WEBVTT 00:00:01.600 --> 00:00:08.320 Bismillâhirrahmânirrahîm. el-Hamdülillahi Rabbil âlemin. Hamden kesiran tayyiben mübareken fih. 00:00:08.530 --> 00:00:11.138 Ala külli halin ve Fi külli hin. 00:00:11.280 --> 00:00:18.760 Esselatu vesselamu ala seyyidinâ senedinâ ve mededina Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn. 00:00:18.800 --> 00:00:22.640 Ve men tebihu bi ihsânin ila yevmiddin. 00:00:25.400 --> 00:00:34.960 Bizler için en önemli mesele olan bir konudan başladık. Dünya hayatı bir imtihandır. 00:00:35.800 --> 00:00:46.800 Burada zevk ve oyun ve eğlence değil, Allah'ın rızasını uygun yaşayarak imtihanı kazanma ana fikrimizdir dedik. 00:00:46.840 --> 00:00:53.600 Öteki insanlardan, öteki milletlerden bu bakımdan ayrılıyoruz. 00:00:53.680 --> 00:00:57.520 Zevk peşinde koşuyoruz, eğlence peşinde koşmuyoruz. 00:00:57.696 --> 00:01:04.272 Ana gayemiz Allah'ın rızasını kazanmaktır; çünkü hayatın mânası budur, imtihandır. 00:01:04.373 --> 00:01:10.803 Hayat imtihandır ve insan hayatta bu imtihanı kazanacak şeyler yapmalıdır. 00:01:10.880 --> 00:01:14.960 Âhirete vardığı zaman hesap var. 00:01:15.400 --> 00:01:25.000 O hesabın kendi lehine çıkması, kendi lehine tecelli etmesi için çalışması lazımdır 00:01:24.880 --> 00:01:31.840 Çalışmaların, faaliyetlerin, ibadetlerin, hayırların fayda vermesi için 00:01:31.920 --> 00:01:37.360 hem yapılışında doğru istikametin tefsir edilebilmesi bakımından 00:01:37.480 --> 00:01:48.720 hem de yapıldıktan sonra kabul olması bakımından mutlaka Allah'ın rızasına uygun, 00:01:48.800 --> 00:01:54.160 Allah rızası için yapılması şartı vardır. 00:01:54.400 --> 00:02:04.520 Tesadüfen bir insan bir iyilik yaparsa, bilmeden bir insan ters bir maksatla bir iyilik yaparsa 00:02:05.120 --> 00:02:08.200 bir müddet için iyi bir şey yapıyor; 00:02:08.320 --> 00:02:17.560 ama arkasından düşündüğü için değil, fitne veya fesat kötülük için, niyet falan önemli oluyor. 00:02:17.960 --> 00:02:33.000 Bunların hepsinin ana ruhu, can damarı, her şeyin aslı iman ve Allah'ı tanımak, Allah'ı bilmektir. 00:02:34.160 --> 00:02:39.560 Allah'ı tanımak, Allah'ın bizden istediği şey. Kendisini tanımamızı istiyor. 00:02:39.680 --> 00:02:48.800 Kendisini bilmemizi istiyor, kendisinden gafil olmamamızı istiyor. 00:02:48.120 --> 00:02:52.120 Birisi var. Her yerde hazır ve nazır. 00:02:52.240 --> 00:02:59.400 Bize ikramlarını gönderiyor; her gün, her an, her dakika, her saniye 00:02:59.800 --> 00:03:04.720 ikram gönderdiği halde hâlâ kendisini tanımamızı affetmiyor. Bre insafsız! 00:03:04.760 --> 00:03:11.880 Bu kadar zaman, her zaman sana bir şeyler geliyor; nimetler geliyor. Hediyeler geliyor. Nereden geliyor? 00:03:12.160 --> 00:03:17.800 Bunu hiç düşünmez misin der yani bir insan. 00:03:17.520 --> 00:03:24.400 Onun gibi Allahu Teâlâ hazretleri de kendisinin tanınmasını istiyor. 00:03:24.480 --> 00:03:30.760 Kendisini tanımak, Allah'ı tanımak, her yerde hazır ve nazır. 00:03:30.880 --> 00:03:33.840 Nerede olursanız olun, O sizinle beraber. 00:03:33.880 --> 00:03:38.520 Biz, insanoğluna şah damarından daha da yakınız. 00:03:38.600 --> 00:03:43.120 Va'lemû ennallâhe yehûlu beyne'l-mer'i ve kalbihi 00:03:43.200 --> 00:03:52.880 Biliniz ki Allah; insanın kendisi ile kalbi arasındaki şeylerden dahi haberdar. 00:03:53.720 --> 00:03:59.640 Kendiyle kalbinin arasındaki sahada dahi tabii çok derin manalar var. 00:03:59.640 --> 00:04:04.000 Bize bu kadar yakınlık içinde olan Allahu Teâlâ Hazretlerini 00:04:04.400 --> 00:04:09.200 insanın hem de kendisine devamlı bir şeyler gönderen, 00:04:09.200 --> 00:04:15.280 hediyeler gönderen, iyilikler yapan yaratıcısını tanımamasını hiç affetmedi. 00:04:15.320 --> 00:04:21.920 Allah'ın hiç affetmediği bir günahtır. Yani çeşitli günahlar var da hiç affetmediği bir günah. 00:04:22.000 --> 00:04:27.920 Ve biz de asıl istediği de kendisini tanımamız. En önemli şey bu. 00:04:28.120 --> 00:04:42.120 Sen Allah'ı tanıyor musun; senin Allah'la direkt, doğrudan doğruya muamelen var mı, o kadar canlı mı? 00:04:42.240 --> 00:04:51.520 Tanışıklığın o kadar candan mı, o kadar içten mi, o kadar samimi mi? O sana yakın. Sen ondan uzaksın. 00:04:51.640 --> 00:05:01.200 O zaman kendini düzeltmen lazım. O zaman birtakım çareler araman lazım. 00:05:01.640 --> 00:05:04.800 Birtakım bilgiler öğrenmen lazım. 00:05:04.880 --> 00:05:16.800 İşte bize her yerde hazır ve nazır olan, bize bizden yakın olan, bize her zaman ikram, 00:05:16.800 --> 00:05:26.560 ihsan ve ilham da bulunan, bizi yaşatan, gördüren, konuşturan, yürüten, 00:05:26.600 --> 00:05:36.400 kalbimizi çalıştıran Rabbimiz'i tanımanın ilmi. Marifetullah ilmi, hangi ilimdir? 00:05:38.280 --> 00:05:46.280 Tasavvuf ilmidir. Tefsir gibi Kur'ân-ı Kerîm'i anlatan bir ilim. 00:05:46.400 --> 00:05:51.000 Kur'ân-ı Kerîm değil mi? Kur'ân-ı Kerîm'in içinde her şey var. 00:05:51.120 --> 00:06:00.480 Kur'ân-ı Kerîm'in içinde tasavvuf da var, ferâiz de var, kâr da var. 00:06:01.840 --> 00:06:10.280 Cemiyetin yönetimi, mirasın taksimi, aile hukuku her şey var; Kur'ân-ı Kerîm'in içinde. 