WEBVTT

00:00:00.000 --> 00:00:03.000
Soru: Vadeyle bir şey almak veya satmak faize girer mi?

00:00:03.000 --> 00:00:10.000
Cevap: Hayır. Taksit taksit vade ile bir şey alınıp satılabilir. Bunun faizle ilgisi yok.

00:00:10.000 --> 00:00:15.000
Zikirlerimi yapıyorum ama içimden bana yaptığım güzel ibadetlerin

00:00:15.000 --> 00:00:21.000
elimden gideceğini söylüyor bir söz. Ve elimden gidiyor diyor. Ve ben bunu hiç anlamıyorum diyor.

00:00:21.000 --> 00:00:26.000
Çok zor durumdayım diyor. Tavsiyelerinizi bekliyorum diyor. Bu bir vesvesedir.

00:00:26.000 --> 00:00:29.000
Vesveseye itibar etmemek lazım.

00:00:29.000 --> 00:00:34.000
Kulhuvallah, Kuleuzubirabbilfelak, Kuleuzubirabbinnas surelerini okumak lazım.

00:00:34.000 --> 00:00:42.000
İbadetler Allah emretti diye yapıyoruz. Elimizden gitmez. Allahu Teala hz.leri buyuruyor ki

00:00:42.000 --> 00:00:46.000
Zerre kadar hayır işleyen hayrının sevabını karşılığını görecek.

00:00:46.000 --> 00:00:48.000
Zerre kadar şer işleyende cezasını çekecek.

00:00:48.000 --> 00:00:54.000
Femen yağmel miskale zerretin hayran yerahu vemen yağmel miskale zerretin şerren yerahu.

00:00:54.000 --> 00:00:59.000
Hatta yapılan iyilikleri Allah kat kat kat kat kat kat katlayıp arttıracak

00:00:59.000 --> 00:01:02.000
küçücük bir hayır Uhud Dağı kadar büyük olacak diyor.

00:01:02.000 --> 00:01:07.000
Yani insan küçücük bir hayır verse sanki Uhud Dağı kadar vermiş gibi Allah sevabı arttıracak.

00:01:07.000 --> 00:01:12.000
Fazlı keremiyle cennetine sokacak. O bakımdan Allahın fazlıyla lütfuyla cennete girecek.

00:01:12.000 --> 00:01:18.000
Böyle vesveseye lüzum yok. Hileli malı alıp ucuz satan kişi helallik alacak mı?

00:01:18.000 --> 00:01:22.000
Onları bulamazsa yani müşterileri bulamazsa ne yapması lazım?

00:01:22.000 --> 00:01:30.000
Şimdi bir mal haliyle satılırsa bu mal bu haliyle satılıyor yani sakat olabilir eksikli olabilir.

00:01:30.000 --> 00:01:33.000
Şu bak işte beğenirsen şu fiyata. O zaman bir şey olmaz.

00:01:33.000 --> 00:01:39.000
Ama başka türlü gösterilip öyle olmayan bir şey satılırsa o zaman hile olur.

00:01:39.000 --> 00:01:42.000
Tabi helallik alınması lazım.

00:01:42.000 --> 00:01:48.000
Eğer helallik bulunamıyorsa yani mümkün değilse işte o zaman zor tabi.

00:01:48.000 --> 00:01:52.000
Onların namına hayır yapacak hasenat yapacak sevabını onlara bağışlayacak.

00:01:52.000 --> 00:01:54.000
Allaha dua edecek.

00:01:54.000 --> 00:02:03.000
Hac yapıldığı zaman böyle ödenmesi mümkün olmayan borçlarında affedileceğini Allah bildiriyor.

00:02:03.000 --> 00:02:08.000
Yani aradı sahibini bulamadı uğraştı çırpındı çaresi yok.

00:02:09.000 --> 00:02:14.000
İşte böyle hakların sahibi bilinemeyen bulunamayan hakların hac yapıldığı zaman

00:02:14.000 --> 00:02:21.000
affedileceğine dair müjdede vardır. Hac eder inşallah Allah bulamazsa çırpındıktan sonra şey yapar.

00:02:25.000 --> 00:02:29.000
Ben diyor bir üniversite imtihanını kazanmış kızım.

00:02:29.000 --> 00:02:35.000
Fakat fakültelerde karmaşık kız erkek karışık okudukları için gitmekte tereddüt ediyorum.

00:02:35.000 --> 00:02:37.000
Olabilir mi olamaz mı diyor.

00:02:38.000 --> 00:02:45.000
İşte tabi kız arkadaşlarıyla bir köşesinde oturur tesettürlü oturursa ilim öğrenmek olabilir.

00:02:45.000 --> 00:02:52.000
Bazı tamamen reddetmek ve yasaklamakta olmuyor. Ben şahsen kendi kızlarımı göndermedim.

00:02:52.000 --> 00:02:57.000
Tamamen İslami eğitim yapabileceği yerlere gönderdim. Öyle yerleri tercih ederse iyi olur.

00:02:57.000 --> 00:02:59.000
Soru: İbadetler Allah rızası için yapılmalı.

00:02:59.000 --> 00:03:02.000
Niyete başka istek katılırsa şirk olur diyor.

00:03:02.000 --> 00:03:09.000
Yani başka istek değil başkası düşünülerek Allahtan gayrısı düşünülerek olursa demek.

00:03:09.000 --> 00:03:16.000
Şimdi düşündüm de cennet cehennem kaygısı olmasaydı bizler ibadet eder miydik diyor.

00:03:16.000 --> 00:03:23.000
Çoğunluğumuz ibadetleri cennet cehennem kaygısı için yapmakla şirke bulaşmıyor muyuz diyor.

00:03:23.000 --> 00:03:28.000
Bulaşılmıyor. Şirk demek Allaha ortak koşmak demek. Burada Allaha ortak koşma yok.

00:03:28.000 --> 00:03:33.000
Yalnız bir ahiret hesabı yapılıyor. Cehenneme düşmeyeyim cenneti kazanayım.

00:03:33.000 --> 00:03:38.000
Bu hesabı Kur'anı Kerimde Allah kendisi teşvik ettiği için.

00:03:38.000 --> 00:03:42.000
Bak cehennemden korkun, cehennem ateşinden sakının, korunun.

00:03:42.000 --> 00:03:48.000
Cenneti ve saliuilamağfiretimmirrabbiküm filan diye teşvik ettiğinde bunda bir şirk bahis konusu değildir.

00:03:48.000 --> 00:03:54.000
O düşünce doğru değil. Şirk ne olur? Mesela ben burada namaz kılacağım ama

00:03:54.000 --> 00:04:00.000
hem namazımı kılayım hem de genel müdür görsün bana müdürlük versin derse

00:04:00.000 --> 00:04:06.000
o zaman yani bir namazı Allah için kılmış oluyor birde genel müdürden bir mevki koparmak için. O şirk olur.

00:04:06.000 --> 00:04:13.000
Bu onun gibi değil. Cennet ve cehennem düşüncesi ile kendisine çeki düzen verme

00:04:13.000 --> 00:04:17.000
Kur'anı Kerimde de teşvik edilen bir durum olduğundan bu normal bir şeydir.

00:04:17.000 --> 00:04:25.000
Bu şirke girmez. Yalnız büyüklerimiz demişler ki asıl muhlis kullar halis kullar

00:04:25.000 --> 00:04:29.000
cennet içinde değil cehennem içinde değil Allah rızası için her şeyi yaparlar.

00:04:29.000 --> 00:04:34.000
Yani mesela birisine demişler ki levhu mahfuzda ben senin ismini

00:04:34.000 --> 00:04:39.000
cehennemliklerin arasında gördüm ne diye namaz kılıyorsun? Ne diye ibadet ediyorsun?

00:04:40.000 --> 00:04:44.000
Demiş ben yazıyı senden kaç sene önceden beri görüyorum orada olduğunu.

00:04:45.000 --> 00:04:51.000
Yani kendi ismini levhu mahfuzda cehennemlikler arasında cehennemlikler arasında

00:04:51.000 --> 00:04:54.000
şu isimde var şu isimde var kendisinin isminide görüyormuş.

00:04:54.000 --> 00:04:57.000
Ben onu demiş senden kaç yıl önceden beri görüyorum.

00:04:57.000 --> 00:05:01.000
Ama ben ibadeti cennet için cehennem için yapmıyorum ki Allah rızası için yapıyorum

00:05:01.000 --> 00:05:02.000
yapmaya devam edeceğim demiş.

00:05:03.000 --> 00:05:09.000
Yani cehenneme düşsemde gene yapacağım bu benim vazifem demiş. Devam etmiş tabi.

00:05:09.000 --> 00:05:15.000
Ertesi gün bakmış ki o zat kendisiyle bir gün önce konuşan ya demiş bu gün bir şey oldu.

00:05:15.000 --> 00:05:20.000
Ne oldu? E senin ismin baktım demiş cehennemliklerin arasından silindi.

00:05:20.000 --> 00:05:26.000
Cennetlikler arasına yazıldı. Yani burada güzel bir şey öğreniyoruz.

00:05:26.000 --> 00:05:30.000
Yani ne olursak olalım Allah rızası için yapacağız her şeyi.

00:05:30.000 --> 00:05:34.000
Cennet için cehennem için değil Allah rızası için yapacağız. Yüksek olan duygu odur.

00:05:37.000 --> 00:05:44.000
Diyor ki Kur'anı Kerimde gene kim men amile salihan febinefsihi.

00:05:44.000 --> 00:05:51.000
Kim Salih amel işlerse kendi nefsi için işliyor. Vemen esaet ve aleyha.

00:05:51.000 --> 00:05:53.000
Kim günah işlerse o da kendi aleyhine işliyor diyor.

00:05:53.000 --> 00:05:57.000
O zaman nefsimiz için kendi canımız için yapmıyor muyuz bir ibadeti bu şirk olmaz mı?

00:05:57.000 --> 00:06:00.000
Bu da şirk olmaz. Bu da normal.

00:06:00.000 --> 00:06:06.000
İnsanoğlu kendisini günahlardan dünyada zararlardan koruduğu gibi

00:06:06.000 --> 00:06:10.000
ahretin zararlarından da korumaya gayret edecek. Bu onun vazifesi.

00:06:10.000 --> 00:06:14.000
Kulluk vazifesi bu. Kulluk ne demek? Allaha güzel ibadet etmek

00:06:15.000 --> 00:06:19.000
ve yasaklarından kaçınmak emirlerini tutmak. Bu da şirk değil.

00:06:19.000 --> 00:06:21.000
İslam mükemmel bir hayat nizamı.

00:06:21.000 --> 00:06:25.000
Bende bu dini mükemmel olduğu için seçip ibadet etmekle şirke bulaşıyor muyum?

00:06:25.000 --> 00:06:30.000
Hayır yani bunların hiç birisi şirk değil. Bunlar normal duygular.

00:06:30.000 --> 00:06:35.000
Ama daha yüksek duygular, İlahi ente maksudi ve rıdake madlubi.

00:06:35.000 --> 00:06:36.000
Yarabbi benim maksudum sensin.

00:06:36.000 --> 00:06:42.000
Ben senin rızan için şey yapıyorum diye her şeyi sırf Allah rızası için yapacak hale gelmek.

00:06:42.000 --> 00:06:46.000
Ahiret hesabı yapmamak. Dünya hesabı yapmamak.

00:06:46.000 --> 00:06:53.000
Şimdi bizim eskiden her tarikatın kendine göre bir başlık şekli varmış bir kavuk şekli varmış.

00:06:53.000 --> 00:06:56.000
Sarığın rengi varmış. Sarılış şekli varmış.

00:06:56.000 --> 00:07:03.000
Nakşibendi Tarikatının da başlıkları yani külahları dört dilimli oluyormuş.

00:07:03.000 --> 00:07:07.000
Böyle dört parçadan. Dört terk diyorlar ona. Dilime terk diyorlar.

00:07:07.000 --> 00:07:11.000
Dört terkli oluyormuş başa giyilen şey başlık.

00:07:11.000 --> 00:07:15.000
Ondan sonra onun üstüne sarık sarılıyor ama şu ortada bizim fes dediğimiz şey yerine

00:07:15.000 --> 00:07:23.000
dört parçalı dört parça dikilerek yapılmış öyle bir külah olurmuş. Şimdi bir şair diyor ki.

00:07:23.000 --> 00:07:30.000
Nakşibendilikte dört terkli külah giyilmesinin yani dört dilimli külah giyilmesinin sebebi şudur.

00:07:30.000 --> 00:07:36.000
Çünkü Nakşibendilikte dört terk vardır diyor. Terk dilim demek bir, birde bırakmak demek.

00:07:36.000 --> 00:07:41.000
Dört dilimlidir. Çünkü dört şeyi terk ediyorlar diye nükte yapmış yani orada.

00:07:41.000 --> 00:07:48.000
Bir; terki dünya, dünyayı terk edecek. İki; terki ukba, ahreti terk edecek.

00:07:48.000 --> 00:07:56.000
Üç; terki hesli yani varlığı terk edecek. Dört; terki terk, terkettiklerinide terk edecek.

00:07:56.000 --> 00:08:01.000
Yani şöyle demek istiyor. İbadeti dünya menfaati için yapmayacak.

00:08:01.000 --> 00:08:06.000
Şu kadar namaz kılarsam 200er liradan şu kadar 100 lira para alacağım. Öyle şey olmaz.

00:08:05.000 --> 00:08:10.000
Dünya hesabı yok. Veya şöyle yaparsam işten atarlar böyle yaparsam işe alırlar böyle şey yok.

00:08:10.000 --> 00:08:13.000
Terki dünya. Dünyaya meyletmeyecek.

00:08:13.000 --> 00:08:15.000
Ahiret hesabı yapmayacak. Dünya hesabı yapmamak.

00:08:15.000 --> 00:08:21.000
Hani şöyle olursa böyle olursa filan diye şu kadar sevap kazanırım filan diye böyle yapmayacak.

00:08:21.000 --> 00:08:27.000
O hesapların hepsi Allahın fazlı keremi karşısında yok olur. Gazaba gelir cehenneme atarlar.

00:08:27.000 --> 00:08:34.000
Lütfa gelir affeder. O hesaplar tutmaz. Terki ukba. O da önemli.

00:08:34.000 --> 00:08:39.000
Ondan sonra terki hesli. Her çeşit varlığı terk edecek. Zenginse zenginliğinden kibirlenmeyecek.

00:08:39.000 --> 00:08:41.000
Alimse alimliğinden kibirlenmeyecek.

00:08:41.000 --> 00:08:45.000
Mevki makam sahibiyse mevkiinden makamından kibirlenmeyecek.

00:08:45.000 --> 00:08:50.000
Her türlü varlıktan sıyrılacak sanki hiç bir şey yokmuş gibi mütevazi olacak.

00:08:50.000 --> 00:08:56.000
Bir de terki terk. Yani bu şeyleri terk ettim diye böbürlenmeyecek. Bunları da unutacak.

00:08:56.000 --> 00:09:01.000
Üç şeyi terk ettiğini de unutacak. Terki terk edecek. Yani hiç hatırına da getirmeyecek.

00:09:01.000 --> 00:09:04.000
Çünkü ondan da kibirlenir insan.

00:09:04.000 --> 00:09:09.000
Ya ben öyle olgun insanım ki öyle yüksek insanım ki terki dünya ettim terki ukba ettim

00:09:09.000 --> 00:09:16.000
terki varlık ettim filan diye gene böbürlenir gene Allahın sevmediği kibre düşebilir diye

00:09:16.000 --> 00:09:19.000
ondan dört terk vardır diye söylemişler. Hatırınızda kalsın.

00:09:19.000 --> 00:09:28.000
Demek ki asıl iyi Müslümanlık asıl Allahın sevdiği şey her şeyi Allah rızası için yapmak.

00:09:28.000 --> 00:09:33.000
Hesapla değil de menfaat kaygısıyla değil de Allah rızası için yapmak.

00:09:33.000 --> 00:09:37.000
Ama hesapla yaparsa o da yasak değil. Onu da bilin.

00:09:37.000 --> 00:09:43.000
O da bir insanlar kimisi ondan anlar kimisi daha yüksektir kimisi daha yüksektir. O da caiz.

00:09:44.000 --> 00:09:57.000
Birisinin çocuğu olmuş, çocuğuna isim istiyor. Erkek çocuğu olmuş. Allah salihlerden eylesin.

00:09:57.000 --> 00:10:07.000
Sevdiği kullardan eylesin. "Necip" olsun adı. Necip "asil" demek. Soylu soplu olsun.

00:10:08.000 --> 00:10:16.000
Soru: "Geçen haftada Kadın Aile Dergisi'nden birisini kapatmayı düşündüğünüzü söylemişsiniz.

00:10:16.000 --> 00:10:25.000
Bunu tereddütle karşıladık. Bu abone yapılana ters etki yapıyor. Böyle söz, söz konusu mu?" filan diye soruyor.

00:10:26.000 --> 00:10:33.000
Cevap: Muhterem kardeşlerim! Ben şurada size hadis okuyorum.

00:10:33.000 --> 00:10:42.000
Eskiden ilahiyat fakültesinde talebelere ders veriyordum, işte bu kadar salonlarda 250, 300 kişiye ders veriyordum.

00:10:42.000 --> 00:10:50.000
Konferans filan veriyorduk. Ne yapsanız nihayet 1000, 1500, 2000, 3000 kişiye hitap edebiliyorsunuz.

00:10:50.000 --> 00:10:58.000
Ne kadar kalabalık toplasanız; bir salon tutuluyor, düğün salonu, sinema salonu veya konferans salonu...

00:10:58.000 --> 00:11:09.000
3000-5000 kişi toplanıyor. Vaaz ü nasihatimiz, bu âyetler, bu hadislerin açıklamaları çok insana ulaşsın diye

00:11:09.000 --> 00:11:18.000
neşriyat yapmaktan başka çare yok. Dergilerimiz, gazetelerimiz olması lazım. Herkese bunları vermemiz lazım.

00:11:18.000 --> 00:11:23.000
İslâm'ı yaymak için çalışmamız lazım. Bunun çaresi basında kuvvetli olmak.

00:11:23.000 --> 00:11:29.000
Basında kuvvetli olmak için de hepimize gayret düşüyor. Hepimize çalışma düşüyor.

00:11:29.000 --> 00:11:36.000
Biz elimizden geldiği kadar güzel dergi çıkartmaya çalışacağız siz de o derginin tanınması, okunması, tutulması

00:11:36.000 --> 00:11:42.000
başka kimseler tarafından da okunulur hale gelmesi için gayret edeceksiniz. Allah rızası için.

00:11:42.000 --> 00:11:49.000
Biz bunu, kendimiz Allah rızası için çıkartıyoruz. "Para kazanalım." diye yapmıyoruz.

00:11:49.000 --> 00:11:55.000
Biz bundan para kaybediyoruz. Milyonlar kaybediyoruz. Sıkıntılara düşüyoruz.

00:11:55.000 --> 00:12:02.000
Fakat o sıkıntıları sineye çekiyoruz ki hizmet devam etsin diye. Çünkü bize mektup geliyor;

00:12:02.000 --> 00:12:08.000
"Allah razı olsun, şu derginizi okuduk, namaza başladık. Şu derginizi okuduk, başımızı örttük.

00:12:08.000 --> 00:12:12.000
Allah razı olsun şu derginizde şu konuları şöyle şöyle, güzelce açıklamışsınız." filan diyorlar.

00:12:12.000 --> 00:12:16.000
Biz de anlıyoruz ki bu hizmetlerin devam etmesi lazım.

00:12:16.000 --> 00:12:24.000
Bu hizmetlerin devam etmesi için de sizin çalışmanız gerek. Bizim kadar sizin de dergileriniz. Siz de çalışacaksınız.

00:12:24.000 --> 00:12:29.000
Siz okumazsanız, dükkâna müşteri gelmezse dükkan çalışmaz ki.

00:12:29.000 --> 00:12:36.000
Ama çok müşteri gelirse harıl harıl çalışır, gelişir, büyür. İşi daha çok artar. Allah rızası için.

00:12:36.000 --> 00:12:42.000
Sadece bizim dergilerimiz için demiyorum. İslâmî neşriyata hizmeti bir vazife bilin.

00:12:42.000 --> 00:12:50.000
Ama bizi seviyorsanız, bizim ihvanımızsanız, kardeşimizseniz, çalışmalarımızın güzel olduğuna kâni iseniz

00:12:50.000 --> 00:12:56.000
bizim dergilerimizi de yaymak, çok okutmak, abone etmek için çalışmanız lazım ki gelişebilelim.

00:12:56.000 --> 00:13:02.000
Gelişemedik. Matbaa kuracaktık, sermaye artırımına giriştik, kardeşlerimiz vaat etti;

00:13:02.000 --> 00:13:09.000
"Herkes şu kadar verecek, bu kadar verecek." Verilemedi. Matbaa alacaktık, kendimiz basacaktık.

00:13:09.000 --> 00:13:14.000
Şöyle olacaktı, böyle olacaktı... Bir yayın, dağıtım şirketinin kurulması lazım.

00:13:14.000 --> 00:13:22.000
Bu kurulmazsa İslâmî neşriyat Türkiye'de gelişmez. Çare yok. Bunlar için de milyarlar lazım.

00:13:23.000 --> 00:13:29.000
Büyük kamyonlar alınacak, seferler, dağıtımlar yapılacak filan... Kolay şeyler değil.

00:13:29.000 --> 00:13:34.000
Bunlar için de para gerekiyor. İşte bu paralar verilecek, Allah yolunda çalışılacak.

00:13:34.000 --> 00:13:43.000
Nasıl cihat, harp çıktığı zaman füze, mermi, silah alınıyorsa asker besleniyorsa...

00:13:44.000 --> 00:13:53.000
Mesela bir Körfez bunalımı çıktı, bütün milletler, devletler bunun iktisadî bakımdan sarsıntısını çekiyor.

00:13:53.000 --> 00:13:57.000
Onun gibi yani... Bu bakımdan yardımcı olacaksınız.

00:13:57.000 --> 00:14:03.000
Biz bunları kapatmayı düşünür müyüz? Düşünmeyiz. Daha dört taneyken beş tane yapmak istiyorduk.

00:14:04.000 --> 00:14:07.000
Haftalık çıkartmak istiyorduk. Günlük gazete çıkartmak istiyorduk.

00:14:07.000 --> 00:14:11.000
Ama siz yardım ederseniz olur. Yardım etmezseniz öyle güdük kalır.

00:14:12.000 --> 00:14:18.000
Çalışacağız, çalışacaksınız ki işler ilerlesin demek; öyle anlayın.

00:14:19.000 --> 00:14:25.000
Peygamber (sav) efendimiz Allahu Teala hazretleri ile görüştümü?

00:14:25.000 --> 00:14:31.000
Nasıl görüştü. Perde arasından mı arkasından mı yüz yüze mi göz gözemi?

00:14:31.000 --> 00:14:40.000
Ben ve bir şahıs söylüyor, iddia ettik falanca da ters söyledi.

00:14:39.000 --> 00:14:49.000
Cevap: Allah rahmet eylesin, Süleyman Çelebi alim insan. Mevlid'i çok güzel yazmış.

00:14:49.000 --> 00:14:53.000
Ve hakikaten insan öteki kaynakları, hadisleri okuduğu zaman bakıyor ki

00:14:54.000 --> 00:15:00.000
hadisleri tercüme etmiş, Mevlid'e öyle geçirmiş. Büyük ölçüde, çok güzel malzeme toplamış.

00:15:00.000 --> 00:15:07.000
Geçen gün bize Malatya'dan alim bir zât geldi. Peygamber Efendimiz ile ilgili bir manzume yazmış.

00:15:07.000 --> 00:15:12.000
Uzun bir manzume. Diyor ki; "Hocam ben bu manzumeyi ilk önce şiir olarak yazmadım."

00:15:12.000 --> 00:15:22.000
"Ne yaptın?" Önce Peygamber Efendimiz ile ilgili bilgileri, sair rivayetleri, âyetleri, hadisleri yazdım, topladım.

00:15:22.000 --> 00:15:27.000
Ondan sonra bunları şiir haline getirdim." Galiba Süleyman Çelebi de öyle yapmış.

00:15:27.000 --> 00:15:32.000
Kaynakları derlemiş, toplamış, önüne tarih kitaplarını, rivayetleri koymuş.

00:15:32.000 --> 00:15:37.000
Ondan sonra o Mevlid manzumesini yazmış. Çok güzel anlatıyor, çok mükemmel anlatıyor.

00:15:37.000 --> 00:15:40.000
Allah mekânını cennet etsin. Diyor ki;

00:15:42.000 --> 00:15:49.000
Âşikâre gördü Rabbü'l-izzeti Âhirette öyle görür ümmeti.

00:15:51.000 --> 00:15:53.000
Rivayetlerde de böyledir.

00:15:53.000 --> 00:16:00.000
Şeş cihetten ol münezzeh Zülcelâl Bî-kem ü keyf ona gösterdi Cemâl.

00:16:00.000 --> 00:16:05.000
"O altı cihetten münezzeh olan; yani sağ ve sol, ön ve arka, yukarı ve aşağı diye

00:16:05.000 --> 00:16:11.000
yön ve cihetten münezzeh olan Allahu Teâla hazretleri niceliksiz, niteliksiz şekilde

00:16:11.000 --> 00:16:18.000
Cemâli'ni Resûlü'ne gösterdi." diyor. Hadîs-i şerîflerde de rivayetlerde de böyle anlatılıyor.

00:16:18.000 --> 00:16:21.000
Miraç ile ilgili hadîs-i şerîflerde de böyle anlatılıyor.

00:16:21.000 --> 00:16:25.000
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e; "Rabbini gördün mü?" diye soruyorlar.

00:16:25.000 --> 00:16:35.000
"Bir nur olarak gördüm." diye cevapları var. Ondan sonraki çeşitli zamanlarda da görmeleri var.

00:16:35.000 --> 00:16:40.000
Allahu Teâla hazretleri nasip etmiş. Musa aleyhisselâm'a;

00:16:40.000 --> 00:16:47.000
"Sen tahammül edemezsin!" dediği halde Resûlullah Efendimiz'i Miraç'a çıkarmış ve göstermiş.

00:16:47.000 --> 00:16:51.000
Âhirette bizler de öyle göreceğiz. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki;

00:16:51.000 --> 00:17:00.000
"Siz dolunay, mehtap olduğu zaman ay'ı görmekte sıkıntı çeker misiniz? Herkes bakar, herkes görür.

00:17:01.000 --> 00:17:07.000
İşte Rabbiniz'i âhirette öyle göreceksiniz. Aynen mehtabı görür gibi âşikâre göreceksiniz."

00:17:07.000 --> 00:17:08.000
Demek ki göreceğiz.

00:17:09.000 --> 00:17:19.000
Soru: Herhangi bir işe girmek için bir şahsa işe girmemize vesile olduğu için bir miktar para verilse

00:17:19.000 --> 00:17:22.000
bu rüşvet olur mu?

00:17:23.000 --> 00:17:29.000
Cevap: İşin yürütülüş tarzına bağlıdır. Para önceden verilir, iş ona göre çıkarsa

00:17:29.000 --> 00:17:37.000
çok kesin olarak rüşvet olur. Ama sen ona gittin; "Ağabey ben işsiz kaldım, mesleğim şu

00:17:37.000 --> 00:17:44.000
sen bana bir iş için aracı ol." dedin. O seni sevdiği için, sen mahir, usta olduğundan

00:17:44.000 --> 00:17:52.000
layık olduğundan o işe seni yerleştirdi. İlk maaşından bir çikolata aldın, gittin, ikram ettin.

00:17:52.000 --> 00:17:57.000
Bunda bir şey yok. Yapılması için para verilmişse o zaman rüşvet olur, haram olur.

00:18:00.000 --> 00:18:07.000
Soru: Cemaatle kılınan farz namaza yetişebilmek için abdestin ve farzdan önce kılınan sünnet namazının

00:18:07.000 --> 00:18:09.000
sünnetlerini terk etmek caiz midir?

00:18:09.000 --> 00:18:15.000
Cevap: Tabii. Abdest almış olan bir kimse geldi, baktı ki farza durulmuş.

00:18:15.000 --> 00:18:24.000
Hemen farza duracak, farzı imamla kılacak. Eğer sabah namazına gelmişse bakacak;

00:18:25.000 --> 00:18:29.000
yeni durulmuşsa sünneti kılacak kadar zaman varsa

00:18:30.000 --> 00:18:36.000
sabah namazının sünneti çok kuvvetli olduğu için aklı ona kesiyorsa bir kenarda sünneti kılıp farza öyle duracak.

00:18:36.000 --> 00:18:41.000
İmamın farza durduğunu görünce farza durur.

00:18:41.000 --> 00:18:42.000
Öğlenin sünnetini sonradan öder.

00:18:43.000 --> 00:18:47.000
Soru: Allahu Teâlâ'nın Esmâ-i Hüsnâ'sında "tanrı" isminin olmadığını biliyoruz.

00:18:47.000 --> 00:18:51.000
Fakat birçok kitapta tanrı isminin kullanıldığını görüyoruz. Bu caiz midir?

00:18:51.000 --> 00:18:57.000
Cevap: Caizdir. Çünkü tanrı ismi Arapçadaki "ilah" kelimesinin bizim dilimizdeki karşılığıdır.

00:18:57.000 --> 00:19:06.000
Arapçada ilah var, Türkçede karşılığı "tanrı" demektir. Her dilin kendine göre kelimeleri vardır.

00:19:07.000 --> 00:19:09.000
İlah kelimesi de Kur'ân-ı Kerîm'de geçiyor.

00:19:09.000 --> 00:19:14.000
Mesela; Ve ilâhüküm ilâhün vâhidün. âyet-i kerîmesinde geçiyor.

00:19:14.000 --> 00:19:18.000
Allahu Teâlâ hazretleri için ilah kelimesi kullanılıyor.

00:19:18.000 --> 00:19:26.000
Onun Türkçedeki karşılığı olan tanrı kelimesi de kullanılabilir, kullanılmıştır. Mevlid'de geçer

00:19:27.000 --> 00:19:36.000
Tanrı Teâlâ diye diğer eski kitaplarda geçer. Eski büyüklerimiz caiz görmüşler, mahsur görmemişler.

00:19:36.000 --> 00:19:46.000
İngilizler god derler. Yalnız şu vardır: Tanrı kelimesi cins isimdir. Hem Allahu Teâla hazretleri için kullanılır

00:19:46.000 --> 00:19:55.000
hem de batıl tapılan mâbudlar için kullanılabilir. Ama Allah sözü Rabbimiz'in İsm-i Hâssı

00:19:55.000 --> 00:20:00.000
İsm-i Âzamı olduğundan O tektir. O'nu kullanmak daha sevaplıdır.

00:20:00.000 --> 00:20:07.000
Ama öteki şeyler de kullanılabilir. İlah kelimesi kullanılır, Rahman, Rahîm, Melik, Kuddûs…

00:20:07.000 --> 00:20:14.000
Bütün Esmâ-i Hüsnâ'sını kullanmak caizdir. Ama bizde bir reaksiyon meydana gelmiş.

00:20:14.000 --> 00:20:21.000
Tanrı kelimesi sanki yanlış gibi düşünülüyor, pek uygun görülmüyor. Allah desek daha iyi ama

00:20:21.000 --> 00:20:24.000
tanrı denildiği zaman da bir suç, bir günah olmuş olmuyor.

00:20:26.000 --> 00:20:28.000
Soru: Erkekler saçlarına kına yakabilir mi?

00:20:31.000 --> 00:20:38.000
Cevap: Sakala yakılabiliyor. Saça da yakılabilir. Bir mahzuru yok, kına mahzurlu değil.

00:20:39.000 --> 00:20:40.000
Allah hepinizden razı olsun.

