WEBVTT 00:00:00.940 --> 00:00:04.204 Eûzü billâhi mineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm. 00:00:04.828 --> 00:00:08.987 Elhamdülillâhi Rabbi'l-âlemîne alâ külli hâlin ve fî külli hîn. 00:00:09.500 --> 00:00:11.369 Nahmeduhû bi-cemîi mehâmidih. 00:00:12.250 --> 00:00:16.291 Lehü'l-hamdü kemâ yenbeğî li-celâli vechihî ve li-azîmi sultânih. 00:00:16.877 --> 00:00:20.446 Ve's-salâtu ve's-selâmu alâ seyyidi'l-evvelîne ve'l-âhirîn 00:00:20.598 --> 00:00:23.281 senedinâ ve mededinâ Muhammedini'l-Mustafa 00:00:23.806 --> 00:00:28.277 ve âlihî ve sahbihî ve men tebi'ahû bi-ihsânin zevi's-sıdkı ve'l-vefa. 00:00:28.496 --> 00:00:32.685 Emmâ ba'd: Fa'lemû eyyühe'l-ihvân fe-inne efdale'l-hadîsi kitâbullah 00:00:32.739 --> 00:00:37.219 ve efdale'l-hedyi hedyu seyyidinâ Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem 00:00:37.696 --> 00:00:43.160 ve şerre'l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesin bid'atün ve külle bid'atin dalâletün 00:00:43.260 --> 00:00:46.770 ve külle dalâletin ve sâhibehâ fi'n-nâr. 00:00:46.780 --> 00:00:51.390 Ve bi's-senedi'l-muttasılı ile'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâne: 00:00:51.810 --> 00:00:54.782 Kâne yeteavvezü min hamsin: Mine'l-cubni ve'l-buhli 00:00:54.823 --> 00:00:59.200 ve's-sûi'l-umuri ve fitneti's-sadri ve azâbi'l-kabri. 00:01:00.343 --> 00:01:04.550 Aziz ve muhterem kardeşlerim! Allah cümlemizden razı olsun. 00:01:04.899 --> 00:01:12.200 Dünya ve âhiretin hayırlarına cümlenizi nâil eylesin. Cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin. 00:01:13.716 --> 00:01:18.848 Sözlerin en güzeli Kur'ân-ı Kerîm'dir, yolların en güzeli Resûlullah'ın yoludur. 00:01:19.348 --> 00:01:25.398 Onun için Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in âdetlerini, itiyatlarını, 00:01:25.656 --> 00:01:33.978 ahlâkını, şemâilini, Hocamız Gümüşhaneli Ahmed Ziyâeddin hazretleri 00:01:34.173 --> 00:01:39.938 Râmûzü'l-ehâdîs kitabının sonuna eklemiş, biz de oradan zevkle, şevkle okuyoruz. 00:01:40.267 --> 00:01:43.924 Allahu Teâlâ hazretleri bizim de her halimizi Resûlullah'a uydursun, 00:01:44.307 --> 00:01:47.206 onun şefaatine ermemizi cümlemize nasip eylesin. 00:01:47.999 --> 00:01:51.479 Bu rivayetleri okuduk, izahına başlamadan önce, 00:01:51.822 --> 00:01:56.567 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'e sevgimizin, saygımızın, 00:01:57.418 --> 00:02:04.262 bağlılığımızın âcizane küçük bir nişânesi olmak üzere ruh-i pâkine hediye edelim diye 00:02:05.810 --> 00:02:11.618 ve onun mübarek âl'inin, ashâbının, etbâının, ahbâbının, sâir enbiyâ ve mürselînin 00:02:11.619 --> 00:02:14.280 ve cümle evliyâullâhın ruhlarına hediye olsun diye 00:02:14.280 --> 00:02:22.118 ve hâssaten Peygamber Efendimiz'den sonra ümmet-i Muhammed'in irşâdıyla vazifeli olarak hizmet görmüş olan 00:02:22.477 --> 00:02:26.846 meşâyih-i vâsılîn, ulemâ-i muhakkıkîn, sâdât-ı turuk-u aliyyemizin 00:02:26.846 --> 00:02:31.386 ve halifelerinin, müridlerinin, muhiblerinin ruhlarına hediye olsun diye, 00:02:32.228 --> 00:02:37.874 bu hadîs-i şerîfleri bize kadar nakil ve rivayet etmiş olan âlimlerin, râvilerin, 00:02:38.140 --> 00:02:41.320 eseri telif eylemiş olan Güşhaneli hocamızın, 00:02:41.330 --> 00:02:45.835 kendisinden feyz aldığımız Mehmed Zahîd-i Bursevî hocamızın ruhuna hediye olsun diye, 00:02:46.155 --> 00:02:55.900 bu beldeleri canlarıyla, mallarıyla cihat ederek fethetmiş olan Fatih Sultan Mehmed Han'ın 00:02:55.261 --> 00:03:03.261 ve askerlerinin vesâir mücahitlerin, fatihlerin, şehitlerin, gazilerin ruhlarına hediye olsun diye, 00:03:03.645 --> 00:03:09.835 cümle hayır hasenat sahiplerinin ve bilhassa şu içinde ibadet edip, toplanıp, ilim öğrenip 00:03:11.990 --> 00:03:21.352 tefeyyüz eylediğimiz İskenderpaşa Camii'nin bânisi İskender Paşa'nın ve bu camiyi zaman zaman tamir edip, 00:03:21.352 --> 00:03:29.212 genişletip, hizmette devamlı tutanların, bu caminin içinden güzeran eylemiş olan imamların, 00:03:29.212 --> 00:03:34.586 hatiplerin, müezzinlerin, kayyımların, cemmatlerin ruhlarına hediye olsun diye 00:03:35.692 --> 00:03:47.643 ve uzaktan yakından Allah rızası için Peygamber Efendimiz'in muhabbetinden buralara gelip 00:03:47.681 --> 00:03:52.643 toplanmış bulunan siz kardeşlerimizin ahirete ahirete göçmüş olan bütün sevdiklerinin, 00:03:52.643 --> 00:03:59.525 yakınlarının ruhlarına hediye olsun diye ve biz yaşayan, hayatta bulunan müslümanlar da hayatımızı, 00:03:59.643 --> 00:04:05.486 ömrümüzü Rabbimizin rızasına uygun geçirelim, Kur'an-ı Kerîm'in yolunda yaşayalım, 00:04:05.486 --> 00:04:12.493 Peygamber Efendimiz'in izinden gidelim, sünnet-i seniyyesini ihya eyleyelim, şehit sevapları kazanalım, 00:04:12.742 --> 00:04:17.479 ahirette Peygamber Efendimiz'e komşu olalım, cemaliyle müşerref olalım diye, 00:04:17.479 --> 00:04:21.561 bir Fâtihâ, üç İhlâs-ı Şerîf okuyalım; öyle başlayalım. 00:04:26.724 --> 00:04:32.642 Okuduğumuz rivayetler Râmûzü'l-ehâdîs kitabının 551. sayfasının başından itibarendir. 00:04:32.980 --> 00:04:41.556 Metinlerini merak edenler, daha derin bilgileri araştırmak isteyenler bu sayfayı da not etsinler, 00:04:42.139 --> 00:04:49.414 hatırlarında bulunsun; yazmak, tahkik etmek, şerhini okumak lazım gelebilir. 00:04:50.867 --> 00:04:57.646 Hz. Ömer radıyallahu anh'ten İbn Mâce'nin, Nesaî'nin, 00:04:57.912 --> 00:05:08.622 Ebû Dâvud'un rivayet eyleyip de "hasendir, hasen hadistir, rivayettir" diye kaydettiklerine göre 00:05:09.114 --> 00:05:11.645 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz 00:05:11.692 --> 00:05:16.267 Allahu Teâlâ hazretlerine beş şeyden sığınır, iltica ederdi. 00:05:18.111 --> 00:05:25.247 Bu beş şey nelerdir, onları yavaş yavaş okuyup izahına geçelim. 00:05:27.872 --> 00:05:31.585 Kâne yete'avvezü min hamsin: Mine'l-cubni. 00:05:31.921 --> 00:05:33.650 Birisi korku. 00:05:36.345 --> 00:05:45.218 Peygamber Efendimiz korkmaktan, korkaklıktan, ürkeklikten, yüreksizlikten, ödleklikten Allah'a sığınırdı. 00:05:45.439 --> 00:05:54.480 Kendisi korkmazdı. En tehlikeli zamanlarda katiyen korktuğu, sarsıldığı görülmemişti. 00:05:54.408 --> 00:06:01.138 Son derece metanetliydi, hiç korku eseri göstermezdi, son derece cesur ve kahramandı. 00:06:01.817 --> 00:06:09.150 Hatta o hicret esnasında kendisini yakalamak için arkasından at sürenlere karşı arkasına bile bakmazdı. 00:06:09.144 --> 00:06:13.350 Yani şöyle bir endişe edip, arkamdan at sürüyorlar, yakalayacaklar, 00:06:13.405 --> 00:06:17.650 belki mızrak atarlar, belki ok atarlar diye bir endişesi bile yoktu. 00:06:17.768 --> 00:06:23.546 Dönüp arkasına bakmak âdeti değildi. Onun peygamberliğinin şanına yakışmazdı. 00:06:23.810 --> 00:06:32.966 Arkasına dönüp bakmazdı. Kendisinin savaşlardaki metaneti, en önde giderdi, ilk çarpışırdı. 