00:06:10.320 --> 00:06:18.400 Bunu özel bir kitap halinde, özel bir bölüm halinde, özel bir ders halinde, özel bir fakülte halinde diyor 00:06:19.600 --> 00:06:23.400 Nasıl Tıp Fakültesi ayrılmış. 00:06:23.800 --> 00:06:27.400 Niye Ziraat fakültesi ile Tıp Fakültesi beraber değil. İkisi de ilim değil mi? 00:06:27.280 --> 00:06:33.440 İlim ama konuları çok farklı olduğu için ayrı yerlere konulmuş. 00:06:33.520 --> 00:06:40.240 Her şeyin aslı Kur'ân-ı Kerîm ama Kur'ân-ı Kerîm'den alınmış olan ilimler içinde 00:06:40.520 --> 00:06:47.640 şeriat ilimleri içinde en önemlisi ise tasavvuf ilmi, marifetullah ilmi; 00:06:47.720 --> 00:06:50.880 çünkü insanı Allah'ın rızasına götürüyor. 00:06:50.840 --> 00:06:57.960 İnsan fıkıh ilmini bilirse abdest almasının usulünü öğrenmiş oluyor. 00:06:58.000 --> 00:07:00.600 Namaz kılmanın şeklini öğrenmiş oluyor. 00:07:00.680 --> 00:07:04.400 Güzel oruç tutmanın şeklini öğrenmiş oluyor. 00:07:04.520 --> 00:07:09.760 Hadis ilmini öğrenirse hadis imamlarının kitaplarını öğrenmiş oluyor. 00:07:09.920 --> 00:07:14.960 Metinleri öğrenmiş oluyor, rivayetleri öğrenmiş oluyor. Güzel. 00:07:15.800 --> 00:07:27.680 Madem ki Allah'ı tanımaya ait bir konudur; konusu itibariyle en şerefli olan İslâmî ilim şeriat ilmi, tasavvuftur. 00:07:27.800 --> 00:07:37.360 Marifetullah ilmi, irfan ilmidir. Bu konu da tasavvuf ilminin içinde inceleniyor. 00:07:39.000 --> 00:07:47.320 Allahu Teâlâ hazretlerini tasavvuf ilmi insana nasıl tanıştırır, 00:07:47.560 --> 00:08:00.560 insanı nasıl Allah'a giden ârif bir insan hâline getirir? Bunu ayrı bir ders halinde anlatmak lazım. 00:08:00.720 --> 00:08:06.600 Kısaca anlatmak lazım, sadece anlatmakla olmaz. Sadece söylemek yetmez. 00:08:06.640 --> 00:08:17.120 Uygulamalı olması lazım. Nasıl sadece sınıfta ders anlatmıyor; doktorlar, profesörler… 00:08:17.200 --> 00:08:22.240 Aynı zamanda ameliyat yaptırıyorlar. Aynı zamanda laboratuvarda çalıştırıyorlar. 00:08:22.400 --> 00:08:31.880 Uygulamalı olarak halkın içinde teorik ve pratik tarafları beraber götürerek bir iş yapıyorlar. 00:08:31.920 --> 00:08:39.840 Tasavvufta da bunu yapacağız. Nazariyatın teorisini ve tatbikatını sözlü olarak anlatırız. 00:08:39.920 --> 00:08:46.720 Siz de dinlersiniz, şu binalarla sorumlu olan İngilizler de dinleyebilir. Ona da tercüme edilebilir. 00:08:46.840 --> 00:08:55.000 Ama dinlemek yetmez. Bilmek yetmez. Kur'ân-ı Kerîm ilimlerini Avrupalı bazı kimseler inceliyorlar. 00:08:55.120 --> 00:09:08.800 Onlara oryantalist deniliyor. Oryantalist profesörler Ortaçağ ile ilgili bilgileri inceliyorlar. 00:09:08.320 --> 00:09:09.520 Arapça biliyor. 00:09:09.600 --> 00:09:14.000 Bakıyorsun; Alman, Fransız, Hollandalı çok güzel Arapça biliyor. 00:09:14.120 --> 00:09:24.360 İyi, maşaallah. Seviniyorsun. Bakıyorsun, müslüman olmamış. Bakıyorsun Kur'an okuyor, Kur'an biliyor. 00:09:24.440 --> 00:09:26.320 Kur'an'ın üzerine kitap yazıyor. 00:09:26.480 --> 00:09:37.800 Mesela Hollandalı bir adam Kur'ân-ı Kerîm'i çok güzel fihrist yapmış, herkes istifade ediyor. 00:09:37.240 --> 00:09:45.920 Alman, Fransız, vesaire var. Olabilir. Bunlar bilimleri öğreniyorlar; ama yetmez. 00:09:46.000 --> 00:09:55.760 Bal bal demekle ağzın tatlı olmadığı gibi, sadece sözü söylemekle iş olmuyor. Neticede işi oldurmak lazım. 00:09:55.840 --> 00:10:00.400 İş olmadan lafta kalırsa bir kıymeti yok. 00:10:00.480 --> 00:10:13.920 Tasavvuf ilmi sadece dershane ilmi değildir. Medrese ilmi değildir. Mikrofon ilmi değildir. 00:10:14.000 --> 00:10:24.800 Anlat, dinlesin. Olmaz. Uygulamalı bir ilimdir, hayatın içinde yaşanan bir ilimdir. 00:10:24.120 --> 00:10:32.880 Hal ilmi deniliyor, ona. Kalp ilmi, hal ilmi lafını herkes eder de halini hallenemez. 00:10:32.960 --> 00:10:37.720 Yalan söylemenin kötü olduğunu herkes bilir de yalan söylemeyen azdır. 00:10:38.000 --> 00:10:44.000 Sinirlenmemek gerektiğini herkes bilir de ama herkes uygulayamaz. Kızabilir, sinirlenebilir. 00:10:44.400 --> 00:10:51.120 Gene bakarsın geçen olduğu gibi camlar kırılmış. Hani sinirlenmeyecektin, tutamadım kendimi. 00:10:51.240 --> 00:10:54.480 Yani bilmek başka, uygulamak başka oluyor. 00:10:55.240 --> 00:11:11.480 İnsana Allah'ı bildiren ilim, tasavvuf ilmidir; ama Allah istemezse kendisini kul bilemez. 00:11:11.560 --> 00:11:17.200 Allah'ın müsaadesi lazım. Allah'ın razı olması lazım o kuldan. 00:11:17.360 --> 00:11:27.360 Allah razı olmadığı kula ilminin zerresini koklatmaz. Dolaştırır, dolaştırır, dolaştırır. 00:11:27.400 --> 00:11:37.280 Kapıdan girme yerini göstertmez. Gözü görmez adamın, etrafında dolaşır da kapıyı göremez. 00:11:37.280 --> 00:11:46.240 Allah nasip etmez. Sübhanallah derya gibi bir ilgisi vardır adamın. Sekiz tane, on tane dil biliyordur. 00:11:46.320 --> 00:11:50.960 Arapça biliyordur, Farsça biliyordur, Yunanca biliyordur. İbranice biliyordur. 00:11:51.200 --> 00:12:00.280 Koca bir çürümüş çınar gibi bakarsın kâfir olarak ölür gider. Bre insafsız kâfir! 00:12:00.400 --> 00:12:05.320 Bu kadar yaşadın, bu kadar kitap neşrettin. Bu kadar bilgin vardı, ne oldu? 00:12:05.480 --> 00:12:12.400 Ne yapsın? Allah kapıyı göstermedi, giremedi cennete. Kapısını göstermeyince giremez insan. 