WEBVTT 00:00:00.000 --> 00:00:05.334 Namaz vaktine kadar soruların ne kadarına cevap verebilirsem o kadarına cevap vereyim, 00:00:05.389 --> 00:00:13.827 ondan sonra izninizi isteyeyim.Çünkü her soru başlı başına bir vaaz konusu oluyor. 00:00:13.874 --> 00:00:19.310 Soru: Resûlullahın tebliği metodunu açıklar mısınız? 00:00:19.372 --> 00:00:24.774 Memnuniyetle açıklarım ama bir vaaz [konusu]! 00:00:24.876 --> 00:00:31.430 Tebliğ yöntemi Mekke ve Medine dönemi diye ikiye ayrılabilir mi? 00:00:31.157 --> 00:00:36.805 Ayrılabilir. Peygamber Efendimiz Mekke-i Mükerreme'deyken şartlar başkaydı 00:00:36.805 --> 00:00:39.480 Medine-i Münevvere'deyken şartlar başkaydı. 00:00:39.651 --> 00:00:44.689 Şartlar başka olunca çalışmanın şekli şemâili de değişiklik gösterebilir. 00:00:44.805 --> 00:00:53.384 Resûlullah'ın tebliğ metodunu anlamak için Resûlullah Efendimiz'in sîretini, hayatını okumanız lazım. 00:00:53.454 --> 00:01:01.118 Güzel bir sîret kitabı alın, okuyun! Diyanet'in neşrettiği güzel kitaplar var. 00:01:01.336 --> 00:01:08.992 Peygamber Efendimiz'in hayatına dair yazılmış güzel Asım Köksal Hocamız'ın eseri vs. var. 00:01:09.132 --> 00:01:13.850 O bu konuda güzel çok eserler verdi. Oralardan öğrenebilirsiniz. 00:01:13.850 --> 00:01:18.801 Hatta bu konuda Efendimiz'in terbiye metodu, tebliğ metoduna dair kitaplar da var. 00:01:19.887 --> 00:01:26.720 Kısaca söylemek gerekirse Peygamber Efendimiz halkın içine girerek bizzat anlatarak 00:01:26.939 --> 00:01:30.659 bizzat kendisi numune olarak müslümanları yetiştirmeye çalıştı. 00:01:30.752 --> 00:01:36.492 O devrin imkânlarıyla her türlü çareyi kullandı. 00:01:36.492 --> 00:01:40.730 Yabancı ülkelere, hükümdarlarına mektup bile yazdı, elçi bile gönderdi. 00:01:40.792 --> 00:01:44.961 Ama İslâm'ı kendisi yaşadı. Etrafına sahâbe-i kirâmını topladı. 00:01:45.160 --> 00:01:48.825 Gece gündüz beraber İslâm'ı yaşadılar, uyguladılar. 00:01:48.895 --> 00:02:00.729 Uygulamalı; göze hitap eden, kulağa hitap eden, mücessem bir tebliğ ve eğitim öğretim metodunu kullandı. 00:02:00.799 --> 00:02:07.600 Geceleri sabahlara kadar ashâb-ı suffeyle oturup sohbet ettikleri oldu. 00:02:07.990 --> 00:02:10.677 Kur'ân-ı Kerîm çalışması yaptılar, hadîs-i şerîf çalışması yaptılar. 00:02:10.747 --> 00:02:16.968 İnsanların bir kısmını bilgilendirdikten sonra kabilelere gönderdi: "Sen git, filanca kabilede çalış…" 00:02:17.124 --> 00:02:21.494 Mesela biz size desek ki; "Git köyüne, çalış." Onun gibi gönderdi. 00:02:21.634 --> 00:02:25.621 Onlar orada Resûlullah'tan duyduklarını anlattılar. 00:02:25.621 --> 00:02:30.833 Böylece hem adam göndererek eleman göndererek tebliğci göndererek 00:02:30.876 --> 00:02:37.293 hem fiilen kendisi sözle söyleyerek hem yaşayışıyla örnek olarak hem uzaklara mektuplar yazarak 00:02:37.347 --> 00:02:43.201 İslâm'ı her imkân ile anlatmaya çalıştı, anlattı. Vazifesini yaptı. Yaptı mı? 00:02:43.232 --> 00:02:47.885 Şehadet ederiz ki vazifesini en güzel tarzda yaptı. Biz İslâm'ı öğrendik. 00:02:47.959 --> 00:02:54.168 O anlattı; anlayanların, dinleyenlerin tutmaması, veballeri kendisine aittir. 00:02:54.209 --> 00:02:56.835 Soru: İmam hatip lisesinde okuyan bir talebeyim. 00:02:56.918 --> 00:03:05.252 Kelâm hocamız bize dedi ki; "Peygamberimiz zamanında 'kaddessallahu sırrahu' diye dua etmek yoktur. 00:03:05.250 --> 00:03:07.751 Bu dua İslâma sonradan girmiştir." 00:03:08.125 --> 00:03:14.417 Evet, o zaman rivayetlerde rahimehullah, "Allah rahmet eylesin." deniliyor. 00:03:14.501 --> 00:03:22.460 Daha sonra da İslâmî eserlerde böyle vefat etmiş büyükler için mü'minler için rahimehullah sözü kullanılmıştır. 00:03:22.501 --> 00:03:29.127 Rahmetullahi aleyh sözü kullanılmıştır. Takammeduhullâhu bi-rahmetihî sözü kullanılmıştır. 00:03:29.167 --> 00:03:33.292 Tayyeballâhu ferâhu sözü kullanılmıştır. 00:03:33.292 --> 00:03:41.959 Ve kaddesallâhu sırrahu veya kuddise sırruhû sözü kullanılmıştır. Olabilir. 00:03:42.000 --> 00:03:45.167 Duanın hududu yoktur, tahdidi yoktur. 00:03:45.167 --> 00:03:49.542 "Bu kadar edebilirsin, bundan sonrasını edemezsin!" diye bir şey yok. Allahu Teâlâ hazretleri; 00:03:49.584 --> 00:03:51.751 "Dua edin, ben duanızı kabul ederim!" diyor. 00:03:51.834 --> 00:03:59.501 Duanın ille belli bir kalıpta olma mecburiyeti de yoktur! Böyle dualar bid'at mıdır? 00:03:59.501 --> 00:04:04.460 Buna bidat da denmez, çünkü dua ediyoruz. Vefat etmiş bir büyüğümüze dua ediyoruz. 00:04:04.542 --> 00:04:07.709 Kelâm hocası "Bid'attır." demiş. Yanlış. 00:04:07.792 --> 00:04:11.418 Dua etmek serbest olduğuna göre, ettiğimiz dua da beddua değil de 00:04:11.417 --> 00:04:14.834 hayır dua olduğuna göre bunun bid'atla filan ilgisi yoktur. 00:04:14.876 --> 00:04:18.210 Adamlar bid'atı filan karıştırıyorlar. Kafaları iyice karıştı. 00:04:18.292 --> 00:04:24.292 Neyin bidat neyin sünnet olduğunu bilemez oldular. Ölüleri rahmetle anmak sünnettir. 00:04:24.334 --> 00:04:28.100 Biz de rahmetle anıyoruz. "Allah şöyle etsin, böyle etsin…" demiş oluyoruz. 00:04:28.420 --> 00:04:32.626 Mânasını bilmediği şeylerde ahkâm kesiyorlar. 00:04:32.751 --> 00:04:39.669 Allah bir insanı yarım hocanın eline düşürmesin, yarım doktorun da eline düşürmesin. 00:04:39.751 --> 00:04:43.918 Yarım doktor candan eder, yarım hoca dinden eder. Ne var bunda yahu? 00:04:44.167 --> 00:04:50.126 "Kaddessallâhu sırrahû, rahimehullâhu." veya "Rahmetullahi aleyh." veya "Nur içinde yatsın!.." 00:04:50.167 --> 00:04:54.100 "Nur içinde yatsın…" demek bid'attir, mı diyeceğiz? Değil yahu! 00:04:54.830 --> 00:04:57.542 Nur içinde yatsın, kabri nur dolsun. Çünkü kabrin nurlanması var. 00:04:58.125 --> 00:05:08.834 Hiç mi bid'at görmedik. Daha fazla demeyeyim, hadi sabredeyim. Ben de yuttum. 00:05:09.792 --> 00:05:16.875 Soru: Benim bir miktar, dolar olarak param vardı. Ben bu parayı falanca yere yatırdım. 