Namaz Vakitleri

25 Muharrem 1448
10 July 2026
İmsak
03:38
Güneş
05:34
Öğle
13:14
İkindi
17:13
Akşam
20:45
Yatsı
22:33
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Eûzubillahimineşşeytânirracîm.Eûzubillahimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. El-hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîne.

El-hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîne.
Ves-Salâtü ve's-selâmü alâ seyyidi'l-evvelîne ve'l-âhirîneVes-Salâtü ve's-selâmü alâ seyyidi'l-evvelîne ve'l-âhirîne seyyidine Muhammedin ve ala alihi vesahbihi ecmain.seyyidine Muhammedin ve ala alihi vesahbihi ecmain. Ve men tebi’ahû bi-ihsanin ilâ-yevmi’d-dîn.Ve men tebi’ahû bi-ihsanin ilâ-yevmi’d-dîn. Emmâ ba’dü:Emmâ ba’dü: Fa’lemû eyyühe’l-ihvânFa’lemû eyyühe’l-ihvân fe inne efdale’l-hadîsi kitâbullahfe inne efdale’l-hadîsi kitâbullah ve efdale’l-hedyi hedyü seyyidinâ Muhammedinve efdale’l-hedyi hedyü seyyidinâ Muhammedin sallallahu teala aleyhi ve sellemsallallahu teala aleyhi ve sellem ve şerre’l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesetin bid’atünve şerre’l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesetin bid’atün ve külle bid’atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fi’n-nâr.ve külle bid’atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fi’n-nâr. Ve bi’s-senedi’l-muttasıli ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem ennehû kâle:Ve bi’s-senedi’l-muttasıli ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem ennehû kâle: "Yâ aceben, külle’l-acebi

"Yâ aceben, külle’l-acebi
li’l-mütesaddiki bi-dâri’l-hulûdi li-dâri’l-ğurûr.li’l-mütesaddiki bi-dâri’l-hulûdi li-dâri’l-ğurûr. Sadaka rasûlü’llâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.

Sadaka rasûlü’llâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.
Çok aziz ve muhterem müslüman kardeşlerim!

Çok aziz ve muhterem müslüman kardeşlerim!
Allah Teâlâ hazretlerinin selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun.

Allah Teâlâ hazretlerinin selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin vePeygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ve din büyüklerimizin nasihatlerinden bir miktarını size bahsedeceğim.din büyüklerimizin nasihatlerinden bir miktarını size bahsedeceğim. Bunların açıklanmasına geçmeden önce

Bunların açıklanmasına geçmeden önce
evvelen ve hasssten Efendimiz Muhammed-i Mustafa Hazretleri'nin ruhu paki içinevvelen ve hasssten Efendimiz Muhammed-i Mustafa Hazretleri'nin ruhu paki için ve sair enbiyâ ve mürselininve sair enbiyâ ve mürselinin ve cümle evliyâullahın ve hasseten Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemve cümle evliyâullahın ve hasseten Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin ashâb-ı kirâmından rıdvanullahi Teâlâ aleyhi ve ecmainEfendimizin ashâb-ı kirâmından rıdvanullahi Teâlâ aleyhi ve ecmain müteselsilen ta zamanımıza kadar gelmiş geçmiş olanmüteselsilen ta zamanımıza kadar gelmiş geçmiş olan bütün sâdât-ı meşâyih-i turuk-u aliyyemizin ve hulefâsının,bütün sâdât-ı meşâyih-i turuk-u aliyyemizin ve hulefâsının, muhiblerin, müridlerinin ruhları için,muhiblerin, müridlerinin ruhları için, okuduğumuz kitabın müellifinin ruhu için,okuduğumuz kitabın müellifinin ruhu için, bu ilimlerin bize kadar gelmesine emek sarf etmiş olan âlimlerin,bu ilimlerin bize kadar gelmesine emek sarf etmiş olan âlimlerin, ravilerin ruhları için, uzaktan yakından bunları dinlemek üzere şuravilerin ruhları için, uzaktan yakından bunları dinlemek üzere şu mescide toplanmış olan, siz kardeşlerimizin ahirete göçmüş olanmescide toplanmış olan, siz kardeşlerimizin ahirete göçmüş olan bütün sevdiklerinin ve yakınlarının ruhları için,bütün sevdiklerinin ve yakınlarının ruhları için, biz hayatta olan Müslümanların da sıhhat, afiyet ve saadet, selamet üzere bulunmamız,biz hayatta olan Müslümanların da sıhhat, afiyet ve saadet, selamet üzere bulunmamız, Allah-u Teâlâ Hazretlerinin rızasına uygun ömür sürmemiz,Allah-u Teâlâ Hazretlerinin rızasına uygun ömür sürmemiz, huzuruna sevdiği, razı olduğu kullar olarak çıkmamız içinhuzuruna sevdiği, razı olduğu kullar olarak çıkmamız için bir Fâtiha, üç İhlâs-ı şerîf kıraat edelim.bir Fâtiha, üç İhlâs-ı şerîf kıraat edelim. Buyurun. Bismillâhirrahmânirrahîm.Buyurun. Bismillâhirrahmânirrahîm. Metnini okumuş olduğum hadis-i şerifte

Metnini okumuş olduğum hadis-i şerifte
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleriPeygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Zeyd b. Sâbit radiyallahu anh'ın bize naklettiğine göre şöyle buyurmuş.Zeyd b. Sâbit radiyallahu anh'ın bize naklettiğine göre şöyle buyurmuş. ”Men kânet niyyetühü’l-âhirate"

”Men kânet niyyetühü’l-âhirate"
Kimin niyeti ahiret ise,Kimin niyeti ahiret ise, kastı, gayesi, niyeti,kastı, gayesi, niyeti, maksadı ahiret ise,maksadı ahiret ise, "Ceme’a’llâhü şemlehû""Ceme’a’llâhü şemlehû" Allah onun iki yakasını bir araya getirir,Allah onun iki yakasını bir araya getirir, işlerini onarır, derler toparlar onu,işlerini onarır, derler toparlar onu, "Ve ce’ale ğinâhü fî kalbihi""Ve ce’ale ğinâhü fî kalbihi" kalbine bir zenginlik ihsan eder,kalbine bir zenginlik ihsan eder, gönül zenginliği verir.gönül zenginliği verir. "Ve etethü’ d-dünyâ ve hiye râğimetün.""Ve etethü’ d-dünyâ ve hiye râğimetün." İstemese de, istemese de dünya ona peşinden sürüklenir, gelir.İstemese de, istemese de dünya ona peşinden sürüklenir, gelir. İstemeye istemeye gelir.İstemeye istemeye gelir. Çünkü Allah getirtir.Çünkü Allah getirtir. Allah Teâlâ Hazretleri isteyinceAllah Teâlâ Hazretleri isteyince dünyanın elinde bir şey var,dünyanın elinde bir şey var, bunu sürte sürte dünya onun peşinden gelir.bunu sürte sürte dünya onun peşinden gelir. "Ve men kânet niyettühü’d-dünyâ."

"Ve men kânet niyettühü’d-dünyâ."
Kimin de niyeti dünya ise,Kimin de niyeti dünya ise, maksadı, gayesi, dünya ise,maksadı, gayesi, dünya ise, "Ferraka’llâhü aleyhi emrahû.""Ferraka’llâhü aleyhi emrahû." Allah onun işlerini darmadağın eder.Allah onun işlerini darmadağın eder. İşini dağıtır.İşini dağıtır. Hani gençler bazen söylüyorlar ya, falancı adam dağıtmış diyorlar.Hani gençler bazen söylüyorlar ya, falancı adam dağıtmış diyorlar. Yani işleri darmadağın, perişan, aklı perişan manasına.Yani işleri darmadağın, perişan, aklı perişan manasına. "Ve ce’ale fakrahû beyne ayneyhi.""Ve ce’ale fakrahû beyne ayneyhi." Fakirliğini, muhtaçlığını, ihtiyaç halini iki gözünün ortasına diker.Fakirliğini, muhtaçlığını, ihtiyaç halini iki gözünün ortasına diker. İki gözü ortasında durur.İki gözü ortasında durur. Karşısında hiç gözünden ayrılmaz bir şekilde fakirlik,Karşısında hiç gözünden ayrılmaz bir şekilde fakirlik, tecessüm etmiş bir şekilde gözünün önünde durur.tecessüm etmiş bir şekilde gözünün önünde durur. "Ve lem ye’tihî mine’d-dünyâ illâ mâ ketebe’llâhü lehû"

"Ve lem ye’tihî mine’d-dünyâ illâ mâ ketebe’llâhü lehû"
Dünyadan da Allah'ın ona ezelde takdir ettiği ne varsa ondan başka bir şey gelmez.Dünyadan da Allah'ın ona ezelde takdir ettiği ne varsa ondan başka bir şey gelmez. Dünyaya rağbet ettiği halde.Dünyaya rağbet ettiği halde. Peşinden koştuğu halde.Peşinden koştuğu halde. Şimdi bu hadis-i şerif bizim için çok önemli birŞimdi bu hadis-i şerif bizim için çok önemli bir dini esası anlatan hadis-i şeriftir.dini esası anlatan hadis-i şeriftir. Dünya deyince bizim bugünkü tahsil seviyesindeDünya deyince bizim bugünkü tahsil seviyesinde insanların anladığı yeryüzüdür, yuvarlak.insanların anladığı yeryüzüdür, yuvarlak. İşte eni şu kadar, ekvatoru olan, kutupları olan bir şey anlaşılır.İşte eni şu kadar, ekvatoru olan, kutupları olan bir şey anlaşılır. Halbuki hadis-i şeriflerde dünya deyince bu kastedilmiyor.Halbuki hadis-i şeriflerde dünya deyince bu kastedilmiyor. Dünya, o manada dünyaya Araplar ard derler.Dünya, o manada dünyaya Araplar ard derler. Semavati vel ard derler.Semavati vel ard derler. Dünya dediği başka bir şey.Dünya dediği başka bir şey. Biz şimdi dünya deyince yer küreyi anlıyoruz.Biz şimdi dünya deyince yer küreyi anlıyoruz. İşte şu kadar meridyeni var, bu kadar paraleli var,İşte şu kadar meridyeni var, bu kadar paraleli var, kutupları var, ekvatoru var, beş kıtası var, denizler var filan.kutupları var, ekvatoru var, beş kıtası var, denizler var filan. Bu değil.Bu değil. Hadis-i şeriflerde dünya kelimesi geçti mi maksat bu değildir, nedir?Hadis-i şeriflerde dünya kelimesi geçti mi maksat bu değildir, nedir? Hadis-i şerifte dünya kelimesi,

Hadis-i şerifte dünya kelimesi,
âyet-i kerîmede de böyle, âyet-i kerîmede ve hadis-i şerifte dünya kelimesi geçer.âyet-i kerîmede de böyle, âyet-i kerîmede ve hadis-i şerifte dünya kelimesi geçer. Dünya kelimesi yakın demek.Dünya kelimesi yakın demek. Daha yakın, nispeten daha yakın olan şey demek.Daha yakın, nispeten daha yakın olan şey demek. Bir sıfattır yani, vasıftır.Bir sıfattır yani, vasıftır. Yakın olan şey ne?Yakın olan şey ne? Bu yakınlık sıfatıyla iki kelime tavsif ediliyor.Bu yakınlık sıfatıyla iki kelime tavsif ediliyor. Bir, el hayatüddünya,Bir, el hayatüddünya, yakındaki, daha yakın olan hayat.yakındaki, daha yakın olan hayat. Yani şu anda bizim yaşadığımız hayat.Yani şu anda bizim yaşadığımız hayat. Kaç tane hayat var?Kaç tane hayat var? İki belli başlı hayat var.

İki belli başlı hayat var.
Bir şu anda bizim içinde bulunduğumuz, yakınımızda olanBir şu anda bizim içinde bulunduğumuz, yakınımızda olan içinde bulunduğumuz hayat, el-hayatü'd-dünya, yakın olan hayat.içinde bulunduğumuz hayat, el-hayatü'd-dünya, yakın olan hayat. Ötekisi el-hayatü'l-âhiretü.Ötekisi el-hayatü'l-âhiretü. İkinci, daha sonraki hayat.İkinci, daha sonraki hayat. Hayat kelimesi demek ki bu yakın sıfatıyla tavsip ediliyor, bir.Hayat kelimesi demek ki bu yakın sıfatıyla tavsip ediliyor, bir. İkinci, dâr kelimesi.İkinci, dâr kelimesi. Yurt manasına, ev manasına, çadır manasınaYurt manasına, ev manasına, çadır manasına gelen dâr kelimesi bu sıfatla tavsip edilir.gelen dâr kelimesi bu sıfatla tavsip edilir. Eddârud-dünya, yakın olan yurt demek.Eddârud-dünya, yakın olan yurt demek. Yani şu hayat, şu dünya, şu yaşadığımız bu alem,Yani şu hayat, şu dünya, şu yaşadığımız bu alem, eddârud-dünyadır, yakın alemdir.eddârud-dünyadır, yakın alemdir. Şu anda içindeyiz.Şu anda içindeyiz. Ötekisi, eddârul-âhireti, öteki hayat.Ötekisi, eddârul-âhireti, öteki hayat. Oraya ne zaman gideceğiz?Oraya ne zaman gideceğiz? Öldükten sonra gideceğiz.

Öldükten sonra gideceğiz.
Kıyamet koptuktan sonra herkes toplanacağı yer, asıl yurt.Kıyamet koptuktan sonra herkes toplanacağı yer, asıl yurt. Ahiret yurdu diyoruz ona.Ahiret yurdu diyoruz ona. Buna da işte yakın yurt manası.Buna da işte yakın yurt manası. Şimdi hadis-i şeriflerde dünya denildiği zamanŞimdi hadis-i şeriflerde dünya denildiği zaman anlaşılan bugünkü hayat,anlaşılan bugünkü hayat, bugünkü içinde bulunduğumuzbugünkü içinde bulunduğumuz yaşayış tarzı anlaşılır.yaşayış tarzı anlaşılır. Neden bu dünya, bu yaşayış tarzı,Neden bu dünya, bu yaşayış tarzı, bu hayat makbul değil?bu hayat makbul değil? O makbullük, makbul olmama bakış tarzına göre değişir.O makbullük, makbul olmama bakış tarzına göre değişir. Bugünkü hayat makbul müdür, değil midir?

