WEBVTT 00:00:00.000 --> 00:00:03.334 es-Salâtü ve's-selâmü alâ seyyidi'l-evvelîne ve'l-âhirîn 00:00:03.417 --> 00:00:09.709 Muhammedini'l-Mustafâ ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebiahû bi-ihsânin ilâ yevmi'd-dîn. 00:00:09.751 --> 00:00:14.669 Emma ba'dü. Fe-kâle Resûlullah sallalahu teala aleyhi ve sellem. 00:00:14.766 --> 00:00:24.000 İzâ eddeyte'z-zekâte fe-kad kadayte mâ aleyke ve men cemea mâlen harâmen 00:00:24.000 --> 00:00:30.882 sümme tasaddaka bihî lem yekün lehû fîhi ecrün ve kâne aleyhi isruhû. 00:00:30.959 --> 00:00:38.385 Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ten, Beyhâkî ve Hâkim rivayet etmişler ki 00:00:38.471 --> 00:00:42.650 Peygamber sallalahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuş: 00:00:42.103 --> 00:00:51.580 İza eddeyte'z-zekâte. "Sen zekâtını ödediğin zaman." Fe-kad kadeyte mâ aleyke. 00:00:51.104 --> 00:00:58.898 "Boynuna borç olan bir vazifeyi eda etmiş olursun." Malını da temizlemiş olur. 00:00:58.921 --> 00:01:06.597 Çünkü zekât zaten "temizlemek" mânasına geliyor. İçinden fakirin hakkı verilince mal temiz oluyor. 00:01:06.643 --> 00:01:13.243 İçinde fakirin hakkı olan zekât verilmeden kalınca mal haramlı mal oluyor, pis mal oluyor, 00:01:13.289 --> 00:01:17.194 onun için oradan o çıkarılacak, zekâtı verilecek. 00:01:17.240 --> 00:01:23.984 Verildiği zaman sen üzerine düşmüş olan görevi yapmış olursun, biter elhamdülillah. 00:01:24.380 --> 00:01:35.860 Zaten cimrilikle, cömertliğin sınırı zekâttır. Bir insan zekâtını vermemişse, vermiyorsa... 00:01:35.171 --> 00:01:40.981 Vermemekteyse cimri, pinti, hasis bir adam! Neden? 00:01:41.350 --> 00:01:47.258 Allah kendisine kırk bölük mal vermiş; kırk bölük maldan bir bölüğünü fakirlere veremiyor. 00:01:48.709 --> 00:01:55.430 Kırkta birini ver bari! Onu bile veremiyor; cimri, pinti bir adam demek ki. 00:01:55.125 --> 00:01:58.751 Bir şey daha ilave buyuruyor Peygamber Efendimiz: 00:01:58.872 --> 00:02:07.857 Ve men cemaa mâlen harâmen. "Kim haram mal toplarsa; hırsızlıktan, rüşvetten, 00:02:07.958 --> 00:02:16.922 yol kesmekten, zulümden, gadirden, insanları aldatmaktan, 00:02:16.922 --> 00:02:24.773 cuma günü haram olan vakitte çalışıp kazanmaktan veya helal olmayan bir kazanç şekliyle 00:02:24.773 --> 00:02:29.259 para kazanmaktan, içki satmaktan veya fuhuş yapmaktan 00:02:29.259 --> 00:02:35.919 neyse bir insan haram bir mal toplarsa." Sümme teseddaka bihî. 00:02:35.919 --> 00:02:40.150 "Sonra onunla zekât ve sadaka vermeye kalkarsa." 00:02:40.150 --> 00:02:50.307 Duyuyoruz ki falanca kadın piyango bileti satmış, para kazanmış. Piyango kumar. Bahsi müşterek. 00:02:50.307 --> 00:02:56.165 Paralar ortaya toplanıyor; ondan sonra birisi kazanıyor, ötekiler kaybediyor. 00:02:56.165 --> 00:03:00.324 Kumar yasak, haram, piyango haram. 00:03:00.417 --> 00:03:07.324 Bu piyangonun biletini satmış, kazanmış, sonra da gitmiş, falanca yere bir cami yaptırmış. 00:03:07.375 --> 00:03:14.625 Sonra Kütahya'da duyduk ki kötü kadının birisi, namusunu satan birisi 00:03:14.626 --> 00:03:19.585 o kazancıyla bir cami yaptırmış bir cami yaptırmış. 00:03:19.612 --> 00:03:25.586 Tabi tevbekâr olmuştur da yaptırmıştır ama neticede parasının kaynağı o. 00:03:25.586 --> 00:03:32.614 "Kim böyle bir haramdan mal toplar da sonra onunla sadaka verir, zekât verirse..." 00:03:32.652 --> 00:03:41.128 Lem yekün lehû fîhi ecrün. "Onun onda bir kazancı olmaz."Çünkü haram; haramdan öyle bir sevap almaz. 00:03:41.128 --> 00:03:47.111 Ve kâne aleyhi isruhû. "Vebali de onun üzerinde kalır." 00:03:47.165 --> 00:03:56.793 Tasadduk bile etse, haram kazanmasının vebali omuzlarını çökertecek gibi üzerinde kalır. 00:03:56.840 --> 00:04:04.535 O halde bir müslümanın önce kazancının helal olmasına çok dikkat etmesi lazım! 00:04:04.582 --> 00:04:11.130 Helal kazançlar nedir? Usûlüne uygun yapılırsa, yalan yere yemin edilmeden, 00:04:11.130 --> 00:04:15.463 aldatılmadan yapılırsa ticaretten kar helaldir. 00:04:15.541 --> 00:04:22.350 Tarlayı ekti biçti, mahsul aldı, sattı ziraatten helaldir. 00:04:22.428 --> 00:04:29.803 Bedeninin gücüyle çalıştı veya fikir gücüyle veya bileğindeki sanatla çalıştı; 00:04:29.834 --> 00:04:36.252 tornacılık, tesviyecilik, terzilik, berberlik neyse helaldir. 00:04:36.306 --> 00:04:45.160 Parayı helal yollarla kazanacak, alnının teriyle kazanacak, kazancına haram karıştırmayacak. 00:04:45.148 --> 00:04:51.861 Bu birinci vazife. Çocuğuna ve kendisine haram lokma yedirmeyecek, hanımına yedirmeyecek. 00:04:51.907 --> 00:04:56.842 Çünkü haram lokma yedi mi o haram lokma vücuda yarar, 00:04:56.842 --> 00:05:06.385 vücudunun bir yerinde o gıdadan istifade edilir, bir yerine bir hücre, bir et noktası oluşur, gelir. 00:05:06.526 --> 00:05:11.452 Haramdan oluşan ete de ancak cehennem yakışır. 00:05:11.804 --> 00:05:17.867 Müslüman bile olsa cehennem ateşine girecek, yanacak; ondan sonra çıkacak. 00:05:17.867 --> 00:05:23.818 Onun için haram yememek çok önemli. Gayri meşrû yoldan kazanmamak; 00:05:24.303 --> 00:05:33.408 meşru yoldan, helal yoldan kazanmak çok önemli. Helal malına haram katıştırmamak çok önemli. 00:05:33.478 --> 00:05:43.580 Miras da helal. Belki en helal şeylerden birisi miras. Sonra cihattan savaşıp elde edilen ganimet helal. 00:05:43.128 --> 00:05:48.409 Böyle bir yolla kazancını sağlayacak, bu bir. 00:05:48.409 --> 00:05:53.252 İkincisi, Kur'ân-ı Kerîm'de Allahu Teâlâ hazretleri, kazandıktan sonra fukaranın hakkını, 00:05:53.334 --> 00:06:01.417 zekâtı nerelere sarf edeceğini bildiriyor, fıkıh kitaplarında yazıyor. Zekâtını da verecek. 