WEBVTT 00:00:00.100 --> 00:00:04.295 Eûzubillahimineşşeytânirracim. Bismillâhirrahmânirrahîm. 00:00:04.320 --> 00:00:11.546 Elhamdulillâhi Rabbi'l-âlemîn. Vesselâtu vesselâmu âlâ seyyidi'l-evvelîne ve'l-âhirîn seyyidinâ muhammedin 00:00:11.571 --> 00:00:17.555 ve âlihi ve sahbihî ecmaîn ve men tebi'ahû bi-ihsânin ilâ yevmid-dîn. 00:00:17.580 --> 00:00:23.427 Emma ba'dü fe'lemû eyyühe'l-ihvân fe-inne efdale'l-hadîsi kitâbullâh 00:00:23.492 --> 00:00:28.463 ve efdale'l-hedyi hedyu seyyidinâ muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem 00:00:28.488 --> 00:00:34.530 ve şerra'l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesin bid'ah ve külle bid'atin dalâleh 00:00:34.530 --> 00:00:36.822 ve külle dalâletin ve sâhibehâ fî'n-nâr. 00:00:36.901 --> 00:00:41.888 Ve bi's-senedi'l-muttasıli ile'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl; 00:00:41.961 --> 00:00:48.000 Men sallâ ve hüve yurâ'î fe-kad eşrake ve men sâme ve hüve yurâ'î fe-kad eşrake 00:00:48.860 --> 00:00:50.849 ve men tesaddaka ve hüve yurâ'î fe-kad eşrake. 00:00:50.901 --> 00:00:57.145 Sadaka Resûlullah fî-mâ kâl ev ke-mâ kâl. Aziz ve muhterem kardeşlerim! 00:00:57.145 --> 00:01:01.613 Allahu Teâlâ hazretlerinin selâmı, rahmeti, bereketi cümlenizin üzerine olsun. 00:01:01.673 --> 00:01:05.585 Allahu Teâlâ hazretleri yaptığınız ibadet ve tâatleri kabul eylesin. 00:01:05.624 --> 00:01:11.757 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in hadîs-i şerîflerini Râmûzül-ehâdîs isimli kitaptan, 00:01:11.816 --> 00:01:18.225 428'inci sayfadan okumaya başlamazdan önce evvelen ve hâsseten Peygamber Efendimiz 00:01:18.225 --> 00:01:23.930 Muhammed-i Mustafâ sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin rûh-u pâkine hediye olsun diye, 00:01:23.996 --> 00:01:30.714 sonra onun cümle âlinin, ashabının, etbâının, ahbabının ruhlarına ayrı ayrı hediye olması için, 00:01:30.767 --> 00:01:36.680 bilhassa Ümmet-i Muhammed'in mürşit ve mürebbileri olan sâdât ve meşâyih-i turûk-u aliyyemizin 00:01:36.680 --> 00:01:41.191 ve hulefasının, mürîdânının ruhlarına hediye olması için, eseri telif eylemiş olan 00:01:41.191 --> 00:01:46.639 Gümüşhaneli Ahmed Ziyaeddin hocamızın ruhu için, bu eserin içindeki hadîs-i şerîflerin 00:01:46.639 --> 00:01:53.540 ve bilgilerin bize kadar gelmesine emek sarfetmiş olan râvilerin ve ulemanın ruhları için, 00:01:53.198 --> 00:01:58.436 hocamız Muhammed Zahid Bursevî'nin ruhu için, uzaktan yakından bu hadîs-i şerîfleri 00:01:58.436 --> 00:02:03.751 dinlemeye gelen siz kardeşlerimizin âhirete göçmüş bütün sevdiklerinin, akrabasının, dostlarının, 00:02:03.751 --> 00:02:09.979 yakınlarının ruhları için, içinde şu ibadetleri yapabildiğimiz mescidin bu ana kadar yaşamasında, 00:02:09.979 --> 00:02:17.212 böyle ayakta işler vaziyette kalmasında emeği geçmiş bütün banîsinin ve yardımcılarının, 00:02:17.212 --> 00:02:24.218 imar edicilerin geçmişlerinin ruhları için, kendilerinin ruhları için, biz yaşayan müslümanların da 00:02:24.264 --> 00:02:29.746 Allahu Teâlâ hazretlerinin rızasına uygun ömür sürüp Resûlullah Efendimiz'in 00:02:29.746 --> 00:02:35.455 şu okuduğumuz hadîslerine uygun tarzda ahlaklanarak sünnet-i seniyye yolunda yürüyüp 00:02:35.515 --> 00:02:40.840 Huzûr-u Rabbi-l İzzet'e sevdiği ve razı olduğu bir kul olarak varmamıza vesile olması için 00:02:40.886 --> 00:02:46.280 buyurun bir Fâtiha, üç İhlâs-ı Şerîf hediye edip ondan sonra başlayalım. 00:02:46.280 --> 00:02:54.868 Mukaddimede metnini okumuş olduğumuz hadîs-i şerîf riyâ ve mürâîlik hakkındadır. 00:02:54.974 --> 00:02:57.540 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem 00:02:57.540 --> 00:03:01.109 Şeddad b. Evs radıyallahu anh'ten [rivayet edilen ve] Ahmed b. Hanbel, Taberânî ve Müstedrek'te 00:03:01.109 --> 00:03:08.446 kaydedildiğine göre buyurmuşlar ki; 00:03:08.539 --> 00:03:12.380 Men sallâ ve hüve yurâ'î fe-kad eşrake. 00:03:12.523 --> 00:03:27.128 "Her kim namaz kılar ama riyâ ile kılarsa, riyâkarlık ederek kılarsa, mürâîce kılarsa şirk koşmuş olur." 00:03:27.491 --> 00:03:30.599 Ve men sâme ve hüve yurâ'î fe-kad eşrake. 00:03:30.599 --> 00:03:38.394 "Her kim oruç tutar ama riyâ ile tutarsa, mürâîce tutarsa şirk koşmuş olur." 00:03:38.474 --> 00:03:43.358 Ve men tesaddaka ve hüve yurâ'î fe-kad eşrake. 00:03:43.358 --> 00:03:51.747 "Her kim malından bağışta bulunur, tasadduk ederse ama mürâîce, riyâ ile yaparsa 00:03:51.747 --> 00:03:56.511 bu verdiği şeyi, şirk koşmuş olur." 00:03:56.675 --> 00:04:03.490 Biliyorsunuz bir vücudun yaptığı işler var, onlara zâhir ameller diyoruz; 00:04:03.650 --> 00:04:11.547 namaz kılıyoruz, oruç tutuyoruz, abdest alıyoruz, dışa dair, dışta olan, gözle görülebilen işlerimiz var. 00:04:11.633 --> 00:04:16.467 Bir de iç dünyamız, kalbimiz ve niyetlerimiz var. 00:04:16.824 --> 00:04:28.528 Bu kalbe ait niyette hadîs-i şerîflerde çok büyük tavsiyeler ve ikazlar gelmiştir. 00:04:28.594 --> 00:04:38.700 Biz müslümanlar bir güzel işi sadece dış görünüşünün güzelliği ile değerlendirilmeyecek diye biliyoruz. 00:04:38.110 --> 00:04:41.850 Büyüklerimiz, Peygamber Efendimiz bize öğretmiş. 00:04:41.131 --> 00:04:45.888 Niyet güzel olacak; ameller niyetlere göredir, bunu her zaman söylüyoruz. 00:04:46.780 --> 00:04:51.332 Bir hırsız çocuğu dolandırmak, kandırmak için ilk başta bir şeyler veriyorsa 00:04:51.332 --> 00:04:57.375 bu verdiği şeyden sevap kazanır mı? Kazanmaz. Çünkü maksadı onu sonunda kandırmaktır. 00:04:57.481 --> 00:05:05.975 Bir başka adam bir güzel işi, namaz kılma işini mesela, bir adama şirin görünüp de 00:05:05.975 --> 00:05:10.467 ondan bir menfaat koparmak için yapıyorsa sevap kazanır mı? Kazanmaz. 00:05:10.533 --> 00:05:17.716 Çünkü riyâ olur, gösteriş olur, âhiret amelini insanlar görsün beğensinler, alkışlasınlar, 00:05:17.782 --> 00:05:21.880 bana avantaj sağlasınlar diye yapmaz müslüman. 00:05:21.205 --> 00:05:22.752 Bunu çok iyi biliyoruz. Öyle yaparsa ne olur? 00:05:23.510 --> 00:05:28.259 Âhiret amelini dünyada insanlar görsün beğensinler, alkışlasınlar da 00:05:28.556 --> 00:05:35.270 ben de bir takım şeylerden faydalanayım, sebepleneyim diye, faydalanmak için ince, hasis, 00:05:35.270 --> 00:05:41.880 menfaat duygularıyla hesap yapan bir kimseye mürâî derler, yaptığı işe riyâ derler, 00:05:41.168 --> 00:05:47.975 "Sus mürâî, çekil." derler. Yani makbul bir şey değil, amelleri makbul olmaz. 00:05:48.350 --> 00:05:54.788 Allahu Teâlâ hazretleri riyâkarlıkla yapılan ameli sevmez. Riyâ müşriklik gibidir. 00:05:55.210 --> 00:06:00.319 Ona şirk-i hafî demişler, gizli şirktir. Neden gizli şirk? 00:06:00.446 --> 00:06:06.123 Öteki adam puta tapıyor, Allah'ı bırakmış Allah'ın yanında puta tapıyor, müşrik. 00:06:06.202 --> 00:06:13.327 Bu da dünyadaki bir insanın menfaatini celb etmek için âdeta onun hatırını 00:06:13.327 --> 00:06:16.316 Allah'ın hatırana ortak koşmuş oluyor. Olur mu hiç? 00:06:16.659 --> 00:06:20.971 Bir şey Allah rızası için yapılırsa yapılır, filanca adam beğensin, 00:06:20.971 --> 00:06:23.322 filanca adam hoş görsün diye yapılır mı? 00:06:23.528 --> 00:06:29.296 O, o bakımdan sanki Allah'ın varlığının yanında bir başka güç kuvvet varmış da, 00:06:29.296 --> 00:06:35.337 kendisine fayda zarar sağlayacakmış da, ondan menfaat gelecekmiş de diye düşündüğünden 00:06:35.337 --> 00:06:42.101 bir çeşit şirk içindedir ama bu şirk, yaptığı mürâîlik gizli olduğundan gizli bir şirktir. 00:06:42.198 --> 00:06:48.704 Mürâîlik gizli, herkes anlayamaz, ancak basîret sahibi bir insan bakar, ciğerinin köşesini okur; 00:06:48.777 --> 00:06:55.301 "Seni mürâî seni." der ama ötekisi onun tatlı sözüne aldanabilir, aldatmasına aldanabilir. 00:06:55.411 --> 00:07:01.926 Herkes anlayamadığından gizli bir şeydir bu mürâîlik, kalbe ait bir ameldir, amel-i kalbîdir. 00:07:01.956 --> 00:07:09.484 İşte tasavvufun yani ilm-i ahlâk'ın, tezkiye-i bâtın'ın ilk başta düzeltmeyi, 00:07:09.484 --> 00:07:14.970 tedavi etmeyi esas aldığı hastalıklardan birisidir riyâ. 00:07:14.234 --> 00:07:22.697 Derviş, yani has, halis, hakiki müslüman, yani işi lafta bırakmayıp da tatbikatını da yapan, 00:07:22.867 --> 00:07:30.515 İslâm'ı yaşayan insan ilk önce neye dikkat edecek? Amelinin Allah rızası için olmasına dikkat edecek. 00:07:30.601 --> 00:07:35.641 Amelini gösteriş için başkası görsün beğensin diye riyâ ile yapmayacak. 00:07:35.733 --> 00:07:40.586 Riyâ ile yaparsa gizli şirke düşmüş olur. Peygamber Efendimiz buyurmuş ki; 00:07:40.936 --> 00:07:47.955 "Bundan sonra artık şeytan ümidi kesmiştir, Suudi Arabistan yarımadasında artık puta tapılmaz, 00:07:48.165 --> 00:07:53.613 geçti o Lat'ın, Uzza'nın zamanı, devri, artık ona tapılmaz. 00:07:53.686 --> 00:07:57.446 Şeytan ümidi kesmiştir, bir daha burada puta taptıramayacağını biliyor, 00:07:57.446 --> 00:08:03.447 bu Müslümanlık geldikten sonra insanların puta tapmayacağına, puta tapmaya geri dönmeyeceğine 00:08:03.510 --> 00:08:08.845 kani ama ben ümmetim hakkında şirk-i hafîye düşmelerinden, 00:08:08.845 --> 00:08:15.634 riyâkarlığa düşmelerinden korkarım." demiş. O halde kalbimiz pâk olacak. 00:08:15.694 --> 00:08:19.708 Şöyle hür olacağız, dini bakımdan, niyet bakımdan efe olacağız. 00:08:19.894 --> 00:08:25.649 "Cümle cihan halkı karşıma yığılsa, dikilse Allah istemedi mi onların hiçbirisi 00:08:25.649 --> 00:08:28.493 bana zarar veremez, kılıma dokunamaz! 00:08:28.610 --> 00:08:35.466 Cümle cihan haklı önüme himaye için gerilseler Allah bana bir zarar vermek murad ettiği zaman da 00:08:35.559 --> 00:08:41.589 hiçbir faydası olmaz, Allah'ın darbesi, zararı gelir beni bulur da beni kahreder." diyebilecek insan. 