WEBVTT 00:00:00.417 --> 00:00:06.834 Vessalâtü vesselâmü alâ seyyidi'l-evvelîne ve'l-âhirîne ve şefî'i'l-müznibîne 00:00:07.562 --> 00:00:13.792 ve imâmü'l-müttakîne Muhammedini'l-Mustafâ ve alâ âlihî ve sahbihî 00:00:13.792 --> 00:00:18.268 ve men tebi'ahû bi-ihsânin ecma'îne't-tayyibîne't-tâhirîn. 00:00:18.789 --> 00:00:22.920 Emma ba'dü; Aziz ve muhterem kardeşlerim! 00:00:22.667 --> 00:00:29.501 Allahu Teâlâ hazretleri Kur'ân-ı Kerîm'inin Fâtır sûresinin 00:00:29.607 --> 00:00:33.150 15. âyet-i kerîmesinde buyuruyor ki; 00:00:33.292 --> 00:00:45.126 Mânası, Allahuâlem meali şöyle; Yâ eyyühe'n-nâsü. "Ey insanlar!" 00:00:47.292 --> 00:01:02.100 Nâs, ins kelimesi ile ilgili, insanlar demek, bütün insanlar, ey bütün insanlar. 00:01:02.944 --> 00:01:10.492 Entümü'l-fukarâü ilallâhi. "Sizlersiniz Allah'a muhtaç olan." 00:01:13.940 --> 00:01:21.603 Vallâhu hüve'l-ğaniyyü'l-hamîdü. "Allah size muhtaç değil, O Ganî'dir ve Hamîd'dir." 00:01:22.755 --> 00:01:30.258 İn yeşe'. "Eğer dilese, istese, isterse." Yüzhibküm. 00:01:31.438 --> 00:01:39.576 "Sizi yok eder, götürür yeryüzünün sahnesinden, kaldırır, varlığınızı bitirir." 00:01:40.603 --> 00:01:44.782 Ve ye'ti bi-halkın cedîdin. "Başka yaratıklar yaratır." 00:01:45.483 --> 00:01:54.532 Siz şart değilsiniz, sizi götürür başka yaratık yaratır, yeni bir yaratık yaratır. 00:01:55.231 --> 00:01:57.564 Ve mâ zâlike alellâhi bi-azîzin. 00:01:58.123 --> 00:02:06.184 "Bu iş Allahu Teâlâ hazretleri için de öyle altından kalkılmayacak, güç, zor iş değildir." 00:02:10.249 --> 00:02:16.910 Fukarâ, fakîr kelimesinin çoğulu. Entümü'l-fukarâü ilallâhi. 00:02:18.736 --> 00:02:24.943 "Sizlersiniz Allah'a muhtaç olanlar." el-Fukarâü ilallâhi. 00:02:25.433 --> 00:02:33.670 Fakara ilâ şey'in. Arapça'da, "Bir şeye muhtaç olmak" demek. 00:02:34.660 --> 00:02:42.625 "Ey insanlar! Allah'a ihtiyacı olan, Allah'a muhtaç olan sizlersiniz, 00:02:42.855 --> 00:02:49.774 Allah size muhtaç değil, Allah Ganî'dir, yani müstağnidir." 00:02:50.494 --> 00:02:59.384 Ganî, "zengin" demek ama yani sizin ibadetinizden, sizin varlığınızdan, 00:02:59.939 --> 00:03:05.153 faaliyetlerinizden müstağnidir, ihtiyacı yok ki! Size ihtiyacı yoktur Allah'ın. 00:03:06.167 --> 00:03:16.793 "Mahmûd yani hamd edilen, şükredilen, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan Allah." 00:03:19.668 --> 00:03:25.396 Muhterem kardeşlerim! Şimdi insanlar sanıyorlar ki, Allah emrediyor ya; 00:03:25.655 --> 00:03:32.390 "Ey insanlar imana gelin!" Allah peygamber gönderiyor ya insanları imana çağırmak için; 00:03:32.865 --> 00:03:40.402 "Yapmayın, etmeyin, n'olur bırakın şu putlara tapınmayı, bırakın şu eğri büğrü dalâlet 00:03:40.402 --> 00:03:44.446 yollarında koşturmayı, imana gelin." 00:03:44.808 --> 00:03:49.676 Her beldeye, her memlekete bir peygamber göndermiş, bir ikazcı, 00:03:49.676 --> 00:03:56.170 bir haberci göndermiş ya, davetçi, doğru yola davetçi göndermiş ya... 00:03:56.330 --> 00:04:00.666 Vallâhu yed'û ilâ dâri's-selâm. "Cennetine çağırıyor ya herkesi." 00:04:01.253 --> 00:04:07.793 Şimdi bazı insanlar bunu yalvarma sanıyor, kasıyorlar kendilerini; Yok olmaz! 00:04:08.364 --> 00:04:11.916 Ya gel! Olmaz, hayır, istemem! 00:04:12.744 --> 00:04:17.896 Aptal adam, Allah'ın ihtiyacı yok ki sana, senin ihtiyacın var. 00:04:18.590 --> 00:04:21.971 E peki neden öyle iki de bir de beni doğru yola çağırıyor, 00:04:21.971 --> 00:04:24.762 niye iki de bir de haberci gönderiyor, ha bire yalvarır gibi? 00:04:24.762 --> 00:04:30.886 Hâşâ, sümme hâşâ! Sana acıdığından, seni sevdiğinden, 00:04:31.882 --> 00:04:39.390 senin iyiliğini murat ettiğinden, erhamurrahimîn olduğundan, çok merhametli olduğundan... 00:04:39.623 --> 00:04:43.658 Şimdi senin gözünün önünde çok sevdiğin bir insanı yakalasalar, 00:04:43.658 --> 00:04:49.584 babanı veya anneni veya yavrunu, yakaladılar götürüyorlar; 00:04:50.730 --> 00:04:54.247 "Ne yapıyorlar ya bunlar, bunu yakaladılar böyle sürükleye sürükleye götürüyorlar? 00:04:54.724 --> 00:05:02.930 Ateşe atacaklar! Ne! Benim annemi mi?! Valla hayat mayat bana vız gelir tırıs geçer; 00:05:02.967 --> 00:05:06.580 40 kişi bağlasa beni onların ellerinden hoplarım zıplarım kurtulurum, 00:05:06.748 --> 00:05:10.430 gider anamı, babamı, yavrumu kurtarmaya koşarım. 