WEBVTT 00:00:00.000 --> 00:00:02.000 es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!

00:00:02.000 --> 00:00:07.000 Allah'ın selamı, rahmeti, bereketi, ihsanı, ikramı dünyada âhirette 00:00:07.000 --> 00:00:10.000 sizlerin ve sevdiklerinizin üzerine olsun. 00:00:10.000 --> 00:00:15.000 Çevrenizi de aile efradınızı da Allah cennetiyle cemâliyle müşerref eylesin.

00:00:15.000 --> 00:00:20.000 Bakara sûre-i şerîfesinin 221. âyet-i kerimesi:

00:00:20.000 --> 00:00:22.000 Bismillâhirrahmânirrahîm.

00:00:22.000 --> 00:00:32.000 Ve lâ tenkihu'l-müşrikâti hattâ yü'minne ve leemetün mü'minetün hayrun min müşriketin velev a'cebetküm, 00:00:33.000 --> 00:00:41.000 ve lâ tünkihul-müşrikîne hattâ yü'minû, ve leabdün mü'minün hayrun min müşrikin velev a'cebeküm, 00:00:41.000 --> 00:00:48.000 ülâike yed'ûne ilen-nâr, vallâhu yed'û ilel-cenneti vel-mağfireti biiznihî, 00:00:48.000 --> 00:00:55.000 ve yübeyyinü âyâtihî lin-nâsi leallehüm yetezekkerûn.

Sadakallâhü'l-azîm.

00:00:55.000 --> 00:01:01.000 Bu âyet-i kerîme evlilikle ilgi bir âyet-i kerîme: 00:01:01.000 --> 00:01:12.000 Allahu Teâlâ hazretleri bu âyet-i kerîmede müşriklerle evlenmemeyi emrediyor.

00:01:11.000 --> 00:01:14.000 Velâ tenkihul-müşrikâti hattâ yu'minne. 00:01:14.000 --> 00:01:27.000 "Müşrik kadınları nikâhınıza almayın, kendinize nikâhlamayın; ta ki onlar iman etsinler."

00:01:27.000 --> 00:01:30.000 İman ettikleri zaman nikâhlayabilirsiniz. 00:01:30.000 --> 00:01:38.000 İman etmedikçe, müşrik olan kadınları nikâhınıza almayın, onlarla evlenmeyin!

00:01:39.000 --> 00:01:43.000 Ve leemetün mü'minetün hayrun min müşriketin velev a'cebetküm. 00:01:43.000 --> 00:01:51.000 "Eğer hüsn ü cemâli, hâl ü etvârı, boyu posu sizi hayran bıraksa bile, 00:01:52.000 --> 00:02:07.000 hoşunuza gitse bile müşrik bir kadından mü'min bir köle kadın, cariye daha hayırlıdır."

00:02:07.000 --> 00:02:18.000 Müşrik hoşunuza gitse bile, cazibedar olsa bile, sizin hayranlığınızı çeken vasıflara sâhip olsa bile; 00:02:18.000 --> 00:02:27.000 o müşrik olduğu için, Allah'a imanı olmadığından, şirki olduğundan, iyi değildir. 00:02:27.000 --> 00:02:35.000 Cariye, hürriyeti bile olmayan bir köle kadın ondan daha hayırlıdır.

Neden?

00:02:35.000 --> 00:02:46.000 O mü'min; mü'mince bir yuva kurulacak, yuvada şirk ve küfür olmayacak; herhalde ondan!

00:02:46.000 --> 00:02:57.000 Ve lâ tünkihul-müşrikîne hattâ yu'minû. "Müşrik erkeklerin de nikâhını kıymayın, iman etmedikçe!"

00:02:58.000 --> 00:03:03.000 İman etmemişlerse onlara kız vermeyin, onları nikâhlamayın! 00:03:03.000 --> 00:03:13.000 Müşrik erkekleri mü'minlerle evlendirmeyin, nikâhlarını kıymayın!

00:03:13.000 --> 00:03:18.000 Ve leabdün mü'minün hayrun min müşrikin velev a'cebeküm. 00:03:18.000 --> 00:03:21.000 "Sizin, siz erkeklerin hoşunuza gitse bile! 00:03:22.000 --> 00:03:30.000 Kadının değil; siz erkekler uygun görseniz, evsâfı hoşunuza gitse bile müşrikten, 00:03:30.000 --> 00:03:35.000 hürriyeti olmayan bir köle mü'min daha hayırlıdır."

00:03:35.000 --> 00:03:43.000 Burada a'cebetküm demeyip de a'cebeküm denmesi; nikâhlanacak kızın kendisini beğenmesi değil, 00:03:43.000 --> 00:03:52.000 velîsi olan erkekler uygun görseler bile! O devirde, o zamana kadar bunları yapıyorlarmış.

00:03:53.000 --> 00:03:57.000 "Bu adam soyludur, sopludur, uygundur, münasiptir; 00:03:57.000 --> 00:04:05.000 buna kızımızı verelim!" diye beğenip de hoşlarına gitse bile öyle yapmasınlar! 00:04:05.000 --> 00:04:13.000 Köle bir mü'min, hoşa giden bir müşrikten daha hayırlıdır.

Neden bu ikisi böyle?

00:04:13.000 --> 00:04:26.000 Ülâike yed'ûne ilen-nâr. "Evlendirilen müşrik erkek veya müşrik kadın, aileyi cehenneme davet eder. 00:04:26.000 --> 00:04:31.000 Cehenneme doğru götürür, o tarafa doğru çeker."

00:04:32.000 --> 00:04:35.000 Çünkü mü'min değil, müslüman değil, müşrik.

00:04:36.000 --> 00:04:40.000 Vallâhu yed'û ilel-cenneti vel-mağfireti bi-iznihi. 00:04:40.000 --> 00:04:46.000 "Hâlbuki Allah da cennete çağırır, davet eder ve 00:04:46.000 --> 00:04:52.000 insanları kendi izn-i ilâhisi ile afv ü mağfiret olma tarafına çağırır. 00:04:52.000 --> 00:04:57.000 Allah, günahlarının af edilme tarafına, cennete girme tarafına çağırır."

