WEBVTT 00:00:00.000 --> 00:00:06.420 "Nasıl olsa tevbe ederim, hayırları yaparım." diye, işleri ileriye doğru geciktiriyor. 00:00:06.120 --> 00:00:12.146 "Sonra yaparım, sonra yaparım, sonra yaparım...""Ya namaza başla.""Sonra.""Hacca git.""Sonra." 00:00:12.209 --> 00:00:19.209 Hepsini erteliyor. Hepsinin temelinde bir duygu var: "Ben nasıl olsa çok yaşarım!" 00:00:19.229 --> 00:00:24.429 Halbuki Azrail kapısında bekliyor, ertesi sabaha çıkmayacak, o gece ölecek. 00:00:24.522 --> 00:00:31.711 Tanıdıklardan birisi anlatıyor:Gece yatağa yatmışlar, sabahleyin ezan okunuyor; 00:00:31.796 --> 00:00:38.749 "Efendi, kalk." demiş, efendi kalkmıyor. "Ya efendi, kalk." Kalkmıyor. "Ya efendi kalk." 00:00:38.749 --> 00:00:48.232 "Şaka mı yapıyor, bilmem ne?" derken, yüzüne bir de bakmış ki geceden dünyasını çoktan değiştirmiş. 00:00:48.232 --> 00:00:52.770 Sabah namazı kılmak nerede? Onun cenaze namazını kılacaklar. 00:00:52.300 --> 00:00:58.593 Hepimiz eğer yarın öleceğimizi bilsek şimdiki yaşantımızdan başka türlü yaşarız 00:00:58.678 --> 00:01:03.265 veyahut iki ay ömrümüz kaldığını bilsek başka türlü yaşarız. 00:01:03.769 --> 00:01:11.303 Islah oluruz, namaza başlarız, Allah'ın sevdiği işleri yaparız, canla başla çalışırız, fedakâr oluruz... 00:01:11.357 --> 00:01:15.882 Peki şimdi niye yapmıyoruz? "Çünkü çok yaşayacağım." Kaç yaşındasın? "Kırk. 00:01:15.968 --> 00:01:21.498 Kırk daha yaşarsam seksen, elli daha yaşarsam doksan, altmış daha yaşarsam yüz... 00:01:21.568 --> 00:01:25.704 Benim dedem yüz yirmi yaşına kadar yaşamış, belki o kadar da yaşarım..." bilmem ne. 00:01:25.766 --> 00:01:34.530 Ümitleri, umutları uzayıp gidiyor ama umduğuna uyacak mı, 00:01:34.530 --> 00:01:38.541 çarşıdaki durum evdeki hesaba uyacak mı, bakalım o kadar yaşayacak mı? 00:01:39.185 --> 00:01:47.983 Ben bir düşünüverdim, tanıdığım nice benden daha genç insanlar âhirete göçmüş gitmiş. 00:01:48.116 --> 00:01:53.518 Talebem vardı, askerde öldü. Bir tanesi daha vardı; o da askerde öldü. 00:01:53.588 --> 00:02:00.573 Bir arkadaşım vardı, yurtta beraber kalmıştık; öldü. Bir başka arkadaşım vardı, iktisat fakültesinde; 00:02:00.573 --> 00:02:05.464 çok efendi, kibar, ağır ağır konuşan bir insandı; öldü. Allah Allah! 00:02:05.542 --> 00:02:15.883 Bir tane eczacı vardı, mücahit; öldü. Bir de onun azarladığı çok bilgiç bir müslüman vardı; öldü... 00:02:15.883 --> 00:02:20.280 Birer ikişer, birer ikişer, birer ikişer etrafımızdan hepsi gidivermiş, 00:02:20.288 --> 00:02:23.960 bir düşündüm amma çok tanıdığım gitmiş ha! 00:02:23.167 --> 00:02:29.376 "Aman tozlanmasın, çamurlanmasın." diye elbisesini sakınacak, koruyacak. 00:02:29.584 --> 00:02:41.959 Mâ lâ yettekî alâ dînihî."Dinini korumak için bir sakınma, çekinme yapmadığı halde." 00:02:42.501 --> 00:02:49.168 Elbisesine dikkat ettiği kadar dinini korumaya aldırmayacak. 