00:06:01.488 --> 00:06:10.234 Mücahitlere verecek, fakirlere verecek, yolda kalmışlara verecek, borca batmışlara verecek, 00:06:10.292 --> 00:06:15.918 hadîs-i şerîfte beyan edilen yerlere zekâtı verecek, verecek, verecek! 00:06:15.904 --> 00:06:25.919 Bu da bir vazife. Bunu yapmazsa yine malı haramlı olur. Çünkü fakirin hakkı kaldı. 00:06:25.918 --> 00:06:27.669 Ve fî emvâlihim hakkun 00:06:28.830 --> 00:06:34.292 li's-sâili ve'l-mahrûm. "Zenginin malında fakirin, mahrumun hakkı var." 00:06:34.284 --> 00:06:40.636 Para ise kırkta birini verecek, öşürse mahsulün onda birini verecek, 00:06:41.878 --> 00:06:51.224 kırk devesi varsa beş deveye bir koyun verecek, kırk koyunu varsa bir koyun verecek; 00:06:51.309 --> 00:07:03.133 hayrâtını hasenâtını yapacak. Zekâtını verdi mi boynuna borç olan vazifeyi yapmış olur, rahatlar. 00:07:03.649 --> 00:07:09.629 Ondan sonrasında kendisi helal olarak yer, çoluk çocuğuna harcar vesaire... 00:07:09.745 --> 00:07:16.957 Haramdan kazandığı ile 'Ben bunu kazandım artık, olan oldu.' filan diye bir cami yaptırırsa, 00:07:16.957 --> 00:07:25.230 -Allah cami yapana cennette köşk ihsan edecekmiş.- haramdan bir cami yaptırsa olur mu? 00:07:25.230 --> 00:07:30.477 Sevabı olmaz, burada bildiriyor. Haramdan sevap olmaz! 00:07:30.883 --> 00:07:39.370 Helal kazanmışsa olurdu, haramdan kazandığından sevap olmaz. Üzerinde vebali aynen kalır. 00:07:39.956 --> 00:07:49.268 İzâ ezzene'l-müezzinü harece'ş-şeytânü mine'l-mescidi lehû husâsun fe izâ sekete müezzinü 00:07:49.292 --> 00:08:01.751 racea ve izâ ekâme'l-müezzinü harece mine'l-mescidi ve lehû surâtun fe izâ sekete recea 00:08:01.808 --> 00:08:11.310 hattâ ye'tiye'l-mer'e'l-müslime fî salâtihî fe-yedhulü beynehû ve beyne nefsihî lâ yedrî ezâde 00:08:11.292 --> 00:08:17.876 fî salâtihî ev nekasa fe izâ vecede zâlike ehadüküm fe'l-yescüd secdeteyni 00:08:17.918 --> 00:08:26.492 ve hüve câlisün kable en yüsellime sümme yüsellim. 00:08:27.420 --> 00:08:31.292 Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ten Beyhâkî şöyle rivayet etmiş: 00:08:31.338 --> 00:08:40.538 İzâ ezzene'l-müezzinü. "Müezzin ezanı okuduğu zaman." Harece'ş-şeytânü mine'l-mescid. 00:08:40.874 --> 00:08:50.418 "Şeytan mescitten savuşur, çıkar gider." Lehû husâsun. 00:08:50.871 --> 00:09:01.319 "Hızlı hızlı kaçarcasına ve ses çıkararak o süratinden patır kütür patır kütür gider." 00:09:03.501 --> 00:09:10.626 Husâsun, sür'atü'l-meşyi ve şiddetü'l-advi. "Hızlı koşmak" mânasına kullanılıyormuş. 00:09:10.617 --> 00:09:13.649 Lügate baksak belki başka mânaları da vardır. 00:09:13.649 --> 00:09:26.898 Fuâl veznindeki mastarlar, umumiyetle hastalık, acayiplik ve sakatlık ifade eden şeylerdir. 00:09:27.382 --> 00:09:33.608 Ezan okuduğu zaman işte böyle yalpalayarak, telaşla, ne yapacağını şaşırarak, 00:09:33.608 --> 00:09:35.621 mescidden paldır küldür kaçar. 00:09:35.683 --> 00:09:42.860 İster Kayseri ezanı olsun, ister Samsun fark etmez, ezan okundu; şeytan kaçar gider. 00:09:42.953 --> 00:09:53.786 Fe izâ sekete'l-müezzinü racea. "Ezan bitti mi geri gelir, kepaze, mel'un!"Yine geri gelirmiş. Allah! 00:09:53.856 --> 00:09:58.311 Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.Fe izâ kâme'l-müezzinü 00:09:58.311 --> 00:10:02.767 harece mine'l-mescidi lehû ve lehû surâtun. 00:10:03.611 --> 00:10:08.834 "Müezzin kamet getirirken yine gider, mescitten yine kaçar." 00:10:08.920 --> 00:10:17.809 Yellene yellene, zart zurt ses çıkara çıkara, çirkin bir şekilde yine gider. 00:10:18.738 --> 00:10:29.144 Fe izâ sekete racea. "Kâmet getirmekten de fâriğ olunca, kamet getirmeyi de bitirince, yine gelir kepaze!" 00:10:29.996 --> 00:10:35.493 Ezana, kâmete dayanamıyor, kaçıp gidiyor ama sonra yine gelir. 00:10:35.563 --> 00:10:39.978 Fırt fırt bir gidiyor, bir geliyor; Allah şerrinden korusun. 00:10:41.259 --> 00:10:54.809 Hattâ ye'tiye'l-mer'e'l-müslime fî salâtihî. "Nihayet namazda müslüman kişinin yanına gelir." 00:10:54.809 --> 00:11:00.218 Namaza durdu ya, "Allahuekber" dedi, namaza durdu. Namaza durunca yanına gelir. 00:11:00.334 --> 00:11:05.485 Fe-yedhulü beynehüm ve beyne nefsihî. "Kendi ile nefsi arasına girer." 00:11:06.188 --> 00:11:17.661 Kişinin nefsi ile arasına girer, aklını çeler, içini karıştırır. 00:11:17.738 --> 00:11:28.219 Lâ yedrî ezâde fî salâtihî ev nekesa. "Bu adam da -şeytan nefsi ile kendisinin arasını kestiğinden, 00:11:28.266 --> 00:11:35.120 şuurunu vesairesini bulandırdığından, aklını karıştırdığından- namazı fazla mı kıldı, eksik mi kıldı, 00:11:37.375 --> 00:11:46.334 ya ben üç mü kılmıştım, dört mü kılmıştım, yoksa beş mi oldu bilmez, tereddüt eder." 00:11:47.310 --> 00:11:53.493 Fe izâ vecede zâlike ehadüküm. "Sizden biriniz böyle bir duruma düşer de böyle bir şey hissederse. 00:11:53.852 --> 00:11:57.568 Fe'l-yescüd secdeteyni ve hüve câlisün kable en yüsellime. 00:11:57.669 --> 00:12:12.806 "Oturmuşken es-selâmü aleyküm ve rahmetullah demeden, otururken secdeteyn iki secde yapsın." 00:12:13.783 --> 00:12:21.947 Sümme yüsellim. "Sonra es-selâmü aleyküm ve rahmetullah, es-selâmü aleyküm ve rahmetullah desin." 00:12:22.200 --> 00:12:33.566 "Otururken okunacak şeyleri tekrar okuduktan sonra selam versin." diyor 00:12:33.566 --> 00:12:38.690 Peygamber sallalahu aleyhi ve sellem Efendimiz hazretleri. 00:12:40.330 --> 00:12:56.278 İzâ erâda'llâhu bi-abdin hayran fakkahahû fi'd-dîni ve zehhedehû fi'd-dünyâ ve bassarahû uyûbehû. 00:12:58.617 --> 00:13:08.374 Enes radıyallahu anh'ten ve diğer râvilerden rivayet edilmiş. Bu üçüncü, sohbetimizin son hadisi. 