WEBVTT 00:00:00.400 --> 00:00:06.400 Ashâb-ı cennetin cennette ne güzel nimetlerle mütena'im olacağını 00:00:06.583 --> 00:00:12.240 anlattıktan sonra Rabbimiz onlara söz olarak da; 00:00:12.349 --> 00:00:14.749 Selâmün kavlen min Rabbi'r-rahîm. 00:00:14.764 --> 00:00:24.912 "O rahmeti engin ve sonsuz olan Rabden kullara söz olarak da selam verilecek." 00:00:26.419 --> 00:00:32.246 Nasıl bir selamsa Allah cümlemizi mazhar eylesin, muhatap eylesin; o şerefle şerefyâb eylesin. 00:00:35.238 --> 00:00:42.648 Ve'mtâzü'l yevme eyyühe'l mücrimûn. denildi. "Ey mücrimler! Bugün ayrılın bakalım!" 00:00:45.654 --> 00:00:53.532 Mücrim, "cürüm işleyen" demek. Bütün günahkârlar Allah'a karşı cürüm işlemişlerdir, 00:00:53.766 --> 00:01:00.990 günahlara dalmışlardır, emirlerini dinlememişlerdir, tutmamışlardır, yasaklarından kaçınmamışlardır. 00:01:01.520 --> 00:01:03.810 Binâenaleyh, hepsi cürümlüdür, mücrimdir. 00:01:04.171 --> 00:01:07.969 "Ey mücrimler! Siz başka tarafa ayrılın bakalım!" denilecek. 00:01:08.160 --> 00:01:11.760 Onlar cehennemlikler olarak ayrılacak 00:01:12.790 --> 00:01:19.676 ve Allahu Teâlâ hazretleri onlara hitâb-ı itâb ile azarlayıcı bir hitap ile buyuracak ki; 00:01:19.824 --> 00:01:25.822 Elem a'hed ileyküm yâ benî Âdem. "Ey Ademoğulları! Ben sizinle ahit yapmamış mıydım?" 00:01:26.197 --> 00:01:32.489 Ellâ ta'büdü'ş-şeytân. "'Şeytana tapmayasınız.' diye ben sizinle ahit yapmamış mıydım?" 00:01:33.395 --> 00:01:37.727 İnnehû leküm adüvvün mübîn. "O sizin için aşikâr bir düşmandır." 00:01:37.883 --> 00:01:42.795 Şeytanın bâriz ve âşikâr bir düşman olduğunu söyleyip de; 00:01:42.912 --> 00:01:50.332 "Ey Âdemoğulları! Bana ibadet edin, itaat edin, diye ben sizinle ahit yapmamış mıydım?" diye 00:01:50.414 --> 00:01:56.391 Allahu Teâlâ hazretleri mücrimlere hitâb-ı itâb ile serzenişte bulunacak. 00:01:56.633 --> 00:02:05.857 Ve eni'büdûnî hâzâ sırâtun müstakîm. "Bana ibadet etmek doğru yoldur, 00:02:06.380 --> 00:02:10.979 bu doğru yolda yürüyüp bana ibadet edin, diye sizinle ahit yapmamış mıydım?" diyecek. 00:02:13.326 --> 00:02:19.890 Ve lekad edalle minküm cibillen kesîrâ. "Siz benimle ahit yapmıştınız; 00:02:19.244 --> 00:02:27.724 ama şeytan yine sizden büyük bir gurubu dalâlete çekti, düşürdü, sapıttı." 00:02:30.390 --> 00:02:35.673 E fe-lem tekûnû ta'kılûn. "Şeytanın bu oyunlarını akıl edemediniz mi?" 00:02:39.912 --> 00:02:44.917 Şeytanın hilelerini, oyunlarını anlayamamış mıydınız; 00:02:45.355 --> 00:02:53.151 akıl edip de ona muhalefet edemediniz, günahlara düştünüz. Madem öyle yaptınız; 00:02:53.307 --> 00:02:56.403 Hâzihî cehennemü'l-letî küntüm tûadûn. 00:02:56.442 --> 00:03:04.745 "Mücrimlere, sizin gibi kâfir, mücrim olanlara hazırlanmış, 00:03:04.847 --> 00:03:10.740 vaadedilmiş olan cehenneme hadi girin bakalım!" 