00:08:41.648 --> 00:08:51.937 Zulmü, hayrı şerri Allah'tan bilip, Allah'a sımsıkı bağlanacak, biraz şöyle efe olacak, müstağni olacak. 00:08:52.360 --> 00:08:57.150 "İstemez sizin dünyalık menfaatleriniz, ben Rabbimin rızasını isterim, 00:08:57.150 --> 00:09:00.392 her işimi ona göre yaparım." diyecek. Böyle derse kurtarır. 00:09:00.542 --> 00:09:05.306 Yoksa ince ince hesaplar yapar da, dünya menfaati devşirmek için 00:09:05.306 --> 00:09:08.843 dinini istismar eder, kullanırsa hali harap olur. 00:09:09.417 --> 00:09:14.111 Allahu Teâlâ hazretleri bizi hâlis müslüman etsin, riyâkar etmesin, 00:09:14.487 --> 00:09:22.254 âhiret amelini dünya için yapanlardan eylemesin, dünya için dinini satanlardan eylemesin. 00:09:22.306 --> 00:09:27.700 Bu devirde çok kimse bilirim kaymak gibi tıraş olmuş, boynuna kravat takmış, 00:09:27.960 --> 00:09:32.905 jilet gibi keskin ütülü, dinini satıp duruyor. Onun için değmez! 00:09:32.905 --> 00:09:38.853 Yani iki paralık dünya menfaati için insanın âhiretini harap etmesine lüzum yoktur, 00:09:38.946 --> 00:09:42.547 bu hesap akıllıca bir hesap değildir, çok aptalca bir hesaptır. 00:09:42.680 --> 00:09:50.396 İnsan Allahu Teâlâ hazretlerinin yoluna sarılmalı, rızasının eteğine yapışmalı, rızasını gözetmeli. 00:09:50.482 --> 00:09:55.448 Allahu Teâlâ hazretleri böyle yapanın dünyasını da âhiretini de mamur eder. 00:09:55.965 --> 00:10:00.611 Kendi hayatımdan yaşadığım misallere dayanarak söylüyorum ki; 00:10:00.784 --> 00:10:07.147 "Yahu sen bunu böyle yaptın binaenaleyh artık başına şöyle gelir böyle gelir, 00:10:07.147 --> 00:10:10.957 işte o elde edeceğin şeyi elde edemezsin." filan dediler bana çok şeyleri. 00:10:11.570 --> 00:10:15.426 Mevlâm nasip etti elde ettim, hiç kimse mâni olamadı. 00:10:15.626 --> 00:10:21.650 Ama kuldan beklediğim zaman da her zaman mahrum oldum, kendi hayatımdan biliyorum. 00:10:21.157 --> 00:10:28.399 Dağın başında arabam bozuldu, Ramazan gününde, sıcağın altında yokuş aşağı yokuş yukarı 00:10:28.399 --> 00:10:34.954 arabayı iterek kakarak, neyse, bir şehre yakın bir yere [geldik.] Düşündüm ki; 00:10:34.954 --> 00:10:39.193 "O şehirde filanca ahbabım var ona giderim, o bana yardım eder." 00:10:39.305 --> 00:10:44.310 O yardımların bütün kanalları kurudu, hiçbir yerden yardım gelmedi. 00:10:44.410 --> 00:10:49.693 Perişan olayazdım, ama bir ders oldu bana, iyi oldu. 00:10:49.693 --> 00:10:56.356 Allah'tan gayriden ne zaman bir yerden bir şey ummuşsam bütün umduğum dağlara kar yağmıştır, 00:10:56.395 --> 00:11:00.876 bütün tutunacağım dallar kurumuştur, dayanacağım duvarlar yıkılmıştır. 00:11:00.996 --> 00:11:06.930 Benden size tecrübeye dayanan şey [nasihat]; Allah'a dayan, Allah'a tevekkül et, Allah'tan iste. 00:11:07.360 --> 00:11:12.925 Olmayacak şey olur. Ve men yetevekkel 'alalellahi fe-hüve hasbühû. Âyet var, delil! 00:11:13.322 --> 00:11:18.880 İşte o tevekkülü, Allah'a dayanmayı, bağlanmayı öğrensek, 00:11:18.147 --> 00:11:22.515 "hakkıyla tevekkül etsek Allah bizi kuşların yuvasında beslediği gibi besler." 00:11:22.648 --> 00:11:26.858 Hadîs-i şerîfte böyle geçiyor ben demiyorum. İfade Resûlullah Efendimiz'in! 00:11:27.750 --> 00:11:32.796 Kuşa nasıl anası geliyor yiyeceği ağzına tutu-tutuveriyor, öyle besler Allahu Teâlâ hazretleri. 00:11:32.796 --> 00:11:42.950 Onun için; bu beslenme için maaş için geçim için, riyâ yok, değmez; değmez ve çirkin, ayıp. 00:11:42.161 --> 00:11:46.525 Bu kadar nimeti Rabbimiz veriyor ondan sonra biz ona öyle mi muamele etmeliyiz, 00:11:46.524 --> 00:11:50.140 öyle mi kulluk etmeliyiz? Çok ayıp, çok çirkin bir şeydir. 00:11:50.140 --> 00:11:56.817 Yakışmaz yani, erkek adama yakışmaz, mert kadına da yakışmaz, kadına da yakışmaz erkeğe de yakışmaz; 00:11:56.894 --> 00:12:06.134 halis, dürüst insan, dobra dobra, pâk gönüllü olur. Biz gittik, Ankara'da mahallemizde camimiz yok. 00:12:06.133 --> 00:12:10.764 Bir arkadaşımız vaat etti; "Şu kadarının ben parasını veririm." ötekisi vaat etti; 00:12:10.764 --> 00:12:16.838 "Bu kadarını da ben veririm." Ölçüyoruz, biçiyoruz, topluyoruz; yapacağımız işin onda biri bile etmiyor. 00:12:16.838 --> 00:12:24.883 Dediler ki; "Filanca yerde bir Hacı teyze var, Ankara'ya yakın bir köyde, tarlalarını filan çok sattı, 00:12:24.883 --> 00:12:28.254 çok para geçti eline, hayırsever bir kadınmış, ona gidelim." 00:12:28.764 --> 00:12:34.872 Güçlü, kuvvetli vâizlerden bir grup teşkil ettik, gittik kadına. 00:12:34.972 --> 00:12:39.281 Böyle sakallı, güçlü, ağzı söz yapan insanlar filan. 00:12:39.307 --> 00:12:44.300 "Hacı teyze bizim camimiz yapılacak mahallemizde, bize yardım et." diyeceğiz ama 00:12:44.123 --> 00:12:50.958 şimdi vâiz efendi söz aldı; "Hacı teyze, cami yapmak çok iyidir." dedi, aldı böyle konuşuyor. 00:12:51.640 --> 00:12:56.440 "İşte, biz camiye sizin isminizi veririz." bilmem ne filan deyince Hacı teyze hemen; 00:12:56.440 --> 00:13:00.742 "Dur dur dur evladım! Yok, ben isim misim istemem." dedi. Köylü kadın! 00:13:01.138 --> 00:13:07.500 "İsim filan istemem, Allah bilsin, Allah sevsin razıyım. Yardım edeceğim, isme filan lüzum yok." dedi. 00:13:07.354 --> 00:13:16.670 Köylü kadın vâiz efendiye ders verdi. İşte o ihlâs! Ötekisi? Ötekisi gösteriş. Allah bilsin! 00:13:16.223 --> 00:13:24.576 Allah her şeyimizi hâlis temiz kalple rızası için yapmayı nasip etsin, rızasına aykırı şeylerde de erkekçe, 00:13:24.576 --> 00:13:31.137 mertçe, hâlisâne, istiğna göstermeyi; "İstemem eksik olsun, 00:13:31.137 --> 00:13:36.701 Rabbim razı olmadıktan sonra bana dünyayı verseniz istemem." diyecek bir olgunluğa eriştirsin cümlemizi. 00:13:36.701 --> 00:13:51.500 Men sallâ rek'ateyni fî-halâin lâ yerâhu illâllahu ve'l-melâ'iketu kütibe le-hû berâetün mine'n-nâri. 00:13:51.659 --> 00:13:58.349 Bu ikinci hadîs-i şerîf. Bu da yine yukarıdaki hadîs-i şerîf gibi riyâ, 00:13:58.442 --> 00:14:04.101 gösteriş ile ibadet meselesine gelen bir hadîs-i şerîftir. 00:14:04.174 --> 00:14:10.287 Câbir b. Abdullah radıyallahu anh'tan rivayet edilmiş. Efendimiz buyuruyor ki; 00:14:10.353 --> 00:14:18.740 Men sallâ rek'ateyni fî-halâin. "Her kim ki tenha bir yerde iki rekât namaz kılarsa…" 00:14:19.110 --> 00:14:24.107 Niye tenhalığı zikretti? Yani kimsenin görmediği bir yerde, kimsenin görmesine, 00:14:24.107 --> 00:14:27.663 bakmasına aldırmadan, namaz kılmayı sevmiş gönlü, 00:14:27.663 --> 00:14:32.566 Rabbine ibadet etmeye iştiyak duymuş da tenha bir yerde iki rekât namaz kılıyor. 00:14:32.645 --> 00:14:37.769 Kim iki rekât böyle namaz kılarsa; Lâ yerâhu illâllahu ve'l-melâiketü. 00:14:37.848 --> 00:14:42.101 "Onu Allah'tan ve meleklerden gayrısı görmüyor, insanlar görmüyor…" 00:14:42.174 --> 00:14:46.923 Melekler nasıl görür? Vücudumuzda müvekkel melekler var, Kirâmen Kâtibîn, 00:14:46.923 --> 00:14:51.560 amellerimizi yazanlar var, onlar görüyorlar ama insanlar görmüyor. 00:14:51.179 --> 00:14:59.363 Öyle Allah'ın ve meleklerin gayrısının görmediği bir tenha yerde bir kimse iki rekât namaz kılarsa; 00:14:59.422 --> 00:15:07.280 Kütibe le-hû berâetün mine'n-nâri. "Ona cehennemden bir beraat kağıdı verilir, yazılır." 00:15:07.260 --> 00:15:13.437 "Sen riyâkar kul değilsin, tenhada yaptın bu işi, insanlar görsün diye yapmadın, buyur." diye, 00:15:13.513 --> 00:15:19.772 cennetlik olacağının garantisi cehenneme düşmeyeceğinin bir garantisi olmuş oluyor. 00:15:19.824 --> 00:15:24.605 Bu da nereye çıkıyor? Gösteriş yapmamaya, riyâkarlık etmemeye çıkıyor. 00:15:24.711 --> 00:15:28.876 Yukarıdaki hadîs-i şerîfle bir bakıma uygun düşmüş oldu. 00:15:28.942 --> 00:15:36.748 Demek ki biz yapacağımız ibadeti, böyle hâlisen yapacağız, başkalarının görmesine aldırmayacağız. 00:15:36.827 --> 00:15:44.373 Yalnız şeytanın bir oyunu, insanı kandırmak için şeytanın oyunları çoktur da, bir oyunu da şöyledir ki; 00:15:44.439 --> 00:15:50.292 her güzel tavsiyenin arkasından yine yanına yanaşır fıs fıs fıs vesvese verir, 00:15:50.351 --> 00:15:54.173 o güzel nasihati bir başka tarafa saptırmaya çalışır. 00:15:54.470 --> 00:16:00.244 Mesela Peygamber Efendimiz buyurmuş ki; "Namazı cemaatle kılın." 00:16:00.534 --> 00:16:05.199 "İşte kılma, evinde kıl." filan, camiye gelmesin diye insana bin bir tane vesvese verir. 00:16:05.503 --> 00:16:09.907 "Yook, Peygamber Efendimiz 'Namazı cemaatle kılın.' buyurdu, o sünneti tutacağım, 00:16:09.940 --> 00:16:14.893 çekil önümden." dedi geldi namaza, o zaman der ki; 00:16:14.986 --> 00:16:23.116 "Bak, sen iyi bir müslümansın, sen şöyle herkesin önünde bir anlı şanlı ölçülü, güzel, 00:16:23.116 --> 00:16:29.241 okkalı bir güzel namaz kıl, herkese ibret-i âlem olsun, numune olsun, 'İşte namaz böyle kılınır.' desinler. 00:16:29.491 --> 00:16:35.434 Şöyle bir boynunu bük, gözünü hafif kapat, böyle bir el pençe divan dur, bütün herkes beğensin." 00:16:35.784 --> 00:16:41.545 Camiye gelmekten alıkoyamadı bu sefer de mürâîlik yaptırtmak istiyor. 00:16:41.712 --> 00:16:47.399 O zaman da diyecek ki; "Melun, benim başka insanlarla işim yok, ben Rabbimin divanında durur, 00:16:47.399 --> 00:16:52.320 namazı O'nun için kılarım, öyle başkası beğensin beğenmesin o benim aklıma bile gelmez." 00:16:52.420 --> 00:16:54.547 Böyle derse o zaman da şeytan der ki; 00:16:54.547 --> 00:16:59.645 "Aferin ya, sen benim umduğumdan daha da iyiymişsin, gel buyur, riyâ hakikaten de kötü bir şeydir, 00:16:59.645 --> 00:17:04.264 hiç kimsenin görmediği bir yerde, evin köşesinde kıl, camiye gitme, orada herkes görüyor." 00:17:04.520 --> 00:17:08.100 O zaman da öyle aldatır. O zaman da diyeceksin ki; 00:17:08.133 --> 00:17:14.403 "Allahu Teâlâ hazretlerinin Resûlü'nün 'Camide kılın.' dediği namazı camide kılarım, 00:17:14.520 --> 00:17:19.610 ondan sonra da 'Gizli kılın.' dediği namazı da şeyde kılarım. Emir onun, senin değil. 