Namaz Vakitleri

10 Safer 1448
24 July 2026
İmsak
03:56
Güneş
05:45
Öğle
13:16
İkindi
17:12
Akşam
20:36
Yatsı
22:17
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Hepimiz Allah-u Teâlâ hazretlerine,Hepimiz Allah-u Teâlâ hazretlerine, kulluk vazifesiyle vazifeliyiz.kulluk vazifesiyle vazifeliyiz. Dünyaya öyle gelmişiz.Dünyaya öyle gelmişiz. Hepimiz Rabbimize güzel kulluk yapıp,Hepimiz Rabbimize güzel kulluk yapıp, bu imtihan dünyasında imtihanı başarmaya gayret ederek,bu imtihan dünyasında imtihanı başarmaya gayret ederek, Rabbimizin huzuruna sevdiği, razı olduğuRabbimizin huzuruna sevdiği, razı olduğu kul olarak varmak istiyoruz.kul olarak varmak istiyoruz. Mükellefiyet dediğimiz Allah'ın teklifat-ı ilahiyesi,

Mükellefiyet dediğimiz Allah'ın teklifat-ı ilahiyesi,
emirleri, yasakları, kulluk istediği insanlaremirleri, yasakları, kulluk istediği insanlar hem erkek hem kadın olabildiği içinhem erkek hem kadın olabildiği için herkesin kadın olsun, erkek olsunherkesin kadın olsun, erkek olsun yapabileceği hizmetler vardır diyeyapabileceği hizmetler vardır diye hepimiz hizmete girişiyoruz.hepimiz hizmete girişiyoruz. Erkekler kendi çapında, kendi sahalarında

Erkekler kendi çapında, kendi sahalarında
hizmet yapacaklar.hizmet yapacaklar. Hanımlar da kendi sahalarındaHanımlar da kendi sahalarında hizmet yapacaklar.hizmet yapacaklar. Çünkü öyle yerler var kiÇünkü öyle yerler var ki erkeklerin oraya girmesi şer’anda doğru değil.erkeklerin oraya girmesi şer’anda doğru değil. Şeriat noktasından da erkek o kadın toplantısına giremez.Şeriat noktasından da erkek o kadın toplantısına giremez. O kadınlarla o ilişkilerini,O kadınlarla o ilişkilerini, yapmasında müşkilat vardır.yapmasında müşkilat vardır. Onun için kadınların kadınları eğitmesi,Onun için kadınların kadınları eğitmesi, kadınların hanımlarla beraber bulunması gerekmektedir.kadınların hanımlarla beraber bulunması gerekmektedir. Onun için hanımlar da kendi sahalarında

Onun için hanımlar da kendi sahalarında
İslâmî hizmetlerini, çalışmalarını yapacaklar.İslâmî hizmetlerini, çalışmalarını yapacaklar. Allah'a karşı kulluk borcumuzda,Allah'a karşı kulluk borcumuzda, yapacağımız hizmetlerin bir kısmı şahsi ve ferdidir.yapacağımız hizmetlerin bir kısmı şahsi ve ferdidir. Tek başımıza biz Rabb'imize karşıTek başımıza biz Rabb'imize karşı güzel hizmet etmekle vazifeliyiz.güzel hizmet etmekle vazifeliyiz. Hepimiz Allah'ın hepimize emretmiş olduğu namazları kılacağız.Hepimiz Allah'ın hepimize emretmiş olduğu namazları kılacağız. Oruçları tutacağız.Oruçları tutacağız. Zenginsek zekât vazifemizi, mali hizmetlerimizi yapacağız.Zenginsek zekât vazifemizi, mali hizmetlerimizi yapacağız. Hac farz olmuşsa hacca gideceğiz veya mazeretHac farz olmuşsa hacca gideceğiz veya mazeret veya özür varsa vekil göndereceğiz,veya özür varsa vekil göndereceğiz, gene vekil de aynı işi yapmış olacak.gene vekil de aynı işi yapmış olacak. Şahsi ve ferdi üzerimize düşen vazifelerden ayrı,Şahsi ve ferdi üzerimize düşen vazifelerden ayrı, bir de içtimai yanibir de içtimai yani toplulukta olmanın, yaşamanın bereketi olaraktoplulukta olmanın, yaşamanın bereketi olarak üzerimize tereddüb eden vazifeler vardır.üzerimize tereddüb eden vazifeler vardır. Veyahut topluma karşı vazifelerimiz vardır.Veyahut topluma karşı vazifelerimiz vardır. Bütün Müslümanların topluma karşı vazifelerinin bir tanesi