00:13:08.632 --> 00:13:14.448 Peygamber Efendimiz diyor ki; İzâ erâda'llâhu bi-abdin hayran. 00:13:14.706 --> 00:13:25.227 "Allah bir kulunun hayra ermesini murad etti mi, kazançlı olmasını bahtiyar olmasını istedi mi, 00:13:25.273 --> 00:13:39.990 kulunun hayrını murad etti mi." Fakkahahû fi'd-dîn. "Onu dinde bilgili, anlayışlı kılar." Uyanık. 00:13:41.370 --> 00:13:47.168 Namaz nasıl kılınır biliyor, oruç nasıl tutulur biliyor, zekât nasıl verilir biliyor, namaz ne yapılırsa 00:13:47.168 --> 00:13:53.306 kabul olmaz, zekât ne yapılırsa bâtıl olur, oruç ne yapılırsa sevabı kaçar; 00:13:53.391 --> 00:14:03.299 onu dininin inceliklerini bilen bir insan hâline getirir, dininde bilgili bir insan kılar. Bu bir. 00:14:03.361 --> 00:14:14.391 İkincisi: Ve zehhedehû fi'd-dünyâ. "Dünyayı da gözünde önemsiz olarak göstertir, 00:14:15.133 --> 00:14:23.956 dünyaya rağbetini bırakmaz, dünyanın hiçliğini, değersizliğini, geçiciliğini, önemsizliğini ona anlatır." 00:14:24.100 --> 00:14:33.853 Böylece dünyaya aldırmayan, önem vermeyen, dünyaya dalmayan, 00:14:33.915 --> 00:14:40.499 âhireti düşünen, âhiret için çalışan bir insan hâline getirir; iki. 00:14:41.788 --> 00:14:50.702 Üçüncüsü:Önce bilgilendiriyor, sonra dünyanın faniliğini hissettirip âhiret için çalışacak bir şuur veriyor. 00:14:50.749 --> 00:14:58.720 Sonra da; Ve bassarahû uyûbehû. "Ayıplarını da ona gösterir." 00:14:58.662 --> 00:15:06.411 Kendisinin ayıplarını anlamak, farkına varmak kabiliyetini verir. 00:15:06.484 --> 00:15:10.142 "Yahu, benim bu yaptığım iyi olmuyor, bu benim âhiretime yaramaz, 00:15:10.188 --> 00:15:15.160 ben bu huyumdan vazgeçeyim, ayıp ettim, günah ettim, yâ Rabbi! Beni affet." der. 00:15:15.860 --> 00:15:20.666 Kendi hatalarını anlattırır, gösterir, kendisine düzelttirir 00:15:20.751 --> 00:15:26.960 ve o zaman salih bir kul olur, iyi bir kul olur. Allah bir kulu sevdi mi böyle yapar: 00:15:26.174 --> 00:15:35.369 Bir, dinde bilgilendirir; iki, âhirete rağbetlendirir, dünyadan sevgisini soğutur; 00:15:35.837 --> 00:15:40.942 üç, ayıplarının neler olduğunun farkına vardırır, düzelttirir. 00:15:40.942 --> 00:15:43.306 "Sabah namazına kalkamıyorum, aman gayret edeyim. 00:15:43.407 --> 00:15:50.513 Çok konuşuyorum, bu kadar mâlâyani konuşmayayım. Vaktimi boşa harcıyorum, aman harcamayayım. 00:15:50.599 --> 00:15:55.289 Namaz kılarken aklımı dağıtıyorum aman derleyeyim, toparlayayım, kendimi tam vereyim. 00:15:55.367 --> 00:15:59.120 Aman şöyle, aman böyle..." derken, Allah düzeltmesini nasip eder. 00:15:59.190 --> 00:16:03.490 Allahu Teâlâ hazretleri bize de lütfeylesin. 00:16:03.490 --> 00:16:09.615 Bizi de bu konularda, bu istenilen sıfatlara sahip olmaya muvaffak eylesin. 00:16:09.685 --> 00:16:14.953 Bi-hürmeti ismihi'l-âzam ve bi-hürmeti nebiyyike'l-Ekrem ve bi-hürmeti esrârı sûreti'l-Fâtiha...