00:17:19.716 --> 00:17:21.518 Senin dediğini yapmak değil maksat. 00:17:21.598 --> 00:17:27.997 Farz camide kılınacak, ona tâbi sünnetler de orada kılınır, orada riya olmaz. 00:17:28.900 --> 00:17:30.482 Ama evimde de nafile ibadetlerimi yaparım." diyeceksin. 00:17:31.252 --> 00:17:37.982 Her şeyde bir ters taraftan alıp da saptırmaya çalışır, şeytanın oyununa gelmemek lazım. 00:17:38.410 --> 00:17:45.452 Farz ibadetler aleni olur, aleni olmasında riyâ olmaz ve aleni olmasında faydalar vardır. 00:17:45.452 --> 00:17:51.373 Sen; "Benim namaz vaktim geldi, bir dakika bana müsaade, şu namazımı eda edeyim geleyim." dersin. 00:17:51.373 --> 00:17:56.548 Ötekisi de düşünür kara kara; "Yahu benim anam babam da namaz kılan insanlardı, 00:17:56.548 --> 00:18:01.990 küçükken bana ne kadar tavsiye ederlerdi, hatta öğretmişlerdi, ben ne insanım ki 00:18:02.178 --> 00:18:06.889 bak bu kardeşim işi gücü arada bıraktı camiye gidiyor da ben namaz kılmıyorum, 00:18:06.889 --> 00:18:10.437 hadi bende kılayım." der, utanır, ibret alır o da gelir. 00:18:10.654 --> 00:18:14.532 "Al kardeşim şu zekâtımı." diye verirsin yanında, düşünür adam; 00:18:14.532 --> 00:18:18.355 "Ya bu zengin zekât veriyor, ben de zenginim, ben niye zekât vermiyorum? 00:18:18.355 --> 00:18:25.566 Ben müslüman değil miyim?" o da verir. Farz ibadetler âşikâre yapılır, nafile ibadetler gizli yapılır. 00:18:25.788 --> 00:18:31.970 Sevap kazanmak için boynumuza borç olmayan yazılı olmayan şeyleri, onları gizli yaparsın, 00:18:31.150 --> 00:18:40.416 söylemezsen iyi olur, saklarsan iyi olur. Herkesin seni, şey bilmesine böyle, gösterişe kaçmamak gerekiyor. 00:18:40.489 --> 00:18:46.978 Burada da yine şeytanın bir oyunu vardır. O oyun vardır demiştim de bir misal hatırıma geldi. 00:18:47.108 --> 00:18:53.350 Bazı insanlar da demişler ki; "Yahu bir ibadet yaptığımız zaman 00:18:53.587 --> 00:18:56.479 başkalarının yanında konuşmaktan zevk duyuyoruz ." 00:18:57.620 --> 00:19:02.965 İşte; "Allah kabul eylesin, dün gece nasip oldu da kalktım da teheccüde, 00:19:03.410 --> 00:19:07.175 Allah nasip ettiği miktarda namaz kılıverdim, biraz da oturdum 00:19:07.175 --> 00:19:14.929 tesbih vazifemi çekiverdim, biraz da Kur'ân'ı Kerîm'den bir miktar okudum derken gözlerimi kapadım, 00:19:14.929 --> 00:19:19.327 şöyle gördüm böyle gördüm filan." Öyle gördün ama gördüklerini hep kaybettin sen. 00:19:19.623 --> 00:19:24.123 O gizli ibadetlerini açtın. Niye söyledin? Başkaları beğensin diye. 00:19:24.162 --> 00:19:28.350 Sen farkında değilsin ama için beğenmekten hoşlandığı için söyledin. 00:19:28.145 --> 00:19:34.229 Ha demek başkalarının ibadetlerini görmesini, beğenmesini insanoğlunun içi istiyormuş, 00:19:34.262 --> 00:19:39.224 nefsinin hoşuna gidiyormuş. Bazı insanlar, "Vay! Seni nefis seni! 00:19:39.224 --> 00:19:46.515 Ben de senin kabahatlerini de insanlara söylerim. Yaptığın kabahatleri de insanlara söylerim, 00:19:46.515 --> 00:19:51.514 sen ibadeti söylemekten hoşlanıyorsun ha, ben de kabahatlerini de ortaya yayayım da gör." demişler. 00:19:51.580 --> 00:19:57.307 Bu sefer kabahatlerini yaymaya, söylemeye başlamışlar veyahut saklamamaya başlamışlar. 00:19:57.437 --> 00:20:01.574 O da doğru değil, çünkü Peygamber Efendimiz hadîs-i şerîflerinde bildiriyor ki; 00:20:01.573 --> 00:20:07.305 "Bir insan gizlide bir kusur işlese, sonra tevbe etse Allah affeder, ama yayıp söylediği zaman 00:20:07.305 --> 00:20:13.100 artık âşikâre oldu, affolmaz!" Onun yapılmasından sonra kanunî işlem başlar, bu da yanlış. 00:20:13.310 --> 00:20:21.891 Kimisi de meyhaneye gidermiş, yani içki içmiyor da halkın nazarından düşeyim diye filan böyle, 00:20:21.977 --> 00:20:26.381 Melâmî diyorlar, kötü durumda gösterirmiş kendini, kötü yerde gösterirmiş. 00:20:26.434 --> 00:20:28.586 Canım ne ona lüzum var ne buna lüzum var. 00:20:28.639 --> 00:20:32.950 Çizginin ne bu tarafına sapmaya lüzum var ne bu tarafına sapmaya lüzum var. 00:20:33.200 --> 00:20:39.461 Hadîs-i şerîflerin gösterdiği hudutları çiğnemeden, yolunca dümdüz gitmesi lazım, 00:20:39.798 --> 00:20:43.750 o taraf da bu taraf da doğru değil. Cadde-i kübrâyı bırakmamak gerekiyor. 00:20:44.127 --> 00:20:51.390 Üçüncü hadîs-i şerîf resim, heykel yapmakla ilgili bir hadîs-i şerîf; 00:20:51.390 --> 00:21:00.232 Men savvere sûraten fi'd-dünyâ küllüfe en yehfuha fî-ha'r-rûha yevme'l-kıyâmeti ve leyse bi-nâfihin. 00:21:00.292 --> 00:21:07.510 Bu da Ahmed b. Hanbel'in Müsned'inde, Müslim'in, Nesâî'nin sahih kitaplarında 00:21:07.583 --> 00:21:11.169 İbn Abbas ve Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ten rivayet olunmuş 00:21:11.169 --> 00:21:16.953 bir hadîs-i şerîftir yani kaynakları sağlamdır. Bu hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz buyurmuş ki; 00:21:17.190 --> 00:21:25.692 "Her kim bu dünyada bir sûret yaparsa…" İster kâğıt üzerine portre, şekil olarak yapmış olsun, 00:21:25.692 --> 00:21:32.268 isterse heykel tarzında mücessem, gölgesi yere düşen bir tarzda yapmış olsun, 00:21:32.565 --> 00:21:39.239 yani satıhta değil de mücessem, üç boyutlu olarak yani nasıl olursa olsun; 00:21:39.743 --> 00:21:50.872 "Ona kıyamet gününde, bunun içine ruh ver bakalım, ruh üfür bakalım diye ibram edilir, 00:21:50.872 --> 00:21:54.799 onun boynuna yük yüklenir." Sen bunun resmini yaptın hadi bakalım canı da ver! 00:21:54.865 --> 00:22:00.709 Ve leyse bi-nâfihin. "Can da verecek durumda değil ki o adam." Neden öyle deniliyor? 00:22:00.776 --> 00:22:05.896 Sen bunu neden yaptın, canını veremeyeceğin şeyi niye tasvir ettin, niye bunu böyle yaptın? diye... 00:22:05.942 --> 00:22:10.117 Tabii ruhunu da veremeyecek böyle azabı devam edip duracak. 00:22:10.407 --> 00:22:17.830 Demek ki İslâm resim, heykel hakkında böyle bir edebe sahiptir. 00:22:17.990 --> 00:22:24.762 Hücre-i saadetine geldiği zaman Peygamber Efendimiz'in gözüne bir perde ilişti, 00:22:24.762 --> 00:22:29.816 üstünde bir hayvan resmi, deseni olan, hani oyalar moyalar yapıyorlar ya kadınlar, 00:22:29.895 --> 00:22:35.220 öyle desenli bir perde gördü, onu hemen kaldırttı. Hem de asabîleşti, kızdı. 00:22:35.580 --> 00:22:39.302 E Peygamber Efendimiz'in evinde puta, taşa tapılır mı? 00:22:39.432 --> 00:22:46.920 Tapılmaz ama Peygamber Efendimiz numune bir insan. O bir yol açarsa ümmeti arkasından gider. 00:22:47.270 --> 00:22:53.210 Kötü bir yol açsa, açmaz ya, o zaman kötü şey olacağından hemen kaldırttı Peygamber Efendimiz. 00:22:53.197 --> 00:22:58.739 Çünkü içinde sûret, resim, heykel olan eve melek girmez. 00:22:58.817 --> 00:23:04.571 Melek girmediğine göre biz müslümanlar o zaman resmi, heykeli evimize sokmayacağız. 00:23:04.623 --> 00:23:09.950 "Filanca adamın köşkünün bahçesinde çok güzel heykeller var, sanat eseri!" 00:23:09.472 --> 00:23:15.396 O Yunanistan'dan gelme bir âdet var, Yunanlılar güzel heykeltıraşlık yapmışlar, kaç tane de putları var, 00:23:15.396 --> 00:23:22.443 her putlarına da, ayrı bir heykel yapmışlar; Artemis heykeli, Zeus heykeli, bilmem ne bilmem ne... 00:23:22.496 --> 00:23:25.938 Onlar putperest bir kavim, bizim örfümüz töremiz böyle değil. 00:23:25.998 --> 00:23:31.405 Bizim töremizde dedelerimiz o Anadolu'ya geldiği zaman böyle bir heykel filan gördüğü zaman 00:23:31.405 --> 00:23:36.649 bile kafasını kırıvermişler, bizim işimiz böyle değil diye, boynunu koparıvermişler. 00:23:36.772 --> 00:23:41.801 Bizim yolumuz başka. E şimdi her taraf resim, her taraf resim olmaz, olmaz. 00:23:42.178 --> 00:23:50.107 "Bu benim babam, İstiklal harbinde tüfeğiyle çekilmiş resmi." Yahu babana zarar veriyorsun. 00:23:50.297 --> 00:23:54.403 Albümünde dursun, kapat. Duvara ne asıyorsun, eve melek gelmiyor. 00:23:54.713 --> 00:24:00.832 Veyahut heykel veyahut büst. Olmaz! Peki, böyle birisi bir şey yapıyor, ne olacak? 00:24:01.169 --> 00:24:05.471 Öyle yapan kimseye de kıyamet gününde; "Haydi yaptığın şeye can ver bakalım!" denilecek, 00:24:05.601 --> 00:24:10.975 Allahu Teâlâ hazretleri öyle itap edecek ona. "Canı veren alan ben değil miyim, 00:24:11.169 --> 00:24:14.471 yaratan ben değil miyim, nedir bu senin yaptığın?" diye itap edecek. 00:24:14.827 --> 00:24:18.333 O halde biz bu şeye yanaşmayacağız. 00:24:18.385 --> 00:24:22.294 "Efendim Avrupa'da şu kadar, heykel sanatı gelişmiş, resim sanatı..." 00:24:22.347 --> 00:24:28.120 Yahu onlarda o sanat gelişmiş ama bizde de daha güzel edepler ahlaklar gelişmiş. 00:24:28.489 --> 00:24:34.931 Yani her şeyin aynı olması şart değil ki! Bizim böyle olmamız daha büyük süs, 00:24:35.227 --> 00:24:37.287 daha büyük ziynet, daha büyük kıymet. 00:24:37.367 --> 00:24:42.521 Bu dünyadan herkes gelip geçecek, Allah'a âsi olup gittikten sonra ne yapayım ben! 00:24:42.660 --> 00:24:48.208 Sonra süsün çeşidi eksik mi? Bak bizim camimiz de süslü, duvarları, cam kenarları... 00:24:48.308 --> 00:24:54.218 Bak mihrabını da ne kadar süslemişler. Heykelsiz süslemek mümkün, heykelsiz süsleyiver sen de. 00:24:54.271 --> 00:25:02.426 Haram yere girmeden yürü. Şurası mayınlı tarla deseler girer misin oraya? Girmez! 00:25:02.769 --> 00:25:07.536 Bastığı zaman patlayac ak canı yanacak, ölecek. "Oraya girme kenarından dolaş." 00:25:07.575 --> 00:25:13.290 "Tamam." İşte burası mayınlı sahadır şuradan yürüyeceksin, mayınlı yerden yürümek yok, 00:25:13.290 --> 00:25:21.921 tehlikeli yerden yürümek yok. Yapmayacağız, kendimiz imal etmeyeceğiz, yapılanı da evimize almayacağız. 00:25:21.921 --> 00:25:24.710 Bizim evimizin duvarını ne süsler? 00:25:24.208 --> 00:25:30.806 Ooo, ne güzel sanat eserleri vardır; ebru sanatı, tezhib sanatı, hüsn-ü hat sanatı. 