WEBVTT 00:00:00.000 --> 00:00:03.626 Euzubillahimineşşeytanirracim. Bismillâhirrahmânirrahîm. 00:00:03.689 --> 00:00:08.695 el-Hamdülillahi Rabbi'l-âlemîn. Hamden kesîran, tayyiben, mübâreken fîh. 00:00:08.751 --> 00:00:16.543 Alâ külli hâlin ve fî külli hîn. Ve's-salâtü ve's-selâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî 00:00:16.532 --> 00:00:21.636 ve men tebiahû bi-ihsânin ecmaîne't-tayyibîne't-tâhirîn. Emmâ ba'dü 00:00:21.683 --> 00:00:24.649 Fe-kâle Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: 00:00:24.672 --> 00:00:32.286 Zikrü'l-enbiyâi mine'l-ibâdeti ve zikrü's-sâlihîne keffâretü'z-zünûbi ve zikrü'l-mevti sadakatün 00:00:32.324 --> 00:00:39.835 ve zikrü'n-nâri mine'l-cihâdi ve zikrü'l-kabri yukarribüküm mine'l-cenneti ve zikrü'l-kıyâmeti 00:00:39.835 --> 00:00:48.620 yübâidüküm mine'n-nâri ve efdalü'l-ibâdeti terkü'l-hıyeli ve re'sü mâli'l-âlimi terkü'l-kibri 00:00:48.770 --> 00:00:55.215 ve semenü'l-cenneti terkü'l-hasedi ve'n-nedâmetü mine'z-zünûbi't-tevbetü's-sâdikatü. 00:00:55.292 --> 00:00:58.375 Bu hadîs-i şerîf, 00:00:58.167 --> 00:01:00.584 uzun bir hadîs-i şerîftir. 00:01:00.634 --> 00:01:06.947 Pek çok konuları Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bize öğretiyor. 00:01:06.977 --> 00:01:13.951 Bu hadîs-i şerîfi ed-Deylemî, Muaz radıyallahu anh'ten rivayet etmiş. 00:01:13.990 --> 00:01:20.167 Cennetmekân Gümüşhânevî Ahmed Ziyâeddin Hocamız, Râmûzü'l-ehâdîs kitabının 00:01:20.167 --> 00:01:27.832 286. sayfasının 6. hadisi olarak kaydetmiş. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; 00:01:27.887 --> 00:01:38.000 Zikrü'l-enbiyâi mine'l-ibâdeti. "Peygamberlerin zikredilmesi, anılması, anlatılması, 00:01:38.780 --> 00:01:47.250 söylenmesi ibadettendir." "Musa aleyhisselam şöyle yaptı, İsa aleyhisselam böyle yaptı, 00:01:47.273 --> 00:01:55.224 İbrahim aleyhisselam kavmine şöyle söyledi, Nuh aleyhisselam kavmine şöyle dini anlattı 00:01:55.247 --> 00:02:00.465 ve onlar şöyle yaptılar, Âdem aleyhisselam şöyle yaptı vesaire…" 00:02:00.504 --> 00:02:05.741 Peygamberlerin konuşulması, anlatılması ibadettendir. 00:02:06.350 --> 00:02:13.825 O halde peygamberleri tanımalıyız, peygamberleri güzel anlatan eserleri okumalıyız 00:02:13.825 --> 00:02:16.215 ve çoluk çocuğumuza da okutmalıyız. 00:02:16.270 --> 00:02:28.446 Bu güzel eserlerden bir tanesi olarak rahmetli Asım Köksal hocaefendinin iki ciltlik eserini hatırlıyorum. 00:02:28.469 --> 00:02:34.470 O, birçok kaynaktan tarayarak yazıyor, İslâm Tarihi'ni de öyle yazmıştı. 00:02:34.930 --> 00:02:37.283 O bakımdan onun uygun olacağını düşünüyorum. 00:02:37.305 --> 00:02:43.908 Bir de Ali Rıza Temel kardeşimizin Peygamberler Tarihi diye bir kitabını hatırlıyorum. 00:02:43.931 --> 00:02:48.129 Daha başka kimselerin yazdıkları başka kitaplar var. 00:02:48.160 --> 00:03:01.151 Eski kitaplardan da hatırladığım Cevdet Paşa'nın Kısas-ı Enbiyâ ve Tevârîh-i Hulefâ isimli eseridir. 00:03:01.151 --> 00:03:04.407 Onun başında peygamberleri anlatıyor. 00:03:04.445 --> 00:03:09.452 Sonra, muasır profesörlerden, üstatlardan Arap bir alimin yazdığı Peygamberler Tarihi diye 00:03:09.452 --> 00:03:18.739 bir eser Türkçe'ye tercüme edilmiş. 00:03:18.810 --> 00:03:29.141 Böyle sağlam kişilerin yazdığı ciddi kitaplardan peygamberlerin hayatlarını okumalıyız 00:03:29.195 --> 00:03:34.489 ve hanımlarımıza, çocuklarımıza öğretmeliyiz. Çünkü neymiş? İbadetmiş. 00:03:34.512 --> 00:03:43.401 Peygamber Efendimiz, "Peygamberlerin hallerini söylemek, anlatmak ibadettendir." buyuruyor. 00:03:43.432 --> 00:03:55.884 Ve zikrü's-sâlihîne keffâretü'z-zünûbi. "Salih insanların anılması da günahların affedilmesine sebeptir." 00:03:55.923 --> 00:04:05.352 Günahlara kefarettir. Salih insanlar yani dindar insanlar, Allah'ın sevdiği yolda yürüyen, 00:04:05.352 --> 00:04:13.390 hayatını Allah'ın emirlerine uygun geçiren kimseler… Salah sahibi insanlar. 00:04:13.428 --> 00:04:24.206 Onlar da salih insanlar olduğundan, salihlik mühim bir sıfat, onların da hayatlarının bilinmesi, 00:04:24.206 --> 00:04:33.472 öğrenilmesi, anlatılması faydalıdır. Bu bakımdan bunları da okumalıyız ve onlara özenmeli, imrenmeliyiz. 00:04:33.472 --> 00:04:40.702 "O mübarek insan hayatını nasıl geçirmiş, neler yapmış." diye bize onlar yol gösterirler. 00:04:40.702 --> 00:04:47.148 Kendi davranışları, halleri ile bize doğru yolu göstermiş olurlar. 00:04:47.202 --> 00:04:54.269 Onları okuduğun, andığın ve konuştuğun zaman günahlar affolunur. 00:04:54.307 --> 00:05:00.338 Hatta salihlerin zikredildiği meclislere Allah'ın rahmeti yağar: 00:05:00.384 --> 00:05:06.101 İnde zikri's-sâlihîne tenzîlü'r-rahmeti. "Rahmet-i Rahmân iner." buyuruluyor. 00:05:06.156 --> 00:05:13.150 Demek ki salih insanları da anlatmak lazım. Salih insanların en yüksek tabakası peygamberlerdir. 00:05:13.460 --> 00:05:18.899 Ondan sonra da peygamberlere tâbi olan iyi insanlar; 00:05:18.899 --> 00:05:25.605 peygamberlerin ashâbı ve etbâı salih insanlara dahil olurlar. 00:05:25.636 --> 00:05:33.490 Peygamberlere "salih" denildiğini Peygamber Efendimiz'in hadîs-i şerîflerinden öğreniyoruz. 00:05:33.537 --> 00:05:43.288 Miraca çıkarken gökte öbür peygamberlerle karşılaştığı zaman, 00:05:43.334 --> 00:05:47.440 "Merhaba ey salih peygamber! Hoş geldin." diyorlar. 00:05:47.440 --> 00:05:52.484 "Salih" sıfatını Peygamber Efendimiz'e kullanıyorlar, kullanmışlar. 00:05:52.484 --> 00:05:57.349 Peygamber Efendimiz de anlatırken bize hadîs-i şerîfinde bunu zikrediyor. 00:05:57.380 --> 00:06:05.179 Demek ki salih insan olmak çok yüksek bir sıfat! Salih insan olmaya çalışmalıyız. 00:06:05.218 --> 00:06:13.629 Salih insanların hayatlarını da okumalıyız ki onlar bize ışık tutsunlar, numune olsunlar; 00:06:13.629 --> 00:06:15.654 biz de hayatımızı ona göre geçirelim. 00:06:15.684 --> 00:06:24.742 Bu bakımdan hocalarımız, şeyhlerimiz salih insanların hayatını anlatan kitapları yazmışlar, 00:06:24.742 --> 00:06:31.928 neşretmişler ve okutmuşlardı. Mesela, Tezkiretü'l-evliyâ… Tezkiretü'l-evliyâ ne demek? 00:06:31.959 --> 00:06:42.813 Evliyâullahın hayatlarının, menâkıbının anlatıldığı, onları hatırlatan, anan kitap demek. 