WEBVTT 00:00:00.125 --> 00:00:05.876 Soru: Çalıştığım iş yerinde öğle ve ikindi namazlarını kılmam mümkün değil. 00:00:05.939 --> 00:00:09.610 İş sahibi namaz kılmıyormuş ve izin vermiyormuş. 00:00:09.688 --> 00:00:14.247 Böyle bir işi bırakayım mı yoksa namazları sonraya bırakıp çalışmaya devam edeyim mi? 00:00:14.331 --> 00:00:25.456 Cevap: Elbette kıl. Bize bugün hicreti, cihadı, devleti, vatanı sordular. 00:00:25.415 --> 00:00:26.874 Hicret diye bir vazife var. 00:00:27.000 --> 00:00:33.501 Müslüman ibadetini, taatini, kulluğunu yapamadığı yerden yapabildiği yere terk-i diyâr edip gidecek. 00:00:33.582 --> 00:00:41.374 Mekkeliler onun için, ibadet yapılamayan yerde durulmadığı için Medine'ye gitmiş. 00:00:44.165 --> 00:00:50.791 İnnellezîne teveffâhumu'l melâiketu zâlimî enfusihim kâlû fîme kuntum kâlû kunnâ mustad'afîne fî'l-ardı. 00:00:50.789 --> 00:00:55.123 Kâlû elem tekun ardullâhi vâsi'aten fe-tuhâcirû fîhâ. 00:00:55.248 --> 00:00:57.957 Fe-ulâike me'vâhum cehennemu ve sâet masîrâ. 00:00:58.390 --> 00:01:02.810 İllâl mustad'afîne mine'r-ricâli ve'n-nisâi ve'l-vildâni lâ yestatî'ûne hîleten ve lâ yehtedûne sebîlâ. 00:01:02.390 --> 00:01:03.623 diye âyet-i kerîme var. 00:01:03.747 --> 00:01:10.789 Dinin selameti ve ibadetlerin huzuru, müslümanca yaşayabilmek için 00:01:10.914 --> 00:01:16.289 insan terk-i diyâr bile ediyor. Bir ülkeyi terk ediyor, başka yerlere bile gidiyor. 00:01:16.331 --> 00:01:23.873 Elbette Allah'ın rızasını kazanmaya yönelik tarafa geçecek, onu yapacak. 00:01:24.498 --> 00:01:29.374 Öyle bir insana hizmet de doğru değil. Ya erkekçe diyecek ki: 00:01:29.415 --> 00:01:35.207 "Bu benim sosyal hakkımdır, öğlede öğle namazımı, ikindide ikindi namazımı kılarım. 00:01:35.331 --> 00:01:44.290 Fazla konuşma!" Ya da baktı, ıslah olmayacak kadar zıpır. 00:01:44.290 --> 00:01:49.410 O zaman Allah'a tevekkül edecek başka bir işe girecek, orada çalışacak. 00:01:49.390 --> 00:01:56.206 Mahmutpaşa'da mendil ve çorap satsın. Daha çok para kazanır. Ben biliyorum, çünkü ben de öyle yaptım. 00:01:55.831 --> 00:02:00.165 Allah bir şeyi emrediyor, Allah'ın bir başka kulu da o işi yaptırtmıyor. 00:02:00.206 --> 00:02:08.707 Bundan daha büyük zulüm ne olabilir! Ne kadar şaşkın insanlar var… 00:02:11.998 --> 00:02:16.165 Soru: Birisi dört sene önce bizden ders almış. "Ders" dediği tesbihat. 00:02:16.248 --> 00:02:24.124 Fakat derslerine devam etmemiş, zikirlerini çekmemiş. Şimdi derslerine devam etmek istiyormuş. 00:02:23.747 --> 00:02:26.373 Cevap:Bugün konu açıldığı için bu soruyu ondan soruyor. 00:02:26.456 --> 00:02:33.748 Vazifesini yapmamanın ne kadar telafisi mümkün olmayan zararlara uğrattığı ortada. 00:02:33.831 --> 00:02:39.749 Tevbe edecek, bundan sonra gayret edecek. Zararın neresinden dönerse kârdır. 00:02:39.789 --> 00:02:43.331 İnşallah bundan sonra şeytana, nefse uymaz, vazifelerini devam ettirir. 00:02:43.373 --> 00:02:48.623 Soru: "Gaybı yalnızca Allah bilir ama Allah'ın bildirdikleri de bilir." sözünü biraz açıklar mısınız? 00:02:48.664 --> 00:02:54.789 Cevap: Bu bizim sözümüz. Birisine cevap olarak bir yerde söylemek gerekmişti. 00:02:54.873 --> 00:03:00.207 Hocamızın bir kerametini anlatmıştık. "Gaybı Allah'tan başkası bilmez." diye kerameti, 00:03:00.165 --> 00:03:05.999 "Başkasının gönlünden geçeni bilme" faslını inkâr gibi bir durumu olduğu için. 00:03:06.810 --> 00:03:11.373 Lâ ya'lemu'l ğaybe illâ'llah. "Gaybı sadece Allah bilir." diye âyetlerden delil getirmeye çalışıyor. 