WEBVTT 00:00:00.420 --> 00:00:10.100 Soru: Allah'ın insanı kabulü temizliğine bağlı. Necaset pis nefis mide ve kalp temizliği demiş bir kardeşimiz. 00:00:10.292 --> 00:00:17.126 Cevap: Hem demek istiyor ki bu böyle nokta noktalı atlamalı ifadesinde. 00:00:17.876 --> 00:00:22.251 Yani Allah'ın insanı kabul etmesi temizliğine bağlı. 00:00:22.459 --> 00:00:27.293 Dışımızı temizlediğimiz gibi nefsimizi de terbiye etmemiz lazım. Tabii. 00:00:27.417 --> 00:00:31.918 Azıcık söyledik ama biraz daha geniş söyleyelim. İnsanın içinde bir nefsi var. 00:00:31.959 --> 00:00:36.293 O nefsini terbiye etmezse olmaz. Midesi. 00:00:36.375 --> 00:00:40.834 Midesine haram girerse dışını istediği kadar temizlesin olmaz. Haram pistir. 00:00:40.918 --> 00:00:48.168 Haramdan hâsıl olan etler de pistir. Onun için midenin temiz olması yani helalle şey olması lazım. 00:00:48.209 --> 00:00:54.850 Kalbin temizliği, herkesle iyi niyetle yönelmek lazım. Herkesin hakkında iyilik istemek lazım. 00:00:54.167 --> 00:00:57.376 Kısaca dedik ki maddî temizlik, mânevî temizlik. 00:00:57.417 --> 00:01:04.792 Yani bedenini temizlediğin gibi insanın mânevî temizliği de aynı şekilde önemli oluyor. 00:01:04.876 --> 00:01:11.752 İşte o kalbin temizliği, nefsin ıslah olması filan da biraz bu dış temizliğe bağlı. 00:01:11.751 --> 00:01:18.669 Çünkü siz bedenlerinizi temizleyin Allah da sizi pak eylesin dediğine göre Allah kolaylaştıracak demek ki. 00:01:18.751 --> 00:01:23.100 Nefsimizi yenmemizi, kalbimizi temizlememizi kolaylaştıracak. 00:01:23.000 --> 00:01:26.876 Başka bir hadîs-i şerîfte şey yaptık [okudukanlattık]; 00:01:26.876 --> 00:01:32.959 "Çünkü kalp Allah'ın, Rahmân'ın iki parmağı arasındadır." Böyle çevirir şöyle çevirir yani. 00:01:33.000 --> 00:01:38.709 Kalbi döndüren, gönlü bir başka yere çeviren Allah'tır. 00:01:38.792 --> 00:01:43.917 Adam, şimdiye kadar hep aklı fikri kumardaydı, eğlencedeydi, gezmekteydi, 00:01:43.918 --> 00:01:51.100 plajdaydı, çalgıdaydı, birden, aa ne oldu? Değişti bu adam! 00:01:51.420 --> 00:01:56.292 Müslüman oldu, mütedeyyin oldu, hakka hukuka riayet eder bir insan oldu. Neden? 00:01:56.459 --> 00:02:01.168 Allah gönlünü şöyle bir çevirdi iyi bir insan oldu işte. Onun gibi. 00:02:01.250 --> 00:02:05.126 Yani nasip olmayan da yapamıyor, söylüyorsun söylüyorsun yapamıyor. 00:02:05.125 --> 00:02:10.709 O bakımdan biraz beden temizliğine bağlı olduğunu bu hadîs-i şerîften anladık. 00:02:10.751 --> 00:02:17.168 Hiç şüphesiz ki asıl temizlik kalp temizliğidir. Asıl temizlik kalp temizliğidir, niyet temizliğidir. 00:02:17.250 --> 00:02:21.584 O kalbi temiz olduğu zaman arkasından ötekiler yavaş yavaş oluyor. 00:02:21.626 --> 00:02:30.377 Nefsin temizlenmesi de, tezkiye-i nefs dediğimiz şey, terbiye edilmesi, o da bir eğitim işidir. 00:02:30.417 --> 00:02:36.430 Nasıl mekteplerde dünya bilgilerini kazanmak için beş sene ilkokul, üç sene ortaokul, 00:02:36.830 --> 00:02:39.750 üç sene lise =11. En aşağı dört sene üniversite, 00:02:39.792 --> 00:02:44.959 15 sene insanları okutuyoruz bir meslek sahibi olsun diye. 00:02:44.959 --> 00:02:50.460 Yine de üniversiteden çıkan bir kimseye toy diyoruz, bilgisiz diyoruz, tecrübesiz diyoruz. 00:02:50.459 --> 00:02:56.501 Onu dairede en basit işin başına alıyoruz. Yani daha ilerde tecrübesi artacak filan diye. 00:02:56.584 --> 00:03:03.418 Onbeş sene şu dünyanın maddî gelişmesi için insana bilgi veriyorsun yine de istediğin gibi olmuyor. 00:03:03.459 --> 00:03:08.335 Mânevî terbiye, nefsin terbiyesi daha da tabii çok daha önemli. 00:03:08.375 --> 00:03:11.417 O bakımdan nefis terbiyesine de çok önem vermek lazım. 00:03:11.501 --> 00:03:17.335 O da tasavvuf dediğimiz şeye, o konuya ait, tasavvufa ait bir meseledir. 00:03:17.375 --> 00:03:21.792 Allahu Teâlâ hazretleri cümlemizi kalbi temiz olanlardan eylesin. 00:03:21.792 --> 00:03:24.100 Nefsini terbiye edenlerden eylesin. 00:03:24.125 --> 00:03:29.840 Maddî mânevî her çeşit pisliklerden kurtulup Rabbimiz'in rızasını kazananlardan eylesin. 00:03:29.830 --> 00:03:32.792 Soru: Halk arasında cami içersinde musafaha yapmak bidattır deniyor. 00:03:32.918 --> 00:03:37.377 Bu ne derecede doğrudur? Bid'at çeşitleri hakkında biraz bilgi verir misiniz? 00:03:37.459 --> 00:03:41.542 Cevap: Muhterem kardeşlerim, musafaha sünnettir. 00:03:41.584 --> 00:03:43.876 Peygamber Efendimiz'in sünnetidir. 00:03:44.000 --> 00:03:50.375 Müslümanın müslümanın elini tutupta musafaha etmesi ikisinin de günahlarının 00:03:50.417 --> 00:03:53.792 sonbahar yapraklarının dökülmesi gibi dökülmesine sebeptir. 00:03:53.876 --> 00:03:59.168 Bu musafaha namaz kıldıktan sonra caminin içinde de olur, dışarıda da olur. 00:03:59.167 --> 00:04:04.209 Bunun bir şeyi yok. Burada karşılaştığın namaz kılmış insanla musafaha ediyorsun. 00:04:04.292 --> 00:04:08.542 Aman elin değmesin bana! Ne o elektrik mi var, pislik mi var, niye çekiyorsun elini? 00:04:08.626 --> 00:04:12.502 Cami içinde bid'atmış. Böyle bir şey yok yani musafaha edebilirsin. 00:04:12.459 --> 00:04:19.960 Yalnız yani bunu bir merasim hâline getirip hani, "Başla! Bir iki üç!" der gibi böyle; 00:04:20.830 --> 00:04:23.750 "Haydi bakalım, herkes bir daire olacak, böyle bir şey yapacak. 00:04:23.751 --> 00:04:27.168 Her namazdan sonra bu böyle olması şart. Haftada bir şöyle olacak!" 00:04:27.250 --> 00:04:28.417 Ha böyle bir şey yok. 00:04:28.584 --> 00:04:35.626 Yani âdet ve töre hâline, gelenek hâline getirirse, getirilirse o zaman bid'at denilebilir. Neden? 00:04:35.709 --> 00:04:40.627 Ya bu böyle kendiliğinden tabii olan bir şeydi, sen şimdi bunu bir merasime bağladın, 00:04:40.667 --> 00:04:44.959 bir usul hâline getirdin, o zaman ne olur? O zaman bid'at hâline gelir. 00:04:45.000 --> 00:04:49.417 Yoksa normal şartlar altında namazını kılmışsın, tesbihini çekmişsin, 00:04:49.584 --> 00:04:52.751 camiden çıkarken adama tebessüm ediyorsun; 00:04:52.876 --> 00:04:58.251 cemaatten kardeşin veya büyüğün veya dostun veya komşun musafaha ediyorsun. Hiç bir şey olmaz. 00:04:58.334 --> 00:05:03.709 Yani bunun bid'at olma durumu yok ama bunu camide bir töre hâline getirirsen; 00:05:03.751 --> 00:05:07.168 imam burada duracak, ondan sonra onun solundan gelinecek, o şey yapacak. 00:05:07.167 --> 00:05:12.876 O sağına geçecek, ondan sona o iki tanesinin elini sıkacak üçüncü olacak, ondan sonra dördüncü gelecek. 00:05:12.918 --> 00:05:17.419 Böyle bir daire olacak, ondan sonra el kaldırılacak önce şu okunacak sonra bu okunacak. 00:05:17.501 --> 00:05:25.200 Yok böyle bir merasim ama tabii haliyle olursa olur, o zaman bir şey denmez. 00:05:25.125 --> 00:05:35.100 Ötekisini de yine de hoş görme mümkündür. Yani bilen insanların böyle bir şekilde yapmasında bir şey yok. 00:05:35.420 --> 00:05:41.834 Asıl bid'at tabii dinde, ibadetlerde aslı olmayan şeyler çıkartmaktır, 00:05:41.918 --> 00:05:48.460 Peygamber Efendimiz'in sünnetine aykırı durum ortaya koymak demektir. 00:05:48.501 --> 00:05:54.293 Sünnet bid'atın, bid'at sünnetin zıttı demek, iki ayrı kutup oluyor. 00:05:54.334 --> 00:05:59.709 Müslümanlar sünnet-i seniyyeye uygun yaşayacaklar, sünnet-i seniyye nasılsa öyle hareket edecekler. 00:05:59.792 --> 00:06:04.501 Peygamber Efendimiz'in camisinde kişiler acaba musafaha etmedi mi? Ettiler. 00:06:04.918 --> 00:06:08.502 Peygamber Efendimiz'in mescidinde kişiler konuşmadılar mı? Konuştular. 00:06:09.167 --> 00:06:15.126 Peygamber Efendimiz'in mescidine başka ülkelerden heyetler geldi de 00:06:15.584 --> 00:06:18.430 onları bile kabul etti Peygamber Efendimiz. 00:06:18.125 --> 00:06:23.334 Yemen'den gelmişler hıristiyanlar, 70 kişi kalabalık, sırmalı elbiseler, 00:06:23.417 --> 00:06:26.959 başlarında hıristiyan başlıkları, bilmem neler filan. 00:06:27.000 --> 00:06:32.417 İçeri girmişler, Peygamber Efendimiz kabul etti, konuştu, onlara İslâm'ı tebliğ etti. 00:06:32.542 --> 00:06:37.209 Yani bu iş bu kadar katı değil biraz daha yumuşak bir tarzda. 00:06:37.250 --> 00:06:44.126 Ama özel bir tören, özel bir merasim hâline getirirsen o zaman bid'at hâline geliyor denilebilir. 00:06:44.250 --> 00:06:46.209 Çünkü bir töre hâline getiriyorsun. 00:06:46.167 --> 00:06:51.100 Soru: Tanıdıklarımdan birisi kendi ağabeyiyle dargın, konuşmuyor. 00:06:51.420 --> 00:07:01.751 Kendisine söylediğimiz zaman da Hz. Ebû Bekir ile Hz. Âişe altı ay biribiriyle konuşmadı diye cevap veriyor. 00:07:01.792 --> 00:07:09.959 Cevap: Sahabe-i kirâmın hallerini anlamak için tabii ilk önce onların ne maksatla 00:07:09.959 --> 00:07:12.126 niçin yaptıklarını filan düşünmek lazım. 00:07:12.250 --> 00:07:15.250 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in hadîs-i şerîflerinde; 00:07:15.250 --> 00:07:23.209 "Müslümanın müslümana üç günden ziyade dargın kalması helal olmaz." diye bildiriyor Peygamber Efendimiz. 00:07:23.250 --> 00:07:28.751 Bir müslümanın öteki müslümana üç günden fazla dargın kalması helal olmaz. 00:07:28.959 --> 00:07:31.835 Böyle bildiriyor, "Helal olmaz!" tabir böyle. 00:07:31.876 --> 00:07:37.794 E şimdi bu böyle olduğuna göre müslüman müslümana darılmayacak. Peki onlar niye darılmış? 00:07:37.918 --> 00:07:44.210 Veya daha başka büyük zâtların biribirleriyle bazı dargınlıkları vesaireleri neden oluyor? 00:07:44.292 --> 00:07:56.876 Dinî bir konuda karşı taraf bir yanlış iş yaptığı zaman o yanlışlığın düzeltilmesini söylüyor. 00:07:56.959 --> 00:08:04.918 Israr ederse kendisine bir ikaz mahiyetinde biraz asık surat filan gösterme oluyor. 00:08:05.000 --> 00:08:11.334 Yoksa müslümanlar biribirleriyle iyi geçinecekler, dargınlık yok, diyalog kopukluğu yok. 00:08:11.501 --> 00:08:15.835 Biribirlerine nasihat edeceklerse yine edecekler. 00:08:16.334 --> 00:08:21.430 Yani dargınlığı Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem uygun görmüyor. 00:08:22.125 --> 00:08:25.100 Bir başka hadîs-i şerîf söyleyeyim; 00:08:25.830 --> 00:08:32.250 "Her Pazartesi Perşembe Allahu Teâlâ hazretlerinin huzuruna kulların yaptıkları ameller arz olunur. 00:08:32.292 --> 00:08:40.126 Sevaplar verilir. Allah o günlerde pek çok kimseyi affeder. Her müslümanı affeder." 00:08:40.334 --> 00:08:43.876 Yağfiru li-külli müslimin. "Her müslümanı affeder." 00:08:44.000 --> 00:08:46.375 İllâ mütehâcireyn. 00:08:46.417 --> 00:08:52.834 "Ancak biribirine küsmüş, biribirinden ayrı duran iki müslümanı affetmez." diyor Peygamber Efendimiz. 00:08:53.000 --> 00:08:59.000 Pazartesi Perşembe herkes affolunuyor bu ikisi biribirine küs onları ayırıyor. 00:08:59.830 --> 00:09:06.542 Hattâ yastalihâ. "Biribirleriyle sulh olup dargınlıkları geçinceye kadar onları bırakın." diye 00:09:06.709 --> 00:09:09.460 bir kenara ayırttırırmış Allahu Teâlâ hazretleri. 00:09:09.542 --> 00:09:15.418 Onun için dargın durmak tehlikelidir, dargın durmamak lazım. Hakkı söyler darılmaz. 00:09:15.459 --> 00:09:20.210 Hakkı söyler darılmaz, dargınlığı sürdürmek uygun değil. 00:09:26.375 --> 00:09:31.750 Soru: Bir kişinin hanımı vefat etse kişinin hanımının çamaşırını ne yapması gerekir? 00:09:31.876 --> 00:09:43.876 Cevap: Hanımın malı mülkü, çamaşırı eşyası üzerinde kocasının bir miras hakkı vardır, 00:09:43.959 --> 00:09:47.418 ayrıca çoluk çocuğunun miras hakkı vardır. 00:09:47.459 --> 00:09:56.751 Ayrıca şeraitin akrabalara tanıdığı, -akrabalar babası anası olabilir- bazı şeyleri neyse, 00:09:56.792 --> 00:10:02.875 kişinin vefat ettiği zaman mirasçıları şeraite göre kimler olabiliyorsa hakları vardır. 00:10:02.959 --> 00:10:11.877 O haklarına göre eşyasının her çeşidini alabilir. Daha başka şeylerini de alabilir. O eşyaları kullanabilir. 00:10:12.125 --> 00:10:18.542 O eşyalar onun şeyidir. Herhangi bir mahzur bahis konusu değildir. 00:10:18.751 --> 00:10:26.252 Çamaşır dediğine göre iç çamaşırlarını filan kastediyor galiba kardeşimiz. 00:10:26.459 --> 00:10:31.751 Tabii vefat edince nikahın mahremiyeti kalkıyor. 00:10:31.834 --> 00:10:38.834 Artık şey oluyor ama o yine onun tabii vefat etmiş hanımıdır. Bir mahsuru yoktur. 00:10:39.420 --> 00:10:47.100 Kullanabilir ve bakabilir bir mahzuru yoktur. Fâtiha-i şerîfe mea'l-Besmele.