WEBVTT 00:00:00.459 --> 00:00:02.501 el-Hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn. 00:00:03.218 --> 00:00:09.260 Hamden kesîren tayyiben mübâreken fîhi alâ külli hâlin ve fî külli hîn. 00:00:09.667 --> 00:00:13.626 Kemâ yenbeğî li celâli vechihî ve li azîmi sultânih. 00:00:14.279 --> 00:00:23.471 Ve's-salâtü ve's-selâmü alâ seyyidi'l-evvelîne ve'l-âhirîn ve şefîi'l-müznibîn ve imâmü'l-müttakîn 00:00:23.518 --> 00:00:30.964 Muhammedini'l-Mustafâ ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebiahû bi-ihsânin ilâ yevmi'l-cezâ. 00:00:31.959 --> 00:00:35.126 Emma ba'd: Aziz ve muhterem kardeşlerim! 00:00:35.687 --> 00:00:45.470 Elhamdülillah -inşaallah borcunu kısa zamanda ödeyeceğimiz- 00:00:46.198 --> 00:00:52.204 Brisbane Kotku camimizde namazımızı kılmış olduk. 00:00:53.790 --> 00:01:02.471 Birinci rekâtta okuduğum âyet-i kerîmeleri kısaca açıklamak istiyorum. 00:01:03.508 --> 00:01:07.975 Okuduğum âyet-i kerîmelerde Allahu Teâlâ hazretleri buyuruyor ki; 00:01:08.515 --> 00:01:18.397 Yâ eyyühe'llezîne âmenû lâ te'külü'r-ribâ ed'âfen müdâafeten ve't-teku'llâhe lealleküm tüflihûn. 00:01:19.501 --> 00:01:28.918 Vetteku'n-nâre'lletî uiddet li'l-kâfirîn. Ve etîu'llâhe ve'r-resûle lealleküm türhamûn. 00:01:29.200 --> 00:01:37.753 Birinci âyet-i kerîme bize faiz yemeyi yasaklayan bir âyet-i kerîme. 00:01:38.553 --> 00:01:59.333 Biliyorsunuz faizin Arapçadaki adı ribâ. Ribâ, bir şeyin gelişmesine, büyümesine derler. 00:02:06.115 --> 00:02:12.841 Rab kelimesi de köken itibariyle o kelimeyle biraz ilgilidir. 00:02:13.240 --> 00:02:16.855 O da bir şeyi büyüten, geliştiren mânasındadır. 00:02:17.511 --> 00:02:30.238 Otları ağaçları büyüten, geliştiren, besleyen Allah olduğu için Rabbü'l-âlemîn, 00:02:30.918 --> 00:02:36.960 "âlemlerin rabbi" denilir. Rab kelimesini Rabbimiz Allahu Teâlâ için kullanıyoruz. 00:02:37.210 --> 00:02:44.722 Bir insana bir ribevî mal verdiğin zaman; 00:02:44.836 --> 00:02:53.795 onu ödünç verdiğin zaman geriye alışında fazlalık şartı koşuyorsan; buna "faiz" denir. 00:02:53.877 --> 00:02:59.461 "Ben şimdi sana on lira vereceğim, senin istediğin parayı vereceğim. 00:02:59.897 --> 00:03:09.140 Ama sen bunu bana on iki lira olarak ödeyeceksin." dediği zaman iki lira fazla istemiş oluyor. 00:03:09.250 --> 00:03:16.805 Bir artma, fazlalık istemiş oluyor. İşte buna faiz, ribâ deniliyor. 00:03:16.836 --> 00:03:24.295 İslâm'da faiz, haramlardan birisi. Neden haram? 00:03:25.119 --> 00:03:36.195 Çünkü sermaye sahibi zengin, başkası çalışıp yorulduğu halde, 00:03:36.632 --> 00:03:40.420 sırf parasından dolayı oturduğu yerden para kazanıyor. 00:03:40.443 --> 00:03:48.480 Paraya muhtaç olan fakir de çalışıyor, çırpınıyor, uğraşıyor, yoruluyor, 00:03:48.423 --> 00:04:00.649 kazancını temin etmeye çalışıyor; bir de parayı faiz isteyerek veren kimsenin istediği fazlalığı veriyor. 00:04:01.251 --> 00:04:04.835 On almışsa on iki veriyor, on beş veriyor, on yedi veriyor vesaire... 00:04:06.669 --> 00:04:12.414 Halbuki İslâm merhamet dini olduğundan adam zenginse; 00:04:12.834 --> 00:04:18.217 "Parayı hayrına versin, hayır yapsın, sadaka versin, fakiri kollasın." diyor. 00:04:18.325 --> 00:04:26.624 Veyahut "Fakiri kollamayacaksa, sadaka vermeyecekse hiç olmazsa karz-ı hasen versin, borç versin, 00:04:27.320 --> 00:04:33.765 verdiği kadar alsın, on verdiyse on alsın." diyor. Allahu Teâlâ hazretleri bu fazlalığını sevmiyor. 00:04:33.853 --> 00:04:43.831 Kulların birbirine yardım etmesini, bağışlamasını, merhamet etmesini, ikramda bulunmasını seviyor. 00:04:45.616 --> 00:04:54.280 O devirlerde de bu bir kazanç konusu imiş. Onun için buyuruyor ki; 00:04:54.350 --> 00:04:59.854 Yâ eyyühe'llezîne âmenû. "Ey iman edenler!" "Eğer mü'minseniz, 00:05:01.303 --> 00:05:08.374 -sizin imanınıza hitap ediyorum- imanlı insansanız öyle menfaat hesabı filan yapmayın..." 00:05:08.857 --> 00:05:13.270 Lâ te'külü'r-ribâ. "Faizi yemeyin." İşte o kadar! 00:05:14.280 --> 00:05:21.694 Allahu Teâlâ hazretleri Yâ eyyühe'llezîne âmenû diye hitap buyurduğu zaman 00:05:21.921 --> 00:05:30.447 "Ey iman edenler!" dediği zaman bu sözlerin altında yatan incelik, mâna, 00:05:30.634 --> 00:05:40.632 bizim anlamamız gereken husus ne? "Ben mü'minsem bunu yapmalıyım, imanımın gereği bu" demek. 00:05:41.118 --> 00:05:43.767 Yâ eyyühe'llezîne âmenû, "Ey iman edenler!" 00:05:43.839 --> 00:05:48.698 "Buyur yâ Rabbi, emret, ben imanlıyım, ben sana inanıyorum, ben senin peygamberine inanıyorum, 00:05:48.901 --> 00:05:54.526 ben senin kitabına inanıyorum, ben senin dinine bağlıyım, ben senin mü'min kulunum, müslüman kulunum." 00:05:54.783 --> 00:06:01.515 Lâ te'külü'r-ribâ. "-O zaman siz ötekiler gibi- faiz yemeyin." Ötekiler kim? 00:06:01.733 --> 00:06:05.190 O devirde yaşayan bazı zenginler. 00:06:05.430 --> 00:06:11.447 Fakir istediği zaman parasını verirmiş ama alırken kat kat fazlasını alırmış. 00:06:11.486 --> 00:06:13.316 Muhtaç durumda onu sıkışık gördü. 