WEBVTT 00:00:00.420 --> 00:00:04.840 Eûzübillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm. 00:00:05.160 --> 00:00:11.323 el-Hamdü lillâhi rabbi'l-âlemin, hamden kesîren tayyiben mübâreken fîh. 00:00:11.792 --> 00:00:15.334 Kemâ yenbeğî li celâli vechihî ve lî azîmi sultânih. 00:00:15.786 --> 00:00:20.976 Ve's-salâtü ve's-selâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî 00:00:20.976 --> 00:00:23.699 ve men tebiahû bi-ihsânin ecmâin. 00:00:24.970 --> 00:00:27.692 Emma ba'd. Fe-kâle Resûlullahü sallallahu aleyhi ve sellem: 00:00:28.158 --> 00:00:32.286 Selâsetün ma'sûmûne min şerri iblîse ve cünûdihî. 00:00:32.728 --> 00:00:36.100 ez-Zâkirûna'llâhe kesîren bi'l-leyli ve'n-nehâr. 00:00:36.299 --> 00:00:42.621 Ve'l-müstağfirûne bi'l-eshâr. Ve'l-bâkûne min haşyeti'llâh. 00:00:43.470 --> 00:00:46.547 Abdullah b. Abbas radıyallahu anhümâ'dan, 00:00:47.663 --> 00:00:53.532 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in şöyle söylediği nakil buyurulmuş: 00:00:54.854 --> 00:01:05.565 Selâsetün. "Üç cins insan vardır ki." Ma'sûmûne min şerri iblîse ve cünûdihî. 00:01:06.220 --> 00:01:17.258 "İblis'in ve ona tâbi olan şeytanın ordusunun şerrinden korunmuşlardır." 00:01:18.266 --> 00:01:26.420 Şeytan ve ordusu bu üç insana zarar veremez; çünkü Allah koruyor. 00:01:26.788 --> 00:01:32.315 Allah korudu mu ne haddine, ne hakla, nasıl zarar verebilir! Veremez. 00:01:32.697 --> 00:01:41.500 Şeytandan ve şeytanın bütün yardımcıları, avâneleri, ordusu, hepsinden, 00:01:41.363 --> 00:01:44.601 hepsinin şerrinden emniyette olur. 00:01:45.460 --> 00:01:49.471 Bir; e'z-Zakirûna'llâhe kesîren bi'l-leyli ve'n-nehâr. 00:01:50.530 --> 00:01:57.106 "Gece gündüz Cenâb-ı Hakk'ı çok zikredenler" şeytanın şerrinden 00:01:57.106 --> 00:02:00.250 ve ordusunun şerrinden korunurlar. 00:02:00.355 --> 00:02:07.414 Onun için bizim yolumuz en doğru yoldur. Buralardan da görülüyor ki en garantili yoldur, 00:02:07.677 --> 00:02:10.610 en teminatlı yoldur, en sağlam yoldur. 00:02:10.780 --> 00:02:19.268 Şeytanın zarar veremeyeceği bir yoldayız. Tabi yaparsak. Yapmaya bağlı! 00:02:20.707 --> 00:02:26.343 [Mehmed Zahid Kotku] Hocamız rahmetullahi aleyh hakkında bizim yaşlı başlı ihvan konuşmuşlardı: 00:02:26.407 --> 00:02:31.205 "Bunca zamandır ihvanlık yapıyoruz, bir terakki edemedik" filan diyorlardı. 00:02:32.122 --> 00:02:38.322 Ben de eve gelince Hocamız rahmetullahi aleyh'e böyle diyorlar dedim. 00:02:39.570 --> 00:02:47.825 "Ne yapayım evladım? Verdiğimiz vazifeleri yapmıyorlar ki, tespihleri çekmiyorlar ki!" 00:02:50.260 --> 00:02:55.575 Dervişlik tam yapılırsa insan tam derviş olur, tam müslüman olur, 00:02:55.575 --> 00:02:57.928 tam korunur, tam lütfa erer. 00:02:58.500 --> 00:03:03.930 Ama yapılmazsa... Yapmayan kendisi yapmadı. Kimi kimden şikâyet edecek, 00:03:03.129 --> 00:03:04.980 kabahat kendisinin olmuş oluyor. 00:03:05.479 --> 00:03:12.392 Allah'ı çok zikredeceğiz. ez-Zâkirûna'llâhe kesîren. "Allah'ı çok zikrederler." 00:03:12.704 --> 00:03:15.578 Bi'l-leyli ve'n-nehâr "Gece gündüz." 00:03:18.582 --> 00:03:27.874 Bu çok zikretmek oturup; "Hocam bana bin adet zikir verdi, çekeyim. 00:03:27.916 --> 00:03:33.583 Yüz tesbih, yüz estağfirullah, yüz lâ ilâhe illallah, yüz salât ü selâm, 00:03:33.643 --> 00:03:34.970 yüz kulhüvallah çekeyim." demek değil. 00:03:35.149 --> 00:03:39.707 Tabi bunlar da çok az değil ama "gece gündüz" demesinden 00:03:39.707 --> 00:03:43.679 Peygamber Efendimiz'in daha çok istediğini seziyoruz. 00:03:44.740 --> 00:03:52.435 Onun için çalışırken, yürürken, gezerken, çarşıda, pazarda, evde, 00:03:52.435 --> 00:03:56.144 yatarken insan kendisini çok zikre alıştırmalı. 00:03:56.533 --> 00:04:02.750 O çok zikre alıştırmak nasıl olacak? Kalbini zikre alıştıracak. 00:04:03.109 --> 00:04:10.819 Kalbi; "Allah, Allah, Allah, Allah" diyecek. O zaman çok zikirde bulunmuş olur. 00:04:11.192 --> 00:04:17.279 Zikrullah insanı kale gibi korur, Cenâb-ı Hak zikredeni korur. 00:04:17.927 --> 00:04:24.628 Hatta bakın, Yunus aleyhisselam' gemiden attılar da balık yutmadı mı? 00:04:25.308 --> 00:04:34.255 Yuttu, balık yedi. Ölmesi lazım değil miydi? 00:04:34.200 --> 00:04:40.127 "Sen uğursuzsun galiba" diye tahminen, "Kura onun üzerine geldi." diye, 00:04:41.461 --> 00:04:42.836 gemidekiler onu denize attılar. 00:04:44.830 --> 00:04:48.343 Balık da onu yuttu. Bizim mantığımıza göre balığın karnına giden havasız kalır, 00:04:48.343 --> 00:04:50.759 balık da zaten denizin içinde. 00:04:50.759 --> 00:04:58.694 Karnından çıksa ölmesi lazım. Kur'ân-ı Kerîm'de Allahu Teâlâ hazretleri buyuruyor ki; 00:04:59.793 --> 00:05:07.460 Allah'ı çok zikredenlerden olmasaydı balığın karnında ba'sü ba'de'l mevt'e kadar kalırdı. 00:05:10.359 --> 00:05:20.467 Zikr ü tesbih ettiğinden kurtuldu. Kurtaran Allah ama sebeb-i kurtuluşu zikr ü tesbih. 00:05:21.229 --> 00:05:28.673 İyi bir müslümanın zikr ü tesbihin çok faydası olduğunu anlaması lazım. 