00:03:10.230 --> 00:03:12.430 İslav he'l-yevme bimâ küntüm tekfürûn. 00:03:12.484 --> 00:03:17.665 "İşte bu cehennem; Allah'a kâfir olduğunuz, âsi olduğunuz için." 00:03:19.782 --> 00:03:22.193 Hâzihî cehennemü'l-letî küntüm tûadûn. 00:03:22.208 --> 00:03:28.497 "Size vaadedilmiş olan cehennem budur, hadi girin buraya!" denilecek. 00:03:28.747 --> 00:03:31.793 Cehennem, melekler tarafından mahşer yerine getirilecek. 00:03:31.856 --> 00:03:37.970 Cehennem, getirilebilen bir şey, muazzam bir şey. 00:03:37.292 --> 00:03:41.327 Ama melekler de muazzam. Allah'ın melekleri de, kudreti de sonsuz. 00:03:41.950 --> 00:03:50.113 Hadîs-i şerîflerde bildirildiğine göre melekler, zincirlerle cehennemi mahşer yerine getirecekler. 00:03:50.504 --> 00:03:55.527 Cehennem her tarafa ateşleriyle sataşıp saldırarak, kükreyerek 00:03:55.620 --> 00:04:02.590 böyle yerinde durmaz bir vaziyette olacak. Korkunç bir manzara! 00:04:02.153 --> 00:04:09.555 Cehennem mahşer halkının karşısına getirilince, görecekleri bir duruma gelince; 00:04:10.163 --> 00:04:16.590 Hâzihî cehennemü'lletî küntüm tûadûn. "İşte size tehdit yoluyla önceden vaadedilmiş, 00:04:16.325 --> 00:04:21.880 haber edilmiş olan cehennem bu, girin bakalım buraya!" denilecek. 00:04:21.736 --> 00:04:27.310 Allahu Teâlâ hazretleri başka âyet-i kerîmelerde cehenneme de hitap edeceğini buyuruyor: 00:04:27.804 --> 00:04:32.528 Yevme nekûlu li cehenneme heli'm-tele'ti. "Doldun mu ey cehennem? 00:04:35.460 --> 00:04:44.484 Mücrimler içine atıldıkça için doldu mu ey cehennem?" dedikçe cehennem de cevap verecek: 00:04:44.562 --> 00:04:50.337 Hel min mezid. "Var mı daha fazlası?" Daha fazlası varsa hepsini de alabilecek gibi. 00:04:51.287 --> 00:05:01.757 "Onun üzerine Allahu Teâlâ hazretleri, -tabi hadîs-i şerîflerde esrarengiz kelimeler var- 00:05:02.303 --> 00:05:05.548 ayağını cehennemin ağzına koyup bastıracak." diyor 00:05:05.673 --> 00:05:09.919 ve o zaman cehennem kattu, kattu, "tamam, tamam" diyecek. 00:05:10.730 --> 00:05:20.252 Allahu Teâlâ hazretlerinin kudreti karşısında "tamam, tamam" diyecek. 00:05:21.900 --> 00:05:28.740 Cehennemin azaplarını, hitaplarını, itaplarını, cezalarını, belalarını 00:05:29.260 --> 00:05:35.631 Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem muhtelif hadîs-i şerîflerde anlatıyor ki müthiş şeyler. 00:05:37.494 --> 00:05:45.750 Muhterem kardeşlerim! Melekler, cehennemdeki zebaniler cehenneme giren insanlara şaşıracaklar: 00:05:45.560 --> 00:05:53.320 "Siz bu cehennemin haberini almamış mıydınız? Sizin bu korkunç yerden malumatınız yok muydu? 00:05:53.751 --> 00:05:57.267 Önceden, bu müthiş azaptan sizi haberdar etmemişler miydi? 00:05:59.430 --> 00:06:01.909 Nasıl geldiniz, buraya nasıl düştünüz? 