WEBVTT 00:00:00.160 --> 00:00:02.640 Vessalâtü vesselâmü alâ hayrı halkihi 00:00:02.680 --> 00:00:09.200 Muhammedin ve alâ âlihi ve sahbihî ve mentebiahû bi-ihsânin ilâ yevmi'd-dîn. Emmâ ba'd: 00:00:09.353 --> 00:00:14.290 Fa'lemû eyyühe'l-ihvân fe inne efdale'l-kitâbi kitâbullâh 00:00:14.429 --> 00:00:18.444 ve efdale'l-hedyi hedyu seyyidinâ Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem 00:00:18.840 --> 00:00:25.200 ve şerre'l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesetin bid'ah ve külle bid'atin dalâleh 00:00:25.587 --> 00:00:29.716 ve külle dalâletin ve sâhibehâ fi'n-nâr. 00:00:29.716 --> 00:00:35.800 Ve bi's-senedi's-sahîhi'l-muttasıli ile'n-nebiyyi sallallâhu aleyhi ve selleme ennehû kâl: 00:00:35.200 --> 00:00:42.520 Kâlallâhu azze ve celle lâ tenzilû ibâdiye'l-ârifîne'l-muhaddesîn 00:00:43.400 --> 00:00:50.000 el-cennete ve la'n-nâr hattâ yekûne'r-Rabb ellezî yakzî beynehüm. 00:00:49.994 --> 00:00:53.539 Sadaka Resûlullah fî mâ kâl ev kemâ kâl. 00:00:53.584 --> 00:00:56.837 Aziz ve muhterem müslüman kardeşlerim! 00:00:57.600 --> 00:01:01.960 Allah'ın selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun. 00:01:01.935 --> 00:01:07.743 Peygamberimiz, Efendimiz Muhammed-i Mustafâ sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin 00:01:08.240 --> 00:01:12.600 mübarek ehâdîs-i şerîfesinden bir miktarını, 00:01:12.806 --> 00:01:19.432 üstadımızın üstadı Gümüşhaneli Ahmed Ziyâüddin Efendi rahmetullâhi aleyh'in 00:01:19.432 --> 00:01:26.661 telif eylemiş olduğu Râmûzü'l-ehâdîs isimli hadis mecmuasından okumaya devam edeceğiz. 00:01:27.320 --> 00:01:30.800 Hadîs-i şerîflerin izahına geçmeden önce 00:01:30.800 --> 00:01:32.240 her zaman yaptığımız gibi 00:01:32.360 --> 00:01:39.400 evvelen ve hasseten Efendimiz, rehmerimiz, önderimiz, imamımız, 00:01:39.974 --> 00:01:45.933 başımızın tacı, gözümüzün nuru, gönlümüzün süruru 00:01:45.920 --> 00:01:51.160 Muhammed-i Mustafâ sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin mübarek ruhu için; 00:01:51.917 --> 00:01:55.936 sâir enbiyâ ve mürselînin ervahı için; bütün evliyâullahın ruhları için; 00:01:56.881 --> 00:02:06.980 Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'den zamanımıza kadar, 00:02:06.357 --> 00:02:14.874 Hocamız Muhammed Zâhid-i Bursevî'ye kadar gelmiş geçmiş bütün turuk-u aliyye sâdâtımızın, 00:02:14.874 --> 00:02:22.876 meşayihimizin ruhları için; hasseten bu kitabın müellifinin ruhu için; 00:02:23.226 --> 00:02:31.379 bu kitabın içinde yer alan hadîs-i şerîflerin bize kadar ulaşmasında emeği geçmiş olan 00:02:31.404 --> 00:02:34.792 cümle ulemanın ve râvilerin ruhları için; 00:02:34.792 --> 00:02:40.897 hasseten uzaktan yakından Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'e 00:02:40.897 --> 00:02:48.438 muhabbetinden nâşi bu hadîs-i şerîfleri dinlemeye cem olmuş olan 00:02:48.438 --> 00:02:55.615 siz kardeşlerimizin âhirete intikal ve irtihal eylemiş olan cümle yakınlarının âbâ u ecdâd, 00:02:55.615 --> 00:02:59.770 akrabâ u taallukatının ruhları için; 00:02:59.467 --> 00:03:03.595 hayatta olanların da saadet ve selamet-i dareyne 00:03:04.800 --> 00:03:09.520 nail olmaları içib bir Fâtiha, üç İhlâs-ı Şerîf hediye edelim. 00:03:09.600 --> 00:03:13.920 Allahu Teâlâ hazretlerinden naklen hadîs-i kudsî olarak 00:03:14.244 --> 00:03:18.918 Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuşlar: 00:03:19.520 --> 00:03:28.480 Kâlallâhu azze ve celle. "Aziz ve celil olan Allahu Teâlâ hazretleri buyurdu ki;" 00:03:28.920 --> 00:03:36.680 Lâ tenzilû ibâdiye'l-ârifîne'l-muhaddesîn mübâreken el-cennete ve la'n-nâr. 00:03:37.640 --> 00:03:46.106 "Benim ârif ve ilhama mazhar kullarımı, 00:03:46.484 --> 00:03:54.220 o ilham sebebiyle sizin anlayacağınız-anlamayacağınız çeşitli sözler söyleyen 00:03:54.822 --> 00:04:01.600 kullarımı cennete veya cehenneme nispet etmeyiniz!" 00:04:02.541 --> 00:04:04.843 "Bu adam cennetliktir, bu adam cehennemliktir… 00:04:04.843 --> 00:04:08.339 Bu böyle söylüyor, olur mu olmaz mı?.. Güzel söylemiş…" vs. 00:04:08.730 --> 00:04:12.907 tarzında bir değerlendirme yapıp da cennete veya cehenneme yakıştırmayın, 00:04:13.338 --> 00:04:15.515 bir tanesine mensup diye düşünmeyin! 00:04:15.680 --> 00:04:21.374 Hattâ yekûne'r-Rabb ellezî yakzî beynehüm. 00:04:22.287 --> 00:04:32.379 "Cümle âlemlerin Rabbi olan Allahu Teâlâ hazretleri onların hakkında hükmünü verinceye kadar 00:04:32.379 --> 00:04:34.330 siz bir söz söylemeyin!" 00:04:34.392 --> 00:04:39.956 Allahu Teâlâ hazretlerinin bazı garip kulları var. 00:04:40.555 --> 00:04:46.298 Bu kulların bir vasfı; Ârifîn: Ârif, mârifetullaha sahip, 00:04:46.536 --> 00:04:54.970 Allahu Teâlâ hazretleri hakkında senin benim düşünmediğim şeyleri düşünmüş, peşine düşmüş, 00:04:54.130 --> 00:04:58.638 öğrenmiş, mârifetullaha ermiş, mârifetullah sahibi. 00:04:59.000 --> 00:05:04.680 İkinci vasfı; Muhaddesîn: Kendilerine söz söylenen, hadis söylenen, 00:05:06.920 --> 00:05:15.840 ilham yoluyla Allahu Teâlâ tarafından bazı sözler iletilen, bazı bilgiler verilen kimselerdir. 00:05:16.389 --> 00:05:21.633 Bu çeşit kimseler insanların alıştığı sözlerden başka sözler söylerler. 00:05:21.633 --> 00:05:27.850 Bu sözleri o makama ermemiş, o seviyeye gelmemiş, düşüncelere ulaşamamış 00:05:27.850 --> 00:05:30.971 kimseler ya hazmeder ya hazmedemez. 00:05:31.800 --> 00:05:35.440 Bunun için Peygamber Efendimiz umumi bir tavsiyesi var, buyuruyor ki; 00:05:35.926 --> 00:05:42.595 Kellimü'n-nâse alâ kadri ukûlihim. "İnsanlara akıllarının aldığı nispette konuşun!" 00:05:43.400 --> 00:05:48.791 Akıllarının almayacağı yüksek bilgileri küçük çocuğa söylersen hiçbir şey anlamaz. 00:05:49.148 --> 00:05:52.516 Herkese aklının seviyesinde söz söylemek lazım. 00:05:53.300 --> 00:05:59.505 Bunlar da kendileri ârif, kendilerine bazı ilhamât da vâki oluyor, bazı sözler söylerler; 00:06:00.348 --> 00:06:07.679 o sözlerden dolayı bazı kimseler onların kadr ü kıymetini takdir eder bazıları da tenkit eder! 00:06:08.800 --> 00:06:13.680 Mesela İmâm Gazâlî rahmetullâhi aleyh hazretlerini bir düşünelim, 00:06:14.160 --> 00:06:18.400 İhyâu ulûmi'd-dîn isimli eserini okuyoruz, Kimyâ-yı Saâdet'ini okuyoruz, 00:06:18.392 --> 00:06:23.585 daha pek çok kitapları Türkçe'ye kazandırıldı, tercüme edildi, okuyoruz… 00:06:24.542 --> 00:06:31.419 Eskilerden öyle insanlar geçmiş ki Gazâlî'nin kitaplarını gördüler mi toplattırıp yakarlarmış. 00:06:31.918 --> 00:06:36.646 Bazı memleketler var, o memlekete o kitapların sokulması yasak! 00:06:37.800 --> 00:06:40.160 Yirminci yüzyılda kitap yasak edilir mi?!.. "Yasak, sokulmaz!" 00:06:40.702 --> 00:06:43.512 Demek ki bazıları anlıyor, bazıları anlamıyor. 00:06:43.589 --> 00:06:46.588 Bu çeşit kimseler hakkında olur olmaz şeyler söylemeyin! 00:06:47.990 --> 00:06:52.240 Bu cennetliktir veya bu cehennemliktir, derseniz bilinmez ki 00:06:52.240 --> 00:06:57.468 Allahu Teâlâ hazretleri söylediğiniz sözü hangi tarzda değerlendirecek! 00:06:57.492 --> 00:07:02.505 Onun için hadîs-i şerîfte; "Allahu Teâlâ hazretleri değerlendirinceye kadar siz söylemeyin!" diyor. 00:07:02.520 --> 00:07:10.320 İzahta [Mehmed Zahid Kotku] Hocamız'ın hocası Gümüşhaneli Ahmed Ziyâüddin rahmetullâhi aleyh; 00:07:10.640 --> 00:07:18.600 İnnehüm ulû'l-emri. "Onlar ulu'l-emirdir; işin sahibi, işin başında olan, 00:07:18.600 --> 00:07:21.480 idareci durumda olan kimselerdir." demiş. 00:07:22.240 --> 00:07:29.160 Sonra da; Yâ eyyühellezîne âmenû etîullâhe ve etîu'r-resûle ve üli'l-emri minküm. 00:07:31.600 --> 00:07:36.720 "Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Allah'ın Resûlü'ne itaat edin 00:07:36.920 --> 00:07:49.480 ve işin başında, sizden olan, mü'min olan ulû'l-emre itaat edin! " âyet-i kerîmesini zikrederek diyor ki; 00:07:49.440 --> 00:07:52.400 "Onlar, bu âyette zikri geçen ulû'l-emirdir!" 00:07:53.800 --> 00:07:57.280 Sonra da Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ten 00:07:57.960 --> 00:08:02.840 ve diğer alimlerden rivayetle bu âyet-i kerîmenin izahına geçmiş. 00:08:02.880 --> 00:08:07.520 Etîullâhe. "Allah'a itaat edin!" Bir insan Allah'a nasıl itaat eder? 00:08:07.960 --> 00:08:11.840 Kendisi peygamber değil ki vahye mazhar olsun! 00:08:12.120 --> 00:08:17.800 Allah'ın göndermiş olduğu Kur'ân-ı Kerîm'i okur, farzlarını emirlerini tutar; 00:08:18.200 --> 00:08:23.960 yasaklarından, haramlarından korunur. İşte Allah'a itaatin yolu! 00:08:24.560 --> 00:08:35.120 "Namaz kılın!" Kılar. "Oruç tutun!" Tutar. Hacca gidin!" Gücü yeten gider. 00:08:35.120 --> 00:08:40.920 "İçki içmeyin!" İçmez. "Zina etmeyin!" Etmez. "Yalan söylemeyin!" Söylemez… 00:08:40.920 --> 00:08:46.280 Allah'a itaat böyle olur! Ve etîu'r-resûle. "Resûlullah'a itaat edin!" 00:08:47.240 --> 00:08:55.200 İşte burada dünyanın kıyameti kopuyor! Bu devirde birçok insan var: 00:08:55.760 --> 00:08:57.960 "Ben Allah'ı tanırım ama başka şeyi tanımam!" diyor. 00:08:58.440 --> 00:09:04.680 Olmaz ki! Allah'ı tanıyıp da başka şeyi tanımazsan 00:09:05.200 --> 00:09:08.240 Allahu Teâlâ hazretleri seninle doğrudan doğruya mı konuşacak! 00:09:08.240 --> 00:09:13.400 Elçi göndermiş, elçiyi tanımazsan, elçiyi gönderenle nasıl irtibat kuracaksın?!.. 00:09:13.800 --> 00:09:17.760 Uzak bir diyardan, bir memleketten bir elçi geliyor, 00:09:18.240 --> 00:09:21.960 itimatnamesini takdim etti mi imzalı vesikasını verdi mi, 00:09:21.960 --> 00:09:26.960 "Tamam, bu elçidir." diyorsun, sözünü o devletin başkanının sözü gibi kabul ediyorsun, 00:09:27.400 --> 00:09:28.640 ona göre cevap veriyorsun… 00:09:29.800 --> 00:09:33.160 Allah'ın elçisini kabul etmiyorsun! Sen kimsin, çok mu matah bir insansın, 00:09:33.800 --> 00:09:36.120 çok mu müstesna bir değerin var, nesin ki!.. 00:09:36.160 --> 00:09:40.120 Dağları tepeleri sen mi yarattın da Allah'ın elçisini reddediyorsun?!.. 00:09:40.520 --> 00:09:45.840 Korkunç bir edebsizlik! İnsanın başına taş yağar, taş yağmaktan da beter olur. 00:09:46.360 --> 00:09:52.600 Allah'a itaat tamam, Resûlullah'a itaat deyince bir kısmı diyor ki; 00:09:53.320 --> 00:09:59.120 "Bu devirde olmaz!" Ne olacak, Allahu Teâlâ hazretleri yirminci yüzyılı bilmiyor muydu?! 00:09:59.760 --> 00:10:05.360 Yirminci yüzyılı sen mi biliyorsun?! Allahu Teâlâ hazretleri olmuş ve olacaktan haberdar değil mi, 00:10:05.360 --> 00:10:10.880 Alîm değil mi, Habîr değil mi?!.. "Hadîs-i şerîfler çok sıkıntılı..." 00:10:11.120 --> 00:10:14.440 Ne sandın ya! Din imtihan değil mi, bu dünya hayatı imtihan değil mi? 00:10:14.840 --> 00:10:19.480 Seni başıboş mu bırakmışlar? "Namaz kıl!" diye bir meşakkat var, 00:10:19.680 --> 00:10:25.400 "Malından bir miktarını zekât olarak ver!" diye kendi kazandığın malı verme mecburiyetin var. 00:10:25.520 --> 00:10:31.400 Sıcak bir diyar, kumlu bir diyar, tozu toprağı var, kuraklığı var, çeşitli sıkıntıları var, 00:10:31.560 --> 00:10:37.360 vize istersin vermezler… Ama "Hacca git!" diye emretmiş, sıkıntısı var. 00:10:37.520 --> 00:10:41.480 "Geceleyin kalk, sabret!" diye emretmiş. 00:10:43.240 --> 00:10:49.440 Dünya hayatı imtihan yeri; dârü'r-rahat değil, rahat etme yeri değil; dârü'r-karâr değil, 00:10:49.480 --> 00:10:51.480 oturulacak bir yer değil ki!.. 00:10:51.440 --> 00:10:57.800 Burası gelip geçme yeri! Burada Allahu Teâlâ hazretleri seni isterse, beğenirse kabul ederse 00:10:57.800 --> 00:11:02.240 "Kulum…" derse ne mutlu! "Kulum…" demezse sen istediğin kadar çırpın! 00:11:02.360 --> 00:11:06.400 Sen istersen; "Rabbim" de, istersen deme, sen bilirsin! 00:11:06.280 --> 00:11:12.480 Şu dağları, taşları, ovaları, denizleri, okyanusları, ayları, güneşleri, sistemleri, gökleri, 00:11:12.480 --> 00:11:17.320 yerleri yaratan Allahu Teâlâ hazretlerinin karşısında küçüklüğünü anlamak için 00:11:17.320 --> 00:11:19.000 dünyanın nüfusunu bir düşün! 00:11:19.640 --> 00:11:22.640 Şu kadar milyar içinde milyarda bir tanesin! 00:11:23.280 --> 00:11:26.360 Bir de tarih boyunca gelmiş geçmiş milyarları düşün! 00:11:26.880 --> 00:11:29.960 Ondan sonra bir de Allah'ın görünen görünmeyen öteki mahlûklarını düşün! 00:11:29.960 --> 00:11:34.640 Senin hissene ne düşüyor, sana itibar etmek gerekse ne diyecekler? 00:11:35.160 --> 00:11:38.840 Bir zerre, bir zerresin, başka bir şey değilsin! 00:11:39.360 --> 00:11:42.840 Az önce küçük bir bebektin, kendini korumaktan acizdin, 00:11:42.840 --> 00:11:46.640 altını temizlemekten acizdin! Bir zaman gelecek yine öyle olacaksın, 00:11:46.760 --> 00:11:49.640 yine etrafındaki çoluk çocuğun bakarsa bakacak! 00:11:50.200 --> 00:11:54.440 Yemeği yiyemez hâle geleceksin; elin titremeye başlayacak, gözün görmemeye başlayacak belki! 00:11:54.440 --> 00:11:58.920 Allah sıhhat ve âfiyet versin ama önü acizlik, sonu acizlik! 00:12:00.120 --> 00:12:02.680 Bir hastalık gelse hastalığı def etmeye gücün yetmez, 00:12:03.120 --> 00:12:06.400 bir düşman gelse dünyanın hadiselerini değiştiremezsin ki! 00:12:06.680 --> 00:12:10.960 Düşman, memleketi ezip geçer, engel olamazsın, âciz bir mahlûksun. 00:12:11.480 --> 00:12:15.640 Hâsılı sen kim oluyorsun da Allah'ın elçisini inkâr ediyorsun?! 00:12:15.840 --> 00:12:19.400 [İnanmaya] mecbursun! Allahu Teâlâ hazretleri âyet-i kerîme de ne buyurmuş? 00:12:19.440 --> 00:12:23.760 Etîullah. "Allah'a itaat edin!" "Peki, ettim." Ve etîu'r-resûl. ["Resûle itaat edin!"] 00:12:23.720 --> 00:12:28.120 "Yok, ona etmem!" diyebilir misin? Diyemezsin! Bu âyet-i kerîmeler varken; 00:12:28.120 --> 00:12:33.360 "Ben hadisleri kabul etmem, sünneti kabul etmem!.." diyebilir misin? 00:12:34.160 --> 00:12:40.800 Diyemezsin! Dersen ne olur? Âsi olursun, isyan bayrağını açmış bir kul olursun. 00:12:40.360 --> 00:12:46.840 Küçücük zerre kadar, zerreden de aşağı bir kul iken koca kâinatın sahibi, 00:12:46.840 --> 00:12:50.840 yerleri gökleri yaratmış olan Allahu Teâlâ hazretlerine; 00:12:51.160 --> 00:12:55.480 "Ben sana âsi oluyorum, bayrağı açtım!" diye harp açmış olursun! 00:12:56.160 --> 00:13:00.240 Uyacaksın, Resûlü'ne uyacaksın, Resûlü'nü öğreneceksin! 00:13:00.960 --> 00:13:03.320 Hem gayret sarf edeceksin, telaşla öğreneceksin! 00:13:04.720 --> 00:13:09.000 "Nisan 1'e kadar şu kadar vergiyi vermezseniz verginiz on misli pahalanacak!" deseler 00:13:09.320 --> 00:13:12.320 karşıda kimse kalmaz, herkes vergi dairelerin önünde kuyruk olur. 00:13:12.320 --> 00:13:16.240 On misli fazla vergi vermeyeyim, diye geceleyin yataklarını götürürler. 