00:06:13.402 --> 00:06:17.809 Halbuki müslümanın müslümana sıkışık zamanında yardıma koşması lazım. 00:06:18.239 --> 00:06:25.336 Sıkışık gördü ya; "Veririm ama şu kadar alırım." dermiş, kat kat alırmış, fazla alırmış. 00:06:25.691 --> 00:06:31.268 Ed'âfen müdâafeten. "Kat kat artırılmış miktarlarla 00:06:31.760 --> 00:06:37.285 -verdiğinizden fazla alarak faiz yemeyin, faizi bir geçim vasıtası yapmayın.-" diye 00:06:37.558 --> 00:06:43.784 Allahu Teâlâ hazretleri yasaklıyor. İmanlı mısınız? İmanlıyız. Yapmayacaksınız. Yemeyeceksiniz. 00:06:44.840 --> 00:06:50.568 Bir şeyin alınması doğru olmadığı zaman verilmesi de doğru olmaz. 00:06:50.979 --> 00:06:58.484 Allah rüşveti yasaklamıştır. Memur işi yapmayacak, paranın ucunu görünce, 00:06:58.922 --> 00:07:04.620 keseyi açıp da içini gösterince yapıyor; "Tamam, tamam yaparım. 00:07:04.335 --> 00:07:06.683 Sen o paradan biraz yan cebime koy." diyor. 00:07:07.354 --> 00:07:16.473 Usulsüz, kanunsuz ama kesenin içindeki paralar çok tatlı, çok cazip. Onun kalbini çekiyor. 00:07:16.926 --> 00:07:21.379 Usulsüz bir şey. Kimse duymaz. Bak ne olmuş? 00:07:21.889 --> 00:07:30.227 "İmha edilsin." diye polis tarafından alınmış olan silahlar caninin eline geçmiş. 00:07:30.313 --> 00:07:37.227 Demek ki polisin birisi; "Tamam, tamam" demiş, imha kâğıdını hazırlamış, 00:07:37.524 --> 00:07:41.954 "Bu silahlar imha edildi." demiş ama imha etmeden bu adama vermiş. 00:07:42.133 --> 00:07:45.789 O da kuvvetli bir silah. Alan adam otuz altı kişiyi öldürmüş. 00:07:47.234 --> 00:07:56.724 İşin başındaki memurlar usulsüz işler yaparsa işler bozulur. Memur dürüst olacak. 00:07:57.935 --> 00:08:05.767 Emirlere, kanunlara, hakka hukuka riayet edecek. Riayet ettirmemek için ne yapıyorlar? 00:08:06.445 --> 00:08:10.363 "Sen bu kanunsuz işi yap, ben sana şu kadar para vereceğim. 00:08:10.597 --> 00:08:17.447 Sessiz sedasız sen bana özel muamele yap, bu iş olsun." diyorlar. Bu ne oluyor? Rüşvet. 00:08:17.760 --> 00:08:26.552 Memurun rüşveti alması da haram, iş yaptıracak adamın rüşveti memura teklif etmesi, vermesi de haram. 00:08:27.481 --> 00:08:34.234 Polis durduruyor; "Dur! Radara tutuldun, şu kadar ceza vereceksin!" 00:08:34.868 --> 00:08:41.926 "O kadar param yok." polis bey. "Ne kadar paran var?" "Şu kadar var." 00:08:43.112 --> 00:08:51.915 Asıl cezanın onda biri. "Peki ver onu, geç." Ne oldu? 00:08:52.870 --> 00:08:56.552 Polisin cebine gitti. Kayda girmedi, makbuz kesilmedi. 00:08:56.903 --> 00:09:04.847 Veyahut polis durduruyor ve diyor ki; "Çıkar ehliyetini, ruhsatnameni ver." 00:09:04.988 --> 00:09:12.755 Adamın ehliyeti yok. Cüzdanını çıkarıyor, defterin içine parayı koyuyor; "Buyur, ehliyetim" diyor. 00:09:13.122 --> 00:09:19.542 O da defteri açıyor, parayı cebine alıyor; "Tamam, ehliyetin sağlammış." diyor. Adamın ehliyeti yok. 00:09:20.366 --> 00:09:26.260 Usulsüz iş yapıyor, alıyor. Bunlar hayalimizden düşündüğümüz şeyler. 00:09:26.229 --> 00:09:32.492 Rüşvet haram, onu anlatmaya çalışıyoruz. Faiz haram, onu anlatmaya çalışıyoruz. 00:09:32.766 --> 00:09:39.475 Zengin adam, parası var. Allah zenginlik vermiş. Fakir de o sırada paraya muhtaç. 00:09:39.725 --> 00:09:46.872 Çocuğunu evlendirecek, çok sıkışmış, para bulması lazım. Para arıyor. 00:09:47.161 --> 00:09:52.543 "Tamam, sen sıkışıksın, para vereceğim ama şu kadar faiz isterim." diyor. 00:09:52.637 --> 00:10:02.678 Böyle yemeyin! O zamanlar bunun bildiğimiz nisbeti de yokmuş, çok fazla alırlarmış. 00:10:02.733 --> 00:10:10.243 Onun için ed'âfen müdâafeh deniliyor, "Kat kat arttırıp faizi yemeyin." 00:10:10.627 --> 00:10:13.794 Mesela bir sene sonra adam gelirmiş. 00:10:13.767 --> 00:10:17.304 "Hadi ver benim paramı." "Denkleştiremedim." 00:10:17.643 --> 00:10:26.209 "Oldu, ben senin borcunu bir sene daha tehir ederim ama bu sefer on yerine on beş değil, 00:10:26.296 --> 00:10:31.500 on yerine yirmi beş vereceksin." "Neden?" "Verecektin vermedin, geciktin." 00:10:31.157 --> 00:10:32.745 Bir dahaki sene olurmuş. "Veremiyorum." 00:10:32.816 --> 00:10:37.394 "O zaman şu kadar vereceksin; kırk vereceksin, kırk beş vereceksin." 00:10:37.566 --> 00:10:43.699 Böyle artırırmış, borç kat kat olurmuş. Para, verilen borçtan kat kat fazla olurmuş. 00:10:44.190 --> 00:10:48.129 "Böyle kat kat faiz yemeyin." diye, Allah yasaklıyor. 00:10:48.207 --> 00:10:55.164 Peki, kat kat olmaz da az olursa olur mu? Hayır. Umumî bir kaide vardır: 00:10:55.510 --> 00:11:03.816 Bir şeyin çoğu haramsa azı da haram olur. Mesela içkinin haram olduğunu biliyoruz. 00:11:04.350 --> 00:11:09.871 Neden? İnsanı sarhoş ediyor. Sarhoş edince arabayı direğe çarpıyor, adam eziyor, 00:11:09.949 --> 00:11:17.390 kırmızı ışıkta durmuyor, kaza yapıyor. Emirgan'dan boğaza uçuyor. Neden uçuyor? 00:11:17.796 --> 00:11:20.214 Sarhoş, yolu görmüyor ki adam. 00:11:20.238 --> 00:11:27.600 Ya da uyuyor, denize uçuyor; yanındakilerle beraber beş kişi boğuluyor mesela. 00:11:27.578 --> 00:11:32.769 Eğlenmeye gitmişler, yanında eğlendikleri insanlar da var, kafayı çekmişler, 00:11:33.550 --> 00:11:40.775 soluğu boğazın serin ve derin sularında almak istiyorlar ama alamıyorlar, ölüyorlar. 00:11:41.493 --> 00:11:48.955 Neden? Suyun içinde hava alınmaz. Öldü. Onun için içkiyi çok içmemeli. 00:11:49.612 --> 00:11:55.528 Az içse olur mu? Olmaz. Yalasa? Yalasa da olmaz. "Neden hocam? 00:11:55.591 --> 00:12:02.272 Yalayınca da insan kafayı tam bulmaz, küfelik olmaz. Az bir miktar?" 00:12:02.898 --> 00:12:10.686 Bir şeyin çoğu haramsa azı da haramdır. Çoğu haram olan şeyin azı da haramdır. 00:12:11.582 --> 00:12:18.188 "İçkinin çoğu haram. Sarhoş ediyor da ondan haram. Azı helal olmalı değil mi?" Hayır. 00:12:18.975 --> 00:12:26.889 Çoğu haramsa azı da haram. Çünkü oradan alışır, sonra çoğaltır. Rüşvetin azı çoğu olmaz. 00:12:27.169 --> 00:12:31.113 İçkinin azı çoğu olmaz. Haramsa haram. Yapmayacak. 00:12:31.347 --> 00:12:34.997 Lâ te'külü'r-ribâ ed'âfen müdâafeh. "Kat kat faiz yemeyin." 00:12:35.278 --> 00:12:41.285 "Kat kat olmaz da bir kat olursa, yarım kat olursa, dörtte bir kat, quarter kat olursa olur mu?" 00:12:41.316 --> 00:12:48.615 O da olmaz. Faizin hepsi yasak. Azıcık bir fazlalık bile olmaz. 00:12:50.387 --> 00:12:53.870 Ve'tteku'n-nâre'lletî uiddet li'l-kâfirîn. 00:12:54.495 --> 00:13:05.130 Bak, Allah'ın kâfirler için hazırlamış olduğu cehennem var ya... Var mı? Elbette var. 00:13:05.201 --> 00:13:11.885 el-Cennetü hakkun ve'n-nâru hakkun. Âhiret var mı yok mu? Var. 00:13:13.400 --> 00:13:18.554 Ve'l-ba'sü ba'de'l-mevti hakkun. Bu ölen insanlar öldükten sonra direlecek mi? 00:13:19.356 --> 00:13:26.109 Dirilecek. İnsan öldükten sonra, toprak olduktan sonra, kemikleri çürüdükten sonra dirilir mi? 00:13:26.935 --> 00:13:33.770 Allah yoktan var etmiş de varı yeniden bir başka şekilde yaratamaz mı? 00:13:33.963 --> 00:13:38.741 Her şeye kâdir. Ve hüve bi külli halkin alîm. "Her çeşit yaratmaya kâdir." 00:13:38.796 --> 00:13:44.787 Sen yaratmanın kaç çeşidini gördün? Kaç çeşit yaratma biliyorsun? 00:13:45.123 --> 00:13:51.256 Say bakalım kaç tane elma biliyorsun, kaç tane balık biliyorsun, kaç tane kuş biliyorsun? 00:13:52.550 --> 00:13:57.202 Say bakalım, kaç tane böcek biliyorsun? Kabuklu böcekleri say bakalım, kaç tane? 00:13:57.628 --> 00:14:04.173 Senin bilmediğin bir sürü şey var daha.. Sen edebini takın, orada usluca otur, terbiyesizlik etme! 00:14:04.493 --> 00:14:11.520 Ve hüve bi külli halkin alîm. "Her çeşit yaratmaya kâdir." Neler yaratır Allah, neler yaratır. 00:14:14.162 --> 00:14:21.253 Amennâ ve saddaknâ. Biz inanıyoruz, biliyoruz ki âlemleri yaratan Allahu Teâlâ 00:14:21.339 --> 00:14:30.534 ve Tekaddes hazretleri öldükten sonra kulları diriltecek. Belâ kâdirîne alâ en-nüsevviye benâneh. 00:14:30.889 --> 00:14:36.638 "Parmaklarının uçlarının izlerini bile aynen yaratmaya kadiriz biz." diyor Allahu Teâlâ hazretleri. 00:14:37.302 --> 00:14:45.645 Parmak izleri insanları ayırt ettiriyor. Ömer Efendi'nin parmak izi ile Hasan Kartal'ınki aynı değil. 00:14:46.184 --> 00:14:51.110 "İkisinin de boyları, posları birbirine benziyor." İyi arkadaş ama parmak izleri farklı. 00:14:51.519 --> 00:14:54.520 Kâdirîne alâ en nüsevviye benâneh. 00:14:54.421 --> 00:15:01.922 Parmaklarını yeniden düzenlemeye bile kâdir Allah. Her şeye kâdir. 00:15:02.546 --> 00:15:05.255 Allah cehennemi yarattı ya... 00:15:05.878 --> 00:15:14.878 Ve'tteku'n-nâre'lletî uiddet li'l-kâfirîn. "O kâfirler için hazırlanmış cehennemden sakının kullarım!" 00:15:15.854 --> 00:15:23.460 Kâfirlere hazırladı ama kâfirler için hazırlamıştır ama... Uiddet li'l-kâfirîn. 00:15:23.241 --> 00:15:29.416 Asıl kâfirlerin yeridir... Cennet mü'minlerin yeridir, cehennem kâfirlerin yeridir. 00:15:29.806 --> 00:15:37.703 Tamam, aslen öyle ama "Siz de laf dinlemezseniz, emir tutmazsanız, haram yerseniz, 00:15:38.700 --> 00:15:41.680 vazifeleri yapmazsanız siz de gidebilirsiniz!" demek. 00:15:41.868 --> 00:15:48.650 "Kat kat faiz yemeyin." dedikten sonra gelen bu âyet-i kerîme ne demek? 00:15:49.603 --> 00:15:53.652 Ve'tteku'n-nâre'lletî uiddet li'l kâfirîn. Hitap müslümanlaraydı. 00:15:53.863 --> 00:15:58.563 "Ey müslümanlar, kat kat faiz yemeyin, 00:16:00.251 --> 00:16:09.667 Allah'tan korkun ki felah bulasınız." Ve'tteku'llahe lealleküm tuflihûn. 00:16:10.150 --> 00:16:16.217 "Allah'tan korkun ki felah bulasınız." Felaha ermek, kurtuluşa çıkmak, selamete ulaşmak, 00:16:16.608 --> 00:16:23.327 paçayı kurtarmak, azaba uğramamak, sıratı geçmek, cennete girmek nedir? 00:16:24.841 --> 00:16:30.764 Bir gayret işidir, gayretle olacak. Lâ te'külü'r-ribâ ed'âfen müdâafeh. 00:16:30.782 --> 00:16:33.490 Ve'ttekullâhe leallekum tuflihûn. 00:16:33.701 --> 00:16:38.889 "'Felah bulasınız.' diye Allah'tan korkun, takvâ ehli olun, sakının, çekinin." 00:16:38.920 --> 00:16:49.587 Brisbane şehrinin içinde arabayı istediğin yöne sürebilir misin? "Meydanı boş buldun." diye paldır küldür, debil dübül gidebilir misin? 00:16:50.337 --> 00:16:56.671 Çizgiler var, oklar var, işaretler var, lambalar var, yayalar var, kaldırımlar var. 00:16:57.180 --> 00:17:02.893 Ne oluyorsun, babanın tarlası mı burası? Burası meydan. 00:17:03.689 --> 00:17:10.316 Burada oklara dikkat edeceksin işaretlere dikkat edeceksin, lambalara dikkat edeceksin, 00:17:10.362 --> 00:17:20.250 gözünü dört açacaksın. Açmazsan ne olur? Kaza olur, ceza olur, hasar olur, zarar olur. 00:17:23.170 --> 00:17:26.400 Ve'tteku'llâhe leallekum tuflihûn. 00:17:26.982 --> 00:17:33.146 "Felah bulmak istiyorsanız Allah'tan sakının, korkun ki felah bulasınız." 00:17:33.548 --> 00:17:42.400 Felah bulmak öyle hemen bedava değil; imtihan sonunda. Diploma almak kolay mı? 00:17:42.944 --> 00:17:49.399 Değil hocam. Çocuklar senelerce okuyor. Anasının babasının imanları gevriyor, 00:17:50.430 --> 00:17:54.977 gevrek gevrek oluyor, beşlik simit gibi gevriyor. Neden? 00:17:55.870 --> 00:18:00.440 Para istiyorlar, masraf oluyor, zahmet oluyor. 00:18:00.255 --> 00:18:02.905 "Ben şurada oturacağım ama çocuklar okuyor, orada oturamam, 00:18:03.209 --> 00:18:07.994 okula yakın bir yerde oturmam lazım." Çocukların her birisi sabahleyin diziliyor; "Baba para ver." 00:18:08.398 --> 00:18:15.992 "Ne için? Dün sabah verdim ya." "Olsun, öğretmen bir de şunu istedi, okula bir de şu lazım." 00:18:16.386 --> 00:18:21.880 "Fesubhânallah, bismillah, peki hadi bakalım." kesenin ağzını açıyor. 00:18:21.283 --> 00:18:26.296 Bugün öğretmen çağırıyor, cumartesi pazar okulda toplantı var. 00:18:26.632 --> 00:18:33.799 "Yine ne olacak bakalım?" diye okula gidiyorsun. Bir sürü masraf. Diploma almak kolay mı? 00:18:36.190 --> 00:18:41.522 Masraflı, zahmetli… Ve'tteku'llâhe lealleküm tuflihûn. 00:18:41.788 --> 00:18:49.688 Felah bulmak istiyorsanız Allah'tan korkacaksınız. O da kolay değil. Felahı bulmak da kolay değil. 00:18:49.742 --> 00:18:57.680 İflah olmak kolay değil. Ne yapmak gerekiyor? Sakınmak, çekinmek, dikkatli olmak gerekiyor. 00:18:57.732 --> 00:19:06.537 Sıkı trafikte araba kullanmak kolay mı? Kolay değil, usta şoför olmak lazım. 00:19:07.774 --> 00:19:18.182 Dünyayı dolaşmış, bilmem kaç sene araba kullanmış, hiç kaza yapmamış. Adama madalya veriyorlar. 00:19:18.675 --> 00:19:25.185 Hiç kaza yapmamış. Kolay mı? Değil. Çok dikkat etmek lazım, sakin olmak lazım. 00:19:25.760 --> 00:19:32.353 Araba sürücülüğü nedir? Dervişliktir, sabırdır. 00:19:32.826 --> 00:19:39.205 Sağa sola kızarsan, bağırırsan, çağırırsan, camı açıp elini kolunu oynatırsan, işaret edersen, 00:19:39.533 --> 00:19:48.892 ağzını bozarsan, yüzünü ekşitirsen dervişlik olmaz. O zaman benim araba sürücülüğüme benzer. 00:19:48.911 --> 00:19:57.603 Öyle şey olmaz. Nasıl olacak? Sakin olacak. Bizim bir arkadaş vardı, buraya kadar sakallı, esmer. 00:19:59.519 --> 00:20:04.217 "Sakallıdan da şoför mü olurmuş?" diye, millet kaşlarını çatıp bakıyordu. 00:20:04.811 --> 00:20:16.103 O zaman Türkiye'de sakallı azdı. Daha önce bırakamadığı için emekli olunca sakal bırakmıştı. 00:20:16.835 --> 00:20:22.703 Karşıdaki de onu gördü mü "yorgun öküzün sabana yamuk baktığı gibi" bakıyor; 00:20:24.456 --> 00:20:29.879 "Kim bu adam ya? Hem sakalı hem de arabası var, şuna bak ya! 00:20:30.376 --> 00:20:38.335 Alacağım ayağımın altına, ezeceğim keratayı! Bunlara araba gerekir mi? 00:20:38.360 --> 00:20:42.623 Bunlar sakallı, müslüman!" şeklinde kaşlarını çatmış, yamuk yamuk bakıyor. 00:20:42.911 --> 00:20:49.420 Bizim arkadaş, rahmetli, camı açar; "merhaba, selamün aleyküm" derdi. 00:20:49.895 --> 00:20:56.514 Adam haşlanmış tavuğa döner, başından aşağıya kaynar su dökülmüş gibi olurdu, şaşırırdı. 00:20:56.811 --> 00:21:03.988 Çünkü kaşları çatık bakarken bu güleç yüzle "selamün aleyküm, merhaba" deyiverince afallardı. 00:21:06.330 --> 00:21:11.757 Dervişlik kolay değil. Felaha ermek de kolay değil, takvâ lazım. 00:21:11.905 --> 00:21:15.427 Ne lazım? Takvâ lazım. Takvâ ne demek? 00:21:15.693 --> 00:21:25.750 "Sakınmak, çekinmek, düşünmek, düşüne taşına iş yapmak, ihtiyatlı olmak, freni sağlam olmak, 00:21:26.286 --> 00:21:33.880 haramlara koşmamak, günahlara dalmamak, şeytana kanmamak, nefse uymamak." 00:21:33.711 --> 00:21:37.613 Bunlar zor. Canının istediği bir şeyi yapmaması. 00:21:38.580 --> 00:21:45.274 Bir çocuk canının istediği bir şeyi yapmadığın zaman ortalığı velveleye veriyor, feryadı basıyor. 00:21:45.405 --> 00:21:49.362 Çocuğun silahı ne? Tabanca mı, tüfek mi, bıçak mı? 00:21:49.876 --> 00:21:55.481 Feryat. Bangır bangır bir bağırır, bir cıngar çıkarırsa 00:21:55.786 --> 00:22:00.123 babası korkusundan cebinden paraları çıkarır, onun istediğini alır. 00:22:00.813 --> 00:22:06.654 Çocuk bunu bir öğrendi mi tamam, anasına babasına her zaman o silahı çeker, 00:22:06.966 --> 00:22:13.635 ağlayarak her işini yaptırır. Basar yaygarayı... 00:22:17.807 --> 00:22:26.718 Ve'tteku'llâhe lealleküm tuflihûn. Sakının, çekinin ki bir şeyi isteseniz bile yapmayın; 00:22:27.700 --> 00:22:30.270 iyi bir şeyi de istemeseniz bile yapın. 