WEBVTT 00:00:00.209 --> 00:00:03.127 İslâm dergisini beynelminel bir dergi olarak çıkaramaz mıyız? 00:00:03.501 --> 00:00:11.200 Her şeyi yapabiliriz ama maddî imkânlara bağlı. Bunun beynelminel bir dergi için çıkması demek 00:00:11.202 --> 00:00:16.140 İngilizce neşredilmesi ve yurt dışına yayılması demektir. 00:00:16.577 --> 00:00:25.675 Yayılan yerlerden parasının gelmesi demektir ve bu paranın da muntazam bir sirkülasyon, 00:00:26.830 --> 00:00:33.274 dönüşüm, deveran içinde derginin sıhhatle yürümesini sağlayacak bir tarzda işlemesi gerekir. 00:00:33.584 --> 00:00:37.293 Bu olmadığı için biz İlim Sanat dergisini bile rölantiye aldık. 00:00:37.804 --> 00:00:43.601 Dergi çıkarmak kolay bir şey değil, yani şu kadar adet dergiyi, 100 bin adet dergiyi bastıracağınız zaman 00:00:43.915 --> 00:00:47.180 şu kadar kamyon, şu kadar ton kağıt gerekiyor. 00:00:47.195 --> 00:00:53.611 Kağıdı da peşin parayla alıyorsunuz veya büyük meblağlarla alıyorsunuz. 00:00:54.600 --> 00:00:57.961 Bir sayı çıkartıyorsunuz, iki sayı çıkartıyorsunuz, üçüncü sayıda pes diyorsunuz. 00:00:58.276 --> 00:01:03.754 Türkiye'deki İslâmî dergilerin pes etmesinin sebebi Anadolu'ya giden dergilerin paralarının 00:01:03.762 --> 00:01:07.623 geriye gelmemesidir, dergilerin Anadolu batağına saplanmasıdır. 00:01:07.714 --> 00:01:17.656 İki yıl sabrederler; ilk topladıkları açılış, başlangıç sermayesiyle iki yıl 24 sayı kadar çıkartabilirler, 00:01:17.886 --> 00:01:22.721 ondan sonra oradaki kitabevleri paraları göndermediği için dergiler batar. 00:01:22.997 --> 00:01:26.608 Bu da müslümanların zaaflarından bir tanesidir. 00:01:26.830 --> 00:01:33.166 Yani İslâmî cephe İslâmî cephe ama mali meselelerde gayri İslâmî şekillerde çalışıyorlar. 00:01:33.237 --> 00:01:41.146 Benim paramla kitabevinin sahibi otomobil alır, onun üstüne biner sefa yapar, 00:01:41.170 --> 00:01:44.649 ben de burada cefa çekerim. Yani benim paramı o kullanır, 00:01:44.904 --> 00:01:50.337 ben param geri gelsin de kağıt alayım da neşriyat yapayım diye burada inlerim. 00:01:50.686 --> 00:01:55.610 Kağıdı alamayınca da derginin frenine basarım, üç ayda bir çıkartırım, altı ayda bir çıkartırım, 00:01:55.610 --> 00:01:57.808 senede bir çıkartırım. Mesele bundan ibarettir. 00:01:57.967 --> 00:02:03.681 Zenginin birisi, bir petrol kuyusuna sahip birisi gelsin desin ki parası benden. 00:02:04.234 --> 00:02:08.377 Tamam, dünyanın en güzel İslâm dergisini İngilizce olarak çıkartmaya hazırız. 00:02:08.575 --> 00:02:11.750 Hatta her dilden çıkartabiliriz, Almanca, Fransızca, vesaire. 00:02:11.988 --> 00:02:20.756 Çünkü buna yatkın kadromuz var ama paramız yok; ihvânımız, ahbâbımız, yârânımız var ama bütçemiz yok. 00:02:21.224 --> 00:02:24.487 Parayı sağlayın, [neden olmasın!] Biz para sağlamak için bu şirketleri kuruyoruz. 00:02:24.535 --> 00:02:29.749 Yani parayı sağlayın derken, para sağlamakta kendimiz çalışma yapmıyoruz mânasına değil. 00:02:29.915 --> 00:02:35.160 Bizim kurduğumuz bütün ticari şirketlerin amacı, vakıf faaliyetlerinin 00:02:35.454 --> 00:02:38.563 kimseye muhtaç olmadan devam etmesini sağlamak içindir. 00:02:38.843 --> 00:02:48.269 Bizim İslâm dergisi 14 yıl, 12 yıl devam ediyorsa böyle bir şeyden dolayı devam etmektedir, 00:02:48.324 --> 00:02:52.413 yoksa iki yılda biz de batardık biz de çıkamazdık ama biz de yavaşlamışızdır. 00:02:52.516 --> 00:03:00.463 Çünkü büyük krizler, büyük darbeler oluyor. O ekonomik darbeleri atlatırsanız bile yara alıyorsunuz. 00:03:00.781 --> 00:03:03.975 Para meselesidir, yani mali finansman meselesidir. 00:03:04.390 --> 00:03:10.758 Bir zengin veya bir grup arkadaş, biz bunu sağlarız derlerse 00:03:10.829 --> 00:03:14.666 beynelminel bir dergi çıkartırız ve çok faydalı olur, büyük fayda sağlar. 