00:13:17.000 --> 00:13:22.240 Vergisini 1 Nisan'dan önce vermek için herkes kuyruğa girer, ben de olsam ben de öyle yaparım. 00:13:22.520 --> 00:13:26.640 Ben de; "Bu hafta vaaz yapmayalım çünkü vergi on misli pahalılaşacakmış, 00:13:26.640 --> 00:13:30.840 nemelazım, şu vergi dairesinin önünde kuyruk olalım da bunu ödeyelim…" demez miyiz?" 00:13:31.720 --> 00:13:33.920 Allahu Teâlâ hazretleri buyuruyor ki; 00:13:34.280 --> 00:13:41.600 "İnsan imansız göçerse cehenneme girecek! Kâfir oldu mu âhiret hayatı, ebedî hayatı mahvolacak!" 00:13:41.880 --> 00:13:45.120 Daha mı az telaş edilecek bir şey, yoksa vakit mi var?!.. 00:13:45.800 --> 00:13:49.200 "Daha elli sene daha yaşarım; hele kırk sene daha isyan edeyim de 00:13:49.200 --> 00:13:56.560 en son on senede itaat ederim, toparlarım…" diye hesap biliyor muyuz? 00:13:56.560 --> 00:14:01.800 Şurada sesimiz duyuluyorken belki kısılıverecek, devrileceğiz. 00:14:01.800 --> 00:14:07.280 İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn. Ölüverdi… Çünkü genç demiyor yaşlı demiyor, geliyor. 00:14:07.760 --> 00:14:11.360 Onun için mecburuz, Resûlullah'a da itaat edeceğiz. 00:14:11.400 --> 00:14:17.000 Kâinatın sahibine karşı gelmek olmayacağına göre istesek de istemesek de [itaat edeceğiz]. 00:14:17.720 --> 00:14:20.880 Peygamber Efendimiz'i tanısan zaten seveceksin. [Sevmemek] elinden gelmez ki!.. 00:14:21.800 --> 00:14:26.640 Men raâhü bedîheten hâbehu ve men hâletehû ma'rifeten ehabbehû. 00:14:26.960 --> 00:14:30.720 [Resûlullah] ilk görüldüğü zaman Resûlullah'a gelenleri titreme tutardı. 00:14:31.240 --> 00:14:36.960 Heybet, nur, azamet, Allah'ın verdiği vakar, güzellik… 00:14:37.400 --> 00:14:40.120 Peygamber Efendimiz'in sülalesinde bir güzellik var ki 00:14:40.800 --> 00:14:44.480 İbn Abbas'ı filan; "Abdulmuttalib'e benzerdi." diye anlatıyorlar. 00:14:45.160 --> 00:14:48.680 Bakıldığı zaman gözleri imrendiren bir güzellikleri vardır; 00:14:49.120 --> 00:14:53.800 yüzü güzel, huyu güzel, nurlu, tevazu içinde heybetli; 00:14:53.440 --> 00:15:00.160 insanlar gibi oturur, insanlar gibi kalkar; çarşıya pazara gider; diz çöker… 00:15:01.480 --> 00:15:08.720 Ama Allah heybet verdi mi bir aylık mesafedeki düşmanına korkusu tesir edermiş. 00:15:08.880 --> 00:15:13.520 Bir aylık mesafedeki düşmanı Resûlullah'ın mehabetinden titrermiş. 00:15:13.520 --> 00:15:23.800 Hadîs-i şerîfle sabit: "Allahu Teâlâ düşmanımın gönlüne korku salmakla beni nusrata mazhar etti. 00:15:24.480 --> 00:15:29.440 Benim hususiyetlerimden birisi bir aylık mesafedeki düşmanımın yüreğinin titremesidir!" 00:15:30.200 --> 00:15:35.720 Kâfir, manyetik tesire girmiş gibi bir aylık mesafeden Resûlullah'tan korkardı. 00:15:36.160 --> 00:15:43.480 Ve men hâletehû ma'rifeten ehabbehû. "Ama biraz konuşup görüşünce biraz tanıyınca 00:15:43.520 --> 00:15:46.680 sevmemek mümkün değildi!" 00:15:46.960 --> 00:15:51.960 Öyle kimseler vardı ki oturup yüzüne göz kırpmadan bakarlarmış. 00:15:52.760 --> 00:15:56.400 Resûlullah vefat ettiği zaman bazı sahabeye dünya dar geldi de; 00:15:56.800 --> 00:15:57.720 terk-i diyar ettiler, kalktılar gittiler 00:15:57.760 --> 00:16:04.800 "Ben bir daha burada nasıl duracağım, her taraf Resûlullah'ın hatırasıyla dolu!.." diye. 00:16:04.800 --> 00:16:07.920 Hâsılı tanısan zaten seveceksin ama serkeşlik ediyorsun, inat ediyorsun! 00:16:08.280 --> 00:16:15.600 Şeytan seni aldatıyor! Şeytan dedeni, Âdem atamızı aldattığı gibi seni de aldatıyor. 00:16:16.320 --> 00:16:21.720 Seni bu sahaya sokmuyor, incelesen sen de seveceksin ama incelettirmiyor. 00:16:22.800 --> 00:16:26.280 Seni kışkırtıyor, kışkırtıyor sen de; "Bu boş!" diye düşünüyorsun. 00:16:29.920 --> 00:16:33.480 "Hadîs-i şerîfin kıskacına girersem hadis benim hayatımı tanzim edecek, 00:16:30.240 --> 00:16:35.000 'Şunu yapma bunu yapma!..' diyecek, ben biraz serbest yaşayayım" diye canın istiyor. 00:16:35.560 --> 00:16:40.120 "Biraz içki içeyim, biraz böyle yapayım, biraz şöyle yapayım, biraz rahat edeyim yatayım, kalkayım…" 00:16:40.160 --> 00:16:43.880 Hadîs-i şerîfin karşısına geçince hadis seni bağlayacak: 00:16:44.692 --> 00:16:48.703 "Gündüz şöyle yaşa, gece böyle yaşa, sözünü şöyle söyle, sohbetini böyle et, 00:16:48.703 --> 00:16:50.813 ahlâkın şöyle olsun, böyle olmasın…" diyecek. 00:16:50.813 --> 00:16:53.170 İyi kul olmaya korkuyorsun değil mi? 00:16:53.215 --> 00:16:57.883 İlim onun için beş paralık bir şey, yanaşmıyor! 00:16:58.820 --> 00:17:03.483 Alime, aliyyü'l-âlâ alime yanaşmıyor! Neden? 00:17:03.483 --> 00:17:09.760 Biliyor, hadîs-i şerîf insanı kıpırdayamayacak tarzda belli bir müslüman yapıyor. 00:17:09.760 --> 00:17:12.977 Pakistan'da bir hadis okuyan insan nasıl müslüman oluyorsa 00:17:13.357 --> 00:17:15.656 Türkiye'deki müslüman da öyle müslüman oluyor. 00:17:15.656 --> 00:17:21.179 İngiltere'deki bir adam da müslüman olursa o da hadîs-i şerîf okudu mu o da aynı müslüman oluyor. 00:17:21.179 --> 00:17:27.312 Bin kişinin içinde bakıyorsunuz bir İngiliz, bir Pakistanlı, bir Türk müslüman yan yana oturuyorlar. 00:17:27.409 --> 00:17:31.934 Neden? Her kuş kendi cinsiyle uçar da ondan! 00:17:32.582 --> 00:17:37.894 Serçe serçelerle uçar, karga kargalarla, güvercin güvercinlerle, kumru kumrularla uçar… 00:17:38.338 --> 00:17:42.710 Hadîs-i şerîf; bunları bir millet yapıyor, bir ümmet yapıyor! 00:17:43.480 --> 00:17:51.945 Hadi buyur Kur'an'a göre namaz kıl ama hiç hadisten faydalanmayacaksın! 00:17:51.945 --> 00:17:59.964 Hadîs-i şerîf malumatını bir kenara çıkar, sadece Kur'ân-ı Kerîm'in âyetlerine bakarak namaz kıl! 00:18:00.444 --> 00:18:07.277 Bilemezsin ki! Çünkü Kur'ân-ı Kerîm'de Allahu Teâlâ hazretleri; 00:18:07.640 --> 00:18:09.680 "Kullarım namaz kılın!" diyor. "Nasıl namaz kılacağım yâ Rabbi?" dersen, netice itibariyle; 00:18:10.160 --> 00:18:18.280 "Resûlümü gönderdim ya; onu gör, ona uy, onun hadîs-i şerîfinden anla!" demiş oluyor. 00:18:19.920 --> 00:18:30.400 Biz biraz aklı yukarıda insanlarla, münevver tabakasıyla bir arada fazlaca bulunuyoruz. 00:18:30.992 --> 00:18:35.361 Beyefendi lütfen ve keremen Allah'ın varlığını kabul ediyor da başka bir şeyi kabul etmiyor! 00:18:35.534 --> 00:18:41.857 Sanki bir şey! Veyahut Kur'ân-ı Kerîm'i kabul ediyor da hadîs-i şerîfi kabul etmiyor!.. 00:18:42.480 --> 00:18:44.760 Hadîs-i şerîfi nasıl kabul etmezsin?! 00:18:44.940 --> 00:18:46.838 Etîu'r-resûle. "İtaat edeceksin!" diyor, nasıl itaat edeceksin? 00:18:46.838 --> 00:18:50.820 İşte Kur'ân-ı Kerîm! Peki, Kur'ân-ı Kerîm'i kabul ettin. 00:18:50.820 --> 00:18:55.210 Tamam, uyuştuk, ver elini, seninle anlaştık, Kur'ân-ı Kerîm'i kabul ettin… 00:18:55.210 --> 00:18:58.942 "Ettin mi?" "Ettim." "Dönmek yok!" 00:18:58.942 --> 00:19:02.392 Kur'ân-ı Kerîm'i okumaya başladığında işte karşına âyet-i kerîme geldi: 00:19:02.392 --> 00:19:08.990 Etîullâhe. "Allah'a itaat et!" Ve etîu'r-resûle. "Resûlullah'a itaat et!" 00:19:08.990 --> 00:19:11.446 Hadi bakalım, işte Kur'ân-ı Kerîm senin elinden tuttu; 00:19:11.440 --> 00:19:16.640 "Öp bakalım Resûlü'nün elini eteğini, bastığı yeri öp bakalım, burnunu sürt yere…" dedi. 00:19:17.280 --> 00:19:20.600 Kul in küntüm tuhibbûnallâhe fettebi'ûnî yuhbibkümullâhu 00:19:22.480 --> 00:19:29.600 Kul. "Müslümanlara, iman edenlere de ki ey Resûlüm!" İn küntüm tuhibbûnallâhe. 00:19:20.640 --> 00:19:22.120 ve yagfir lekum zunûbekum. 00:19:29.600 --> 00:19:34.960 "Siz Allah'ı seviyorsanız" Fettebi'ûnî yuhbibkümullâhe. 00:19:35.280 --> 00:19:37.360 "Bana tabii olun ki Allah da sizi sevsin!" 00:19:38.200 --> 00:19:41.720 Yoksa Resûlullah'a tabii olmadan Allah'ın muhabbetini kazanmak mümkün değil! 00:19:41.736 --> 00:19:47.974 Allahu Teâlâ hazretleri gelip sana vahiy mi indirsin! Elçisini kabul etmiyorsun, 00:19:47.974 --> 00:19:54.355 ondan sonra da Allah'ın seni sevmesini bekliyorsun; senin kulluğundan ne olacak? 00:19:54.355 --> 00:19:59.932 Sana sıhhati veren Allah, parayı veren, aklı veren, gözü kaşı veren Allah; 00:20:00.699 --> 00:20:07.367 her şeyi Allahu Teâlâ hazretleri ihsan etmiş, kulluk etmekten burnun havada iraz ediyorsun," 00:20:07.642 --> 00:20:10.186 vazgeçiyorsun, naz ediyorsun… Sen naz makamında mısın?! 00:20:10.509 --> 00:20:15.867 Niyaz makamındasın! Eğil bakalım, alnını yere bir sürt, burnun bir yere sürtülsün: 00:20:16.628 --> 00:20:20.356 "Yâ Rabbi! Benim hiçbir şeyim yok, ben zerreden aşağı bir mahlûkum. 00:20:20.866 --> 00:20:25.400 Sen bana bunca nimetleri ihsan ettin, dünya ehli bir insan bana bir hediye verse 00:20:25.400 --> 00:20:26.621 onun karşısında eksikli olurum. 00:20:26.621 --> 00:20:31.337 Sen bana akıl verdin, nizam verdin, göz kulak verdin, el ayak verdin, 00:20:31.773 --> 00:20:35.810 İslâm verdin, iman verdin, kadın verdin, çoluk çocuk verdin, 00:20:35.800 --> 00:20:37.920 itibar verdin, mevki makam verdin, mal verdin… 00:20:37.960 --> 00:20:42.440 Hadi bakalım! Vereni bulup da teşekkür etmek lazım değil mi? 00:20:42.668 --> 00:20:48.282 Bazı insanın iki gözü âmâ, sana vermiş; bazısının kulağı sağır, 00:20:48.282 --> 00:20:51.983 sen duyuyorsun; bazısının aklı kıt, sana akıl vermiş; 00:20:52.320 --> 00:20:57.880 bazısı kâfir, sen mü'minsin; bazı memlekette insanlar açlıktan iskelet gibi kuruyor, 00:20:58.126 --> 00:21:02.412 sen yiyorsun, semiriyorsun, göbeğin gelişmiş, yüzün şişmanlamış… 00:21:03.600 --> 00:21:05.794 İnsan bunların vericisine şükretmez mi? 00:21:05.794 --> 00:21:09.827 Demek ki; Etîullâhe ve etîu'r-resûle. "Resûle de itaat edecek!" 00:21:10.151 --> 00:21:17.471 Edeceğiz, hem de tanırsak seve seve olacak! Ve uli'l-emri minküm. 00:21:17.600 --> 00:21:22.640 "Sizden olan ulû'l-emre itaat edeceksiniz, sizden olan iş sahiplerine, 00:21:22.640 --> 00:21:25.400 işleri yönetenlere itaat edeceksiniz!" 00:21:27.760 --> 00:21:31.720 Resûlullah'a itaati de anladık, ulû'l-emr kim? 00:21:32.434 --> 00:21:39.281 Ebû Hüreyre radıyallahu anh izah sadedinde demiş ki; Umü'l-umerâı ve'l-vulât. 00:21:39.743 --> 00:21:49.617 "Onlar komutanlar ve valilerdir." Umerâ, emirler; vülât, valiler, vazifeli yerlere gönderilmiş insanlar. 00:21:49.617 --> 00:21:52.910 Onun sözünü dinliyorlar, kendilerine makam verilmiş. 00:21:53.449 --> 00:21:56.530 Ve an İbn Abbas hümü'l-fukahâ u ve'l-ulemâı. 00:21:56.920 --> 00:22:02.440 "İbn Abbas'ın kanaatine göre ise onlar fakihler ve alim kimselerdir." 00:22:03.930 --> 00:22:06.182 Ve hüve kavlü'l-hasenu ve'd-Dahhâku ve'l-Mücâhid. 00:22:06.400 --> 00:22:13.760 "Hasan-ı Basrî'nin, Dahhâk'ın, Mücahid'in, diğer ulemanın da kanaati budur." Ve kîle 00:22:13.560 --> 00:22:16.520 hulafâi ve'l-kudât ve umerâu's-seriyye. 00:22:17.290 --> 00:22:26.306 Bazıları; "Bunlar halifelerdir, kadılardır ve 'Askeri birliklerin başına sen geç bakalım da 00:22:26.306 --> 00:22:31.784 filanca kabileye git onlarla cihat et!' diye seriyyelerin başına tayin edilen emirlerdir. 00:22:31.800 --> 00:22:36.440 Elbet o seriyyenin içindeki asker, o komutana itaat edecektir. Bu mânaya gelir!" demişler. 00:22:37.142 --> 00:22:42.340 Ve an İkrime erâde bi uli'l-emri Ebâ Bekrin ve Ömer. 00:22:42.360 --> 00:22:49.760 "Bu âyet-i kerîmedeki ulû'l-emrden kasıt, mâna umumidir ama o âyetin indiği zaman mâna, 00:22:50.800 --> 00:22:54.979 'Hz. Ebû Bekir'e ve Hz. Ömer'e itaat edin!' demekti, bu maksatla idi!" demiş, 00:22:54.980 --> 00:23:02.176 İkrime isimli alim, rahmetullâhi aleyh. Bir zât da demiş ki; Ve kîle cemîü's-sahâbeti. 00:23:02.160 --> 00:23:06.160 "Ulû'l-emrden murad sahabenin hepsidir, cümlesidir. 00:23:06.240 --> 00:23:13.160 Çünkü hadîs-i şerîfte; Bi eyyihim ikdeteytüm ihtedeytüm. 00:23:13.160 --> 00:23:14.400 buyruldu hadisi şerifte. 00:23:14.480 --> 00:23:18.240 'Onlardan hangisine itaat ederseniz hak yolu bulursunuz!' denildi, 00:23:18.280 --> 00:23:21.800 binâenaleyh bunlar sahabedir!" demişler. 00:23:21.720 --> 00:23:27.720 Çeşitli kanaatleri söylüyor da karşısındaki meraklı ilim erbabını, 00:23:27.720 --> 00:23:30.320 ilim talibini havada bırakmıyor, neticeyi söylüyor. 00:23:31.240 --> 00:23:34.200 Gümüşhaneli Ahmed Ziyaüddin Hocamız diyor ki; 00:23:34.172 --> 00:23:43.121 Ve esahvu'l-akvâli el-ulemâ. "Sözlerin en doğrusu, en sahihi alimlerdir!" Neden? 00:23:43.121 --> 00:23:48.293 Li-ennehû yecibu ale'l-mülûki tâatiül-ulemâ dûne'l-aks. "Çünkü 00:23:49.100 --> 00:23:57.650 hükümdarlara, alimlere uymak borç olur, gerekli olur da aksi gerekmez!" 00:23:59.363 --> 00:24:03.896 Hükümdarlara ulemanın uyması gerekmez, ilim kendi kendine yolu gösterir. 00:24:04.603 --> 00:24:08.886 Yolu ümeraya gösterirsin, hükümdara gösterirsin; onlar da gelirler. 00:24:08.886 --> 00:24:12.703 Yoksa hükümdarlar ulemaya yol gösteremezler ki! İlim yolu ayrı bir yoldur 00:24:12.703 --> 00:24:17.236 . Herkesin oralarda pervaz etmeye kolu kanadı yoktur, gücü yetmez. 00:24:17.433 --> 00:24:23.400 Netice de ulû'l-emrden murad ulemadır! Ulemadan murad nedir? 00:24:23.593 --> 00:24:31.545 Ulemadan murad da Allahu Teâlâ hazretlerine mutî, takvâ sahibi, mârifetullaha, 00:24:31.545 --> 00:24:37.630 muhabbetullaha vâsıl olmuş, ümmet içinde Resûlullah'ın varisleri durumunda olup da 00:24:37.630 --> 00:24:41.300 Ümmet-i Muhammed'i hak yola irşat eden kimselerdir! 00:24:42.186 --> 00:24:44.842 Onlar; "Allah'ın rızası bu tarafta aman öbür tarafa gitme! 00:24:44.842 --> 00:24:48.858 Burada biraz dünya menfaati var gibi görünüyor ama bunun sonu acı gelir. 00:24:49.240 --> 00:24:53.120 Sen bunun sonunda gidersen başına çok şeyler gelir!" derler. 00:24:54.240 --> 00:25:01.120 Bu bankerler çıktığı zaman insanlar iki çeşit tavra büründüler: 00:25:01.520 --> 00:25:12.800 "%50 faiz! Haydi hücum!.." Bileziğini sattı, dairesini, malını, tarlasını sattı; bankere verdi. 00:25:12.520 --> 00:25:19.720 Çünkü iki sene bekledi mi parası yüzde yüz artacak; ne kadar güzel!.. 00:25:20.800 --> 00:25:27.280 Yahu etme eyleme!.. Faiz Kur'ân-ı Kerîm'de yasak bunu yapamayız, 00:25:27.320 --> 00:25:29.360 filan diye kimisi de geri durdu. 00:25:29.920 --> 00:25:33.800 Ötekiler dünya menfaati bahis konusu olunca cup atladılar, 00:25:33.840 --> 00:25:39.120 "Haydi bakalım, yüzde elli faiz alacağız!" diye hiç tereddüt etmediler. Hücum! 00:25:39.720 --> 00:25:42.800 Allahu Teâlâ hazretleri imtihanı nasıl yapıyor? 00:25:43.640 --> 00:25:51.760 "Kim beni seviyormuş kim parayı seviyormuş, kim benim yolumu seviyormuş kim dünyayı seviyormuş, 00:25:51.760 --> 00:25:54.800 kim âhireti seviyormuş kim dünyayı seviyormuş?.. 00:25:54.400 --> 00:25:58.440 İmtihan sorusu nasıl da meydana çıkıyor! İnsanların çoğu imtihandan gafil! 00:25:58.938 --> 00:26:03.785 Allahu Teâlâ hazretlerinin hikmetinden sual olunmaz! 00:26:03.960 --> 00:26:08.800 Dileseydi herkese %50 faizi kazandırtıp 00:26:08.800 --> 00:26:15.360 "Azgınlıkları daha da artsın!" diye onları dünyada memnun da edebilirdi. 00:26:15.360 --> 00:26:21.880 Belki o faizi de onlara nasip edip yedirtebilirdi, ötekileri bir imtihana daha tabii tutardı. 00:26:22.136 --> 00:26:23.527 Onların da içi şöyle bir titrerdi: 00:26:24.410 --> 00:26:29.158 "Bunların paraları iki misli oldu, bizim paramız da durduğu yerde %50 fire verdi!" diye 00:26:30.360 --> 00:26:34.840 bir zelzele, bir sarsıntı, bir eleme daha olabilirdi belki 00:26:34.851 --> 00:26:40.170 ama Allahu Teâlâ hazretleri cezayı dünyada da gösteriyor. 00:26:40.488 --> 00:26:44.674 Hadi bakalım; bankerlerin bir kısmı paraları aldı kaçtı, 00:26:44.674 --> 00:26:48.532 bir kısmı kayboldu, bir kısmı iflas ettiler... 00:26:48.532 --> 00:26:53.750 Hükümet işe el koydu. Kanunlar, nizamlar, ödeme şartları vs. 00:26:53.750 --> 00:27:00.558 ile neleri senin paranın %50'si eline geçerse öp başına koy! 00:27:00.558 --> 00:27:03.189 Belki o da geçmeyecek, o duruma geldi insanlar! 00:27:03.566 --> 00:27:07.900 Onu [yöneticiler] söyleyemez, onu alimler söyler: 00:27:07.480 --> 00:27:10.360 "Yapma, etme, bak bu yol yanlıştır!" diye onu alimler söyler. 00:27:10.840 --> 00:27:14.920 [Bir hükümdar,] alim bir zâtı gezdirmiş. Ne kadar güzel bir köşk yaptırdım, 00:27:14.920 --> 00:27:18.440 manzaralı balkonlu, bahçeli, yeşillikli… Gel gör. 00:27:18.997 --> 00:27:23.416 Gezince "Aferin, güzel yapmışsın, güle güle otur…" diye bekliyor. 00:27:23.796 --> 00:27:27.955 "Vah vah yazıklar olsun! Sen bu parayı nereden kazandın, 00:27:28.240 --> 00:27:29.560 buraya ne hakla harcadın? 00:27:29.739 --> 00:27:36.413 Bunu buraya harcamaya hakkın var mıydı? Bir insan için bu koca köşk lüzumsuz değil mi? 00:27:36.438 --> 00:27:38.325 Bu kadar paraya ne lüzum var, 00:27:38.325 --> 00:27:41.737 sen burada böyle ev yapacağına âhirette cennette kendine 00:27:41.737 --> 00:27:46.956 bir köşk yapmanın çarelerini arasaydın ya?!.." diye baştan aşağı bir batırmış çıkarmış. 00:27:47.435 --> 00:27:52.635 Acı! Bazıları alkışlamıyor, pohpohlamıyor diye kızar ama isterse kızsın, 00:27:52.937 --> 00:27:59.561 isterse dövsün, öldürsün! O ulema, hak ulema ise Resûlullah'ın yolundan ayrılmaz! 00:28:00.000 --> 00:28:06.600 Sopayı yer, hapse girer, sıkıntıyı çeker ama hak sözü eğri büğrü söylemez; dosdoğru söyler! 00:28:06.600 --> 00:28:11.953 "Bu yanlış, bu doğru! İstersen kafamı kes benim kanaatim bu, dinin emri bu!" diye söyler, 00:28:11.953 --> 00:28:16.160 onun için ona uymak lazım. Hepimiz neyiz? 00:28:16.366 --> 00:28:25.274 İmtihan gören insanlarız. Hepimize en çok, hak yolu gösterecek insan lazım! 00:28:25.792 --> 00:28:29.753 Bâtılı gösterecek insana uyarsak o zaman; 00:28:29.753 --> 00:28:34.903 İzâ kane'l-gurâbu delile kavmin le-ye'tîhim ila'l-arzı'l-ciyâfî. 00:28:35.406 --> 00:28:39.198 "Karga bir insanın delili olursa onu götürür cifenin başına!" 00:28:39.409 --> 00:28:44.872 Çünkü karga cife yiyecek, sen de karganın peşine takılırsan cifenin başına gidersin! 00:28:45.480 --> 00:28:48.320 İnsan hiç kargayı kılavuz eder mi, edinir mi? 00:28:48.880 --> 00:28:55.480 Allahu Teâlâ'nın yoluna kılavuzluk edecek bir insana tabii ol, doğrusu budur! 00:28:56.160 --> 00:29:04.280 Ulû'l-emr, Allah'ın velî kullarıdır. Allah'tan gayrı korkmayıp da 00:29:04.680 --> 00:29:08.280 Allah'ın yolunu kullara gösteren kimselerdir. 00:29:08.280 --> 00:29:14.840 Uyarsan onlara uy! Başkasına uyarsan o zaman karga misalini hatırından çıkartma! 00:29:15.160 --> 00:29:18.880 [Ahmed Ziyâüddin] Hocamız dedi ki; "Onlar ulû'l-emrdir!" Neye dayanarak söylüyor? 00:29:18.880 --> 00:29:23.480 Hadîs-i şerîfte iki vasfı zikrediliyor: Birisi 'ârif', ikincisi 'muhaddes' diyor, 00:29:23.480 --> 00:29:29.120 kendilerine ilham veriliyor; irfanı var, bir de ilhamı var. 00:29:29.609 --> 00:29:33.167 Onun için ulû'l-emr dedi ve ulû'l-emrlerin hakkında da böyle bir izahat verdi. 00:29:33.400 --> 00:29:41.720 İnsan üç kişi de yola da çıksa arasında ille bir tanesinin imam seçmesi lazım, 00:29:41.760 --> 00:29:46.720 diye çeşit çeşit konuşmalar oluyor. 00:29:46.720 --> 00:29:50.800 İşte imam! İmam, alim! 00:29:51.400 --> 00:29:54.320 Mühim bir mesele olduğu için üzerinde fazla durdum. 00:29:54.480 --> 00:30:01.600 Maksatımız yirmi tane hadis okumak değil de mühim meseleleri size tanıtmak olduğundan. 00:30:01.640 --> 00:30:14.200 Kâlallâhü azze ve celle alâmetü ma'rifetî fî kulûbî ibâdî 00:30:08.560 --> 00:30:18.880 hüsnü mevkıi kadrî en lâ üştekâ ve en lâ üstübtie ve lâ üstübfiye. 00:30:19.680 --> 00:30:29.160 Kâlallâhü azze ve celle alâmetü ma'rifetî fî kulûbî ibâdî. "Allahu Teâlâ hazretleri buyurdu ki; 00:30:29.120 --> 00:30:36.280 Benim kullarımın kalplerinde benim marifetimin, mârifetullahın olduğunun alameti…" 00:30:37.440 --> 00:30:42.440 O kulun kalbinde benim marifetim var mı, o kul irfana ermiş mi ermemiş mi, 00:30:42.440 --> 00:30:45.440 mârifetullaha sahip mi değil mi; bunun alameti nedir? 00:30:45.771 --> 00:30:53.901 Hüsnü mevkıi kadrî. "Bunun alameti, kadr ü kıymetimin onun yanındaki mevkii güzel derecesidir." 00:30:54.521 --> 00:31:03.564 Eğer benim kadr ü kıymetim onun indinde yüksek derecede ise bana itibarı çoksa 00:31:03.920 --> 00:31:08.200 o zaman marifeti çok demektir. Bu da nasıl tezahür edecek? 00:31:11.440 --> 00:31:16.520 "Allahu Teâlâ hazretlerinin kadri, mevkii; bizim gönlümüzde 00:31:16.520 --> 00:31:18.484 her şeyden yüksektir." diye herkes söyler. 00:31:18.484 --> 00:31:20.509 İlkokul çocuklarına da soruyoruz. 00:31:20.520 --> 00:31:24.960 Bir çocuk konuşmasını öğrenmişse ana-babası -Allah razı olsun- öyle öğretmişler: 00:31:24.953 --> 00:31:29.635 "En çok kimi seversin?" "Allah'ı severim!" diyor, küçük çocuklar da söylüyor. 00:31:29.949 --> 00:31:35.847 Onun için herkes diyecek ki; "Ben Allahu Teâlâ hazretlerinin kadrini her şeyden üstün tutarım, 00:31:35.847 --> 00:31:38.297 benim gönlümde onun mevkii her şeyden yüksek!.." 00:31:38.681 --> 00:31:45.123 Ama alametini söyleyecek! Bakalım; o alametler varsa sen sözünde doğrusun, hakikaten öyledir. 00:31:45.450 --> 00:31:51.658 Eğer o alametler yoksa o zaman senin iddian bir kuruntu –hüsn-ü kuruntu derler– 00:31:51.744 --> 00:31:54.611 sen öyle kuruyorsun, sanıyorsun ama aslında öyle değil! 00:31:54.928 --> 00:32:02.664 Alametleri neymiş? En lâ üştekâ. "O kulumun benden şikâyet etmemesi, benim şikâyet edilmemem!" 00:32:03.168 --> 00:32:10.945 Eğer bir kulun gönlünde Allah'ın marifeti varsa, mârifetullah varsa, ârif bir kulsa, 00:32:11.187 --> 00:32:14.538 o irfana sahip olmuşsa Allah'tan şikâyet etmez. 00:32:14.563 --> 00:32:22.587 Alameti odur. Bir musibet geldiği, bir imtihan geldiği zaman, malında, canında, 00:32:22.587 --> 00:32:28.149 evlâd ü iyâlinde bir derde uğradığı zaman feryat etmez. 00:32:28.965 --> 00:32:33.121 Sıkıntısını kimseye söylemez. Derdini kimseye açmaz. 00:32:33.121 --> 00:32:38.103 Allah'ı kimseye şikâyet etmez. "Başıma şunlar geldi, şöyle oldu, böyle oldu, mahvoldum, 00:32:38.103 --> 00:32:42.796 evim yıkıldı, artık hayatın tadı kalmadı, tuzu kalmadı…" 00:32:42.796 --> 00:32:47.600 Hayrola ne oluyorsun sen! Bunları Allahu Teâlâ hazretleri takdir etmedi mi, 00:32:47.508 --> 00:32:49.416 kimi kime şikâyet ediyorsun?!.. 00:32:49.686 --> 00:32:54.851 Memnun değilsin, unuttun eski nimetleri, lezzetleri, ikramları; 00:32:55.160 --> 00:32:59.381 şimdi başına bir hadise geldi, ediyorsun feryadı. Unuttu! 00:32:59.838 --> 00:33:05.330 Demek ki marifeti yok. Allahu Teâlâ hazretlerine kalbinde marifeti olsa 00:33:05.330 --> 00:33:10.263 o şerefle şereflenmiş olsa şikâyet etmez. Şikâyet ediyorsa yok demektir. 00:33:10.941 --> 00:33:13.770 Demek ki şikâyet etmemek için de sabır lazım: 00:33:13.644 --> 00:33:17.248 İnnallâhe mea's-sâbirîn. "Allah sabredenlerle beraberdir." 00:33:17.248 --> 00:33:24.330 Allah cümlemize musibetlere, gamlara, kederlere karşı metin olmak, sabretmek, 00:33:25.890 --> 00:33:29.245 kimden geldiğini düşünüp sağlam durmak nasip eylesin. 00:33:29.342 --> 00:33:32.835 Sağlam durmadı mı olmuyor, sağlam duracak. 00:33:33.254 --> 00:33:36.441 İkincisi: Ve en lâ üstübtia. 00:33:37.497 --> 00:33:42.654 "Allah'ın nimeti gecikti, bana gelmedi. 00:33:43.450 --> 00:33:47.146 İşte sıkıntı çekiyorum, aç kaldım, açık kaldım, borcumu ödeyemedim. 00:33:47.416 --> 00:33:52.160 Tam en dar zamanımda hâlâ Allah'ın bir yardımı olmadı, dua ediyorum, 00:33:52.747 --> 00:33:56.503 Allah'ın nimeti, lütfu geri kaldı…" filan gibi kanaat içinde olmaz! 00:33:57.970 --> 00:34:01.449 "Allah'ın yardımı nerede kaldı, ben dua ediyorum, bir türlü iş düzelmedi…" gibi 00:34:02.146 --> 00:34:10.521 kanaat içinde olmaz! Ârif ise; "Her şeyin bir zamanı var!" der, tevekkül ile bekler. 00:34:10.911 --> 00:34:14.858 Ne şikâyet eder ne de "Geç kaldı…" filan diye dırlanıp sızlanır. 00:34:15.299 --> 00:34:25.700 Üçüncüsü: Ve en lâ üstühfiye. "Ve ben ondan gizlenmem, beni unutmaz, beni hatırından çıkarmaz, 00:34:25.720 --> 00:34:32.400 ben ondan gizli bir duruma, hafî duruma düşmem! 00:34:32.360 --> 00:34:40.200 Daima gözünün önünde, daima aşikâr, daima beni görür tarzda olur." 00:34:40.628 --> 00:34:45.553 [Ahmed Ziyâüddin] Hocamız bazı izahlarda bulunmuş, bunlar da mühim olduğu için 00:34:45.553 --> 00:34:47.604 onları da anlatacağım: 00:34:48.900 --> 00:34:54.641 Li-mahabbetillâhi teâlâ alâmâtün. "Allah'ı sevmenin alametleri vardır." 00:34:55.000 --> 00:34:58.800 Bu sözler nereden? Hadis bitti, hadisin metnini söyledik. 00:34:59.740 --> 00:35:04.686 Şu [söylediğim] sözler izahat. Kimin izahatı? 00:35:04.686 --> 00:35:11.812 Seneler senesi insanları irşat etmiş; yüzlerce halife yetiştirmiş, mürşit yetiştirmiş, 00:35:12.620 --> 00:35:15.619 etrafa göndermiş; milyonun üstünde müridi olan; 00:35:15.619 --> 00:35:20.775 padişahların kendisine hürmet ettiği, emrine vapur tahsis edip de; 00:35:20.775 --> 00:35:25.509 "Efendim, bununla müritlerinizi alırsınız, hacca gidersiniz, buyurun…" diye 00:35:25.951 --> 00:35:27.300 izzet ü ikrâm ettiği [kişi]. 00:35:27.722 --> 00:35:36.739 Meclisinde gizli, sakin, has, müridâniyle ibadet etmek istediği zaman cahil vs. 00:35:36.739 --> 00:35:40.481 gelip de huzuru bozmasın, diye kapısını kaparmış. 00:35:40.666 --> 00:35:47.898 O yüksek zevât ile o hatmini tamamlarmış. Bazıları da bizi de alsın diye padişaha şikâyetlenmişler. 00:35:48.357 --> 00:35:55.653 Padişah da demiş ki; "Hocam! Kapınızı açsanız da başkaları da istifade etseler, içeriye girseler…" 00:35:56.443 --> 00:36:02.144 Diyor ki; "Padişahıma itaatten dolayı kapıyı açarım ama dersi kapatırım!" 00:36:03.305 --> 00:36:08.776 Bu ders olacaksa bu hatim olacaksa benim dediğim, seçtiğim, 00:36:09.490 --> 00:36:11.615 nuru alnında zahir kimselerle beraber olacak! 00:36:11.615 --> 00:36:14.622 Bu oyuncak değil; ibadetin yükseği, hası! 00:36:15.141 --> 00:36:17.236 Kapıyı aç, dersen hemen açarım, ama dersi kapatırım; 00:36:17.236 --> 00:36:22.176 dersi yapacaksam kapı kapalı duracak!" diye zarif bir cevap vermiş. 00:36:22.618 --> 00:36:31.224 Onun, tecrübeli bir insanın hayat tecrübesine dayanan; yolu gitmiş gelmiş bir kılavuzun, 00:36:31.621 --> 00:36:34.732 yolun inceliklerini bilen bir insanın sözlerini, izahını söyleyeceğim. 00:36:35.625 --> 00:36:40.727 O gözle, o kulakla takip ederseniz faydalı olur. 00:36:41.702 --> 00:36:45.902 "Allah'ın muhabbetinin, muhabbetullahın alametleri vardır." 00:36:46.666 --> 00:36:52.650 Allah'ın muhabbeti ne demek? Kul bazen; "Ben Allah'ı seviyorum. "diyor, 00:36:52.365 --> 00:36:55.860 çocuk da öyle diyordu ya: "En çok kimi seversin?" "Allah'ı severim." 00:36:56.950 --> 00:36:59.386 "Sonra kimi seversin?" "Peygamberim'i severim." "Sonra kimi seversin?" 00:36:59.402 --> 00:37:03.884 "Anamı-babamı severim." Herkes; "Allah'ı severim" diyor ama 00:37:04.446 --> 00:37:10.196 hadîs-i şerîfte olduğu gibi bakalım o kimsenin "Allah'ı severim." demesi doğru mu, değil mi? 00:37:10.365 --> 00:37:13.973 [Ahmed Ziyâüddin] Üstadımız, alametlerini zikrediyor: 00:37:13.974 --> 00:37:18.949 "Muhabbetullahın, bir kimsenin, 'Ben Allah'ı seviyorum.' dediği zaman sevgisinin doğru olup 00:37:18.949 --> 00:37:21.149 olmadığının alametleri vardır." 00:37:21.253 --> 00:37:25.715 Onlar nedir? Takdîmu emrihî alâ heven nefsî. 00:37:26.800 --> 00:37:29.640 "Allah'ın emrini hevâ-yı nefsine tercih etmesidir." 00:37:31.520 --> 00:37:37.520 Allahu Teâlâ hazretleri bir şey diyor da, nefsinde başka bir şey istiyorsa hangisini tercih ediyorsun? 00:37:38.477 --> 00:37:45.688 Nefsin plaja gitmek istiyor, yazlığa gitmek istiyor, ön tarafı çıplaklarla kaynaşıp duruyor, 00:37:45.799 --> 00:37:49.605 belli ki baksan günah, denize girsen günah, çoluk çocuğun girse günah… 00:37:50.568 --> 00:37:56.288 Ama orada hava güzel, tatlı tatlı, püfür püfür esiyor, akşamları balkonda çay içmesi sefalı oluyor, 00:37:56.483 --> 00:38:00.597 kayıkla denizde, geceleri mehtapta gezmesi güzel oluyor, balık tutuyorsun, 00:38:00.600 --> 00:38:02.800 yemesi kızartması güzel oluyor... 00:38:03.732 --> 00:38:07.695 Ama Allah'ın emrine aykırılıklar var! Hangisini tercih edersin? 00:38:08.114 --> 00:38:15.508 Eğer Allahu Teâlâ hazretlerinin emrini kendi hevâ-yı nefsine tercih edebiliyorsan 00:38:15.508 --> 00:38:17.589 işte bu muhabbetin alametidir. 00:38:17.589 --> 00:38:19.711 Bunu, seven insan yapar, başkası yapamaz. 00:38:19.947 --> 00:38:24.753 Eğer Allah'ını seviyorsan o zaman hevâ-yı nefsini terk edersin! 00:38:25.841 --> 00:38:31.845 Tam oturduk. Biraz da yorgunum, ayağımda da hafif ağrımsı gibi bir şey var, ezan okundu… 00:38:32.422 --> 00:38:37.424 Ezan okunması Ne demek? Hayye ale's-salâh. "Haydin namaza gelin!" 00:38:37.424 --> 00:38:42.978 Hayye ale'l-felâh. "Haydin kurtuluşa, felaha gelin!" diye Hak'tan davet var. 00:38:43.586 --> 00:38:50.268 Çok da yoruldum, şimdi şuraya oturdum, tam ayağımı da uzattım, karşıma da televizyonu açtım… 00:38:50.653 --> 00:38:55.355 Televizyon daha şimdiki gibi renkli değil, ilerde renkli televizyon olacak. 00:38:55.355 --> 00:38:57.642 Bir de Amerika uzaya bir peyk atacak, 00:38:58.171 --> 00:39:03.660 o zaman televizyon sahiplerinin Amerikan programlarının hepsini seyretmesi mümkün olacak, 00:39:03.148 --> 00:39:08.433 o zaman seyreyle gümbürtüyü! Bir de televizyon renkli olduğu zaman artık tamam. 00:39:09.291 --> 00:39:14.584 Tam televizyonda da çok meraklı dizi var. En heyecanlı yeri! 00:39:15.400 --> 00:39:21.840 Camiye giderse dizi kalacak, merakı tatmin olmayacak… Acep ne yapmalı? 00:39:22.720 --> 00:39:28.120 Allah'ı seven bir insan televizyonun karşısında zaten biraz zor durur ya! 00:39:28.363 --> 00:39:34.340 Allah cümleyi kurtarsın. Camiye gidebiliyorsa işte bir imtihan çıktı bak! Sıkıştırıyor. 00:39:34.340 --> 00:39:40.900 Allah imtihan ediyor: İşte ezan, işte program, işte film! Çok da komik, 00:39:40.900 --> 00:39:44.483 çok da kahkahayla gülünüyor ama işte eğlence, işte ibadet! 00:39:45.400 --> 00:39:48.280 Seçebiliyorsan, Allah'ı seven bir kul olduğunun alameti çıktı. 00:39:48.280 --> 00:39:54.760 Başka alametler nelermiş? Ve riâyeti hudûdu şer'i. 00:39:55.440 --> 00:40:02.800 "Şer'-i şerîfin, şerait-i garrâ-i Ahmediye'nin, İslâm dininin ahkâmına, 00:40:03.389 --> 00:40:09.225 yasaklarına hudud-u şer'ine riayet. Hududu tecavüz etmemek. 00:40:09.645 --> 00:40:14.496 Çizgiyi aşmamak ahkâmı ilâhîye uymak!" Yapabiliyor musun? 00:40:15.328 --> 00:40:19.153 "Hocam, ne yalan söyleyeyim tam yapmak mümkün olmuyor. 00:40:19.160 --> 00:40:25.600 Çünkü tüccarım; bankayla işim var, kredili satışım var, bonom var vs. 00:40:26.168 --> 00:40:31.466 Sonra şu oluyor, bu kalıyor…" Burada diyor ki; Riayet-i hudûdu şer'i. 00:40:31.840 --> 00:40:38.801 Şer'-i şerîfin ahkâmına riayet ediyorsa seviyor, demektir; etmiyorsa parayı daha çok seviyor, 00:40:39.120 --> 00:40:42.548 ticareti, kazancı daha çok seviyor, demektir. 00:40:42.548 --> 00:40:46.982 Para da sevilir çünkü her sevilen onunla alınır ama 00:40:47.656 --> 00:40:52.125 Allah'ın rızası parayla alınmaz. Yine alınabilir belki ama helal parayla alınır. 00:40:52.125 --> 00:40:56.130 Haram parayla mümkün değil! Bir şeyler alırsın ama o haram paranın alınışında ki 00:40:56.130 --> 00:41:00.997 bereketsizlik dolayısıyla haydan geldiği için muhakkak huya gider, hayra gitmez. 00:41:01.177 --> 00:41:07.193 İnsan oradan bir hayır görmez. Allah'ın rızası parayla alınmaz başka şeyle alınır; itaatle alınır. 00:41:07.193 --> 00:41:10.973 Onun için burada demiş ki; "Şer'-i şerîfin ahkâmına uyabiliyor musun?" 00:41:11.188 --> 00:41:15.990 "Hocam, bu devirde çok zor…" Uğraş! Hangi şey kolay ki? 00:41:15.990 --> 00:41:19.755 Ticarette para kazanmak kolay mı, herkes o kadar ticarete atılıyor da 00:41:19.960 --> 00:41:26.000 herkes bir güzel kazanç sahibi olamıyor. Uğraş! Ve't-takvâ. Ölçüleri saymaya devam ediyor. 00:41:26.120 --> 00:41:32.720 Takvâ: "Günahtan kaçınmak!" 00:41:32.800 --> 00:41:43.440 Verâ: "Şüphelilerden kaçınmak!" Bir insan takvâ ehli ise günahlara, haramlara meyletmez, 00:41:43.820 --> 00:41:49.920 gözünün namahremine bakmaz. Diliyle yalan söylemez, kulağıyla çalgı türkü dinlemez, 00:41:49.800 --> 00:41:55.120 eliyle kimseyi incitmez, ayağıyla haram yere gitmez, midesine haram lokma sokmaz takva ehli. 00:41:55.680 --> 00:42:00.600 Bunlar makbul kimselerdir. Bir de bunun ötesinde daha titiz insanlar vardır ki 00:42:00.602 --> 00:42:02.351 şüphelinin yanına yanaşmaz. 00:42:02.351 --> 00:42:09.387 Acaba haram mı, diye korkusundan helallerinde bile bazısını terk eder; ona da verâ derler. 00:42:09.387 --> 00:42:10.497 Hadîs-i şerîfte geçmişti ki; 00:42:10.520 --> 00:42:15.360 "Verâ sahibi bir insanın iki rekât namazı ötekisinin kıldığı bin rekâta bedeldir!" 00:42:15.564 --> 00:42:20.544 Öyle olunca ecri de öyle oluyor. Eğer senin takvân ve verân varsa, 00:42:20.647 --> 00:42:25.705 Allah rızası için yüreğin titriyor da harama düşmekten sakınıyor, 00:42:25.705 --> 00:42:29.983 şüpheliden kaçınıyorsan demek ki seviyorsun ki öyle bir titizlenmen var. 00:42:30.418 --> 00:42:33.992 Sevgi alametlerinden birisi de bu! Sonra: 00:42:34.672 --> 00:42:41.601 Ve't-teşevvuku ilâ likâihî. "Allah'a kavuşmaya karşı aşk, muhabbet." 00:42:41.998 --> 00:42:49.602 Bu kavuşmak nasıl olacak? İki şekilde: Bir, bu dünyada; iki, öbür dünyada! 00:42:49.980 --> 00:42:52.220 "İnsan bu dünyada da Allah'a kavuşur mu?" 00:42:52.629 --> 00:42:57.710 Zaten bu dünyada kör olan âhirette hiç görmeyecekmiş! Sen âhirete bırakırsan zaten yandın; 00:42:57.710 --> 00:43:00.441 bu dünyada bulacaksın, uğraşıp didineceksin, bulacaksın! 00:43:00.441 --> 00:43:06.467 Var, bulan buluyor; ara, sen de bul! Başkası arayıp buluyor. 00:43:06.640 --> 00:43:09.800 "Benim çok işim var…" Bundan daha mühim işleri varsa mühim işlerini bitirirsin, 00:43:09.800 --> 00:43:12.920 sonra vaktin kalırsa o zaman yaparsın. 00:43:15.160 --> 00:43:21.240 Ve huluvvu an kerâhiyeti'l-mevt. "Allah'a şevk duyan insanın ikinci vasfı muhabbettir." 00:43:21.565 --> 00:43:24.566 Muhabbet duyacak, şevk duyacak. Eğer sevgisi varsa Allah'a karşı muhabbeti varsa 00:43:25.160 --> 00:43:33.284 insan ölümden korkmaktan da sıyrılacak! Neden? 00:43:33.626 --> 00:43:39.702 Ölünce perde kalkacak! Irci'î ilâ rabbiki razıyaten merdiyye. 00:43:40.200 --> 00:43:43.880 "Razı ve merzî bir kul olarak Allah'a kavuşmak mümkün olacak!" 00:43:44.473 --> 00:43:49.424 Ve ileyhi turceûn. "Herkes O'na dönecek!" Dönüşün zamanı ne? 00:43:49.518 --> 00:43:56.230 Ölüm ile başlıyor. Onun için Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin ölümle ilgili bir şiiri var 00:43:56.400 --> 00:44:07.880 Onu ezberlemek lazım. O, ölüm için 'düğün gecesi' diyor: 00:44:02.720 --> 00:44:06.560 "Sakın ben öldüğüm zaman, feryâd u figân etmeyin, üzülmeyin, yas etmeyin; 00:44:06.579 --> 00:44:10.850 çünkü matem zamanı değil, sevinç zamanı! 00:44:10.604 --> 00:44:15.896 "Benim tabutum evimizden kalkıp öbür tarafa giderken sakın 'Elveda, elveda!..' demeyin 00:44:16.800 --> 00:44:21.760 çünkü kavuşmaya gidiyorum! Ne elvedası, Mevla'ya kavuşmaya gidiyorum! 00:44:22.355 --> 00:44:23.491 Tabutumu gördüğünüz zaman 00:44:30.534 --> 00:44:36.770 Ne yazığı! Terhis olmuşum, askerlikten vatan-ı aslîme gidiyorum, memleketime dönüyorum. 00:44:23.580 --> 00:44:29.463 'Yazık, vah vah!..' demeyin, çünkü günah işleyene 'Yazık!..' derler!" diyor. 00:44:36.770 --> 00:44:44.300 Buradaki cefalı hayat bitti, meşakkatli imtihan bitti. Zil çaldı, imtihan kâğıtlarını topladılar. 00:44:44.300 --> 00:44:52.721 Bütün soruları yapmış, dersten çıkmış on alacak bir çocuğun sevinci belli. Zil, ölüm! 00:44:53.398 --> 00:44:56.977 İnsanlar ölümden çok korkuyor. 00:44:57.613 --> 00:45:02.247 Âhir zamanın hastalıklarından birisi ölümden korkmak! 00:45:02.640 --> 00:45:07.960 Ümmet-i Muhammed âhir zamanda çok hücuma uğrayacak, yağmalanacak! 00:45:08.440 --> 00:45:13.840 "Ekelenin, yemek yiyenlerin tabağın içindeki yemeğe saldırması gibi 00:45:13.840 --> 00:45:16.160 sâir kâfir ümmetler Ümmet-i Muhammed'in üstüne çullanacaklar!" 00:45:16.200 --> 00:45:23.120 "Balkanlar senin, Afrika benim; İran senin, Kafkasya onun, şunun bunun…" 00:45:23.120 --> 00:45:29.920 Öyle olmadı mı? Yağmalandı! "Böyle saldıracak!" deyince, ashâb-ı kirâmdan soruyorlar: 00:45:29.910 --> 00:45:35.510 "Yâ Resûlallah, o zaman biz Ümmet-i Muhammed az mı olacak da herkes saldıracak?" 00:45:35.756 --> 00:45:40.990 "Hayır, şimdikinden daha fazla olacaksınız ama 00:45:40.280 --> 00:45:44.800 sizden önceki ümmetlerin hastalıkları sizin içinize girmiş, sizi hasta etmiş olacak!" 00:45:45.121 --> 00:45:51.969 O hastalıklar nedir? Birisi: Kerâhiyetü'l-mevt. "Ölümden korkmak! Ölümden korkacaksınız!" 00:45:52.654 --> 00:45:56.197 İnsan ölümden korktu mu bitiyor. Birisi de; 00:45:56.197 --> 00:46:00.143 Hubb-u dünyâ. "Dünyayı sevmek. Dünyayı seveceksiniz, bağlanacaksınız! 00:46:00.143 --> 00:46:05.910 Aman menfaatim gitmesin, köşklerime zarar gelmesin, ticaretim bozulmasın, 00:46:05.240 --> 00:46:10.200 diye dünyaya bağlanacaksınız!" [şeklinde] bildiriyor. 00:46:10.480 --> 00:46:13.480 Kolay bir şey değil, zorluğunu kabul ediyorum. 00:46:13.920 --> 00:46:21.827 "Bir insan cân u gönülden şehitliği murad etmedikçe münafıklıktan bir hâl üzere ölür!" diye 00:46:21.827 --> 00:46:22.903 bir hadîs-i şerîf var. 00:46:23.440 --> 00:46:27.240 Bir insan şehitliği isteyecek, cân u gönülden isteyecek. 00:46:27.233 --> 00:46:30.583 "İsteyemiyorum." İstemiyorsan sende bir hastalık var, 00:46:30.583 --> 00:46:36.139 sen onun merhemini bulmaya çalış. Yavaş yavaş bir doktora, tedaviye git. 00:46:36.120 --> 00:46:38.400 Bu iş doktorsuz olmaz! 00:46:38.120 --> 00:46:44.840 Ve rızâ bi-kadâihî. "Seviyorsa Allah'ın kazasına, kaderine, hükmüne razı olacak!" 00:46:45.577 --> 00:46:50.348 Ve muhabbetü kelâmihî. "Kur'an'ını sevecek, kelamını sevecek!" 00:46:50.800 --> 00:46:54.920 Ve telezzüzü bi-tilâvetihî. "Kur'ân-ı Kerîm okumaktan zevk alacak!" 00:46:55.400 --> 00:46:58.200 Makam ile okumaktan, dinlemekten zevk alacak; 00:46:58.279 --> 00:47:02.834 mânasını anlamaktan ve mucibince amel etmekten zevk alacak... 00:47:04.263 --> 00:47:06.920 Ve semâuhû ve't-tarabû inde zikrihî. 00:47:06.920 --> 00:47:11.220 "Allahu Teâlâ hazretleri anıldığı zaman şıkır şıkır oynayası gelecek!" 00:47:11.717 --> 00:47:17.631 Tarab: "Eğlence ve sema!" Mevlevilerin döndüğü gibi dönmek… 00:47:18.191 --> 00:47:22.939 Ev semâi ismihî. "İsmi anıldığı zaman, Allah denildiği zaman 00:47:22.939 --> 00:47:26.261 zikrinden, sevgisinden şöyle bir oynayacağı gelecek!" 00:47:26.638 --> 00:47:32.580 Ve ademu sabri inde an zâlike. "Bu hâlde sabır filan kalmayacak. 00:47:32.910 --> 00:47:37.465 Elinden ihtiyarı gidecek, Allah'ın adı anıldığı zaman aklı başından gidecek." 00:47:38.300 --> 00:47:43.372 Ve muhabbetü Resûlihî. "Resûlü'nü sevecek!" Öyle şey var mı?! Sen, 00:47:43.371 --> 00:47:45.825 Resûlü'nü sevmeden "Allah'ı sevdim!" [diye] nasıl dersin?!.. 00:47:45.825 --> 00:47:51.862 Ve't-tıbâuhû. "Ve Resûlullah'a ittibâ edecek!" Ve hâzâ hüve'l-ma'rifetü. 00:47:52.640 --> 00:48:01.320 "Allah'ı bilmek, O'na muhabbetle bağlanmak ve sevmek böyle olur!" diye zikrediyor. 00:48:01.720 --> 00:48:06.560 [Ahmed Ziyâüddin] Üstadımız bir kitaptan naklen diyor ki; 00:48:06.549 --> 00:48:20.105 "Mârifetullaha erişmek için şu üç kademe lazım: el-Ma'rifetü bi-vahdâniyetillâhi teâlâ. 00:48:20.105 --> 00:48:23.828 Allahu Teâlâ hazretlerinin bir olduğu inanmak!" 00:48:23.828 --> 00:48:28.261 Var mı başka tapınacak, önünde eğilinecek, var mı başka sözü dinlenecek? 00:48:28.680 --> 00:48:35.280 İki değil, üç değil, beş değil; bir tane! Allah'ın birliğini anlayacak! 00:48:37.480 --> 00:48:40.000 İnsan böyle yaptığı zaman şirkten kurtulur. 00:48:40.816 --> 00:48:43.195 "Ben şirk koşmuyorum, Allah'ın birliğine inanıyorum." 00:48:43.640 --> 00:48:48.160 Peki, nefsine tapıyorsun, paraya tapıyorsun, makama tapıyorsun; 00:48:48.760 --> 00:48:52.760 onlar da bir çeşit şirk! Onlar gözle görülmüyor, karşında bir put olarak durmuyor ama 00:48:53.125 --> 00:48:59.177 onlara da tapıyorsun, mevkie, makama, paraya… kulluk ediyorsun ya; ona da dikkat etmek lazım! 00:48:59.240 --> 00:49:02.960 O görünmeyen şeyleri çok kimse gözden kaçırır ama fiilen o öyle oluyor. 00:49:03.160 --> 00:49:04.960 İkincisi; 00:49:05.560 --> 00:49:12.440 "Ve'l-Ma'rifetü bi-kudretihî. "Kudretiyle dilerse dilediğini yapar!" 00:49:12.923 --> 00:49:21.411 Duayı kabul ederse yaşadın! İsterse seni toz eder, zerre zerre hâle getirir, kahreder, ezer. 00:49:21.839 --> 00:49:30.314 Kudretine inanacak, kudretine her yönden inanınca pervasızlıktan kurtulacak. 00:49:30.314 --> 00:49:35.100 "Ve sâlis el-ma'rifetü bi-sıfâtihî. "O'nun sıfatlarını vasıflarını bilecek!" 00:49:35.100 --> 00:49:37.720 "Acaba Allahu Teâlâ hazretleri nasıldır, söyle? 00:49:37.800 --> 00:49:41.720 Sen nasıl bir Allah'a ibadet ediyorsun? Hani günde beş vakit namaz kılıyorsun ya, 00:49:41.701 --> 00:49:43.746 o senin Mevla'n nasıldır, anlat bakalım? 00:49:43.746 --> 00:49:46.324 Bu yaşa gelmişsin ne kadar öğrenmişsin? 00:49:46.324 --> 00:49:48.736 Allahu Teâlâ hazretlerini bir anlat bakalım, 00:49:48.736 --> 00:49:53.390 senin bildiği Allahu Teâlâ hazretlerinin sıfatlarını bir tarif et bakalım, nasıl biliyorsun?.." 00:49:53.324 --> 00:49:58.658 İnsan Allah'ın o sıfatlarına sahip olacak. Böyle olursa ne olur? 00:49:59.145 --> 00:50:08.174 Teşbihten, benzetmeden kurtulur; başkalarını O'na benzetmekten kurtulur. Tenzihe erer. 00:50:10.449 --> 00:50:16.864 Allahu Teâlâ hazretleri cümlemizi vahdaniyetini idraki nasip etsin. 00:50:17.684 --> 00:50:28.420 Kudretini sezmeyi ve O'na boyun eğmeyi nasip etsin. Sıfatlarına vukufu nasip etsin. 00:50:28.420 --> 00:50:34.857 Her sabah okuduğumuz Evrâd'da geçiyor ki; "Bir insan Allahu Teâlâ hazretlerinin 00:50:34.857 --> 00:50:40.690 -hadîs-i şerîfite zikredilmiş doksan dokuz tane ismi var- isimlerini ezberlerse [cennete girer]." 00:50:40.581 --> 00:50:44.966 İnnâ lillâhi tis'aten ve tis'îne ismen men ahsâhâ dehâle'l-cenneh. 00:50:44.991 --> 00:50:49.666 "Kim bunları ezberlerse cennete girer." "Cenneti istiyor musun?" 00:50:49.666 --> 00:50:54.593 "İstiyorum." "Niye ezberlemedin?.." İnsan daha zor başka şeyleri ezberliyor. 00:50:54.937 --> 00:50:59.605 Hukuk fakültesine girdi mi kaç tane kanun ezberliyorlar, Roma hukukunu ezberletiyorlar, 00:50:59.963 --> 00:51:03.762 İtalyanca'yı ezberletiyorlar; mühendisliğe girdi mi neler öğreniyor, 00:51:03.762 --> 00:51:05.614 başka yerlere girdi mi neler öğreniyor… 00:51:05.682 --> 00:51:10.293 Dehale'l-cenneh. Cennete girecek ya Esmâ-i Hüsnâ'yı öğrenmez! 00:51:10.549 --> 00:51:17.450 "Esmâ-i Hüsnâ'nın mânası nedir, bir şerhinden, açıklamasından okumaz; ondan sonra cenneti ister! 00:51:17.450 --> 00:51:20.531 Öyle durduğun yerden cennet olmaz ki! Talep edeceksin! 00:51:21.110 --> 00:51:24.645 Men talebe şey'en ve cedde vecede. 00:51:24.645 --> 00:51:32.980 "Kim bir şeyi talep ederse isterse ve onun içinde ciddi gayret ederse sa'y ederse uğraşırsa bulur." 00:51:33.400 --> 00:51:41.720 Ve men karae bâben ve lecce velece. "Israr ederse, -kapıyı çalıyor, durur tekrar tekrar çalar çalar- 00:51:41.760 --> 00:51:44.320 beklerse kapıdan girer." 00:51:44.920 --> 00:51:49.760 Bekleyecek, açılmadı diye hemen geri dönmeyecek. Uğraşacak, gayret sarf edecek. 00:51:50.200 --> 00:51:54.480 Dünya için ne kadar gayret sarf ettiğimizi düşünün, âhiret için ne kadar tembellik yaptığımızı 00:51:54.512 --> 00:51:56.784 kendi kendinize kıyaslayın. İnsafa gelin! 00:51:56.800 --> 00:52:00.400 Allahu Teâlâ hazretleri cümlemizi insafa sahip eylesin. 00:52:00.520 --> 00:52:02.480 Fâtiha-yı Şerîfe mea'l-Besmele…