WEBVTT 00:00:00.000 --> 00:00:02.200 Bismillâhirrahmânirrahîm. 00:00:02.280 --> 00:00:04.560 el-Hamdülillahirabbilâlemîn. 00:00:04.572 --> 00:00:22.590 Alâ külli hâlin ve fî-külli hîn. Ve's-salâtü ve's-selâmu alâ-seyyidinâ ve senedinâ ve mededinâ Muhammedini'l-Mustafâ el-mahmudu'l-emîn ve âlihî ve sahbihî ecma'în ve men tebi'ahû bi-ihsanin ilâ-yevmi'd-dîn. 00:00:22.680 --> 00:00:27.960 Emmâ ba'd… Fa'lemû eyyühe'l-ihvân fe-inne efdale'l-hadîsi kitâbullah 00:00:28.400 --> 00:00:36.160 ve efdale'l-hedyi hedyü seyyidinâ Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve şerre'l-umûri muhdesâtühâ 00:00:36.248 --> 00:00:45.491 ve külle muhdesetin bid'atün ve külle bid'atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fi'n-nâr. 00:00:45.560 --> 00:00:51.400 Ve bi's-senedi'l-muttasıli ile'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem ennehû kâle: 00:00:51.560 --> 00:00:58.800 Yusbihu alâ-külli sülâmâ min ehadiküm fî-külli yevmin sadakatün. 00:00:58.600 --> 00:01:05.880 Fe-lehû bi-külli salâtin sadakatün ve sıyâmin sadakatün ve haccin sadakatün 00:01:05.920 --> 00:01:11.520 ve tesbîhin sadakatün ve tekbîrin sadakatün ve tahmîdin sadakatün. 00:01:11.587 --> 00:01:15.789 Ve yeczî ehadüküm min zâlike rek'ata'd-duhâ. 00:01:15.880 --> 00:01:20.440 Sadaka resûlullâh fîmâ kâl ev kemâ kâl. 00:01:20.520 --> 00:01:24.277 Aziz ve muhterem kardeşlerim!Allah hepinizden razı olsun. 00:01:24.277 --> 00:01:30.960 Dünya ve âhiretin hayırlarına cümlemizi dâhil eylesin. Cenneti ile cemâli ile müşerref eylesin. 00:01:30.960 --> 00:01:40.530 Milâdî takvime göre bugün 29 Mayıs. İstanbul'un fetih yıldönümü oluyor. 00:01:40.530 --> 00:01:46.550 Bu münasebet ile bu beldeyi bize Allah yolunda cihat ederek, 00:01:46.668 --> 00:01:51.818 canlarını mallarını ortaya koyarak, her türlü fedakârlığa katlanarak, 00:01:52.840 --> 00:02:01.400 Rabbimiz bizden razı olsun diye cihat ederek bu beldeyi bize kazandırmış olan hepsi ricâlullah, 00:02:01.400 --> 00:02:09.911 ehlullah olan mübarek askerlerin, komutanların, hadîs-i şerîfle methedilmiş olan ordunun ve komutanının, 00:02:09.982 --> 00:02:15.688 Fatih Sultan Mehmed Hân'ın ve onun mübarek askerlerinin ruhları için; 00:02:15.867 --> 00:02:22.465 bu beldeyi daha sonraki zamanlarda da tekrar tekrar düşmanlara karşı savunmuş 00:02:22.465 --> 00:02:32.871 ve korumuş olan bütün şehitlerimizin ruhları için; uzaktan ve yakından bu hadîs-i şerîfleri 00:02:32.871 --> 00:02:38.110 dinlemek üzere camimize gelmiş olan siz kardeşlerimizin de âhirete göçmüş olan 00:02:38.110 --> 00:02:46.963 bütün müslüman yakınlarının, geçmişlerinin ve ecdadının ruhları için; biz yaşayan mü'min kulların da 00:02:46.963 --> 00:02:54.287 Rabbimiz'in rızasına uygun yaşayıp sâlih ameller işleyip huzûr-ı Rabbi'l-İzzet'e sevdiği, 00:02:54.287 --> 00:03:00.336 razı olduğu kullar olarak varmamıza vesile olması için bir Fâtihâ, üç İhlâs-ı Şerîf okuyalım, 00:03:00.336 --> 00:03:02.818 ruhlarına hediye edelim ve öyle başlayalım. 00:03:03.195 --> 00:03:10.275 Bugün okumayı düşündüğümüz hadîs-i şerîfler Râmûzü'l-ehâdîs isimli 00:03:10.361 --> 00:03:17.468 Gümüşhaneli Ahmed Ziyâeddin Hocamız tarafından cem ve telif edilmiş olan hadis kitabının 00:03:17.480 --> 00:03:23.240 511. sayfasının 5. hadîs-i şerîfi ve devamı olacak. 00:03:23.280 --> 00:03:28.400 Allah cümlemizi hayırlı ilimlerle mücehhez eylesin. 00:03:28.800 --> 00:03:33.240 Sünnet-i seniyye-i Nebeviyye'ye vâkıf ve âşinâ eylesin. 00:03:34.760 --> 00:03:41.920 Herkesin bir yola gittiği şu şaşkınlık asrında bizlere sünnet-i seniyye-i Nebevî'yi 00:03:41.928 --> 00:03:48.400 icra ve ihyâ etmek suretiyle, yüzlerce şehit sevabı kazanmayı Rabbimiz nasip eylesin. 00:03:48.400 --> 00:03:53.971 Metnini az önce okuduğumuz hadîs-i şerîf meşhur sahabi Ebû Zer el-Gıfârî hazretlerinden 00:03:53.971 --> 00:04:01.152 rivayet edilmiş, Ebû Dâvud kitabına kaydetmiş, Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; 00:04:01.434 --> 00:04:08.321 "Sizden birinizin her mafsalı üzerine her gün sadaka gerekir. 00:04:08.408 --> 00:04:15.473 Kaç tane kemiği varsa, bu kemiklerin kaç tane eklem yeri, mafsalı varsa buna bir sadaka gerekir." 00:04:15.560 --> 00:04:19.845 Zengin var fakir var, bu kadar sadakayı nasıl verecek? 00:04:19.924 --> 00:04:22.882 Fe-lehû bi-külli salâtin sadakatün. 00:04:23.910 --> 00:04:31.160 "O kişinin kılmış olduğu her namaz için bir sadaka sevabı verilir, bir sadaka vermiş gibi olur." 00:04:32.400 --> 00:04:36.120 Ve sıyâmin sadakatün. "Oruç tutmak da sadakadır." 00:04:36.440 --> 00:04:39.880 Sadaka sadece para ile verilmiş olmuyor. 00:04:39.881 --> 00:04:46.888 Sadaka insanın Allah'a bağlılığının, sıdkının, ihlâsının işareti olan bir davranışı demek. 00:04:47.350 --> 00:04:55.743 Namaz da sadakadır, oruç da sadakadır. Ve haccin sadakatün. "Hac da sadakadır." 00:04:56.319 --> 00:05:03.535 Ve tesbîhin sadakatün. "Sübhanallah demek de sadakadır, tesbih çekmek de sadakadır." 00:05:03.674 --> 00:05:09.219 Ve tekbîrin sadakatün. "Tekbir de sadakadır." 00:05:09.818 --> 00:05:14.928 Allahu Ekber demek, Allah'ın azametini düşünüp, dile getirip yâd etmek. 00:05:14.991 --> 00:05:20.142 Ve tahmîdin sadakatün. "Elhamdülillah demek, Allah'a hamd etmek, büyüklüğünü, 00:05:20.142 --> 00:05:26.840 azametini lütfunu, ihsanını, ikramını, düşünüp de elhamdülillah demek de sadakadır." 00:05:26.326 --> 00:05:33.961 Her mafsalına bir sadaka lazım ama böylece yapmış olduğumuz ibadetlerle de bir kısmı ödeniyor. 00:05:34.291 --> 00:05:37.689 Onu anlıyoruz. Bir borcumuzu öğreniyoruz. 00:05:37.689 --> 00:05:44.535 Bir de borcumuzun nasıl yavaş yavaş ödendiğini hadislerden anlıyoruz. En son cümle çok önemli. 00:05:44.738 --> 00:05:50.167 Ve yeczî ehadüküm min zâlike rek'ata'd-duhâ. 00:05:50.552 --> 00:05:58.848 "Sizden birinizin, bu borçları ödemesine, iki rekât Duhâ namazı kılması kifayet eder." 00:06:01.200 --> 00:06:04.100 Büyüklerimiz niye bize "Duhâ namazı kılın." diye emretmişler? 00:06:04.208 --> 00:06:11.673 Niye biz tesbih vazifesi alan genç kardeşlerimize "İşrak namazı kılın, Duhâ namazı kılın." diyoruz? 00:06:11.673 --> 00:06:13.246 Hadîs-i şerîflerden çıktığı için. 00:06:13.362 --> 00:06:19.482 Bir insanın dinde olmayan bir şeyi, kendi başına, dinde varmış gibi ortaya çıkartması, 00:06:19.482 --> 00:06:23.504 aklı başında bir insanın işi değildir. Ona bid'at derler. 00:06:23.667 --> 00:06:28.621 İtikatta da olsa, amelde de olsa uygun değildir. Büyük tehlikedir. 00:06:28.621 --> 00:06:33.766 Bid'atler dalalet, dalaletler cehenneme gitmeye sebep olurlar. 00:06:34.830 --> 00:06:40.398 Bizim büyüklerimiz, takvâ ehli insanlar, mallarını canlarını vermişler şehit olmuşlar. 00:06:40.517 --> 00:06:43.358 Allah'ın rızası nerede, onu kazanmaya çalışmışlar. 00:06:43.513 --> 00:06:47.163 Bir taraftan harp etmişler; harp etmek zaten sevap. 00:06:47.280 --> 00:06:51.800 Bir taraftan da harp ederken de Allah Allah diye zikrederek harp etmişler. 00:06:51.920 --> 00:06:57.520 İbret almamız lazım. Bir zamanını boş geçirmemişler. Büyüklerimizden bir tanesi diyor ki: 00:06:57.520 --> 00:07:08.840 "Her nefes kaçan bir hazinedir." "Kaçan bir liradır. Kaçan bir dolardır, bir marktır." demiyor. 00:07:08.920 --> 00:07:11.120 Onlar nefeslerini öyle değerlendirmişler. 00:07:11.412 --> 00:07:16.887 Bu ölümlü dünyada, Allah'ın rızasını kazanmak için ne yapmak gerekirse yapmışlar. 00:07:17.400 --> 00:07:22.680 İnsanın felaketine sebep olan yanlış işi yapmak isterler mi? Hiç istemezler. 00:07:22.699 --> 00:07:31.547 En garantili işi ölçmüşler biçmişler, tarafeyni dinlemişler, herkesin sözünü tezini güzelce anlamışlar. 00:07:31.678 --> 00:07:34.540 Takvâya en uygun yolu seçmişler. 00:07:34.760 --> 00:07:43.240 Ben kitapları okudukça, derinleştikçe onu öyle görüyorum, hayran kalıyorum. Cümle cihan hayran zaten. 00:07:43.320 --> 00:07:46.520 "Osmanlı!" deyince akan sular duruyor. 00:07:46.880 --> 00:07:54.160 "Osmanlı!" deyince, milyonlarca insan; tulumbacısı da var, itfaiyecisi de var, 00:07:54.320 --> 00:07:58.800 kahvehanede çubuk tüttüreni de var. 00:07:59.300 --> 00:08:05.279 "Osmanlı" dediğimiz böyle kaliteli, numune, tahsil terbiye görmüş bir şey. 00:08:05.320 --> 00:08:11.000 Bugün de "Türk" dediğimiz zaman, "Türkiyeli" dediğimiz zaman, gidip de 00:08:11.000 --> 00:08:19.800 batakhaneden, çok müstesna kıyıdan köşeden, bir numune almayız, genel görünümü itibariyle; 00:08:19.858 --> 00:08:24.971 "Türkler merttir, Türkler cömerttir." deriz. Ama içinde cimri yok mu? Var. 00:08:25.200 --> 00:08:28.160 Genel hüküm olarak bu böyle. 