00:12:12.560 --> 00:12:18.880 Allah nasip etmeyince, Hak nasip etmeyince sen derviş olamazsın. 00:12:19.000 --> 00:12:23.000 Boşuna söylemiyor o koca alim. 00:12:23.120 --> 00:12:29.400 Hak nasip etmeyince, ummana dalmayınca, mürşide ermeyince, 00:12:29.120 --> 00:12:35.520 Hak nasip etmeyince sen derviş olamazsın yani. Cennetlik olamazsın." diyor. Hak nasip etsin. 00:12:35.600 --> 00:12:44.800 Doğru mudur? Doğrudur. Allah bir insana nasip etmişse ona ne diyoruz? 00:12:45.400 --> 00:12:55.120 Allah hidayete erdirdi onu, diyoruz. Biz Fâtiha'da her gün ne diyoruz? 00:12:57.760 --> 00:13:03.960 Bizi doğru yola hidayet et, Yâ Rabbi! Hidayet senden yâ Rabbi! 00:13:04.520 --> 00:13:09.440 Hem de Kur'ân-ı Kerîm'de çok açık âyetler var. Kime karşı? 00:13:09.640 --> 00:13:14.960 Resûlullah Efendimiz'e karşı açıkça söylenmiş ayetler var. 00:13:15.800 --> 00:13:19.960 Diyor ki Kur'ân-ı Kerîm âyetleri: Bismillâhirrahmânirrahîm. 00:13:20.120 --> 00:13:27.880 İnneke lâ tehdî men ahbebte. Resûl'üm, boşuna çırpınma; telaşlanma, mahzun olma. Üzülme sen. 00:13:27.920 --> 00:13:31.560 Her istediğin insanı doğru yola sokamazsın. Müslüman yapamazsın. 00:13:31.680 --> 00:13:36.880 İnneke lâ tehdî men ahbebte. Sevdiğin insanı müslüman yapamazsın, sen. 00:13:37.000 --> 00:13:43.400 Ve lâkinnallâhe yehdî men yeşâu. Sen yapamazsın, Allah istediğini hidayete sokar. 00:13:43.520 --> 00:13:46.640 Hayatında da böyle mi oldu Peygamber Efendimiz'in? 00:13:46.720 --> 00:13:51.800 Evet, aynen böyle oldu. Ebû Talip amcasını çok seviyordu; 00:13:51.320 --> 00:13:57.440 çünkü Ebû Talip amcası ona küçüklükten beri bakmıştı. Babalık yapmıştı. 00:13:57.720 --> 00:14:05.800 Hz. Ali'nin babası Ümmü Halim'in babası, amcası himaye etti. 00:14:05.120 --> 00:14:09.120 Korudu, müşriklerin karşısında savundu; ezdirmedi yeğenini. 00:14:09.240 --> 00:14:16.400 "Ama amca ne olur gel; la ilahe illallah Muhammedün Resûlullah de. 00:14:16.240 --> 00:14:18.440 Ben sana şefaat edebileyim. 00:14:18.520 --> 00:14:25.640 Namaz kılmamış da olsan oruç tutmamış da olsan kusurlu da olsan bir şefaat hakkım sana olsun. Kapı açılsın. 00:14:25.720 --> 00:14:29.800 Gel, bir lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlullah deyiver." 00:14:30.800 --> 00:14:38.400 Kureyşliler arkamdan alay ederler. Ölümden korktu da müslüman oldu derler, dedi. 00:14:38.520 --> 00:14:47.240 Bir türlü o sözü söylemedi. Bak Peygamber Efendimiz amcasının müslüman olmasını çok istedi. 00:14:47.640 --> 00:14:56.000 Çok istedi ama amcası Ebû Talip ona epeyce faydası olduğu halde imansız gitti. 00:14:56.240 --> 00:15:00.000 Âhirette Cehenneme gidecek. İmansız gitti. 00:15:00.400 --> 00:15:08.840 Hidayet Allah'tan olduğu için Allahu teâla hazretlerinden istenir. 00:15:08.960 --> 00:15:14.400 Allah kuluna marifetullahı kendisi verir. 00:15:14.120 --> 00:15:22.560 Kendisini kendisi bildirir. Onun için tasavvuf ne ile uğraşıyor? 00:15:22.640 --> 00:15:31.720 Tasavvuf Allah'a kulları sevdirmenin yolunu, nasihat yoluyla kullara öğretiyor, o kadar. 00:15:31.920 --> 00:15:37.160 Bak, şöyle yapın. Şöyle şöyle yapın. Allah, o zaman sizi sever. 00:15:37.240 --> 00:15:42.800 Hani "Aman yaramazlık yapma. Aman, ellerini güzelce yıka. 00:15:42.840 --> 00:15:44.960 Aman gittiğin zaman uslu otur. 00:15:45.800 --> 00:15:49.400 Aman, büyüklerini ezme e mi evladım. Hadi bakalım." bilmem ne falan diyoruz. 00:15:49.440 --> 00:15:56.680 Nasihatleri tutarsa çocuğu sever; gittikleri yerdeki büyükleri, babası, dedesi, amcası, neyse 00:15:56.800 --> 00:16:03.320 ama çocuk dinlemezse, yaramazlık yaparsa, sokakta oynamış, üstü, başı kirlenmiş. 00:16:03.360 --> 00:16:08.920 Elleri kirlenmiş. Kapıdan içeri giriyor. Öp evladım babanın, dedenin elini... Bir kenara kenara çekiyor. 00:16:08.920 --> 00:16:14.120 Yani tasavvuf öğüt veriyor. Şeyh yol gösteriyor. 00:16:13.400 --> 00:16:24.200 Ana mesele kişinin kendisini Allah'a sevdirmesi. Peygamber Efendimiz amcası Ebû Talip Müslüman olsun istiyor. 00:16:24.560 --> 00:16:33.120 Ama Ebû Talip'in kendisinde bir kusur olduğu için kapıyı bulamıyor. Kurtuluşun kapısını bulamıyor. 00:16:33.160 --> 00:16:44.280 Cennetin kapısından içeri giremiyor. Bu önemli, Allahu Teâlâ hazretleri Hâdi'dir. 00:16:44.360 --> 00:16:52.360 Hâdi; hidayet veren demek. Hidayet, Türkçe'de gütmek, sürmek demek. 00:16:52.720 --> 00:17:00.880 Mesela arabayı sürüyorsun. Mesela sürüyü güdüyorsun. Bu demek yani. Gütmek, sürmek demek. 00:17:00.960 --> 00:17:08.960 Hatta hediye kelimesi da galiba buradan gelir. Mânası şu ki; karşındaki adama bir şey sürüyorsun. 00:17:09.120 --> 00:17:16.520 Bir şey veriyorsun, hediye denir ona. Senden ona bir şey, eşya sevk olunmuş oluyor. 00:17:16.600 --> 00:17:25.520 Böyle sevk eden kimseye hâdi derler. Çobana da hâdi derler. Çünkü çoban koyunlarını güdüyor. 00:17:25.640 --> 00:17:33.800 Sevk edilene Mehdî derler. Mesela bir insan hidayet üzereyse mehdîdir. 00:17:33.920 --> 00:17:41.600 Tabii bir de Allah'ın Resûl'ünün soyundan gelen âhir zaman Mehdî'si olacak. 