00:05:29.991 --> 00:05:36.373 İlmi yoksa bilenleri dinlemesi lazım, okuduğundan netice çıkarması lazım. 00:05:36.817 --> 00:05:40.890 Şeytanın tesir edemediği insanlardan birisi dervişler. 00:05:41.434 --> 00:05:47.843 Ama hakiki derviş, devirmiş derviş değil. Derviş üç çeşittir. 00:05:48.621 --> 00:06:01.594 1. Tam mânasıyla bağlı olan. 2. Zâhirde bağlı olan ama aslında kendi keyfinde giden. 00:06:02.310 --> 00:06:09.426 Nefsi ne derse onu dinleyen. 3. Bir bahane bulup sırt çeviren. 00:06:10.762 --> 00:06:17.163 Birinciye mürîd-i mutlak derler. Tam derviş. İkinciye mürîd-i mecâzî derler, hakiki değil, 00:06:17.649 --> 00:06:24.595 gerçek değil, sahtesi. Ben çarşıda bir arslan gördüm. 00:06:25.342 --> 00:06:31.585 Çocuk üstüne çıkmış oynuyordu, tepiniyordu; arslan da bir şey yapmıyordu. 00:06:32.523 --> 00:06:37.273 Neden? Heykel de ondan, hakikisi değil, hakiki arslan değil. 00:06:37.891 --> 00:06:43.972 Çocukların maskarası; çocuklar üstüne çıkıp tepiniyor, o hiç kıpırdamıyor. 00:06:43.972 --> 00:06:53.170 Neden? Hakiki değil, sahte, mecâzî. Üçüncüsü de dönek, mürted derler, mürid-i mürted. 00:06:53.930 --> 00:07:02.107 Söz verir, sözünden döner. Tam olacak! Bir; ez-zâkirûna'llâhe kesîren bi'l-leyli ve'n-nehâr. 00:07:02.592 --> 00:07:06.280 İki; ve'l müstağfirûne bi'l-eshâr. 00:07:06.558 --> 00:07:14.691 Seher vakitlerinde "affet beni yâ Rabbi! estağfirullah el-azîm" diye tevbe ve istiğfar edenler. 00:07:15.280 --> 00:07:20.270 Seher vakti ne demektir? Seher vakti deyince hangi vakti anlıyorsunuz? 00:07:21.986 --> 00:07:26.861 Seher vakti imsaktan önceki vakittir. 00:07:27.276 --> 00:07:31.443 Oruçlunun sahura kalktığı, yemek yemeye kalktığı zamandır. 00:07:31.803 --> 00:07:41.667 Gecedir; oruca niyetlenen insan daha yemek yiyebilir, su içebilir. İşte seher vakti o zamanlardır. 00:07:42.610 --> 00:07:47.297 Seher gecedir. Seher vakti, gecenin sabaha yakın son kısmıdır. 00:07:47.941 --> 00:07:52.850 Ona "seher" derler. Mü'min, akşam erken yatacak; 00:07:53.710 --> 00:08:02.484 geceleyin imsak kesilmeden, sabah namazı gelmeden daha önce kalkacak, abdest alacak, 00:08:03.176 --> 00:08:05.677 teheccüd namazını kılacak. 00:08:05.677 --> 00:08:11.868 Ondan sonra; "Benim kusurlarımı affet yâ Rabbi!" diye gözyaşı dökecek, tevbe ve istiğfar edecek. 00:08:12.474 --> 00:08:21.603 Ve'l-müstağfirûne bi'l-eshâr. "Seherlerde tevbe ve istiğfar eyleyen kimselere de 00:08:21.603 --> 00:08:23.769 şeytan ve ordusu tesir edemez." 00:08:23.769 --> 00:08:29.247 Neden? Âşık-ı sâdıktır. Allah'ın çok sevdiği bir şeydir. 00:08:33.293 --> 00:08:36.200 Kur'ân-ı Kerîm'de geçiyor: 00:08:36.228 --> 00:08:46.710 es-Sâbirîne ve's-sâdikîne ve'l-kânitîne ve'l-münfikîne ve'l-müstağfirîne bi'l-eshâr. 00:08:47.315 --> 00:08:54.562 Bunlar Allah'ın; "Cennete girsinler." diye mükâfâtlandırdığı insanların sayıldığı âyetler; 00:08:55.710 --> 00:08:59.463 cennete girecekler, cennetteki mükâfatları kazanacaklar. 00:09:01.311 --> 00:09:08.479 Demek ki teheccüde alışmalıyız. İsveçliler için teheccüde alışmak kolaydır, çünkü geceler uzun. 00:09:10.691 --> 00:09:21.400 Beşi on geçe akşam oluyor. Beşi bilmem kaç geçe imsak kesiliyor; on iki saat. 00:09:21.692 --> 00:09:25.288 Uyu uyu uyu. Bu kadar uyuyunca yatakta insanın sırtı acır be! 00:09:26.684 --> 00:09:37.621 Kalk biraz, abdest al, tesbih çek, Kur'ân-ı Kerîm oku, günahlarını düşün, tevbe ve istiğfar eyle. 00:09:40.960 --> 00:09:50.294 Üçüncüsü: Ve'l bâkûne min haşyeti'llâh. Vel bâkûne, kef ile. 00:09:50.452 --> 00:09:58.906 Ve'l bâkûne min haşyeti'llâh. "Allah korkusundan ağlayanlar." 00:10:00.390 --> 00:10:06.848 Ne zaman olursa olsun, Allah korkusundan ağlıyor. Cuma namazında hutbeyi dinlerken ağlıyor; 00:10:06.918 --> 00:10:12.293 yolda giderken bir şey görüyor, ağlıyor; kabrin yanından geçiyor, ağlıyor: 00:10:12.636 --> 00:10:18.169 "Bunlar bir zamanlar ne saltanatlı adamlardı, ne ağalardı, ne zenginlerdi, ne pehlivanlardı! 00:10:18.337 --> 00:10:24.638 Şimdi şu kara toprağın altında, hey yalan dünya hey!" diyor, şıpır şıpır ağlıyor. 00:10:26.563 --> 00:10:32.360 Çocuğu kucağına alıyor, ağlıyor: "Bu çocuk doğdu ama bu dünyada neler görecek acaba yâ Rabbi! 00:10:32.360 --> 00:10:35.483 Bunun bahtını güzel eyle." "Ya, amma da sulu gözlü adam!" 00:10:36.111 --> 00:10:41.496 "Sulu göz ama Allah'tan korktuğu için ağlıyor, korkaklığından ağlamıyor ki!" 00:10:42.800 --> 00:10:45.243 Hz. Ömer de ağlarmış. Hz. Ömer korkak bir insan mı? 00:10:45.548 --> 00:10:55.391 Pehlivan ama şuurlu; aklı var, fikri var. İnsanın aklı olsa, fikri olsa, düşüncesi olsa, 00:10:55.391 --> 00:10:57.745 o zaman üzülecek çok şeyler var. 00:10:58.251 --> 00:11:01.960 Şurada bizim boğazımızdan lokmanın geçmemesi lazım. 00:11:00.501 --> 00:11:02.960 "Dört kişi daha hayatını kaybetti." diyor. 00:11:03.834 --> 00:11:07.418 Cebinden mendil mi düşürmüş, mendil mi kaybetmiş;hayatı gitmiş! 00:11:08.828 --> 00:11:12.156 "Yine olaylar oldu; dört kişi daha hayatını kaybetti." diyor. 00:11:12.314 --> 00:11:19.527 Neredeyse; "Cennete uçtu." filan diyecek sanki. O kadar hafif bir şey gibi söylüyor. 00:11:19.528 --> 00:11:22.980 Halbuki hayat bir gitti mi bir daha gelmiyor. 00:11:23.297 --> 00:11:32.924 Evet, o ölenler cennete gidiyor belki mü'min olarak canı verenler cennete gidiyor da 00:11:33.136 --> 00:11:35.601 yalnız müslüman cephe telefat veriyor. 00:11:35.601 --> 00:11:38.961 Niye versin? Yaşasın da İslâm'a faydalı olsun. 00:11:38.961 --> 00:11:41.601 Niye ölüyor? Niye Bosna'da bu kadar müslüman ölüyor? 00:11:41.601 --> 00:11:46.402 Niye Çeçenistan'da o kadar müslüman ölüyor? Niye Filistin'de ölsün? 00:11:47.392 --> 00:11:51.584 Ne münasebet! Kendi memleketleri. 00:11:51.663 --> 00:11:55.799 Kendi memleketlerine düşman gelmiş, tepeden tırnağa silahlanmış. 00:11:56.265 --> 00:12:00.477 Köşede dördü beşi bir arada; el bombaları, tüfekler, uzun menzilli silahlar. 00:12:00.719 --> 00:12:03.512 Atıyorlar; "Dört genç daha hayatını kaybetti." 00:12:03.512 --> 00:12:06.290 Öyle hafif ifade kullanıyor ki. 00:12:08.353 --> 00:12:12.449 İki kişi karakolda dövülmüş, linç edilmiş, atılmış. 00:12:13.103 --> 00:12:17.303 Belki doğru, belki yalan; kocaman bir haber oluyor. 00:12:17.633 --> 00:12:22.384 Ama hayatını kaybeden kaybedene. Kaybetti; aradığını belki bulur. 00:12:22.884 --> 00:12:27.440 Müracaat eder, gazeteye ilan verir; "Ben dört tane hayat kaybettim; 00:12:27.185 --> 00:12:28.996 bunları filanca adrese getirsin!" 00:12:29.176 --> 00:12:36.746 Hayat bir daha geri gelir mi? Gelmez. O çocuk gitti. Onun annesi babası... 00:12:36.746 --> 00:12:42.733 Sonra onlar ne yiyorlar ne içiyorlar? Niye bu hâle geldiler? Niye taş taşlıyorlar? Ne var? 00:12:42.733 --> 00:12:48.107 Üretimleri çok mu? Paraları gelirleri çok mu? Nasıl yaşıyorlar? 00:12:48.633 --> 00:12:53.300 toprakları çok mümbit de yedikleri önünde yemedikleri artlarında mı? 00:12:53.957 --> 00:12:58.233 Ağlanacak o kadar çok şey var ki! O kadar çok şey var ki! 00:12:58.258 --> 00:13:01.387 Allah korkusundan ağlayana da şeytan ve ordusu tesir edemez. 00:13:01.387 --> 00:13:07.300 Ama bunlar olmadı mı; zikir olmadı mı, tevbe istiğfar olmadı mı, seherlerde uyanıp 00:13:07.300 --> 00:13:11.551 Allah'a yalvarmak olmadı mı, Allah korkusundan ağlamak olmadı mı... 00:13:11.915 --> 00:13:20.964 Bu usta şeytan ta hazreti Âdem atamızdan beri insanları kandıra kandıra kandıra, 00:13:21.280 --> 00:13:25.247 bunun neresinden yanaşılır, nasıl avlanır biliyor. 00:13:25.247 --> 00:13:32.952 Usta bir balıkçı balığı nasıl yakalıyor; suyun içinde, derinlerde olan hayvanı nasıl yakalıyor, 00:13:33.255 --> 00:13:34.180 bir çaresini buluyor. 00:13:34.708 --> 00:13:41.235 Oltasına canlı balık takıyor, taktığı hayvan can acısından kıpır kıpır kıpırdanıyor, ötekisi de; 00:13:41.235 --> 00:13:43.330 "Onu yiyeceğim." diye atlıyor, yakalıyor. 00:13:43.330 --> 00:13:48.430 Ama onun onu sevdiğini biliyor, ölüsünü takmıyor, canlısını takıyor. 00:13:48.605 --> 00:13:51.106 "Onun yanına kadar gitsin." diye kurşun da takıyor. 00:13:51.570 --> 00:13:55.981 Çektiği balığın büyük olacağını bildiğinden misina ile kalın şey yapıyor, 00:13:55.981 --> 00:13:57.357 her türlü tedbirini alıyor. 00:13:57.651 --> 00:14:01.220 Balıkçı usta bir şekilde böyle balık tutmayı bilirse 00:14:01.510 --> 00:14:07.113 şeytan insanı kandırmayı çok daha usta bir şekilde biliyordur, burdan anla. 00:14:07.519 --> 00:14:14.501 Çünkü ta ezelden beri insanları kandırmış durmuş. Seni de kandırır. 00:14:15.150 --> 00:14:17.536 Kanmamak için ne yapacaksın? 00:14:17.536 --> 00:14:23.239 Allah'ı çok zikredeceksin. Dilin zikirli olacak, elin tesbihli olacak, 00:14:24.615 --> 00:14:29.535 seher vakitlerinde teheccüde kalkacaksın, Allah'ı düşüneceksin, Allah'tan korkacaksın, 00:14:29.542 --> 00:14:34.126 Allah'tan şaka olmadığını bileceksin, korkudan gözyaşı dökeceksin. 00:14:35.830 --> 00:14:45.375 Selâsetün lâ türeddü da'vetühüm: el-İmâmü'l-âdilü ve's-sâimü hiyne 00:14:45.584 --> 00:14:55.430 yüftira ve da'vetü'l-mazlûmi yerfeuha'llâhu fevka'l-ğamâmi 00:14:55.228 --> 00:15:01.882 ve yeftehu lehâ ebvâbe's-semâi ve yekûlü'r-rabbü tebâreke ve teâlâ: 00:15:02.250 --> 00:15:07.634 Ve izzetî ve celâlî le ensuranneke velev ba'de hıyn. 00:15:08.473 --> 00:15:13.304 Bu hadîs-i şerîf sağlam kaynaklarda mevcut. 00:15:14.235 --> 00:15:19.607 Tahâvî, Ahmed b.Hanbel, Tirmizî rahmetullahi aleyhim ecmaîn. 00:15:20.104 --> 00:15:25.686 Tirmizî hasen hadis demiş, İbn Mâce, Beyhâkî, Ebû Hüreyre'den rivayet etmişler, 00:15:26.600 --> 00:15:32.603 İbni Hibban da ufak bir rivayet farkıyla kaydetmiş. 00:15:33.375 --> 00:15:37.439 Peygamber Efendimiz diyor ki; Selâsetün lâ türeddü da'vetühû. 00:15:38.132 --> 00:15:44.903 "Üç insan vardır ki bunların duası reddolunmaz." Davet, "dua" mânasına. 00:15:46.160 --> 00:15:47.934 Davet, Türkçede "çağırmak" mânasına: 00:15:47.934 --> 00:15:52.783 "Bizim toplantımız var, düğünümüz var, nişanımız var, sen de gel emi?" 00:15:53.446 --> 00:15:59.514 "Çağırmak, davet etmek" diyoruz. Arapçada davet; "dua etmek" mânasına: 00:16:01.964 --> 00:16:09.163 "Yâ Rabbi! Senden şunu istiyorum." demek. Üç kişi var, onların duası reddolmaz. 00:16:09.410 --> 00:16:18.914 Bir; el-imamü'l-âdil. "Adaletli hükümdar." Meşru bir şekilde başa seçilmiş, halife olmuş, 00:16:18.914 --> 00:16:22.145 emîrü'l-mü'minîn olmuş, adaletli. 00:16:22.553 --> 00:16:34.372 Onun duası reddolunmaz. Dua etti mi duası tutar, beddua etti mi bedduası çarpar, yıkar. 00:16:34.734 --> 00:16:41.354 Neden? Adaletli hükümdar, Hz Ömer radıyallahu anh gibi. Bu bir. 00:16:41.716 --> 00:16:57.536 İkincisi; ve's-sâimü hiyne yuftira. "Oruçlu orucunu açtığı zaman." 00:16:57.536 --> 00:17:02.255 Onun da duası reddolunmaz. Çünkü gündüz oruç tuttu mübarek, akşam oldu, 00:17:02.445 --> 00:17:04.833 şimdi orucunu açmasının vakti geldi. 00:17:04.889 --> 00:17:09.266 Allah rızası için harama bakmadı, yemek yemedi, su içmedi. 00:17:11.625 --> 00:17:15.834 Meşru haklarından; yemesinden, içmesinden, arzularından uzak durdu. 00:17:16.333 --> 00:17:26.209 Onun için yemek yediği sırada duası makbuldür. Bu, yapabileceğimiz bir şey. 00:17:26.610 --> 00:17:28.969 -Yarın Şaban'ın biri galiba. Akşam ezanı ile beraber Recep gitti. 00:17:29.560 --> 00:17:39.172 Bakalım bir dahaki Receb'e kadar yaşayacak mıyız, görecek miyiz? 00:17:39.165 --> 00:17:45.410 Allah hayırlı ömür versin. Şaban-ı Şerîf geldi; yarın Şaban'ın biri. 00:17:47.216 --> 00:17:50.192 Peygamber Efendimiz Şaban'da da oruç tutardı. 00:17:50.846 --> 00:17:56.150 İnsan oruç tutarsa akşam vaktinde duayı ganimet bilsin, 00:17:56.635 --> 00:18:00.475 fırsatı kaçırmasın, dua etsin. Çünkü duası reddolunmuyor. 00:18:01.451 --> 00:18:09.292 Üçüncü; ve da'vetü'l-mazlûm. "Mazlumun duası" da. Bak yine "davet" diye geçiyor, "dua" mânasına. 00:18:09.851 --> 00:18:16.765 "Mazlumun duası da reddolunmaz." Yerfeuha'llâhu fevka'l-ğamâm. 00:18:17.488 --> 00:18:24.828 "Bu mazlumun duasını Allah, bulutların üstüne yukarılara yükseltir." 00:18:25.263 --> 00:18:32.949 Ve yeftehu lehû ebvâbe's-semâ. "Semanın kapılarını bu duaya açar." 00:18:33.396 --> 00:18:41.364 "Mazlumun, zulme uğrayanın duası; bulutların üstünden, semadan dergâh-ı izzete vâsıl olur." 00:18:42.980 --> 00:18:46.355 Ve yekûlü'r-rabbü tebâreke ve teâlâ. 00:18:49.666 --> 00:18:56.000 "Allahu Tebâreke ve Teâlâ hazretleri, yüce Mevlâmız buyurur ki:" 00:18:56.662 --> 00:19:04.241 Ve izzetî ve celalî. "İzzetime ve celalime yemin ederim ki. 00:19:05.420 --> 00:19:09.176 Ne kadar kuvvetli söz; Allahu Teâlâ hazretlerinin'nin sözü! 00:19:10.203 --> 00:19:18.222 "Ben Allahu Azîmüşşân, izzetime ve celâlime yemin ederim ki." 00:19:19.732 --> 00:19:23.901 Le ensuranneke. -Ey mazlum!- "Sana mutlaka yardım edeceğim." 00:19:25.579 --> 00:19:30.115 Velev ba'de hiyn. "Azıcık bir zaman geçse bile yardımım mutlaka gelir." 00:19:30.115 --> 00:19:39.820 Yemin ediyor. Buradan iki şey çıkar. Bir; mazlumun âhını almamak lazım, 00:19:39.820 --> 00:19:47.488 bir kişiye zulmedip kendisi zalim duruma gelmemek lazım, birisini mazlum hâle getirmemek lazım. 00:19:47.861 --> 00:19:50.776 Çünkü o beddua edecek. Allah da yemin ediyor: 00:19:50.776 --> 00:19:54.588 "İzzetime celâlime yemin ederim ki yardım edeceğim." diyor, mazluma. 00:19:54.728 --> 00:20:03.921 Zalim hapı yutar, bu bir. İkincisi, mazlum olmak iyidir. 00:20:03.989 --> 00:20:09.173 Çünkü zalim oldu mu Allah'ın kahrına uğruyor, mazlum oldu mu Allah yardım ediyor. 00:20:09.846 --> 00:20:17.846 Zalim olmaktansa mazlum olmak daha iyidir. Onun için aman zulmetmeye yanaşmayın, 00:20:17.951 --> 00:20:21.736 aman dikkat edin, siz haksızlık etmeyin. 00:20:22.773 --> 00:20:26.800 "Canım o da bana yaptı!" bilmem ne... Uzun hesabı bırak sen. 00:20:27.448 --> 00:20:34.206 Kısa, kestirme, açık, seçik, şeffaf düşün. Bak mazluma Allah yardım ediyor. 00:20:34.386 --> 00:20:36.252 Nene lazım, zulme yanaşma! 00:20:37.563 --> 00:20:40.399 "O benim harmanımı yakmıştı; ben de bir dahaki sene 00:20:40.544 --> 00:20:44.546 -tam buğdaylarını yığdı harmanı yapacağı zaman- onun harmanını da yakarım, 00:20:44.546 --> 00:20:46.713 harman makinesini de yakarım!" 00:20:46.713 --> 00:20:56.822 "Gel sen yapma. Zalim olma, mazlum ol!" Tabi en iyisi Allah'a sığın: 00:20:56.822 --> 00:20:59.934 "Yâ Rabbi! Beni zulme de uğratma. 00:21:00.255 --> 00:21:04.726 Zalim olmamdan da, zulme uğramamdan da beni koru yâ Rabbi!" diye dua et. 00:21:04.726 --> 00:21:07.954 Peygamber Efendimiz evden çıkarken öyle dua ederdi: 00:21:08.219 --> 00:21:13.406 "Yâ Rabbi! Ben zulmetmekten de zulme uğramaktan da, cahillik yapmaktan da 00:21:13.406 --> 00:21:20.449 cahilliğe mâruz kalmaktan da, ayağımın kaymasından da kaydırılmasından da sana sığınırım, 00:21:21.794 --> 00:21:27.354 sapmaktan da saptırılmaktan da sana sığınırım." diye Allah'a sığınıp öyle yola çıkardı. 00:21:27.831 --> 00:21:31.790 Aman ona göre ayağımızı denk alalım, dikkat edelim. 00:21:31.831 --> 00:21:35.810 Selâsetün men kâlehünne dehale'l-cenneh: 00:21:35.165 --> 00:21:44.399 Men radıye billâhi Rabben, ve bi'l-İslâmi dînen ve bi-Muhammedin resûlâ. 00:21:44.917 --> 00:21:49.398 Ve'r-râbiâtü lehâ mine'l-fadli kemâ beyne's-semâi ve'l-ard 00:21:49.398 --> 00:21:52.407 ve hiye'l-cihâdü fî sebîli'llâhi azze ve celle. 00:21:52.997 --> 00:22:03.164 Bu hadîs-i şerîfi Ebû Saîd radıyallahu anh hazretlerinden, Ahmed b. Hanbel rahmetullahi aleyh rivayet etmiş. 00:22:03.164 --> 00:22:07.581 Sanıyorum Ebû Saîd el-Hudrî'dir. Peygamber Efendimiz diyor ki; 00:22:07.580 --> 00:22:11.372 "Üç söz vardır ki bu sözleri söyleyenler cennete girer." 00:22:13.237 --> 00:22:17.645 Biz de söyleriz, söylüyoruz zaten. "Bunları söyleyenler cennete girer." 00:22:17.645 --> 00:22:20.829 Nedir onlar? Bir: Men radiye billâhi Rabben. 00:22:21.202 --> 00:22:25.226 "Ben rabbimin Allah olduğuna hoşnudum, razıyım." 00:22:26.547 --> 00:22:34.274 Bu vaziyetten çok memnunum. İmanımdan, Rabbim olduğunu bilmekten memnunum, razıyım. 00:22:34.274 --> 00:22:36.855 Radîtü billâhi rabben diyoruz ya. 00:22:36.855 --> 00:22:43.146 Bir insan Allah'ın Rab olduğuna hoşnut, memnun, razı olursa... Bir. 00:22:43.448 --> 00:22:48.490 Ve bi'l-İslâmî dînen. "Din olarak da İslâm'dan hoşnut ve memnunsa..." 00:22:48.670 --> 00:22:53.665 Tamam, hoşnuduz, memnunuz, elhamdülillah ki müslümanız, sevinçten uçuyoruz. 00:22:54.632 --> 00:23:01.350 "Başka bir dine gir." diye dünyayı verseler geçmeyiz. Elhamdülillah hak din üzereyiz. 00:23:01.589 --> 00:23:04.306 Çok memnunuz, mutluyuz; bu da tamam. 00:23:04.879 --> 00:23:11.366 Ve bi Muhammedin resûlâ. "Muhammed'in de Resûlullah olduğuna razı olan..." 00:23:11.664 --> 00:23:16.664 Razıyız, memnunuz, iftihar ediyoruz; onun ümmeti olduğumuza sevinçliyiz. 00:23:16.830 --> 00:23:22.559 O peygamberlerin eşrefi, serveri; biz de ümmetlerin en eşrefiyiz, en üstünüyüz. 00:23:22.994 --> 00:23:27.257 Ne mutlu bize! Onun da peygamberimiz olduğu ne mutlu! 00:23:27.456 --> 00:23:30.400 Ne mutlu benim onun ümmeti olduğum!" diye seviniyoruz. 00:23:30.125 --> 00:23:34.167 Gönül hoşluğu ile bunları diyen cennete girer: 00:23:34.584 --> 00:23:40.850 "Kim 'Ben Rab olarak Allah'a razıyım, din olarak İslâm'a razıyım, 00:23:40.940 --> 00:23:45.820 resûl olarak Muhammed'e razıyım.' derse cennete girer." 00:23:48.434 --> 00:23:53.280 Ve'r-râbiatü lehâ. "Bu üç şeyin arkasından bir de dördüncüsü vardır ki." 00:23:54.250 --> 00:23:58.902 Mine'l fadli kemâ beyne's-semâi ve'l-ard. 00:23:59.193 --> 00:24:05.370 "Onun fazileti de yerle göğün arası kadar yüksektir; bu dördüncünün. o kadar fazileti vardır." 00:24:06.206 --> 00:24:14.393 O dördüncüsü nedir? Ve hiye'l cihâdü fî sebîli'llâhi azze ve celle. 00:24:14.880 --> 00:24:20.483 "Azîz ve celîl olan Allah'ın yolunda cihad etmektir." 00:24:22.850 --> 00:24:30.461 Ne mutlu Allah'ın kendisinin Rabbi olduğunu inanmış, bilmiş ve bundan hoşnut ve memnun olana, 00:24:30.856 --> 00:24:34.323 İslâm'ın kendisinin dini olduğundan memnun olana! 00:24:34.836 --> 00:24:46.193 Bana bir Paşa geldi, diyor ki; "Yahu, hocam, bu Türkler niye Müslümanlığa girmişler?" diyor. 00:24:48.470 --> 00:24:55.425 Vaziyetten memnun değil. "Bu Amerikalıların, Avrupalıların dinine, 00:24:56.419 --> 00:25:06.943 bu fezaya gidenlerin, kadınlı erkekli Batı hayatı yaşayanların dinine niye girmemişler?" 00:25:07.945 --> 00:25:09.737 diye bana soruyor. 00:25:10.682 --> 00:25:19.366 Dedim ki; "Paşam, bizim dedelerimiz dünyanın öyle bir yerindeydi ki 00:25:19.665 --> 00:25:21.734 dünyanın bütün dinlerini biliyorlardı. 00:25:22.841 --> 00:25:26.717 Hindu dinini biliyorlardı, Budizm dinini biliyorlardı, 00:25:27.196 --> 00:25:31.734 Çinlilerin, Japonların dinlerini biliyorlardı, Buda'yı biliyorlardı. 00:25:32.477 --> 00:25:36.240 Hazar Denizi'nin kuzeyinde Yahudiliği görmüşlerdi, biliyorlardı. 00:25:36.975 --> 00:25:43.222 Karadeniz'in kuzeyinde hıristiyanlarla temas ettikleri için Hıristiyanlığı biliyorlardı. 00:25:43.592 --> 00:25:50.700 Hepsini bildikleri halde; Hint dinlerini, Çin dinlerini, Orta Asya'nın 00:25:52.184 --> 00:25:58.318 Şamanizm'ini bildikleri halde, Hıristiyanlığı Yahudiliği bildikleri halde, 00:25:58.742 --> 00:26:04.559 hepsi hakkında da en mükemmel eserleri yazdıkları halde -çok iyi bildikleri eserlerinden 00:26:04.559 --> 00:26:11.286 belli- seçerek, uygun gördükleri için, mantıklı olduğu için İslâm'a girdiler. 00:26:11.438 --> 00:26:16.279 Ötekilerin ahkâmını incelediler, berikinin ahkâmını incelediler. 00:26:16.627 --> 00:26:22.507 En güzel ahlâkın İslâm'da olduğunu gördüler, ondan beğenerek girdiler, kimse zorlamadı. 00:26:22.638 --> 00:26:28.849 600 bin çadır birden İslâm'a girdi. 600 bin çadır muazzam rakamdır. 00:26:29.413 --> 00:26:32.622 Her çadırın içinde kaç kişi vardır? Toptan girdiler. 00:26:33.600 --> 00:26:40.902 Neden? Hak din olduğunu anladılar da ondan. Bütün dinleri görmüşlerdi." diye uzun boylu, 00:26:40.902 --> 00:26:42.432 yarım saat, kırk beş dakika anlattık. 00:26:42.432 --> 00:26:46.675 Müslüman olmasından memnun değil, pişman. 00:26:49.306 --> 00:26:54.830 Yamuk bir insanla; "evet, paşam" diyen bir insanla karşılaşsaydı; 00:26:54.580 --> 00:26:58.454 "Tamam be hoca, sen de tam bir ilerici hocaymışsın, 00:26:58.641 --> 00:27:03.495 sevdim seni, gel beraber şu dine girelim." diye ayağı kayıp gidecekti. 00:27:04.217 --> 00:27:11.425 Ama bundan sonra bana çok kartlar filan attı, demek ki benim açıklamamdan memnun kalmış 00:27:11.681 --> 00:27:16.650 Demek ki doğruyu anlamış. Bana sonra çok bayram tebrikleri attı. 00:27:18.821 --> 00:27:27.463 Evet, bunların dördüncüsü de; o da artık üstüne fâzıl keremdir, 00:27:27.645 --> 00:27:30.830 bu üç tanenin üstüne üstünlüktür; 00:27:32.374 --> 00:27:38.359 "Allah yolunda cihad etmek." İnsan malıyla canıyla Allah yolunda cihadı neden yapıyor? 00:27:39.390 --> 00:27:45.617 "O Allah'ın güzel, sevdiği, hak dini yayılsın." diye, 00:27:46.121 --> 00:27:55.413 "Korunsun." diye, "Öğrenilsin." diye, "Allah'ın kelimesi yücelsin." diye... 00:27:54.692 --> 00:28:02.546 Litekûne kelimetu'llâhi hiye'l-ulyâ. "Allah'ın lâ ilâhe illallah sözü, 00:28:02.679 --> 00:28:09.700 Allah'ın varlığı birliği, en üstün olsun, hak din galip gelsin, diye..." 00:28:09.378 --> 00:28:17.437 "Bâtıl gitsin, bâtıl yıkılsın, insanlar taşa tapmasın, aya güneşe tapmasın, 00:28:18.143 --> 00:28:20.757 birbirlerini rab edinmesinler." diye. 00:28:21.496 --> 00:28:33.871 Firavunlara tapmışlar. Japonlar hâlâ imparatorlarına tapınıyorlar, "güneşin oğlu" biliyorlar; 00:28:34.637 --> 00:28:44.818 Japonların dini öyle. Hindular öküze tapıyorlar, akıl almaz ama ister alsın ister almasın. 00:28:44.818 --> 00:28:53.810 İşte Hindistan öyle. Hatta "İneği kesiyor." diye kesenlere de kızıyorlar. 00:28:53.726 --> 00:29:01.692 Hem kesildiğini de biliyorlar... Akıl almaz! Kobra yılanına tapınıyor. 00:29:02.504 --> 00:29:05.428 Hindistan'da dört yüz kadar din, mezhep varmış. 00:29:05.603 --> 00:29:09.834 Bir taife de kobra yılanına tapıyor, tapınaklarını gördüm. 00:29:10.374 --> 00:29:14.644 Kobra yılanının heykelini yapmış, kobra yılanına tapınıyor. 00:29:15.268 --> 00:29:22.178 Öyleleri var. Hindistan'da tenasül aletine tapınıyorlar. 00:29:25.360 --> 00:29:35.787 Kocası ölünce karısını da kocasının cesedi ile beraber yakıyorlar. 00:29:36.890 --> 00:29:43.206 Şu zulme bak! "Bunlar bitsin, hak din hakim olsun." diye çalışmak ne kadar şerefli; 00:29:43.206 --> 00:29:44.502 buradan anlayın. 00:29:45.102 --> 00:29:51.518 Hakk'ın galip gelmesi için, ahlâkın insafın hakim olması için; 00:29:51.518 --> 00:29:54.437 zulmün gitmesi, adaletin gelmesi için; 00:29:55.364 --> 00:30:03.308 cahilliğin gitmesi, ilmin irfanın gelmesi için; karanlığın gitmesi, aydınlığın gelmesi için 00:30:04.420 --> 00:30:07.587 adam malını hatta canını veriyor. 00:30:07.876 --> 00:30:19.293 Nasıl olsa bu can gidecek. Bugün yatsı namazında okudum: 00:30:21.790 --> 00:30:24.496 Ve mâ kâne li-nefsin en temûte illâ bi-iznillâh. 00:30:24.913 --> 00:30:32.673 Allah takdir etmeyince bir insan ölmez. Cümle cihan halkı öldürmeye kalksa öldüremezler. 00:30:33.396 --> 00:30:39.470 "Hocam öldüremez olurlar mı? Yakalarlar, bağlarlar, öldürürler!" "Öldüremezler!" 00:30:40.869 --> 00:30:45.898 "Var mı buna delilin?" "Var. İbrahim aleyhisselam'ı öldüremediler." 00:30:47.830 --> 00:30:52.292 Hem de Nemrut gavuru askeriyle öldüremedi. 00:30:52.254 --> 00:30:59.285 Bütün şehir aleyhinde olduğu halde bir yiğit çıkmış; İbrahim aleyhisselam... 00:30:59.628 --> 00:31:14.172 Kâlû semi'nâ feten yezkürühüm yükâlû lehû İbrâhîm. 00:31:14.676 --> 00:31:23.717 "O putları kıracağım." diyen "İbrahim" adında yiğit bir delikanlı vardı, diyor ahâli. 00:31:24.259 --> 00:31:30.942 "Bu bizim putlarımızı kim kırmış?" diye, yakalıyorlar, bütün şehir onu öldürmeye kast ediyor. 00:31:31.270 --> 00:31:34.534 Ellerinden tutuyorlar. Yakalandı. İbrahim aleyhisselam ellerine düştü. 00:31:34.864 --> 00:31:42.370 İbrahim ama senin bildiğin İbrahimlerden değil, Halilullah, Allah'ın dostu. 00:31:42.747 --> 00:31:48.732 "Yakaladılar mı?" "Yakaladılar." "İbrahim! Bizim bu putlarımızı sen mi kırdın? 00:31:48.953 --> 00:31:55.500 Biz burada yokken, biz tam çayıra tapınmaya, toplanmaya gitmişken buraya girdin de 00:31:55.500 --> 00:31:58.987 bu tapınağın içindeki bütün putları sen mi kırdın böyle?" 00:32:00.264 --> 00:32:02.854 İbrahim aleyhisselam gayet sakin, diyor ki; 00:32:03.310 --> 00:32:07.573 "Büyüğüne sorsanıza, işte orada duruyor. Boynunda da baltası var." 00:32:08.710 --> 00:32:12.139 Baltayı da götürmüş, balyozu da onun boynuna takıvermiş. 00:32:12.686 --> 00:32:17.594 İşte boynunda balta duruyor. "Konuşursa ona sorun. 00:32:17.594 --> 00:32:24.217 Bana ne soruyorsunuz, o söylesin." "İbrahim" diye birisi geldi, çatır çutur hepimizi kırdı. 00:32:24.328 --> 00:32:28.193 "Yiyin onu, için, kıyma yapın, pastırma yapın, 00:32:29.122 --> 00:32:35.670 isterseniz pastırma gibi tabaka tabaka kesin, isterseniz makineye sokun, parça parça çıkarın." 00:32:35.671 --> 00:32:37.415 desin, konuşsun. 00:32:38.942 --> 00:32:42.950 "Konuşursa ona sorun." deyince, diyorlar ki; 00:32:43.228 --> 00:32:48.783 "Yâ İbrahim! Bak sen şimdi böyle söyleme; biliyorsun ki bu konuşmaz!" 00:32:49.131 --> 00:32:54.597 "Madem konuşmaz, madem kendisini koruyamaz, savunamaz, 00:32:55.303 --> 00:33:00.117 kendisine yapılan saldırıyı def edemez, o zaman niye buna tapınıyorsunuz?" diyor. 00:33:00.333 --> 00:33:05.837 Başlarını öne eğiyorlar, ne desinler? Bir şey diyecek halleri kalmıyor. 00:33:06.683 --> 00:33:12.355 İbrahim aleyhisselam öyle bir yiğit ki Nemrut'un karşısına çıkıyor: 00:33:14.638 --> 00:33:19.200 "Benim Rabbim, Allahu Teâlâ hazretleri. Senin rabbin kim? 00:33:19.392 --> 00:33:26.200 Benim Rabbim, Allahu Teâlâ hazretleri; yaratır, diriltir, öldürür." diyor. 00:33:26.200 --> 00:33:29.802 Dirilten, öldüren. "Ben de diriltir öldürürüm." diyor. 00:33:30.115 --> 00:33:37.920 "Esirlerden iki kişi getirin. Şunu götürün, bu yaşasın. Bunu götürün, kesin." 00:33:37.472 --> 00:33:39.748 "İşte birisini yaşattım, birisini öldürdüm." diyor. 00:33:41.680 --> 00:33:46.886 Kimi kandırıyorsun sen? Böyle yaşatmak mı olur? Küçükten sen mi o hâle getirdin? 00:33:46.886 --> 00:33:52.218 Mevcut iki insan bulmuşsun, bir de sana uyacak sapıklar bulmuşsun; "kes şunu" diyorsun, 00:33:52.376 --> 00:33:53.752 "kesme şunu" diyorsun. 00:33:54.329 --> 00:34:01.496 O yaratmak mı? Allah'ın yaratması gibi mi? İbrahim aleyhisselam hiç laf altında kalmıyor. 00:34:02.819 --> 00:34:06.198 Söylediği saçma bir laf. "Saçma diyorsun!" demiyor. 00:34:06.997 --> 00:34:10.725 "Benim Rabbim, güneşi Doğu'dan doğdurur, Batı'dan batırır. 00:34:11.255 --> 00:34:15.740 Eğer senin kudretin varsa Batı'dan doğdur, güneşi çevir bakalım!" diyor. 00:34:15.849 --> 00:34:22.409 "Bu adamlara gücün yetiyor; 'Bunu kesin, bunu götürün, hapse tıkın.' demeye gücün yetiyor ama 00:34:22.847 --> 00:34:30.176 'Hadi güneşi Batı'dan doğdur.' O zaman bir şey diyemiyor, kalıyor." 00:34:30.176 --> 00:34:36.925 Neden? Fe-bühite'llezî kefer. "Kâfir olan ses çıkaramaz duruma geldi, dilini yuttu." 00:34:37.617 --> 00:34:40.182 İbrahim aleyhisselam korkmuyor da ondan. 00:34:40.182 --> 00:34:48.750 Çünkü Allah'ın halîli, Cenâb-ı Hakkın dostu. Nemrut'un da karşısına çıkarmışlar, yiğitçe konuşmuş. 00:34:49.860 --> 00:34:53.956 Ahâlinin de karşısına çıkarmışlar, konuşmuş. Ahâliye de önceden söylemiş; 00:34:53.956 --> 00:34:59.798 "Bu putlara tapmayın!" demiş, tapmışlar. "Ben sizin bu putlarınızı kıracağım." diye de söylemiş. 00:34:59.798 --> 00:35:07.798 Öyle saklamak yok. Gayet şeffaf, son derece açık. Hiç saklamaya, gizlemeye gerek yok… 00:35:08.680 --> 00:35:11.735 "Ben sizin bu putlarınızı kıracağım!" diyor, açıkça söylüyor ve kırıyor. 00:35:12.538 --> 00:35:17.766 Ondan sonra da; "Konuşamayan, kendisini savunamayan, böyle âciz mahluklara, 00:35:17.766 --> 00:35:20.855 elinizle yaptığınız mahluklara niye tapıyorsunuz?" diyor. 00:35:20.855 --> 00:35:23.828 "Tamam, yakaladılar." "İşte hocam bak, yakaladılar!" 00:35:24.128 --> 00:35:27.394 Sen işin sonuna bak. Dur bakalım, film bitmedi daha. 00:35:28.115 --> 00:35:31.275 Filmin ortasında filmin kahramanını yakalarlar. 00:35:31.818 --> 00:35:35.380 Dur bakalım daha, filmin sonuna bir bak bakalım; sonu ne olacak? 00:35:35.844 --> 00:35:37.286 "İşte hocam, ateşe atıyorlar!" 00:35:37.286 --> 00:35:40.549 "Atsınlar yahu, atarlarsa atsınlar!" 00:35:41.149 --> 00:35:45.343 "İşte ateşi tutuşturdular, cayır cayır, har har har har yanıyor!" 00:35:45.658 --> 00:35:51.766 "Ateşler göğe çıkarsa çıksın!" "İbrahim'i içine attılar." "Atarlarsa atsınlar!" 00:35:53.342 --> 00:35:59.720 Sonuç itibariyle İbrahim yandı mı? Yanmadı. Kurtuldu mu? Allah kurtarır. 00:35:59.711 --> 00:36:05.931 Nemrut öldü mü? Öldü, geberdi. Demek ki; Vallâhu yuhyî ve yümît. 00:36:06.249 --> 00:36:12.201 "Hayatı veren, hayatı koruyan, öldüren Allahu Teâlâ hazretleri." Korursa korur. 00:36:12.699 --> 00:36:16.361 "Hocam, falancası falanca adamdan korunmamış." 00:36:16.712 --> 00:36:20.743 "Benim dedem de harpte şehit olmuş." Onun şehit olmasını murat etmiş de ondan. 00:36:20.989 --> 00:36:24.458 Şehitlik bir rütbe, imtihan. Hayat nasıl olsa bitecek. 00:36:25.564 --> 00:36:30.333 Zaten bütün müslümanlarda şehit olma aşkı olsa kafirlerin bu zulmü olamaz. 00:36:30.762 --> 00:36:33.512 Bu zulüm, herkes şehit olmaktan korktuğu için oluyor. 00:36:34.430 --> 00:36:38.800 Onun için Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem burada buyuruyor ki; 00:36:39.950 --> 00:36:47.310 "O da artık bunların üstüne fazilettir; derecesi de yerle göğün arası kadar yüksektir. 