Bugünkü hayat makbul müdür, değil midir?
Bir şey söyleyemem.Bir şey söyleyemem. Nereden bakıyorsan ona göre.Nereden bakıyorsan ona göre. Bugünkü hayat makbuldür.Bugünkü hayat makbuldür. Eğer sen bugünkü hayatı, ahireti kazanmak içinEğer sen bugünkü hayatı, ahireti kazanmak için bir fırsat telakki edip de sermayem benim, ömür sermayemdir,bir fırsat telakki edip de sermayem benim, ömür sermayemdir, ben bunun için gayret sarf edeyim deben bunun için gayret sarf edeyim de Allahu Teâlâ Hazretleri'nin huzurunaAllahu Teâlâ Hazretleri'nin huzuruna iyi bir kul olarak çıkayım, yüze ak bir kul, defteri amali,iyi bir kul olarak çıkayım, yüze ak bir kul, defteri amali, temiz bir kul, sevaplarla dolu bir kul olarak çıkayım diye düşünüyorsan,temiz bir kul, sevaplarla dolu bir kul olarak çıkayım diye düşünüyorsan, ne güzel işte bak bu hayatı değerlendiriyorsun.ne güzel işte bak bu hayatı değerlendiriyorsun. Bu hayatın bir kusuru yok doğrudan doğruya.Bu hayatın bir kusuru yok doğrudan doğruya. Amma bir insan bu hayatı gaye ediniyorsa,Amma bir insan bu hayatı gaye ediniyorsa, ya bu dünyaya gelmişim, nereden geldiğimin farkında değilim.ya bu dünyaya gelmişim, nereden geldiğimin farkında değilim. Nereye gideceğimin de farkında değilim.Nereye gideceğimin de farkında değilim. Yaşamama bakayım.Yaşamama bakayım. Bak içki var, zevk var, kumar var,Bak içki var, zevk var, kumar var, plaj var, eğlence var, çalgı var, gazinolar var,plaj var, eğlence var, çalgı var, gazinolar var, diskotekler var, barlar var, pavyonlar var,diskotekler var, barlar var, pavyonlar var, efendim seyahatler var.efendim seyahatler var. Dünya kadar çeşitli, say sayabildiğin kadar hoşa gidecek şeyler var.Dünya kadar çeşitli, say sayabildiğin kadar hoşa gidecek şeyler var. Yiyecekler, içecekler, eğlenceler, zevkler, sefalar var.Yiyecekler, içecekler, eğlenceler, zevkler, sefalar var. Ben buraya geldim ya,Ben buraya geldim ya, ölüp gideceğim, belki böyle bir şey, fırsat elime ya geçer ya geçmez.ölüp gideceğim, belki böyle bir şey, fırsat elime ya geçer ya geçmez. Fırsat bu fırsattır.Fırsat bu fırsattır. Dal şu zevklerin içine, yaşa yaşayabildiğin kadar,Dal şu zevklerin içine, yaşa yaşayabildiğin kadar, keyfine bak, zevkine bak diye düşünürse insan,keyfine bak, zevkine bak diye düşünürse insan, işte şey budur.işte şey budur. Yani hadis-i şeriflerde dünya denildiği zamanYani hadis-i şeriflerde dünya denildiği zaman kast edilen mana budur.kast edilen mana budur. İnsanoğlu gaye olarak bu hayatı esas alırsa,İnsanoğlu gaye olarak bu hayatı esas alırsa, ben öbür tarafı bilmiyorum, oraya aklım ermez.ben öbür tarafı bilmiyorum, oraya aklım ermez. Ben burada keyfime bakarım.Ben burada keyfime bakarım. Dünyaya bir kere geldim, bir daha beni buraya getirmeyecekler.Dünyaya bir kere geldim, bir daha beni buraya getirmeyecekler. Herkes de ölüp gidiyor.Herkes de ölüp gidiyor. Bak ölümü de biliyor.Bak ölümü de biliyor. Ölümü de bilir ha sakın bu ehli dünyanın zevkli sefa ehlininÖlümü de bilir ha sakın bu ehli dünyanın zevkli sefa ehlinin ölümü bilmediğini sanmayın.ölümü bilmediğini sanmayın. Ölümü çok iyi bilir.Ölümü çok iyi bilir. Nasıl olsa öleceğim der ama çıkardığı ders farklı.Nasıl olsa öleceğim der ama çıkardığı ders farklı. Nasıl olsa öleceğim, o halde vur patlasın, çal oynasın, eğleneyim der o.Nasıl olsa öleceğim, o halde vur patlasın, çal oynasın, eğleneyim der o. Biz de nasıl olsa öleceğiz, o halde ölümden sonrasına hazırlanalım deriz.Biz de nasıl olsa öleceğiz, o halde ölümden sonrasına hazırlanalım deriz. Arada fark var.Arada fark var. Yani o da bilir ölümü.Yani o da bilir ölümü. Bilmemek mümkün mü?Bilmemek mümkün mü? Tabutun üstüne yeşil bir örtüyü koyuyorlar.Tabutun üstüne yeşil bir örtüyü koyuyorlar. Üstüne de âyet-i kerîmeyi yazıyorlar.Üstüne de âyet-i kerîmeyi yazıyorlar. Küllü nefsin zâikatü’l-mevt. (Ankebût Suresi 57. Ayet)

Küllü nefsin zâikatü’l-mevt. (Ankebût Suresi 57. Ayet)
Her nefis, her insan ölümü tadacak diye yazıyorlar.

Her nefis, her insan ölümü tadacak diye yazıyorlar.
Herkes de hacı bayramdan, o camiden, bu camidenHerkes de hacı bayramdan, o camiden, bu camiden sevdiklerini omuzuna alıp, tabutunu taşıyıp götürüyor.sevdiklerini omuzuna alıp, tabutunu taşıyıp götürüyor. Bilmez olur mu?Bilmez olur mu? Herkes ölümü biliyor ama çıkardığı ders farklı.Herkes ölümü biliyor ama çıkardığı ders farklı. Birisi madem herkes ölüyor diyor,Birisi madem herkes ölüyor diyor, ölmeden yaşayabildiğim kadar yaşayayım, zevkü sefa süreyim.ölmeden yaşayabildiğim kadar yaşayayım, zevkü sefa süreyim. Eğleneyim diyor.Eğleneyim diyor. Vur patlasın, çal oynasın.Vur patlasın, çal oynasın. Nasıl olursa olsun eğleneyim diyor.Nasıl olursa olsun eğleneyim diyor. Ötekisi de vay,Ötekisi de vay, demek ki bu hayatın sonu ölümmüş, acaba ölümden sonraki hayatta ne vardemek ki bu hayatın sonu ölümmüş, acaba ölümden sonraki hayatta ne var diye ölümden sonraki hayatı esas alıyor.diye ölümden sonraki hayatı esas alıyor. Demek ki insanlar iki ana grupta.Demek ki insanlar iki ana grupta. Birisi bugünkü hayatı hedef almış,

Birisi bugünkü hayatı hedef almış,
bugünkü hayatını yaşamaya bakıyor.bugünkü hayatını yaşamaya bakıyor. Arkadaş, bırak sen bu dertleri, gamları, kederleri, keyfine bak, yaşamana bak felsefesi.Arkadaş, bırak sen bu dertleri, gamları, kederleri, keyfine bak, yaşamana bak felsefesi. Bir.Bir. Ötekisi de, bu hayat fani bir hayattır,Ötekisi de, bu hayat fani bir hayattır, gelip geçiyor, bundan sonra ebedi bir hayata gideceğiz,gelip geçiyor, bundan sonra ebedi bir hayata gideceğiz, ben o ebedi hayatı imar edeyim.ben o ebedi hayatı imar edeyim. İşte iki tane esaslı şey.İşte iki tane esaslı şey. İki tane esaslı yol.İki tane esaslı yol. Birisi dünyayı hedef alıyor,Birisi dünyayı hedef alıyor, ötekisi de ahireti hedef alıyor.ötekisi de ahireti hedef alıyor. Bu iki yolun da ehilleri var, adamları var, taraftarları var.Bu iki yolun da ehilleri var, adamları var, taraftarları var. Müdafaa ediyorlar.Müdafaa ediyorlar. Boşver arkadaş diyor.Boşver arkadaş diyor. Gününü gün etmeye bak diyor.Gününü gün etmeye bak diyor. Nasıl günümü gün edeyim?Nasıl günümü gün edeyim? Çal, çırp, yaşa, eğlen, gez, dolaş.Çal, çırp, yaşa, eğlen, gez, dolaş. Kendi şeyine bak.Kendi şeyine bak. Babana dahi itimat etme.Babana dahi itimat etme. Nereden kazanırsan kazan.Nereden kazanırsan kazan. Hiç kimseye aldırmaHiç kimseye aldırma falan gibi böyle felsefelerle.falan gibi böyle felsefelerle. Öteki adam da korkuyor, ahireti esas alıyor.Öteki adam da korkuyor, ahireti esas alıyor. İşte dünya ve ahiret deyince bu iki zihniyeti hatırımıza getireceğiz.İşte dünya ve ahiret deyince bu iki zihniyeti hatırımıza getireceğiz. Ayetlerde ve hadis-i şeriflerde,

Ayetlerde ve hadis-i şeriflerde,
ümmiyetle dünya zikredildiği zaman,ümmiyetle dünya zikredildiği zaman, hedefini bugünkü hayatı yaşamaya yöneltmişhedefini bugünkü hayatı yaşamaya yöneltmiş insanı anlayacağız.insanı anlayacağız. Ahiret ehli deyince de,Ahiret ehli deyince de, bundan sonraki hayata inanmışbundan sonraki hayata inanmış ve onu imar etmeye çalışan insanı anlayacağız.ve onu imar etmeye çalışan insanı anlayacağız. Şimdi biz aslında Müslümanlar olarak hepimizinŞimdi biz aslında Müslümanlar olarak hepimizin hangi gruptan olmamız gerekir?hangi gruptan olmamız gerekir? Hiç şek şüphe yok ki.Hiç şek şüphe yok ki. Amentü de diyoruz ki,Amentü de diyoruz ki, Amentü billahi ve melâiketihi,Amentü billahi ve melâiketihi, ve kütübihî ve rusülihî ve'l yevmi'l-âhırive kütübihî ve rusülihî ve'l yevmi'l-âhıri beşinci de diyoruz ki, Allah'a inandım,beşinci de diyoruz ki, Allah'a inandım, meleklerine inandım, kitaplarına inandım,meleklerine inandım, kitaplarına inandım, peygamberlerine inandım,peygamberlerine inandım, gönderdiği elçilere, hak elçilerine inandımgönderdiği elçilere, hak elçilerine inandım ve ahiret gününe inandım diyoruz.ve ahiret gününe inandım diyoruz. Diyor muyuz?Diyor muyuz? İmanımız bunu demezsek tamam olur mu olmaz.İmanımız bunu demezsek tamam olur mu olmaz. Amentümüz onu hadis-i şeriflerimizde zikrediyor.

Amentümüz onu hadis-i şeriflerimizde zikrediyor.
Ulemâmız da kitaplarımız da yazmış.Ulemâmız da kitaplarımız da yazmış. Efendim ben her şeye inanırım da ahirete inanmam.Efendim ben her şeye inanırım da ahirete inanmam. O zaman sen müslüman değilsin, buyur.O zaman sen müslüman değilsin, buyur. Dünya üzerindeki çeşit çeşit vitrinlerdenDünya üzerindeki çeşit çeşit vitrinlerden kendine felsefe beğen.kendine felsefe beğen. Hangi felsefeyi beğenirsen buyur, al.Hangi felsefeyi beğenirsen buyur, al. Koltuğun altına kitabını al, o felsefenin ehli ol.Koltuğun altına kitabını al, o felsefenin ehli ol. Müslüman olmazsın.Müslüman olmazsın. Ne olursan ol.Ne olursan ol. Ne olursan ol ondan sonra.Ne olursan ol ondan sonra. Müslüman oldu mu vel yevmil ahiri diyor.Müslüman oldu mu vel yevmil ahiri diyor. Ahirete de inanıyor Müslüman.Ahirete de inanıyor Müslüman. O halde ahirete inanan bir insanO halde ahirete inanan bir insan ahireti ihmal edemez.ahireti ihmal edemez. Ahirete inanan bir insanAhirete inanan bir insan 80-70 yıllık şu dünya hayatını hedef almaz,80-70 yıllık şu dünya hayatını hedef almaz, ahireti hedef alır.ahireti hedef alır. Bütün Müslümanların esas itibariyle o haldeBütün Müslümanların esas itibariyle o halde ahiret ehli olması gerekir.ahiret ehli olması gerekir. Madem ahirete inanıyor, ahiret için çalışması gerekir.Madem ahirete inanıyor, ahiret için çalışması gerekir. Ama Müslümanların bütünü maalesef bu kafada değildir.Ama Müslümanların bütünü maalesef bu kafada değildir. Neden?Neden? İyi müslüman değildir de ondan.

İyi müslüman değildir de ondan.
Dünyadan haberi yoktur.Dünyadan haberi yoktur. Amentüsünden haberi yoktur müslümanın.Amentüsünden haberi yoktur müslümanın. Fâtiha'yı bilmez.Fâtiha'yı bilmez. Besmele'yi de doğru düzgün çekmez.Besmele'yi de doğru düzgün çekmez. İnşaallah, inşaallah der.İnşaallah, inşaallah der. Telaffuzunu doğru yapmaz.Telaffuzunu doğru yapmaz. Hadi telaffuzu yanlış olsa da fikri doğru olsa.Hadi telaffuzu yanlış olsa da fikri doğru olsa. Eskiden bir ümmi derviş bir çiçeği eline alırmış.Eskiden bir ümmi derviş bir çiçeği eline alırmış. O çiçekten ne ibretler çıkartırmış.O çiçekten ne ibretler çıkartırmış. Gözü yaşarırmış.Gözü yaşarırmış. Allah Allah şunun rengine bak,Allah Allah şunun rengine bak, şunun kokusundaki güzelliğe bak diye.şunun kokusundaki güzelliğe bak diye. Hüngür hüngür ağlıyor.Hüngür hüngür ağlıyor. Neden? Mevlam yaratmış. Nasıl yaratmış?Neden? Mevlam yaratmış. Nasıl yaratmış? Şu kokuyu nasıl vermiş diyor.

