WEBVTT 00:00:00.830 --> 00:00:04.667 Soru: Tarikat derslerini bir müddet bırakıp yeniden başlayan bir insan ne yapması lazım? 00:00:04.747 --> 00:00:11.331 Önceki derslerin kazası olur mu? Bu durumda müridle mürşidin bağlantısı kopar mı? 00:00:12.123 --> 00:00:16.742 Cevap: Eski derslerin kazası olmuyor. Tevbe istiğfar edecek. 00:00:16.767 --> 00:00:21.806 Allah affetsin diyecek hocasına da gelip özür dileyecek. 00:00:21.868 --> 00:00:25.354 Allahu Teâlâ hazretleri kusurlarını affetsin ne diyelim, 00:00:25.456 --> 00:00:30.290 yani yapması gereken vazifeleri sevaplı işleri kaçırmış oldu. 00:00:30.373 --> 00:00:32.832 Allah bir daha o durama düşürmesin demek [lazım.] 00:00:33.162 --> 00:00:38.860 Soru: 22 Haziran Cumartesi arefe gününü oruçlu geçirmeyi tavsiye ettiniz. 00:00:38.885 --> 00:00:45.950 Çevremizdeki hocalar o gün Arabistan'da kurban bayramı olduğu için oruç tutulmaz dediler, ne diyorsunuz? 00:00:45.181 --> 00:00:48.609 Cevap: Arabistan'a karıştırmalarını doğru bulmadım. 00:00:48.687 --> 00:00:51.549 Çünkü Arabistan'da zaten bir gün evvel yaptılar. 00:00:51.889 --> 00:00:57.722 Bir gün evvel yaptılar ama hacıların hacılığı kabuldür de doğrusu Türkiye'ninki idi. 00:00:57.886 --> 00:01:03.405 Arabistan'da bayram bile olsa orada bayram değil olduğu için burada arefe günü olduğu için 00:01:03.430 --> 00:01:09.386 burada bu sevabı kaçırmamaları lazım geliyordu. Çünkü burası Arabistan değil burası Türkiye. 00:01:09.488 --> 00:01:13.536 Beldelerde farklı zamanlarda Ramazan, bayram, 00:01:13.536 --> 00:01:16.887 kurban olabildiğini tarih kitaplarında görüyoruz. 00:01:16.948 --> 00:01:19.968 Herkes kendi beldesine tâbi olması lazım geliyordu. 00:01:20.140 --> 00:01:24.907 Arefe gününde buralarda olan insanların oruç tutması çok sevap diye 00:01:24.945 --> 00:01:29.991 ben sevabı kaçırmasınlar diye söyledim, bazı arkadaşlar pişmiş aşa su katıp demek ki 00:01:30.380 --> 00:01:31.701 sevabı engellemişler günaha girmişler. 00:01:31.747 --> 00:01:38.248 Bir sevabı engelleyip insanların sevaba girmesini engellemişler bilmeden işe karışmışlar. 00:01:40.789 --> 00:01:45.872 Sözü tam anlayın tam dinleyin, burada tek başınıza bayram yapacak haliniz de yok, 00:01:45.938 --> 00:01:49.437 başkasının bayramı nasıl tespit ettiğini de bilemiyorsunuz, 00:01:49.538 --> 00:01:53.464 bizim buradaki şeye tâbi olursunuz hatırınızda olsun. 00:01:53.596 --> 00:01:58.205 Soru: Bende çok uyku hastalığı var, lüzumsuz uyuyorum diyor. 00:01:58.322 --> 00:02:04.459 Cevap: Allah şifa versin. Uyku bazen hastalıktan olur. 00:02:04.582 --> 00:02:07.291 Yani vücudunda bir eksiklik, bir hastalık vardır. 00:02:07.307 --> 00:02:14.141 Doktora gitsin, eğer bir hastalık yoksa, çok yemek yiyorsa çok yemeği keserse uyku azalır. 00:02:14.235 --> 00:02:19.222 Yemeği azalttığı zaman uyku kendiliğinden hafifler. 00:02:19.331 --> 00:02:25.228 Vücudunda bir eksiklik varsa ilaçlar alır ona göre kendisini takviye eder. 00:02:25.322 --> 00:02:31.647 Mânevî bir kusur varsa Allah affetsin, tevbe ve istiğfar eylesin, inşaallah düzelir. 00:02:32.409 --> 00:02:38.841 Soru: Hocam karşımızdaki kardeşimizin kusurları büyük bir kalabalığı etkiliyorsa o zaman ne olacak? 00:02:38.866 --> 00:02:43.804 Bu kişi bir başkan ise yine mi tenkit etmeyeceğiz? 00:02:44.480 --> 00:02:49.998 Cevap: İslâm'da nasihat denilen bir müessese vardır, 00:02:49.998 --> 00:02:55.896 yani müslümanın müslüman kardeşine karşı nasihat vazifesi var. Bu nasihat ne demek? 00:02:56.130 --> 00:03:02.587 Samimi olmak, içten olmak demek ve kusuru varsa lisan-ı münasip ile bildirmek, anlatmak demek. 00:03:02.623 --> 00:03:05.706 Kusurda ısrar ediyorsa o zaman alenen de söylenebilir. 00:03:05.747 --> 00:03:10.623 Bak bu şeriata uygun değil, şurada bir kusur vardır diye ilk önce kendisiyle konuşursunuz, 00:03:10.706 --> 00:03:16.290 ondan sonra hatasında, günahında ısrar ediyorsa bak bu hata işliyor diye de söylemek gerekir. 00:03:16.331 --> 00:03:21.998 O başkan olursa vebali daha çok oluyor, onun için onu ikaz etmek daha önem kazanıyor. 00:03:22.123 --> 00:03:31.707 Soru: 4-5 ay evvel evlendim. Bir süre önceye kadar derslerimi yapıyordum sonra aksattım 00:03:31.747 --> 00:03:36.997 Soru: Bazılarına göre güya mürşitlerin talebelerine verdikleri derslerde "Sen bin tane çek, 00:03:37.620 --> 00:03:43.987 sen iki bin tane çek." demeleri hatalıymış, buna muktedi değillermiş, 00:03:44.410 --> 00:03:47.593 peygamberimiz zamanında böyle değilmiş güya, tesbih sayıları sabitmiş. 00:03:47.705 --> 00:03:51.788 Lütfen bu konuda bizi aydınlatır mısınız? 00:03:51.835 --> 00:03:56.882 Cevap: Peygamber Efendimiz'in muhtelif hadîs-i şerîfleri var, muhtelif sahabesine tavsiyeleri var. 00:03:56.959 --> 00:04:04.827 O tavsiyelere göre biz de o hadîs-i şerîflerdeki şeyleri söylüyoruz. 00:04:05.920 --> 00:04:12.670 Bir de insanların kendilerinin kabiliyetleri ve tabiatları vardır. 00:04:12.756 --> 00:04:19.865 Mürşit o kabiliyet ve tabiatına göre müride dersini söyler ve değiştirir, takip eder, 00:04:19.865 --> 00:04:22.868 yani doktorun ilacın miktarını söylediği gibi. 00:04:22.921 --> 00:04:27.138 Zikrin illa az yapılacak diye bir alt hududu var, 00:04:27.184 --> 00:04:31.200 daha yukarı çıkılmaz diye bir fikre sahipse bu tenkitçiler yanlıştır. 00:04:31.278 --> 00:04:35.849 Çünkü Peygamber Efendimiz çok zikretmeyi tavsiye ediyor, Kur'ân-ı Kerîm de tavsiye ediyor. 00:04:35.950 --> 00:04:41.910 Yâ eyyuühellezîne âmenü'z-kürullâhe zikran kesîrâ ve sebbihûhü bükraten ve esîlâ. 00:04:41.162 --> 00:04:45.621 Çok zikretmeyi âyet ve hadisler tavsiye ediyor. Onun için yanlıştır onların sözleri. 00:04:46.851 --> 00:04:53.885 Âyetleri hadisleri okusunlar biraz, böyle bilmedikleri şeylere bilmeden karışmasınlar. 00:04:54.123 --> 00:04:58.832 Soru: Kadınlar altınlarının zekatını kendi altınlarından vermek istemiyorlar diyor birisi, 00:04:58.927 --> 00:05:00.718 erkek olarak biz vermek zorunda mıyız? 00:05:00.749 --> 00:05:04.180 Cevap: Hayır, zorunda değilsin herkes kendi vazifesini kendisi yapacak. 00:05:04.296 --> 00:05:08.406 Vermezse zekatını vermemiş insan olarak cezayı onlar çekerler 00:05:08.406 --> 00:05:11.622 ama sen ona acıdığından onun yerine verebilirsin. 00:05:11.622 --> 00:05:16.593 Bir de şöyle oluyor, şimdi zekâtı vermek için bileziği bozmak lazım, 00:05:16.704 --> 00:05:21.246 bileziği bozmaktansa sen ona hayrına onun zekatını onun namına veriverirsin. 00:05:21.257 --> 00:05:25.853 Bilezik yerinde durur. Yani bu durumlar olabiliyor, verirseniz hayır olur. 00:05:25.930 --> 00:05:29.835 Senin namına ben veriyorum falan diyerek. 00:05:29.496 --> 00:05:33.705 Soru: Düğünlerde gelinin beyaz gelinlik giymesi doğrumudur? 00:05:34.996 --> 00:05:40.955 Cevap: Gelinliğin rengi hususunda bir mecburiyet yok. 00:05:41.900 --> 00:05:48.780 Eski gelinlikleri inceliyoruz biz, Osmanlıların eski kültürel kıyafetleri müzelerde filan görülüyor. 00:05:48.842 --> 00:05:52.133 Mor, kırmızı oluyor, çeşitli şekillerde olabiliyor. 00:05:52.226 --> 00:06:00.113 Beyaz gelinlik daha ziyade batıdan gelmiş, yani bizim gelinlerimiz allı pulluydu eskiden, 00:06:00.120 --> 00:06:06.787 mâlum allı pullu gelin derlerdi. Bu beyaz kıyafet onların kilisede giydikleri bir kıyafetmiş. 00:06:07.780 --> 00:06:13.116 Batılılara, gayrimüslimlere benzememek bakımından onu giymemek daha iyi gibi yani. 00:06:13.162 --> 00:06:16.204 Bir mecburiyet yok beyaz giyilecek giyilmeyecek diye 00:06:16.204 --> 00:06:22.621 ama takliden onların kilisede giydiği bir kıyafetse özellikle giymemeye dikkat etmek uygun olur. 00:06:22.204 --> 00:06:25.496 Soru: Muhterem hocam, size iki bid'at hakkında soru soracağım. 00:06:28.162 --> 00:06:34.204 Birincisi imamların fes üzerine sarılmış sarıkla beraber olan kavuk giymeleri. 00:06:34.287 --> 00:06:36.954 Sarık sarma sünnetini ortadan kaldırmıyor mu? 00:06:36.955 --> 00:06:39.747 Cevap: Hayır, sarık sarma sünnetini yerine getiriyor. 00:06:39.746 --> 00:06:47.622 Yani Peygamber Efendimiz fes yerine kalensöve derlerdi eskiden kalensöve giyip namaz kıldı, 00:06:47.704 --> 00:06:49.871 kalensövenin üzerine sarık sardı. 00:06:49.955 --> 00:06:58.247 Öyle de tatbikatı var, hiç kalensövesi olmayan yani fesi olmadan sadece sarık sarıp öyle de namaz kıldı. 00:06:58.287 --> 00:07:05.246 Bazı kereler de başı açık kıldığı da olmuş, yani her çeşidi var ama sarık sarmak sünnet. 00:07:05.287 --> 00:07:09.913 Şimdi bu kavukların üzerine de dolana dolana bir sürü şeyler sarıldığı için 00:07:10.370 --> 00:07:13.621 bir hadîs-i şerîfte geçiyor ki her dolamasına bir sevap var. 00:07:13.746 --> 00:07:20.372 Onun için bu da sarık sarıldığı için üstüne o sevabı alıyordur diye Rabbimizin lütfundan umarız. 00:07:20.412 --> 00:07:27.288 Yani o işi yapmanın bir şekli olmuş oluyor. Bidat değil yani inşaallah. 00:07:27.371 --> 00:07:32.163 Soru: Sorduğu sorunun ikincisi, teheccüd namazının cemaatle kılınması hakkında 00:07:32.287 --> 00:07:35.704 İmam-ı Rabbani'de bidat ve mekruh olduğu yazıyor. 00:07:35.788 --> 00:07:39.163 Ben İskenderpaşa'da cemaatle teheccüd kılındığını gördüm, 00:07:39.120 --> 00:07:43.871 acaba bilmediğim bir şeyler mi var diye açıklarsınız diye sordum. 00:07:43.913 --> 00:07:51.380 Cevap: Nafile namazlar esas itibariyle yalnız kılınır. 00:07:51.120 --> 00:07:55.287 Tek başına kendisi hissede ede, şuurunu, tadını çıkarta çıkarta kılar. 00:07:55.329 --> 00:08:03.288 Ama bunları cemaatle kılmak mekruh görümüştür denilmiş ama tesbih namazı mesela bir nafile, 00:08:03.287 --> 00:08:11.412 sevaplı bir namazdır;cemaat öğrensin diye ve tek başına kalsa kılamayacak diye 00:08:11.496 --> 00:08:15.663 cemaatle kılınmasını bazı kitaplarda şimdi mekruh değildir, 00:08:15.663 --> 00:08:18.455 bu zamanın şartlarına uygundur diye söylemişler. 00:08:18.454 --> 00:08:24.537 Bizim geçen ramazanda başlatmıştık teheccüdü cemaatle kılmaya. 00:08:24.621 --> 00:08:28.372 Çünkü hatim sürüyorduk, yani herkes hatmi okuyamadığından 00:08:28.412 --> 00:08:31.121 hatim sürerken cemaatle teheccüd namazı kılıyorduk. 00:08:31.204 --> 00:08:36.454 Bunu Mekke-i Mükerreme'de ve Medine-i Münevvere'de de yapıyorlar. 00:08:36.621 --> 00:08:41.539 Ramazan'ın son on gününde teheccüdü beraberce kılıyorlar. 00:08:41.621 --> 00:08:47.621 Allah'ın izniyle yani sevaplı bir şey, inşaallah bir mahsuru yoktur. 00:08:47.579 --> 00:08:53.330 Mekke'de ve Medine'de halen yapıyorlar biz de öyle şey yaptık. 00:08:53.454 --> 00:08:58.996 Bir iki senedir bazı hafız kardeşlerimizi de buraya çağırarak 00:08:59.370 --> 00:09:01.538 o namazın burada da kılınmasını şey yaptık. 00:09:01.746 --> 00:09:07.330 Kur'ân-ı Kerîm tekrar edilmiş oluyor, hatim sürülmüş oluyor o bakımdan güzel olduğu kanaatindeyim. 00:09:07.162 --> 00:09:12.454 Soru: Ana ve babası ehl-i şirk ise mü'min evladın görevleri nelerdir? 00:09:12.538 --> 00:09:16.800 Akrabaları da ehl-i şirk ise onlara yardım yapılabilir mi? 00:09:16.162 --> 00:09:23.380 Cevap: Ehl-i şirk demek müşrik demek, yani Allah'a inanmıyor da kâfir demek. 00:09:23.162 --> 00:09:26.162 Onlara bir yardım falan yapılmaz. 00:09:26.204 --> 00:09:33.204 Öyle kimseler annesi babası olursa tabii evlat olarak onlara evlatlık yapacak 00:09:33.246 --> 00:09:38.380 ama İslâm'ı telkin edecek ve onların onlardan farklı olduğunu bilecek. 00:09:38.120 --> 00:09:42.871 Ama şuursuz demek istiyorsa, hani bazı yanlış fikirleri var, 00:09:42.955 --> 00:09:45.789 yani annesine babasına gitsen sorsan "Sen nesin?" diye. 00:09:45.913 --> 00:09:47.789 Belki diyecek ki, "Ben müslümanım elhamdülillah." 00:09:47.829 --> 00:09:51.496 Ama evlat beğenmiyor onları, biraz kusurlu buluyor. 00:09:51.663 --> 00:09:57.788 O durumdaysa tabii onların kusurlarını yavaş yavaş düzeltmek için bir politika uygulayacak, 00:09:57.871 --> 00:10:04.538 anlatacak, kitaplar verecek, bantlar götürecek filan, yavaş yavaş onları doğru yola çekmeye çalışacak. 00:10:04.746 --> 00:10:09.372 Soru: Askerlikte namazları seferi mi normal mi kılacağız? 00:10:09.454 --> 00:10:13.246 Cevap: Bir yerde oturduğu garantiliyken dört rekât kılar, 00:10:13.287 --> 00:10:19.954 yola çıktığı zaman tabii ne kadar kalacağı nereden ne tarafa gidileceği bilinmediği zaman 00:10:20.790 --> 00:10:25.121 o zaman seferî sayılır. Fakat kışlada oturuyorlar, üç ay belli ki orada duracaklar 00:10:25.162 --> 00:10:28.380 talim görecekler, o zaman dört rekât kılar. 00:10:27.496 --> 00:10:34.955 Soru: Askerde namaz kılamayan birinin orada kalması doğru mu, kaçmak gerekir mi? 00:10:37.955 --> 00:10:41.164 Cevap: Kaçmak gerekmez onu net olarak söyleyeyim. 00:10:41.162 --> 00:10:45.829 Hükümetten korktuğum için filan değil de, askerlik bir vazifedir, 00:10:45.871 --> 00:10:50.800 şereflidir ve sevaplıdır, kaçmak gerekmez. Namazı kılacak orada. 00:10:50.162 --> 00:10:55.162 Biz askerliği yaptık biliyoruz, sizlerin içinde de askerlik yapmış olanlar vardır, bilirler. 00:10:55.287 --> 00:11:00.579 Askerde namaz kılınabiliyor, hiç aksatılmadan namaz kılınabiliyor. Kılmaya çalışacak. 00:11:00.621 --> 00:11:06.800 Kaçarsa nizamı bozacak, cezaya uğrayacak, sonra herkes kaçarsa bu memleketi kim savunacak? 00:11:06.162 --> 00:11:08.954 Yanlış bir şey. Kaçmayacak ve vazifeyi yapacak.