00:06:02.386 --> 00:06:07.401 Bu kadar müthiş, bu kadar korkunç bir şeyin haberini alır da insan tedbirini almaz mı? 00:06:07.893 --> 00:06:12.969 Buraya girmemek için çalışmaz, çabalamaz mı? Buradan kaçmanın çarelerini aramaz mı? 00:06:13.400 --> 00:06:17.600 Buraya düşmemenin yollarını düşünmez mi?" diye… 00:06:18.270 --> 00:06:25.264 el-Yevme nahtimü alâ efvâhihim ve tükellimûnâ eydîhim ve teşhedü ercülühüm bimâ kânû yeksibûn. 00:06:26.440 --> 00:06:33.567 "Bugün" buyuruyor Mevlâmız; nahtimü. "Müherleriz, kapatırız." 00:06:35.720 --> 00:06:38.981 Alâ efvâhihim. "Ağızlarına mühür vururuz." 00:06:39.520 --> 00:06:46.169 Hani dükkânın kepengi, kilidi kapatılıyor, mühür dökülüyor, mühür vuruluyor. 00:06:47.520 --> 00:07:01.560 Eskiden, kıymetli malzeme, önemli malzeme, posta malzemesi, ferman, padişahın bir yerden bir yere götüreceği şey, ne konulacaksa torbanın içine doldurulur, 00:07:02.400 --> 00:07:05.520 ağzı iyice kapanır, mum dökülür, mühürlenirmiş. 00:07:06.767 --> 00:07:11.821 Mühür açıldı mı tecavüz edilmiş, demektir, yapılmaması gereken bir şey yapılmış, demektir; 00:07:11.875 --> 00:07:13.833 onu taşıyan insan mahvolur. 00:07:16.407 --> 00:07:21.530 Mühürleme bu; torbalar mühürlenir, dükkânlar mühürlenir, 00:07:21.115 --> 00:07:24.847 bazı açılmaması gereken şeyler kapatılıp mühürlenir. 00:07:27.240 --> 00:07:29.560 "Cumhuriyet devrinde de camiler mühürlenmiştir." diyorlar. 00:07:30.120 --> 00:07:35.400 İslâm ülkesi olan Türkiye maalesef o devreyi de yaşadı. 00:07:36.746 --> 00:07:45.262 İslâm ülkelerinin hepsi bu fırtınayı, bu kasırgayı tattı. 00:07:46.695 --> 00:07:55.134 1917'lerde Sovyetler Birliği'nde Bolşevik isyanı oldu; ona paralel şekilde Türkiye'de zulüm devam etti. 00:07:55.267 --> 00:07:58.516 Sovyetler Birliği'nde İslâm'a karşı ne zulüm yapılmışsa 00:07:58.993 --> 00:08:03.900 İslâm ülkelerinin hepsinde buna benzer zulümler yapıldı. 00:08:03.543 --> 00:08:07.125 Burada da oldu, başka yerlerde de oldu maalesef. 00:08:10.680 --> 00:08:12.960 Evet, "Mühürleriz." buyuruyor, Allahu Teâlâ hazretleri; 00:08:14.240 --> 00:08:17.520 el-Yevme nahtimü alâ efvâhihim. "Ağızlarını mühürleriz." 00:08:17.626 --> 00:08:27.343 Konuşamazlar. Ağız konuşmak içindir, dil konuşmak içindir, ama "O gün ağızlarına mühür vururuz." 00:08:28.195 --> 00:08:33.329 Ve tükellimûnâ eydîhim ve teşhedü ercülühüm bimâ kânû yeksibûn. 00:08:33.407 --> 00:08:40.617 "Elleri konuşur bize; ayakları, işlediklerinin şahitliğini yapar." 00:08:41.800 --> 00:08:46.553 Allahu Teâlâ hazretleri; şahitlik etmek için elleri konuşturacak, ayakları konuşturacak, 00:08:47.140 --> 00:08:51.943 günahın işlendiği toprakları, mekânları konuşturacak, eşyayı konuşturacak. 