00:22:31.610 --> 00:22:36.216 "Allah yolunda masraf yapmak sevap, kesenin ağzını açmak sevap." 00:22:36.519 --> 00:22:41.180 "Ama canım hiç istemiyor hocam, hiç mi hiç canım istemiyor. 00:22:42.000 --> 00:22:46.601 Şu paracıkları öyle seviyorum ki vermeyi hiç istemiyorum. Çok zor geliyor. 00:22:46.937 --> 00:22:53.640 Zekâtı bile zor veriyorum; sen bir de benden bunun üstünde şeyler istiyorsun. Olmaz öyle şey. 00:22:53.338 --> 00:22:58.515 Canımı al, malımı alma. Mal canın yongası. Parama dokunma!" 00:23:02.477 --> 00:23:11.477 Nefsin istemediği şeyi, Allah istiyorsa yapacak. Nefsin can attığı şeyi, Allah yasaklamışsa yapmayacak. 00:23:12.961 --> 00:23:17.310 İşte sakınmak, çekinmek bu. O zaman felah bulur. 00:23:17.357 --> 00:23:20.222 Ve'tteku'n-nâre'lletî uiddet li'l-kâfirîn. 00:23:22.301 --> 00:23:28.434 "Cehennem kâfirler için hazırlanmıştır, kâfirler için hazırlanmış olan cehennemden de kork. 00:23:28.667 --> 00:23:37.311 Allah'tan kork; ta ki felah bulasın." Ve'tteku'n-nâre'lletî uiddet li'l-kâfirîn. 00:23:37.373 --> 00:23:48.262 "Kâfirler için hazırlanmış olan ebedi hapishane, azap yeri, işkencehane, 00:23:48.473 --> 00:23:55.851 ceza yeri olan cehennemden de sakın. Çünkü Allah'tan kork!" diyor. 00:23:55.953 --> 00:24:00.765 Allah sevmediği kulunu nasıl cezalandıracak? Cehenneme atarak cezalandıracak. 00:24:02.705 --> 00:24:09.510 Allah'tan kork; bak korkmazsan Allah seni cehennemine atar, o zaman canın yanar. 00:24:09.744 --> 00:24:14.525 Cayır cayır yandığın zaman çok pişman olursun ama iş işten geçmiş olur. 00:24:14.860 --> 00:24:17.860 Ve'tteku'n-nâre'lletî uiddet li'l-kâfirîn. 00:24:17.957 --> 00:24:22.440 "Kâfirler için hazırlandığı halde cehenneme müslümanlar girer mi hocam?" 00:24:22.884 --> 00:24:27.554 Evet, girebilir. "Girecek mi?" Evet, giren müslümanlar olacak. 00:24:27.963 --> 00:24:31.351 Müslüman niye cehenneme giriyor? O lâ ilâhe illallah diyor. 00:24:31.554 --> 00:24:35.873 Men kâle lâ ilâhe illallah dehale'l-cenneh buyurmuş, Peygamber Efendimiz. 00:24:36.131 --> 00:24:40.235 Lâ ilâhe illallah diyen cennete girecek. 00:24:40.729 --> 00:24:45.105 İyi ama Peygamber Efendimiz Allah'ın emri olarak; "Faiz yemeyin." demiş, 00:24:45.355 --> 00:24:49.200 "Harama bakmayın." demiş, "İçki içmeyin." demiş; o da onları yapmış. Ne olacak şimdi? 00:24:49.615 --> 00:24:57.570 Lâ ilâhe illallah demiş, iman etmiş ama Allah'ın buyruğunu tutmamış, Resûlü'nün sünnetini tutmamış, 00:24:57.624 --> 00:25:03.356 yolunca gitmemiş. Ne olacak şimdi bu? Her türlü haltı karıştırmış. 00:25:03.591 --> 00:25:10.670 Kâfirle arasında şöyle birazcık mesafe kalmış. Yapmadığı kalmamış. 00:25:12.734 --> 00:25:19.567 Ne hacı babalığına bakmış, ne sakalına bakmış, ne camiye gidişine bakmış, 00:25:20.299 --> 00:25:23.305 ne adının müslüman olduğuna bakmış, her şeyi yapmış: 00:25:23.868 --> 00:25:33.274 faiz yemiş, zina etmiş, rüşvet almış vermiş, kalp kırmış, zulmetmiş, 00:25:33.684 --> 00:25:39.927 karısını dövmüş, çocuklarını dövmüş, komşuyu dövmüş, mirası haksız bölüşmüş. 00:25:40.748 --> 00:25:47.850 Ne olacak bunlar? Namaz da kılmış, hacca da gitmiş. Ne olacak? 00:25:48.300 --> 00:25:55.252 Cehennemde yaptıkları suçlar kadar onların karşılığı olarak cezayı yiyecek, 00:25:55.330 --> 00:26:00.907 yanacak ondan sonra cennete gidecek. Cennete gidecek ama yandıktan sonra gidecek. 00:26:01.560 --> 00:26:06.133 "Ne kadar yanacak hocam, bunun zamanını sen biliyor musun, ne kadar yanar?" 00:26:06.187 --> 00:26:11.977 Bir müslüman cehenneme girdiği zaman ne kadar yanar? Ahkaben yanacak. 00:26:12.189 --> 00:26:16.913 Bir müslüman cehenneme düştü mü en az suçtan bile ahkâben kalacak. 00:26:17.772 --> 00:26:22.297 Azıcık daha sevabı olsaydı cehenneme düşmeyecekti, kurtulacaktı da 00:26:22.383 --> 00:26:27.573 cennete gidecekti ama biraz eksik geldi, cehenneme düştü. 00:26:27.846 --> 00:26:36.788 Adımını biraz daha fazla atsaydı cennete geçecekti, ayağı erişmedi, cehennemin uçurumuna 00:26:37.499 --> 00:26:41.566 -gözümüzün önünde canlansın diye, böyle diyelim- yuvarlandı. 00:26:41.639 --> 00:26:46.667 Ateşlerin içine, fokur fokur kaynayan gayyâ kuyusunun içine düştü. 00:26:47.909 --> 00:26:55.421 Azıcık günahı vardı, keşke birazcık daha namazı, orucu, haccı, zekâtı, bir şeyi olsaydı, 00:26:55.445 --> 00:27:02.334 eklenseydi de, hiç düşmeseydi, sevapları baskın gelseydi de cennete gitseydi… Ama düştü… 00:27:02.629 --> 00:27:09.459 Bir düşen ne kadar kalacak? Azıcık bir suçu bile olsa cehenneme düşen orada ne kadar kalacak? 00:27:09.514 --> 00:27:15.709 Ahkâben kalacak. "Hocam, ahkâben'i bilemedim ben, bu Türkçe bir kelime değil. 00:27:15.756 --> 00:27:20.352 'Ahkâben kalacak.' ne demek?" "Ömürlerce kalacak." demek. 00:27:21.438 --> 00:27:37.324 Hukb, "ömür miktarı" demek. Aşağı yukarı seksen, seksen beş senelik zamana Araplar hukb derler. 00:27:37.942 --> 00:27:41.245 Ömür gibi yani. Bir ömür kadar, bir insan ömrü kadar. 00:27:41.734 --> 00:27:47.823 Peki, niye seksenli rakam yapmışlar da yetmişli veya yüzlü yapmamışlar? 