WEBVTT 00:00:00.187 --> 00:00:04.454 Soru: Tasavvuf büyüklerinin hallerini, sözlerini anlatan bir yığın tercüme eser var. 00:00:04.521 --> 00:00:06.669 Bunlardan hangilerini tavsiye edersiniz? 00:00:06.688 --> 00:00:10.933 Cevap: Risâle-i Kuşeyriyye'yi tavsiye ederim çünkü bu, esaslı kitaplardan biri sayılmıştır. 00:00:11.322 --> 00:00:14.506 Soru: Başbakanın bir bayan olması hakkında ne düşünürsünüz? 00:00:14.963 --> 00:00:20.806 Cevap: Bu tasavvufî bir soru değil ama herkes her şeyi soruyor, politik sorular da soruyor. 00:00:20.951 --> 00:00:31.450 Aslında İslâm'da kadından şeyh olmaz, kadın reis de olmaz. Hadîs-i şerîf vardır. 00:00:31.744 --> 00:00:36.756 Kadınlar kocasına itaat edecek; her yere çıkamaz, herkesle konuşamaz. 00:00:36.756 --> 00:00:40.514 Tabi bu çıkıyor, ayrı ama aslında çıkamaz. 00:00:40.823 --> 00:00:46.474 O bakımdan reisin erkek olması lazım, ittibanın da ona olması lazım. 00:00:46.474 --> 00:00:49.603 İslâmî olmayan bir durum. Zaten İslâm'a kim aldırıyor? 00:00:49.794 --> 00:00:53.820 Herkes paldır küldür gittiğinden İngiltere gibi bir şey oldu. 00:00:53.820 --> 00:00:59.524 Yani İngiltere'de kraliçe var, burada da başbakaniçe var. Durumlar böyle olmuş oldu. 00:00:59.629 --> 00:01:07.129 Tabi her şeyimizin ne kadar değiştiğini gösteren bir gösterge. 00:01:07.649 --> 00:01:12.134 Soru: Vakfımızın ihtiyaçlarının teminini sağlamak için yardım talep ediyoruz. 00:01:12.759 --> 00:01:18.576 Cevap: Şu binanın sahibi olan vakfımız İlim Kültür ve Sanat Vakfımız'dır. 00:01:18.576 --> 00:01:22.414 Çeşitli kitaplar neşrediyoruz, ilmî toplantılar yapıyoruz. 00:01:22.414 --> 00:01:27.975 Burası küçük bir yer gibi görünüyor ama buranın beynelmilel şöhreti vardır; bunu Bosna bilir, 00:01:27.975 --> 00:01:32.577 Hersek bilir, Orta Asya bilir, Kafkasya bilir, Hindistan bilir, Arabistan bilir. 00:01:32.577 --> 00:01:39.160 Burası önemli bir yerdir. Tabi bu hizmetlerin güzel olması için de malî yardımlar, destekler gerekiyor. 00:01:39.321 --> 00:01:40.669 Hepimiz yardım yapalım. 00:01:40.931 --> 00:01:50.471 Hepimizin cebinde, kesesinde, gönlünde ne kadar şey varsa yardımda bulunun. 00:01:50.471 --> 00:01:54.556 Unutmayın; elinizden geldiğince yardım da sağlamaya çalışın. 00:01:54.556 --> 00:01:58.798 Bazen hacı teyzeler, hacı babalar oluyor; nereye yardım edeceklerini soruyorlar. 00:01:58.798 --> 00:02:04.559 Öyle kimselere; "Böyle güzel yerler var, güzel çalışmalar yapıyorlar." diye hatırlatabilirsiniz. 00:02:04.558 --> 00:02:10.968 İlim Kültür ve Sanat Vakfımız'a bağlı 8-9 tane enstitümüz var; Tasavvuf enstitüsü, 00:02:10.969 --> 00:02:17.978 Hadis enstitüsü, İktisat enstitüsü, Stratejik Araştırmalar enstitüsü vesaire. 00:02:18.950 --> 00:02:21.412 Burası bir ilim yuvasıdır, bir mânevî üniversite gibidir. 00:02:21.627 --> 00:02:24.641 Para çok olursa hizmetler de güzel olabilir. 00:02:24.786 --> 00:02:28.369 Soru: Kardeşimi yılan soktu. Durumu kötü. Dua eder misiniz? 00:02:28.369 --> 00:02:30.551 Cevap: Allah şifa ihsan eylesin. 00:02:31.367 --> 00:02:38.822 Sahâbe-i kirâm bir seyahate çıktıkları zaman, misafir oldukları bir vahada kabile reisini 00:02:38.822 --> 00:02:43.506 zehirli, öldürücü bir yılan sokmuş. Sahabeden birisi dua etmiş, geçmiş. 00:02:44.650 --> 00:02:51.764 Dua; gelen belayı def eder, şifayı da verir. Yani öyle bir özelliği de vardır. Dua etsinler. 00:02:51.764 --> 00:02:59.254 Hem de okuduğu Fâtiha sûresiymiş, yani esrarlı bir başka dua değil; senin, benim bildiğim Fâtiha sûresi. 00:02:59.254 --> 00:03:02.724 Fâtiha sûresini okusunlar, o kısımlara üflesinler; 00:03:02.869 --> 00:03:08.416 ağızları düzgünse Allah dualarını kabul eder, şifa bulur. Yakınları dua etsinler. 00:03:08.416 --> 00:03:13.350 Biz de bir Fâtiha okuyalım cümle hastalarımızın şifa bulması için, o kardeşimiz için de... 00:03:14.618 --> 00:03:19.191 Soru: Bir arkadaşımızın pardesüsüne hiç belli olmayacak şekilde muska yapılıp dikilmiş. 00:03:19.191 --> 00:03:24.210 Bunu fark ettiği zaman muska bayağı aşınmış durumdaydı. Ne yapması gerekir? 00:03:24.210 --> 00:03:25.776 Tavsiye ve duanızı bekleriz. 00:03:25.819 --> 00:03:29.890 Cevap: Muska çeşitli maksatlarla yapılır. 00:03:29.890 --> 00:03:36.775 Annesi; "Evladım kazadan, beladan uzak olsun; başına bir kötülük gelmesin." diye yapmıştır, 00:03:36.775 --> 00:03:38.188 pardesüsüne dikmiştir. O zaman dursun. 00:03:38.223 --> 00:03:43.559 Eğer kimin neden yaptığı belli değilse "Ters bir maksatla yapılmış." diye düşünüyorsa 00:03:43.766 --> 00:03:48.124 oradan söksün, köprüden geçerken Haliç'in sularına atsın. 00:03:48.355 --> 00:03:55.181 Kulhüvallah, Kul eûzü bi-rabbi'l-felak, Kul eûzü bi-rabbi'nnâs ve Âyete'l-kürsî'yi okusun, 00:03:55.181 --> 00:03:57.168 Allah'a sığınsın; zararı olmaz. 00:03:57.444 --> 00:04:03.764 Soru: Evde bereketsizlik var. Sebepleri nelerdir? Ev hanımına bu konuda düşen vazifeler nelerdir? 00:04:03.995 --> 00:04:09.909 Cevap: Evde bereketsizliğin sebebi; İslâm'a uymamaktır, tesettüre riayet etmemektir, 00:04:09.909 --> 00:04:13.516 kazancın helalinden kazanılmamasıdır. 00:04:13.516 --> 00:04:20.763 Çünkü haydan gelen huya gider; helal kazanılmazsa helale gitmez, yetmez, bereketsizlik olur. 00:04:20.763 --> 00:04:27.268 Kazanca dikkat etmek lazım. İslâmî yaşayışın takvâya uygun olmasına gayret etmek lazım. 00:04:27.268 --> 00:04:34.718 Ev hanımı da tesettürüne dikkat edecek. Pişirdiği yemeği besmele ile pişirecek. 00:04:35.764 --> 00:04:41.622 Eve gıda gelirken besmele ile alınacak. Dolaba besmele ile konulacak. 00:04:41.622 --> 00:04:43.317 Besmele ile konuldu mu bereket olur. 00:04:43.618 --> 00:04:47.945 Yani başka sebep yoksa besmelesiz yapmasın; o zaman bereket olur. 00:04:48.519 --> 00:04:52.354 Soru: Üçüncü sınıfta okumaktayım. Şu anda nişanlanmayı düşünüyorum. 00:04:52.354 --> 00:04:56.230 Cevap: Pekâlâ, nişanlansın, evlensin. Allah mesut, bahtiyar eylesin. Güzel. 00:04:56.344 --> 00:05:03.225 Soru: Ben okulumu bitirdim, eve gidemiyorum. Bir yerden iş teklifi aldım. Yalnız çalışacağım. 00:05:03.225 --> 00:05:06.700 Örtünmede bir problem yok. Uygun görür müsünüz? 00:05:06.700 --> 00:05:12.577 Cevap: Olur tabi. Madem öyle şartlar müsait, İslâmî olunca olabilir. 00:05:13.792 --> 00:05:17.680 Soru: Şu anda sizi dinlemek için toplanmış bulunuyoruz. 00:05:17.680 --> 00:05:21.535 Hanımlara ayrılan bölümde televizyon aracılığıyla sizi duymak ve görmek mümkün. 00:05:21.535 --> 00:05:26.492 Fakat şu anda kızlarımızın bahçede alenî olarak sizin bulunduğunuz yeri görmeye çalışmalarının 00:05:26.675 --> 00:05:32.150 pek uygun olmadığını düşünüyorum. Bu konuya açıklık getirmenizi affınıza sığınarak rica ederim. 00:05:34.426 --> 00:05:40.249 Cevap: Ben o kadınlar kısmının durumunu bilmiyorum. Boşken bahçeye çıkmaları uygun olmayabilir. 00:05:40.362 --> 00:05:45.407 Gerçi burası karanlık; biz buradan o tarafı görmüyoruz, onlar bu tarafı görüyorlar, duyuyorlar. 00:05:45.598 --> 00:05:50.752 Dinleme daha canlı olabiliyorsa olabilir. 00:05:50.759 --> 00:05:54.557 Mümkünse öbür tarafa sığıyorlarsa, tesettür tam olursa iyi olur. 00:05:55.150 --> 00:06:01.870 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz sahabesinden bazı mübareklerle gidiyordu, 00:06:01.870 --> 00:06:04.255 Fatıma anamızın evine yaklaştığı zaman dedi ki; 00:06:04.255 --> 00:06:09.260 "Yâ Fatıma! Perdenin arkasına geç, yanımda bazı misafirler var." 00:06:09.443 --> 00:06:16.412 Peygamber Efendimiz sahabesi ile kızının evine gidiyor; elbette kızı yine örtülüdür ama 00:06:16.412 --> 00:06:19.316 "Perdenin arkasına geç, yanımda misafirler var." diyor. 00:06:19.316 --> 00:06:24.861 Demek ki İslâmî âdâba uymaya çalışmak iyi olur; buradan onu anlıyoruz. 00:06:26.101 --> 00:06:34.109 Soru: Hem bizim hayatımıza tatbik etmemiz hem de soranlara cevap verebilmemiz açısından 00:06:34.109 --> 00:06:38.748 bir günlük hayatınızı eğer mahzuru yoksa kısaca özetler misiniz, lütfen? 00:06:38.748 --> 00:06:42.353 Cevap: Hayır! Özetlemem, anlatmam! Çünkü ölçü ben değilim. 00:06:42.591 --> 00:06:47.930 Resûlullah'ın günlük hayatını öğrenin, öyle yapın! Örnek kim? 00:06:47.930 --> 00:06:52.167 Lekad kâne leküm fî resûlillâhi üsvetün hasenetün. 00:06:52.167 --> 00:06:56.410 Bizim örneğimiz, modelimiz Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz. 00:06:56.279 --> 00:07:00.520 O'na uyacağız, sünnet-i seniyyesine uyacağız. Onun gibi yapmaya çalışacağız. 00:07:00.586 --> 00:07:02.703 Resûlullah Efendimiz nasıl yapardı? 00:07:02.703 --> 00:07:09.173 Büyüklerimiz mümkün olduğu kadar onu yapmaya çalışmışlardır ama bazen bu ölçü şaşırılıyor. 00:07:09.173 --> 00:07:15.953 Neden şaşırılıyor? Mesela içimdeki bir acıyı sizinle dertleşerek söyleyeyim. 00:07:18.791 --> 00:07:27.294 Derviş, hatta halife veya şeyh sigara içiyor, sigara tüttürüyor. 00:07:27.454 --> 00:07:33.630 Ezan okununca sigarayı şuraya koyuyor, mihraba geçiyor, namaz kıldırıyor. 00:07:33.630 --> 00:07:35.225 Ondan sonra sigarası yine ağzında. 00:07:35.225 --> 00:07:38.129 "Hocaefendi! Bu sigara oluyor mu?" deyince de; 00:07:38.274 --> 00:07:42.500 "Sen benim sigarama karışma!" diyor. Böyle şeyler duydum. 00:07:42.593 --> 00:07:50.172 Sonra bazı tekkeler duydum; oraya misafirler gittiği zaman sigara ikram ediyorlarmış. 00:07:51.718 --> 00:08:00.144 Sigara haramdır. İsraf haramdır. Sıhhate zarar vermek haramdır. 00:08:00.242 --> 00:08:07.730 Bu sonradan ortaya çıkmış bid'attir, mükeyyefâttır, muzır malzemedir. 00:08:07.730 --> 00:08:11.317 Bunun içilmesi doğru olmaz. Bu, gün gibi âşikâr bir şey. 00:08:11.317 --> 00:08:15.611 Bunu camiye getirmek, tekkeye getirmek, fosurdatmak olmaz. 00:08:16.680 --> 00:08:18.617 "E Hocam! Falanca büyük şeyh de içmiş." 00:08:21.861 --> 00:08:30.103 O şeyhin büyük şeyh olduğunu ben de biliyorum, seviyorum da onu ama büyük şeyh ölçü değildir; 00:08:30.103 --> 00:08:39.200 Peygamber Efendimiz ölçüdür. Ölçü fıkıh kitabıdır. Ölçü şeriattir. Ölçü Kur'ân-ı Kerîm'dir. 00:08:39.200 --> 00:08:43.278 O onu neden yapmıştır, nasıl yapmıştır, ne kadar yapmıştır? 00:08:43.278 --> 00:08:44.538 Sen onu anlayamazsın. 00:08:45.940 --> 00:08:49.770 O orada sigara içenlerle beraber sigara içiyor gibi yapmıştır, 00:08:49.770 --> 00:08:53.227 onları toplamıştır, öbür tarafa getirmiştir, tevbe ettirmiştir. 00:08:53.351 --> 00:08:56.525 Üç sene sabretmiştir, dördüncü sene yola getirmiştir. 00:08:56.628 --> 00:09:06.795 Ama o mekruh; "helal" mânasına, "Kerahat kalktı." mânasına gelmez. Eğri oturup doğru konuşmak lazım. 00:09:06.941 --> 00:09:12.888 Ölçü ve örnek Peygamber Efendimiz'dir, Kur'an'dır, şeriattir. Onun için herkes ona uyacak. 00:09:12.888 --> 00:09:15.626 "Şeyhim sigara içiyor." diye sigara içilmez. 00:09:16.543 --> 00:09:22.250 Mürit öyle, bildiği bilmediği her şeyde şeyhini taklit ederse helak olur. 00:09:22.250 --> 00:09:28.599 Çünkü şeyhin gördüğü bazı mânevî işaretler dolayısıyla yaptığı bazı şeyler olabiliyor. 00:09:28.599 --> 00:09:31.833 "Meyhaneden adam kurtarmak için oraya giriyor." diye 00:09:31.833 --> 00:09:34.693 sen de meyhaneye girersen kendin tutulursun. 00:09:34.902 --> 00:09:39.470 O oradan adam çıkarmak için gider, sen de "Şeyhim meyhaneye gidiyor." diye gidersin. 00:09:39.470 --> 00:09:47.723 Elhamdülillah biz gitmiyoruz da. Ama "Bazen böyle şeyler oluyormuş." diye kitaplarda okuyoruz. 00:09:47.723 --> 00:09:51.990 Bunlar misal olsun diye söyleniyor. Onun için her şey taklit edilmez. 00:09:51.990 --> 00:09:59.867 Bilmediği şeyler şeriate aykırı gibi görünüyorsa hüsn-ü tevil edilir. 00:09:59.867 --> 00:10:03.540 Mesela [Mehmed Zahid] Hocamız, şeyhin birisini anlatırdı. 00:10:03.484 --> 00:10:11.732 Sadık, ileri bir müridi şeyhe hizmet ediyor. Çarşaflı bir kadın gelmiş. Şeyh efendi; 00:10:11.732 --> 00:10:17.710 "‘Hoş geldin!' demiş, odasına almış, kapıyı kapatmış. Dışarıdaki bekçi müride de; 00:10:17.710 --> 00:10:26.379 "Sakın ha kimseyi içeriye alma, biraz konuşacağız." demiş. Biraz sonra çıkmış. 00:10:27.965 --> 00:10:32.475 "Su kaynat, kazanda su ısıt." demiş. 00:10:33.502 --> 00:10:42.465 Ondan sonra kadın bir iki saat durduktan sonra çıkmış, gitmiş. Şeyh müridi çağırmış; 00:10:42.465 --> 00:10:45.587 "Hakkımda ne düşündün?" demiş. "Estağfirullah efendim!" 00:10:45.860 --> 00:10:51.283 "Git, o kadına kim olduğunu sor." "Estağfirullah efendim, sizi kontrol edecek değilim ya!" 00:10:51.283 --> 00:10:55.635 "Hayır! Mutlaka gideceksin, soracaksın." Arkasından gitmiş, sormuş; 00:10:55.635 --> 00:10:57.267 "Hanımefendi, siz kimsiniz?" 00:10:57.267 --> 00:11:05.347 "Ben şeyh efendinin kız kardeşiyim, ablasıyım. Onu ziyarete geldim." 00:11:05.649 --> 00:11:07.762 "Niye "Suyu ısıt." dedi? 00:11:07.762 --> 00:11:15.562 Biraz sonra şeyh efendi, innâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn ruhunu teslim etmiş. 00:11:15.562 --> 00:11:20.614 Kazandaki su onun cenazesini yıkamaya yaramış. Yani vefat edeceği mâlum olmuş. 00:11:20.732 --> 00:11:26.947 Kız kardeşi ile helalleşmiş, namazını kılmış, suyunu da ısıttırmış, ondan sonra vefat etmiş. 00:11:26.947 --> 00:11:34.239 Ama dışarıdan bakarsan şeyh efendi bir kadını odasına aldı, iki saat kaldılar. 00:11:36.324 --> 00:11:41.710 Şeriatte nasıl? Bir yabancı kadınla bir erkek baş başa yalnız kalamaz. 00:11:41.710 --> 00:11:48.150 Biz kadınlara ders verirken, tarikati anlatırken Valide hanımı yanımıza alıyoruz 00:11:49.228 --> 00:11:53.340 veya perdenin arkasından anlatıyoruz veya tedbir alıyoruz 00:11:53.108 --> 00:11:55.339 veya hanımın beyini de yanına oturtuyoruz. 00:11:55.470 --> 00:11:59.814 Tabi mantosuyla, sokaktaki kıyafetiyle oturuyor, öyle anlatıyoruz. Neden? 00:11:59.875 --> 00:12:03.627 "Şeriatin ahkâmı yerini bulsun, aykırı iş olmasın." diye. 00:12:03.702 --> 00:12:07.890 Filanca adamın meclisinde kadın erkek bir arada dururmuş. 00:12:08.350 --> 00:12:14.375 Adamın mâneviyâtı çok kuvvetliymiş; pamukla ateşi yan yana tutarmış da pamuk yanmazmış. 00:12:14.375 --> 00:12:21.106 Öyle şey olmaz! Şeriatin ahkâmına aykırı olduğu için olmaz. Tasavvuf kitaplarımız öyle yazıyor. 00:12:21.106 --> 00:12:23.914 Birisi böyle yapmış, böyle demiş de "Olmaz!" demiş. 00:12:25.360 --> 00:12:27.119 Peygamber Efendimiz böyle yapmadığı için 00:12:27.119 --> 00:12:34.962 "Yâ Fatıma! Perdenin arkasına geç." dediği için öyle yapmak lazım. Efendimiz gibi yapmak lazım. 00:12:35.164 --> 00:12:40.160 O bakımdan Resûlullah'ın hayatını okuyun. Ana kaynak odur. 00:12:41.115 --> 00:12:48.380 Köşe başındaki ana taşına ipi çekiyoruz, şakülü de yukarıdan aşağı sarkıtıyoruz; 00:12:48.497 --> 00:12:55.993 duvarı örerken o ölçüye, o ipe göre yapıyoruz. O köşe taşındaki ölçü yeri neresi? 00:12:55.993 --> 00:13:00.160 Peygamber Efendimiz. O ölçüye bakmaz da yanındaki tuğlaya bakarsan olmaz. 00:13:00.126 --> 00:13:06.615 Herkes yanındaki tuğlaya bakarsa, duvara bakarsa yelken gibi eğri büğrü olur. 00:13:06.615 --> 00:13:09.457 Saflara durulduğu zaman ne diyoruz? 00:13:09.457 --> 00:13:11.522 "Şu direklerin hizasında olun." diyoruz. 00:13:11.522 --> 00:13:23.599 Onu demediğimiz zaman hava grafiği gibi önde arkada, önde arkada zikzaklı oluyor. 00:13:23.635 --> 00:13:25.616 Saf düz olacak! Yapamıyorlar. 00:13:25.968 --> 00:13:30.749 Ya yere çizgi çizeceksin ya ip koyacaksın, ya iki direğin arası diyeceksin. 00:13:31.480 --> 00:13:34.148 Yapamıyorlar; ölçüye dikkat etmek lazım. 00:13:34.148 --> 00:13:37.807 Aman kardeşlerim! İnsan yandaki tuğlaya bakarsa yanılır. 00:13:37.974 --> 00:13:43.750 Ana çizginin bağlandığı Resûlullah'a bakacak, Kur'ân-ı Kerîm'e bakacak. 00:13:43.750 --> 00:13:46.252 Herkes ölçüyü ondan alacak. Ondan başka bir ölçü olmaz. 00:13:46.483 --> 00:13:50.529 "Falanca üstad, falanca kimse, falanca şahıs şöyle yaptı." 00:13:50.529 --> 00:13:54.553 Sen onun neden yaptığını bilemezsin. Gitsen sorsan belki işin aslı anlaşılır. 00:13:54.834 --> 00:13:56.580 Adamın birisi demiş ki; 00:13:56.747 --> 00:14:02.148 "Falanca büyük hoca efendiden duydum; ‘Eşek anırdığı zaman abdest bozulur.' dedi." 00:14:02.734 --> 00:14:08.446 Hoppala! Şimdi ben burada abdestliyim, dışarıda bir merkep bağırmaya başladı. 00:14:08.446 --> 00:14:12.847 Benim burada abdestim niye bozulsun? "O hoca öyle şey söylemez." demişler. 00:14:12.915 --> 00:14:17.441 "Yok, söyledi! Şu kulaklarımla duydum." demiş. "Söylemez." "Vallahi söyledi!" 00:14:17.441 --> 00:14:23.754 "Gel bakalım, madem yemin ettin." demişler; gitmişler, hocaya sormuşlar; 00:14:23.907 --> 00:14:30.334 Hoca efendi, şöyle bir düşünmüş; hatırlamak için başını eğmiş, sakalını sıvazlamış, başını sallamış. 00:14:30.334 --> 00:14:40.480 "Evet, söyledim." demiş. Hadi bakalım! Ayıkla pirincin taşını. Bu hoca cahil mi? Hayır! 00:14:40.108 --> 00:14:44.337 "Söyledim ama evladım, sen herhalde vaazın içinde uyumuşsun; 00:14:44.866 --> 00:14:53.578 vaazı dinlerken anlatılan şeyin başını duymamışsın, sonunu duymuşsun. Yanlış bilgi edinmişsin. 00:14:53.578 --> 00:15:05.543 Ben o vaazda neyi anlattım? ‘Bir insan merkebine bindi. Su tulumu, testisi merkebine asılı. 00:15:05.596 --> 00:15:11.700 Yolda namaz vakti gelince indi. Abdest bozacak, abdest alacak, namaz kılacak. 00:15:11.938 --> 00:15:18.941 Merkep bir gürültüden ürktü, kaçtı gitti. Çölde merkebi ara Allah'ım ara; yok. 00:15:18.941 --> 00:15:25.967 Orada yok burada yok, uğraştı, didindi; yakalayamadı. Su yok. Şmdi bu adam ne yapacak? 00:15:25.967 --> 00:15:29.275 Namaz vakti geçiyor. Teyemmüm abdesti aldı. 00:15:29.275 --> 00:15:37.487 Tam namaz kılacak, merkep geldi, yanında anırdı, bağırdı. Tamam, su geldi. O zaman ne olur? 00:15:37.487 --> 00:15:44.410 Su geldiği zaman teyemmümle namaz olmaz. Artık oradan suyu alacak, abdest alacak. 00:15:44.410 --> 00:15:46.117 Ondan abdesti bozuldu.' dedim." 00:15:46.117 --> 00:15:49.898 İnsan anlatınca anlıyor da anlatmayınca bilinmiyor. 00:15:49.898 --> 00:15:57.878 O bakımdan gerçekten büyüklerin, evliyâullahın kerametle bildiği bazı şeyler vardır. 00:15:57.988 --> 00:16:01.926 Onlar görürler, bazı şeyler söylerler; onları taklit etmek olmaz. 00:16:02.185 --> 00:16:05.447 Bahaeddin-i Nakşibend Efendimiz ile ilgili bir menkabe 00:16:05.447 --> 00:16:07.343 -onlara hikâye denmiyor- anlatırlar. Müritlerine; 00:16:07.343 --> 00:16:13.131 "Hadi gidelim, filanca tüccarın deposundaki malların hepsini alalım." demiş. Gitmişler, almışlar. 00:16:14.720 --> 00:16:24.260 Topları, kumaşları herkes kucaklamış, almış. Depoda bir şey kalmamış. Ertesi gün; 00:16:25.876 --> 00:16:31.458 "Hadi, aldığımız topları götürüp yerine koyalım." demiş. Tekrar götürmüşler, yerine koymuşlar. 00:16:32.335 --> 00:16:39.454 Meğer o gün haramîler gelmiş, oraları talan etmişler. 00:16:39.454 --> 00:16:45.288 Bu zât iyi bir tüccarmış, mübarek bir insanmış, bunun da dükkânına girmişler ama bir şey yok, 00:16:45.288 --> 00:16:47.804 daha önce alındı; bir şey yapamamışlar. 00:16:47.964 --> 00:16:53.758 Böyle şeyler olabilir. Yoksa ilk başta; "Hırsızlık için gidelim." demedi, korumak için gitti. 00:16:53.758 --> 00:16:55.482 Böyle menkabeler olabiliyor. 00:16:55.635 --> 00:17:02.635 İnsan bir şeyin esrarını bilince o zaman başka türlü düşünür, işin sonunu bilince başka şeyler yapabilir. 00:17:02.635 --> 00:17:06.244 Böyle şeyler olabiliyor. İnsan bilmediği şeyi taklit etmeyecek. 00:17:06.244 --> 00:17:08.525 İmâm-ı Âzam Efendimiz'in sözü vardır: 00:17:08.525 --> 00:17:13.528 "Benim ahkâmımın hangi hadisten, hangi âyetten ne sebeple çıktığını bilmeyen; 00:17:13.723 --> 00:17:21.282 benim mezhebimin hükmüne göre cahilce, gözü kara hükmetmesin!" diyor. 00:17:21.463 --> 00:17:26.891 Sebebini bilsin. "Sebebini bilmeyince yanlış hükme varabilir." diye düşünmüş. 00:17:26.891 --> 00:17:33.308 Bu çok önemli bir noktadır. Bazıları hocalarına muhabbetten şeriatten çıkıyorlar. 00:17:33.738 --> 00:17:39.531 Hocasına muhabbet ediyor, hocasının yanlış işlerini taklit ediyor, sigara tiryakisi oluyor, 00:17:39.531 --> 00:17:43.772 vesaire vesaire; raydan çıkabiliyor, yoldan çıkabiliyor. 00:17:43.772 --> 00:17:49.772 Ölçü Resûlullah'tır, şeriatin ahkâmıdır. Herkes şeriatin ahkâmına uymak zorundadır. 00:17:49.772 --> 00:17:53.474 "Ben büyük şeyhim; kadınla erkeği yan yana tutarım da bir şey olmaz da." 00:17:53.474 --> 00:17:59.775 Evet, olmayabilir ama öyle yapmak doğru değildir. Büyüklerimiz de umumiyetle öyle yapmamışlardır. 00:17:59.775 --> 00:18:04.165 İstisnaî haller de onların bildiği bir şeydir, ötekilere ölçü olmaz. 00:18:04.165 --> 00:18:06.410 Allah hepinizden razı olsun!