00:02:49.235 --> 00:02:55.310 Elbisesini korumaya dikkat ettiği kadar dinini korumaya önem vermeyecek.Elbise ile dini bir mi? 00:02:55.580 --> 00:03:03.314 Elbise kirlenirse yıkarsın, eskirse yenisini alırsın, değiştirirsin ama din elden giderse 00:03:03.602 --> 00:03:10.463 din elden gitti mi insan dünya ve âhirette mahvolur, biter, perişan olur! 00:03:10.548 --> 00:03:19.169 "Elbisesini koruduğu kadar, dinini koruyup sakınmayacak, 'Kirlenmesin pislenmesin.' diye uğraşmayacak." 00:03:19.262 --> 00:03:26.391 Din ne zaman gider; kirlenir, pislenir? Harama bulaştığı zaman, ibadetleri yapmadığı zaman, 00:03:27.247 --> 00:03:36.143 günahları işlediği zaman dini elden gider. Elbisesine aldırdığı kadar bile ona aldırmıyor. 00:03:36.978 --> 00:03:44.173 Lâ yübâli ehadühüm izâ selimet lehû dünyâhü makâne min emri dînihî. 00:03:44.000 --> 00:03:57.000 "Dünyalığı tıkırındayken, yerli yerindeyken, selamette iken, geliri, yaşamı, keyfi tıkırındayken, 00:03:57.542 --> 00:04:08.667 dini konulardaki perişanlığı bu cins insanlara önemli gelmeyecek, aldırmayacaklar." 00:04:08.792 --> 00:04:14.126 Dünyalık iyi mi? Maaş geliyor mu? Para var mı? İyi yaşıyorlar mı? 00:04:14.667 --> 00:04:24.459 Öyle din elden gitmiş, çocuklar açılmış saçılmış, kadın sapıtmış şaşırmış, kendisi namazsız niyazsız, 00:04:24.459 --> 00:04:35.126 cumasız, cemaatsiz, zekâtsız, hayırsız, sadakasız, gayretsiz, düşüncesiz aldırmıyor... 00:04:35.125 --> 00:04:44.167 Çünkü dünyalık yerinde, ev var bark var, para var pul var, nimet var, lezzet var, 00:04:44.167 --> 00:04:52.709 keyif var, eğlence var; din giderse gitsin. Dinine gelen felakete aldırmayacak. 00:04:52.834 --> 00:04:59.168 Halbuki Peygamber sallalahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in kendisinin davranışlarına, 00:04:59.626 --> 00:05:04.585 sahabe-i kirâm rıdvanullahi aleyhim ecmaîn hazretlerinin davranışlarına, 00:05:04.584 --> 00:05:12.626 selef-i sâlihînimiz rahmetullahi aleyhim ecmaîn hazretlerinin, mübarek evliyâullahın davranışlarına bakarsak, 00:05:12.626 --> 00:05:20.793 onlar dinlerinde bir eksiklik, kusur olduğu zaman gözyaşı dökerlerdi. 00:05:20.876 --> 00:05:25.460 Bir sabah namazına kalkamasalar ağlaya ağlaya bir hal olurlardı. 00:05:25.542 --> 00:05:31.917 "Resûlullah'ın yanında duyduğu heyecanı evinde duymuyor." diye, 00:05:31.918 --> 00:05:37.210 "Bana ne oluyor, niye ben böyle katı kalpli oldum?" diye şikâyetlenirlerdi. 00:05:37.250 --> 00:05:47.126 Dini konulardaki eksikliklerini veyahut olumsuz halleri hissettikleri zaman 00:05:47.167 --> 00:05:53.850 ödleri patlardı, tedbir alırlardı. Dünyalığa aldırmazlardı, o kadar aldırmazlardı ki 00:05:53.167 --> 00:05:59.626 kimisi Basra'ya vali oldu, kimisi Kûfe'ye vali oldu, kimisi Şam'a vali oldu, 00:05:59.667 --> 00:06:07.626 valilik konağına bile girmediler, elbiselerini bile değiştirmediler, şatafatlı elbise bile giymediler. 