00:05:16.876 --> 00:05:19.710 Yatırdığım paraya dolar olarak kâr payı veriyorlar. 00:05:19.751 --> 00:05:23.960 Parayı vadeli olarak yatırmıştım.Bu kâr payı faiz olur mu? 00:05:24.830 --> 00:05:31.500 Vadeli yatırmak faiz yapmaz. Kâr payı olması faiz olmadığını gösteriyor. 00:05:31.626 --> 00:05:36.430 Parayı işe koşuyorlar, bir kazanç oluyor. 00:05:36.125 --> 00:05:41.500 Kazancın bir kısmını kurum alıyor, bir kısmını yatırana veriyor. Bu, kanunla tanzim edilmiş. 00:05:41.542 --> 00:05:46.625 "Kazancın şu kadarı [şahsa] verilecek, şu kadarı kuruma kalacak!" diye kanunî bir şey var. 00:05:46.626 --> 00:05:51.876 Eğer hile yapmadan hesabı doğru yapıyorlarsa; kanunî miktarda kârı veriyor, 00:05:52.000 --> 00:05:57.751 ona "Kâr ve zarar katılım payı." deniliyor. Zarar etse zarar da intikal edecek. 00:05:59.751 --> 00:06:04.918 Onun için o faiz değildir. Adı üstünde normal kâr [ortaklığıdır]. 00:06:05.751 --> 00:06:09.126 Soru: Sakal bırakmak istiyorum, annem razı gelmiyor. Ne yapmam lazım? 00:06:09.209 --> 00:06:13.168 Yanağından öpersin, elinden öpersin; razı edersin. Basiretini gösterirsin. 00:06:13.167 --> 00:06:15.501 Anasını kandıramayan [ikna edemeyen] evlat olur mu? 00:06:15.584 --> 00:06:21.918 "Sünnetmiş, sevap kazanacağım, cennete gideceğim…" vs. diye gönlünü hoş etmeye çalışırsın. 00:06:21.918 --> 00:06:23.918 Anlatmaya çalışsın, biraz vaizlik etsin. 00:06:23.959 --> 00:06:34.251 Hep biz edecek değiliz ya, o da; "Bak bunun sevabı varmış, kesmek harammış. Hilkatı tağyir yasak!.." desin. 00:06:34.375 --> 00:06:43.834 Soru: Ben bir vakıftan burs alıyorum. Bu vakıf, devlet kredisi alanların bursunu araştırıp kesiyor. 00:06:43.834 --> 00:06:49.251 Bütün kredi alanların bursları kesildiyse de benim bursum kesilmedi. Hem kredi hem burs alıyorum. 00:06:49.292 --> 00:06:53.334 Kredi aldığımı burs aldığım vakfa söylemiyorum. 00:06:53.375 --> 00:06:57.959 İhtiyacım olduğu için her sene başında gittiğimde bana "Kredi alıyor musun?" deyince 00:06:57.959 --> 00:06:59.209 ben de "Almıyorum." diyorum. 00:06:59.209 --> 00:07:02.668 Böylece benden de öğrenemeyince bursu almaya devam ediyorum. 00:07:02.751 --> 00:07:06.960 Fakat ben bundan sıkılmaya başladım. Gidip vakıftan bursumu kestireyim mi? 00:07:07.420 --> 00:07:09.376 Bu paranın helal olmayacağından korkuyorum. 00:07:10.209 --> 00:07:16.626 Tabii yalan söylüyor, "Almıyorum." diyor. Müslüman yalan söylemez, doğru söyleyecek. 00:07:16.667 --> 00:07:25.459 "Arkadaş, alıyorum ama ihtiyacım var…" diyecek. Vakıf niye soruyor? 00:07:25.584 --> 00:07:29.543 Bu adamın ihtiyacı yoksa ihtiyacı olan başkasına vereyim, diye soruyor. 00:07:29.709 --> 00:07:33.959 Senin ihtiyacın yokken alıyorsan o zaman onun hakkını engellemiş oluyorsun. 00:07:33.959 --> 00:07:38.840 O da bir kusur oluyor. İyi olmuyor. Dobra dobra söylesin. 00:07:38.420 --> 00:07:43.876 Desin ki; "Alıyorum, hem devletten burs alıyorum hem senden alıyorum ama yine yetmiyor. 