Şu kokuyu nasıl vermiş diyor.
Sonra boynunu eğri görür.Sonra boynunu eğri görür. Sorar sordum sarı çiçeğe neden boynun eğridir diye.Sorar sordum sarı çiçeğe neden boynun eğridir diye. Konuşur yani.Konuşur yani. İbret alır.İbret alır. Ârif bir insan ama bizimkiler ibret almaz.Ârif bir insan ama bizimkiler ibret almaz. Dünyadan haberi yok.Dünyadan haberi yok. Arapça bilmez, dinini bilmez, imanını bilmez,Arapça bilmez, dinini bilmez, imanını bilmez, ametüsünü bilmez.ametüsünü bilmez. Onun için bizim Müslümanların yekpare hepsininOnun için bizim Müslümanların yekpare hepsinin ahiret ehli olması lazım ama maalesef öyle değil.ahiret ehli olması lazım ama maalesef öyle değil. Bir kısmı ehli dünyadır.Bir kısmı ehli dünyadır. Hem de adam akıllı ehli dünyadır.Hem de adam akıllı ehli dünyadır. Yarış edecek kadar öteki ehli dünyayla,Yarış edecek kadar öteki ehli dünyayla, öteki dünya ehliyle yarışacak kadar ehli dünyadır.öteki dünya ehliyle yarışacak kadar ehli dünyadır. Dünya için asar, keser, çalar, çırpar,Dünya için asar, keser, çalar, çırpar, uğraşır, didinir, kalp kırar, haramlara batar çıkar.uğraşır, didinir, kalp kırar, haramlara batar çıkar. Ne anladım kardeşim ben senin ahirete inandığından?

Ne anladım kardeşim ben senin ahirete inandığından?
Ahiret var, hesap var diyorsun.Ahiret var, hesap var diyorsun. Hayrola, bunlar ne böyle?Hayrola, bunlar ne böyle? Nereden girdi bu faize, bu harama?Nereden girdi bu faize, bu harama? Nasıl yapıyorsun bu işi, öteki işi filan?Nasıl yapıyorsun bu işi, öteki işi filan? Akıl almaz.Akıl almaz. Demek ki Müslümanların bir kısmı gafildir.Demek ki Müslümanların bir kısmı gafildir. Bu önceden belli miydi hocam?Bu önceden belli miydi hocam? Elbette belli.Elbette belli. Elbette belli.Elbette belli. Ve mâ ekseru’n-nâsi velev haraste bi-mü’minîn. (Yûsuf Suresi 103. Ayet)

Ve mâ ekseru’n-nâsi velev haraste bi-mü’minîn. (Yûsuf Suresi 103. Ayet)
İnsanların çoğu ne kadar gayret etsen,

İnsanların çoğu ne kadar gayret etsen,
çırpınsan, didinsen de Ey Resulüm inanmayacaklar.çırpınsan, didinsen de Ey Resulüm inanmayacaklar. İnsanların ekseriyeti cehenneme kütük olacak.İnsanların ekseriyeti cehenneme kütük olacak. Cehennemi yakmakta kütük olacak.Cehennemi yakmakta kütük olacak. Kafası idrak olmadıktan sonra Allah Teâlâ Hazretleri yarattığı kullar,Kafası idrak olmadıktan sonra Allah Teâlâ Hazretleri yarattığı kullar, hepimiz aciz naçiz kullarıyız.hepimiz aciz naçiz kullarıyız. Bir kısmı cehenneme kütük olacak insanların büyük bir kısmı.Bir kısmı cehenneme kütük olacak insanların büyük bir kısmı. Müminler insanların topluluğu içinde azdır.Müminler insanların topluluğu içinde azdır. Büyük bir kısmı gafil.Büyük bir kısmı gafil. Biz kendimiz uğraşıp,Biz kendimiz uğraşıp, didinip, çırpınıp da o gafil insanlarındidinip, çırpınıp da o gafil insanların güruhundan kendimizi kurtarabilirsek,güruhundan kendimizi kurtarabilirsek, kurtarıp da kendimizi kenara çekebilirsek,kurtarıp da kendimizi kenara çekebilirsek, denize düşmüş binlerce insan,denize düşmüş binlerce insan, çırpınan insanlardan birkaç tanesiçırpınan insanlardan birkaç tanesi fırsatı bulmuş da sahile çıkmış gibi olur.fırsatı bulmuş da sahile çıkmış gibi olur. Geçenlerde, kaç sene önceydi, 15 sene önce miydi?

Geçenlerde, kaç sene önceydi, 15 sene önce miydi?
Kocaman bir vapur İzmit'ten tıka basa doluKocaman bir vapur İzmit'ten tıka basa dolu çıktı İzmit görfezine, Lodos'ta devrildi,çıktı İzmit görfezine, Lodos'ta devrildi, Gölcük tarafından geçemeden battı.Gölcük tarafından geçemeden battı. 400 kişi boğuldu, gazetelerin yazdığına göre.400 kişi boğuldu, gazetelerin yazdığına göre. Eh, yüzen kurtuldu.Eh, yüzen kurtuldu. Yani ötekilerin hepsi boğuldu.Yani ötekilerin hepsi boğuldu. Yüzme bilmeyenler, kimsenin kimseye faydası olmadı.Yüzme bilmeyenler, kimsenin kimseye faydası olmadı. Yüzen, pazusu kuvvetli olan, yüzmeyi bilen,Yüzen, pazusu kuvvetli olan, yüzmeyi bilen, o fırtınalı havada sahile çıktı, canını kurtarabildi.o fırtınalı havada sahile çıktı, canını kurtarabildi. Dünya da böyledir.Dünya da böyledir. Lokman-ı Hekim aleyhisselam demiş ki,Lokman-ı Hekim aleyhisselam demiş ki, oğluna söylemiş,oğluna söylemiş, "Ed-dünyâ bahrun ‘amîkun kesirün mine’n-nâsi yüğraku fîhâ."

"Ed-dünyâ bahrun ‘amîkun kesirün mine’n-nâsi yüğraku fîhâ."
Dünya bir derin denizdir.

Dünya bir derin denizdir.
Çoğu insan onun içinde boğulur, ekseriyet boğulur.Çoğu insan onun içinde boğulur, ekseriyet boğulur. Dikkat edelim ki ondan olmayalım.Dikkat edelim ki ondan olmayalım. O güruhun içinde olmayalım.O güruhun içinde olmayalım. Olursak ne olur yani?Olursak ne olur yani? Biz ziyan ederiz.Biz ziyan ederiz. Biz ziyan ederiz.Biz ziyan ederiz. Kâr da bize, zarar da bize.Kâr da bize, zarar da bize. Allah Teâlâ Hazretleri'ninAllah Teâlâ Hazretleri'nin milyarlar milyarlar mahlukundan bir mahlukuz biz.milyarlar milyarlar mahlukundan bir mahlukuz biz. Bir tanesi cehennemlik olmuş.Bir tanesi cehennemlik olmuş. Hepsi cehennemlik olmuş.Hepsi cehennemlik olmuş. Ne fark eder Allah Teâlâ Hazretleri'ninNe fark eder Allah Teâlâ Hazretleri'nin azametinden ne eksilir?azametinden ne eksilir? Hiçbir şey eksilmez.

Hiçbir şey eksilmez.
O halde çırpınacağız, biz çırpınacağız, biz uğraşacağız, gayret sarf edeceğiz.O halde çırpınacağız, biz çırpınacağız, biz uğraşacağız, gayret sarf edeceğiz. Uğraşmıyoruz.Uğraşmıyoruz. Bir türlü ateş almıyoruz.Bir türlü ateş almıyoruz. Çakıyoruz, yakıyoruz, yakından uğraşıyoruz.Çakıyoruz, yakıyoruz, yakından uğraşıyoruz. Bir türlü kalbimizin ateşi ısınmıyor, yanmıyor.Bir türlü kalbimizin ateşi ısınmıyor, yanmıyor. Söyle, söyle.Söyle, söyle. Sanki ben bir menfaat sahibi olacakmışım gibi dinlemiyor.Sanki ben bir menfaat sahibi olacakmışım gibi dinlemiyor. Dinleyen anlamıyor. Olmaz öyle.Dinleyen anlamıyor. Olmaz öyle. İkazı anlar, anlamaz insan aklını başına devşirecek, toplayacak,İkazı anlar, anlamaz insan aklını başına devşirecek, toplayacak, ona göre tedbir alacak.ona göre tedbir alacak. Bu dünyayı hedef aldın mı, buradaki yaşamayıBu dünyayı hedef aldın mı, buradaki yaşamayı ya geçer eline ya geçmez, belli değil.ya geçer eline ya geçmez, belli değil. Ama geçmeyeceğini bu hadis-i şerifte şimdi anladık.Ama geçmeyeceğini bu hadis-i şerifte şimdi anladık. Takdirde ne varsa o geçer, fazlası geçmez.Takdirde ne varsa o geçer, fazlası geçmez. İstediğin kadar çırpın, uğraş,İstediğin kadar çırpın, uğraş, ondan fazlası geçmez.ondan fazlası geçmez. Ahiretini kaybedersin.Ahiretini kaybedersin. Gene de hastalık gelir, üzüntü gelir,Gene de hastalık gelir, üzüntü gelir, dert gelir, çoluğundan, çocuğundan,dert gelir, çoluğundan, çocuğundan, işinden, gücünden, memuriyetinden.işinden, gücünden, memuriyetinden. Bin bir türlü sıkıntı olur gene.Bin bir türlü sıkıntı olur gene. Hiç Allah'tan gafil olmaya gelir mi?

Hiç Allah'tan gafil olmaya gelir mi?
Değer mi yani şu dünyada?Değer mi yani şu dünyada? Her an muhtaçsın, her an onun rızkını yiyorsun.Her an muhtaçsın, her an onun rızkını yiyorsun. Akıllıca bir şey değil.Akıllıca bir şey değil. Şimdi bu izaha göreŞimdi bu izaha göre bir kere daha hadis-i şerif'i okuyalım.bir kere daha hadis-i şerif'i okuyalım. Buyuruyor ki Peygamber Efendimiz;Buyuruyor ki Peygamber Efendimiz; Kimin niyeti ahiretse, kimin hedefi ahiretseKimin niyeti ahiretse, kimin hedefi ahiretse Allah onun işini derler, toparlar.Allah onun işini derler, toparlar. Allah onun iki yakasını bir araya getirir, işini onarır, düzenler.Allah onun iki yakasını bir araya getirir, işini onarır, düzenler. Ve gözünün önüne, gönlüne gönül zenginliği verir.Ve gözünün önüne, gönlüne gönül zenginliği verir. Bir huzur, bir rahatlık verir, oh elhamdülillah.Bir huzur, bir rahatlık verir, oh elhamdülillah. Gönlü zengin olur.Gönlü zengin olur. Şu Allah'ın bir lütfu.Şu Allah'ın bir lütfu. Ahireti düşünen insana bir lütuf.Ahireti düşünen insana bir lütuf. Eski şeylerden hani hükümdarlardan,Eski şeylerden hani hükümdarlardan, Büyük İskender dedikleri adam gelmiş,Büyük İskender dedikleri adam gelmiş, bir hakimin yanına ziyaretine gitmiş,bir hakimin yanına ziyaretine gitmiş, dikilmiş başına, demiş dile benden ne dilersin?dikilmiş başına, demiş dile benden ne dilersin? Büyük İskender, üstünde zırhları var, kılıcı var,Büyük İskender, üstünde zırhları var, kılıcı var, silahları var.silahları var. Büyük hükümdar, ordusuylaBüyük hükümdar, ordusuyla Balkanlardan geçmiş, Anadolu'dan geçmiş,Balkanlardan geçmiş, Anadolu'dan geçmiş, Hindistanları, Türkistanları dolaşmış gelmiş bir adam.Hindistanları, Türkistanları dolaşmış gelmiş bir adam. Dile benden ne dilersin?

Dile benden ne dilersin?
Şöyle bakmış, gölge etme demiş, başka ihsan istemem.Şöyle bakmış, gölge etme demiş, başka ihsan istemem. Çekil güneşimden, gölge etme,Çekil güneşimden, gölge etme, güneşime mani olma da ihsanın senin olsun,güneşime mani olma da ihsanın senin olsun, senin iyiliğini istemem, başka bir şey istemem demiş.senin iyiliğini istemem, başka bir şey istemem demiş. Böyle meşhur bir sözdür, gölge etme,Böyle meşhur bir sözdür, gölge etme, başka ihsan istemem diye.başka ihsan istemem diye. Demek ki Allah Teâlâ HazretleriDemek ki Allah Teâlâ Hazretleri böyle bir insanın niyeti ahiret olunca Allah işini onarıyor,böyle bir insanın niyeti ahiret olunca Allah işini onarıyor, gönlüne bir gönül zenginliği veriyor.gönlüne bir gönül zenginliği veriyor. Aldırmıyor yani dünyaya.Aldırmıyor yani dünyaya. Öteki padişah sanıyor ki o adam kıvranacak, kendisinden bir yardım isteyecek filan.Öteki padişah sanıyor ki o adam kıvranacak, kendisinden bir yardım isteyecek filan. Hiç, gölge etme diyor, ben rahatım, hoşum.Hiç, gölge etme diyor, ben rahatım, hoşum. Gönlüne bir şey verince Allah.Gönlüne bir şey verince Allah. Bu gönül zenginliği de çok önemlidir.Bu gönül zenginliği de çok önemlidir. Kem dürür yoksulluktan nicelerin varlığı,Kem dürür yoksulluktan nicelerin varlığı, bunca varlık var iken gitmez gönül darlığı.bunca varlık var iken gitmez gönül darlığı. Bazı insanların yoksulluktan daha beterdir varlığı.Bazı insanların yoksulluktan daha beterdir varlığı. O kadar varlığı vardır, parası, mülkü, malı,O kadar varlığı vardır, parası, mülkü, malı, şusu, busu, gönüldarlığı gitmez.şusu, busu, gönüldarlığı gitmez. Hadi bakalım, hadi bakalım nerede tedavi ettireceksin o gönül darlığını?Hadi bakalım, hadi bakalım nerede tedavi ettireceksin o gönül darlığını? Uğraş bakalım.Uğraş bakalım. Nereden uğraşta o gönül darlığını, nereden gidereceksin bakalım?Nereden uğraşta o gönül darlığını, nereden gidereceksin bakalım? Gönüldarlığını insandan Allah giderir.

Gönüldarlığını insandan Allah giderir.
Gönlüne zenginliği insana Allah verir.Gönlüne zenginliği insana Allah verir. İnsana hoşluğu Allah verir.İnsana hoşluğu Allah verir. İstediği kadar zengin olsun, milyarder olur.İstediği kadar zengin olsun, milyarder olur. Şu İran şahı acaba rahat yaşadı mı hiç sanmıyorum.Şu İran şahı acaba rahat yaşadı mı hiç sanmıyorum. İran'a gittik, gördük saraylarını,İran'a gittik, gördük saraylarını, aklım durdu, ben ömrümde öyle saray İstanbul'da falan görmedim.aklım durdu, ben ömrümde öyle saray İstanbul'da falan görmedim. Yani odalarına falan girdiği zamanYani odalarına falan girdiği zaman kelimelerle tarif edilmesi mümkün değil.kelimelerle tarif edilmesi mümkün değil. Perdelerini altınla, altın perde,Perdelerini altınla, altın perde, işletmiş perdelerini, tavanları altın,işletmiş perdelerini, tavanları altın, etrafı altın, her tarafı kristal,etrafı altın, her tarafı kristal, tarifi mümkün değil.tarifi mümkün değil. O kadar güzel şey insan göremez yani.O kadar güzel şey insan göremez yani. O adam mes'ud değildi, neden?O adam mes'ud değildi, neden? İki de bir de pilot kendisi, ödü patlıyordu.