00:06:33.442 --> 00:06:40.153 O tarzda ispat edilmiş bir kahramanlığı, metinliği, cesurluğu vardı. 00:06:40.519 --> 00:06:51.671 Kendisi bu beş şeyden birisi olarak, korkaklıktan daima Allahu Teâlâ hazretlerine sığınırdı. 00:06:53.530 --> 00:07:01.420 Korkaklık... Bazı insanlar böyle yetişiyorlar. 00:07:02.325 --> 00:07:09.423 Maalesef biz kendi çocuklarımızı yetiştirirken bir sürü korkuyla yetiştiriyoruz. 00:07:09.719 --> 00:07:11.172 Ta küçükten başlıyor bu; 00:07:11.351 --> 00:07:16.895 "Öyle yapma, böyle yapma, kulağını çekerim, bir tane vururum, ayağımın altına alırım!.." 00:07:17.121 --> 00:07:21.806 vesaire diye biz çocuklarımızı korkuyla terbiye ediyoruz. 00:07:22.447 --> 00:07:23.439 Bu doğru bir şey değil. 00:07:24.314 --> 00:07:31.499 Bir kere Peygamber Efendimiz'in tavsiyesi, benim her zaman nakletmeye çalıştığım gibi; 00:07:31.588 --> 00:07:36.877 "Çocuklarınıza asaletli insana yaptığınız muameleyi yapın." diyor 00:07:37.394 --> 00:07:45.700 Soylu, asaletli insana nasıl davranırsan öyle davran. Halbuki pek çok kimse öyle yapmıyor. 00:07:46.930 --> 00:07:51.907 Sanki bir köleye davranıyormuş, sanki bir hizmetçiye davranıyormuş gibi yapıyor. 00:07:52.141 --> 00:07:55.750 Tabii çocuk küçükten bu hava içinde yetiştiği için 00:07:55.794 --> 00:08:01.258 o havanın ömrü boyunca tesirinden kendisini kurtaramıyor. Böyle olmaması lazım. 00:08:01.711 --> 00:08:08.987 Çocukları asaletli yetiştirmek, haysiyetli yetiştirmek, edepli yetiştirmek lazım. 00:08:09.229 --> 00:08:14.174 Evet, saygılı olsun ama katiyen korkak, çekingen vesaire olmasın. 00:08:14.549 --> 00:08:17.729 Lüzumsuz şeylerden de korkmaması lazım. 00:08:18.167 --> 00:08:21.930 Korkulacak şey varsa -vardır şüphesiz- ondan korksun. 00:08:22.141 --> 00:08:28.250 Ama lüzumsuz şeylerden; höcüymüş, karanlıkmış, şunuymuş, bunuymuş, buna benzer şeylerden, 00:08:28.158 --> 00:08:35.455 "Yok evladım, bak beraber gidelim istersen, bunlardan korkmaya değmez." diye alıştırmak lazım. 00:08:36.720 --> 00:08:46.440 Kaliteli müslümanın, yüksek kalitede olan müslümanın genel vasfıdır; Allah'tan gayriden korkmamak. 00:08:47.721 --> 00:08:52.915 Velâ yehâfûne levmete lâim. "Kınayanın kınamasından korkmazlar." 00:08:53.337 --> 00:08:58.588 Allah'tan gayriden korkmazlar. Allah'tan gayriye "eyvallah" demezler. 00:08:58.752 --> 00:09:05.102 Allah'tan gayriye meyletmezler. Allah'tan gayriye boyun bükmezler. 00:09:05.102 --> 00:09:10.884 Allah'tan gayriye ibadet etmezler. Korkarsa Allah'tan korkar. Severse Allah'ı sever. 00:09:11.220 --> 00:09:12.853 Dinlerse Allah'ı dinler. 00:09:13.176 --> 00:09:20.679 Allahu Teâlâ hazretlerinin lütfundan, ihsanından mahrum olmamak için endişe eder. 00:09:20.718 --> 00:09:22.555 Endişesi, korkusu o olur. 00:09:22.796 --> 00:09:25.202 Ölümden? Ölümden hiç korkmaz. Niye? 00:09:25.686 --> 00:09:32.993 Zaten insan hayata gelmiş, ömrü belli; kader. Bir müddet ne kadar yaşayacaksa yaşayacak. 00:09:33.657 --> 00:09:38.911 Eceli geldiği zaman bir an öne gelmez, bir an sonraya gitmez; değişmeyecek. 00:09:39.400 --> 00:09:42.210 E değişmeyecek olan şeyden dolayı endişe etmeye lüzum yok. 00:09:42.318 --> 00:09:46.140 Yani ölümden dolayı korkmak müslümana yakışmıyor. 00:09:48.567 --> 00:09:51.371 Peygamber Efendimiz'in hadîs-i şerîfi vardır ki; 00:09:51.667 --> 00:10:02.850 "Eğer Âdemoğulları, insanlar Allah'tan gayri başka bir şeyden korkmasalardı, 00:10:02.495 --> 00:10:04.354 hiçbir şey onlara zarar veremezdi. 00:10:05.822 --> 00:10:10.321 Neden korkarlarsa Allah korktukları şeyi ceza olarak musallat eder." 00:10:10.520 --> 00:10:13.405 Korkmasa hiçbir şey 00:10:13.405 --> 00:10:22.964 ona -kendisine sığınan, iltica eden kimseye- zarar veremez; Allahu Teâlâ hazretleri müsaade etmez. 00:10:23.226 --> 00:10:27.463 Hatta büyük zâtların hayatlarında, menâkıbında okuyoruz; 00:10:27.879 --> 00:10:34.640 yırtıcı hayvanlara, arslanlara, kaplanlara karşı bile pervaları olmamış. 00:10:34.204 --> 00:10:39.290 Aylar önce, belki yıllar önce burada enteresan bir hadîs-i şerîf okumuştuk. 00:10:40.921 --> 00:10:46.680 Abdullah b. Ömer radıyallahu anh, Hz. Ömer'in oğlu Abdullah. 00:10:48.227 --> 00:10:51.434 O bir gün bakıyor ki Medine-i Münevvere'nin surlarının, 00:10:51.559 --> 00:10:56.188 duvarlarının yanında insanlar -kalabalık- bekleşiyorlar, titreşiyorlar. 00:10:56.410 --> 00:10:58.750 "Niye bekleşiyorsunuz burada?" Diyorlar ki; 00:10:58.789 --> 00:11:05.957 "Yâ Abdallah! İşte köyümüze, kabilemize, obamıza gideceğiz ama 00:11:06.580 --> 00:11:12.386 yolun üzerinde bir çöl arslanı yatıyor; yanına gitsek bizi parçalar." İşte görüyorsunuz, uzaktan görünüyor. 00:11:13.566 --> 00:11:18.316 Bakıyor, hakikaten yola sere serpe bir arslan uzanmış, yatıyor. 00:11:19.970 --> 00:11:22.409 Bunlar da bekleşiyorlar, ona bakıp duruyorlar, yanına yaklaşamıyorlar. 00:11:22.847 --> 00:11:28.518 Abdullah b. Ömer yürüyor, yürüyor, gidiyor arslanın yanına kadar. 00:11:28.832 --> 00:11:33.620 Sanki keçiyi tutar gibi, koyunu tutar gibi kulağından tutuyor, 00:11:33.445 --> 00:11:41.774 sürüklüyor, dehliyor, kışalıyor, onu yoldan uzaklaştırıyor, ileriye doğru kovalıyor. 00:11:42.188 --> 00:11:44.806 Ondan sonra da geliyor, insanlara diyor ki; 00:11:45.196 --> 00:11:50.774 "Hadi yolunuz serbestleşti, gidin gideceğiniz yere... Resûlullah doğru söylemiş. 00:11:51.200 --> 00:11:59.112 'Âdemoğulları, insanoğulları eğer Allah'tan gayri başka hiçbir şeyden korkmasalardı, 00:11:59.330 --> 00:12:01.507 hiçbir şey ona zarar veremeyecekti. 00:12:01.882 --> 00:12:07.432 Allahu Teâlâ hazretleri, insan neden korkarsa korktuğunu ona musallat eder.' 00:12:07.501 --> 00:12:10.103 buyurmuştu Peygamber Efendimiz, doğru söylemiş, 00:12:10.494 --> 00:12:13.940 sadaka Resûlullah." diyor, hadîs-i şerîfi o zaman rivayet ediyor. 00:12:14.206 --> 00:12:16.669 Kendisi hiç perva etmeden yürüyor hayvanın üstüne, 00:12:17.130 --> 00:12:21.270 kulağından, yelesinden tutup, sürükleyip öbür tarafa kışalıyor. 00:12:21.616 --> 00:12:26.108 Bu koç mu, keçi mi, evcil hayvan mı? Değil. 00:12:26.319 --> 00:12:33.740 Ötekilerin titreştiği bir hayvan ama bu hakiki müslüman, yürekli müslüman. 00:12:33.239 --> 00:12:34.721 Onun için zarar vermiyor. 00:12:35.650 --> 00:12:43.558 Müslümanların o terbiyeyi alması lazım ve ona göre yaşaması lazım. 00:12:43.691 --> 00:12:46.767 Alnı açık yaşaması lazım. Hür yaşaması lazım. 00:12:46.908 --> 00:12:54.410 Müslümana esaret yakışmaz, kâfire boyun bükmek yakışmaz, korkmak yakışmaz. 00:12:54.785 --> 00:12:58.505 Cesur olması lazım. Peygamber Efendimiz de buyurmuş, 00:12:59.280 --> 00:13:04.900 duasında Allahu Teâlâ hazretlerine beş şeyden sığınırmış. Birisi de korku. 00:13:04.181 --> 00:13:06.177 Korku da ne demek, niye korkayım? 00:13:07.403 --> 00:13:11.586 Ben Allah'ın mü'min kuluyum, Allah'ın yolunda yürüdükten sonra neden korkayım? 