demek istiyor. 00:34:36.376 --> 00:34:45.585 Bir kardeşimiz sigara içtiği zaman üzülüyorum. Çünkü ciğeri kurum doluyor, sıhhati kayboluyor. 00:34:46.231 --> 00:34:51.905 Üzülüyorum! Ben bir kardeşimi zayıf gördüğüm zaman üzülüyorum. 00:34:55.153 --> 00:35:03.794 Başkaları bedenî faaliyetlerin, idmanların her çeşidini yapıyorlar. Onlara bakıyorum, imreniyorum. 00:35:04.394 --> 00:35:14.676 Denizde güzel yüzmek, güzel koşmak, yarışları güzel yapmak, dövüş sporlarını güzel yapmak... 00:35:15.190 --> 00:35:20.490 Bunların hepsi önemli şeyler. Vücudun sıhhatli olması çok önemli. 00:35:20.764 --> 00:35:24.965 Bunu da sağlamaya çalışıyoruz. Bu da amaçlarımızdan birisi. Sizin de amacınız öyle olmalı. 00:35:25.355 --> 00:35:29.228 Siz de çocuğunuzu öyle yetiştirmelisiniz. Benim rahmetli anacığım derdi ki; 00:35:30.715 --> 00:35:34.578 "İki komşu varmış: Birisi kasap, birisi diğeri berber. 00:35:36.230 --> 00:35:38.953 Kasap çocuğunu boyuna yedirip güçlü yapmak istermiş. 00:35:39.133 --> 00:35:46.194 Berber de boyuna temizleyip tertemiz yetiştirmek istermiş. İkisi de çocuğunu yetiştirmiş. 00:35:46.733 --> 00:35:55.295 Güreştirmişler, berberinki yenmiş. Sıhhatli, temiz olan yenmiş." 00:35:55.529 --> 00:36:04.171 Eskiden Osmanlılar'da renkli elbise giymek ayıpmış. Ben de sonradan duydum, şaşırdım. 00:36:04.709 --> 00:36:10.222 Neden? "Bak şuna, kiri belli olmasın diye siyah giyiyor, koyu giyiyor…" 00:36:10.300 --> 00:36:16.388 Mahsustan beyaz giyerlermiş. İddialı. "Ben beyazım, temizim." diye iddialı. 00:36:16.825 --> 00:36:20.501 Renkli giymiyor ki kirli olduğu zaman [görünme endişesi duymuyor]. Bembeyaz. 00:36:20.852 --> 00:36:27.395 Hemen lekesi belli olsun. Beyaz giyiyor ki temizliği belli olsun. 00:36:27.489 --> 00:36:35.841 Beyaz giyiyor ki temiz, kirletmiyor. Temizliğinin simgesi oluyor. 00:36:36.134 --> 00:36:41.621 Beden eğitimini düşünüyoruz, tavsiye ediyoruz, emrediyoruz. Sizden rica ediyoruz. 00:36:41.684 --> 00:36:47.200 Kendiniz için de çocuğunuz için de hanımınız için de bunu düşünün. 00:36:47.489 --> 00:36:50.931 Mısırlı hanımları görünce üzülüyorum! Neden? 00:36:51.345 --> 00:36:58.903 Zor tavaf yapıyorlar, zor hac yapıyorlar. Zor yürüyorlar. Genellikle nasıl şişmanlar! 00:36:59.356 --> 00:37:03.879 yedikleri yemeklerin cinsinden kaynaklanıyor diye düşünüyorum. 00:37:03.965 --> 00:37:10.728 Belki de ölçüsüzlüğünden kaynaklanıyor. Çok şişman! Çok şişman olunca hasta demek. 00:37:11.470 --> 00:37:20.801 Onun öyle olmaması lazım. Avustralya'da bir hanıma bakıyorsunuz, sıhhatli. 00:37:20.823 --> 00:37:24.435 Çünkü ilkokuldan beri sporun her çeşitlini yapıyorlar. 00:37:25.640 --> 00:37:31.514 Tabii bunların içinde de her çeşidi vardır, Mısırlılar'ın içinde de her çeşidi vardır. 