00:06:07.751 --> 00:06:13.293 O kadar ki deveden yükünü indiren tüccar etrafına bakındığı zaman, 00:06:13.417 --> 00:06:20.417 bakmış orada bir fakir kılıklı adam var. "Gel buraya, al şu çuvalı, yüklen, düş peşime!" diyor. 00:06:22.209 --> 00:06:28.835 Çuvalı alıp götürürken herkes bir tüccara bakıyor bir arkasında çuvalı taşıyana bakıyor. 00:06:29.420 --> 00:06:36.960 "es-Selâmü aleyküm yâ emîre'l-mü'minîn!" diyorlar. Adam şaşırıyor; "Ben emîrü'l-mü'minîn değilim. 00:06:37.420 --> 00:06:41.840 Bu adamlar niye bana 'emîrü'l-mü'minîn' diye selam veriyorlar?" 00:06:41.125 --> 00:06:46.959 Ondan sonra bakmış, arkasında çuvalı taşıyandan başka kimse yok. 00:06:47.125 --> 00:06:52.459 Nihayet anlıyor ki arkadaki, çuvalı yüklediği kimse emîrü'l-mü'minîn. 00:06:52.501 --> 00:06:57.127 Bu masal değil, kitapların yazdığı, olmuş bir hadise. 00:06:58.209 --> 00:07:02.334 "Aman efendim!" diyor, "Hata etmişim, kusura bakmayın, lütfen indirin çuvalı." 00:07:02.417 --> 00:07:10.792 "Yok." diyor, "Nereye kadar götüreceksen oraya kadar götürüvereyim, indirmem." Vali bu! 00:07:12.420 --> 00:07:18.334 Niye elbise giymemişler, niye konaklarda oturmamışlar, niye böyle davranmışlar? 00:07:18.375 --> 00:07:22.542 Allah'tan korktukları için, dünyalığa aldırmadıkları için... 00:07:22.626 --> 00:07:26.335 Ama bu âhir zamandaki bir takım insanlar ne yapacakmış? 00:07:26.417 --> 00:07:31.459 Dünyalığı yerindeyken, yerli yerindeyken dinlerindeki eksikliğe aldırmayacaklarmış. 00:07:31.501 --> 00:07:33.793 Bizim oturup kalkıp ağlamamız lazım. 00:07:34.334 --> 00:07:41.459 Bizim yani müslümanların çoğunun, Türkiye'deki kardeşlerimizin, hatta cami cemaatinin, 00:07:41.459 --> 00:07:48.293 hatta dervişlerin, hatta hocaların oturup ağlaması lazım. 00:07:48.626 --> 00:07:57.502 "Nedir bu bizim hâlimiz, nedir bu düğün derneğimiz, nedir bu açıklık saçıklığımız, 00:07:57.459 --> 00:08:04.377 nedir bu gelirin nereden geldiğine bakmadığımız, nereye gittiğine aldırmadığımız, 00:08:04.375 --> 00:08:10.876 nedir bu gayretsizliğimiz, nedir bu müslümanların perişanlığı, 00:08:10.876 --> 00:08:18.377 nedir bu hususta bizim hiçbir çalışma yapmamamız? Bizim hâlimiz ne olacak?" diye oturup ağlamamız lazım. 00:08:18.501 --> 00:08:23.876 Ticaretimiz biraz fena gitti mi tedbir alırız, feleğimizi şaşırırız, sararıp solarız. 00:08:23.876 --> 00:08:29.100 "Bu hafta gelir yok, bu hafta müşteri yok, dua edin hocam." diyen diyene. 00:08:29.834 --> 00:08:34.335 "Kapıyı kimse çalmadı, hiçbir mal satmadık." diye, tedbir alırız... 00:08:34.375 --> 00:08:38.209 Âhiret gidiyor, âhiret gidince aldırmıyor. Neden? 00:08:38.292 --> 00:08:51.793 İman zayıf, şuur eksik, müslümanlık şuuru çok gerilerde de ondan. Bunları görüyoruz. 00:08:51.876 --> 00:08:57.335 Başörtüsünü aftan ihraç ediyorlar, çıkarıyorlar. 00:08:58.420 --> 00:09:08.543 Hırsız affediliyor, arsız affediliyor, yüzsüz, sahtekar, rüşvetçi, herhangi bir suçtan dolayı 00:09:08.542 --> 00:09:14.168 hapse girenlerin hepsi affediliyor. Başını örten affedilmiyor, aftan çıkarılıyor! Bu ne? 00:09:14.375 --> 00:09:22.667 Oturup ağlanacak bir şey! Cami yapmak izne tâbi oluyor, imam hatip okulları kapatılıyor, 00:09:22.834 --> 00:09:29.418 çocuğunu imam hatip okuluna götüremeyeceksin, kızın başörtüsü ile gezemeyecek, 00:09:29.459 --> 00:09:35.709 manto ile gezemeyecek, sen müslüman kılığı olan sakalı bırakamayacaksın, 00:09:35.792 --> 00:09:44.167 gayrimüslimler gibi kabak gibi tıraş olacaksın, onların âdetleri gibi hareket edeceksin; 00:09:44.167 --> 00:09:47.918 o zaman bir şey yok. O zaman ortalık gül gülistan! 00:09:48.000 --> 00:09:55.959 Papaz efendileri, haham efendileri çağıracaksın, "dostluk, kardeşlik" diye 00:09:55.959 --> 00:10:01.751 beraber toplantılar yapacaksın, öbür tarafta müslümanlara karşı 00:10:01.751 --> 00:10:09.460 surat bir karış asık, itme kakma... Bizim bunlara ağlamamız lazım, her gün ağlamamız lazım! 00:10:09.584 --> 00:10:14.376 Selahaddin-i Eyyûbî rahmetullahi aleyh; "Kudüs fethedilinceye kadar, 00:10:14.417 --> 00:10:17.959 bu kâfirleri buradan atıncaya kadar gülmeyeceğim." demiş, 00:10:18.000 --> 00:10:21.959 gülmemeye niyet etmiş, başına siyah sarık sarmış, 00:10:22.667 --> 00:10:28.585 atıncaya kadar adamcağızın yüzü gülmemiş. Gelmişler Kudüsümüz'ü almışlar! 00:10:28.834 --> 00:10:39.501 Gülmeden, eğlenceden, çalgıdan vazgeçilmiyor, televizyonun düğmelerine bastığın zaman, 00:10:39.501 --> 00:10:48.626 Arabistan'a gittiğin zaman, Türkiye'de... Türkiye zaten batmış; Titanik gemisi gibi... 00:10:48.709 --> 00:10:54.627 Zaten burnu suların içinde, kuyruğu kalmış; o da biraz sonra gidecek gibi, Allah korusun! 00:10:54.709 --> 00:11:01.501 Arabistan'da açıyorsun; dımbır da dımbır, zıngır da zıngır tefler, çalgılar... 00:11:01.834 --> 00:11:08.876 "Bunlar kalpte nifak uyandırır." diye Efendimiz'in rağbet etmediği şeyler. 00:11:08.876 --> 00:11:15.627 Televizyonun bir kanalında Kur'an-ı Kerîm, öbür kanalında eğlence, şarkı, türkü, oyun! 00:11:16.830 --> 00:11:25.420 Öteki İslâm ülkelerini hiç sorma, en mutaassıbı Suudi Arabistan; ötekileri hiç sorma. 00:11:26.209 --> 00:11:34.584 Çok acınacak kötü durum! Seyekûnü aleyküm ümerâü ye'mürûneküm bimâ ta'rifûne 00:11:34.626 --> 00:11:41.430 ve ya'melûne mâ tünkirûne fe leyse li ülâike aleyküm tâatün. 00:11:41.375 --> 00:11:49.251 Ubâde hazretleri radıyallahu anh rivayet eylemiş ki Peygamber sallalahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor: 00:11:49.250 --> 00:11:59.751 Seyekûnü aleyküm ümerâ'. "Sizin başınıza bazı âmirler, emirler, komutanlar, başkanlar, reisler geçecek." 00:12:00.375 --> 00:12:07.375 Emir "komutan" da demek, "reis" de demek, "başkan" da demek, "müdür" de demek. 00:12:07.542 --> 00:12:17.293 Emir, emretme salahiyetine sahip herkese denir. Sizin başınıza böyle kimseler geçecek. 00:12:18.209 --> 00:12:27.835 Ye'mürûneküm bimâ ta'rifûn. "Size sizin hoşlandığınız emr-i mârufu yapacaklar." 00:12:27.959 --> 00:12:36.793 İyi olan, aklınızın vicdanınızın sevdiği, kabul ettiği şeyi size emredecekler: 00:12:36.792 --> 00:12:40.668 "Namaz kılın, zekatları verin, vazifeleri yapın." diyecekler. 00:12:41.501 --> 00:12:53.543 Ve ta'melûne mâ tünkirûn. "Ama kendileri nehy-i münker gibi münkerâtı işleyecekler." 00:12:53.667 --> 00:12:59.543 Kendileri işleyecekler. Size mârufu emredecekler ama hoşunuza giden şeyleri... 00:12:59.542 --> 00:13:07.293 Kendileri hoşunuza gitmeyecek, dine imana akla mantığa sığmayacak icraatı yapacaklar. 00:13:07.375 --> 00:13:12.750 O zaman ne olacak? Fe leyse li ülâike aleyküm tâatün. 00:13:12.918 --> 00:13:17.960 "O zaman sizin onlara itaat etmeniz gerekmez." İtaat mecburiyeti yok. Neden? 00:13:18.420 --> 00:13:25.125 Allah'a itaat etmiyor herif! İtaat etmeyince sizin ona itaat etmeniz gerekmiyor. 00:13:25.250 --> 00:13:31.375 Aynı konuda Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ten bir hadîs-i şerîf daha var: 00:13:34.876 --> 00:13:39.835 O da konu bakımından beraber, aynı konuda olduğu için onu da okuyalım: 00:13:41.667 --> 00:13:55.792 ba'dî vülâtün fe-yelîkümü'l-birre bi-birrihî ve yelîkümü'l-fâcirü bi fücûrihî fe'smeû lehüm 00:13:55.834 --> 00:14:04.293 ve atîû fi külli mâ vâfeka'l-hakka ve sallû verâehüm fe in ahsenû fe leküm ve lehüm 00:14:04.250 --> 00:14:07.100 ve in esâû fe leküm ve aleyhim. 00:14:08.417 --> 00:14:14.376 bâ'dî vülâtün. "Benden sonra size bazı valiler valilik edecek." 00:14:14.459 --> 00:14:20.626 Başkanlar başınıza geçecek, yöneticiler sizin başınıza gelecekler. 00:14:21.417 --> 00:14:29.500 Fe-yelîkümü'l-birre bi birrihî. "Size valiliklerini, yöneticiliklerini icrâ ederken 00:14:29.584 --> 00:14:36.793 iyi insanlara iyi davranacaklar, iyilerle iyi olacaklar." 00:14:37.250 --> 00:14:47.209 Ve yelîkümü'l-fâcire. "Fâcirle de fücûruyla muamele edecekler." 00:14:48.292 --> 00:14:52.292 İyiyle iyi olacaklar, kötüyle fısk u fücûr yapacaklar. 00:14:52.375 --> 00:15:02.917 Müslümanla namaz kılacaklar, fâcirle içki içecekler. Adamına göre muamele, nabza göre şerbet vermek... 00:15:03.709 --> 00:15:19.918 Bu ifadeleri ben böyle anlıyorum.Fe'smeû lehüm. "Onların sözlerini dinleyin." Ve atîû. "İtaat edin." 00:15:20.667 --> 00:15:24.667 Hangi konularda?Fi külli mâ vâfeka'l-hak. 00:15:24.959 --> 00:15:34.376 "Hakka uygun; haktan, Kur'an'dan, hadisten, iyilikten yana, 00:15:34.417 --> 00:15:41.959 iyi olarak yaptıkları şeylerde onlara itaat edin." Ama iyi yaptığı şeylerde... 00:15:42.420 --> 00:15:50.543 Kötü yaptıklarında itaat yok; onu biliyoruz. İtaat edin. Ve sallû verâehüm. 00:15:50.584 --> 00:15:56.126 Reis olmak dolayısıyla öne geçecekler, namaz kıldıracaklar. 00:15:56.167 --> 00:16:03.751 Çünkü namazı en yüksek amir kıldırır. Halife varsa halife, vali varsa vali, müdür varsa müdür kıldırır. 00:16:03.792 --> 00:16:09.626 "İmam efendi öne geç."Arkada bir sürü kodaman dizilmişler; öyle değil. 00:16:09.626 --> 00:16:13.127 En kodaman geçecekti, en büyüğü geçecekti. 00:16:15.959 --> 00:16:22.877 Düşünün bir hükümdarın öne geçip de namaz kıldırmasını, arkadakiler tir tir titrer. 00:16:25.709 --> 00:16:27.418 "Arkalarında namaz kılın." 00:16:27.459 --> 00:16:32.210 Fe in ahsenû. "Eğer iyilik yaparlarsa, iyi davranırlarsa." 00:16:32.292 --> 00:16:36.793 Fe leküm ve lehüm. "Hem siz faydalanırsınız, hem onlar sevap kazanırlar; 00:16:36.792 --> 00:16:46.420 iki taraf da yöneten de yönetilen de iyiliğe erer." Ve in esâû. "Kötülük yaparlarsa." 00:16:46.420 --> 00:16:48.420 Fe leküm ve aleyhim. 00:16:48.125 --> 00:16:54.626 Onların niyetleri bozuk, kötü, Allah'ın hoşlanmadığı şekilde hareket ediyorlar 00:16:54.709 --> 00:16:59.709 ama hakka uygun sözler söylüyorlar... Arkalarında namaz kılın. 00:16:59.792 --> 00:17:10.751 "Siz kazanırsınız ama onların kötülükleri, kötü davranışları,kötü olmaları kendilerine zarar verir." 00:17:10.876 --> 00:17:25.959 Tabi burada ben böyle terceme yaptım. Ama şöyle de terceme imkânı belki olabilir. 00:17:26.420 --> 00:17:31.251 Seyelîküm ba'dî vülâtün. "Benden sonra sizin başınıza bazı idareciler geçecek." 00:17:31.709 --> 00:17:38.834 Fe yelîkümü'l-birrü bi birrihî. "İyi vali iyiliği ile muamele yapacak." 00:17:38.918 --> 00:17:47.794 Ve yelîküm fâcirü bi-fücûrihî. "Kötü vali de fısk u fücûr ile valiliğini yapacak, yöneticiliğini yapacak." 00:17:47.876 --> 00:17:55.377 Fâcir mef'ul değil de, fail olarak ama birincide üstün koymuş. 00:17:55.417 --> 00:18:02.209 Fe-yelîkümü'l-birrü bi birrihî diye, ben ona göre terceme ettim, ama tercemede bakıyorum. 00:18:02.501 --> 00:18:07.793 Sanki ötreymiş gibi tercüme yapılmış: "İyi vali iyi valilik yapacak. 00:18:10.420 --> 00:18:16.751 Fitne fesat vali, kalbi bozuk vali de o fısk u fucûr ile valilik yapacak. 00:18:17.420 --> 00:18:26.376 Onlar ne tipten adamsa artık o kendilerine ait. Hakka uygun işleri olduğu müddetçe 00:18:26.375 --> 00:18:35.293 onlara itaat edin, arkalarında namazı kılın. İyilerse siz de onlar da sevap kazanırsınız, kâr edersiniz. 00:18:35.375 --> 00:18:41.209 Kötülerse, işleri fitne fesatsa, o zaman siz yine itaatten dolayı kâr edersiniz, 00:18:41.209 --> 00:18:48.960 onlar da fitne fesatlıklarından dolayı belalarını bulurlar, cezalarını çekerler." mânasına da olabilir. 00:18:48.918 --> 00:19:00.794 Buradaki incelik şuradan kaynaklanıyor:Fe-yelîkümü'l-birre bi birrihî ve fe-yelîkümü'l-birrü bi birrihî. 00:19:01.420 --> 00:19:10.125 el-Birr ve el-fâcir kelimelerinin mef'ul olarak veya fail olarak; tümleç olarak 00:19:10.125 --> 00:19:17.125 veya özne olarak okunmasından mâna böyle değişebilir. İkisi de aynı kapıya çıkar. 00:19:17.167 --> 00:19:26.417 "İyi insanla iyi muamele yapan, kötü insanla da kenara çekilip kötülüğünü yapan insan zaten kötü" demektir. 00:19:26.876 --> 00:19:34.918 Allah herkesin özel hayatını da biliyor; kalbini de biliyor, kafasını da biliyor, niyetini de biliyor. 00:19:35.830 --> 00:19:40.333 Allah'tan saklayamaz. Zaten iyinin yanında iyilik yapması, onunla beraber namaz kılması, 00:19:40.334 --> 00:19:48.960 Cuma namazı kılması, en öne geçmesi bir şey ifade etmez. Zaten ikisi de aynı kapıya çıkar. 00:19:49.420 --> 00:19:55.793 Allahu Teâlâ hazretleri, bütün Ümmeti Muhammed'e her yerde iyi idareciler ihsan etsin. 00:19:55.751 --> 00:20:03.502 Allah'tan korkan, namazını kılan, âhiretini düşünen, takvâ ehli idareciler nasip eylesin. 00:20:04.542 --> 00:20:10.834 Aşağıda aynı konu ile ilgili bir hadîs-i şerîf daha var; onu da ekleyelim: 00:20:12.125 --> 00:20:20.840 Şirârü ümmetî. "Benim ümmetimin en kötüleri, benim ümmetimin aralarından çıktığı halde, 00:20:20.830 --> 00:20:22.750 onlardan olduğu halde, onların en kötüsü olan insanlar." 00:20:22.959 --> 00:20:39.710 Ellezîne ğuzû fi'n-naîmi. "O kimselerdir ki nimet içinde; bolluk, bereket, zevk, sefa içinde gıdalanırlar." 00:20:40.125 --> 00:20:47.751 Ve ğuzû fîhâ.Yine ikisini de aynı yazmış, bir tanesi ğadev olsa; 00:20:47.792 --> 00:20:59.501 "Ve naîm içinde yine gıdalanırlar." diyor, peş peşe, "Hep nimet içinde yaşıyorlar." mânasına olabilir. 00:20:59.584 --> 00:21:11.168 Belki bu kelimelerden bir tanesi dal'sa ğuzû değil zel değil de dal'sa ğadev fi'n-naîmi ve ğuzû fîhâ. 00:21:11.250 --> 00:21:19.792 "Nimet içinde sabahlarlar ve nimetle gıdalanırlar." mânasına olabilir. 00:21:20.000 --> 00:21:30.918 Onun köküne, kaynaklarına bakmak lazım; burada yazılışı anlayamıyoruz. 00:21:31.000 --> 00:21:38.501 Ellezîne ye'külûne atyebe't-taâmi. "O kimselerdir ki bunlar yemeklerin en güzellerini yerler." 00:21:38.584 --> 00:21:46.251 Mis kokulu kebaplar, tereyağı kokulu tatlılar, bilmem ne... "Yemeklerin en güzellerini yerler." 00:21:46.334 --> 00:21:53.543 Ve yelbesûne lîyne's-siyâbi. "İncecik elbiseler giyerler." 00:21:53.584 --> 00:21:58.667 Arabistan'da ince elbise, güzel elbise çok makbul tabi. 00:21:58.709 --> 00:22:08.834 Öyle kaba saba keçi kılından yapılmış batıyor, yün kaşındırıyor. "En ince, güzel elbiseleri giyerler." 00:22:08.918 --> 00:22:15.752 Belki ipekli gibi veyahut Yemen'den pamuklular gelirmiş, incecik, çok kıymetli olurmuş, 00:22:15.751 --> 00:22:22.335 çünkü hava aldırıyor. "Böyle en güzel elbiseleri giyerler, en leziz yemekleri yerler." 00:22:22.375 --> 00:22:29.876 Hüm şirârü ümmetî hakkan hakkâ. "Gerçekten, gerçekten bunlar benim ümmetimin en şerlileridir." 00:22:29.959 --> 00:22:45.418 Ve inne'r-racüle'l-hâribe mine'l-imâmi'z-zâlimi. "Zalim idareciden kaçan bir müslüman." 00:22:46.167 --> 00:22:50.430 Leyse bi âsin. "Âsi değildir." 00:22:50.420 --> 00:22:55.501 "Bak emire itaat etmedi, beyatına riayet etmedi, bak söz dinlemiyor, kalktı kaçtı." 00:22:55.876 --> 00:23:05.335 Hayır, bu âsi değildir.Beli'l-imâmü'z-zâlimü hüve'l-âsî. "Asıl âsi olan, o zalim imam. 00:23:05.542 --> 00:23:07.709 O kaçan değil!" Neden kaçıyor? 00:23:07.792 --> 00:23:10.834 "Ben bunun emrinde durup da zulme âlet olmayayım." diye kaçıyor. 00:23:11.417 --> 00:23:20.840 O âsi değil, emre âsi olmuş değil, halifeye karşı çıkmış değil, asıl o baştaki zalim kimse âsi. 00:23:20.125 --> 00:23:30.100 Elâ. "Dikkat edin, gözünüzü açın ki." Lâ tâate li mahlûkin fî mâsiyeti'l-hâlik. " 00:23:31.834 --> 00:23:39.126 -Gözünüzü açın ikaz ediyorum sizi ki- Allah'a isyanda hiçbir kula itaat edilmez." 00:23:39.167 --> 00:23:46.876 Bu çok önemli bir kâide! Allah'a isyanı emrettiği zaman hiçbir kimsenin emr-i salâhiyeti yoktur, 00:23:46.959 --> 00:23:55.626 hiçbir kimseye itaat edilmez. Âmir de olsa, emir de olsa, müdür de olsa, vekil de olsa, 00:23:55.667 --> 00:23:58.876 başkan da olsa, komutan da olsa, 00:23:58.918 --> 00:24:08.293 reisi cumhur da olsa, dünyanın hâkimi de olsa, Allah'a isyanı emrediyorsa 00:24:08.459 --> 00:24:17.210 günahlı bir şeyi emrediyorsa o yapılmaz. En basitinden söyleyelim: "İç şu içkiyi!" 00:24:18.292 --> 00:24:22.840 "İçki içmek Allah'a isyan." diyecek, içmeyecek. 00:24:22.209 --> 00:24:28.835 Veyahut; "Öldür şu adamı, al silahı, emrediyorum, öldür şunu!" "Adamcağızın bir suçu yok!" 00:24:29.830 --> 00:24:34.917 "Öldür diyorum, öldür. Ben senin başkanınım!" Öyle şey yok! 00:24:35.375 --> 00:24:38.834 Çünkü öldürürse katil olur, öldürmeye salahiyeti yok. 00:24:38.876 --> 00:24:43.585 "Git falanca köyü bas, bağırta bağırta her birinden şu kadar parayı al, 00:24:43.626 --> 00:24:49.168 kadınlardan bileziklerini sök çıkar, getir bana!" Olmaz! 00:24:49.375 --> 00:24:57.959 Çünkü ahaliden alınacak verginin bir ölçüsü var, bir ölçeği var, bir usûlü var. 00:24:58.250 --> 00:25:10.459 Veyahut artık ne tür ise..."Namaz kılma! Gel buraya, ben sana emrettim, vazife de mukaddestir!" 00:25:10.542 --> 00:25:18.376 Hadi oradan, yalancı! Namaz kılmamak mukaddes olur mu? Yemek yemeden vazife yapıyor musun? 00:25:18.459 --> 00:25:21.251 Uyku uyumadan vazife yapıyor musun? 00:25:21.292 --> 00:25:29.430 İstirahat hakkı, sigara içmek hakkı, çay molası hakkı five o'clock tea bilmem ne... 00:25:29.167 --> 00:25:32.793 Namaza gelince vazife mukaddes. 00:25:34.873 --> 00:25:42.248 Hiçbir hakkı yok! Namazı vaktinde kılacak; ondan sonra bir saat fazla çalıştır.