00:07:43.918 --> 00:07:51.752 İhtiyacım var. Çünkü hasta bir anam var, ona bakıyorum…" Kabul ederse açıkça böyle hallolsun işi 00:07:51.626 --> 00:07:54.960 Soru: İki yıl önce ders almıştım. Dersimi pek çekemiyorum. 00:07:55.209 --> 00:07:57.876 Bazen vakit namazlarını da kaçırdığım oluyor. 00:07:58.000 --> 00:08:03.876 Herhalde bunun neticesi olarak içimden bir şey boğazımı öyle sıkıyor ki anlatamam. 00:08:03.918 --> 00:08:06.544 Bir türlü doğru dürüst uyuyamıyorum. 00:08:07.000 --> 00:08:15.334 Tabii insan vazifesini yapmayınca Allah -doğru yola gelsin diye- rahmetinden onu üzer, sıkar. 00:08:15.584 --> 00:08:18.376 En iyisi vazifeyi yapmaktır, severek yapmaktır. 00:08:18.375 --> 00:08:20.584 Akşam yapamıyorsa gündüz yapsın. 00:08:20.542 --> 00:08:24.792 Vasıtada yapsın; çalıştığı yerden, işyerinden evine gidinceye kadar umumiyetle 00:08:24.792 --> 00:08:30.840 herkesin yarım saat bir saat vakti oluyor. O arada yapabilir. Yolda yürürken yapabilir. 00:08:30.417 --> 00:08:34.709 Bunlar sevaplı şeyler olduğu için kaçırmamalı, arada derede yapmalı. 00:08:34.709 --> 00:08:42.876 Soru: Abim evli, ben de evleneceğim. Durum müsait olmadığından ikimizin bir evde kalmasında günah olur mu? 00:08:42.959 --> 00:08:48.126 İkisinin bir evde kalmasından günah olmaz. Çünkü evler çok odalıdır. 00:08:48.209 --> 00:08:52.430 Birisinin bir mahrem odası olur ötekisinin bir mahrem odası olursa [günah olmaz]. 00:08:52.167 --> 00:08:58.209 Bizim köyde odalara "ev" tabir ederler. Yaz odası, kış odası demezler; "ev" derler. 00:08:58.292 --> 00:09:00.430 Ne yapalım, evler bir odalı da olabilir. 00:09:00.830 --> 00:09:07.458 İlle üç katlı, tripleks köşk olma şartı yoktur, sekiz odalı olma şartı yoktur 00:09:07.459 --> 00:09:13.459 veya Mısır hidivinin köşkü gibi 300 odalı olma şartı yoktur! Bir odada bir insan yaşayabilir. 00:09:13.459 --> 00:09:18.501 Olabiliyor. Ne yapalım, mutfak müşterek olur. Odalar [küçük] olabilir. 00:09:18.542 --> 00:09:24.501 Günah diye bir şey olmaz. Aile mahremiyetleri mahfuz kaldığı zaman olmaz. 00:09:24.542 --> 00:09:28.542 Yalnız birisinin karısını ötekisi, ötekisinin karısını berikisi görmesinde 00:09:28.584 --> 00:09:33.543 ve birbirlerinin karılarıyla aynı mekânda halvet, 00:09:33.542 --> 00:09:37.501 yalnız kalmaları gibi durumların olması gibi tehlikeler çıkabilir. 00:09:37.584 --> 00:09:39.793 Bunlar hadîs-i şerîfte yasaklanmıştır. 00:09:39.834 --> 00:09:45.251 Onun için mümkünse kapısı bacası ayrı bir oda tarzında ayırmaya çalışmalı. 00:09:45.334 --> 00:09:50.543 Mümkünse böyle olması iyidir. Çünkü adam evde yokken abisi gelir. 00:09:50.959 --> 00:09:53.626 Kendisinin karısı da bilmem nereye gitmiştir. 00:09:53.709 --> 00:09:57.335 Bu sefer kardeşinin karısıyla aynı yerde halvet olmak hadîs-i şerîfte yasak! 00:09:57.375 --> 00:10:05.126 Kardeş bile olsa kendisine ait olmayan bir kadınla namahrem olmayan biriyle 00:10:05.167 --> 00:10:09.459 yanyana olmak gibi mahsurlar olmasın. Onlara dikkat etsin. 00:10:09.542 --> 00:10:15.840 Soru: Hanımlar özürlü hâldeyken, âdet görürken âyet-i kerîmelerin mealini yazan 00:10:15.830 --> 00:10:19.625 bir kitap veya âyet-i kerîme olmadan sadece meali okuyabilir mi? 00:10:19.667 --> 00:10:23.876 Ömer Nasuhi [Bilmen] Hocaefendi, İlmihâl'inde "Olmaz!" diye yazıyor. 00:10:24.834 --> 00:10:29.293 Başka şeyle meşgul olsun. Dinî başka eserleri okusun ama onları okumasın. 00:10:29.292 --> 00:10:35.430 Soru: İstanbul'da oturuyorum. Sakarya'ya okumak için gittim, hâlen okumaktayım. 00:10:35.830 --> 00:10:39.417 Acaba Sakarya'ya on gün için gitsem seferî durumda olur muyum? 00:10:41.751 --> 00:10:45.751 Sakarya'da yeri varsa orada da mukîmdir burada da mukîmdir. 00:10:46.209 --> 00:10:51.501 Tabii vardır, orada talebelik yaptığına göre kaldığı yurtta vs. bir yeri vardır. İki yerde de mukîm. 00:10:51.584 --> 00:10:54.100 Soru: Beş aydır hastalandığım [için] sohbetlere gelemiyorum. 00:10:54.125 --> 00:11:01.100 Dersimi oturduğum yerden yapıyorum. Namazımı da oturarak kılıyorum. Mahsuru var mı? 00:11:01.830 --> 00:11:04.667 Özürdür, kalkarak kılamıyorsa oturarak kılar. 00:11:04.667 --> 00:11:08.459 Oturarak kılamıyorsa yattığı yerden başıyla ima ederek kılar. 00:11:08.501 --> 00:11:13.584 Abdest alamıyorsa teyemmüm yapar. Ama gene ibadetlerini yapacak. 00:11:13.709 --> 00:11:16.418 Dersini zaten oturduğu yerden de yapar yattığı yerden de yapar. 00:11:16.417 --> 00:11:19.876 Namazı da oturduğu yerden kılmaya müsaade var. 00:11:19.959 --> 00:11:23.418 Kalkmaya kâdir, ayakta kılmaya muktedirse ayakta kılacak. 00:11:23.542 --> 00:11:27.917 Ona muktedir değilse veya tıbbî bakımdan mahsurluysa oturduğu yerden kılacak. 00:11:27.959 --> 00:11:35.460 Oturduğu yerden de eğilemeyip secde yapamıyorsa başıyla o zaman ima ile kılacak. 00:11:35.542 --> 00:11:45.334 Başla ima, gözle ima demek değildir. Başını [hareket ettirecek]. Bu rükû, bu secde demek. Öyle kılacak. 00:11:46.420 --> 00:11:51.584 Soru: Filanca gazetenin filanca isimli kitabı ve dokuz kitabı aldım. 00:11:51.709 --> 00:11:56.168 Kaynaklarıyla birlikte hangi meselenin hangi kitaptan aldığı yazılı. Güzel. 00:11:56.209 --> 00:11:59.918 Bir çok insan; "Bunların kitapları okunmaz, biz okumuyoruz. 00:11:59.959 --> 00:12:04.251 Hanefî alimleri, İslâm alimlerimiz tavsiye etmiyorlar. Hanefilere göre değil! 00:12:04.375 --> 00:12:10.834 Kitap yazarları iyi değil, bunlar kitaplarını satmak için ucuza satıyorlar!.." diyorlar 00:12:10.792 --> 00:12:13.167 ve daha birçok meseleler söylüyorlar. 00:12:13.375 --> 00:12:16.542 İnsanların çeşitli şeyler söylemesi beni de tedirgin etti. 00:12:16.542 --> 00:12:20.667 Bu kitaplar okunmaz ve istifade edilmez mi? Bu kitapları atayım mı? 00:12:20.709 --> 00:12:28.792 Malzemesi güzel, bir tencere yemek olsa içine bir damla pislik damlasa yenir mi? 00:12:28.918 --> 00:12:33.293 Yenmez. Tamamının güzel olması lazım. Kitapların güzel olması lazım. 