00:27:48.187 --> 00:27:51.409 O zaman ondalık sistem o kadar yaygın değilmiş de ondan. 00:27:51.573 --> 00:27:56.631 Bu İngilizler niye ondalık sistemi kullanmamışlar? 00:27:57.760 --> 00:28:13.440 Uzunluk ölçüsü inç. 2,54 cm, 2,5 cm. E sonra on iki tane inç bir araya gelirse ne oluyor? 00:28:14.918 --> 00:28:36.285 Bir foot, bir ayak oluyor. Parmağa inç derler. On iki tane inç bir foot eder. 00:28:36.641 --> 00:28:42.193 Bunlar niye böyle kusüratla uğraşıyorlar, on tane deselerdi de hesabı kolay olsaydı. 00:28:42.256 --> 00:28:48.987 Niye yapmamışlar? Yapmamış işte. On iki tane inç bir araya gelir, ne eder? 00:28:49.180 --> 00:29:01.227 31,5 cm eder. O da bir foot. Üç tane foot'un bir araya gelmesinden ne meydana gelir? 00:29:02.219 --> 00:29:06.665 Yard. O da doksan kusür cm demek. 00:29:07.470 --> 00:29:11.940 Niye hepsini aynı tutturmamışlar, üç-üç-üç gitselerdi, beş-beş-beş gitselerdi, 00:29:12.180 --> 00:29:15.472 on iki-on iki-on iki gitselerdi, on-on-on gitselerdi? Gitmemişler. 00:29:15.515 --> 00:29:25.119 Her milletin bir sistemi var, teşkilatı var, ölçme şekli var. Bunların en güzeli hangisi? 00:29:26.505 --> 00:29:33.627 Ondalık sistem. Önüne sıfır koyuyorsun, buluyorsun. Bir sıfır çıkarıyorsun, bölümünü buluyorsun. 00:29:33.893 --> 00:29:37.462 En kolayı hangisi? Ondalık sistem. 00:29:37.839 --> 00:29:46.798 Ahkaben kalacak, ömürlerce, seksen kusür senelerce kalacak. En aşağı üç tane kalır. 00:29:46.799 --> 00:29:52.584 Neden? Eğer iki tane hukub, iki tane ömür kalacak olsaydı, 00:29:52.678 --> 00:30:01.689 o zaman onun Arapça'da söylenişi hukubeyn'dir. Hukubeyn kalacak, derdi. Memureyn diyoruz ya. 00:30:03.160 --> 00:30:08.620 Ebeveyn ne demek? İki ana baba. Hasaneyn ne demek? 00:30:08.437 --> 00:30:18.112 İki Hasen, "Hasan ve Hüseyin." İsneyn, iki. Onun söylenişi Arapça'da farklı. 00:30:18.182 --> 00:30:25.370 Bir olsaydı hukub diyecekti, iki olsaydı hukubeyn diyecekti. Bir de değil, iki de değil. 00:30:25.224 --> 00:30:32.583 En aşağı üç ki ahkâb diyor, hukub'ar. Hukub'lar demesi için en aşağı üç olması lazım. 00:30:32.786 --> 00:30:44.602 Hesaplayalım o zaman: 249 - 250 sene. En aşağısını hesaplayalım, en ucuz tarifeyi, 00:30:45.261 --> 00:30:48.705 "yabancı değil müslüman" diye en ucuz tarifeyi uygulayalım. 00:30:49.189 --> 00:30:56.484 Ne olacak? 250 sene kalacak. Ama Peygamber Efendimiz bir hatırlatma yapıyor, diyor ki; 00:30:57.211 --> 00:31:02.226 "Yalnız, âhiretin bir günü sizin saydığınız bin yıl gibidir" 00:31:06.687 --> 00:31:15.199 Şimdi o zaman bir düşen hapı yuttu mu? Fena şekilde azaba uğrayacak. 00:31:15.281 --> 00:31:21.437 Neden? Dünyanın bin senesi kadar yanacak yanacak, bir gün geçecek; 00:31:22.810 --> 00:31:27.947 dünyanın diğer bin senesi kadar yanacak yanacak, ikinci günü geçecek, bir sene dolacak. 00:31:28.309 --> 00:31:33.499 Bir sene kaç gün? Arap takvimine göre 354 gün. 00:31:34.840 --> 00:31:37.630 O zamanki takvim oydu, başka takvim bilmiyorlardı. 00:31:37.289 --> 00:31:48.676 Bir yılı tamamlamak için 354 bin yıl yanacak mı? Bir yıl, 354 gün olduğuna göre, 00:31:48.726 --> 00:31:54.823 her gün de bin yıl kadar olduğuna göre bizim buradaki 354 bin yılımız kadar 00:31:55.579 --> 00:32:02.372 bir sene geçmesi için orada yanacak mı? Yanacak. Bir senede çıkıyor muydu? Çıkmıyordu. 00:32:02.395 --> 00:32:16.571 En aşağı 250 senede mi çıkıyordu? Evet, en aşağı 250 senede çıkıyordu. 354.000 çarpı 250 sene… 00:32:19.255 --> 00:32:23.490 Kimin hesabı kuvvetliyse yapın bakalım hesapları. 00:32:23.861 --> 00:32:43.460 Şimdi 250 demeyelim, 1000 ile çarpalım; 250, 1000'in ¼'ü ya, 1000'le çarpalım, 354 milyon yıl eder. 00:32:43.547 --> 00:32:54.589 354 milyonu 4'e bölelim. 80 milyon sene yanacak mı? Az mı? Yetti mi? 00:32:54.959 --> 00:33:01.126 Küçücük bir günah farkından, hafif sebepten dolayı cehenneme düşen 00:33:01.423 --> 00:33:06.590 milyonlarca sene yanacak mı? Yanacak. Onun için ceheneneme düşmemeye çalışmak lazım. 00:33:07.340 --> 00:33:08.924 Onun için insanın hedefi ne olması lazım? 00:33:09.420 --> 00:33:10.668 Target, hedef ne olmalı? 00:33:10.798 --> 00:33:15.424 Cehenneme hiç düşmemek olmalı. Ayarı ona göre yapmalı. Adımını ona göre atmalı. 00:33:15.478 --> 00:33:26.485 Cehenneme düşmemeli, düşmemeye çalışmalı. Ve etîu'llâhe ve'r-resûle lealleküm türhamûn. 00:33:29.780 --> 00:33:32.813 Allah acısın bizlere değil mi? Yâ erhame'r-râhimîn irhamnâ! 00:33:33.110 --> 00:33:38.832 "Ey merhametlilerin en merhametlisi olan Allahım, bize merhamet et." 00:33:39.270 --> 00:33:43.670 Erhamü'r-râhimîn, merhametlilerin en merhametlisi olan Allah 00:33:43.959 --> 00:33:49.203 bize acısın da bizi cehenneme atmasın değil mi? Milyonlarca sene yanmak fena! 00:33:52.557 --> 00:34:00.939 Merhamet olunmanın sebebi üçüncü âyet-i kerîmede belirtiliyor: 00:34:01.273 --> 00:34:06.477 Ve etîu'llâhe ve'r-resûle lealleküm türhamûn. 00:34:07.464 --> 00:34:15.155 Allah'a ve Resûlullah'a itaat edin ki merhamete mazhar olasınız. 00:34:15.753 --> 00:34:17.589 Allah kime merhamet edecek? 00:34:20.490 --> 00:34:27.760 Kendisine itaat edene, Resûlü'ne itaat edene. Kendisine itaatı nasıl sağlayabiliriz? 00:34:27.807 --> 00:34:29.676 "Ben Allah'a itaat etmek istiyorum hocam. 00:34:29.801 --> 00:34:33.341 Senin bu konuşman, hatırlatman üzerine şimdi karar verdim. 00:34:33.380 --> 00:34:38.689 Ben Allah'a itaat etmek istiyorum, ne yapacağım?" Kur'an'a uyacaksın. Neden? 00:34:38.736 --> 00:34:45.164 Kur'ân-ı Kerîm Allah'ın kelamı, Allah'ın emirleri orada yazılı. Millet Kur'ân-ı Kerîm'i öğrenmiyor. 00:34:46.102 --> 00:34:54.177 Peki, kanunları bilmemek mazeret midir? Değildir. Bir insan kanunu bilmese affolunur mu? 00:34:54.255 --> 00:34:58.736 Olunmaz. Kanunları bilmemek mazeret değil. Kanunlara uyması lazım. 00:34:59.105 --> 00:35:04.346 Ayrıca Allah peygamber de göndermiş, açıklattırmış da. 00:35:04.456 --> 00:35:11.311 Kur'an'ı öğreneceğiz, Kur'an'ın emirlerine uyacağız, bir. Ve Resûlullah'ın sünnetini öğreneceğiz. 00:35:12.366 --> 00:35:17.581 Resûlü'ne itaat nasıl olur? Peygamber Efendimiz vefat edeli şu kadar sene geçmiş. 00:35:17.916 --> 00:35:25.116 Resûlullah'a nasıl itaat edeyim de şu merhamet olunanların arasına gireyim; ta ki merhamet olunayım? 00:35:26.342 --> 00:35:32.275 Peygamberimiz'in sünnetini tutacağım. Sünnetini tutmak için hadisleri öğrenmem lazım. 00:35:32.781 --> 00:35:40.612 Demek ki Allah'ın merhamet edeceği kimseler kimlermiş? Kur'an'ı bilenler, sünnetine uyanlarmış. 00:35:40.916 --> 00:35:48.570 Kur'an'ı okuyacağız, öğreneceğiz, uygulayacağız. Çocuklarımıza öğreteceğiz, uygulattıracağız. 00:35:48.119 --> 00:35:54.830 Seve seve, zorla değil, ite kaka değil... Hanımlarımıza öğreteceğiz, uygulattıracağız. 00:35:54.317 --> 00:35:58.785 Kur'ân'ı öğreneceğiz, uygulayacağız, uygulatacağız. 00:35:58.956 --> 00:36:03.514 Peygamber Efendimiz'in sünnetini öğreneceğiz, uygulayacağız, uygulatacağız. 00:36:03.710 --> 00:36:06.869 Kısa kısa yapıyoruz bu işi, hafif hafif yapıyoruz. 00:36:07.720 --> 00:36:09.880 Mesela namazın farzını kılıyoruz, sünnetini de kılıyoruz, neden? 00:36:10.256 --> 00:36:12.841 Peygamber Efendimiz öyle yaparmış da ondan. 00:36:13.272 --> 00:36:19.459 Hasan Efendi başına sarık sarmış, bir bezi sarmış, takke giymiş. Onu niye sarmış? 00:36:20.580 --> 00:36:26.390 Çünkü Peygamber Efendimiz; "Bir insan sarık sararsa kıldığı namaz yetmiş kat daha sevaplı olur." demiş. 00:36:26.273 --> 00:36:30.948 Ali de sarmış, ben de sarmışım. Bir de sakal bırakmışız. 00:36:31.127 --> 00:36:39.545 Millet sakalı bıyığı dümdüz kesiyor, sinekkaydı traş oluyor; ne bıyık bırakıyor ne sakal bırakıyor. 00:36:39.884 --> 00:36:47.896 Bunların çenelerindeki, dudaklarındaki bu kıllar ne oluyor? Müslümanların ya! 00:36:50.471 --> 00:37:02.121 Bak başkaları, İngilizler şuradan tutturuyor, kesiyor, yüzü kadından fark edilmiyor. 00:37:04.482 --> 00:37:09.882 Sinekkaydı traş oluyor. Biz niye bırakıyoruz? "Sakal bırakmak sünnet" diye. 00:37:11.117 --> 00:37:17.267 Büyüklerimiz bize birçok şeyi öğretmiş, elhamdülillah uyguluyoruz. 00:37:17.314 --> 00:37:25.843 Ama artık büyüklerin öğrettiği, öğretmediği bitti; şimdi sorumluluk bizim. 00:37:26.711 --> 00:37:33.663 Erol düne kadar oyun oynayabilirdi ama şimdi sorumlu. Neden? Baba oldu, aile reisi oldu. 00:37:34.850 --> 00:37:39.905 Buluğ çağına erdi mi bir insan bitti. Kur'ân'ı kendisi uygulamakla sorumlu 00:37:40.266 --> 00:37:44.175 ve Peygamber Efendimiz'in sünnetini öğrenip uygulamakla sorumlu. 00:37:44.214 --> 00:37:47.553 O halde gece gündüz çalışmamız lazım. 00:37:47.920 --> 00:37:52.108 Allah'ın rahmetine ermek için Kur'ân'ı öğrenmeye çalışmamız lazım, 00:37:52.643 --> 00:37:55.458 Peygamber Efendimiz'in hadislerini öğrenmeye çalışmamız lazım. 00:37:55.790 --> 00:38:02.913 Hiçbir şeyden haberimiz yok. Okumuyoruz, çalışmıyoruz, öğrenmiyoruz, çocuklarımıza öğretmiyoruz. 00:38:03.283 --> 00:38:07.581 Okuyacağımız, öğreneceğimiz, öğreteceğimiz yerleri bile kurmamışız. 00:38:08.205 --> 00:38:17.944 Yeni kurmaya çalışıyoruz; burayı aldık, mülkiyetini elde ettik. Ancak zar zor... Böyle olmamalı. 00:38:19.470 --> 00:38:23.739 Peygamber Efendimiz Medine-i Münevvere'ye geldi, altı ay kaldı. 00:38:25.270 --> 00:38:31.470 Ama altı ay içinde mescidi inşa etti, Mescid-i Nebevî'yi inşa etti, kendisi de oraya geçti. 00:38:32.477 --> 00:38:40.329 Ne olacak? Hemen mescid olacak. Mescid nedir? Mescid mü'minin ibadet yeridir. 00:38:40.700 --> 00:38:48.321 Yarım hoca dinden eder, yarım hekim candan eder, hastayı öldürür. 00:38:50.710 --> 00:38:57.819 Hocanın iyi olması çok önemli, cami önemli. Camiyi ben ne yapayım? 00:38:58.835 --> 00:39:05.653 Buyur, koskoca cami, içi boş olduktan sonra, hoca olmadıktan sonra ben ne yapayım camiyi? 00:39:06.244 --> 00:39:12.256 Cemaat gelir gider, içinde namaz kıldıracak bir tanesi yok, hutbe okuyacak kimse yok, 00:39:12.876 --> 00:39:16.171 çocuklara İslâm'ı öğretecek kimse yok… Olmaz! 