İki de bir de pilot kendisi, ödü patlıyordu.
İki de bir de biraz memlekette kıpırtı oldu muİki de bir de biraz memlekette kıpırtı oldu mu hop havaalanına gidiyordu uçağına binip kaçmak için.hop havaalanına gidiyordu uçağına binip kaçmak için. Öyle ödü patlayan insan, korkan insan yediği yemekten tad alır mı?Öyle ödü patlayan insan, korkan insan yediği yemekten tad alır mı? Bak ben Elhamdülillah rahatım.

Bak ben Elhamdülillah rahatım.
İstediğim zaman yatarım, istediğim zaman kalkarım.İstediğim zaman yatarım, istediğim zaman kalkarım. Kavun istersem kavun alırım, karpuz istersem karpuz alırım,Kavun istersem kavun alırım, karpuz istersem karpuz alırım, kimsede bir şey demez, bir derdim yok kimseyle, bir problemim yok,kimsede bir şey demez, bir derdim yok kimseyle, bir problemim yok, rahat rahat yaşarım.rahat rahat yaşarım. Ama o adam o kadar parayla, pulla rahat mıydı, değildi.Ama o adam o kadar parayla, pulla rahat mıydı, değildi. Ödü patlıyordu, her gün,Ödü patlıyordu, her gün, her gün, sabahtan akşama kaç defa ölüyordu o adam.her gün, sabahtan akşama kaç defa ölüyordu o adam. Onun için şahlık mahlık para etmez.Onun için şahlık mahlık para etmez. İnsanın gönlüne huzuru, hoşluğu Allah verir.İnsanın gönlüne huzuru, hoşluğu Allah verir. Nice zenginler vardır ki gönlü dardır.Nice zenginler vardır ki gönlü dardır. Kemdürür yoksulluktan nicelerin varlığı,Kemdürür yoksulluktan nicelerin varlığı, bunca varlık varken gitmez gönül darlığı.bunca varlık varken gitmez gönül darlığı. Gönül darlığı gitmedi mi de hayatın tadı olmaz ki.Gönül darlığı gitmedi mi de hayatın tadı olmaz ki. Yemek koyar önüne, istemem der.Yemek koyar önüne, istemem der. Oturur, sigara üstüne sigara yakar, eli titrer.Oturur, sigara üstüne sigara yakar, eli titrer. Sigarayı doğru düzgün içemez.Sigarayı doğru düzgün içemez. Oraya üfürür, püf, bu tarafa üfürür.Oraya üfürür, püf, bu tarafa üfürür. Hay Allah, bundan nasıl kurtulacağım, bilmem ne yapacağım, uğraş didin.Hay Allah, bundan nasıl kurtulacağım, bilmem ne yapacağım, uğraş didin. Gel de bir bak bakalım Müslümanların haline.Gel de bir bak bakalım Müslümanların haline. İbadet etmiş bir insanın haline bak.İbadet etmiş bir insanın haline bak. Akşama oruç tutmuş da şöyle,Akşama oruç tutmuş da şöyle, biraz bayılmış bir Müslümanın haline bak.biraz bayılmış bir Müslümanın haline bak. Onun huzurunu parayla alabilir misin?Onun huzurunu parayla alabilir misin? Evet, aç kalmış, biraz sıkıntı çekmiş ama ne kadar huzurlu.Evet, aç kalmış, biraz sıkıntı çekmiş ama ne kadar huzurlu. Çünkü hadis-i şerifte vaad edilmiş.Çünkü hadis-i şerifte vaad edilmiş. İbadeti yaptığı bir insan ne kadar hoş oluyor.İbadeti yaptığı bir insan ne kadar hoş oluyor. Gece uykusuz kalıyorsun, birazcık.Gece uykusuz kalıyorsun, birazcık. Sabah geliyorsun, namazı kılıyorsun.Sabah geliyorsun, namazı kılıyorsun. Biraz uykusuzluk ama oh elhamdülillahBiraz uykusuzluk ama oh elhamdülillah namazı kılmışsın.namazı kılmışsın. Tabi bir de ahirette ecri şeyi var.Tabi bir de ahirette ecri şeyi var. Hasılı, Allah Teâlâ Hazretleri gönlüne zenginlik verir.

Hasılı, Allah Teâlâ Hazretleri gönlüne zenginlik verir.
Ahireti düşünen insana işlerini onarır derler, toparlar.Ahireti düşünen insana işlerini onarır derler, toparlar. Ve en son cümle çok önemli.Ve en son cümle çok önemli. "Ve etethü’ d-dünyâ ve hiye râğimetün.""Ve etethü’ d-dünyâ ve hiye râğimetün." Burnu sürte sürte dünya onun peşinden gelir.Burnu sürte sürte dünya onun peşinden gelir. Onun için şimdi ehlullahıOnun için şimdi ehlullahı bu dünya ehli adamlar anlayamazlar.bu dünya ehli adamlar anlayamazlar. Büyük evliyâullahı, ehlullahı anlayamaz.Büyük evliyâullahı, ehlullahı anlayamaz. Neden anlayamaz?Neden anlayamaz? Allah Allah, bu ehlullah bu kadar parası nereden der?Allah Allah, bu ehlullah bu kadar parası nereden der? Parasız olması lazım değil mi?Parasız olması lazım değil mi? Madem dünyadan yüz çeviriyor bu adam,Madem dünyadan yüz çeviriyor bu adam, bunun parası olmaması lazım, fakir olması lazım.bunun parası olmaması lazım, fakir olması lazım. Bir sırtında kaba saba bir aba olacak,Bir sırtında kaba saba bir aba olacak, boynu bükük olacak, beli bükük olacak, elinde bir eğri bürünboynu bükük olacak, beli bükük olacak, elinde bir eğri bürün değnek olacak, ayağında bir yırtık çarık olacak,değnek olacak, ayağında bir yırtık çarık olacak, böyle olması lazım niye bu zengin der?böyle olması lazım niye bu zengin der? Aklı almaz, neden?Aklı almaz, neden? O dünyadan yüz geçince dünya burnu sürte sürte peşinden gidiyor onun.O dünyadan yüz geçince dünya burnu sürte sürte peşinden gidiyor onun. Bak hadis-i şerifleri bir daha okuyayım, hatırında kalır.Bak hadis-i şerifleri bir daha okuyayım, hatırında kalır. "Ve etethü’ dünyâ ve hiye râğimetün."

"Ve etethü’ dünyâ ve hiye râğimetün."
Burnu sürte sürte dünya onun peşinden gelir.Burnu sürte sürte dünya onun peşinden gelir. Allah Allah yolunda gitti mi insan arkasından gelir.Allah Allah yolunda gitti mi insan arkasından gelir. Şeyi anlatıyorlar, Ebu'l-Hasan el-Harakânî hazretlerini,Şeyi anlatıyorlar, Ebu'l-Hasan el-Harakânî hazretlerini, ooo ne kadar zenginmiş.ooo ne kadar zenginmiş. Eyüp aleyhisselam, peygamberlerden misal verelim.Eyüp aleyhisselam, peygamberlerden misal verelim. O kadar çok sürüleri varmış, o kadar çok adamları varmış,O kadar çok sürüleri varmış, o kadar çok adamları varmış, o kadar çok evladı şeyi varmış.o kadar çok evladı şeyi varmış. Eyüp aleyhisselam peygamber,Eyüp aleyhisselam peygamber, aynı Allah'ın gönderdiği, aynı yolun yolcusu insanlar değil mi?aynı Allah'ın gönderdiği, aynı yolun yolcusu insanlar değil mi? O da dünyaya kıymet vermiş mi?O da dünyaya kıymet vermiş mi? O da vermemiş.O da vermemiş. Ee, niye o kadar şey gelmiş?Ee, niye o kadar şey gelmiş? Dünyadan sırt çevirdi mi, dünya peşinden sürtüne sürtüne gelir.

Dünyadan sırt çevirdi mi, dünya peşinden sürtüne sürtüne gelir.
Burnunu sürte sürte gelirde ondan.Burnunu sürte sürte gelirde ondan. İbrahim aleyhisselam o kadar zenginmiş ki ovaları doldururmuş şeyi.İbrahim aleyhisselam o kadar zenginmiş ki ovaları doldururmuş şeyi. Malı, mülkü, davarları ovaları doldururmuş.Malı, mülkü, davarları ovaları doldururmuş. Ama ölümü göze aldı.Ama ölümü göze aldı. Hayatını hiçe saydı.Hayatını hiçe saydı. Bu putlara tapmayın dedi.Bu putlara tapmayın dedi. Tapmamaları için halkını nasıl irşad etti?Tapmamaları için halkını nasıl irşad etti? Bak öyle hayatı bile gözünden sildiği halde bak hayat nasıl peşindenBak öyle hayatı bile gözünden sildiği halde bak hayat nasıl peşinden zenginlikler geliyor.zenginlikler geliyor. Evliyâullahtan Ebû Bekrî Sıddık Hazretleri,Evliyâullahtan Ebû Bekrî Sıddık Hazretleri, çok zengindi.çok zengindi. Hazreti Osman radiyallahu anhHazreti Osman radiyallahu anh fevkalade zengindi.fevkalade zengindi. Ebu'l-Hasan el-Harakânî Hazretleri,Ebu'l-Hasan el-Harakânî Hazretleri, Kars'ta metfun.Kars'ta metfun. Çok zengin bir insanmış.Çok zengin bir insanmış. O para pul nereden geliyor?O para pul nereden geliyor? Dünyadan yüz çevirdiği için geliyor.

Dünyadan yüz çevirdiği için geliyor.
Ehli dünya anlayamaz onun için.Ehli dünya anlayamaz onun için. Allah Allah der, ya ne biçim iş bu der.Allah Allah der, ya ne biçim iş bu der. Bu adam acaba ehli dünya mı der bu sefer?Bu adam acaba ehli dünya mı der bu sefer? Parasının pulunun şeyini çok görünce,Parasının pulunun şeyini çok görünce, Cüneyd-i Bağdâdî Hazretleri, böyle menkabeleri var.Cüneyd-i Bağdâdî Hazretleri, böyle menkabeleri var. Birisi ona zengin filan demiş galiba,Birisi ona zengin filan demiş galiba, peki belki toparlayamayacağım.peki belki toparlayamayacağım. Ondan sonra hadi gelOndan sonra hadi gel falanca yere gidelim, bu malları verelim filan demişler de.falanca yere gidelim, bu malları verelim filan demişler de. Ötekisi fakir, elindeki azıcık bir şeyi verememiş.Ötekisi fakir, elindeki azıcık bir şeyi verememiş. Bu her şeyi bırakmış, yürümüş gitmiş.Bu her şeyi bırakmış, yürümüş gitmiş. Veyahut hepsini Allah yolunda vermiş.Veyahut hepsini Allah yolunda vermiş. Bak diyor, benim bu kadar çokken hepsinin gönlümde hiçbir yeri yok.Bak diyor, benim bu kadar çokken hepsinin gönlümde hiçbir yeri yok. Bırakıp gidebiliyorum.Bırakıp gidebiliyorum. Senin azıcık ama,Senin azıcık ama, bir lokma ama o lokmadan vazgeçemiyorsun, bırakıp da gidemiyorsun.bir lokma ama o lokmadan vazgeçemiyorsun, bırakıp da gidemiyorsun. Demek ki senin gönlünü daha çok tutuyor bu dünya meselesi.Demek ki senin gönlünü daha çok tutuyor bu dünya meselesi. Gönlüne girmedikten sonraGönlüne girmedikten sonra ehlullah onu Allah yolunda harcamışlardır.ehlullah onu Allah yolunda harcamışlardır. Bîzar olmuşlardır.Bîzar olmuşlardır. Yani maldan Allah Allah istemem dedikçe gelir.Yani maldan Allah Allah istemem dedikçe gelir. Adamın birisi gelmiş,

Adamın birisi gelmiş,
bir zengin zata,bir zengin zata, Evliyâullah'tan bir kimseye demiş ki,Evliyâullah'tan bir kimseye demiş ki, efendim ben demiş, evimde bir bereket,efendim ben demiş, evimde bir bereket, evimde bir bolluk, yiyecek, içecek, her işim rast gidiyor.evimde bir bolluk, yiyecek, içecek, her işim rast gidiyor. Şaşıyorum demiş,Şaşıyorum demiş, acaba bu bir istidraç mı demiş.acaba bu bir istidraç mı demiş. İstidraç diye.İstidraç diye. Senestedricühüm min haysü lâ ya’lemûn. (A’râf Suresi 182. Ayet)

Senestedricühüm min haysü lâ ya’lemûn. (A’râf Suresi 182. Ayet)
Âyet-i kerîmesinden çıkmış bir kelime bu.

Âyet-i kerîmesinden çıkmış bir kelime bu.
İstidraç, kötü insanları Allah,İstidraç, kötü insanları Allah, iyi yoldaymış gibi böyle gafil gafiliyi yoldaymış gibi böyle gafil gafil yürür yürür yürür ve birden yakalar, cezalandırır.yürür yürür yürür ve birden yakalar, cezalandırır. Karun gibi, Firavun gibi,Karun gibi, Firavun gibi, hiç Firavun ümit eder miydi sonunda öyle denizde boğulacağını?hiç Firavun ümit eder miydi sonunda öyle denizde boğulacağını? Kovalarken, zavallı müminleri, daha öncedenKovalarken, zavallı müminleri, daha önceden çocukları keserken hiç düşünür müydü sonunda öyle boğulacağını?çocukları keserken hiç düşünür müydü sonunda öyle boğulacağını? Düşünmezdi.Düşünmezdi. Böyle derece derece Allah onu gafletle şe yapar sonunda yakalar.