00:08:52.396 --> 00:09:01.432 "Evet, yâ Rabbi! Bu içkiyi burada içti, ben sandalyesiyim, benim üzerime oturdu, içti. 00:09:01.557 --> 00:09:07.692 Ben masasıyım, şahidim, oturdu, içkiyi benim üzerime koydu, içti." 00:09:08.106 --> 00:09:10.107 Kadeh diyecek ki, "Ben cam kadehim; içkiyi benimle içti." 00:09:10.449 --> 00:09:16.503 Allahu Teâlâ hazretleri şahit olarak eşyaları, mekânları, azaları konuşturacak. 00:09:16.640 --> 00:09:22.640 Ağızlarını mühürletecek, eşyalar konuşacak, âzâlar konuşacak. 00:09:22.134 --> 00:09:29.240 Bu da Allah'ın bir hikmeti ve dehşeti ki Allahu Teâlâ hazretlerinden hiçbir şey gizli kalmayacak. 00:09:29.235 --> 00:09:35.423 Hatta bir âyet-i kerîmede bildiriliyor; insanoğlu kendi âzâsına şaşıracak, diyecek ki; 00:09:35.501 --> 00:09:39.892 Lime şehidtüm aleynâ. "Niye aleyhimize şahitlik ettiniz?" O da diyecek ki: 00:09:39.962 --> 00:09:42.490 Entakana'llâhu'llezî entaka külle şey'. 00:09:43.857 --> 00:09:49.628 "Her şeyi konuşturma kudretine sahip olan Allahu Teâlâ hazretleri bizi de konuşturdu." 00:09:49.699 --> 00:09:54.554 Konuşmamak mümkün mü? Allahu Teâlâ hazretleri; "konuş" desin de konuşmaması, 00:09:54.585 --> 00:09:57.575 "ol" desin de olmaması mümkün mü? Konuşacak. 00:09:57.684 --> 00:10:07.410 Kendi âzâsı, gözü, kulağı, dili, eli, ayağı, aklı, fikri, hafızası, insanın her şeyi, 00:10:07.541 --> 00:10:12.371 mücrimin işlediği günahın şahitliğini yapacak, aleyhinde konuşacak. 00:10:16.774 --> 00:10:27.296 Allahu Teâlâ hazretleri bizleri, şeytana uymayanlardan eylesin. 00:10:27.903 --> 00:10:35.784 Şeytan, Âdem aleyhisselam atamızı nasıl kandırdı? 00:10:40.284 --> 00:10:44.558 Hel edullüküm alâ şecereti'l-huldi ve mülkin lâ yebnâ. 00:10:45.108 --> 00:10:52.651 "Sizi ebediyet ağacına götüreyim mi ve bitmeyecek, tükenmeyecek, 00:10:52.706 --> 00:10:59.943 sona ermeyecek bir egemenlik sahibi olmanızı sağlayayım mı?" dedi. 00:11:00.474 --> 00:11:10.220 Âdem aleyhiselam ile Havva validemiz de, cenneti çok sevdiklerinden 00:11:10.311 --> 00:11:16.450 ve orada ebedî olarak kalmak istediklerinden bu ebediyyet ağacını istediler. 00:11:16.851 --> 00:11:21.119 Şeytan öyle kandırdı. İster. Cennette durmayı istemez mi? 00:11:21.581 --> 00:11:25.490 Sona ermeyen bir egemenlik ellerinde kalsın istediler. 00:11:25.720 --> 00:11:32.800 Fe-dellâhümâ bi-ğurûr. Ve şeytan kılavuzluk edip onları aldattı." 00:11:32.900 --> 00:11:35.362 Ve lâ takrabâ hazihi'ş-şecerete fe-tekûnâ mine'z-zâlimîn. 00:11:35.557 --> 00:11:40.146 "Bu ağaca sakın yaklaşmayın, yaklaşırsanız asilerden olursunuz." diye 00:11:40.201 --> 00:11:45.402 Allah'ın evvelce yaklaşmamalarını söylediği ağaca yaklaştı. Burada ne var? 00:11:45.707 --> 00:11:51.360 Allah; "Yapmayın." buyurmuş, "Şu ağaca yaklaşmayın." buyurmuş. 00:11:51.809 --> 00:11:57.440 Âdem Atamız ile Havva Anamız o ağaca yaklaşmışlar. Ama neden? 