00:05:11.359 --> 00:05:19.646 Neden? Ateşe atacaklar. Canım işte senin annen baban değil de 00:05:20.249 --> 00:05:22.841 yabancı birisi mesela ateşe atacaklar. 00:05:23.172 --> 00:05:32.550 Mesela Hintliler, birisi öldü mü, öldü. Karısıda onunla beraber ölsün diye 00:05:32.550 --> 00:05:35.621 götürüp yakıyorlarmış, âdetleri öyleymiş. 00:05:36.119 --> 00:05:42.648 İngilizler Hindistan'a hakim oldukları zaman bu âdeti çok engellemeye çalışmışlar. 00:05:43.336 --> 00:05:46.565 Yakıyorlar karıyı da, neden? Beraber olsunlar âhirette diye. 00:05:46.986 --> 00:05:52.835 Öldü ya, o öbür tarafa gitti, karısını da postalıyorlar, onu da gönderiyorlar orada da 00:05:52.835 --> 00:05:53.610 beraber olsun diye. 00:05:53.975 --> 00:05:58.558 Olur mu öyle şey? Olmaz. Niye olmaz? 00:05:58.855 --> 00:06:04.690 Ya ayıp be, insan, merhamet yani insan dayanamıyor; kızcağızı, kadıncağızı alacaklar, 00:06:05.581 --> 00:06:10.436 diyelim ki yeni evlenmiş, damat trafik kazasında ölmüş, haydi götürecekler 00:06:10.436 --> 00:06:14.494 gelini cayır cayır yakacaklar veyahut ihtiyar adam ölmüş, 00:06:14.996 --> 00:06:19.682 haydi ihtiyar kadıncağızı götürecekler cayır cayır kütük gibi ateşe atacaklar 00:06:19.682 --> 00:06:24.393 yakacaklar, kül edecekler, küllerini kocasının yanına koyacaklar. 00:06:25.363 --> 00:06:29.543 Olmaz ya! Niye olmaz? Yüreği dayanamıyor insanın. Acıyor insan. 00:06:30.210 --> 00:06:34.898 Olur mu öyle, canlı canlı bir insan ateşe atılıp yakılır mı? Yakılmaz. E Allah? 00:06:35.492 --> 00:06:40.968 Allah merhametlilerin en merhametlisi. 00:06:41.726 --> 00:06:46.614 Ne kadar merhametli mahlûk varsa, işte sen ben merhametliyiz; acırım, dayanamam. 00:06:47.326 --> 00:06:51.521 Kurban keserken bile yüreğim tutamıyorum, dayanamıyorum. 00:06:51.854 --> 00:06:57.513 Ha, merhametlileri en merhametlisi Allahu Teâlâ hazretleri rahmetinden dolayı, 00:06:58.141 --> 00:07:05.571 rahmeti gazabından ilerde olduğundan, geçtiğinden dolayı kullara doğru yolu gösteriyor. 00:07:05.571 --> 00:07:13.205 Bir de âhirette kullar mızıkçılık etmesinler, itiraz eylemesinler diye; 00:07:13.502 --> 00:07:18.745 "Yâ Rabbi! Benim haberim olmadı hiç bu işten. Bilmem, öyle miydi, bilmiyordum, aldandım; 00:07:19.350 --> 00:07:22.242 babam böyle dedi, dedem böyle dedi, işte benim elimden tuttular, 00:07:22.242 --> 00:07:27.417 küçükken alıştırdılar bir tapınağa götürmeye, bir putun önünde eğil, yat kalk, 00:07:27.417 --> 00:07:32.524 secde et filan diye öğrettiler, ben de işin iç yüzünü bilemedim. 00:07:33.470 --> 00:07:36.902 Ya hiç bilgim yok ki, ilk defa burada karşılaştım! 00:07:36.902 --> 00:07:42.698 Yani şaşırdım ben, haklı da." demesinler diye, 00:07:43.700 --> 00:07:48.826 kulların sonradan itiraz edecek halleri kalmasın, 00:07:49.256 --> 00:07:53.711 önceden bilsinler diye Peygamber gönderiyor, gerçekleri anlatıyor; 00:07:53.711 --> 00:08:02.153 "Bak, cehennem diye bir yer var, oraya âsi kullar, suçlu kullar atılacak cezalandırılacak. 00:08:02.965 --> 00:08:11.349 Cennet diye de bir yer var, oraya da iyi işler yapan kullar, mü'min olmak şartıyla iyi kullar, 00:08:11.518 --> 00:08:23.110 imanlı ve iyilik yapan kullar cennete alınacak, türlü nimetler verilecek, ebedî saadete erecekler. 00:08:23.482 --> 00:08:29.431 Siz cennete gidin hepiniz! Aman, bak cehennem tehlikesi var, cehenneme düşmeyin." 00:08:31.986 --> 00:08:39.351 Mesela yolda giderken diyor ki; "Dar köprü, tek şerik olunuz, kırmızı işarete dikkat ediniz, 00:08:39.747 --> 00:08:43.746 karşıdan geçene yol veriniz." Vermem ben, dalarım. 00:08:44.103 --> 00:08:46.560 Dalarsın ama köprüde toslarsın karşıdakine. 00:08:46.954 --> 00:08:51.286 Olmaz. Senin iyiliğin için bu işaret, bu trafik işareti sana zulum mü? 00:08:51.709 --> 00:08:55.741 Değil, iyiliğin için. Burada durmak yasaktır! Neden? 00:08:56.309 --> 00:09:02.880 Ee alt üst olur sen burada durursan, geliş gidiş bozulur, ondan. 00:09:03.519 --> 00:09:10.420 Allahu Teâlâ hazretleri âhirette itiraza ve savunmaya 00:09:12.161 --> 00:09:14.580 lüzum kalmayacak şekilde [uyarılarını yapmış.] 00:09:14.891 --> 00:09:18.373 Âhirette bir kul ne diyebilir? "Yâ Rabbi! Benim haberim olmadı. 00:09:18.659 --> 00:09:27.206 Eğer benim haberim olsaydı o zaman ben de iyi bir mü'min olurdum." diyebilir, itiraz edebilir. 00:09:27.206 --> 00:09:33.627 Tamam, itirazı olmasın, o âhirette isteyecekleri şeyi Allah biliyor ya, dünyadayken verecek. 00:09:33.627 --> 00:09:39.995 Tamam, önceden haberim olsun derdin değil mi? İşte önceden haberin var. 00:09:39.957 --> 00:09:45.357 "Bilgim olsaydı böyle yapmazdım şöyle yapardım." der diye söylerdin değil mi? 00:09:45.382 --> 00:09:53.382 İşte önceden bilgin oldu. Sakın ha, insanlardan bir tane sivri akıllı çıkıp da 00:09:53.414 --> 00:09:59.281 Allah'ın kendisine muhtaç olduğunu sanmasın! Allah'ın ihtiyacı yok, âlemleri yaratmış. 00:09:59.427 --> 00:10:05.923 Sonra sen kimsin, anlat bakalım? E ben işte şuyum buyum, falanca oğlu filanca. 00:10:05.923 --> 00:10:13.353 Yahu sen mahiyetin ne, nesin? Netice itibariyle yeryüzündeki yaratıklardan bir yaratıksın. 00:10:13.571 --> 00:10:16.644 Senin gibi daha milyarlarca yaratık var. 00:10:17.158 --> 00:10:21.919 Şöyle yan yana dizilse Merih'e kadar uzar gider, sen onlardan bir tanesisin. 00:10:21.944 --> 00:10:28.515 Senin ne özelliğin var? Seni kim yarattı? Küçük çocuğa bile soruyorsun söylüyor; 00:10:28.515 --> 00:10:32.930 "Beni Allah yarattı." Soruyorsun, kendi söyleyiş tarzı ile; "Beni Allah yarattı." [diyor.] 00:10:32.930 --> 00:10:37.597 Söylüyor, küçük çocuk bile biliyor, küçük çocuğa bile öğretiyorsun. 00:10:37.959 --> 00:10:46.557 Hakikaten de çevremizdeki olanları olduran, ölenleri öldüren, varlıkları varlık âlemine getiren, 00:10:46.557 --> 00:10:49.831 yaratan, kaldıran, yok eden kim? 00:10:49.993 --> 00:10:56.700 Allah! Bizim dışımızda bir yüce varlık! Herkes kabul ediyor bunu, hiç kabul etmeyen yok. 00:10:57.515 --> 00:11:07.285 Bir Saprîm [Supreme], yüce, aşkın varlık; transendantıl [transcendental] varlık. 00:11:07.704 --> 00:11:17.272 Var, hepsi kabul ediyor, masonlar da. Dinliler de, dinsizler de, filozoflar da, alimler de; 00:11:17.297 --> 00:11:23.381 biyoloji uzmanı, kimya uzmanı, fizik uzmanı, Einstein [Aynştayn] manştayn hepsi... diyorlar ki; 00:11:23.406 --> 00:11:29.324 "Yüce varlık var." Ama bu yüce varlık kilisede resmini gördüğü mü? 00:11:29.987 --> 00:11:33.373 Budist mabedinde önüne geçtiği tapındığı mı? Değil. 00:11:34.169 --> 00:11:39.560 Yüce varlık, bu kâinatı bir yüce varlık idare ediyor, bunu hepsi kabul ediyor. 00:11:39.772 --> 00:11:49.700 Bir ordünaryus profesör, Âkil Muhtar Özden diye birisi bir kitap yazmış seneler önce. 00:11:49.700 --> 00:11:54.845 Tıp profesörü, İsviçre'den madalyalar almış, çok meşhur bir kişi. 00:11:55.467 --> 00:11:59.734 İstanbul Üniversitesi tıp fakültesinin yüksek profesörlerinden. 00:11:59.808 --> 00:12:05.266 İlim Bakımından Ahlâk diye bir kitap yazmış; ilim bakımından, 00:12:05.266 --> 00:12:08.339 bilimsel yönden ahlâk dediğimiz olay nedir? 00:12:08.786 --> 00:12:14.911 İncelemiş bunu, ben de aldım okudum. Tıp Tarihi Enstitüsü diye bir bölüm var, 00:12:15.319 --> 00:12:17.131 oraya arada sırada gidiyoruz. 00:12:17.572 --> 00:12:22.860 İşte Ord. Prof. Süheyl Ünver vardı, Bedii Şehsuvaroğlu, vesaire filan vardı, 00:12:23.194 --> 00:12:25.117 o zaman doçentti asistandı, bizim gittiğimiz zamanlarda; hepsi geldi geçtiler. 00:12:25.142 --> 00:12:28.561 Ooo ordünaryüs profesör bir kitap yazmış, okuyoruz. 00:12:28.700 --> 00:12:34.740 O zamanlarda böyle İslâmî kitaplar, dini kitaplar bizim okuduğumuz zamanlarda az. 00:12:35.871 --> 00:12:40.280 Üniversitede biri bir eser yazmış, okuyoruz, güzel baskısı var. 00:12:40.860 --> 00:12:45.310 Diyor ki; "Hayvaları, insanları, varlıkları, 00:12:45.754 --> 00:12:52.816 hepsini bir yüce kuvvet belli bir istikamete doğru muntazam şekilde, 00:12:52.816 --> 00:12:56.412 düzenli bir şekilde geliştirerek götürüyor." 00:12:56.412 --> 00:13:00.441 İncelemenin sonucu bu. Hoşuna gidiyor insanın; 00:13:00.466 --> 00:13:05.101 "Aferin be, ordünaryüs profesör de benim inancımı bulabilmiş, 00:13:05.101 --> 00:13:08.718 nihayet benim noktama gelebilmiş." diye seviniyor insan. 00:13:09.131 --> 00:13:10.403 Bizim noktamız nereden başlıyor? 00:13:10.403 --> 00:13:15.838 Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlühû diye, 00:13:15.838 --> 00:13:19.582 bütün filozofların, bütün ordünaryüs profesörlerin, 00:13:19.945 --> 00:13:23.922 bütün alimlerin geldiği en son sınırdan başlıyoruz biz, oradan yukarı gidiyoruz. 00:13:24.140 --> 00:13:29.865 Onlar oraya kadar geliyorlar takır tukur, patır kütür, küt duvara tosluyorlar orada dökülüyorlar; 00:13:29.865 --> 00:13:32.526 biz duvardan öbür tarafta, elhamdülillah... 00:13:32.526 --> 00:13:37.873 Hele hele hele, maşaallah maşaallah, sağ olsaydı da bir nazar boncuğu taksaydık, 00:13:37.898 --> 00:13:40.405 hele kainatın düzenini anlamış. 00:13:40.430 --> 00:13:43.413 Einstein [Aynştayn]'da öyle. Diyorlar ki; 00:13:43.438 --> 00:13:48.475 İnançlı mısın ey Einstein [Aynştayn]! İnancın var mı, bir dinin var mı? 00:13:48.500 --> 00:13:58.985 "Var." Diyor ki; "Benim incelediğim atom, şu kâinat... Çünkü bir âlem atom. 00:14:00.146 --> 00:14:03.633 İçine girdin mi çıkamıyorsun, o kadar öyle büyük bir şey. 00:14:04.151 --> 00:14:09.547 Bir de büyük âlem; yıldızlar, fezâ, dünya, gezegenler, 00:14:10.605 --> 00:14:17.553 kocaman makro kozmoz yani büyük âlem, mikro kozmoz yani küçük âlem. 00:14:18.135 --> 00:14:27.857 Mikroskopla görülen görülmeyen, en küçükten en büyüğe kadar iki tarafı da incelediğim zaman. 00:14:27.947 --> 00:14:29.856 -ki kendisi fizikçi inceliyor. 00:14:29.856 --> 00:14:38.839 Yani onun işi atom fiziği bir de mekanik ve kâinatın genel fiziğini incelemek, 00:14:38.839 --> 00:14:45.759 mesleği bu adamın; yani kimisi mühendis, kimisi matematikçi, kimisi fizikçi, 00:14:46.202 --> 00:14:50.180 kimisi doktor, kimisi ziraatçi; onun mesleği o.- 00:14:50.285 --> 00:14:55.372 bu mikro kozmozdan yani atomdan kâinata kadar, 00:14:55.372 --> 00:15:04.456 makro kozmoza kadar her yerde bir düzen var, düzenlilik var, 00:15:04.845 --> 00:15:09.474 bir matematik ilmi bakımdan kesinlik var. 00:15:10.452 --> 00:15:16.300 Kesinlik var, her şey muntazam, katsayılar, tam sayılar, kesirli değil, 00:15:17.461 --> 00:15:25.145 -inceliyor herşeyi- işte diyor, bu küçük âleme, en küçük âleme, 00:15:25.145 --> 00:15:30.435 en büyük âleme bu düzeni veren varlığa imanım var. 00:15:31.284 --> 00:15:36.155 Eğer bu varlığa inanmak dindarlık ise ben dindarların en başındayım." diyor. 00:15:36.616 --> 00:15:41.601 En başında değilsin, en arkadasın, hatta kapının dışında kaldın, neden? 00:15:41.873 --> 00:15:45.612 İslâm'ı anlayamadığın için, müslüman olamadığın için... 00:15:45.637 --> 00:15:51.892 Einstein [Aynştayn], bir de müslüman olsaydın, Kur'ân-ı Kerîm Allah'ın kelamıdır, 00:15:51.917 --> 00:15:57.835 Muhammed sallalahu aleyhi ve sellem Allah'ın resûlüdur deseydi; 00:15:58.196 --> 00:16:02.936 eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlühû deseydin ki, 00:16:03.226 --> 00:16:08.346 diyorsun, Allah'tan başka büyük bir varlık düşünüyorsun, seziyorsun, 00:16:08.473 --> 00:16:15.940 o varlığın yanına kadar aklın ermiş, bir de böyle deseydin bizimle beraber olacaktın; 00:16:15.686 --> 00:16:21.630 belki bizi de geçecektin ama kapının dışında kaldın, treni kaçırdın, uçağa binemedin; 00:16:21.630 --> 00:16:25.206 biz uçtuk gidiyoruz sen yerde kaldın. 00:16:26.290 --> 00:16:30.410 Yangınların arasında kaldın, neden? İman etmedin. 00:16:31.288 --> 00:16:39.583 Ama bir yüce varlığın, bu kâinatın düzenini kuran, düzenini devam ettiren 00:16:40.167 --> 00:16:43.691 bir yaratıcının varlığını hepsi kabul ediyor. 00:16:43.716 --> 00:16:49.356 Masonlar da, "Kâinatın ulu mimarı." diyorlar. 00:16:49.356 --> 00:16:55.469 Kendileri merasimlerinde, şeylerinde konuşurken, önlüğü mönlüğü takıyorlarmış, 00:16:55.469 --> 00:17:03.961 bir şeyler, pergeller, cetveller, gönyeler, ters üçgen, ters şey bilmem merasimler vesaire filan. 00:17:04.177 --> 00:17:09.399 Laflarına dikkat et, kâinatın ulu mimarı. 00:17:10.540 --> 00:17:17.703 Tabii ya, mimar ev yapar gibi, kâinatı Allahu Teâlâ hazretleri öyle güzel tanzim eylemiş, 00:17:17.728 --> 00:17:25.370 herkes kabul ediyor; filozoflar, Dekart'lar, Paskal'lar, bilmem neler bilmem neler... 00:17:25.395 --> 00:17:27.670 hepsi kabul etmiş. 00:17:28.117 --> 00:17:33.366 Bir yaratan var, bu kâinatı sen yaratmış değilsin. Ustam sen mi yarattın? 00:17:33.971 --> 00:17:37.996 Hâşâ sümme hâşâ! Benim hiçbir şey yaptığım yok. Ben mevcudu eviriyorum çeviriyorum, 00:17:38.511 --> 00:17:41.666 öyle yapıyorum böyle yapıyorum, tahta alıyorum kesiyorum vesaire... 00:17:42.106 --> 00:17:47.520 Kimse bir şey yapamıyor, hiç kimsenin bir şey yaptığı yok. Ziraatçi bir şey mi yapıyor? 00:17:47.520 --> 00:17:51.424 Bir şey yapmıyor, Allah'ın yarattığı tohumu toprağın altına koyuyor suluyor. 00:17:51.815 --> 00:17:55.918 O koymasa tohum zaten toprağa gidecek şekilde ayarlanmış. 00:17:56.614 --> 00:18:05.309 Öyle bitkiler var ki tohumu bir atıyor ta ileriye, orada tohum toprağa kök salıyor yetişiyor zaten. 00:18:05.885 --> 00:18:08.872 Çamın altına bakıyorsun kozalaklardan neler çıkıyor? 00:18:10.309 --> 00:18:14.444 Küçük çamlar çıkıyor, minicik minicik çamlar; oh maşaallah, 00:18:14.444 --> 00:18:17.244 yeşil yeşil küçük çamlar çıkıyor dibinde. 00:18:17.992 --> 00:18:20.881 Zeytin ağacının dibinde, dökülen zeytinlerden yeni zeytinler çıkıyor. 00:18:20.906 --> 00:18:27.642 Zaten sen toprağa gömsen de gömmesen de kâinat, kâinattaki olaylar devam ediyor. 00:18:27.712 --> 00:18:33.236 Senin bir şey yaptığın yok, seyrediyorsun. Aklın varsa hayran ol, seyret, o kadar! 00:18:33.321 --> 00:18:42.474 Başka ne var yani! Sen bu adalardaki, denizin altındaki bitkileri sen mi diktin? 00:18:44.570 --> 00:18:48.127 Denizin altına daha yeni dalıyorsun, yeni anlıyorsun denizin altını. 00:18:48.617 --> 00:18:56.710 Ormanlardaki ağaçları sen mi diktin? Zaten oluyor her şey, sen olanları inceliyorsun, 00:18:56.710 --> 00:19:00.170 vay be, şunu dikersem bahçemde bunun meyvası olursa iyi olur; 00:19:00.170 --> 00:19:03.350 haydi o meyvayı dikiyorsun, yetiştiriyorsun. 00:19:03.452 --> 00:19:07.266 A şu tohum benim işime yarıyor, buğday; onu ekiyorsun, 00:19:07.813 --> 00:19:13.162 bakıyorsun ki bir tanesinden kaç tane oluyor, ondan sonra ondan ekmek yapıyorsun yiyorsun. 00:19:13.187 --> 00:19:17.598 Denemişsin faydalı olduğunu, onu özel olarak üretmeye şey yapıyorsun. 00:19:17.598 --> 00:19:22.316 Bazen bir ormanı açıyorsun, senin istediğin bitkiyi ekiyorsun, 00:19:22.823 --> 00:19:25.778 bu daha faydalıdır diye ona yer açıyorsun. 00:19:25.972 --> 00:19:32.172 Hâsılı yaptığın şey mevcudu kullanmak. Mevcudu kullanmak ama mevcudu meydana getirmek değil, 00:19:32.437 --> 00:19:35.943 bir şey yaptığın yok senin, mevcudu evirmek çevirmek. 00:19:36.206 --> 00:19:41.671 Orada senin gücün ne oluyor? Seni de birisi yarattığı için! 00:19:42.394 --> 00:19:50.800 Bakıyorsun birisi felç olmuş, sağ tarafına felç geldi kolu böyle sallanıyor, ayağı böyle sallanıyor; 00:19:50.572 --> 00:19:58.726 "Bas!" basamıyor, "Tut!" tutamıyor, "Elini uzat selamlaşacağız!" tutmuyor. 00:19:59.260 --> 00:20:03.449 E bunun eli var, yarası yok, her şeyi var niye tutmuyor? 00:20:04.210 --> 00:20:07.750 İşte şurada bir şey eksik oluyor. Eksik bıraktı mı, 00:20:07.245 --> 00:20:10.971 Allah aldı mı, tıkandı mı felç oluyor, tutmuyor. 00:20:12.415 --> 00:20:16.321 Yahudinin birisi mi, ermeni mi, ağlıyormuş ölünün başında, demişler; 00:20:17.781 --> 00:20:22.585 "Niye bu kadar çok ağlıyorsun?" Yahu demiş, dehşet içindeyim, hayret içindeyim, 00:20:22.585 --> 00:20:25.581 az önce konuşuyorduk bununla, ne oldu buna? 00:20:25.943 --> 00:20:32.360 Bir anda işte konuşmaz oldu. Az önce konuşuyordu, canlıydı az önce konuşuyordun, 00:20:32.416 --> 00:20:39.200 şimdi haydi konuş bakalım! Bütün vücut var, hatta tutsan daha sıcak, haydi bakalım konuş şimdi! 00:20:39.881 --> 00:20:47.514 E konuşamam hocam. Niye? Öldü. Ne demek öldü? Öldü ne demek? 00:20:48.347 --> 00:20:54.659 Bir şeyden haberimiz yok, yani bir şeyler oluyor, biraz önce konuşan konuşmamaya başlıyor. 00:20:55.633 --> 00:21:02.155 Biz kâinatın içinde mevcut olan şeylerden bir şeyiz; bizi Allah yaratmış. 00:21:02.866 --> 00:21:08.592 Yani bizi biz yaratmadığımıza göre bizi bir yaratan var, o kadar. 00:21:09.385 --> 00:21:13.743 İşte o yaratan Hâlık, Rabbülâlemîn, âlemleri yaratan Allah. 00:21:13.998 --> 00:21:20.628 O'nun bize ihtiyacı yok çünkü kendisi yaratmış zaten. Bir sürü var, sırayla... 00:21:20.960 --> 00:21:29.249 Senin ne yazar, senin ismin ne okunur yani? Ne olacak, sen olsan ne olur, olmasan ne olur? 00:21:29.497 --> 00:21:36.487 Allah senin gibi milyarlarca yaratmış, tarih boyunca kaç tanesi gelmiş gitmiş, nice nice adamlar. 00:21:37.872 --> 00:21:45.156 Ey insanlar! Sizsiniz Allah'a muhtaç olan, ne sanıyorsunuz siz! Allah yalvarıyor mu sanıyorsunuz? 00:21:45.538 --> 00:21:47.308 Allah size muhtaç mı sanıyorsunuz? 