00:36:47.713 --> 00:36:51.559 O da azîz ve celîl olan Allah'ın yolunda cihad etmektir." 00:36:52.427 --> 00:36:59.955 Bugün cihad etmeyi sadece birkaç bölgedeki insanlar biliyor. 00:37:00.824 --> 00:37:12.496 Onlar da bilmiyorlardı da Allah unutuldukça öğretiyor. 00:37:12.496 --> 00:37:16.593 Benim dedelerim ve benim hocam Suriye'de çarpıştılar. 00:37:17.151 --> 00:37:24.568 Benim dedemin en son haberinin geldiği yer, Suriye. Benim dedem gitti de gelmeyiverdi. 00:37:25.438 --> 00:37:34.611 Nerede olduğunu bile bilmiyoruz. Ne zincirli saati geldi, ne mendili geldi, ne bir hatırası geldi. 00:37:35.900 --> 00:37:42.357 Gitti, gelmedi. Amcalarım, dayılarım; kimisi Çanakkale'de, kimisi Suriye cephesinde, 00:37:42.357 --> 00:37:43.438 kimisi başka yerlerde... 00:37:45.270 --> 00:37:48.207 Şöyle bir hatırası bile yok. Devletten bir teşekkür bile yok. 00:37:48.207 --> 00:37:52.750 Babama dedim ki; "Dedem şehit olmuş, bir madalya filan yok mu?" 00:37:53.293 --> 00:37:57.635 "Evladım, Allah sevsin insanı. Madalya, dünya madalyası, ne olacak?" dedi. 00:37:58.103 --> 00:38:04.932 Alsaydık "Şehit torunuyum." diye göğsüme takacaktım ama babam o madalyayı önemli görmedi. 00:38:06.586 --> 00:38:09.518 Onun şehit olmasını istiyor da Allah ondan şehit ediyor. 00:38:10.954 --> 00:38:18.246 İyiler gidecek gidecek gidecek de bu dünya kötülerin başına yıkılacak. 00:38:19.430 --> 00:38:27.573 İyiler kalmayacak. İyiler gidecek gidecek de en sonunda şerlilerin başına kıyamet kopacak. 00:38:28.747 --> 00:38:30.420 Ölümden kaçmanın da bir faydası yok. 00:38:30.964 --> 00:38:38.000 Mühim olan Allahu Teâlâ hazretlerinin emrini tutmak, yolunda olmak. 00:38:38.839 --> 00:38:43.750 "Namaz kıl" dediği zaman namaz kılmak, "uyu" dediği zaman uyumak, "kalk" dediği zaman kalkmak, 00:38:43.750 --> 00:38:48.878 "ye" dediği zaman yemek, "yeme" dediği zaman yememek, "öl" dediği zaman ölmek... 00:38:49.260 --> 00:38:52.810 Mühim olan söz dinlemek, imanına göre yaşamak. 00:38:52.810 --> 00:38:54.147 Onu yapmadıktan sonra olmaz! 00:38:54.506 --> 00:38:59.509 "Oruç tut." diyor, "Doktorlar 'tutma' dedi." diyor, doktorların sözünü dinliyor. 00:39:00.247 --> 00:39:03.969 "Namaz kıl." diyor, "Uykuyu yenemiyorum." diyor, şeytanın sözünü dinliyor. 00:39:04.579 --> 00:39:09.163 Rahmân yaratmış, Rahmân'ı dinlemiyor, şeytanın sözünü dinliyor. 00:39:12.620 --> 00:39:18.538 Allah'ın buyruğu geliyor, okunuyor, anlatılıyor. Nefsi diyor ki; 00:39:18.537 --> 00:39:25.411 "Boş ver onları, keyfine bak!" Nefsinin emrini tutuyor. Hocayı seven yok. 00:39:25.870 --> 00:39:30.517 Herkes nefsinin emrinin karşısında el pençe divan durmuş: 00:39:30.930 --> 00:39:36.912 "Ey nefsim, emret! Emrin başım gözüm üstüne! Sen ne emredersen yaparım!" diyor. 00:39:37.263 --> 00:39:45.982 "İçki iç." içerim; "Rakı iç." içerim; "Kadın oynat." oynatırım; "Faiz ye." yerim. 00:39:46.782 --> 00:39:55.745 Ne derse yapıyor. Allah'ın emrini tutmuyor; şeytanın emrini tutuyor, nefsin emrini tutuyor. 00:39:57.180 --> 00:39:59.873 Peygamber Efendimiz ne dediyse tersini yapıyor: 00:40:00.255 --> 00:40:04.649 "Dünya sevgisi bütün hataların başı." diyor; sarılmış dünya sevgisine. 00:40:05.933 --> 00:40:09.452 Peygamber Eendimiz; "Âhiret çok önemli!" diyor, âhireti unutmuş. 00:40:10.109 --> 00:40:13.938 Sanki ölüm başkalarına yazılmış, bunlar hiç ölmeyecek. 00:40:14.416 --> 00:40:19.371 Ölenin mirasını yiyor da bir gün gelip kendisinin de mirasının yenileceğini bilmiyor. 00:40:20.573 --> 00:40:26.509 Öyle yaşıyor, yaşıyor... Haklı sözler söylendiği zaman ukala ukala da laflar söylüyor. 00:40:27.440 --> 00:40:34.694 Bazen şaka bazen yarı ciddi, bazen kızıp bazen dalga geçip. Ama bir gün geliyor, Azrail; 00:40:34.694 --> 00:40:41.464 "Yeter senin bu ettiğin, gel bakalım, sermayen yetti, bu sefer elimden kaçamazsın!" diyor, 00:40:41.464 --> 00:40:46.383 çöküyor göğsüne, hır hır hır hır, çatır çutur nefsini çekip alıyor. 00:40:47.442 --> 00:40:49.846 "Dur ya Azrail, biraz daha yaşayayım da tevbe edeyim." 00:40:50.521 --> 00:40:54.610 Geçmiş olsun, bitti! Hayat bittikten sonra; 00:40:54.278 --> 00:40:59.197 Fe izâ câe ecelühüm fe lâ yeste'hirûne sâaten ve lâ yestakdimûn. 00:40:59.197 --> 00:41:03.537 "Müddet geldi mi geri gitmez." Ölümden evvel ölmek ne demek? 00:41:04.163 --> 00:41:10.390 Büyüklerimiz; "ölümden önce ölmek" demiş; edebiyat kitaplarına, tasavvuf kitaplarına girmiş, 00:41:10.364 --> 00:41:18.179 Bunun anlamı ne? "Ölmeden evvel ölümün tedbirini al, ölümden sonrası için hazırlan." demek. 00:41:18.179 --> 00:41:24.663 "Derviş ol." demek. Ama "derviş ol" diye söylersen insanı dokuz köyden kovuyorlar. 00:41:25.288 --> 00:41:29.800 Kovarlarsa kovsunlar. Biz hakkı söyleyelim de dinleyen dinler, 00:41:29.121 --> 00:41:30.747 dinlemeyen ne yaparsa yapsın. 00:41:30.756 --> 00:41:32.151 el-Fâtiha.