00:06:42.859 --> 00:06:53.755 Bu konuda yazılmış en ciddi eserlerden birisi, Ebû Nuaym el-İsfahânî'nin Hilyetü'l-evliyâ isimli kitabıdır. 00:06:53.809 --> 00:07:00.230 On ciltlik muazzam bir eser olarak Arapça basılmıştır. 00:07:00.269 --> 00:07:03.635 Kimin kütüphanesinde varsa bir devlet, bir nimettir. 00:07:03.658 --> 00:07:08.827 Sahâbe-i kirâmdan başlayıp onun yaşadığı zamana kadar her asırdaki 00:07:08.827 --> 00:07:16.524 mübarek zâtların hayatlarını çok güzel bir tarzda anlatmıştır. O bakımdan mümkünse o kitabı okumalı. 00:07:16.524 --> 00:07:24.476 İbnü'l-Cevzî'nin Sıfatü's-safve veya Saffetü's-safve isimli eseri bu konuda bir eserdir. 00:07:24.499 --> 00:07:35.400 Böyle güzel eserleri okumak lazım...Kütüphanemizdeki salih insanlarla ilgili menâkıbları da… 00:07:35.400 --> 00:07:39.238 Ama palavra değil, uydurma değil!.. 00:07:39.292 --> 00:07:46.153 Bu konuda yazılan eserlerin ciddi eser olması, 00:07:46.153 --> 00:07:54.367 salih ve vicdanlı, insaflı bir alim tarafından yazılması çok önemli. 00:07:54.406 --> 00:08:05.800 Çünkü bazı insanlar, hiç önemli olmayan bazı kimseleri havalarda uçurup, onlara metihler yazıp 00:08:05.800 --> 00:08:11.513 Allah'ın sevmediği, bidatçi, kötü insanı göklere çıkartmışlardır. 00:08:11.513 --> 00:08:18.861 Kendilerini ve onlar hakkındaki kitap yazanları biliyorum. 00:08:18.861 --> 00:08:28.557 Böyle sahte salihlerin eserlerini okumayalım, kanmayalım diye çok dikkat edip, çok soruşturup, 00:08:28.557 --> 00:08:33.888 öyle kitapları seçip çok kıymetli eserleri okumalı… 00:08:33.888 --> 00:08:38.780 Değeri şüpheli, yazarı belli olmayan eserleri okumamalıyız. 00:08:38.810 --> 00:08:46.875 Zaten okunacak kitap çok olduğundan hepimizin kafasında, aklında mühim bir bilgi olarak kalmalı. 00:08:46.913 --> 00:08:52.949 Seçeceğimiz, okuyacağımız eseri mutlaka birkaç yerden, "Evet, bu okunmalı. 00:08:52.949 --> 00:08:55.391 Güzel eserdir, bunu okumak lazım. 00:08:55.391 --> 00:09:02.449 Bu kıymetli ve doğru bir eserdir." diye iyice tavsiye aldıktan sonra okumalıyız. 00:09:02.519 --> 00:09:12.482 Çünkü insan yalan yanlış eseri okuduğu zaman belki onu yazan kötü niyetli olduğundan, sapıtabilir bile. 00:09:12.512 --> 00:09:17.788 Görüyorsunuz bu devirde rektörler, profesörler çıkıyor, 00:09:17.788 --> 00:09:22.363 İslâm namına bir şeyler söylüyor ama İslâm'a aykırı… 00:09:22.363 --> 00:09:30.782 Kadın dizlerinin üstünde mini etek giyiyor, "Ben, Türkiye'nin ilk kadın vaiziyim." diye övünüyor. 00:09:30.782 --> 00:09:38.852 Madem kadın vaizsin niye örtünmüyorsun, dizlerin açık, gazeteciye poz vermişsin? 00:09:38.852 --> 00:09:42.884 Halbuki İslâm'a göre kadının o kısımlarının örtünmesi lazımdır. 00:09:42.915 --> 00:09:50.171 "Ben takvâ örtüsü ile örtünüyorum." diyor. Takvâ örtüsü görünmeyen bir şey mi? 00:09:50.171 --> 00:09:55.600 Çıplak gezersen de takvâ örtüsü ile örtünüyorum mu diyeceksin? Öyle saçma şey mi olur? 00:09:55.830 --> 00:10:03.720 Gösterilmeyecek yerlerini tamamen örteceksin. İmam bile cübbe, şalvar giyiyor. Neden giyiyor? 00:10:03.720 --> 00:10:12.651 Bir sebebi var. Giyimin üç tane esası var: 1. Çıplak yerleri örtecek. 00:10:12.792 --> 00:10:20.660 Açıkta olursa, örtünmezse olmaz. Göğüs açık, kalça açık, kol açık, bacak açık; örtünme olmaz. 00:10:20.754 --> 00:10:25.643 "Takvâ örtüsü ile örtünüyorum." Olmaz! Yalan! Senin bu sözün takvâya aykırı! 00:10:25.643 --> 00:10:31.732 Çünkü açık kalmış olursa takvâ örtüsü ile, palavra ile orası örtülmez. 00:10:31.732 --> 00:10:39.967 Muhakkak bir örtü ile örtülmesi lazım. 2. Örttüğü şey şeffaf olmayacak. 00:10:40.210 --> 00:10:50.162 "Ben çok kalın bir naylonla örtündüm. Çok kalın, şeffaf bir naylonla örtündüm hocam. 00:10:50.216 --> 00:10:55.642 İşte tam örtündüm, bak ne kadar kalın. Senin giydiğin kumaştan bile daha kalın hocam." 00:10:55.642 --> 00:11:02.491 İyi ama altı görünüyor, şeffaf. Şeffaf olursa örtünme olur mu? Olmaz! 00:11:02.530 --> 00:11:09.890 Örtünen insanı belki yağmurdan korur ama günahtan ve vebalden korumaz. 00:11:09.151 --> 00:11:19.633 Örtecek, altı görünmeyecek.3. Vücudun mahrem yerlerinin hatları, çizgileri, 00:11:19.633 --> 00:11:23.659 şekilleri belli olmayacak şekilde bol olacak. 00:11:23.706 --> 00:11:36.499 Eğer vücuda tam yapışık, mahrem uzuvları belli olacak şekilde sımsıkı olursa o da örtülmüş olmaz. 00:11:36.499 --> 00:11:44.124 Çünkü örtünmeden murat, kötü nazarlardan korunmaktır. 00:11:44.124 --> 00:11:48.427 Kötü fikirleri hatıra getirmeyecek şekilde örtmektir. 00:11:48.466 --> 00:11:58.800 Yoksa kötü fikirleri daha beter tahrik edecek, tahrikkâr bir şekilde sıkı giyinmek; giyinmek sayılmaz. 00:11:58.597 --> 00:12:05.139 Şimdi bu devirde kot pantolon giyiyor ama terziye nasıl yaptırıyorlarsa vücuduna tıpa tıp uyduruyorlar. 00:12:05.567 --> 00:12:10.775 Her tarafı belli oluyor. Olmaz. Kadın için de olmaz, erkek için de olmaz. 00:12:10.780 --> 00:12:18.656 Erkeğin de tesettürü vardır. Bir; erkeğin de örtündüğü kumaşın altını göstermemesi lazım. 00:12:18.871 --> 00:12:24.789 İki; mahrem uzuvlarının belli olmaması lazım. 00:12:26.778 --> 00:12:32.529 Demek ki öyle insanlar çıkıyor, böyle yamuk sözler söylüyor. Bir tanesi çıkıyor; 00:12:32.552 --> 00:12:38.428 "İslâm'da tesettür yoktur." diyor. Eğer kendisi inanmıyorsa kâfir olur. 00:12:38.417 --> 00:12:42.751 Çünkü tesettür emirleri vardır. İnandığı için söylüyorsa 00:12:42.792 --> 00:12:47.875 kandırmak için söylüyor. Müslümanın kanmaması lazım. Nereden baksan doğru olmuyor. 00:12:47.900 --> 00:12:51.386 O halde unvana aldanmayalım. 00:12:52.126 --> 00:13:02.418 Bir insan yazı yazdığı konuda hakikaten insaflı, hakiki bir alim mi değil mi; onu anlamaya çalışalım. 00:13:02.420 --> 00:13:07.920 Şimdi bir eser okuyorum. Gece de uykum kaçtı, kaça kadar okudum. 00:13:08.101 --> 00:13:17.817 Yazdığı bilgilerin hepsi oradan buradan toplama… Aşağıda kaynak gösterdiği, filanca profesörün eseri… 00:13:17.832 --> 00:13:22.741 O adamlara bakıyorum; on tanesini bir araya getirsen bir adam etmez. 00:13:22.741 --> 00:13:25.769 Profesör ama o konunun uzmanı değil. 00:13:25.800 --> 00:13:30.772 Uzman olmayan insanların kitaplarından cümleler alıp ortaya koymak, 00:13:30.818 --> 00:13:36.890 bir ilimde bilimsel bir sonuç ortaya çıkartmaz. 00:13:36.112 --> 00:13:45.171 Öyle insanları aşağıya dipnota alacaktı ki o konuda uzman olacaktı. Uzman olmayan insanı alırsan… 00:13:45.171 --> 00:13:53.884 Falanca demirci diyor ki, "Şu ilacı içersen şu hastalıktan kurtulursun." 00:13:53.884 --> 00:13:56.495 Adam, "Demirci demirciliğini bilsin." der. 00:13:56.495 --> 00:14:02.755 İlaçtan anlayan eczacıdır, doktordur; demircinin ilaçla ne ilgisi var! 00:14:02.786 --> 00:14:08.695 Falanca terzi diyor ki, "Evi şöyle yapmak lazım." 00:14:08.695 --> 00:14:15.919 Yahu terzi kumaşı diksin, evin nasıl olması gerektiğini mimar, mühendis kararlaştırsın. 00:14:15.919 --> 00:14:26.282 Uzmanı olması lazım! Uzmanı olmayınca kendi sahasının dışında konuşma aldatıcı oluyor. 00:14:26.329 --> 00:14:33.108 Bizim fakülteden profesör kalkıyor Hürriyet Gazetesi'nde İslâm konusunda yazı yazıyor 00:14:33.108 --> 00:14:39.336 ve "Şu şöyledir, bu böyledir." diyor. İyi ama o tarih profesörü; konuştuğu konu, fıkıh... 00:14:39.359 --> 00:14:46.437 Fıkhı bilmez, Arapça'yı bilmez, öteki ilmi bilmez... Hatta kendi konusunu bile iyi bilmez. 00:14:47.330 --> 00:14:55.538 Onunla mücadele edip karşısına çıktığın zaman kendi konusunu bile iyi bilmediğini anlarsın. 00:14:55.561 --> 00:15:04.356 Ama profesör diye yutturuyor. Olmaz! Bazen müftüler de, "İşte şöyle, işte böyle." diyor. 00:15:04.356 --> 00:15:11.738 Demek ki bir ilmi bir de ihlâsı, takvâsı olacak. Allah'tan korkmadığı zaman her şeyi söyler. 00:15:11.767 --> 00:15:17.458 O nasıl anlaşılır?Müftünün karısına, kızına, yaşayışına, gidişine bakarsın. 00:15:17.458 --> 00:15:22.602 Oradan müftünün müftülüğü belli olur. Müftü mü, muhti mi olduğu ortaya çıkar. 00:15:22.617 --> 00:15:25.794 Müftü, "fetva veren"; muhti de, "hata eden" demek. 00:15:25.825 --> 00:15:38.920 O zaman müftü mü, muhti mi ortaya çıkar, belli olur. Onun için sağlam yerden bilgi almak lazım. 00:15:38.920 --> 00:15:42.298 Bu bilgiler insanın dindarlığına yön verecek bilgiler olduğu için 00:15:42.298 --> 00:15:47.930 kimden alındığının bilinmesi çok önemlidir. Bilmediğin bir yerden su içiyor musun? 00:15:47.930 --> 00:15:56.178 Bilmediğin bir yerden et yiyor musun? Bilmediğin bir yerden çok para verip bir kıymetli şey alıyor musun? 00:15:56.178 --> 00:15:59.917 Bilmediğin marka bir cihazı alıyor musun? 00:15:59.917 --> 00:16:02.299 İçmiyorsun, yemiyorsun, almıyorsun. İyi ise almaya çalışıyorsun. Neden? 00:16:02.439 --> 00:16:09.472 "Ya bozuk çıkarsa…" diye düşünüyorsun. Teminatlı, garantili olan yerden almaya çalışıyorsun. 00:16:09.518 --> 00:16:14.227 Din ilimlerini de öyle yerden almak lazım! "Ben İzmir'de falanca hocadan duydum. 00:16:14.266 --> 00:16:18.924 Bankadan faiz yersen bir şey olmaz." Ama Allah, Kur'ân-ı Kerîm'de, "Faiz haram." diyor. 00:16:18.963 --> 00:16:25.113 Bu hoca da, "Yersen bir şey olmaz." diyor. Buyur... Neye dayanıyor? 00:16:25.375 --> 00:16:35.167 Hiçbir yere dayanmıyor. "İlahiyattan mezunmuş." İlahiyattan mezun olması yetmiyor demek ki. 00:16:35.417 --> 00:16:47.584 Ben buradan şuna kanaat getiriyorum ki bu devirde hakkı bulmak kolay değil! Zor! 00:16:47.834 --> 00:16:52.501 İslâm'la ilgili eserlerin çoğu Batı dillerinde neşrediliyor. 00:16:52.546 --> 00:16:58.375 İslâm ülkelerinde neşredilen eserlerden kat kat daha fazla Avrupa'da neşrediliyor. 00:16:58.398 --> 00:17:01.738 Ama gayrimüslim yazmış; Kur'an'ı gayrimüslim tercüme etmiş, 00:17:01.753 --> 00:17:04.853 İslâm hakkında gayrimüslim adamlar kitap yazmış. 00:17:04.853 --> 00:17:12.644 Avrupalılar kendi adamlarının ne kadar yamukluklar yaptıklarını bildikleri için müslüman olursa 00:17:12.644 --> 00:17:19.796 ilk önce Arap ülkelerine gidiyor. Bir Arapça öğreniyor, bir dinî tahsil yapıyor. 00:17:19.819 --> 00:17:24.436 Kur'ân-ı Kerîm'i doğru düzgün anlamaya çalışıyor. 00:17:24.436 --> 00:17:34.280 Bu arada bir yazı yazıldığı zaman herkese gayet güzel, kökünden araştırmalı cevap veriyor. 00:17:34.280 --> 00:17:36.226 Biz de böyle yapacağız. 00:17:36.273 --> 00:17:42.786 Her devirde hatta Peygamber Efendimiz'in zamanında bile insanın, 00:17:42.786 --> 00:17:51.184 imanını şaşırtıp yoldan çıkartmak isteyen kötü niyetliler çıkmıştır. Onlara kanmamak gerekiyor. 00:17:51.215 --> 00:18:02.500 Salihlerin hayatlarını okuyacağız ama hem o salihlerin hayatlarını yazan şahıs kimmiş ona dikkat edeceğiz, 00:18:02.500 --> 00:18:07.407 hem de salih diye anlatılan şahıs hakikaten salih mi ona dikkat edeceğiz. 00:18:07.430 --> 00:18:13.802 Zındık, rakı içen herifin birisini "evliyâ, havada uçuyor" diye anlatıyorsa bir kıymeti var mı? 00:18:15.680 --> 00:18:18.384 "Olur mu hocam bu kadar saçma sapan sapık işler?" 00:18:18.384 --> 00:18:25.423 Cumhuriyet Gazetesi'nin yazarı Arnavutluk'a gitmiş. Orada bir Bektaşî tekkesine misafir olmuş. 00:18:25.423 --> 00:18:29.924 Orada muhabiri güzel ağırlamışlar, adam da resimler çekmiş. 00:18:29.924 --> 00:18:36.996 Röportajı da, mülakatı da Cumhuriyet Gazetesi'nde döşenmiş. 00:18:36.996 --> 00:18:43.641 Tekkenin sahipleri, başındaki adamlar da buna ikram olarak 00:18:43.641 --> 00:18:51.439 elleri ile yapma halis rakı ikram etmişler, o da içmiş. "Rakı çok da lezzetli." diyor. 00:18:51.540 --> 00:19:01.752 Onlar rakıları evlerde yapıyorlarmış. Arnavutluk'un yüzde kırk beşi ayyaş, içiyormuş; duydum, üzüldüm. 00:19:03.483 --> 00:19:10.545 Olmaz! "Niye olmaz hocam?" Çünkü Kur'ân-ı Kerîm'de, "İçki içmeyin." diye emir var. 00:19:10.545 --> 00:19:14.731 Kur'ân-ı Kerîm'i doğru düzgün okursan anlarsın. 00:19:15.364 --> 00:19:20.450 Allahu Teâlâ hazretleri içkiyi yasak etmiş, bunun artık şöylesi böylesi olmaz! 00:19:20.770 --> 00:19:28.440 "Biz içkiyi senin bildiğin maksatla içmiyoruz. Aşkullahı, muhabbetullahı coşturalım diye içiyoruz." 00:19:28.440 --> 00:19:38.515 Hadi oradan! Yalancı! Şeytanın maskarası! Şeytanın insanlar arasındaki temsilcisi! 00:19:38.593 --> 00:19:46.464 Kadehi ağızlarına ilahi aşkı coşturmak için atıyorlarmış. Bunu da diyenler var. 00:19:46.538 --> 00:19:49.115 Demek ki kanmayacağız. 00:19:49.145 --> 00:19:54.684 Hakiki salihlerin, hakiki salih kimseler tarafından yazılmış kitaplardan 00:19:54.684 --> 00:19:59.135 doğru rivayetlerini okumamız lazım. 