00:37:32.240 --> 00:37:39.370 Genel olarak bir ulus terbiyesi olarak ben beden eğitimini ihmal ettiğimiz kanaatindeyim. 00:37:39.732 --> 00:37:47.460 O kanaatteyim, o görüşteyim. Ailece ihmal ediyoruz. Belki işten güçten kendimiz de ihmal ediyoruz. 00:37:47.521 --> 00:37:52.987 Bunlar işten geliyor, şortunu giyiyor, yalınayak bahçeye çıkıyor. 00:37:53.159 --> 00:37:57.325 Çimen biçiyor, bahçeyi tanzim ediyor, güneşleniyor... Çalışıyor, terliyor. 00:37:57.457 --> 00:38:04.593 O da bir idman. Biz sabah namazına gelirken [onlar] koşturuyor, çalışıyor; fazla kilosunu atıyor. 00:38:04.618 --> 00:38:08.476 O da idman. Bunlar önemli şeyler. 00:38:09.736 --> 00:38:14.835 Nasıl bir toplum istiyoruz, eğitimle nasıl bir sonuca ulaşmak istiyoruz? 00:38:15.202 --> 00:38:24.330 Bedenen sapasağlam, sıhhatli, tertemiz; aklen pırıl pırıl, ileri görüşlü; 00:38:24.674 --> 00:38:34.357 kalben pırıl pırıl, nurlu. Maddeten ve manen, her yönden en mükemmel insan, 00:38:34.568 --> 00:38:43.785 insan-ı kâmil, ahlâken ahlâkça en güzel ahlâklı insan, sinirlenmeyen, kızmayan... 00:38:44.880 --> 00:38:56.412 Geçimsiz tatsız tuzsuz kavgacı hırıltıcı darıltıcı kırıcı değil. Geçimli, güleç yüzlü, tatlı dilli... 00:38:56.788 --> 00:39:00.409 Herkese "Allah razı olsun." dedirten, 00:39:01.110 --> 00:39:06.760 herkesi kendisinden memnun bırakan insan yetiştirmeyi istiyoruz. 00:39:06.678 --> 00:39:11.693 Eğitimimizin amacı, tasavvufî bir eğitim! Arkadaşlarımıza birileri demiş ki; 00:39:11.740 --> 00:39:23.135 "Bırakın bu sofîliği, tasavvufî eğitimi!" Ama o zaman eğitim bütüncül olmaz, tam olmaz; eksik olur. 00:39:23.406 --> 00:39:31.137 Tasavvufu bırakırsanız kalbi, iç âlemi harap olur. Tasavvufsuz insan, insan-ı kâmil olamaz. 00:39:31.904 --> 00:39:34.709 Nefis ıslah olmayınca insan, tam insan olamaz. 00:39:35.108 --> 00:39:43.487 Ahlâkı güzelleşmeyince bir insan tam müslüman olamaz. Peygamber Efendimiz diyor ki; 00:39:44.230 --> 00:39:57.990 "İbadet ehli, namazlı niyazlı, haclı, zekâtlı, çok hayırsever ama kötü huylu bir kişiden; 00:39:57.777 --> 00:40:03.247 bu kadar hayır hasenât yapamayan ama iyi huylu bir insan daha hayırlıdır!" 00:40:03.804 --> 00:40:10.784 Huy çok önemli! İyi huy, güzel huy bir insanı sabahtan akşama oruç tutan, 00:40:11.198 --> 00:40:16.519 geceden sabaha ibadet eden insan kadar yüksek sevaplara ulaştırır. 00:40:16.721 --> 00:40:20.369 "Bu adam kim?" "Güzel huylu bir adam." 00:40:20.486 --> 00:40:25.157 O güzel huylu bir adam gece gündüz ibadet eden insan kadar sevap alabilir. 