00:08:28.382 --> 00:08:35.156 Dedelerimiz, elhamdülillah, İslâm'ı güzel öğrendikleri gibi hayatlarına da güzel tatbik etmişler. 00:08:35.160 --> 00:08:38.400 Bizi de güzel yetiştirmişler. Allah razı olsun. 00:08:38.611 --> 00:08:45.875 Dedelerimizi anlayabilmek büyük bir nimettir. Büyük bir ilimdir. Çok derin ilim sahibi olmak lazım. 00:08:45.920 --> 00:08:50.600 Aleyhte konuşmak kolay ama bir insanın haklılığını haksızlığını anlamak, hüküm vermek, 00:08:50.680 --> 00:08:55.440 hâkimlik yapmak, kadılık yapmak kolay değil. Hele doğruyu bulmak [hiç] kolay değil. 00:08:56.760 --> 00:09:01.240 Demek ki Duhâ namazını tavsiye etmelerinin delili buymuş. 00:09:01.600 --> 00:09:03.680 Muhterem kardeşlerim! 00:09:03.840 --> 00:09:08.880 Demek ki Duhâ namazını kılacağız. Duhâ namazı, "Kuşluk namazı" demek. 00:09:08.936 --> 00:09:18.865 Güneş doğduktan, yükseldikten, etrafı ışıttıktan, ısıttıktan, aydınlattıktan sonra kılınan bir namaz... 00:09:19.440 --> 00:09:23.799 Güneşin yeni doğduğu sırada, daha baktığın zaman, gözünü almadığı sırada; 00:09:23.870 --> 00:09:29.706 bakıyorsun, kırmızı top gibi görüyorsun ama gözünü almıyor, bakabiliyorsun, 00:09:29.761 --> 00:09:33.414 Doğu'dan yeni yükselmiş, şöyle birazcık, bir minare boyu... 00:09:33.414 --> 00:09:40.141 İşte o zaman, daha bakabildiğin zaman, bir namaz kılınır, ona da "İşrak namazı" denilir. 00:09:40.141 --> 00:09:48.179 Güneş Şark'tan doğdu, yeni bir aydınlık gün başladı, Allahu Ekber, iki rekât İşrak namazı. 00:09:48.405 --> 00:09:55.747 Ondan sonra rub'u nehâr geçince diyorlar, gündüzün dörtte biri geçtiğinde 00:09:55.747 --> 00:10:01.550 Duhâ namazı, Kuşluk namazı. Çünkü sabahla öğle namazı arasında geniş vakit var. 00:10:01.645 --> 00:10:05.108 Mübarek insanlar o vakti ibadetsiz geçirirler mi? 00:10:05.469 --> 00:10:11.190 O bizim eski büyüklerimiz arasında öyle insanlar var ki dükkânları varmış, 00:10:11.193 --> 00:10:15.390 dükkâna giderlermiş, "İlk önce bana âhiret kârı lazım." diye; 00:10:15.390 --> 00:10:19.597 bilmem 100 rekât namaz kılmadan dükkânın kepengini açmazmış. 00:10:19.850 --> 00:10:24.910 Öyle insanlar var ki "Bugünkü rızkı kazandıktan sonra bana dünyalık bu kadar yeter." [der] 00:10:25.104 --> 00:10:31.131 kepengi kapatırmış ibadete gidermişHayatlarını geçirme tarzı nasıl? 00:10:31.405 --> 00:10:34.681 İlâhî ente maksûdî ve rızâke matlûbî. 00:10:34.681 --> 00:10:41.655 "Yâ Rabbi! Maksadım, maksudum sensin, ben senin rızanın peşindeyim." 00:10:41.754 --> 00:10:44.479 "Onu elde etmeye çalışıyorum, her şeyi ona göre düşünüyorum. 00:10:44.479 --> 00:10:50.143 Konuşmalarım, çalışmalarım, ticaretlerim, ziraatlerim ona göre[dir]. 00:10:50.734 --> 00:10:55.502 Öyleleri var ki "Hayvanın bile hakkı üzerime geçmesin." diye, tarlayı kendisi sürmüş. 00:10:55.800 --> 00:11:01.520 Buğdayı kendisi ekmiş, el değirmeninde kendisi öğütmüş, ekmeği kendisi yapmış, kendisi yemiş. 00:11:01.520 --> 00:11:05.760 Bir kulun, canlının hakkı geçmesin diye. Öyle takvâlı insan. 00:11:05.831 --> 00:11:11.250 Öylesi var ki ticaretine bir zarar gelmesin diye sermayesini tasadduk etmiş; 00:11:11.496 --> 00:11:14.474 İmâm-ı Âzam hazretlerinden başlıyor. 00:11:14.800 --> 00:11:19.600 Küçücük şüpheli bir şeyi, tembih ettiği halde sattıkları için; soruyor; 00:11:19.680 --> 00:11:27.120 "Hani şüpheli, sakat bir kumaş vardı, onu ayırın, müşteriye satmayın, söyleyin dedim ya!" 00:11:27.200 --> 00:11:32.320 "Unuttuk onu, satılmış." Bütün malını sermayesinin hepsini tasadduk ediyor. 00:11:32.334 --> 00:11:38.323 Öyle yaşamış insanlar, mübarek insanlar. Duhâ namazını da kılarlarmış. 00:11:38.323 --> 00:11:43.207 Allah bize de nasip etsin. Biz onlardan daha büyük nimetlere mazharız. 00:11:43.401 --> 00:11:50.493 Bizim gecemiz gündüz gibi elektrikle aydınlanıyor. Kışımız yaz gibi sobalarla, kaloriferlerle ısınıyor. 00:11:50.667 --> 00:12:03.750 Fırınlarda kabarmış, kızarmış, çıtır çıtır, buram buram ekmekler, çeşit çeşit nimetler, meyveler. 00:12:03.924 --> 00:12:09.366 Ben zengin bir manav dükkânının önünden geçmeye bayılıyorum. 00:12:09.651 --> 00:12:12.455 Hele bir de sebze çarşısına gitmeye bayılıyorum. 00:12:12.680 --> 00:12:18.360 Çok zevk alıyorum, hani elâlem gezmeye tozmaya gider. 00:12:18.520 --> 00:12:24.720 Ben sebze meyve çarşısına daldım mı mest oluyorum. Sübhanallah. 00:12:24.800 --> 00:12:36.120 Kırmızı portakal, sarı limon, salkım salkım üzüm, şu rengi, bu rengi, kavunlar, 00:12:36.240 --> 00:12:42.240 karpuzlar, şeftaliler, erikler, tatlılar, tuzlular... İnsan bayılır. 00:12:42.240 --> 00:12:49.800 Allah'ın verdiği nimetlere hamdü senâlar olsun. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem; 00:12:49.808 --> 00:12:54.760 "İnsanın kemikleri var, kemiklerinde mafsalları var. Her mafsal için sadaka lazım." [buyuruyor.] 00:12:55.120 --> 00:13:03.560 Muhterem kardeşlerim! Demek ki sözü derinlemesine düşünecek olursak her mafsal bizim için bir nimet. 00:13:03.960 --> 00:13:12.200 Kolunuzu düşünün, tarladaki kargaları kaçırmak için yapılmış korkuluk gibi hiç kıpırdamadan duruyor. 00:13:12.840 --> 00:13:19.560 Bu kolla ne yaparsın? Allah kolu yaratmış, mafsalı yok. Kargaları mı kışlayacaksın? 00:13:19.725 --> 00:13:24.913 Kışlayamazsın ki. Bir ayak olsa, bükülmese, kıvrılmasa… 00:13:24.913 --> 00:13:29.335 Nitekim bazen rahatsızlanıyor, romatizma oluyor, kıvıramıyorsun. 00:13:29.486 --> 00:13:34.425 Şu parmaklar, her biri kıvrılıyor, her bir kıvrılmanın ne hikmeti var! 00:13:34.720 --> 00:13:39.000 Şu parmak küçük olmuş, sebebi var. Bu parmak biraz yana gelmiş sebebi var. 00:13:39.360 --> 00:13:41.520 Tebârekallâhu ahsenü'l-Hâlıkîn. 00:13:41.641 --> 00:13:46.728 Allahu Teâlâ hazretleri yaratmış, bildiği var, sebebi var. 00:13:47.480 --> 00:13:56.920 Bütün parmaklar bu tarafta olsa, tutma işi kolay olmaz. İyi ki bu parmak bu tarafa gelmiş. Hikmetli. 00:13:57.320 --> 00:14:04.840 Bir göz yaratmış görsün diye, kullarım ibret alsın diye; üstünü kirpiklerle donatmış, ışığı süzmek için; 00:14:04.951 --> 00:14:10.855 kapakla kapatmış, tehlikelerden korumak için. Bir sinek gelse gözümüz iki saat sulanır. 00:14:10.958 --> 00:14:15.875 Oğuştura oğuştura bir hâl oluruz. Bir toz kaçsa, bir hâl oluruz, şıp kapanıyor, otomatik. 00:14:16.570 --> 00:14:19.291 Hem bize sormadan kapanıyor. Otomatiğe bağlanmış. 00:14:19.414 --> 00:14:27.454 Ne dersin, karşıdan göze doğru bir tehlike geliyor, "Kepenkleri kapatayım mı, kapatmayayım mı?" 00:14:27.696 --> 00:14:30.791 "Hele bir düşüneyim, bugün git yarın gel." 00:14:30.791 --> 00:14:35.825 Devlet dairesi gibi "yarın gel" deyinceye kadar gözün içine neler girer. 00:14:36.203 --> 00:14:39.572 Şıp kendisi kapanıyor, kimseye bir şey sormuyor. Neden? 00:14:39.560 --> 00:14:42.360 Allah, göz korunsun diye otomatik sisteme bağlamış. 00:14:42.540 --> 00:14:47.555 Suyu gitmesin, susuz kalmasın diye göz suyu yaratmış. 00:14:47.789 --> 00:14:50.204 Bunun üzerine gelir de mikroplar yapışır diye… 00:14:50.332 --> 00:14:57.595 Hassas bir uzuv; zerreler yapışır diye göz suyunun içine antiseptik maddeler koymuş, 00:14:58.361 --> 00:15:11.530 mikrop öldürücü özelliği var. Gözü biraz iç tarafta, kafatası kemiğinin mahfuz bir yerinde yaratmış. 00:15:11.851 --> 00:15:18.314 Patlak bir gözümüz olsaydı, çoktan zedelenirdi. Biz onu bir yere vururduk. Çizerdik, bozardık. 00:15:18.461 --> 00:15:21.659 Ama kuytu bir yerde. Mahfuz bir yerde. 00:15:21.920 --> 00:15:31.880 Üstten de ter gelmesin diye yukarıya bir çit yapmış, yukarıdan gelen terler kaşlardan meyilli akıyor. 00:15:33.840 --> 00:15:37.600 Bir göze baksa insan, hayran olur. Bir ağza baksa hayran olur. 00:15:37.760 --> 00:15:41.360 Dudak yapmış; alt dudak var, üst dudak var. 00:15:41.396 --> 00:15:48.798 Çenemiz var, Allah güzel yolda kullanmayı nasip etsin, sıra sıra dişlerimiz var. 00:15:49.400 --> 00:15:59.800 Dilimiz var, kürek gibi her tarafa döner, konuşmayı sağlar; boğazımız, küçük dilimiz, ses tellerimiz var. 00:15:59.378 --> 00:16:05.707 Bilmem ilmin gelişmediği zamanda bunları kim düşünmüş. Şimdi yirminci yüzyılda anlıyoruz. 