00:19:59.158 --> 00:20:04.582 Salih kimselerin başındakiler peygamberlerdir, sonra sahâbe-i kirâmdır, 00:20:04.582 --> 00:20:14.843 sonra derya gibi alimlerdir. Bizim silsilelerimizde isimleri geçen hocalarımızın hepsi hadise, 00:20:14.866 --> 00:20:24.195 tefsire, fıkha dair nice nice eserler yazmış allame insanlardır. Çünkü cahillikle bu iş yürümez. 00:20:24.226 --> 00:20:30.698 Cahillikle çok yerde ayakları kayar; hem kendileri sapıtırlar, hem de başkalarını saptırırlar. 00:20:30.698 --> 00:20:40.301 Hem dâll hem de mudill, saptırıcı olurlar. Allahu Teâlâ hazretleri korusun. 00:20:40.332 --> 00:20:46.197 Üçüncü cümleye geçiyoruz, çok önemli bir takım bilgileri öğreneceğiz; 00:20:46.197 --> 00:20:49.280 Ve zikrü'l-mevti sadakatün. 00:20:49.900 --> 00:20:57.447 "Ölümü düşünmek, tefekkür etmek, söylemek, anmak da ona sadakadır." 00:20:57.447 --> 00:21:02.440 İnsana zekât gibi, sadaka gibi sevap kazandırır. Neden? 00:21:02.470 --> 00:21:10.217 Ne kadar genç olursak olalım bir gün herkes yaşlanacak, herkesin ömrü bitecek 00:21:10.224 --> 00:21:16.468 ve herkes âhirete göçecek. Âhirete hazırlanmak lazım. Ölüm var, gafil olma! 00:21:16.538 --> 00:21:24.199 Fâni dünya hoştur amma âkıbet mevt olmasa. Akıbet mevt... 00:21:24.245 --> 00:21:28.600 Ölümden kurtulmuş, kurtulacak hiç kimse var mı? Yok! Herkes ölecek. 00:21:28.600 --> 00:21:33.570 Çünkü buraya muvakkaten geldi. Durma yeri değil, gitme yeri; mutlaka gidecek. 00:21:33.609 --> 00:21:40.551 Ölümü, "Ben öldükten sonra halim nice olacak?" diye şimdiden düşünecek, tedbirini alacak. 00:21:41.173 --> 00:21:46.577 Tedbirini almadan, paldır küldür dünyasını değiştirmeyecek. 00:21:46.623 --> 00:21:55.500 Kimisi meyhane köşesinde, kimisi gazinoda, pavyonda sekte-i kalpten ölüyor; öyle olmayacak! 00:21:55.104 --> 00:22:02.458 Hazırlanmak lazım. Onun için ölümü düşünmek sadakadır. 00:22:02.504 --> 00:22:10.720 Ve zikrü'n-nâri mine'l-cihâdi. "Cehennemi düşünmek, hatırlamak cihadın bir çeşididir." 00:22:10.720 --> 00:22:16.868 Aman yâ Rabbi! O cehennemde acaba o kâfirler ne türlü azaplara uğrayacaklar, 00:22:16.898 --> 00:22:29.290 ne türlü cezalar çekecekler… Bunları düşünmek nedir? Cihadın bir çeşididir. 00:22:29.345 --> 00:22:44.123 O halde cehennemi de bileceğiz ve cehennemin ne kadar kötü olduğunu çoluk çocuğumuza öğreteceğiz. 00:22:44.145 --> 00:22:50.123 Cehenneme düşmemek için ne yapmak gerekiyorsa onları da öğreneceğiz. 00:22:50.711 --> 00:22:54.185 Cehennem hakkında bilgi sahibi olacağız. 00:22:54.239 --> 00:23:06.310 Ve zikrü'l-kabri yukarribüküm mine'l-cenneti. "Kabri düşünmek de sizi cennete yakınlaştırır." 00:23:06.808 --> 00:23:17.457 İnsan ne kadar sevilen, muhabbet ve saygı duyulan bir insan olursa olsun 00:23:17.457 --> 00:23:26.112 öldüğü zaman yıkıyorlar, kefenliyorlar, aralarından alıyorlar, tabuta koyuyorlar, 00:23:26.151 --> 00:23:30.710 kabre götürüyorlar ve kara toprağın altına gömüyorlar. 00:23:30.749 --> 00:23:33.183 "Sen gece burada ne yapacaksın?" demeden, 00:23:33.221 --> 00:23:37.427 çarçabuk gömdükten sonra oradan ayrılıp gidiyorlar. 00:23:37.427 --> 00:23:42.633 "Ne yapalım, vazifemizi yaptık." diyorlar. Kara toprağın altında kalıyorsun. 00:23:42.788 --> 00:23:49.551 O daracık kabir içinde, üstün örtülmüş ve kefene sarılı olarak kalıyor. Bunu unutmayacak! 00:23:49.597 --> 00:23:57.747 Kabri düşünmek, insanı cennete yaklaştırır. Kabirde insan ya azap görecek, ya sefa sürecek. 00:23:57.809 --> 00:24:01.251 Günahkârlar kabirde azap görmeye başlayacaklar. 00:24:01.305 --> 00:24:08.938 Kabir azabı haktır, dünyada yaptığı kusurlardan dolayı kabirde azap görmeye başlayacak. 00:24:08.938 --> 00:24:14.730 Hatta kabre girer girmez melekler başına bir topuz vurduğu zaman 00:24:14.730 --> 00:24:19.681 kabrin içi duman ve ateş dolacak. Böyle şeyler anlatılıyor. 00:24:19.709 --> 00:24:27.751 Hatta bir defasında gömenlerden birisinin kıymetli bir şeyi içerde kalmış diye, 00:24:27.792 --> 00:24:33.584 gömüldükten sonra o şey alınmak için mezar açıldığı zaman 00:24:33.625 --> 00:24:39.667 kabrin içinin yanık olduğunu gördüklerini yazan kitaplar var. 00:24:39.667 --> 00:24:41.334 Böyle kitaplar okudum. Kısa bir zaman içinde. 00:24:41.417 --> 00:24:48.834 Demek ki kısa bir zaman içinde kabre girer girmez kabir azabı başlamış, kabrin içi ateş dolmuş. 00:24:48.917 --> 00:24:58.376 Allah da onu göstertiyor, düşürttürüyor, ibret olsun diye tekrar açtırtıyor. 00:25:02.593 --> 00:25:05.928 Kişinin dünyadaki yamukluğuna göre kabirde azap var. 00:25:05.974 --> 00:25:11.540 Dünyadaki iyiliğine göre kabri cennet bahçesi olabilir. 00:25:11.540 --> 00:25:16.695 "O kabrimi ne yaparım da cennet bahçesi hâline getiririm." diye kabri bilecek 00:25:16.695 --> 00:25:21.569 ve kabrini cennet bahçesi yapmak için tedbirler alacak. 00:25:21.625 --> 00:25:25.959 Kabri nurlandırmak için ne namazı kılmak lazım? Ne tesbih çekmek lazım? 00:25:26.900 --> 00:25:31.111 Kabirde insana neler yoldaş olacak? Kur'ân-ı Kerîm yoldaş olacak. 00:25:31.126 --> 00:25:34.793 Namazı, orucu, zekâtı, haccı, zikri yoldaş olacak. 00:25:34.767 --> 00:25:42.120 Hatta hadîs-i şerîfte çok açık bir şekilde geçiyor, adam orada yalnızlıktan titrerken, 00:25:42.590 --> 00:25:46.200 korkarken güleç yüzlü, sevimli, cana yakın bir kimseyi görecek. Diyecek ki; 00:25:46.200 --> 00:25:51.212 "Ben burada çok korkmuş, ürkmüşken seni görünce canım rahatladı, hoşuma gittin. 00:25:51.251 --> 00:25:56.376 Sen kimsin mübarek, bu yalnızlığımda benim yanıma geldin?" diye soracak. 00:25:56.399 --> 00:25:59.505 Peygamber Efendimiz söylüyor. O da tebessümle diyecekmiş ki; 00:25:59.542 --> 00:26:03.334 "Ben senin dünyada iken okuduğun Tebâreke suresiyim. 00:26:03.333 --> 00:26:07.407 Allah beni bu surete büründürüp senin yanına yoldaş gönderdi." 00:26:07.407 --> 00:26:10.304 İnsanlar ancak bu şekilde anladığından Cenâb-ı Hak, 00:26:10.304 --> 00:26:16.845 onu okuyan kimsenin yanına Tebâreke suresini insan suretinde gönderiyor, yoldaş oluyor. 00:26:16.845 --> 00:26:23.984 Çok açık, gayet kesin olarak anlaşılıyor. O da onunla ahbaplık, dostluk, yarenlik ediyor. 00:26:24.540 --> 00:26:27.360 Kabirde binlerce yıl kalacak. 00:26:27.360 --> 00:26:32.500 Allah kabri cennet bahçesi yaptığı zaman kabirde mü'minin kalması bir dert değil. 00:26:32.350 --> 00:26:38.709 Elli bin yıl diz çöküp Cenâb-ı Hakk'ın divanında mahkeme-i kübrâ kurulsun diye duracaklar. 00:26:38.755 --> 00:26:44.835 Allah salih kuluna, sevdiği kuluna mahşer yerindeki uzun beklemeyi bir göz yumup 00:26:44.834 --> 00:26:46.585 açıncaya kadar kısa gösterecek. 00:26:47.840 --> 00:26:48.710 Cenâb-ı hak her şeye kâdir. 00:26:48.834 --> 00:26:54.543 Bunları bilmemiz lazım. Kabri düşünmek neymiş? İnsanı cennete yaklaştırırmış. 00:26:54.584 --> 00:27:02.100 Ve zikrü'l-kıyâmeti yübâidüküm mine'n-nâri. "Kıyameti düşünmek…" 00:27:02.790 --> 00:27:07.190 Kıyamet kopacak! Eyvah! Dünya altüst olacak. 00:27:07.190 --> 00:27:10.617 İnsanlar kabirden kalkacaklar, mahşer yerinde toplanacaklar. 00:27:10.617 --> 00:27:16.357 Mahkeme-i kübrâ kurulacak, mizan ortaya getirilecek. Sevaplar, günahlar tartılacak. 00:27:16.388 --> 00:27:20.225 İyiler cennete götürülecek, kötüler cehenneme atılacak. 00:27:20.225 --> 00:27:28.630 Cehennem alevleri insanların üstüne üstüne saldıracak. Çılgın ateş ne demek? 00:27:28.668 --> 00:27:34.322 Laf dinlemez, deli gibi alevler sağa sola saldıracak. 00:27:34.361 --> 00:27:44.371 İnsanlar sırat köprüsünden geçerken korkacak. Bazı kimselere sırat köprüsü karanlık olacak. 00:27:44.417 --> 00:27:49.118 İbadet ehli insanlarda da ibadetleri yolu aydınlatacak: 00:27:49.141 --> 00:27:53.627 Rabbenâ etmim lenâ nûranâ vağfir lenâ. Bu duayı ede ede gidecekler. 00:27:53.627 --> 00:27:58.207 "Aman yâ Rabbi! Nurumuzu söndürme. Bizi karanlıkta koyma." diyecekler. 00:27:58.207 --> 00:28:02.434 Sırat köprüsünü geçerken bazıları cehenneme yuvarlanacak. 00:28:02.488 --> 00:28:07.569 Cehennemin çıkıntılarına, çengellerine takılıp aşağıya düşecekler 00:28:07.569 --> 00:28:11.357 Bunların hepsi hadîs-i şerîflerde anlatılıyor. 00:28:11.357 --> 00:28:19.567 Râmûzü'l-ehâdîs kitabının al, arka tarafını aç, cennetle ve cehennemle ilgili hadîs-i şerîfleri oku. 00:28:19.597 --> 00:28:27.421 Bunun dışında ayrıca İmam Kurtubî'nin âhiretle ilgili kitabı var, cenneti ve cehennemi anlatıyor. 00:28:27.421 --> 00:28:29.611 İhyâ-i Ulûm'da bölümler var… 00:28:29.634 --> 00:28:33.521 Boş şeylerle vakit geçireceğine çoluk çocuğunu karşına al, 00:28:33.521 --> 00:28:38.844 "Bu akşam size cenneti, cennetle ilgili bölümü anlatacağım." de, oku. 00:28:38.876 --> 00:28:45.293 Bir akşam da, "Cehennemle ilgili şeyleri anlatacağım." de. Millet bilsin, çoluk çocuk bilsin. 00:28:45.317 --> 00:28:49.963 Sen de Rabbine dersin ki; "Yâ Rabbi! Ben çoluk çocuğuma cenneti, cehennemi anlattım. 00:28:49.963 --> 00:28:54.707 İyi insan olmalarını söyledim. Elimden geldiğince yetiştirmeye çalıştım. 00:28:54.707 --> 00:28:59.102 Ben öldükten sonra ne yaptılarsa yaptılar. Onlara hesaplarını sor." 00:28:59.840 --> 00:29:02.167 Çünkü âhirette akrabalık, annelik, babalık kalmayacak. 00:29:02.177 --> 00:29:06.785 Anne, baba, kardeş, evlat, karı, koca; hiçbir şey kalmayacak. 00:29:06.816 --> 00:29:11.870 Sadece muttakî insanların hâlisâne dostlukları kalacak. 00:29:11.141 --> 00:29:16.395 Allah rızası için dostluk yapanların dostluğu kalacak. Bunları anlatmak lazım... 00:29:16.441 --> 00:29:23.536 Ne oluyormuş? "Kıyameti düşünmek insanı cehennemden uzaklaştırıyormuş." 00:29:23.536 --> 00:29:33.979 Ve efdalü'l-ibâdeti terkü'l-hıyeli. "İbadetlerin en faziletlisi hileleri terk etmektir." 00:29:34.180 --> 00:29:35.544 Hile ne demek? 00:29:35.583 --> 00:29:37.817 Hîle-i şer'iyye demek. 00:29:37.910 --> 00:29:46.885 Yani Allah bir şey buyurmuş ama adam o işi yapmamak için bahane arıyor. 00:29:46.948 --> 00:29:50.612 Allah "oruç tut" demiş, "tansiyonum var, bilmem ne" diyor. 00:29:52.458 --> 00:30:04.167 Müsaade arıyor, çare arıyor ki Ramazan'da oruç tutmasın. Halbuki tutabilir ama çare, bahane arıyor. 00:30:04.167 --> 00:30:08.850 "Hangi hoca benim derdime çare bulur?" diye onu da soruyor. Diyorlar ki, 00:30:08.810 --> 00:30:13.209 "Adana'da bir hoca var. Bu hususta çok şey yapıyor…" Uçağa atlıyor, gidiyor; 00:30:13.209 --> 00:30:16.863 "Hocam! Benim şöyle bir derdim var." "Tamam kardeşim, sen bildiğin gibi yap." diyor. 00:30:16.863 --> 00:30:23.325 Ondan sonra o hoca meşhur oluyor. Dillere destan, başlara taç oluyor. Niye? 00:30:23.325 --> 00:30:26.715 O hoca herkese, "Ne istersen yap kardeşim." diyormuş. 00:30:26.746 --> 00:30:30.857 Ne kadar yumuşak bir insanmış. Kadınlara, "Başını aç."; erkeklere, 00:30:30.857 --> 00:30:36.803 "Namaz kılmasan da gönlün temiz olursa yeter." diyor. "Bira içkiden sayılmaz." diyor. 00:30:36.833 --> 00:30:42.942 "Faiz az olursa yiyebilirsin. Kıyısından, kenarından fare gibi tırtıklayabilirsin." diyor. 00:30:43.100 --> 00:30:49.430 "Tamam ya! Nereden çıktı o kara sakallı, kaşları çatık hocalar! 00:30:49.840 --> 00:30:55.251 Kürsüye çıktılar mı insanı cehennemle korkutuyorlar. Çatık kaşlı… 00:30:55.263 --> 00:31:00.689 Olur mu böyle ya... Biraz güzel şeylerden bahsetsene… Nedir böyle, içimizi kararttın…" 00:31:00.709 --> 00:31:05.751 Tamam, o hoca makbul. Kadınlar, sosyetikler hemen onun peşinde. 00:31:05.756 --> 00:31:09.257 Hangi toplantıya giderse, nerede konuşmaya giderse oraya gidiyorlar. 00:31:09.302 --> 00:31:12.969 Gazeteler röportaj yapıyor. Resimleri çıkıyor, televizyonlara konuşuyorlar. 00:31:13.347 --> 00:31:20.639 O da artık kasılıyor, kuruluyor, tavırlar... Şu şöyledir, ulema hata etmiş, müçtehitler yanılmış, 00:31:20.646 --> 00:31:27.938 dört mezhebin büyük âlimleri hepsi yanlış yolda bu doğru yolda! Ya sen yanlış yoldaysan… 00:31:28.251 --> 00:31:39.835 Şöyle etrafına bak, senden başka senin gibi konuşan kimse yok? Eğer kimse yoksa anla ki sen yanlışsın. 00:31:41.100 --> 00:31:47.835 Adamın birisi otobanda yanlış yola girmiş. Bakıyor ki bütün arabalar kendi önüne doğru geliyor. 00:31:49.508 --> 00:31:53.926 Radyodan da dinliyormuş. Filanca numaralı yol, tamam kendisinin gittiği yol. 00:31:54.293 --> 00:31:59.293 "Filanca numaralı yolda bir araba yanlış girdi. Ey sürücüler dikkat edin diye anons oluyor." 00:32:00.334 --> 00:32:04.168 "Radyo yanlış söylüyor, ne bir arabası, bir sürü araba yanlış geliyor." diyor. 00:32:04.375 --> 00:32:10.917 Hâlbuki kendisi yanlış yola girdi, karşıdan gelenleri yanlış sanıyor. Aynı bunun gibi. 00:32:10.410 --> 00:32:16.000 Hileleri terk edecek! Allah'ın emri [neyse] Allah ne dediyse dinleyecek! 00:32:16.830 --> 00:32:18.792 Onun için en iyi dindarlık kimlerde 00:32:18.999 --> 00:32:26.500 İhtiyarlarda, ihtiyar kadınlarda! O hacı nineler, mübarekler, Allah... Ne sofudurlar ne dindardırlar! 00:32:26.541 --> 00:32:34.500 Öteki cingözlü, cin fikirli profesörler ibadeti yaptırmamak için kırk tane bahane bulur! 00:32:34.541 --> 00:32:37.708 "Başını örtmeye lüzum yok, kalbin temiz olursa yeter..." 00:32:37.959 --> 00:32:43.585 Ama o ihtiyar kadın örtülü. Bir de elinin de rengi belli olmasın diye eline eldiven giyer. 00:32:43.585 --> 00:32:49.252 "Yahu sen zaten kocakarısın! Seni pazarda satılığa çıkarsalar kaç para edersin? 00:32:49.299 --> 00:32:55.373 Kırk yıl beklersin, kim gelir seni ister?! Yahu niye örtünüyorsun?.." 00:32:55.412 --> 00:33:00.403 Ama Allah'tan korkuyor. Allah'tan korkuyor örtünüyor. Ötekisi; 00:33:00.457 --> 00:33:06.702 Torunu açık, anneannesi örtülü; yan yana gidiyorlar. Tersine bu işler yahu! 00:33:06.702 --> 00:33:10.310 Nasreddin Hoca gelseydi şaşırır kalırdı. "Bu ne biçim memleket! 00:33:10.310 --> 00:33:12.864 Köpekleri salıvermişler, taşları bağlamışlar." demiş. 00:33:12.864 --> 00:33:17.675 Nasreddin Hoca bir köye girmiş. Köpek saldırınca eğilmiş, bir taş alacak. 00:33:17.675 --> 00:33:22.420 Bakmış köklü bir taş, yerinden çıkmıyor: "Fesubhanallah! Yahu ne biçim köy? 00:33:22.420 --> 00:33:25.105 Köpekleri salıvermişler, taşları bağlamışlar!" demiş. 00:33:25.120 --> 00:33:34.966 Genç kız, 18 yaşında, selvi boylu, elma yanaklı, kiraz dudaklı, sırma saçlı, samur kaşlı, badem gözlü… 00:33:36.294 --> 00:33:43.588 Açılmış. Onun yanında anneannesi; kapanmış, eldivenleri de var, mantosu aşağıya kadar uzun. 00:33:43.619 --> 00:33:52.860 Zaten o açılsa kimse ona bakmaz. Asıl kızın kapanması lazım. Kız açık! Tersine… 00:33:52.860 --> 00:33:58.194 Nasreddin Hoca'nın gittiği köy galiba! "Köpekleri salıvermişler, taşları bağlamışlar!" 00:33:58.225 --> 00:34:05.897 Örtünmesi gereken insanlar açılmış, açılsa da mahsuru olmayacak insanlar sımsıkı örtünmüş! 00:34:05.936 --> 00:34:11.451 Aklımızı başımıza toplayalım. Şeytan herkesi aldatıyor. 00:34:11.543 --> 00:34:20.169 Efdalü'l-ibâdeti terkü'l-hiyeli. "İbadetin en üstünü tarifsiz, kaçamaksız, çare aramadan; 00:34:20.197 --> 00:34:24.629 'Şu ibadeti yapmamak için ne bahane bulabilirim?..' diye 00:34:24.651 --> 00:34:32.454 kıvırttırma çalışmaları aramadan ibadeti dosdoğru yapmaktır." Çok güzel anlaşılıyor. 00:34:35.168 --> 00:34:40.168 Ve re'sü mâli'l-âlimi terkü'l-kibri. "Ve alimin sermayesi…" 00:34:40.209 --> 00:34:45.418 Alimler kıymetli ama ona asıl ne lazım? Tevazu lazım! 00:34:45.407 --> 00:34:54.202 Ve re'sü mâli'l-âlimi.Alimin asıl sermayesi nedir?Terkü'l-kibri. "Kibri terk etmesidir." 00:34:54.249 --> 00:34:59.280 Allah yâ Rabbi! Aman Allah'ım, sen bizi koru yâ Rabbi!.. 00:34:59.820 --> 00:35:12.779 Eski mübarek zatlardan birisi; "Bizim bu zamanımızda alimin kibri sultanların kibrini geçmiştir. 00:35:12.810 --> 00:35:20.496 Azamet, saltanat bakımından, burnunun havada olması bakımından alim, sultanları geride bırakmıştır!" diyor. 00:35:20.496 --> 00:35:26.932 Yanına yanaşılmaz, laf söylenmez, yan bakarsan yan çakar… Neden? Kibirli! 00:35:27.854 --> 00:35:35.886 Hâlbuki Allah'ın seveceği alimin işi nedir? Tevazu! Terkü'l-kibirdir! 00:35:35.886 --> 00:35:41.351 Alimin sermayesi kibri terk etmesidir. Mütevazı olacak, şöyle bir kenara oturuverecek. 00:35:41.374 --> 00:35:51.731 İmâm-ı Mâlik'e kaç tane soru sormuşlar; "Bilmiyorum, bilmiyorum, bilmiyorum…" demiş. 00:35:53.204 --> 00:36:01.163 Bilmediğini söyleyecek. Hz. Ali de öyle: Kürsüye çıkmış, konuşurken soru sormuşlar; 00:36:01.163 --> 00:36:07.630 "Bilmiyorum." demiş. Soru sormuşlar; "Bilmiyorum." demiş. Hakiki alim, bilmediği zaman "Bilmiyorum." der. 00:36:09.100 --> 00:36:19.460 Ama cahil olup cesur olup da mütekebbir olan alim bozuntusu her şeyi bildiğini iddia eder! 00:36:19.471 --> 00:36:23.413 Her şeyi bildiğini iddia eder, her şeye cevap vermeye kalkar. 00:36:23.460 --> 00:36:34.419 Yahu dur! Bırak da biraz şu konuşsun… Allah her çeşit afetten hepimizi korusun. 00:36:34.452 --> 00:36:39.968 Ve semenü'l-cenneti terkü'l-hasedi. 00:36:40.812 --> 00:36:47.818 Cennetin bedeli, duhuliyesi, girişi, giriş parası nedir? 00:36:47.848 --> 00:36:52.162 Cennete gireceksin, cennette bir arsa, bir köşk sahibi olacaksın. 00:36:52.224 --> 00:37:01.337 Bunun parasını nasıl sağlayabiliriz, cennetin bedeli nedir? Terkü'l-hasedi. "Hasedi terk etmektir." 00:37:01.376 --> 00:37:10.996 Haset ne demek? "Kıskanmak, bir insanın elindeki nimeti kıskanıp o nimetin gitmesini istemek" demek. 00:37:11.260 --> 00:37:14.556 İyi bir müslüman hasetçi olmayacak, kıskanmayacak! 00:37:14.585 --> 00:37:21.336 Birisinin elindeki nimeti kıskanmayacak. "Allah vermiş, daha çok versin." diyecek, o kadar. 00:37:21.418 --> 00:37:25.336 O nimetin karşısındakinin elinden gitmesini istemeyecek. 00:37:26.168 --> 00:37:30.418 Ve'n-nedâmetü mine'z-zünûbi't-tevbetü's-sâdikatü. 00:37:30.458 --> 00:37:39.716 "İnsanın günahlarına pişman olması, hakiki dosdoğru tevbe işte budur."Günahlarına pişman oldu mu? 00:37:39.763 --> 00:37:46.590 "Ah, cahillik zamanımda ben neler ettim, o işleri niye yaptım, benim hâlim nice olacak?!.." diye 00:37:46.590 --> 00:37:50.602 günahına pişmanlık, nedamet duydu mu? Duydu. 00:37:50.625 --> 00:37:58.495 Günahlardan nedamet, pişmanlık duymak, insanın içinin yanması; hakiki tevbe budur. 00:37:58.501 --> 00:38:03.710 Yoksa lafla değildir. Hatta Hz. Ali Efendimiz ne buyurmuş? 00:38:03.729 --> 00:38:10.382 Camiye girmiş bakmış ki orada birisi tesbihle estağfirullah çekiyor, estağfirullah diyor. 00:38:10.665 --> 00:38:17.541 Estağfirullah: "Beni afv umağfiret eyle Allah'ım! Affet beni Allah'ım!" demek. Tevbe. 00:38:17.738 --> 00:38:20.959 Onun yanına yanaşmış, ikaz etmiş. Demiş ki; 00:38:20.997 --> 00:38:24.933 "Ey falanca, böyle sadece sözle estağfirullah, 00:38:24.916 --> 00:38:33.291 'Affet beni Allah'ım, tevbe yâ Rabbi!..' demek yalancıların tevbesidir. Öyle sadece dille olmaz." 00:38:33.319 --> 00:38:38.107 Tevbe eden ne olacak, tevbesi nereden belli olacak? 00:38:38.107 --> 00:38:44.890 Hareketinden belli olacak, kötü yoldan dönecek. İçki içiyorsa meyhaneye gitmemeye başlayacak. 00:38:44.104 --> 00:38:49.234 Kumar oynuyorsa kumarhaneye gitmemeye başlayacak… Hâli değişecek! 00:38:49.577 --> 00:38:55.886 Bizim üniversitenin bir görevlisi vardı. Evvelden tanıdığımız bir adam. 00:38:55.886 --> 00:39:02.985 Biz üniversiteye gidiyoruz, geliyoruz, o da üniversitenin bahçesinin tanzimi ile meşgul bir kimse idi. 00:39:02.706 --> 00:39:11.810 Sonra dedi ki; "Ben falanca zata intisap ettim, tarikata girdim." 00:39:11.236 --> 00:39:18.810 Ondan sonra adam değişti. Adamın evveliyatını biliyoruz, daha önceki hâlini biliyoruz. 00:39:18.840 --> 00:39:22.366 Konuşması değişti, düşüncesi değişti. 00:39:22.412 --> 00:39:28.500 Tavrı yumuşadı, yüzü güleçleşti, daha sabırlı, daha şükürlü bir şey oldu. 00:39:28.660 --> 00:39:32.700 Daha bir tatlı oldu, cana yakın oldu. Hanımı diyormuş ki; 00:39:32.850 --> 00:39:36.141 "Yahu efendi! Sana bir şey oldu, sen bir değiştin!.." diyormuş. 00:39:36.172 --> 00:39:44.424 Tabii değişti, tarikate girdi. Tarikate, tasavvuf yoluna girdi, nefsin kusurlarını biliyor. 00:39:44.424 --> 00:39:51.318 İyi insan olmaya yöneldi. Kötü huylarını atmaya çalışıyor, sabrediyor. Kendini tutuyor, elbet değişecek. 00:39:51.332 --> 00:39:53.410 Tevbe edenin hâli değişecek! 00:39:53.820 --> 00:39:54.499 Hâli değişmiyor. 00:39:54.539 --> 00:40:02.914 Eski hamam, eski tas; aynen doludizgin gidiyor. Dilinde tevbe, estağfirullah... 00:40:02.952 --> 00:40:09.290 Bu yalancıların tövbesidir. Lafla kalmayacak. İş, davranışlarına intikal edecek. 00:40:09.400 --> 00:40:18.332 Adam adam olacak! Böyle söylüyor. Çok şumüllü, kapsamlı, bize her şeyi anlatan bir hadîs-i şerîf. 00:40:19.248 --> 00:40:23.820 Ne yapacağız? Peygamberlerin hayatlarını okuyacağız. 00:40:23.940 --> 00:40:29.799 Salih insanların biyografilerini, terceme-i hâllerini, hayatlarını, fikirlerini, okuyacağız 00:40:29.790 --> 00:40:36.207 ama iyi insanların yazdığı iyi kitaplardan okuyacağız. Uyduruk kitaplardan değil! 00:40:36.247 --> 00:40:45.350 Bize şapı şeker diye yutturmasınlar. Zehri ilaç diye yutturmasınlar. Hapı yutmayalım! 00:40:45.580 --> 00:40:49.435 Çünkü akşamdan yutarsan bu hapı, sabaha karşı Edirnekapı! 00:40:49.498 --> 00:40:55.257 Öyle olmasın, hayatından olmasın diye hapı yutmamak için dikkat edeceğiz. 00:40:55.296 --> 00:41:05.647 Ölümü düşüneceğiz, kabri, âhireti düşüneceğiz. Hadîs-i şerîften bunları anladık. 00:41:05.647 --> 00:41:08.895 Bunların hepsinin faydası var, sevabı var. 00:41:08.918 --> 00:41:18.912 Günaha, günahımıza pişmanlık duyacağız, âhirete hazırlanacağız. 00:41:18.935 --> 00:41:27.210 İşin aslı esası bu! Yoksa bir insan böyle yapmazsa bu dünya hayatı rüzgâr gibi geçiverir, 00:41:27.440 --> 00:41:32.876 hiç anlamadığı bir zamanda, hiç beklemediği bir sırada karşısına Azrail gelir: 00:41:32.891 --> 00:41:38.370 "Ver bakalım emaneti!" der."Ne emaneti yahu, ben kimseden bir şey almadım…" 00:41:38.760 --> 00:41:41.357 "Senin canın emanet, ver bakalım canını!" 00:41:41.387 --> 00:41:48.185 "Acaba bunun bir yolu yöntemi yok mu, biraz daha yaşasam da daha çocuğu evlendiremedim, 00:41:48.185 --> 00:41:53.225 borcumu ödeyemedim, tevbe edemedim, hacca gidemedim, namazlarımın kazasını yapamadım..." 00:41:53.256 --> 00:41:58.278 "Geçmiş olsun!""Böyle apansız birden gelinir mi, hiç hazırlanamadım." 00:41:58.301 --> 00:42:07.242 "Ben sana önceden çok haberler gönderdim de sen almadın." Azrail'in haberleri nedir? Hastalıklar! 00:42:07.304 --> 00:42:13.345 Hastalık nedir? Azrail'den bir ikaz mektubu, haberdir. "Bak dikkat et. 00:42:13.360 --> 00:42:19.561 Hasta oluyorsun, bir gün bu hastalık iyi olacak ama bir gün bir hasta olduğun zaman 00:42:19.561 --> 00:42:26.667 iyi olmayacaksın. Alacağım o zaman canını, dikkat et!.." diye ikaz.Hastalıklar nedir?İkazdır. 00:42:26.682 --> 00:42:33.930 Başkalarının ölümü nedir? İkazdır. Mezarlığı ziyaret, hastaneyi ziyaret nedir? 00:42:33.124 --> 00:42:40.117 İnsana uyanması için vesiledir. Hastaneye bir gidiyorsun; Allah, adamda bir âfet, bir hastalık! 00:42:40.117 --> 00:42:46.232 Aklın başından gidiyor, yüzüne bakamıyorsun, korkuyorsun! Elhamdülillah, sende o hastalık yok. 00:42:46.270 --> 00:42:51.820 Hastaneye ziyarete gitmek lazım. Hasta ziyareti sevap. Kabirleri ziyaret etmek lazım. 00:42:51.820 --> 00:42:57.580 âhireti hatırlatır, sevap. Kabri düşünmek lazım. Mahşer yerini düşünmek lazım… 00:42:57.602 --> 00:43:04.223 Salih insanlar ömrü nasıl geçirmiş? Bodrum'da, Marmaris'te mi geçirmişler? 00:43:03.831 --> 00:43:10.206 Salih insanlar vaktini nerede nasıl geçirmiş? Bunların akılları yok mu idi, paraları yok mu idi. 00:43:10.259 --> 00:43:12.183 Bunların içinde zengin olanları yok mu idi?.. 00:43:12.205 --> 00:43:16.198 "Vardı hocam ama bunlar paralarını cami yapmağa falan verdiler." 00:43:16.237 --> 00:43:24.141 Türkiye'nin her tarafı cami, hayır hasenât, çeşme, yol, medrese, aşevi, hastane, öyle şeylerle dolu; 00:43:24.187 --> 00:43:30.928 hâlâ da öyle. Allah rızası için veriyorlar. Salih insanları okumak lazım. 00:43:30.975 --> 00:43:36.700 Belki bunlarda hatalar olabilir. En iyisi, peygamberlerin hayatlarını okumak lazım. 00:43:36.723 --> 00:43:40.183 Peygamberler bu hayatta en çok neye önem vermiş? 00:43:40.245 --> 00:43:42.851 En çok neye bastırmışlar, neyin karşısına çıkmışlar?.. 00:43:42.851 --> 00:43:49.610 "Hocam, ben peygamberlerin hayatını okudum. Yahu biz çok yanlış yolda imişiz. 00:43:49.920 --> 00:43:54.286 Peygamberlerin hep üzerine gidip gidip de yapmayın dediği şeyleri biz hep yapıyormuşuz…" 00:43:54.333 --> 00:44:05.546 Tabii ya! Sen geç uyandın. Bütün insanlar yamuk gidiyorlar. Bir sel akıp gidiyor. 00:44:05.593 --> 00:44:13.852 Muson rüzgârları yağmur getirmiş, Bangladeş, Vietnam sular altında kalmış. 00:44:13.875 --> 00:44:20.590 Hindistan, Pakistan… Yüzlerce insan evsiz kalmış, şu kadar heyelan olmuş, 00:44:20.613 --> 00:44:28.388 şu kadar hayvan sulara kapılmış, şu kadar tahribat, zayiat, bu kadar telefat, bu kadar ölüm!.. 00:44:28.457 --> 00:44:39.220 Bir sel afeti gibi insanlara bir dünya sevgisi, bir hırs gelmiş. 00:44:39.220 --> 00:44:47.759 Mercedesler güzel, yalılar, köşkler, villalar güzel; televizyonlarda, radyolarda zenginleri görüyorlar; 00:44:47.759 --> 00:44:55.959 nasıl şaşaalı salonlarda karılarla dans ettiklerini, içkileri, yemekleri nasıl masaların başında yediklerini… 00:44:55.959 --> 00:45:03.599 Çatallar sol elle, bıçaklar sağ elle kibar kibar nasıl geviş getirdiklerini vs. 00:45:03.599 --> 00:45:10.782 göre göre köydeki kız heves ediyor. "Hadi, ben köyden kaçacağım şehre gideceğim." 00:45:10.852 --> 00:45:15.130 "Kız, şehri ne yapacaksın?" "Artist olacağım." "Artist olup ne olacak?" 00:45:15.184 --> 00:45:21.407 "Uçağa bineceğim, kürk giyeceğim; herkes alkışlayacak, cebim para dolacak…" 00:45:21.446 --> 00:45:27.315 Şimdi toplumun akışı böyle! Uçakta yanıma kürklü bir kadın oturdu. 00:45:27.385 --> 00:45:33.376 Türkiye içinde Ankara-İstanbul şehir hatları. 00:45:33.415 --> 00:45:39.163 Ben camın kenarına geldim, etrafı seyrederek giderim diye seviniyorum. 00:45:39.202 --> 00:45:47.391 Sonra kürklü bir kız geldi, yanıma oturdu: "Ayy, bana camın kenarını verir misiniz?" dedi. 00:45:47.453 --> 00:45:54.561 Fesubhanallah! Hiç de canım istemiyor ama; "Peki." dedim. Hadi geldi oraya oturdu. 00:45:54.584 --> 00:46:00.792 "Ne kadar güzel, havadan ne kadar güzel görünüyor…" Hiç görmemiş. Köyden şehre gelmiş. 00:46:00.861 --> 00:46:06.631 Batakhaneye, kadın tüccarlarının eline düşmüş. 00:46:06.677 --> 00:46:12.890 Oradan para kazanınca ne konuşmasını biliyor ne telaffuzunu düzeltmiş ne örf âdet, 00:46:12.890 --> 00:46:20.630 nezaket, kâide biliyor! Aşağıya bakarken ağzının suyu akıyor, görgüsüzlüğü her şeyi ile görülüyor. 00:46:20.669 --> 00:46:27.503 İşte zavallı kandırılmış bir kimse!Hâlbuki köyde, namazında, niyazında, ibadetinde, 00:46:27.534 --> 00:46:33.347 taatinde, tarlasında, bağında, çalışsa Cenâb-ı Hakk'ın rızasını kazansa 00:46:33.378 --> 00:46:41.248 ömür bitse ne olur şehre gelip barda, pavyonda ömrü geçse ne olur?!.. 00:46:41.294 --> 00:46:48.222 Şahsen ben köy hayatını da biliyorum şehir hayatını da biliyorum. 00:46:49.436 --> 00:46:55.601 Cahillerin yaşam tarzını da biliyorum sosyetenin yaşam tarzını da görüyoruz. 00:46:55.601 --> 00:46:58.456 İçine girmekten kaçıyoruz, kaçtık. 00:46:58.479 --> 00:47:04.491 Nefret ettik, Ankara'da bulunduğumuz hâlde bile her çağrıldığımız yerde uzak durduk, 00:47:04.491 --> 00:47:08.480 hepsine gitmedik vs. ama biliyoruz. 00:47:08.630 --> 00:47:14.144 Bence Cenâb-ı Hak belki tatmin olduğumuzdan bize bu duyguyu verdi: Hiç değmez! 00:47:14.175 --> 00:47:23.962 Köylünün sade yağı ile peyniri, sütü, ineği, kuzusu ile bağında tarlasında ibadet edip 00:47:23.962 --> 00:47:29.598 yaşayıp Cenâb-ı Hakk'a güzel kulluk edip mü'min olarak gözü yaşlı, 00:47:29.598 --> 00:47:37.781 bir Yunus Emre gibi köylü olarak ömrünü geçirmesi, şehre gelip de Beyoğlu'nda, 00:47:37.781 --> 00:47:49.650 Taksimler'de eğlence yerlerinde şaşaalı, ışıklı, danslı, valsli, Tarabya otellerinde, 00:47:49.650 --> 00:47:59.161 Çırağan otellerinde ömür geçirmesinden çok daha güzel! Aklı olan iğrenir, istemez! 00:47:59.200 --> 00:48:07.606 Ama büyük akış o tarafa doğru sel gibi, sel felaketi gibi her şeyi önüne alıp götürüyor. 00:48:07.637 --> 00:48:11.441 Anlatamıyorsun da, yakınlarına da anlatamıyorsun! 00:48:11.472 --> 00:48:17.336 Bir dünya sevgisi, bütün hataların başı olan dünya sevgisi, para sevgisi, mevkii makam, 00:48:17.374 --> 00:48:21.347 lüks yaşam sevgisi herkesi kaplamış, sürükleyip götürüyor. 00:48:21.347 --> 00:48:29.670 İnsan; Allah rızası için âhireti sevip de âhiret için çalışan, sükûnetli bir hayat geçirecek, 00:48:29.701 --> 00:48:38.600 onların o göz boyayıcı hayatına hayır diyebilecek bir terbiyeyi alamıyor. Radyolar, televizyonlar… 00:48:38.370 --> 00:48:51.959 Bizim televizyonda dört tane kanalizasyon var! Bakıyorum, haber çıkar mı falan; 00:48:51.959 --> 00:48:56.927 bir ona basıyorum bir ona basıyorum, iğreniyorum. Bizim hanıma diyorum ki; 00:48:56.927 --> 00:49:03.406 "Hanım, biz bu dünyanın adamı, insanı değiliz. Bu dünya çok değişmiş. 00:49:03.429 --> 00:49:07.116 Ben onlara çok yabancıyım onlar bana çok yabancı!" 00:49:07.147 --> 00:49:11.356 Gördüklerimden hem korkuyorum hem de iğreniyorum. 00:49:11.356 --> 00:49:16.390 Öbür tarafta zaten İsveç kanalları var. Onların dillerini anlamıyoruz. 00:49:17.200 --> 00:49:29.351 Allahu Teâlâ hazretleri her türlü günahtan, haramdan, yanlıştan, gafletten, cahillikten bizi korusun. 00:49:29.382 --> 00:49:33.763 Gözümüzden perdeyi kaldırıp gerçekleri görmeyi, hakiki saadetin ne olduğunu, 00:49:33.763 --> 00:49:39.500 nerede olduğunu anlamayı nasip etsin. Kendisine güzel kulluk yapmayı nasip etsin. 00:49:39.430 --> 00:49:42.892 Huzuruna sevdiği, razı olduğu kul olarak varmayı nasip etsin. 00:49:42.931 --> 00:49:48.264 Günahlarımıza pişmanız, perişanız, nâdimiz. Allah günahlarımızı affetsin. 00:49:48.264 --> 00:49:51.533 Kul haklarına bulaştık, birbirimize ikramlarımız oldu. 00:49:51.533 --> 00:49:55.889 O kardeşimizin hakkı, bizim üstümüze geçti, bizim hakkımız onun üstüne geçti; 00:49:55.912 --> 00:50:01.850 bulaşık, karışık bir şeyler oldu... Birbirimizle helalleşmeden kul hakkından kurtulamayız. 00:50:01.850 --> 00:50:07.631 Allah kul haklarını da ödemeyi nasip etsin. Günahlarımızı da affetsin. 00:50:07.665 --> 00:50:12.874 Üzerimizdeki her türlü hatayı kötü huyları da alsın. 00:50:13.130 --> 00:50:22.180 Sevdiği kul olarak gönül tokluğuyla, göz tokluğuyla, merdâne, dosdoğru, tertemiz yaşayıp tertemiz yiyip, 00:50:22.306 --> 00:50:27.931 helal lokma yiyip öyle kahramanca yaşayıp, fedakârca yaşayıp 00:50:28.153 --> 00:50:34.654 huzuruna sevdiği kul olarak varmaya bizi muvaffak etsin. Cennetiyle cemaliyle cümlemizi müşerref eylesin. 00:50:34.873 --> 00:50:41.956 Cehenneme düşmekten, kahrına gazabına uğramaktan, o bizi lütfuyla, keremiyle, şiddetle korusun. 00:50:42.457 --> 00:50:43.457 el-Fâtiha.