00:04:57.000 --> 00:05:01.000 Allah'ın âyetleri, Kur'ân-ı Kerîm, dininin ahkâmı, 00:05:01.000 --> 00:05:07.000 Allah'ın izniyle insanı cennete ve afv u mağfiret edilmeye doğru götürür. 00:05:07.000 --> 00:05:13.000 Hâlbuki eğer Allah'ın emri, ahkâmı dinlenmeyecek, uygulanmayacak olursa; 00:05:12.000 --> 00:05:16.000 bir müşrik kadınla bir mü'min evlenirse yuva sakat olur. 00:05:16.000 --> 00:05:21.000 Bir müşrik erkekle bir mü'min kadın evlenirse yuva sakat olur. 00:05:21.000 --> 00:05:27.000 Bunlar aileyi cehenneme doğru götürürler. Çocukları tehlikeye girer.

00:05:27.000 --> 00:05:29.000 Adamın kendisi de tehlikeye girer. 00:05:29.000 --> 00:05:36.000 Müşrik kadınla evlenmiş olan mü'min adamın kendisi de tehlikeye girebilir, ayağı kayabilir. 00:05:36.000 --> 00:05:44.000 Mü'min kadın da eğer müşrikle evlendirilecek olursa onun da ayağı kayabilir. Böyle yapmayın! 00:05:44.000 --> 00:05:50.000 Allah sizi cennete davet ediyor, izn-i ilâhisi ile afv u mağfirete davet ediyor. 00:05:50.000 --> 00:05:54.000 Allah'ın ahkâmına uyun, demek oluyor.

00:05:54.000 --> 00:05:57.000 Ve yübeyyinu âyâtihi lin-nâsi. 00:05:57.000 --> 00:06:08.000 "Allahu Teâlâ insanlara âyetlerini açıklıyor, âyetleri indirerek ahkâmını açıklıyor." 00:06:08.000 --> 00:06:10.000 Leallehüm yetezekkerûn. 00:06:11.000 --> 00:06:16.000 "Tâ ki durumlarını hatırlasınlar, mü'min olduklarını unutmasınlar, 00:06:16.000 --> 00:06:19.000 âhiretin önemli olduğunu unutmasınlar, hatırlasınlar."

00:06:19.000 --> 00:06:29.000 Meali kısaca: "Siz ey mü'minler! Müşrik kadınlara heves edip de onlarla evlenmeye kalkmayın! 00:06:29.000 --> 00:06:39.000 Hürriyeti olmayan mü'min bir cariye bile hür ve cazibedar bir müşrik kadından daha uygundur. 00:06:39.000 --> 00:06:43.000 Cariye ile evlenin de müşrikle evlenmeyin! 00:06:43.000 --> 00:06:50.000 Kızlarınızı, velîsi olduğunuz, sözüne sahip olduğunuz hanımları da -kız da olur, 00:06:50.000 --> 00:06:57.000 dul da olur- sakın mü'min olmayan müşriklere nikâhlamaya kalkmayın! 00:06:57.000 --> 00:07:03.000 Hoşunuza gitse de, böyle bir müşrikle evlendirmek uygun olmaz. 00:07:03.000 --> 00:07:06.000 Mü'min bir köle ile evlendirmek daha hayırlıdır."

00:07:06.000 --> 00:07:16.000 Sebep olarak da insanların, yuvaların, doğacak çocukların âhiretlerini mahvedebileceği beyan ediliyor. 00:07:16.000 --> 00:07:21.000 Bu âyetleri dinleyen müslümanlar, mü'minliklerini 00:07:22.000 --> 00:07:30.000 ve asıl amaçlarını hatırlarına getirsinler diye Allah âyetlerini açıklıyor.

Asıl amaç nedir?

00:07:30.000 --> 00:07:36.000 Dünya bir imtihan yeridir. Asıl amaç, âhirete imtihanı kazanmış olarak gitmektir. 00:07:37.000 --> 00:07:44.000 Âhirette Allah'ın lütfuna, rahmetine ermektir; kahrına gazabına, azabına ikâbına uğramamaktır. 00:07:44.000 --> 00:07:48.000 Asıl gözlenmesi gereken hedef budur. 00:07:48.000 --> 00:07:51.000 İnsanı cehenneme sokacak, Allah'ın kahrına, 00:07:51.000 --> 00:07:56.000 gazabına uğratacak şeyleri insanların yapmaması lazım, bu durumu hatırlaması lazım!

00:07:56.000 --> 00:08:05.000 Bu âyet-i kerîme, görüyorsunuz, müşriklerle evlenmeyi yasaklıyor. 00:08:06.000 --> 00:08:11.000 Yalnız Mâide sûresinin 5. âyet-i kerîmesinde; 00:08:11.000 --> 00:08:23.000 bu konuda daha sonra inen bir âyet-i kerîmede müsaade var. Yeri gelince açıklayacağım.

00:08:23.000 --> 00:08:36.000 Bu âyet-i kerîmeyle ilgili ibareleri nakledeyim. İbn Kesir tefsirinde diyor ki;

00:08:36.000 --> 00:08:44.000 Allahu Teâlâ hazretleri mü'minleri, putlara tapan, müşrik kadınlarla evlenmekten men ediyor. 00:08:44.000 --> 00:08:59.000 Alimlerin bir kısmı, sadece putlara tapan müşrik kadınlarla evlenmeyi men ediyor, diye düşünüyor. 00:08:59.000 --> 00:09:07.000 Bunların isimleri şunlar: Mücâhid İkrime, Saîd b. Cübeyr, Mekhul, 00:09:07.000 --> 00:09:13.000 el-Hasen, Dahhâk, Zeyd b. Eslem, Rebi' b. Enes ve diğerleri.

00:09:13.000 --> 00:09:24.000 Denildi ki; Asıl kastedilen, iman etmemiş olan bütün kimselerle evlenmenin yasak oluşudur.

00:09:25.000 --> 00:09:29.000 Bazıları da bu âyet-i kerîmeden şunu anlamışlar:

00:09:29.000 --> 00:09:39.000 Bu sadece putlara tapan müşriklerle, Ehl-i Kitab'ın dışındaki müşriklerle evlenmeyi yasaklıyor. 00:09:39.000 --> 00:09:45.000 Bütün Ehl-i Kitab'dan olanları da içine almıyor, diye beyan etmişler.