00:40:25.825 --> 00:40:30.685 Bir kötü huylu adam da Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in bildirdiği gibi 00:40:30.917 --> 00:40:36.167 kötü huyundan dolayı ibadetlerden, hayırlardan yaptığı sevapları bile kaybedebilir. 00:40:36.751 --> 00:40:38.210 İyi huylu olmak önemli. 00:40:38.501 --> 00:40:48.127 Onun için tasavvufsuz olmaz! Tasavvufsuz müslüman toplum isteyen neye benziyor? 00:40:48.198 --> 00:40:55.322 Bu tip insanlar Amerika'da filan var. Gezdim, onlarla da karşılaştım, görüştüm. 00:40:55.376 --> 00:41:04.438 Bazılarıyla konuşmalar da yaptım. "Arabana benzin alma ama kalk Melbourne'e git!" 00:41:05.196 --> 00:41:10.700 Benzin almadan Melbourne'e gidilir mi?!.. Ama araban var ya; dört tekeri var, motoru var... 00:41:11.196 --> 00:41:16.630 İyi ama bunun yakıtı olmadan motor da teker de bir işe yaramaz. 00:41:16.805 --> 00:41:20.326 Yokuş aşağı bırakırsan gider ama yokuş yukarı itersen çıkmaz. 00:41:21.864 --> 00:41:29.270 Bu işin yakıtı güzel ahlâk, nefsin terbiyesi, tasavvuf! Tasavvufsuz olmaz! 00:41:29.300 --> 00:41:35.457 "Peki, hocam bu adamlar hem dindar hem de niçin tasavvufun karşısına çıkıyorlar?" 00:41:35.593 --> 00:41:39.834 İki sebepten: 1.Tasavvufu bilmiyorlar. 00:41:42.230 --> 00:41:49.405 İslâm'ı bilmiyorlar, İslâm'da tasavvufî konuların ne kadar önde geldiğini bilmiyorlar. 00:41:49.958 --> 00:41:54.838 Birilerinin dolduruşuna gelmişler, tasavvufa kızıyorlar. 00:41:56.281 --> 00:42:08.274 2.Ben mutasavvıfım, diye ortaya çıkmış ama işi berbat etmiş, yüzüne gözüne bulaştırmış gruplar var. 00:42:08.872 --> 00:42:15.112 O gruplardan dolayı bazıları tasavvufa karşı. 00:42:15.169 --> 00:42:25.628 Cumhuriyet Gazetesi'nin yazarı, konuşmacısı, mülakatçısı Arnavutluk'ta bir tekkeyi ziyarete gitmiş. 00:42:25.878 --> 00:42:37.796 O tekkenin şeyhi bu gelen Cumhuriyet Gazetesi'nin yazarına "Hoş geldin!" demiş, rakı ikram etmiş! 00:42:38.169 --> 00:42:45.961 Rakı nedir? Haramdır, günahtır! Bektaşî tekkesinde rakı ikram etmiş. 00:42:46.900 --> 00:42:53.158 Arnavutluk'ta Bektaşîler çokmuş. Şimdi benim bir kitabım tercüme ediliyor: 00:42:54.413 --> 00:43:02.524 Bakalım Hacı Bektâş-ı Velî o Bektaşîleri seviyor mu, o Bektaşîler'den razı mı? 00:43:02.854 --> 00:43:06.898 Bakalım o Bektaşîler Hacı Bektâş-ı Velî'nin yolunda mı?.. Anlaşılacak! 00:43:06.923 --> 00:43:13.475 İşin doğrusu öğrenilsin diye kitap Arnavutça'ya tercüme edildi! 00:43:13.642 --> 00:43:21.551 Tabii içinde rakı içilen bir tekkeyi duyunca da Suud'daki müslüman kızıyor: 00:43:21.964 --> 00:43:29.429 "Tekke mi, içinde rakı içiliyormuş; bunlar bozuk zümre! Bunlar şöyledir böyledir…" diye kızıyor. 00:43:29.634 --> 00:43:34.341 Suud'dan Amerika'ya gitmiş olan, mühendislik tahsili yapan bir kimse de 00:43:34.419 --> 00:43:37.280 o zaman buraya "Bırakın tasavvufu!" diye mektup yazıyor. 00:43:37.740 --> 00:43:44.524 Çünkü kötü örneklerden dolayı genelleme yapıyor. Herkesi kötü sanıyor. 00:43:45.530 --> 00:43:50.980 Aziz kardeşim, sevgili kardeşim, zavallı kardeşim! İyi ama her toplumun içinde kötüler yok mudur? 00:43:51.385 --> 00:43:59.672 Mesela öğretmenlik kutsal bir çalışma, saygın bir meslek ama öğretmenlerin kötüleri yok mu? 00:44:00.217 --> 00:44:07.182 Talebesinden rüşvet almış, kız talebesini ayartmış vs. okumuyor muyuz?.. Okuyoruz. 00:44:07.409 --> 00:44:12.374 Bu öğretmenlik mesleğini alçaltıyor mu? Hayır, o alçak kendisi alçalıyor. 00:44:13.988 --> 00:44:19.329 Arada sırada böyle kötüler de çıkıyor. Olmasaydı iyiydi ama ne yapalım 00:44:19.610 --> 00:44:23.697 bu hakiki öğretmen değil, diyoruz. Tamam, bu doğru. 00:44:24.114 --> 00:44:30.343 Bir mesleğin içinden çıkan bir kişiden dolayı bütün o mesleğin erbabı kötülenmez. 00:44:30.676 --> 00:44:38.373 Bir milletin, bir ailenin bir toplumun, bir şehrin içinden çıkan kötü bir insandan dolayı 00:44:38.435 --> 00:44:41.397 bütün toplum kötülenmez diye düşünmek lazım. 00:44:41.743 --> 00:44:47.249 Bilimsel düşünmenin yanlışlarından birisi de acele genelleme yapmaktır! 00:44:47.527 --> 00:44:51.512 Bir kötü örneği genelleyip hepsini kötü sanmaktır. 00:44:52.476 --> 00:45:03.599 Biz tam bir eğitim derken insanın kalbini de eğitmeyi nefsini de aklını da bedenini de eğitmeyi, 00:45:03.748 --> 00:45:15.168 her yönden onu kâmil, mükemmel, olgun, erdemli bir insan yapmayı düşünüyoruz. Amacımız bu! 00:45:15.269 --> 00:45:22.343 Çalışmalarımız sadece sözde kalmış değildir. 00:45:22.382 --> 00:45:29.489 Bize yardım ettiği için fırsat nasip ettiği için Allah'a hamd ü senâlar olsun biz, 00:45:29.904 --> 00:45:35.286 bütün söylediklerimizi uygulamaya koymuş bir topluluğuz. Bizim 00:45:35.294 --> 00:45:40.961 Türkiye'de erkek eğitimi yanında kadın eğitimi de olsun diye yaptığımız çalışmalardan dolayı 00:45:41.450 --> 00:45:48.870 yüzlerce kadın derneğimiz var. Yüzlerce! Anadolu'da harıl harıl çalışıyorlar. 00:45:48.461 --> 00:45:53.586 Ben diyorum ki; "Sizin bu çalışmalarınız az! Her köyde her kasaba da bir tane olması lazım. 00:45:54.336 --> 00:46:04.878 Hepiniz çalışmalısınız!" Kendi aralarında konuşsunlar, anlaşsınlar, yazışma yapsınlar, 00:46:05.860 --> 00:46:08.837 okusunlar, öğrensinler diye kadın derneklerimiz var. 00:46:09.461 --> 00:46:13.212 10 küsur yıldan beri çıkmaya devam eden Kadın ve Aile dergilerimiz var... 00:46:13.836 --> 00:46:22.337 Hatta ben o derginin ilk çıkışında [Avustralya'daki] Halime hoca hanım ve Mehmet Ali Torlak'a görev verdim. 