WEBVTT 00:00:00.680 --> 00:00:04.200 Eûzubillahimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm. 00:00:04.882 --> 00:00:08.585 el-Hamdülillahi rabbilâlemin ve'l-âkibetü li'l-müttekîn. 00:00:08.951 --> 00:00:13.379 Vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn. 00:00:13.668 --> 00:00:18.798 İ'lemû eyyühe'l-ihvân enne efdale'l-kitâbi kitâbullah 00:00:18.977 --> 00:00:25.592 ve enne efdale'l-hedyi hedyü muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve şerra'l-umûri muhdesâtühâ 00:00:25.733 --> 00:00:31.165 ve külle muhdesin bid'ah ve külle bid'atin dalâleh ve külle dalâletin fi'n-nâri. 00:00:31.266 --> 00:00:35.325 Ve bi's-senedi'l-muttasıli ile'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl: 00:00:37.566 --> 00:00:41.910 es-Sülüsü ve's-sülüsü kesîrun. 00:00:41.615 --> 00:00:51.470 İnneke en tezera ve rasetke ağniyâe hayrun min en tezerahüm âleten yetekeffefûne'n-nâse 00:00:51.163 --> 00:01:01.587 ve inneke len tünfika nefakaten tebteğî bihâ vechallâhi illâ ücirte bihâ hattâ mâ tec'alu fî fi'mraetike. 00:01:01.953 --> 00:01:05.615 Buharî, Müslim, ve sâir Sa'd radıyallahu anh'ten. 00:01:06.161 --> 00:01:09.907 Mefhari mevcudât Muhammed Mustafa râ salavât. 00:01:09.984 --> 00:01:17.520 Seyyidü's-sâdât Muhammed Mustafa râ salavât. Habib-i Hüdâ Muhammed Mustafa râ salavât. 00:01:19.697 --> 00:01:33.844 Bir evvelki, geçenki pazardanki derste, namazgahında, sabah namazını kıldıktan sonra işrak vaktine kadar 00:01:34.289 --> 00:01:49.365 Allahu Teâlâ'nın bir zikri ile meşgul olmaklık, rızkın insanın üzerine gelmesinde en eblağ, 00:01:50.779 --> 00:01:56.464 en faydalı, en güzel şekilde sebeptir. 00:01:57.128 --> 00:02:04.127 Sabah namazını kıldıktan sonra musallasında oturup da işrak vakti gelinceye kadar 00:02:04.290 --> 00:02:10.831 Kur'an okumak, herhangi bir zikirle meşgul olmak, tesbih vesaire ile. 00:02:11.720 --> 00:02:17.106 Sonra işrak namazını kılarak çıkmak hem bir hac ve umre sevabına muâdil, 00:02:17.456 --> 00:02:26.202 hem de rızkın onun üzerine gayet rahatlıkla ve bollukla gelmesine vesile olur. 00:02:27.592 --> 00:02:31.476 Bugünkü derste ise; es-Sülüsü ve's-sülüsü kesîrun. 00:02:32.820 --> 00:02:44.441 Bu Sa'd b. Ebi Vakkas radıyallahu anh âhirete göçme devresinde malını vasiyet ediyor. 00:02:45.457 --> 00:02:54.682 Malımın üçte ikisi hayır olsun. Bıraktığım miras malının üçte ikisi hayır olsun. 00:02:55.299 --> 00:03:02.174 Resûlullah Efendimiz buyuruyor ki; "Hayır, bu üçte iki çoktur." "E yarısı olsun." diyor. 00:03:02.252 --> 00:03:12.156 "Malımın yarısı hayıra tasadduk edeceğim." "O da çok." diyor. Ya? "Üçte birini sana. 00:03:12.265 --> 00:03:19.722 Senin hakkındır o, onu bir hayra vasiyet edebilirsin. Üçte ikisi de senin mirasçılarının hakkıdır. 00:03:19.800 --> 00:03:22.458 Onların hakkına tecavüze hakkın yok. 00:03:22.801 --> 00:03:29.769 Çünkü onları fakir olup, en nihayetinde ötekine berikine el açmak suretinde bırakmaktansa 00:03:29.846 --> 00:03:38.130 onları ağniya olarak bırakmak, muhtaç olmayacak şekilde bırakmak daha hayırlıdır." buyurulmuş. 00:03:38.794 --> 00:03:46.860 Hatta insanların verdiği her nafakadan, her sadakadan, 00:03:46.273 --> 00:03:52.238 Allah rızası için verilen her şeyden insanlar şüphesiz sadakası nispetinde me'curdurlar. 00:03:52.417 --> 00:04:02.230 Bâhusus hanımının ağzına latife olarak, yahut hüsn ü imtizaca vesile olsun diyerekten bir lokma tutuşturuyor, 00:04:02.426 --> 00:04:06.250 "Buyur sen de bunu ye." diyor. "Bundan da me'curdur." diyor. 00:04:06.236 --> 00:04:13.177 Birbirlerine yaptığı iltifat, hanımına karşı yaptığı şu ufacık iltifattan da me'curdur. 00:04:13.301 --> 00:04:18.683 Hüsn ü imtizac matluptur. Onun için bu da hüsn ü imtizaca bir vesile olur. 00:04:18.683 --> 00:04:24.833 Bir lokmadır ama onun gönlünü almış olursun. Ve bundan dolayı da Cenâb-ı Hak sana ecir verir. 00:04:26.806 --> 00:04:36.478 Bu sefer Mekke-i Mükerreme'de kitapçılar var ya. Bakarken, baktım bir kitabın ismi yazılı, Ruhu'l-İslâm. 00:04:36.939 --> 00:04:43.775 Hoşuma gitti, adı hoşuma gitti. Aldım kitabı, gelince okuyayım bakalım dedim. 00:04:43.884 --> 00:04:55.231 Güzel güzel şeyler yazmış. Şam profesörlerinden birisi. Bu meseleye de gelmiş, orada diyor ki; 00:04:55.348 --> 00:04:58.636 Bugünün müslümanlarına çok teessüf ederim ki 00:04:59.253 --> 00:05:05.140 Cenâb-ı Hak kendilerine böyle bir fırsat vermişken bu fırsatı da ihmal ederler. 00:05:05.935 --> 00:05:13.920 Cemiyet-i İslâmiyenin ayakta durmasına vesile olacak bu hayırdan da uzaklaşırlar. 00:05:13.662 --> 00:05:25.174 Bilmem bugünü de belki göz önüne getirerekten, bugünün hasıl olan gürültülerinin yegane sebeplerinden birisi de, 00:05:25.423 --> 00:05:32.451 zenginlerimizin hayra canla başla iştirak etmeyişlerinden doğuyor. 00:05:32.708 --> 00:05:40.786 Ama onların başlarına da gelenler geliyor. Geliyor ama yine intibah yoktur. 00:05:42.434 --> 00:05:48.227 Bir hayır denince, eh beş kuruşla da olur bu hayır, beş lirayla da olur, 00:05:48.266 --> 00:05:53.364 500 lirayla da olur, 5000 lirayla da olur. Fakat bunların hiçbirisi kâfi değildir. 00:05:53.425 --> 00:06:00.148 Tabi herkes kuvvetin nispetinde iştirak eder. Şimdi beş kuruş verecek adam 5000 lira veremez ki! 00:06:00.272 --> 00:06:05.302 5000 lira verecek adamın servetine bakarsan 5000 lira da onun beş lirası kadar yoktur yani. 00:06:05.380 --> 00:06:11.464 Ötekinin beş lirası onun 5000 lirasından daha alâdır. Çünkü çokluğa nispetle beş lira azdır. 00:06:12.746 --> 00:06:18.170 Halbuki biz Hz. Ebû Bekr-i Sıddîk'ın yaptığını yapmadıkça kurtulamayız. 00:06:18.340 --> 00:06:26.927 Hz. Ebû Bekr-i Sıddîk'ın yaptığını yapmadıkça kurtulamayız! Kurtuluşun en iyisi, canım feda edemiyoruz canım. 00:06:26.989 --> 00:06:32.740 Canı feda edemeyince hiç olmazsa malı feda et. Malı feda edeme canı, da feda edeme, Sonra de ki; 00:06:32.740 --> 00:06:36.605 "Yâ Rab! Kurtar bizi!" Allah affetsin hepimizi. 00:06:36.745 --> 00:06:43.238 Onun için o profesörün dediğine göre, şimdi Allahu Teâlâ hepimize hayırlı ömürler ihsan buyursun 00:06:43.277 --> 00:06:48.867 ama bu ömrün hepsinin bir sonu var hepimiz için. O sondan kimsenin kurtulacağı yok. 00:06:48.968 --> 00:06:55.315 Bu son geldiği vakitte, ama gelmeden evvel her hüslümanın hazırlanması da yine Peygamberimizin tavsiyesidir. 00:06:55.361 --> 00:07:01.442 Vasiyetini herkes başının ucunda bulundurmalı. Çünkü ölümün ne zaman geleceğini kimse bilmez. 00:07:01.707 --> 00:07:08.532 Sen 80 yaşına kadar yaşayacağım diye durursan olmaz o. Her gün vasiyetin başının ucunda bulunmalı. 00:07:08.844 --> 00:07:12.760 Zamana göre de vasiyetini mütemadiyen değiştirirsin. 00:07:12.760 --> 00:07:17.268 Vasiyetin en güzeli, Allah'a iman ve İslâm'ı çocuklarına tavsiye ettikten sonra, 00:07:17.385 --> 00:07:22.638 bırakacağın vasiyetnamedeki çocuklarına bugün güvenç de yok. 00:07:22.849 --> 00:07:28.802 Katibe adliyede de götürsen yaptırsan ki, "Benim malımın şu kadarı şuraya harcanacak, buraya harcanacak." 00:07:28.873 --> 00:07:34.415 Mirasçıların elindedir o. İsterse senin şeysini takbik ederler isterse etmezler. 00:07:34.485 --> 00:07:41.174 Ama sen hayatında iken bunu kendi elinle yaparsan, gözünü yumup git, âhirete giderken gözün kapalı git. 00:07:41.228 --> 00:07:49.147 Onun için feneri önünde yak, arkaya bırakma. Fırsat önünde, can bedende, senin de kudretin kuvvetin [yerinde.] 00:07:49.147 --> 00:07:57.425 Sen bu miras hakkını vaktinden evvel yapacağın yerlere ayır ver. Sonraya bırakırsan, sona kalır iş derler. 00:07:58.463 --> 00:08:01.419 Bu sülüs, Allah onu bize hak vermiş. 00:08:01.559 --> 00:08:07.406 Mesela benim 3000 lira servetim kalmış, 1000 lirası benim hakkım yani ölünün hakkı. 00:08:07.594 --> 00:08:10.278 İkibini çocuklarımın hakkı ise, bini de benim hakkım, 00:08:10.278 --> 00:08:15.858 istediğim yere tasarrufa Cenâb-ı Hak onda bana izin veriyor. Sen bu bin lirayı istediğin yere harca diyor. 00:08:15.983 --> 00:08:23.145 Cami mi, çeşme mi, çocuklara mı, nereye aklın yetiyorsa oraya bunu harcamakta hürsün diyor. 00:08:23.215 --> 00:08:28.116 E bu hürriyeti Allah bu servette bize verdiği halde biz bunların hepsini unutuyoruz, 00:08:28.155 --> 00:08:31.504 hep kalan mirasçıya kalsın diyoruz. Sonra da o mirasçıya yarıyor mu o? 00:08:31.504 --> 00:08:35.779 Ona da yaramaz. Har vurur harman savurur gider paralar. 00:08:38.143 --> 00:08:51.371 es-Sûmü ve'l-basalü ve'l-kürrâsü min sükki iblîse. Sûm, sarımsak; basal, soğan. 00:08:51.753 --> 00:08:58.620 Şimdi soğan ve sarımsak gıda olarak hepimizin evinde yediğimiz nimettir. 00:08:58.908 --> 00:09:08.401 Yaşı olsun kurusu olsun, pişmiş olsun çiğ olsun. Halbuki kürrâs da böyle pırasa gibi otlar. 00:09:08.580 --> 00:09:19.309 "Ki bunların hepsi iblîs-i aleyhillânenin kokularından bir kokudur." Şimdi o zaman sigara yoktu tabi. 00:09:20.192 --> 00:09:24.497 Sigara yoktu da sigaradan bahsedilmemiştir ama sigaraya şimdi [bunlar kıyas edilebilir.] 00:09:24.559 --> 00:09:34.930 Bu sarımsakla soğan bugün gıda maddesidir. Onsuz yemeklerin tadı da olmaz bir şeysi de olmaz. 00:09:34.930 --> 00:09:40.948 İlla onları yemeklerimize katarız. Kattığımız bu yemeklerde pişince onun kokusu tabiatiyle kaybolur. 00:09:41.200 --> 00:09:48.594 Tabiatıyla kaybolduğu için o zaman mekruhluk kalkar. Mekruh olan kısmı, çiğ olarak yerse ağzımız kokar. 00:09:48.734 --> 00:09:52.867 Bu ağzımızın kokusundan da melekler hoşlanmaz. Çünkü iblisin kokusu dedi. 00:09:53.000 --> 00:09:55.624 İblisin misk kokusu, ona misk gibi. 00:09:55.686 --> 00:10:02.438 Onun kokusunu ağzımızda bulundurmak suretiyle camiye gelmemize de Resûlullah razı olmamıştır. 00:10:02.469 --> 00:10:06.523 Bunu yiyenler namazlarını evlerinde kılsınlar, camiye gelmesinler demiştir. 00:10:06.624 --> 00:10:14.386 Şimdi bu gıda maddesi olan soğanla sarımsağa böyle dendikten sonra, bugün mucidi olan, 00:10:14.463 --> 00:10:20.404 ki buna bid'at, hades denilen bu icada 00:10:20.404 --> 00:10:25.130 Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in hiç de razı olacağını kimse diyemez. 00:10:25.426 --> 00:10:28.635 Kim diyebilir ki bundan Resûlullah razıdır? Kimse diyemez. 00:10:29.127 --> 00:10:37.718 Binâenaleyh sigara haddizatında vücuda hiçbir menfaati yoktur. 00:10:37.928 --> 00:10:42.544 Vücuda menfaati olmadığı gibi bir dumandan ibarettir, zevkî bir iştir. 00:10:42.771 --> 00:10:49.560 Onun zevkine, keyfine aldanaraktan her gün 5-6 lirayı havaya uçururuz. 00:10:49.283 --> 00:10:56.970 Ama bugün 36 milyon müslümanın hiç olmazsa 20 milyonu böyle bunu uçuruyorsa, 00:10:57.964 --> 00:11:02.731 günde tam 80-100 milyon para eder. Yazık değil mi bu bize? 00:11:03.270 --> 00:11:08.273 Yazık değil mi bu bize yani? Bunu aklı olan bir insan yapar mı dersiniz? Katiyen yapamaz. 00:11:08.398 --> 00:11:10.834 Bir hayra beş kuruşu vermeyi kıskanıyoruz. 00:11:11.146 --> 00:11:19.140 Her gün bu iblis-i aleyhillânenin icadı olan sigaraya dünya kadar para vererekten kendimizi de, 00:11:19.140 --> 00:11:26.960 cemiyetimizi de zarara sokuyoruz. Hem sıhhatimiz bozuluyor. Geçen de söylemiştim. 00:11:27.850 --> 00:11:34.515 Altın Parçaları sözleri namındaki kitabın içinde bilmem kaçıncı şeysiydi. 00:11:35.179 --> 00:11:42.733 Altı damla zehir kelbi öldürür diyor, 10 damlası da deveyi öldürür diyor. 00:11:42.990 --> 00:11:50.202 Bu kadar menkus olan bu şeye dünya bugün müptela. Biz başka dünyada müptela. 00:11:50.202 --> 00:11:55.180 Herkes buna müptela olmuş, bir dert yani. Hastalık, hastalığın nevi var. 00:11:55.315 --> 00:12:02.900 Allah Ümmet-i Muhammed'i bâhusus bu dertten kurtarsın. Başka diyeceğimiz olmaz tabi. 00:12:03.809 --> 00:12:09.330 En zararlarından birisi de, bu şeytanı aleyhillânenin kokusu olduğundan dolayı, 00:12:09.149 --> 00:12:15.265 meleklerin oraya sokulmamasına vesile olur. Meleğin sokulmadığı yere şeytan sokulur. 00:12:15.475 --> 00:12:23.211 Bu da hatırında olmalı insanların. Allah esirgeye, hepimizin bir son nefesi var ya. 00:12:23.320 --> 00:12:29.590 O son nefesimizde melekler yanımızda olmaz da şeytan yanımızda olur da bizi kandırırsa, 00:12:29.120 --> 00:12:36.408 bizi başka şeylerle meşgul ederekten, Allah esirgeye, o cevheri imana tasallut ederse ne olur halimiz acaba? 00:12:36.978 --> 00:12:47.806 Onun için havâtır dört çeşit: Birisi melek tarafından gelir. Birisi şeytan tarafından gelir. 00:12:48.470 --> 00:12:56.186 Birisi nefis tarafından gelir. Birisi de hak tarafından gelir. Melek tarafından gelene ilham derler. 00:12:57.506 --> 00:13:03.892 Şeytan tarafından gelene havâdis derler. Nefis tarafından gelene de vesvese derler. 00:13:04.938 --> 00:13:07.690 Haktan gelen de haktır. 00:13:07.678 --> 00:13:13.513 Ama bunun hangisi hak, hangisi nefisten, hangisinin şeytandan, 00:13:13.653 --> 00:13:25.492 hangisinin melekten olduğunu ayırtacak erbâb pek azdır. Pek azdır, ayıramaz insan. 00:13:26.171 --> 00:13:36.353 Her hatırına geleni, "Evet içime böyle geldi ilhamdır." diyerekten saplanır kalırsan çukura gider insan. 00:13:36.837 --> 00:13:41.643 Onun hangisinin iyi hangisinin kötü olduğunu seçecek kuvvetli iktidar, 00:13:41.744 --> 00:13:45.968 ilimde yüksek mertebelere nail olduktan sonra olur. 00:13:46.920 --> 00:13:50.823 İlimde yüksek mertebelere erişmemiş insanlar daima aldanır burada. 00:13:51.151 --> 00:14:01.912 Onun için daima o anda şeytan, nefis insanlara çeşit çeşit vesveselerle, hâtıralarla insanı meşgul ederler. 00:14:02.325 --> 00:14:06.629 E melek de sokulmuyor yanına, bak nasıl güzel aldatıyor seni o zaman. 00:14:08.441 --> 00:14:14.625 Onun için bize, "Mevtalarınız öleceği vakitte başında Yasin okuyun." derler. Güzel kokular yakın. 00:14:14.780 --> 00:14:20.421 Niçin? Meleklerin celbine vesile olsun da gönlüne fena şeyler değil iyi şeyler gelsin. 00:14:20.600 --> 00:14:26.130 Bu iyi şeylerden birisi lâ ilâhe illallah Muhammed'ün Resûlullah ile meşgul olur, 00:14:26.130 --> 00:14:29.312 o suretle de çekilir gider bu dünyadan. Ne güzel saadet! 00:14:29.391 --> 00:14:33.985 E o hatıralar gönlüne gelmek için güzel kokular lazım. 00:14:34.700 --> 00:14:39.637 E buna alışmış insanın ondan kurtulması da, Allah esirgesin, çok zor. 00:14:39.792 --> 00:14:44.865 Onun için daha çocukluk devresinde iken bu gibi fena şeylere alışmamak lazım. 00:14:44.936 --> 00:14:50.209 Alışırsa da çabuk ondan kurtulmak için çare bulmak, aramak lazımdır ki çok mücahede ister. 00:14:51.538 --> 00:15:03.212 el-Câru ehakku bi-şüf'ati cârihi yüntezaru bihâ ve in kâne ğâiben izâ kâne tarîkuhumâ vâhiden. 00:15:04.500 --> 00:15:13.777 Câr, komşudur. Komşu hakkında Buhârî hadislerinin içerisinde çok geniş tafsilat vardır. 00:15:14.121 --> 00:15:24.900 Komşu hakkı çok mühimdir. Komşun isterse gavur olsun, isterse yahudi olsun, isterse fasık olsun, 00:15:24.524 --> 00:15:33.204 ister facir olsun, ister âbid olsun. Ne olursa olsun o komşunun şeysi nisbetinde hakkı vardır. 00:15:33.274 --> 00:15:37.233 Gavursa komşunun bir hakkı vardır. Müslümansa iki hakkı vardır. 00:15:37.288 --> 00:15:43.624 Akraba ise üç hakkı vardır. Komşuluk hakkı. E bu böyle olduktan sonra bakınız şimdi; 00:15:43.693 --> 00:15:53.394 el-Câru ehakku bi-şüf'ati cârihi. "Komşunun evi satılıyor, evvela komşunun hakkı o evi almak." 00:15:53.753 --> 00:16:00.227 Komşuya soracaksın; "Ben eve satıyorum yahu, sana lazım mı?" O alırsa tabi. 00:16:00.227 --> 00:16:06.379 Almadığı takdirde o zaman satacağın tarafa ilan edeceksin. Komşularına bir kere evvela danışmak lazım. 00:16:08.350 --> 00:16:15.325 Hatta o Buhârî şârihilerinde ileriye giderekten, komşudan başka demiş mahallelinin de hakkı. 00:16:15.434 --> 00:16:18.184 Mahalleden başka memleketinde hakkı. 00:16:18.270 --> 00:16:23.338 Şimdi başka bir memleketten gelmiş bir adama satmaktansa memleketin yerlisine satmak. 00:16:24.150 --> 00:16:30.168 Mesela mahallenden alacak yok, komşundan alacak yok, memleketin yerli halkından alacak yok. 00:16:30.246 --> 00:16:35.675 O zaman istediğine satacaksın. Bu kadar incelemişler yani. Niçin? 00:16:35.822 --> 00:16:40.317 E bundan birçok faydalar ve birçok zararlar da doğabilmektedir. 00:16:40.317 --> 00:16:50.920 Onun için ev almadan evvel komşuyu al. Komşu al. "Evvela komşu sonra ev" derler. Evvela komşu, sonra ev. 00:16:52.867 --> 00:16:55.329 Ve in kâne ğâiben diyor bak. 00:16:55.618 --> 00:17:00.619 Komşu ama yok burada, hacca gitmiş yahut uzak bir yere sefere çıkmış, yok. 00:17:00.728 --> 00:17:06.661 Evi de satacağım komşuya da danışmaya şey yok. Komşu yok burada, gitmiş bir yere. 00:17:06.746 --> 00:17:13.359 Gelinceye kadar bekle diyor. Gelinceye kadar bekle, o komşunun rızasını al ondan sonra sat. 00:17:13.422 --> 00:17:23.906 Hatta şimdi aklımda kalmadı ya. Satacak zâtın birisinin evine talip olmuş birisi, ben alırım senin evini demiş. 00:17:23.975 --> 00:17:29.870 Ne kadar? İte o zaman ki parayla yüksek bir fiyata razı olmuş. Satacak ona. 00:17:30.105 --> 00:17:35.178 Komşusu gelmiş demiş ki; "Yahu ben varım, ben varım. Ben varken niye satıyorsun ona? 00:17:35.342 --> 00:17:40.328 Ama demiş bu kadar veriyorlar, çok veriyorlar. Ben bu kadar veremem demiş. 00:17:40.695 --> 00:17:44.312 Çok aşağısına, ancak ben bu kadar verebilirim demiş. 00:17:44.656 --> 00:17:51.546 Şimdi diyor ki zât; "Ben Resûlallah'tan eğer duymasaydım bunu, ki ona verirdim. 00:17:51.616 --> 00:17:56.206 Fakat bunu bildiğim için şimdi ben ona vermem, senin istediğin fiyata sana veririm diyor. 00:17:56.573 --> 00:18:02.818 Ve onun istediği fiyata komşuluk hakkı için, yani inatlık da yapmıyor, ona devrediyor malını. 00:18:02.927 --> 00:18:05.877 Bu kadar komşu hakkı mühim. 00:18:06.550 --> 00:18:15.930 Bu yukarıki hadis Câbir radıyallahu anh'ten. Alttaki hadis de Hz. Ali radıyallahu anh'ten. 00:18:16.240 --> 00:18:19.143 el-Câru kable'd-dâri ve'r-rafîka kable't-tarîki ve'z-zâde kable'r-rahîli. 00:18:19.229 --> 00:18:24.726 Şimdi komşu evden evvel. Ev alacağım ama evvela komşuları bir tetkik edeyim bakayım. 00:18:24.726 --> 00:18:28.631 Bu komşular benim mizacıma uygun mudur değil midir. 00:18:28.936 --> 00:18:33.248 Onu tahkik edersin, ha bu komşular iyi, bunlarla güzel geçim olur. 00:18:33.248 --> 00:18:36.977 Müslümandır da, iyidirler, ben bu eve talip olurum. 00:18:37.110 --> 00:18:45.561 Ama alacağın evin etrafındaki komşulara baktın ki hepsi başka âlemin komşuları. O evi de ucuz verecek. 00:18:45.623 --> 00:18:50.938 Yok, bu ucuz da olsa bana yaramaz o ev. Evvela komşuyu bulacak. 00:18:51.240 --> 00:18:56.948 Ve'r-rafîku kable't-tarîki. "Yola çıkacaksın, yola çıkacağın vakitte bir arkadaş arayacaksın kendine. 00:18:57.420 --> 00:19:00.589 Evvela arkadaşı arayacaksın sonra yola çıkacaksın." 00:19:00.847 --> 00:19:05.654 Öyle önüne gelen rastgele insanla arkadaşlık yapmak caiz değil, doğru değil yani. 00:19:05.723 --> 00:19:08.616 Evvela arkadaşını bul sonra çık yoluna. 00:19:08.765 --> 00:19:14.619 Arkadaşını bul, kendisine itimat olunur, güvenilir, yardımı olur, her şeysi olur. 00:19:14.696 --> 00:19:19.491 Ha o adamı arkadaş edinirsin, refik edinirsin, ondan sonra yola gidersin. 00:19:19.491 --> 00:19:22.649 Ben yolda rast gelirim birisine de arkadaşlık ederim dersen aldanırsın. 00:19:22.969 --> 00:19:29.350 Ve'z-zâde kable'r-rahîli. Şimdi azık lazım yanımızda. Paraları hazırlamak lazım hacca gideceğiz. 00:19:29.467 --> 00:19:32.403 Hacca yola çıktıktan sonra para hazırlanır mı? 00:19:32.441 --> 00:19:37.286 Filan yerde benim alacağım vardı, onu alayım da, alarım filan. Ümit ile gidiyor. Olmaz o iş. 00:19:37.371 --> 00:19:43.146 Evvela parayı cebine koy. Oradan alabileceğini al, ne âlâ. Alamadığın takdirde ne yapacaksın sonra orada? 00:19:43.896 --> 00:19:48.930 Ne güzel buyurmuşlar. Şimdi yine buyuruyor; 00:19:48.930 --> 00:19:52.407 el-Câru sittûne dâran an yemînihi ve sittûne an yesârihi ve sittûne halfehu ve sittûne kuddâmehu. 00:19:52.407 --> 00:19:56.840 Başka rivayetlerde 40 da vardır, buradaki rivayette 60. 00:19:56.981 --> 00:20:02.671 el-Câru sittûne dâran. "Komşu 60 evdir." Sittûne dâran an yemînihi. "Altmış ev sağdan." 00:20:02.764 --> 00:20:09.585 Ve sittûne an yesârihi. "Altmış ev soldan." Ve sittûne halfehu. "Arka taraftan altmış." 00:20:09.749 --> 00:20:13.528 Ve sittûne kuddâmehu. "Ön taraftan da 60 ev." 00:20:13.676 --> 00:20:23.264 4 x 60 = 240 ev bir evin komşusudur. Etraf-ı erbaası ile beraber 240 ev. 00:20:23.365 --> 00:20:31.697 Şimdi bu 240 kişinin böyle istediğin gibi onlarla muaşeret edebilme, 00:20:31.775 --> 00:20:40.324 hüsn ü muaşeret edebilme imkânını bulacak bir evi bulmak insan için çok büyük bir nimettir yani. 00:20:42.616 --> 00:20:48.406 Onun için bu komşunun şeysin de diyor ki, Müslimen kâne ev kafiren. 00:20:48.500 --> 00:20:52.980 "İsterse komşu müslüman olsun isterse kâfir olsun." 00:20:53.167 --> 00:20:57.970 Abiden ev fâsıkan. "İster âbid olsun ister fasık olsun." 00:20:57.970 --> 00:21:02.237 Sıddîken ev adüvven. "İster dostun olsun ister düşmanın olsun." 00:21:02.430 --> 00:21:07.728 Karîben ev ecnebiyyen. "İsterse yakının olsun isterse başkası olsun." 00:21:08.173 --> 00:21:15.840 Karibü'd-dâr ve ba'îdü'd-dâri. "İsterse bir ev yakınında olsun ister 60. 00:21:15.840 --> 00:21:18.780 ev, uzaktaki olsun, hepsi komşudur." 00:21:19.359 --> 00:21:23.214 Onların hepsinin hakkına riayet etmek ile mükellefiz. 00:21:23.269 --> 00:21:28.505 Hasta olduğu vakitte gideceğiz, "Geçmiş olsun arkadaş. Allah şifa versin sana. 00:21:28.543 --> 00:21:32.466 Var mıydı darlığın, zorluğun?" diye hatırını sormak mecburiyetindeyiz. 00:21:33.208 --> 00:21:41.304 Allah esirgeye dünyasını değiştirirse gideceğiz cenazesinde bulunacağız, evini taziye edeceğiz. 00:21:41.374 --> 00:21:44.772 Bu cenaze olduğu gün onun evine ekmekler, yemekler yollayacağız. 00:21:44.826 --> 00:21:49.547 O yemekleri yaptırıp yedirecek değil. Bu İstanbul'un yanlış bir âdeti var. 00:21:49.624 --> 00:21:55.205 Cenazesi oluyor, orada güzel helvalar yapıyorlar. Helva seviniş alametidir. Yedirirsen herkeste sevinç var. 00:21:55.315 --> 00:21:59.450 Öldü diye seviniyor musun, babam gitti dünyadan diyerekten helva yediriyorsun âleme? 00:21:59.614 --> 00:22:05.370 Bu komşuların hakkıdır. Komşular o gün tatlı tuzlu bir şeyler pişirecekler, ev çünkü matem halindedir. 00:22:05.448 --> 00:22:10.312 Onun acısı var, yemek yapmaya vakit bulamaz. Yapamaz da, eli de varmaz. 00:22:10.337 --> 00:22:16.419 Binâenaleyh komşu onu derhal gözetleyecek ve onu sıkıntıdan kurtaracak. 00:22:18.146 --> 00:22:24.625 Bu 60 hane içerisinde, hiç olmazsa 40 hane içerisinde bunları gözetlemek ile memuruz. 00:22:24.625 --> 00:22:30.537 Bunu yapmadığımızın cezasını bugün de çekeceğiz yarın da çekeceğiz. Bundan kendimizi katiyen kurtaramayız. 00:22:30.677 --> 00:22:37.110 Onun için Müslümanlık yekpare dedikleri vakitte, hangi yekparelik olduğunu hâlâ anlayamıyoruz. 00:22:37.415 --> 00:22:43.660 Canım şu vücut bak, el ayrı, ayak ayrı, göz ayrı, kaş ayrı fakat hepsi bir vücudun malıdır. 00:22:43.707 --> 00:22:45.519 Hepsi bu vücuda hizmet ederler. 00:22:45.519 --> 00:22:51.109 Müslümanlıkta da zengin fakir, zayıf, büyük küçük, alim cahil hepsi Müslümanlığın hizmetçisidir. 00:22:51.202 --> 00:22:53.130 Hepsi Müslümanlığın hizmetçisidir. 00:22:53.980 --> 00:22:58.581 E biz bir camiye gireriz de, bir camide birbirimizle ünsiyetimiz olmazsa bırak başka tarafı artık. 00:22:58.691 --> 00:23:02.936 Bir cami halkının birbiriyle ünsiyeti olmazsa bırak başka tarafı! 00:23:04.760 --> 00:23:09.681 Allah o benlikten, o kusurdan bizleri kurtarsın. 00:23:11.726 --> 00:23:17.504 el-Câlibu merzûkun ve'l-muhtekiru mel'ûnun. Bakın şimdi! 00:23:17.675 --> 00:23:25.203 el-Câlibu. "Memlekete yiyecek getiren." Dışarıdan temin ediyor memlekete yiyecek getiriyor. 00:23:25.711 --> 00:23:29.100 "Bu indi ilahiyede merzuktur, güzel bir iştir." 00:23:29.188 --> 00:23:33.859 Memleketi hiç sıkıntıya sokmuyor, yiyeceği ihtiyacı dışarıdan temin ediyor. 00:23:33.859 --> 00:23:41.337 Vasıtaları var, getiriyor memlekette rahat rahat geçiniyorlar. Bazı aç gözlü ve açık gözlü. 00:23:41.579 --> 00:23:47.890 Aç gözlü değil de kör gözlü diyeceğiz ona. Aç gözlü, getirmiş malı saklıyor. 00:23:47.666 --> 00:23:52.917 Arkası da gelmeyecek, onu anlıyor belki saklıyor. Niçin? 00:23:52.917 --> 00:23:59.100 Bugün bir liraysa, yarın yokluk, herkes koşacak bunu almak için. O iki lira. 00:23:59.500 --> 00:24:04.400 Onu iki liraya satacak, çok para kazanacak, birkaç apartman yaptıracak. 00:24:04.316 --> 00:24:11.629 Daha söyle yapacak böyle yapacak. Fakat bugün tepesine binecek düşmanını kendi eliyle hazırlıyor. 00:24:11.708 --> 00:24:16.170 Bugünkü kendi düşmanını kendi eliyle hazırlıyor demektir o. 00:24:16.260 --> 00:24:25.759 Yani bugünkü başımıza gelenler hep o muhtekirlerin başımıza açtıkları beladır. Nedir bu muhtekir? 00:24:25.821 --> 00:24:32.175 Mel'ûnün. "Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in lisanından lanet olunmuş." 00:24:32.175 --> 00:24:35.847 Allahu Teâlâ'nın rahmetinden uzak olması isteniyor. Niçin? 00:24:35.847 --> 00:24:40.233 Mü'min muvahhid kardeşlerine, müslüman kardeşlerine, bâhusus kim olursa olsun 00:24:40.208 --> 00:24:44.710 memlekette yaşayan insanların, beşeriyetin zararına çalışıyor kendi menfaati için. 00:24:44.735 --> 00:24:50.213 Kendi menfaati için beşeriyetin zararına çalışan bu adam Allah'ın rahmetinden uzak olmaya layıktır elbette. 00:24:50.954 --> 00:24:54.488 Niçin? Onun parası kendisine de yaramayacak. 00:24:54.598 --> 00:24:56.746 Kendisine yarayacak mı sanki, kendisine de yaramayacak. 00:24:57.300 --> 00:25:03.376 Kendisine yaramadığı gibi müslüman kardeşlerine de, o memlekette yaşayan insanları da sıkıntıya, 00:25:03.376 --> 00:25:09.375 zorluğa, darlığa soktuklarından dolayı bunlara muhtekir denmiş. Ve bu ihtikarından dolayı da lanetlenmiştir. 00:25:09.422 --> 00:25:12.610 Lanet şeytanadır. Le'anehullah. 00:25:12.248 --> 00:25:15.263 Yahudiye de lanet olunur, fakat müslümana lanet yakışmaz 00:25:15.263 --> 00:25:19.650 ama Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bu muhtekire lanet etmiştir. 00:25:19.900 --> 00:25:32.493 Allah cümlemize kanaat, sabır, selamet, ihsan buyursun. Güzel ahlakların hepsini ihsan buyursun. 00:25:32.648 --> 00:25:39.246 Bu ihtikar elbette kötü bir huydur. Allah ondan bizi de Ümmet-i Muhammed'i de muhafaza buyursun. 00:25:39.745 --> 00:25:44.951 el-Câhiru bi'l-kur'âni ke'l-câhiri bi's-sadekati ve'l-müsirru bi'l-kur'âni ke'l-müsirri bi's-sadekati. 00:25:45.810 --> 00:25:55.241 el-Câhiru. "Açık okuyor." Hafızların da okuduğu gibi Kur'ân-ı Azîmüşşan'ı sesli okuyor diğerleri de dinliyor. 00:25:55.568 --> 00:26:02.389 Ke'l-câhiri bi's-sadekati. "Bu adamın misâli sadakaya açıktan açığa veriyor." 00:26:02.709 --> 00:26:10.339 Sadakayı açıktan açığa herkesin gözü önünde veriyor ki, benim verir bir adam olduğumu herkes de görsün. 00:26:11.120 --> 00:26:16.478 Riyakar olmamak şartıyla bu teşvik yolu, ben veriyorum siz de verin gibi. 00:26:16.743 --> 00:26:21.421 Başkalarına da numune olmak suretiyle cehren böyle sadakasını veren insan, 00:26:21.421 --> 00:26:25.215 Kur'ân-ı Azîmüşşan'ı böyle cehren okuyan adam bunun gibidir. 00:26:25.355 --> 00:26:29.142 Ve'l-müsirru bi'l-kur'âni ke'l-müsirri bi's-sadekati. 00:26:29.337 --> 00:26:35.177 "Biri de sadakasını veriyor ama kimseye göstermiyor. Kimseye göstermeden gizlice veriyor. 00:26:35.278 --> 00:26:40.563 Bu da Kur'ân-ı Azîmüşşan'ı okurken gizli kendi kendine okuyor. Bu da onun gibidir." 00:26:40.633 --> 00:26:48.850 Bu da tabi riyadan salimdir ve tabi sevabı da ona göredir. 00:26:48.679 --> 00:26:57.747 Şimdi buna dikkat ediniz;El-cefâü küllü'l-cefâi ve'l-küfru ve'n-nifâku: 00:26:57.747 --> 00:27:06.259 men semia münâdiyallâhi yünâdî bi's-salâti ve yed'ûne ile'l-felâhi fe-lâ yücîbühu. 00:27:06.259 --> 00:27:13.435 Ahmed b. Hanbel ve İbn Hibban Muaz b. Enes radıyallahu teâlâ ahn'ten. 00:27:14.122 --> 00:27:18.324 Cefa. Bilirsiniz hepiniz. Türkçe bir kelime Türkçede kullandığımız cefa. 00:27:18.479 --> 00:27:22.604 "Bana cefa yapma" deriz ya. Eziyet yapma yani cefa etme. 00:27:22.908 --> 00:27:31.670 Küllü'l-cefâi. "Bütün eziyetlerin, cefaların başı." Ve'l-küfrü. "Küfran-ı nimet." 00:27:31.504 --> 00:27:37.204 İnsanın nimete şükretmesi gerek. Nimete şükrü olmayınca küfran-ı nimet oluyor o. 00:27:37.406 --> 00:27:49.272 "Küfran-ı nimet." Ve'n-nifâku. "Münafıklık alameti." Münafık ameli ediyor, nifak ameli. Nedir bunlar? 00:27:49.366 --> 00:27:57.507 Men semia münâdiyallâhi. "Allahu Teâlâ'nın müezzininin sesini duyuyor." 00:27:57.615 --> 00:28:09.890 Yünâdî bi's-salâti. "Namaza davet ediyor." Ve yed'ûne ile'l-felâhi. 00:28:09.890 --> 00:28:16.628 Hayyaalessalah, hayyaalel-felah diyerekten davet ediyor." Fe-lâ yücîbühu. "Ona da icabet etmiyor." 00:28:16.808 --> 00:28:24.158 En büyük cefa, en büyük küfran-ı nimet, en büyük nifak bu davete icabet etmemektir. 00:28:25.564 --> 00:28:32.504 Bu davete icabet etmemenin zararının ne kadar büyük olduğunu herkes kendisi muhakkak iyi bilir. 00:28:32.808 --> 00:28:37.200 Namaz mâlum ibadetlerin başıdır. 00:28:37.723 --> 00:28:45.560 Çok ibadet var ya; zikirler, tesbihler, sadakalar, hayırlar, hasenatlar hep ibadet kısmında ise de 00:28:45.118 --> 00:28:55.886 bu ibadetlerin başı namazdır. Namazın başı da imandır. İmandan sonra ikinci olaraktan namaz gelir. 00:28:56.261 --> 00:29:03.461 Namaz baş misalidir, baş olmayınca elin ayağın hiç kıymeti yoktur. 00:29:03.805 --> 00:29:10.300 Elin, ayağın, vesaire diğer azalarının hiçbirisinin kıymeti yoktur. Çünkü başsızdır. 00:29:10.760 --> 00:29:15.610 Baş olmayınca [hayat olmaz.] Hayat başla kaimdir. Baş kesilince hayat söner. 00:29:15.170 --> 00:29:20.932 Kolun kesilirse yaşarsın, ayağın kesilirse yine yaşarsın. Böbreğinin bir tanesi alınırsa yine yaşarsın. 00:29:21.111 --> 00:29:24.487 Ciğerini yararlar bir parçası kalır yine kurtulursun. 00:29:24.487 --> 00:29:29.749 Mideni keserler bir parçası kalır yine kurtulursun. Fakat baş olmazsa kurtuluş yok onda. 00:29:29.889 --> 00:29:35.196 Binâenaleyh namaz olmayınca hiçbir şey olmuyor yani. Onun için küfran-ı nimettir diyor. 00:29:35.703 --> 00:29:44.214 Onun için çocuğuna kendin evvela numune ol, çoluk çocuk herkesi bu namaza daha küçük yaşlarında alıştırmak 00:29:44.214 --> 00:29:49.674 ve sonra üzerinde onu temadî ettirmek lazımdır ki büyüdükten sonra da bırakmasın. 00:29:50.880 --> 00:30:00.652 el-Cemâlu fi'r-raculi'l-lisânü. İnsanın cemali dedikleri şu yüzündeki güzellik var ya. 00:30:00.886 --> 00:30:07.654 Şu güzellik herkeste bir Allah'ın verdiği güzellik vardır, bir cemal. "Cemaline âşık oldum." derler ya. 00:30:07.825 --> 00:30:11.681 Onun güzellik gözünde, kaşında, sözünde, dilinde, her tarafında. 00:30:11.798 --> 00:30:17.139 Fakat Cenâb-ı Peygamber bunu, bu cemalin nasıl olduğunu bize tarif ederken; 00:30:17.217 --> 00:30:22.770 el-Cemâlu fi'r-raculi'l-lisânü. "Asıl güzellik adamın dilindedir." diyor. 00:30:23.192 --> 00:30:26.979 Bir adamın dili güzel mi, onun her şeyi de güzeldir. 00:30:27.126 --> 00:30:33.872 Dili bozuk mu, isterse yüzü ay parçası gibi olsun kıymeti yoktur. Onun için dilin güzelliği [çok kıymetlidir.] 00:30:33.910 --> 00:30:38.854 İnsan kendini daima iyi sözlere alıştırmalı, güzel söz söylemeye alıştırmalı. 00:30:38.916 --> 00:30:45.398 Güzel sözden murat, edebiyat taslaklığı değildir ha. Şairane bir konuşma değildir. 00:30:45.476 --> 00:30:53.170 Güzel söz, kimsenin hatırını, gönlünü yıkmayacak derecede güzel bir ifade-i meram ederekten konuşmak. 00:30:53.521 --> 00:31:00.323 Hatır yıkmamak, gönül kırmamak suretiyle olan idare-i kelama lisanda cemal derler. 00:31:01.580 --> 00:31:05.611 Bunu bir hadiste de daha şöyle ifade ediyor Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem. 00:31:05.806 --> 00:31:10.389 el-Cemâlu savâbü'l-makâli bi'l-hakki ve'l-kemâlü husnü'l-fiâli bi's-sıdki. 00:31:10.537 --> 00:31:17.977 Sözün de, sözün bazı yalanı olur, bazısı da gevezesi olur, boş sözler olur. Bunların hiçbirisi değil. 00:31:18.240 --> 00:31:20.694 el-Cemâlu savâbü'l-makâli bi'l-hakki. 00:31:20.794 --> 00:31:27.694 "Hak sözü söyleyebilmek, hak sözü söyleyebilmek cemalin, güzelliğin tam kendisidir." 00:31:27.794 --> 00:31:34.570 Hak sözü söylemek... Daha? Ve'l-kemâlü. İnsandaki kemal nedir? 00:31:34.640 --> 00:31:44.125 Husnü'l-fiâli. "Onun fiillerinin yani hareketlerinin güzel olması onun kemalinin alametidir." 00:31:44.476 --> 00:31:51.687 Sözünün doğru olması güzelliğinin alameti, hareketlerinin de güzel olması kemalinin alametidir. 00:31:52.195 --> 00:31:58.261 Kötü yerlere gitmiyor, kötü yerler de bulunmuyor, münasebetsiz hareketleri yok, 00:31:58.550 --> 00:32:03.126 kimseyle kavgası gürültüsü yok. Kimseyi incitmiyor. O işte hüsn ü fiâl. 00:32:03.648 --> 00:32:10.172 Bi's-sıdki. "Buna da uydurma değil sadakatle bu halinde bulunuşudur." 00:32:10.343 --> 00:32:18.747 Ki, bu Cenâb-ı Peygamber Efendimiz'in amcaları Hz. Abbas radıyallahu anh huzuru saadete gelmiş, 00:32:18.747 --> 00:32:21.822 Peygamber Efendimiz'in huzuruna geliyor. Fakat; 00:32:21.822 --> 00:32:25.837 Fe-aleyhi sıyabu'l-biyd. "Yeni güzel bir beyaz elbise giymiş." 00:32:26.203 --> 00:32:30.802 Mâlum beyaz güzel elbise, güzelliğe güzellik ilave eder. 00:32:31.440 --> 00:32:34.358 Fe-tebesseme'n-nebiyyü sallallahu aleyhi ve sellem. 00:32:34.584 --> 00:32:39.356 "Resuli Ekrem onu öyle görünce, beyaz ve güzel elbise ile tebessüm buyurmuşlar." 00:32:39.700 --> 00:32:43.436 Tebessüm buyurmuşlar demiş ki o zaman Hz. Abbas; 00:32:44.468 --> 00:32:52.780 Mâ yedhakuke yâ Resûlallah. "Niçin tebessüm buyurdunuz yâ Resûlallah?" 00:32:52.515 --> 00:33:00.439 Kâle cemâlüke. "Senin şu güzelliğin benim hoşuma gitti de onun için tebessüm buyurdum." 00:33:00.641 --> 00:33:04.206 "Güzelliğin hoşuma gitti; cemalin güzel, esbabın güzel, 00:33:04.206 --> 00:33:07.840 hoşuma gittin ondan dolayı tebessüm buyurdum." buyurmuşlar. 00:33:09.285 --> 00:33:12.931 Ve ma'l-cemâlü. "Bu güzellik dediğin nedir yâ Resulallah?" 00:33:13.100 --> 00:33:16.950 Savâbü'l-makâli bi'l-hakki. "Hak sözü söyleyebilmek doğru olaraktan." 00:33:16.950 --> 00:33:20.440 Ve'l-kemâlü husnü'l-fiâli bi's-sıdki. "Ve sıdk ile güzel hareketlerine 00:33:20.440 --> 00:33:23.154 devam ederek yaşamak güzellik iktizasıdır." buyurmuştur. 00:33:26.460 --> 00:33:35.840 el-Cumuatü. "Cuma namazı." Bir sûremiz vardır, ismine Sûre-i Cuma derler. 00:33:35.910 --> 00:33:49.270 Biz cuma deriz ona ama aslında cümü'ah. Bu cuma işte haftada bir kere gelen günün adıdır. 00:33:49.457 --> 00:33:57.451 Fakat asıl orada o günde kıldığımız cuma namazıdır. Bu kıldığımız cuma namazı iki rekattır. 00:33:57.724 --> 00:34:06.724 "Bu iki rekât olan cuma namazı." Keffâratün limâ beynehâ ve beyne'l-cumuati'l-letî kablehâ. 00:34:08.210 --> 00:34:15.890 "Bu, bundan bir evvelki haftada kıldığımız cuma ile bugün kıldığımız cumanın arasında, 00:34:15.890 --> 00:34:19.310 beşeriyet iktizası hatalarımız, kusurlarımız olmuştur. 00:34:19.171 --> 00:34:28.321 Bu cuma namazını kılmak suretiyle bu hatalarımızın kefareti olur yani silinmesi olur, Cenâb-ı Hak siler onu." 00:34:28.469 --> 00:34:34.873 Daha? Ve ziyâdetü selâseti eyyâmin. "Aynı zamanda bire 10 olduğu için, haftada yedidir. 00:34:34.936 --> 00:34:43.771 Üç ilavesi var 10 güne muâdildir." On günlük hatalara muâdil olur bir cuma namazını cemaatle kılabilmek. 00:34:44.607 --> 00:34:48.903 Bu namaz bahislerinde geçerken yine sizden ricam olsun. 00:34:48.997 --> 00:34:55.185 Burada bir sabah namazını cemaatle kılar, sabah namazından sonra da işrak vaktine kadar 00:34:55.262 --> 00:35:02.649 Kur'an okumak suretiyle veyahut zikretmek suretiyle, tesbih çekmek suretiyle oturur da iki rekâtı kılar gidersen; 00:35:02.765 --> 00:35:09.463 vaktin müsaitse, halin de müsaitse, sıhhatin de müsaitse bunu yapabildiğin takdirde; 00:35:09.463 --> 00:35:15.332 hem bir hac ve umre sevabını alırsın, hem de rızkın senin arkandan böyle koşarak gelir. 00:35:15.394 --> 00:35:21.269 Rızkın senin arkandan koşaraktan gelir! Sen rızkını aramakla değil sana rızık koşar da gelir. 00:35:21.894 --> 00:35:25.752 Canım rızık koşar da gelir mi? Ona hiç şüphen olmasın. 00:35:25.955 --> 00:35:31.871 Saatlerimiz vardır eskiden, bilmem yine bulursunuz. İki tane zincir vardır saatlerde, topları vardır. 00:35:32.190 --> 00:35:40.888 O topun birisi iner zincir yukarıya çıkar, top aşağıya iner zincir yukarıya çıkar. Ömürle rızık böyle müsavidir. 00:35:41.670 --> 00:35:48.748 Ömür aşağıya iner rızık yukarıya çıkar, rızık yukarıya çıkar ömür aşağı iner. Rızık biter ömür de biter. 00:35:49.355 --> 00:35:54.558 Binâenaleyh rızkı varken bir insanın velev bir habbecik olsun o insan ölmez. 00:35:54.661 --> 00:36:00.254 O rızık bitecek ondan sonra can çıkacaktır. Sonra güzel bir tabir daha vardır. 00:36:00.254 --> 00:36:08.983 Bu biz ölüm deriz ya. Bu ölüm yokluk değildir. Müslüman hiçbir zaman ölmez ha. Ölüm müslümana ait değildir. 00:36:09.755 --> 00:36:21.945 Ölümde, köpek öldü derler, kedi öldü bizim derler. Hayvana mahsustur bu ölüm lafı. "İnsan göçtü" derler. 00:36:22.281 --> 00:36:29.175 İnsan için filan âhirete göçtü ederler. Yani naklediyor artık. Dünyadan ahirete nakildir. 00:36:29.230 --> 00:36:31.720 Müslüman hayvan gibi değildir. 00:36:31.181 --> 00:36:34.911 Ölü lafının müslümanın kullanılması câiz değildir, doğru değildir yani. 00:36:35.430 --> 00:36:40.625 Ölünün asıl mânâsı göçmek manasındadır, yoksa yok oldu manasında değildir. 00:36:41.407 --> 00:36:46.969 Onun için dünya muhakkak hepimizin bir son dakikası var. 00:36:47.195 --> 00:36:50.320 Bu son dakikamızın hangi dakika olduğunu kimse bilmez. 00:36:50.405 --> 00:36:58.125 İşte kimisi gençlik anında, kiminin trafik derler, kimisine kaza derler, kimisine sekteyi kalp derler, 00:36:58.203 --> 00:37:03.503 kimisine bilmem ne derler, patlamış derler çatlamış derler. Bakarsın bir anda gider artık insan. 00:37:03.659 --> 00:37:10.620 Onu hiç kimsenin bildiği yok. Binâenaleyh herkes her an hazır olmak mecburiyetindedir. 00:37:10.713 --> 00:37:17.779 Dünya muhakkak bitecek. Ne kadar itinalı olursan ol, 70-80, veleddâllin amin. 00:37:17.990 --> 00:37:24.921 E ondan sonra? Âhiret. E âhiretin için ne yaptın? Namaz yok, oruç da yok, bir şey de yok. 00:37:25.460 --> 00:37:28.878 Âhirete böyle bomboş gitmek ne kadar büyük acılı bir şeydir. 00:37:29.159 --> 00:37:34.826 Men câe bi'l-haseneti fe-lehû aşrun emsâlihâ. 00:37:34.896 --> 00:37:41.350 "Her kim ne şekilde olursa olsun bir hayrı yaptı mıydı ona mükâfat en azı 10'dur." 00:37:41.606 --> 00:37:46.569 Çoğunun hududu yoktur. Azı on, çoğunun hududu yoktur, Allah bilir. 00:37:46.998 --> 00:37:53.309 İnnemâ yüveffe's-sâbirûne ecrahüm bi-ğayri hisâbin. "Onlara verilen ecirler de hesap yok yani." 00:37:53.699 --> 00:38:01.792 Ve's-salevâte. "Beş vakit namaz kılıyoruz ya, salavât beş vakit." Keffâratün limâ beynehünne. 00:38:01.939 --> 00:38:06.444 Bak ne kadar Allahu Teâlâ'nın biz lütfuna uğramış bahtiyarlarız elhamdülillah. 00:38:06.811 --> 00:38:10.270 Cumadan cumaya bir kere affoluyor. Sonra? 00:38:10.270 --> 00:38:15.265 Sabahı kıldık öğleye kadar bir kusur daha yaptık. 00:38:15.265 --> 00:38:19.204 Kebâir olmamak şartıyla ufak tefek kusurlar var. 00:38:19.204 --> 00:38:26.651 Öğle namazını kılar kılmaz onlar da af oluyor, siliniyor defterimizden. Kefaret. Eh kılmazsak? 00:38:26.651 --> 00:38:31.767 Onlar üzerimizde böyle nasıl lambanın şişesini silmedik mi, eskiden gaz lambaları yakardık ya. 00:38:31.767 --> 00:38:37.145 Onun şişesi hergün silinirdi. Onu silmeyince karara karara artık ışık vermez hâle gelir. 00:38:37.207 --> 00:38:43.745 İşte bu namaz kılmaya kılmaya gönül öyle bir kararır ki artık sağını solunu görecek hali kalmaz insanın. 00:38:45.323 --> 00:38:56.972 Li-ennallâhe kâle inne'l-hasenâti yüzhibne's-seyyiâti zâlike zikrâ li'z-zâkirîne. 00:38:57.190 --> 00:39:03.533 Hasenat sabun gibidir. Hasenat sabun gibidir, yüzhibne's-seyyiâti. 00:39:03.533 --> 00:39:10.723 Sabun nasıl bizim vücudumuzun kirlerini gideriyorsa, hasenelerde bizim günahlarımızı giderir yani. 00:39:10.723 --> 00:39:13.780 Günah cihetinden o da böyledir. Onun için; 00:39:13.826 --> 00:39:20.656 el-Cumuatü hakkun vâcibün alâ külli müslimin fî cemâatin illâ erbaaten abdün memlûkun evi'mraetün ev sabiyyün ev merîdun. 00:39:21.500 --> 00:39:28.696 Şimdi sabahleyin çok acı bir hadise dinledim de. Cuma günü elhamdülillah camilerimiz doluyor. 00:39:28.898 --> 00:39:37.305 Doluyor ama bu dışarıdakine nispet, dışarıdaki camiye girmeyenler ile nisbet edilince çok az oluyor. 00:39:37.516 --> 00:39:42.577 Yani biz camideki cemaati görünce koltuklarımız kabarıyor, elhamdülillah müslüman çok diyoruz. 00:39:42.577 --> 00:39:49.481 Fakat sen üç milyon insanın içinde kılanları bir hesaba kat, pek az düşüyormuş, 00:39:49.481 --> 00:39:54.750 yüzde kaça düşüyormuş yani. Bu elbette ne kadar acı! 00:39:54.348 --> 00:40:02.205 E bizim genç evlatlarımız bir kere gelemiyorlar çünkü hepsi tahsil devresindeler. 00:40:02.283 --> 00:40:09.151 Tahsil devresinde olduğu için cumaya gelemiyorlar. E sonra birçok işçilerimiz iş sahalarında gelemiyorlar. 00:40:09.245 --> 00:40:13.570 Birçok erbabı ticaret bir türlü ticareti bırakıp ayrılamıyorlar. 00:40:13.570 --> 00:40:19.200 E gelen, işte biraz imanı kuvvetli, biraz da işte dinine âşık. 00:40:19.113 --> 00:40:23.934 Ki pek az oluyor o nispete nispet göre pek az oluyor. 00:40:23.934 --> 00:40:28.328 Niçin cumaya bu kadar ehemmiyet veriliyor biliyor musunuz? 00:40:28.328 --> 00:40:35.491 Şimdi herkes hergün vaaz dinleyemez, nasihat dinleyemez. Cumada bir kere kesret var, çok cemaat var. 00:40:35.491 --> 00:40:40.425 Hergün mesela bir iki saf cemaat bulunuyor. Fakat Cumada camiler doluyor. 00:40:40.568 --> 00:40:45.279 Camiler dolunca cemaat ne kadar çok olursa rahmeti ilahi o kadar bol olur, bir. 00:40:45.497 --> 00:40:55.160 İkincisi, hutbe dediğimiz vaaz u nasihat ihtiva eden kısım kısa da olsa her mü'minin kulağına güzel gelir. 00:40:55.203 --> 00:40:58.250 E vaaz u nasihat? Vaaz u nasihati herkes dinleyemez ki! 00:40:58.484 --> 00:41:03.810 Vaaz u nasihat işi gücü olmayacak gidecek orada vaaz u nasihat dinleyecek. 00:41:03.810 --> 00:41:07.500 Ama cumanın farziyetine mebni muhakkak camiye girecek, 00:41:07.577 --> 00:41:12.274 cuma kılınıncaya kadar o vaaz u nasihati dinlemekle mükellef. 00:41:12.274 --> 00:41:18.623 E dininden bir eksikliği öğrenirse yahut bir fazlalık öğrenirse o onun için kâfi gelir. 00:41:18.817 --> 00:41:24.417 Ondan dolayı; el-Cumuatü hakkun vâcibün alâ külli müslimin. 00:41:24.612 --> 00:41:29.568 "Her müslümana bu cuma vaciptir yani farzı ayındır demek." 00:41:29.966 --> 00:41:35.483 Şimdi burada o farzı ayın denilince, yine geçenki ders hatırıma geldi. 00:41:35.638 --> 00:41:40.504 Farzı ayın; iki türlü farzımız vardır: Farzı ayın, farzı kifaye. 00:41:40.839 --> 00:41:46.985 Farzı ayın beş vakit emrolunduğumuz ibadetler, oruçlar, cumalar vesaire. 00:41:47.188 --> 00:41:50.900 Buna farzı ayın deriz ki herkes bunu yapmakla mükelleftir. 00:41:50.168 --> 00:41:53.747 İşte bir de farzı kifaye vardır ki işte cenaze namazları gibi. 00:41:53.747 --> 00:41:59.446 Bir miktar insan onu kılınca diğerlerinden o külfet kalkar, mesuliyet de kalkar, 00:41:59.540 --> 00:42:03.274 cenaze namazının kılındığı gibi. 00:42:03.274 --> 00:42:13.305 Şimdi bu farzı ayınları da ikiye bölmüşler: Birisi farzı dâim, birisi farzı muvakkat. Farzı dâim sadakattir. 00:42:13.508 --> 00:42:25.433 Sadakate olan hâli kadar farzı muvakkatı makbuldür. 00:42:25.776 --> 00:42:31.965 Sadakate olan eksikliği kadar da farzı muvakkatı eksiktir. 00:42:32.215 --> 00:42:37.614 Yani beş vakit kıldığımız farzın makbuliyeti bizdeki doğruluğa bağlı. 00:42:37.716 --> 00:42:46.381 Doğruluğumuz nispetinde namazımız makbul, yamukluğumuz nispetinde namazımız da tehlikeye düşer. 00:42:46.607 --> 00:42:54.380 Onun için en önem vereceğimiz şey sadakati elden bırakmamak, doğruluğu elden bırakmamaktır. 00:42:54.139 --> 00:43:00.533 Daima hakkın rızasını nerede onu aramakla mükellefiz. Hakkın rızasına uygun olan yerlerde bulunur, 00:43:00.533 --> 00:43:04.317 hakkın rızasının haricinde olan her şeyden uzak kalma. 00:43:04.465 --> 00:43:12.827 Hakkın rızasının haricinde olan şeylerden, bazı âyetlerde Cenâb-ı Hak kendisinin 00:43:12.921 --> 00:43:18.353 bizzat bunlara muîn olduğunu beyan eder der ki; 00:43:18.415 --> 00:43:20.820 Va'lemû innallâhe mea'l-müttekîne. 00:43:21.148 --> 00:43:26.275 Me'a kelimesi o kulumla, mütteki olan kulumlayım diyor Cenâb-ı Hak. 00:43:26.275 --> 00:43:32.244 Hepimizledir ama onlara hususiyeti vardır. Mütteki mi, Allah, "Ben onunlayım." diyor. 00:43:32.392 --> 00:43:39.298 Yani onun nâsırı, hâfızı, hâmisi, her şeysi benim diyor. O benim tahtı emniyetimde. 00:43:39.750 --> 00:43:45.812 İnnallâhe me'a's-sâbirîne. "Bir de sâbir kullarımla beraberim." diyor. 00:43:46.397 --> 00:43:50.274 Ve innallâhe me'a'l-muhsinîne. "Bir de muhsin kullarımla." 00:43:51.358 --> 00:43:56.574 Hz. Ebû Bekir'in sıfatını takınmış bahtiyarların zümresine girmeye çalışan bahtiyarlar. 00:43:57.809 --> 00:44:07.260 Onun için;Ve kûnû mea's-sâdikîne. Bir de onun emri, Cenâb-ı Hak. Sadıklar en büyük. 00:44:08.462 --> 00:44:13.156 Allahu Teâlâ'nın en sevdiği şeylerden birisi sıdktır. 00:44:13.515 --> 00:44:17.624 "Sadıklarla beraber olunuz." diye bize tavsiyede bulunuyor. 00:44:17.772 --> 00:44:22.726 Sadıklarla beraber, sadık adamları bulunuz ve onlarla beraber olunuz. 00:44:22.811 --> 00:44:31.298 Çünkü onların sıdk halleri size de sirayet eder. Ateşin içine giren demire ateş sirayet ettiği gibi. 00:44:31.391 --> 00:44:35.441 Ne yapıyor ateş? O demiri, kara demiri kızartıyor. 00:44:35.674 --> 00:44:41.130 Ateşin hâli ona geçer de müminin hâli de diğerine geçer. 00:44:41.184 --> 00:44:44.872 İyi insanların yanında oturursan onların iyiliği sana geçer. 00:44:45.107 --> 00:44:51.240 Kötü insanların arasında bulunursan kötülükleri sana geçer. Onun için Allahu Teâlâ me'a's-sâdikîn diyor. 00:44:51.311 --> 00:44:54.354 İyilerin yanında oturun ki iyilikleri size geçsin. 00:44:54.564 --> 00:45:00.333 İyilerle olunuz ki sadıklarla olunuz ki siz de dolayısıyla ashabı sıdktan olasınız. 00:45:00.465 --> 00:45:12.413 Şimdi ormanlarımızı söylerler, ormanlar rahmetin yağmasına sebep olur derler. Niçin? 00:45:12.577 --> 00:45:15.951 O ağaçlar kocaman kocaman çok, bir sürü. 00:45:16.130 --> 00:45:21.920 İşte bulutları celb eder ve yağmurun da yağmasına vesile olur derler. 00:45:21.217 --> 00:45:27.671 Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem de Medine-i Münevvere'ye geldiği vakitte sıtma hastalığı pek çoktu. 00:45:27.724 --> 00:45:34.908 Ashab-ı kiram şikayette bulundular. Sıtma mâlum fena bir hastalık. 00:45:34.908 --> 00:45:39.276 Resûlü Ekrem derhal ağaç diktirdi Medine'yi Münevvere'ye. 00:45:39.346 --> 00:45:45.389 O ağaç sebebiyle oraya güzel havalar geldi, o hastalık da ortadan çekildi gitti. 00:45:45.685 --> 00:45:50.386 Şimdi hem böyle güzel havayı celbeder hem de bulutların celbi ile 00:45:50.386 --> 00:45:57.323 yağmurun yağmasına sebep olan kuru bir ağaçtır, ağaç yani. Ağaçlar bir araya gelince ona orman diyoruz. 00:45:57.408 --> 00:46:01.103 İnsanlarda bir araya gelince Allah'ın rahmetini nasıl çekmez? 00:46:01.915 --> 00:46:09.217 Senin bir mıknatıs demirin şimşeği çekiyor da, bir ağacın yağmuru çekiyor da, 00:46:09.217 --> 00:46:15.438 Allah'ın sevgili, mü'min kulları bir araya gelince rahmeti ilahi nâzil olmasa olur mu? 00:46:15.484 --> 00:46:21.561 İşte o cumalarda, o bayramlarda, o arefeler de topluluk vesilesiyle rahmet-i ilahi 00:46:21.724 --> 00:46:25.677 böyle insanların üzerine istila eder, kaplar. 00:46:25.973 --> 00:46:36.377 Bâhusus işte camilerimizde okunan zikirler, tesbihler ve saireler dolayısıyla bu fevkalade bir şekilde tecelli eder. 00:46:37.439 --> 00:46:42.619 Ondan dolayı toplu olan müslümanların arasında sâdıklar da vardır. 00:46:42.767 --> 00:46:46.596 Biz hepimiz sâdık değilsek de sâdıklar da içimizde olduğundan dolayı 00:46:46.689 --> 00:46:50.318 o sâdıkların sadakati dolayısıyla hem rahmeti ilahi iner. 00:46:50.318 --> 00:46:55.411 O sadakatten bize de bir parçacık geliverirse yaşadık. Bahtiyarlık orada! 00:46:56.808 --> 00:47:01.362 el-Cumuatü hakkun vâcibün alâ külli müslimin. 00:47:01.877 --> 00:47:09.550 "Şimdi büluğa eren, müslim deyince büluğa eren, herkes ta ihtiyarlığının artık son derecesine, 00:47:09.550 --> 00:47:16.635 yürüyemeyecek derecesine gelinceye kadar herkese vaciptir bu." Vacipten maksat farzı sabit. 00:47:16.947 --> 00:47:23.649 Fî cemâatin. "Mâlum ya cuma cemaatsiz olmaz." Beriki namazlar? 00:47:23.649 --> 00:47:30.200 Eh, imkân olmadığı takdirde evimizde, dükkanımızda yahut bulunduğumuz yerde kılmak suretiyle 00:47:30.200 --> 00:47:36.478 borcumuzu ödemiş olabiliriz ama cuma cemaatsiz olmaz. Mutlaka cemaatin olduğu bir yeri bulacağız. 00:47:36.478 --> 00:47:40.919 Cemaat ne kadar kalabalıksa o kadar çok sevap olur. Rahmeti ilahi olur. 00:47:41.254 --> 00:47:46.255 E her yerde böyle bol cemaati bulmak mümkün değildir, cuma da oldu? 00:47:46.442 --> 00:47:56.475 İllâ erbaatin. Dört kişi var mı? Biri imam üç de cemaat var mı? Var. Cuma kılınacak orada. 00:47:57.733 --> 00:48:03.236 Başka kimse yok ne yapalım. Bir sebep dolayısıyla herkes bir işe dağılmış kimse bulunmuyor etrafta. 00:48:03.337 --> 00:48:08.428 Üç kişiyi bulduk muydu cuma orada tahakkuk eder. Yalnız; 00:48:08.506 --> 00:48:18.549 Abdin memlûkin. Arabistan'da köleler vardır. Memlük derler ona, köle. "O köleler müstesnadır." 00:48:18.635 --> 00:48:26.694 Kölelerle cemaat tahakkuk etmez. Köleye cemaat tahakkuk eder de köleye borç değil. 00:48:27.554 --> 00:48:33.190 Köleye cuma borç değil. Beş vakit namaz borç da cumaya gelmesi farz değil ona. 00:48:33.705 --> 00:48:37.728 Fırsat bulursa gelirse me'cür olur gelmediğinden dolayı mesul değildir. 00:48:37.970 --> 00:48:45.147 Buraya dikkat edecek misiniz bilmem. Birisi de; Evi'mraetin. "Kadına da borç değil." Niçin? 00:48:45.287 --> 00:48:57.111 Bunların efendileri var. Efendilerinin hakkını Cenâb-ı Hak [kendi] hakkına tekaddüm ediyor. 00:48:57.243 --> 00:49:02.215 Sen efendinin hakkını ödemekle memursun. Allahu Teâlâ senden bunu affetti diyor. 00:49:02.847 --> 00:49:08.473 Kadının efendisine karşı olan hakkının büyüklüğünü buradan anlayabilir misiniz bilmem? 00:49:08.871 --> 00:49:16.208 Onun için kadınlarımızı, evlatlarımızı yetiştirirken onlara kocalarına karşı yapacağı hürmeti 00:49:16.208 --> 00:49:21.624 ve itaati de öğretmek lazım. Onları da tavsiye etmek lazım. 00:49:21.624 --> 00:49:24.411 Geçinmenin yollarının nasıl olduğunu anlatmak lazım. 00:49:24.411 --> 00:49:30.184 Hz Ali Efendimiz'in bu hususta kocaman bir tavsiyesi vardır ama hatırımda yok. Bir tanesi kalmış hatırımda; 00:49:30.348 --> 00:49:38.408 "Sen kül ol ki o da sana ocak olsun. Şunu ol ki o da sana bu olsun." diyerekten böyle tavsiyeleri vardır. 00:49:39.705 --> 00:49:46.198 Demek ki köleler ve kadınlar ve çocuklar bir de hastalar bundan müstesnadır. 00:49:46.330 --> 00:49:50.376 Misafir de öyle kezalik, misafir de öyle müstesnadır. 00:49:50.469 --> 00:49:55.590 Diğerleri için hep diğer bütün insanlara farz olan cuma tahakkuk etmiştir. 00:49:55.723 --> 00:50:01.442 Etmediği takdirde üç cuma birbiri üzerine gelmezse münafıklık defterine yazılırmış. 00:50:02.371 --> 00:50:04.937 Oradan artık nasıl sildirir bilmem. 00:50:06.880 --> 00:50:11.496 Yine cuma hakkında diğer hadisler varsa da onlar da gelecek dersimize kalsın. 00:50:11.590 --> 00:50:15.311 Allah kusurlarımızı affetsin. Tevfikatı samedaniyesine mazhar etsin. 00:50:15.311 --> 00:50:21.800 Cuma namazlarına ve cemaatle kılınan namazlara, bâhusus sabah ve yatsı namazlarına, 00:50:21.932 --> 00:50:26.948 sabah ve yatsı namazlarındaki cemaate devam edebilmek devlet şerefini 00:50:27.580 --> 00:50:31.495 Cenâb-ı Hak Cümle Ümmet-i Muhammed'e bizlere de ihsan buyursun. el-Fâtiha.