00:39:16.627 --> 00:39:30.655 Camiyi canlandıran, değerlendiren, güzelleştiren, işleten hoca lazım, din adamı lazım. 00:39:31.332 --> 00:39:36.141 Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in ashabını yetiştirdiği gibi 00:39:36.443 --> 00:39:45.724 imamın cemaatini yetiştirmesi lazım. Cemaatin imamını, hocasını Allah rızası için dinlemesi lazım. 00:39:46.560 --> 00:39:54.979 "Kur'ân'ı, sünneti bana öğret." diyerek talip olup gelip talebe olup diz çökmesi lazım. 00:39:57.244 --> 00:40:03.936 Hoca çok önemli. Öyle hocayı nereden bulalım? Her yerde istiyorlar da bulunmuyor. 00:40:04.444 --> 00:40:07.538 Eh, sen bilirsin. Bulunmazsa hapı yutarsın. 00:40:07.971 --> 00:40:16.646 Bulunmazsa dinini öğrenmezsin, dinini öğrenmezsen lealleküm türhamûn dediği, 00:40:16.849 --> 00:40:20.940 Allah'ın merhametine mazhar olmak tahakkuk etmez. 00:40:21.506 --> 00:40:28.239 Başka insanlar gibi yaşarsın, başka insanlar gibi ölürsün, başka insanlar gibi cehenneme tıkılırsın. 00:40:28.273 --> 00:40:32.880 Allah etmesin, Allah saklasın. Hocayı bulacaksın. Neden? 00:40:32.275 --> 00:40:35.627 Denize düşen tutunacak bir simidi, tahtayı buluyor. 00:40:35.650 --> 00:40:40.664 Gemi patlıyor, kayalara çarpıyor ama adam geminin direğine tutunuyor, değil mi? 00:40:40.710 --> 00:40:44.774 Filmlerde görüyoruz. Allah o felakete uğratmasın. Neden? 00:40:44.954 --> 00:40:53.740 Başka çare yok; bir şeye sarılmazsa sal parçasının, tahta parçasının üstüne çıkamazsa olmuyor, 00:40:53.136 --> 00:40:57.986 köpek balıkları oradan buradan etrafında dolanıp duruyorlar. Ne olacak? Yiyecek. 00:40:59.377 --> 00:41:09.335 Suyun üstüne çıkacak bir sal, tutunacak bir dal, bir direk, bir şey bulması lazım; 00:41:09.429 --> 00:41:19.776 can kurtaran simidi, kayığı veya filikaya çıkması lazım. "Pek önemli değil!" 00:41:20.285 --> 00:41:22.889 Sen denize düş de gör bakalım; önemli mi değil mi? 00:41:23.299 --> 00:41:26.657 Denize düşersen ne kadar önemli olduğunu anlarsın. 00:41:26.696 --> 00:41:31.750 Geçen gün bakıyorum; insan üç adım atıyor, yoruluyor. 00:41:31.100 --> 00:41:38.473 Denizde üç kulaç atıyor, yorulur. Üç kulaç, beş kulaç attı mı yüzme bilse bile yorulur. Ne olacak? 00:41:39.300 --> 00:41:43.603 Ondan sonra boğulur. Birisi yüzmüş yüzmüş. 00:41:44.806 --> 00:41:51.156 Kafası küçücük, denizde toplu iğne kadar görünüyor. Geridekiler bağırıyorlar: "Yahu o kadar açılma! 00:41:51.500 --> 00:41:55.996 Şurada yüz, ne lüzum var ileri kadar gidiyorsun?" Laf dinlemiyor. 00:41:56.459 --> 00:42:03.549 Bir keresinde hızlı geldi, beti benzi atmış; "Vallahi, sırtıma bir şey dokundu." diyor. 00:42:04.590 --> 00:42:09.611 Denizin ortasında insanın sırtına ne dokunur? Çok korkmuş. 00:42:09.939 --> 00:42:13.101 İyi ki hart diye ısırıp bacağını koparmamış. 00:42:13.819 --> 00:42:18.884 Antalya'da köpek balığı gelmiş, askerin bacağını koparmış. 00:42:19.224 --> 00:42:25.644 Martıların bazısı topaldır biliyor musunuz? Dikkat ettiniz mi hiç, gördünüz mü? Neden? 00:42:26.367 --> 00:42:31.500 Aşağıdan büyük bir balık gelir, suda yüzüyorken onun kırmızı bacağını görür; 00:42:31.224 --> 00:42:39.865 hart diye ısırır koparır. Bacağı ondan gider. Denizin üstüne konuyorlar ya, çok emniyetli değil. 00:42:40.259 --> 00:42:48.640 Aşağıdan koca dişli bir balık gelir, oynayan kırmızı bacakları görür, hart diye ısırır. 00:42:49.314 --> 00:42:57.903 Kuş uçar ama bacağı balığın ağzında kalır. Ona da yaramaz, balığa da yaramaz zaten. 00:42:58.866 --> 00:43:09.369 Bari bütünüyle buduyla yutsaydı. Öyle olmaz. Deniz tehlikelidir. Köpek balıkları fenadır. 00:43:10.126 --> 00:43:18.782 Bir şeye çıkmak lazım; bir sala, bir kayığa, cankurtaran filikasına çıkmak lazım; başka çare yok. 00:43:19.243 --> 00:43:25.771 Onun için çırpınmak gerekiyor. Çoluk çocuğumuzu iyi yetiştirmeye çalışmak gerekiyor. 00:43:25.889 --> 00:43:34.730 İslâm'ı iyice öğrenmemiz için gereken tedbirleri almak gerekiyor. Caminin tadına doyum olmaz. 00:43:34.191 --> 00:43:41.856 Caminin tadı ne kahvede bulunur ne kulüpte bulunur; hiçbir yerde bulunmaz. Cami çok güzeldir. 00:43:41.926 --> 00:43:45.823 Hoca iyi olursa cami gül gülistandır. 00:43:47.300 --> 00:43:53.812 Allahu Teâlâ hazretleri bize, İslâm'a en güzel şekilde hizmet etmeyi bize nasip etsin. 00:43:54.679 --> 00:43:59.639 Her yerde camiler kurmayı, her yere hocalar göndermeyi, 00:44:00.118 --> 00:44:07.589 herkese İslâm'ı öğretmek şerefine ermeyi Allah hepimize, kurduğumuz müesseselerimize, 00:44:08.190 --> 00:44:13.550 tekkemize, dergâhımıza, camiamıza nasip eylesin. 00:44:13.644 --> 00:44:19.678 İslâm'a çok güzel hizmetler yapıp Allah'ın rızasını kazanıp iki cihanda bahtiyar olalım. 00:44:19.764 --> 00:44:24.497 Sübhâneke lâ ilme lenâ illâ mâ allemtenâ inneke ente'l-alîmü'l-hakîm. 00:44:24.714 --> 00:44:31.964 Sübhâne rabbinâ rabbi'l-izzeti ammâ yasifûn ve selâmün alâ cemiî enbiyâ'i ve'l-mürselin 00:44:32.208 --> 00:44:37.133 ve âli küllin ecmaîn ve'l-hamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn. 00:44:37.245 --> 00:44:38.800 el-Fâtiha.