Böyle derece derece Allah onu gafletle şe yapar sonunda yakalar.
Cezasını patdanak kafasına indirir,Cezasını patdanak kafasına indirir, ona istidraç derler.ona istidraç derler. Yani bir insanda bazen güzel haller görünürse,Yani bir insanda bazen güzel haller görünürse, o güzel haller istidraç olabilir.o güzel haller istidraç olabilir. Keramete benzer mesela, bazı haller görünür.Keramete benzer mesela, bazı haller görünür. Keramet sanır başkası, bilmeyen insan.Keramet sanır başkası, bilmeyen insan. Onu bir şey sanır, ne olacak keramet dediğin.Onu bir şey sanır, ne olacak keramet dediğin. En önemli mesele hüsn ü hatimeye ulaşması insanın.En önemli mesele hüsn ü hatimeye ulaşması insanın. Allah'ın huzurunda makbul olması.Allah'ın huzurunda makbul olması. Acaba demiş o gelip soran kişi,Acaba demiş o gelip soran kişi, benim her yerimde, her işimde bir bolluk var.benim her yerimde, her işimde bir bolluk var. Acaba istidraç mı?Acaba istidraç mı? Yani ben böyle gaflet

Yani ben böyle gaflet
içinde böyle şey yaparken Allah bana bir ceza mı verecek?içinde böyle şey yaparken Allah bana bir ceza mı verecek? Bu bolluk suni bir bolluk mu?Bu bolluk suni bir bolluk mu? Yani sonu ters gelen bir bolluk mu acaba diye şey yapmış.Yani sonu ters gelen bir bolluk mu acaba diye şey yapmış. O da demiş ki, evladım, ekmek al demiş,O da demiş ki, evladım, ekmek al demiş, peynir al demiş, sokakta ye demiş, gezerken.peynir al demiş, sokakta ye demiş, gezerken. Peki, bir hafta sonra gene gel demiş.Peki, bir hafta sonra gene gel demiş. Bir hafta sonra gelmiş, ne oldu durumun?Bir hafta sonra gelmiş, ne oldu durumun? Efendim demiş, daha fazla bolluk oldu evimde.Efendim demiş, daha fazla bolluk oldu evimde. Yiyecek, içecek, bolluk, ferahlık, rahatlık, çok haşa.Yiyecek, içecek, bolluk, ferahlık, rahatlık, çok haşa. Her halim hoş.Her halim hoş. Korkuyorum demiş yani.Korkuyorum demiş yani. İyi halinden korkuyor bak akıllı insanlar.İyi halinden korkuyor bak akıllı insanlar. E demiş ben sana ekmek ye dedim.E demiş ben sana ekmek ye dedim. Yemedin mi?Yemedin mi? Sokaklarda yedim.Sokaklarda yedim. Nasıl yedin?Nasıl yedin? Kimse görmeyecek gibi böyle saklayarak yedim.Kimse görmeyecek gibi böyle saklayarak yedim. Kırık dökülmedi mi yere?Kırık dökülmedi mi yere? Dökülmemesi için altından şöyle bir örtü tuttum eteğimi.

Dökülmemesi için altından şöyle bir örtü tuttum eteğimi.
Şöyle yedim görmeyecek gibi.Şöyle yedim görmeyecek gibi. Bir keresinde bir sıçradı, kırık döküldü yere demiş.Bir keresinde bir sıçradı, kırık döküldü yere demiş. Aradım aradım saatlerce kırığı bulamadım demiş.Aradım aradım saatlerce kırığı bulamadım demiş. Sonunda orasını taşla çevirdim demiş.Sonunda orasını taşla çevirdim demiş. Yani üstüne kırın basmasınlar diye etrafını böyle küçük taşlarla.Yani üstüne kırın basmasınlar diye etrafını böyle küçük taşlarla. Git evladım demiş, git seninki istidraç demiş.Git evladım demiş, git seninki istidraç demiş. Değil demiş, keramet demiş, seni Allah ikram ediyor.Değil demiş, keramet demiş, seni Allah ikram ediyor. Çünkü bakmış ki hali iyi,Çünkü bakmış ki hali iyi, edebi çok yerinde, böyle olur işte.edebi çok yerinde, böyle olur işte. Allah yolunda giderse insan.Allah yolunda giderse insan. Onu o zaman sen dünyalığı çok diye kılama.Onu o zaman sen dünyalığı çok diye kılama. O dünyalığı istemiyor ki, Allah ona şey yapıyor,O dünyalığı istemiyor ki, Allah ona şey yapıyor, yani bak dünya peşinden gelir diyor Peygamber Efendimizyani bak dünya peşinden gelir diyor Peygamber Efendimiz hadis-i şerifinde öyle söylüyor.hadis-i şerifinde öyle söylüyor. Gelelim ötekisine.Gelelim ötekisine. Niyeti dünya olan kimseye gelince,Niyeti dünya olan kimseye gelince, niyeti dünya olan kimsenin de Allah işini dağıtır.niyeti dünya olan kimsenin de Allah işini dağıtır. "Ferraka’llâhü aleyhi emrahû.""Ferraka’llâhü aleyhi emrahû." Farraka tefrik etmek, dağıtmak.Farraka tefrik etmek, dağıtmak. Allah onun işini dağıtır.Allah onun işini dağıtır. Dağılır.Dağılır. Bir alakası orada, bir alakası burada,Bir alakası orada, bir alakası burada, bir alakası burada.bir alakası burada. Eyvah çocuğun durumunu oldu,Eyvah çocuğun durumunu oldu, evin durumunu ne oldu.evin durumunu ne oldu. Sana garanti edilmiş olan rızıkın peşindeSana garanti edilmiş olan rızıkın peşinde sabahtan akşama koşuşup durma.sabahtan akşama koşuşup durma. Garanti edilmedi değil miydi bu rızk?Garanti edilmedi değil miydi bu rızk? Rızk garanti edildi.Rızk garanti edildi. Rızkını yazmadı mı Allah Teâlâ Hazretleri?Rızkını yazmadı mı Allah Teâlâ Hazretleri? Ezelde yazdı.Ezelde yazdı. Melekler geldiler, daha doğmadan yazdılar onun rızkını.Melekler geldiler, daha doğmadan yazdılar onun rızkını. Rızk garantili.Rızk garantili. Sonra Allah Teâlâ Hazretleri Kur'an-ı Kerîm'de öyle buyuruyor.Sonra Allah Teâlâ Hazretleri Kur'an-ı Kerîm'de öyle buyuruyor. Korkmayın, rızıklandırırım diye.Korkmayın, rızıklandırırım diye. Garantili.Garantili. Senin o garantili şeyin peşinde ömrünü harcaman.Senin o garantili şeyin peşinde ömrünü harcaman. "Fe-taksîru an men tulübe minke."

"Fe-taksîru an men tulübe minke."
Fakat senden istenen kullukta kusur etmen.Fakat senden istenen kullukta kusur etmen. Kulluk.Kulluk. Ne istiyor Allah bizden?Ne istiyor Allah bizden? Güzel kulluk istiyor.Güzel kulluk istiyor. Edepli, terbiyeli,Edepli, terbiyeli, emirlerine uygun yaşayan bir kul olmamız lazım bizim.emirlerine uygun yaşayan bir kul olmamız lazım bizim. Allah'ın, Allah adamı olmamız lazım.Allah'ın, Allah adamı olmamız lazım. Allah'ın dininin eri olmamız lazım.Allah'ın dininin eri olmamız lazım. Allah'ın yolunu yürümemiz lazım.Allah'ın yolunu yürümemiz lazım. Biz o işi bırakmışız.Biz o işi bırakmışız. Asıl bizden resmen, alenen o istenmiş.Asıl bizden resmen, alenen o istenmiş. Ey kullarım! Bana itaat edin,Ey kullarım! Bana itaat edin, bana ibadet edin, benim yolumda yürüyün diye.bana ibadet edin, benim yolumda yürüyün diye. Alanen istememiş mi Kur'an-ı Kerîm'de Allah bizden istemiş.Alanen istememiş mi Kur'an-ı Kerîm'de Allah bizden istemiş. Ey kulum! Bana kulluk et,Ey kulum! Bana kulluk et, bana ibadet et, benim emirlerimi tut.bana ibadet et, benim emirlerimi tut. Yâ eyyühellezîne âmenû.

Yâ eyyühellezîne âmenû.
Ey iman edenler!Ey iman edenler! İzâ nûdiye li’s-salâti min yevmi’l-cümü’ati fes’av ilâ zikri’lllâh. (Cum’a Suresi 9. Ayet)İzâ nûdiye li’s-salâti min yevmi’l-cümü’ati fes’av ilâ zikri’lllâh. (Cum’a Suresi 9. Ayet) Cuma günü namaz için çağırıldığınız zaman,Cuma günü namaz için çağırıldığınız zaman, ezan okunduğu zaman koşun Allah'ın zikrine, namaza,ezan okunduğu zaman koşun Allah'ın zikrine, namaza, camiye gelin diyor.camiye gelin diyor. Mesela.Mesela. Yâ eyyühe’llezîne âmenû’t-teku’llâhe ve kûlû kavlen sedîdê. (Ahzâb Suresi 70. Ayet)

Yâ eyyühe’llezîne âmenû’t-teku’llâhe ve kûlû kavlen sedîdê. (Ahzâb Suresi 70. Ayet)
Ey iman edenler! Allah'tan korkun.Ey iman edenler! Allah'tan korkun. Doğru söz söyleyin.Doğru söz söyleyin. Velâ tühsirû’l-mîzân. (Rahmân Suresi 9. Ayet)

Velâ tühsirû’l-mîzân. (Rahmân Suresi 9. Ayet)
Teraziyi yanlış tartmayın.

Teraziyi yanlış tartmayın.
Pek çok emirler var.Pek çok emirler var. Bunların hepsi aşikâr emirler, tavsiyeler.Bunların hepsi aşikâr emirler, tavsiyeler. Allah istiyor bizden, böyle yapacaksın diye.Allah istiyor bizden, böyle yapacaksın diye. Biz orada kusurlu duruyoruz.Biz orada kusurlu duruyoruz. Öbür tarafta da korkma ben sana rızkını vereceğim telaşlanma.Öbür tarafta da korkma ben sana rızkını vereceğim telaşlanma. Telaşlanma ben sana öğlende akşamda gıdanıTelaşlanma ben sana öğlende akşamda gıdanı garanti vereceğim demiş,garanti vereceğim demiş, biz de sabahtan akşama rızk peşinde koşuyoruz.biz de sabahtan akşama rızk peşinde koşuyoruz. Ya gelecek zaten garanti etmişYa gelecek zaten garanti etmiş Allah Teâlâ Hazretleri, Razzâk-ı Alem.Allah Teâlâ Hazretleri, Razzâk-ı Alem. Alemlerin Razzâkı olan Allah Teâlâ Hazretleri garanti etmiş,Alemlerin Razzâkı olan Allah Teâlâ Hazretleri garanti etmiş, hadi bakalım geçir vakti.hadi bakalım geçir vakti. Ne yaptın sabahtan akşama?Ne yaptın sabahtan akşama? Ne yapacağım?Ne yapacağım? Onu aldım, bunu sattım, oraya gittim, buraya gittim,Onu aldım, bunu sattım, oraya gittim, buraya gittim, uğraştım, didindim, terledim.uğraştım, didindim, terledim. Eee?Eee? Sabahı kılamadım, öğleyi kaçırdım,Sabahı kılamadım, öğleyi kaçırdım, ikindi de şöyle oldu, böyle oldu.ikindi de şöyle oldu, böyle oldu. Tu yazıklar olsun sana ya.Tu yazıklar olsun sana ya. Sen kulluğu yapamadın, ondan sonra uğraş, didin.Sen kulluğu yapamadın, ondan sonra uğraş, didin. İşte böyle olur.İşte böyle olur. Allah Teâlâ Hazretleri insanın gözünden perdeyi kaldırsın.

Allah Teâlâ Hazretleri insanın gözünden perdeyi kaldırsın.
Perdeyi kaldırmadımı, göremez ki bunu.Perdeyi kaldırmadımı, göremez ki bunu. Şimdi benim bu sözlerimi dinlese bir ehli dünya,Şimdi benim bu sözlerimi dinlese bir ehli dünya, vay hocaya bak diyecek.vay hocaya bak diyecek. Ben o hocanın sözüne uysam diyecek,Ben o hocanın sözüne uysam diyecek, akşama çoluk çocuk aç diyecek.akşama çoluk çocuk aç diyecek. Öyle der.Öyle der. Ben kendim söylesem o zaman öyle deme hakkı var.Ben kendim söylesem o zaman öyle deme hakkı var. Ben demiyorum ki ben Resûlullah'ın hadis-i şerifini kitabındaBen demiyorum ki ben Resûlullah'ın hadis-i şerifini kitabında önüme koyuyorum.önüme koyuyorum. Hadis kitabında önüme koyuyorum.Hadis kitabında önüme koyuyorum. Oradan hadis-i şerifi okuyorum.Oradan hadis-i şerifi okuyorum. İtirazın var mı Resûlullah'a?İtirazın var mı Resûlullah'a? Resulûllah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleriResulûllah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri yemin ederek söylüyor, vallahiyemin ederek söylüyor, vallahi tasadduk etmekle mal eksilmez diyor.tasadduk etmekle mal eksilmez diyor. Sen mi daha akıllısın, Resûlullah mı daha akıllı?Sen mi daha akıllısın, Resûlullah mı daha akıllı? Sen akıllıysan buyur o zaman, hadi madem sen daha akıllısın, buyur koş.

Sen akıllıysan buyur o zaman, hadi madem sen daha akıllısın, buyur koş.
Dünya malının, maaşının peşinde koş dolaş bakalım, hiç kulluk etme,Dünya malının, maaşının peşinde koş dolaş bakalım, hiç kulluk etme, sana ölüm gelmeyecek mi?sana ölüm gelmeyecek mi? Nasıl olsa istesen de istemesen de,Nasıl olsa istesen de istemesen de, memnun olsan da, olmasan da, çırpınsan da,memnun olsan da, olmasan da, çırpınsan da, çok uzaklara kaçsan da ölüm gelmeyecek mi sana?çok uzaklara kaçsan da ölüm gelmeyecek mi sana? Seni bir gün yakalamayacak mı ecel?Seni bir gün yakalamayacak mı ecel? Azrail bir gün senin başına çökmeyecek mi?Azrail bir gün senin başına çökmeyecek mi? Ver bakalım şu emaneti demeyecek mi diyecek.Ver bakalım şu emaneti demeyecek mi diyecek. Nasıl gideceksin o zaman Allah Teâlâ Hazretlerinin huzuruna?Nasıl gideceksin o zaman Allah Teâlâ Hazretlerinin huzuruna? Gel bakalım.Gel bakalım. Ver hesabı dediği zaman ne diyeceksin?Ver hesabı dediği zaman ne diyeceksin? Nice bir besleyesin bu kadd ile kameti,

Nice bir besleyesin bu kadd ile kameti,
düştün dünya zevkine, unuttun kıyameti.düştün dünya zevkine, unuttun kıyameti. Ne kadar besleyeceksin bu dünya şeyini?Ne kadar besleyeceksin bu dünya şeyini? Besle bakalım, besle besle.Besle bakalım, besle besle. Kabirde kurtlar yesin diye.Kabirde kurtlar yesin diye. Besle onu, kabirde kurtlar yesin.Besle onu, kabirde kurtlar yesin. Öteki tarafa hiç çalışma.Öteki tarafa hiç çalışma. Madem öyle daha akıllısın.Madem öyle daha akıllısın. Ama akıllı insanlar böyle yapmışlar.Ama akıllı insanlar böyle yapmışlar. Yani bu hadise-i şeriflerin yolunda gitmişler, Allah da vermiş,Yani bu hadise-i şeriflerin yolunda gitmişler, Allah da vermiş, bir iki denedikten sonra bakmış öyle oluyor, ondan sonra o yoldan ayrılmamış.bir iki denedikten sonra bakmış öyle oluyor, ondan sonra o yoldan ayrılmamış. Geçenlerde anlattım ya, hani bir zatGeçenlerde anlattım ya, hani bir zat eskiden ehl-i dünya bir kimseymiş.eskiden ehl-i dünya bir kimseymiş. Sonradan bir böyle dönmüş,Sonradan bir böyle dönmüş, tam bir dönüşle Allah Teâlâ Hazretleri'nin yolunda iyi bir kul olmuş.tam bir dönüşle Allah Teâlâ Hazretleri'nin yolunda iyi bir kul olmuş. Nasıl oldu bu diyorlar?Nasıl oldu bu diyorlar? E bir cuma günü diyor namaz kılınacaktı diyor.

E bir cuma günü diyor namaz kılınacaktı diyor.
Değirmenden un gelecekti diyor.Değirmenden un gelecekti diyor. Korudan hayvan gelecekti köstekli.Korudan hayvan gelecekti köstekli. Efendim bahçe sulanacaktı diyor.Efendim bahçe sulanacaktı diyor. Bir sürü iş başıma üşüştü.Bir sürü iş başıma üşüştü. Korudan hayvanı getirmesem akşam kurtlar parçalayacak.Korudan hayvanı getirmesem akşam kurtlar parçalayacak. Değirmene gitmesem un çuvalı orada sırada kalacak.Değirmene gitmesem un çuvalı orada sırada kalacak. Öğütülmeyecek, evde de yiyecek yok,Öğütülmeyecek, evde de yiyecek yok, çocuk açlıktan kıvranıyorlar,çocuk açlıktan kıvranıyorlar, ekmek ekmek diye bağırıyorlar.ekmek ekmek diye bağırıyorlar. Bahçeyi sulamaya gitmesem,Bahçeyi sulamaya gitmesem, suyun günü o gün geldi,suyun günü o gün geldi, sulamasam başkasına geçecek nöbet,sulamasam başkasına geçecek nöbet, benim bahçe sararıp solacak, ne fasulye, ne domates, ne patlıcan,benim bahçe sararıp solacak, ne fasulye, ne domates, ne patlıcan, yiyecek içecek olmayacak.yiyecek içecek olmayacak. Dört beş iş bir araya gelmiş.Dört beş iş bir araya gelmiş. Ne yapayım, ne yapayım, nasıl olsa yetişemeyeceğim demiş.Ne yapayım, ne yapayım, nasıl olsa yetişemeyeceğim demiş. Olan olacak bize ziyana uğrayacağız.Olan olacak bize ziyana uğrayacağız. Namaza gideyim bari demiş.Namaza gideyim bari demiş. Kalkmış cuma namazına gelmiş, kılmış.Kalkmış cuma namazına gelmiş, kılmış. Cuma namazını kıldıktan sonra evine gidiyor, bakıyor kiCuma namazını kıldıktan sonra evine gidiyor, bakıyor ki korka korka gidiyor ama hanım kapıda karşılayacak.korka korka gidiyor ama hanım kapıda karşılayacak. Un nerede, çoluk çocuk aç, be adamUn nerede, çoluk çocuk aç, be adam ne biçim şeysin diyecek diye korkarak gidiyor.ne biçim şeysin diyecek diye korkarak gidiyor. Bakmış hiç ses seda yok.Bakmış hiç ses seda yok. İçeri girmiş, ekmek kokusu var.İçeri girmiş, ekmek kokusu var. Hanım ne oldu?

Hanım ne oldu?
Sorma demiş.Sorma demiş. Komşu değirmenden geldi.Komşu değirmenden geldi. Hayvandan çuvalları indirirken bir de baktım ki bizim çuvallar,Hayvandan çuvalları indirirken bir de baktım ki bizim çuvallar, komşu, ya sen bizim çuvalları almışsın.komşu, ya sen bizim çuvalları almışsın. Haa hay Allah, tüh, yanlış olmuş.Haa hay Allah, tüh, yanlış olmuş. Hadi siz bunları alın, ben kendi çuvallarımı alayım.Hadi siz bunları alın, ben kendi çuvallarımı alayım. Yani onun çuvallarının değirmeninde öğütü vermiş, kendi çuvalları kalmış.Yani onun çuvallarının değirmeninde öğütü vermiş, kendi çuvalları kalmış. Bak o şeye gitti, o adamBak o şeye gitti, o adam cumayı kılmadı da değirmene gitti, bak ocumayı kılmadı da değirmene gitti, bak o kendi çuvalı yerine başkasının çuvalını getiriyor.kendi çuvalı yerine başkasının çuvalını getiriyor. Ne ibretler var.Ne ibretler var. Ondan sonra çuval geldi bak kendiliğinden.Ondan sonra çuval geldi bak kendiliğinden. Biraz sonra bir kişneme bakmış hayvan orada, kösteğini koparmış,Biraz sonra bir kişneme bakmış hayvan orada, kösteğini koparmış, çitin üstünden atlamış, tarladan gelmiş.çitin üstünden atlamış, tarladan gelmiş. O iş de halloldu.O iş de halloldu. Hayvan bilir evi yani.Hayvan bilir evi yani. Çiti atladı mı, gelebilir.Çiti atladı mı, gelebilir. Bunu köylüler, hayvanı olan herkes bilir.Bunu köylüler, hayvanı olan herkes bilir. Eh biraz sonra da komşusu gelmiş gülerek,Eh biraz sonra da komşusu gelmiş gülerek, yahu demiş sen unuttun mu bugün senin bahçenin sulanma günüydü?yahu demiş sen unuttun mu bugün senin bahçenin sulanma günüydü? Unutmadım ama demiş ne yapayım demiş, boynunu bükmüş.Unutmadım ama demiş ne yapayım demiş, boynunu bükmüş. Hadi demiş, baktım acıdım sana demiş.Hadi demiş, baktım acıdım sana demiş. Bahçen sararmış solmuş, sen de gelmedin,Bahçen sararmış solmuş, sen de gelmedin, vakit geçiyor, arkın önünü açıverdim, sulayıverdim bahçeni demiş.vakit geçiyor, arkın önünü açıverdim, sulayıverdim bahçeni demiş. Bahçesi sulandı, hayvanı geldi,Bahçesi sulandı, hayvanı geldi, değirmenden unu geldi,değirmenden unu geldi, her şeyi halloldu, cuması da kılınmış oldu.her şeyi halloldu, cuması da kılınmış oldu. Haa demiş akıllı adam,Haa demiş akıllı adam, bak ben bir Allah yolunda gittim, Allah üç işimi,bak ben bir Allah yolunda gittim, Allah üç işimi, dört işimi, birini hepsini hallettiriverdi.dört işimi, birini hepsini hallettiriverdi. Kadir değil mi?

Kadir değil mi?
Her şeye kadir, her şeyi zaten O yapıyor.Her şeye kadir, her şeyi zaten O yapıyor. Sen istesen, uğraşsan,Sen istesen, uğraşsan, on tane adam peşine koşsan bu dört işi bir araya getiremezsin.on tane adam peşine koşsan bu dört işi bir araya getiremezsin. Allah dileyince getiriyor.Allah dileyince getiriyor. Baktım ki böyle Allah yolunda gidince işlerimBaktım ki böyle Allah yolunda gidince işlerim kendiliğinden halloluyor, Allah'ın yoluna gittim,kendiliğinden halloluyor, Allah'ın yoluna gittim, iyi kul oldum demiş.iyi kul oldum demiş. Ondan sonra da tabii bak bir tecrübeden anladı,Ondan sonra da tabii bak bir tecrübeden anladı, ona göre yaşadı, ondan sonra da hakikatenona göre yaşadı, ondan sonra da hakikaten her şeyi Allah'ın rızasına uygun yaptıkça gene gelmiş.her şeyi Allah'ın rızasına uygun yaptıkça gene gelmiş. Öyle yapmaz da insan dünyaya sarılırsa,Öyle yapmaz da insan dünyaya sarılırsa, o zaman işte öteki insanlar gibi olur.o zaman işte öteki insanlar gibi olur. Uğraşır uğraşır, sonunda bir şey olmaz.Uğraşır uğraşır, sonunda bir şey olmaz. Şimdi, tabii daha başkaŞimdi, tabii daha başka bir iki şey daha okuyalım bak.bir iki şey daha okuyalım bak. Peygamber Efendimizin acaba hayatı nasıldı?Peygamber Efendimizin acaba hayatı nasıldı? Dehale Ömer Radıyallahu anhü

Dehale Ömer Radıyallahu anhü
alen nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem.alen nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem. Hazreti Ömer radıyallahu anh,Hazreti Ömer radıyallahu anh, Peygamber Efendimizin yanına girdi.Peygamber Efendimizin yanına girdi. Peygamber Efendimiz’in bulunduğu yere girdi geldi.Peygamber Efendimiz’in bulunduğu yere girdi geldi. "Ve hüve alâ hasîrin""Ve hüve alâ hasîrin" Resûlullah Efendimiz bir hasır üzerinde yatmıştı.Resûlullah Efendimiz bir hasır üzerinde yatmıştı. O içerde.O içerde. "Ve kad essera fî cenbihi’ş-şerîfi”"Ve kad essera fî cenbihi’ş-şerîfi” Ve hasır Resûlullah Efendimiz'in vücudunun yan tarafınaVe hasır Resûlullah Efendimiz'in vücudunun yan tarafına tesir etmişti, iz bırakmıştı.tesir etmişti, iz bırakmıştı. Hasırda yatmış, yatakta değil,Hasırda yatmış, yatakta değil, kuş tüyü yatakta değil, pamuk yatakta değil,kuş tüyü yatakta değil, pamuk yatakta değil, hasırın, düz hasırın üstünde yatmış.hasırın, düz hasırın üstünde yatmış. İz bırakmış, kırmızı kırmızı yüzünde, vücudunda hasır.İz bırakmış, kırmızı kırmızı yüzünde, vücudunda hasır. "Fe-bekâ Ömer radıyallahu anh.”

"Fe-bekâ Ömer radıyallahu anh.”
Hazreti Ömer radıyallahu anh ağladı.Hazreti Ömer radıyallahu anh ağladı. Hazreti Ömer ağlayacak bir insan mıydı?Hazreti Ömer ağlayacak bir insan mıydı? Kapıdan sığmazdı.Kapıdan sığmazdı. Bahadır, geniş omuzlu,Bahadır, geniş omuzlu, pazulu, güçlü kuvvetli kimsenin karşısına çıkmayapazulu, güçlü kuvvetli kimsenin karşısına çıkmaya cesaret edemeyeceği bir kimse.cesaret edemeyeceği bir kimse. Yayını vurdu mu karşısındakinin kafasını kıran bir kimse.Yayını vurdu mu karşısındakinin kafasını kıran bir kimse. Öyle bir kimse. Niye ağlıyor?Öyle bir kimse. Niye ağlıyor? Allah insanın kalbine yumuşaklık verdi mi?Allah insanın kalbine yumuşaklık verdi mi? İçine irfan, marifet verdi mi?İçine irfan, marifet verdi mi? Gönlü canlı oldu mu ağlar insan.

Gönlü canlı oldu mu ağlar insan.
O zaman adam da ağlar, sakallı da ağlar, bıyıklı da ağlar.O zaman adam da ağlar, sakallı da ağlar, bıyıklı da ağlar. Ağlar ama o ağlayış bir başka ağlayış.Ağlar ama o ağlayış bir başka ağlayış. O duygunluk, hayat alameti.O duygunluk, hayat alameti. İçeride yaşayış var.İçeride yaşayış var. Canlı içerisinde duygulanıyor.Canlı içerisinde duygulanıyor. Resûlullah'ı o halde görünce ağladıResûlullah'ı o halde görünce ağladı Hz. Ömer radiyallahu anh.Hz. Ömer radiyallahu anh. Fekâle’n-nebiyyü sallallahu aleyhi ve sellem:Fekâle’n-nebiyyü sallallahu aleyhi ve sellem: "Mâ yübkîke ya Ömer""Mâ yübkîke ya Ömer" Ya Ömer seni ne ağlatıyor?Ya Ömer seni ne ağlatıyor? Hangi sebepten ağlıyorsun sen?Hangi sebepten ağlıyorsun sen? Ne var da ağlıyorsun?Ne var da ağlıyorsun? Diye sordu Hazreti Ömer radiyallahu anha.Diye sordu Hazreti Ömer radiyallahu anha. "Kâle zekertü Kisrâ ve Kayser,

"Kâle zekertü Kisrâ ve Kayser,
ve mâ kânû fîhî mine’d-dünyâve mâ kânû fîhî mine’d-dünyâ ve ente Rasûlüllâhi sallallahü aleyhi ve sellemve ente Rasûlüllâhi sallallahü aleyhi ve sellem ve kad essra bi-cenbike’ş-şerîtü."ve kad essra bi-cenbike’ş-şerîtü." Dedi ki; Yâ Resûlallah!Dedi ki; Yâ Resûlallah! İran hükümdarı Kisra'yı hatırladım,İran hükümdarı Kisra'yı hatırladım, Rum diyarının hükümdarı Kayser'i hatırladım,Rum diyarının hükümdarı Kayser'i hatırladım, onların içinde bulundukları dünya nimetlerini,onların içinde bulundukları dünya nimetlerini, izzetlerini, lezzetlerini hatırladım.izzetlerini, lezzetlerini hatırladım. Sen ki Allah'ın Resûlüsün,Sen ki Allah'ın Resûlüsün, sana salât-u selâm olsun,sana salât-u selâm olsun, senin şu haline bak, senin sağına solunasenin şu haline bak, senin sağına soluna hasırın çizgileri, çizgileri tesir etmiş.hasırın çizgileri, çizgileri tesir etmiş. Ona ağladım dedi.Ona ağladım dedi. Dayanamadı.Dayanamadı. Biliyor tabi dünyayı, yani o tarafları, şeyleri,Biliyor tabi dünyayı, yani o tarafları, şeyleri, gün görmüş bir insan olarak.gün görmüş bir insan olarak. "Fekâle’n-nebiyyü sallellahü aleyhi ve sellem""Fekâle’n-nebiyyü sallellahü aleyhi ve sellem" Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ona dedi ki:Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ona dedi ki: "Ulâike kavmün Yâ Ömer!""Ulâike kavmün Yâ Ömer!" Onlar bir topluluktur ki,Onlar bir topluluktur ki, "Kad üccilet lehüm tayyibâtühüm"Kad üccilet lehüm tayyibâtühüm fî hayâtihimü’d-dünyâ"fî hayâtihimü’d-dünyâ" Bu dünya hayatında onların hoşlukları

Bu dünya hayatında onların hoşlukları
kendilerine buradayken verilmiş.kendilerine buradayken verilmiş. Bu dünyada verilmiş. Ahirette?Bu dünyada verilmiş. Ahirette? Ahirette bir şey yok.Ahirette bir şey yok. Dünyadayken verilmiş.Dünyadayken verilmiş. Yaşıyorlar işte, salonlarda yaşıyorlar,Yaşıyorlar işte, salonlarda yaşıyorlar, tahtlarda oturuyorlar, başlarına zeberjetli, zümrütlü, elmaslı taç giyiyorlar,tahtlarda oturuyorlar, başlarına zeberjetli, zümrütlü, elmaslı taç giyiyorlar, ellerinde yüzükler, asası bilmem pırlantalı, kakmalı, murassa,ellerinde yüzükler, asası bilmem pırlantalı, kakmalı, murassa, üstündeki kaftanı atlas işlemeli vesaire.üstündeki kaftanı atlas işlemeli vesaire. Eh, bu dünyada hoşluklar onlara verilmiş,Eh, bu dünyada hoşluklar onlara verilmiş, ahirette bir şey yok.ahirette bir şey yok. "Ve nahnü kavmün"

"Ve nahnü kavmün"
Biz de bir grup, bir topluluğuz, Allah'ın bir zümresiyiz ki biz de,Biz de bir grup, bir topluluğuz, Allah'ın bir zümresiyiz ki biz de, "Ühhiret lenâ tayyibatünâ fi’l-âhireti""Ühhiret lenâ tayyibatünâ fi’l-âhireti" Bizim hoşluklarımız, iyiliklerimiz de ahirete tehir olundu.Bizim hoşluklarımız, iyiliklerimiz de ahirete tehir olundu. Orada verilecek.Orada verilecek. Aldırma.Aldırma. Bu dünya hayatı böyle gelir geçer,Bu dünya hayatı böyle gelir geçer, aldırma ya Ömer, önemi yok demek istedialdırma ya Ömer, önemi yok demek istedi Peygamber Efendimiz.Peygamber Efendimiz. Sade bir hayat sürdü.Sade bir hayat sürdü. Peki Resûlullah Efendimiz hasır üzerinde yaşamayıp da,Peki Resûlullah Efendimiz hasır üzerinde yaşamayıp da, kuş tüyü yastık yatak üzerinde yaşayamaz mıydı?kuş tüyü yastık yatak üzerinde yaşayamaz mıydı? Yok muydu acaba?Yok muydu acaba? Arabistan olur ya hani çöl, o zaman

Arabistan olur ya hani çöl, o zaman
metaların gelmesi gitmesi de kolay değil.metaların gelmesi gitmesi de kolay değil. Acaba o zaman orada bir şey yok muydu?Acaba o zaman orada bir şey yok muydu? Böyle bir yumuşak yatak yok muydu ki, Resûlullah'ınBöyle bir yumuşak yatak yok muydu ki, Resûlullah'ın mübarek vücudu incinmese de şöyle rahatça yatsaydı?mübarek vücudu incinmese de şöyle rahatça yatsaydı? Zaten üzülüyor.Zaten üzülüyor. Harplere gidiyor, darplere gidiyor, sıkıntılar çekiyor, oruç tutuyor.Harplere gidiyor, darplere gidiyor, sıkıntılar çekiyor, oruç tutuyor. Bari yatarken rahat uyusaydı.Bari yatarken rahat uyusaydı. Ensardan bir hanım geldi.Ensardan bir hanım geldi. Peygamber Efendimiz'in yattığı şeyi görünce dayanamadı.Peygamber Efendimiz'in yattığı şeyi görünce dayanamadı. Dedi ki ben bir yatak göndereyim.Dedi ki ben bir yatak göndereyim. Güzel bir yatak gönderdi Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'e.Güzel bir yatak gönderdi Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'e. Demek ki güzel yatak vardı, yok değil, vardı.

Demek ki güzel yatak vardı, yok değil, vardı.
Resûlullah Efendimiz o gece o yatağın üstünde yattı,Resûlullah Efendimiz o gece o yatağın üstünde yattı, ertesi gün o yatağı sahibine geri gönderdi.ertesi gün o yatağı sahibine geri gönderdi. Dedi ki gece namazıma mani oldu, kaldırtmadı.Dedi ki gece namazıma mani oldu, kaldırtmadı. Rahat uyuyunca, güzel yaylı karayoluya bir yatıyoruz,Rahat uyuyunca, güzel yaylı karayoluya bir yatıyoruz, bir yaylanıyor, nereye kadar gittiğimizin farkında değiliz.bir yaylanıyor, nereye kadar gittiğimizin farkında değiliz. Aşağı kadar bir yaylanıyor.Aşağı kadar bir yaylanıyor. Ama ne zararı oluyor onun?Ama ne zararı oluyor onun? Gece namazı ne, sabah namazı bile gidiyor.

Gece namazı ne, sabah namazı bile gidiyor.
Rahat uyku, derin bir uyku yani kuyunun dibinden çıkar gibi çıkartması lazımRahat uyku, derin bir uyku yani kuyunun dibinden çıkar gibi çıkartması lazım birisinin seni gelip de kalk sabah namazının vakti oldu filan diyebirisinin seni gelip de kalk sabah namazının vakti oldu filan diye o rahat yatakta, Resûlullah Efendimiz reddetti.o rahat yatakta, Resûlullah Efendimiz reddetti. Peki o yatağı reddetmiş.Peki o yatağı reddetmiş. Peki Allah Teâlâ Hazretleri daha başka bir şeyPeki Allah Teâlâ Hazretleri daha başka bir şey vermedi mi, vermez miydi?vermedi mi, vermez miydi? Eline çok mal geçti Resûlullah Efendimizin.

Eline çok mal geçti Resûlullah Efendimizin.
Çok mülk geçti, çok imkan geçti.Çok mülk geçti, çok imkan geçti. Hepsini dağıtırdı.Hepsini dağıtırdı. Hepsini dağıtırdı.Hepsini dağıtırdı. Bir gün Hz. Ali radiyallahu anh ileBir gün Hz. Ali radiyallahu anh ile Fatımatüz Zehra radiyallahu anh'aFatımatüz Zehra radiyallahu anh'a ikisi Resûlullah Efendimiz'e geldiler.ikisi Resûlullah Efendimiz'e geldiler. Kim bu şahıslar?Kim bu şahıslar? Birisi Peygamber Efendimiz'in sevgili kızı,Birisi Peygamber Efendimiz'in sevgili kızı, cennet hatunlarının efendisi Hz. Fatıma.cennet hatunlarının efendisi Hz. Fatıma. Ötekisi de Peygamber Efendimiz'inÖtekisi de Peygamber Efendimiz'in ilk müminlerden amcazadesi,ilk müminlerden amcazadesi, damadı Hz. Ali Efendimiz.damadı Hz. Ali Efendimiz. Yani en yakınları, ondan daha yakın mümkün değil.Yani en yakınları, ondan daha yakın mümkün değil. Birisi canı ciğeri kızı, ötekisi deBirisi canı ciğeri kızı, ötekisi de Müslümanların ilki, Hayber fatihi,Müslümanların ilki, Hayber fatihi, Allah'ın arslanı Hazreti Ali Efendimiz radiallahu anh.Allah'ın arslanı Hazreti Ali Efendimiz radiallahu anh. Şimdi niye geldiler?Şimdi niye geldiler? Ellerini açtılar, dediler ki babamız,

Ellerini açtılar, dediler ki babamız,
babaları ya, şu elimize bak,babaları ya, şu elimize bak, ip çekmekten,ip çekmekten, evde değirmen döndürmekten buğday öğüteceğiz diyeevde değirmen döndürmekten buğday öğüteceğiz diye elleri yara olmuş.elleri yara olmuş. Hz. Ali Efendimiz de yardım ediyor,Hz. Ali Efendimiz de yardım ediyor, bak yani kazak erkeklerin kulağı çınlasın.bak yani kazak erkeklerin kulağı çınlasın. Öyle şey yok yani, kadın da erkek de işte beraber yuvayı kurmuşlar, şey yapacaklar,Öyle şey yok yani, kadın da erkek de işte beraber yuvayı kurmuşlar, şey yapacaklar, elleri yara olmuş gösterdiler.elleri yara olmuş gösterdiler. Dediler ki ellerimiz yara oluyor, ev işlerini yapmak,Dediler ki ellerimiz yara oluyor, ev işlerini yapmak, suyu çekmek, omuzunda getirmek,suyu çekmek, omuzunda getirmek, buğdayı öğütmek, şunu yapmak, bunu yapmak,buğdayı öğütmek, şunu yapmak, bunu yapmak, bize bir köle versen de,bize bir köle versen de, harplerde kazanılmış köleler var.harplerde kazanılmış köleler var. Köleyi isterse öldürür.Köleyi isterse öldürür. Çünkü o silah çekmiş, karşısına gelmiş müslüman'ın, öldürmek istemiş,Çünkü o silah çekmiş, karşısına gelmiş müslüman'ın, öldürmek istemiş, öldürememiş Müslüman'ı.öldürememiş Müslüman'ı. Müslüman onu yakalamış.Müslüman onu yakalamış. Şimdi sen karşında sana silah çekmiş,

Şimdi sen karşında sana silah çekmiş,
sana kılıç sallamış bir insanı öldürme hakkın yok mu? Var.sana kılıç sallamış bir insanı öldürme hakkın yok mu? Var. Ama müslüman onu öldürmemiş, esir almış.Ama müslüman onu öldürmemiş, esir almış. Hadi hayatını bağışladım.Hadi hayatını bağışladım. O zaman köle, çalışması lazım yani ona.O zaman köle, çalışması lazım yani ona. Çalıştırmışlar.Çalıştırmışlar. Şimdi o kölelerden bir tanesini ver bize, bizim ev işlerimizi yapsın.Şimdi o kölelerden bir tanesini ver bize, bizim ev işlerimizi yapsın. Birkaç rivayet var, bir keresinde diyor kiBirkaç rivayet var, bir keresinde diyor ki ben size bazı sözler öğreteyim,ben size bazı sözler öğreteyim, bazı tesbihler öğreteyim, onları yapın.bazı tesbihler öğreteyim, onları yapın. İnsanın kendi işini kendisinin yapması daha iyidir diyor Peygamber Efendimiz.İnsanın kendi işini kendisinin yapması daha iyidir diyor Peygamber Efendimiz. O Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahu Ekber demeyi tarif ediyor onlara.O Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahu Ekber demeyi tarif ediyor onlara. 33 defa Sübhanallah dersin, namazın arkasından33 defa Sübhanallah dersin, namazın arkasından 33 defa Elhamdülillah dersin,33 defa Elhamdülillah dersin, 33 defa Allahu Ekber dersin.33 defa Allahu Ekber dersin. Bu senin için daha hayırlıdır.Bu senin için daha hayırlıdır. Böyle tavsiye etmiş.Böyle tavsiye etmiş. Demek ki o duaların da faziletleri var.Demek ki o duaların da faziletleri var. O da ayrı bir alem.O da ayrı bir alem. Onu da ayrıca inşallah anlatırız.Onu da ayrıca inşallah anlatırız. Fakat netice itibariyle o köleyi vermedi.Fakat netice itibariyle o köleyi vermedi. Siz bu kendi işlerinizi kendiniz yapın.Siz bu kendi işlerinizi kendiniz yapın. Öyle bu daha hayırlıdır dedi.Öyle bu daha hayırlıdır dedi. Kendi öz kızına, kendi öz damadına hizmetçi vermedi.Kendi öz kızına, kendi öz damadına hizmetçi vermedi. Olduğu halde.Olduğu halde. Daha başka rivayetler de var, başka başka seferlerde de demek kiDaha başka rivayetler de var, başka başka seferlerde de demek ki belki birkaç defa geldiler.belki birkaç defa geldiler. Bir seferinde de diyor ki,

Bir seferinde de diyor ki,
Ashâb-ı Suffe diye bazı kimseler vardı.Ashâb-ı Suffe diye bazı kimseler vardı. Peygamber Efendimizin evleri barkları olmadığı içinPeygamber Efendimizin evleri barkları olmadığı için mescidinin bir köşesinde yatarlardı geceleri.mescidinin bir köşesinde yatarlardı geceleri. Ev yok, bark yok.Ev yok, bark yok. Üstlerinde başlarında giyimleri, kuşamları,Üstlerinde başlarında giyimleri, kuşamları, yukarısını çeksen aşağısı açılır, aşağı çeksen yukarısı açılır,yukarısını çeksen aşağısı açılır, aşağı çeksen yukarısı açılır, daracık kıyafetler, az bez, imkanları şey,daracık kıyafetler, az bez, imkanları şey, parası pulu yok, yiyeceği, içeceği yok kimseler.parası pulu yok, yiyeceği, içeceği yok kimseler. Ama Kur'an-ı Kerim öğrenmek için,Ama Kur'an-ı Kerim öğrenmek için, hadis-i şerif öğrenmek için,hadis-i şerif öğrenmek için, dinin inceliklerini öğrenmek içindinin inceliklerini öğrenmek için Peygamber Efendimizin çevresinde dururlardı.Peygamber Efendimizin çevresinde dururlardı. Dedi ki, onların geçimlerini sağlayamadım,Dedi ki, onların geçimlerini sağlayamadım, bu köleleri satacağım dabu köleleri satacağım da onların paralarıyla bu zavallıların karınlarını doyuracağım dedi.onların paralarıyla bu zavallıların karınlarını doyuracağım dedi. Bak başkalarını, başka Müslümanları, yani dini tahsil gören,Bak başkalarını, başka Müslümanları, yani dini tahsil gören, Allah yolunda dini bilgisini arttıran kimselereAllah yolunda dini bilgisini arttıran kimselere geçindireceğim diye o köleleri vermedi kendi şeylerine.geçindireceğim diye o köleleri vermedi kendi şeylerine. Tabii köle çalıştırmak, başkasının hakkını şey yapmak,Tabii köle çalıştırmak, başkasının hakkını şey yapmak, üzerine geçirtmek falan gibi şeyler de iyi olmadığındanüzerine geçirtmek falan gibi şeyler de iyi olmadığından reva görmedi kendi kızına, kendi damadına.reva görmedi kendi kızına, kendi damadına. Aslında köle çalıştırmak mı iyi, çalıştırmamak mı iyi?Aslında köle çalıştırmak mı iyi, çalıştırmamak mı iyi? Çalıştırmamak daha iyi.

Çalıştırmamak daha iyi.
Çünkü kıyamet oldu muÇünkü kıyamet oldu mu ne kölelik kalır, ne efendilik kalır.ne kölelik kalır, ne efendilik kalır. Herkes Allah Teâlâ Hazretleri'ninHerkes Allah Teâlâ Hazretleri'nin huzurunda hakkını ister insanlar.huzurunda hakkını ister insanlar. Resûlullah Efendimiz hiç kızının, oğlunun öyle güç durumda olmasına razı olur mu?Resûlullah Efendimiz hiç kızının, oğlunun öyle güç durumda olmasına razı olur mu? Asıl öyle hikmetleri de var işin içinde.Asıl öyle hikmetleri de var işin içinde. Çünkü kıyamet gününde öyle bir gün olacak ki,Çünkü kıyamet gününde öyle bir gün olacak ki, âyet-i kerîmede şöyle bildiriliyor, Bismillahirrahmanirrahim.âyet-i kerîmede şöyle bildiriliyor, Bismillahirrahmanirrahim. Yevme yefirru’l-mer’ü min ehîhi.

Yevme yefirru’l-mer’ü min ehîhi.
O gün ki kişi kardeşinden kaçacak.O gün ki kişi kardeşinden kaçacak. Ve ümmihî ve ebîhi.Ve ümmihî ve ebîhi. Anasından babasından, firar edecek, kaçacak.Anasından babasından, firar edecek, kaçacak. Karşıdan gördü mü aman hakkını ister diye firar edecek.Karşıdan gördü mü aman hakkını ister diye firar edecek. Ve sâhibetihî ve benîhi. (Abese Suresi 35-35. Ayet)Ve sâhibetihî ve benîhi. (Abese Suresi 35-35. Ayet) Zevcesinden, çoluk çocuğundan kaçacak.Zevcesinden, çoluk çocuğundan kaçacak. Li-külli’mriin minhüm yevmeizin şe’nün yüğnîhi. (Abese Suresi 37. Ayet)

Li-külli’mriin minhüm yevmeizin şe’nün yüğnîhi. (Abese Suresi 37. Ayet)
O gün herkesin kendisini meşgul edecek bir derdi, bir işi olacak.O gün herkesin kendisini meşgul edecek bir derdi, bir işi olacak. İşte o gün, o gün o sıkıntıya düşmesinler diye de,İşte o gün, o gün o sıkıntıya düşmesinler diye de, Allah'u alem, o sıkıntıyı çekmesinler.Allah'u alem, o sıkıntıyı çekmesinler. Varsın elleri nasırlansın da kimsenin hakkı üzerinde kalmasın diye düşündü.Varsın elleri nasırlansın da kimsenin hakkı üzerinde kalmasın diye düşündü. İşte Resûlullah Efendimiz,İşte Resûlullah Efendimiz, elinde bir şey olmadan insanın fakirliğe tahammül etmesielinde bir şey olmadan insanın fakirliğe tahammül etmesi gene güzel bir şeydir ama çok önemli değildir.gene güzel bir şeydir ama çok önemli değildir. Elinde bir şey yok, ne yapsın sabrediyor.Elinde bir şey yok, ne yapsın sabrediyor. Yani para yok, pul yok, yiyecek yok,Yani para yok, pul yok, yiyecek yok, giyecek yok, içecek yok amagiyecek yok, içecek yok ama eline bir taraftan böyle dere gibi gelirdi,eline bir taraftan böyle dere gibi gelirdi, bol miktarda gelirdi, gene kullanmazsa o zamanbol miktarda gelirdi, gene kullanmazsa o zaman o çok önemli bir şey.o çok önemli bir şey. Fevkalade önemli.Fevkalade önemli. Bir kere Cebrail aleyhisselam geldi,

Bir kere Cebrail aleyhisselam geldi,
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine dedi ki,Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine dedi ki, Ya Resûlallah, dilersen şu Mekke'nin dağlarınıYa Resûlallah, dilersen şu Mekke'nin dağlarını senin için Allah Teâlâ Hazretleri altın yapacak.senin için Allah Teâlâ Hazretleri altın yapacak. Dedi.Dedi. Yok dedi, ben bu halimden memnunum.Yok dedi, ben bu halimden memnunum. Bir gün tok durayım, bir gün oruç tutayım, buna razıyım dedi.Bir gün tok durayım, bir gün oruç tutayım, buna razıyım dedi. Allah Teâlâ Hazretleri seniAllah Teâlâ Hazretleri seni Hazreti Süleyman gibiHazreti Süleyman gibi hem zengin hükümdar şeklinde hem de peygamber olmak ilehem zengin hükümdar şeklinde hem de peygamber olmak ile böyle bir fakr-u zaruret hayatıböyle bir fakr-u zaruret hayatı süren bir peygamber olmak arasındasüren bir peygamber olmak arasında serbest bıraktı hangisini istersen seç.serbest bıraktı hangisini istersen seç. Süleyman aleyhisselam peygamber değil mi?Süleyman aleyhisselam peygamber değil mi? Peygamber hükümdar değil mi?

Peygamber hükümdar değil mi?
Hükümdar.Hükümdar. Emrine kuşlar, rüzgarlar, dağlar tahsis edilmiş.Emrine kuşlar, rüzgarlar, dağlar tahsis edilmiş. Süleyman aleyhisselam.Süleyman aleyhisselam. O mütevazı hayatı tercih etti Peygamber Efendimiz.O mütevazı hayatı tercih etti Peygamber Efendimiz. İstemedi, yani isteseydi bir şey olmadanİstemedi, yani isteseydi bir şey olmadan alabilirdi hepsini.alabilirdi hepsini. Yani gene de peygamberliğine bir zarar gelmeden alabilirdi.Yani gene de peygamberliğine bir zarar gelmeden alabilirdi. Demek ki onun o hayat tarzından çıkan mana şudur ki,Demek ki onun o hayat tarzından çıkan mana şudur ki, şu dünya hayatı ve şu dünyanın şu zevklerişu dünya hayatı ve şu dünyanın şu zevkleri gaye olarak alınmaya değmez.gaye olarak alınmaya değmez. Gaye olarak alınmaya değecek bir şey varsa o da ahiret hayatıdır.Gaye olarak alınmaya değecek bir şey varsa o da ahiret hayatıdır. Bizim eğer aklımız varsa,Bizim eğer aklımız varsa, eğer kalbimiz varsa, eğer şuurumuz varsa,eğer kalbimiz varsa, eğer şuurumuz varsa, eğer biraz ölçüp biçip de doğruyu eğriden seçebilecek bir zihniyete sahipsek,eğer biraz ölçüp biçip de doğruyu eğriden seçebilecek bir zihniyete sahipsek, elimizdeki şu hayat nimeti elden gitmeden,elimizdeki şu hayat nimeti elden gitmeden, şu fırsat, şu kazanç fırsatı tükenmedenşu fırsat, şu kazanç fırsatı tükenmeden ahiretimizi imar etmeye bakarız.ahiretimizi imar etmeye bakarız. Ahiretimizi kazanmaya bakarız,Ahiretimizi kazanmaya bakarız, bu dünyada günümüzü gün etmeye bakmayız.bu dünyada günümüzü gün etmeye bakmayız. Bırakırız bu dünyayı ehline,Bırakırız bu dünyayı ehline, bu dünya ehline kalsın,bu dünya ehline kalsın, du-cihanı ehline verdim hemen,du-cihanı ehline verdim hemen, dediği gibi İbrahim Hakkı Erzurumlu Hazretlerinin.dediği gibi İbrahim Hakkı Erzurumlu Hazretlerinin. Biz Allah Teâlâ Hazretlerinin rızasını talep ederiz.

Biz Allah Teâlâ Hazretlerinin rızasını talep ederiz.
Allah Teâlâ Hazretleri bize akıllı, şuurlu kimseler eylesin.Allah Teâlâ Hazretleri bize akıllı, şuurlu kimseler eylesin. Şimdi biz müslümanların çeşit çeşit düşmanları vardır.Şimdi biz müslümanların çeşit çeşit düşmanları vardır. Allah'ın rızasını kazanmak isteyen,Allah'ın rızasını kazanmak isteyen, has halis müslüman olmak isteyen bir insanınhas halis müslüman olmak isteyen bir insanın birkaç tane düşmanı vardır belli başlı.birkaç tane düşmanı vardır belli başlı. Her zaman da söylüyoruz.Her zaman da söylüyoruz. Söyleyeceğiz çünkü Kur'an-ı Kerîm'de de müteaddit ayetlerde zikrediliyor.Söyleyeceğiz çünkü Kur'an-ı Kerîm'de de müteaddit ayetlerde zikrediliyor. Eh Kur'an-ı Kerîm'de söylenen bir şeyi tekrar tekrar söylemekte bir mahsuru yok.Eh Kur'an-ı Kerîm'de söylenen bir şeyi tekrar tekrar söylemekte bir mahsuru yok. Başlıca düşmanlarımızdan birisi şeytandır.Başlıca düşmanlarımızdan birisi şeytandır. Çok aldatır bizi.Çok aldatır bizi. Çok günahlar işlettiriyor bize.Çok günahlar işlettiriyor bize. Onu düşman bilip ona uzak durmamız lazım.Onu düşman bilip ona uzak durmamız lazım. İkinci düşmanımız kendimizdir.

İkinci düşmanımız kendimizdir.
Kendimiz, nefsimiz yani bize,Kendimiz, nefsimiz yani bize, bizim kendimizin yaptığımız zararı cümle âlem başımıza üşüşse yapamaz.bizim kendimizin yaptığımız zararı cümle âlem başımıza üşüşse yapamaz. Bizim kendimize verdiğimiz zarar var ya,Bizim kendimize verdiğimiz zarar var ya, o tembellikler, o gafletler, o yan gelip yatmalar, o uyuşukluklar,o tembellikler, o gafletler, o yan gelip yatmalar, o uyuşukluklar, o böyle şuursuzluklar, o gafletler,o böyle şuursuzluklar, o gafletler, o böyle nasihat dinlememekler,o böyle nasihat dinlememekler, gerekli tedbirleri almamaklar, işte o nefisgerekli tedbirleri almamaklar, işte o nefis işte bu yaptırtıyor içerden.işte bu yaptırtıyor içerden. İkinci düşman o.İkinci düşman o. Üçüncü düşman da işte bu dünyadır.

Üçüncü düşman da işte bu dünyadır.
Bu dünya, bu süslü dünya, şu bağlar, bahçeler, ağaçlar, çiçekler,Bu dünya, bu süslü dünya, şu bağlar, bahçeler, ağaçlar, çiçekler, paralar, otomobiller, mallar, mülkler,paralar, otomobiller, mallar, mülkler, insanları Allah Teâlâ Hazretlerinininsanları Allah Teâlâ Hazretlerinin yolundan alıkoyan bir düşmandır.yolundan alıkoyan bir düşmandır. Eğer bunları gözünden silersen,Eğer bunları gözünden silersen, gönlünden def edip çıkartırsan, Allah'ın rızasını düşünürsen.gönlünden def edip çıkartırsan, Allah'ın rızasını düşünürsen. Vebteği fîmâ âtâke’llâhü’d-dâra’l âhirate

Vebteği fîmâ âtâke’llâhü’d-dâra’l âhirate
ve lâ tense nasîbekeve lâ tense nasîbeke mine’d-dünyâ ve ahsin kemâ ahsene’llâhü ileyke. (Kasas Suresi 77. Ayet)mine’d-dünyâ ve ahsin kemâ ahsene’llâhü ileyke. (Kasas Suresi 77. Ayet) Âyetinde olduğu gibi, bunları Allah Teâlâ Hazretleri'nin

Âyetinde olduğu gibi, bunları Allah Teâlâ Hazretleri'nin
rızasını kazanmakta bir vasıta olarak kullanırsan,rızasını kazanmakta bir vasıta olarak kullanırsan, para vermiş Allah, çeşme yaptır, yol yaptır,para vermiş Allah, çeşme yaptır, yol yaptır, fukarayı besle, bir fakirin gönlünü hoş et,fukarayı besle, bir fakirin gönlünü hoş et, Evine dostlarını arkadaşlarını çağır bir ziyafet çek.Evine dostlarını arkadaşlarını çağır bir ziyafet çek. Varsın beraber yiyin, birazcık bankada paran olmayıversin.Varsın beraber yiyin, birazcık bankada paran olmayıversin. Kesendeki para biraz eksik olsun, nasıl olsa yarın geneKesendeki para biraz eksik olsun, nasıl olsa yarın gene Allah rızıksız bırakmaz ki kulu.Allah rızıksız bırakmaz ki kulu. Biraz böyle yiyerek, yedirerek,Biraz böyle yiyerek, yedirerek, başkalarına hayır ve hasenat yaparakbaşkalarına hayır ve hasenat yaparak insan ahiretinin böyle şeyini, garantisini sağlamaya çalışırsainsan ahiretinin böyle şeyini, garantisini sağlamaya çalışırsa akıllıca hareket olur.akıllıca hareket olur. Aksi takdirde toplayacağım, biriktireceğim derkenAksi takdirde toplayacağım, biriktireceğim derken biriktirir hakikaten.biriktirir hakikaten. Biriktirmez değil de mirasçılar yer.Biriktirmez değil de mirasçılar yer. Kendisi yemez, kendisi faydalanmaz,Kendisi yemez, kendisi faydalanmaz, kendisi ahireti için gerekli şeylerde kullanmaz da,kendisi ahireti için gerekli şeylerde kullanmaz da, mirasçılar arkasından güzelce yiyiverirler.mirasçılar arkasından güzelce yiyiverirler. Mirasçılar yerler, hesabı ondan sorulur.Mirasçılar yerler, hesabı ondan sorulur. Sen bu paraları nereden topladın diye.Sen bu paraları nereden topladın diye. Allah Teâlâ Hazretleri cümlemizi nevmi gafletten,

Allah Teâlâ Hazretleri cümlemizi nevmi gafletten,
gaflet uykusundan ikaz eylesin, uyandırsın...gaflet uykusundan ikaz eylesin, uyandırsın... Fatiha-i Şerife mea'l-i besmele.

Fatiha-i Şerife mea'l-i besmele.
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2