00:16:05.707 --> 00:16:13.201 Tamam, otomobil var, tayyare var vs. Ama insanların ilkel devirlerinde insanlar yine böyle değil miydi? 00:16:13.960 --> 00:16:23.120 Yine böyleydi. Yaratan mübarek Allah'ım ne güzel yaratmış, ne hoş yaratmış, her şey güzel; 00:16:23.280 --> 00:16:32.640 hepsinden güzeli akıl nimeti vermiş. Akıl nimeti vermiş ki akıl erdiremezsin. 00:16:33.000 --> 00:16:37.960 Öyle büyük bir nimet ki esrârına akıl erdiremezsin. 00:16:38.400 --> 00:16:44.600 Bir hafıza nimeti vermiş tâ bebeklik çağından "Rahmetli annem beni kucağına alırdı da, 00:16:44.640 --> 00:16:46.520 şöyle yapardı da, böyle yapardı da." 00:16:48.000 --> 00:16:56.280 Alfabeden, tâ o zamandan bu zamana kadar her şeyleri hafızana yerleştiriyorsun. 00:16:56.320 --> 00:17:02.640 Nereye yerleştiriyorsun? Raf lazım olsa o bilgilerin hepsi için İstanbul şehri kadar raf yapmak lazım. 00:17:03.800 --> 00:17:08.440 Kitapları yazmak gerekse ciltler dolusu kitap yazmak gerek. Ondan da hantal yürüyemez insan. 00:17:11.720 --> 00:17:18.400 Etrafımıza Mısır'daki piramitler gibi kitap yığılır o bilgileri yazacak olsak. Nereye sığdırmış biliyor musunuz? 00:17:18.120 --> 00:17:23.160 Tebârekallâhu ahsenü'l-Hâlıkîn. Mercimek kadar hafıza merkezine sığdırmış. 00:17:23.160 --> 00:17:32.800 Mercimekten de küçük belki de. İnsan beyninde küçücük bir yere sığdırmış. 00:17:32.240 --> 00:17:34.960 Bu hafızanın hepsi, bütün malzemesi oraya giriyor. 00:17:35.400 --> 00:17:42.920 Şiirleri hatırlıyorsun, 6000 küsur âyet-i kerîmeyi ezberliyor hafız efendi, söylüyor. 00:17:43.800 --> 00:17:48.560 İlimler, çeşitli bilgiler, Allah bize nasip etmiş. 00:17:48.560 --> 00:17:53.000 Arapça'yı biliyoruz, başka dillerden harfleri görüyoruz, okuyoruz. 00:17:53.000 --> 00:17:58.440 Anlatıyoruz, dinliyorsunuz, seneler senesi konuşuyoruz, konuşmalarımız bitmiyor. 00:17:58.720 --> 00:18:05.840 Ne sanat ne hüner!?. Allâhu Teâlâ hazretleri, topraktan neler yaratmış!? Neler yaratmış? 00:18:06.240 --> 00:18:11.400 Bizim bu kemiklerimizi de, kemiklerimizin eklemine de o gözle bakacağız. 00:18:11.400 --> 00:18:19.520 Bu eklemler de bir nimet. Her birisi bir nimet, her bir nimete şükür lazım, sadaka lazım, ücret lazım… 00:18:19.800 --> 00:18:23.280 Parayla olsaydı bu işler. 00:18:23.680 --> 00:18:30.120 "Hadi sen yabancı değilsin, her ücretin sana milyonda biri kadar vermene razıyım. 00:18:30.120 --> 00:18:31.360 O kadar verdim." deseydi, 00:18:31.400 --> 00:18:36.480 "Bunun ücreti şu kadar ama sen bunun milyonda birini bari ver." deseydi bile, 00:18:36.720 --> 00:18:46.600 milyonda bir, bir milyonda dokuz bin dokuz yüz doksan dokuz tenzilata rağmen 00:18:46.800 --> 00:18:54.880 biz bu nimetin ücretini ödeyemezdik. Mümkün değil. O kadar çok ki nimetler, ödeyemezdik. 00:18:55.400 --> 00:18:59.360 İşte her nimet için sadaka lazım, şükür lazım. 00:18:59.400 --> 00:19:04.120 Sonra da Rabbimiz yine lütf u kereminden küçük bir sebebe bağlıyor. 00:19:04.120 --> 00:19:09.800 "Şöyle yaparsan kabul." diyor. "İki rekât Duhâ namazı kılarsan, kabul." diyor. 00:19:10.400 --> 00:19:14.360 "Hepsinin şükrünü ödemiş olursun, sadakasını vermiş olursun." diyor. 00:19:14.560 --> 00:19:20.880 Aslında o namazı kılmak da bizim lehimize. Allah'ın bizim ibadetimize ihtiyacı yok ki. 00:19:20.920 --> 00:19:28.600 Bizi yaratan O zaten, zaten O'na yaratmak zor değil. Yaratmak Rabbimiz'e zor gelen bir şey değil ki. 00:19:28.720 --> 00:19:29.880 Ne demek mânası. 00:19:29.920 --> 00:19:32.320 "Tahsistir." Başka hiçbir şey gerekmez. 00:19:32.320 --> 00:19:39.280 Sadece ve sadece Rabbimiz bir şeyin olmasını istediği zaman uzun boylu bir zahmete ihtiyacı yoktur, 00:19:39.360 --> 00:19:49.360 o olması gereken şeye 'ol' der, o şey olur. İsterse olmasın. Mümkün mü olmaması? 00:19:49.400 --> 00:19:53.520 Her şey O'nun elinde, güç kuvvet O'nun elinde. Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah. 00:19:53.560 --> 00:20:01.480 'Ol' der, olur. Kudretine sahip olan Allah'ın, bizim neyimize ihtiyacı var. 00:20:01.600 --> 00:20:03.840 Bizim hiç bir şeyimize ihtiyacı yok. 00:20:03.920 --> 00:20:07.880 Vallâhu'l-ganiyyü ve entümü'l-fukarâ'. 00:20:07.920 --> 00:20:14.880 "Allah âlemlerden müstağnîdir, mahlukâttan müstağnîdir, hiçbir şeye muhtaç değildir, 00:20:14.880 --> 00:20:19.600 her türlü kemâlât ile muttasıftır." Her şeyi var etmiş. Her şeyi O yaratmış. 00:20:19.840 --> 00:20:26.240 Biz muhtacız, ibadete de biz muhtacız; istersen ibadet etme, öküz gibi dolaş. 00:20:26.760 --> 00:20:34.800 Mahvolursun, bunalıma düşersin. Streslere girersin. Yirminci yüzyılda stres, buhran, bilmem ne. 00:20:34.880 --> 00:20:41.320 İzah tarzı kolay... Hele ibadet etme, deli olursun. 00:20:42.400 --> 00:20:47.240 Allah sana bir gün bir duygu verir, o taraftan çırpınırsın. 00:20:47.320 --> 00:20:52.680 Bir gün başka bir duygu verir, bu taraftan çırpınırsın. Duygularına hâkim misin? Elinde mi? 00:20:52.760 --> 00:20:58.800 Hiçbir şeye hâkim değilsin. "Ben düşünürüm, istediğimi yaparım." Düşünmeye hâkim misin? 00:20:58.520 --> 00:21:00.200 Düşünmeye de hâkim değilsin. 00:21:00.400 --> 00:21:05.760 Ve mâ teşâûne illâ en-yeşâllah. "Allah bir şeyi istemeden sen isteyemezsin bile!" 00:21:06.360 --> 00:21:11.960 O kadar âcizsin, o kadar nâçizsin, o kadar bîçâresin, o kadar yoksulsun. 00:21:12.800 --> 00:21:20.400 Allah sana her şeyi vermiş, her şeyi; ondan sana muhtaç değil ve senin faydan için "şöyle yap" diyor. 00:21:20.800 --> 00:21:24.760 Yaparsan fayda sağlayacaksın, senin için iyi olacak diye, "öyle yap" diyor. 00:21:24.960 --> 00:21:28.280 Ve insanoğlu yapmıyor, ne kadar büyük edepsizlik. 00:21:28.600 --> 00:21:39.760 Dinsizler, günahkârlar, âsiler, mücrimler, müşrikler, münâfıklar, zalimler, ne kadar cahil, 00:21:40.360 --> 00:21:44.200 ne kadar büyük edepsizlik, ne kadar büyük saygısızlık yapmış, 00:21:44.480 --> 00:21:47.200 ne çamlar devirmiş de yaptığı şeyin farkında değil. 00:21:47.440 --> 00:21:51.240 Olur mu öyle şey? Bu kadar iyiliğe karşı böyle mi yapılır? 00:21:51.640 --> 00:21:55.720 Hiç mi vefa duygusu yok? Hiç mi şükran duygusu yok? 00:21:55.760 --> 00:22:00.200 Birisi sana bir şey yaptığı zaman; İngiliz bile olsa, thank you diyoruz. 00:22:00.280 --> 00:22:03.720 Basit bir insanın bir şeyine bile "Teşekkür ederim." diyoruz. 00:22:03.920 --> 00:22:10.120 Rabbim sana her şeyi vermiş, utanmıyor musun senin faydan için emrettiği şeyi yapmamaya. 00:22:10.640 --> 00:22:15.280 Gece gündüz ağlamamız lazım. Yüzümüzü insanlardan saklamamız lazım. 00:22:15.320 --> 00:22:20.920 Elimizi örtüp kenarlara çekilip hıçkıra hıçkıra ağlamamız lazım. 00:22:21.120 --> 00:22:25.400 "Nedir benim bu edepsizliğim yâ Rabbi! Neden ben bu kadar edepsiz oldum? 00:22:25.800 --> 00:22:29.680 Neden bu kadar duygusuz oldum? Nedir benim bu hâlim?" diye ağlamamız lazım. 00:22:29.680 --> 00:22:37.840 Allah bize iz'an, irfan versin, edep nasip etsin, ârif ve zarif kul olmayı nasip etsin. 00:22:37.880 --> 00:22:44.720 Edepsizlik çok kötü bir şey; edepsiz etmesin, günahlara bulaştırmasın, şeytana uydurmasın, 00:22:44.760 --> 00:22:48.720 nefse uydurmasın, o şeytanı bize güldürmesin. 00:22:48.760 --> 00:22:57.720 Aldatıyor, karşımıza geçiyor, kıs kıs belki de kahkaha ile gülüyor, seviniyor. İnsana; 00:22:57.760 --> 00:23:00.200 "Kâfir ol, yap şu edepsizliği günahı. 00:23:00.240 --> 00:23:04.960 Ben senden berîyim, seninle ilgim yok, Allah'tan korkarım." der kenara çekilir. 00:23:05.120 --> 00:23:10.960 "Kerata hani beni kışkırtan sendin ya, ilk başta sen ateşledin ya bu işi." 00:23:11.800 --> 00:23:17.960 Şeytanın maksadı kandırmak; allandırır pullandırır, süsler, boyar. 00:23:18.760 --> 00:23:25.360 Kayserili'nin eşeği boyayıp sattığı gibi; günahı işlettikten sonra da kenara çekilir. 00:23:25.440 --> 00:23:33.280 Öyle düşmana, Allah bize gülmesine izin vermesin. Düşmanının gülmesi çok fena. 00:23:33.480 --> 00:23:37.560 Kıs kıs "Bu da benimle cehenneme gidiyor." diye gülüyor. 00:23:38.120 --> 00:23:45.360 Ârif kullarına ihsan ettiği ilimleri bizlere de nasip eylesin. Sevdiği kul olmayı bizlere de nasip eylesin. 00:23:45.360 --> 00:23:51.400 Dedelerimiz gibi mayamız güzel, yolumuzu daha öncekiler çizmişler; 00:23:51.400 --> 00:23:53.760 biz de onlar gibi ömrümüzü güzel kulluk ederek geçirelim. 