WEBVTT 00:00:00.100 --> 00:00:04.216 Eûzübillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm. 00:00:04.241 --> 00:00:09.432 el-Hamdü li'l-lâhi Rabbi'l-âlemîn, hamden kesîran tayyiben mübâreken fîh, 00:00:09.457 --> 00:00:15.150 âlâ külli hâlin ve fi-külli hîn. Ve's-salâtü ve's-selâmü alâ seyyidi'l-evvelîne 00:00:15.400 --> 00:00:20.400 ve'l-âhirîn ve-imâmi'l müttekîn, ve-şefii'l müznibîn, Muhammedini'l Mustafâ 00:00:20.429 --> 00:00:26.949 ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebiahû bi-ihsânin ecmaîn, et-tayyibîn et-tâhirîn. 00:00:27.360 --> 00:00:31.160 Emma badü: Fe-kâle Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem. 00:00:31.640 --> 00:00:39.560 İnnallâhe teâlâ halaka miete rahmetin küllü rahmetin mil'ü mâ beyne's-semâi ve'l-ardi. 00:00:39.707 --> 00:00:45.732 Kaseme minhâ rahmeten beyne'l-halâiki bihâ ta'tıfü'l-vâlidetü alâ velidihâ 00:00:45.732 --> 00:00:51.856 ve bihâ teşrabü'l-vahşü ve't-tayru'l-mâe ve bihâ teterâhamu'l-halâiku. 00:00:51.881 --> 00:01:00.268 Fe izâ kâne yevmü'l-kıyâmeti kasarahâ ale'l-müttekîne ve zâdehüm tis'an ve tis'îne. 00:01:00.369 --> 00:01:05.120 Sadaka Resûlullah fî mâ kâl ev kemâ kâl. 00:01:05.120 --> 00:01:10.390 Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ten Hâkim, 00:01:10.203 --> 00:01:17.673 Müstedrek isimli kitabına kaydetmiş ki Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor: 00:01:17.735 --> 00:01:27.408 İnnallâhe teâlâ halaka miete rahmetin. "Allahu Teâlâ hazretleri yüz rahmet yarattı. 00:01:27.502 --> 00:01:32.642 Yüz acıma, yüz bölük merhamet yarattı." 00:01:33.400 --> 00:01:44.720 Halaka miete rahmetin küllü rahmetin mil'ü mâ beyne's-semâi ve'l-ardi. 00:01:47.188 --> 00:01:53.258 "Bu rahmet ile merhamet, acıma duygusu az değil. 00:01:53.344 --> 00:01:59.352 Bu yüz tane rahmetin her biri yerle göğün arasını doldurur. 00:01:59.406 --> 00:02:05.556 Yerle göklerin arasını dolduracak kadar çok, yüz rahmet yarattı." 00:02:06.689 --> 00:02:11.351 Kaseme minhâ rahmeten beyne'l-halâiki. 00:02:11.538 --> 00:02:21.123 "Bu rahmet, acıma, merhamet duygusunu bir tanesini -yüz taneden bir tanesini, 00:02:21.123 --> 00:02:26.199 doksan dokuzu duruyor- mahlûkatının arasında taksim etti." 00:02:26.268 --> 00:02:35.625 "Sana şu kadar rahmet merhamet, sana şu kadar rahmet, merhamet…" diye mahlûkatına bir tanesini dağıttı. 00:02:35.694 --> 00:02:42.432 Onlar işte o duygu ile merhamet ediyorlar, dağıtılan duygu ile merhametleşiyorlar. 00:02:42.509 --> 00:02:53.216 Bihâ ta'tıfü'l-vâlidetü alâ velidihâ. "İşte bu rahmetten nasibi olduğu için 00:02:53.285 --> 00:02:57.865 anne evlâdına şefkat gösterir, merhamet eder, korumaya çalışır." 00:02:57.927 --> 00:03:07.719 Bağrına basar. Uykusuz kalır, gece gündüz peşinden koşar. Sokakta "Aman ne oluyor?.." diye bakar. 00:03:07.719 --> 00:03:14.564 İşte o taksim edilenden, onun hissesine düşenden evlâdına o merhameti! 00:03:14.642 --> 00:03:19.895 Ve bihâ teşrabü'l-vahşü ve't-tayru'l-mâe. 00:03:23.472 --> 00:03:32.231 "Yine bu acıma, rahmet sebebiyle çeşitli vahşi hayvanlar, kuşlar su içerler." 00:03:33.799 --> 00:03:44.375 Allah acıyor da su indiriyordu. Su buluyorlar da içiyorlar da susuzluktan kırılmıyorlar. 00:03:44.538 --> 00:03:47.430 Ve bihâ teterâhamu'l-halâiku. 00:03:47.144 --> 00:03:54.753 "Ve yine bu taksim edilen merhametten, rahmetten dolayı insanlar birbirlerine acır." 00:03:54.792 --> 00:04:00.461 "Yazık, Ahmet Efendi çok fena hastalanmış yahu! Duydun mu kardeş?.." "Duydum." 00:04:00.624 --> 00:04:07.214 "Vah vah vah, tuh tuh tuh… Hay Allah, gördün mü filanca dul kadıncağız neler çekmiş…" 00:04:07.378 --> 00:04:16.154 Mahlûkatın, halkın birbirlerine acıması yine hep bu yüzde birdendir. 00:04:16.286 --> 00:04:23.737 Hepsi; hayvanların, kuşların insanların acımaları; 00:04:23.737 --> 00:04:33.276 annelerin sevmeleri, acımaları hep bu yüzde birin taksim edilmişinin kendi hissesine düşenindendir. 00:04:33.315 --> 00:04:35.494 Geriye 99 tane var. 00:04:39.800 --> 00:04:42.440 Fe izâ kâne yevmü'l-kıyâmeti 00:04:42.560 --> 00:04:55.920 kasarahâ ale'l-müttekîne. "Kıyamet günü olduğu zaman bu, yüzde bir rahmeti müttakîlere verir." 00:04:56.000 --> 00:05:05.880 Başkasına yok! Dünyadaki gibi öyle hayvanlara, kuşlara her insana; kâfir, mü'min, hepsine öyle yok. 00:05:06.000 --> 00:05:13.720 Sadece müttakîlere verir. Ve zâdehüm tis'an ve tis'îne. "Doksan dokuzu da onlara ekler." 00:05:14.602 --> 00:05:21.343 Yüz rahmetten geriye doksan dokuz kalmıştı ya; yüzde biriyle bu kadar işler, merhametler oluyordu. 00:05:21.405 --> 00:05:30.990 Âhirette o, yüzde biri kâfirlerden, müşriklerden çeker. Sadece mü'minlere verir. 00:05:30.310 --> 00:05:35.819 Doksan dokuzu da onlara verir. Allahu ekber! Allahu ekber! 00:05:35.880 --> 00:05:37.800 Bizim Boşnak Efendi olsaydı 00:05:37.800 --> 00:05:43.960 Allahu ekber Allahu ekber'ci Seyyit Efendi!.. Duyduğu zaman basardı Allahu ekber'i! 00:05:44.800 --> 00:05:49.840 Dedik ki; "İnsan Ramazan'dan sonra altı gün oruç tutarsa bütün sene oruç tutmuş gibi olur." 00:05:50.000 --> 00:05:53.520 Bastı Allahu ekber'i hemen! Hoşuna gitti, duymamış galiba. 00:05:53.520 --> 00:05:55.480 İkinci hadîs-i şerîf: 00:05:55.480 --> 00:05:58.240 İnnallâhe azze ve celle kâle: 00:05:58.368 --> 00:06:08.149 İnnâ enzelnâ el-mâle li-ikâmi's-salâti ve îtâi'z-zekâti ve lev kâne li-bni âdeme vâdin 00:06:08.226 --> 00:06:16.759 le-ehabbe en yekûne lehu sânin ve lev kâne lehu vâdiyâni le-ehabbe en yekûne ileyhimâ sâlisün 00:06:16.961 --> 00:06:23.542 ve lâ yemleü cevfe'bni âdeme ille't-türâbü sümme yetûbullâhu alâ men tâbe. 00:06:23.894 --> 00:06:34.882 Ebû Vâkid radıyallahu anh'ten Ahmet b. Hanbel ve Taberânî rivayet etmiş. İkinci hadîs-i şerîf. 00:06:34.960 --> 00:06:39.240 Sabah tayınınız bu! Sabah tayını, bir; akşam tayını, iki. 00:06:39.360 --> 00:06:48.400 Ama dün akşam hasta olduğumuzdan neredeyse yapmayacaktık. Evde bir yorgunluk bastırdı... 00:06:48.252 --> 00:06:56.237 "Camiye gitmeyip burada kılıvereyim…" Şeytan bastırıyor. Yok, hadi gidelim, [dedik], geldik camiye. 00:06:56.320 --> 00:07:00.240 Şimdi namaz kılıyorum. İçimden diyorum ki; "Farzı kılayım. 00:07:00.360 --> 00:07:06.400 Cemaate; 'Kusura bakmayın, hastayım.' diyeyim. Farzı kıldıktan sonra gideyim evde kılayım. 00:07:06.476 --> 00:07:09.849 Son sünnetle vitr-i vâcibi evde kılayım." 00:07:09.997 --> 00:07:17.720 İmamlığa geçtik, olmaz böyle. Neyse, son sünneti, vitr-i vacibi de kıldık. 00:07:18.696 --> 00:07:23.133 "Bugün hastayım, ders yapmayayım." diyeyim eve gideyim. 00:07:23.200 --> 00:07:29.280 Şeytanı görüyor musun? Bir yerden kurtarıyorsun, yakanı öbür eliyle bir daha yakalıyor. 00:07:29.320 --> 00:07:36.800 Baktım oraya tezgâhı kurmuş. Teşkilatın dürbününü bu tarafa döndürmüş.. Hadi ders yapayım, dedim. 00:07:36.940 --> 00:07:38.944 Ondan sonrada eve gittik, oturduk. 00:07:39.178 --> 00:07:46.454 Kamuran İnan; "Türk milletinin hâli budur!" diyor. "Saatte 200-240 km sürat yapar. 00:07:46.680 --> 00:07:55.880 Kendisinin hayatını tehlikeye atar, yoldakilerin hayatını tehlikeye atar. Trafik canavarı! Son hızla gider. 00:07:55.868 --> 00:08:02.285 Sonra kahvenin kenarına arabasına çeker; 'Bir kahve getir, bir çay getir…' Orada içer." 00:08:02.285 --> 00:08:10.550 Madem durumun bu kadar serbestti, bu acelen ne? İşte huy! 00:08:10.611 --> 00:08:15.888 Şeytan kimisini hızlandırıyor kimisini yavaşlatıyor. 00:08:15.973 --> 00:08:20.595 Kimisini kandırıyor kimisini kandırmaya uğraşıyor. Allah şerrinden korusun. 00:08:20.620 --> 00:08:25.764 Neûzübillâhimineşşeytânirracîm. "Şeytanın şerrinden Allah'a sığınırız." 00:08:25.764 --> 00:08:35.359 Hiç gevşemeye gelmez. Alimallah bir oyun yapar, küt yere vurur. Ben ilkokuldayken köye gittim. 00:08:36.508 --> 00:08:44.947 Küçük çocuğum. Bir de ufak tefektim. Sınıfın en ufak tefeklerindendim. Sırada en öne gelirdik. 00:08:45.200 --> 00:08:48.810 Ön sıralarda, miniklerde oturduk. 00:08:48.167 --> 00:09:02.170 Şimdi bizim köyden bir abi, bıyıklı, boylu poslu; alışmadığım şekilde bir şey yapıyor. 00:09:02.724 --> 00:09:12.438 Elle el ense çeker filan gibi bir şeyler. El şakasına alışkın değilim, hoşlanmıyorum. Ama yapıyor. 00:09:12.480 --> 00:09:21.120 "Hoş geldin, ne haber…" filan. Elin adamını anası babası terbiye etmemişse sen ne yapacaksın! 00:09:21.200 --> 00:09:23.800 Ben buna bir çelme taktım. 00:09:23.200 --> 00:09:29.120 Ayağımı arka tarafına koydum. Belinden ittiriverdim. Benim için çok basit. 00:09:29.200 --> 00:09:38.200 Koca selvi gibi adam kesilmiş ağaç gibi yere düştü. Ben de tabii kaçtım gittim. 00:09:38.360 --> 00:09:40.680 O arada oralarda durmak iyi değildi. 00:09:40.840 --> 00:09:47.800 Şimdi o düştüğüne yanmıyor! "Yahu sen bana ne yaptın da beni düşürdün?" diyor. 00:09:47.160 --> 00:09:54.120 Nasıl düşürdüğümü anlayamadı. Şeytan da böyle düşürür! 00:09:54.360 --> 00:10:02.800 Kocaman müslümanı hiç anlaşılmaz nasıl düşüreceği. Bir de bakarsın düşürmüş. 00:10:02.160 --> 00:10:10.720 Pat diye sırtını yere getirmiş. Allah hepimizi korusun. Bizi ve çoluk çocuğumuzu ve müslümanları korusun. 00:10:10.800 --> 00:10:15.680 Adam doğru doğru gidiyor gidiyor, şeytan bir fit veriyor, bir kızdırıyor. 00:10:15.640 --> 00:10:24.440 Ondan sonra kırıp geçiriyor ortalığı. Kırk yıl yaptığını bir anda berbat ediyor. 00:10:24.600 --> 00:10:31.560 Son nefeste kötü bir şekilde gidiyor. Allah saklasın. Bilmem kaç yıl dağda ibadet etmiş. 00:10:31.520 --> 00:10:41.400 İhtiyaç için şehre inmiş. Şeytan âbidi kandıracak, peşinde. Önce içki içirmiş. 00:10:41.480 --> 00:10:48.480 Eskiden içki eski ümmetlerde yasak değildi. İçki içince akıl gitti mi? İrade zayıfladı mı? Zayıfladı. 00:10:48.520 --> 00:10:53.920 Ondan sonrada şunu yaptırmış, bunu yaptırmış, şunu yaptırmış, bunu yaptırmış… 00:10:54.000 --> 00:11:00.240 Eski ümmetlerden böyle bir zahidi aldatması var. Haklamış, cehennemlik etmiş. 00:11:00.280 --> 00:11:06.280 Bütün ömrü mağarada ibadetle geçmiş adamı bir şehre inince mahvetmiş. 00:11:06.760 --> 00:11:10.960 Şehirde şeytanın ahbapları çok! 00:11:11.280 --> 00:11:16.920 Biz burada biraz kenardayız, şehirden ne kadar uzak olursan o kadar rahatsın! 00:11:17.000 --> 00:11:23.560 Ne kadar şehrin göbeğine doğru gidersen merkezine gidersen… Hele geceleyin! 00:11:23.680 --> 00:11:29.200 Biz bir kere New Castle'da camiyi arayalım derken yolu şaşırdık, bir merkeze düştük. 00:11:29.280 --> 00:11:35.440 Aklım başımdan gitti benim. Oradaki o sokaklardaki manzaraları görünce Aman Allah'ım!.. 00:11:35.600 --> 00:11:43.760 Biz burada çok güzel yerdeyiz. Ağaçlık, tenha, kimseyi görmüyoruz. Görürsek az görüyoruz filan. 00:11:43.800 --> 00:11:47.520 Hani sabah-akşam tayını, dedik. Akşamleyin nerdeyse olmayacaktı, dedik. 00:11:47.600 --> 00:11:58.120 Bak nereden nereye, laflar nerelere gitti. Bir sabah tayını bir akşam tayını, dedik. 00:11:58.120 --> 00:12:03.000 Akşamleyin nerdeyse olmayacaktı, dedik. Bu kadar sohbet oradan çıktı. 00:12:03.120 --> 00:12:14.000 İkinci hadîs-i şerîf, sabah tayınınızın ikinci gıdası ama güzel gıda! Öyle az buz filan değil kocaman süslü tabak. 00:12:14.120 --> 00:12:23.800 En nadide, en kıymetli yemekler en lezzetli. İnsan parmaklarını yer. O kadar tatlı! Sıradan değil çok güzel! 00:12:23.840 --> 00:12:31.960 İnnallâhe azze ve celle kâle. "Çok aziz ve pek celil olan Allahu Teâlâ hazretleri buyurdu ki, 00:12:32.160 --> 00:12:35.520 İnnâ enzelnâ el-mâle li-ikâmi's-salâti ve îtâi'z-zekâti. 00:12:35.600 --> 00:12:42.960 "Ben azîmüşşân malı insanların arasına namazlarını kılsınlar, zekâtlarını versinler diye indirdim; 00:12:43.400 --> 00:12:48.480 malı onlara ondan verdim." Allah bize para vermiş mi? Vermiş. 00:12:48.520 --> 00:13:00.920 Ev bark, mal mülk, çoluk çocuk, dolar, mark neyse çok çok vermiş. Elhamdülillah. Arabamız var… 00:13:01.000 --> 00:13:09.480 Anadolu'da birçok kimse bizim hâlimizi görse ağzının suyu akar. Ağzının suyunu tutamaz. 00:13:09.600 --> 00:13:17.840 "Vay be!.." derken ağzının uyu akar. Araba var, ev var. Evin havuzu var... 00:13:17.840 --> 00:13:32.400 Ben Stockholm'de evlere baktım. Şu kadar [küçücük] yere bir ev sığdırmışlar. Her şey az. 00:13:32.600 --> 00:13:42.760 Şimdi Stockholm'de arkadaşı buraya getirdik, Sidney'e kaçırdık. 00:13:42.840 --> 00:13:47.720 Tabii geniş arazileri filan görünce burada o şaşırdı. 00:13:47.840 --> 00:13:50.600 Allah bu kadar malı mülkü insanlara neden veriyor? 00:13:50.680 --> 00:13:59.920 Şükretsinler, namaz kılsınlar, bir de zekât versinler diye! Fukarâcıklara acısınlar, zekât versinler diye! 00:14:02.200 --> 00:14:04.280 Ve lev kâne li-bni âdeme vâdin 00:14:04.640 --> 00:14:15.600 le-ehabbe en yekûne lehu sânin. "Eğer insanoğlunun bir vadisi olsaydı ikinci bir vadisinin olmasını isterdi." 00:14:16.800 --> 00:14:22.920 "Bu vadi senin yahu, şu dağla şu dağın arası şu kadar uzunlukta kilometre senin Ahmet Efendi!.." 00:14:24.160 --> 00:14:35.160 Böyle bir vadisi olsa ikincisini ister. Bu konuda bu konuyla ilgili bir başka hadîs-i şerifte; 00:14:35.280 --> 00:14:45.560 "Bir vadi dolusu altını olsa yine ikincisini ister!" diyor. Yetmez mi yahu?.. Bir tane daha ister. 00:14:46.880 --> 00:14:59.640 Ve lev kâne lehu vâdiyâni le-ehabbe en yekûne ileyhimâ sâlisün. "İki vadisi olsa pekâlâ üçüncüsü olmasını ister." 00:14:59.760 --> 00:15:04.480 "Hiç olmazsa üç tanecik olsun…" Üçüncüyü ister. 00:15:04.560 --> 00:15:12.600 Ve lâ yemleü cevfe'bni âdeme ille't-türâbü. "İnsanoğlunun içini topraktan başka bir şey dolduramaz." 00:15:12.680 --> 00:15:23.760 İki vadi mal, üç vadi altın… Dolmaz. Ha babam de babam, ver babam ye babam, boyuna ister. 00:15:23.960 --> 00:15:32.880 Bu âdemoğlunun içini malla doldurup tıklım tıklım doldurmak mümkün olmaz. O mal oldu mu çok geniş. 00:15:32.960 --> 00:15:40.400 Ancak toprak doldurur. Yani ölünce! Ölmeyince gözü doymuyor. Gözü gönlü dolmuyor. 00:15:40.520 --> 00:15:42.600 Ver daha ver, daha ver, daha ver… 00:15:42.800 --> 00:15:49.440 İnsanoğlunun iki tane vadisi olsa, başka rivayete göre vadilerde altın dolu olsa 00:15:49.560 --> 00:15:55.840 ağzına kadar vadinin iki tarafı yüksek, altın dolu olsa üçüncüyü ister. 00:15:55.920 --> 00:16:02.600 Topraktan başka bir şey insanoğlunun gözünü gönlünü dolduramaz. Ölünce artık arzuları biter. Yoksa bitmez. 00:16:02.720 --> 00:16:10.160 İster de ister. "Ver de ver…" "Yetmez mi kulum?" "Yok, daha ver yâ Rabbi!.." "Yiyemiyorsun." 00:16:10.280 --> 00:16:14.800 "Yiyemesem de ver yâ Rabbi!" "Dağıtmıyorsun…" 00:16:15.800 --> 00:16:30.800 Sümme yetûbullâhu alâ men tâbe. "Ölünce de böyle devam eder de insanın iç boşluğunu toprak doldurur." 00:16:30.920 --> 00:16:35.200 İşte Allah dilediğine de teveccüh eder, tevbe nasip eder. 00:16:35.560 --> 00:16:41.680 Allah bizi helâl para kazananlardan eylesin. 00:16:41.720 --> 00:16:48.800 Helal, tertemiz, helal parayla hayırlı işler yapmaya muvaffak eylesin. 00:16:48.920 --> 00:16:56.400 Zekâtımızı sadakamızı vermeyi nasip eylesin. Sonra hayrât ü hasenât yapmayı nasip eylesin. 00:16:56.280 --> 00:16:59.400 Rızasını kazanmayı nasip eylesin. 00:17:00.360 --> 00:17:02.800 Üçüncü hadîs-i şerîf: 00:17:04.840 --> 00:17:14.840 İnnallâhe teâlâ kâle meni'btedebe haricen fî sebîlî ğâziyen ibtiğâe vechî 00:17:15.160 --> 00:17:23.400 ve tasdîka va'dî ve îmânen bi-rusulî fe hüve dâminün alellâhi azze ve celle: 00:17:23.440 --> 00:17:37.280 immâ en yeteveffehu fi'l-ceyşi bi-eyyi hatfin şâe fe yüdhilehu'l-cennete ve immâ en yesîha fî damânillâhi 00:17:37.360 --> 00:17:48.400 ve in tâlet ğaybetühu hattâ yeruddehullâhu ilâ ehlihi mea mâ nâle min ecrin ve ğanîmetin. 00:17:48.400 --> 00:17:56.800 Ebû Mâlik el-Eş'ârî'den radıyallahu anh Taberânî rivayet etmiş. 00:17:56.440 --> 00:18:00.400 Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki; 00:18:00.200 --> 00:18:10.840 İnnallâhe teâlâ kâle. "Hiç şüphe yok ki muhakkak ki Allahu Teâlâ hazretleri buyurdu ki;" 00:18:11.200 --> 00:18:16.160 Meni'btedebe haricen fî sebîlî. 00:18:17.720 --> 00:18:32.640 "Kim benim yolumda emrime icabet ederek buyruğumu kabul ederek evinden, 00:18:32.640 --> 00:18:40.960 beldesinden savaşa çıkarsa benim yolumda evinden şehrinden yerinden yurdundan çıktı." 00:18:41.400 --> 00:18:44.720 Nereye gidiyor? Savaşa gidiyor. Neden? 00:18:44.800 --> 00:18:49.800 Allah "Savaşın!" diye emretmiş ondan, savaşmaya gidiyor. 00:18:49.680 --> 00:18:59.400 İbtiğâe vechî. "Benim rızamı kazanmak niyetiyle, başka sebeple değil!" 00:18:59.240 --> 00:19:08.520 Her yapılan iş yapılırsa Allah rızası için yapılır. Yapılırsa Allah rızası için ecir ve sevap verir Allah. 00:19:08.640 --> 00:19:14.240 "Hem Allah rızası için hem de şu işim için, Hem Allah'ın rızasını da düşünüyorum 00:19:14.200 --> 00:19:20.400 ama bir de şu da var işin içinde, karışık, bir o var bir de başka bir şey var…" 00:19:20.800 --> 00:19:23.480 O zaman Allah karışığı kabul etmez. Çünkü diyor ki; 00:19:23.520 --> 00:19:27.560 "Ben ortakların, şerîklerin en zenginiyim! 00:19:27.680 --> 00:19:35.800 Kim yaptığı işte bana bir ortak düşünür, bu işi şirk koşarak yaparsa 00:19:35.200 --> 00:19:43.920 hepsini ortağına veririm, ben hiçbirini almam!" "Sen o maksatla mı yaptın? Hadi bakalım, hiç kıymeti yok…" 00:19:44.120 --> 00:19:50.480 İbtiğâe vechî. "Bu savaşa gitme işini benim zât-ı pâkimi, 00:19:50.640 --> 00:19:55.760 vech-i pâkimi murad ederek yapıyor, başka maksatla değil." 00:19:57.800 --> 00:20:02.920 Ve tasdîka va'dî. "Vaadimi tasdik etmek için yapıyor." 00:20:02.920 --> 00:20:11.680 Allahu Teâlâ hazretleri Allah yolunda çarpışıp ölene ne vaad ediyor? 00:20:13.000 --> 00:20:22.400 Cenneti vaadediyor. Evet, Allah cenneti verir. Allah'ın rızasını isteyerek; "Ben cenneti istiyorum. 00:20:22.120 --> 00:20:28.000 Vaadi haktır, muhakkak şehidlere mükâfat verecektir." diyerek çıkıyor. 00:20:28.800 --> 00:20:32.400 Ve îmânen bi-rusulî. "Peygamberlerime inanarak yapıyor. 00:20:32.480 --> 00:20:37.320 Peygamberin izinde Peygamberin emriyle peygamberlerimin emriyle yapıyor." 00:20:37.440 --> 00:20:40.360 Fe hüve dâminün alellâhi azze ve celle. 00:20:40.360 --> 00:20:49.120 "Böyle hareket eden bir kimse aziz ve celil olan Allahu Teâlâ hazretlerinin himayesine girer. Himayesine alınır. 00:20:49.160 --> 00:20:51.680 Allah tarafından korumaya alınır." 00:20:51.880 --> 00:21:01.375 Cenâb-ı Hak; "Gel kulum! Sen benim için mi yola çıktın?" der, onu kendi himayesine alıverir. 00:21:01.400 --> 00:21:06.160 İmmâ en yeteveffehu fi'l-ceyşi bi-eyyi hatfin şâe. 00:21:06.240 --> 00:21:23.427 "Ya onu orduda herhangi bir şekille öldürür. Herhangi bir esnada öldürür. Herhangi bir olayla öldürür. 00:21:23.452 --> 00:21:30.655 Ya da düşmana giderken hastalandırır öldürür. Ya da atından düşer veyahut ezilir…" 00:21:30.680 --> 00:21:35.160 Herhangi bir şekilde öldürür. Ama hepsinde sevap aynıdır. 00:21:35.185 --> 00:21:39.888 Cihada giderken bir insan atından düşse ölse ne olur? Yine şehiddir. 00:21:39.913 --> 00:21:47.383 Cihada gidiyor, cihad yolundaydı. Hastalandı öldü. Yine aynı sevabı alır. Neden? 