00:17:41.760 --> 00:17:48.400 O da yine Allah tarafından doğru yola sev edilmiş, mübarek bir insan olduğundan o ismi almış oluyor. 00:17:48.520 --> 00:17:58.560 Hidayetten kimler mahrum oluyor? Önce bunu öğrenmemiz lazım, bu dünyaya imtihan için geldik. 00:17:58.640 --> 00:18:04.720 Gayemiz Allah'ın rızasını kazanmak. Ama kapıyı bulamama tehlikesi var. 00:18:05.160 --> 00:18:09.160 Nedir, hangi sebepten insan bu kapıyı bulamaz? 00:18:10.400 --> 00:18:14.840 Hangi sebepten çıkış yolunu bulamaz; hangi sebepten, bu beladan, 00:18:14.880 --> 00:18:22.600 bu badireden insan kendisini kurtaramaz? Çok önemli bir soru bu. En önemli soru bu bizim için. 00:18:22.720 --> 00:18:30.000 Biz insanoğulları için, şu dünyaya gelmiş ve imtihan âlemine atılacak insanlar için en önemli soru bu. 00:18:30.160 --> 00:18:32.840 Kapıyı nereden bulacağız, bunun çıkışı neresi? 00:18:32.920 --> 00:18:40.440 Dört tarafı duvar, yüksek mi yüksek, kalın mı kalın. Bunun bir yerde çıkışı var; ama neresi. 00:18:40.520 --> 00:18:44.400 Göremiyorum çıkış yolunu, çok önemli. 00:18:44.200 --> 00:18:49.960 Kur'ân-ı Kerîm'in sayfalarını çevirip âyetlerini okuduğumuz zaman, 00:18:51.400 --> 00:18:57.840 bazı âyet-i kerîmelerin sonunda bu hususta bazı ip uçlarını görüyoruz. 00:18:58.000 --> 00:19:07.000 Allahu Teâlâ hazretleri buyuruyor ki: Vallahu la yehdi'l-kavmel kafirin 00:19:10.520 --> 00:19:19.760 Hemen not almak lazım. Allah kâfirlere hidayet vermiyor. Neden? 00:19:19.840 --> 00:19:28.880 Kâfir, varlığını kabul etmiyor. Edepsiz, küstah, terbiyesiz, beyinsiz, geri kafalı, inatçı... 00:19:29.400 --> 00:19:34.320 Vermiyor, Allah. Vermiyor. Sen misin öyle olan. Havanı alırsın şimdi. 00:19:34.400 --> 00:19:41.520 Her yerde, her zaman misal olarak anlatıyorum. Ankara İlahiyatta, fakültede hocayım. 00:19:42.280 --> 00:19:45.640 Tabi bir taraftan bir tarikat şeyhidir diye duşmuşlar. 00:19:46.920 --> 00:19:54.280 Sinop'tan birisi geldi, askerlik yapıyormuş Genç bir kimse, delikanlı. 00:19:56.000 --> 00:20:01.800 Kapıdan telefonla dediler ki; biri sizinle görüşmek istiyormuş. Müsait mi durumunuz, gelsin mi? 00:20:01.120 --> 00:20:07.760 Müsaade edin, gelsin dedim. İçeri almışlar. Odama gelmiş, kapıyı çaldı. Açtı kapıyı. 00:20:09.400 --> 00:20:19.960 Yürüyüşü dengeli, kendisi sakin bir adam. Delikanlı genç adam durdu, ciddi. Buyurun, dedim. 00:20:20.000 --> 00:20:22.480 Oturabilir miyim? Oturun. 00:20:22.600 --> 00:20:30.640 Oturdu, tanıdığım bir insan değil. O da beni ilk defa görüyor. O bana bakıyor, ben ona bakıyorum. 00:20:31.240 --> 00:20:44.400 Dedi ki: "Ben transandantal meditasyon yapıyorum. 00:20:44.800 --> 00:20:50.720 "Grup halinde veya tek olarak, ruhsal deneyler yaparak 00:20:50.760 --> 00:20:57.800 şu gördüğümüz âlemin ötesindeki gizli âlemlerle ilgili bilgileri genişletme çalışması yapıyoruz. 00:20:57.880 --> 00:21:04.200 Konsantre olup, gözlerimizi kapayıp transandantal meditasyon yapıyoruz. 00:21:04.440 --> 00:21:10.600 Öbür tarafın esrarını öğrenmekte bana yardım edebilir misin?" dedi. 00:21:10.680 --> 00:21:20.200 Ben profesörüm, biraz da bir tarikatın vazifelisiyim diye ismimi duymuş ve gelmiş. 00:21:21.000 --> 00:21:29.800 Ben dedim ki: Anladım halini, pek iyi görmedim. 00:21:31.720 --> 00:21:37.600 Doğrudan doğruya kâfir misin, melun musun falan demedim de sen namaz kılar mısın, dedim. 00:21:37.760 --> 00:21:46.440 Yok, dedi. Oruç tutar mısın? Yok. Sıra sıra sordum soruları. İmanla hiç ilişkisi yok. 00:21:47.240 --> 00:21:51.920 Ben sana hiç yardım edemem. Edemem derken iki mânayı kastettim: 00:21:51.960 --> 00:21:59.640 Elimde imkân olsa sana vermem; senin gibi birine yardım eder miyim, etmem. Bu bir. 00:21:59.680 --> 00:22:06.560 İkincisi, sen benim yakınım olsan, Allah saklasın, oğlum olsan kardeşim olsan 00:22:06.600 --> 00:22:10.840 ben de sana yardım etmek istesem yardım edemem. 00:22:11.600 --> 00:22:16.440 Ebû Talip gibi sen iman etmek istemezsen ben sana yardım edemem. 00:22:16.760 --> 00:22:18.120 Nasıl yardım edeyim? 00:22:18.160 --> 00:22:21.320 Sen kendi kendini mahvetmişinsen. 00:22:22.000 --> 00:22:30.000 Sen mü'min değilsin, kâfirsin. Vallahu la yehdil kavme kâfirin. Kâfire Allah hidayeti vermez. Neden? 00:22:31.120 --> 00:22:39.400 Bunu defterlerinize, aklınızın, gönlünüzün defterine çok büyük harflerle iri iri yazın. 00:22:39.160 --> 00:22:45.320 Hidayet, Allah'ın en büyük nimetidir. Ondan büyük nimet olmaz. 00:22:45.880 --> 00:22:50.520 Neden burada günde kırk defa "Yâ Rabbi! hidayet ver" diyoruz? 00:22:50.720 --> 00:22:52.920 Hidayet Allah'ın en büyük nimetidir. 00:22:53.000 --> 00:22:55.000 İsteyecek başka şey bulamadı mı! 00:22:55.400 --> 00:22:59.120 Bundan âlâsı yok da ondan, âlâların âlâsı bu da onun için. 00:22:59.200 --> 00:23:01.800 Hidâyet en büyük nimettir. 00:23:01.280 --> 00:23:10.160 Allah da kendisine âsi, mücrim, kâfir olan böyle kimselere bu ikramı yapmaz. 00:23:10.480 --> 00:23:14.640 Yapmıyor, iyi kullarına yapıyor. Böyle kullarına vermiyor. 00:23:14.640 --> 00:23:25.840 Çünkü o insana verse hidayeti cennete girecek. Huzuruna gelecek. Yani onun için iman şart. 00:23:25.920 --> 00:23:35.720 İsveçliler, Almanlar, Amerikalılar toplansınlar transandantal meditasyon yapsınlar. Profesörleri toplansınlar. 