00:23:53.760 --> 00:24:00.800 Biz de malımızı mülkümüzü, aklımızı fikrimizi, varımızı yoğumuzu, bilgimizi, müktesebatımızı, 00:24:00.800 --> 00:24:07.360 Rabbimiz'in rızası yolunda geçirelim, harcayalım, sarf edelim, ömrümüzü Allah'ın istediği kul olarak yaşayalım. 00:24:07.920 --> 00:24:10.880 Huzuruna sevdiği kul olarak varalım. 00:24:11.560 --> 00:24:16.960 Duhâ namazı iki rekât kılınır, en azı iki rekâttır; dört, sekiz, on iki olur. 00:24:17.120 --> 00:24:23.320 Bundan sonra Duhâ namazı kılın inşaallah. "Ben esnafım hocam…" 00:24:23.720 --> 00:24:28.960 Tezgâhının kenarına bir seccade koyuver, ne olacak. Bizim arkadaş diyor ki: 00:24:29.280 --> 00:24:33.720 "Otobüste gidiyoruz, şoföre 'Namaz kılacağım.' diyorum, 00:24:34.360 --> 00:24:39.240 şoför veya muavin 'oturduğun yerde kıl, caizdir.' diyor." Müftü kesiliyor. 00:24:39.240 --> 00:24:42.880 Yahu sen şoför müsün, müftü müsün? Fetva veriyor. 00:24:43.240 --> 00:24:50.680 "Baktım öyle olmuyor, 'İhtiyacım var.' diyorum, hemen duruyor." diyor.Otobüsün içine mi pislettirecek. 00:24:51.920 --> 00:24:59.680 "İhtiyacım var diyorum hemen duruyor, el frenini çekiyor; 00:24:59.800 --> 00:25:04.200 ben de iniyorum aşağıya Allahu Ekber namaz kılıyorum." "Hani ihtiyacım var diyordun?" 00:25:04.520 --> 00:25:13.360 "Bu benim ihtiyacım, Allah'a kulluk etmeye, ibadete muhtacım ben. Allah'a itaat etmeye muhtacım. 00:25:13.600 --> 00:25:17.480 O beni yarattı, emretti. Ben bu vakitte bu namazı kılacağım." 00:25:17.680 --> 00:25:22.400 Öteki işi yapmaya razı oluyor, namaz kılmaya razı olmuyor. Şoförün akılsızlığına bak. 00:25:22.480 --> 00:25:24.400 Onunla o kıyas kabul eder mi? 00:25:24.200 --> 00:25:30.400 İnsanoğlu çok cahil. Kafasını çalıştırmadığı için durumunun ne kadar fenâ olduğunu görmüyor. 00:25:30.400 --> 00:25:35.800 Affedersiniz çiş yapmasına müsaade edecek, namaz kılmasına müsaade etmeyecek. 00:25:35.800 --> 00:25:38.280 Bunu bir yerden söyleseler, Merih'ten gelen bir insana söyleseler; 00:25:38.280 --> 00:25:42.240 "Dünyada bazı insanlar vardır, öyle acayip zihniyetleri vardır ki 00:25:42.240 --> 00:25:45.120 şu işi yapmaya müsaade eder de, bu işi yapmaya müsaade etmez." 00:25:45.120 --> 00:25:51.640 Merihliler güler, kargalar da güler. Belki kargalar Allah'ın bizden daha iyi mahlûkları. 00:25:52.280 --> 00:26:02.520 Çünkü öyle yaratılmış ama insanların bir kısmı kargalardan fenâ. Ülâike ke'l-en'âmi bel hüm edallü. 00:26:03.800 --> 00:26:08.480 Öyle imansız, akılsız, fikirsiz insanlar için Kur'ân-ı Kerîm'de deniliyor ki; 00:26:08.480 --> 00:26:13.800 "Onlar hayvanlar gibidir, hayvanlardan da daha sapıktır." 00:26:13.920 --> 00:26:17.600 Hayvandır, muhakemesi yoktur, zekâsı yoktur, hafızası yoktur, 00:26:17.600 --> 00:26:24.800 işin sonunu düşünmez, önünü düşünmez; bir iş yapar. Yaratılışın iktizasını yapar. 00:26:24.280 --> 00:26:30.200 Kurtsa koyunun üstüne çullanır. Tilki ise üzümü tırtıklar. 00:26:30.280 --> 00:26:37.800 Sapanca'da anlatıyorlar. "Yaban domuzu, fındıklarımızı yiyor." diyor. "Nasıl yiyor?" diyorum. 00:26:38.000 --> 00:26:45.600 "Anası geliyor, ağaca bir yaslanıyor, çatur çutur fındık ağacı yere yatıyor, 00:26:45.720 --> 00:26:52.280 çocukları da fındıkları bir güzel yiyor." diyor. Hayvan ama çocuğunu beslemeyi o bile biliyor... 00:26:52.680 --> 00:26:56.600 Ülâike ke'l-en'âmi bel hüm edallü. Bazı insanlar onlardan da sapık oluyor. 00:26:57.320 --> 00:27:01.400 Hakikaten de öyle oluyor. Muhakeme ettiğimiz zaman görüyoruz. 00:27:01.480 --> 00:27:08.720 Allah bizi saptırmasın. Allah'ın en büyük nimeti hidayettir, bu nimeti bizim elimizden almasın. 00:27:08.760 --> 00:27:14.360 Nasip olmuş camisine gelmiş ibadet etmişiz, huzuruna kabul etmiş, sevine sevine gideriz. 00:27:14.360 --> 00:27:19.480 "Rabbim'in huzuruna kabul olundum, elhamdülillah dua ettim, isteklerimi sundum. 00:27:19.480 --> 00:27:27.316 O yüce dergâha gidiyorum." Reis-i cumhurun yanına kadar gitsen, "Defol, sen kimsin?" deseler. 00:27:27.341 --> 00:27:30.280 Daha köşkün kapısından sokmasalar ne yaparsın? 00:27:30.305 --> 00:27:35.235 Üzülürsün, ağlarsın, kızarsın, bağırırsın, köpürürsün 00:27:35.260 --> 00:27:40.200 veya edebinin durumuna göre, ağzını açarsın, gözünü yumarsın. 00:27:40.225 --> 00:27:47.233 Allâhu Teâlâ hazretleri, huzuruna kulu kabul ediyor. Çok büyük bir nimet. 00:27:47.258 --> 00:27:53.107 Ötekisini de kabul etmemiş, kızmıyor. Zengin adamın birisinin kölesi varmış. 00:27:53.132 --> 00:27:55.539 Beraber yolda gidiyorlarken, ezan okunuyor. 00:27:55.564 --> 00:27:59.400 Köle şöyle göz ucu ile bakıyor, efendinin öyle namazla niyazla, 00:27:59.400 --> 00:28:03.902 ibadetle ilgisi yok. Kendisinin içi gidiyor, kölenin. 00:28:03.927 --> 00:28:13.800 Ezan okundu, hayya ale's-salâh, "haydi namaza gelin, kurtuluşa gelin, burada kurtuluş var." dedi. 00:28:13.105 --> 00:28:23.815 Müezzin Allah'ın davetini sundu, bağırdı. Ağaçlar duydu, kuşlar duydu, cinler duydu, insanlar duydu. 00:28:23.840 --> 00:28:26.120 Adam namaz kılmaya yanaşmıyor. 00:28:26.160 --> 00:28:30.160 "Efendim müsaade eder misin, ben şurada namazımı kılayım?" diyor. 00:28:30.200 --> 00:28:35.747 Giriyor içeriye, sünnet kılıyor, farz kılıyor, dua edecek, tesbih çekecek. 00:28:35.772 --> 00:28:43.477 Efendi dışarıda volta atıyor, bir o tarafa bir bu tarafa. Eli arkasında geç kaldı diye sinirleniyor. 00:28:43.502 --> 00:28:51.720 Kapıdan içeriye bağırıyor; "Hey nerdesin, niye çıkmıyorsun?" Köle de dönmüş demiş ki: 00:28:51.745 --> 00:28:57.133 "Seni içeriye sokmayan beni de dışarı bırakmıyor." 00:28:57.158 --> 00:29:03.345 Sen efendisin ama âhirette kim bilir ne olacaksın. Seni içeriye sokmayan beni de dışarı bırakmıyor. 00:29:03.370 --> 00:29:06.936 Nice dünya köleleri vardır ki âhirette efendi olacak. 00:29:06.961 --> 00:29:12.198 Nice dünya zenginleri vardır ki âhirette yoksul olacak. 00:29:12.223 --> 00:29:16.480 Belki kölesine muhtaç olacak, belki kölesinin önünde diz çökecek, 00:29:16.480 --> 00:29:18.340 belki yalvaracak, "Affet beni!" diyecek. 00:29:18.371 --> 00:29:22.948 Belki çocuğunun, karısının önünde yalvaracak. "Affet, ben ettim sen etme!" diyecek. 00:29:22.973 --> 00:29:27.200 Allah bize akıl fikir versin. Vermiş de kullanmayı nasip etsin. 00:29:27.240 --> 00:29:31.440 O vermiş, Rabliği'ni yapmış, ikramını, ihsanını yapmış. 00:29:31.465 --> 00:29:40.575 Kullanma vebali, mesuliyeti bizde, kullanmazsak suç bizde. Çünkü "verdim" diyecek. 00:29:40.600 --> 00:29:47.839 "Dileyen, düşünen, düşündü buldu. Hakikati buldu, vazifesini yaptı." diyecek. 00:29:47.864 --> 00:29:50.747 "Sen neredeydin, sen niye yapmadın." diyecek... 00:29:50.772 --> 00:29:52.962 İkinci hadîs-i şerîf. 00:29:52.987 --> 00:29:56.116 Yudhaküllâhu ilâ-selâsetin: 00:29:56.141 --> 00:30:06.735 el-kavmi izâ saffû fi's-salâti ve ile'r-racüli yukâtilü verâe ashâbihî 00:30:06.760 --> 00:30:11.490 ve ile'r-racüli yekûmu fî-sevâdi'l-leyli. 00:30:11.515 --> 00:30:16.550 Ebû Saîd el-Hudrî hazretlerinden bu hadîs-i şerîf. 00:30:16.800 --> 00:30:18.960 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki; 00:30:19.000 --> 00:30:22.985 "Allah güler, tebessüm eder, memnun olur, razı olur." 00:30:23.100 --> 00:30:32.800 Hani çocuğumuz bir şey yapsa, tebessüm ederiz. Allah güler, tebessüm eder, memnun olur, razı olur. 00:30:32.840 --> 00:30:39.440 Üç tip insana, üç gurup insana, üç sınıf insana Allah razı olur, 00:30:39.440 --> 00:30:45.120 gülerek bakar, gülerek nazar eder, lütuf ile nazar eder. Sever onu. 00:30:45.145 --> 00:30:47.415 Kim onlar? 00:30:47.440 --> 00:30:50.775 el-Kavmi izâ saffû fi's-salâti. 00:30:50.800 --> 00:30:57.600 "İnsan topluluğu camiye gelip de namaz için saf bağladığı zaman Allah onlara rahmet nazarı ile bakar." 00:30:57.760 --> 00:31:01.000 Rıza nazarı ile bakar, sever onları. 00:31:01.240 --> 00:31:05.760 "Benim kullarım saf saf el bağlayıp benim huzurumda durmuşlar. 00:31:05.840 --> 00:31:09.520 Huzuruma gelmişler, bana kulluklarını arz edecekler. 00:31:09.520 --> 00:31:13.480 Allahu Ekber diyecekler, rükû edecekler, secde edecekler." diye sever. 00:31:13.720 --> 00:31:18.680 Allah bizi namazdan ayırmasın. En önemli ibadetlerden birisi. 00:31:18.760 --> 00:31:22.160 Hocam, günde beş vakit de biraz fazla değil mi? 00:31:22.160 --> 00:31:26.480 Az bile, 50 vakit olması lazımdı, Allah beş vakte indirdi. 00:31:26.480 --> 00:31:33.320 Miraç'ta, 50 vakitten beş vakte indirdi Allâhu Teâlâ hazretleri, 50 vaktin sevabını veriyor. 