WEBVTT 00:00:00.630 --> 00:00:05.666 Şeyhe intisap etmenin hükmü nedir? Bey'at nedir? Bey'at mı yoksa şeyhe intisap mı önemlidir? 00:00:06.900 --> 00:00:10.877 Muhterem kardeşlerim! Bu bey'at ve intisap arasında eskiden fark yoktu. 00:00:11.252 --> 00:00:15.991 Peygamber Efendimiz'in zamanındaki insanların bağlılığı bir tek yereydi. 00:00:16.620 --> 00:00:18.217 Kimeydi? Peygamber Efendimiz'eydi. 00:00:18.396 --> 00:00:23.426 Peygamber Efendimiz'in vefatından sonra, âhirete irtihalinden sonra kime oldu? 00:00:23.699 --> 00:00:27.150 Ebû Bekr-i Sıddîk Efendimiz'e oldu. Ondan sonra kime oldu? 00:00:27.163 --> 00:00:30.997 Hulefâ-i Râşidîn'e oldu. Ondan sonra kimlere geldi? 00:00:31.137 --> 00:00:36.676 Bazı zalim insanlar başa geçtiler; "İlla bize itaat edeceksiniz." dediler. 00:00:37.113 --> 00:00:42.699 Mescid-i Nebevî'nin kapılarını tutmuşlar; sahabe-i kirâmın kendilerine tâbi olmayacağını biliyorlar. 00:00:43.510 --> 00:00:47.754 "Bey'at etmeyenin kafasını keseriz." demişler, zorla Emevîler'e bey'at ettirmişler. Zorla. 00:00:48.261 --> 00:00:53.785 Ama hakikatte onlar tâbi olmadı. Kimisi şehit oldu kimisi öldürüldü, şehit edildi. 00:00:54.670 --> 00:00:57.612 Hakikatte tâbi olmadı ama "Fitne çıkmasın." diye ses çıkarmadılar. 00:00:57.846 --> 00:00:59.839 Bey'atla intisap arasında fark yoktur. 00:01:00.979 --> 00:01:09.102 Müslümanların bey'ati, intisabı evliyâullaha bağlanarak devam etti. Zamanımıza kadar geldi. 00:01:09.133 --> 00:01:14.172 Çünkü evliyâullah, alimler ve fakihler peygamberlerin emanetçileridir. 00:01:14.183 --> 00:01:17.647 Allah ümmeti onlara emanet bırakmıştı, onlara vermişti. 00:01:17.873 --> 00:01:25.633 Ümmetin hakiki sahipleri, yöneticileri alimlerdir. "Ulü'l emr" deniliyor. Ulü'l emr de alimlerdir. 00:01:25.774 --> 00:01:31.138 İşlerin başındaki kimselerin de, ulü'l emrin de âlimlerden olması gerekiyor. 00:01:31.177 --> 00:01:37.764 Alim değil de bir zalim var. Falanca yerdeki ulü'l-emr zalimin teki. Ha o yanlış gelmiş. 00:01:38.690 --> 00:01:42.845 Oraya yanlışlıkla gelmiş, zorbalıkla gelmiş. Zulümle gelmiş o ayrı; ama aslında 00:01:43.400 --> 00:01:48.806 ulü'l-emr de yani işleri de alim kimselere vermek lazım, ârif kimselere vermek lazım, 00:01:49.103 --> 00:01:53.715 mü'min-i kâmil kimselere vermek lazım. Kur'an'ı en çok bilen kimseye vermek lazım. 00:01:54.137 --> 00:01:58.207 Peygamber Efendimiz bir yere bir grup asker gönderiyordu. 00:01:58.496 --> 00:02:03.872 "Kur'ân-ı Kerîm'i hanginiz, ne kadar biliyor?" diye hepsine sordu. Bir gence sıra geldi. 00:02:04.130 --> 00:02:08.624 O gence de sordu; "Sen ne kadar biliyorsun? Kur'an'dan ezberinde ne kadar var?" 00:02:08.945 --> 00:02:14.887 "Şunlar şunlar şunlar var yâ Resûlallah! Bir de Bakara sûresini ezbere biliyorum." dedi. 00:02:15.458 --> 00:02:24.622 Bakara sûresi büyük bir sûredir. 286 âyettir. İki buçuk cüz devam eder. Herkes bilmez. 00:02:25.990 --> 00:02:28.191 "Hakikaten sen onu biliyor musun?" dedi. "Biliyorum yâ Resûlallah!" 00:02:28.449 --> 00:02:30.931 "O halde sen onların emirisin." dedi. 00:02:31.181 --> 00:02:34.470 Emir, ulü'l-emr; "işin başına geçen kimse." 00:02:34.642 --> 00:02:38.189 Yaşı küçük olduğu halde "Kur'an'ı en çok biliyor." diye başa o geçti. 00:02:38.610 --> 00:02:41.263 Bir başka hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor: 00:02:41.360 --> 00:02:49.477 "Bir topluluk, bir kavim bir yerde bulunuyorsa bunun birisi imam olacak namaz kıldıracaksa 00:02:49.581 --> 00:02:55.122 Kur'an'ı en iyi bileni, dini en iyi bileni, en alim olanı imam olsun." 00:02:55.927 --> 00:03:00.123 Fe-izâ emmehüm fe-hüve emîrun diyor. Burası da çok hoşuma gidiyor: 00:03:00.263 --> 00:03:06.646 "Kur'an'ı en iyi biliyor." diye o şahıs o topluluğa imam oldu mu; "Emiri de odur." diyor. 00:03:06.847 --> 00:03:13.228 Onun için söz alimlerindir. Herkes alimlere itaat edecek, herkes onun buyruğunu tutacak. 00:03:13.642 --> 00:03:20.597 Bağlılık da onadır. Alim, ilmiyle âmil, ârif kimselere itaat edecektir. İkilik yoktur. 00:03:20.652 --> 00:03:25.949 Şimdiki zamanda bir şaşılık var. Hani bazı insanlar şaşılıktan çift görürmüş. 00:03:30.920 --> 00:03:36.820 Ben bunu olmaz sanıyordum; önüme bazı şeyler geldiği zaman gözlüksüz baktım mı iki görüyorum. 00:03:37.367 --> 00:03:42.273 Mesela bir elif olsa iki tane elif gibi görüyorum. İnsanın gözü bazen böyle oluyor. 00:03:42.336 --> 00:03:45.322 Halbuki bir tane elif. İşte öyle ayrılık gayrılık yoktur. 00:03:45.408 --> 00:03:49.317 Zaten akıl ve mantık da bir tane olmasını gerektirir. 00:03:49.559 --> 00:03:53.915 Çünkü insan iki yerden emir aldı mı "Ona mı uyacağım buna mı uyacağım?" diye şaşırır. 00:03:54.298 --> 00:03:58.658 "Bana uy. Ne diye alime uyuyorsun?" Peki, ama sen kimsin? 00:03:59.330 --> 00:04:04.224 Sana uyayım ama sen kimsin? Kur'an bilir misin? İlim bilir misin? İrfan bilir misin? 00:04:04.443 --> 00:04:09.730 Allah'ın yolunu iyi bilmiyorsan sonunda gelip de 00:04:09.284 --> 00:04:12.906 "Şu nasıl olacak hocam?" diye gelip bana soracaksan millet niye sana uysun? 00:04:13.747 --> 00:04:18.863 Doğrudan doğruya uymak varken ne diye dolaylı yoldan önce sana tâbi olsun da başını derde soksun. 00:04:19.324 --> 00:04:26.410 Öyle şey yoktur. Bunu bilmiyor. Bu lafları söyleyenler de bilmiyorlar, hata ediyorlar. 00:04:26.441 --> 00:04:31.632 Mecmualarda yazdık. "Bak bu böyledir." diye âyetler, hadisler gösterdik. 00:04:31.749 --> 00:04:35.853 Bilmiyor. Yaygın bir cehalet var. Bu onun için yaygın bir hata. 00:04:36.642 --> 00:04:39.987 Tarikatten mı hakikat doğar, hakikatten mi? İlim ihlas tarikatle. 00:04:40.258 --> 00:04:42.258 Cuma kılmayanlara ne dersiniz? 00:04:43.311 --> 00:04:49.255 Muhterem kardeşlerim! Arapça'da tarikat "yol" demek. 00:04:50.600 --> 00:04:57.876 Tabi yol; maddî, topraklı, parkeli, asfaltlı yol." mânasına değil de "usül" mânasına, metot mânasına. 00:04:58.320 --> 00:04:59.320 "Metot" demek. 00:04:59.405 --> 00:05:08.509 İnsanın iyi müslüman olması için takip etmesi gereken metoda, yola "tarikat" demişler. 00:05:09.214 --> 00:05:10.411 Neden tarikat demişler? 00:05:10.582 --> 00:05:17.390 Çeşitli metotlar olduğu için. Abdülkadir-i Geylânî hazretleri bir metot geliştirmiş. 00:05:18.503 --> 00:05:25.688 Bahâeddin-i Nakşibend Efendimiz bir başka terbiye usulüyle terbiye etmiş. 00:05:25.994 --> 00:05:30.729 Nasıl herkesin, her yiğidin yoğurt yiyişi farklı oluyorsa 00:05:30.979 --> 00:05:36.155 kimisi meşakkatle terbiye ettirmiş, kimisi zikirle terbiye ettirmiş. 00:05:36.249 --> 00:05:45.791 Kimisi seyahatle terbiye ettirmiş. Bunlar; nefsi yola getirmek, güzel ahlâkı öğretmek, edebi öğretmek, 00:05:46.250 --> 00:05:53.267 dinin hakikatine vâsıl etmek, Allah'ın rızasına kavuşturmak için takip edilen yollar. 00:05:53.658 --> 00:06:00.459 İşte onun için bu metotlara "tarikat" demişler. Tabi bunlar çoktur. Metotların sonu gelmez. 00:06:00.748 --> 00:06:06.938 Mesela inşaat metotları. Cami inşa metotları. Çeşit çeşit cami var. 00:06:07.940 --> 00:06:11.864 Hiç olmazsa bir kubbeli cami vardır, bir çatılı cami vardır. Çok çeşitli olabilir. 00:06:12.114 --> 00:06:18.822 Hepsi camidir, hepsi ibadethânedir, hepsi makbuldür. Kimisi bir kubbelidir kimisi 20 kubbelidir. 00:06:18.908 --> 00:06:25.878 Mesela Bursa'daki Ulucami 20 kubbeden meydana gelmiştir. Bu bir kubbeden. 00:06:26.300 --> 00:06:30.867 Onun etrafındaki de dört tane yarım kubbeden meydana gelmiş. 00:06:31.378 --> 00:06:38.133 Mimarın çizdiğine göre değişebilir. Bu; mimarın cami inşa etme metodudur. Bir metot uygulamış. 00:06:38.485 --> 00:06:47.610 Tarikatler de birer metottur. Tarikatlerin gayesi, götürmek istediği nokta; 00:06:47.201 --> 00:06:54.295 insanları Allah'ın rızasına götürmektir, Allah'ın rızasına uygun yaşayan bir kul haline getirmektir. 00:06:54.374 --> 00:06:58.536 İşin aslı budur. O da sünnet-i seniyyeye, 00:06:58.708 --> 00:07:03.899 Peygamber Efendimiz'in yoluna bağlamak Peygamber Efendimiz'e tâbi kılmakla sağlanır. 00:07:04.282 --> 00:07:09.320 Eğer bir tarikat Peygamber Efendimiz'e bağlayamazsa o yol çıkmaz yoldur. 00:07:09.976 --> 00:07:14.593 Bu yoldan gidiyorsun. Gidiyorsun ama bitti. Yol daha öteye gitmiyor. 00:07:14.788 --> 00:07:18.924 Arabayla bir yola giriyorsun; "Hay Allah! Burada bitti." diyorsun, meğerse çıkmazmış. 00:07:19.104 --> 00:07:20.232 Geri dönüyorsun. 00:07:20.614 --> 00:07:27.158 Resûlullah'a bağlamayan yol, yol değildir; çıkmaz sokaktır. Öyle şey olmaz! 00:07:27.722 --> 00:07:33.856 Kendi keyfinden ortaya atılan metot bid'attir. O da çıkmaz yoldur. Onun da kıymeti yoktur. 00:07:34.980 --> 00:07:36.371 Yolu yine Peygamber Efendimiz söylemiştir. 00:07:36.621 --> 00:07:42.690 Peygamber Efendimiz'in sözlerini en iyi tutan, en iyi uygulayan, en iyi gösteren 00:07:42.342 --> 00:07:50.701 yol Tarikat-i Muhammediyye'den giden fırka-ı nâciyedir. Onlar fevz u felâh bulurlar. 00:07:50.810 --> 00:08:01.219 Mârifetullaha ererler, hakikati bulurlar. İlim ve ihlâs; birisi tarikatin aletidir birisi gayesidir. 00:08:01.746 --> 00:08:05.846 İnsan ilmi bilecek, ilmiyle amel edip ihlâsa sahip olacak. 00:08:05.978 --> 00:08:08.164 İyi kulluk edecek, Allah'ın sevgili kulu olacak. 00:08:08.570 --> 00:08:13.424 İslâmiyet tek şey değildir, iki tanecik şeyden ibaret değildir. 00:08:13.690 --> 00:08:15.850 "Cuma kılmayanlara ne dersiniz?" diyor. 00:08:16.930 --> 00:08:19.702 "Allah hidayet versin." derim. Allah akıl fikir versin. 00:08:19.820 --> 00:08:25.143 Allahu Teâlâ hazretleri, Kur'ân-ı Kerîm'de Cuma sûresinde şöyle buyuruyor: 00:08:27.910 --> 00:08:33.397 Yâ eyyühe'llezîne âmenû izâ nûdiye li's-salâti min yevmi'l-cumuati fe's'av ilâ zikri'llâhi 00:08:33.608 --> 00:08:38.203 ve zeru'l bey' zâliküm hayrün lekum in küntüm ta'lemûn. 00:08:38.700 --> 00:08:41.347 "Ey iman edenler! 00:08:41.800 --> 00:08:47.687 Cuma günü olup da Cuma namazı için ezan okunup nida olunduktan sonra alışverişi terk edin. 00:08:47.727 --> 00:08:54.804 Koşarak camiye gelin. Koşarak Allah'ın emrettiği o farz olan Cuma namazını kılmaya gelin. 00:08:55.880 --> 00:09:02.987 Bilirseniz bu sizin için çok daha hayırlıdır." Oradan bilmeyenlerin olacağını anlıyoruz. 00:09:06.496 --> 00:09:08.945 "Bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır." 00:09:09.164 --> 00:09:13.390 Bilmeyen cahiller de var. Hayırlı yolu bilmiyorlar. Ya bu Cuma. 00:09:13.273 --> 00:09:19.389 İnsanlar camiye toplanıyor, Allah'ın huzurunda namaz kılıyor, vaaz dinliyor, hutbe dinliyor. 00:09:19.467 --> 00:09:21.913 Bunların hepsi sevap. Bu mu hayırlı? 00:09:21.953 --> 00:09:27.300 Sokaklarda aylak aylak "Ben Cuma kılmayacağım!" diye öküz gibi burnundan solumak mı hayırlı? 00:09:28.507 --> 00:09:35.440 "Ben cihat ediyorum." Cihat ediyorsan Cuma'ya ne diye tosluyorsun? Cuma'yı ne diye çiğniyorsun? 00:09:35.372 --> 00:09:39.885 Camileri yıkarak mı cihat edeceksin? Farzları çiğneyerek mi cihat edeceksin? 00:09:40.534 --> 00:09:45.130 Farzları çiğneyerek cihat olur mu? Değil farzlar edepleri bile çiğnersen cihat etmiş olmazsın. 00:09:45.349 --> 00:09:49.518 Edebe bile riayet etmesen Allah yolundan çıkar gidersin. 00:09:49.651 --> 00:09:55.460 Farzlar büyük âbidelerdir. Ufacık tefecik şeyleri bile ihmal etsen mahrum kalırsın. 00:09:55.755 --> 00:10:00.441 "Edepsiz insan Rabbinin lütfundan mahrum kalıverir. Cascavlak ortada kalır." 00:10:00.511 --> 00:10:03.412 Baktı ki edepsiz; Allah ondan rahmetini kesiverir. 00:10:04.122 --> 00:10:08.767 Rahmet-i Rahman kesilince insan orta yerde nursuz kalıverir. 00:10:09.159 --> 00:10:12.915 Onun için "Her şeyin aslı esası edeptir." demişler. 00:10:13.267 --> 00:10:21.195 Kur'an; "Ey iman edenler! Cuma namazına gelin." deyip dururken 00:10:21.593 --> 00:10:26.580 hangi edepsiz çıkıp da "Ey insanlar! Cuma namazına gitmeyin." diyebilir. 00:10:27.136 --> 00:10:30.688 Derse ne olur? Çok yanlış bir iş olur. Allah hidayet versin. 00:10:30.938 --> 00:10:34.213 Hem de bunu Müslümanlık namına diyorsa cihat namına diyorsa 00:10:34.299 --> 00:10:39.834 "İslâm'a hizmet edeceğim." diye diyorsa Allah şifa versin. Demek ki tahtaları iyice eksilmiş, oynamış. 00:10:40.631 --> 00:10:46.106 Büyük şaşkınlık içinde. O kadar basit şey ki o kadar kolay şey ki. 00:10:48.280 --> 00:10:51.725 Sen bir müslümana nasihat edecek olsan nasıl nasihat edersin? 00:10:51.811 --> 00:10:56.853 "Evladım! Kur'an'ı oku, Kur'an'ın ahkamına uy. 00:10:57.181 --> 00:11:00.295 Resûlullah'ın hadislerini oku, onları uygula." dersin. 00:11:00.561 --> 00:11:04.804 Kur'an diyor yahu! Kur'an; "Cuma namazı kıl." diyor. 00:11:06.140 --> 00:11:09.329 Ötesi var mı bunun? Aklın bu kadarda mı çalışamıyor. 00:11:09.407 --> 00:11:10.707 "Çok ince çalışıyor hocam!" 00:11:10.903 --> 00:11:16.387 Çok ince çalışıyor ama yamuk çalışıyor, eğri çalışıyor, ters çalışıyor. 00:11:16.662 --> 00:11:19.258 Ters ayarlanmış, ters tarafa çalışıyor. 00:11:21.446 --> 00:11:29.400 İstanbul Bizanslılar'ın elindeyken müslümanlar orada cami kurmuşlar. 00:11:29.110 --> 00:11:35.755 Henüz İstanbul fethedilmeden önce orada cami kurmuşlar. Orada bile namaz kılmışlar. Kılınır. 00:11:36.232 --> 00:11:41.600 Bir kâfir beldesinde müslümanlar cem olursa Cuma namazı kılarlar. 00:11:41.435 --> 00:11:46.876 Almanya'da kılıyorlar, Amerika'da kılıyorlar. Ben gittim Amerika'da kaç tane camide gördüm. 00:11:47.100 --> 00:11:51.193 Allah razı olsun. Bizim Amerika'da okuyan mühendis kardeşlerimiz, 00:11:51.498 --> 00:11:57.867 doktor kardeşlerimiz, doçent kardeşlerimiz eline kâğıdı alıyor, çıkıyor. Hutbeyi okuyor. 00:11:57.937 --> 00:12:01.896 Her hafta birisi okuyor, maşaallah! Bir Arapçasını okuyor. 00:12:02.500 --> 00:12:05.741 Bir vaaz ve nasihat ediyor. Bir İngilizce özetini yapıyor, iniyor. Fena mı oluyor? 00:12:06.540 --> 00:12:07.540 Güzel oluyor. 00:12:07.464 --> 00:12:13.842 Kılmamak yanlıştır. Öteki türlü düşünen kardeşlerimizi Allah ıslah etsin, Allah onlara akıl fikir versin. 00:12:14.769 --> 00:12:16.480 el-Fâtiha.