00:11:57.128 --> 00:12:00.366 Neden yaklaşmışlar? Şeytan diyor ki; 00:12:01.570 --> 00:12:07.380 "Sizi, ebediyyen cennette kalmanıza sebep olacak bir ağaca götüreyim mi? 00:12:08.448 --> 00:12:14.508 Size elinizden çıkmayacak bir sonsuz egemenlik, bir güzelik imkânı sağlayayım mı?" 00:12:14.640 --> 00:12:22.760 Bu güzel bir vaad. "Ebedi kalacağız." diye o ağacın meyvelerinden yediler. 00:12:22.853 --> 00:12:27.325 O ağaca yaklaşmamaları gerekiyordu, yaklaştılar ve o ağacın meyvelerinden yediler. 00:12:27.958 --> 00:12:31.886 Muhterem kardeşlerim! Onun için Allahu Teâlâ hazretlerinin 00:12:31.921 --> 00:12:40.249 emrinde tereddütsüz, tavizsiz ve tevilsiz itaat lazım. 00:12:40.835 --> 00:12:44.919 Tereddütsüz; "Acaba itaat edeyim mi etmeyeyim mi?" demek yok. 00:12:45.235 --> 00:12:49.922 Tavizsiz; "Şöyle biraz tenzilat, şu kadarcık bir şey, 00:12:50.310 --> 00:12:53.512 hepsini yapamayız da şöyle olsun, böyle olsun!" Taviz vermek de yok. 00:12:54.304 --> 00:12:59.321 Tevilsiz; "Şu şöyledir de şundan dolayı ertelenmiştir de, böyledir de bilmem ne…" 00:12:59.438 --> 00:13:05.248 Akıl yürütüp, mantık yürütüp işi kıvırttırmak, çığırından ve çizgisinden 00:13:05.326 --> 00:13:08.661 saptırmak da olmadan Allah'a itaat etmek lazım. 00:13:09.119 --> 00:13:18.600 "Efendim, hikmeti neymiş ki?" diye beşer aklıyla, daha doğrusu beşer aklını kışkırtan 00:13:18.100 --> 00:13:22.620 şeytanın kışkırtması ile Allah'ın emri karşısında başka söz söylememek lazım. 00:13:22.737 --> 00:13:26.792 İçki yasak mı? Yasak. Tamam, içme bitsin. Faiz haram mı? Haram. 00:13:26.863 --> 00:13:33.338 Tamam, yeme gitsin. Allah'ın bütün yasakları ve emirleri böyle. 00:13:35.145 --> 00:13:38.550 Allahu Teâlâ hazretleri şeytanın şerrinden cümlemizi korusun. 00:13:38.605 --> 00:13:41.151 Şeytanın şerrinden Allah'a sığınırız. 00:13:41.456 --> 00:13:49.773 Şeytan; akıllıyı akıl yönünden, dindarı din yönünden, hırslıyı hırsı cihetinden aldatır. 00:13:51.273 --> 00:13:55.712 Neyi heves ediyor, neyi arzu ediyorsa; "Onu elde edeceğim." diye, 00:13:56.104 --> 00:13:58.625 "Elde edeceksin." diye vaad ederek kandırır. 00:13:58.781 --> 00:14:08.412 Onun için insanoğlu vaadlere aldanmamak, aklını iyi kullanmak durumundadır. 00:14:08.848 --> 00:14:14.947 Allahu Teâlâ hazretleri bu mel'un ve tecrübeli şeytanın şerrinden cümlemizi korusun. 00:14:15.410 --> 00:14:24.169 Çok tecrübelidir, çok ustadır, çok kurnazdır, çok hilekârdır, çok düzenbazdır, çok korkunçtur 00:14:24.591 --> 00:14:30.128 ve nice nice nice abidleri, zâhidleri, dindarları bile 00:14:30.497 --> 00:14:35.323 bir yerden, bir yönden, bir fırsatını bulup sapıtmıştır. 00:14:35.745 --> 00:14:42.764 Rivayet ediliyor ki Abdülkâdir-i Geylanî hazretleri tesbih çekip murakabede gözlerini kapatıp 00:14:43.506 --> 00:14:48.221 Allahu Teâlâ hazretlerinin kudretini, varlığını, hikmetini düşünürken, 00:14:48.658 --> 00:14:53.302 gözüne bir ışık görünmüş, bu ışıktan bir ses gelmiş: 00:14:54.470 --> 00:15:01.583 "Ey Abdülkadir! Ben senden hoşnutum, razıyım, memnunum, sen iyi bir kulsun, ibadetinden hoşlandım. 00:15:02.152 --> 00:15:07.532 Artık tamam, sen dereceni buldun, yükseleceğin seviyeye yükseldin, 00:15:08.270 --> 00:15:17.659 kâmil bir kul oldun, artık senden teklîfât-ı ilâhiyye'yi kaldırdım, yasakları kaldırdım, 00:15:17.753 --> 00:15:22.196 ibadet mecburiyetlerini kaldırdım, namaz kılman gerekmez. 00:15:24.492 --> 00:15:29.219 Çünkü sen artık oldun, olgunlaştın, böyle şeylere lüzum yok." 00:15:29.375 --> 00:15:37.717 Güya Allahu Teâlâ hazretleri söylüyor gibi bir ses geldi. 00:15:37.842 --> 00:15:45.892 "Tamam, ben senden hoşnutum, memnunum, artık namazla, ibadetle uğraşmana lüzum yok. 00:15:45.939 --> 00:15:52.900 Sen daha yüksek bir seviyeye ulaştın!" gibi neler söylediyse mel'un, o böyle söyleyince; 00:15:52.814 --> 00:15:54.302 "Defol!" demiş. 00:15:55.311 --> 00:16:04.589 Güya ilâhî bir telkin geliyor, ama şeytanî olduğunu anlamış "Defol!" diye kovmuş ve o ışık kaybolmuş. 00:16:04.874 --> 00:16:08.689 Sonra şeytan onun gözüne görünmüş de demiş ki; 00:16:08.799 --> 00:16:14.217 "Ey Abdülkadir! Benim şeytan olduğumu nereden bildin?" O da demiş ki; 00:16:14.281 --> 00:16:18.780 "İnsanların en yükseği Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz idi. 00:16:18.843 --> 00:16:25.760 Ömrünün sonuna kadar iki koluna girip de camiye getirdiler, hiç abdesti, namazı terk etmedi. 00:16:26.371 --> 00:16:31.114 O hiç terk etmedi de yarım yamalak olan ben mi namazı, niyazı, 00:16:31.207 --> 00:16:33.172 Allahu Teâlâ hazretlerine kulluğu terk edeceğim?" 00:16:33.320 --> 00:16:37.662 Yanlış olduğunu buradan anladım. Çeşitli sebepler saymış, demiş ki; 00:16:38.200 --> 00:16:43.540 "Ey Abdülkadir, sen dini bilgilerdeki kuvvetine dua et, kurtuldun. 00:16:43.101 --> 00:16:52.197 Ben bu noktada nice nice alimleri, fâzılları, erbâb-ı tarikati kandırdım." demiş. 00:16:52.282 --> 00:16:56.278 Hakikaten tarikat erbabı için de öyle sapık insanlar vardır ki 00:16:56.840 --> 00:17:01.160 "Artık biz olgunlaştık, bize ibadet gerekmez." diyenler vardır. 00:17:00.440 --> 00:17:05.760 "Ötekiler ham ervahın işidir; olgunlaştıktan sonra namaz, niyaz ve oruca lüzum yoktur" diye 00:17:05.880 --> 00:17:13.880 hâlâ Türkiye'de bile orada burada bu lafı söyleyen insan suretinde şeytanlar vardır. 00:17:14.000 --> 00:17:22.320 Allah insanı şaşırtmasın. Tarikat kisvesi, perdesi altında içki içenler vardır. 00:17:23.945 --> 00:17:32.270 Tarihte de kitaplarda da okuyoruz, günümüzde de görüyoruz, bizim memlekette de varmış. 00:17:32.870 --> 00:17:40.585 Arnavutluk'a gitmiş olan bir Cumhuriyet gazetesi muhabiri, çok seneler önce, 00:17:40.648 --> 00:17:49.461 daha Arnavutluk, Balkanlar, Sovyet Rusya dağılmadan, belki yirmi yıl önce bir röportaj yapmıştı. 00:17:49.549 --> 00:17:55.556 Arnavutluk'a gitmiş. Arnavutluk'ta bir Bektâşî tekkesine uğramış, orada kendisine halis 00:17:56.178 --> 00:18:04.278 rakı ikram etmişler, bu da içmiş, Cumhuriyet gazetesinde ballandıra ballandıra anlatıyordu. 00:18:04.528 --> 00:18:12.589 Tabi o ballandırıyor, ama ben de anlamış oldum ki o tekke denilen yerde içki sunulmuş, içki içmişler. 00:18:12.894 --> 00:18:19.543 Demek ki hâlâ o tarihte, kitaplarda okuduğumuz mel'anetleri yapan yerler var. 00:18:19.989 --> 00:18:28.647 Allah saklasın. Allah Ümmet-i Muhammed'i şerlilerin şerrinden korusun. 00:18:29.760 --> 00:18:35.812 Bu tasavvufu, tarikati istismar edip de böyle mel'anet yapan sapık insanlar var. 00:18:35.852 --> 00:18:39.700 Görüyorlar ki tasavvuf güzeldir, görüyorlar ki İslâm güzeldir, 00:18:39.782 --> 00:18:45.390 görüyorlar ki insanlar böyle mâneviyata heves ediyor; insanları bu yönden aldatan, 00:18:46.302 --> 00:18:52.310 çeşitli zahirî süslerle kandıran insanlar oluyor. 00:18:52.453 --> 00:18:58.550 Denizlili bir kardeşimiz var, bilir. Denizli'de radyo yayını yapan, televizyon yayını yapan; 00:18:58.823 --> 00:19:03.515 "Allah'tan bana emir geldi, sabah namazını kılmayın." diye söyleyen bir adamdan bahsettiler. 00:19:06.410 --> 00:19:12.444 Allah'tan emir gelmiş! Bakın neler olabiliyor. 00:19:12.530 --> 00:19:25.649 Muhterem kardeşlerim! Onun için Allahu Teâlâ hazretlerinin lütfuna, hıfzına, himayesine çok sığınmak lazım. 00:19:25.719 --> 00:19:29.301 "Aman yâ Rabbi!" diye, Kur'ân-ı Kerîm'e sımsıkı sarılmak lazım, 00:19:29.340 --> 00:19:33.382 Peygamber Efendimiz'in sünnet-i seniyyesinden ayrılmamak lazım, 00:19:33.468 --> 00:19:39.348 şeriatin ahkâmından taviz vermemek lazım, takvâ yolundan ayrılmamak lazım, 00:19:41.270 --> 00:19:52.538 dinî ilimleri iyi öğrenmek lazım ve bu gibi oyunlara gelmemek lazım. 00:19:52.679 --> 00:19:57.955 Allah bizi yolunda dâim eylesin, zikrinde kâim eylesin, rızasına vâsıl eylesin, 00:19:57.995 --> 00:20:00.483 ömrümüzü rızasına uygun geçirmeyi nasip eylesin. 00:20:01.520 --> 00:20:09.840 Şu dalgalı, fırtınalı, dehşetli, tehlikeli dünya hayatını, bir derya gibi, 00:20:09.888 --> 00:20:15.781 karanlık bir gecede fırtınalı bir okyanusta gemimiz parçalanmış da 00:20:16.171 --> 00:20:23.340 etrafta köpek balıkları gezerken bir tahta parçasına tutunmuş, üstünde duruyoruz da, 00:20:23.451 --> 00:20:33.502 ölüm tehlikesi içinde ter döküyoruz gibi bu dâr-ı dünyadaki imtihan hayatını 00:20:33.527 --> 00:20:38.443 güzel geçirip sâhil-i selamete sıhhat ve âfiyetle ulaşıp 00:20:38.480 --> 00:20:42.120 iman-ı kâmil ile âhirete göçenlerden eylesin.