00:31:33.400 --> 00:31:38.720 el-Hasenetü bi-aşri emsâlihâ. Sabahleyin zor mu, sabahleyin kalkmıyor musun? 00:31:39.240 --> 00:31:43.800 Eğer namaz kılıcı müslüman bir insan olarak yetişmeseydin, 00:31:43.320 --> 00:31:46.280 İngiliz terbiyesi ile yetişseydin, yüzünü yıkamayacak mıydın? 00:31:46.440 --> 00:31:50.640 Aynanın karşısına geçip dişini fırçalamayacak mıydın? Sinekkaydı tıraş olmayacak mıydın? 00:31:51.280 --> 00:31:52.320 Yapıyorsun onu. 00:31:52.520 --> 00:31:56.280 Peki İngiliz usûlünü yapıyorsun da müslüman usûlünü yapmak niye zor geliyor. 00:31:56.360 --> 00:32:00.280 Paşam, ağam niye zor geliyor! 00:32:00.400 --> 00:32:06.720 Müslüman usûlünde de, elini yıkayacaksın, kolunu yıkacaksın, ayakları yıkacaksın abdest alacaksın. 00:32:07.400 --> 00:32:11.720 Ne var bunda? Yemek yedikten sonra öğleyin elini yıkamıyor musun? 00:32:11.880 --> 00:32:16.360 Yıkamazsan kokarsın, yağ kokar, yanına vardığın adam ne yediğini anlar. 00:32:16.560 --> 00:32:22.760 Afiyet olsun, sen galiba sarımsaklı dolma yedin, pastırma yedin, hepsi belli. 00:32:22.840 --> 00:32:27.240 Ağzını fırçalayacak, elini yıkayacak. Bunu yapıyorsun. 00:32:27.560 --> 00:32:32.480 "Neden yıkanmazsam olmaz hocam? Elimin yağları ile vıcık vıcık olur mu?" Olmaz. 00:32:32.560 --> 00:32:38.640 Peki ona "olmaz" diyorsun da, öğleyin abdest alıversen, namaz kılıversen niye olmasın? 00:32:38.680 --> 00:32:40.120 İkindide niye olmasın? 00:32:40.360 --> 00:32:47.840 Akşam eve gelmişsin, ayakkabını çıkarmışsın, şöyle çorabını çıkar, tertemiz yıka. Niye olmasın? 00:32:47.960 --> 00:32:51.640 Gece yatıyorsun, tertemiz yıkanmak ne kadar güzel. 00:32:53.800 --> 00:33:00.560 Bu emirlerin verildiği yer Suudi Arabistan, tatbik edildiği zümreyi ne hâle getirmiş. 00:33:00.840 --> 00:33:04.800 Allah'ın emirleri ne kadar güzel, ne kadar yerli yerinde… 00:33:04.960 --> 00:33:09.600 Namaz en önemli şey, en önemli ibadet ve yerli yerinde. 00:33:09.600 --> 00:33:14.400 Zamanları da çok güzel zamanlanmış, ayarlanmış. Hepsi güzel. 00:33:14.720 --> 00:33:20.120 Sabah namazı güzel, erken kalkın. Herkes uyurken müslüman ayakta. 00:33:20.480 --> 00:33:24.800 Kâfirler horul horul uyurken, müslüman ayakta idi… 00:33:24.880 --> 00:33:30.480 "Hocam, masal. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde…" diye başlayacaksın sen bu sözüne. 00:33:30.720 --> 00:33:37.800 Müslümanlar öğleye kadar horul horul uyuyor. Kâfirler müslümanların kalktığı vakitte kalkıyor. 00:33:37.280 --> 00:33:42.600 Ben Almanya'da bulundum. Bizim çocuk bile okula karanlıkta giderdi. 00:33:43.400 --> 00:33:48.720 Daha gün doğmadan karanlıkta giderdi. İlkokul çocuğu. 00:33:48.880 --> 00:33:52.600 Daha geceden vızır vızır herkes gitmeye başlardı. 00:33:52.600 --> 00:34:05.800 Müslümanlar gece poker oynadı, televizyon seyretti, eğlendi vs. yoruldu. 00:34:05.880 --> 00:34:13.440 Sabah uyanmaz, Duhâ vaktinde uyanmaz, öğleye yakın gözleri çapaklı çapaklı uyanır. 00:34:13.440 --> 00:34:16.280 Abdesti sıkıştırdığı için, yoksa yatacak daha ama. 00:34:17.200 --> 00:34:26.960 O da onun için kalkar, zar zor, isteksiz isteksiz, gerine gerine, esneyerek, ondan sonra bir elini yüzünü yıkar; 00:34:27.160 --> 00:34:33.280 işine gider, hayır yok, bereket yok. Ötekiler daha fazla çalışıyor, bizimkiler daha az çalışıyor. 00:34:33.280 --> 00:34:36.600 Kim geçecek? Onlar geçecek. Neden? 00:34:36.720 --> 00:34:43.800 Ve en leyse li'l-insâni illâ mâ se'â. Ve enne sa'yehû sevfe yürâ. 00:34:43.840 --> 00:34:48.680 "İnsan neye çalışırsa Allah onun neticesini verir. Çalışmayana vermez, çalışana verir." 00:34:49.800 --> 00:34:56.280 O çalışıyor, ona verir; sen çalışmıyorsun, sana vermez. Hem de sana daha çok darılır ve kızar. 00:34:56.320 --> 00:35:02.360 "Sen benim sevgili kulumdun, bana inanmıştın, bu inancına rağmen bu ne tembellik, edepsizlik" diye. 00:35:02.520 --> 00:35:07.800 Allah hepimizi çalışkan kul etsin, ibadetinde etsin. 00:35:07.800 --> 00:35:12.120 Sabah namazının vakti güzel; öğlen namazı çok şahane, tam günün ortasında; 00:35:12.240 --> 00:35:17.400 ikindi namazı şahaneden şahane, bir rivayete göre salât-ı vustâ diye 00:35:17.400 --> 00:35:20.280 Kur'ân-ı Kerîm'de önemine işaret edilen bir namaz. 00:35:20.360 --> 00:35:27.000 Tam böyle her şeyin civcivli olduğu zamanda, dünya telaşının kaynadığı zamanda; 00:35:27.800 --> 00:35:32.800 "Yok, senin işin dünyaya dalmak değil. Allah'ı unutma, gel bakalım şu ibadetini yap. 00:35:32.800 --> 00:35:35.800 Ondan sonra gidersin." diye ikindi namazını kılacaksın. Çok güzel. 00:35:35.280 --> 00:35:40.800 Akşam güneş batıyor, eve geliyorsun, akşam namazı çok güzel. 00:35:40.160 --> 00:35:44.280 Yatsı yatma zamanı, yatağına yatacaksın, uyuyacaksın. 00:35:44.400 --> 00:35:53.120 Artık ya kalkarsın, ya kalkmazsın, uyku bir çeşit ölüm gibi. Yatması da güzel, yatsı namazı da güzel. 00:35:53.240 --> 00:35:58.240 Kalkması da güzel, sabah namazı da güzel. Her şey güzel. İlk önce namazdan sorulacak insan. 00:35:58.240 --> 00:36:03.960 Onun için mü'minler safa durduğu zaman, Allah onlara rahmet nazarı ile bakar. 00:36:04.000 --> 00:36:06.240 Hoşnut olur, sever ve güler. 00:36:06.840 --> 00:36:12.495 Sevgiden güler, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem "Allahu Teâlâ güler." buyuruyor. 00:36:12.520 --> 00:36:17.760 Rabbimiz'in sevdiği bir durum ama dikkat edilirse, "saf bağladığı zaman" diyor. 00:36:17.760 --> 00:36:24.135 Demek ki müslümanlar camiye gelecek, cemaatten kopmayacak, birlik olacak, omuz omuza verecek. 00:36:24.160 --> 00:36:27.360 Omuz omuza vermiyor, birbirini sevmiyor, tek başına yaşıyor, 00:36:27.360 --> 00:36:30.455 kimseyi beğenmiyor, böyle bir müslümandan hayır yok. 00:36:30.480 --> 00:36:33.760 Lâ hayra fî men lem ye'lefü ve lâ yü'lefü. 00:36:33.840 --> 00:36:36.440 "Geçinmeyen, geçinilmeyen, huysuz 00:36:36.440 --> 00:36:39.120 insanda hayır yoktur." diyor Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem. 00:36:39.160 --> 00:36:43.575 Müslüman tatlı olacak, sevimli olacak; gören bayılacak. 00:36:43.600 --> 00:36:46.400 Arkadaşımız birisini anlatıyor, yüzüne baktım, sevimliydi; 00:36:46.400 --> 00:36:50.720 ben herkesi kolay kolay sevmem ama o insan öyle diyor. 00:36:50.720 --> 00:36:55.880 Müslümanın simasına güzellik akseder. Baktığı zaman insanın içi gider. Neden? 00:36:55.880 --> 00:37:02.160 Kendisinin genel terbiyesinden ve içyapısından, kafa yapısından dolayı; 00:37:02.160 --> 00:37:08.520 hatları ona göre gelişir, yüzüne akseder. Sîmâhüm fî-vücûhihim min eseri's-sücûd. 00:37:08.600 --> 00:37:15.335 İbadetten de yüzüne bir nur gelir, müslümanın hâli başkadır. Gören erbabı derhal bilir. 00:37:15.360 --> 00:37:18.550 Hatta küçük çocuklar bilirmiş. 00:37:18.800 --> 00:37:24.591 Şeyh efendinin birisinin eski zamanda küçük bir torunu varmış, dedesinin yanında oturuyor. 00:37:24.616 --> 00:37:31.920 Birisi girdiği içeriye zaman; "Tilki girdi içeriye, adam tilki tabiatlı." dermiş. 00:37:32.000 --> 00:37:39.975 Dedesi; "Sus." "Bak. Köpek girdi." "Sus köpek falan girmiyor." 00:37:40.000 --> 00:37:45.400 Ama köpek tabiatı olan kimse giriyor. "Domuz girdi…" Dede demiş ki: 00:37:45.400 --> 00:37:49.240 "Gidin bunun eline biraz ekmek verin. Âşikâre ekmek yesin." 00:37:49.280 --> 00:37:55.495 Ekmek vermişler, çocuklar arasında dolaşmış, basireti kapanmış. Çünkü kul hakkı. 00:37:55.520 --> 00:37:59.560 Başkası ekmeği görüyor, o da onu yiyor. Başkasının da çanı çekebilir. 00:37:59.560 --> 00:38:02.935 Bakın neler var. Ne incelikler var. 00:38:02.960 --> 00:38:07.935 Namaz önemli, hepsi yerli yerince. Vakitleri önemli, rekâtları önemli. 00:38:07.960 --> 00:38:14.375 Eğer teravih namazı 20 rekât olmasaydı, Ramazan'da hepimiz hastanelik olmaz mıydık? 00:38:14.400 --> 00:38:19.950 Hastanelik olurduk. Neden? Oruç tuttuğumuz için, akşam yemeğe karşı hırs var. 00:38:19.120 --> 00:38:21.880 "Akşam sofraya oturduğum zaman bir kuzuyu tek başına yiyebilirim. 00:38:21.920 --> 00:38:27.600 Siz kenarda durun." diyecek gibi bir iştahla oturuyoruz, yiyoruz. Sofradan kalkma zamanı gelince de; 00:38:27.680 --> 00:38:34.375 "Biraz fazla yemişim galiba." Doğrulamıyor. Bu, hastaneye gider. 00:38:34.400 --> 00:38:37.920 Çünkü mide bu kadar doldurulduğu zaman, kalbe zarar verir. 00:38:37.960 --> 00:38:44.865 Ama 33 rekât Allahu Ekber, Semiallâhü li men hamideh, Rabbenâ leke'l-hamd… 00:38:44.890 --> 00:38:52.640 Bir saat, bir buçuk saat süren, tabir doğru değil ama bir buçuk saat bir eğitim, 00:38:52.680 --> 00:38:58.000 bir egzersizden sonra eriyor tabii ki. Gece sıhhatli bir şekilde yatma durumuna geliyorsun. 00:38:58.000 --> 00:39:05.840 Uygun değil mi? Ramazan'da teravihin konulması uygun, el-hak doğru. 00:39:05.920 --> 00:39:12.800 Dinimizin her şeyi yerli yerinde elhamdülillah. Onun için Allah namaz kılanları sever. 00:39:12.800 --> 00:39:17.640 Saf hâlinde namaz kılanları sever. Cemaat olanları sever. Birbirini sevenleri sever. 00:39:17.640 --> 00:39:22.407 Müslümanların birbirleriyle ilgi ve irtibat hâlinde olanlarını sever. 00:39:22.432 --> 00:39:30.160 Tek başına, ayrı baş çekenleri sevmez. Birliği bozanları sevmez. Bir hadise baksın insan. 00:39:30.160 --> 00:39:35.562 Neler seziyor, neler anlayabiliyor. Saf hâlindeki müslümanları seviyor. 00:39:35.587 --> 00:39:42.531 Sıra hâlinde, saf dediğimiz; sâfî anlamında değil. Dizi dizi demek. Müslümanların dizilerini seviyor. 00:39:42.556 --> 00:39:44.881 Onlara hoşnutluk nazarı ile bakıyor. 00:39:44.906 --> 00:39:50.841 İkincisi: Ve ile'r-racüli yukâtilü verâe ashâbihî. 00:39:50.866 --> 00:39:59.612 "Arkadaşlarının peşinde, arkasında, onlarla beraber çarpışan mücahit kişi, onu da sever." Neden? 00:39:59.637 --> 00:40:04.291 Bak her şeyinden geçmiş. Allah yolunda canını verecek; 00:40:04.316 --> 00:40:10.190 can pazarı, ölüm gelebilir, cihat ediyor diye sever. 00:40:10.440 --> 00:40:13.889 Orada da dizi dizi arkadaşlarıyla beraber çarpışıyor. 00:40:13.914 --> 00:40:16.397 Muhterem kardeşlerim! 00:40:16.422 --> 00:40:21.959 Diyorlar ki; "İslâm kılıç dinidir." Kılıç dini değildir. 00:40:21.984 --> 00:40:28.400 Herkes bilir ki Peygamber Efendimiz Mekke-i Mükerreme'de ne ezâlar çekti. Namaz kıldırtmadılar. 00:40:28.400 --> 00:40:31.853 Namaz kıldığı zaman getirdiler sırtına işkembe koymaya kalktılar. 00:40:31.878 --> 00:40:36.520 Bilâl-i Habeşî'yi çöle götürdüler işkence ettiler. 00:40:36.560 --> 00:40:43.651 Ammâr b. Yâsir hazretlerini, babasını, kendisini, annesini işkencelerle şehit ettiler. 00:40:43.676 --> 00:40:52.788 Müslümanlar kılıç kullandı mı? Kâfirler zalim ama kâfirlerin zulmü fazlalaşınca Allah; 00:40:52.813 --> 00:40:55.529 Fa'tedû aleyhi bi-misli ma'tedâ aleyküm. 00:40:55.554 --> 00:40:58.160 "Onların size yaptıklarına karşı siz de karşılık verin!" diyerek, 00:40:58.185 --> 00:41:03.329 adaletinin gereği olarak savaş yaptılar. Onun için İslâm kılıç dini değildir. 00:41:03.354 --> 00:41:07.277 "Hıristiyanlık sevgi dini..." Yalan. 00:41:07.302 --> 00:41:10.440 Sevgi diniydi de niye Haçlı seferleri yaptın, niye dünyayı 00:41:10.440 --> 00:41:14.261 misyonerlerle doldurdun, her tarafa adam saldın? 00:41:14.286 --> 00:41:17.711 Önce misyoner ordusu, sonra senin ordun. 00:41:17.736 --> 00:41:22.730 Sen daha çok kılıç meraklısısın ama Müslümanlığı kötülemeye gelince 00:41:22.980 --> 00:41:25.452 hemen kara bulaştırmak kolaylarına geliyor. 00:41:25.477 --> 00:41:30.369 Müslümanlar geri kalmış, hadi görün Asya'nın, Afrika'nın ülkelerini... 00:41:30.394 --> 00:41:34.800 Doğru, hakikaten, Amerika ileri, Asya'nın Afrika'nın ülkeleri geri. 00:41:34.800 --> 00:41:39.616 Galiba bu gerilik müslümanlıktan doğuyor filan... Milleti aldatıyorlar. 00:41:39.641 --> 00:41:43.420 Peki buyur; İtalya'nın Korsika ve Sardunya kasabasına bakalım 00:41:43.670 --> 00:41:46.133 İspanya'ya bakalım, buyur Habeşistan'a bakalım hıristiyan. 00:41:46.158 --> 00:41:50.795 Buyur Güney Amerika'daki hıristiyan ülkelerine bakalım. Onlar işte bizden geri. 00:41:50.820 --> 00:41:54.995 Temizlik de yok, şu da yok, bu da yok. Yaptırdığı şeyde var… 00:41:55.200 --> 00:42:00.115 Doğru, bak, hay Allah. Onlar hıristiyan ve yine geri. 00:42:00.140 --> 00:42:03.915 Demek ki gerilik Müslümanlık'tan değilmiş. Başka bir sebeptenmiş. 00:42:03.940 --> 00:42:10.275 Ama müdafaa edecek insanlar lazım. Gerçeği bilen, gerçeği gösterecek insanlar lazım. 00:42:10.300 --> 00:42:14.900 Birisi Hz. Âişe validemize söz söyleyecek olmuş, papazlardan. 00:42:15.600 --> 00:42:23.220 Bir iftira hadisesi oldu da Hz. Âişe validemize, onu diline dolamak istiyor. Müslüman da demiş ki: 00:42:23.300 --> 00:42:30.820 "Hz. Meryem validemizin hadisesini biliyorsun, Meryem validemize siz de hürmet ediyorsunuz; 00:42:30.820 --> 00:42:34.340 ona da bir şeyler dediler. Oradan kıyas et de edebini takın." 00:42:34.460 --> 00:42:42.900 Birisi de demiş ki: "Üzümü sıktığımız zaman şırayı içmek serbest mi?" Serbest. 00:42:43.300 --> 00:42:45.900 "Peki, niye şarap olunca yasak olsun?" 00:42:46.200 --> 00:42:52.700 İtiraz ediyor. Allah'ın içkiyi yasak etmesine itiraz ediyor. Karşındaki hoca da akıllı… 00:42:52.860 --> 00:42:56.940 Kızın?! Anlamış. "Kızın helâl olur mu?" 00:42:57.180 --> 00:43:04.260 Hemen sarhoş geri çekilmiş. Edepsiz inkâr edecekti, ileri geri konuşacaktı. 00:43:04.380 --> 00:43:08.820 "Müslümanlık mantık dini değil." diyecekti. Neler söyleyecekti. 00:43:08.860 --> 00:43:15.380 Üzümün suyu serbest de niye şarap haram? Karın serbest de niye kızın haramsa ondan. 00:43:15.540 --> 00:43:24.260 Ama başka türlü ilmî izahlar da verebiliriz. Üzümün suyu şekerdir, şekerli bir sudur. 00:43:24.340 --> 00:43:30.100 İçtiğin zaman kana karışır enerji kazanırsın, sıhhat kazanırsın, bir şey olmaz. 00:43:30.340 --> 00:43:34.100 Tahammür ettiği zaman, şarap hâline geldiği zaman, alkoldür. 00:43:34.260 --> 00:43:40.660 Alkol de hücreleri bozar, mideyi bozar, aklı bozar, şuuru celp eder. 00:43:40.740 --> 00:43:44.100 Araba kullanırken gidersin başka arabaya çarparsın, adam öldürürsün; 00:43:44.300 --> 00:43:46.500 direğe çarparsın, arabayı mahvedersin. 00:43:46.740 --> 00:43:52.600 İşte ondan yasak ama edepsizin edepsizliğine uygun cevap vermek güzel… 00:43:53.420 --> 00:43:55.180 Mantıklı cevap vermek güzel. 00:43:55.340 --> 00:43:58.600 "Ben görmediğim şeye inanmam." demiş birisi. 00:43:58.300 --> 00:44:03.100 Ondan sonra kaldırmış kafasına bir şey vurmuş, kadıya gitmişler. 00:44:03.380 --> 00:44:05.460 "Başım ağrıyor, bu bana vurdu." demiş. 00:44:05.860 --> 00:44:07.740 "Yok, ben ona cevap verdim." demiş. 00:44:07.740 --> 00:44:12.740 "Görmediğim şeye inanmam dedi, onun da ağrısı vardı, göster hani ağrısı?" 00:44:12.820 --> 00:44:17.980 Ağrı görünmüyor, içinde. Kişiye göre cevap. Birisi çıkmış sormuş; 00:44:18.100 --> 00:44:25.340 "Allah şeytanı neden yarattı?" Ateşten yarattı. "İnsanı neden yarattı?" Topraktan yarattı. 00:44:25.580 --> 00:44:30.660 "Peki, Allah şeytanı cehenneme atacak orada nasıl azap verecek, olur mu öyle şey? 00:44:30.740 --> 00:44:34.600 Zaten ateşten yaratılmış, ateşin içinde nasıl azap verecek?" 00:44:34.600 --> 00:44:36.860 Kâfir ya illa bir itiraz edecek. 00:44:37.260 --> 00:44:44.860 O da kaldırmış tarladan bir topraklı kemiği kafasına bir tane vurmuş, yine kadı'nın huzurunu gitmişler. 00:44:44.940 --> 00:44:48.460 "Niye dövdün bu adamı?" diyor. "Ben cevap verdim ona." diyor. 00:44:49.100 --> 00:44:53.980 İnsanoğlu topraktan yaratıldı ama toprağı kafasına vurunca nasıl azap oluyorsa, 00:44:54.200 --> 00:44:59.940 Allah da şeytanı ateşten yarattı ama cehennemde ona azap edecek. Âciz değil ki. 00:45:00.600 --> 00:45:06.940 Mutlaka bir şekli, formülü var. Oraya giden görecek. Şeytan başına nasıl bir şey geldiğini görecek. 00:45:07.200 --> 00:45:10.980 Onun için Allah'ın dinine sımsıkı bağlanmalıyız. 00:45:11.220 --> 00:45:18.200 Bir ara bizden önceki nesiller, bu yirminci yüzyıl, ilim, fen, modern teknoloji, 00:45:18.200 --> 00:45:23.580 bilmem ne diye bir kısmı dinimizden dönmeye meyletmiş. 00:45:23.580 --> 00:45:31.780 Meşhur şair Tevfik Fikret, oğluna âmentü yazmış. Haluk'un Âmentüsü. 00:45:32.100 --> 00:45:33.940 Bizim müslümanların bir âmentüsü var; 00:45:33.980 --> 00:45:37.740 âmentü billâhi ve melâketihî ve kütübihî ve rusulihi, ve'l yevmi'l âhiri… 00:45:37.820 --> 00:45:43.700 Haluk'un Âmentüsü ne? İlim, fen bilmem ne. İslâm ilmi, fenni zaten teşvik ediyor. 00:45:44.200 --> 00:45:48.940 Ayrı âmentü koymaya ne lüzum var. Sen müslümanın âmentüsünü beğenmiyorsun. Ayrı âmentü koyuyorsun. 00:45:49.220 --> 00:45:52.940 Peki, senin âmentüne göre yetişkin çocuğun bakalım ne olmuş? 00:45:52.980 --> 00:45:57.820 Takip ediyorsun, Tevfik Fikret'in oğlu Haluk papaz olmuş. 00:46:00.380 --> 00:46:02.740 Perşembenin gelişi çarşambadan belli. 00:46:03.200 --> 00:46:09.820 Sen ona öyle âmentü öğretirsen, müslümanın âmentüsünden sen baba olarak kopartırsan onu, 00:46:09.900 --> 00:46:15.700 o çocuğun gideceği yer orası olur. Vebali de sana da gelir. 00:46:15.820 --> 00:46:21.260 Onun için Allah akıl fikir versin, Allah dinimize bağlılığı nasip etsin, nur versin. 00:46:21.340 --> 00:46:23.180 İnsana nur vermedi mi göremez. 00:46:23.300 --> 00:46:29.460 Şurada bütün ışıklar sönse, ben yazıyı okuyamam, birbirimizin yüzünü göremeyiz. 00:46:29.540 --> 00:46:34.500 Işık olacak da görecek insan, sen varsın, ben varım, kitap var, harf var, göz var; 00:46:34.540 --> 00:46:41.980 göremeyiz, nur olmayınca göremeyiz. Allah imanın nurunu verdi mi insan gerçekleri görür. 00:46:42.100 --> 00:46:50.420 İmanın nurunu vermedi mi ıska geçer. O zaman görmez, yanından geçer görmez; "Ya hani nerede?" 00:46:50.420 --> 00:46:53.380 "Buralardaydı bilmem ne." "İşte orada ya!" 00:46:53.740 --> 00:46:59.180 Nuru yok da ondan görmüyor. Nuru olmadı mı, görmez. Allah bizi nursuz bırakmasın. 00:46:59.340 --> 00:47:07.580 Allah demek ki ön saflarda çarpışan mücahit kimseyi de sever. Neden cihat ediyormuş müslümanlar? 00:47:08.600 --> 00:47:11.460 Mecbur kaldığı için cihat ediyor, gerekiyor da ondan cihat ediyor. 00:47:11.620 --> 00:47:16.220 Bugün dünyanın her yerinde savaş var. Milletlerarası hukukta savaş hukuku var. Neden? 00:47:16.340 --> 00:47:21.380 Mecbur kalınıyor. Sen bir şey yapmıyorsun o saldırıyor. Kıbrıs'a biz mi saldırdık? 00:47:21.380 --> 00:47:26.180 Yunanistan ter ter tepiniyor. Hayır, hiç saldırmaya niyeti yoktu bizimkilerin. 00:47:26.180 --> 00:47:30.980 Hiç niyeti yoktu, keşke olsaydı ama hiç niyeti yoktu. 00:47:31.600 --> 00:47:36.580 Onlar başladılar çocukları kesmeye, küvetlere doldurmaya, üç tane çocuk üst üste istif etmeye. 00:47:36.580 --> 00:47:41.260 Köylerde katliamlar yapmaya, 60-70 tanesini bir mezara gömmeye. 00:47:41.260 --> 00:47:44.780 Allah bu zulme razı gelmedi. Bizim tembelleri arkasından itti. 00:47:44.820 --> 00:47:49.500 Nihayet biz de zar zor, zoraki cihat yaptık, bir kısmını kurtardık kardeşlerimizin. 00:47:50.380 --> 00:47:55.540 Ondan sonra da Kanada bize küstü, askerî yardımı kesti. Amerika ambargo koydu, bilmem ne. 00:47:55.620 --> 00:47:59.980 Sen ilk önce Yunanlı'ya koysana o ambargoyu o kadar insan ölürken. 00:48:00.180 --> 00:48:04.380 Sen bir afyonkeşini biz hapse attığımız zaman hop oturup hop kalkıyorsun. 00:48:04.740 --> 00:48:10.780 İngilizler'in bir esrarkeşini hapse attık, filmler çevirdiler Türkler'in zalimliğine; 00:48:10.980 --> 00:48:17.900 esrar içmekte serbest mi bırakalım?Cihat lazım, onun için cihat eden kulu da Allah sever. 00:48:17.900 --> 00:48:21.900 Namaz lazım ve yerli yerinde, onun için namaz kılan kulu da Allah sever 00:48:21.940 --> 00:48:26.500 ve rahmet nazarı ile bakar, severek bakar. Üçüncüsü kimdi: 00:48:26.740 --> 00:48:37.600 Ve ile'r-racüli yekûmu fî-sevâdi'l-leyli. "Geceleyin kalkıp ibadet eden kulu Allah sever." Neden? 00:48:37.380 --> 00:48:41.200 Birkaç sebepten, birkaç sebebi bulup söyleyebiliriz. 00:48:41.100 --> 00:48:45.860 Bir: Geceleyin uykuyu bölmek sevgi işidir, herkes yapamaz. 00:48:46.200 --> 00:48:49.940 Sevecek Allah'ın yolunu, kalkabilecek. 00:48:50.180 --> 00:48:58.500 Yoksa içinden gelmedikten sonra, dövsen de olmaz, itsen de olmaz, başına dikilsen de olmaz, 00:48:58.580 --> 00:49:02.540 üstüne bir maşrapa su döksen de olmaz. Kalkmaz, kalkmaz… Bir türlü kaldıramazsın. 00:49:02.540 --> 00:49:06.420 Bizim talebeliğimiz zamanında yurtta bazı arkadaşlar vardı. 00:49:06.500 --> 00:49:10.100 "Hadi sabah namazına…" deyip başına gidip kaldırmak ölümdü. 00:49:10.180 --> 00:49:14.820 Kalkmaz, yanında top patlatsan kalkmayacak nerdeyse, öyle bir şey. 00:49:14.980 --> 00:49:20.580 Aşk olacak ki sevgiden kalkacak, fedakârlık yapabilecek, uykusunu bölecek Allah'a ibadet edecek. 00:49:20.620 --> 00:49:27.380 İki: Geceleyin kimse ibadeti görmüyor. Gündüz riya ve gösteriş olabilir. 00:49:27.380 --> 00:49:31.740 Gece ibadeti gizli olduğundan, riyadan uzak olduğundan makbul oluyor. 00:49:31.940 --> 00:49:43.620 Sonra geceleyin bütün işler tatilde, herkes uykuda, ortalık sessiz. Bir sükûnet var, insan yapayalnız. 00:49:43.740 --> 00:49:48.600 Mesela insan kalabalıkta ağlamaya utanır. Duygularını baskı altında tutar. 00:49:48.600 --> 00:49:56.980 Geceleyin gözyaşı döker, ağlar, yalvarır, konuşur, ne yapacaksa yani; Rabbi ile karşı karşıya. 00:49:57.600 --> 00:50:03.460 Sükûnet var yalnızlık var, uzlet var ve o uzletin tadı var, halâveti var. 00:50:03.620 --> 00:50:05.300 Bunun için gece ibadeti kıymetli. 00:50:05.300 --> 00:50:13.580 Geceleyin kalkana da Allahu Teâlâ hazretleri rahmet nazarı ile bakar, sever, severek-gülerek bakar. 00:50:13.820 --> 00:50:18.740 Demek ki bunları yapmalıyız. Namazları cemaatle kılmaya çalışmalıyız. 00:50:19.620 --> 00:50:27.700 Saf saf Rabbimiz'in huzurunda, kardeşlerimizi severek camilere gelmeliyiz. Kurtuluşumuz camilerden geçer. 00:50:28.300 --> 00:50:34.380 Caminin dışında kurtuluşun formülü tutmaz. 00:50:34.540 --> 00:50:44.460 Profesörün birisi "Bubbe basıncı olmayan bir betonarme kubbe tipi buldum." dedi. "Ya öyle mi?" 00:50:44.540 --> 00:50:49.600 Makalelerini herkes okudu, tatbikatına geçildi. 00:50:49.180 --> 00:50:52.860 Ankara'da bir spor salonu yapıldı üzeri kapalı, üzerini o kubbe ile örttü. 00:50:52.940 --> 00:50:58.340 Kubbe çöktü, hesapla pratik birbirine uymadı. 00:50:58.620 --> 00:51:02.300 Caminin dışında kalkınma formülü tutmaz. 00:51:02.580 --> 00:51:08.260 İman faktörünü nazar-ı dikkate almadan yapılan bir kalkınma olmaz. 00:51:08.340 --> 00:51:21.500 Mutluluk, ilerleme, gelişme, dürüstlük olmaz. Hırsızlığı, rüşveti, edepsizliği engelleyemezsin. 00:51:21.860 --> 00:51:26.220 Nasreddin Hoca'nın gittiği köy gibi köpekleri salıver, taşları bağla; olmaz ki. 00:51:26.620 --> 00:51:30.200 Namaz ehli olacağız, cihat ehli olacağız. 00:51:30.420 --> 00:51:33.260 "İyi, hocam, tamam, sen bana bir tabanca tedarik et. 00:51:33.420 --> 00:51:37.260 Çıkayım ortaya, zaten tabanca patlatmak güzel, çocukluğumuzdan alışmışız 00:51:37.300 --> 00:51:42.420 mantar tabancası bilmem ne, böyle gürültücü bir şeye. Tamam, çifte tabanca olur mu?" 00:51:42.420 --> 00:51:46.180 Zaten bu üniversiteli gençliğinin anarşiye meyli ondan. 00:51:46.540 --> 00:51:50.700 Hoşuna gidiyor tabanca, benim de hoşuma gider, kırda serbest olsa, 00:51:50.820 --> 00:51:56.700 oraya bir nişan diksek, güm güm vursak devirsek. On tane denedim, sekiz tane vurdum. 00:51:56.700 --> 00:52:00.540 Koltuklarımın altına dört tane karpuz yerleştiririm... Hoşuna gider insanın. 00:52:00.540 --> 00:52:03.140 Cihat; cihadın çeşitleri var. 00:52:03.740 --> 00:52:09.140 Cihadın en önemli çeşitlerinden birisi insanın kendi arzularını yenebilmesi. 00:52:09.180 --> 00:52:11.820 Nefsini yenmesi, nefsi ile cihat etmesi. 00:52:12.500 --> 00:52:18.140 Yenemiyor, müslüman annenin babanın çocuğu içkiye alışmış, bırakamıyor. Neden? 00:52:18.220 --> 00:52:22.660 İçkinin haram olduğunu bilmiyor mu, biliyor. Hatta İmam Hatipten mezun. 00:52:23.380 --> 00:52:30.260 Biliyor ama nefsini yenemiyor. Evli; başka bir kadın tutuyor. 00:52:30.540 --> 00:52:36.260 Mübarek, evlisin ya, gül gibi karın var ya, evde çoluk çocuğun var ya, nefsini yenemiyor. 00:52:36.460 --> 00:52:39.900 En büyük cihat nefisle yapılan cihattır. Bu nefis: 00:52:40.200 --> 00:52:46.300 A'dâ adüvvüke nefsüke'lletî beyne cenbeyke. İnsanın içinde en büyük düşman nefsidir. 00:52:46.740 --> 00:52:47.820 Başka düşmana gerek yok. 00:52:47.860 --> 00:52:53.300 Nefsinin insana ettiğini cümle cihan halkı başına üşüşse ancak yapabilir, o kadar zulüm. 00:52:53.460 --> 00:52:59.340 Nefsi insanı mahveder. Ailesini yıkar, şerefini elinden alır. Perişan duruma düşürür. 00:52:59.340 --> 00:53:03.740 Her türlü kötü duruma düşürür. Dünyasını da mahveder âhiretini de mahveder. 00:53:03.820 --> 00:53:09.540 Kâtil eder, ayyaş eder, sıhhatinden olur insan. Her türlü kötü duruma düşer. 00:53:09.660 --> 00:53:11.260 En büyük cihat nefisledir. 00:53:11.420 --> 00:53:16.300 Ramazan'da yaptığımız kısa bir mücadele; şu nefsi yenmeyi azıcık öğrendik. 00:53:16.460 --> 00:53:19.980 Yemek vermedik, su vermedik, sabretmeyi biraz öğrendik. 