00:13:12.328 --> 00:13:16.517 Bu arada Abdulaziz [Bekkine] Hocaefendi'nin de bir hatırasını nakletmek isterim. 00:13:16.775 --> 00:13:22.884 Abdulaziz Hocaefendi hatme-i hâcegân yapıyormuş, cemaatle beraber tesbih çekiyormuş. 00:13:24.630 --> 00:13:28.924 Halka olmuşlar, Allah diyorlar, lâ ilâhe illallah diyorlar. 00:13:30.260 --> 00:13:35.848 Duvarın üstünde bakmış polisler dolaşıyor. Cemaat görmüş. 00:13:36.670 --> 00:13:45.450 İbadetlerin zor yapıldığı, Kur'an öğretilmediği, Kur'an öğreten hocaların cezalandırıldığı, 00:13:45.334 --> 00:13:49.723 Kur'ân-ı Kerîmler'in toplanıp yakıldığı zamanda... 00:13:51.356 --> 00:13:55.880 "Aman efendim, polisler etrafı sardı, şöyle oldu, böyle oldu..." 00:13:55.612 --> 00:14:04.298 Hiç aldırmamış; zikre devam. Ondan sonra da, zikir tesbihat bittikten sonra demiş ki; 00:14:04.446 --> 00:14:06.864 "Biz korkmaktan korkarız." 00:14:09.940 --> 00:14:12.403 Çünkü yanlış bir şey yapmıyoruz ki; 00:14:12.646 --> 00:14:17.489 Allah'ın yolunda gidiyoruz, Allah'a sığınmışız, Allah'a tevekkül etmişiz, Allah'ı zikrediyoruz. 00:14:17.919 --> 00:14:20.369 Allah'ı zikreden insana bir başka şey zarar verebilir mi? 00:14:20.759 --> 00:14:24.834 Arslanlar, kaplanlar zarar veremez; başkası nasıl zarar verecek?.. 00:14:25.163 --> 00:14:31.809 Verirse... Bu can vade yetmişse şu sırada gidecek; öne de gelmez, sonraya da gitmez. 00:14:31.848 --> 00:14:36.570 Demek ki vademiz yetmiş; eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve resûluh, 00:14:36.672 --> 00:14:38.549 veririz, geçeriz öbür tarafa. Ne olacak... 00:14:38.659 --> 00:14:44.130 "İşte bu dünya hayatı; askerlik bitti, terhis olduk; oh vatan-ı aslîmize gidiyoruz, 00:14:44.372 --> 00:14:49.194 Allah'ın lütfuna, ihsanına ereceğiz..." diye seve seve gider müslüman. 00:14:49.420 --> 00:14:53.894 Onun için Allah bizi de her çeşit korkaklıktan korusun. 00:14:54.105 --> 00:14:58.962 "Aman öyle yapma, aman böyle yapma..." Kimisi fakirlikten korkuyor. 00:14:59.704 --> 00:15:03.970 "Ya versene zekâtını!" "Ya fakir olursam?" 00:15:03.729 --> 00:15:10.250 Vermezsen fakir olursun. Allah bereketini alır, yangın olur, kaza olur, felaket olur; 00:15:10.309 --> 00:15:13.600 bak o zaman hasta olursun, doktorlara verirsin. 00:15:13.280 --> 00:15:16.559 Bu tarafa veremediğini öbür taraftan Allah fazlasıyla [çıkarır.] 00:15:17.137 --> 00:15:22.957 Kimisi fakirlikten korkar, kimisi insandan korkar, kimisi şundan korkar, kimisi bundan korkar... 00:15:23.443 --> 00:15:28.291 Halbuki asıl korkacaksan Allah'tan kork, başkasından korkma! 00:15:28.612 --> 00:15:32.536 Ve tahşe'n-nâs vallâhu ehakku en tahşâhu. 00:15:32.849 --> 00:15:36.907 "İnsanlardan korkuyorsun ama asıl korkulması gereken, 00:15:37.180 --> 00:15:41.542 korkulacak olan Allahu Teâlâ hazretleridir." diye Kur'ân-ı Kerîm'de bildiriliyor. 00:15:41.823 --> 00:15:47.160 Onun için Allah bizi ödleklikten, korkaklıktan, cesaretsizlikten, 00:15:47.227 --> 00:15:53.907 yapmamız gereken işte cesaret gösterememekten, çekinmekten, sakınmaktan korusun. 00:15:54.790 --> 00:15:59.748 Kahraman, mert, doğru, dürüst, cesur, metin kimseler eylesin. 00:16:00.397 --> 00:16:06.181 Bu bir. Peygamber Efendimiz'in sığındığı şeylerden birisi bu. Hem de ilk başta bundan sığınmış. 00:16:06.377 --> 00:16:11.670 Neden? Çünkü çürük adamdan bir iş gelmiyor, bir işe yaramıyor. 00:16:11.606 --> 00:16:14.752 Adam müslüman ama çürük; hiçbir şeye yaramıyor ki... 00:16:16.368 --> 00:16:20.608 Yaşayacaksan şerefinle yaşa, öleceksen şerefinle öl. Kâfire boyun eğme. 00:16:21.916 --> 00:16:27.382 Kimsenin boyunduruğu altında esir olarak yaşama. İlk önce bu. 00:16:27.468 --> 00:16:33.688 Tabii hürriyet olmayınca hiçbir şey olmuyor. Ondan sonra yavaş yavaş din de iman da elden gidiyor. 00:16:33.989 --> 00:16:38.247 İşte Bulgaristan, işte Rusya, işte Kafkasya, işte başka yerler. 00:16:38.809 --> 00:16:44.684 Esarete bir düştü mü insan, ondan sonra kültürel baskı, şu şöyle olacak, 00:16:44.739 --> 00:16:51.430 bu böyle olacak derken çocuklar, torunlar dinden imandan çıkıyor, dini imanı unutuyor. 00:16:51.307 --> 00:16:55.843 İnsan yaşamasını bildiği gibi öleceği zamanı da bilmeli. 00:16:56.601 --> 00:17:01.351 "Tamam, burası ölecek yerdir; buradan bir adım geri gitmem, bu yolda canım feda olsun." 00:17:01.417 --> 00:17:05.191 diye yaşamasını bildiği kadar ölmesini de bilmeli. 00:17:05.870 --> 00:17:13.459 Allah bizi saîd olarak yaşatsın, şehit olarak ölmeyi cümlemize nasip eylesin. 00:17:14.990 --> 00:17:16.907 İkinci sığındığı şey neymiş? 00:17:17.454 --> 00:17:29.234 Ve'l-buhli. Buhl, "cimrilik, pintilik, nekeslik, elisıkılık, cömert olmamak" demek. 00:17:29.437 --> 00:17:31.398 Peygamber Efendimiz ondan da sığınırdı. 00:17:31.445 --> 00:17:36.479 Çünkü Allahu Teâlâ hazretleri cömert kulları sever, cimri kulları sevmez. 00:17:36.561 --> 00:17:42.510 Hayırseverleri sever, elisıkıları sevmez. 00:17:43.317 --> 00:17:49.140 Allahu Teâlâ hazretleri, bir insan Allah yolunda sadaka verdi mi, 00:17:49.147 --> 00:17:58.155 zekat verdi mi, hayır verdi mi, onu kat kat hem dünyada hem âhirette artırır. 00:17:58.514 --> 00:18:01.954 Bir insan Allah yolunda malını vermekten çekindi mi, 00:18:02.243 --> 00:18:07.958 Allah onu dünyada da âhirette de mahrumiyetlere uğratır. Hayrını göstertmez. 00:18:09.114 --> 00:18:15.491 Malını başkaları yer. Kendisi yemediğine yansın. Kendisi hayır yapmadığına yansın. 00:18:15.648 --> 00:18:22.694 Paraları biriktirir, biriktirir, sandıklara, çömleklere saklar, saklar; 00:18:22.960 --> 00:18:30.775 yiyemeden ölür gider, mirasçılar onu bir güzel yerler. Hesabı buna, sefası mirasçılara... 00:18:31.673 --> 00:18:36.350 Hesabı bundan sorulur. "Sen bu parayı nereden kazandın? Niye harcamadın? 00:18:36.262 --> 00:18:39.140 Niye zekâtını vermedin? Niye hayrını yapmadın? 00:18:39.186 --> 00:18:40.916 Niye Allah yolunda cihada sarf etmedin?" diye cezası, hesabı buna sorulur. 00:18:44.805 --> 00:18:51.799 Ötekiler de "ölüm hak, miras helal" diye bölüşürler, şapur şupur yalana yalana yerler. 00:18:52.534 --> 00:18:54.733 Ya dua ederler, ya etmezler, o da belli olmaz. 00:18:54.819 --> 00:19:01.713 Çünkü hayırsız yetiştirdin mi evlatlardan da hayır gelmez. 00:19:02.270 --> 00:19:05.431 Onun için Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; 00:19:05.750 --> 00:19:11.830 "Bir hayır yapacaksan ölmeden önce, rahat, ferah zamanında yap. 00:19:12.205 --> 00:19:18.168 Ölme zamanı gelince, can boğaza geldiği sırada; -hırıl hırıl hırıldıyor, 00:19:18.301 --> 00:19:22.125 ölecek- 'Falanca yerdeki tarlamı filancaya verdim, 00:19:22.379 --> 00:19:25.460 filanca yerdeki apartmanımı Kur'an kursuna bağışladım, 00:19:25.624 --> 00:19:30.584 filanca yerdeki yerimi satın da camiye şadırvan yapın da, kubbe yapın da, 00:19:30.881 --> 00:19:35.913 falancaya filancaya verin de, şu malları da şunlara şunlara taksim edin de...' diye 00:19:36.944 --> 00:19:41.665 öyle demeyin çünkü mallar zaten onun olmuştur." 00:19:42.420 --> 00:19:45.715 Tam ölüm zamanı geldi; "Şu malım şunun, şu malım şunun..." 00:19:45.926 --> 00:19:52.115 Desen de demesen de zaten alacaklar. Sen asıl ölmeden evvel yapacağın işleri yap. 00:19:52.693 --> 00:20:02.830 "Yap, işlet, devret." diyorlar ya; hayrı yap, işlet, sefasını sür, gör. 00:20:02.216 --> 00:20:06.435 Cami yaptırdın; içinde gürül gürül namaz kılınıyor, Kur'an okunuyor, 00:20:06.466 --> 00:20:12.564 minarelerinde ezan okunuyor; için ferahlasın. Çeşme yaptırdın; şırıl şırıl, şırıl şırıl suyu akıyor. 00:20:12.634 --> 00:20:14.545 Köprü yaptırdın; insanlar üstünden geçiyor, 00:20:14.616 --> 00:20:18.568 "Allah razı olsun, eskiden şu çaydan geçerken ne sıkıntı çekerdik, 00:20:18.732 --> 00:20:21.748 kim yaptırdıysa mekânı cennet olsun." diyor. 00:20:22.100 --> 00:20:28.977 Veya daha başka hayırlar, ne türlü hayırlar varsa insanın onlara sarf etmesi lazım. 00:20:29.328 --> 00:20:34.691 Bu hayırlar konusunda benim bir derdim vardı, size onu da söylemek istiyorum muhterem kardeşlerim. 00:20:35.119 --> 00:20:43.328 Millete "Şadırvan yaptıracaksın, cami yaptıracaksın." dedin mi herkes buna koşuyor da... 00:20:43.539 --> 00:20:51.466 İslâm'ın hizmet alanları sadece cami değil. Eğer siz olmasaydınız, bu cami boş dursaydı... 00:20:51.522 --> 00:20:59.201 Bir ara boş durdu. Bir devir geçti; hocalar yok, cemaatler yok, camiler boşaldı... 00:20:59.677 --> 00:21:03.736 Bursa'nın valisi o zamanın Bursa müftüsüne demiş ki; 00:21:03.887 --> 00:21:08.421 "İçinde cemaat olmayan camilerin bir listesini getir hocaefendi." 00:21:08.796 --> 00:21:15.762 Hocaefendi de hangi caminin kapısı açılmıyorsa, hangi camide cemaat yoksa koca bir liste yapmış... 00:21:15.803 --> 00:21:22.723 Demek ki millet dinden imandan kesilmiş o zaman. Camiler çok, içinde namaz kılan insan yok. 00:21:22.778 --> 00:21:28.444 Koca bir liste götürmüş valiye, takdim etmiş;"Buyurun efendim, bir liste istemiştiniz, buyurun." 00:21:28.781 --> 00:21:31.214 Valide biraz insaf varmış demek ki; 00:21:31.519 --> 00:21:37.740 şöyle bir listenin büyüklüğüne bakmış, bir müftü efendinin yüzüne bakmış; 00:21:37.326 --> 00:21:43.936 "Listeyi çok da uzun yapmışsın be müftü efendi..." demiş. 00:21:44.131 --> 00:21:51.960 Müftü efendi o zaman anlamış ki içinde cemaat olmayan camilerin başına bir hâl gelecek. 00:21:51.682 --> 00:21:53.198 O zaman aklı başına gelmiş; 00:21:53.250 --> 00:21:57.397 "Tüh, birkaç tane kaçırsaydım, tam yazmasaydım da kalsaydı..." diye... 00:21:57.733 --> 00:22:03.700 O camilerin hepsi gitmiş, satılmış, yıkılmış, şöyle olmuş, böyle olmuş... 00:22:03.132 --> 00:22:06.855 Kaç sene önce ise... Bursa'da anlattılar böyle bir durumu. 00:22:07.496 --> 00:22:13.967 Edirne'de anlattılar: Mimar Sinan'ın yaptığı camiyi kazmayla yıkamamış hain; 00:22:14.280 --> 00:22:19.281 dinamit koymuşlar, patlatmışlar, öyle çökertmişler. Yapılmış camiyi ne yıkıyorsun alçak herif? 00:22:19.882 --> 00:22:23.727 Din düşmanı, hain, Allah düşmanı! Niye yıkıyorsun? 00:22:26.900 --> 00:22:33.627 Şimdi millet, yani cemaat oldu mu camiyi yapar muhterem kardeşlerim. 00:22:34.213 --> 00:22:39.856 Şimdi burada cami olmasın, burası arsa olsun, hiçbir şey olmasın; bu cemaat her yerde bir cami yapar. 00:22:41.949 --> 00:22:46.949 Arı beyi oldu mu, etrafında arılar kümelendi mi korkma. 00:22:48.630 --> 00:22:52.407 Bu küme, bu arı oğulu bir yere bir kovan yaparlar. 00:22:53.219 --> 00:22:57.932 Nasıl olsa yapar çünkü arı var, bey var, bir kovan nasıl olsa yapılır. 00:22:58.494 --> 00:23:04.310 Yüz tane kovan sıralasan, arı olmadığı zaman asıl dert o. 00:23:04.190 --> 00:23:05.963 O halde önemli olan nedir? 00:23:06.220 --> 00:23:11.930 Müslümanların olmasıdır. Müslümanların yetişmesidir. Müslümanların çoğalmasıdır. 00:23:11.327 --> 00:23:13.744 O halde İslâm'a en büyük hizmet nedir? 00:23:13.994 --> 00:23:19.401 Cami yaptırmaktan önce insanları İslâm'a kazandıracak çalışmalar yapmaktır. 00:23:20.268 --> 00:23:21.669 Şimdi millet bunu anlamıyor. 00:23:21.801 --> 00:23:26.879 Mesela bir dergi çıkartıyoruz, kadının birisi mektup yazıyor; 00:23:26.925 --> 00:23:30.500 "Allah razı olsun, çıkarttığınız dergiyi okudum, 00:23:30.802 --> 00:23:33.179 ıslah oldum, başımı örttüm, namaz kılmaya başladım." 00:23:34.358 --> 00:23:38.660 Elhamdüllillah, bak bir insanın doğru yola gelmesine sebep oldun. 00:23:40.257 --> 00:23:49.100 Bir talebe yetiştiriyorsun; 10 sene, 15 sene, 20 sene zahmet çekiyorsun, talebe yetişiyor; 00:23:49.190 --> 00:23:53.185 oluyor bir alim, oluyor bir kâmil, fâzıl bir şahıs. 00:23:53.661 --> 00:23:57.300 Gönderiyorsun bir yere, oradan güzel haberler geliyor. 00:23:57.185 --> 00:24:00.130 "Maşaallah, Allah razı olsun, şöyle oluyor, böyle oluyor..." diye. 00:24:00.255 --> 00:24:06.673 Mesela bizim arkadaşlarımızdan bir tanesi profesördü, kalkmış Amerika'ya gitmiş. 00:24:07.916 --> 00:24:13.858 Kayınbiraderlerinden haber alıyorum. Her gün ortalama beş Amerikalı müslüman oluyormuş. 00:24:15.220 --> 00:24:21.298 Huzuruna gelip İslâm'ı soruyormuş. Profesör, İslâm'ı iyi biliyor, anlatıyor. 00:24:21.455 --> 00:24:28.969 Amerika'da günde 5, ayda 150, senede şu kadar müslüman; harıl harıl müslüman kazanıyor. 00:24:29.610 --> 00:24:33.756 Neden? İyi bir müslüman olarak yetişti. Hafızdı. 00:24:33.904 --> 00:24:36.239 Hafız olduğu zaman sen belki yüzüne bakmazdın onun, 00:24:36.723 --> 00:24:41.204 "Otur şuraya, kalk şuraya, çekil oradan, gel buraya, git buraya, odun taşı, sobayı yak!.." 00:24:41.845 --> 00:24:44.210 hizmetçi gibi belki önem vermezdin. 00:24:44.264 --> 00:24:53.787 Hafızdı, hocaydı; okudu, destek gördü, doktora yaptı, doçent oldu, profesör oldu, iki fakülte bitirdi; 00:24:54.830 --> 00:24:59.362 hem hukuku bitirdi, hem Yüksek İslâm Enstitüsü'nü bitirdi; oldu kaliteli bir hoca. 00:24:59.408 --> 00:25:07.884 Şimdi Amerika'da boyuna müslüman kazanıyor... Demek ki insan yetiştirmek camiden önemliymiş. 00:25:08.223 --> 00:25:14.688 Camiyi kim yapar? İnsanlar yapar. İnsanlar olduğu zaman camiler olur. 00:25:15.470 --> 00:25:19.100 Gecekondu muhitlerinde yeni yeni semtler çoğalıyor, çoğalıyor, 00:25:19.258 --> 00:25:21.703 insanlar cami yapıyorlar; müslüman var çünkü. 00:25:22.117 --> 00:25:25.940 Ama müslüman olmazsa, İslâm'ın savunulması olmazsa, 00:25:26.276 --> 00:25:33.686 İslâm'ın hak din olduğu anlatılmazsa, öğretilmezse; radyoda, televizyonda, gazetede 00:25:33.780 --> 00:25:38.347 İslâm'a hücumlar olursa, İslâm geri kalırsa ne olur? 00:25:39.574 --> 00:25:42.678 Hıristiyanlar memleketimizi hıristiyan yapmaya çalışırsa, 00:25:42.780 --> 00:25:46.660 gençlerimizi kendilerine benzetmeye çalışırsa ne olur? 00:25:46.465 --> 00:25:54.807 Yarın öbür gün senin bu gün gördüğün bu kalabalıklar azalır, azalır, Avrupa gibi olur gider. 00:25:54.851 --> 00:26:04.237 Bir-iki nesil sonra dinden imandan habersiz, tangocu, rambocu, dansçı, diskocu gençler ürer. 00:26:04.440 --> 00:26:09.951 Sen ahlâkı öğreteceksin, imanı öğreteceksin, İslâm'ı öğreteceksin. Senin vazifen var. 00:26:10.185 --> 00:26:16.537 Onun için onu öğretmenin yolu neyse... İnsan yetiştirmek. 00:26:16.959 --> 00:26:23.301 İnsanları, yetişmiş insanların kafalarını eğitmek, doğru yola çekmek, gazete çıkartmak, 00:26:23.379 --> 00:26:30.243 mecmua çıkartmak, ilim enstitüsü kurmak, insanları kaliteli müslüman olarak yetiştirmek, 00:26:30.642 --> 00:26:35.284 Kur'an kursu kurmak, araştırma enstitüsü kurmak... 00:26:35.495 --> 00:26:38.688 Bunları anlamıyor millet. Camiyi anlıyor da... 00:26:39.480 --> 00:26:43.338 Nerede bir cami başlamışsa biter, neden? Birisi gelir bir para [verir.] 00:26:43.643 --> 00:26:48.904 Ama ya insan yetiştireceğiz, bir enstitüsü kurduk, tefsir enstitüsü; anlatamıyorsun. 00:26:49.443 --> 00:26:55.232 Ankara'da güzel üç katlı, dört katlı, beş katlı bina yapmış, köşe başında, üç tarafı yol. 00:26:55.467 --> 00:27:01.190 Orta katını cami yapmış, üst katını imama yer yapmış, müezzine yer yapmış, dershaneler yapmış. 00:27:04.150 --> 00:27:07.919 Bize haber verdiler, biz de gittik yaptıran kardeşlere dedik ki; 00:27:08.104 --> 00:27:14.211 "Biz burada Kur'an enstitüsü kuracağız, tefsir enstitüsü kuracağız. 00:27:15.320 --> 00:27:18.440 Bizim teklifimiz, projemiz bu; bunu kuracağız. 00:27:18.815 --> 00:27:24.920 Burada her gün Kur'an dersi verilecek, tefsir dersi verilecek, kitaplar neşredilecek..." 00:27:25.280 --> 00:27:31.420 Adam bizi anlamadı, yurt yaptı. Yurt her yerde var. 00:27:31.315 --> 00:27:36.101 Nerede olsa bir yurt [açarsın] ama Kur'an enstitüsü yok. 00:27:37.187 --> 00:27:44.940 Kur'ân-ı Kerîm'i anlatacaksın, öğreteceksin, yayacaksın, muhtelif dillere terceme edeceksin, 00:27:44.148 --> 00:27:49.378 kitapları insanlar arasına dağıtacaksın; okuyacak, "Hak din bu." diyecek; 00:27:50.526 --> 00:27:57.667 hıristiyansa, yahudiyse, komünistse bile belki İslâm'a gelecek. 00:27:57.787 --> 00:28:06.200 İrşat çalışmaları, insan kazanma çalışmaları, bilim çalışmaları, eğitim çalışmaları daha önemli. 00:28:06.346 --> 00:28:07.915 İşte onları anlamıyorlar. 00:28:08.299 --> 00:28:17.406 Allah neyin faydalı olduğunu anlayıp ona göre çalışmayı cümlemize nasip eylesin. 00:28:17.903 --> 00:28:21.358 Demek ki Peygamber Efendimiz cimrilikten de Allah'a sığınırdı. 00:28:21.389 --> 00:28:27.265 Allah yolunda malımızı da saçacağız. Zekâtı vereceğiz. Zekâttan fazla hayır da vereceğiz. 00:28:27.702 --> 00:28:31.690 Hayır müesseseleri kurmuşuz; adam getiriyor, zekâtı veriyor. 00:28:31.794 --> 00:28:35.897 Zaten zekât onun değil ki; Allah emretmiş, verecek. Zekâtı veriyor. 00:28:36.210 --> 00:28:42.567 Zekât da ancak fukaraya veriliyor; cami yaptıramıyorsun, avluya sarf edemiyorsun, 00:28:42.739 --> 00:28:48.674 kurs yaptıramıyorsun, hocaya veremiyorsun. Sarf yeri belli. 00:28:48.955 --> 00:28:52.956 Demek ki müslümanlar zekâtın üstünde daha başka hayırlar da yapmalı. 00:28:53.237 --> 00:28:57.478 Zekâtın üstünde daha başka hayırlar da yapmalı ki öteki hizmetler de dönsün. 00:28:57.588 --> 00:29:02.820 Aksi takdirde dönmüyor. Sadece zekât; fukaraya dağıtıyorsun... 00:29:02.309 --> 00:29:08.613 Zekât tüccarları da var; talebelerden, başkalarından öyle güzel tüccarlık yapıyorlar ki... 00:29:08.768 --> 00:29:12.546 Geliyor, şu vakıftan bir alıyor zekâtı, öteki vakıftan bir daha alıyor, 00:29:12.570 --> 00:29:14.375 daha öteki vakıftan bir daha alıyor, 00:29:14.470 --> 00:29:19.200 daha öteki vakıftan bir daha alıyor; senden de benden de daha fazla maaş oluyor. 00:29:19.244 --> 00:29:26.817 Bir ayda beş tane vakıftan [zekât] alsa şu kadar para ediyor. Allah insaf versin. 00:29:28.600 --> 00:29:29.574 Ve sûi'l-umr. 00:29:30.820 --> 00:29:36.866 Peygamber Efendimiz kötü ömürden de, ömrün kötü bir şekilde geçmesinden de Allah'a sığınırdı. 00:29:37.217 --> 00:29:45.280 Ömrün kötü geçmesinin izahı: Mesela bereketsiz geçer. 00:29:45.895 --> 00:29:50.507 Hayırları, ibadetleri, taatları yapmadan geçer. Boşa geçer. 00:29:51.540 --> 00:30:02.284 Vacib olan şeyleri, vazife olan şeyleri yapmadan geçer. Dertli, gamlı, kederli, üzüntülü geçer. 00:30:02.652 --> 00:30:10.630 Hasta olur, ihtiyar olur, aklı gider, bunar, ne yaptığını bilmez, ne edeceğini bilmez. 00:30:11.469 --> 00:30:12.625 O da bir rezalet. 00:30:12.844 --> 00:30:17.176 "Erzel-i ömürden Allah'a sığınırım." diye Peygamber Efendimiz'in başka hadîs-i şerîfi var. 00:30:17.385 --> 00:30:19.423 Allah bizi sıhhatli yaşatsın. 00:30:19.669 --> 00:30:24.156 Sıhhatli iken, kendi işimizi kendimiz görürken, kimseye muhtaç değilken, 00:30:24.952 --> 00:30:31.509 aklımız başımızda iken, zikirde iken, Kur'an okurken, ibadetimizi, taatimizi yaparken, 00:30:31.634 --> 00:30:38.284 şaşırmadan, sapıtmadan, bunamadan, düşkünlüğe düşmeden yaşamayı Allah cümlemize nasip etsin. 00:30:38.299 --> 00:30:39.851 Bu da çok önemli bir şey. 00:30:40.133 --> 00:30:44.828 Hele hele bazı kimselerin evladı filan da olmuyor, bakacak kimsesi olmuyor; 00:30:45.132 --> 00:30:46.554 çok zavallı duruma düşüyorlar. 00:30:47.305 --> 00:30:53.524 Âhir ömründe, en çok bakıma muhtaç olduğu zamanda zavallılar çok feci durumlara düşüyorlar. 00:30:53.829 --> 00:30:58.930 Bazen buralara gelen öğretmen hanımlar vardı, ben çoktandır görmüyorum; 00:30:59.110 --> 00:31:08.656 ihtiyar, parası var, parayı nereye harcayacağını bilmez. Kendisi yemez. 00:31:09.148 --> 00:31:12.890 Tutumluluğa eskiden alıştığı için ihtiyarladıktan sonra da onu bırakamıyor. 00:31:12.976 --> 00:31:20.570 "Ya mübarek ye, âhir ömründe rahat et..." Ne yer, ne kullanmasını bilir. 00:31:20.545 --> 00:31:26.992 Her avın bir avcısı olduğu gibi öyle yaşlıların da peşine düşen, malını çatır çutur alan, 00:31:27.351 --> 00:31:36.302 kimsesiz görüp de parasına, mülküne el koyanlar da çıkıyor. Allah bu durumlara düşürmesin. 00:31:36.503 --> 00:31:41.460 Böyle yalnızlık da zor. İhtiyarlıkta hele yalnızlık çok zor. 00:31:41.522 --> 00:31:46.801 Kocası ölüyor, kadın kalıyor; karısı ölüyor, adamcağız tek başına kalıyor. 00:31:46.934 --> 00:31:53.599 Bakıyorsun bir evde ölmüş, yirmi gün sonra duymuşlar, cesedi çürümüş... Kötü durumlar oluyor. 00:31:53.896 --> 00:32:00.110 Böyle bir kimse vardı, Allah rahmet eylesin, kusuru varsa affeylesin, karısından ayrıldı. 00:32:00.407 --> 00:32:04.911 Son zamanlarda bir de [ayrılıklar oluyor…] İki taraf da yaşlandığı için 00:32:05.830 --> 00:32:10.169 tabii şuurlar tam sağlam değil, kırk yıllık karısını boşuyor 00:32:11.122 --> 00:32:15.910 veya kırk yıllık kocasından kadın "Ayrılacağım!" diye tutturuyor, ayrılıyor. 00:32:15.255 --> 00:32:19.715 Siz şimdi asıl birbirinize daha çok muhtaçsınız, şimdi niye ayrılıyorsunuz? 