00:25:30.806 --> 00:25:36.197 Ne güzel, ne güzel şeyler yazmışlardır dedelerimiz, altın yaldızlarla ne güzel süslemişlerdir; 00:25:36.197 --> 00:25:41.227 duvarlarda antika olur, gayet güzel olur. Benim Avrupalı'ya benzeme lüzum yok ki! 00:25:41.517 --> 00:25:49.470 Avrupa heykelle süsler ben de güzel yazıyla, Peygamber Efendimiz'in nasihatiyle, 00:25:49.470 --> 00:25:57.325 hadîsiyle süslerim duvarı, âyet-i kerîmeyle süslerim. Her yiğidin yoğurt yiyiş tarzı vardır; 00:25:57.391 --> 00:26:02.748 dünyada da çok insan var giyimleri, örfleri adetleri farklı, bizim örfümüz böyle. 00:26:03.132 --> 00:26:09.549 İşte biz bu benliğe sahip olacağız, böyle boyun bükmeye lüzum yok, bizim yaptığımız daha doğru. 00:26:09.595 --> 00:26:16.465 Peki, hocam niye böyle bu heykele, resme böyle hasım olmuş İslâmiyet, niye bunu yasaklamış? 00:26:16.615 --> 00:26:24.202 Allahu âlem. Çok hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki, eski ümmetler bu böyle heykellerin 00:26:24.202 --> 00:26:30.595 resimlerini yaparak sonradan onlara tapınmışlar, heykelle resmini 00:26:30.595 --> 00:26:32.567 yaptığı şeylere tapınma hâline gelmişler. 00:26:32.620 --> 00:26:39.166 İslâm bir şeyi haram, kötü kılınca ona giden öteki yolların hepsini de tıkar, kapatır. 00:26:39.166 --> 00:26:44.296 İslâm'ın kaidesi böyledir. Yani içki insanın aklını başından alıp da 00:26:44.296 --> 00:26:49.155 cinayete vesaireye sebep olduğundan yasaklandı; kötülükler, fuhşiyat, 00:26:49.215 --> 00:26:53.433 insanın aklı başından gidince içkiden olduğundan, içki ondan yasaklandı. 00:26:53.433 --> 00:27:02.160 Çünkü içki bütün kötülüklerin anasıdır, kötülükler oradan doğar. O kötülükler olmasın diye içkiyi yasakladı; 00:27:02.160 --> 00:27:08.602 içkiyi yasakladığı için de içkinin taşımasını, imalatını, sunmasını, içilmesini vesairesini, 00:27:08.602 --> 00:27:11.169 azını çoğunu hepsini yasakladı. 00:27:11.169 --> 00:27:18.988 İslâm'ın ruhu, çalışma tarzı böyledir, İslâm bir şeyi kötü diye belirtti mi ona giden yolları da kapatır. 00:27:19.184 --> 00:27:27.154 Temsil, mesela yolda bir tehlike var, mâil-i inhidam, yıkılmak üzere bir apartman var, ne yapar belediye? 00:27:27.584 --> 00:27:34.176 Yolun bu tarafına bu tarafına, "Bu yol tehlikelidir, yasaktır, girmeyin!" diye levha koyar. Neden? 00:27:34.323 --> 00:27:38.320 Oraya bir girdi mi yaklaştı mı şöyle olur böyle olur. Evvelden tedbirini alıyor. 00:27:38.320 --> 00:27:44.781 İslâm da insanlar putperestliğe gitmesin diye Allahu âlem böyle tedbirler almıştır. 00:27:44.781 --> 00:27:51.205 Onun için bizim dinimizde sûret yapmak, mücessem heykel yapmak, resim yapmak yok. 00:27:51.331 --> 00:27:57.878 Cansız şeylerin resmini yapabilirsin, buyur çiçeklerin, ağaçların, manzaranın resmini yap, 00:27:57.975 --> 00:28:04.391 daha başka sanatlar açık. Allah'ın helalleri o kadar çok ki ille gelip bu harama mı toslayacaksın? 00:28:05.410 --> 00:28:11.757 Bu kadar helal var, ne inatçı adamsın!? Bu kadar helal var, ye, iç, yan gel keyfine bak. 00:28:11.803 --> 00:28:16.853 Bu kadar Allah'ın nimeti var ille gidip de şu içkiyi mi içeceksin hiç başka içilecek şey mi kalmadı? 00:28:17.120 --> 00:28:24.835 Meyve suyu, ayran helal, limonata hoş, maden suyu güzel, süt, bilmem ne güzel. 00:28:24.868 --> 00:28:29.701 Sayılamayacak kadar şey var, geliyor burada ille içki içecek... "Çok keyif veriyor." 00:28:29.701 --> 00:28:34.539 Yahu bunlar da keyif verir. Sonra Allah'ın yoluna gitmekte de çok keyifler var. 00:28:34.915 --> 00:28:39.557 Bir namazı kılarsın tadına doyum olmaz, birisine bir iyilik yaparsın tadına doyum olmaz 00:28:39.643 --> 00:28:45.948 paranla bir çeşme yaparsın içenleri, su dolduranları şöyle uzaktan seyredersin tadına doyum olmaz, 00:28:46.205 --> 00:28:48.486 o iyiliklerin tadına doyum olmaz. 00:28:48.659 --> 00:28:54.320 Bir de bir akşam bir kötülük yaparsın nedameti, pişmanlığı yüreğine yer eder, 00:28:54.320 --> 00:28:57.772 "Keşke şu kötülüğü yapmasaydım." diye burnundan getirir fitil fitil. 00:28:57.825 --> 00:29:02.975 Demek ki kötülüklerde aslında zarar var, elem var, iyiliklerde meşakkat bile olsa 00:29:02.975 --> 00:29:07.384 sonunda tat ve lezzet var. O lezzetlerin peşine gitmemiz lazım. 00:29:07.477 --> 00:29:13.290 Ama işin en kestirmesi Allah'ın emrettiğini yaparım yasak ettiğinden kaçarım; 00:29:13.290 --> 00:29:18.650 Resûlullah'ın tavsiye ettiğini tutarım, yasak ettiğinin yanına, semtine uğramam. 00:29:18.138 --> 00:29:19.440 Kolay işte, bu kadar basit! 00:29:19.924 --> 00:29:27.457 Men dabeta hâzâ ve hâzâ ve eşâra ilâ lisânihî ve vasatihî damintü le-hü'l-cennete. 00:29:27.627 --> 00:29:32.700 İbn Mesud radıyallahu anh'ten [rivayet edilen] yeni bir hadîs-i şerîfe geldik. 00:29:33.765 --> 00:29:43.484 Peygamber Efendimiz bu hadîs-i şerîfinde buyurmuş ki; "Her kim şuna ve şuna sahip olursa, 00:29:43.484 --> 00:29:51.463 zapt ederse bunu, hâkim olabilirse, ben de ona cenneti vaat ediyorum, tekeffül ediyorum, 00:29:51.522 --> 00:29:55.637 kefil oluyorum cennete girecek." Neymiş o şu şu dediği? 00:29:55.860 --> 00:30:04.820 Eşâra ilâ lisânihî ve vasatihî. "Ağzına, diline işaret etti bir de şöyle belinden aşağı işaret etti." 00:30:04.866 --> 00:30:09.640 Peygamber Efendimiz; "Şuna ve şuna sahip olana cenneti vaat ediyorum, tekeffül, 00:30:09.640 --> 00:30:16.435 garanti ediyorum, girecek cennete." dedi. Bu mevzuda başka hadîs-i şerîfler çoktur. 00:30:19.317 --> 00:30:27.579 İnsanları günaha sokan azâların bir tanesi de dildir, dil. 00:30:27.775 --> 00:30:33.613 [Adam] iyi niyetlidir, hoştur ama gevezedir, lambur lambur konuşur, bir hatalı söz söyler, 00:30:33.673 --> 00:30:36.569 boyundan büyük günahlara dalar gider durduğu yerde. 00:30:37.390 --> 00:30:43.886 Hatta imana aykırı bir söz söylese okun yaydan fırlayıp çıktığı gittiği gibi 00:30:43.886 --> 00:30:48.179 dinden imandan çıkar farkına varmaz. "Canım bunda ne var, der, ne var ne olacak?" 00:30:48.179 --> 00:30:52.803 Sen bu dilinle ne çamlar devirdin farkında mısın? Ne hatalar işledin? 00:30:52.803 --> 00:30:55.769 Bilmez. Onun için bu dile çok sahip olmak gerekiyor. 00:30:56.132 --> 00:31:01.746 Eskiden bakla filan okuyup üfleyip böyle dilinin altına koydurturlarmış hoca efendiler. 00:31:01.746 --> 00:31:08.342 "Al bakalım evladım bunu ağzına." Çünkü bakla ağzında tıkır tıkır, sert olur erimediği için kolay da erimez. 00:31:08.398 --> 00:31:12.701 Konuşacak, ağzından bakla tıkırdayınca hocasının nasihati hatırına gelecek. 00:31:12.774 --> 00:31:19.236 Hani "Çıkar ağzından baklayı." sözü de var ya, söyleyemiyor o zaman, lisana sahip oluyor. 00:31:19.282 --> 00:31:26.112 Öyle tedbirler düşünmüşler. Bu dil, bu dil bize çok zararlar yapar, dikkat etmemiz lazım. 00:31:26.349 --> 00:31:28.907 Ya hayır söylemek lazım ya susmak lazım. 00:31:29.204 --> 00:31:35.705 Gazzâlî'nin İhyâu ulûm kitabından dilin, lisanın afetleri bölümünü okuyun. 00:31:35.889 --> 00:31:40.230 Bunun çok hastalıkları vardır, mânevî hastalıkları, onlara ekseriyetle düşer. 00:31:40.230 --> 00:31:47.572 Gıybet eder insan günaha girer, yalan söyler büyük günaha girer, yalan şahitlik eder, 00:31:47.665 --> 00:31:55.480 cemiyetin nizamını mahveder alt üst eder, karşısındakine küfreder başını belaya sokar. 00:31:55.265 --> 00:32:04.220 Allahu Teâlâ hazretlerine kâfir olur diliyle, söyler mahvolur, kalp kırar veyahut vaat eder... 00:32:04.172 --> 00:32:08.988 "Tüh keşke vaat etmeseydim!" Dilini tutsaydın da vaat etmeseydin. 00:32:09.158 --> 00:32:12.892 Vaat etti sonra pişman oldu ama iş işten geçti yani vaat etti bir kere. 00:32:12.892 --> 00:32:16.151 "Aah ah şu dilim kopsaydı da söylemeseydim." 00:32:16.151 --> 00:32:19.883 Ya! Önceden düşüncesiydin işte bu başına gelmezdi. 00:32:19.922 --> 00:32:24.375 Onun için bir dile sahip olmak bir de belden aşağısını işaret etti Peygamber Efendimiz. 00:32:24.479 --> 00:32:30.748 O da insanların başını derde sokan azânın en başında gelir, bir numaralı. 00:32:30.981 --> 00:32:37.122 Peygamber Efendimiz insanın şehevî hislerine işaret etmek istiyor, o işareti ona emâredir. 00:32:37.175 --> 00:32:42.652 Bu insanların çoğunu günahlara batıran çıkaran, yoldan çıkartan, 00:32:42.686 --> 00:32:50.802 saptıran işte o şehevî duygular; kızı da erkeği de, kadını da adamı da, yaşlıyı da genci de. 00:32:51.950 --> 00:32:58.205 Yaşlı olunca da şeyi ölmüyor. "Gönül ihtiyarlamaz." derdi hocamız, "Gönül ihtiyarlamaz." derdi. 00:32:58.309 --> 00:33:02.169 "Evli barklı adamsın, utanmıyor musun sağa sola bakmaya!?" 00:33:02.396 --> 00:33:05.150 Bakar, bir de laf söyler; "Güzele bakmak sevaptır!" 00:33:06.330 --> 00:33:10.479 "Güzele bakmak sevap." diye bu mânada söylersen küfre kadar gider bu söz. 00:33:11.188 --> 00:33:13.810 Allah'ın hükmüne aykırı hüküm mü söyleyeceksin? 00:33:13.916 --> 00:33:22.469 Güzele bakmak günahtır, o mânada harama bakmak günahtır, sevaptır dersen küfre kadar gider. 00:33:22.582 --> 00:33:26.997 "Güzele bakmak sevaptır." Çamlıca tepesine çık, boğazın mavi sularına bak, 00:33:27.630 --> 00:33:30.961 Çamlıca'nın çamlarına bak, havanın nefasetini içine çek al; 00:33:30.961 --> 00:33:34.378 "Allah yâ Rabbim! Ne güzel yerler yaratmışsın yâ Rabbi! Çok şükür! 00:33:34.444 --> 00:33:39.567 Bizim dedelerimizden Allah razı olsun, Allah Allah dediler buraları fethettiler, 00:33:39.567 --> 00:33:44.630 haydi ruhlarına Fâtiha okuyayım." Tamam, bak güzel şeylere bakıp güzel şeyler düşününce tamam, 00:33:44.746 --> 00:33:49.600 bu mânada güzele bakmak sevap. Sen elin karısına tepeden tırnağa bak 00:33:49.600 --> 00:33:54.431 veyahut elin adamına tepeden tırnağa bak, "Güzele bakmak sevaptır!.." Dinle alay mı ediyorsun? 00:33:54.510 --> 00:33:58.480 Çeşitli felsefeler var. Göze kapak varsa yasakta mı var? 00:33:58.107 --> 00:34:00.948 Evet, o kapak yasak olduğu için konmuş oraya. 00:34:01.538 --> 00:34:05.850 Evet zaman zaman kapatılsın diye Allah kapaklı yapmış bu gözü. 00:34:05.974 --> 00:34:08.493 Zaman gelecek kapatacaksın bakmayacaksın. 00:34:08.970 --> 00:34:15.359 Bu şehevi duygular çok kuvvetli duygulardır, insanı mahveder, aklını başından alır insanın, 00:34:15.359 --> 00:34:24.290 deli divane eder, her türlü melaneti işlettirir. Allah bu duyguların şerrinden cümlemizi korusun. 00:34:24.820 --> 00:34:32.361 Peki, nasıl korunacağız? Bizim dinimiz tabiata uygun bir dindir, bizim dinimizde Peygamber Efendimiz 00:34:32.460 --> 00:34:36.410 evlenmeyi teşvik etmiş, "Evlenin çoluk çocuk sahibi olun 00:34:36.410 --> 00:34:39.298 ben sizin çokluğunuzla iftihar edeceğim." buyurmuş, kendisi de evlenmiş. 00:34:39.418 --> 00:34:43.531 Peygamber evlenir mi? Evlenir tabii, numune bize o. 00:34:43.807 --> 00:34:48.151 Allahu Teâlâ hazretleri kadını kadın erkeği erkek abes yere mi yarattı? 00:34:48.151 --> 00:34:52.915 Elbette evlenme olacak, çoluk çocuk sahibi olacaklar. Normal bir şey. 00:34:52.955 --> 00:34:57.755 O zaman Peygamber de evlenecek elbette. "Evlenmeye gücüm yok." 00:34:57.788 --> 00:35:01.471 O zaman oruç tut! Oruç tutarsın kendine hâkim olursun. 00:35:01.504 --> 00:35:08.922 Çünkü gelsin baklava tepsisi, gitsin kebap bilmem ne filan derken karnını tıka basa doyurdun mu, 00:35:08.981 --> 00:35:14.784 midenden vücuduna enerji geldi mi, kanın iyice doldu mu, bu sefer zapt edemezsin. 00:35:15.210 --> 00:35:21.901 Gemi azıya alır at, artık koşturur durur, yani dizgini çeksen bile azı dişine taktığı için 00:35:21.967 --> 00:35:27.609 o ağzı acımaz artık onu durduramazsın. En iyisi önceden engellemek. 00:35:27.609 --> 00:35:33.230 Oruç tutarsın, az yemek yersin, harama bakmazsın, yasak yerlere varmazsın, 00:35:33.890 --> 00:35:38.609 dini kitapları çokça okursun Allah'a çokça sığınırsın işte o da öyle gider. 00:35:38.634 --> 00:35:44.974 Bizim zamane insanlarımızın çoğunu o şehevî duygular mahvediyor. 00:35:44.999 --> 00:35:47.898 Bunları da müstehcen neşriyat harıl harıl körüklüyor. 00:35:47.923 --> 00:35:55.697 Boy boy çıplak resimler, sonra böyle başlıklarına baktığı zaman insanın başlığından utanacağı sözler... 00:35:55.722 --> 00:36:01.388 Aileye nasıl girer o söz! Aman yâ Rabbi! Ne kadar müstehcen şeyler 00:36:01.388 --> 00:36:06.987 ne kadar umumi ahlâkı tahrip edici dinamitler, atom bombaları... 00:36:07.120 --> 00:36:11.674 İki kadın el ele tutuşmuş fotoğrafını çekmiş, 00:36:11.753 --> 00:36:16.740 "Bunların arasındaki gizli ilişki nedir, bu muhabbet nedir? diyor. 00:36:16.944 --> 00:36:22.428 Böyle bir gazete eve alınır mı, böyle bir gazete ele alınır mı? Ne teşvik ediyor, neler öğretiyor! 00:36:23.438 --> 00:36:32.590 Allah şu müstehcen neşriyat, umumi ahlâkı bozan bu fasid neşriyattan bu milleti kurtarsın. 00:36:32.590 --> 00:36:42.872 Âmin ama biz de almayacağız. Yani marifet iltifata tabidir, arz ve talep, arzu, 00:36:42.872 --> 00:36:46.438 iştiha çok olunca onlarda şey yapıyorlar. 00:36:46.463 --> 00:36:53.798 Peygamber Efendimiz'in zamanında bir doktor gelmiş. Bir kaç ay durmuş tası tarağı toplamış gitmiş. 00:36:53.798 --> 00:36:59.470 Müslümanlar hiç müracaat etmemişler. Tedavi edecek bir kimse bulamayınca gitmiş. 00:36:59.523 --> 00:37:05.594 Peygamber Efendimiz'in yanında, dua etse duası bereketiyle iyi oluyor, orada doktorluk söker mi? 00:37:06.170 --> 00:37:11.181 Bir şey olmayınca, hiç kimse müracaat etmeyince doktor gitmiş oradan. 00:37:11.254 --> 00:37:15.614 Bir icrâ-i sanat edememiş. Yani bu milletin de hepsinde kusur var. 00:37:15.911 --> 00:37:27.425 Sonra içkiyi satmak haram! Müstehcen neşriyat? O helal mi? O da doğru değil. 00:37:27.668 --> 00:37:32.760 İçkiyi sen satıyorsun bir kadeh içki içiyor biraz sarhoş oluyor. 00:37:32.202 --> 00:37:36.926 Bunu alan, bu da günaha giriyor, günaha girmesine vesile oluyorsun. 00:37:37.390 --> 00:37:43.771 Her yerden düşüneceğiz, her taraftan kötülüğü dinimiz nasıl engellemeyi düşünmüşse 00:37:43.771 --> 00:37:45.538 bizde öyle düşüneceğiz. 00:37:45.701 --> 00:37:56.287 Men dahhâ tayyibeten bi-hâ nefsühû muhtesiben li-udhiyetihî kânet le-hû hicâben mine'n-nâri. 00:37:56.312 --> 00:38:01.788 Taberânî'den Hz. Ali Efendimiz'in rivayetiyle gelmiş bir hadîs-i şerîf. 00:38:01.788 --> 00:38:08.583 Peygamber Efendimiz buyurmuş ki; "Her kim ki gönlünden isteyerek, 00:38:08.608 --> 00:38:15.398 gönlü hoş bir halde kurban keserse…" Muhtesiben li-udhiyetihî. 00:38:15.423 --> 00:38:20.892 "Kestiği kurbandan da Allah'tan ecir sevap bekleyerek, içinden de hoşnut, razı olarak 00:38:20.892 --> 00:38:27.784 'Allah'ın emrini tutuyorum.' diyerek kurbanını keserse…" Kânet le-hû hicâben mine'n-nâri. 00:38:27.809 --> 00:38:33.248 "Bu kestiği kurban ona cehennemle arasında perde olur, mâni olur, 00:38:33.287 --> 00:38:39.346 cehenneme düşmesine engel olur, cehenneme düşmekten onu tutar." 00:38:39.371 --> 00:38:47.489 Onun için kurban kesiyoruz. Kurbanın çok fazileti var, sevabı var. Hacda da kesilir. 00:38:47.548 --> 00:38:53.560 Hacda da sevaplar çok çok katlanıyor, yani Mekke-i Mükerreme'de yapılan sevaplar çok. 00:38:53.122 --> 00:39:00.120 Burada da bir şeye işaret edelim. Adam hacca niyet edecek. Üç çeşit hac vardır. 00:39:00.780 --> 00:39:06.867 Hacc-ı ifrâd, tek başına hac; hacc-ı temettü, önce umre yapıp ihramdan çıkmak, 00:39:06.867 --> 00:39:12.120 ondan sonra vakti gelince tekrar haccetmek, orada bir arada eğlendikten sonra 00:39:12.159 --> 00:39:20.108 hac günleri gelince tekrar ihrama girip hac ve umreyi yapmak ama araya fasıla koyarak yapmak; 00:39:20.187 --> 00:39:29.177 hacc-ı kırân, umreyi yapıp ihramlı durmak, o ihramla bekleyip, sabredip haccı da çıkartmak, 00:39:29.236 --> 00:39:37.674 yani hac ve umreyi birlikte, bir çırpıda çıkartmak. Bizim mezhebimize göre en sevaplısı hacc-ı kırândır. 00:39:38.570 --> 00:39:47.560 Çünkü meşakkati, külfeti çoktur, hata ettiği zaman cezası iki mislidir, onun için sevabı çoktur. 00:39:47.560 --> 00:39:53.312 Hem hacı hem umreyi bir ihramda çıkarttı diye. Bizim mezhebimize göre en sevaplı budur. 00:39:53.372 --> 00:40:00.147 O zaman vazifeliler ne diyecek? "Ey hacı kardeşler! En sevaplısı budur, 00:40:00.273 --> 00:40:05.400 siz buraya sevap kazanmaya geldiniz ya, Allah'tan sevap kazanmaya, en sevaplısı budur." 00:40:05.120 --> 00:40:12.492 İkinci derecede olanı umre yapıp ihramdan çıkıp ondan sonra zamanı gelince haccetmektir, 00:40:12.492 --> 00:40:18.239 arada bir hafta on gün, neyse, böyle normal gezip haccetmektir, bu da sevaplıdır 00:40:18.272 --> 00:40:24.377 ama hacc-ı kırân kadar sevabı yoktur, derece bakımından onun bir altındadır. 00:40:24.417 --> 00:40:29.246 Hacc-ı ifrâd umresiz bir hac olduğu için tek hac olduğundan onun sevabı 00:40:29.246 --> 00:40:34.680 en aşağı mertebededir demiş imamlarımız, değil mi, mezhebimizin büyükleri, 00:40:34.680 --> 00:40:36.808 ulemamız böyle demiş, bunu böyle söyleyecek. 00:40:36.848 --> 00:40:45.334 Duyuyoruz, duyduk bazı hacılardan diyorlarmış ki; "Hacc-ı kırânda ve hacc-ı temettüde 00:40:45.334 --> 00:40:52.217 şükrane olarak kurban kesiliyor, yani 'Yâ Rabbi! Bana hem haccı hem umreyi nasip eyledin.' diye 00:40:52.217 --> 00:40:57.172 orada kurban kesiliyor. "Kurban kesme olmasın aman hacc-ı ifrâda niyet edin, 00:40:57.172 --> 00:41:01.878 aman hacc-ı ifrâda niyet edin." diye hacılara böyle tavsiye ediyorlarmış. 00:41:01.957 --> 00:41:06.660 Yahu bırak sevabı daha çok kazansın, en sevaplısı budur diye sevaplısını göster. 00:41:06.713 --> 00:41:11.303 Kurbandan kaçmak için hacc-ı ifrâda niyet! Güzel bir şey olmuyor. 00:41:11.360 --> 00:41:17.184 Sonra hacc-ı ifrâda niyet eden insan isterse yine kurban da keser sevabı çok işte. 00:41:17.360 --> 00:41:23.420 Kim Allah'tan sevabı bekleyerek gönül hoşluğuyla kurban keserse 00:41:23.420 --> 00:41:29.342 bak cehennemden arasına perde engel oluyor da kurtulmasına sebep oluyor. 00:41:30.390 --> 00:41:36.166 Bu din adamlarına çok büyük vazifeler düşüyor sözlerine de çok dikkat etmek gerekiyor, 00:41:36.265 --> 00:41:39.388 teki insanlar da niyetlerine çok dikkat etmeli... 00:41:39.547 --> 00:41:46.973 Men darabe 'abdehû fî-ğayri haddin hattâ yesîle demuhû fe-keffâratühû 'ıtkuhû. 00:41:47.510 --> 00:41:54.197 Bu hadîs-i şerîf Hatib-i Bağdâdî ve İbnü'n-Neccâr tarafından yazılmış 00:41:54.250 --> 00:41:57.960 İbn Abbas radıyallahu anhümâ'dan rivayet edilmiş. 00:41:57.215 --> 00:42:10.102 "Her kim kölesini şer'î bir had, şer'î bir ceza gerektirmediği halde kızdığı için döver de kanını akıtırsa 00:42:10.127 --> 00:42:15.685 yani kanı akıncaya kadar döverse…" Vurdu, patlattı yüzü yarıldı, burnu kanadı, 00:42:15.685 --> 00:42:22.195 kanı aktı, yani şiddetli dövdü. "Her kim kölesini şer'î bir mesnet olmadığı halde, 00:42:22.248 --> 00:42:27.323 hadd-i şer'î dolayısıyla olmadığı halde kanı akıncaya dek döverse..." 00:42:27.348 --> 00:42:35.542 Fe-keffâratühû 'ıtkuhû. "Bu kölenin bu haksız yere dövülmesinin günahının kefareti 00:42:35.567 --> 00:42:43.390 onun âzat edilmesidir, başka çare yoktur." O kadar döver misin, haydi bakalım âzat et. 00:42:43.640 --> 00:42:53.151 Şimdi köle yok tabii, efendilik-kölelik yok. Men darabe memlukehû zâlimen ukîde minhu yevme'l-kıyâmeti. 00:42:53.176 --> 00:42:57.459 Bu ikinci hadîs-i şerîf de yine Taberânî'de yine aynı mevzuda. Onu da okuyuverelim. 00:42:57.538 --> 00:43:06.143 "Her kim kölesini zalim olarak döverse..." Zulmen yani haksız yere döverse, 00:43:06.476 --> 00:43:11.555 bir sebep yokken zulmen döverse, Ukîde minhu yevme'l-kıyâmeti. 00:43:11.555 --> 00:43:19.978 "Kıyamet gününde o dövmesinden dolayı bağlanır, cezaya uğrar, kısas olunur." 