00:12:33.375 --> 00:12:41.584 İçindekilerin alimler, mütehassıslar tarafından beğenilen güzel şeyler olması lazım. 00:12:41.667 --> 00:12:46.168 O kitaplar hakkında haklı olarak bu tenkitler yapılıyor. 00:12:46.209 --> 00:12:52.668 O tenkitleri Diyanet yapıyor, müftüler yapıyor. Bu kusurları var, diye söylüyorlar. Var. 00:12:52.709 --> 00:12:57.959 Hanefîlere Şafiî mezhebine göre şeyler söylüyor. 00:12:58.000 --> 00:13:04.584 Hanefî mezhebinden olan bir insanın o konuda şöyle davranması lazım; o, Şafiî mezhebine göre söylüyor. 00:13:04.584 --> 00:13:07.918 Bu gibi şeyler de var. Bunları bilerek istifade edilebilir. 00:13:07.959 --> 00:13:11.793 İstifade edilecek yeri 99 tanedir, aykırı yeri bir tanedir. 00:13:11.834 --> 00:13:18.430 Onları işaretleyip kırmızı çizerse; "Şurası Diyanet'in tenkit ettiği taraftır, 00:13:18.000 --> 00:13:21.420 müftü efendinin uygun görmediği taraftır!.." diye olabilir. 00:13:21.830 --> 00:13:25.875 Onları da yapması lazım ki kitap çocuğuna filan kaldığında o da müteyakkız olsun. 00:13:25.918 --> 00:13:32.100 Ya eve zararlı kısımları olan kitabı almamak lazım ya da alırsa kenarına notlar düşmek lazım! 00:13:32.125 --> 00:13:35.334 Soru: Ben her ne kadar beş vakit namaz kılıyorsam da işyerinde patron, 00:13:35.375 --> 00:13:40.334 benim namaz kılıp işlerin geç kalacağını, namazı kılıp işlerin aksayacağını vurguluyor. 00:13:40.375 --> 00:13:44.876 Ben muhasebe bürosunda çalışıyorum ve odalardan birisinde namazımı kılıyorum. 00:13:44.876 --> 00:13:47.335 Şayet böyle namazımı kılmaya devam edersem patronum, 00:13:47.375 --> 00:13:50.917 benimle çalışmayacağını ve işten atacağını vurguluyor. 00:13:50.959 --> 00:13:55.626 Ben de tuvalete gidiyorum diye vakit kaybolmasın diye sadece farzları kılıyorum. 00:13:55.709 --> 00:14:04.876 Bu anlaşılırsa şayet işimden olmamak için namazımı kılamayacağım. Bunun vebali kime ait olur? 00:14:04.918 --> 00:14:09.585 Namaz kılmazsan vebali tabii zorlayana ait olur. Namaz kılmamak diye bir şey yok! 00:14:09.626 --> 00:14:15.668 O işyerinde çalışmak farz mı? İlmihal kitabında mı yazıyor?!.. Başka işyerine gidersin. 00:14:15.709 --> 00:14:20.100 Öyle bir herif-i nâşerife iş yapacağına güzel bir iş ararsın, olur biter. 00:14:20.000 --> 00:14:25.830 Ama o adam razı olmasa bile; "Ben sana hakkımı helal etmiyorum. 00:14:25.830 --> 00:14:29.292 Maaş veriyorum, sen namaz kılamazsın!.." dese bile bu namaz kılar. 00:14:29.584 --> 00:14:33.667 Çünkü namaz Allah'ın emridir. Ötekisinin bunu yasaklamaya hakkı yoktur. 00:14:33.751 --> 00:14:35.585 Gücü yeterse başka yerde iş bulsun. 00:14:35.626 --> 00:14:41.960 Gücü yetmezse şu anda başka yerde iş bulamıyorsa orada çalışsın, namazını kılmaya devam etsin. 00:14:42.125 --> 00:14:46.125 Sünnetleri de kılmaya çalışsın. Öğle tatilinde kimse bir şey diyemez. 00:14:46.292 --> 00:14:50.459 Sabah namazını camide kılacak. Akşamla yatsıyı evde kılacak. Bir ikindi kalıyor. 00:14:50.542 --> 00:14:54.834 Bu kadar basit, çok büyük bir dert değil. İkindinin sadece farzını kılabilir. 00:14:54.834 --> 00:14:57.335 Çünkü sünneti, gayr-i müekkede sünnettir. 00:14:57.459 --> 00:15:02.668 Soru: Bulunduğumuz civarda bazı insanlar tasavvuf dersi veriyorlar. Diyorlar ki; 00:15:02.709 --> 00:15:07.210 "Tasavvufta mürşid-i kâmile gerek yoktur. Mürşitsiz yapabiliyoruz." 00:15:07.292 --> 00:15:11.876 Öyle bir çalışma yapıyorlar. Mürşitsiz olabilir mi ve bunların yaptığı doğru mudur? 00:15:12.830 --> 00:15:16.500 Hayır, doğru değildir. Veballidir, yanlıştır. 00:15:16.626 --> 00:15:20.709 Çünkü Allahu Teâlâ hazretleri Kur'ân-ı Kerîm'inde buyuruyor ki; 00:15:20.751 --> 00:15:23.627 Ve in min ümmetin illâ halâ fî hâ nezîrâ. 00:15:23.667 --> 00:15:30.501 "Hiçbir ümmet, topluluk yoktur ki Allah oraya bir haberci, bir nezir, 00:15:30.542 --> 00:15:36.542 tehlikelerden haber veren bir vazifeli şahıs göndermiş olmasın!" 00:15:36.584 --> 00:15:38.959 Vazifeli şahıs demek, "mürşit" demek. 00:15:39.000 --> 00:15:46.209 Mürşitsiz olsaydı o zaman Allah; Ve in min ümmetin illâ halâ fî hâ nezîrâ, 00:15:46.209 --> 00:15:52.430 "Hiçbir yer yoktur ki oraya Allah bir vazifeli göndermiş olmasın!" demezdi. 00:15:52.125 --> 00:15:54.840 "Bazı yerler olmayabilir." derdi. 00:15:54.167 --> 00:16:02.126 Demek ki bir mürşide, bir yol göstericiye, bir vazifeli kimseye ihtiyaç var ki onun için gönderiyor. 00:16:02.125 --> 00:16:03.751 O hâlde mürşitsiz olmaz. 00:16:03.834 --> 00:16:11.418 Mürşitsiz, üstadsız, hocasız, tıp da olmaz mühendislik de olmaz marangozluk da olmaz 00:16:11.459 --> 00:16:17.418 terzilik de olmaz berberlik de olmaz… Allah bu zavallılara insaf versin. 00:16:17.501 --> 00:16:23.419 Bu dünyevî basit meslekler hocasız olmuyor da âhiretin yolunu gösteren 00:16:23.417 --> 00:16:30.626 binbir türlü tehlikesi olan binbir türlü aldatmacası olan bir yolun mürşidi olması lazım değil mi? 00:16:32.209 --> 00:16:41.251 Tehlikesi var, yalanı yanlışı var, sahtesi var, istismarcısı var, sömürücüsü var vs. 00:16:42.834 --> 00:16:50.752 Mürşitsiz olur mu? Olmaz. Hiçbir iş olmaz. Hocasız, mürşitsiz hiçbir iş olmaz, hiçbir meslek olmaz. 00:16:50.792 --> 00:16:54.792 Tasavvuf da mürşid-i kâmilsiz olmaz. 00:16:54.834 --> 00:16:59.293 Mürşid-i kâmiller ayrıca mânevî bakımdan vazifeli insanlardır. 00:16:59.375 --> 00:17:04.667 "Olur." demekle "Olmaz." demekle de onların keyfine kalmış bir şey de değildir. 00:17:05.830 --> 00:17:09.917 Yaptıkları veballi iştir. Sorumsuz, şuursuz insanlar! 00:17:10.420 --> 00:17:15.459 Peki, yalan yanlış bir şey yaparlarsa ne olacak? 00:17:15.542 --> 00:17:20.334 Bir insanı saptırırlarsa, hastalanırsa ne olacak? Problemlerini nasıl çözecekler?!.. 00:17:22.501 --> 00:17:32.543 Saçma şeylerle, heveslerle, düşmanlıklarla, cahilliklerle milleti şaşırtıyorlar. 