WEBVTT 00:00:00.560 --> 00:00:01.605 Bismillâhirrahmânirrahîm. 00:00:02.108 --> 00:00:08.644 Rabbi'şrahlî sadrî ve yessirlî emrî vahlü'l-ukdeten min lisânî yefkahû kavlî. 00:00:08.644 --> 00:00:10.843 el-Hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn. 00:00:11.139 --> 00:00:15.720 Ve's-salâtu ve's-selâmu âlâ seyyidi'l-evvelîne ve'l-âhirîn 00:00:15.526 --> 00:00:21.314 seyyidinâ ve senedinâ ve mededinâ Muhammedin ve âlihi ve sahbihî ecmaîn 00:00:21.717 --> 00:00:25.525 ve men tebi'ahû bi-ihsânin ilâ yevmi'd-dîn. Emmâ ba'd: 00:00:25.525 --> 00:00:30.114 Fa'lemû eyyühe'l-ihvân fe-inne efdale'l-hadîsi kitâbullah 00:00:30.114 --> 00:00:34.768 ve efdale'l-hedyi hedyu seyyidinâ Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem. 00:00:35.340 --> 00:00:38.767 Ve şerre'l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesin bid'atün 00:00:39.223 --> 00:00:43.890 ve külle bid'atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fi'n-nâr. 00:00:44.155 --> 00:00:49.688 Ve bi's-senedi'l-muttasılı ile'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl: 00:00:49.764 --> 00:00:55.600 Lâ îmâne li-men lâ emânete lehû ve lâ salâte li-men lâ tuhûre lehû 00:00:55.600 --> 00:01:01.660 ve lâ dîne li-men lâ salâte lehû ve mevdıu's-salâti mine'd-dîni ke-mevdıi'r-re'si mine'l-cesedi. 00:01:01.907 --> 00:01:05.470 Sadaka Resûlullah fî mâ kâl ev kemâ kâl. 00:01:06.413 --> 00:01:07.944 Aziz ve muhterem kardeşlerim! 00:01:08.738 --> 00:01:11.833 Allah'ın selâmı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun. 00:01:12.226 --> 00:01:15.312 Allahu Teâlâ hazretleri iki cihanda bahtiyar eylesin. 00:01:15.836 --> 00:01:19.780 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in hadislerinden 00:01:19.780 --> 00:01:25.495 bir demet münasip bir miktarda, münasip bir zamanda size okuyup 00:01:25.495 --> 00:01:28.226 açıklamak üzere burada toplanmış bulunuyoruz. 00:01:28.535 --> 00:01:32.327 Bu hadîs-i şerîflerin izahına başlamazdan önce boynumuzun borcu, 00:01:32.640 --> 00:01:37.129 sevgimizin saygımızın gereği bir husus var onu îfâ edelim. 00:01:37.377 --> 00:01:39.614 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in 00:01:39.614 --> 00:01:41.602 ruhuna hediye olsun diye 00:01:41.602 --> 00:01:46.402 ve onun cümle âl u ashâb u etbâ u ahbâbının ruhlarına hediye olsun diye; 00:01:46.585 --> 00:01:50.368 sâir enbiyâ ve mürselîn, evliyâullah ve mukarrabînin ruhlarına 00:01:50.368 --> 00:01:53.811 ve bilhassa Ümmet-i Muhammed'in mürşit ve mürebbîleri olan 00:01:54.315 --> 00:01:58.239 sâdât ve meşâyih-i turuk-u aliyyemizin ruhlarına hediye olsun diye; 00:01:58.571 --> 00:02:03.372 bu beldeleri fethetmiş olan fatihlerin, şehitlerin, gazilerin, mücahitlerin 00:02:03.372 --> 00:02:05.344 ruhlarına hediye olsun diye; 00:02:05.344 --> 00:02:08.938 bu kitabı yazan Gümüşhaneli Ahmed Ziyaeddin Efendi Hocamız'ın 00:02:09.221 --> 00:02:15.355 ve bu kitabın içindeki hadîs-i şerîflerin bize kadar gelmesine emek sarf etmiş olan 00:02:15.702 --> 00:02:18.613 râvilerin ve alimlerin ruhlarına hediye olsun diye; 00:02:18.768 --> 00:02:21.357 şu camiyi yaptıran İskender Paşa'nın ruhuna 00:02:21.663 --> 00:02:26.537 ve bu caminin bugüne kadar şu güzel haliyle ayakta kalmasına, 00:02:26.569 --> 00:02:32.189 tamir edilmesine, gelişmesine, güzelleşmesine, genişlemesine yardım etmiş olanların 00:02:32.815 --> 00:02:35.491 kendilerine ve geçmişlerine hediye olsun diye 00:02:35.751 --> 00:02:41.618 ve biz yaşayan, hayatta olan müslümanlar olarak da Rabbimiz'in rızasına uygun ömür sürüp 00:02:41.643 --> 00:02:47.869 yaşayıp huzuruna sevdiği razı olduğu mesut bahtiyar, razı merzî kullar olarak varalım diye 00:02:47.869 --> 00:02:51.738 bir Fâtiha, üç İhlâs-ı Şerîf okuyalım, ondan sonra başlayalım. Buyurun. 00:02:53.364 --> 00:02:57.172 Kaynağını merak edenler, hadisi iyice öğrenmek isteyenlere 00:02:57.781 --> 00:03:00.183 imkân vermek için bunu da söylemiş olalım. 00:03:00.680 --> 00:03:05.648 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz mukaddimede metnini okumuş olduğumuz 00:03:05.648 --> 00:03:10.482 hadîs-i şerîfte namazın önemi üzerinde buyurmuş ki; 00:03:10.769 --> 00:03:14.452 Abdullah b. Ömer radıyallahu anh'ten rivayet edilmiş. 00:03:15.500 --> 00:03:17.892 -başta namazla ilgili olmayan cümleler de var- 00:03:17.892 --> 00:03:20.642 Lâ îmâne li-men lâ emânete lehû. 00:03:21.226 --> 00:03:28.254 "Güvenilirliği, eminliği, emniyetliliği olmayan kimsenin imanı yoktur." 00:03:28.658 --> 00:03:34.722 Güvenemiyorsun, kaypak adam; ne yapacağı belli olmaz, nemelazım, ihtiyatlı olayım... 00:03:34.952 --> 00:03:41.186 O adamın imanı zayıf. O adam madem öyle etrafına güven telkin etmeyen bir hayat sürmüş, 00:03:41.186 --> 00:03:46.530 şimdiye kadar da o intibaı vermiş, demek ki onun imanında sakatlık var. 00:03:46.626 --> 00:03:51.867 Güvenilirliği olmayan, emanet vasfı olmayan kimsenin imanı yoktur. 00:03:52.738 --> 00:03:56.596 Sağlam bir iman sahibi, güvenilir bir insan değildir. 00:03:57.574 --> 00:04:00.371 Ve lâ salâte li-men lâ tuhûre lehû. 00:04:01.830 --> 00:04:07.180 "Temizliği olmayanın, abdesti olmayanın namazı yoktur." 00:04:07.180 --> 00:04:09.185 Temizlik olmadan namazı olmaz. 00:04:09.185 --> 00:04:12.631 "Kıldım ya dört rekât..." Kıldın ama abdestsiz kıldın. Olmaz. 00:04:12.631 --> 00:04:15.788 "Abdestsiz namaz olmaz." buyuruyor Efendimiz. 00:04:16.330 --> 00:04:21.391 Ve lâ dîne li-men lâ salâte lehû. "Ve namaz kılmayanın dinî olmaz." 00:04:22.231 --> 00:04:25.199 Namazsız dindarlık olmaz. "Elhamdülillah müslümanım." 00:04:25.199 --> 00:04:29.934 Müslümanım ama nerede namaz? "Namazsız Müslümanlık olmaz." diyor Efendimiz. 00:04:30.379 --> 00:04:34.503 Ve mevdıu's-salâti mine'd-dîni ke-mevdıi'r-re'si mine'l-cesedi. 00:04:34.778 --> 00:04:40.715 "Namazın dinimizdeki mevkii başın vücuttaki önemi kadar yüksektir." 00:04:41.417 --> 00:04:44.790 O kadar önemlidir! Başsız ceset olur mu? 00:04:45.242 --> 00:04:49.436 Olur ama yere yatar. Olur ama cansız, kıymeti olmaz. 00:04:49.645 --> 00:04:56.634 Baş ayakta tutuyor. Başsız ceset gibi olur. Namaz, baş kadar önemli. 00:04:56.980 --> 00:04:59.844 Şimdi bu işleri biraz açıklayalım. 00:04:59.844 --> 00:05:02.126 Çok mühim bir nokta, önemli bir husus. 00:05:02.546 --> 00:05:06.510 Belki bazıları önemli saymazlar diye önemli olduğunu belirtmek için 00:05:06.682 --> 00:05:09.531 izin verirseniz birazcık hakkında konuşmak istiyorum. 00:05:10.809 --> 00:05:15.343 Müslümanın bir vasfı eminlik vasfı, emanet vasfı. 00:05:15.343 --> 00:05:19.623 Geçen hafta derste de buna benzer bir hadîs-i şerîf geçmişti, 00:05:19.623 --> 00:05:28.892 orada da ahit ve eminlik vasfı üzerine konuşmuştuk, burada işin arkasına namaz da ekleniyor. 00:05:29.713 --> 00:05:36.250 Tekrar da olsa geçen hafta gelmeyen kardeşlerimiz vardır, gelenler de tekrar duymuş olur, bilir. 00:05:36.102 --> 00:05:39.502 Emin insan olacağız, güvenilir insan olacağız. 00:05:40.420 --> 00:05:43.881 Nasıl Peygamber Efendimiz'in daha kendisine peygamberlik gelmeden 00:05:43.881 --> 00:05:49.393 evvel Kureyşliler arasındaki nâmı, şöhreti "Emin Muhammed" idi... 00:05:49.883 --> 00:05:55.740 Muhammed el-Emîn; "emin Muhammed, güvenilir Muhammed." 00:05:55.794 --> 00:06:01.438 Hile etmez, yalan yapmaz, vaadinde durur, ahdine vefa eder, 00:06:01.706 --> 00:06:12.175 birisi getirse emanet bıraksa o emaneti geri verir, para bıraksalar paranın üstüne [yatıp] da 00:06:12.200 --> 00:06:16.336 vermemezlik yapmaz, iade eder. Her bakımdan güvenilir insan. 00:06:16.336 --> 00:06:22.187 Daha peygamberlik vazifesi verilmeden Kureyşliler'in arasındaki sıfatı buydu: 00:06:23.103 --> 00:06:27.835 Muhammed el-Emîn. Kâbe-i Müşerrefe'yi tamir ediyorlardı. 00:06:28.511 --> 00:06:32.466 O arada tamir esnasında Hacer-i Esved taşını da çıkarmışlardı. 00:06:32.830 --> 00:06:38.985 Duvarı yaptılar, Hacer-i Esved'i yerine koyacaklar ama kim koyacak, şerefli taş... 00:06:39.445 --> 00:06:42.649 Birisi koyduğu zaman yarın öbür gün böbürlenecek, diyecek ki; 00:06:42.825 --> 00:06:46.929 "Hacer-i Esved taşını ben almışım, elimle o köşeye ben yerleştirmişim!" 00:06:47.746 --> 00:06:52.210 çoluk çocuğa, herkese övünecek, "Vay bizim babamız dedemiz ne büyük adammış!" diye 00:06:52.200 --> 00:06:55.248 onun için de, ailesi için de bir şeref olacak. 00:06:55.553 --> 00:06:56.903 Öbür taraf ona razı gelir mi? 00:06:56.903 --> 00:07:02.339 Hayır, gelmez. "Hayır, sen koyacaksın ben koyacağım..." başladılar çekişmeye. 00:07:03.247 --> 00:07:08.663 Kâbe'yi tamir eden Kureyşliler Peygamberimiz'in peygamberliğinden önce, 00:07:08.663 --> 00:07:14.841 henüz peygamberlik vazifesi kendisine vazife olarak gelmezden önce Kâbe'yi tamir yapıyorlar, 00:07:14.841 --> 00:07:16.509 böyle bir ihtilaf başladı; 00:07:16.509 --> 00:07:17.869 Hacer-i Esved'i kim koyacak? 00:07:18.134 --> 00:07:22.971 Nerdeyse silahlarına elleri uzandı, kavga çıkacak, kılıçla vuruşacaklar... 00:07:23.575 --> 00:07:29.981 Bir tanesi dedi ki; "Ya kavga etmeyelim! Kâbe-i Müşerrefe'nin kapısından şu anda bekleyelim, 00:07:30.313 --> 00:07:34.974 daha kimse yok ortada, kim girerse onu hakem yapalım, onun dediğine razı olalım, 00:07:35.211 --> 00:07:38.950 'Şu koysun!' dediği zaman o şahıs taşı koysun." 00:07:38.684 --> 00:07:44.371 Biraz sonra... Bekliyorlar, hepsinin gözleri Kâbe-i Müşerrefe'nin Benî Şeybe kapısında, 00:07:44.371 --> 00:07:46.685 oradan kim gelecek diye o tarafa dönüp bakıyorlar. 00:07:46.731 --> 00:07:50.374 Bâbu's-selâm denilen kısmı, oradan. 00:07:50.867 --> 00:07:53.248 Mescid-i Şerif eskisi kadar büyük değildi. 00:07:53.523 --> 00:07:56.237 Şimdiki tavaf yeri kadar bir şeydi. 00:07:56.441 --> 00:08:02.203 Oradan kim gelecek diye bakınırken Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz oradan giriverdi. 00:08:03.347 --> 00:08:05.924 Hepsi sevindiler, Muhammed el-Emîn geldi. 00:08:06.752 --> 00:08:09.766 Allah hakemlik için en uygun şahsı göndermiş oluyor. 00:08:09.957 --> 00:08:13.346 Çok sevindiler; "Tamam, bunun hükmüne hepimiz razı geliriz!" dediler. 00:08:13.430 --> 00:08:19.593 Çünkü asil bir kimse, sevdikleri bir kimse ve emin bir kimse, güveniyorlar, seviyorlar. 00:08:20.431 --> 00:08:22.970 Peygamber Efendimiz'e meseleyi anlattılar. 00:08:23.130 --> 00:08:29.186 O da seyyidü'l-evvelin ve'l-âhirin, geçmişlerin ve geleceklerin efendisi, 00:08:30.500 --> 00:08:33.482 sıradan insanlara benzer mi onun sıfatı? 00:08:34.382 --> 00:08:38.567 Peygamber Efendimiz de hadiseyi dinledi, dedi ki; 00:08:38.567 --> 00:08:41.255 "Bir örtü getirin." Bir örtü getirdiler. 00:08:41.957 --> 00:08:45.362 Hacer-i Esved'i eliyle üstüne koydu, 00:08:45.729 --> 00:08:51.920 örtünün her tarafından bu kavga eden çekişen adamların her birisine tutturdu, 00:08:51.441 --> 00:08:53.966 her birisi örtüyü beraberce kaldırdılar. 00:08:54.486 --> 00:08:58.451 Hacer-i Esved beraberce kalktı, Peygamber Efendimiz de getirdi, 00:08:58.476 --> 00:09:01.420 Hacer-i Esved'i köşedeki yerine yerleştirdi. 00:09:01.819 --> 00:09:06.558 Muhammed el-Emîn. Hakemliği de bize örnek olacak kadar güzel. 00:09:06.558 --> 00:09:08.892 Her şeyi güzel. Her şeyi tam adaletli. 00:09:08.915 --> 00:09:16.505 Kimseyi darıltmadan, küstürmeden, üzmeden, düşman etmeden tatlı tatlı ne güzel halletti. 00:09:16.787 --> 00:09:21.877 Allah bize o Peygamber Efendimiz'in müstesna sıfatlarından akisler, 00:09:22.291 --> 00:09:26.413 nimetler, hisseler, nasipler, paylar ihsan etsin. 00:09:26.633 --> 00:09:29.660 Bizi o Peygamber Efendimiz'e en güzel uyanlardan eylesin. 00:09:30.271 --> 00:09:33.560 O güzel huylara sahip olanlardan eylesin. 00:09:33.735 --> 00:09:40.894 Onun, o peygamberin, o mübarek zâtın sevgisine, şefaatine, iltifatına cümlemizi nâil eylesin. 00:09:42.600 --> 00:09:46.862 Emin insanlar olacağız. Para verdiler, para yerini bulacak. 00:09:47.465 --> 00:09:49.754 Bir şey emanet ettiler, tamam. 00:09:49.993 --> 00:09:54.927 Sır verdiler, "Aman kimseye söyleme!" veyahut "Kimseye söyleme!" demedi de 00:09:55.277 --> 00:09:56.847 Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; 00:09:57.300 --> 00:10:00.634 "Bir insan bir sözü söylerken iki tarafına baktı da söyledi mi o sırdır." diyor. 00:10:01.493 --> 00:10:04.375 İki tarafına bir bakıyor, ondan sonra fısıldıyor. 00:10:04.375 --> 00:10:07.933 Demek sırmış ki kimse duymayacak gibi söylüyor. 00:10:07.933 --> 00:10:12.696 Tamam, o sırrı başkasına açamazsın. O da bir emanet. 00:10:13.273 --> 00:10:16.470 Emanetin her çeşidine riâyet edeceğiz. 00:10:16.256 --> 00:10:20.482 Kadınlar? Kadınlar da bize emanet. Peygamber Efendimiz öyle buyuruyor. 00:10:20.972 --> 00:10:24.271 Emanet! O emaneti korumak bizim vazifemiz. 00:10:24.746 --> 00:10:31.505 Namusunu koruyacağız, haysiyetini koruyacağız, gönlünü kırmayacağız vs. vs. 00:10:31.681 --> 00:10:36.910 Emanet çünkü. Emin insan olduğumuz için ona riâyet edeceğiz. 00:10:36.524 --> 00:10:41.103 Bu Allah'ın kulluğu, müslüman olmak, 00:10:41.851 --> 00:10:45.117 Allah'ın yeryüzünde insanlara yüklediği vazifeleri yapmak; 00:10:45.117 --> 00:10:49.990 bu da bir emanet. Mükellefiyet dediğimiz, sorumluluk dediğimiz şey emanet. 00:10:50.580 --> 00:10:54.582 Bu büyük bir emanet. Bu emaneti dağlar taşlar çekemedi. 00:10:54.843 --> 00:10:55.918 Bismillâhirrahmânirrahîm. 00:10:56.225 --> 00:11:03.829 İnnâ aradne'l-emânete ale's-semâvâti vel-ardı vel-cibâli fe-ebeyne 00:11:03.829 --> 00:11:11.770 en yahmilnehâ ve eşfakna minhâ ve hamelehe'l-insân innehû kâne zalûmen cehûlâ. 00:11:11.202 --> 00:11:19.589 "Bu emaneti biz göklere arz ettik, yerlere arz ettik, dağlara arz ettik de 00:11:20.310 --> 00:11:23.251 'Yok, biz bunu taşıyamayız!' dediler, kabul edemediler 00:11:23.382 --> 00:11:28.289 ve bu emaneti yüklenmekten korktular da bu emaneti insanoğlu yüklendi." diyor. 00:11:28.790 --> 00:11:32.538 İşte o emanet, Allah'a güzel kulluk etmek, mükellefiyet vazifesi. 00:11:32.693 --> 00:11:35.725 O da bir emanet. Onu da yerine getirmek zorundayız. 00:11:36.780 --> 00:11:38.659 Rabbimiz'e güzel kulluk yapmak zorundayız. 00:11:39.830 --> 00:11:40.873 Nimetlerine şükretmek zorundayız. 00:11:41.271 --> 00:11:45.871 Kur'an'ın ahkâmına uymak zorundayız; tavsiyelerini tutmak zorundayız, 00:11:46.107 --> 00:11:49.824 emirlerini yapmak zorundayız, yasaklarından kaçmak zorundayız. 00:11:49.824 --> 00:11:54.902 O da emanet. Kur'an da bize emanet, din de bize emanet, sorumluluk da bize emanet. 00:11:55.258 --> 00:12:02.664 Allah bizi her bakımdan dörtbaşı mâmur, emanete riâyet eden ehli emanet, emin kullardan eylesin. 00:12:03.515 --> 00:12:06.474 Bu tamam. Bu sıfatı elde etmeye çalışacağız. 00:12:07.195 --> 00:12:10.554 Söz verdik mi sözümüzü yerine getireceğiz, vaktinde geleceğiz, 00:12:10.856 --> 00:12:14.457 anında orada olacağız. Sözümüz yerine gelecek. 00:12:14.457 --> 00:12:17.824 "Vereceğiz" dedik mi vereceğiz. Bu tamam, bir. 00:12:18.990 --> 00:12:22.826 İkincisi, bu hadîs-i şerîfin ikinci cümlesi neydi? 00:12:23.598 --> 00:12:31.617 Ve lâ salâte li-men lâ tuhûre lehû. "Temizliği olmayanın namazı yoktur." 00:12:32.660 --> 00:12:34.989 Temizliği olmayanın da namazı yoktur. 00:12:35.297 --> 00:12:38.470 Çünkü o zaman Müslümanlık yeni yerleşiyor. 00:12:39.140 --> 00:12:42.911 Daha İslâm yeni geldiğinden Araplar bilmez ki... 00:12:43.682 --> 00:12:47.468 Allahu ekber derler dururlar, Peygamber Efendimiz'in arkasına namaz kılarlar. 00:12:47.847 --> 00:12:51.228 Yoo, öyle değil. Abdest alacaksın, ondan sonra. 00:12:51.228 --> 00:12:54.379 Temizlik olmadan namaz olmaz. Peygamber Efendimiz onu öğretiyor. 00:12:54.558 --> 00:12:57.440 Biz şimdi hepimiz biliyoruz; "Aa! Tabii abdestsiz namaz olur mu? 00:12:57.465 --> 00:12:59.822 Bektaşi'nin namazı gibi olur." Onu yapmıyoruz. 00:13:00.112 --> 00:13:02.783 Ama o devirde Peygamber Efendimiz öğretiyor; 00:13:03.433 --> 00:13:05.538 Ve lâ salâte li-men lâ tuhûre lehû. 00:13:05.708 --> 00:13:09.251 "Abdest almadın mı, temizlenmedin mi o zaman namaz da olmaz." 00:13:09.590 --> 00:13:13.298 "Hocam ben abdest alıyorum, namazı hep öyle kılıyorum." diyoruz hepimiz değil mi? 00:13:13.635 --> 00:13:17.348 Sorsak; "Namazı kıldın, ikindi namazını, abdestli miydin?" 00:13:17.531 --> 00:13:22.135 Herkes "Abdestliydim." der. Ama bazen şu oluyor, ona da dikkat edelim: 00:13:22.946 --> 00:13:27.311 Yüznumaraya gidiyor, küçük abdestini yapıyor çıkıyor, 00:13:27.663 --> 00:13:29.760 hemen şapur şupur abdestini alıyor geliyor buraya. 00:13:29.760 --> 00:13:33.226 Yürürken hadi tekrar birkaç damla çıkıyor. 00:13:33.458 --> 00:13:38.833 Yürürken, buraya gelirken, ayakkabısını alacağım diye eğildiği zaman, kalktığı zaman, 00:13:39.146 --> 00:13:45.148 bir zorlama hadisesinde; önünü açsa baksa, orası ıslandı, farkında değil. 00:13:45.444 --> 00:13:50.214 Kendisini abdestliyim sanıyor, farkında değil. İşte buna da dikkat edeceğiz. 00:13:50.634 --> 00:13:53.288 Abdestten istibra edeceğiz. 00:13:54.657 --> 00:13:59.957 Artık sonu iyice kesilinceye kadar duracağız, temizleyeceğiz, paklayacağız, abdesti öyle alacağız. 00:13:59.957 --> 00:14:05.632 Tutmaz ki, çamurun üstüne ev yapsak cıvık çamurun üstünde ev durur mu? 00:14:05.632 --> 00:14:08.839 Kayar gider. Duvar durur mu? Durmaz. 00:14:09.132 --> 00:14:13.673 Altı sağlam olacak, hiçbir şey kalmayacak, ondan sonra abdest alabileceksin. 00:14:14.249 --> 00:14:16.916 Bazı kimseler ona dikkat etmiyor, bir. 00:14:17.260 --> 00:14:25.800 Bir de; abdesti nasıl aldığına bakıyorsun, şap yüzüne şup yüzüne şap eline şup eline... 00:14:25.772 --> 00:14:29.433 Hani dirseğini yıkamadın? Hani şu yüzünün kenarları kaldı? 00:14:29.868 --> 00:14:35.200 Hani gözünün buraları bak [kuru]?.. Paldır küldür tam yıkamayınca da olmaz. 00:14:35.495 --> 00:14:40.639 Her tarafına varacak. Gözünün pınarlarını, yüzünün tamamını, 00:14:40.639 --> 00:14:45.399 sakallıysan sakalını hilalleyeceksin, arasına su gidecek. 00:14:45.731 --> 00:14:53.303 Her şeyi usûlüyle yapacaksın. Aceleye getirip de paldır küldür yapmak bizde çok yaygın. 00:14:53.971 --> 00:15:01.450 Bu Arap kardeşlerimizin oralara gittiğimiz zaman beğendiğim şeylerinden birisi... 00:15:01.157 --> 00:15:05.701 Herkes tenkit ediyor ya, biz de şimdi doğruyu gerçeği, güzel taraflarını söyleyelim: 00:15:06.251 --> 00:15:12.718 Ne namazı ne Kur'an'ı aceleye getiriyorlar. O işlerde hiç acele yok. 00:15:13.630 --> 00:15:16.799 Bizim burada teravih namazında hızlı kılmak hepimizin kabul ettiği bir şeydir. 00:15:17.466 --> 00:15:22.644 Jet imamlar türemiştir. "Teravih namazını 15 dakikada kılıyor, hadi onun arkasına gidelim!" 00:15:23.530 --> 00:15:25.503 Paldır küldür, paldır küldür, paldır küldür; bitti! 00:15:25.744 --> 00:15:30.569 Öteki caminin başına geldiğin zaman daha adamlar vitri bile kılmamış oluyorlar, 00:15:30.569 --> 00:15:35.196 "bak bu imam jet imam." Hızlı okumak, öyle şey yok. 00:15:35.196 --> 00:15:38.340 Hatimle namaz kılıyorlar, tane tane okuyorlar. 00:15:38.633 --> 00:15:44.586 Hiç namazın erkânından çalmadan güzel güzel yapıyorlar. Aceleye getirmiyorlar. 00:15:44.800 --> 00:15:48.350 Bizim kardeşlerimiz abdest alırken şapur şupur derken 00:15:49.127 --> 00:15:53.218 vücudunun yıkanması gereken abdest uzuvları tam yıkanmıyor. 00:15:53.654 --> 00:15:59.797 Ayağının topuğu yıkanmıyor, yüzünün yan tarafı yıkanmıyor, kolunun dirseği yıkanmıyor. 00:16:00.681 --> 00:16:05.384 O zaman da abdest olmaz. Yaptığımız işi, her işi güzel yapacağımız gibi 00:16:05.384 --> 00:16:08.118 bu abdesti de güzel alalım ki namazımız tamam olsun. 00:16:08.225 --> 00:16:10.630 Namaz insanda iki çeşit temizlik yapıyor. 00:16:11.292 --> 00:16:17.490 Bir; üzerindeki maddî kirleri temizliyor. İki; mânevî kirleri temizliyor. 00:16:17.470 --> 00:16:24.767 Üzerinde, âzâlarında ne kadar günah varsa o suların damlalarıyla beraber o günahlar da siliniyor. 00:16:25.578 --> 00:16:30.798 Gözüyle günaha girmiş; yüzünü yıkadığı zaman sular damlarken günahlar siliniyor. 00:16:30.891 --> 00:16:35.692 Ağzıyla günaha girmiş; o günahlardan temiz oluyor. Abdest çok önemli! 00:16:36.684 --> 00:16:43.283 Böylece dualar ede ede dikkatli dikkatli abdest alalım, namaz olsun. 00:16:43.877 --> 00:16:45.818 Gelelim öbür cümlesine: 00:16:46.365 --> 00:16:51.448 Ve lâ dîne li-men lâ salâte lehû. "Namazı olmayanın dini yoktur." 00:16:51.707 --> 00:16:54.392 Şimdi bu zamâne müslümanları tembelleşti. 00:16:54.719 --> 00:17:00.320 Hem cahil, İslâm'ı bilmiyor hem de başka tahsiller gördüğü için 00:17:00.320 --> 00:17:03.343 diploması olduğundan kendisini alim, bilgili sanıyor. 00:17:03.816 --> 00:17:07.167 İşin zor tarafı bu. Öbür tahsili de görmese "cahil" diyeceğiz, 00:17:07.545 --> 00:17:10.765 "Sus, otur kenara!" diyeceğiz, o da cahilliğini bilecek, "gık" demeyecek, 00:17:10.873 --> 00:17:12.628 iş düzelecek, sözümüzü dinleyecek. 00:17:12.805 --> 00:17:18.378 Ama öbür taraftan tahsil yaptığı için, "Kapı kanadı kadar diplomam var!" diyor, 00:17:19.430 --> 00:17:21.850 "Sen beni ne sanıyorsun?!" diyor, "Ben falanca yerde filancayım!" diyor, 00:17:22.930 --> 00:17:26.940 "Falanca yerde okudum!" diyor. Vay be... O zaman adama bir şey diyemiyorsun. 00:17:26.146 --> 00:17:29.938 Ama din tahsili yapmadı, o bakımdan cahil, onu hiç kabul etmiyor. 00:17:30.896 --> 00:17:35.740 Gazetelere beyanat veriyor, yarım gazete sayfası bir tam gazete sayfası 00:17:35.677 --> 00:17:37.584 büyük profesör büyük bilmem ne... 00:17:37.775 --> 00:17:43.480 Büyük profesör ama, anladım tamam, pekâla, kabul ama din tahsili yapmamış ki. 00:17:44.268 --> 00:17:47.611 Bilmediği sahada konuşunca profesörlüğün büyüklüğü kalmaz ki. 00:17:47.989 --> 00:17:51.685 Profesörlüğün büyüklüğü öbür tarafta kaldı, o sahada kaldı. 00:17:51.961 --> 00:17:57.963 Hukukta büyük profesör, pekâlâ ama fıkıh ayrı, tefsir ayrı, hadis ayrı... 00:17:58.102 --> 00:18:01.923 "Efendim ben de küçükken Amme cüzünü hatmetmiştim." 00:18:01.923 --> 00:18:04.256 Aa, maşaallah, iyi ama yetmez ki! 00:18:05.780 --> 00:18:08.656 Amme cüzünü herkes [hatmediyor], bizim mahallenin yedi yaşındaki çocukları da bitiriyor, 00:18:08.656 --> 00:18:11.630 bir yazda bitiriyor; marifet değil ki. 00:18:11.692 --> 00:18:14.596 "Kur'ân-ı Kerîm'i, mealini yüzünden bir kere okumuştum." 00:18:15.347 --> 00:18:20.457 Sen çocuk musun ya? Kur'ân-ı Kerîm'in mealini yüzünden bir kere okumakla anlaşılacak kitap mı bu? 00:18:21.159 --> 00:18:25.981 Her harfinden mâna çıkıyor. Sen ne sanıyorsun Kur'ân-ı Kerîm'i? 00:18:26.745 --> 00:18:30.810 Cahil, Kur'ân-ı Kerîm'den konuşuyor. "Efendim ben tıp profesörüyüm." 00:18:30.388 --> 00:18:37.904 Pekâlâ ama, doktorların hocasısın, hastaları candan etme de, doktorluğunu iyi bil de bu işe karışma! 00:18:38.331 --> 00:18:41.937 Tıp profesörüysen tıp profesörüsün, dinle konuşmak senin neyine? 00:18:42.266 --> 00:18:44.739 "Efendim yasak mı, herkes istediğini söyler!" 00:18:44.868 --> 00:18:49.825 Söyler ama doğru söylerse kıymeti olur, doğru söylemezse 00:18:49.825 --> 00:18:51.946 ben öbür tarafta şu unvana sahibim diye 00:18:51.946 --> 00:18:56.844 bu tarafta hakkı olmayan şeyi söylerse o zaman gülünç duruma bile düşer 00:18:57.328 --> 00:19:00.610 ve öyle bir kimseye kimse itibar etmez. Etmesin! 00:19:00.688 --> 00:19:03.636 "Efendim ben Kur'ân-ı Kerîm meali hazırladım." 00:19:04.120 --> 00:19:08.607 Peki Arapça bilir misin? "Yoo bilmiyorum." Peki bu tercümeyi nasıl yaptın? 00:19:08.987 --> 00:19:10.680 "Lugat-i Nâci'ye baktım, öyle yaptım." 00:19:10.680 --> 00:19:13.278 Ya Lugat-i Nâci Osmanlıca kitabı, Arapça kitabı değil ki. 00:19:13.278 --> 00:19:15.802 Sen bu tercümeyi ona dayanarak nasıl yaparsın? 00:19:16.300 --> 00:19:21.767 Bir Arapça kelimenin Arapça'daki mânası başkadır, Osmanlıca'daki mânası başkadır. 00:19:22.364 --> 00:19:24.868 Kaç asır sonraki mânasıdır, değişmiştir. 00:19:25.660 --> 00:19:30.165 Yani sen filoloji de hiç bilmiyorsun, lisan ilminden de haberin yok, bir şeyden haberin yok. 00:19:30.361 --> 00:19:34.102 Lugat-ı Nâci ile Kur'an tercüme edilir mi? Bak şaşkına!.. 00:19:34.691 --> 00:19:45.362 Onun için, herkes kendi ihtisası sahasında kalacak ve dinin sözü asıl alimlerin olacak. 00:19:45.711 --> 00:19:48.911 Herkes ona ittiba edecek, onun [sözüne] uyacak. 00:19:50.151 --> 00:19:53.663 Ötekisi de bilmediği sahada böbürlenmeyecek. 00:19:53.674 --> 00:19:58.726 "Canım ben de işte müslümanım, sen ne sanıyorsun? Allah'la kulun arasına girme!" 00:19:59.988 --> 00:20:06.306 İyi ama bak namazını kılacaksın. "Namazı kılmayanın dini yoktur." diyor Peygamber Efendimiz. 00:20:06.941 --> 00:20:12.193 Namazı kılacaksın! "Namazı kılmayanın neden dini yoktur." şimdi onu izah edeceğim. 00:20:12.306 --> 00:20:13.482 Peygamber Efendimiz diyor ki; 00:20:13.482 --> 00:20:21.559 "Namazın dindeki yeri vücutta baş ne kadar önemliyse o mevkidir, o kadar önemlidir." 00:20:22.423 --> 00:20:24.630 Neden bu namaz bu kadar önemli oldu? 00:20:24.867 --> 00:20:33.766 Bazı insanın içine nefsi veya şeytanı veya kâfir, müşrik, münafık kimseler ona söz söylemişlerdir; 00:20:33.766 --> 00:20:38.148 "Canım bu namaz da, yat kalk da ne oluyor?" diye ileri geri sözler söylemişlerdir. 00:20:38.148 --> 00:20:44.310 Bu devirde hep böyle şeyleri herkes duyuyor. İş ince ama onlar anlamıyorlar. 00:20:46.110 --> 00:20:51.714 Kimisi de diyor ki; "Beş vakit yerine üç vakit olsun, bir vakit olsun. Çok fazla bu." 00:20:52.325 --> 00:20:56.662 Pazarlık mı yapıyorsun? Bu ne biçim şey! Bilmedikleri taraf şu: 00:20:57.433 --> 00:21:03.967 Bizim dinimiz insanı, insân-ı kâmil yapmanın usûlünü öğretiyor. 00:21:04.595 --> 00:21:08.968 Kâmil insan olacak, her bakımdan mükemmel insan olacak. 00:21:09.355 --> 00:21:11.781 Her bakımdan mükemmel insan olması için de 00:21:11.781 --> 00:21:17.679 insanın her zaman kendisini kontrol altında tutması lazım, devamlı kontrollü olması lazım. 00:21:17.721 --> 00:21:21.810 Çünkü kontrol olmadığı zaman insan bozuluyor. 00:21:22.326 --> 00:21:27.752 Nasıl araçların, arabaların, uçakların belirli zamanlarda, periyotlarda bakımları oluyorsa, 00:21:28.445 --> 00:21:32.680 vidası gevşiyor, şurası eskiyor, o aleti değiştiriyorsun, bunu değiştiriyorsun; 00:21:32.924 --> 00:21:36.511 zaman geçti mi insanın tazelenmesi gerekiyor. 00:21:36.716 --> 00:21:41.242 Bu namaz bizi günde beş defa tazeleyen bir ibadet. 00:21:41.596 --> 00:21:49.220 Günde beş defa bizi hizaya çeken, günde beş defa bizi Rabbimiz'in kulu olduğumuzu hatırlatarak 00:21:49.197 --> 00:21:52.300 hak yola bağlayan bir ibadet. 00:21:52.910 --> 00:21:55.136 O bakımdan çok müstesna önemi var. 00:21:55.136 --> 00:21:56.880 Peygamber Efendimiz diyor ki; 00:21:57.358 --> 00:22:02.243 "Sizden biriniz, evinizin önünden billur gibi pırıl pırıl bir su, dere aksa; 00:22:02.638 --> 00:22:05.861 günde beş defa o suyun içine bu terli, 00:22:06.950 --> 00:22:11.136 vücudu tozlu topraklı zamanda girse çıksa o vücutta toz toprak, pas kir kalır mı? 00:22:11.292 --> 00:22:13.155 Kalmaz. İşte namaz öyledir." 00:22:13.423 --> 00:22:19.101 Sen günde beş defa Rabbinin huzuruna Allahu ekber diye çıkarsan ölçülü insan olursun, 00:22:19.298 --> 00:22:24.855 dengeli insan olursun, insaflı insan olursun, mü'min, adaletli kimse olursun, 00:22:25.188 --> 00:22:28.949 kimseye haksızlık etmezsin, Rabbinin huzuruna varacağını bilirsin, 00:22:29.114 --> 00:22:32.130 hesap vereceğini bilirsin, iyi insan olursun; 00:22:32.272 --> 00:22:35.627 cemiyetin işleri de iyi gider, ailenin işleri de iyi gider, 00:22:36.293 --> 00:22:40.786 ticarî işler de iyi gider, adatmaca olmaz, vs. vs. olmaz. 00:22:41.285 --> 00:22:43.911 Bu namaza Allah çok faydalar bağlamıştır. 00:22:44.211 --> 00:22:56.897 Bedenî, sıhhî, maddî mânevî, iktisadî, ticarî, ictimaî faydalar bağlamıştır... 00:22:58.826 --> 00:23:04.527 Bu namazı doğru düzgün kıldığı zaman insan dînen ayakta kalır, rûhen kuvvetli olur, 00:23:05.179 --> 00:23:11.540 her bakımdan sağlam olur. Bunu yıktığı zaman, yapmadığı zaman dini de yıkılmış olur. 00:23:11.816 --> 00:23:17.306 Namazı bu şuurla kılalım, namazın bu ehemmiyetini kavrayarak kılalım. 00:23:17.720 --> 00:23:23.416 Her namazımız mirac olmalı. es-Salâtu mi'râcü'l-mü'mini. 00:23:23.773 --> 00:23:27.167 "Namaz müslümanın, mü'minin miracıdır." 00:23:27.563 --> 00:23:30.859 Rabbinin huzuruna Peygamber Efendimiz'in miracı gibi 00:23:30.859 --> 00:23:34.138 mirac yapıp günde beş defa çıkma hadisesi oluyor. 00:23:34.776 --> 00:23:37.890 O şuur ile namaz kılmayı Allah cümlemize nasip eylesin. 00:23:38.435 --> 00:23:40.558 Beş vakit olması da önemlidir. 00:23:40.588 --> 00:23:44.499 Emin olun dört vakit olsa bu fayda olmaz, üç vakit olsa bu fayda olmaz. 00:23:44.499 --> 00:23:48.577 Hepsi yerli yerinde, hepsi en mükemmel tarzda düşünülmüş. 00:23:49.184 --> 00:23:52.230 Lâ be'se innemâ hüve cezebetün minke. 00:23:53.420 --> 00:23:58.406 An Ebî Ümâme. Enne racülen kâle: Yâ Resûlallah mesistü zekerî ve ene usallî. 00:23:58.406 --> 00:24:03.480 Kâle: fe-zekerehû. Lâ be'se reyhânetün yeşümmühâ. 00:24:03.876 --> 00:24:10.781 An Enesin. Süile Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ani'r-racüli yukabbilu'mre'etehû fî ramadâne. 00:24:10.781 --> 00:24:12.100 Kâle: fe-zekerehû. 00:24:12.745 --> 00:24:17.242 Şimdi iki tane hadîs-i şerîf peşpeşe. Birisinde buyuruyor ki: 00:24:17.676 --> 00:24:19.158 Bir şahıs demiş ki; 00:24:19.507 --> 00:24:27.447 "Namazdayken ya Resûlallah elim tenasül aletime değdi, oraya temas oldu." 00:24:27.826 --> 00:24:34.134 O zaman Peygamber Efendimiz; "O senin vücudundan bir parçadır, beis yoktur." diyor. 00:24:34.526 --> 00:24:39.595 Herhalde kim bilir bazen ter oluyor, bazen diyelim terden yapışıyor mesela 00:24:39.630 --> 00:24:46.744 elbisesini kurtarayım diye olabilir, rükuda sücutta kalktığı zaman oturduğu zaman sıkışma olabilir. 00:24:47.165 --> 00:24:50.540 İnsanlık hâli bir şeyler oluyor. O da tereddüt etmiş, 00:24:51.350 --> 00:24:53.820 "Acaba bu benim yaptığım doğru mu oldu, eğri mi oldu?" diye. 00:24:54.620 --> 00:25:00.621 Şiddetli kaşınma olmuş olabilir, bir kıl batması olur filan. "Beis yoktur." diyor. 00:25:01.370 --> 00:25:03.878 Şehvetle olmadıktan sonra bir beis yoktur. 00:25:04.714 --> 00:25:12.257 İmâm-ı Âzam hazretlerinin de bu hadîs-i şerîf delili olmuş oluyor. 00:25:12.821 --> 00:25:15.467 Ve lâ be'se reyhânetün yeşümmühâ. 00:25:15.571 --> 00:25:20.511 Bu da "Ramazan'da bir evli efendi, koca; 00:25:20.726 --> 00:25:24.469 hanımını, karısını öperse bunun hükmü nedir?" diye sormuşlar. 00:25:24.832 --> 00:25:29.843 Buyurmuş ki; "Beis yoktur. O onun çiçeğidir." 00:25:29.987 --> 00:25:37.789 Reyhânetün. "Kokulu çiçeğidir, koklayabilir." demiş Peygamber Efendimiz. 00:25:38.404 --> 00:25:48.933 Kişi nefsine hâkim olduğu zaman, işi dağıtmayacağı zaman bir beis olmuyor fakat mekruh oluyor. 00:25:50.280 --> 00:25:55.514 Bir şeye başlangıç olur da sonra iş daha kötüye varır diye mekruh olmuş oluyor. 00:25:55.935 --> 00:26:00.135 Aslında kendisine hâkim olabilen bir kimse için beis olmuyor. 00:26:00.286 --> 00:26:08.719 Bunlar hayatın çeşitli [bilgileridir], zamanı gelir birisi sorar, kulakta bilgi olarak kalsın. 00:26:09.281 --> 00:26:17.997 Lâ be'se bi'l-ğınâ li-men ittekâ. Ve's-sıhhatü li-men ittekâ hayrun mine'l-ğınâ. 00:26:18.347 --> 00:26:20.466 Ve tîbü'n-nefsi mine'n-nâîmi. 00:26:20.926 --> 00:26:26.814 Bu da yeni, arkasından okuduğumuz başka bir hadîs-i şerîf. 00:26:26.876 --> 00:26:30.391 Lâ be'se bi'l-ğınâ li-men ittekâ. 00:26:30.755 --> 00:26:37.464 "Takvâ ehli, takvâ sahibi, Allah'tan sakınan, 00:26:37.742 --> 00:26:44.297 çekinen, titiz, has, ihlâslı müslüman için zenginlikte bir beis yoktur." 00:26:45.235 --> 00:26:48.126 "Bu ne demek?" diye şaşıracaksınız, anlayamayacaksınız. 00:26:49.840 --> 00:26:52.210 Peygamber Efendimiz, âyetler 00:26:52.833 --> 00:26:59.187 iniyordu, müslümanlara Allah yolunda malını ortaya koymasını emrediyordu. 00:26:59.187 --> 00:27:01.276 Onlar da neleri varsa ortaya koyuyorlardı. 00:27:01.371 --> 00:27:06.177 Harp yapılıyordu, sulh yapılıyordu, fakirlere o paralar dağıtılıyordu. 00:27:06.605 --> 00:27:13.678 Canlı, şen bir cemaat, bir topluluk ki her şey sevgi üzerine kurulmuş. 00:27:14.209 --> 00:27:24.930 Tabii para biriktirmek, mal biriktirmek ayıp, doğru değil diye bir yaygın kanaat vardı. 00:27:24.680 --> 00:27:29.680 O kanaati aynen devam ettiren din alimlerimiz olmuş; 00:27:30.143 --> 00:27:34.945 "Biriktirmek câiz değildir, hepsini Allah yolunda sarf edeceksin." diye söyleyenler olmuş. 00:27:35.281 --> 00:27:42.726 Tabii hayatta da insan biraz biriktirip bir şeyinin olmasını da istiyor. 00:27:43.155 --> 00:27:48.137 Konunun çeşitli taraflarını anlatacak başka hadîs-i şerîfler de var. 00:27:49.530 --> 00:27:55.371 İşte bu havadaki, böyle mânevî zevke sahip topluluğa, 00:27:55.371 --> 00:28:01.700 sahâbe-i kirâm topluluğuna Peygamber Efendimiz sanki özür diler gibi diyor ki; 00:28:01.968 --> 00:28:04.444 "Takvâ ehli olursa zenginliğin bir mahsuru yok." 00:28:04.895 --> 00:28:06.671 Anlıyor musunuz inceliği? 00:28:06.801 --> 00:28:11.897 Aslında herkes zenginlikten kaçıyor da, yaka silkiyor da, 00:28:12.303 --> 00:28:18.198 zenginliği istemiyor da onlara müdafaa eder gibi, özür diler gibi 00:28:18.597 --> 00:28:21.695 "Canım işte artık takvâ ehli ise onun mahsuru yok." diye 00:28:22.230 --> 00:28:26.459 Peygamber Efendimiz onu müdafaa ediyor. İşin ana noktası bu. 00:28:27.223 --> 00:28:28.598 O zamanın müslümanı... 00:28:28.598 --> 00:28:32.660 Peygamber Efendimiz'in kendisi, onların en büyük numunesi; 00:28:32.761 --> 00:28:38.695 ertesi güne bir şey biriktirmezdi, evinde bir şey bırakmazdı, hepsini tasadduk ederdi. 00:28:39.191 --> 00:28:46.956 Kitaplarımız yazıyor: Bir defasında miktarını unuttum, bilmem ne kadar para gelmiş. 00:28:47.616 --> 00:28:49.393 Ortaya bir sofra örtüsü yayıyor, 00:28:50.909 --> 00:28:56.732 parayı yığdırıyor, bir tümsek oluyor. Gelene vermiş gidene vermiş, gelene vermiş gidene vermiş, 00:28:56.732 --> 00:29:03.483 gelene vermiş gidene vermiş; o para yığını bitmiş. Bitmiş, ondan sonra bir kişi daha geliyor; 00:29:03.483 --> 00:29:05.844 "Yâ Resûlallah! Muhtacım, bana yardım et." 00:29:06.529 --> 00:29:08.185 "Hiçbir şeyim kalmadı." diyor. 00:29:08.228 --> 00:29:10.743 "Ama otur, bekle şurada, bir şey gelirse onu da sana vereyim." diyor. 00:29:11.139 --> 00:29:12.436 Efendimiz'in hâli böyleydi. 00:29:13.495 --> 00:29:20.943 Ertesi güne yanında para biriktirip gezdirmezdi, hemen ihtiyaç sahiplerine intikal ettirirdi. 00:29:21.276 --> 00:29:23.756 Onu gören sahâbe-i kirâmın hâli de öyleydi. 00:29:24.271 --> 00:29:29.832 Onlar malı Allah'ın rızasını kazanmakta birer vesile vasıta olarak görürlerdi de 00:29:30.680 --> 00:29:31.802 Allah yolunda sarfederlerdi. 00:29:32.196 --> 00:29:40.440 Biz bu durumda çok hasta durumdayız. Bu konuda şu sırada hepimiz fevkâlade hastayız. 00:29:40.137 --> 00:29:43.868 İçimizde bu hastalıktan kurtulmuş, sıhhatli çok az insan vardır. 00:29:43.868 --> 00:29:47.256 Biz bizeyiz, gelin beraber ağlaşalım, dertleşelim: 00:29:47.430 --> 00:29:53.342 İslâm'ın bu kadar ihtiyacı vardır, İslâm'ın bu kadar hayır yapılacak tarafları vardır; 00:29:54.534 --> 00:30:00.748 paralar kasada, paralar çantada, paralar evde, paralar bilmem şurada... 00:30:01.583 --> 00:30:02.783 Kimsede para yok! 00:30:02.867 --> 00:30:07.490 Zenginin yanına gidiyorsun, öyle ağlıyor ki nerdeyse çıkartıp para vereceğin geliyor. 00:30:07.650 --> 00:30:10.383 "Şöyle yaptım da, fabrika kurdum da, param kalmadı da, 00:30:10.537 --> 00:30:16.680 şu kadar kredi aldım da, borçlandım da, pazartesi gününe şu ödenecek de, salıya şu ödenecek de..." 00:30:16.393 --> 00:30:19.219 Vah yazık! Ceketimi satayım da bari para vereyim şuna. 00:30:19.443 --> 00:30:22.100 İnsan o hâle geliyor. Fakirin yanına gidiyorsun; 00:30:22.100 --> 00:30:24.113 "Hocam ben zaten fakirim, param yok ki!" diyor. 00:30:24.357 --> 00:30:28.902 Hadi, peki bu işleri kim yapacak? Şu hayırları kim yapacak? Bu işler nasıl yürüyecek? 00:30:30.454 --> 00:30:34.102 Bana geliyorlar: "Hocam pırlanta gibi zeki bir çocuğum var, 00:30:34.531 --> 00:30:37.252 hep iftiharla geçti, hep teşekkür getirdi. 00:30:37.463 --> 00:30:40.220 Öğretmenler benim evime hücum ediyorlar; 00:30:40.294 --> 00:30:44.733 'Aman bu çocuğu ziyan etme, iyi bir tahsil yaptır!' diye bana baskı yapıyorlar. ' 00:30:44.733 --> 00:30:48.710 Getir, biz okutalım!' diyorlar. Burs verecek müesseseler var, 00:30:48.710 --> 00:30:50.255 Avrupa'ya gönderecek müesseseler var." diyor. 00:30:50.751 --> 00:30:54.954 Adam gelmiş, mesela matematik hocası geldi benim evime böyle dedi, 00:30:55.264 --> 00:30:59.130 çocuğundan bahsetti "On bir tane iftihar kağıdı getirdi." dedi, 00:30:59.920 --> 00:31:02.766 "Çok zeki çocuk, bunu ne yapayım?" dedi. 00:31:03.583 --> 00:31:04.938 Bak sana geliyor, soruyor. 00:31:05.407 --> 00:31:11.842 Ben isterim ki en kaliteli hocalardan meydana gelen bir öğretim kadrosuna sahip 00:31:12.313 --> 00:31:16.416 güzel bir okulum olsun, en seçme gençleri burada alayım okutayım; 00:31:16.514 --> 00:31:20.628 her birisi birer cevher, memlekete en faydalı insanlar olsunlar. Bunu isterim. 00:31:21.413 --> 00:31:24.992 Birisi geldi: "Hocam benim yeğenim var. 00:31:25.230 --> 00:31:28.183 Ankara'da. Bu çocuk çok çalışkan, çok zeki. 00:31:28.488 --> 00:31:31.942 Şu kadar zamanda şu işi becerdi, bu kadar zamanda bu işi becerdi. 00:31:32.313 --> 00:31:34.829 Bunu nereye göndermemi tavsiye edersin? 00:31:35.109 --> 00:31:38.870 Ben bunun okumasını istiyorum. Kendisi de yanıp yakılıp okumak istiyor. 00:31:39.324 --> 00:31:41.960 Bunu güzel bir yere gönderelim." dedi. 00:31:42.125 --> 00:31:45.955 Güzel sıfatları bozulmadan en kaliteli bir tarzda yetiştirmek... 00:31:46.840 --> 00:31:48.602 Ben bunu kaçırmadan kendim yetiştirmek isterim. 00:31:48.809 --> 00:31:53.865 Kendim üniversitede profesörüm, arkadaşlarım var, ben bunun [eğitimini] gâyet güzel yapabilirim. 00:31:54.453 --> 00:31:58.289 Türkiye'de en kaliteli eğitimi, numune eğitimi yapabilirim. 00:31:58.637 --> 00:32:01.721 E yapabilirsin ama yap, göreyim hadi... Para yok ki! 00:32:02.242 --> 00:32:07.406 Para olmayınca olmuyor. Para olmayınca "Ne yaparsan yap çocuğunu..." diyorsun. 00:32:07.673 --> 00:32:12.229 Hadi, bu sefer o çocuklar Avusturya Lisesi'ne gidiyor, 00:32:12.229 --> 00:32:16.298 Alman Lisesi'ne gidiyor, Fransız Dame de Siyon'a gidiyor, 00:32:17.799 --> 00:32:20.277 adını bildiğim bilmediğim 00:32:20.381 --> 00:32:23.946 Avrupalı hocaların yetiştirdiği, papazların ders verdiği falanca [okula] gidiyor... 00:32:24.257 --> 00:32:28.971 Veya burada durmuyor, Avrupa'ya gidiyor, bir tahsil görüyor; güzel. 00:32:29.183 --> 00:32:31.490 Yabancı dil biliyor; güzel. 00:32:31.409 --> 00:32:39.733 Ama çocuk örfünden âdetinden, dininden imanından, aslından neslinden kopuyor. 00:32:40.550 --> 00:32:44.651 Bizim aleyhimize dönüyor, bizim inancımıza karşı çıkıyor, 00:32:45.210 --> 00:32:47.390 bizim kendi menfaatlerimize karşı çıkıyor. 00:32:48.149 --> 00:32:51.787 Hatta gelmiyor; "Ya Türkiye'de de yaşanır mı!" diyor, "Amerika'da yaşarım!" diyor, 00:32:52.110 --> 00:32:54.532 "Bunlar barbar insanlar, bunlar medenî insanlar." diyor. 00:32:54.794 --> 00:33:01.327 Dinini değiştiriyor. Papazlar onu işleye işleye, işleye işleye bakıyorsun dinini değiştirmişler. 00:33:01.453 --> 00:33:07.641 Duymadınız mı; "Tevfik Fikret'in oğlu papaz oldu, filancanın oğlu papaz oldu, şu şöyle oldu..." diye. 00:33:07.795 --> 00:33:11.834 Adam aldı mı eline koyuvermiyor. O zaman hadi ayıkla pirincin taşını... 00:33:12.447 --> 00:33:13.967 Her şey parayla oluyor kardeşlerim. 00:33:14.463 --> 00:33:20.961 İşte vakıf kurduk, şunu yaptık bunu yaptık, toplantılar yaptık Ramazan'da, filanca zamanda... 00:33:20.961 --> 00:33:26.206 Bak şurada Kur'an kursu binasına başladık, işte resimleri, dokuz katlı bina, 00:33:26.306 --> 00:33:28.416 şu kadar dershane, bu kadar bilmem ne... 00:33:28.531 --> 00:33:33.755 Şurada cami başlattık, filanca yerde şu siteyi başlattık, falanca yerde şu siteyi başlattık. 00:33:34.122 --> 00:33:36.774 Şu Kur'an kursu yarım kalmış, 40 milyon istiyor. 00:33:37.623 --> 00:33:40.188 Bu tesisler yarım kalmış, 300 milyon istiyor. 00:33:40.455 --> 00:33:45.991 Şu tesisler temeli atılmış, bilmem ne kadar istiyor. Hadi… Kalıyor.. 00:33:46.353 --> 00:33:47.421 Her şey paraya bakıyor. 00:33:47.421 --> 00:33:53.735 Onun için içinizde para sahipleri, imkân sahibi olan kimseler 00:33:54.252 --> 00:33:55.951 bu işlerin peşine düşecek. 00:33:56.630 --> 00:34:01.300 Kimin nesi varsa ortaya koyacak; en güzel müesseseleri kuracağız, 00:34:00.866 --> 00:34:07.312 en iyi tarzda çalıştıracağız. Numune olacak; temizlikte, kalitede numune olacak. 00:34:07.621 --> 00:34:15.445 Çocuklarımızı pırlanta gibi yetiştireceğiz; yabancı dil bilen, şarkı, garbı bilen, imanı bilen, 00:34:15.445 --> 00:34:22.279 küfrü bilen, kâfirin hilesini bilen, oyuna gelmeyen insanlar, faydalı insanlar hâline getireceğiz. 00:34:22.694 --> 00:34:27.711 Kurtuluşumuzun [çaresi] bunlar. Aksi takdirde gideriz... 00:34:28.146 --> 00:34:34.359 Nasıl Afganistan Ruslar'ın işgaline gittiyse, nasıl Kırım Ruslar'ın işgaline gittiyse, 00:34:34.688 --> 00:34:38.769 nasıl Kafkasya tamamen ahâlisi müslüman olduğu halde gittiyse, 00:34:38.944 --> 00:34:43.664 nasıl Kazan tamamen müslüman ahâliden ibaret olduğu halde gittiyse, 00:34:43.962 --> 00:34:51.444 nasıl Tuna vilâyetimiz gittiyse, nasıl Moro vilâyetimiz gittiyse öyle gider. 00:34:52.950 --> 00:34:58.860 Biz geride kaldıkça, düşmanımız bizden ileri oldukça, onlar adamlarını, 00:34:58.860 --> 00:35:00.161 evlatlarını mükemmel yetiştirdikçe... 00:35:00.191 --> 00:35:04.330 Bizim kara sabanla traktörün karşısına çıkılmaz. 00:35:04.750 --> 00:35:09.621 Kağnı arabasıyla Mercedes yarıştırılamaz, mümkün değil; 00:35:09.897 --> 00:35:11.961 ikisi arasında dağlar gibi fark var. 00:35:12.400 --> 00:35:14.816 Harman makinesi ile orak bir olmaz. 00:35:15.280 --> 00:35:17.491 Sen güneşin altında orak biçeceğim diye ölürsün; 00:35:17.491 --> 00:35:22.128 o orak makinesini tarlanın bir ucundan öbür ucuna bir çalıştırdı mı 00:35:22.452 --> 00:35:24.971 buğdayı çuvallara doldurup götürüyor. 00:35:25.293 --> 00:35:28.420 Sen daha orakla [buğdayı] keseceksin de, 00:35:28.399 --> 00:35:33.435 öbür tarafta öküzleri sabana bağlayacaksın da, dövene bağlayacaksın da, 00:35:33.735 --> 00:35:38.170 döndüreceksin de, sapını keseceksin de, başağının tanesini ayıracaksın da, 00:35:38.650 --> 00:35:43.267 yabayla savuracaksın da rüzgar samanını bir tarafa, tanesini bir tarafa [ayıracak]... 00:35:43.267 --> 00:35:45.497 Ohooo... Hangi asırda yaşıyorsun? 00:35:46.292 --> 00:35:50.576 Onbirinci asırda mı yaşıyoruz, onikinci asırda mı yaşıyoruz; yirminci asırda mı yaşıyoruz? 00:35:51.990 --> 00:35:52.391 Yirminci asırda yaşıyoruz. 00:35:52.391 --> 00:35:55.713 O halde Müslümanlığını da yirminci asır Müslümanlığı yapacaksın. 00:35:56.452 --> 00:36:02.200 Yirminci asrın imkânını, vasıtalarını, aletlerini kullanarak yüksek müslüman olacaksın. 00:36:02.511 --> 00:36:05.238 Çamurdan ev ile betonarme bina aynı olmaz. 00:36:05.689 --> 00:36:18.359 Sandal ile koca gemi, sacdan gemi aynı olmaz. Pırpır uçakla koca jet uçağı aynı olmaz. 00:36:18.359 --> 00:36:22.530 Adam küçücük bir uçak, bilmem kaç milyar para istiyor. 00:36:23.630 --> 00:36:27.867 Seneler senesi çalışacaksın, bir uçak alacaksın, düşman da arkasından bir füze sallayacak, 00:36:28.134 --> 00:36:30.673 düşürecek aşağıya; gitti senin paracıkların... 00:36:31.219 --> 00:36:36.355 Bunları kendin yapman lazım. Bunun ince işini de kendin yap kaba işini de kendin yap; 00:36:36.710 --> 00:36:42.790 parası senin içinde kalsın, senin arkadaşının, kardeşinin karnı doysun, kesesi dolsun. 00:36:42.371 --> 00:36:49.415 Bunları halletmemiz lazım. Bunların halledilmesi için de iş yapacak insanlara fırsat vermek lazım. 00:36:49.620 --> 00:36:52.495 İyi insanlar, kaliteli insanları geliştirmek lazım. 00:36:52.740 --> 00:36:55.933 Kaliteli insan yetiştirecek müesseseleri kurmak lazım. 00:36:56.216 --> 00:37:00.402 Bunları yapmak için de para lazım. İş dönüp dolaşıp paraya geliyor mu, tamam. 00:37:00.709 --> 00:37:03.370 Paranın musluğunu kapattı mı müslüman geri kalıyor. 00:37:03.952 --> 00:37:09.183 Paranın musluğunu kapattığı zaman, bu tarafa döndürdüğü zaman müslüman geri kalıyor. Neden? 00:37:09.593 --> 00:37:15.920 Çocuğu tahsilsiz, işi ibtidaî. Öteki şirketleşmiş, koca holding kurmuş; 00:37:16.315 --> 00:37:21.378 bu esnaf olarak kalmış, bir dükkân, dostlar alışverişte görsün; 00:37:21.378 --> 00:37:24.261 alıyor satıyor, alıyor satıyor... Sene sonunda ziyan… 00:37:24.402 --> 00:37:28.599 Ötekisi holding; ticaret biliyor, iktisadî şartları biliyor, 00:37:28.599 --> 00:37:32.143 faizli nizamın oyunlarını biliyor, tedbir alıyor. 00:37:32.629 --> 00:37:34.784 O kâr ediyor şu kadar milyon; 00:37:35.182 --> 00:37:38.579 bu sabahtan akşama ondan daha fazla çalıştığı halde ziyan ediyor. 00:37:38.579 --> 00:37:40.753 Bunları görmüyor muyuz? Görüyoruz. 00:37:40.840 --> 00:37:43.400 İçimizde iktisat tahsili yapan kardeşlerimiz yok mu? 00:37:43.554 --> 00:37:47.424 Var, profesörü bile var. Niye tedbir almayız? 00:37:48.285 --> 00:37:51.450 Her şey dönüp dolaşıyor, müşterek çalışmaya geliyor. 00:37:51.500 --> 00:37:54.367 Müşterek çalışmaya gelince bizim arkadaşlarımız orada yok. 00:37:54.877 --> 00:37:57.299 Her şey dönüyor dolaşıyor, para vermeye geliyor. 00:37:57.810 --> 00:38:00.339 Para vermeye gelince bizim arkadaşlarımız orada yok. 00:38:00.740 --> 00:38:04.699 Ne olacak, benim cebimdeki üç kuruşla beş kuruşla bu iş olmaz ki! 00:38:04.926 --> 00:38:08.430 Söylemekten ben utanıyorum, dinlemekten siz kızıyorsunuz. 00:38:09.171 --> 00:38:11.730 "Tamam, salavât getirin, batıyoruz." demiş adam. 00:38:12.260 --> 00:38:17.583 O yok bu yok, o yok bu yok; hadi salavât getirin, bari salavât getire getire batalım. Batıyoruz. 00:38:17.984 --> 00:38:19.427 Parayı ortaya dökeceksin. 00:38:19.667 --> 00:38:23.562 Zenginlik takvâ ehli insana zarar vermez, neden? 00:38:24.318 --> 00:38:29.241 Çünkü zengin takvâ ehli olursa vereceği zamanı bilir de verir. 00:38:29.973 --> 00:38:34.824 Ama takvâ ehli olmazsa parayı sımsıkı tutar da vebal altına girer, 00:38:35.642 --> 00:38:39.662 bütün bu Ümmet-i Muhammed'in çektiği vebal gider, âhirette onun kafasında patlar! 00:38:39.929 --> 00:38:41.537 Allah ondan hesabını sorar: 00:38:41.871 --> 00:38:46.281 "Afganistan'da kardeşlerin Ruslar'ın karşısında sıkıntı çekerken 00:38:46.281 --> 00:38:49.405 bu paraları sen nasıl avcunu sımsıkı tuttun da vermedin?" 00:38:49.737 --> 00:38:52.274 Kuveytli'ye soracak, Suudlu'ya soracak. 00:38:52.759 --> 00:38:56.108 Onlardan bize de sorgu sual gelir, kıyısından kenarından. 00:38:56.696 --> 00:39:02.214 Onlar o paralarla uçaklarının tokmaklarını altından tokmak yapıyorlar, 00:39:02.497 --> 00:39:04.132 filanca yerde kumar oynamaya gidiyorlar, 00:39:04.132 --> 00:39:07.558 falanca yerde [vesaire] yapmaya gidiyorlarsa Allah onlardan mutlaka soracak. 00:39:08.612 --> 00:39:11.895 İhtiyacından fazlasını harcadıysa mutlaka soracak. 00:39:12.579 --> 00:39:17.895 Petrol geliri müslümanların genel geliridir, sen onu nasıl kendi zenginliğin için kullanırsın? 00:39:18.439 --> 00:39:22.730 Meâdin, toprak altından çıkan şeyler beytülmâlindir, 00:39:22.822 --> 00:39:26.582 sen onları nasıl öyle şahsen keyfin gibi istediğin gibi 00:39:26.813 --> 00:39:28.682 şunu yapmakta bunu yapmakta kullanabilirsin? 00:39:28.698 --> 00:39:30.643 Kullanamazsın! İslâm'a sarf edeceksin. 00:39:30.953 --> 00:39:34.990 Ama İslâm'a sarf etmek için takvâ ehli olmak lazım. 00:39:34.544 --> 00:39:37.281 Takvâ ehli oldu mu parası olsun, zararı gelmez. 00:39:37.648 --> 00:39:39.875 Takvâ ehli insan para yardımı yapar. 00:39:39.987 --> 00:39:49.360 Ama Allah dini zayıf kimselere para verdi mi para onlarda oldu mu iste iste vermez. 00:39:49.328 --> 00:39:54.461 Yanına gidiyorsun: "Yardım eder misin? İşte makbuz, işte biz vakıfız..." 00:39:54.928 --> 00:39:58.832 Diyor ki; "Okul olsaydı yardım ederdim, cami olduğu için etmiyorum." 00:39:59.313 --> 00:40:02.133 Kıpkırmızı kesiliyorsun, bir şey diyemiyorsun, çıkıyorsun. 00:40:02.434 --> 00:40:06.807 Okul için gittiğin zaman, o zaman da ona da bir başka bahane buluyor; 00:40:06.807 --> 00:40:10.150 "Demin birisi gelmişti vermiştim, şimdi vermiyorum." diyor. 00:40:10.426 --> 00:40:16.622 Artık söyleye söyleye bir hâl oldum: Bu kesenin ağzı açılmadan iş olmaz! 00:40:17.107 --> 00:40:20.753 Parayı bana verin demiyorum; ben de vereyim, sen de ver, 00:40:20.753 --> 00:40:24.835 ötekisi de versin, bu işler yapılsın diyorum. Her zaman söylediğim bu. 00:40:25.230 --> 00:40:32.549 Parasız, namazla, Ramazan Müslümanlığıyla, oruçla bu işler hallolmaz, yetmez. 00:40:33.480 --> 00:40:35.718 Müslümanlık sadece bunlardan ibaret değildir. 00:40:36.710 --> 00:40:41.967 Asıl Müslümanlığın can alıcı noktası, bam teli; kesenin ağzını açabilmektedir. 00:40:42.787 --> 00:40:44.917 Çok hoşuma gider, her zaman söylerim. 00:40:45.270 --> 00:40:49.722 Ama aradan bir sene geçti, burada söylemedim, unutulmuştur, yeni cemaatin haberi yoktur. 00:40:50.501 --> 00:40:54.799 Birisi gelmiş, bizim Ali Yakup Hoca, Allah selâmet versin, Bağdat'tayken, 00:40:55.100 --> 00:40:58.184 hoca ya, biraz bilgisi var ya, Ali Yakup Hoca'ya demiş ki; 00:40:58.283 --> 00:41:02.119 "Hocam ben zikri zikr-i cehrî mi yapayım, zikr-i hafî mi yapayım? 00:41:02.167 --> 00:41:05.827 Yani içimden mi Allah Allah diyeyim, yoksa âşikâre Kâdirîler gibi 00:41:06.810 --> 00:41:11.511 Allah Allah... böyle mi diyeyim?" zikri nasıl yapacağını soruyor. 00:41:12.340 --> 00:41:16.954 Hoca bakmış adam zengin, huyunu da biliyor, biraz eli sıkı; 00:41:17.184 --> 00:41:21.333 "Sen zikri böyle yapacaksın." demiş. Eliyle para verme işareti yapıyor. 00:41:21.489 --> 00:41:24.866 "Sen zikri böyle böyle değil de böyle yapacaksın." 00:41:25.576 --> 00:41:30.420 Adamına göre cevap. Çünkü işin can alacak noktası orası. 00:41:30.420 --> 00:41:31.431 Her şeyi kolayca yapıyor... 00:41:31.643 --> 00:41:35.139 "Bin rekât namaz kıl." desen kılıyor ama "Bin lira ver." dediğin zaman vermiyor. 00:41:35.272 --> 00:41:39.334 Olmadı! "Her gün oruç tut." İşine de geliyor, lokantaya para vermeyecek, 00:41:40.743 --> 00:41:45.896 sonra göbeği de eriyecek, o da iyi; uygun geliyor, o zaman oruç tutuyor. Para vermeye gelmiyor. 00:41:46.349 --> 00:41:49.384 Bunlar bizim kusurlarımız. Karşı taraf veriyor. 00:41:49.627 --> 00:41:51.270 Karşı taraf nasıl veriyor? 00:41:51.256 --> 00:41:54.705 Karşı taraf bir kere tek tek olmaktan çıkmış, şirketleşmiş. 00:41:55.769 --> 00:41:59.762 Şirketin sosyal fonlarını [ayırmış], her türlü hayrını yapıyor. 00:42:00.150 --> 00:42:04.820 Talebesine burs veriyor, sosyal hizmetler yapıyor, 00:42:04.302 --> 00:42:07.903 çocukların bakımı için kreş yapıyor vs. vs. 00:42:08.136 --> 00:42:12.430 Birleştiği için ve şirketlerin de kanunla hayır yapma [hakkı] olduğundan hallediyor. 00:42:12.820 --> 00:42:19.856 Biz birleşmemişiz, müesseseleşmemişiz, güzel çalışmamışız, gerekli tedbirleri almamışız, 00:42:20.265 --> 00:42:29.431 her şeyimiz ortada; her şeyimiz ziyan, zebil, yazık, acınacak durumda oluyor. 00:42:29.760 --> 00:42:33.726 Bu işleri beceremediğimiz için... Müslümanlık bunları becermek. 00:42:34.377 --> 00:42:38.324 Bunları becermedikten sonra evin perişan, sokağın perişan, üstün perişan, 00:42:38.515 --> 00:42:43.608 işin perişan, ahlâkın perişan, düşüncen perişan. Olmaz! 00:42:44.132 --> 00:42:48.379 Müslümanlık bir bütündür, öyle sadece namaz kılmaktan ibaret değildir. 00:42:48.782 --> 00:42:52.344 Bunu iyice bilelim! Lâ be'se bi'l-ğınâ li-men ittekâ. 00:42:52.344 --> 00:42:58.277 "Takvâ ehli kimse için zengin olmakta bir mahsur yoktur, beis yoktur, zengin olabilir." 00:42:58.552 --> 00:43:03.618 Neden? Çünkü gerektiği zaman verir de ondan. Açıkladık… Gelelim; 00:43:03.806 --> 00:43:06.383 Ve's-sıhha li-men ittekâ hayrun mine'l-ğınâ. 00:43:06.535 --> 00:43:11.644 "Ama takvâ ehli için sıhhat zenginlikten daha iyidir." 00:43:12.251 --> 00:43:15.784 Çünkü insanın biraz karnı ağrıdı mı ne namazın tadı kalıyor ne tesbihin... 00:43:16.283 --> 00:43:19.418 Birazcık başı döndü mü, birazcık keyfinde bir keder oldu mu, 00:43:19.418 --> 00:43:22.297 boğazı şişti mi gece ibadetine kalkamıyor. 00:43:22.441 --> 00:43:25.980 Sıhhat âfiyet versin. Kuvvetli müslüman zayıf müslümandan hayırlıdır. 00:43:26.347 --> 00:43:31.121 Hepiniz sıhhatli olun. Sigarayla bu ciğerlerinizi kurum doldurmayın. 00:43:32.450 --> 00:43:35.559 Sabah kalkın, jimnastik yapın. Kolunuzu [bedeninizi] çalıştırın. 00:43:35.826 --> 00:43:40.304 Tarlada çalışın. Biraz bedeniniz çalışsın, hareket etsin. 00:43:40.524 --> 00:43:43.526 Biraz arabaya binmeyin, yürüyün, sıhhat kazansın. 00:43:43.976 --> 00:43:48.170 Mehmet Âkif merhum Halkalı'ya kadar yürüyerek gidermiş. 00:43:48.393 --> 00:43:50.230 Halkalı'ya yürünerek gidilir mi buradan? 00:43:50.696 --> 00:43:54.942 Her gün mü artık, kaç günde birse, orada derse yürüyerek gidermiş. 00:43:55.312 --> 00:43:59.383 Pehlivanlıkta üstüne söz söylettirmezmiş. 00:43:59.814 --> 00:44:02.126 Kuvvetli müslüman daha hayırlıdır. Kuvvetli olun. 00:44:02.415 --> 00:44:09.403 Hanımlar da kuvvetli olsun. Hanımlar da halsiz, yerinden kalkamaz, öyle olmaz. 00:44:09.989 --> 00:44:13.113 Hepimiz güçlü, kuvvetli, sağlam, hareketli, çevik olacağız. 00:44:13.519 --> 00:44:19.484 Çocuklarımız da öyle olacak. Mızmız, yük taşıyamaz, bir meşakkâtin altına giremez, 00:44:19.484 --> 00:44:21.576 bir hizmet versen yapamaz. Hayır! 00:44:22.467 --> 00:44:29.224 Güçlü kuvvetli olacağız. Her bakımdan sıhhatli ve kuvvetli olacağız. Sıhhat önemli. 00:44:29.914 --> 00:44:35.937 Ve tîbü'n-nefsi mine'n-nâîmi. "İnsanın gönül hoşluğu, o da nimettendir." 00:44:36.321 --> 00:44:39.563 Hani "Elhamdülillah, hiç tasam yok, bugün keyfim yerinde, 00:44:40.212 --> 00:44:42.392 iyiyim hoşum." diyorsun, o da bir nimettir. 00:44:43.451 --> 00:44:47.355 Derdin yok, üzüntün yok elhamdülillah, o da Allah'ın bir nimetidir. 00:44:47.557 --> 00:44:50.589 Allah hepimizi maddî ve mânevî bakımdan sıhhatli eylesin. 00:44:51.149 --> 00:44:53.424 Güçlü, kuvvetli, sağlam müslüman eylesin. 00:44:54.524 --> 00:44:58.685 Gönlü hoş kişilerden eylesin. Takvâ ehli eylesin. 00:44:59.488 --> 00:45:01.952 Bol helal kazançlar nasip etsin. 00:45:02.670 --> 00:45:05.743 O bol helal kazançlarımızla çok hayırlar yapmak nasip etsin. 00:45:05.952 --> 00:45:10.307 Ardımızda nâmımızı yürütecek camiler, çeşmeler, hayırlar, hasenâtlar, 00:45:10.307 --> 00:45:13.604 mektepler tesis etmeyi nasip eylesin. 00:45:14.838 --> 00:45:21.346 Lâ be'se ve'l-yensuranne'r-raculü ehâhu zâlimen ev mazlûmen 00:45:21.346 --> 00:45:29.571 in kâne zâlimen fe'l-yenhehû fe-innehû lehû nasrun ve in kâne mazlûmen fe'l-yensurhu. An Câbir. 00:45:29.787 --> 00:45:37.110 Lâ be'se ve'l-yensuranne'r-raculü ehâhu. "Muhakkak ve muhakkak kişi kardeşine yardım etsin..." 00:45:37.768 --> 00:45:40.608 Hadise şu: İki çocuk kavga etmiş. 00:45:41.127 --> 00:45:48.867 Birisi ötekisinin arkasına birkaç patlatmış, onun üzerine onun taraftarları ayağa kalkmışlar, 00:45:48.867 --> 00:45:53.102 bu çocuğun taraftarları da kendisininkini korumak üzere ayağa kalkmışlar. 00:45:53.373 --> 00:45:56.336 Bunlar; "Ey muhacirler, toplanın!" diye bağırmış… 00:45:56.341 --> 00:45:58.626 Bunlar; "Ey Ensar, toplanın!" diye bağırmış. 00:45:58.626 --> 00:46:02.412 Çocuk kavgasından bir fitne çıkmış. Mekke'nin müslümanları, 00:46:02.412 --> 00:46:08.502 Medine'ye göçmüş muhacirler ile Medine'nin müslümanları Ensar kavga edecek duruma gelmişler. 00:46:08.820 --> 00:46:11.961 Peygamber Efendimiz gürültü üzerine çıkmış: "Ne oluyor?" 00:46:12.113 --> 00:46:16.343 Demişler ki; "İki çocuk kavga etti, sonra iki taraf birbirine kalkıştı, 00:46:16.343 --> 00:46:17.672 kavga çıkacak gibi oldu." 00:46:17.969 --> 00:46:20.411 Herkes kendi taraftarını tutuyor. Buyurmuş ki; 00:46:20.411 --> 00:46:27.475 Lâ be's. "Tutsun, beis yok. Tutsun ama mutlaka ve mutlaka kişi kardeşine yardım etsin. 00:46:27.522 --> 00:46:31.330 Ama zalim olsa da mazlum olsa da yardım etsin." 00:46:31.745 --> 00:46:34.432 Ne demek bu? Arkasından izah ediyor: 00:46:34.971 --> 00:46:39.804 "Eğer zalim ise zulmünü alıkoysun, öyle yardım etsin. 00:46:40.446 --> 00:46:44.684 Eğer mazlum ise o zaman mazlumluk çekmemesini, 00:46:44.700 --> 00:46:47.304 mazlumluktan kurtulmasını sağlamak için yardım etsin." 00:46:47.692 --> 00:46:52.613 Demek ki kavga eden çocukların başına Ensar da koşacak, Muhacir de koşacak. 00:46:52.613 --> 00:46:57.910 Ama ikisi "Vay! Bu benim tarafım, bu benim tarafım!" diye yumruklaşa girmeyecek. 00:46:57.355 --> 00:47:00.898 Bakacaklar: Kim haklı? Bu. Kim haksız? Bu haksız. 00:47:00.898 --> 00:47:05.186 Tamam, haksızın haksızlığını önlemekte bu [yardım edecek], 00:47:05.186 --> 00:47:10.261 ötekisi de haklının hakkını yerine getirmekte [yardım edecek]. Hakta birleşecekler. 00:47:10.750 --> 00:47:12.847 Hakkı icrâ etmekte birleşecekler. 00:47:13.261 --> 00:47:17.977 Bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz buyurmuştu ki, geçtiğimiz [derslerde] okuduk; 00:47:18.910 --> 00:47:25.171 Zül mea'l-hakkı haysü zâle. "Hak neredeyse orada olacaksın, hakkın yanında olacaksın." 00:47:25.732 --> 00:47:29.320 Hak düşmanının yanında; düşmanına o zaman boyun bükeceksin, 00:47:29.646 --> 00:47:31.749 "Sen haklısın." diyeceksin, diyebileceksin. 00:47:32.177 --> 00:47:36.885 Baban haksız; "Baba sen benim babamsın, canımsın, başımın üstünde yerin var, 00:47:36.885 --> 00:47:40.550 başımın tacısın ama burada haksızsın." diyeceğiz. 00:47:40.823 --> 00:47:44.924 Kendin haksızsın; "Doğru söylüyorsun kardeşim, bu sefer hata bende, 00:47:44.924 --> 00:47:47.497 hata ettim, affet." diyebileceksin. 00:47:47.706 --> 00:47:50.877 Haktan yana olacağız. Taraf tutmak yok. 00:47:51.304 --> 00:47:54.290 Bir taraf tutmak varsa o da hakkın tarafını tutmak var. 00:47:54.633 --> 00:47:57.958 Hak nerdeyse öyle olacağız. Öyle olursak kurtuluruz. 00:47:57.958 --> 00:48:02.675 Öyle olmazsak herkes bir partiyi tutar, herkes bir bölgeyi tutar; 00:48:02.995 --> 00:48:05.789 bölgecilik yapar, particilik yapar, zümrecilik yapar, 00:48:06.302 --> 00:48:10.317 hemşericilik yapar... "Bu benim hemşerim, al işe..." 00:48:10.317 --> 00:48:13.110 "Ya bunun ciğeri beş para etmez, niye alayım?" 00:48:13.519 --> 00:48:15.553 "Hemşerim, falancanın oğlu." 00:48:16.341 --> 00:48:18.640 "Ya gitsin adam olsun, ondan sonra gelsin. 00:48:18.640 --> 00:48:21.759 Burada şu şahıs iyi şahıs, bunu alacağız." diyebilmeliyiz. 00:48:22.655 --> 00:48:24.771 Böyle olduğu zaman işlerimiz ileri gider. 00:48:25.100 --> 00:48:30.100 Lâ be'se bi'l-hadîsi kaddemte fîhi ve ahharte izâ esabte ma'nâhu. 00:48:30.100 --> 00:48:32.576 Peygamber Efendimiz bu son hadîs-i şerîfte 00:48:32.940 --> 00:48:37.184 kendisinin sözlerini başkasına nakletmek hususunda sahabesine diyor ki; 00:48:37.184 --> 00:48:41.623 "Ey ashabım! Benim sözümün mânasını doğru naklettiğiniz zaman, 00:48:42.238 --> 00:48:48.720 aynı değil de öne alarak sona alarak söylemenizde, mânayı bozmadıktan sonra bir beis yoktur." 00:48:49.108 --> 00:48:53.375 Çünkü onlar iyi insanlardı, Peygamber Efendimiz'in ashabıydı, 00:48:53.698 --> 00:48:56.294 Efendimiz'den gördüklerini başkalarına anlatıyorlardı. 00:48:56.468 --> 00:48:59.769 "Mescid-i Nebevî'de şöyle oturuyorduk birisi geldi, şöyle dedi. 00:48:59.887 --> 00:49:02.930 Peygamber Efendimiz şöyle cevap verdi, böyle oldu şöyle oldu..." 00:49:03.205 --> 00:49:07.918 Bu sözleri söylerken biraz takdim biraz tehir bir şey olsa, 00:49:08.490 --> 00:49:13.232 "Acaba Resûlullah'ın sözünde değişiklik yapmanın günahı mı gelir bana?" diye çekiniyorlardı. 00:49:13.564 --> 00:49:20.598 Peygamber Efendimiz'in sözünü söylemekten, nakletmekten korkar hâle gelmişlerdi. 00:49:20.598 --> 00:49:23.708 O zaman ilim olmaz. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; 00:49:23.708 --> 00:49:28.296 "Mâna aynı olduktan sonra sözü takdimli tehirli söylemenizde 00:49:28.896 --> 00:49:31.964 bir beis yoktur." diyor kendi sahabesine. 00:49:32.170 --> 00:49:39.949 Tabii bizler kitaplara yazılmış, ilim adamları tarafından [tahkik edilmiş] 00:49:40.402 --> 00:49:46.445 hadisleri doğru düzgün öğrenip doğru [nakletmeliyiz], tahrifat yapmamaya çalışmalıyız. 00:49:46.695 --> 00:49:49.540 Onlar da olanca güçleriyle zaten 00:49:49.165 --> 00:49:54.795 Peygamber Efendimiz'in hadislerini olduğu gibi öğretmeye çok gayret ettiler. 00:49:54.991 --> 00:49:59.163 Bize bu hadîs-i şerîfleri sağlam sağlam naklettiler. Allah hepsinden razı olsun. 00:49:59.553 --> 00:50:02.724 Allah öğrendiklerimizle amel etmeyi cümlemize nasip eylesin. 00:50:02.971 --> 00:50:05.170 İki cihanın hayrına nâil eylesin. 00:50:05.185 --> 00:50:06.987 Fâtiha-i Şerîfe mea'l-Besmele.