00:21:47.408 --> 00:21:52.368 Âyet-i kerîme var: Ve men yahruc min beytihî muhâciran ilallâhi ve resûlihî. 00:21:52.393 --> 00:22:04.333 "Kim evinden 'Allah ve Resûlü'ne kavuşacağım.' diye çıktı, yolda ölüm yakaladı." 00:22:04.358 --> 00:22:08.832 Azrail aleyhisselam dedi ki; "Nereye gidiyorsun yahu, senin ömrün bu kadar!" 00:22:08.857 --> 00:22:15.208 "Ben Resûlullah'ın yanına gideceğim." "Gideceğim, diye niyetlendin ama senin vaden doldu, mümkün değil." 00:22:15.233 --> 00:22:21.505 "Tehir mümkün değil mi?" "Değil." "Azıcık müsaade?" "Öyle şey yok!" 00:22:21.530 --> 00:22:29.919 Sümme yüdrikü'l mevtü. "Ölüm onu yakalarsa…" Azrail aleyhisselam yakaladı. Ölüm geldi mi; 00:22:29.944 --> 00:22:35.890 Fe izâ câe ecelühüm lâ yeste'hirûne sâaten ve lâ yestakdimûn. 00:22:35.114 --> 00:22:40.130 "Birazcık bir ileriye de gitmez biraz öne de gelmez.""Daha evvel öldür de artık kurtulayım." 00:22:40.155 --> 00:22:49.195 Dur bakalım. Daha birkaç dakikan var. Önce de yok. "Hadi sonra yap." 00:22:49.220 --> 00:22:55.447 Sonra da yok, tam vaktinde! Vakti geldi mi ölecek! 00:22:55.473 --> 00:23:06.130 Sümme yüdrikül mevtü fe kad vakaa ecruhû alallah. "Ecri tahakkuk eder. Allah onun ecrini mutlaka verir." 00:23:06.380 --> 00:23:10.518 Ama bu Resûlullah'a ulaşamadı, Resûlullah'ın hizmetinde bulunamadı, 00:23:10.543 --> 00:23:16.663 Resûlullah'la beraber İslâmî hizmetleri cihadları yapamadı?.. Olsun. 00:23:16.688 --> 00:23:23.699 Fe kad vakaa ecruhû. "Ecri vâki olur, tahakkuk eder." Alallah. "Allah tarafından." 00:23:23.724 --> 00:23:29.764 Ve kânallâhu gafûran rahîmâ. Âyet-i kerîme var, kesin! 00:23:29.789 --> 00:23:33.489 Yapamasa da yolunda oldu mu sevabı alıyor. Şek şüphe yok! 00:23:33.514 --> 00:23:43.126 "Ya herhangi bir şekilde ordudayken yoldayken seferdeyken öldürür." 00:23:43.151 --> 00:23:47.290 Fe yüdhilehu'l-cennete. "Cennete sokar." 00:23:47.314 --> 00:23:51.690 Burada da cennete sokacağını bildiriyor. 00:23:51.940 --> 00:24:04.632 Ve immâ en yesîha fî damânillâhi. "Yahut da Cenâb-ı Hakk'ın himayesinde devam eder." 00:24:04.665 --> 00:24:11.622 Ve in tâlet ğaybetühu. "Memleketinden, yerinden yurdundan, çoluğundan çocuğundan, akrabasından, 00:24:11.654 --> 00:24:16.958 eşinden dostundan ayrılığı epeyce bir uzamış bile olsa 00:24:16.983 --> 00:24:28.169 3 yıl, 5 yıl, 7 yıl, 9 yıl uzamış bile olsa! Hattâ yeruddehullâhu ilâ ehlihi. 00:24:28.194 --> 00:24:35.135 Ailesine Allah onu kavuşturana kadar Cenâb-ı Hakk'ın himayesinde devam ediyor. 00:24:35.160 --> 00:24:41.204 Himayedeki kul, koruma altındaki kul nasıl ailesine gidiyor? 00:24:41.229 --> 00:24:47.680 Mea mâ nâle. "Mal ile!" Gazilere ganimet dağıtıldı. 00:24:47.940 --> 00:25:00.210 Mea mâ nâle. "Sahip olduğu nâil olduğu malla!" Min ecrin ve ğanîmetin. "Sevap da alıyor ganimet de alıyor." 00:25:00.460 --> 00:25:06.302 Maddî tarafa da faydası var mânevî tarafa da var. Öyle himayesi altında olarak döndürür. 00:25:06.327 --> 00:25:08.887 Ya gazi olarak evine kadar himayesi altında döndürür 00:25:08.912 --> 00:25:19.572 ya da herhangi bir safhasında bu askerî seyahatin eceli gelmişse vefat eder. O zaman da cennete sokar. 00:25:19.597 --> 00:25:27.770 Ya şehid olur cennete sokar. Ya da gazi olur, hem ecir hem ganimet almış olarak döner. 00:25:27.102 --> 00:25:33.286 Ebû Eyyûb el-Ensârî hazretleri İstanbul'a geldi, orada vefat etti. Savaşa girmedi. 00:25:33.311 --> 00:25:40.401 Savaşta ok, kılıç yarası alarak ölmedi. Rahatsızlandı. İhtiyardı. Mübarek, Allah şefaatine erdirsin. 00:25:40.426 --> 00:25:43.271 Oraya kadar gelmek de kolay değil. Yolculuk var. 00:25:43.296 --> 00:25:46.536 Biz uçakların içinde meşrubat içerek, yemek yiyerek; 00:25:46.561 --> 00:25:54.836 etli, sütlü, tatlı her şeyi yiyerek, oturarak yatarak, üstümüzü örtüleri örterek geliyoruz. 00:25:54.861 --> 00:25:57.581 Ondan sonra geldikten sonra bir hafta hasta yatıyoruz. 00:25:57.606 --> 00:26:08.102 "Amma nane molla ha! Amma nazlı nazenin!.." Ah mübarek vah. Anasının kuzusu süt kuzusu. 00:26:08.127 --> 00:26:16.815 Dayanamıyoruz hasta oluyoruz. Onlar at üstünde gidiyorlar. Hem de aylarca sürüyor. 00:26:16.840 --> 00:26:24.815 Ben şu koltukta otururken oturma yerlerim acımaya başlıyor. Atla giderken ne olur? Yara olur. 00:26:24.840 --> 00:26:40.240 Erbabı bilir bu işi. Dıgıdık dıgıdık, hopuduk hopuduk, yara olur. Yaraları acır. Ayakları acır. Nasırlaşır. 00:26:40.265 --> 00:26:48.643 Düşerler kalkarlar, inerler binerler… Aylarca sefere giderler. Düşmanla karşılaşırlar. 00:26:48.668 --> 00:26:55.948 İstediği gibi evindeki gibi yiyecek yok. "Hanım, bugün canım şu yemeği istedi, hadi yapıver." 00:26:55.991 --> 00:27:03.895 "Olur efendi, hay hay. Misafir de çağır, camidekileri çağır. Gelsinler…" Ziyafet! 00:27:03.920 --> 00:27:19.110 Evde rahat çok. Kilerde, mutfakta yemek dolu. Buzdolabının bir tanesi yetmiyor bir de derin dondurucu oluyor. 00:27:19.135 --> 00:27:29.210 Bir de arka tarafta oluyor. Ha babam ye babam. Orada öyle değil. Mahrumiyet, vefat ediverir. 00:27:29.460 --> 00:27:37.935 Kolay değil. Ateşlenir, üşür, terler. Sabahleyin kalkacaksın, namaz kılacaksın. Ayazı var. 00:27:37.960 --> 00:27:45.258 Geceleyin soğuğu var. Abdest bozacaksın, abdest alacaksın… 00:27:45.283 --> 00:27:54.625 es-Seferu kıt'atun min sakar. "Sefer, sakardan bir parçadır." Sakar ne demek? 00:27:54.649 --> 00:28:04.183 "Cehennem, ateş" demek. "Sefer ateşten gömlektir. Ateşten bir parçadır." Kolay değildir. 00:28:04.209 --> 00:28:12.369 Yirmibirinci yüzyılda biz çok rahatız elhamdülillah. Arabalarımızla uçaklarla çok rahatız. 00:28:12.400 --> 00:28:20.529 Eskiden öyle değildi. Ya yolda herhangi bir şekilde, herhangi bir yerde ölür. 00:28:20.554 --> 00:28:22.114 Cennete sokar Allah! 00:28:22.139 --> 00:28:29.139 Ya da malla, ganimetle, şanla şerefle, izzetle itibarla sevapları kazanmış olarak 00:28:29.164 --> 00:28:34.924 çoluk çocuğunun yanına döner. "Hoş geldin! Mübarek olsun gazan! Maşallah maşallah!.." 00:28:34.961 --> 00:28:44.407 Artık o da sevincinden, "Elhamdülillah! Dostlarıma kavuştum." diye gelir. 00:28:44.432 --> 00:28:54.113 Allahu Teâlâ hazretleri bizleri sevdiği amelleri işlemeye muvaffak eylesin. Sevdiği kul eylesin. 00:28:54.138 --> 00:29:01.179 Hem dünyada hem âhirette ecirlere sevaplara nâil eylesin. Cennetiyle cemâliyle müşerref eylesin. 00:29:01.204 --> 00:29:02.304 el-Fâtiha!