00:43:20.138 --> 00:43:24.907 Bir ikinci rivayette uktısse, "Kısas olunur." diye geçmiş. 00:43:25.200 --> 00:43:30.476 Sen misin köleni döven köle de seni şimdi dövecek... Ondan dolayı dövülür. 00:43:30.569 --> 00:43:37.470 Demek ki şimdi kölelik yok ama bizim buradan alacağımız ibret şudur ki köle senin malınsa da, 00:43:37.451 --> 00:43:43.983 elindeyse, elinin altındaysa da haksız yere dövdüğün zaman âhirette başın belaya girer. 00:43:44.573 --> 00:43:49.631 Köle yok ama evlatlarımız var, köle yok ama hanımımız var. 00:43:49.750 --> 00:43:54.909 "Hocam ben hanımımı pataklarım, çocukları da pataklarım." 00:43:55.266 --> 00:43:58.820 Pataklarsan bu köle hadîs-i şerîfi hatırında olsun! 00:43:59.630 --> 00:44:05.868 Bu köle hadîs-i şerîfi hatırında olsun, haksız yere köle dövüldüğü zaman 00:44:05.868 --> 00:44:08.420 ne geliyor insanın başına onu düşünüver. 00:44:08.963 --> 00:44:16.551 Çünkü sen bugün onun büyüğüsün döversin ama yarın, yarın mahşer günü olunca 00:44:16.597 --> 00:44:20.436 insanlar hesaba çağırıldığı zaman orada onun eline fırsat geçer; 00:44:20.436 --> 00:44:24.532 "Yâ Rabbi! Bu beni haksız dövmüştür." der. Bu dünyada helalleş, 00:44:24.532 --> 00:44:27.100 bir daha öyle haksızlıklar yapmamaya çalış. 00:44:27.214 --> 00:44:32.497 Çocuk namaz kılmadığı zaman dövülür; "Kıl!" denir, kılmadığı zaman usulüyle dövülür. 00:44:32.497 --> 00:44:39.497 Başına vurulmaz, münasip yerlerine vurulur, namaza alışsın diye biraz tehdit gösterilir. 00:44:39.570 --> 00:44:52.800 Kadın da çok serkeşlik, haksızlık, asîlik ederse onun da kitapta bir yeri vardır ama 00:44:52.107 --> 00:44:56.916 ben kazak bir erkeğim diye gücünü kuvvetini orada gösteren insanları, 00:44:56.967 --> 00:45:01.373 çok haksız yere döven insanları çok duyuyoruz, ona hiç hakkı yoktur. 00:45:01.663 --> 00:45:05.104 Hem de müslüman hem de derviş haksız yere dövüyor. 00:45:05.104 --> 00:45:11.611 O karşısındaki de bir ana kuzusu, evlâdı, pataklıyor, sokağa atıyor. 00:45:12.680 --> 00:45:16.772 O gitse kötü bir yola sapsa daha mı iyi olur sen sokağa atıyorsun!? 00:45:17.350 --> 00:45:23.858 Onun için bu dövme, haksızlık, vurma kırma işlerinde çok dikkat etmek lazım. 00:45:23.858 --> 00:45:26.727 Şu anda senin gücün yetiyor ama sonra karışmam. 00:45:27.910 --> 00:45:36.329 Men damme yetîmen le-hû ev li-ğayrihî hattâ yuğniyehullâhu anhu vecebet le-hü'l-cennetü. 00:45:36.402 --> 00:45:46.196 Bu hadîs-i şerîfi Taberânî Evsat'ında Adiyy b. Hâtim'den rivayet etmiş, kaydetmiş, yetim hakkındadır. 00:45:46.253 --> 00:45:50.800 Yetim ne demek? Babası olmayan, öksüz demek.Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuş ki; 00:45:53.168 --> 00:46:04.479 "Her kim kendisine ait bir yetimi veyahut başkasının yetimini bağrına basarsa…" Bağ ne? 00:46:04.504 --> 00:46:10.560 Böyle kucaklamak demek; kucaklamak, bağrına basmak demek. Kendisinin yetimi nasıl olacak? 00:46:10.660 --> 00:46:16.734 Mesela bazen insan dede oluyor, oğlu vefat ediyor, torunları kendisine kalıyor. 00:46:16.734 --> 00:46:22.292 O zaman o onun kendisinin yetimi olur veyahut yeğeni kalıyor başkası kalıyor filan o bakıyor. 00:46:22.345 --> 00:46:28.538 Böyle akrabasından bir yetimi veyahut hiç akrabalık bağı olmadığı halde filanca kimse ölüverdi, 00:46:28.571 --> 00:46:34.279 geride yedi tane çocuk kaldı, komşuların her birisi "Tamam biz buna bakalım." diye bir tanesini aldı. 00:46:34.325 --> 00:46:41.384 Böyle ailenin, evet babası gitti, komşularının Müslümanlığı dolayısıyla bu sarsıntı kolay atlatıldı, 00:46:41.384 --> 00:46:42.878 çocuklar açıkta kalmadı. 00:46:43.800 --> 00:46:49.410 Kendisinin yetimine veyahut başkasının yetimine kim kucak açar, onu bağrına basarsa..." 00:46:49.120 --> 00:46:53.200 Ne zamana kadar? Hattâ yuğniyehullâhu anhu. 00:46:53.332 --> 00:47:00.550 "O yetime bakam kimseden, o yetimi Allah bir zaman gelecek tabii o da büyüyecek, 00:47:00.201 --> 00:47:06.517 müstağni kılınıncaya kadar." Amcacığım Allah senden razı olsun küçükken beni okuttun, evlendirdin. 00:47:06.517 --> 00:47:12.861 Elhamdülillah şimdi iş güç sahibi oldum. Onun bakmasına muhtaç durumda değil artık... 00:47:13.140 --> 00:47:19.193 O hâle gelinceye yani muhtaç durumdan çıkıncaya, kendini kollayacak, 00:47:19.232 --> 00:47:24.751 yürütecek hâle gelinceye kadar kim bir yetime bakarsa; Vecebet le-hü'l-cennetü. 00:47:25.488 --> 00:47:28.824 "O yetime bakan kimseye cennet vacib olur." 00:47:29.364 --> 00:47:35.554 O zaman hemen çevreden, etraftan yetim gözleyelim, yakalayalım da cennet bize vacib olsun. 00:47:35.554 --> 00:47:44.845 Yani mecburi demek, başka çare yook illa cennete gidecek! "Cennet vacib olur." diyor. 00:47:45.128 --> 00:47:48.254 Başka bir hadîs-i şerîf vardır, bunu duymuşsunuzdur. 00:47:48.464 --> 00:47:53.480 "Yetime bakan, onu tekeffül eden kimse ile ben cennette böyle olacağız." buyurmuş, 00:47:53.480 --> 00:47:57.910 Peygamber Efendimiz iki parmağını şöyle yakınlaştırmış, işaret etmiş. 00:47:57.116 --> 00:48:04.978 yani yan yana olacağız demek. Cennette Resûlullah'a yetime bakmaktan dolayı komşu olmak var... 00:48:05.228 --> 00:48:16.304 Men dayyeka menzilen ev kata'a tarîkan ev ezâ mü'minen veyahut ev âzâ mü'minen fe-lâ cihâde le-hû. 00:48:16.454 --> 00:48:25.408 Bu hadîs-i şerîfi Muâz b. Enes babası Enes'ten rivayet etmiş, radıyallahu anhüm ecmaîn. 00:48:25.785 --> 00:48:28.166 Müslümanlar bir cihada gitmişler. 00:48:29.508 --> 00:48:35.572 Tabii ordu gelmiş bir yere, ordunun bazı askerleri evlere tazyike başlamış. 00:48:36.200 --> 00:48:40.919 Ondan sonra yolları kapatmışlar; güçlü, kuvvetli, silahlı ya. 00:48:41.142 --> 00:48:45.552 Onun üzerine Peygamber Efendimiz bu hadîs-i şerîfi nida ettirmiş; 00:48:45.762 --> 00:48:52.571 "Her kim bir eve tazyikte bulunursa yahut yolu keserse…" 00:48:53.340 --> 00:48:58.765 Yol kesmek iki mânaya gelir; bir, yolun üstüne yerleşir oturur, gelen geçene mâni olur; 00:48:58.818 --> 00:49:05.387 iki, durur yolda, gelenin geçenin yakasına yapışır; "Çık bakalım, sökül paraları." der. 00:49:05.467 --> 00:49:09.648 Yani ondan bir şey sızdırmak, para almak, o da yol kesmektir. 00:49:09.708 --> 00:49:15.139 Öyle kimselere eski tabirler kâtıu't-tarîk derler, "yol keseci" demek. 00:49:15.319 --> 00:49:21.573 Bir yan kesici var mâlum, bir yol kesici var. Yan kesici jiletle cırt cebi yırtar, parayı çalar; 00:49:21.613 --> 00:49:28.969 yol kesici, harami, yolda silahla çıkar maskeli; "Ver paraları, ver malları..." 00:49:29.142 --> 00:49:33.573 Soyar soğana çevirir ondan sonra kaçar. İşte bunlar fena. 00:49:33.646 --> 00:49:42.143 Bir de Hocamız derdi ki; "Bir de âhiret yolunun yol kesicileri, haramileri var." O nasıl? 00:49:42.256 --> 00:49:52.730 O da kendisi mürşit olmadığı, selahiyetli olmadığı, sahih eli olmadığı halde ortaya çıkıp da 00:49:52.730 --> 00:49:58.733 mürşitlik taslayan kimsedir, o da âhiret yolunun haramisidir. Çünkü selahiyetli değil. 00:49:58.733 --> 00:50:03.403 İnsanları kendisine bağlıyor ve yoldan çıkartıyor. Neyse... 00:50:03.489 --> 00:50:09.716 Peygamber Efendimiz; "Her kim evi tazyik ederse veyahut yol keserse…" diye nida ettirmiş. 00:50:09.762 --> 00:50:17.368 Artık yol kesmenin iki mânası da olabilir, yani yolu işgal etmek, kapatmak mânasında olabilir, 00:50:17.441 --> 00:50:20.731 gelen geçenden tazyik etmek mânasında da olabilir. 00:50:20.771 --> 00:50:28.112 Ev âzâ mü'minen. "Veyahut bir mü'mini, bir mü'min kulu ezalandırırsa…" 00:50:28.112 --> 00:50:34.736 Fe-lâ cihâde le-hû."Ona cihad yoktur." E cihad kâfire karşı olur, mü'min kulu ezalandırmak nasıl? 00:50:35.319 --> 00:50:38.996 Canım, belki orada iman etmiş olan vardır, 00:50:39.486 --> 00:50:44.529 yani o gittiğin yerde iman etmişlere dokunmak olmaz, mü'minlere. 00:50:44.529 --> 00:50:50.227 Veyahut da sen cihada beraber gittiğin arkadaşlar mü'min kimseler onlara eza, cefa eder. 00:50:50.843 --> 00:50:56.287 O da olabilir, ordu arkadaşlarına eza cefa etmekten dolayı söylenmiş olabilir. 00:50:56.340 --> 00:51:01.954 Fe-lâ cihâde le-hû."Onun cihad sevabı yok." Peygamber Efendimiz; "Hiçbir cihad sevabı yok." diyor. 00:51:02.270 --> 00:51:07.502 İslâm'da cihadın örfü, âdeti, töresi vardır, öyle oyuncak değil. 00:51:07.502 --> 00:51:13.501 Peygamber Efendimiz gidecek orduları; "Haydi bakalım Allah'ın adıyla yola çıkın." diye uğurlardı. 00:51:13.625 --> 00:51:18.499 "Çok yaşlı kimseye saldırmayın, küçük çocukları, kadınları öldürmeyin, 00:51:18.638 --> 00:51:25.382 haksızlık etmeyin." diye söylerdi, tavsiye ederdi. Bizim dinimizin her şeyi ölçülü. 00:51:25.455 --> 00:51:28.650 Savaşı neden yapıyor? Mecburiyet. 00:51:28.508 --> 00:51:33.726 Hücum etmiş savaş etmeyelim mi, müslümanları talan etmiş cezasını vermeyelim mi? 00:51:33.786 --> 00:51:39.176 O zaman gerekir. Savaş olacak da, savaşta bile, müslümanın savaşında bile bir asalet vardır. 00:51:39.673 --> 00:51:43.864 Orada Müslümanlığın asaletini tarihi inceleyen görür. 00:51:44.340 --> 00:51:47.921 Biz geçtiğimiz ülkelerden üzüm kopardığımız zaman üzüm kütüğüne 00:51:47.987 --> 00:51:56.830 üzümün bedelini bağlamış bir kavmin torunlarıyız, haksızlık etmemişiz. 00:51:56.123 --> 00:52:01.352 Sonra insan harp ediyor, harp ettiği zaman toplanan ganimeti kendisi cebine koyamaz. 00:52:02.800 --> 00:52:07.850 Bir yere yığılacak, ganimet gaziler arasında usulüyle bölüştürülecek. 00:52:07.165 --> 00:52:12.508 Taksimden bir şey saklarsa, taksimden evvel cebine atarsa cehennemden 00:52:12.508 --> 00:52:19.950 bir şey atmış olur cebine, velev bir ayakkabı bağcığı bile olsa... İslâm böyledir. 00:52:19.142 --> 00:52:25.400 Hırsızlık, yağmacılık, usulsüzlük, idaresizlik, itaatsizlik... yok. 00:52:25.199 --> 00:52:28.794 Onun için bizim ordularımız başarı sağladı bu vakte kadar. 00:52:29.544 --> 00:52:32.972 İslâm'ı gönüllerden bir çekiver bakalım o zaman ne olur? 00:52:33.255 --> 00:52:43.330 Bizim şu anda şurada rahat yaşayışımızın sebebi ecdadımızdır, onların dürüstlüğüdür, 00:52:43.330 --> 00:52:49.903 onların cihad ruhudur, onların Müslümanlığıdır. Biz onlara borçluyuz, bu borcu hiç unutmayacağız. 00:52:49.928 --> 00:52:54.487 Şimdi rahata çıktık, köprünün bu tarafına geçtik, tamam bitti. 00:52:54.697 --> 00:53:00.661 O vefasızlık olur ama Allah bunu insanın burnundan fitil fitil getirir. Onlara vefa borcumuz var. 00:53:00.831 --> 00:53:08.121 Şu Fatih Sultan Mehmed burayı aldı, o gaziler buraları aldılar, mezarları kıyıda köşede ziyan zebil... 00:53:08.121 --> 00:53:17.923 Olmaz! Onların bizim velinimetimiz, yani kadir bilmemiz lazım. Burayı almasaydı biz burada olmazdık. 00:53:17.982 --> 00:53:21.667 Şimdi Belgrat'ta mıyız, Sofya'da mıyız, Atina'da mıyız? Değiliz. 00:53:23.529 --> 00:53:26.563 Burası da giderdi, burası da elimizde olmayabilirdi. 00:53:26.693 --> 00:53:32.378 Bir ara Kırım, Kafkasya bizimdi, petrol mıntıkalarının hepsi bizimdi bir ara biliyor musunuz? 00:53:32.814 --> 00:53:34.820 Şimdi petrol sıkıntısı çekiyoruz. 00:53:34.870 --> 00:53:42.356 Bakü, Kafkasya petrolleri, Irak petrolleri bizimdi, Suudi Arabistan bizimdi. 00:53:42.423 --> 00:53:47.418 İşte böyle muhabbetsizlikten, biribirimizi bilmemekten, çelmelemekten, 00:53:47.464 --> 00:53:51.291 düşmanı takip etmemekten, düşmana [karşı] müşterek çalışmamaktan; 00:53:51.521 --> 00:53:58.226 bazılarının hıyanetinden, bazılarının gafletinden, cehaletinden bunlar gitti. 00:53:58.319 --> 00:54:05.738 Yine devam et gaflete, yine devam et dinden imandan uzak yaşamaya Allah korusun bu da gider. 00:54:06.820 --> 00:54:10.808 Bizi ayakta tutan dinimiz, imanımızdır; bu gitti mi hiçbir şey kalmaz. 00:54:11.465 --> 00:54:18.674 Efendim Müslümanlık da bazılarına ağır geliyor. Kadınlara örtünmek ağır geliyor. 00:54:19.910 --> 00:54:23.351 Hanımzâdelere, sultan efendilere örtünmek ağır geliyor. 00:54:23.351 --> 00:54:28.149 Beylere namaz kılmak zor geliyor, pantolonunun ütüsü bozulurmuş. 00:54:28.465 --> 00:54:34.706 Kimisine oruç tutmak zor geliyor, herkes bir telden çalıyor. Şu anda rahat ya, 00:54:34.779 --> 00:54:40.773 şu anda sanki Allah'a ihtiyaçları yok! Haşa, sümme haşa öyle şey olur mu! 00:54:40.896 --> 00:54:44.171 Ama başı bir sıkışacak, o zaman yalvaracak. 00:54:44.171 --> 00:54:50.135 O zaman da genişlik zamanında Allah'a mutî olmayan, dua etmeyen, 00:54:50.135 --> 00:54:53.916 bağlanmayan kimseye darlık zamanında duasına icabet yoktur. 00:54:55.675 --> 00:55:01.168 Sen şimdi başın sıkıştı geliyorsun istemeye tabii; tabii geleceksin ama geçmiş ola... 00:55:02.465 --> 00:55:09.893 İşte şimdi bu hazır, şimdi en iyi Müslümanlık yapma zamanı! Şimdi en iyi Müslümanlığı yapacağız. 00:55:09.966 --> 00:55:17.280 Yemeğimiz, sıhhatimiz var, memleketimiz güzel, hürriyetimiz var, elhamdülillah şu var bu var, 00:55:17.360 --> 00:55:22.589 haydi bakalım göreyim seni! Dedelerimiz harplerden darplardan neler çekti, 00:55:23.206 --> 00:55:29.237 süngülerin ucunda kaç tane çocuk can verdi! Memleketimizin dışında Bulgaristan'da, 00:55:29.237 --> 00:55:32.183 Yunanistan'da, Rusya'da bilmem nerede neler oluyor. 00:55:32.480 --> 00:55:40.559 Onun için bu nimetin kadrini dua ederek, şükrederek, kadrini bilip böyle yaşamımız lazım. 00:55:40.559 --> 00:55:48.760 Kadrini bilmezsen? Bilmezsen zarar edersin. Allahu Teâlâ hazretleri âlemlerden müstağnîdir. 00:55:48.101 --> 00:55:50.848 Allahu Teâlâ hazretlerinin bizim ibadetlerimize de ihtiyacı yok. 00:55:50.848 --> 00:55:56.500 Muhtaç olan, borçlu olan medyûn-u şükrân olan biziz. 00:55:56.653 --> 00:56:01.855 Bu nimetlere, verdiği nimetlere adamsak, nankör değilsek şükretmemiz lazım. 00:56:02.259 --> 00:56:06.816 Düşünün, 40 yıl bir adamı beslemişsiniz, size hıyanet etmiş! "Vay nankör vay! 00:56:06.915 --> 00:56:09.739 Yahu ben seni baktım, besledim, büyüttüm!" deriz. 00:56:09.832 --> 00:56:14.931 E Allahu Teâlâ hazretleri bakıyor, besliyor, büyütüyor, yaşatıyor, öldürüyor bizi! 00:56:14.997 --> 00:56:22.660 O'na karşı bir teşekkür duygusunu taşımaz mı insan ya? 00:56:22.159 --> 00:56:30.151 Hiç teşekküre değmez mi şu hayatın şu nimetleri, şu izzetleri, şu lezzetleri? Ne kadar şaşkın insanlar! 00:56:30.621 --> 00:56:35.980 Bir hadîs-i şerîf daha, bu da hacla ilgili. 00:56:35.980 --> 00:56:41.126 Men tâfe bi'l-beyti hamsîne merraten harace min zunûbihî ke-yevmi veledethü ümmühû. 00:56:41.179 --> 00:56:50.960 İbn Abbas radıyallahu anhümâ rivayet etmiş, Tirmizî'de sahih hadîs diye de zikri kaydedilmiş. 00:56:51.140 --> 00:57:04.237 "Her kim Beytullah'ı 50 kere tavaf ederse günahlarından anasından doğduğu gün gibi sıyrılır çıkar." 00:57:04.574 --> 00:57:13.920 Biliyorsunuz Beyt, el-Beyt Kâbe'nin adıdır. Kâbe'ye el-Beyt de denir Kur'ân-ı Kerîm'de, 00:57:13.465 --> 00:57:21.859 Kâbe diye de geçmiş böyle de geçmiş. Ce'ale'llâhu'l-ka'bete'l-beyte'l-harâme kıyâmen li'n-nâsi. diye 00:57:21.859 --> 00:57:28.981 ikisi bir âyet-i kerîmede de var, sadece Beyt diye de geçmiş yani bizim Beytullah dediğimiz. 00:57:29.318 --> 00:57:39.340 O nedir? Şu kara örtüyle işlemeli âyetlerle örtülmüş olan o altın kapılı o mübarek bina. 00:57:39.250 --> 00:57:49.783 Beytullah orası. Onun etrafındaki o geniş avlusuyla beraber Harem-i Şerîf, Mescid-i Haram. 00:57:50.286 --> 00:58:00.793 O Beytullah tavaf edilir, o tavafın çok derin manaları, çok ince ruhanî esrarı var. 00:58:01.330 --> 00:58:07.409 O Beytullah Hz. Âdem atamızın ilk geldiği, çadır kurduğu yerdir. 00:58:07.488 --> 00:58:13.460 Orası peygamberler yatağıdır, insan orada tavaf ederken gökteki meleklere benzer, 00:58:13.706 --> 00:58:16.913 Beyt-i Ma'mur'u tavaf eden melekler gibi olur insan. 00:58:16.979 --> 00:58:27.896 Orada Hacer-i Esved tarafından başlanır, şöyle dönülür yani sağdan yukarıya sola, 00:58:27.896 --> 00:58:30.941 sağdan yukarıya sola doğru şöyle, dönüş şekli öyledir. 00:58:30.966 --> 00:58:39.990 Hacer-i Esved köşesinden başlanır, kuzeye Makâm-ı İbrahim tarafına doğru, 00:58:39.990 --> 00:58:46.705 Kâbe'nin kapısının olduğu tarafa doğru çıkılır, oradan şöyle yarım daire şeklinde bir duvar vardır 00:58:46.778 --> 00:58:52.369 ona Hatim veya Hicr-i İsmail derler, onun dışında dönülür. 00:58:52.394 --> 00:58:57.196 Ondan sonra Rükn-i Şâmî'den tekrar aşağıya doğru, güneye doğru dönülür 00:58:57.196 --> 00:59:07.624 oradan Hacer-i Esved köşesine tekrar gelinir. Bir gelişe bir şavt derler, şavt. 00:59:07.854 --> 00:59:14.933 Yedi tane şavt olursa ona bir tavaf derler, yedi defa şavt edilerek bir tavaf [yapılmış] olur. 00:59:15.135 --> 00:59:24.489 "Her kim Beytullah'ı 50 defa tavaf ederse, o zaman anasından doğduğu gün gibi günahlardan pâk olur." 00:59:24.742 --> 00:59:30.118 Tabii kolay değil! Hem kalabalıktan kolay değil, hem de 50 rakamını tutturmak, 00:59:30.228 --> 00:59:33.947 50x7= 350 defa dönmek. 00:59:34.650 --> 00:59:38.840 Zaman zaman gelerek giderek, devam ederek buna gayret etmek lazım, 00:59:39.740 --> 00:59:44.600 50 defa tavaf yapanın bütün günahları çıkar, sıyrılır gider. 00:59:44.152 --> 00:59:46.628 Diğer bir hadîs-i şerîf de yine bu işle ilgili. 00:59:46.698 --> 00:59:54.656 Men tâfe bi'l-beyti seb'an ve sallâ halfe'l-makâmi rek'ateyni ve şeribe min mâ'i zemzeme 00:59:54.656 --> 00:59:58.919 ğafera'llâhu'z-zunûbehû küllehâ bâliğeten mâ belağat. 00:59:59.402 --> 01:00:05.938 Bu Deylemî tarafından rivayet edilmiş, râvisi Câbir b. Abdullah radıyallahu anh. 01:00:05.938 --> 01:00:12.332 "Her kim Beytullah'ı tavaf ederse…" Seb'an. "Yedi defa..." Sonra; 01:00:12.495 --> 01:00:19.850 Sallâ halfe'l-makâmi rek'ateyni. "Makâm-ı İbrahim'in arka tarafında iki rekât namaz kılarsa…" 01:00:19.628 --> 01:00:28.920 Sonra; Ve şeribe min mâ'i zemzeme... "Gidip zemzem suyundan içerse Allahu Teâlâ hazretleri 01:00:28.920 --> 01:00:37.308 onun günahlarının hepsini bağışlar, ne miktara bâliğ olursa olsun, ne kadar günahı çok olursa olsun." 01:00:37.998 --> 01:00:41.270 Üçüncü hadîs-i şerîf de yine tavafla ilgili. 01:00:41.364 --> 01:00:47.539 Men tâfe bi'l-beyti usbû'an yuhsîhi kütibe le-hû bi-külli hatvetin hasene 01:00:47.564 --> 01:00:53.551 ve küffirat 'anhu seyyi'e ve rufi'at le-hû derace ve kâne le-hû dlu rakabetin. 01:00:53.576 --> 01:00:57.381 İbn Ömer radıyallahu anh'ten rivayet edilmiş. 01:00:58.298 --> 01:01:04.599 Peygamber Efendimiz bu hadîs-i şerîfte de buyurmuş ki; Men tâfe bi-hâzel-beyti. 01:01:04.658 --> 01:01:15.748 "Her kim ki şu Beytullah'ı tavaf ederse…" Üsbû'an yuhsîhi, "Yedi defa…" 01:01:15.748 --> 01:01:22.821 Üsbû' hem yedi günden ibaret olduğu için hafta mânasına gelir hem de yedi defa demek oluyor. 01:01:22.887 --> 01:01:29.718 Araplar haftaya da üsbû' demişler. Neden? Yedi günü olduğundan. 01:01:29.798 --> 01:01:37.249 Buradaki üsbû' sözü "yedi defa" demektir. "Kim Beytullah'ı yedi defa tavaf ederse..." Ama nasıl? 01:01:37.249 --> 01:01:45.255 Yuhsîhi. "Tavafa riayet ederek, hatırını kollayarak..." Tavafın âdabını kollayarak demek bu. 01:01:45.651 --> 01:01:52.113 Tavaf namaz gibidir. Namaz gibidir ama gel gör ki insanlar birbirleriyle itişir, kakışır, 01:01:52.113 --> 01:01:59.543 söylenir, münakaşa eder. Cahil oldu mu insan ne huzur bilir ne huzûr-u Rabbi'l-âleminde 01:01:59.543 --> 01:02:01.813 olduğunu düşünür, ne ibadette olduğunu düşünür; 01:02:02.560 --> 01:02:09.821 itişir kakışırlar, çatışırlar, çekişirler kavga ederler. Olmadı, burada ne şartı var? 01:02:09.821 --> 01:02:17.711 Yuhsîhi. "Âdabına riayet ederek, âdabını kollayıp koruyarak yedi defa kim tavaf ederse..." 01:02:18.480 --> 01:02:22.763 Sonra ne olur? Kütibe le-hû bi-külli hatvetin hasenet 01:02:22.932 --> 01:02:24.220 ve küffirat'anhu seyyi'et 01:02:24.867 --> 01:02:27.296 ve rufi'at le-hû deracet 01:02:28.431 --> 01:02:36.873 "Her adımı için bir hasene, sevap verilir, bir günahı affolunur ve bir derecesi yükseltilir." 01:02:36.873 --> 01:02:41.383 Her adımına... İnsan orada tavafa başladı mı dua ede ede, vakar ile 01:02:41.383 --> 01:02:45.181 kimseyi incitmeden şöyle vakur vakur dönecek. 01:02:45.206 --> 01:02:49.408 Dıştan dönüverecek, kalabalıksa biraz daha dıştan şey yapacak... 01:02:49.433 --> 01:02:53.530 Demek ki itmeden, kakmadan şey yapacak. 01:02:53.555 --> 01:02:55.297 Sonra, Ve kâne lehû 01:02:55.322 --> 01:03:03.540 lu rakabetin. "Böyle bir tavafı sanki bir köle âzat etmek gibi o kula sevap kazandırır." 01:03:03.790 --> 01:03:09.200 İşte bu gibi büyük ecirlerden, mükâfatlardan dolayı bu hac vazifesi 01:03:09.200 --> 01:03:14.686 boynuna borç olanlar bunu kaçırmasın, dikkat etsin, haccını yapsın. 01:03:14.686 --> 01:03:20.453 Haccını yapmış olanlar tekrar tekrar haccetsin çünkü sevap var. 01:03:20.478 --> 01:03:22.981 "Efendim, hacca gitmesem de çeşme yaptırsam?" 01:03:23.810 --> 01:03:27.468 Sen niye Allah'ın güzel ibadetlerini biribirine tokuşturuyorsun? 01:03:27.493 --> 01:03:33.337 Hacca gitmek bir güzel iş, çeşme yapmak da bir güzel iştir. Hacca git, gelince de çeşme yap. 01:03:33.362 --> 01:03:35.908 Onu ona ne diye düşman, hasım ediyorsun da; 01:03:35.908 --> 01:03:38.597 "Yok hacca gitmeyeyim de şunu şöyle yapayım bunu böyle yapayım." [diyosun.] 01:03:38.622 --> 01:03:44.547 Öyle şey yok, bu sevapları umuyorsan gidersin. "Efendi, pis Arap'a para mı yedireceğim." 01:03:44.572 --> 01:03:49.245 Kimin pis olduğunu Allah bilir bir kere de, sen oraya Beytullah'ı ziyarete, 01:03:49.245 --> 01:03:53.773 Allah'ın ibadetini yapmaya gidiyorsun! Gözün onları görmeyecek. 01:03:53.798 --> 01:04:02.467 Herkes, herkes kendi içyapısına göre görür; kimisi gider güller sümbüller görür, kimisi pislikler görür gelir. 01:04:02.492 --> 01:04:05.150 Herkes kendi kafa yapısına göre görür. 01:04:05.400 --> 01:04:10.555 Sen orada edepli edepli ibadetini yap neler görürsün ne nimetlere erersin. 01:04:10.661 --> 01:04:17.986 Bir tanesi güzel bir hac etmiş galiba rüyada Resûlullah Efendimiz'i görmüş, 01:04:18.110 --> 01:04:23.494 demiş ki Resûlullah Efendimiz; "Evladım kağıt kalem getir de senin şu haccını da kağıda yazıvereyim." 01:04:23.678 --> 01:04:25.606 Böyle yapmalı yaptığı zaman insan. 01:04:25.741 --> 01:04:32.412 Orası kavga gürültü yeri değil ki, sen git sevap kazan, Resûlullah'ın iltifatına ermeye bak! 01:04:32.454 --> 01:04:40.631 Men talebe'd-dünyâ halâlen isti'fâfen 'ani'l-mes'eleti ve sâ'yen 'alâ ehlihî ve ta'attufen 01:04:40.656 --> 01:04:48.615 'alâ cârihî be'asehu'llâhu te'âlâ yevme'l-kıyâmeti ve vechühû mislu'l-kameri leylete'l-bedri 01:04:48.617 --> 01:04:59.333 ve men talebehâ harâmen mukâsiren bi-hâ mufâhiren lakiye'llâhe 'azze ve celle ve hüve 'aleyhi ğadbânü. 01:04:59.358 --> 01:05:02.945 Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ten bir hadîs-i şerîf. 01:05:02.945 --> 01:05:06.896 Bununla hadîs-i şerîflerimizi, okuyacaklarımızı tamamlıyoruz. 01:05:06.969 --> 01:05:12.598 Kazançla, çalışmakla ilgili bir hadîs-i şerîf. Peygamber Efendimiz buyurmuş ki; 01:05:12.623 --> 01:05:21.458 Men talebe'd-dünyâ. "Her kim ki dünyalık talep ederse…" Yani geçim, para pul, kazanç. 01:05:21.483 --> 01:05:28.680 Şu ölümlü dünyada ne yapalım dünyalık bir şeyler kazanmak gerekiyor ya, dünya dediği o. 01:05:28.121 --> 01:05:32.981 "Her kim ki dünyalık talep ederse..." Halâlen. "Helalinden..." 01:05:33.600 --> 01:05:38.824 Haram yok, helalinden alnının teriyle veyahut ticaretle, helal minellah, 01:05:38.849 --> 01:05:47.940 o tarzda helal kazanç peşine düşerse. İsti'fâfen 'ani'l-mes'eleti. 01:05:47.200 --> 01:05:50.522 "Kimseye muhtaç düşüp el açmamak için…" 01:05:50.859 --> 01:05:56.362 Çalışmasa muhtaç olacak, başkasının yardımına muhtaç olacak, "Kimseye muhtaç olmayayım, 01:05:56.578 --> 01:06:04.272 dilenmek iyi bir şey değil, iffetli onurlu müslüman olayım." diye düşünerek çalışırsa, 01:06:04.358 --> 01:06:13.870 ikinci şartı bu. Üçüncüsü;Ve sâ'yen 'alâ ehlihî. "Ailesine, aile efradına da iyi bakmak gayretiyle…" 01:06:14.187 --> 01:06:19.764 Çünkü onlarda sana bağlı, sen onların babasın, hanımın kocasısın, çocukların da senin, 01:06:19.823 --> 01:06:21.903 onları ele güne muhtaç etmemen lazım. 01:06:21.903 --> 01:06:27.298 "Ailem muhtaç olmasın, kimseye el açma durumuna düşmeyim." diye 01:06:27.298 --> 01:06:32.518 helalinden çalışmaya kim dünyalık kazanmaya girişirse… 01:06:32.768 --> 01:06:40.216 Ve te'attufen 'alâ cârihî. Bir şart daha var; "Konu komşusuna da ikramda bulunmak düşüncesiyle…" 01:06:40.216 --> 01:06:45.570 Ben kazanayım da komşularıma da ikram ederim tabii, onlara da hediye, 01:06:45.570 --> 01:06:49.929 tabakla şeyle gönderirim diyerek komşusuna da iyiliği, ikramı düşünerek 01:06:50.102 --> 01:06:55.118 kim böyle çalışmaya kalkarsa, kalkışırsa, girişirse dünyalık kazanmaya… 01:06:55.210 --> 01:07:02.544 Be'asehu'llâhu te'âlâ yevme'l-kıyâmeti. "Allahu Teâlâ hazretleri onu kıyamet gününde ba's eder, kaldırır." 01:07:02.628 --> 01:07:06.493 Ve vechühû mislu'l-kameri leylete'l-bedri. 01:07:06.646 --> 01:07:14.433 "Yüzü mehtaplı gecede ayın olduğu gibi pırıl pırıl parlak bir şekilde kaldırır o kimseyi." 01:07:14.433 --> 01:07:19.343 Yani yüzü nuranî bir kimse olarak kalkar. Neden? 01:07:19.509 --> 01:07:30.215 "Dilenmek zorunda kalmayım, helal kazanç olsun harama, hırsızlık vesaire durumuna düşmeyeyim, 01:07:30.551 --> 01:07:35.152 çoluk çocuğum rahat etsin, konu komşuma da ikram edeyim." diye iyi bir şeyler düşündü onun için 01:07:35.152 --> 01:07:40.114 Allah onun yüzünü kıyamet gününde pırıl pırıl ayın on dördü gibi parlar bir vaziyette kaldırır. 01:07:40.113 --> 01:07:48.955 Ama bunun aksine; Ve men talebehâ harâmen. "Her kim ki dünyalığı haramdan kazanırsa …" 01:07:49.473 --> 01:07:55.845 Hırsızlık, dolandırıcılık, aldatmaca vesaire haramla, neyse... Mükâsiren bi-hâ. 01:07:55.898 --> 01:07:57.732 "Malım daha çok olsun diye." 01:07:57.771 --> 01:08:02.129 Ya kerata şu kadar paran var, şu kadar apartmanın var bu harama neye saparsın? 01:08:02.439 --> 01:08:11.781 "Daha çok olsun." Çok olmasını heves ederek. Mufâhiren. "Bir de 'Zenginim ben.' diye övünecek." 01:08:11.806 --> 01:08:19.489 Övünmek maksadıyla, malı artırmak niyetiyle kim haramdan dünyalığını elde etmeye kalkışırsa; 01:08:19.542 --> 01:08:23.367 Lakiya'llâhe 'azze ve celle. "Aziz ve celil olan Allahu Teâlâ hazretlerinin 01:08:23.367 --> 01:08:28.650 huzuruna çıkacak ya âhirette..." Çıkar ama, Ve hüve 'aleyhi ğadbânü. 01:08:28.650 --> 01:08:35.235 "Allahu Teâlâ hazretleri ona gazaplı bir halde çıkar." Severek değil sevdiği bir durumda çıkmaz, 01:08:35.235 --> 01:08:38.563 Allah ona gazap ediyor durumda varır Allah'ın karşısına. 01:08:38.563 --> 01:08:44.726 O gazaplı durumda vardığı için de işiteceklerini, başına gelecekleri düşünsün. 01:08:44.751 --> 01:08:50.315 Bu hadîs-i şerîfte güzel, bu hadîs-i şerîfin de kulağımıza girmesi iyi oldu. 01:08:50.315 --> 01:08:58.601 Demek ki Müslümanlık dünyalığı reddetmiyormuş, hani çalışmayı reddetmiyormuş bilakis dilenmemek için, 01:08:58.626 --> 01:09:06.379 çoluk çocuğu rahat etsin diye, konu komşuya hayır yapıyım diye dinimiz helalinden çalışmayı teşvik ediyor. 01:09:06.404 --> 01:09:08.577 Gördünüz işte hadîs-i şerîfte! 01:09:08.628 --> 01:09:13.952 Herkese söyleyin ki Müslümanlığı iftira ediyorlar, yanlış tanıtmaya çalışıyorlar. 01:09:13.952 --> 01:09:18.851 "Müslümanlık miskinlik, tembellik dinidir, bir lokma bir hırkadır!" 01:09:18.876 --> 01:09:23.429 Sen hadîs bilmiyorsun ki, sen Müslümanlık hakkında dinden haberin yok ki ne konuşuyorsun? 01:09:23.454 --> 01:09:27.406 Onlara, [Müslümanlığı iftira edenlere] söyleyin ki işte dinimiz her şeyi böyle yapıyor. 01:09:27.431 --> 01:09:30.638 Demek ki insan da sabahleyin işine giderken ne diyecek? 01:09:30.638 --> 01:09:36.973 "Yâ Rabbi! Bana helal kazanç nasip et. Ki bu helal kazançla dilenmekten, 01:09:36.973 --> 01:09:42.446 başkasına muhtaç olmaktan kendimi koruyayım; çoluk çocuğuma helal rızık getireyim, 01:09:42.446 --> 01:09:46.224 onları rahat ettireyim; konu komşuma da faydam olur iyi kazancımla. 01:09:46.224 --> 01:09:50.830 Yâ Rabbi! Sen bana helal kazanç nasip et." desin bu hadîs-i şerîfe göre, 01:09:50.830 --> 01:09:58.143 öyle çıksın, her işi ibadet olur. Yani iyi niyetli olduğu için ticareti de ibadet olur, 01:09:58.168 --> 01:10:04.480 kıyamet gününde de dolunay gibi mehtap gibi yüzü pırıl pırıl nurlu, öyle gelir huzûr-u Rabbi'l-izzete. 01:10:04.480 --> 01:10:10.277 Ötekisi, öteki nasıl gelir? Haramdan kazanan, çok mal elde edeyim diye 01:10:10.277 --> 01:10:16.915 hırsla çalışan ve övünmek için çalışan, o da Allah kendisine gazap etmiş bir halde 01:10:16.915 --> 01:10:19.960 huzûr-u Rabbi'l-izzete varır, o gazabında arkasından 01:10:19.959 --> 01:10:23.322 başına neler geleceğini insan şöyle düşünüveriyor tabii. 01:10:23.347 --> 01:10:29.915 Allah bizi kendisinin azabından, ikabından, gazabından, sahatından uzak eylesin, 01:10:29.915 --> 01:10:35.313 sevdiği razı olduğu kul eylesin. Dünyada âhirette mesut bahtiyar eylesin. 01:10:35.313 --> 01:10:41.963 Helal kazançlar, bol kazançlar versin cümlenize, o bol kazançlarınızla hayrât u hasenât yapmayı nasip etsin, 01:10:41.963 --> 01:10:48.787 ölmeden, iş işten geçmeden iş mirasçıya kalmadan hayrât-u hasenâtınızı da yapın da 01:10:48.787 --> 01:10:55.539 arkanızdan defterinize sevaplar yağsın gelsin. Fâtiha-ı şerîfe mea'l-Besmele.