00:09:45.000 --> 00:09:56.000 İşin sonucu itibariyle İslâm'ın hükmü böyledir. Bu hususta hâdis-i şerifler var. 00:09:56.000 --> 00:09:59.000 Hâdis-i şeriflerden bir tanesini okuyayım:

00:09:59.000 --> 00:10:07.000 Câbir b. Abdullah radıyallahu anh'ten rivayet olunmuş ki Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuş:

00:10:08.000 --> 00:10:15.000 Netezevvecü nisâe ehlil-kitâb velâ yetezevvecûne nisâenâ. 00:10:16.000 --> 00:10:26.000 "Biz müslümanlar Ehl-i Kitab'ın kadınlarını nikâhımıza alabiliriz; ama onlar bizim kadınlarımızla, 00:10:26.000 --> 00:10:27.000 müslüman hanımlarla, kızlarla asla evlenemezler!" buyuruluyor.

00:10:27.000 --> 00:10:42.000 Bu hadise göre hüküm bu, buyuruluyor.

Hz. Ömer radıyallahu anh ile ilgili bir menkabe naklediliyor:

00:10:42.000 --> 00:10:51.000 Hz. Ömer'in zamanında Huzeyfetü-bnü'l-Yemân radıyallahu anh, bir hristiyan hanımla evlenmiş. 00:10:51.000 --> 00:10:57.000 Talha b. Abdullah da bir yahudi hanımla evlenmiş. 00:10:58.000 --> 00:11:03.000 Bu ikisine Hz. Ömer sinirlenmiş, öyle şiddetli bir şekilde gazap etmiş ki 00:11:03.000 --> 00:11:09.000 neredeyse üstlerine saldırmaya kalkacak kadar!

O zaman demişler ki;

00:11:09.000 --> 00:11:19.000 "Kızma ey mü'minlerin emîri! Eğer uygun görmüyorsan biz bu aldıklarımızı boşarız!" 00:11:19.000 --> 00:11:20.000 Ona da şöyle cevap vermiş:

00:11:20.000 --> 00:11:23.000 "Boşamayı kabul edemem! 00:11:23.000 --> 00:11:29.000 Boşamak nikâhı resmen, şer'an doğru olan bir kimse için yapılır. 00:11:29.000 --> 00:11:36.000 Boşamasını kabul ettim desem; nikâha da caiz demek olur, öyle değil; 00:11:36.000 --> 00:11:40.000 ben bunları sizden halife olarak çeker alırım!"

00:11:40.000 --> 00:11:45.000 Bu rivayet hakkında İbn Kesir, "Sağlam bir rivayet değil. Çünkü bir de başka sebebi olabilir." diyor.

00:11:45.000 --> 00:11:48.000 Şakîk'tan, başka bir rivayet eklemiş. 00:11:48.000 --> 00:11:56.000 Bu rivayet de aynı konuyla ilgili:

Tezevvecü huzeyfete yahudiyyeten feketebe ileyhi umer. 00:11:56.000 --> 00:12:02.000 "Huzeyfetü'bnül-Yemân bir yahudi hanımla evlenince Hz. Ömer ona mektup göndermiş." 00:12:02.000 --> 00:12:10.000 Halli sebilehâ. "Onun yolunu aç, boşa!"

Önünü aç, gitsin, demek istiyor.

00:12:10.000 --> 00:12:17.000 Feketebe ileyhi. "Onun üzerine Huzeyfetü'bnül-Yemân cevap mektubu yazmış:" 00:12:18.000 --> 00:12:21.000 E tez'umü ennehâ harâmun feuhalliye sebìlehâ. 00:12:22.000 --> 00:12:28.000 "Yahudiyle evlenmek haramda mı yolunu açayım diye emrediyorsun?"

00:12:29.000 --> 00:12:38.000 Fekâle. "O da cevabında demiş ki;" Lâ ezûmu ennehâ harâmun. "Haram olduğunu sanmıyorum. 00:12:38.000 --> 00:12:39.000 Haram olduğu için değil." 00:12:39.000 --> 00:12:46.000 Ve lâkinnî ehâfu en teâtavul-mü'minâti min hünne. 00:12:46.000 --> 00:12:53.000 "Mü'min kadınlardan vazgeçilir de onlara rağbet edilir diye 00:12:53.000 --> 00:12:57.000 böyle bir maslahatı düşündüğüm için uygun görmüyorum."

00:12:57.000 --> 00:13:03.000 Demek ki Hz. Ömer'in hoş görmediği anlaşılıyor.

00:13:04.000 --> 00:13:11.000 Ve hâzâ isnâdun sahîhun, diye İbn Kesir, rivayetin sağlamlığını söylüyor.

00:13:11.000 --> 00:13:22.000 Abdullah b. Ömer'den de şöyle bir rivayet var:

Ennehû kerihe nikâhu ehle'l-kitâb.

00:13:22.000 --> 00:13:29.000 Abdullah b. Ömer Ehl-i Kitab'la evlenmeyi kerih görürmüş, mekruh görürmüş. Ve teevvele.

00:13:30.000 --> 00:13:34.000 Ve lâ tenkihul-müşrikâti hattâ yü'minne.

00:13:35.000 --> 00:13:42.000 Bu açıkladığımız âyet-i kerîmeyi ileri sürerek müşrik oldukları için 00:13:42.000 --> 00:13:45.000 Ehl-i Kitab'la evlenmeme kanaatindeymiş.

00:13:45.000 --> 00:13:50.000 Ve kâle ibni umer. "Abdullah b. Ömer şöyle dermiş:" 00:13:50.000 --> 00:13:58.000 Lâ a'lemu şirken a'zama min en tekûle: Rabbühâ îsâ. 00:13:58.000 --> 00:14:04.000 "Ben bu kadının, 'Benim rabbim İsa!' demesinden daha büyük bir şirk tasavvur etmiyorum."

00:14:04.000 --> 00:14:07.000 "Allah müşriklerle evlenmeyi uygun görmüyor. 00:14:08.000 --> 00:14:18.000 Binâenaleyh evlenilmemesi lazım!" diye buradan, inançlarındaki sakatlıktan dolayı 00:14:18.000 --> 00:14:22.000 uygun görmediğini Abdullah b. Ömer de beyan etmiş oluyor.

00:14:22.000 --> 00:14:32.000 Yalnız deminki hadîs-i şerifte Peygamber Efendimiz'in, "Biz Ehl-i Kitab'ın kadınlarını alırız, 00:14:32.000 --> 00:14:37.000 onlar bizim hanımlarımızı alamazlar!" demesi neden?

00:14:37.000 --> 00:14:40.000 Mâide sûresindeki âyet-i kerîmeden! 00:14:40.000 --> 00:14:45.000 Oradaki 5 numaralı âyet-i kerîmede Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ, 00:14:45.000 --> 00:14:53.000 yenilecek yemekleri beyan ederken, "Ehl-i Kitab'ın kestiği yenilir, onların taamları bize, 00:14:53.000 --> 00:14:56.000 bizim taamlarımız onlara meşrûdur. 00:14:57.000 --> 00:15:02.000 Çünkü Allah'a inanıyorlar." diye onları sıraladığı âyet-i kerîmede 00:15:02.000 --> 00:15:06.000 bir de nikâh konusuna atıfta bulunarak buyuruyor ki;

00:15:06.000 --> 00:15:11.000 Vel-muhsanâtü minellezine ûtül-kitâbe min kabliküm izâ âteytümûhünne 00:15:11.000 --> 00:15:15.000 ücûrahünne muhsinîne gayra müsâfihîn 00:15:15.000 --> 00:15:24.000 "Hür ve iffetli, namuslu Ehl-i Kitab kadınları, sizden önce kendilerine kitap indirilmiş kavimlerden, 00:15:24.000 --> 00:15:32.000 yahudilerden ve hıristiyanlardan hür ve iffetli olanlar da size helâldır. 00:15:32.000 --> 00:15:38.000 İzâ âteytümûhünne ücûrahünne muhsinîne gayre musâfihin. "Onların mehirlerini verdiğiniz takdirde, 00:15:38.000 --> 00:15:52.000 iffetli olarak güzel bir düğünle nikâhla; metres tutmak filan yoluyla, gayrimeşru yolla değil!"

00:15:52.000 --> 00:15:58.000 Burada Ehl-i Kitab'ın hanımlarından namuslu, 00:15:58.000 --> 00:16:04.000 iffetli olanlarıyla evlenme müsaadesi bir maslahattan dolayı, zaruretten dolayı veriliyor. 00:16:04.000 --> 00:16:11.000 Sadece kadınlarını alma müsaadesi verilmiş oluyor.

00:16:10.000 --> 00:16:16.000 Onun için müsaade verilmiş olmakla beraber Hz. Ömer uygun görmüyor. 00:16:16.000 --> 00:16:23.000 Abdullah b. Ömer de uygun görmüyor. Bazı alimler de beyan etmişler, uygun görmemişler. 00:16:23.000 --> 00:16:31.000 Çok yerinde değil. Ama Mâide sûresindeki bu âyet-i kerîmede müsaade olduğu için 00:16:31.000 --> 00:16:40.000 gayrimüslim oldukları halde yahudi ve nasranî hanımlar alınabiliyor; eğer iffetli iseler!

00:16:42.000 --> 00:16:44.000 Tabii bu bir [ruhsattır.] 00:16:44.000 --> 00:16:53.000 İslâm âleminin genişlemesinden, İslâm'ın fütuhatla etrafa yayılmasından ve zaruretlerden dolayıdır. 00:16:54.000 --> 00:17:02.000 Uygun olan, köle bile olsa mü'mine ile evlenmektir, mü'min hatunla evlenmektir. 00:17:02.000 --> 00:17:10.000 Ama onun da olabileceğini, Mâide sûresindeki âyet-i kerîme müsaade olarak vermiş oluyor.

00:17:10.000 --> 00:17:18.000 Ama bir müslüman kadının hem puta tapanla hem de Ehl-i Kitab'dan, 00:17:18.000 --> 00:17:26.000 yahudi ve hıristiyanla evlenmesi bil-icma', icmâ-yı ümmet ile kesin olarak yok!

Neden?

00:17:26.000 --> 00:17:32.000 Çünkü İslâm'da evin reisliği, yönetimi erkektedir.

00:17:32.000 --> 00:17:37.000 er-Ricâlü kavvâmûne alen-nisâ'. [Erkekler kadınlar üzerine hakimdirler.] âyet-i kerîmesi dolayısıyla, 00:17:37.000 --> 00:17:47.000 evin reisi erkektir, söz ondadır. Fiilen de umumiyetle öyledir; söz erkektedir, onun dediği olur. 00:17:47.000 --> 00:17:58.000 O bastırır, evlenmiş olduğu hanımı İslâmî vazifelerini yapmaktan alıkoyabilir 00:17:58.000 --> 00:18:07.000 veyahut İslâm'dan uzaklaştırabilir. Tazyik eder, zulmeder, baskı yapar. Onun için kesinlikle yasak!

00:18:07.000 --> 00:18:13.000 Ehl-i Kitab'ın hanımlarını alma müsaadesinin sebebi de; sağlam erkekse, 00:18:14.000 --> 00:18:20.000 müslüman erkek onu aldığı zaman yola getirme ve onun tesiri altında kalmama 00:18:20.000 --> 00:18:26.000 ve çocuklarını onun tesiri altında bırakmama imkânı varsa o zaman evlenebilir.

00:18:26.000 --> 00:18:34.000 Esas amaç, âyet-i kerîmede de belirtildiği gibi Allah'ın rızasını kazanmak, cennete gitmektir. 00:18:34.000 --> 00:18:42.000 Allah'ın mağfiretine ermektir. Yoksa âhireti mahvedecek bir evlilik asla uygun değildir.

00:18:42.000 --> 00:18:48.000 Ve leemetün mü'minetün hayrun min müşriketin velev a'cebetküm. 00:18:48.000 --> 00:19:04.000 "Bir mü'min köle kadın, cariye; güzel vasıflara sahip bir kâfir, müşrik kadından sizin için daha hayırlıdır." demesi, 00:19:05.000 --> 00:19:13.000 bu âyet-i kerîmenin bu kısmının inmesi hakkında tefsir kitaplarında buyuruluyor ki;

00:19:13.000 --> 00:19:25.000 Nezelet fî abdillâhibni revâha. "Bu kısım, bu ibare Abdullah b. Revâha radıyallahu anh hakkında indi."

00:19:25.000 --> 00:19:34.000 Abdullah b. Revâha Medine'de şiir ve edebiyatla temayüz etmiş, itibarlı bir kimseydi.

00:19:34.000 --> 00:19:42.000 Kânet lehû emetün sevdâ'. "Onun bir kara cariyesi vardı."

00:19:42.000 --> 00:19:48.000

Beyaz ırktan değil; herhalde Afrika'dan alınma, getirilme, Habeşli veya başka bir şey.



00:19:48.000 --> 00:19:50.000 Kânet lehû emetün sevdâ'. "Bir cariyesi vardı. 00:19:50.000 --> 00:19:56.000 Fegadibe aleyhâ feletamehâ. "Bir gün ona kızmış ve bu cariyeyi tokatlamış."

00:19:57.000 --> 00:20:02.000 Cariyeyi dövmüş, bir tokat patlatmış.

00:20:02.000 --> 00:20:09.000 Sümme fezia. "Allah'ın sevmediği bir iş yaptım, diye sonra bundan pişman olmuş ve korkmuş."

00:20:09.000 --> 00:20:10.000 Feetâ resullah 00:20:10.000 --> 00:20:15.000 sallallâhu aleyhi ve sellem feahberehû haberahümâ. 00:20:15.000 --> 00:20:20.000 "Cariyesiyle kendi arasında geçen olayı Peygamber Efendimiz'e bildirmiş."

00:20:20.000 --> 00:20:28.000 Fekâle lehû. "Peygamber Efendimiz ona demiş ki;"

Mâ hiye? "Nedir bu kadının durumu, bu kadın ne?"

00:20:29.000 --> 00:20:36.000 Abdullah b. Revâha da dosdoğru söylemiş:

Kâle: Tesûmü "Oruç tutar yâ Resûlallah! Ve tusallî. 00:20:36.000 --> 00:20:41.000 "Namazını kılar." Ve tuhsinül-vudu'. "Abdestini güzelce alır." 00:20:41.000 --> 00:20:48.000 Ve teşhedü en lâ ilâhe illallah. "Ve Allah'tan başka ilâh olmadığına cân u gönülden şehadet eder." 00:20:49.000 --> 00:20:50.000 Ve enneke resûlüllâh. 00:20:50.000 --> 00:20:53.000 "Senin de Allah'ın resûlü olduğuna cân u gönülden şehadet eder." diye 00:20:53.000 --> 00:20:57.000 tokatladığı zenci cariyenin evsafını anlatmış.

00:20:57.000 --> 00:21:02.000 Fekâle: Yâ ebâ abdillâh, hâzihî mü'mine. "Peygamber Efendimiz o zaman demiş ki;"

00:21:02.000 --> 00:21:09.000 "Ey Abdullah'ın babası." Abdullah b. Revâha, aynı zamanda "Ebû Abdullah" künyesiyle çağrılıyor.

00:21:09.000 --> 00:21:14.000 "Ey Abdullah'ın babası, yâ ebâ [Ey Ebû] Abdullah! Bu o zaman mü'min bir kadın!"

00:21:14.000 --> 00:21:19.000 "Yapmamalıydın, mü'min kadına böyle yapılır mı?.." demek istemiş oluyor.

00:21:19.000 --> 00:21:26.000 O zaman Abdullah b. Revâha'nın davranışına bakın:

00:21:26.000 --> 00:21:29.000 Fekâle: Vellezî beaseke bil-hakkı nebiyyen le u'tikannehâ. 00:21:29.000 --> 00:21:38.000 "Seni hak ile gönderene, peygamberlik göreviyle görevlendirip 'İslâm'ı tebliğ et!' diye 00:21:38.000 --> 00:21:41.000 seni gönderene yemin ederim ki Allah'a yemin ederim ki 00:21:41.000 --> 00:21:44.000 onu mutlaka ve mutlaka âzat edeceğim." 00:21:45.000 --> 00:21:53.000 Ve le etezevvecennehâ. "Ve onunla mutlaka evleneceğim!" dedi.

00:21:54.000 --> 00:22:00.000 Araplar'da görülmüş bir şey değil, köle ile evlenmek onlara çok ayıp gibi geliyor. 00:22:00.000 --> 00:22:04.000 Örf, töre, çevrenin âdeti böyle!

00:22:04.000 --> 00:22:11.000 "Yâ Resûlallah, madem sen, 'Bu bir mü'mindi, yapmasaydın…' gibi meyil gösterdin; 00:22:11.000 --> 00:22:14.000 muhakkak ve muhakkak onu âzat edeceğim! 00:22:14.000 --> 00:22:17.000 Bir kere kölelikten kurtaracağım, bir de onunla evleneceğim!" dedi.

00:22:17.000 --> 00:22:22.000 Evlenmek de büyük bir şeref tabii. Bir köle asil bir kimseyle evlenince çok şeref kazanıyor.

00:22:22.000 --> 00:22:25.000 "Evleneceğim onunla!" dedi. 00:22:25.000 --> 00:22:31.000 Abdullah b. Revâhâ;

Fe faale. "Öyle mutlaka yapacağım, dediği şeyi de yaptı."

00:22:31.000 --> 00:22:34.000 Soylu, itibarlı bir insan!

"Bunu yaptı."

00:22:35.000 --> 00:22:37.000 Fe taane aleyhi nâsun minel-müslimîn. 00:22:39.000 --> 00:22:48.000 "Onun böyle davranışına, müslüman arkadaşları bile müslümanlar bile tarizde bulundular, ta'n ettiler: 00:22:48.000 --> 00:22:52.000 'Yahu böyle şey olur mu?' Ve kâlû: Nekeha emetehû. 00:22:52.000 --> 00:23:01.000 'Şuna bak, cariyesini kendisine asil kadınmış gibi nikâh etti?' diye ta'n ettiler, ayıpladılar."

00:23:02.000 --> 00:23:18.000 Ve kânu yürîdûne en yenkehû ilel-müşrikîne ve yenkihûhüm rağbeten fî ahsâbihim.

00:23:18.000 --> 00:23:33.000 Müşriklerle evlenirlerdi, müşriklere kız verirlerdi, kız alırlardı. 00:23:33.000 --> 00:23:37.000 Haseb, neseb, asalet duygularından dolayı âdetleri böyle idi. 00:23:37.000 --> 00:23:47.000 Şimdi bu Abdullah b. Revâha böyle yapınca bu sefer onu ayıpladılar, ta'n ettiler, aleyhinde söz söylediler.

00:23:47.000 --> 00:23:51.000 Onun üzerine âyet-i kerîmenin bu kısmı nâzil oldu:

00:23:51.000 --> 00:23:57.000 Ve leemetün mü'minetün hayrun min müşriketin ve lev a'cebetküm. 00:23:58.000 --> 00:24:05.000 "Mü'min bir köle, cariye, hoşunuza giden bir müşrikeden daha hayırlıdır." buyurdu.

00:24:05.000 --> 00:24:09.000 Demek ki Abdullah b. Revâha'nın yaptığı daha doğru, 00:24:09.000 --> 00:24:13.000 Allah ondan hoşnut oluyor, o davranıştan hoşnut oluyor. 00:24:14.000 --> 00:24:21.000 Halkın arasındaki âdet olan, neseb, haseb, asalet gibi şeylerle gidip müşrik kadını almayı 00:24:21.000 --> 00:24:24.000 Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ uygun görmüyor.

00:24:24.000 --> 00:24:32.000 Tabii bizim bu asırda, yirmibirinci yüzyılda, bugünümüzde insanlarımızın davranışlarında, 00:24:32.000 --> 00:24:36.000 seçenekleri değerlendirmesinde bunlardan alacakları çok çok ibretler var. 00:24:36.000 --> 00:24:45.000 Demek ki bir köleyi bile -tokat vurdu diye üzüldü- hem âzat etti hem de eş olarak aldı, şeref bahşetti. 00:24:45.000 --> 00:24:52.000 Demek ki güzel yapmış. Allah memnun ve razı olduğunu bu âyet-i kerîmeyle bildiriyor.

00:24:52.000 --> 00:24:56.000 Demek ki iş beğenmek, soy sop meselesi, 00:24:56.000 --> 00:25:01.000 cazibedar olması veya birtakım güzel vasıflara sahip olması değil. 00:25:01.000 --> 00:25:05.000 Vasıfların en güzeli mü'min olmasıdır. Mü'min oldu mu ne âlâ! 00:25:05.000 --> 00:25:12.000 Namaz kılıyor, oruç tutuyor, abdesti güzel alıyor, Allah'a, Resûlüne inanıyor, ihlâslı, samimi; 00:25:12.000 --> 00:25:19.000 tamam, o daha hayırlı! Ötekisi müşrike, puta tapıyor, imanı yok; o uygun olmuyor. 00:25:19.000 --> 00:25:28.000 Aynı şekilde kızlarınızı da "Soyludur, asildir, zengindir…" gibi hesaplarla müşriklere vermeyin. 00:25:28.000 --> 00:25:35.000 Çünkü o da uygun değil, o da cehenneme doğru götürebilir. 00:25:35.000 --> 00:25:41.000 Âyet-i kerîmede, "Kızını ve torunlarını, hoşunuza giden bir erkek bile olsa müşrike verme! 00:25:42.000 --> 00:25:49.000 Mü'min bir köleye ver, o daha hayırlıdır." denmiş oluyor.

00:25:50.000 --> 00:25:57.000 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'den Abdullah b. Ömer [Amr] radıyallahu anh'ın bir hadisini 00:25:57.000 --> 00:26:00.000 bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur:

00:26:01.000 --> 00:26:13.000 Lâ tenkihun-nisâe li-hüsnihünne, feasâ hüsnühünne en yürdiyehünne; 00:26:13.000 --> 00:26:22.000 ve lâ tenkihûhünne alâ emvâlihinne, feasâ emvâlühünne en tutğiyehünne; 00:26:22.000 --> 00:26:33.000 venkihû hünne aled-dîn. Ve leemetün sevdâu cerdâu zâtü dînin efdal

00:26:34.000 --> 00:26:45.000 Hadîs-i şerîfi terceme edelim:

"Kadınları güzelliğinden dolayı nikâhlamayın, 00:26:45.000 --> 00:27:00.000 güzelliğinden dolayı kadınlarla evlenmeyin! Çünkü güzelliği belki onu şımartır, helâk eder. 00:27:01.000 --> 00:27:09.000 Mallarından dolayı da onlarla evlenmeye kalkışmayın! Belki malları onları taşkınlığa sevk eder."

00:27:09.000 --> 00:27:19.000 Güzellikleri yoldan kaydırtır, hatalar yaptırtır. Malları kibre düşürebilir.

00:27:19.000 --> 00:27:25.000 Venkihûhünne ale'd-dîn. "Dindarlığı sebebiyle onlarla evlenin!"

00:27:25.000 --> 00:27:35.000 Malsız mülksüz, çıplak, siyah bir köle ama dindar bir köle daha üstündür."

00:27:35.000 --> 00:27:46.000 Bunun rivayetinde zayıf râvi var ama bu konuda başka bir hadîs-i şerîf daha var, konuyu takviye ediyor. 00:27:46.000 --> 00:27:50.000 Sahîhayn'da olan, Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ten rivayet edilmiş 00:27:50.000 --> 00:27:54.000 diğer bir hadîs-i şerîfte Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki;

00:27:54.000 --> 00:28:04.000 Tünkehul-mer'eti li-erbain. "Bir kadın dört sebepten dolayı nikâha alınabilir. 00:28:04.000 --> 00:28:11.000 Bir kadınla dört sebepten dolayı evlenilebilir."

Li-mâlihâ. "Malı dolayısıyla evlenilebilir."

00:28:11.000 --> 00:28:14.000 "Zengin bu kadın yahu!" diye evlenilebilir.

00:28:14.000 --> 00:28:19.000 Ve li-hasebihâ. "Soyu dolayısıyla, hasebi nesebi dolayısıyla alınabilir."

00:28:19.000 --> 00:28:24.000 "Bu kadın meşhur filanca aileden, şanlı şerefli bir aileden…" diye alınabilir.

00:28:24.000 --> 00:28:29.000 Ve li-cemâlihâ. "Güzelliğinden dolayı alınabilir." 00:28:29.000 --> 00:28:36.000 Ve li-dînihâ. "Bir de saliha olduğundan, dindar olduğundan dolayı alınabilir."

00:28:36.000 --> 00:28:41.000 Fazfer bizâtid-dîni teribet yedâke. 00:28:41.000 --> 00:28:49.000 "Eli toprak olasıca, sen dindar olanı bulmaya bak!" diye Peygamber Efendimiz karşısındakine böyle bildirmiş.

00:28:49.000 --> 00:28:54.000 Demek ki nikâhlamak istediğimiz zaman, bir kız aradığımız zaman, 00:28:54.000 --> 00:29:01.000 ya kendimiz evleneceğiz diye veya oğlumuzu evlendireceğiz, gelin arıyoruz diye bakarken; 00:29:01.000 --> 00:29:05.000 ne mala, ne soya, ne güzelliğe bakacağız; 00:29:05.000 --> 00:29:12.000 öncelikle dindar mı, saliha mı, kuvvetli mü'min mi diye ona bakacağız. 00:29:12.000 --> 00:29:18.000 Buhârî'de, Müslim'de aynen böyle belirtilmiş.

00:29:18.000 --> 00:29:21.000 Bu konuda diğer bir hadîs-i şerîf daha okuyalım. 00:29:21.000 --> 00:29:28.000 Abdullah b. Ömer [Amr] Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu naklediyor:

00:29:29.000 --> 00:29:35.000 ed-Dünyâ metâun ve hayru metâi'd-dünyâ el-mer'etü's-sâlihah. 00:29:35.000 --> 00:29:42.000 "Dünya, istifade edecek nimetlerin olduğu bir yerdir ve dünya metalarının, 00:29:42.000 --> 00:29:54.000 istifade edilecek nimetlerinin hayırlısı da saliha bir kadındır."

00:29:54.000 --> 00:30:03.000 İşte bunlardan dolayı dindar bir kızla, kadınla evlenilmesi tavsiye ediliyor.

00:30:03.000 --> 00:30:08.000 Ve lâ tünkihul-müşrikîne hattâ yü'minû. 00:30:08.000 --> 00:30:20.000 "Kızınızı, evlâdınızı veya sözü sizde olan, size sorulup sizden istenen bir kadını; 00:30:20.000 --> 00:30:24.000 mü'min olmadıkça bir müşrikle evlendirmeyin! 00:30:24.000 --> 00:30:29.000 Söz sahibi olduğunuz takdirde, babası veya velîsi iseniz; 00:30:29.000 --> 00:30:32.000 müşrik erkeklerle mü'min kadınları sakın evlendirmeyin!"

00:30:32.000 --> 00:30:34.000 Bu konuda başka âyet-i kerîme var. 00:30:34.000 --> 00:30:46.000 "Bu Mekke'den Medine'ye hicret edip de gelen mü'min kadınları geriye göndermeyin!" diye âyet-i kerîme inmişti. 00:30:46.000 --> 00:30:47.000 Orada böyle buyruluyordu:

00:30:47.000 --> 00:30:56.000 Lâ hünne hillün lehüm. "Bu mü'min kadınlar o kâfir kocalara helâl değildir."

00:30:56.000 --> 00:31:04.000 Ve lâ hüm yahillûne lehünne. "O kâfir kocalar da mü'min kadınlara helâl değildir." diye âyet inmişti.

00:31:03.000 --> 00:31:13.000 Ama hüküm bu: Mü'min kadın kâfir erkeğe helâl değildir, kâfir erkek mü'min kadına helâl değildir, evlenemez!

00:31:13.000 --> 00:31:17.000 Bu sebepten dolayı âyet-i kerîmenin bu kısmında da buyuruluyor ki;

00:31:17.000 --> 00:31:21.000 Ve lâ tünkihul-müşrikîne hattâ yü'minû. "Kızları, kadınları müşrikle evlendirmeyin!"

00:31:21.000 --> 00:31:25.000 "Hoşunuza gitse bile onlar yerine mü'min bir köle bile daha hayırlıdır; 00:31:25.000 --> 00:31:28.000 köle ile evlendirin, müşrikle evlendirmeyin!"

00:31:28.000 --> 00:31:30.000 Ülâike yed'ûne ilen-nâr.

00:31:30.000 --> 00:31:43.000 Böyle yaparsanız, müşrik kadın alırsanız; veyahut sözü sizin ağzınızdan çıkacak olan, 00:31:43.000 --> 00:31:47.000 nikâhında velîsi olduğunuz kadını veya kızı müşrikle evlendirirseniz 00:31:47.000 --> 00:31:51.000 o zaman onlar onu cehenneme götürürler, davet ederler."

00:31:51.000 --> 00:31:58.000 Oturup kalkarken, konuşurken, görüşürken kendi fikirlerini aşılarlar, 00:31:58.000 --> 00:32:02.000 dünya sevgisini aşılarlar, yanlış işler yaptırırlar. 00:32:02.000 --> 00:32:08.000 Dünyayı tercih ettirirler, ibadetleri bıraktırırlar, sonuç vahim olur. 00:32:08.000 --> 00:32:14.000 Âhiretleri mahvolur, harap olur. Böyle yapılmaması lazım!

00:32:14.000 --> 00:32:17.000 Alimlerden bir zâtın çok güzel bir kızı varmış. 00:32:17.000 --> 00:32:25.000 Çok güzel, çok dindar, çok bilgili, çok da zarif, her yönden çok üstün olduğundan namlı bir kızcağızmış. 00:32:25.000 --> 00:32:36.000 Saliha bir kızcağızmış. Zamanın Emevî halifesi haber gönderiyor, kendi oğluna bu alimin kızını istiyor. 00:32:39.000 --> 00:32:42.000 Saraya gelin gidecek, halifenin oğluyla evlenecek.

00:32:42.000 --> 00:32:54.000 Alim bu haberi alır almaz, hemen talebelerinden iffetli, temiz bir gence demiş ki;

00:32:54.000 --> 00:32:58.000 "Gel bakayım buraya, ben sana kızımı nikâhlamak istiyorum!"

00:32:58.000 --> 00:33:07.000 "Efendim param yok pulum yok, maaşım yok, fakirim…"

"Olsun." demiş, salih diye hemen onunla evlendirmiş.

00:33:07.000 --> 00:33:14.000 Halife biraz zorlar da baskı yapar, aracılar filan gönderir, oğluna alır diye 00:33:14.000 --> 00:33:22.000 hemen o gün bir mütedeyyin talebesiyle evlendirmiş.

Bunlar neden böyle yapıyorlar?

00:33:23.000 --> 00:33:28.000 Büyük alim, ismi kitaplara geçmiş meşhur bir alim niçin yapıyor?

00:33:28.000 --> 00:33:30.000 Kızının âhiretini kurtarmak için! 00:33:31.000 --> 00:33:38.000 Saraya giderse çalgı var, eğlence var, haram var, belki gaspen alınmış paralar var… 00:33:38.000 --> 00:33:47.000 İhtiyacından fazla harcadığı ona helâl olmaz. Tabii sarayda bol bol yeniliyor, içiliyor. 00:33:47.000 --> 00:33:53.000 Kızının oraya gitmesini uygun görmemiş de güzelim kızını fakir bir talebeye vermiş.

00:33:53.000 --> 00:33:59.000 Tabii ondan ne türlü hayırlar çıkmıştır kim bilir, ne güzel hâller olmuştur. 00:34:00.000 --> 00:34:04.000 O evliliği takip etsek belki ne alimler yetişmiştir.

00:34:04.000 --> 00:34:10.000 Biliyorsunuz, Hz. Ömer'in de bir menkabesi var, onu da bu vesileyle anlatalım. 00:34:10.000 --> 00:34:15.000 Dindar insan aranmasını gösteren menâkıptan birisi:

00:34:15.000 --> 00:34:25.000 Hz. Ömer halife iken devriye geziyormuş. Gezerken mahalle arasında bir evden, anne kızına sesleniyor:

00:34:25.000 --> 00:34:35.000 "Kızım, sütün içine su kat!" diyor.

Dışarıda da tesadüfen Hz. Ömer oradan geçiyor, sesi duyuyor:

00:34:37.000 --> 00:34:42.000 "Anne, Halife Ömer; 'Süte su katmayın, hile yapmayın!' diye emretmedi mi?"

00:34:42.000 --> 00:34:49.000 "Canım kızım, şimdi Hz. Ömer nereden duyacak, nereden bilecek, sen sütün içine suyu kat!" diyor.

00:34:50.000 --> 00:34:56.000 O zaman kız diyor ki;

"Hz. Ömer bilmese bile Allah bilmiyor mu? 00:34:56.000 --> 00:35:01.000 Emîrül-mü'minîne itaat etmek lazım! Katmamız doğru olmaz."

00:35:01.000 --> 00:35:08.000 Hz. Ömer gece o evi işaretliyor, belliyor, hatırında tutuyor. 00:35:08.000 --> 00:35:13.000 Ondan sonra sabahleyin o eve gidiyor veya haber gönderiyor; 00:35:13.000 --> 00:35:18.000 o evin kızını -daha boyunu posunu, rengini, yüzünü görmeden; 00:35:18.000 --> 00:35:25.000 kusuru var mı, yok mu, kör mü, sağır mı neyse hiç araştırmadan- oğluna o kızı istiyor. 00:35:25.000 --> 00:35:32.000 "Sizin evinizdeki kızı istiyorum!" diyor. Çünkü akşamdan takvâsını duydu.

00:35:32.000 --> 00:35:38.000 "Hz. Ömer görmese bile, duymasa bile Allah görmüyor mu, duymuyor mu anne? 00:35:38.000 --> 00:35:44.000 Süte su katmayalım!" demesinden hoşuna gittiği için kızı oğluna gelin alıyor.

00:35:44.000 --> 00:35:46.000 Ah işte hep böyle olsa! 00:35:46.000 --> 00:35:57.000 Sonra tabii arkasını da o aileden, o güzel hatunla Hz. Ömer'in oğlundan nesil devam ediyor; 00:35:57.000 --> 00:36:08.000 Emevîlerin meşhur Ömer b. Abdülaziz isimli dindar, takvâ ehli, büyük hükümdarı dünyaya geliyor. 00:36:08.000 --> 00:36:11.000 Hz. Ömer'in torunu, onlardan doğuyor.

00:36:11.000 --> 00:36:16.000 Demek ki çocuklarımızı saliha kimselerle evlendirirsek 00:36:16.000 --> 00:36:23.000 veyahut da kızlarımızı salih kimselere verirsek bereket olur, sonu hayır olur. 00:36:23.000 --> 00:36:27.000 Eğer aksi yapılırsa, başka hesaplar yapılırsa; 00:36:27.000 --> 00:36:32.000 imana, dine, İslâm'a sığmayan dünyevî hesaplar yapılırsa 00:36:32.000 --> 00:36:40.000 onun sonunda da çok zararlar çıkar, pişmanlıklar olur. Sonunda da âhiretleri mahvolur. 00:36:40.000 --> 00:36:47.000 Bunu sağlayanlar da sorumluluk altında kalırlar.

00:36:47.000 --> 00:36:53.000 Allahu Teâlâ hazretleri her yaptığımız işi rızasına uygun yapmayı nasip etsin. 00:36:53.000 --> 00:37:00.000 Âhireti düşünüp her işimizi âhireti kazanacak şekilde, imtihanı başaracak şekilde, 00:37:00.000 --> 00:37:06.000 cennete girip cehennemden âzat olacak şekilde yapmaya muvaffak eylesin.

00:37:06.000 --> 00:37:12.000 Tevfîkini refîk eylesin. İmanımızı, ihlâsımızı, irfanımızı kuvvetli eylesin. 00:37:12.000 --> 00:37:18.000 Bizi yalan yanlış yollara, yanlış tercihlere kaydırmasın. 00:37:19.000 --> 00:37:23.000 Aklımızı kaydırmasın, gönlümüzü kaydırmasın. Sağlam müslümanlar eylesin.

00:37:23.000 --> 00:37:26.000 es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!