00:23:35.840 --> 00:23:43.480 Cümle cihan halkını başlarına cem etsinler. Sıfıra sıfır, elde var sıfır. Hiçbir şey yapamazlar.Neden? 00:23:43.960 --> 00:23:52.800 Kur'ân-ı Kerîm, köklerine bir kılıç savurmuş hepsini kesmiş, atmış. Savurmuş atmış. 00:23:52.000 --> 00:23:57.000 Vallahi la yehdil kavmel kafirin. Allah, kâfirlere hidayet vermez. 00:23:57.840 --> 00:24:01.720 "Ben Allah'a rağmen hidayeti kendim bulurum." Sen hava alırsın. 00:24:01.840 --> 00:24:07.800 İnatçı herif, hâlâ inadını bırakmıyor. Allah'a rağmen sen bir şey yapabilir misin? 00:24:07.160 --> 00:24:12.280 Hiçbir şey yapamazsın. Allah'a dostu olmadan, Allah'tan zorla bir şey koparabilir misin? 00:24:12.360 --> 00:24:18.880 Mümkün değil, olacak şey değil. Böyle terbiyesizlik, böyle bir şey olmaz. 00:24:18.960 --> 00:24:27.000 Onun için mü'min olmak lazım. İnsanın mü'min olması lazım. Kalbine imanın gelmesi lazım. 00:24:27.800 --> 00:24:34.640 İlk önce mü'min olması lazım. Mü'min olmak, nasıl oluyor? "Tamam, hocam. 00:24:34.640 --> 00:24:40.200 Ben bir mânevî varlık olarak şu dünyanın yaratılmış yıldızlarını falan görüyorum. 00:24:40.240 --> 00:24:47.720 Onları yaratmış olan Yaratan'a inanıyorum." İyi, maşaallah. "Ama ne peygamber tanırım ne kitap tanırım. 00:24:47.720 --> 00:24:51.360 Ne din tanırım ne bilmem başka bir şey." Olmadı. 00:24:51.800 --> 00:25:01.840 O kâinatı yaratan Rabbülâlemin'in sana mesajı onlar. Sana mektubu o. 00:25:01.920 --> 00:25:07.160 Sen mektubu reddediyorsun. Kılavuz belgesini reddediyorsun. Bu cihazı nasıl kullanacaksın? 00:25:07.240 --> 00:25:11.760 Bu kompleks cihazı, bu elektronik cihazı kullanamazsın ki. 00:25:11.760 --> 00:25:16.360 Kullanım belgesi reddediyorsun. Öğretmenini reddediyorsun, kılavuzu reddediyorsun. 00:25:16.960 --> 00:25:21.360 "Olmaz, inanıyorum." İnanıyorsan elçisine de inan. 00:25:21.520 --> 00:25:30.560 Allah ne gönderirse kabul edeceksin. Elçi göndermiş. Bak, Osmanlılar ne yapıyormuş? 00:25:30.600 --> 00:25:37.000 Padişah bir güzel ferman yazdırıyormuş. Altına bir tuğra, bir güzel imza atıyormuş. 00:25:37.800 --> 00:25:43.440 Altın yıldızlarla, tozlarla böyle güzel, kocaman bir ferman kıvırıyorlarmış. 00:25:43.480 --> 00:25:53.960 Ondan sonra deri bir kılıfın içine koyuyorlarmış. Saray sorgucu, kılıçlı, kaftanlı atına biniyormuş. 00:25:53.960 --> 00:26:04.280 Edirne, Sofya, Belgrad gidiyormuş; paşanın konağına. "Padişahtan ferman var, efendim." 00:26:04.400 --> 00:26:12.240 Hemen o da fermanı alıyormuş. Öpüyormuş, alnına koyuyormuş. Ondan sonra açıyormuş. Neden? 00:26:12.280 --> 00:26:19.280 Padişahtan ferman geldi. Âlemlerin Rabbi'nden ferman geliyor. Rabbülâlemin'den ferman geliyor. 00:26:19.760 --> 00:26:24.600 "Kabul etmiyorum". Rabbülâlemin'den elçi geliyor. "Kabul etmiyorum." 00:26:24.640 --> 00:26:27.920 Senin bacağını kırarım ha! Sen kim oluyorsun? 00:26:27.960 --> 00:26:37.880 Âlemlerin Rabbinin elçisi, onun elçi olarak şereflendirdiği, gönderdiği kimsenin sen ayağının tozu olamazsın. 00:26:38.440 --> 00:26:43.360 Kabul etmemek ne demek? Olmaz, imanın tamam değil. Yıkıl, git cehenneme. 00:26:44.160 --> 00:26:54.640 Yallah! Cehenneme gider. İman; Allah'a inanacak. İnandın mı, inandım. İnandıysan elçisine de kulak ver. 00:26:54.760 --> 00:26:57.240 İnandıysan kitabına da kulak ver. 00:26:57.320 --> 00:27:07.920 Kitabını da dinle, Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe 00:27:08.120 --> 00:27:10.840 kadere, hayrın ve şerrin Allah'tan olduğuna inan. 00:27:12.880 --> 00:27:30.120 Adam kesesinden para çıkartırsa böyle büyük bir Alman, Fransız asilzadesi 00:27:30.120 --> 00:27:34.120 şövalye adamlarıyla baron, kont veya dük, 00:27:35.400 --> 00:27:43.160 şişman hancı karşısında yere birkaç para atmıştı, hemen yerde yuvarlanıyor; parayı alıyor falan. 00:27:43.400 --> 00:27:46.760 "İşte iman ettik ya, al bunu yeter." der gibi bir eda içinde. 00:27:47.120 --> 00:27:53.400 O para senin başında paralansın! Ne o yani? 00:27:53.400 --> 00:27:59.280 Allah'a inandığına böyle minnet mi ediyorsun, sağa sola? Çok büyük bir inkâr. 00:27:59.440 --> 00:28:02.720 Tabii, inanacaksın. Kâinatın nesine hâkimsin? 00:28:02.800 --> 00:28:07.240 Mevsimi değiştirebiliyor musun, güneşi doğdurabiliyor musun, batırabiliyor musun? 00:28:07.360 --> 00:28:11.000 Neye kudretin var? Şu kâinatın içinde küçücük bir zerresin. 00:28:11.160 --> 00:28:14.920 Elbette kabul edeceksin, bu kâinatın nizamını sen mi çattın? 00:28:15.400 --> 00:28:18.400 Bu çatıyı sen mi kurdun, bu yıldızları, sen mi donattın? 00:28:19.200 --> 00:28:24.400 Yok, hiçbir şeyden haberin yok. Beleşçi geldin. Sinek gibi, böcek gibi yaşıyorsun. 00:28:24.400 --> 00:28:30.360 Bedava gideceksin. Beleşçi bir insan, bir de Allah'a inanıyormuş. Lütfettin sanki. 00:28:30.320 --> 00:28:34.400 Yalvaracağız, yakaracağız. Aferin, teşekkür ediyorum falan. 00:28:34.120 --> 00:28:39.120 Bir şey değil ki yaptığın şey. Allah'a da inanacaksın, peygamberlerine de inanacaksın. 00:28:39.160 --> 00:28:42.840 Peygamberlerin sonuncusu Muhammed Mustafâ'ya da inanacaksın. 00:28:43.400 --> 00:28:50.880 İnanıyor, inanıyor, inanıyor. Hz Âdem, Hz. Nuh, Hz. Musa, Hz. İsa son. Ne oldu? 00:28:50.960 --> 00:28:56.120 "Araba bozuldu." Az kaldı, oraya gelmiyor. Olmaz. 00:28:56.240 --> 00:29:01.920 Allah'a, peygamberlerine ve peygamberlerinin en sonuncusuna, kitaplarına 00:29:01.960 --> 00:29:14.400 ve kitaplarının en sonuncusu ve en doğrusuna. Siz hümaniter duygulara sahip bir insansınız. 00:29:14.120 --> 00:29:22.680 İnsancıl yani. Hepimizin gözü var, kaşı var. Hepimiz aynı cinsten. Kanguru gibi değiliz, kuş gibi değiliz. 00:29:22.800 --> 00:29:28.840 Balık gibi değiliz. Hepimiz yeryüzünde, İngiliz de desek, Fransız da desek aynı cinsteniz. 00:29:28.880 --> 00:29:37.320 Belli bir soyadınız, bir anadan, bir atadan geldik biz. Birleşsek ya; nasıl birleşelim, gel otur. 00:29:37.360 --> 00:29:42.600 Müzakere edelim, birleşelim. İşte o birleşmenin fermanı Kur'ân-ı Kerîm. 00:29:44.400 --> 00:29:46.000 O birleşmenin fermanı. 00:29:46.120 --> 00:29:47.640 Fîhâ kutubun kayyimeh. 00:29:47.720 --> 00:29:50.840 Bütün eski kitapların hepsi Kur'ân-ı Kerîm'in içinde var. 00:29:51.680 --> 00:29:54.240 Aradığın bütün bilgiler orada mevcut. 00:29:54.320 --> 00:29:59.600 Bütün eski din mensuplarının hepsinin razı olacağı, bozuk akideleri atılmış, 00:29:59.680 --> 00:30:10.600 sağlam akideler muhafaza edilmiş olarak hepsi burada mevcut. Anlaşma metni, kontrat bu. Daha ne istiyorsun? 00:30:10.600 --> 00:30:21.800 Allah göndermiş, insanların birleşmesi için. Allah kâfirleri doğru yola hidayet etmiyor. 00:30:21.240 --> 00:30:30.840 Sevk etmiyor, sürmüyor. Oraya götürmüyor. Onları koruyup o koyunları oraya götürmüyor. Sevk etmiyor. 00:30:30.840 --> 00:30:35.120 Neden? Kâfir de ondan. Kâfir dedin mi bitiyor işte. Kâfir adam inanmıyor. 00:30:35.160 --> 00:30:44.800 Eksik, bozuk, çürük, olmuyor. Başka âyet-i kerîmelere bakıyorsunuz. 00:30:51.200 --> 00:30:53.960 Fasıklara da hidayet etmediğini bildiriyor Allah. 00:30:54.640 --> 00:30:58.560 Hocam; kâfiri biliyorum da fâsık ne demek? 00:30:58.760 --> 00:31:06.280 İnançsız veya bozuk inancı olduğu için inancı geçersiz insan kâfirdir. Fasık ne demek? 00:31:07.000 --> 00:31:16.120 Allah'a itaatten uzaklaşmış, Allah'ın itaatinden çıkmış insan demektir. 00:31:17.760 --> 00:31:29.640 Yani Allah'a âsi demek, günahkâr demek. Haramlara dalmış demek. Fâsık, haramlara, günahlara dalmış insan demek. 00:31:31.280 --> 00:31:34.640 Arapça da; Fe-fasaka an emri rabbihî der. 00:31:34.680 --> 00:31:44.560 Yani Allah'ın emrinden filk etti Yani çıktı. Fılk etmek, sapmak demek. Allah'ın emrini tutmadı, kaybetti. 00:31:44.840 --> 00:31:50.960 Ayağı kaydı, yanlış tarafa gitti. Yanlış yaptı, kötü iş yaptı. Onları da Allah hidayete erdirmiyor. 00:31:51.000 --> 00:31:58.240 Onun için günahı da ısrarlı yapıp duruyorken Allah, insanı düzeltmez. 00:31:58.640 --> 00:32:03.160 Günahı, günahlara götürecek; edepsizliğe devam. 00:32:02.960 --> 00:32:12.400 Olmaz. Edepsizliği kesecek, edepsizlikten dönecek, edepsizliğin kötülüğünü anlayacak. 00:32:12.360 --> 00:32:17.280 Edepsizlikten vazgeçecek. Günahtan vazgeçecek. 00:32:17.360 --> 00:32:22.400 Yol kesmeye devam ediyor, hırsızlık yapmaya devam ediyor. 00:32:22.600 --> 00:32:27.200 Günah işlemeye devam ediyor, zina etmeye devam ediyor. Olmaz. 00:32:27.440 --> 00:32:34.320 La yehdil kavmel fasıkin. Fasıklara da Allah hidayet vermez. 00:32:40.600 --> 00:32:46.920 Edepsizlik ediyorsa layık değildir o; hidayet nimetine, hidayet ehline. 00:32:46.960 --> 00:32:52.680 Allah'ın hidayet bahşetmesine liyakati yok. Daha diploma alacak halde değil. 00:32:52.840 --> 00:32:54.120 Sınıfı geçecek hali yok. 00:32:54.560 --> 00:33:02.400 Okula kayıt olacak hali yok ki. Ben buna okulun diplomasını vereyim. Veya şöyle söyleyelim: 00:33:02.440 --> 00:33:05.960 Kâfir okula dahi kaydedilecek durumda insan değil. 00:33:06.000 --> 00:33:10.720 Fasık okula girmiş; ama diploma alacak insan değil. Tembel, derslerine çalışmıyor. 00:33:10.760 --> 00:33:14.720 Hocaların dediklerini yapmıyor. Ödevlerini yapmıyor, aksini yapıyor. 00:33:14.720 --> 00:33:19.600 Sabahlara kadar futbol, sinema, bar, pavyon… Babası tarla satıyor. 00:33:20.200 --> 00:33:23.720 Oğlum İstanbul'da hukuk fakültesini bitirecek. 00:33:23.760 --> 00:33:32.880 Çocuk babasının tarla parasını aldı mı "Hadi bizim moruktan yine paralar geldi. 00:33:33.840 --> 00:33:42.440 Bu akşam felekten bir gün çalalım. Çamlıca'ya mı istersiniz Emirgan'a mi istersiniz, Taksim'e mi istersiniz?" 00:33:43.800 --> 00:33:49.680 Babası da mektep bitirecek sanıyor. Böyle çocuk mezun olur mu? 00:33:49.680 --> 00:33:55.920 Olmaz on sene, yirmi sene. Babasına çok tarlalar sattırır. Köyde babası bekler. 00:33:56.000 --> 00:34:00.560 Bizim çocuk okuyacak da hâkim olacak, avukat olacak diye bekler. 00:34:00.800 --> 00:34:09.440 Demek ki böyle insanlara da Allah hidayet vermiyor. Sonra; 00:34:15.280 --> 00:34:27.800 Allah, zalimlere hidayet vermiyor. Zorba herif, cani herif, gaddar herif, kan dökücü, hunhar. 00:34:27.960 --> 00:34:31.520 Allah hidayet vermez. Hazineleri var. 00:34:31.600 --> 00:34:39.760 Sarayları var, başına çalınsın, ne olursa olsun; Allah o zaman sevmiyor. 00:34:39.800 --> 00:34:52.200 Sevmediği için zalimlere de hidayet vermiyor. Haram yiyor. İnsanlara zulmediyor. 00:34:52.400 --> 00:35:04.280 Kendisine zulmediyor. Günah işliyor. Kur'ân-ı Kerîm'de günahlar, zulmetmek diye tabir edilir. 00:35:04.400 --> 00:35:07.800 Kur'ân-ı Kerîm'de öyle geçer. 00:35:07.280 --> 00:35:13.240 "Nefislerine zulmedenler" diye geçer. Çok enteresandır. Nefse nasıl zulmediyor insan? 00:35:13.280 --> 00:35:19.560 Sadist mi kendisine iğne mi batırıyor? Kendi kendilerini cezalandırıyor mu? 00:35:19.600 --> 00:35:24.560 Bazı insanlar böyle şeyler yapıyorlar. Hayır, günah işliyor. Allah'ın cezasına müstahak oluyor. 00:35:24.560 --> 00:35:26.240 Kendi kendine zulmetmiş oluyor. 00:35:26.360 --> 00:35:35.480 Demek ki ister kendi kendisine zulmetmiş olsun, günah işlemek suretiyle ister başkasına eza, 00:35:35.480 --> 00:35:39.720 cefa vermek suretiyle onun canını yakmış ve bedduasını almış olsun; 00:35:39.800 --> 00:35:48.160 fasıklara, zalimlere, kâfirlere, edepsizlere Allah hidayet vermiyor. 00:35:48.240 --> 00:35:53.800 Hidayet çok güzel bir şey de bunlar layık olmadığından Allah vermiyor. 00:35:53.800 --> 00:35:58.720 Çok kıymetli bir şey de bunlar layık olmayınca vermiyor. Ana fikir bu. 00:35:58.920 --> 00:36:06.920 Yani o güzel mükâfatı almak için, kupayı kazanmak için, çalışmak lazım. Diplomayı almak için çalışmak lazım. 00:36:07.400 --> 00:36:12.880 Âhireti kazanmak için gayret göstermek lazım. O yapılmadığı için Allah hidayetini vermiyor. 00:36:15.200 --> 00:36:20.920 O halde bu dünya hayatı imtihandır. 00:36:21.400 --> 00:36:29.360 Madem ki buradaki vazifemiz Allah'ın rızasını kazanmak, Allah'ın rızasını kazanmak için, 00:36:29.400 --> 00:36:35.400 kapıyı bulmak için, cennete girmek için Allah'ın sevdiği kul olmak lazımdır. 00:36:35.120 --> 00:36:42.200 Allah'ın hidayetine ermek lazım. O halde kâfir olmamak lazım. Mü'min olacağız. Fasık olmamak lazım. 00:36:42.200 --> 00:36:49.560 Mutî kul olacağız. Yolunda yürüyen, ibadetini yapan, haramları yemeyen kul olmak lazım. 00:36:49.720 --> 00:36:54.440 Zalim kul olmaması lazım. Âlim kul olmak lazım. 00:36:54.760 --> 00:37:10.400 Hem kendisine zulmetmeyecek hem çevresine zulmetmeyecek. Adam hacı, evde acı. Dışarıda cömert. Evde pinti. 00:37:11.120 --> 00:37:15.840 Herkese karşı güleç yüzlü, evde zalim. 00:37:16.520 --> 00:37:20.120 İl eyisi, ev ağusu. 00:37:20.520 --> 00:37:28.320 Evde zehir zemberek, dışarıda iyi. Herkesle oturur, herkese felekten bir şeyler ısmarlar falan. 00:37:28.400 --> 00:37:37.400 Herkes memnun. Bir de karısına, çocuklarına sor. Evde berbat. Olmaz. 00:37:37.200 --> 00:37:45.160 Demek ki zalim olmayacak. Kâfir olmayacak. Mü'min olacak, günahlardan kesilmiş olacak. 00:37:45.440 --> 00:37:48.400 Allah yolunda yürüyen kul olacak. 00:37:48.440 --> 00:37:56.440 Bu hidayet denilen eşsiz, emsalsiz, âb-ı hayatı bulmak için, o büyük dengeye sahip olmak için, 00:37:58.280 --> 00:38:04.000 hidayete ermek için, imanımızı çok iyi kollayacağız. 00:38:04.200 --> 00:38:13.600 Aman imanımız yanlış olmasın, yanlış akideye sapmayalım diye çok çalışacağız; çünkü sahteleri çok. 00:38:14.400 --> 00:38:19.000 Sahtekârlar çok. Yol şaşırtıcılar çok. Herkesin yaptığı farklı. 00:38:19.720 --> 00:38:30.160 Herkes bir tarafa alıp götürüyor, kandırıyorlar yani imanını. İmanın hırsızları, düşmanları çok. 00:38:30.200 --> 00:38:33.440 İnsan; onun için imanı sağlam yaşamayı öğrenecek. 00:38:33.480 --> 00:38:37.320 Kur'an'dan öğrenecek, Peygamber Efendimiz'den öğrenecek. 00:38:37.440 --> 00:38:41.720 Kur'an'da, peygamber yolunda yürüyen, Peygamber Efendimiz'in varislerinden öğrenecek. 00:38:41.760 --> 00:38:45.840 Ulemâ-i muaffifînden öğrenecek. Mürşid-i kâmilinden öğrenecek ki 00:38:45.840 --> 00:38:52.280 Onun için imanına dikkat edecek. İşte şeriatının önemli meseleleri, 00:38:52.320 --> 00:38:56.240 inançla ilgili hususları burada, bunları öğreneceksiniz. 00:38:56.280 --> 00:39:00.400 Hanımlar, ders yapacak. Beyler ders yapacak, camiye gidecekler. 00:39:00.440 --> 00:39:05.920 Muteber kitapları okuyacaklar. En muteber, en büyük âlimlerinin kitaplarını okuyacaklar. 00:39:05.960 --> 00:39:16.800 İmanın sağlam olmasına çok güzel destek olur. İman kale gibi sağlam olacak. Sonra kalbi tertemiz olacak. 00:39:16.520 --> 00:39:19.800 Allah yolunda olacak, itaat yolunda olacak. 00:39:19.800 --> 00:39:26.520 Yâ Rabbi; sen ne dediysen ne buyurduysan yapmaya hazırım. Namaz dedin, kılıyorum. 00:39:26.560 --> 00:39:29.400 Kılacağım ömrümün sonuna kadar. 00:39:29.400 --> 00:39:36.560 İnşallah namazından ayırma beni; camiden, cemaatten ayırma ve koparma beni. Şaşırtma, sapıtma beni. 00:39:36.560 --> 00:39:42.480 Orucumu tutacağım. Kur'an'ın bütün emirlerini tutacağım. Zekâtımı vereceğim, canımı vereceğim. 00:39:42.680 --> 00:39:48.800 Malımı vereceğim. Senin istediğin ne ise sana mutîyim. Ömrümü sana itaat ile geçireceğim. 00:39:48.840 --> 00:39:58.200 Sana âsi olmayacağım, yâ Rabbi, demesi lazım. Sonra helal lokmaya çok dikkat etmesi lazım. 00:39:58.640 --> 00:40:07.560 Helal lokma; ağızdan giren, yenilen lokmanın helal olması. 00:40:07.640 --> 00:40:13.840 Helal lokma birkaç vasıfta incelenebilir: 00:40:13.920 --> 00:40:24.160 Mesela içki ne kadar temiz yapılırsa yapılsın ne kadar sıhhat şartlarına riayet edilirse edilsin içki haramdır. 00:40:24.280 --> 00:40:28.560 Haramdır, bitti. Kabul ettim. 00:40:29.200 --> 00:40:33.160 Domuz eti haramdır, bitti. 00:40:33.240 --> 00:40:40.280 Faiz haramdır, bitti. Hırsızlıktan alınan mal haramdır, bitti. 00:40:40.360 --> 00:40:43.920 Zorla alınan mal haramdır, bitti. 00:40:44.400 --> 00:40:51.480 Birisinin gözyaşıyla razı olmadığı şekilde ondan zorla çekilip koparılmış şey haramdır, bitti. 00:40:51.880 --> 00:41:02.840 Yani bir kendisi haram olabilir; bir de alınış, kazanılış şekli gayri meşru olduğu zaman haramlaşabilir. 00:41:02.880 --> 00:41:11.400 Ekmek helaldir de fırıncının dükkânından çalarsan haram olur. Ekmek helal, yemek serbest. 00:41:11.120 --> 00:41:17.120 Elma yemek haram değil; ama komşunun bahçesinden elmayı kopartırsan elma haram olur. 00:41:17.200 --> 00:41:19.840 Bu kadar basit, elma helal ama 00:41:20.880 --> 00:41:24.400 alış yolun anlış olduğu için haram olur. Haramdan kaçınacağız. 00:41:24.560 --> 00:41:32.840 Günah, haram insanın boğazından girdi mi mutlaka temizlenmesi cehennemde yanmakla olur. 00:41:33.800 --> 00:41:38.160 Haramın temizlenmesinin şekli cehennemde cayır cayır yanarak olur. 00:41:38.400 --> 00:41:43.600 Onun için haramdan kurtulacak. Haram bir lokma yememeye çok dikkat edecek. 00:41:43.680 --> 00:41:48.600 Bazı kimselerin bedbahtlığı, haram süt emmekten başlar. 00:41:49.280 --> 00:41:56.840 Veyahut haram münasebetten, nikâhsızlıktan başlıyor 00:41:57.120 --> 00:42:04.200 Veya nikâhın bâtıl ve gayri sahih olmasından başlıyor; bedbahtlık, perişanlık oadan başlıyor. 00:42:04.440 --> 00:42:11.320 Ondan sonra böyle gidiyor. Onun için helal lokmaya çok dikkat edeceksiniz. 00:42:11.520 --> 00:42:19.440 Bir, kendiniz helal lokma yiyeceksiniz. İki, evinize helal lokma götüreceksiniz. 00:42:19.520 --> 00:42:25.200 Başkasını mahvetmeye hakkınız yok ki. Zavallı çocuklarınızı mahvetmeye hakkınız yok ki. 00:42:25.920 --> 00:42:31.320 Karınızı mahvetmeye hakkınız yok ki. Büyük zulüm, zulümlerin en büyüğü. 00:42:31.360 --> 00:42:37.240 Karınıza, çocuğunuza en büyük zulmü yapıyorsunuz; haram lokma götürerek. Helal götüreceksin. 00:42:37.320 --> 00:42:43.640 Alnının teriyle götüreceksin. Evliyâullahtan bir zât hacca yola çıkmış. Hiçbir şey almamış yanına. 00:42:43.920 --> 00:42:45.960 Evden elini kolunu sallayarak çıkmış. 00:42:46.840 --> 00:42:51.720 Acıkmış, iki günde bir de yese, üç günde bir de yese bu mide biraz bir şey istiyor. 00:42:51.960 --> 00:43:01.840 Yani acıkmış, yanında hiçbir şey yok. Bakmış orada bostan görünüyor. 00:43:01.920 --> 00:43:07.880 Su çıkıyor bostandan. "Siz ne kadar masraf ediyorsunuz?" demiş. "Bu attır. 00:43:07.920 --> 00:43:14.440 Önüne arpa döküyoruz, saman döküyoruz. İki dirheme gidiyorlar." "Tamam. Onu çözün. 00:43:14.520 --> 00:43:20.720 Bir dirhem bana verin, kâfi." demiş. Bir dirheme dönmüş, dolap beygiri gibi. 00:43:20.840 --> 00:43:29.920 Para kazanmış; ama alnının akıyla kazanmış, yemiş. Helal lokmaya çok dikkat edeceksiniz. 00:43:29.680 --> 00:43:33.760 Temiz kalbe, iyi niyete çok dikkat edeceksiniz. 00:43:34.800 --> 00:43:40.120 İnsan kötü yolda olabiliyor; ama iyi bir niyetle temiz kalple 00:43:40.320 --> 00:43:45.920 iyi bir duyguya sahip olmasıyla hidayete girebiliyor. Hidayet nasip ediyor Allah. 00:43:45.960 --> 00:43:50.720 Bakıyor onda güzel bir şey var. Ondan dolayı hidayet nasip ediyor. 00:43:50.840 --> 00:44:02.400 Mesela evliyâullahtan birisinin menakıbını okudum. Yanlış yolda bir insanmış. 00:44:02.520 --> 00:44:11.640 Günahlar, eğlence, haram bilmem ne. Yolda bir bismillah yazısı görmüş, çamurların arasında. 00:44:11.760 --> 00:44:19.120 Almış, Allah'ın adı yerde kalmış, çamurların arasında diye yıkamış, temizlemiş. 00:44:19.280 --> 00:44:29.400 Bir de kendisinden güzel kokular sürmüş üstüne. Misk ile koklamış. Hoş kokular sürmüş, kaldırmış. 00:44:29.400 --> 00:44:35.440 Baş köşeye koymuş. Gece "Sen bizim ismimize hürmet ettin. Sen bizim ismimizi taltif eyledin. 00:44:35.440 --> 00:44:38.760 Biz de senin gönlünü taltif eyledik." diye bir rüya görüyor. 00:44:38.800 --> 00:44:44.440 Ertesi gün bir tevbe, bir güzel niyetle Allah'ın sevgili kulu oluyor. Edep; güzel bir duygu. 00:44:44.520 --> 00:44:54.400 Böylece insanın hidayeti kazanmasına sebep oluyor. Allahu Teâlâ hazretleri bizi imansızlıktan korusun. 00:44:54.120 --> 00:45:02.800 Zulmetmekten korusun. Allah'ın itaati yolunda ayağı kayanlardan, sapanlardan etmesin. 00:45:03.800 --> 00:45:07.400 Edepli bir kul eylesin, kalbimizi temiz eylesin. 00:45:08.000 --> 00:45:16.000 Hidayetini kazanmamıza sebep olacak ne kadar güzel, müsbet, olumlu vasıflar varsa 00:45:16.000 --> 00:45:18.680 onlara da sahip olmayı nasip eylesin. 00:45:18.720 --> 00:45:22.600 Bunlara çok dikkat edin. Yani çok önemli meseleler. 00:45:22.640 --> 00:45:25.760 Allah hepinizden razı olsun. es-Selamu aleyküm verahmetullah.