00:32:20.430 --> 00:32:25.106 Ayrılıyorlar. O orada perişan, bu burada perişan, böyle gidiyor. 00:32:25.700 --> 00:32:30.674 Çevrenizdeki yaşlı insanlara göz kulak olun, yardım edin. 00:32:31.640 --> 00:32:33.968 İnsan yaşlanınca durumu çok zor oluyor. 00:32:34.171 --> 00:32:38.243 Hele onların huysuzluklarına, kusurlarına bakmayın 00:32:38.360 --> 00:32:46.415 çünkü hastalık, rahatsızlık, beyin damarları kireçlendiği için öyle oluyor. 00:32:46.742 --> 00:32:51.527 Mesela çok iyi bir insan varmış, bizim valide anlatırdı; 00:32:51.618 --> 00:32:56.340 küçükken bunlara bakmış, hizmet ehli, sessiz sedasız bir insan. 00:32:56.691 --> 00:33:01.556 Yaşlılık zamanında da bunlar ona bakmışlar, bize küçükken çok hizmet etti diye. 00:33:01.752 --> 00:33:07.281 "Yorganları, çarşafları cart cart yırtardı." diyor. "Ya niye yırtıyorsun?" "Yırtacağım işte!" 00:33:07.523 --> 00:33:11.310 Aklı başında değil, artık ihtiyarladı, ondan. 00:33:11.418 --> 00:33:21.475 Ey gençler, ey evlatlar, ey yakınlarından yaşlı kimse olanlar, ihtiyarların hallerini hoş görün. 00:33:21.586 --> 00:33:23.668 Onların her sözünün kusuruna bakmayın, 00:33:23.746 --> 00:33:28.372 "he he" deyin, "tamam" deyin, gönüllerini hoş edin, göz kulak olun. 00:33:28.500 --> 00:33:33.320 Çünkü bir zaman gelir, siz de ihtiyarlarsınız. 00:33:33.313 --> 00:33:39.257 Bir insan böyle bir kimseye bakarsa Allah da onu kayırır. Bir insan vazifelerini yapmazsa... 00:33:39.874 --> 00:33:49.105 Kadının kızı var, birkaç tane oğlu var, birisi bilmem nerede, birisi bilmem nerede, biri yakınında. 00:33:49.425 --> 00:33:54.808 Kızları da zengin, kimisi buzdolabı satar, kimisi bilmem ne iş yapar... 00:33:55.580 --> 00:34:01.759 Aralarında bir kaloriferli daire almışlar, bırakmışlar; olmaz. Kendi haline bırakmışlar. 00:34:01.809 --> 00:34:08.407 O kadın yemesini bilmiyor, kendisine bakmasını bilmiyor, korku içinde yaşıyor. 00:34:08.875 --> 00:34:15.937 Sen onu yanına alacaksın, seveceksin, hürmet edeceksin, gezdireceksin, yemese bile yedireceksin. 00:34:16.690 --> 00:34:20.370 O kendi yemeğini pişirmesini bilmez, kendisine neyin lazım olduğunu bilmez. 00:34:20.784 --> 00:34:25.914 Evin içinde şuraya buraya boyuna bıçak saklıyormuş, "Birisi girerse beni keser." diye korkuyor. 00:34:26.228 --> 00:34:30.506 Korkar, ihtiyar, yaşlanmış bir kere; böyle korkuları olabilir. 00:34:30.796 --> 00:34:36.429 Yaşlıları yalnız bırakmayalım. Yaşlıları buruşturulmuş bir kağıt gibi kenara atmayın. 00:34:36.726 --> 00:34:41.765 Bir insanın annesi babası sağ iken onun duasını alıp cenneti kazanması lazım. 00:34:42.145 --> 00:34:46.355 "Kazanamayana yazıklar olsun!" diyor, "Burnu yerde sürtsün!" diyor Peygamber Efendimiz. 00:34:46.424 --> 00:34:51.910 Size bunu da hatırlatırım. Ömrün bir güzel hali vardır, bir de kötü hâli vardır. 00:34:51.348 --> 00:34:56.493 Bir zamanlar efelikten böyle ortalıkta dolaşıp nâra attığı zaman herkesi köşeye bucağa 00:34:56.571 --> 00:35:00.806 saklandıran adam, ihtiyarladığı zaman bakarsın çoluk çocuğun maskarası olmuştur. 00:35:00.900 --> 00:35:05.522 Neden? Ömür değişti; o delikanlılık, efelik zamanları geçti, 00:35:05.577 --> 00:35:12.575 adam ihtiyarladı, gücü kalmadı, o durumlara düştü. Onun için merhamet etmek lazım. 00:35:13.190 --> 00:35:17.631 Bizim ortaokulda okuduğumuz sırada tarım dersinde hoca dedi ki; 00:35:17.662 --> 00:35:23.380 "Saksı getirin, sümbül ekin." Tarıma alıştırıyorlar bizi, yani ziraatçilik... 00:35:24.423 --> 00:35:27.161 Bizim saksılar kayboluyor. 00:35:28.591 --> 00:35:34.509 Güzel, sümbül tam çıktı, başladı açılmaya, kokmaya başladı derken saksılar kayboluyor. 00:35:35.366 --> 00:35:44.859 Şikayet ettik. Kimin aldığını anladık. Falanca şahıs alıyor; okuldaki bahçıvan, hizmetçi alıyormuş. 00:35:45.336 --> 00:35:51.378 Bizim olgun bir hocamız vardı, Allah rahmet eylesin hepsine, dedi ki; 00:35:51.433 --> 00:35:59.355 "Çocuklar hoş görün o adamı. Sizin saksınızı alıyor, kaçırıyor, bir şey oluyor ama hoş görün. 00:35:59.457 --> 00:36:06.543 Bir zamanlar şu okulda öğretmendi. 00:36:06.759 --> 00:36:11.271 Sonra ihtiyarladı, işte ona acıdıkları için bahçıvanlık diye bir şey verdiler. 00:36:11.428 --> 00:36:13.300 Böyle idare edeceksiniz." 00:36:14.500 --> 00:36:18.765 Yani ömrün çeşitli safhaları oluyor muhterem kardeşlerim. 00:36:19.172 --> 00:36:25.216 Böyle düşkün duruma gelenlere acıyın. Hepimiz düşkün duruma gelenlere yardımcı olalım. 00:36:25.906 --> 00:36:30.290 Biz vakıf olarak bir şey düşündük. Bir kardeşimiz bir yer bağışladı. 00:36:30.407 --> 00:36:35.181 Baktık deniz kenarı, manzaralı, safalı güzel bir yer, genişçe de bir yer. Dedik ki; 00:36:35.225 --> 00:36:46.372 "Buraya -hiç yok, çevremizde başkaları yapmamışlar- biz bir yaşlılar evi kuralım. 00:36:46.559 --> 00:36:52.753 Hacı teyzeleri alalım bir tarafına, hacı amcaları ayrı binaya, ayrı bir tarafa alalım. 00:36:52.985 --> 00:36:54.823 Başlarına da güzel bakıcılar koyalım. 00:36:55.143 --> 00:36:59.575 O hacı teyzeler orada Kur'an okusunlar, tesbih çeksinler, hizmetleri görülsün..." 00:36:59.693 --> 00:37:09.551 Âhir ömürlerinde kimisi de yalnızlık çekiyor, tek başına oturuyor. Yalnızlık da çekmemesi lazım. 00:37:09.981 --> 00:37:11.971 Böyle hayırları da destekleyin. 00:37:13.410 --> 00:37:17.235 Peygamber Efendimiz demek ki korkaklıktan Allah'a sığınırmış, bir. 00:37:17.711 --> 00:37:20.591 Cimrilikten Allah'a sığınırmış, iki. 00:37:20.826 --> 00:37:27.906 Ömrün kötü durumlarından, kötü durumlara düşmüş bir şekilde yaşamaktan Allah'a sığınırmış, üç. 00:37:28.125 --> 00:37:35.665 Ve fitneti's-sadr. Göğsün fitnesinden Allah'a sığınırmış. 00:37:35.982 --> 00:37:46.516 Bundan maksat; insanın göğsü, orada kalbi var, gönlü var. 00:37:46.600 --> 00:37:50.534 İnsanın gönlünde, kalbinde de ne gibi duygular gizli?.. 00:37:50.605 --> 00:37:58.734 Mesela kimisi hasetçi olur, kimisi kindar olur, kimisi düşman olur. 00:37:59.226 --> 00:38:04.308 Yani insanın içindeki o kötü duygular... Kalbini mi yardın, bilmiyorsun ki; 00:38:04.348 --> 00:38:09.955 adam yüzüne gülüyor ama acaba kalbinde ne var, nasıl duygular var, onu bilmiyorsun. 00:38:10.244 --> 00:38:23.140 İşte insanın içindeki duygular kötü duygularsa bunlar insanın kalbinde, göğsünde birer fitnedir. 00:38:23.122 --> 00:38:25.768 Bunlardan Peygamber Efendimiz Allah'a sığınırdı. 00:38:26.180 --> 00:38:34.249 Bu duasıyla Peygamber Efendimiz kötü duygulara sahip olmamak istiyor; "İçime kötü duygular yerleşmesin." demiş oluyor. 00:38:35.726 --> 00:38:37.369 Mesela hasedi ele alalım. 00:38:37.432 --> 00:38:42.270 İnsanın içinde bir haset duygusu var. Komşusu bir araba almış; kıvranıyor burada... 00:38:42.295 --> 00:38:44.260 "Ya ne kıvranıyorsun? Allah sana da versin." 00:38:44.812 --> 00:38:48.934 "Yok, bana vermesi ayrı; niye onun o kadar güzel arabası oldu? 00:38:49.430 --> 00:38:54.625 Çatlasın inşaallah! Çarpsın inşaallah! Tekeri patlasın inşaallah. Kazaya uğrasın!.." 00:38:54.643 --> 00:39:00.364 "Ya dur bakalım, ne istiyorsun?" Hasedinden ne yapacağını şaşırıyor. 00:39:00.489 --> 00:39:05.696 Eski hikâyelerde anlatılır: Adamın biri sırtında odun taşırmış. 00:39:06.836 --> 00:39:13.938 Komşusunun da merkebi varmış, o da odunu merkeple iki tarafına bağlarmış, taşırmış. 00:39:13.991 --> 00:39:24.363 Bu da sırtında taşıdığı için sırtı acıyor, yara oluyor. "Komşunun eşeği var, benim eşeğim yok. 00:39:24.566 --> 00:39:28.650 Ben sırtımda taşıyorum, o rahat taşıyor." diye komşusunu kıskanırmış. 00:39:28.908 --> 00:39:29.792 Dua etmiş. Demiş ki: 00:39:30.100 --> 00:39:32.646 "Yâ Rabbi bana da bir eşek ver, merkep ver; 00:39:32.677 --> 00:39:38.834 hayvanın sırtına yükleyeyim de şu yükü sırtımda taşımaktan, 00:39:38.865 --> 00:39:43.613 sırtımın yara olmasından, acımasından kurtulayım." diye yana yakıla dua etmiş. 00:39:44.270 --> 00:39:47.179 Rüyada demişler ki kendisine; "Öyle dua etme. 00:39:48.327 --> 00:39:52.811 'Komşuya Allah iki eşek versin.' Diye dua et, sana da o zaman bir tane verilecek." 00:39:53.600 --> 00:40:01.981 "Yok, istemem! Ben onun bir tane eşeği olduğuna razı değilim; şimdi iki taneye hiç razı değilim. 00:40:02.200 --> 00:40:06.591 Varsın, tamam, ben sırtımda taşırım, onun iki tane olmasını istemem!" demiş. 00:40:06.735 --> 00:40:10.172 İşte haset duygusu bu; bir şey olmasını istemiyor, 00:40:10.219 --> 00:40:13.652 hayra ermesini istemiyor, ileri gitmesini istemiyor. 00:40:13.856 --> 00:40:19.149 Bu duygu çok kötü bir duygudur. Bundan dolayı insan sevaplarını bile kaçırır. 00:40:19.579 --> 00:40:25.440 Burada namaz kılarsın, Ramazan'da oruç tutarsın, hacca gidersin, umreye gidersin; 00:40:25.333 --> 00:40:28.345 hasetten dolayı bunların sevapları bile gider. 00:40:28.798 --> 00:40:32.128 Neden? Allah hasedi sevmez, kin tutmayı sevmez. 00:40:32.441 --> 00:40:38.952 "Müslümanın müslümana üç günden ziyade dargın olması helal olmaz." diyor Peygamber Efendimiz. 00:40:39.296 --> 00:40:43.925 Sen kin tutuyorsun, kızıyorsun, aleyhindesin, iftira ediyorsun. 00:40:46.112 --> 00:40:53.717 Şu benim içimde, şu benim kafamda, etraftan duyduğum öyle haberler var ki söylesem hayret edersiniz. 00:40:54.381 --> 00:40:59.420 Şu bizim camimize yapılan öyle iftiralar var ki hayret edersiniz. 00:41:00.190 --> 00:41:08.561 Nedir ya alıp veremediğin? Gel mübarek, bir gör bakalım... Çok kötü huylu insanlar var. 00:41:07.810 --> 00:41:09.923 "Fitne-i sadırdan yâ Rabbi sana sığınırım." 00:41:10.640 --> 00:41:15.370 Yani Peygamber Efendimiz "Göğsümün içinin kötü duygularla dolmasından; 00:41:15.390 --> 00:41:19.790 yanlış, senin sevmediğin duygulara sahip olmaktan onu koru." demiş oluyor. 00:41:19.931 --> 00:41:28.396 Allah bizi hasetten, kinden, düşmanlıktan, iftiradan, kötü huyların her çeşidinden korusun. 00:41:28.466 --> 00:41:31.870 Kalbimizi sâfî ve pak eylesin. 00:41:31.128 --> 00:41:35.248 Bir şeyi size özendirerek anlatmak istiyorum muhterem kardeşlerim. 00:41:35.335 --> 00:41:41.407 Geçen gün birisi geldi, bana rüyasını anlatıyor. Ufacık tefecik bir adam. 00:41:44.252 --> 00:41:50.557 Resûlullah Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle bir şekilde görmüş de, 00:41:51.970 --> 00:41:55.358 "Bu neye delalet eder?" diye anlatıyor. Sonra da diyor ki; 00:41:56.256 --> 00:42:02.912 "Eskiden Resûlullah Efendimiz'i gördüğüm zaman kendisiyle musafaha ederdim. 00:42:03.240 --> 00:42:08.707 Bir keresinde musafaha etmiştim, beni arkasındaki Ebû Bekr-i Sıddîk Efendimiz'e havale etti. 00:42:08.941 --> 00:42:12.380 Gittim Ebû Bekr-i Sıddîk Efendimiz'le de musafaha ettim. 00:42:12.249 --> 00:42:15.698 O bana 'Şu zikri yap, şu zikri yap.' diye zikir tarif etti. 00:42:15.792 --> 00:42:19.870 Oradan geçtim, Hz. Ali Efendimiz'e, onunla musafa ettim..." 00:42:20.213 --> 00:42:26.112 Ya bakıyorsun adama; üç karış boyu var... Demek ki Allah'ın sevgili kulu. 00:42:26.159 --> 00:42:34.808 Bir unvanı yok, bir şeyi yok, albenisi diyeceğimiz bir gösterişi yok. 00:42:34.847 --> 00:42:38.427 Ama o rüyayı görmek neyi gösteriyor? 00:42:39.370 --> 00:42:44.171 Resûlullah'ın sevdiği bir ümmet olduğunu gösteriyor. Allah'ın sevdiği bir kul olduğunu gösteriyor. 00:42:44.554 --> 00:42:47.635 Neden? Kalbin temizliğinden. 00:42:48.540 --> 00:42:57.310 Sadrın, göğsün kötü duygulardan ârî olmasından, güzel duygularla dolu olmasından oluyor. 00:42:57.637 --> 00:43:01.462 Peygamber Efendimiz bir hadîs-i şerîfinde buyurdular ki; 00:43:02.533 --> 00:43:08.844 "Şimdi buraya cennetlik birisi gelecek." Baktılar "Kim gelecek?" diye... 00:43:08.908 --> 00:43:12.344 Toplantıda oturmuşlar; kır mıdır, bayır mıdır, mescit midir, 00:43:12.368 --> 00:43:15.410 başka bir yer midir; oturmuşlar, bekliyorlar. 00:43:15.433 --> 00:43:24.490 Baktılar, birisi abdest almış, suları damlaya damlaya geldi. Sıcak yer ya, sularını silmiyor. 00:43:24.853 --> 00:43:31.655 Oturdu. Abdullah b. Ömer radıyallahu anh dikkat etti, "Kim bu şahıs?" diye. 00:43:32.272 --> 00:43:38.814 Üç defa oldu bu hadise, üç gün oldu. "Şimdi buraya bir cennetlik gelecek." dedi, o şahıs geldi. 00:43:38.993 --> 00:43:41.683 Üç defa böyle olduğu rivayet ediliyor. 00:43:42.152 --> 00:43:47.979 Sonra Abdullah b. Ömer radıyallahu anh o kişinin yanına vardı, gitti, dedi ki; 00:43:48.874 --> 00:43:53.846 "Ben senin evinde misafir olmak istiyorum. Babamın evinde kalmak istemiyorum. 00:43:54.370 --> 00:44:01.520 İşte biraz aramızda bir şeyler var. Müsaade edersen senin evinde misafir olabilir miyim?" 00:44:01.676 --> 00:44:05.257 O da; "Buyur, gel." dedi, misafir etti onu. 00:44:05.577 --> 00:44:09.257 Abdullah b. Ömer radıyallahu anhümâ'nın maksadı başka. 00:44:09.757 --> 00:44:15.950 O şimdi bir gözü kapalı, bir gözü açık, "Adam ne ibadet edecek?" diye onu gözlüyor, maksadı o. 00:44:16.246 --> 00:44:20.920 Cennetlik ya, Peygamber Efendimiz "Cennetlik birisi gelecek." dedi de o geldi ya; 00:44:21.297 --> 00:44:25.830 bakalım gece ne ibadet edecek? Böyle bekliyor. 00:44:25.233 --> 00:44:31.483 Teyakkuz halinde yani uyanık, gözü kapalı gibi görünüyor ama böyle gözü kulağı açık. 00:44:32.108 --> 00:44:38.689 Baktı, o gece geçti; işte normal, yatsıyı kılıyorlar, yatsıdan sonra teheccüd namazı kılıyorlar, 00:44:38.728 --> 00:44:42.164 sabah namazına geliyorlar; normal. Bir gece daha, bir gece daha... 00:44:42.464 --> 00:44:47.280 Baktı, kendisinin bilmediği bir ibadet, bir başka türlü dua, 00:44:47.405 --> 00:44:53.462 yani onun böyle cennetlik olmasına sebep olacak bir başka şey sezinleyemedi. Dedi ki; 00:44:53.516 --> 00:45:00.258 "Ey filanca, sen gelmediğin zaman biz Peygamber Efendimiz'le oturuyorken, 00:45:00.336 --> 00:45:04.398 'Şimdi buraya bir cennetlik gelecek.' dedi, sen geldin üç defa. 00:45:04.852 --> 00:45:09.638 Onun için ben senin nasıl cennetlik olduğunu anlamak maksadıyla 00:45:10.130 --> 00:45:15.123 senin yanına, evine kendim istedim, üç gece misafir oldum. 00:45:18.220 --> 00:45:20.764 Ama olağanüstü bir başka şey görmedim. 00:45:20.817 --> 00:45:25.516 Yani bizim yaptığımız ibadetleri sen de yapıyorsun, fazlaca bir şey görmedim. 00:45:25.722 --> 00:45:27.462 Başka bir şeyin var mı?" diye sordu. 00:45:27.509 --> 00:45:30.230 "Yok, ben senin gördüğün gibi yaşarım. 00:45:30.294 --> 00:45:33.634 Gecelerim böyle geçer, olağanüstü başka bir şeyim yok." dedi. 00:45:34.674 --> 00:45:39.119 "Peki öyleyse, hakkını helal et, Allah'a ısmarladık." diye ayrıldılar. 00:45:39.837 --> 00:45:44.735 Abdullah b. Ömer o zâtın yanından ayrılıp giderken o arkadan bağırdı; 00:45:44.829 --> 00:45:47.180 "Dur! Aklıma bir şey geldi. 00:45:47.253 --> 00:45:54.281 Ben de neden cennetlik olduğumu bilmiyorum, fazla bir ibadetim de yok ama aklıma bir şey geldi. 00:45:54.617 --> 00:46:00.264 Benim kalbimde hiç kimseye karşı bir kötülük yoktur. Kalbim temizdir. 00:46:00.483 --> 00:46:09.355 Hiç kimsenin kötülüğünü istemem. Olsa olsa bundan olabilir." dedi, öyle ayrıldı. 00:46:09.862 --> 00:46:14.331 Ben de bu kardeşimiz hakkında öyle düşünüyorum. Muhterem kardeşlerim! 00:46:14.688 --> 00:46:23.654 İnsan hoca olabilir, alim olabilir, yüksek insan olabilir; ama mühim olan kalbinin temizliği. 00:46:23.842 --> 00:46:29.550 Allah insanın mevkiine, parasına, yüzünün güzelliğine, yaşına bakmıyor; nesine bakıyor? 00:46:29.767 --> 00:46:31.367 Kalbinin temizliğine bakıyor. 00:46:31.547 --> 00:46:36.597 Bakıyorsun, bir ümmî adam Resûlullah'ı görüyor, musafaha ediyor, iltifat alıyor, 00:46:38.468 --> 00:46:44.310 teveccühe mazhar oluyor; öbür tarafta öteki adam hava alıyor, hiçbir şey almıyor. Neden? 00:46:44.513 --> 00:46:50.663 Onun kalbinde çok kusurlar var da ondan. Kalbinde selamet yok, yani selamet-i sadra sahip değil. 00:46:50.710 --> 00:46:54.455 Onun için biz de Allah'a sığınalım, Allah da bizim gönüllerimizi, 00:46:54.507 --> 00:46:59.580 kalplerimizi, sadırlarımızı, göğüslerimizi her türlü kötülükten pak eylesin. 00:46:59.797 --> 00:47:06.700 Selamet-i sadrı nasip eylesin. Cümlemizi fitne-i sadırdan mahfuz eylesin. 00:47:06.148 --> 00:47:08.900 Demek Peygamber Efendimiz'in dördüncü sığındığı buymuş. 00:47:09.324 --> 00:47:18.288 Allah'a korkaklıktan, cimrilikten, ömrün fena sürmesinden, 00:47:18.671 --> 00:47:25.175 göğsün, gönlün Allah'ın sevmediği bir durumda olmasından sığındı. 00:47:25.464 --> 00:47:33.833 Beşincisi; Ve azâbi'l-kabr. Peygamber Efendimiz kabir azabından da Allah'a sığındı. 00:47:33.915 --> 00:47:42.250 Mâlum, insan vefat ettiği zaman, tabii birden mahşer günü değil ki, 00:47:43.870 --> 00:47:49.648 daha dünya hayatı sürüyor, öteki insanlar var, dünya ne kadar devam edecekse edecek. 00:47:49.906 --> 00:47:59.105 O arada insanlar tabii kabirde kalacaklar, kabirde çürüyecekler, ruhlar âleminde bekleyecekler. 00:47:59.147 --> 00:48:04.141 Sonra kıyamet kopacak, mahşer yerinde toplanacaklar, kabirden kalkacaklar. 00:48:04.414 --> 00:48:12.590 Bazı insanlar için kabirde azap var. Kabir azabı kâfir için var. 00:48:13.348 --> 00:48:17.957 Mü'minlerin de bazı sebeplerden kabir azabına uğrayanları olacak. 00:48:18.832 --> 00:48:21.986 Peygamber Efendimiz'in hadîs-i şerîflerden böyle anlıyoruz. 00:48:22.618 --> 00:48:26.380 İki kabrin yanından geçiyordu Peygamber Efendimiz, dedi ki; 00:48:26.680 --> 00:48:30.597 "Şu iki kabirdeki şahıslar şu anda kabirde azap görüyorlar, 00:48:30.678 --> 00:48:35.290 hem de çok mühim saymadığınız iki sebepten dolayı. 00:48:35.920 --> 00:48:37.584 Birisi söz getirip götürürdü..." 00:48:37.725 --> 00:48:42.786 Ali'nin sözünü Veli'ye, Ahmed'in sözünü Hasan'a, "O sana şöyle dedi, bu sana böyle dedi..." 00:48:42.840 --> 00:48:48.715 diye laf taşırdı, nemmamlık yapardı; yani "koğuculuk" dediğimiz, 00:48:49.686 --> 00:48:53.771 laf getirip götürüp arayı bozma tarzında bir şey. 00:48:54.325 --> 00:48:57.740 Birisinin kusuru buydu, kabirde onun için azap görüyor. 00:48:57.309 --> 00:49:03.674 "Ötekisi de küçük abdestini yaparken sakınmazdı." diye söyledi. 00:49:03.744 --> 00:49:12.360 Demek ki buradan, abdestini bozarken, idrarını yaparken dahi dikkat etmemenin 00:49:12.907 --> 00:49:15.388 kabir azabına sebep olduğunu anlıyoruz. 00:49:15.544 --> 00:49:24.672 Tabii bu şahıs namaz kılıyor ama temizliğe dikkat etmedi, tesettüre dikkat etmedi, sakınmadı; 00:49:25.308 --> 00:49:27.778 o bakımdan kabir azabı görebilir. 00:49:28.308 --> 00:49:32.808 Ama eğer bunlara dikkat ederse bir insan, 00:49:32.960 --> 00:49:36.819 bazı insanların da kabri cennet bahçelerinden bir bahçe olur. 00:49:37.452 --> 00:49:42.321 Kabirde azap görecek gibi bile olsa, azap melekleri gelmek bile istese; 00:49:43.602 --> 00:49:48.662 namazı bir yanını tutacak, orucu bir yanını tutacak, haccı bir yanını tutacak, 00:49:49.115 --> 00:49:55.300 zekâtı bir yanını tutacak, böyle yaptığı ibadetler, okuduğu Kur'ân-ı Kerîmler kendisine yoldaş olacak 00:49:55.386 --> 00:50:00.665 ve tuttukları yanlardan azap meleklerinin kendisine gelmesine mâni olacaklar; 00:50:00.751 --> 00:50:06.871 "Hayır, gelme, bu Allah'ın iyi kuluydu!" diye koruyacaklar. 00:50:06.953 --> 00:50:14.222 Onun için Allahu Teâlâ hazretleri bizi kabir azabına uğramayanlardan eylesin, 00:50:14.584 --> 00:50:17.892 kabri cennet bahçesi olanlardan eylesin. 00:50:18.449 --> 00:50:25.440 Şairin birisi diyor ki; Ve'l-kabru sandûku'l-amel. "Kabir, amel sandığıdır." 00:50:26.133 --> 00:50:29.208 Çeyiz sandığı oluyor ya kadınların, kızların; 00:50:29.457 --> 00:50:32.719 genç kızlıktan başlıyor, dokuz yaşında, on yaşında, on bir yaşında; 00:50:32.805 --> 00:50:40.966 iğne oyası, bilmem ne oyası, şunlar, bunlar; yapıyor, yapıyor, işliyor, işliyor, sandığa koyuyor. 00:50:41.345 --> 00:50:44.849 Sonra düğünü olduğu zaman onlar işe yarıyor. 00:50:44.935 --> 00:50:53.406 Çeyiz sandığı; içi dolu çeşitli el işleri, evinde rafa koyacak, sehpanın üstüne serecek... 00:50:53.647 --> 00:50:59.118 İnsanın kabri de sanki böyle bir sandık gibidir. Dünyada yaptıkları oraya konulacak. 00:50:59.291 --> 00:51:03.423 İyi şeyler yapmışsa ne mutlu, âhiretini süsleyecek. 00:51:03.588 --> 00:51:07.488 Kötü şeyler yapmışsa ne fena, ondan ne zararlara uğrayacak kim bilir... 00:51:07.699 --> 00:51:13.427 O bakımdan, Allahu Teâlâ hazretleri kabir sandığımıza hayırlı şeyler göndermeyi, 00:51:13.521 --> 00:51:19.637 ömrümüzü salih amellerle geçirmeyi cümlenize, cümlemize nasip ve müyesser eylesin. 00:51:20.223 --> 00:51:25.605 Cümlemizi korktuklarımızdan emin, umduklarımıza nâil ve sahip ve mazhar eylesin. 00:51:25.824 --> 00:51:28.315 Hem dünyada hem âhirette bahtiyar eylesin. 00:51:28.554 --> 00:51:31.140 Fâtiha-i şerîfe mea'l-Besmele.