WEBVTT

00:00:00.167 --> 00:00:04.626
Eûzübillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.

00:00:04.709 --> 00:00:10.627
el-Hamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn. Hamden kesîren, tayyiben mübâreken fîhi alâ külli hâlin

00:00:10.792 --> 00:00:12.420
ve fî külli hîn.

00:00:12.250 --> 00:00:17.959
Ve's-salâtü ve's-selâmü alâ seyyidi'l-evvelîne ve'l-âhirîn Muhammedini'l-Mustafâ

00:00:18.000 --> 00:00:22.209
ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebiahû bi-ihsânin ilâ yevmi'l-cezâ.

00:00:22.250 --> 00:00:25.459
Emma ba'd. Aziz ve muhterem kardeşlerim!

00:00:26.524 --> 00:00:30.260
Ramazan-ı şerîfle ilgili hadîs-i şerîflerden birisi

00:00:30.761 --> 00:00:34.979
Abdullah İbn Mesud radıyallahu anh tarafından rivayet olunmuş.

00:00:35.400 --> 00:00:38.626
Peygamber Efendimiz buyurmuş ki;

00:00:38.626 --> 00:00:51.544
Câeküm şehrü ramadânü'l-mübârekü. Fe-kaddimû fîhi'n-niyyete ve vessiû fîhi'n-nefaka.

00:00:51.918 --> 00:00:59.794
Câeküm. "Size geldi." Şehrü ramadânü'l-mübârek. "Mübarek Ramazan ayı" size geldi.

00:01:00.194 --> 00:01:06.868
Zaman geçti, aylar değişti. Nihayet Ramazan ayı geldi.

00:01:07.480 --> 00:01:10.611
Ramazan ayı hangi mevsimde olur, ne zaman gelir?

00:01:11.107 --> 00:01:17.815
Bu Arap ayları mevsimlere bağlı değil, bağımsızdır. Çünkü bunlar dolaşır, döner.

00:01:18.500 --> 00:01:25.490
Bazen yaza gelir bazen kışa gelir. Burada uzun zaman yaşayanlar bilirler ki iftar etmişlerdir.

00:01:25.701 --> 00:01:33.192
Hemen akşam namazını kılmışlardır. Arkasından hemen yatsı vakti gelmiştir, hemen teravihi kılmıştır.

00:01:33.192 --> 00:01:36.736
Arkasından hemen sahur yapmıştır. Niyet edip oruca başlamıştır.

00:01:37.202 --> 00:01:41.487
Çok kısa bir gece, çok uzun bir gündüz.

00:01:41.928 --> 00:01:50.184
Şimdi de döndü dolaştı, adım adım bir yılda on bir gün yer değiştiriyor.

00:01:50.426 --> 00:01:58.234
Bir yılda on bir gün değişiyor. Bir yılda on bir gün, yazdan kışa doğru geliyor.

00:01:58.603 --> 00:02:04.190
İlkbahar, kış, kıştan sonra sonbahar ve yaza doğru dönüyor.

00:02:07.349 --> 00:02:10.164
Yazın günler uzunken namaz kılınıyordu.

00:02:10.164 --> 00:02:14.673
On on beş yıl önce gelenler burada bugünleri yaşamışlardır.

00:02:15.252 --> 00:02:24.186
"Bahara geldi; Haziran'a geldi, Mayıs'a geldi, Mart'a geldi, Şubat'a geldi." derken döndü dolaştı

00:02:24.818 --> 00:02:29.314
senenin yarısını da geçti, şu anda Kasım ayındayız.

00:02:29.480 --> 00:02:38.748
Şimdi de gündüzler kısacık. 11.50'de öğle oluyor.

00:02:39.980 --> 00:02:45.768
Bir civarında ikindi oluyor, üç civarında iftar oluyor. Gündüzler çok kısa oldu.

00:02:46.197 --> 00:02:52.892
Döner. Bayramlar da döner, Ramazanlar da döner, hac da döner.

00:02:53.387 --> 00:03:00.389
Hac yaparsınız, bazen çok sıcak olur; çok sıcaklarda bayılanlar olur.

00:03:00.389 --> 00:03:06.750
Güneş çarpar, ölür. Arabistan'da hacı, hac vazifesini yaparken güneş çarpar

00:03:06.750 --> 00:03:11.861
güneşte fazla durur korunmaz; haydi güneş çarpar, ölür!

00:03:12.113 --> 00:03:18.230
Öldürücü bir rahatsızlıktır. Hastaneye götürdükleri zaman da buzların içine yatırıyorlarmış;

00:03:18.230 --> 00:03:20.370
o zaman ancak toparlayabiliyormuş.

00:03:20.370 --> 00:03:23.732
Bir de ilaçlar veriyorlarmış; öyle toparlayabiliyormuş.

00:03:24.320 --> 00:03:28.990
Bu Ramazan'ın gelişi böyle. Bir bakıma şöyle diyebiliriz

00:03:29.454 --> 00:03:33.694
Senenin bütün mevsimlerini şereflendiriyor. Hepsine uğruyor.

00:03:33.694 --> 00:03:37.116
Hepsinin gönlünü ediyor mübarek. Çünkü mübarek bir ay.

00:03:37.485 --> 00:03:44.459
"Kibar, güzel bir ay, hepsinin gönlünü alıyor." diyebilirsiniz. Mübarek ne demek?

00:03:46.280 --> 00:03:54.490
"Bereketli" demek. Her şeyde bir bolluk bereket olur. Maddî işlerde de olur.

00:03:54.426 --> 00:04:03.341
Mesela sofrası bereketlenir, kazancı bereketlenir, ömrü bereketlenir.

00:04:04.105 --> 00:04:09.102
Ondan sonra mânevî bakımdan da sevabı artar. Kat kat muazzam sevap alır.

00:04:09.167 --> 00:04:18.250
Çünkü Cenâb-ı Hak orucun sevabını hesaba girmeyecek şekilde sayısız olarak çok bol veriyor.

00:04:19.375 --> 00:04:29.293
Her şeyin ölçüsü belli, rakamını söyleyebiliyorsunuz. el-Hasenetü bi aşri emsâlihâ.

00:04:29.352 --> 00:04:33.786
"Yapılan bir iyiliğin mükâfâtı bire ondur." On misli sevap alıyorsunuz.

00:04:34.191 --> 00:04:42.581
Ondan sonra Allah yolunda sarfiyat yapmak, infakta bulunmak, para harcamak…

00:04:42.581 --> 00:04:46.339
Allah yolu ne demek? Cihada harcamak. Allah yolu ne demek?

00:04:46.705 --> 00:04:52.286
İlim yoluna harcamak; bu da Allah yoludur. Allah yolu başka neye denir?

00:04:52.517 --> 00:04:56.758
Hacca ve umreye para harcamak; bunlar da Allah yolunda.

00:04:56.758 --> 00:05:04.608
Meselü'l'lezîne yünfikûne emvâlehüm fî sebîlillâh. "Mallarını Allah yolunda sarf edenlerin misali..."

00:05:04.843 --> 00:05:07.310
Neye benzer? Ke meseli habbetin.

00:05:07.908 --> 00:05:13.974
"Bir tohuma, taneye benzer ki." Enbetet seb'a senâbile.

00:05:14.231 --> 00:05:18.220
"-Gömmüşler toprağa- yedi başak vermiş bir tohum."

00:05:18.767 --> 00:05:22.520
Buğday işi ile arpa işi ile uğraşanlar bilirler ki böyle bir şey olmaz.

00:05:23.880 --> 00:05:29.280
Bir tohumdan yedi başak çok zor olur. Veya hiç olmaz; ben bilmiyorum.

00:05:29.747 --> 00:05:33.812
Bir tohumdan bir sap çıkar, bir sapta da bir başak olur, biliyorum.

00:05:34.834 --> 00:05:37.734
Belki çatalda çıkıp iki başak olabiliyor mu?

00:05:37.876 --> 00:05:45.293
Yeni oyunlarla laboratuvarlarda inceleyip genlerle oynayıp yapıyorlar mı bilmiyorum.

00:05:45.834 --> 00:05:46.917
Yedi başak veriyor.

00:05:47.175 --> 00:05:54.207
Fi külli sünbületin mietü habbe. Her başakta da yüz tane"

00:05:54.934 --> 00:05:58.130
ektiğin tohuma benzer yüz tane tohum var.

00:05:58.368 --> 00:06:04.470
Ne eder? Yedi başak, yedi yüz. Allah yoluna para sarf edenlerin sevabı;

00:06:04.470 --> 00:06:09.532
bir tohum ekip de yedi yüz tane, bir tohum ekip de yedi yüz tohum almış gibi çok olur.

00:06:09.532 --> 00:06:17.784
Anlıyoruz ki Allah yolunda sarf edilen paranın mükâfâtı bire yedi yüzmüş. Güzel.

00:06:17.784 --> 00:06:20.641
Daha güzel. Allah daha çok mükâfât versin.

00:06:20.785 --> 00:06:29.803
Zikrullahın mükâfâtı, bunun yüz katı daha fazla; bire yetmiş bin. Bir kere "Allah" diyorsun.

00:06:29.937 --> 00:06:35.773
"Yetmiş bin defa Allah" demiş kadar sevap veriyor. Yetmiş bin kat sayısı.

00:06:36.750 --> 00:06:40.150
Bir kere lâ ilâhe illallah diyorsun. Yetmiş bin lâ ilâhe illallah demiş gibi sevap alıyorsun.

00:06:41.250 --> 00:06:44.999
Sonra mesela Medine'de namaz kılanın sevabını biliyoruz.

00:06:45.309 --> 00:06:49.106
Oraya duvarlara da yazılmış bir hadîs-i şerîf

00:06:49.676 --> 00:06:53.284
"Burada namaz kılanın, benim şu mescidimde namaz kılanın

00:06:53.578 --> 00:06:59.307
sevabı başka yerdeki namaza göre bin mislidir.

00:07:00.900 --> 00:07:08.336
O kadar sevap kazanıyor." Salâtün fî mescidi hâzâ ke elfi salâtin fîmâ sivâhü.

00:07:08.834 --> 00:07:17.626
"Peygamber Efendimiz'in mescidinde kılınan bir namaz, bunun dışındaki mescidlerde kılınan namazın bin tanesi gibidir."

00:07:17.709 --> 00:07:23.251
O halde bir insan bir umreye gitse Peygamber Efendimiz'in Medine-i Münevveresi'nde

00:07:23.250 --> 00:07:29.440
Mescid-i Nebevî'sine uğrasa, bir namaz kılsa bütün masraflarının hepsi kâra dönmüş oluyor.

00:07:29.947 --> 00:07:35.710
Bir namaz bin misli. Beş vakit, beş bin namaz.

00:07:36.385 --> 00:07:46.479
Sekiz gün kalsa, kırk bin, dört yüz bin. Allahu Ekber!

00:07:47.400 --> 00:07:54.311
Ama Kâbe'nin karşısında kılınan namaz daha fazla. Peygamber Efendimiz öyle bildiriyor.

00:07:54.311 --> 00:07:58.808
İlle'l-mescide. "Mescid-i Haram hariç" diyor. Çünkü onun sevabı bire yüz bindir.

00:07:59.680 --> 00:08:01.820
Bir namaz kılıyorsun, yüz bin kılmış gibi sevap.

00:08:01.941 --> 00:08:08.279
Orada bir umre yapıyorsun, bir namaz kılıyorsun. Yüz bin namaz gibi sevap alıyorsun.

00:08:08.865 --> 00:08:17.981
Yüz bini beşe böl. Yirmi bin. Yirmi bin gün. Yirmi bini de 365'e böl.

00:08:19.611 --> 00:08:25.211
İnsan bir seferde yüz elli, iki yüz yıl beş vakit namaz kılmış gibi sevap kazanıyor.

00:08:25.743 --> 00:08:32.680
Gel de gitme şimdi, geride dur. Bağlasalar durmaz insan, kalkar hacca umreye gider.

00:08:33.810 --> 00:08:37.650
Ama oruç... Orucun sevabı ne kadar?

00:08:37.704 --> 00:08:44.142
Onun mükâfâtını kulun orucunu tutuşundaki güzelliğe göre çok fazla veriyor.

00:08:44.233 --> 00:08:49.339
Güzelliğe göre yalnız. Orucu şuurlu ve güzel tutmasına göre...

00:08:49.766 --> 00:08:52.618
Güzel oruç nasıl olur, çirkin oruç nasıl olur?

00:08:53.120 --> 00:08:59.203
Güzel oruç; ahlâkla, âdapla, takvâ ile tutulan oruçtur.

00:08:59.203 --> 00:09:03.478
Çirkin oruç nasıldır? Hem oruç tutuyor hem küfrediyor.

00:09:03.478 --> 00:09:10.281
Hem oruç tutuyor hem harama bakıyor. Hem oruç tutuyor hem kötü sözler dinliyor.

00:09:10.281 --> 00:09:14.153
Hem oruç tutuyor hem sağa sola saldırıyor, kırıyor geçiriyor.

00:09:14.153 --> 00:09:18.408
Hem oruç tutuyor hem de kumarhaneye gidiyor.

00:09:19.432 --> 00:09:26.183
Bu çirkin oruç; orucu tam ve güzel tutmamış oluyor. Orucu güzel tuttu mu ona göre mükâfâtı var.

00:09:26.279 --> 00:09:31.100
Evet, bu ay onun için bereketlidir. Câeküm şehrü Ramazânü mübârek.

00:09:31.660 --> 00:09:37.392
Fe kaddimû fîhi'n-niyyete. "Burada niyetinizi önden yapınız.

00:09:38.328 --> 00:09:48.546
Evvelden yapınız, önden sununuz." buyuruyor.

00:09:49.500 --> 00:09:54.747
Niyeti önden sunmanın şekli nasıldır? Peygamber Efendimiz öyle buyuruyor

00:09:54.747 --> 00:09:59.167
"Niyeti önceden sununuz, takdim ediniz." Bu ne demek?

00:09:59.858 --> 00:10:05.419
"Bir kere ben şu Ramazan'ı Allah'ın izni ile güzel bir Ramazan olarak tutacağım.

00:10:06.700 --> 00:10:12.340
Tam Resûlullah Efendimiz'in tarif ettiği gibi. İnşaallah son on günde de itikâfa gireceğim.

00:10:13.207 --> 00:10:16.336
İnşallah bu Ramazan'da zekâtımı da vereceğim."

00:10:16.336 --> 00:10:22.436
Çünkü Ramazan'da verildiği zaman mükâfâtı başka aylarda verildiğinin yetmiş kat fazlası oluyor.

00:10:23.300 --> 00:10:31.470
Yapacağı şeyleri önceden tasarlayıp iyi niyetle dolu olarak aya girmek...

00:10:32.890 --> 00:10:37.541
"Kur'an'ı hatmedeceğim, ezberleyeceğim, ezberimi artıracağım."

00:10:38.750 --> 00:10:45.369
Bütün güzel ibadetlerle ilgili tasarılarını, niyetlerini önceden tespit etmek.

00:10:45.956 --> 00:10:51.678
Başka? Oruç tutacağı zaman önceden;

00:10:51.678 --> 00:10:54.810
"Yâ Rabbi! Ben yarın oruç tutacağım." diye niyet etmek...

00:10:54.265 --> 00:10:59.210
Sahura kalktı; "'Ben yarın Ramazan'ı tutmaya niyet ettim.' diye

00:10:59.210 --> 00:11:01.361
önceden niyet etmeyeyim de dur bakalım.

00:11:01.596 --> 00:11:08.984
Uygun düşerse rüzgâr müsait yerden eserse, yelkenlerim dolarsa, yarın oruç tutarım.

00:11:09.368 --> 00:11:16.505
Olmazsa belki de tutmam. Bakarsın canım sigara isteyiverir, elim ayağım titremeye başlar!"

00:11:16.955 --> 00:11:21.888
Sigara da çok sevgili, çok muhterem, çok kıymetli; onun hatırı kırılmaz!

00:11:22.330 --> 00:11:31.241
Ama İslâm'ın kaşı gözü, başı yarılır. Hiç ona aldıran yok. Bakalım, belli değil.

00:11:31.680 --> 00:11:35.354
Yarın oruç tutacak mısın? "Dur bakalım. Hele bir sabaha çıkalım!" Öyle şey olmaz.

00:11:35.354 --> 00:11:48.134
Önceden niyetini güzelce yapacak gibi anlaşılabilir. Niyetlerimizi önceden sağlam yapacağız.

00:11:48.879 --> 00:11:51.846
Bol bol, güzel şeylerin niyetlerini yapalım.

00:11:52.602 --> 00:11:58.215
Bu da tamam, anladık, inşaallah yapacağız. Niyet ettik. Sonra?

00:11:58.768 --> 00:12:10.820
Ve vessiû fîhi'n-nafakate. "Bu ayda çoluk çocuğunuza geniş nafaka verin."

00:12:12.780 --> 00:12:17.601
Evinize bol yiyecek getirin, çoluk çocuğunuzun önüne bol yiyecek koyun.

00:12:17.601 --> 00:12:24.266
Evde genişlik olsun. Vessi'û. "Genişletin." demek. Nafakayı genişletin.

00:12:24.386 --> 00:12:30.670
Evinizin, çoluk çocuğunuzun nafakasını, yiyeceğini içeceğini bu ayda bol yapacaksınız.

00:12:31.126 --> 00:12:36.983
Çarşıya uğrayacaksınız, fileleri dolduracaksınız. File sonradan çıkma.

00:12:37.631 --> 00:12:48.976
Bizim dedelerimiz file kullanmazlardı. File incecik bir şey ama file bizim örfümüz âdetimiz değil.

00:12:50.131 --> 00:12:57.910
Bizim örfümüz âdetimiz, -yaşlı olanlarımız iyi bilir, yaşlı yok ya burada hepsi

00:12:57.910 --> 00:13:04.231
genç- bizde zembil vardı, torba vardı.

00:13:05.490 --> 00:13:11.291
Bezden torba dikerlerdi. Çarşıya gidildiği zaman torbanın içine konulurdu. Neden.

00:13:11.386 --> 00:13:14.116
"İçindeki görünmesin." diye.

00:13:14.161 --> 00:13:20.229
"Birisi görür de canı çekerse günah olur." diye saklı olurdu, kapalı olurdu.

00:13:20.481 --> 00:13:24.756
Filede her şey ortada: Adam patlıcan almış, ay havuçlara bak!

00:13:25.410 --> 00:13:31.406
Meyveler pırıl pırıl, aman salata içim bayıldı; görenin ağzının suyu akıyor.

00:13:31.490 --> 00:13:36.400
Olmaz! Öyle göstere göstere taşımak yok İslâm'da.

00:13:36.494 --> 00:13:39.456
Gösterdin mi vereceksin ya da göstermeyeceksin!

00:13:39.456 --> 00:13:45.129
Can çektirmek, istetmek, iştah kabartmak; İslâm'da böyle şeyler yoktur.

00:13:46.297 --> 00:13:48.865
Onun için eskiden "zembil" diye bir şey vardı.

00:13:49.126 --> 00:13:57.610
"Zembil" demek, "dıştan görünmeyen bir torba" ki içine yiyecek içecek konulur.

00:13:57.776 --> 00:14:02.525
Zembilli Ali Cemali Hoca varmış, Osmanlılarda şeyhülislammış.

00:14:03.112 --> 00:14:12.116
Onun zembilliği nereden geliyor. Torbaları. Evinin camından aşağıya torbayı sarkıtırmış.

00:14:13.900 --> 00:14:16.535
"Sorusu olan kâğıda yazsın, buraya koysun." dermiş.

00:14:17.353 --> 00:14:25.441
Gelen de sarkık torbaya; "Hocam, efendim, şeyh efendi, şeyhülislam efendi

00:14:25.441 --> 00:14:30.356
müftü efendi, şöyle bir müşkülüm var, bunun cevabı nedir?" diye, sorusunu sorarmış.

00:14:30.633 --> 00:14:37.180
O da gece mum ışığında çalışırmış; bu soruların hepsinin cevaplarını kitaplardan bulur

00:14:37.421 --> 00:14:40.891
bir kâğıda yazıp koyar, aşağıya sarkıtırmış.

00:14:41.275 --> 00:14:46.512
Ertesi günü zembilden cevabını alırlarmış. Çeker alırmış.

00:14:46.512 --> 00:14:52.725
Onun için "Zembilli Ali Cemali Efendi" diye bir alim, şeyhülislam da var.

00:14:52.725 --> 00:14:58.175
"Zembil" demek, "torba" demek. Bezden veya deriden olabilir; torba.

00:14:58.175 --> 00:15:09.794
Bizde başka ne vardı? Heybe vardı. Heybe atın üstüne de konulur, omuza da konulur.

00:15:10.500 --> 00:15:16.423
Atın üstüne koyarsan bir kısmı o tarafta kalır, bir kısmı bu tarafta kalır; dengeli bir şekilde.

00:15:16.478 --> 00:15:21.471
Adam da atın üstüne biner, pazardan aldığı şeyler heybede olur.

00:15:21.843 --> 00:15:27.935
Ya da fukaranın garibanın atı yoksa heybeyi sırtına alır.

00:15:28.325 --> 00:15:32.120
Bir torbası öne gelir, bir torbası arkaya gelir, öyle giderdi.

00:15:32.225 --> 00:15:36.771
Omzundan kayıyorsa heybenin orta kısmı yarıktır, başından geçirir.

00:15:36.845 --> 00:15:40.540
Hiçbir yere de sallanmaz, kayıp gitmez.

00:15:40.401 --> 00:15:48.844
Böylece önü arkası torbalı, dolu, yürür gider; eli, ayağı serbest olur, böyle taşınırdı.

00:15:49.523 --> 00:15:58.112
Taşımak için güzel şeylerden birisi de sepettir. Sepet hafiftir, hava da alır. Kapaklıdır;

00:15:58.415 --> 00:16:00.304
kapağını çevirdiğin zaman açılır.

00:16:00.466 --> 00:16:04.497
Kapaklı sepetler iyi olur. "Sepet yok hocam."

00:16:06.193 --> 00:16:11.604
Etrafı küfe ama o zaman üstüne yaprak gibi bir şeyler örterlerdi.

00:16:12.382 --> 00:16:18.820
"İçindeki görünmesin." diye örtü örterlerdi. Âdap böyle idi.

00:16:18.403 --> 00:16:20.459
Gördüğü zaman da görene verirlerdi.

00:16:21.585 --> 00:16:25.430
Birisi gördü mü; "Gel bakalım, buyur, şunun bir tadına bak." diye

00:16:25.430 --> 00:16:29.212
almış olduğu şey ne ise -bir salkım üzümse- verirlerdi.

00:16:30.209 --> 00:16:31.668
Diğer hadîs-i şerîf.

00:16:31.709 --> 00:16:34.668
Bu çok büyük bir müjde.

00:16:35.830 --> 00:16:39.166
Bu hadîs-i şerîf, Ebû Saîd el-Hudrî hazretlerinden.

00:16:39.876 --> 00:16:45.668
Müsnedü'l-firdevs isimli eserinde Deylemî rivayet etmiş.

00:16:46.334 --> 00:16:49.876
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bir rivayete göre diyor ki;

00:16:50.292 --> 00:16:54.751
Men hacce va'temere fe-mâte min senetihî dehale'l-cenneh.

00:16:55.751 --> 00:17:00.710
Ve men sâme ramazâne sümme mâte dehale'l-cenneh.

00:17:00.959 --> 00:17:05.376
Ve men ğazâ fe-mâte min senetihî dehale'l-cenneh.

00:17:06.420 --> 00:17:11.376
Müjde ne? Müjde şu: Kim bir hac veya umre yaparsa...

00:17:12.334 --> 00:17:18.376
Gitti o sene hac yaptı veyahut hac değil de umre yaptı, umreye gitti.

00:17:19.292 --> 00:17:23.501
Fe-mâte min senetihî. "O haccı veya umreyi yaptığı senede ölürse..."

00:17:23.459 --> 00:17:29.876
Men hacce va'temera. "Kim hac ve umreyi beraber yaparsa hac ve umre yaparsa" mânasına da gelebilir.

00:17:30.667 --> 00:17:36.293
"Ayrı ayrı" da mânası mümkün, "ikisini birlikte yapmış olmak" mânası da mümkün.

00:17:36.250 --> 00:17:41.751
"O sene ölürse..." Dehale'l-cenneh. "Cennete girer." Neden?

00:17:41.792 --> 00:17:45.875
Çünkü hac, bütün eski günahları siler. Onun için cennete girer.

00:17:45.751 --> 00:17:54.585
Hac ve umre konumuz değil. Hacca giden kardeşlere, gidecek kardeşlere müjde olabilir.

00:17:55.292 --> 00:17:58.918
Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'in ikinci cümlesi

00:17:59.209 --> 00:18:05.543
Men sâme ramazâne sümme mâte dehale'l cenneh. "Kim Ramazan orucunu tutarsa"

00:18:05.792 --> 00:18:10.668
Tabi yine "güzel tutarsa" demek. Güzel tutmak esas; güzel tutmazsa Allah kabul etmeyebilir.

00:18:11.209 --> 00:18:18.835
"Kim Ramazan orucunu tutarsa..." Sümme mâte. "Sonra ölürse..."

00:18:19.167 --> 00:18:21.751
Ramazan orucunu tuttu, öldü. Herkes ölecek.

00:18:22.292 --> 00:18:25.709
"Biz daha ölmeyiz de, bizim daha çok seneler var da!"

00:18:25.709 --> 00:18:31.168
Bilmiyoruz ama herkes öyle düşünüyor. Kimin nerede nasıl öleceği belli olmaz.

00:18:31.542 --> 00:18:36.126
Çünkü trafik canavarı var; götürüverir insanı. Her yerde dolaşıyor.

00:18:36.167 --> 00:18:42.626
Sen trafik canavarını gördün mü? Ben gördüm, çok gördüm; kocaman dişleri var, kocaman ağzı var.

00:18:42.584 --> 00:18:46.876
Kamyonları bile içine alıyor. Yutuverir; gider insan.

00:18:47.167 --> 00:18:50.751
Genç de gider, yaşlı da gider, bir aile toptan da gider, Allah korusun!

00:18:51.501 --> 00:18:56.793
Çoluk, çocuğuyla da gidebilir. Genç de ölebilir yaşlı da ölebilir.

00:18:56.792 --> 00:18:59.626
Ama biz diyoruz ki; "Yâ Rabbi! Bize hayırlı uzun ömür ver.

00:18:59.626 --> 00:19:02.918
Sağlıkla, âfiyetle, mutlu, güzel hayırlı ömür ver."

00:19:02.918 --> 00:19:08.710
Neden? Çok sevap işleyelim, çok ibadet yapalım. Ümmet-i Muhammed'e çok faydalı olalım.

00:19:08.709 --> 00:19:14.430
Rızanı kazanalım. Onun için çok yaşamak istiyoruz. Müslüman çok yaşamayı isteyecek.

00:19:14.420 --> 00:19:19.709
Neden? Müslüman hayırlı insandır, etrafına çok fayda sağlar. Ölecekse ötekiler ölsün.

00:19:19.709 --> 00:19:24.668
Çünkü muzur. Yaşadıkça muzurluk yapıyor; adam öldürüyor, adam dövüyor

00:19:24.667 --> 00:19:27.917
hırsızlık yapıyor, arsızlık, yapıyor, ortalığı karıştırıyor.

00:19:27.918 --> 00:19:34.627
Anarşi, terör, tedhiş. Tedhişterör aynı; terörü sileceğiz.

00:19:34.626 --> 00:19:42.626
Tedhiş, "dehşet vermek" demek. Anarşi de "kargaşa" demek, Türkçesi var.

00:19:42.876 --> 00:19:49.918
Anarşi aslında "idaresizlik" demek. "İdare edememek, idarenin zayıf olması

00:19:50.542 --> 00:19:57.709
devletin milleti idare edememesi, hükümetin acizliği ve idaresizliği" demek.

00:19:58.834 --> 00:20:03.917
Şu veya bu sebep neyse... "Ramazan'ı tutmuş da ölen bir insan cennete girer."

00:20:03.959 --> 00:20:07.100
Dehale'l-cenneh. "Cennete girdi." demektir. Neden?

00:20:06.959 --> 00:20:10.918
Ramazan günahları siliyor da ondan. Allah büyük sevaplar veriyor da ondan.

00:20:11.250 --> 00:20:17.840
Çok önemli. Bunu elde etmeye çalışalım. Ramazan'ı güzel tutalım.

00:20:17.667 --> 00:20:24.420
Ve men ğazâ ve mâte min senetihî dehale'l-cenneh. "Kim gazaya giderse..."

00:20:24.375 --> 00:20:31.293
"Kazaya" değil. Hu ğ harfi, k harfi Arapçada farklı farklı harfler.

00:20:31.792 --> 00:20:37.959
"Kim gazaya giderse…" Gazâ ne demek? "Cihad" demek. Gaza yapana ne derler?

00:20:37.959 --> 00:20:41.835
"Gazi" derler. "Kim gazi olmaya giderse, savaşa giderse..."

00:20:42.209 --> 00:20:49.251
Kaza ne demek? Mâlum araba arabaya çarpmış; o ayrı.

00:20:49.292 --> 00:20:56.542
K ile ayrı, g ile ayrı. Mâna değişiyor. Türkçede de böyle kelimeler var.

00:20:56.542 --> 00:20:59.126
Hatta bir noktadan bile mâna değişir

00:20:59.959 --> 00:21:05.168
K- i –l, i ile yazarsan bir harfi kil, "kaygan toprak" demek.

00:21:05.167 --> 00:21:12.250
İ'nin noktasını koymazsan, "kıl."

00:21:12.250 --> 00:21:19.375
Mâna değişti. Bir noktadan bile iş değişir. Arapçada da değişir.

00:21:20.420 --> 00:21:25.459
Arapçada bir harften dolayı mâna tamamen aykırı, tepetaklak gidebilir.

00:21:25.459 --> 00:21:30.876
Namaz kılarken insan âyeti yanlış harfle okusa namazı bozulabilir.

00:21:31.334 --> 00:21:32.835
Çünkü ters bir mâna çıkar.

00:21:32.833 --> 00:21:36.751
Allah her yaptığımız işi güzel yapmayı nasip etsin. el-Fâtiha...