00:21:47.588 --> 00:21:50.996 Allah'ın sizin ibadetinize ihtiyacı mı var sanıyorsunuz ya? 00:21:51.648 --> 00:21:59.631 Amma akılsızsınız! Cümle cihan, kâinatın bütün varlıkları Allah'a ibadet etseler ne olacak, 00:21:59.631 --> 00:22:02.487 etmeseler ne olacak! O yaratmış. 00:22:03.235 --> 00:22:08.368 Yani cümle kâinatın varlıkları çalışsalar çabalasalar ne yapıyorlar? 00:22:09.380 --> 00:22:18.114 Rüzgar esiyor, bulut yağdırıyor, yer bitiriyor, ne oluyor yani? Sizin için, insanlar için! 00:22:19.950 --> 00:22:22.143 Allahu Teâlâ hazretlerinin ekine buğdaya ihtiyacı mı var? 00:22:22.491 --> 00:22:29.726 İnsanlara da ihtiyacı yok; ekine, buğdaya, meyvaya, sebzeye, ete süte filan da ihtiyacı yok. 00:22:30.780 --> 00:22:36.143 Sizin ihtiyacınızı görmek için kâinatta bunları yaratmış. Bak, kendisinin ihtiyacı yok da 00:22:36.143 --> 00:22:38.134 bir de sizin ihtiyaçlarınızı görüyor. 00:22:38.235 --> 00:22:42.512 Entümü'l-fukarâü ilallah. Bu ihtiyaçları görmese, bunları vermese, 00:22:42.530 --> 00:22:44.557 bunları yaratmasa ne yapacaksınız? 00:22:45.124 --> 00:22:49.694 İki sene yağmur yağmasa Avustralya'ya, hepiniz göç edersiniz, bir taneniz kalmaz burada. 00:22:51.322 --> 00:22:56.188 Yağmur yağmasa her şey bitti; koyunları kurşunladılar, ağaçlar kurudu, 00:22:56.246 --> 00:22:58.831 her taraf takır takır çöl oldu, ben o çölde ne yapayım? 00:22:59.274 --> 00:23:04.564 Yeşillikli başka yere giderim dersin. Yağmur yağdırmasa yağmuru kim getirecek, 00:23:04.663 --> 00:23:06.846 otu bitirmese ne olacak? 00:23:06.846 --> 00:23:11.840 O Çernobil olayından sonra korkunç olaylar oldu Türkiye de. 00:23:11.955 --> 00:23:16.316 Trakya'da mahsulü ektiler, evvelki senelerde ektikleri mahsul, 00:23:16.831 --> 00:23:24.468 dönümlerce araziye ayçiçeği ekiyorlardı, böyle ayçiçeği yemyeşil tarlalar, tepeler, dereler ayçiçeği. 00:23:24.841 --> 00:23:30.665 Tanıdıklarımız var, şeylerimiz var; karpuz kavun ekiyorlardı bizi çağırıyorlardı ye babam ye, 00:23:31.280 --> 00:23:38.379 al ya götür! ye ya diyordu, o biraz tembel, bırak onu diyordu, şuradan al ye diyordu, 00:23:38.379 --> 00:23:39.723 kocaman karpuzları getiriyordu. 00:23:39.947 --> 00:23:44.534 Dörtbin dönüm araziye karpuzu ekiyordu hacı baba. Allah rahmet eylesin. 00:23:44.669 --> 00:23:50.861 Cömert adamdı, bizi çağırıyordu ihvanı, hocamızı, ye babam ye karpuzu, ha babam ha, 00:23:51.259 --> 00:23:53.473 ye babam ye, de babam de... 00:23:54.150 --> 00:24:03.107 Amma Çernobil olayı olduğu zaman çekirdekler çürüyüvermiş, hiç bitememiş. 00:24:04.596 --> 00:24:11.101 Radyoaktivite denilen atomun patlamasından, sızmasından çekirdek tahrip olmuş; 00:24:11.860 --> 00:24:19.551 "Aaa! Hani nerede, yerden bu ayçiçekleri bitecekti?!" Bekle ki gelsin yok, neden? 00:24:19.753 --> 00:24:25.100 Çekirdek radyoaktiviteden bozuldu, haydi bakalım... 00:24:25.959 --> 00:24:37.859 Acaba bir radyoaktif patlama olsa, bütün mahsullerin tohumları bir daha tohum vermese, 00:24:38.327 --> 00:24:42.980 toprağa ektiğin zaman bitmese, bitmeyebilir mi? Aklınız kesti mi? 00:24:43.823 --> 00:24:47.217 Kesti, işte bitmeyebiliyor, ne yapacaksınız? 00:24:48.252 --> 00:24:52.973 Ölki ölem, öleceksiniz, ağlayacaksınız başka çare yok. 00:24:53.942 --> 00:24:56.610 Kime ağlayacaksınız, kime yalvaracaksınız? 00:24:56.610 --> 00:25:00.709 Allah'a!... "Aman yâ Rabbi! Biz ettik sen eyleme yâ Rabbi! 00:25:00.709 --> 00:25:07.347 Biz günah sen lütfeyle yâ Rabbi! Biz isyan ettik sen ihsan eyle yâ Rabbi! Anladık hatamızı yâ Rabbi! 00:25:07.347 --> 00:25:13.588 Açız yâ Rabbi! Çocuklarım bağrışıyor evde yâ Rabbi! Su yok yâ Rabbi!..." 00:25:14.300 --> 00:25:16.200 İçecek su yok, ne olacak? 00:25:16.584 --> 00:25:22.793 "Sular derinlerine gidiverse, gökten de yağmasa ne içeceksiniz, ne yapacaksınız?" 00:25:23.743 --> 00:25:29.476 Yani her an Allah'a muhtacız, bir an değil, şöyle birazcık bir ihtiyacım var, 00:25:29.476 --> 00:25:33.515 işimi görünceye kadar he he derim ondan sonra bildiğimi okurum, öyle değil; 00:25:34.350 --> 00:25:45.360 Allah'a her an, her saniye, her anda Allah'a ihtiyacın var, çünkü beynine bir şey gönderiverse... 00:25:47.566 --> 00:25:52.330 Düşman, düşmanlar öldürmek için silah yapıyorlar lazer ışınları, 00:25:52.389 --> 00:25:54.887 zııızzt tutuyor, herif gitti, ne oldu? 00:25:55.513 --> 00:26:02.620 Karşı taraftan lazer ışınını tuttu, bitti işi yani insan insanı öldürmek için neler yapıyor. 00:26:02.975 --> 00:26:11.490 E Allahu Teâlâ hazretleri yaşatmak istemese gittin, beslemek istemese gittin, 00:26:12.202 --> 00:26:19.244 nefes aldırmak istemese, havayı alsa gittin, su vermek istemese suyu göndermese gittin işte... 00:26:19.822 --> 00:26:27.146 Entümü'l-fukarâü ilallah. "Her anda Allah'a muhtaçsınız." Vallâhu. "Allah'a gelince." 00:26:27.527 --> 00:26:32.438 Hüve. "O." el-Ğaniyyü'l-hamîdü. "Hiçbir şeye ihtiyacı yok." 00:26:32.438 --> 00:26:37.399 Cümle kâinat halkı ona ibadet etse ibadetlerine de ihtiyacı yok, 00:26:38.265 --> 00:26:41.746 bir şey yapmaya kalksa ne yapacaklar, Allah'a ne yapabilirsin? 00:26:42.620 --> 00:26:46.965 Ne gelir elden, ne yapabilirsin? Secde edip, zikredip, tesbih etmek... 00:26:46.965 --> 00:26:49.669 İnsanoğlunun yapabileceği başka bir şey var mı? 00:26:49.699 --> 00:26:53.337 Ne yapabilirsin, pasta börek mi yapacaksın? Bir kutu çikolata mı göndereceksin, 00:26:53.672 --> 00:27:00.120 ne yapacaksın Allah'a? Düşün bakalım? Yaa! Vay be! Hiçbir şey yapamazmışım. 00:27:00.270 --> 00:27:07.753 Hiçbir şey yapamazsın, hiçbir şey yapamazsın! Allahu Teâlâ hazretleri bir de dilerse; 00:27:08.193 --> 00:27:14.135 bu insanlar küstah, kâfir, kimisi puta tapıyor, kimisi üçe tapıyor, kimisi beşe tapıyor, 00:27:14.135 --> 00:27:16.679 kimisi güneşe tapıyor... Aptal!.. 00:27:17.180 --> 00:27:20.793 Bunları yok edeyim, başka bir mahluk türeteyim. Türetebilir mi? 00:27:20.793 --> 00:27:27.916 Türetir. Bu dünyada türetir, Merih'te türetir, Satürn'de süretir, nerede türetirse türetir. 00:27:28.539 --> 00:27:35.628 Ye'ti bi-halkın cedîd. "Yeni bir yaratık türü geliştirir." 00:27:36.400 --> 00:27:42.540 Geliştiremez desene sıkıysa? Diyemezsin. Hiç öyle bir laf diyemezsin. 00:27:43.175 --> 00:27:49.209 Ve mâ zâlike alellâhi bi-azîzin. "Bu da Allahu Teâlâ hazretlerine olmayacak zor birşey değildir." 00:27:49.627 --> 00:27:53.800 E hocam, o zaman ne demek istiyorsun? 00:27:53.897 --> 00:27:57.795 Yani bu âyetleri getirdin bize bu sabah okuyorsun, ne demek istiyorsun? 00:27:59.242 --> 00:28:06.258 Allah'ın verdiği nimetlere şükredin; "Yâ Rabbi! İstesen vermezdin, veriyorsun." 00:28:07.110 --> 00:28:13.609 Sofraya bir oturuyoruz, masa yetmiyor ilave masa getiriyorlar, önümüze şunu da bunu da, 00:28:14.000 --> 00:28:16.682 yahu âlem bunun bir tanesini bulamıyor. 00:28:18.223 --> 00:28:22.725 Koca bir masa yetmiyor, orta masası, yanına da bir masa daha getiriyorlar, 00:28:23.710 --> 00:28:32.577 birkaç çeşit meşrubat, ne kadar ne kadar çeşitli yiyecek, etler; dana eti, 00:28:32.997 --> 00:28:37.288 kuzu eti, tavuk eti, bıldırcın eti, balık eti... 00:28:38.896 --> 00:28:46.680 Ne yapacaksın? Şükür!.. Allah'ın nimetlerine şükredeceksin, Allah'ı zikredeceksin. 00:28:47.477 --> 00:28:52.381 Unutmayacaksın Allah'ı, her an unutmayacaksın; "Yâ Rabbi! Bana sıhhati veren sensin, 00:28:52.381 --> 00:28:53.638 hamdolsun sana. 00:28:54.370 --> 00:28:58.478 Bana bu aklı veren, bu imanı veren sensin, hamdolsun sana yâ Rabbi! 00:28:58.527 --> 00:29:02.904 Sana nasıl şükredeyim ben yâ Rabbi! Sabahtan akşama, akşamdan sabaha 00:29:02.918 --> 00:29:08.252 her gün sana şükretsem bitiremem. 00:29:08.459 --> 00:29:13.430 Peygamberlerden bir peygamber, 00:29:13.375 --> 00:29:17.251 Zülkifl aleyhisselam her gece 100 rekât namaz kılarmış, ömrünün sonuna kadar. 00:29:18.209 --> 00:29:23.334 Ben düşündüm, her gece biz iki rekât namaz kılamıyoruz, 00:29:24.501 --> 00:29:29.293 100 rekât değil, abdest alıpta iki rekât namaz kılamıyoruz. 00:29:29.918 --> 00:29:34.168 Yüz rekât kolay mı? Çek bakalım tesbihi, 100 defa Sübhanallah de. 00:29:35.830 --> 00:29:37.420 Zülkifl aleyhisselam 100 rekât namaz kılarmış her gece, 00:29:37.375 --> 00:29:40.709 bütün ömrü boyunca, ölünceye kadar. 00:29:44.375 --> 00:29:53.542 Ya!.. Her gündüz oruç tutsak her gece namaz kılsak, sabahtan akşama Allah'a şükür için 00:29:53.834 --> 00:29:56.418 uğraşsak şükrünü eda edemeyiz! 00:29:56.876 --> 00:30:05.377 Allah'a şükredeceğiz, Allah'ı zikredeceğiz, Allah'ın emirlerini yapmakta, 00:30:05.375 --> 00:30:10.420 günahlarından kaçınmakta, ibadetleri ifâ etmekte sabredeceğiz. 00:30:12.167 --> 00:30:17.501 Üç tane şeymiş Müslümanlık. Ne kadar kolaylaştırdın hocam, Allah senden razı olsun. 00:30:17.501 --> 00:30:23.460 Amin ecmaîn. Bak ben ecmaîn diyorum siz demiyorsunuz, amin ecmaîn. 00:30:24.834 --> 00:30:34.752 Şükür, sabır, zikir... Aa!.. Hem de birbirine benziyor kelimeler, ne kadar da kolay: 00:30:34.751 --> 00:30:38.502 Şükür, sabır, zikir. Şükrü yapar mısınız? Yaparız! 00:30:38.834 --> 00:30:43.100 Tabii balı kaymağı yiyince elbette herkes şükreder. 00:30:43.542 --> 00:30:47.293 Babam da şükreder! Herkes şükreder, kafir de şükreder, onlar da dua eder, 00:30:47.292 --> 00:30:50.251 sofraya oturduğu zaman şükrediyor, yemek yiyor çünkü. 00:30:50.667 --> 00:31:00.840 Şükür bir, sabır iki... Ha, o biraz acı, sabır biraz acı, Arnavut biberinden daha acı. 00:31:01.542 --> 00:31:08.501 Sabır biraz zor ama sabredince de mükafatı büyük. Eyüb aleyhisselam nasıl sabretmiş? 00:31:09.125 --> 00:31:17.709 Mübarek nasıl sabretmiş, nasıl sabretmiş! Çoluğu çocuğu gitmiş, gitti çoluk çocuk. 00:31:17.959 --> 00:31:27.209 Bir karıcığı kalmış, mal mülkte gitmiş; davarlar, tarlalar, bağlar, bahçeler, mal mülkte gitmiş; 00:31:28.292 --> 00:31:35.793 haydi, sıhhatte gitmiş, hastalanmış Eyüb aleyhisselam. 00:31:37.250 --> 00:31:44.375 Yıllarca hastalığı çekmiş, bize de bulaşır diye korkusundan kimse yanına yaklaşamamış. 00:31:44.667 --> 00:31:49.418 Şehirden dışarıya çıkarmışlar, bir hanımı gelirmiş hizmet edermiş. 00:31:50.667 --> 00:31:54.750 Eyüb aleyhisselam'ın sabrı dillere destan olmuşta, o sabır kolay mı? 00:31:54.834 --> 00:31:59.376 Sabırın destanlaşması kolay mı? Kolay mı? Değil!.. 00:32:00.250 --> 00:32:06.126 Sen şöyle azıcık bir sabret bakayım; seni bırak ya, ben kendim, bu kadar bu işleri bilen, 00:32:06.830 --> 00:32:09.250 size söyleyen adam, sabrımız var mı? 00:32:11.125 --> 00:32:16.917 İş yok bizde! Ne şükrümüzü tam yapabiliyoruz, ne sabrımızı tam yapabiliyoruz, 00:32:17.542 --> 00:32:19.334 ne zikrimizi tam yapabiliyoruz. 00:32:19.334 --> 00:32:26.126 Zikir ne olacak? Zikrin başı lâ ilâhe illallah. Çok mu zor, en kolayı Allah Allah Allah... 00:32:26.709 --> 00:32:31.543 Güleceğim geliyor, evliyaullahtan birisi lâ ilâhe illallah demem demiş. 00:32:33.459 --> 00:32:40.751 Demem!.. Niye? Çünkü lâ ilâhe illallah iki şeyden müteşekkil; nefî ve isbat. 00:32:41.830 --> 00:32:50.208 Lâ ilâhe illallah. "Hiçbir tanrı yok!" Bu nefî, hepsini silip atıyor, silme ve ortaya koyma. 00:32:50.667 --> 00:32:56.420 Nefî, lâ ilâhe illallah. "Hiçbir tanrı yok." İllallah. "Ancak Allah var!" 00:32:56.209 --> 00:33:03.127 Başka hiçbir tanrı yok ancak Allah var. Lâ ilâhe illallah... Lâ ilâhe illallah... Lâ ilâhe illallah... 00:33:04.125 --> 00:33:09.250 Silme ortaya koyma, silme ortaya koyma... Başkasının hepsini siliyorum, 00:33:09.334 --> 00:33:12.376 öyle put mut filan tanımayız biz müslümanlar. 00:33:12.667 --> 00:33:23.626 Öyle heykel meykel, put mut, at it, ot öyle şey yok: Lâ ilâhe illallah. 00:33:23.959 --> 00:33:28.376 Adamcağız, mübarek, güldüğüm adam, Allah şefaatine erdirsin. 00:33:29.542 --> 00:33:36.334 "Lâ ilâhe illallah derim de o sırada canımı alıverir Allah." diye korkarmış. Siz de gülüyorsunuz... 00:33:36.751 --> 00:33:43.100 Lâ ilâhe illallah derim de illallahı yetiştiremem, nefesim orada kesilir ölürüm diye korkusundan 00:33:43.334 --> 00:33:46.376 lâ ilâhe illallah demezmiş de hep Allah Allah dermiş... 00:33:47.292 --> 00:33:53.292 Ne mübarekler var, ne insanlar var, ne hoş tatlı insanlar gelmiş geçmiş şu dünyadan!.. 00:33:53.375 --> 00:33:59.420 Allah bizide tatlı insan eylesin. Acı şeyleri bazen suya koyuyorsun, 00:33:59.830 --> 00:34:01.420 tuzlu suya koyuyorsun biraz bekletiyorsun döküyorsun, 00:34:01.420 --> 00:34:04.167 bir daha koyuyorsun döküyorsun filan tatlılaşıyor sonra, 00:34:04.584 --> 00:34:06.667 ondan reçel meçel yapıyorlar değil mi? 00:34:06.667 --> 00:34:09.709 Portakalın kabuğundan, bergamuttan filan... 00:34:10.292 --> 00:34:16.584 Allah bizi de tatlandırsın. Sübhâneke lâ ilme lenâ illâ mâ allemtenâ inneke ente'l-alîmün hakîm. 00:34:16.584 --> 00:34:22.502 Sübhâne rabbinâ rabbi'l-izzeti ammâ yesifûn ve selâmün alâ cemî'i'l-enbiyâ 00:34:22.531 --> 00:34:28.515 ve'l-mürselîn ve âli küllin ecmaîn ve'l-hamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn el-Fâtiha.