00:17:34.292 --> 00:17:43.430 Alıp veremedikleri nedir? Hürriyet var, millet her şeyi yapıyor. 00:17:43.125 --> 00:17:46.417 Hürriyetten dolayı bir sürü yanlış yapıyor. 00:17:46.459 --> 00:17:54.377 Plaja gidiyor, açık geziyor, içki içiyor, kumar oynuyor, meyhane açıyor vs. Onları tenkit yok! 00:17:54.417 --> 00:17:58.417 Cemiyetteki rüşvet, iltimas, kusur vs [tenkit yok]; 00:17:58.584 --> 00:18:03.959 tam insanların doğru yola gelmesini sağlayacak mekanizmaya hücum ediyor! 00:18:03.959 --> 00:18:13.959 O zaman kötü niyet var. Durup durup gidip de insan tam anasını babasını mı öldürür, ters iş mi yapar?!.. 00:18:14.000 --> 00:18:17.959 Soru: Kasetten Kur'an dinlemek caiz midir? Caizdir, olur. 00:18:18.000 --> 00:18:24.751 Dinliyorsun, nasıl telaffuz ettiğini öğreniyorsun vs. 00:18:24.751 --> 00:18:28.876 Ben öyle hafızlar biliyorum ki hafızlığa çalışıyor. 00:18:28.959 --> 00:18:33.751 Kendisi sayfayı okuyor, bir taraftan teypten dinliyor. Yine okuyor yine teypten dinliyor… 00:18:33.751 --> 00:18:42.100 Böylece fem-i muhsîn derler, iyi telaffuz eden bir ağızdan Kur'ân-ı Kerîm telaffuzunu öğrenmiş oluyor. 00:18:42.000 --> 00:18:49.834 Büyük üstad, Mısır'ın büyük alimi hafızı. Cihanda tanınmış, nâm vermiş insan oluyor. Mahsuru yoktur. 00:18:49.918 --> 00:18:51.335 Niye bu soruyu soruyorlar? 00:18:51.334 --> 00:18:58.960 Sanıyorum ki kasetle caiz olmayan bazı şeyler var, bu kardeşin kulağına onlar kaçmış, ondan söylüyor. 00:18:58.959 --> 00:19:07.793 Mesela; "Kasetten minarenin hoparlörüne ezanı koysam ezan olur mu?" 00:19:07.792 --> 00:19:10.209 Olmaz, işte o olmaz. Neden? 00:19:10.209 --> 00:19:13.918 Canlı bir insanın Allah'ın daveti işini, müezzinliğini yapması lazım. 00:19:14.000 --> 00:19:21.420 Orada kaset olmaz. Ama kasetten Kur'ân-ı Kerîm dinlersin. Faydası da vardır. 00:19:21.420 --> 00:19:22.209 Tavsiye de ederiz. 00:19:22.250 --> 00:19:29.333 İyi bir hafızın, çok üstad olduğu mâlum ve müsellem olan bir kimsenin kasetlerini alın, dinleyin. 00:19:29.459 --> 00:19:36.126 Güzel öğrenin, güzel okuyun. İmamete geçiyorlar, okuyorlar. 00:19:36.167 --> 00:19:42.751 Meddi kasrediyor, uzun okunacak yeri kısa okuyor. Üstünü esreyi karıştırıyor. 00:19:42.792 --> 00:19:48.626 Aynı hemzeyi beceremiyor vs. Bunların düzelmesi lazım. 00:19:48.751 --> 00:19:53.100 Soru: Seccadelerin üstünde Kâbe resmi var. Bu seccadelerin üstünde namaz kılınır mı? 00:19:53.420 --> 00:19:56.125 Kılınır. Kâbe resmi mahsurlu bir resim değil. 00:19:56.167 --> 00:20:00.751 İnsan resmi olsa olmaz, hayvan resmi olsa olmaz. Ama Kâbe resmidir. 00:20:00.834 --> 00:20:05.460 Tabii sade olsa daha iyi olur. Çünkü insanın zihni herhangi bir şeye takılmaz. 00:20:05.501 --> 00:20:10.430 Düz olsa dümdüz olsa daha güzel. Ama hiç olmazsa Kâbe'yi hatırlatıyor. 00:20:10.167 --> 00:20:15.292 İnsan da Kâbe'ye yöneliyor. İstikbâl-i kıble namazın şartlarındandır.