00:03:11.373 --> 00:03:16.707 Yaşamamız da Allah'tan, konuşmamız da Allah'tan, her şeyimiz Allah'tan. 00:03:16.706 --> 00:03:18.706 Allah nasip etmezse hiçbir şey yapamayız. 00:03:18.747 --> 00:03:26.665 Her şey Allah'tan, şek ve şüphe yok ama Allah'ın sevdiği kullardan bazılarına özel bilgiler verdiği muhakkak. 00:03:26.706 --> 00:03:31.873 Peygamberlere, evliyâullaha… Peygamberlerin mucizeleri haktır. 00:03:31.873 --> 00:03:36.624 Olağanüstü, gerçekten hayret edilecek şeyleri yapabildiği 00:03:36.789 --> 00:03:43.623 ve evliyâullahın kerameti haktır, gaybı bilirler. Evet gaybı Allah'tan başkası bilmez ama 00:03:43.789 --> 00:03:48.748 felâ yuzhiru alâ ğaybihî ehaden illâ meni'rtedâ min rasûlin. diye 00:03:48.747 --> 00:03:55.872 istisnası Kur'ân-ı Kerîm'de dahi olduğu için kendisinin razı olduğu, görevlendirdiği kimseler; 00:03:55.914 --> 00:04:00.956 melekler, peygamberler, müstesna olmak üzere gaybı bilirler. 00:04:00.998 --> 00:04:09.415 Cümlenin tamamı, bu işin aslı öyledir. Yoksa herkes hiçbir şey bilmez. Allah bildiriyor, öğretiyor. 00:04:09.498 --> 00:04:14.832 er-Rahmânü alleme'l-Kur'âne haleka'l-insâne allemehu'l-beyân. 00:04:14.831 --> 00:04:22.707 "İnsana kelâmı, beyanı, yazıyı, kıraati, kitabeyi, her şeyi öğreten Allah." 00:04:22.747 --> 00:04:30.830 Allah'tan geliyor ama netice itibariyle bir insanın karşısındakinin kalbinden geçeni bilip bilmediği nedir? 00:04:30.873 --> 00:04:37.123 Allah bildirdi mi biliyor. Bilinmeyen şeyi bazıları biliyor. 00:04:37.206 --> 00:04:41.957 Peygamber Efendimiz gelenlerin kalbinden geçenleri söylemiyor muydu? 00:04:42.810 --> 00:04:45.665 Peygamber Efendimiz hanımlarının akşam kendi aralarında söylediklerini 00:04:45.664 --> 00:04:50.998 ertesi gün onlara açıklamıyor muydu? Ayet-i kerîmeyle sabit değil mi? 00:04:50.998 --> 00:04:53.957 Bunun lamı cimi yok, bu gayet aşikar bir şey. 00:04:53.998 --> 00:05:01.810 "Gaybı yalnız Allah bilir, Allah'ın bildirdikleri de bilir…" diye bu cümleyi öyle söylemek lazım. 00:05:01.248 --> 00:05:08.290 Allah bildirdi mi o zaman bilmeyen insan da bilir, görmeyen insan görür. 00:05:08.290 --> 00:05:12.208 Hadîs-i şerîfler var, âyetler var. Onlara kısa kısa işaret etmiştik. 00:05:14.789 --> 00:05:17.581 Kurbü nevafil hadîs-i şerîfinde buyuruluyor ki; 00:05:17.582 --> 00:05:22.665 "Allah bir kulu sevdi mi gören gözü, tutan eli, işiten kulağı, söyleyen dili olur." 00:05:22.706 --> 00:05:25.332 Bunlar olağanüstü hallere işarettir. 00:05:25.498 --> 00:05:28.915 Soru: Birisi kendi hayat macerasını anlatmış. 00:05:28.914 --> 00:05:37.164 Okulun son sınıfında, bu sene kendisini sıkarsa bitirebilir. İlim öğrenmek istiyor. 00:05:37.206 --> 00:05:44.400 Ama kendisini nefsini tazyiki içinde hissediyor ve doğru yoldan çıkarım, 00:05:43.998 --> 00:05:48.810 nefsime yenilebilirim diye de korkuyormuş. Ne yapayım? 00:05:50.582 --> 00:05:58.208 Cevap: İlim öğrenmek iyidir, çok sevaptır. Ama ailesi ona muvafakat etmiyormuş. 00:05:58.290 --> 00:06:07.749 Kafa ve zihniyet farkı var. Yardımcı olacak durumda değil. Bu kardeşimiz ne yapabilir? Soruyor bize… 00:06:07.873 --> 00:06:11.956 Şunu yapabilir: Okulunu bitirir. Mecburi bir şey. 00:06:12.390 --> 00:06:21.122 Okulunu bitirdikten sonra kendisine İslâmî, helal kazanç kazanacak bir iş kurmaya gayret eder. 00:06:21.248 --> 00:06:31.124 Saliha bir hanımla bir evlilik işini de halleder. O zaman evlenen bir insan dininin yarısını kurtarmış olur. 00:06:31.123 --> 00:06:34.332 Öteki yarısı da gayret ederse dini bütün olur. 00:06:34.373 --> 00:06:39.540 Evlenen bir insanın işi biraz daha kolaylaşır. Tabi biraz da meşguliyeti artar. 00:06:39.415 --> 00:06:47.498 Ben gençlere biraz çabuk evlenmeyi tavsiye ediyorum. Evlenmezse ilim öğreneceğim filan derken… 00:06:47.956 --> 00:06:59.415 Bu ilim küçük yaşlardan başlanacaktı. Eski âlimler bu işi çabuk halletmiş.Dört yaşında başlamışlar, 12-13 yaşında fetva vermeye başlamışlar . 00:06:59.540 --> 00:07:03.207 Neden? Bu ilk çağlarda hem çabuk öğrenilir 00:07:03.248 --> 00:07:08.540 hem de nefis daha kabarmamış olduğundan ilme kendisini vermesi kolay olur. 00:07:08.582 --> 00:07:09.707 Ondan sonra biraz 00:07:10.956 --> 00:07:14.165 zaman nefis de büyür, kuvvetlenir, ejderhalaşır. 00:07:14.206 --> 00:07:17.832 O zaman onu yenmek daha zor hale gelir. Böyle 00:07:17.831 --> 00:07:28.290 ilim öğreneceğim derken hakikaten nefis insana günahlar işlettirir. İnsan hevâ-ı nefse, şeytana uyabilir. 00:07:28.290 --> 00:07:39.290 Bunun çaresi o zaman –ailesi de yardımcı olmuyor- hayatını kurup 00:07:39.415 --> 00:07:44.999 şöyle kendi ayakları üzerinde kimsenin yardımı olmadan duracak bir hale gelip 00:07:45.123 --> 00:07:51.820 ilim irfan öğrenmesi, ondan sonra devam ettirmektir. Çünkü kendisinden korkuyor. 00:07:51.810 --> 00:07:54.415 Devam ettirse bu problem azalmaz, büyüyerek devam eder. 00:07:54.415 --> 00:07:58.540 Çünkü üniversitenin dördüncü sınıfını bitirmiş 00:07:58.540 --> 00:08:04.707 bir sene daha okumuş bir insan 22-23 yaşında demektir. 00:08:04.706 --> 00:08:11.415 Bundan sonra biraz geç kalmış oluyor. Daha erkenden öğrenilecekti. 00:08:11.415 --> 00:08:16.540 Bizi herhalde çok oyalıyorlar. Bu eğitim sistemi ilkokul, ortaokul, lise... 00:08:16.623 --> 00:08:23.374 Aynı konuları ilkokulda biraz muhtasar, kısa; ortaokulda biraz daha geniş; 00:08:23.373 --> 00:08:27.373 lisede biraz daha geniş; üniversitede biraz daha geniş çok oyalıyorlar. 00:08:27.373 --> 00:08:33.820 Halbuki hayat kıymetli! Sonra işler böyle zorlaşıyor. Önceden halletmek lazım. 00:08:33.810 --> 00:08:35.665 Hz. Ömer Efendimiz buyurmuş ki: 00:08:35.789 --> 00:08:45.206 Ta'allemû kable en tezevvecû. "İlmi evlenmeden evvel öğrenin. Ondan sonra zor olur." 00:08:45.248 --> 00:08:50.331 Onun sözüyle bizimki biraz zıt gibi görünüyor ama evlenmediği zaman da 00:08:50.331 --> 00:08:59.915 bu sefer şeytana uyması çok kolay oluyor. Bu şartlar altında, bu çevrede böyle oluyor, zor oluyor. 00:09:00.810 --> 00:09:09.540 Onun için bu kardeşimizin bu sorusuna benim çare olarak aklıma gelerek söyleyeceğim; 00:09:09.664 --> 00:09:17.165 ilim öğrenme işini hayatını tanzimden sonraya bıraksın. Çünkü yaş biraz geçmiş. 00:09:17.123 --> 00:09:24.290 Üniversite bitmiş, mezun olsun, İslâmî bir kazanç yolu kendisine kursun. 00:09:24.373 --> 00:09:30.373 Ondan sonra ilmi devam ettirsin. Allah hepinizden razı olsun. 00:09:30.331 --> 00:09:36.456 Allah'ın rahmeti bereketi üzerinize olsun. Yardımı, nusreti, affı, hidayeti üzerinize olsun. 00:09:36.709 --> 00:09:40.251 İki cihanda bahtiyar olun. es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh.