WEBVTT 00:00:00.420 --> 00:00:03.209 Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. 00:00:32.420 --> 00:00:41.501 Her cumartesi mutadınız ve mutadımız olduğu üzere yatsı namazından sonra 00:00:42.880 --> 00:00:50.279 Allahu Teâlâ hazretlerinin izniyle sevap kazanmak için meşgul oluyorsunuz. 00:00:50.352 --> 00:00:58.980 Bu zikre başlamazdan önce Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in hadîs-i şerîflerinden de 00:00:58.980 --> 00:01:01.391 bir miktar her yatsıda okuyacağız demiştik. 00:01:01.615 --> 00:01:05.517 Onu yapalım sonra hatmemize, zikrimize başlayalım. 00:01:05.845 --> 00:01:12.240 Bu hadîs-i şerîflerin okunmasına ve izahına başlamazdan önce 00:01:12.279 --> 00:01:16.935 Peygamber Efendimiz'in rûh-i pâkine hediye olsun diye ve onun cümle âlinin, 00:01:17.292 --> 00:01:23.918 ashâbının, etbâının, ahbâbının, sair enbiyâ ve mürselînin ve cümle evliyaullahın 00:01:24.626 --> 00:01:29.418 ve sâdât ve meşâyıh-ı turuku aliyyemizin, vefat etmiş olan bütün yakınlarımızın, 00:01:29.444 --> 00:01:34.141 sevdiklerimizin, dostlarımızın, büyüklerimizin ruhlarına hediye olsun diye 00:01:34.167 --> 00:01:37.100 bir Fâtiha ve üç İhlâs-ı Şerif hediye edelim öyle başlayalım. 00:01:37.125 --> 00:01:40.500 Kâle'n-nebiyyü sallallahu aleyhi ve sellem 00:01:42.125 --> 00:01:48.542 kemâ revâ fî sünenihî ibn mâce rahmetullahi aleyh; 00:01:49.667 --> 00:01:58.917 Efdalü's-sadakati en yete'alleme'l-mer'u'l-müslimü ılmen sümme yu'allimehû ehâhu'l-müslime. 00:01:59.792 --> 00:02:04.126 Sadaka Rasûlullah fîmâ kâl ev kemâ kâl. 00:02:05.834 --> 00:02:13.959 İbn Mâce, altı sahih hadis kitabından birisini yazmış olan meşhur bir hadis alimi, 00:02:14.334 --> 00:02:16.293 kitabı da muteber bir kitap. 00:02:16.876 --> 00:02:22.335 O kitabında kaydettiğine göre yine Peygamberimiz'in sülâle-i tâhiresinden 00:02:23.125 --> 00:02:30.250 Seyyid Ahmed el-Hâşimî isimli alimin hazırladığı kitaptan okuyorum bu hadîs-i şerîfleri. 00:02:30.751 --> 00:02:35.876 O mübarek, Peygamber Efendimiz'in sülalesinden, onların verdiği nurla, 00:02:35.918 --> 00:02:39.669 bereketle güzel hadîs-i şerîfler toplamış, seviyorum bu kitabı. 00:02:40.334 --> 00:02:44.626 Muhterem kardeşlerim! Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurmuşlar ki; 00:02:44.709 --> 00:02:54.210 Efdalü's-sadakati. "Sadakanın en faziletlisi." En yete'alleme'l-mer'u'l-müslimü ılmen. 00:02:55.125 --> 00:03:03.375 "Müslüman kulun, kişinin ilim öğrenmesi." Sümme yu'allimehû ehâhu'l-müslime. 00:03:03.792 --> 00:03:07.792 "Müslüman kardeşine gidip bu ilmi öğretmesidir." 00:03:08.830 --> 00:03:14.542 Bizim şimdiye kadar ki Türkler olarak memleketimizde dinî bilgimize göre sadaka neydi? 00:03:14.542 --> 00:03:22.917 İlk başka hatırımıza gelen, zekatın dışında, cebimizden çıkartıp bir miktar parayı fukaraya, 00:03:23.420 --> 00:03:26.292 yoksullara vermemizdir, bu hatırımıza gelir. 00:03:26.501 --> 00:03:36.200 Halbuki sadakanın çeşitleri var; faziletlisi var, daha faziletlisi var, daha faziletlisi var. 00:03:36.334 --> 00:03:40.126 Burada Peygamber Efendimiz diyor ki; "Sadakanın en faziletlisi." 00:03:41.000 --> 00:03:46.792 Demek ki değişik bir şeyle karşı karşıya geleceğiz. Peki başka ne çeşit sadakalar var? 00:03:48.292 --> 00:03:52.834 Tebessümüke fî vechi ehîke leke sadakatün. 00:03:53.209 --> 00:03:59.292 Başka bir hadîs-i şerîften hatırladığım bir sadaka çeşidini size söylüyorum. 00:03:59.834 --> 00:04:06.376 "Müslüman kardeşinizin yüzüne bakıp tebessüm buyurmanız da sadakadır." 00:04:07.125 --> 00:04:11.417 Bir müslüman kardeşinin yüzüne gülüyorsun, severek bakıyorsun, 00:04:11.417 --> 00:04:14.751 yumuşak bir hatla bir tebessüm içinde bakıyorsun. 00:04:14.751 --> 00:04:18.430 Bu nedir? Bu da sadakadır diyor Peygamber Efendimiz. 00:04:18.334 --> 00:04:22.709 İmâtetüke'l-ezâ ani'n-tarîki leke sadakatün. 00:04:23.542 --> 00:04:31.376 "Yoldan bir dikeni, bir taş parçasını, bir çöpü, bu bir müslümanın ayağına takılır, 00:04:31.375 --> 00:04:35.667 zarar verir alıp kenara kaldırmak, bu da bir sadakadır." 00:04:36.125 --> 00:04:39.430 el-Kelimetü't-tayyibetü sadakatün. 00:04:39.375 --> 00:04:44.417 "Hoş bir söz, gönül alıcı bir söz sadakadır." diyor Peygamber Efendimiz. 00:04:44.876 --> 00:04:49.210 Demek ki ne güzel sevap kazanma kapıları, imkanları varmış! 00:04:49.542 --> 00:04:54.376 Ne bedavadan sevap kazanma imkanlarımız varmış da haberimiz yokmuş! 00:04:54.375 --> 00:05:02.584 Tebessüm edince cebinden para mı çıkacak? Bir tatlı söz söylesen kıyamet mi kopar? 00:05:03.292 --> 00:05:10.168 Gayet kolay bir şey. "Ohh, bozdur bozdur harca!" dediği gibi yani insan böyle yollarla demek ki 00:05:10.209 --> 00:05:15.127 nice sevaplar, sadakalar kazanabilir fakat biz bunları bilememişiz. 00:05:15.959 --> 00:05:21.460 Bilsek bile kendimize âdet haline getirememişiz. İnadına bizim kaşlarımız çatık. 00:05:21.459 --> 00:05:24.377 Ya Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, 00:05:24.709 --> 00:05:28.959 "Kardeşinin yüzüne tebessüm etmen sadakadır." diyor, mübarek gülsene! 00:05:29.334 --> 00:05:33.376 Benim abim biraz şakacıdır, tüccardan bir tanıdığımız var, 00:05:34.918 --> 00:05:38.794 bizi evine nikah merasimine çağırdı kaşları böyle, çatık. 00:05:39.501 --> 00:05:44.850 Abim tutturdu dedi; "Gülsene!" dedi. Gülmedi. 00:05:44.417 --> 00:05:49.626 "Gülsene mübarek!" dedi, bir şaka yaptı, bir şeyler yaptı filan sonunda nihayet güldürdü. 00:05:50.420 --> 00:05:54.459 Yani n'olur insan biraz gülse, biraz hatları yumuşak olsa. 00:05:54.834 --> 00:05:59.168 Biraz güzel tarafından tuttursa, biraz tatlı sözlü olsa. 00:05:59.501 --> 00:06:04.168 Bakın burada da en faziletli sadaka[dan bahsediliyor.] Fazilet ne demek? 00:06:04.626 --> 00:06:08.585 Fazlalık, üstünlük demek. Yani en üstün sadaka, 00:06:08.876 --> 00:06:12.850 birisi ötekisinden biraz daha üstün, bir üstünlüğü var. 00:06:12.830 --> 00:06:15.667 Bu en üstünüymüş, en faziletli sadakaymış, neymiş? 00:06:16.209 --> 00:06:19.168 En yete'alleme'l-mer'u'l-müslimü ılmen. 00:06:19.709 --> 00:06:25.751 "Müslüman kimsenin bir ilim, bir bilgi, bir dinî malumat öğrenmesi." 00:06:26.292 --> 00:06:28.667 Sümme yu'allimehû ehâhu'l-müslime. 00:06:28.667 --> 00:06:33.750 "Sonra götürüp bunu bir başka müslüman din kardeşine öğretmesidir." 00:06:34.167 --> 00:06:39.501 Bakın, dinimiz ilme ne kadar önem veriyor. Ben buradan bir şey dinleyeceğim. 00:06:39.792 --> 00:06:45.293 Mesela siz bu hadîs-i şerîfi dinlediniz, gittiniz, sadakanın başka çeşitleri varmış diye 00:06:45.626 --> 00:06:47.918 işyerinizdeki bir arkadaşınıza söylediniz. 00:06:48.459 --> 00:06:53.584 Veyahut komşunuza söylediniz, veyahut evinizde hanımınıza söylediniz, 00:06:54.420 --> 00:06:56.840 veya erkek kardeşinize söylediniz. 00:06:56.751 --> 00:07:01.918 Ne oluyor? Bu da bir sadaka oluyor. Yani senin burada öğrendiğin bilgiyi götürüp 00:07:01.918 --> 00:07:06.710 bir başkasına hediye etmen, ikram etmen o da bir sadaka oluyor. 00:07:07.000 --> 00:07:13.459 O halde İslâm'ın bu eşsiz emsalsiz, başka hiçbir yerde bulamayacağımız güzelliklerinden, 00:07:13.834 --> 00:07:16.430 hazinelerinden faydalanım. 00:07:16.834 --> 00:07:19.959 Bunların hepsinden istifade edelim, sevap kazanmaya çalışalım. 00:07:20.209 --> 00:07:26.668 Cennetteki derecemizi yükseltmeye çalışalım. Cennetteki imkanlarımızı arttırmaya çalışalım. 00:07:26.959 --> 00:07:33.835 Cennetteki bahçelerimizi süslemeye çalışalım. Cennetteki köşklerimizi ziynetlendirmeye çalışalım. 00:07:34.334 --> 00:07:39.168 Tebessüm edelim, tatlı söz söyleyelim, iyilik yapalım, yolları temizleyelim, 00:07:39.167 --> 00:07:40.918 caminin etrafını temizleyelim. 00:07:41.292 --> 00:07:43.751 Geçen gün konuştuk, Allah razı olsun arkadaşlarımız 00:07:44.420 --> 00:07:46.584 aletlerini getirmişler çapalamaya başlamışlar, güzelleşecek. 00:07:47.420 --> 00:07:51.793 Caminin çevresindeki çimenler sararmış, üstüne basılmış, yapacağız. 00:07:51.918 --> 00:07:56.430 Ben de alacağım, bel alacağım, kazma alacağım camiyi güzelleştireceğiz. 00:07:56.830 --> 00:08:03.250 Dışarıdan bakan bu camiyi güllerin arasında göremeyecek. "Gül camiyi mi kastediyorsun?" diyecek. 00:08:03.501 --> 00:08:08.293 Duvarlara gülleri sardıracağız. Güzellik müslümana yakışan şey. 00:08:08.918 --> 00:08:14.502 İnnellâhe cemîlün yuhibbü'l-cemâle. "Allahu Teâlâ hazretleri güzeldir, güzelliği sever." 00:08:14.542 --> 00:08:18.876 Müslüman da güzelliği sever. Madem Rabbimiz güzelliği seviyor biz de severiz. 00:08:18.876 --> 00:08:25.850 Güzel olan her şeyi severiz; temizliği severiz, dürüstlüğü severiz, adaleti severiz, 00:08:25.459 --> 00:08:34.168 cesareti severiz, vefayı severiz, sadakati severiz, sabrı severiz, şükrü severiz. 00:08:34.709 --> 00:08:39.585 Güzel şeyleri sevmeliyiz. Çirkin şeyleri de sevmeyiz; kalleşliği sevmeyiz, 00:08:39.584 --> 00:08:46.502 dönekliği sevmeyiz ama affetmeyi severiz, bağışlamayı severiz. 00:08:46.918 --> 00:08:56.419 Allah bize İslâm'ın özünü kavrayıp, tadını duyup İslâm'ı bütün derinliğiyle yaşatsın. 00:08:57.375 --> 00:09:04.334 Yaşamaya muvaffak etsin. [Amin]. Bu akşam okumak istediğim ikinci hadîs-i şerîf. 00:09:04.250 --> 00:09:07.709 Bu hadîs-i şerîfleri iki gün sonra sorabilirim bir arkadaşa. 00:09:08.830 --> 00:09:11.917 Onun için can kulağıyla herkes dinlesin. Hem başkasına anlatacak 00:09:12.000 --> 00:09:16.667 hem de belki hoca yarın öbür gün sorar diye hatırında iyi tutsun, kalem kağıdı varsa yazsın. 00:09:17.125 --> 00:09:27.500 Efdalü'l-fadâili en tesıle men kata'ake ve tu'tiye men harameke ve tasfeha ammen zalemeke. 00:09:28.125 --> 00:09:30.542 Bu da Muaz radıyallahu anh'ten, 00:09:30.584 --> 00:09:34.751 Taberânî rahmetullahi aleyh tarafından rivayet edilmiş bir hadîs-i şerîf. 00:09:35.125 --> 00:09:39.250 Burada Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; "Faziletlerin en üstünü." 00:09:39.334 --> 00:09:45.960 Çeşitli faziletler var; dürüstlük bir fazilet, güzel huyluluk bir fazilet, sabırlılık bir fazilet, 00:09:46.417 --> 00:09:48.459 sakinlik, vakar bir fazilet. 00:09:48.792 --> 00:09:53.420 Faziletlerin en üstünü nedir? Buyuruyor ki Peygamber Efendimiz; 00:09:53.000 --> 00:10:03.209 En tesıle men kata'ake. "Seninle ilgiyi kopartmış, ahbaplığı kesmiş olan kimseye senin gidip 00:10:03.667 --> 00:10:07.585 ziyaret yapman, alakayı devam ettirmendir." 00:10:08.459 --> 00:10:18.251 Hoca şimdi, zor bir iş söyledin bak. Adam benimle küsüşmüş ben ona gidip de önünde yalvarır mıyım? 00:10:18.292 --> 00:10:23.834 Yalvarmam. Dünyada yalvarmam. Dünyada yalvarmazsan âhirette pişman olursun. 00:10:24.375 --> 00:10:27.334 Yani Allah buna sevap veriyor. 00:10:27.334 --> 00:10:31.376 Sen Allah rızası için gideceksin dargın olduğun kardeşinle barışacaksın. 00:10:31.834 --> 00:10:38.430 O senden ilgiyi koparmış n'oluyor? Camiden kopardığı gibi sürüden ayrılanı kurt kapar. 00:10:38.420 --> 00:10:43.420 Yarın öbür gün duyacaksın içkiye başlamış. Yarın öbür gün bakacaksın esrara alışmış. 00:10:43.167 --> 00:10:47.292 Yarın öbür gün bakacaksın bir kadınla düşüyor kalkıyor. 00:10:47.792 --> 00:10:53.668 Çünkü sürüden ayrıldı, şeytan onu zaten yalnız yakalamak için şey yapıyor. 00:10:54.667 --> 00:11:02.293 Demek ki alakayı kesene gideceğiz. "Canım dünyada bir tane o mu arkadaş kaldı, gelmezse gelmesin. 00:11:02.918 --> 00:11:09.918 Gelmezse başka arkadaş mı yok?" demeyelim. Bir insanı kazanmak az bir şey değil. 00:11:10.830 --> 00:11:13.584 Yani insan kazanmaya bakalım, insan harcamaya bakmayalım. 00:11:14.250 --> 00:11:18.542 İnsan kazanmaya gayret edelim. Gitmeyene gideceğiz, bir. 00:11:18.959 --> 00:11:24.418 Ve tu'tiye men harameke. "Seni mahrum bırakana, sana vermeyene, senin vermendir." 00:11:24.459 --> 00:11:28.709 Faziletlerin en üstünü bu. Geçenlerde ben ondan borç istemiştim vermedi. 00:11:29.125 --> 00:11:33.792 Biliyorum cebinde deste deste paralar, dolarlar vardı vermedi. 00:11:34.209 --> 00:11:38.251 Şimdi o da sıkışmış bende ona vermeyeceğim. Cebimde var istersen göstereyim ama vermem. 00:11:38.626 --> 00:11:49.850 Neden? O bana vermedi de onun için. Ha, bu böyle olabilir ama vermeyene vermek sevap. 00:11:49.830 --> 00:11:53.875 O sana vermemiş, seni mahrum bırakmış, senden esirgemiş sen veriyorsun. 00:11:54.209 --> 00:11:59.100 Allah seni sever. O senden alakayı kesmiş, sen gidiyorsun Allah seni sever. 00:11:59.292 --> 00:12:03.840 Evet, biraz insanın nefsine ağır gelir ama Allah sever. 00:12:04.420 --> 00:12:07.834 Bizim kardeşlerimizden bir mühendis vardı, üniversitede asistandı o zaman, 00:12:07.834 --> 00:12:10.209 ondan sonra da özel teşebbüse geçti. 00:12:10.417 --> 00:12:14.251 Şimdi büyük inşaatlar yapan zengin bir mühendis kardeşimiz. 00:12:14.542 --> 00:12:19.126 İlk defa derviş olmuş, hocası da ona demiş ki; 00:12:19.125 --> 00:12:26.125 "Madem derviş oldun, kimin üzerinde hakkı varsa git öde. Dargın olduğun kimselerle barış. 00:12:28.167 --> 00:12:32.584 Yani işlerini düzene sok, eski hesapları kapat." diye nasihat etmiş. 00:12:33.125 --> 00:12:38.584 O da birkaç gün geçtikten sonra hocaefendimizin yanına gelmiş, demiş ki; 00:12:38.584 --> 00:12:43.502 "Hocam, dediklerinizi yapıyorum ama bana bu işleri yapmak çok zor geliyor. 00:12:43.751 --> 00:12:46.585 Yani adamın yanına gidiyorum, zaten kendim darılmışım, 00:12:46.709 --> 00:12:50.293 'Git, bir daha seninle konuşmam!' filan demişim, şimdi yalvarmak gibi, 00:12:50.792 --> 00:12:55.420 ben kendim ona yalvarıyorum gibi gidiyorum bağış mağış yapıyorum, çok ağır geliyor. 00:12:55.292 --> 00:12:59.918 İzzet-i nefsime dokunuyor." demiş. "İzzet-i nefsime dokunuyor." demiş. 00:13:00.000 --> 00:13:05.584 Bunu duymuşsunuzdur izzet-i nefis, yani insanın gururu, izzet-i nefsi. 00:13:06.000 --> 00:13:10.918 O zaman hocaefendi demiş ki; "Ah evladım, nefsin izzeti mi olur?" 00:13:11.459 --> 00:13:15.918 Nefsin izzeti tepelenecek bir düşman, bizim düşmanımız. 00:13:16.459 --> 00:13:21.126 Düşmanın aziz olması, kıymetli olması istenen bir şey midir? 00:13:21.167 --> 00:13:23.918 Düşman dediğin ayaklar altında olması lazım. 00:13:25.167 --> 00:13:30.126 Nefsi tepelemek lazım, nefsi yenmek lazım, nefsi söz sahibi etmemek lazım. 00:13:30.125 --> 00:13:35.709 Nefsin arzularının peşine takılmamak lazım. Aklı nefse hakim kılmak lazım. 00:13:36.125 --> 00:13:39.208 Müslüman nefsi yendiği zaman kıymetli müslüman oluyor. 00:13:39.167 --> 00:13:42.834 Derviş nefsine hakim olduğu zaman iyi derviş, olgun insan oluyor. 00:13:42.834 --> 00:13:48.668 Yunus Emre gibi oluyor, Eşrefoğlu Rûmî gibi oluyor, Erzurumlu İbrahim Hakkı gibi oluyor. 00:13:48.667 --> 00:13:53.334 Asırlar boyu şöhreti, sevgisi yaşayan bir insan oluyor. 00:13:53.375 --> 00:13:56.834 Onun için "Nefsin izzeti mi olurmuş a evladım!" demiş. 00:13:56.834 --> 00:14:02.209 "O zaman ayıktım!" diyor, yani bazı kelimeleri kullanıyoruz farkına varmadan kullanıyoruz. 00:14:02.876 --> 00:14:06.430 Nefsin izzeti demek gurur demek, yakışmaz ki müslümana. 00:14:06.459 --> 00:14:12.542 Müslüman gururuyla, kibiriyle, ücubuyla, nefsine değer vererek, nefsini kabartarak, 00:14:12.542 --> 00:14:18.792 şişirerek hindi gibi ortalıkta dolaşmayacak, Allah'ın sevdiği huyları elde etmeye çalışacak. 00:14:19.000 --> 00:14:27.667 Allah'ın rızasını kazanmaya çalışacak. Nefsine zorlukta olsa onu yapması sevaplı ise yapacak. 00:14:28.000 --> 00:14:33.459 Demek ki alakayı kesene gideceğiz, vermeyene, esirgeyene vereceğiz. 00:14:33.876 --> 00:14:40.418 Ve tasfeha ammen zalemeke. "Sana zulmedeni de affetmendir." diyor Peygamber Efendimiz. 00:14:40.751 --> 00:14:46.335 O bana filanca zaman ağır bir söz söylemişti hatta caminin dışında 00:14:46.334 --> 00:14:49.293 sandalyeyi kaldırıp kafama geçirmişti. 00:14:49.292 --> 00:14:54.168 Kavga etmiştik ben bir daha onunla konuşmam. İşte o sana zulmetmiş sen onu affet. 00:14:54.542 --> 00:14:59.876 Falanca zaman o bana yakamdan tuttu da, şöyle etti de böyle etti de. İşte sen onu affet. 00:15:00.000 --> 00:15:03.876 Tamam, o bir kabahat işlemiş. Çok ağır bir söz sözledi hocam, 00:15:03.876 --> 00:15:06.710 senin yanında söyleyemeyeceğim ağır hakaretler etti bana. 00:15:06.918 --> 00:15:10.377 Tamam, zulmetmiş ama affet, Allah affetmeyi seviyor. 00:15:10.792 --> 00:15:18.792 Muhterem kardeşlerim! Biraz dertler açılan, dert söylenen bir insanım. 00:15:19.000 --> 00:15:25.000 Türkiye'de de öyle, başka yerde de öyle. İnsanlar arasındaki, topluluklar arasındaki, 00:15:25.830 --> 00:15:31.125 müslümanların grupları arasındaki sıkıntıları, çekişmeleri, vesaireleri biliyorum. 00:15:31.918 --> 00:15:42.710 Bunların hepsinin şifası, çaresi bu hadîs-i şerîflerde, bu güzel huylarda. Dervişlik ahlakı bu. 00:15:43.830 --> 00:15:46.830 Bu Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in ahlakı. 00:15:46.334 --> 00:15:51.584 Kötülük yapana kötülük yaparsın, sana yumruk atana sen de yumruk atarsın, camını kırarsın, 00:15:51.584 --> 00:15:55.335 arabasına bomba koyarsın havaya uçurursun, 00:15:55.834 --> 00:15:59.543 bir köşede yakalarsan bütün tabancadaki mermileri 00:15:59.584 --> 00:16:04.100 şakır şakır şakır şakır üstüne boşaltırsın filan filan. 00:16:04.000 --> 00:16:09.834 Ama işte İslâm o değil. İslâm Peygamber Efendimiz'in tavsiye ettiği şey bu. 00:16:10.292 --> 00:16:16.210 İyiliğe iyilikle mukabele etmek mümkün. Kötülüğe de kötülükle mukabele etmek herkesin 00:16:16.209 --> 00:16:22.334 yaptı bir şey ama kötülüğe iyilikle mukabele edersen cemiyetteki hastalıklar düzelebiliyor. 00:16:22.334 --> 00:16:29.100 Kırgınlıklar izale edilebiliyor, gönüller birbirleriyle telif edilebiliyor, 00:16:29.000 --> 00:16:31.959 insanlar o zaman mutlu yaşayabiliyorlar. 00:16:32.292 --> 00:16:39.667 İnce ince küçük küçük hesaplar yaparsan, kin tutarsan, unutmazsan o zaman 00:16:40.167 --> 00:16:42.126 kırgınlıklar ilânihâye devam ediyor. 00:16:42.501 --> 00:16:49.210 İleriye doğru devam ediyor. Herkes biribirleriyle darıla darıla, darıla darıla kendi evinde 00:16:49.209 --> 00:16:50.626 yalnız başına kalıyor. 00:16:50.709 --> 00:16:55.751 Karısıyla da darılıyor haydi aile yuvası da bozuluyor. Çocuklarıyla da darılıyor. 00:16:55.918 --> 00:17:00.960 Tamam kimse kalmıyor. Oh tamam, herkesle darıldık, şimdi sen sağ ben selamet, 00:17:01.000 --> 00:17:04.417 otur köşeye kendi başına, aynayı karşına al kendini seyret. 00:17:05.375 --> 00:17:11.840 Müslümanlık sabır dinidir. Bir üzücü bir şey olduğu zaman sabredersin, 00:17:11.459 --> 00:17:17.335 birisi kötülük yaptığı zaman iyilikle mukabele edersin, kötüye uymazsın. 00:17:19.830 --> 00:17:23.375 Kötüyle uğraşmaktan çalıyı dolaşmak daha hayırlıdır. 00:17:23.876 --> 00:17:29.430 Öbür taraftan dönüverirsin. Peki peki dersin, olur biter. Allah böyle kulları sever. 00:17:29.417 --> 00:17:36.500 O zaman çok hayırlara nail olur insanlar. Cemiyetimiz de mutlu olur, camilerimiz de kalabalık olur. 00:17:36.542 --> 00:17:40.209 Başarımız da çok olur. Düşman da aramıza girmeye fırsat bulamaz. 00:17:40.501 --> 00:17:44.876 Düşmanlar saldıramaz. Bunlara saldırırsam başıma bir çok şeyler gelir, 00:17:44.876 --> 00:17:48.377 bunlar biribirini çok iyi tutan insanlardır der. 00:17:48.959 --> 00:17:54.209 Hem dünya üzerinde öteki müslümanların biribirleriyle böyle bu tarzda bağlanması lazım 00:17:54.167 --> 00:18:01.430 hem kendi guruplarımız içinde biribirimize muhabbetimizin böyle olması lazım. 00:18:01.375 --> 00:18:06.251 Rabbimiz bize sevdiği ahlakı, Peygamber Efendimiz'in ahlakını nasip eylesin. 00:18:06.667 --> 00:18:09.840 Yolunda daim zikrinde kaim eylesin. 00:18:09.830 --> 00:18:13.917 Rızasını kazanıp sevdiği kullarla cennetine cemaline ermeyi nasip eylesin. 00:18:14.420 --> 00:18:18.376 Fâtiha-ı şerîfe meal besmele-i şerîfe.