00:46:22.786 --> 00:46:30.239 "Hadi bakalım. Bir aile, kadın dergisi çıkartacağız. Halime başla bakalım." diye 00:46:30.395 --> 00:46:35.823 Kadın ve Aile dergisini öyle çıkartmaya başladık. 10 küsur yıldır! 10 küsur yıl önce başlamıştır. 00:46:36.817 --> 00:46:43.743 Camimizde bile kadınlar için gerekli tadilat tamirat, her şeyi yapmışızdır. 00:46:44.192 --> 00:46:47.983 Her şeyde hem kadın hem erkek eğitimini düşünüyoruz. 00:46:48.669 --> 00:46:53.300 Hem büyük hem genç eğitimini düşünüyoruz. 00:46:53.526 --> 00:46:58.913 Hem esnafın eğitimini hem köylünün eğitimin düşünüyoruz ve bunu için müesseseler kurmuşuz. 00:46:59.757 --> 00:47:05.646 Mektepler, kolejlerimiz var. Yayınlarımız var… Bu yayınlarımız şimdi Amerika'dan dinleniyor. 00:47:06.469 --> 00:47:12.312 Şu yayınlar şu anda Avrupa'dan dinleniyor. uluslararası yayın yapıyoruz 00:47:12.802 --> 00:47:16.471 ve dergilerimiz Türkiye'nin en sevilen dergisi! 00:47:16.836 --> 00:47:21.503 Radyolarımız Türkiye'nin birincilik mükâfatını aldı, birinci seçildi. 00:47:22.294 --> 00:47:28.212 En çok dinlenen, en çok sevilen radyosu elhamdülillah! Allah'a hamd olsun. 00:47:28.245 --> 00:47:29.582 Allah nazardan saklasın. 00:47:29.638 --> 00:47:34.752 Dua edin, siz de yardımcı olun, başarılar daha da ileriye gitsin, daha gelişsin. 00:47:35.200 --> 00:47:44.308 Onun için bu; insan-ı kâmil olma çalışmalarında ruhen, kalben, aklen, 00:47:44.362 --> 00:47:53.816 bedenen ve sıhhaten, ailece ve ferden, kadın olarak erkek olarak, büyük olarak küçük olarak, 00:47:53.878 --> 00:48:05.832 genç olarak yaşlı olarak beşikten mezara bir eğitme çalışmasının burada bir uygulamasıdır. 00:48:06.336 --> 00:48:11.962 Bir taraftan bunu yapıyoruz. Yapmak istediğimiz ikinci bir büyük iş var. 00:48:12.336 --> 00:48:13.795 Eğitim önemli bir şey. 00:48:14.336 --> 00:48:21.450 Bir şey daha yapmaya çalışıyoruz: Aramızda sevgi bağlarını kuvvetlendirmeye çalışıyoruz. 00:48:21.374 --> 00:48:26.410 Çünkü Allah'ın en çok sevdiği işlerden birisi de müslümanın müslümanı sevmesidir! 00:48:26.951 --> 00:48:33.155 Müslüman müslümanı sevdikçe Allah onları sever. Müslümanın müslümanı sevmesi lazım. 00:48:34.252 --> 00:48:41.170 Buna ne deniyor? el-Hubbu fillâhi ve'l-buğzu fillâhi. 00:48:41.258 --> 00:48:43.848 Buna "Allah için sevmek, Allah için kızmak!" deniliyor. 00:48:43.903 --> 00:48:47.570 Allah için sevmek İslâm'ın önemli, sevaplı bir işidir. 00:48:47.835 --> 00:48:57.710 Kişiler birbirlerini tanımazsa birbirlerini sevmezse dargınsa İslâmî bakımdan 00:48:57.455 --> 00:49:06.838 yanlış bir yolda demektir. Allahu Teâlâ hazretleri mübarek kandil gecelerinde herkesi affediyor da 00:49:07.354 --> 00:49:10.254 birbirlerine dargın olanların affı huzuruna geldiği zaman; 00:49:10.341 --> 00:49:12.826 "Yâ Rabbi! Bunları da affet, bunlar da dua ediyorlar…" 00:49:12.920 --> 00:49:18.954 "Hayır, gidin onlara söyleyin, onlar barışmadıkça onları affetmem!" buyuruyor. 00:49:19.958 --> 00:49:26.202 Dargınlık, afv u mağfiret olmama sebebi oluyor. Mü'min mü'mine dargın olmayacak. 00:49:27.546 --> 00:49:30.426 Darılacak bir şey yapmışsa affedecek, tamir edecek. 00:49:30.512 --> 00:49:35.200 Netice itibariyle kesik olmuşsa bile vücut orasını nasıl onarıyor! 00:49:35.332 --> 00:49:40.400 "Benim şuramda buramda kesik izleri vardır ama şimdi sağlam…" Neden? Vücut onardı. 00:49:40.798 --> 00:49:49.980 Sağlıklı bir toplum; yaraları onarır, toplumun fertleri arasındaki kırgınlıkları giderir. 00:49:49.634 --> 00:49:53.796 Muhabbetli olmak lazım. Erkekler birbirleriyle tanışıyor. 00:49:53.991 --> 00:49:56.290 Ben bazı yerlere gittiğim zaman duyuyorum: 00:49:56.438 --> 00:49:59.455 "Hocam siz gelmeseniz biz kadınlar birbirimizi hiç görmüyoruz. 00:49:59.776 --> 00:50:02.466 Beylerimiz bizi birbirimize götürüp getirmiyorlar. 00:50:02.952 --> 00:50:06.320 Siz geliyorsunuz da sayenizde birbirimizi görüyoruz…" diyorlar. 00:50:06.358 --> 00:50:14.870 Bazı yerlerde bu sözle karşılaştım. Biz istiyoruz ki hanımlar birbirleriyle tanışsın, 00:50:15.108 --> 00:50:22.142 beyler birbirleriyle tanışsın. İşbirliği olsun, muhabbet olsun. Allah'ın rızası kazanılsın. 00:50:22.445 --> 00:50:28.472 Sevap kazanılsın ama bir taraftan da iş görülsün. Toplum büyüsün, saygınlaşsın, genişlesin. 00:50:29.867 --> 00:50:35.747 Bunu da istiyoruz. Bu bir muhabbet çalışmasıdır. Aynı zamanda sevgi çalışmasıdır. 00:50:35.802 --> 00:50:41.826 Şu bizim yaptığımız çalışma neden? Hanımlar birbirlerini tanıyacak, beyler birbirlerini tanıyacak, 00:50:42.256 --> 00:50:48.300 çocuklar birbirleriyle ahbap arkadaş olacaklar. Bunun misalleri çok. 00:50:48.570 --> 00:50:54.953 İlk defa bu toplulukta bizimle karşılaşmış insanlardan şu anda çok samimi dostlarımız var. 00:50:55.258 --> 00:50:59.843 Bana telgraf, faks göndermiş olanlar var. "Hocam, aranıza gelemiyorum 00:51:00.282 --> 00:51:06.440 ama dua ederim, inşaallah hacda beraber olacağız..." diye geçen toplantıya gelmiş bir kardeşimiz 00:51:06.539 --> 00:51:15.106 bize faks çekmiş. Muhabbet, sevgi, kuvvetli bağlar... Dünyanın en kıymetli maddesi nedir? 00:51:15.616 --> 00:51:22.145 Elmas mı, altın mı, gümüş mü, uranyum mu?.. Sevgi, en kıymetli şey! 00:51:22.785 --> 00:51:25.212 Sevgi, sevmek ve sevilmek ne kadar güzel! 00:51:25.457 --> 00:51:31.505 İnsanların dostu olması, insanın samimi arkadaşları olması ne güzel! Ben Jakarta'ya geldim. 00:51:33.318 --> 00:51:38.679 Melbourne'den Sidney'den Brisbane'ndan arkadaşlar "Hoş geldin!" diye Jakarta'ya geldiler. 00:51:39.824 --> 00:51:45.725 Öyle tatlı günler geçti ki!.. Yoksa benim orada canım sıkılacaktı, belki üzülecektim, 00:51:45.834 --> 00:51:50.960 belki yalnızlık çekecektim. Belki işleri karıştıracaktım, beceremeyecektim... 00:51:50.409 --> 00:51:58.381 Muhabbet çok güzel! İnsanın sevmesi, sevilmesi ve dostlarının olması çok güzel bir şey! 00:51:59.385 --> 00:52:05.218 Siz bunu belki anlamazsınız, çünkü dostlarınız vardır. Ama başka toplumlar bunu bilir. 00:52:05.551 --> 00:52:10.100 Çünkü dostları yok. Mesela bir Alman, bir Amerikalı yalnız yaşar; 00:52:11.131 --> 00:52:20.167 yandaki komşusunu tanımaz, selamlaşmaz. Aynı trenin kompartımanında 8 saat yolculuk yaparlar, 00:52:20.213 --> 00:52:27.640 "Merhaba!" demezler. Biz öyle değiliz. Adam yalnız yaşar. 00:52:27.644 --> 00:52:32.860 Annesiyle babasıyla seyahat eder, lokantaya girerler; herkes parasını ayrı verir. 00:52:32.735 --> 00:52:35.800 Yazıklar olsun sana! Bu senin annen baban yahu, paralarını versene! 00:52:36.244 --> 00:52:43.499 Vermez. Faturasını çıkartır, önüne koyar. "Alman usulü" diyor. 00:52:43.562 --> 00:52:46.217 Babasına anasına yedirdiği yemeğin faturasını çıkartıyor. 00:52:46.590 --> 00:52:50.383 Anası babası ihtiyarladı mı, "Ben sana bakamam, artık bakmak zorunda değilim!" diye 00:52:50.680 --> 00:52:54.650 düşkünler evine gönderiyor. Misallerini gördüm. 00:52:54.480 --> 00:52:57.813 Mallarını, eşyalarını dağıttıkları zaman gördüm. 00:52:58.738 --> 00:53:01.953 Muhterem kardeşler! İslâm güzeldir. Bizim yolumuz güzeldir. 00:53:02.226 --> 00:53:07.746 Bizim yolumuzda önemli olan en kıymetli maddelerden birisi sevgi. Biz bunu da sağlamaya çalışıyoruz. 00:53:07.919 --> 00:53:14.545 Burada sevgi üretmeye çalışıyoruz. Şu anda biz sevgi üretmekle meşgulüz. 00:53:15.669 --> 00:53:18.295 İnsanlar birbirini sevsin diye. 00:53:18.502 --> 00:53:22.378 Çünkü sevgi kanserli bir hastayı kanserden kurtarıyor. 00:53:22.825 --> 00:53:30.580 Adam kanserli; seveni varsa sevgiden dolayı kanseri iyileşmeye başlıyor, iyileşmeye yüz tutuyor. 00:53:30.339 --> 00:53:37.172 Sevgi insana ilaç gibi yarıyor, sevgi insana iksir gibi tesir ediyor! Onu da yapmaya çalışıyoruz. 00:53:38.312 --> 00:53:44.198 Hem eğitim yapmaya çalışıyoruz. Hem sevgi bağlarını kuvvetlendirmeye çalışıyoruz burada. 00:53:44.377 --> 00:53:54.128 Bir de tatil yapıyoruz. Bugünlerde işiniz tatil değil mi? Tatil. Neden? Yılsonu tatili. 00:53:56.919 --> 00:54:05.753 Bunların kendi usullerine göre bilmem neleri var. O bilmem nelerden dolayı bugünlerde buralarda tatil. 00:54:06.247 --> 00:54:13.848 Uçaklar da dolu; biz buraya çok zor yer bulduk, zor geldik. Neden? 00:54:14.419 --> 00:54:16.878 Tatil diye herkes bir yerlere gezmeye gidiyor. 00:54:16.918 --> 00:54:23.430 Biz de tatil yapıyoruz ama çok farklı.Biz tatil yapıyoruz, sevap kazanıyoruz. 00:54:23.270 --> 00:54:29.637 Onlar tatil yapacaklar, günah üstüne günah yüklenecekler. Neler olacak neler! 00:54:30.794 --> 00:54:37.503 Ne rezaletler, ne kepazelikler, ne içkiler, ne kumarlar... Neler neler olacak kim bilir! 00:54:40.501 --> 00:54:50.543 Şamatalı çirkin eğlenceden kendimizi çekiyoruz; böyle bir güzel manzara bir yere geliyoruz. 00:54:51.128 --> 00:54:58.545 Hem o şamatadan kurtuluyoruz hem de burada dinleniyoruz. Nasıl dinleniyoruz? 00:54:58.670 --> 00:55:05.212 Hanımlar yemek yapmıyor. Kendisi yaparsa serbest. Keyfinden zevkinden yaparsa serbest. 00:55:05.212 --> 00:55:14.880 Ama hanımlar rahat ediyor, beyler rahat ediyor, çocuklar rahat ediyor. Herkes rahat ediyor. 00:55:15.912 --> 00:55:21.268 Güzel bir dinlence oluyor. Bir insan tek başına gelip de Toowoomba'da bir yer tutsa 00:55:22.174 --> 00:55:30.575 aynı mahallede aynı yerde bu keyfi yakalayamaz. Bu keyif, bu zevk olmaz. Güzel bir tatil oluyor. 00:55:30.779 --> 00:55:34.421 Aynı zamanda dinlenmiş de oluyoruz. 00:55:35.700 --> 00:55:40.505 Türkiye'de Ankara'da, İstanbul'da insanların durumunu düşünüyorum. 00:55:40.638 --> 00:55:46.156 Birçok yere kar yağmış, yollar kapanmış, arabalar kaymış... 00:55:46.797 --> 00:55:52.354 Elhamdülillah burada günlük güneşlik, yeşillik, çiçeklik, meyvelik… 00:55:52.912 --> 00:55:57.762 Her şey güzel elhamdülillah! Allah'ın nimetleri üzerimizde çok! 00:55:58.778 --> 00:56:02.203 Çalışmalarımızın hayırlı ve verimli olmasını dilerim. 00:56:02.852 --> 00:56:08.290 Bu çalışmaya katıldığınız için sizi kutlarım, tebrik ederim. Çok güzel bir iş yaptınız. 00:56:08.384 --> 00:56:10.200 Çünkü hem sevap kazanıyorsunuz 00:56:10.684 --> 00:56:14.373 hem maddî hem mânevî kazancınız oluyor hem de dinleneceksiniz. 00:56:14.954 --> 00:56:22.201 Dinlenmeli bir kazanç, tatilli bir sevap karmaşık faydalar… 00:56:22.226 --> 00:56:26.667 Birçok faydalar sağlamış oluyorsunuz. Hayırlı ve mübarek olsun. 00:56:26.815 --> 00:56:34.423 Allah hepinizi sevdiği kullardan eylesin. Sevgili kullarından eylesin, evliyâsından eylesin. 00:56:34.763 --> 00:56:42.122 Hepinize sıhhat, âfiyet, zenginlik, huzur, hoşluk, huzur, esenlik versin. 00:56:42.341 --> 00:56:49.790 Hepinizin çoluk çocuğuyla, çevrenizle, eşiniz dostunuz akrabanızla 00:56:50.170 --> 00:56:52.921 hem dünyada hem âhirette mutlu olmanızı diliyorum. 00:56:53.319 --> 00:56:58.351 Hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. es-Selâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühû.