WEBVTT 00:00:00.834 --> 00:00:08.917 Mahallemizde bid'at ehli vazifeli bir kimse var. 00:00:09.870 --> 00:00:13.866 Âmirlerine bunu bildirmek istiyoruz. Ne buyurursunuz? 00:00:14.380 --> 00:00:24.578 Tabii yaptığı kusur dolayısıyla düzeltilmesi için normal olarak ihtar edilmesi lazım. 00:00:24.827 --> 00:00:29.201 "Sen böyle bir şey yapıyorsun, bundan vazgeç kardeşim. 00:00:29.292 --> 00:00:36.100 Bu İslâm'da yoktur, ayıptır, günahtır, yanlıştır. Çünkü şöyledir şöyledir… 00:00:36.240 --> 00:00:40.891 İşte büyük alimlerden filanca böyle demiş, filanca böyle demiş…" diye kendisine söylemek, 00:00:40.945 --> 00:00:52.356 yazmak uygundur. Şair ne demiş? Önce bir nasihat olacak; nush veya nasihat. 00:00:52.731 --> 00:00:57.710 Sonra? Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir. 00:00:57.669 --> 00:01:02.940 Nasihat ettin, anlamadı; o zaman tekdir edeceksin. Tekdir ettin… 00:01:02.227 --> 00:01:09.552 Tekdir demek, "onu biraz azarlamak, sıkıştırmak" demek. Tekdir ile uslanmadı? 00:01:09.818 --> 00:01:17.800 Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir. 00:01:17.709 --> 00:01:19.210 Ziya Paşa'nın galiba bu… 00:01:26.125 --> 00:01:30.833 Tabii köteği sen atamazsın, âmiri atar. 00:01:31.334 --> 00:01:38.700 Âmirine o zaman söylenir. Ama önceden [bunun] gereği; "Yaptığın günahtır, yanlıştır. 00:01:38.250 --> 00:01:40.333 Bunu yapma." diye söylemek daha uygun oluyor. 00:01:40.626 --> 00:01:44.668 Hem dünya hem âhiret için çalışmak konusunda hadîs-i şerîfler var. 00:01:44.792 --> 00:01:54.840 Bu konularla ilgili olduğu için sohbetimizin konusuna isabet ediyor. Bunu bize biraz açıklar mısınız? 00:01:54.542 --> 00:01:57.876 Müslüman bu dünyaya gönderilmiş bir insandır. 00:01:58.000 --> 00:02:00.792 Müslüman bu dünyaya neden gönderilmiştir? 00:02:00.959 --> 00:02:08.209 Müslüman bu dünyaya imtihan için gönderilmiştir. Âyetler bu konuda sarih, kesin ve açık. 00:02:08.459 --> 00:02:13.501 Nebtelîhi… Li-yeblüveküm eyyüküm ahsenu amelâ. 00:02:13.626 --> 00:02:18.960 gibi âyet-i kerîmelerde [açıklandığı gibi] imtihan için gönderildiği kesin. 00:02:19.167 --> 00:02:23.417 Dünyaya imtihan için gönderildik. Allah'ın sevdiği şeyleri yaparak imtihanı kazanacağız. 00:02:23.667 --> 00:02:29.420 Sevmediği şeyleri yaparsak imtihan başarısız olacak, insan cezaya uğrayacak; bu belli. 00:02:29.292 --> 00:02:40.840 Onun için, bu dünyada ana zihniyetimiz, gayemiz, faaliyetlerimiz âhireti kazanmaya yönelik olacak. 00:02:40.375 --> 00:02:49.625 Fakat bunu yapayım derken insanlar bazen sorumluluklarını da unutuyorlar. 00:02:49.918 --> 00:02:55.252 Yüklendikleri sorumluluklar var. Nedir o sorumluluklar? Onlar da hadîs-i şerîflerle sabit. 00:02:55.542 --> 00:03:02.293 Zaten dinde fakih olmak, yani gerçek alim olmak işin her tarafını bilmekle mümkün oluyor. 00:03:02.667 --> 00:03:09.840 Yani bir nasihati duyup ona göre hareket edip, bir tarafı yapıp öbür tarafı yıkmakla olmuyor. 00:03:09.125 --> 00:03:13.876 Her tarafı düzeltmek lazım. O da hadîs-i şerîfte. Bir âyet-i kerîmede şöyle bir hüküm varsa 00:03:13.959 --> 00:03:17.877 şu tarafta da bu hüküm var; ikisini birden bilirse tam alim oluyor. 00:03:17.959 --> 00:03:26.168 İnsan âhiret için çalışacak ama vücudunun kendisi üzerinde hakkı var, bir. 00:03:26.709 --> 00:03:34.959 Şu vücut davacı olabilir; sahibi iyi kullanmazsa bu vücut ondan davacı olabilir. Yıpratırsa… 00:03:35.250 --> 00:03:41.584 Ben mesela sigara içenlere, vücudunu yıpratanlara, bakmayanlara acıyorum. Neden? 00:03:41.751 --> 00:03:46.252 Vücut bir emanettir. "Emaneti iyi kullanmadı, koruyamadı." diye sorgu sual olacak. 00:03:46.626 --> 00:03:53.293 Yıpratmaya hakkı yok mesela, bir. Ailesine karşı sorumlulukları var. 00:03:53.375 --> 00:03:59.500 Mesela evin reisi ise -Umumiyetle erkekler evin reisi oluyor, değil mi? 00:03:59.667 --> 00:04:07.168 Hanımın, çocuğun, evdeki insanların nafakası, iâşesi, giyimi, kuşamı, 00:04:07.542 --> 00:04:13.168 tahsili, terbiyesi bunun boynuna borç; bunu ihmal ederse sorumlu olur. 00:04:13.542 --> 00:04:18.840 Allah çünkü o vazifeyi vermiş: er-Ricâlu kavvâmûne ale'n-nisâi buyurmuş. 00:04:18.417 --> 00:04:26.168 Bu vazifenin yapılması lazım. O halde helal lokma bunlara getirilmesi gerekiyor. 00:04:26.542 --> 00:04:32.293 Sonra annesinin babasının hakları var, onlara riayet etmesi lazım. 00:04:32.667 --> 00:04:37.100 Sonra Allah'a karşı ibadet borçları var, onları yerine getirmesi lazım. 00:04:37.000 --> 00:04:46.292 İçinde bulunduğu topluma karşı görevleri var. Mesela düşman hücum etti, ne yapıyoruz? 00:04:46.584 --> 00:04:52.335 Ordu kuruyoruz, düşmana karşı çarpışıyoruz. Herkes cihada gidiyor. Neden yapıyoruz bunu? 00:04:52.417 --> 00:04:55.584 Topluma karşı vazifemiz var, onun için bunu yapıyoruz. Yani toplumu korumak için. 00:04:55.834 --> 00:04:59.752 "Ben Ankara'da oturuyorum, düşman Edirne'ye gelmiş, bana ne!" demiyor millet; 00:04:59.959 --> 00:05:03.376 Kars'ta bile olsa askere gidiyor, çarpışıyor, değil mi? 00:05:03.459 --> 00:05:08.126 Topluma karşı vazifeler var. Bunların hepsinde âyetler, hadîs-i şerîfler var. 00:05:08.292 --> 00:05:14.430 "Ben Allah'ın rızasını kazanacağım." diye âhirete çalışıp öteki görevleri ihmal ederse bir insan, 00:05:14.375 --> 00:05:21.375 o zaman çoluk çocuk perişan oluyor, aç kalıyor, açık kalıyor, hatta ölüyor. 00:05:22.000 --> 00:05:29.667 Çocuğunu doktora götürmüyor, çocuk hastalıktan ölüyor. "Niye tedavi ettirmedi? Niye bakmadın? 00:05:29.792 --> 00:05:32.543 Niye gıdasını sağlamadın?" diye sorumlu olur. 00:05:32.584 --> 00:05:37.543 Cihada çağrıldı, savaşa çağrıldı; gitmezse sorumlu olur. Falanca işi yapmasa sorumlu olur. 00:05:37.751 --> 00:05:44.502 Hatta evli, karısına karşı sorumlulukları var, yapmasa sorumlu olur. 00:05:44.959 --> 00:05:53.100 Vazifeleri var, yapmasa sorumlu olur. "Ben evlendim, zahidâne bir hayat yaşamak istiyorum. 00:05:53.125 --> 00:05:59.876 Hanım öbür odada dursun, ben de bu odada dururum." Olmuyor, o da yasak, o da doğru değil. 00:06:00.420 --> 00:06:03.459 İşte bütün bunları dengeli bir şekilde götürmek gerektiğinden. 00:06:03.584 --> 00:06:08.751 Peygamber Efendimiz hadîs-i şerîfte de böyle buyurmuş, alimlerimiz de bunu açıkça beyan etmişler; 00:06:09.292 --> 00:06:14.709 dünyevî birtakım şeyler için çalışmış, çalışmak lazım. Sahabe-i kiramın da mesleği vardı. 00:06:14.792 --> 00:06:19.167 Ebû Bekr-i Sıddîk Efendimiz bezzaz idi, yani manifaturacıydı. 00:06:19.751 --> 00:06:23.210 Hz. Osman Efendimiz'in kervan getirip sattığını biliyoruz. 00:06:23.292 --> 00:06:27.709 Peygamber Efendimiz'in kervan yönettiğini bir kere biliyoruz. 00:06:27.709 --> 00:06:32.460 Herkesin Medine çarşısında işi gücü vardı, gelip gidiyorlardı, tarlası bahçesi vardı, 00:06:32.667 --> 00:06:36.840 hurmalara bakıyorlardı, topluyorlardı, aşılıyorlardı, satıyorlardı. 00:06:36.125 --> 00:06:39.250 Yani bu vazifelerin de yapılması lazım. 00:06:39.417 --> 00:06:47.542 Peygamber Efendimiz bir meşhur hadîs-i şerîfinde buyurmuş ki; Fe-a'tı külle zî hakkın hakkahû. 00:06:47.876 --> 00:06:54.752 "Senin etrafında sana bağlı olup hepsine karşı görevin olan kimselerin hakkına riayet et, 00:06:54.751 --> 00:07:00.793 hepsinin hakkını ver. Hiçbirinin hakkını vermezlik yapma, hakkını vermekte kusur işleme." diyor. 00:07:00.876 --> 00:07:05.850 Çocuğa karşı görev var. Hanımına karşı görev var. Ana babasına görev var. 00:07:05.292 --> 00:07:11.292 Kendi canına, vücuduna görevi var. İşte hem dünya için hem âhiret için çalışmak bu. 00:07:11.459 --> 00:07:15.876 Etrafındaki sorumlu olduğun insanların gıdasını, yiyeceğini, içeceğini sağlamak, 00:07:15.959 --> 00:07:19.751 tâlim ve terbiyesini sağlamak beşerî birtakım münasebetleri gerektiriyor. 00:07:19.876 --> 00:07:26.502 Bunları ihmal edersen târik-i dünya oluyorsun. Ruhbanlık yok İslâm'da, doğru değil. 00:07:27.420 --> 00:07:37.840 "Bunları yapacağım." diye Cuma'yı bırak, namazı bırak, helali bırak, âhireti bırak; o da yok. 00:07:37.292 --> 00:07:39.626 Onun için, "Onu da onu da yapacaksın." demek. 00:07:39.626 --> 00:07:45.668 Birisi ders almak istiyormuş ama yapamamaktan korkuyormuş, cesaret edemiyormuş. 00:07:45.834 --> 00:07:47.460 Bu kardeşimize ne tavsiye edersiniz? 00:07:47.667 --> 00:07:53.251 Allah celle celâlühû buyurmuş ki; Akîmu's-salâte ve âtü'z-zekâte. 00:07:53.375 --> 00:07:54.876 Kur'ân-ı Kerîm'in 80-100 âyetinde 00:07:54.918 --> 00:07:58.850 "Namaz kıl, zekât ver." diye emirler geçmiştir. 00:07:58.626 --> 00:08:07.918 "Allah namaz kılmayı emrediyor; ama ben bunu yapamam diye korkuyorum. Bu yükün altına girmeyeyim!" 00:08:08.292 --> 00:08:14.430 "Namaz kılma işine kalkarsam hem her zaman abdest almam gerekecek, 00:08:14.292 --> 00:08:19.751 hem de camiye gelip otur kalk şu kadar rekât namaz kıl, bunlar gerekecek." diyor muyuz? 00:08:20.918 --> 00:08:26.210 Demiyoruz. Ne diyoruz? "Allah bize namazı emretmiş, pekâlâ." diyoruz, kılıyoruz. 00:08:26.501 --> 00:08:29.293 "Zahmeti var." Olsun. 00:08:29.834 --> 00:08:36.460 Ve lillâhi ale'n-nâsi hıccü'l-beyti men istetâa ileyhi sebîlâ. "Hacca gidin." buyurmuş. 00:08:36.626 --> 00:08:42.876 "Zahmeti var, meşakkati var, tehlikesi var. Havası sıcak, izdiham var, ölebilirim, kalabilirim. 00:08:42.918 --> 00:08:46.293 En iyisi ben hacca gitmeyeyim, canım kurtulsun." diyebiliyor musun? 00:08:46.459 --> 00:08:51.335 Diyemiyorsun çünkü Allah emretti; zenginsen gideceksin, gidiyorsun. 00:08:51.709 --> 00:08:58.460 Zikir de Allah'ın emri. 50-60-70-80 âyet-i kerîme var, "Allah'ı zikredin." diye. 00:08:58.918 --> 00:09:05.100 Zikirden korkuyor. Allah'ın farzından korkulur mu? 00:09:05.830 --> 00:09:09.584 Allah'ın emrettiği şeyde fayda var. Onun için senin faydana, sen sevap kazanacaksın. 00:09:09.876 --> 00:09:17.752 Sonra zikrin nesinden korkuyorsun ki… Bir öğle namazını kılmak 15-20 dakika alır, 00:09:18.000 --> 00:09:23.709 abdest almasıyla yarım saat alır. Zikri bundan daha kısa zamanda yaparsın, nesinden korkuyorsun? 00:09:24.459 --> 00:09:30.168 Namaz kılmakta oturmak var, kalkmak var, rükûsu var, secdesi var, vesairesi var. 00:09:30.584 --> 00:09:38.959 Bu zikirde durduğun yerde dilin, dudağın Allah Allah diyecek. İstersen yatarak söyle... 00:09:39.000 --> 00:09:45.000 Ellezîne yezkürûna'llâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cünûbihim. 00:09:45.459 --> 00:09:50.584 Yatarak da söylemek câiz. Ama tabii edebe uygun olan diz çökerek söylemek daha iyi. 00:09:50.584 --> 00:09:56.876 İstersen yat da öyle Allah de, o da câiz. Daha ne istiyorsun mübarek? Yatarak bile câiz. 00:09:56.918 --> 00:10:02.669 Oturtuyor seni, koşturmuyor, zahmet çektirmiyor. Nesinden korkuyor? 00:10:02.709 --> 00:10:08.430 Şeytan korkutuyor. Şeytan insanları birçok şeyden korkutur. Âyet-i kerîmede buyuruluyor ki; 00:10:08.250 --> 00:10:14.751 "Şeytan kendisini dost edinmiş, şeytana dost olmuş insanları korkutur." 00:10:14.918 --> 00:10:20.850 "Hayır yapma! Zekât verme, fakir olursun!" diye korkutur. Neden korkutuyor? 00:10:20.375 --> 00:10:27.293 Zekâtı verirse fakir oluverecek, malı azalacak diye vermemesi için fitliyor. "Verme ya! 00:10:27.709 --> 00:10:32.709 Paran azalacak! Ne veriyorsun ya! Sen bunu ne zahmetle kazandın. 00:10:33.209 --> 00:10:36.850 Sen ona verdiğin zaman aç açık kalıverirsen!" diyor. 00:10:36.334 --> 00:10:42.376 Halbuki Allah ona 40 vermiş, 39 tanesi yanında kalacak, bir tanesini vermiyor, şeytan korkutuyor. 00:10:42.792 --> 00:10:44.209 Şeytan korkutur. 00:10:44.709 --> 00:10:53.251 Bu korkuda şeytanın çok mâruf, çok meşhur, çok dillere destan bir oyunudur; zikirden korkmak. 00:10:54.292 --> 00:10:59.251 "İyi güzel, sevabını duydum, yapmak istiyorum; ama yapamam diye korkuyorum." 00:10:59.959 --> 00:11:05.626 Namaz kılamamaktan korkuyor musun? Ramazan gelince kolay mı oruç tutmak? 00:11:06.167 --> 00:11:11.959 20 rekât teravih, 33 rekât [yatsı namazı ile] günde 1,5 saati alıyordu. 00:11:12.375 --> 00:11:19.251 Ne kadar sevinerek yaptık, değil mi? Bu şeytanın bir aldatmacasıdır, muhterem kardeşlerim. 00:11:19.751 --> 00:11:23.126 Kimisini böyle aldatıyor. Kimisine de diyorlar ki; 00:11:23.626 --> 00:11:33.709 "Tarikate girme, fıttırırsın, deli olursun." Tarikate girmeyenler deli olmuyor mu? 00:11:34.501 --> 00:11:37.793 İstatistik yapalım; 00:11:37.876 --> 00:11:43.100 Bakırköy'e gidelim, akıl hastanesinde dindar ve dinsiz insanların [istatistiğini çıkaralım.] Enteresandır… 00:11:43.250 --> 00:11:48.584 Edebiyat fakültesinin psikoloji bölümünde filan bulunan arkadaşlarımız, 00:11:48.667 --> 00:11:54.834 doktor arkadaşlarımız lütfen şöyle bir anketi yapılmışsa literatürden tarayıp bize getirsinler, 00:11:54.918 --> 00:11:59.168 cemaate söyleyelim, ben de öğrenmiş olayım; yapılmamışsa lütfen yapsınlar. 00:11:59.167 --> 00:12:06.167 Şu hastaların yüzde nispetiyle kaç tanesi dindardır, kaç tanesi dinsizdir; bir bilelim bakalım. 00:12:06.459 --> 00:12:08.709 Dindar mı daha çok hasta oluyor, dinsiz mi? 00:12:08.918 --> 00:12:14.710 Benim bildiğim, dinsizlerin hepsi bunalımda! 00:12:14.959 --> 00:12:25.840 Hatta diyorlar ki; "Avrupa'daki yüksek tahsil yapmış insanların %40'ının kafası sakat, manyak, hasta. 00:12:26.709 --> 00:12:35.293 Bu medeniyet denilen Avrupa zaten kendisi buhranda; adam çıkış arıyor. 00:12:37.876 --> 00:12:45.293 Ama bizimkiler "Yok, [tarikate girme,] delirirsin!" diye öyle korkutuyor. Allah buyuruyor ki; 00:12:45.334 --> 00:12:51.960 Yâ eyyühe'llezîne âmenû üzküru'llâhe zikran kesîrâ. "Ey iman edenler! Allah'ı çok zikredin." 00:12:52.501 --> 00:12:56.460 Sonra bir âyet-i kerîmede saymış: Bismillâhirrahmânirrahîm. 00:12:56.584 --> 00:13:01.918 İnne'l-müslimîne ve'l-müslimâti ve'l-mü'minîne ve'l-mü'minâti ve'l-kânitîne ve'l-kânitâti… 00:13:02.167 --> 00:13:07.918 Âyet-i kerîme sayıyor sayıyor: Ve'z-zâkirîna'llâhe kesîran ve'z-zâkirât… 00:13:08.334 --> 00:13:13.668 "Namaz kılanlar, oruç tutanlar, zekât verenler…" Şöyle yapanlar, böyle yapanlar, ibadetleri yapanlar… 00:13:14.125 --> 00:13:19.167 Bunların hepsini saydıktan sonra; "Ve Allah'ı çok zikreden kadınlar, çok zikreden erkekler" diyor. 00:13:19.209 --> 00:13:23.626 Demek ki bütün bunlardan ayrı bir de Allah'ı zikretmek diye güzel bir ibadet var. 00:13:23.626 --> 00:13:29.252 Ve'z-zâkirîna'llâhe kesîran ve'z-zâkirât Kesîran Arapça'da ne demek? "Çok" demek. 00:13:29.959 --> 00:13:38.420 Allah çok zikretmeyi bize Kur'ân-ı Kerîm'de birkaç âyet-i kerîmede çok zikretmeyi emretmiş. 00:13:38.830 --> 00:13:41.208 Peygamber Efendimiz; "Allah'ı çok zikredin. 00:13:41.250 --> 00:13:44.209 Hatta size 'mecnun' diyecekleri kadar çok zikredin." diyor. 00:13:45.959 --> 00:13:54.710 Allah öyle emretmiş, Peygamber öyle emretmiş; bunlar da fıldır fıldır, fellik fellik zikirden kaçıyorlar! 00:13:55.167 --> 00:14:03.834 Kaçanların hâli nedir? Onlara da Kur'ân-ı Kerîm'de buyuruluyor ki -münafıklar hakkında-: 00:14:04.459 --> 00:14:14.210 Ve izâ kâmû ile's-salâti kâmû kusâlâ yürâûne'n-nâse ve lâ yezkürûna'llâhe illâ kalîlâ. 00:14:14.292 --> 00:14:23.834 "Allah'ı anmazlar, ancak çok az anarlar." Münafık az anıyor. Az anana "münafık" diyor. 00:14:23.834 --> 00:14:29.126 Çok anmayı kendisi tavsiye ediyor Allah âyetlerde ve Resûlullah hadîs-i şerîflerde; 00:14:29.501 --> 00:14:34.793 millet de böyle diyor. Bunlar din bilgisinin az olmasından, zayıf olmasından kaynaklanıyor. 00:14:35.125 --> 00:14:43.840 Tabii şu tarafı da yok mu, var. Kendim onlardan evvel söylerim: 00:14:43.542 --> 00:14:56.834 Bu tasavvufî terbiyenin dozajı ayarlanmazsa insanda dengesizlik meydana gelir mi, gelmez mi? 00:14:57.375 --> 00:15:01.167 Gelebilir. Geliyor. Böyle bir şey vardır. 00:15:01.459 --> 00:15:07.626 Nitekim eczaneden aldığın ilaçlara da -içinde- yazarlar ki; 00:15:07.834 --> 00:15:13.168 "Bu ilaçları çocukların erişemeyeceği yüksek yere koyun. Çocukların eline geçmesin. 00:15:13.334 --> 00:15:19.334 Çocuk bunun hepsini yuttu mu; "İlaçtır, işte şifalı bir şey; yutsun evlâdım, sıhhatli olsun." 00:15:19.459 --> 00:15:25.459 Yok, öyle ilacın kutusunu ele geçirip de çocuk hepsini yuttu mu zehirlenir, ölür. 00:15:25.751 --> 00:15:30.210 İlaç ama, ilaç olduğu halde dozajı fazla oldu mu insanı öldürmüyor mu? 00:15:30.501 --> 00:15:35.876 Veya midesini yıkattırmak gerekmiyor mu? Ölçüsü var. "Üç damla" diyor, "yedi damla" diyor, 00:15:35.876 --> 00:15:40.850 "günde bir tane" diyor, "Fazla olursa, kaşıntı olursa doktora yine söyle." diyor, 00:15:40.751 --> 00:15:45.751 "Umulmayan bir durum olduğu zaman doktorunuza müracaat ediniz." diyor. 00:15:45.792 --> 00:15:49.209 Bu iş doktor nezaretinde olacak. Adam kendi bildiğine yaparsa 00:15:49.542 --> 00:15:55.584 veya "doktor" diye doktor olmayan bir kimseye giderse, o da yalan yanlış [tedavi] yaparsa... Olabilir. 00:15:56.250 --> 00:16:01.625 Bu böyle oluyor diye ilaç kullanılmıyor mu? 00:16:03.334 --> 00:16:08.709 Kullanılıyor ama "İlaç kullanılmaya dikkat edilsin." deniliyor. Bu da öyle olacak tabii... 00:16:10.000 --> 00:16:18.417 Birisi hıfza başlamış. 15'i geçmiş. "Ama çabuk unutuyorum." diyor. 00:16:18.834 --> 00:16:30.668 Allah hafızasını kuvvetlendirsin. Kur'ân-ı Kerîm ezberlemek, bir kere bu şahıslara göre değişir. 00:16:30.959 --> 00:16:38.877 Her şahsın ezberleme kapasite ve kabiliyeti farklıdır, bir. İkincisi; ezberleme ciddi bir iştir. 00:16:38.918 --> 00:16:45.836 Konsantre olmak gerekir. İnsanın aklında bir mesele varken insan zihnini toparlayamaz. 00:16:46.626 --> 00:16:50.626 Biz hafızayı kuvvetlendirmenin kanunlarını yazarken 00:16:50.876 --> 00:16:55.543 -kitaplarda, "başarılı çalışma" vesaire kitaplarımızda- diyoruz ki; 00:16:55.626 --> 00:16:59.377 "Zihninizde bir problem varsa onu halledin, işinizin başına öyle oturun. 00:16:59.375 --> 00:17:05.167 Yoksa [o işinizde başarılı olamazsınız.] O içinden insanı meşgul eder, hafızası bile kuvvetli olmaz." 00:17:05.292 --> 00:17:12.959 İnsan yapacağı işe tam konsantre olur, kendisini verirse o zaman başarılı olur. 02:17:13.000 --> 02:17:19.000 Einstein [Aynştayn] –şu meşhur fizikçi- çalışmaya bir otururmuş, 00:17:19.918 --> 00:17:23.377 adam yemek yemeyi unuturmuş, uykuyu da unuturmuş. 00:17:24.420 --> 00:17:28.960 "Üstat, gel, yemek vakti geldi, yemek ye." denilince sofraya gelir otururmuş. 00:17:29.830 --> 00:17:35.500 Yemek yemeye başlarmış, bırakmayı da bilemezmiş. "Yeter artık." denildiği zaman bırakırmış. 00:17:35.667 --> 00:17:38.100 "Hadi şimdi uyu." denildiği zaman uyurmuş. Neden? 00:17:38.375 --> 00:17:43.876 Kafası, gecesi gündüzü, aklı fikri fizikte... 00:17:44.292 --> 00:17:53.459 Konsantre olmak lazım. Çaresi odur. Konsantre olmayınca, bin tane iş yapınca [unutma] oluyor. 00:17:53.876 --> 00:17:59.377 İkincisi; tasavvufî yönden, Risale-i Kuşeyriye'de yazar ki; 00:18:00.830 --> 00:18:07.125 "İnsanın gözü harama bakarsa, takılırsa hafıza zayıflar." 00:18:08.959 --> 00:18:14.460 Bu tehlike hepimiz için vardır. Mesela bana günlük gazeteleri takip etmem için, 00:18:14.542 --> 00:18:19.625 -dergilerimiz var, çeşitli faaliyetlerimiz var- günlük gazeteler geliyor. 00:18:19.834 --> 00:18:26.840 Her sayfasında müstehcen haber, müstehcen resim... 00:18:26.626 --> 00:18:33.585 Yüz kızartıcı, eve sokulacak [gazeteler] değil... 00:18:33.792 --> 00:18:40.251 Bunlar insanı zayıflatır. Sokağa çıkan nâmahreme bakarsa zayıflar. Şöyle bir menkabe anlatılır: 00:18:40.959 --> 00:18:48.418 Şeyh efendi ile müridi yolda gidiyorlar. Karşıdan yakışıklı bir delikanlı geliyor. 00:18:49.751 --> 00:18:55.543 Mürit şeyhine diyor ki; "Şu gelen şahıs ne kadar yakışıklı, yâ Üstat. 00:18:55.709 --> 00:19:01.834 Bunu Allah bu kadar güzel yaratmışken, vücudunu bu kadar güzel yaratmış da 00:19:01.876 --> 00:19:06.418 acaba âhirette cehenneme atıp cayır cayır yakmaya kıyar mı? 00:19:07.292 --> 00:19:11.375 Vücudu bu kadar güzel, yüzü bu kadar güzel; acaba bu güzel yüzlü insanı 00:19:11.459 --> 00:19:17.459 âhirette cayır cayır yakmaya kıyabilir mi Allah?" deyince... Tabii münasebetsiz bir soru. 00:19:18.417 --> 00:19:22.168 Şeyh efendi hemen işin başka tarafını anlıyor, dönüyor: 00:19:22.375 --> 00:19:26.917 "Sen onun yüzüne bu kadar dikkatli baktın mı?" "Bu kadar güzel" demiş, demek ki bakmış... 00:19:26.959 --> 00:19:32.418 Halbuki bizim Nakşî tarikatinde prensip nedir? Nazar ber kadem. 00:19:32.834 --> 00:19:35.752 Ayağının ucuna bak be adam, etrafa ne bakıyorsun? 00:19:35.918 --> 00:19:40.918 Karşıdan gelen güzelmiş, çirkinmiş, sana ne? Kızmış, erkekmiş, sana ne? 00:19:41.000 --> 00:19:51.250 Sen kendi işinle meşgul ol. Allah niye göze kapak yapmış? Gerektiğinde kapatılmak için. 00:19:51.834 --> 00:19:57.335 Niye ağza dudak yapmış? Bazı lafları söylememek için. Bazı şeyler görülmeyecek. 00:19:57.542 --> 00:20:03.100 Ama burnun, kulağın [böyle bir] şeyi yok. Burnun, kulağın yok da bunların var. Çok önemli! 00:20:03.420 --> 00:20:04.918 Çünkü insan buradan çok günaha girer. 00:20:04.959 --> 00:20:09.376 Ekseriyetle dilinden dolayı günaha girer, bir de baktığından dolayı günaha girer. 00:20:09.626 --> 00:20:16.100 Günahlar hafızayı zayıflatır, takvâ hafızayı kuvvetlendirir, bir. 00:20:16.250 --> 00:20:21.500 Bir de insanın yaptığı işe kendisini vermesi lazım. Çeşitli işlerle meşgul olduğu zaman iş uzar. 00:20:21.709 --> 00:20:25.501 Olmaz değil, olur ama uzar. Konsantre olmak lazım. 00:20:26.820 --> 00:20:28.499 Fâtiha-i şerîfe mea'l-Besmele.