00:53:20.600 --> 00:53:24.380 Kuvvetleneceğiz, Ramazan'dan sonra devam edeceğiz, nefsi yenmeyi öğreneceğiz. 00:53:24.420 --> 00:53:26.780 Nefsin her istediğini vermeyeceğiz. 00:53:26.980 --> 00:53:32.420 Tasavvuf dediğimiz, tarikat dediğimiz şey, nefsi yenme terbiyesini kazanma yolu. 00:53:32.860 --> 00:53:37.300 Nefsi yenmeyi öğreneceğiz. Nefsin her dediğini yapıyoruz, bir dediğini iki etmiyoruz; 00:53:37.380 --> 00:53:46.540 karşısında el pençe divan duruyor, nefsinin esiri. Bu derviş değil, devirmiş, yolda giderken devirmiş. 00:53:46.540 --> 00:53:52.860 Dervişlik yok, çünkü her dediğini yapıyor. Nefsine uyuyor, şeytana uyuyor. Nefsimiz en büyük düşman. 00:53:52.860 --> 00:53:59.940 İkincisi şeytan. Şeytan vesvese verir, doğrudan doğruya, direkt etkisi yoktur. 00:54:00.300 --> 00:54:06.540 İnnehû leyse lehû sultânün ale'llezîne âmenû ve alâ-rabbihim yetevekkelûn. 00:54:06.620 --> 00:54:10.180 "Kuvvetli iman sahibi, tevekkül sahibi, insanlara şeytan zarar veremez." 00:54:10.620 --> 00:54:12.660 Şeytan düşmandır ama vesvese verir. 00:54:12.900 --> 00:54:17.140 "Şöyle yapsam nasıl olur, gel şunu şöyle yap falan gibilerinden vesvese verir. 00:54:17.260 --> 00:54:21.260 Kuvvetli iman sahibi, Allah'a dayanan insanlar bunu da yenebilirler. 00:54:21.700 --> 00:54:28.140 Başka düşmanlar; işte bilmem varlığımıza göz dikenler, birliğimize göz dikenler; 00:54:28.180 --> 00:54:31.940 çeşit çeşit düşmanlar var. Bunlara karşı uyanık olacağız. 00:54:32.200 --> 00:54:37.620 Bunlar bitti mi, nesli yeryüzünden kalktı mı? Dinozorlar vs. gibi sadece müzelik mahlûklar mı? 00:54:37.620 --> 00:54:43.980 Hayır, düşman aynen duruyor. Çevremizde, içimizde duruyor. Beşinci kol faaliyetleri yapıyor. 00:54:44.600 --> 00:54:45.860 Casuslama işler yapıyor. 00:54:45.900 --> 00:54:50.900 Bizim halkımızı dejenere etmeye çalışıyor, bölmeye çalışıyor, birbirine düşürmeye çalışıyor. 00:54:50.940 --> 00:54:55.940 Geçen gün gördüm resmini, anarşistlerden dokuz tanesi öldürülmüş; 00:54:55.980 --> 00:55:02.660 yanlarında havan topları, bazukalar, otomatik tüfekler... 00:55:04.580 --> 00:55:07.500 "Hangi suçlara katıldı?" diye bir liste verdi televizyon. 00:55:07.740 --> 00:55:12.860 Şu kadar yüzbaşı öldürmüş, şu kadar binbaşı öldürmüş, bu kadar er öldürmüş. 00:55:12.900 --> 00:55:15.660 Ya bu zavallıcıkları niye öldürdün? 00:55:16.200 --> 00:55:19.540 "Ben istiklalimi elde edeceğim, orada bir Kürt devleti kuracağım." 00:55:19.660 --> 00:55:22.980 Biz sana Kürtsün, Türksün diye bir ayrılık gayrılık yaptık mı? 00:55:23.200 --> 00:55:26.780 Kimimiz Arnavut, kimimiz Çerkez, kimimiz Kürt, kimimiz Türk. 00:55:26.820 --> 00:55:31.420 Bir kader birliği yapmışız, koskoca imparatorluktan çekilmişiz. Buraya sığınmışız. 00:55:31.820 --> 00:55:38.420 Birbirimizin kardeşiyiz. Kimimiz Boşnak, kimimiz Pomak ne olacak? 00:55:38.660 --> 00:55:42.580 Sana ben "yemek yeme" mi dedim. "Ticaret yapma" mı dedim. 00:55:42.620 --> 00:55:45.700 "Ben seni devlet memuru yapmam" mı dedim; bakanlar var. 00:55:45.940 --> 00:55:52.200 Daha ne istiyorsun, her türlü imkân var. Yediğin önünde yemediğin ardında. Ne bu hunharlık! 00:55:52.220 --> 00:55:56.260 O kadar adamı öldürmüşsün; öldürdüğün adamın çoluğu çocuğu yok mu? 00:55:56.260 --> 00:55:58.580 Ne sebeple öldürdün? Nasıl cevap vereceksin? 00:55:58.580 --> 00:56:03.780 Dosdoğru cehenneme ama bunları anlatamamışız. Niye anlatamamışız? 00:56:03.820 --> 00:56:07.540 İslâm'ı doğru düzgün öğretmeye müsaade etmemişiz. 00:56:07.540 --> 00:56:14.220 Hem İslâm'ı doğru düzgün öğretmeye müsaade etme hem de anarşi olmamasını iste. Olmaz ki. 00:56:14.380 --> 00:56:16.940 Doktorun elini kolunu bağla, hasta iyi olsun diye bekle. 00:56:16.940 --> 00:56:17.380 Olmaz. 00:56:18.100 --> 00:56:23.180 Doktora müsaade et de tedavisini yapsın. 00:56:23.300 --> 00:56:26.980 Memlekette demokrasi var; Avrupa'dan, Amerika'dan 00:56:27.600 --> 00:56:32.140 ithal malı dernekleri getiriyorsun, kurduruyorsun. Açılışı maliye kaymakamına yaptırıyorsun. 00:56:32.180 --> 00:56:37.860 Öbür tarafa da serbestlik ver. Hadi bakalım halk kimi beğenirse onu şey yapsın... Ondan oluyor. 00:56:38.200 --> 00:56:44.260 Çünkü bu insanın ruhunu tatmin etmedin mi; kafasına yanlış bilgi girdi mi, engelleyemezsin. 00:56:44.780 --> 00:56:52.580 Demek ki cihat da edeceğiz. Bir de Allahu Teâlâ hazretlerine karşı ibadet edici kul olacağız. 00:56:52.900 --> 00:56:58.780 Gecemiz ibadetle geçecek, gündüzümüz itaatle geçecek, Allah'a âsi olmayacağız. 00:56:59.180 --> 00:57:05.700 Eskilerden bir tabir var. Gündüz külahlı, gece silahlı. 00:57:06.220 --> 00:57:11.660 Külah, Mevlevîler'in böyle uzun külahları vardır. Derviş külahı, uzun. 00:57:11.700 --> 00:57:15.995 Gündüz külah giyiyor, tamam bu derviş sanıyorsun. 00:57:16.200 --> 00:57:23.460 Gece bakıyorsun silahlı, haramîlik yapmış vs. Eskiden böyle şeyler olmuş demek ki. 00:57:23.580 --> 00:57:29.264 Halk kendisini tanıyamasın diye, gündüz külah giymiş, gece anarşi işleri yapmış. 00:57:29.289 --> 00:57:32.117 Böyle olmayacağız. Nasıl olacağız? 00:57:32.142 --> 00:57:41.595 Gece ibadetli taatli, gündüz itaatli olacağız. Gündüz Allah'a âsi olmayacağız, emirlerini tutacağız. 00:57:41.620 --> 00:57:47.395 Gece seccademize geçeceğiz, Allahu Teâlâ hazretlerine güzel kulluk edeceğiz. 00:57:47.420 --> 00:57:58.620 Nizamülmülk'ü Sultan Melikşah'a mı birisine şikâyet etmişler. Demişler ki: 00:57:58.660 --> 00:58:07.755 "Senin bu rezil, hazinendeki bütün paralarını başka tarafta sarf ediyor, orduya harcamıyor bu parayı." 00:58:07.780 --> 00:58:12.860 Çağırmış; "Bana bak lâlâ, ben sana hazinemi emanet ettim. 00:58:12.860 --> 00:58:14.915 Devlet işlerini sen yürüt… 00:58:14.940 --> 00:58:20.459 Lüzumsuz yere sarf ediyormuşsun, orduya gereken tahsisatı ayırmıyormuşsun, 00:58:20.484 --> 00:58:25.244 ondan sonra yanlış işler yapıyormuşsun." demiş. Diyor ki: 00:58:25.269 --> 00:58:30.235 "Sultanım! Ben senin iki paralık bir kulunum. 00:58:30.260 --> 00:58:34.660 Eğer beni esir pazarına götürüp satmak istesen, ihtiyar olduğumdan taş, 00:58:34.700 --> 00:58:37.620 odun falan taşıyamadığımdan, hizmet yapamadığımdan 00:58:37.660 --> 00:58:42.278 bana üç-beş dirhemden fazla para vermezler. İki paralık bir kulunum senin. 00:58:42.303 --> 00:58:45.795 İstersen atarsın, istersen satarsın. Satsan da para etmem. 00:58:45.820 --> 00:58:52.295 Senin orduların seni ancak silahlarının menzili kadar mesafede korurlar. 00:58:52.320 --> 00:58:54.620 Kılıçlarının, mızraklarının boyu kadar 00:58:54.620 --> 00:59:01.996 veyahut oklarının gidebildiği mesafeye kadar düşmana karşı seni savunurlar. 00:59:02.236 --> 00:59:10.315 Ben senin için öyle bir ordu hazırlıyorum ki; o senin ordun uyuduğu zaman onlar uyanırlar. 00:59:10.340 --> 00:59:16.829 Onlar nöbeti alırlar. Onlar sabahlara kadar nöbette bulunurlar." Kimleri kastediyor? 00:59:16.854 --> 00:59:20.754 Alimleri, zahidleri, âbidleri kastediyor. 00:59:20.779 --> 00:59:22.340 Şikâyet mevzuu ne? 00:59:22.380 --> 00:59:27.863 Nizamülmülk çok medrese açtırmış, alimlere çok para vermiş. 00:59:27.888 --> 00:59:31.901 Medreseler açtırmış. Neden yapmış adam açıklıyor işte. 00:59:31.926 --> 00:59:38.260 Ben, iyi insan yetiştireceğim, âlim yetiştireceğim. Senin askerlerin uyuduğu zaman 00:59:38.300 --> 00:59:43.310 sana dualarıyla yardımcı olan, halkı iyi yetiştiren insan yetiştireceğiz. 00:59:43.335 --> 00:59:49.658 Onlar sabahlara kadar gözyaşı dökerler, ibadet ederler, seni Allah'ın gazabından onlar korurlar. 00:59:49.683 --> 00:59:56.219 Çok güzel cevap vermiş. Ben onu diyanet dergisinde böyle yazdım, neşrettim. Çok güzel cevap vermiş. 00:59:56.244 --> 00:59:59.980 Hakiki korunma da öyle zaten. Allah korursa korur insanı. 01:00:00.500 --> 01:00:05.750 Rabbimiz bizi İslâm'a bağlı eylesin 01:00:05.100 --> 01:00:11.900 Ömrümüzü rızasına uygun geçirmeye muvaffak eylesin. Geceleyin de kendisine aşina kullarından eylesin. 01:00:11.940 --> 01:00:16.860 Huzuruna çıkıp gözyaşı döküp niyaz ve münacat edenlerden eylesin. 01:00:16.900 --> 01:00:23.600 Gafil gafil, horul horul uyuyanlardan etmesin. Sevmediği kullarının zümresine itmesin. 01:00:23.100 --> 01:00:27.380 Kapısından bizi kovmasın. Bizi rahmetine mazhar eylesin. 01:00:27.420 --> 01:00:30.540 Cennetine dâhil eylesin, cemâliyle müşerref eylesin. 01:00:30.565 --> 01:00:32.580 Fâtihâ-i Şerîfe mea'l-Besmele.