00:03:15.420 --> 00:03:19.283 Kendimize de fayda sağlar; bizim de ufkumuz açılmış olur, dünyayı tanımış oluruz, 00:03:19.417 --> 00:03:24.376 dünya müslümanlarıyla diyaloğumuz gelişmiş olur. Büyük faydalar sağlar. 00:03:24.826 --> 00:03:29.367 Sizlerin sözlerinizle ticarete başladım. Elhamdülillah başarılı oldum. 00:03:29.804 --> 00:03:37.740 Sizden ricam ticaret esnasında bayanlarla tokalaşma durumu söz konusu oluyor. Bu durumda ne yapmalıyız? 00:03:38.517 --> 00:03:45.988 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bey'at alırken dahi hanımlarla musafaha etmemiştir, 00:03:46.430 --> 00:03:50.394 el tutmamıştır. Sünneti seniyye, Efendimiz'den gördüğümüz görenek budur. 00:03:50.497 --> 00:03:55.343 Biz şey yapacağız; nasıl sakal bırakıyorsak, başkaları tıraş oluyor biz sakal bırakıyoruz. 00:03:55.557 --> 00:04:02.820 Nasıl kıyafetimizde özel durumlar oluyorsa, bilhassa hanımlarda, beylerde de dikkat edebilenler 00:04:02.193 --> 00:04:07.321 memuriyeti, vesairesi dolayısıyla imkanları olanlar nasıl böyle mümkün olduğu kadar 00:04:07.432 --> 00:04:15.547 İslâmî olduğunu düşündüğü kıyafetleri giyebiliyorlarsa biz de davranışlarımızda da İslâmî olacağız. 00:04:15.626 --> 00:04:21.828 Yani düğünümüzde İslâmî olacak, selamlaşmamız da İslâmî olacak, herkes bizi bilecek. 00:04:22.298 --> 00:04:28.602 Ben askere giderken yüksek mühendis bir kardeşim dedi ki; "Hanımını sakın askere götürme." dedi. 00:04:29.820 --> 00:04:35.460 Götürmeyeyim ama kime bırakayım? Allah bana emanet etmiş yani çoluk çocuk sorumlusu benim. 00:04:35.466 --> 00:04:41.309 Bıraktığım insanlara yük olacak. Yani hoca Efendimiz'e vesaireye mi şey yapacağım. 00:04:41.874 --> 00:04:47.167 Dedi ki; "Orada komutanlar zorlarlar çok zor duruma düşersin. 00:04:47.263 --> 00:04:53.337 Akşam dans olur, şey olur, toplantıya çağırırlar, gitmediğin zaman onlar sıkıştırırlar." filan dedi. 00:04:53.678 --> 00:05:00.575 Onu yapmışlar, onun başına o olaylar gelmiş; "Sakın hanımını götürme!" dedi. Biz gittik. 00:05:01.536 --> 00:05:11.770 Nasıl gittik? Otobüsün altına iki tane Anadolulu şeyler gibi yatakları, denkleri atıp 00:05:12.295 --> 00:05:24.225 beş kişilik aile olarak askerlik yaptığımız yere, Ağrı'nın Patnos ilçesine gittik 00:05:25.471 --> 00:05:28.687 ve ilk baştan beri tavrımızı belli ettik. 00:05:28.790 --> 00:05:32.954 Hiç bir şeyi sakınmadık çünkü sakındığın zaman, sakladığın zaman daha fena oluyor. 00:05:33.810 --> 00:05:36.110 Çok açık olduğun zaman herkes seni öyle kabul ediyor. 00:05:36.146 --> 00:05:44.263 İçki içen ayyaş bir binbaşı vardı, gelip bize dinî mesele sorardı. Alay komutanı şâribülleyli vennehâr idi. 00:05:44.318 --> 00:05:52.881 Allah kurtarsın. Beni çağırdı; "Hocam, alayımızda kazalar çok oluyor. 00:05:54.700 --> 00:06:00.872 Acaba kurban kessek, kanlarını her aracın önüne birer parmak sürsek kazalar engellenir mi?" 00:06:01.158 --> 00:06:06.370 Dedim, kanla kazaların engellenmesi arasında bir münasebet yoktur ama 00:06:06.473 --> 00:06:11.587 kurbanı Allah kabul ederse, dualarınızı kabul ederse kaza olmayabilir filan dedim. 00:06:11.722 --> 00:06:14.566 Yani insanlar size adapte oluyor. 00:06:15.470 --> 00:06:21.693 Siz tavrınızı yumuşak ama kararlı bir şekilde ortaya koyduğunuz zaman karşı taraf size adapte oluyor. 00:06:22.242 --> 00:06:26.488 "Çok teşekkür ederim. Ben el sıkmıyorum." diye alıştırırsınız kendinizi herkeste bilir. 00:06:26.544 --> 00:06:33.808 Bir defa; "Tamam, bu iflah olmaz, ıslah olmaz. Bunun hali budur." der. O haliyle kabul eder. 00:06:33.892 --> 00:06:39.731 El sıkmak uygun olmuyor. Allah hepinizden razı olsun. Sözü uzattığım için üzülüyorum. 00:06:39.976 --> 00:06:43.229 Allahu Teâlâ hazretleri hayırlara muvaffak eylesin. 00:06:43.300 --> 00:06:48.127 Cennetiyle cemaliyle cümlenizi müşerref eylesin. es-Selâmu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtüh.