WEBVTT 00:00:00.420 --> 00:00:04.840 Aziz ve muhterem, sevgili müslüman kardeşlerim! 00:00:04.292 --> 00:00:16.375 Allahu Teâlâ hazretlerinin şu mübarek gecede lütf u rahmeti, selâmı, bereketi, 00:00:17.209 --> 00:00:21.835 ihsanı ve ikramı cümlemizin üzerine olsun. 00:00:23.417 --> 00:00:32.792 Rabbimiz Teâlâ ve Tekaddes hazretleri Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'i 00:00:33.667 --> 00:00:40.917 bundan asırlardır önce böyle bir Receb ayının böyle bir gecesinde 00:00:41.375 --> 00:00:50.625 hiçbir beşere nasip olmayacak büyük füyuzâta ve tecellîlere mazhar eylediği gibi 00:00:51.209 --> 00:01:02.501 onun ümmetinden olan biz âciz ve nâciz kullarını da marifetine ve muhabbetine 00:01:02.792 --> 00:01:11.334 sahip, nâil ve mazhar eylesin. Dünya ve âhirette saadet ehli eylesin. 00:01:12.209 --> 00:01:22.543 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'i en güzel tarzda takip ederek, 00:01:22.667 --> 00:01:30.667 sünnet-i seniyyesine en güzel tarzda ittibâ eyleyerek yüzlerce şehidin kazandığı sevapları kazanmayı 00:01:30.918 --> 00:01:40.460 nasip ve müyesser eylesin. Çok kıymetli kardeşlerim! Allah sizlerden razı olsun. 00:01:41.542 --> 00:01:50.751 Böyle yabancı bir diyarda böyle bir kandil gününde sizler olmasaydınız boynumuz bükük, mahzun kalırdık. 00:01:51.292 --> 00:02:00.459 Ama Allah ecrinizi kat kat ziyade eylesin ki bu yabancı diyarlarda camiler bina etmişsiniz. 00:02:00.834 --> 00:02:08.710 Muhabbetle cemaatler kurmuşsunuz. Birbirlerinize ikramlarda bulunarak ziyafetler veriyorsunuz. 00:02:09.167 --> 00:02:18.250 Ve böylece insan garipliğin verdiği burukluktan kurtulup içi sevinçle dolarak 00:02:19.417 --> 00:02:26.792 Allahu Teâlâ hazretlerine hamd ü senâ ediyor. Muhterem kardeşlerim! 00:02:27.250 --> 00:02:34.333 Bu akşam Receb'in yirmiyedinci gününün akşamıdır. 00:02:34.751 --> 00:02:41.335 Akşam ezanıyla beraber Receb'in 26'sı bitti, 27'si başladı. 00:02:41.667 --> 00:02:50.959 Çünkü bizim takvim sistemimize göre, İslâmî sisteme göre gün akşam ezanıyla bitiyor. 00:02:51.334 --> 00:02:58.168 Eski gün bitiyor, yeni gün başlıyor. Onun için gece önce geliyor. Bizde gece 12'de geliyor. 00:02:58.501 --> 00:03:00.710 Yani bir yeni gün 12'de geliyor. 00:03:00.959 --> 00:03:05.126 İslâmî anlayışta 12'de gelmiyor, daha erken geliyor. 00:03:05.209 --> 00:03:15.292 Yani ondan 6-7 saat önce gelmiş oluyor. Şu anda biz Receb'in yirmiyedinci gecesindeyiz. 00:03:17.250 --> 00:03:24.917 Hicretten bir yıl kadar önce Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem henüz daha Mekke-i Mükkereme'deyken, 00:03:25.209 --> 00:03:36.668 o anlayışsız, kaba saba müşriklerin sözle ve fiilen yaptıkları sataşmalara sabredip 00:03:36.751 --> 00:03:44.918 günlerini geçirirken Rabbimiz kendisine böyle bir mübarek Receb ayında 00:03:45.751 --> 00:03:51.710 çok büyük şerefler bahşetmiş ve mirâcını nasip eylemiş. 00:03:53.250 --> 00:04:02.168 Muhterem kardeşlerim! Mirâc'a Kur'ân-ı Kerîm'de; 00:04:05.125 --> 00:04:11.125 Sübhâne'llezî esrâ bi-abdihî leylen mine'l-mescidi'l-harâmi ile'l-mescidi'l-aksâ 00:04:11.375 --> 00:04:15.750 âyet-i kerîmesinde işaret ediliyor. 00:04:16.167 --> 00:04:21.334 Ve'n-necmi izâ hevâ. Mâ dalle sahibüküm ve mâ ğavâ. 00:04:21.792 --> 00:04:27.834 Ve mâ yantiku ani'l-hevâ in hüve illâ vahyun yûhâ diye başlayan 00:04:28.209 --> 00:04:34.793 Necm sûresinde de mirâca ait tasvirler mevcut bulunuyor. 00:04:35.125 --> 00:04:43.292 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem demin baş tarafını okumuş olduğum hadîs-i şerîfte diyor ki; 00:04:43.584 --> 00:04:52.335 "Ben Hatim'de oturmakta iken..." Hatim, noktasız ha ve ti ile. 00:04:52.542 --> 00:04:58.126 Hatim, Kâbe-i Müşerrefe'yi gidip görenler hatırlayacaklar, 00:04:58.375 --> 00:05:03.458 Altınoluk'un olduğu tarafta yarım daire şeklinde, iki tarafı açık, 00:05:03.918 --> 00:05:09.710 insanın göğsü hizasında bir dairevî duvar var, orası. 00:05:10.167 --> 00:05:19.959 O duvarın iç tarafına "Kâbe'nin Hatim'i" derler. Orası aslında Kâbe'nin içi idi. 00:05:20.125 --> 00:05:30.500 Hatta Abdullah b. Zübeyr radıyallahu anh bir ara, Hz. Hüseyin Efendimiz'in şehit edilmesinden sonra 00:05:33.292 --> 00:05:39.375 Mekke-i Mükerreme'de halife olunca hemen Kâbe-i Müşerrefe'yi Peygamber Efendimiz 00:05:39.417 --> 00:05:44.126 bir keresinde temenni eylemişti diye oraya kadar büyüttü. 00:05:44.292 --> 00:05:50.430 "Orası da Kâbe'dendir, imkânım olsaydı orayı da Kâbe'ye katardım." buyurdu diye Peygamber Efendimiz, 00:05:50.542 --> 00:05:56.625 oraya kadar duvarını genişletti. Kâbe-i Müşerrefe'yi böyle uzun bir hâle getirdi. 00:05:56.918 --> 00:06:03.502 Fakat kendisini şehit ettikten sonra Emevîler onun inşa ettiği kısmı da yıktılar, 00:06:03.501 --> 00:06:09.419 Kâbe'yi bugünkü temelleri üzerinde yeniden o tarafını inşa ettiler, 00:06:09.459 --> 00:06:11.960 bu tarafı alçak duvarlı olarak öyle kaldı. 00:06:12.334 --> 00:06:17.334 Ama bunda da Allah'ın bir hikmeti var. 00:06:17.709 --> 00:06:25.335 Çünkü herkes o Kâbe-i Müşerrefe'nin o Altın Kapısına merdiven dayayıp çıkamaz. 00:06:25.584 --> 00:06:30.918 O Altın Kapı herkese açılmaz. Oradan içeriye girmek herkese nasip olmaz. 00:06:30.918 --> 00:06:37.669 O senede bir defa, iki defa açılıyor. Ancak devlet reisleri ve çok itibarlı misafirler, 00:06:37.876 --> 00:06:44.585 bakanlar, devlet başkanları vesaire içeriye girip namaz kılabiliyorlar. 00:06:45.830 --> 00:06:49.333 Bizim gibi fukarâya Kâbe'nin içi olarak neresi kalıyor? 00:06:49.459 --> 00:06:53.834 Hatim kısmı kalıyor. Orası da Kâbe'nin içinden ama açık, iki tarafı serbest. 00:06:53.959 --> 00:06:55.668 Bu tarafta bir alçak duvar var. 00:06:55.709 --> 00:07:00.627 Girersin içeriye, namaz kılarsın, Kâbe'nin içinde namaz kılmış olursun, o sevapları alırsın. 00:07:00.959 --> 00:07:02.959 İşte orada uyuyormuş. 00:07:03.334 --> 00:07:08.850 "Uzanmış şöyle yaslanmış durumdaydım..." diyor Peygamber Efendimiz. 00:07:08.584 --> 00:07:20.430 Yaslandığı esnada kendisine melekler gelerek göğsünü yarıp kalbini çıkartıp 00:07:20.167 --> 00:07:26.334 altından ve içi iman dolu bir kap, bir leğen içinde onu yıkadıktan sonra içine 00:07:26.584 --> 00:07:32.709 zemzem suyuyla yıkadıktan sonra içine iman doldurulup, yakîn doldurulup yerine 00:07:32.834 --> 00:07:36.710 getirildiği anlatarak bu olağanüstü hâdiseleri rivayet ediyor. 00:07:36.834 --> 00:07:48.430 Bu mânevî ameliyelerden sonra, yani kalbi zemzemle yıkanıyor, içine 00:07:47.834 --> 00:07:57.460 feyiz, iman dolduruluyor. Ondan sonra kendisine Burak denilen bir binek getirilmiş. 00:07:58.167 --> 00:08:03.126 Bu[nu] "katırdan biraz daha küçük, merkepten biraz daha büyük" diye tarif ediyor 00:08:03.125 --> 00:08:06.334 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz; 00:08:06.667 --> 00:08:12.959 ama "Adımını gözün gördüğü yere atıyor ve oraya ulaşıyordu." diye bildiriyor. 00:08:13.830 --> 00:08:20.292 Böyle bir mânevî veyahut bizim aklımızın almadığı, bizim görmediğimiz bir binek ile 00:08:20.667 --> 00:08:29.100 oradan bir gecede Burak'a binerek Mekke-i Mükerreme'den Filistin'deki -Kudüs'teki- Mescid-i Aksâ'ya, 00:08:29.420 --> 00:08:33.751 Kudüs'teki Mescid-i Aksaya getiriliyor. Bir gecede... 00:08:35.830 --> 00:08:40.420 Bu bir gecede oradan oraya getirilme hâdisesi âyet-i kerîmede açıkça bildiriliyor: 00:08:40.542 --> 00:08:44.667 Sübhâne'llezî esrâ bi-abdihî leylen. "Bir gecede..." 00:08:44.792 --> 00:08:48.418 Mine'l-mescidi'l-harâmi. "Mekke'deki Mescidi'l-Haram'dan..." 00:08:48.709 --> 00:08:54.792 İle'l-Mescidi'l-aksâ. "Mescid-i Aksâ'ya" getirildiği ayan beyan bildiriliyor. 00:08:55.000 --> 00:08:58.918 Âmennâ ve saddaknâ. Allahu Teâlâ hazretleri her şeye kâdir. 00:08:59.375 --> 00:09:07.334 Eski insanlar kitaplarda bu meseleleri anlamakta, izah etmekte uzun sözler söylemişler. 00:09:07.501 --> 00:09:13.252 Ben hiç tereddüt etmiyorum. Şimdi televizyonlar var, görüyoruz. Uzay filmleri var, görüyoruz. 00:09:13.375 --> 00:09:21.126 Bir taraftan ışınlanıyor, öbür tarafa gidiyor diye bu zamanın insanı bu gibi şeyleri garip görmez. 00:09:21.667 --> 00:09:28.917 Bunlar olabilir. İnsan ilim ve fende, teknolojide ilerlemiş milletlerin yaptıkları 00:09:29.209 --> 00:09:35.751 olağanüstü gibi görünen şeyleri gördükten sonra tabii bunların Allahu Teâlâ hazretleri 00:09:35.792 --> 00:09:42.668 kâinâtın Hâlıkı ve sahibi olduğu için kulunu bizim bilmediğimiz bir şekil ile, 00:09:43.125 --> 00:09:51.334 tâbir-i câiz ise ışınlayarak bir gecede Mekke-i Mükerreme'den Kudüs'e kadar götürmeye kâdirdir. 00:09:51.667 --> 00:09:58.840 Onun şânı her türlü noksandan münezzehdir. Götürmüştür. Âmennâ ve saddaknâ. Elbet götürdü. 00:09:58.125 --> 00:10:04.167 Tabii götürebilir. O da götürülmeye layık, Allahu Teâlâ hazretleri de götürmeye kâdir. 00:10:04.459 --> 00:10:06.377 Peygamber Efendimiz'i götürdü. 00:10:06.501 --> 00:10:16.168 Acaba bu götürme, hani "Madem böyle yaslanmış, kendinden geçtiği bir sırada hayalinden, 00:10:16.501 --> 00:10:22.668 rüyada filan mı gitmiş olabilir?" diye düşünebiliriz. O da mümkün. 00:10:22.792 --> 00:10:32.334 Çünkü salih, güzel bir rüya peygamberlik müjdelerinden, alâmetlerinden; 00:10:32.375 --> 00:10:40.584 Peygamberlik tabi peygamberliğin kırkta veya kırk dokuzda biri olan bir hâdise. 00:10:40.667 --> 00:10:44.334 Rüya da olabilir. Ama acaba bu rüya mı? 00:10:44.918 --> 00:10:52.627 Rüya değil kardeşlerim. Kitapları dikkatle okuduğumuz zaman çok enteresan bilgilerle karşılaşıyoruz. 00:10:52.918 --> 00:10:58.252 Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem kendisine bildirildiği için 00:10:58.667 --> 00:11:04.959 bu bildiklerini Kureyş'e söylüyor. Kureyş sabahleyin artık karmakarışık oluyorlar. 00:11:05.420 --> 00:11:08.793 Hatta zayıf imanlı bazı kimseler imandan çıkmış. 00:11:09.292 --> 00:11:14.126 Diyorlar ki; "Madem Kudüs'e gittin, anlat bakalım Kudüs'ü... 00:11:14.918 --> 00:11:17.502 Kaç tane kapısı var? Kaç tane penceresi var?.." 00:11:17.667 --> 00:11:21.750 Şimdi ben size sorsam: "Kobruk camisinin kaç tane penceresi var?" Bilir misiniz? 00:11:22.292 --> 00:11:25.501 İçinde kaç defa namaz kıldınız? İnsan dikkat etmez ki... 00:11:26.125 --> 00:11:32.125 Peygamber Efendimiz üzülüyor. Ama Allahu Teâlâ hazretleri gözünün önünden perdeyi kaldırıyor; 00:11:32.375 --> 00:11:40.709 Kuds-ü Şerîf, Mescid-i Aksa karşısında. İstediği kadar sordukları bütün teferruâtı bir bir söylüyor. 00:11:41.420 --> 00:11:45.100 "Şu kadar kapısı var. Bu kadar penceresi var. Pencerenin üstünde şu nakışı var. 00:11:45.125 --> 00:11:48.876 Şurası şöyle, burası böyle..." Hepsini söylüyor. Diyorlar ki; 00:11:49.125 --> 00:11:55.430 "Tamam, tariflerin bizim de bildiğimiz Kudüs'e uyuyor. Peki, bizim bir kervanımız gitmişti. 00:11:55.250 --> 00:11:59.420 Kervanımız geliyordu, yolda ona rastladın mı bakalım?" 00:11:59.209 --> 00:12:06.876 İmtihan, inanmadıkları için Peygamber Efendimiz'i sıkıştırmak istiyorlar. 00:12:08.375 --> 00:12:12.876 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri diyor ki; "Evet, kervanınıza rastladım." 00:12:14.292 --> 00:12:21.100 "Kervanınıza rastladım." denince anlaşılıyor ki bu hâdise sadece basit bir rüya değil. 00:12:21.792 --> 00:12:27.209 "Kervanınıza rastladım." diyor. "Hatta, onlar develerinden birisini kaybetmişlerdi, 00:12:27.375 --> 00:12:30.126 tabii ben yukardan devenin nerede olduğunu görüyorum, 00:12:30.334 --> 00:12:34.126 onlara 'Deveniz şu taraftadır.' diye yol gösterdim, tarif ettim, 00:12:34.167 --> 00:12:36.626 'Şu tarafa gidin.' diye yukarıdan seslendim." diyor. 00:12:36.834 --> 00:12:42.959 "Hatta bir devenin arkasında, su kabında su vardı, susamıştım, o sudan içtim. 00:12:42.959 --> 00:12:48.376 İsterseniz geldikleri zaman sorun bakalım, o su ne olmuş, hatırlayacaklar mı?" diyor. 00:12:48.501 --> 00:12:50.210 Buradan anlaşılıyor ki rüya olsa [bu olaylar olmaz.] 00:12:50.250 --> 00:12:56.420 Gidip de geldiği zaman soruyorlar; o su azalmış, bitmiş. Yani onlar da hayret etmişler. 00:12:56.167 --> 00:13:02.417 "Ya bu sımsıkı ağzı kapalı bir kabımızdaki su, nasıl bitti?" diye zaten oradan onların dikkatleri çekilmiş. 00:13:02.626 --> 00:13:06.544 Oradan biliyorlar. Geldiği zaman da [söylenince] anlaşılıyor. 00:13:06.626 --> 00:13:10.668 Ben onu şunu anlatmak için size naklediyorum: 00:13:10.792 --> 00:13:14.100 Peygamber Efendimiz sadece bir rüyada gitseydi su içmezdi. 00:13:14.709 --> 00:13:18.100 Sadece bir rüyada gitmiş olsaydı kervanı görmezdi. 00:13:18.167 --> 00:13:24.376 Sadece bir rüyada gitmiş olsaydı kervanın kaybolmuş devesinin yerini ötekilere seslenip söylemezdi. 00:13:24.626 --> 00:13:29.793 Bu bir gidiş ama herkesin başına gelmeyen bir gidiş olduğu için 00:13:30.000 --> 00:13:35.830 bizim anlamamız ve anlatmamız zor, o kadar. Yoksa gitmiş, besbelli. 00:13:35.375 --> 00:13:41.834 Zalimler; "Hayır, bu sihirdir!" diyorlar. Sihir olsa böyle mi olur? Buna sihir mi derler? 00:13:42.292 --> 00:13:48.168 Sihir değil, bu peygamberlik. Ama onların kafası almıyor. 00:13:48.292 --> 00:13:53.542 Allah hidayet nasip etmemiş de kalpleri kara olduğundan gerçekleri görmüyorlar. 00:13:54.420 --> 00:13:59.334 Ama bu rivayetlerden ve tarihe geçmiş olan bu münâkaşalardan 00:13:59.751 --> 00:14:04.918 -Çünkü Kureyşliler itiraz ettiklerine göre, hâdise olmuş ki itiraz etmiş[ler]- 00:14:06.584 --> 00:14:10.626 itirazlarından hâdisenin olduğu anlaşılıyor. Tarih kitaplarına geçmiş. 00:14:11.000 --> 00:14:15.667 Böyle incelenmesi yapılmış olan bu hâdiselerden anlaşılıyor ki 00:14:15.751 --> 00:14:20.669 Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bu gece, 00:14:20.751 --> 00:14:29.210 yani 1400 küsur sene önce Receb'in bu gecesi Kâbe-i Müşerrefe'nin oradan 00:14:29.792 --> 00:14:35.710 aynı gecede Kuds-ü Şerîf'e gitti." Burak'la gitti. Burak nasıl? 00:14:36.417 --> 00:14:39.126 Allah cennette bindirsin de görelim... 00:14:39.375 --> 00:14:44.251 Ama burada uçağa biniyoruz, otomobile biniyoruz da Burak'a binmedik daha... 00:14:44.459 --> 00:14:51.626 Allah nasip eder, inşaallah bineriz. Burak'la gitti. Kudüs'e kadar gitti. Kudüs'ü tarif etti. 00:14:51.667 --> 00:14:56.750 Yolda kervanı tarif etti. Su içtiğini söyledi, vesaireyi söyledi... Demek ki rüya değil. 00:14:58.000 --> 00:15:03.125 Demek ki hayalinden birtakım şeyler kendisine oturduğu yerden gösterilmiş değil. 00:15:03.209 --> 00:15:08.430 Burası önemli. Çok önemli noktası bu, rivayetlerden anlaşıldığına göre... 00:15:08.420 --> 00:15:12.376 Zaten bizim ehli sünnet ve'l-cemaat ulemâmız demişler ki; 00:15:12.459 --> 00:15:18.168 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in İsrâsı ruh mea'l-cesed'dir. 00:15:18.375 --> 00:15:24.209 Çünkü rüya olsa herkes rüya görebilir. O bir önemli bir hâdise değil ki, mucize değil ki. 00:15:24.292 --> 00:15:27.430 Ben de görürüm. Ben de yatarım, bir rüya görürüm. 00:15:27.375 --> 00:15:29.625 Sabahleyin kalkarım, derim ki; "Havalarda uçtum." 00:15:30.459 --> 00:15:33.459 "Hadi canım sen de, havalarda uçulur mu?" der mi hiçbir kimse bana? 00:15:33.834 --> 00:15:42.100 Demez. Çünkü kendisi uçmuştur. Yani herkes uçar. Rüyada uçulur. Rüyada denizde yürünür. 00:15:42.417 --> 00:15:47.792 Rüyada her şey olabilir. Hiç kimse de rüyayı anlatırken "Hadi canım, yalan söylüyorsun!" demez. 00:15:48.830 --> 00:15:54.709 "Demek böyle görmüş." der. Rüya mucize değil, herkesin başına gelebilen bir hâdise. 00:15:54.792 --> 00:16:02.100 Ama bu İsra yani bir gecede Mekke'den Medine'ye götürülüşü mucize. 00:16:03.751 --> 00:16:09.418 Kuds-ü Şerîf'ten semalara çıkartılışı mucizelerin mucizesi, ikramların ikramı, 00:16:09.417 --> 00:16:15.251 hiçbir kula sağlığında nasip olmamış büyük bir tecellî. 00:16:15.542 --> 00:16:18.430 Musa aleyhisselam Tur dağına çıktığı zaman; 00:16:18.459 --> 00:16:24.960 Kâle erinî enzur ileyk. "Yâ Rabbi! Hadi kendini göster bana, seni göreyim!" dedi. 00:16:25.292 --> 00:16:26.375 Ona buyuruldu ki; 00:16:26.459 --> 00:16:31.626 Len terânî. "Sen beni göremezsin, göremeyeceksin. Tahammül edemezsin." 00:16:31.584 --> 00:16:35.876 Velâkini'nzur ile'l-cebeli fe-enistekarra mekânehû fesevfe terânî. 00:16:36.292 --> 00:16:42.542 "Şu dağa bir bak. Ben o dağa bir tecelli edeyim de o koca sağlam dağ, o kayalarıyla, o tepeleriyle, 00:16:42.751 --> 00:16:46.335 o yekpâre dağ benim tecellime dayanabilirse..." 00:16:46.501 --> 00:16:51.584 Fesevfe terânî. "O zaman sen de beni göreceksin demektir. Hadi bakalım..." 00:16:52.876 --> 00:17:03.293 Felemmâ tecellâ Rabbuhû li'l-cebeli cealehû dekken ve harra Mûsâ saikâ. "Allahu Teâlâ hazretleri 00:17:03.334 --> 00:17:07.168 Tur dağına tecellî edince dağ parça parça oldu 00:17:07.292 --> 00:17:13.417 ve Musa aleyhisselam baygın düştü." O tecellinin seyrine bile tahammül edemedi. 00:17:14.751 --> 00:17:23.850 Ama Allahu Teâlâ hazretleri Peygamber Efendimiz'i Kuds-ü Şerîf'ten yedi kat semayı geçirip 00:17:23.209 --> 00:17:30.334 Arş'ı, Kürsü'yü gezdirtti, cevelân ettirdi. Arş'ı, Kürsü'yü cevelân eyleyen. 00:17:31.375 --> 00:17:36.500 Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Kuds-ü Şerîf'e geldikten sonra 00:17:36.876 --> 00:17:43.918 Kudüs'ten yukarıya mirâc eyledi. "Mirâc çok güzel bir şey." diyor Peygamber Efendimiz. 00:17:44.000 --> 00:17:49.667 "Bana Miraç getirildi, önüme konuldu." diyor. "Bakmaya doyulamayacak kadar güzel bir şey." diyor. 00:17:49.792 --> 00:17:55.418 Nasıl bir şeyse neye benzetelim? Elma gibi desek olmaz. Armut gibi desek olmaz. 00:17:55.792 --> 00:17:58.834 Neye benzeteceğiz, dünyada emsali olan bir şey değil ki... 00:17:58.876 --> 00:18:01.585 Ama Peygamber Efendimiz "çok güzel bir şey" diyor. 00:18:01.667 --> 00:18:11.876 "Mü'minlerin ruhları vefat ettikten sonra semaya Miraç ile urûc ederler, çıkarlar." diyor. 00:18:12.000 --> 00:18:14.417 "Bana o getirildi, ben de mirâc eyledim." 00:18:15.792 --> 00:18:19.917 Miraç'ı alimler asansör gibi bir şey [diye] tarif ediyorlar. 00:18:19.959 --> 00:18:25.209 Ama asansöre benzetmekten, öyle basit şeylere benzetmekten ben utanıyorum. 00:18:25.417 --> 00:18:33.335 İşte Resûlullah Efendimiz'i buradan alıp Kuds-ü Şerîf'ten, yeryüzünden alıp yedi kat semayı geçirmek... 00:18:33.834 --> 00:18:36.959 Bu "yedi kat semayı geçirmek" deyince muhterem kardeşlerim, 00:18:37.334 --> 00:18:42.850 bu konuda biraz kısaca bir bilgi vereyim de bu "yedi" kelimesi hafif gelmesin. 00:18:42.501 --> 00:18:53.793 Biliyorsunuz ki semada öyle yıldızlar var ki bu yıldızların ışıkları saniyede 300 bin kilometre hızla 00:18:53.792 --> 00:19:00.293 hareket ettikleri halde, yani bizim ağzımızdan "bir, iki..." deyinceye kadar 00:19:00.667 --> 00:19:05.626 dünyanın ekvatoru etrafında yedi defa dönecek kadar hızlı gittiği halde 00:19:05.709 --> 00:19:14.430 milyonlarca senede buraya ışığı gelen yıldızlar var. Bu yedi kat semayı geçecek Resûlullah Efendimiz. 00:19:14.125 --> 00:19:22.417 Yani milyonlarca senede ışığın bu böyle tariflere sığmaz hızıyla gelmesiyle ancak 00:19:22.709 --> 00:19:31.376 milyonlarca senede alabileceği bir mesafeyi Resûlullah Efendimiz alıyor. Nasıl alır? 00:19:31.959 --> 00:19:39.585 Şu kâinâtı yaratan, bu uçsuz bucaksız fezayı yaratan, bu ışığı, bu yıldızları, bu ayları, 00:19:39.626 --> 00:19:45.127 bu güneşleri, bu dünyayı, bu âhireti yaratan Allahu Teâlâ hazretleri götürüyor. 00:19:45.667 --> 00:19:52.959 Nasıl götürüyor? İşte o özel bir şey lazım. Bu ışık hızıyla olsa kaç sene geçmesi lazım? 00:19:52.959 --> 00:19:55.501 Kaç bin sene, kaç milyon sene geçmesi lazım? 00:19:55.626 --> 00:20:01.876 Bu ışık hızı da değil. Işık hızından da farklı bir şekilde Peygamber Efendimiz yedi kat semayı geçiyor. 00:20:03.830 --> 00:20:08.750 Miraç bu. Onun için bu kadar önemli. Onun için bu kadar eşsiz. Onun için bu kadar şahane. 00:20:08.834 --> 00:20:15.752 Onun için bu kadar müstesna. Tabi nasıl anlatalım, insan görmediği bir şeyi nasıl anlatır? 00:20:16.830 --> 00:20:19.250 Gözünüzü kapatın, muhterem kardeşlerim. 00:20:19.626 --> 00:20:26.502 Anadan doğma âmâ olan bir insana "Ah karşımda o kadar güzel yeşillikler var ki... 00:20:26.834 --> 00:20:32.793 Hele hele o yeşilliklerin arasından kırmızı kırmızı öyle güzel güller açmış ki..." deyin. 00:20:33.751 --> 00:20:39.918 O kör de, âmâ da size sorsun; "Yahu kardeşim, şu 'yeşil' dediğin şey nedir? 00:20:40.334 --> 00:20:46.876 'Kırmızı' dediğin şey nedir?" diye sorsa... Kırmızıyla yeşili nasıl anlatırsın âmâya? 00:20:49.420 --> 00:20:53.543 "Renk" desen zaten renk diye bir şey bilmiyor ki âmâ, anadan doğma kör... 00:20:54.420 --> 00:21:04.417 "Renk farkı" desen ne anlayacak? Yani tatmayan bilmez. Görmeyen bilmez. Yaşamayan anlamaz. 00:21:04.709 --> 00:21:10.834 Bize ne düşer? Bize sadece Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin 00:21:11.830 --> 00:21:18.417 nâil olduğu tecellînin büyüklüğü karşısında hayran, mest, sırt üstü yere düşmek, 00:21:18.459 --> 00:21:24.210 serilmek, bayılmak düşer. Başka bir şey düşmez bize... Başka ne diyelim? Başka ne söyleyelim? 00:21:24.375 --> 00:21:30.500 Nasıl anlayalım, nasıl anlatalım? Ama çok hoşuma gidiyor bizim Süleyman Çelebi rahmetullahi aleyh... 00:21:30.709 --> 00:21:35.543 Çok okumuş bir adam o... Süleyman Çelebi, dünyanın sayılı insanlarından... 00:21:35.626 --> 00:21:41.335 O bizim Mevlid dünyanın sayılı güzel eserlerinden bir eser. Çok güzel anlatmış. 00:21:42.420 --> 00:21:44.834 Şahane bir şekilde anlatmış, bayılıyorum. 00:21:45.292 --> 00:21:48.709 "Bayılıyorum" deyince bir Süleyman Çelebi'nin de ruhu şâd olsun, 00:21:48.792 --> 00:21:54.875 Allah cümle geçmişlerimize de rahmet eylesin, bir hikaye anlatacağım... 00:21:55.626 --> 00:22:00.418 Muhterem kardeşlerim! Biz kendi kıymetlerimizi bilmiyoruz. 00:22:00.709 --> 00:22:05.876 Kendi kıymetlerimizi bilmeyi öğrenelim diye bu hikâyeyi size Melbourne'de anlatmam lazım. 00:22:06.542 --> 00:22:12.792 Çünkü biz hep başkalarına ağzı açık hayran olmaya alışmışız. Kendi kıymetlerimizi bilmiyoruz. 00:22:13.000 --> 00:22:19.417 Cebimizdeki kıymetlerin, elimizin altındaki zenginliklerin, güzelliklerin farkında değiliz. 00:22:19.459 --> 00:22:25.459 Gözümüz dışarıda... Tarlamızda elmas çıkıyor, biz yoksullukta köşe başında dilenirken ölüyoruz. 00:22:25.834 --> 00:22:27.100 Böyle şey mi olur? 00:22:27.830 --> 00:22:33.875 Allah bize her şeyi vermiş, her şeyimiz varken güzelliklerimizin farkında değiliz. 00:22:34.000 --> 00:22:41.834 Bursa'ya Almanya'dan bir misafir gelmiş. Hangi senelerde? 1920'li, 30'lu, 40'lı senelerde... 00:22:41.876 --> 00:22:47.168 Yani benden önceki bir zamanda... Bunu bana anlatan Bursalı, 00:22:47.459 --> 00:22:54.834 Hocamız'ın mahallesinden tanıdığı ve ihvânımızdan bir ziraat mektebi öğretmeniydi. 00:22:54.834 --> 00:23:00.376 Allah ona da rahmet eylesin. Hocalarımıza da büyük dereceler ikram eyleyip rahmetine gark eylesin, 00:23:00.542 --> 00:23:04.251 cümle geçmişlerimizle beraber... O Kazım Efendi anlattı: 00:23:04.334 --> 00:23:07.876 "Almanya'dan bir itibarlı kimse, sefir geldi. 00:23:08.334 --> 00:23:15.293 Beni hükümet vazifelendirdi, 'Bursa'da bu kıymetli misafirimizi gezdir.' diye. 00:23:15.459 --> 00:23:24.850 Ben de Uludağ'ı gösterdim, deniz kenarlarına götürdüm, gezilecek mesire yerlerinde gezdirdim. 00:23:24.375 --> 00:23:27.840 Bir gün bana o Alman misafir dedi ki; 00:23:28.667 --> 00:23:36.420 'Kazım Bey, bana bir de Süleyman Çelebi'nin kabrini göstersene, bir de orayı göreyim.'" 00:23:36.501 --> 00:23:42.710 "Şu sizin Mevlid'i yazan Süleyman Çelebi var ya, bir de beni oraya götürsene..." diyor. 00:23:42.834 --> 00:23:47.209 Alman diyor. Acaba siz, bilmiyorum, şimdiye kadar Bursa'ya gittiniz mi; 00:23:47.209 --> 00:23:51.543 Bursa'ya gittiğiniz zaman Süleyman Çelebi'yi hatırladınız ve kabrini ziyaret ettiniz mi? 00:23:51.542 --> 00:23:57.126 Ama Almanya'dan gelen Alman, Almanoğlu Alman diyor ki; 00:23:57.250 --> 00:24:01.667 "Kazım Efendi, bu kadar yer gezdik, bir de Süleyman Çelebi'nin kabrine beni götür." 00:24:01.918 --> 00:24:07.210 "'Olur, yarın götüreyim.' dedim. Akşam vedalaştık. Sabahleyin otele gittim. 00:24:07.959 --> 00:24:15.835 Baktım adam frak giymiş, papyon kravat takmış. En ciddi elbiselerini giymiş. Şaşırdım diyor. 00:24:16.250 --> 00:24:20.209 Bu kıyafet ancak reisicumhura çıkarken, bir elçi 00:24:20.375 --> 00:24:25.375 veyahut bir valinin yanına giderken filan giyilecek bir kıyafet. Bir spor kıyafet değil. 00:24:25.584 --> 00:24:27.502 Merasim kıyafetini giymiş." diyor. 00:24:28.000 --> 00:24:32.459 Demiş ki; "Bey, efendi, hani Süleyman Çelebi'nin kabrine gidecektik? 00:24:32.542 --> 00:24:35.834 Ne oldu, program mı değişti? Birisini mi ziyarete gitmemiz gerekiyor? 00:24:36.167 --> 00:24:39.501 Resmî bir toplantı mı olacak? Niye böyle değişik giyindiniz?" 00:24:40.000 --> 00:24:45.209 Diyor ki; "Ben bu giyimimi Süleyman Çelebi'ye saygımdan giyindim. 00:24:45.250 --> 00:24:50.917 Söyler misiniz bana, hangi şair onun şu beyti kadar güzel beyit söyleyebilmiştir? 00:24:52.501 --> 00:24:56.626 Dedi gördüm ol Habîbin ânesi 00:24:57.420 --> 00:25:07.417 Bir aceb nûr, kim güneş pervânesi Berk urup çıktı evimden nâgehân Göklere dek nûr ile doldu cihân 00:25:08.167 --> 00:25:12.876 Şimdi bunu bu kardeşlerimiz anlamaz bile. Çünkü Melbourne'de çocuklar Türkçe'yi unutmuşlar. 00:25:13.667 --> 00:25:20.876 O eski Türkçe, Osmanlıca tabii herkes anlayamaz. Ama Alman anlamış, hayran kalmış. 00:25:21.125 --> 00:25:27.375 O hayranlığından dolayı kabrini ziyarete giderken grandtuvalet giyiniyor, frak giyiniyor, öyle gidiyor. 00:25:28.000 --> 00:25:37.709 Ne demek bu? Resûlullah'ın annesi doğumu yakın olduğu zaman; 00:25:38.420 --> 00:25:44.840 "Bir acayip nur gördüm ki evimden birden bire çıktı." 00:25:44.542 --> 00:25:53.126 Evimden berk urup, parıldayarak çıktı. Nâgehân, ansızın, birdenbire evimden parıldayarak bir nur çıktı. 00:25:53.459 --> 00:25:57.584 Göklere dek nûr ile doldu cihan. Her taraf pırıl pırıl aydınlandı. 00:25:57.667 --> 00:26:00.459 Hani atom bombası patladığı zaman bir etraf aydınlanıyor ya, 00:26:00.626 --> 00:26:04.544 kim bilir öyle her taraf pırıl pırıl aydınlandı... 00:26:06.959 --> 00:26:11.100 Bir acep nûr, kim güneş pervânesi. 00:26:11.167 --> 00:26:18.250 Öyle bir garip, öyle şaşılacak, öyle şâyân-ı taaccüb bir ışık, bir nur ki güneş onun pervanesi... 00:26:18.667 --> 00:26:23.959 "Güneş onun pervanesi" ne demek? Pervane, gece kelebeğinin adıdır. 00:26:24.334 --> 00:26:30.501 Gece kelebekleri ışık olan yere gelirler, onun etrafında pır pır pır pır dönerler. 00:26:31.125 --> 00:26:37.917 Kelebek ışığı görünce gelir ve onun etrafında döner. Nuru anlatırken nasıl anlatıyor? 00:26:38.000 --> 00:26:40.667 "Öyle bir nur, öyle parlak, öyle güzel ki 00:26:40.876 --> 00:26:43.876 güneş onun pervanesi olmuş, onun etrafında pır pır pır dönüyor. 00:26:44.501 --> 00:26:49.876 O kelebek öyle [ateşin] etrafında döndüğünden uçakların dönen [aksamına] da biz "pervane" demişiz, 00:26:50.420 --> 00:26:53.209 onun dönmesine benzettiğimiz için. 00:26:53.334 --> 00:27:02.417 "'İşte böyle anlatım gücü olan o zâta saygımdan oraya öyle giyinerek gitmek istiyorum.' dedi." diyor. 00:27:02.584 --> 00:27:08.793 "Hakikaten kabre gittik. Adam bir çakıldı, kabrin karşısında bir hazır ol vaziyetinde durdu... 00:27:08.918 --> 00:27:13.877 Üç dakika, beş dakika, on dakika, on beş dakika mum gibi 00:27:14.167 --> 00:27:20.100 Süleyman Çelebi'nin karşısında dik çivi çakılmış gibi kaldı, sevgisinden, saygısından..." diyor. 00:27:20.125 --> 00:27:23.167 Bizim haberimiz yok! Süleyman Çelebi diye birisi varmış. 00:27:23.834 --> 00:27:28.293 "Evet, var. Tamam, duymuştuk..." gibi kıymetlerimizi bilmiyoruz. 00:27:28.501 --> 00:27:35.252 Bak adamlar burada iki adımda bir heykel koyuyorlar, işte şunun hatırasına, bunun hatırasına... 00:27:35.542 --> 00:27:41.251 Kraliçe Victoria şöyle yaptı, Kral Philippe şöyle etti, böyle etti... 00:27:41.292 --> 00:27:48.840 İşte filanca adam şurada şunu etti diye hatıra... Kıymetli şeyleri unutmamak, vefalılık alâmeti. 00:27:48.501 --> 00:27:53.960 Sizde de olması lazım; dedelerimize karşı, büyüklerimize karşı, 00:27:54.250 --> 00:27:57.751 hele hele bütün cihanın hayranlık duyduğu kimselere karşı. 00:27:57.876 --> 00:28:04.918 İşte o Süleyman Çelebi merhum, o Mevlid'inde bir güzel Miraç bölümü yazmış. 00:28:05.209 --> 00:28:07.251 O Miraç bölümünde ne diyor? 00:28:08.584 --> 00:28:17.850 Bî-hurûf u lafz u savt ol Padişâh Mustafâ'ya söyledi bî-iştibâh 00:28:17.542 --> 00:28:23.709 "O padişahlar padişahı Hâlık-ı lem yezel Allahu Teâlâ hazretleri 00:28:24.292 --> 00:28:30.430 sözsüz, harfsiz, kelimesiz Mustafa'ya neler söyledi..." 00:28:30.125 --> 00:28:37.709 Fe-evhâ ilâ abdihî mâ evhâ denildiği gibi Necm sûresinde, ona neler vahyetti neler... Kim bilir? 00:28:37.959 --> 00:28:43.168 Sır. Âşık ile mâşuk arasında, Rabbi ile elçisi arasında, 00:28:43.375 --> 00:28:48.167 has kul ile yaratanı arasında neler söylenir? 00:28:48.375 --> 00:28:53.876 Mustafa'ya söyledi. Ama nasıl? Ses mi çıktı? Konuşma mı oldu? Kelimelerle mi oldu? 00:28:54.167 --> 00:29:01.376 Allahu Teâlâ hazretleri kelimeden, harften, kelâmdan, sesten, savttan münezzeh olduğu için; 00:29:01.709 --> 00:29:06.840 bî-hurûf u lafz u savt diyor. Kibar insan olduğundan Süleyman Çelebi, 00:29:06.250 --> 00:29:09.459 gayet güzel derin düşünen bir insan olduğundan ne güzel söylemiş. 00:29:09.834 --> 00:29:19.917 Sonra? Şeş cihetten ol münezzeh Zülcelâl Bî-kem ü keyf ana gösterdi Cemâl. 00:29:20.830 --> 00:29:21.917 Şu sözlerin güzelliğine bakın! 00:29:22.459 --> 00:29:29.293 O altı cihetten münezzeh olan Allah -yani yukarı, aşağı, ön, arka, sağ, sol yönlerden- 00:29:29.542 --> 00:29:33.293 herhangi bir yerde, mekânda bulunmaktan münezzeh olan, 00:29:33.417 --> 00:29:38.542 zamandan ve mekândan münezzeh olan Allahu Teâlâ hazretleri... Bî-kem ü keyf. 00:29:38.584 --> 00:29:41.460 Nasıl olduğu, nice olduğu, ne miktar olduğu, 00:29:41.584 --> 00:29:46.293 niceliği, niteliği bilinmez bir şekilde Allahu Teâlâ hazretleri 00:29:46.334 --> 00:29:50.210 Muhammed-i Mustafâsı'na cemâlini gösterdi. Ne güzel anlattı. 00:29:50.626 --> 00:29:57.876 Yani "şöyle" demiyor, "böyle" demiyor; çok güzel, tenzih ederek, takdis ederek güzel anlatıyor. 00:29:58.125 --> 00:30:02.334 İşte böyle Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem mirâca çıktı. 00:30:02.417 --> 00:30:07.918 O Allah'ın en sevgili kulu olmuş da oralara çıkmış; bize ne? 00:30:08.125 --> 00:30:12.459 Biz çamurun içinde çırpınıyoruz buralarda... Diyor ki; 00:30:13.375 --> 00:30:23.209 Sen ki mirâc eyleyûb etdin niyâz Ümmetin mirâcını kıldım namaz 00:30:23.501 --> 00:30:28.668 "Ey Resûlüm! Sen ki Burak'a bindin, Miraç'tan, 00:30:28.751 --> 00:30:33.126 mânevî asansörden Kudüs'ten semaları geçerek huzuruma geldin..." 00:30:33.584 --> 00:30:42.126 Âşikâre gördü Rabbü'l-izzeti Âhirette öyle görür ümmeti "Böyle huzuruma geldin..." 00:30:42.459 --> 00:30:47.210 Artık ne vahiyler, ne tecelliler, ne nurlar, neler gördün neler... 00:30:47.626 --> 00:30:54.252 Ümmetin mirâcını kıldım namaz. "Senin ümmetinin mirâcı da namaz olsun. 00:30:54.375 --> 00:30:56.209 Namazı da onların mirâcı kıldım. 00:30:56.375 --> 00:31:03.500 Hadi o fukarâcıklar da namaz kılsınlar da bu mirâcın keyfine, zevkine vâsıl olsunlar." demiş. 00:31:04.459 --> 00:31:11.126 Bize beş vakit namaz Miraç gecesinde hediye olarak gönderilmiş. 00:31:11.167 --> 00:31:14.876 Ama ilk önce 50 vakit olarak emrolunmuş. 00:31:15.830 --> 00:31:17.458 Hz. Musa'nın ikazı üzerine 00:31:17.584 --> 00:31:22.709 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem geri dönüp Rabbimiz'den indirilmesini istediği için 00:31:22.959 --> 00:31:30.376 40'a, yine gelip indirilmesi istendiğinden 30'a, 20'ye, 10'a, nihayet beşe inmiş. 00:31:30.459 --> 00:31:34.100 Yolda, dönüşte karşılaşıyorlar, Musa aleyhisselam diyor ki; 00:31:34.420 --> 00:31:38.543 "Yâ Muhammed! Git, Rabbinden iste, senin ümmetin bu beş vakti de kılamaz." 00:31:39.542 --> 00:31:42.460 Kılamaz. Kılamıyorlar, işte görüyorsunuz. 00:31:42.501 --> 00:31:48.377 Melbourne'de camiye geleninizin kaç tanesi beş vakit namazı kılabiliyor? 00:31:48.751 --> 00:31:54.126 Camiye gelmeyenlerin hâli ne? Camiye gelenlerin çocuklarının hâli ne? 00:31:54.501 --> 00:31:57.918 Çocuklarının hâli iyi de torunlarının hâli ne olacak? 00:31:59.830 --> 00:32:03.166 Allah bizleri ıslah etsin. Bize aşk versin, şevk versin, muhabbet versin. 00:32:03.501 --> 00:32:05.543 "Kılamazlar yâ Muhammed, git, iste." 00:32:05.626 --> 00:32:13.100 "Artık Rabbimden utandım. Gidip de tekrar 'indir' diyemeyeceğim." diyor. 00:32:13.209 --> 00:32:17.100 Allahu Teâlâ hazretleri de diyor ki; el-Hasenetü bi-aşri emsâlihâ. 00:32:17.292 --> 00:32:19.584 İyiliklere Allah on misli mükâfat veriyor. 00:32:19.667 --> 00:32:26.840 Bir insan beş vakit kılarsa 50 vaktin sevabını Allah ona ihsan eder. 00:32:26.459 --> 00:32:31.168 Demek ki insan bu beş vakit namazı kılarsa 50 vaktin sevabını alacak. 00:32:31.250 --> 00:32:36.709 Zor mu bu namaz? Sabahleyin elimizi yıkamıyor muyuz? Yıkıyoruz. 00:32:37.000 --> 00:32:43.459 O arada abdest alsak da bir de ayağımızı yıkasak da şu sabah namazını kılıversek kıyamet mi kopar? 00:32:43.584 --> 00:32:49.418 Gökyüzü tepemize mi dökülür? Öğleyin tatil olmuyor mu? Oluyor. 00:32:49.584 --> 00:32:53.543 Yemek yemiyor muyuz? Yiyoruz. Sigara tellendirmiyor muyuz? 00:32:54.209 --> 00:33:00.418 İçemez olsak da kurtulsak, ciğerlerimiz bayram etse! Yapıyoruz. İstirahat ediyoruz. 00:33:00.459 --> 00:33:03.918 Ne olur, orada bir elimizi yıkayıp da bir namaz kılıversek? 00:33:04.501 --> 00:33:09.543 Ne olur, işten gelir gelmez çarçabuk bir elimizi yüzümüzü, ayağımızı yıkayıp bir ikindi namazı kılıversek? 00:33:09.918 --> 00:33:14.877 Ne olur, akşam yemeğinden önce veya sonra bir abdestimizi alıp namazımızı kılıversek? 00:33:14.918 --> 00:33:18.377 Ne olur, yatmadan evvel bir abdestimizi alıp yatsı namazımızı kılıp da 00:33:18.542 --> 00:33:23.501 Rabbimiz'e huzûr-u kalp ile böyle teslim olup [yatsak?] Bunların hepsi olur. 00:33:23.834 --> 00:33:31.710 Oluyor. Yapılabilir. Mühendisken de yapılır, bakanken de yapılır, başbakanken de yapılır, 00:33:32.000 --> 00:33:35.250 reisicumhurken de yapılır, padişahken de yapılır. 00:33:35.292 --> 00:33:45.375 Türkiye'de benim bakan tanıdıklarım var; "Elhamdülillah, hiç beş vakit namazımı bırakmadım. 00:33:45.709 --> 00:33:50.668 Allah da beni hatalardan korudu." diyor. Yoksa o makamlarda hatasız iş yapmak çok zor. 00:33:50.709 --> 00:33:54.100 "Ama namaz vakti geldi mi hiç bırakmadım elhamdülillah!" diyor. 00:33:54.167 --> 00:34:00.417 Demek ki mühendis olsa da kılınabiliyormuş. Demek ki bakan olduğu zaman da kılınabiliyormuş. 00:34:00.667 --> 00:34:05.543 Demek ki profesörken de kılınabiliyormuş. Demek ki memurken de kılınabiliyormuş. 00:34:05.792 --> 00:34:11.668 Demek ki hâkimken de kılınabiliyormuş da Melbourne'de işçi olunduğu zaman kılınamaz mı? 00:34:12.667 --> 00:34:19.334 İnsaf yok mu bizlerde? İnsafın nâmı bu diyarlarda yok mu? Ne oldu bize? 00:34:19.501 --> 00:34:24.252 Biz burada açlıktan kıvranıyor muyuz? Geçim sıkıntısından ölüyor muyuz? 00:34:24.667 --> 00:34:29.840 Rabbimiz bize hiç nimet vermemiş de onları arayacağız bulacağız diye koşturuyoruz da 00:34:29.375 --> 00:34:34.100 namaz kılmaya vakit mi bulamıyoruz? Hayır! Keyfimizden vakit bulamıyoruz! 00:34:34.209 --> 00:34:39.751 Para bol, hava güzel, nimet gani, meyveler çeşit çeşit... 00:34:40.209 --> 00:34:46.835 Köfteler, Adana kebapları, şiş köfteler, kızartmalar, pirzolalar... 00:34:47.209 --> 00:34:50.668 Türkiye'dekiler buradakileri duysalar buraya istilaya gelirler. 00:34:51.250 --> 00:34:54.500 Hepinize onar tane, yirmişer tane misafir gelir. 00:34:55.125 --> 00:34:58.751 Geldik, biraz kaldık, bir yaz diye buradan ayrılmak istemezler. 00:34:59.709 --> 00:35:06.840 Bu kadar nimetler varken bizim de Rabbimiz'e şükür olsun diye ibadet etmemiz, 00:35:06.125 --> 00:35:09.917 önünde şükür secdesi yapmamız, namazları kılmamız gerekmez mi? 00:35:10.209 --> 00:35:16.376 Madem ki mü'minin mirâcıymış, madem ki Allahu Teâlâ hazretlerinin huzuruna çıkma şerefiymiş, 00:35:16.459 --> 00:35:19.459 o şeref bize bahşedilmiş, niye yapmayalım? 00:35:19.959 --> 00:35:23.840 Gelin bu akşam sıdk ile hepimiz söz verelim ki 00:35:23.167 --> 00:35:29.793 bundan sonra inşaallah beş vakit namazımızı bu Miraç gecesinin hatırası olarak 00:35:29.834 --> 00:35:39.840 hiç bırakmayacağız, beş vakit namazı kılacağız. Hanımlarımızı da aldatacağız, kandıracağız, allayacağız, pullayacağız, 00:35:39.375 --> 00:35:44.584 hediyeler alacağız, küpeler alacağız, bilezikler alacağız, kollarını bileklerinden 00:35:44.626 --> 00:35:51.460 dirseklerine kadar altın bilezikle dolduracağız, onları da namaz kılmaya ikna edeceğiz. 00:35:52.420 --> 00:35:59.292 "Hanım, sen şu namaza alışırsan sana bir bilezik, sana bir küpe, sana şuradan şöyle bir şey..." 00:35:59.459 --> 00:36:02.584 Çocuklarımızı da kandıracağız, ikna edeceğiz, memnun edeceğiz. 00:36:02.876 --> 00:36:07.585 "Al şunu, giy şunu... Şunu şöyle yaparsan sana şunu, bunu yaparsan sana bunu..." diye 00:36:07.792 --> 00:36:12.875 hediyelerle çoluk çocuğumuzla hepimiz cennete gidelim. 00:36:13.125 --> 00:36:18.840 Yarı yolda içimizden, kafileden bazı kimseleri ayırsalar reva mı? 00:36:18.501 --> 00:36:21.960 Afganistan'dan gelen bir kardeşim anlatmıştı senelerce önce... 00:36:22.830 --> 00:36:27.917 "Otobüsü durdurdular, şöyle baktılar; içinden üç-dört tanesini ayırdılar, gittiler. 00:36:29.417 --> 00:36:35.209 O ayrılanın karısı, kardeşi feryâd u figan içinde..." diyor. 00:36:35.709 --> 00:36:40.834 "Suriye'den geliyorduk" diyor bir hacı kardeşim, "Askerler otobüsü durdurdu, 00:36:42.334 --> 00:36:49.793 Suriyeli vatandaşlardan bir tanesini indirdiler, götürdüler, takır takır hakladılar." diyor. 00:36:49.918 --> 00:36:58.460 İnsanın karısıyla, babasıyla, kardeşleriyle, evlatlarıyla, torunlarıyla cennete gitmesi mi güzel; 00:36:58.876 --> 00:37:04.543 yolların ayrılıp da kimisi cennete giderken kimisinin cehennem ateşlerinin içine yuvarlanması mı güzel? 00:37:05.292 --> 00:37:08.210 Allahu Teâlâ hazretleri Kur'ân-ı Kerîm'de buyuruyor ki; 00:37:08.209 --> 00:37:11.751 Kû enfüseküm ve ehlîküm nâran ve kûduhe'n-nâsu ve'l-hicâretü. 00:37:12.250 --> 00:37:15.168 "Kendinizi ve aile efradınızı 00:37:15.167 --> 00:37:21.850 yakıtı insanlar olan cehennem ateşinden koruyun." 00:37:21.584 --> 00:37:26.100 Korumak sizin vazifeniz. Kollamak sizin vazifeniz. O evlatlar sizin ciğerpareniz. 00:37:26.125 --> 00:37:32.459 O çocuklar Türkçe konuşmasını bilmiyor. Namaz kılmasını da bilmiyor. Kıblenin yönünü de bilmiyor. 00:37:32.584 --> 00:37:39.959 Gusül abdesti almasını da bilmiyor. Onun için kendilerinizi ve evlatlarınızı cehennemden koruyun. 00:37:40.250 --> 00:37:46.625 Namazınızda niyazınızda dâim olun. Allah'ın verdiği nimetlere şükredin. Allah'a has kul olun. 00:37:46.751 --> 00:37:53.627 Allah'a genişlik, güzellik, bolluk, rahat, saadet, mutluluk zamanınızda güzel ibadet edin ki 00:37:53.834 --> 00:38:00.501 Allah da sizin darlık, kıtlık, sıkıntı, üzüntü, hastalık zamanınızda sizin imdadınıza yetişip 00:38:00.542 --> 00:38:03.501 dualarınızı kabul eyleyip hayırlara nâil eylesin. 00:38:03.709 --> 00:38:09.335 Rabbimiz Teâlâ ve Tekaddes hazretleri bizi imanı kâmil olan insanlardan eylesin. 00:38:09.792 --> 00:38:13.459 Gönlü yakîn dolu insanlardan eylesin. 00:38:13.626 --> 00:38:17.793 Şeksiz şüphesiz kuvvetli bir iman ile Rabbine bağlanan, 00:38:18.000 --> 00:38:24.918 ibadet ve taatlerini severek aşk ile şevk ile yapan, namaz kıldığı zaman adeta mirâc eden, 00:38:25.125 --> 00:38:30.334 Rabbü'l-âlemîn'in huzuruna vardığını hisseden şuurlu müslümanlardan eylesin. 00:38:30.459 --> 00:38:32.709 Sıhhat ve âfiyette dâim eylesin. 00:38:32.834 --> 00:38:38.126 Bu akşam bizi Miraç Kandili'ne böylece kardeşler olarak caminin içinde 00:38:38.250 --> 00:38:42.834 ziyafetler çekilip yemekler yedikten sonra ibadetini bekleyecek bir tarzda 00:38:42.959 --> 00:38:48.460 toplayıp da böylece kandili yaptırttığı gibi bundan sonraki nice yıllarda da 00:38:48.459 --> 00:38:54.335 nice kandillere sıhhatle, devletle, saadetle, âfiyetle, hanımlarımızla, çocuklarımızla, 00:38:54.375 --> 00:38:59.542 sevdiklerimizle eriştirsin. Dünyada mutlu bir hayat sürmeyi nasip eylesin. 00:38:59.918 --> 00:39:05.918 Elbet bir gün gelip bizim de vademiz yetecek, bizim de bu hayattan nasibimiz kesilecek, 00:39:06.209 --> 00:39:10.850 bize de ölüm gelecek, o şerbetten biz de bir gün içeceğiz. 00:39:10.125 --> 00:39:16.430 Allahu Teâlâ hazretleri cümlemize imân-ı kâmil ile ve güzel bir hal üzereyken ve buyurun, 00:39:16.167 --> 00:39:25.751 Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve Resûluhû diye diye, 00:39:26.125 --> 00:39:29.834 kelime-i şehadet getire getire, Kur'ân-ı Kerîm okuya okuya, 00:39:29.959 --> 00:39:35.626 Resûlullah Efendimiz'in cemâl-i bâ kemâlini seyrede seyrede, cennetteki köşklerimizi, 00:39:35.667 --> 00:39:41.750 havuzlarımızı, hurîlerimizi seyrede ede, mü'min-i kâmil olarak ruh teslim edip 00:39:41.792 --> 00:39:44.209 emaneti vermeyi nasip eylesin. 00:39:44.250 --> 00:39:48.751 Âhirette de Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'e komşu olmayı, 00:39:48.959 --> 00:39:55.585 Firdevs-i Âlâ'da mütena'im olmayı nasip eylesin. Âşikâre gördü Rabbü'l-izzet'i 00:39:55.667 --> 00:39:59.585 Âhirette öyle görür ümmeti diye Süleyman Çelebi'nin 00:39:59.626 --> 00:40:07.100 temenni eylediği gibi Rabbimiz'i ayın 14'ünü insanların mehtabı seyrettiği şekilde 00:40:07.830 --> 00:40:12.834 Rabbimiz'in cemâlini seyretmeyi bize Rabbimiz Firdevs-i Âlâ'da nasip ve müyesser eylesin. 00:40:13.420 --> 00:40:17.834 Bi-hürmeti esmâihi'l-hüsnâ ve bi-hürmeti Habibihi'l-müctebâ 00:40:18.420 --> 00:40:21.709 sâhibü'l-Buraki ve't-tâci Muhammedini'l-müctebâ 00:40:21.868 --> 00:40:28.951 ve bi-hürmeti leyleti'l-Mirâc ve hürmeti esrâr-ı sûreti'l-Fâtiha.