Bütün Müslümanların topluma karşı vazifelerinin bir tanesi
İslam'ı başka insanlara anlatmaktır.İslam'ı başka insanlara anlatmaktır. Kadın olsun, erkek olsun hepinizin, hepimizinKadın olsun, erkek olsun hepinizin, hepimizin bu vazifesi vardır.bu vazifesi vardır. Kadın kendi çocuğuna İslam'ı öğretmelidir.Kadın kendi çocuğuna İslam'ı öğretmelidir. Kendi komşusuna İslam'ı öğretmelidir.Kendi komşusuna İslam'ı öğretmelidir. Kendi arkadaşlarına İslam'ı öğretmelidir.Kendi arkadaşlarına İslam'ı öğretmelidir. Kendi çevresinde İslam'ı tebliğ etme,Kendi çevresinde İslam'ı tebliğ etme, irşad etme insanları,irşad etme insanları, doğru yola çekme, teşvik etme çalışmalarını yapmalıdır.doğru yola çekme, teşvik etme çalışmalarını yapmalıdır. Erkek de yapmalıdır.Erkek de yapmalıdır. Erkeklerin arasına kadın girerse olmuyor,Erkeklerin arasına kadın girerse olmuyor, olamıyor.olamıyor. Kadınların arasına erkek giderse olmuyor, olamıyor.Kadınların arasına erkek giderse olmuyor, olamıyor. Demek ki hanımlar da ferdi ve şahsi hizmetlerini yapacak.

Demek ki hanımlar da ferdi ve şahsi hizmetlerini yapacak.
Ayrıca içtimai hizmetleri yapacak.Ayrıca içtimai hizmetleri yapacak. Yani topluma karşı hizmetlerini yapacak.Yani topluma karşı hizmetlerini yapacak. Erkekler de ferdi ve şahsi hizmetlerini yapacak.Erkekler de ferdi ve şahsi hizmetlerini yapacak. Topluma karşı hizmetlerini yapacak.Topluma karşı hizmetlerini yapacak. Peygamber Efendimiz'in zamanında da böyle olmuştur.Peygamber Efendimiz'in zamanında da böyle olmuştur. Peygamber Efendimiz'in zamanında daPeygamber Efendimiz'in zamanında da savaşlara Peygamber Efendimiz'in mübarek ordusuyla beraber iştirak eden,savaşlara Peygamber Efendimiz'in mübarek ordusuyla beraber iştirak eden, geri hizmetlerde hizmet görengeri hizmetlerde hizmet gören sahabe hanımlar olduğunu tarih kitaplarından öğreniyoruz.sahabe hanımlar olduğunu tarih kitaplarından öğreniyoruz. Demek ki topluma karşı hizmetleri de yapmışlar.

Demek ki topluma karşı hizmetleri de yapmışlar.
Tabi toplum dediğimiz zamanTabi toplum dediğimiz zaman insanın etrafındaki kalabalıklar,insanın etrafındaki kalabalıklar, topluluklar da halka halkadır.topluluklar da halka halkadır. En içteki halka aile toplumudur.En içteki halka aile toplumudur. Kadının aile toplumu içinde kendiKadının aile toplumu içinde kendi çoluk çocuğuna, aile fertlerine karşıçoluk çocuğuna, aile fertlerine karşı İslâmî hizmetleri vardır.İslâmî hizmetleri vardır. Bunun dışındaki daha geniş halka,Bunun dışındaki daha geniş halka, aşiret, kavim, kabile, akraba,aşiret, kavim, kabile, akraba, sıla-i rahim yapılsın dediğimiz zamansıla-i rahim yapılsın dediğimiz zaman içine giren insanların teşkil ettiği halka vardır.içine giren insanların teşkil ettiği halka vardır. Bunlar yakınlarımızdır, samimi konuştuğumuz kimselerdir.Bunlar yakınlarımızdır, samimi konuştuğumuz kimselerdir. Dışarıdaki, daha uzaktaki insanlardan farklıdır bizimle muamelesi.Dışarıdaki, daha uzaktaki insanlardan farklıdır bizimle muamelesi. Samimiyeti vardır, bağları vardır.Samimiyeti vardır, bağları vardır. Akrabalık veya sıhriyet bağları vardır.Akrabalık veya sıhriyet bağları vardır. Onlarla ilgili çalışmalarımız olacaktır.Onlarla ilgili çalışmalarımız olacaktır. Olması lazım gelir.Olması lazım gelir. Bunun dışında ayrıca ümmetin bütünBunun dışında ayrıca ümmetin bütün fertlerine karşı insanın bilgisi dolayısıyla,fertlerine karşı insanın bilgisi dolayısıyla, mesleği dolayısıyla hizmetleri olur.mesleği dolayısıyla hizmetleri olur. Mesela doktor bir hanım bütün hastalara

Mesela doktor bir hanım bütün hastalara
hizmet yapar, hizmet götürür.hizmet yapar, hizmet götürür. Mesela Hz. Âişe Sıddîk'a validemizMesela Hz. Âişe Sıddîk'a validemiz kim kendisine gelmişse Resûlullah'ın hayatından, hadis-i şeriflerinden,kim kendisine gelmişse Resûlullah'ın hayatından, hadis-i şeriflerinden, Kur'ân-ı Kerîm'in ayetlerinden, ayetlerin sebebi nüzulünden,Kur'ân-ı Kerîm'in ayetlerinden, ayetlerin sebebi nüzulünden, kendisine sorulan çeşitli meselelerden bilgi vermiştir.kendisine sorulan çeşitli meselelerden bilgi vermiştir. Kadı hanımefendi olarak,Kadı hanımefendi olarak, hâkim hanımefendi olarak fetva vermiştir.hâkim hanımefendi olarak fetva vermiştir. Ashabın en çok fetva verenAshabın en çok fetva veren yedi kişisi arasına giriyor Hz. Âişe validemiz.yedi kişisi arasına giriyor Hz. Âişe validemiz. Hz. Ömer gibi, daha başka böyle meşhurHz. Ömer gibi, daha başka böyle meşhur fetva veren, dini iyi bilen ashab gibifetva veren, dini iyi bilen ashab gibi hanımlar arasında da Hz. Âişe validemiz fetva verirdi.hanımlar arasında da Hz. Âişe validemiz fetva verirdi. Kadı gibi, makamına oturmuş bir müftü efendi gibiKadı gibi, makamına oturmuş bir müftü efendi gibi kendisine sorulan meselelerde fetva verirdi.kendisine sorulan meselelerde fetva verirdi. Ashabın hanımlar kanadındanAshabın hanımlar kanadından kanat deyince kuşun kanadı gibi de düşünüyoruz aynı zamanda,kanat deyince kuşun kanadı gibi de düşünüyoruz aynı zamanda, yani kuş kanatsız uçamadığındanyani kuş kanatsız uçamadığından o manasını da göz önüne getiriyoruz.o manasını da göz önüne getiriyoruz. Fetva verirdi.Fetva verirdi. Demek ki insanın dini bilgisinin yüksekliği dolayısıyla

Demek ki insanın dini bilgisinin yüksekliği dolayısıyla
en geniş halka olan İslam toplumuna karşı vazifesi vardır.en geniş halka olan İslam toplumuna karşı vazifesi vardır. Onlara İslam'ı anlatmak, Kur'an'ı anlatmaOnlara İslam'ı anlatmak, Kur'an'ı anlatma dini öğretme, Kur'ân-ı Kerîm öğretme gibi vazifeleri vardır.dini öğretme, Kur'ân-ı Kerîm öğretme gibi vazifeleri vardır. Veya mesleği dolayısıyla vazifeleri vardır.Veya mesleği dolayısıyla vazifeleri vardır. Doktor hanımdır veyahutDoktor hanımdır veyahut hemşire hanımdır veyahuthemşire hanımdır veyahut daha başka toplumla ilgilidaha başka toplumla ilgili hizmet gören hanımdır.hizmet gören hanımdır. O bakımdan onlara karşı vazifesi vardır.O bakımdan onlara karşı vazifesi vardır. Bizim ülkemizde bu çeşit hizmetler

Bizim ülkemizde bu çeşit hizmetler
pek görülmüyor amapek görülmüyor ama Amerika'da yaşayanlar, İngiltere'de yaşayanlar,Amerika'da yaşayanlar, İngiltere'de yaşayanlar, Avustralya'ya gitmiş olanlar görürler.Avustralya'ya gitmiş olanlar görürler. Ben de Avustralya'da gördüm.Ben de Avustralya'da gördüm. Oralarda “social worker” denilen sosyal hizmetli memurlar var.Oralarda “social worker” denilen sosyal hizmetli memurlar var. Yani “social worker” dediği,Yani “social worker” dediği, toplumla ilgili, toplumun meseleleriyle ilgili işleritoplumla ilgili, toplumun meseleleriyle ilgili işleri takiple vazifeli memur veya memure demek.takiple vazifeli memur veya memure demek. Bu bayağı bir meslek.Bu bayağı bir meslek. Ve bunlar toplumun ahenk içinde, huzur içindeVe bunlar toplumun ahenk içinde, huzur içinde canlı, muhabbetli bir şekilde,canlı, muhabbetli bir şekilde, sağlıklı bir şekilde yürümesi için gayret sarf ediyorlar.sağlıklı bir şekilde yürümesi için gayret sarf ediyorlar. Demek ki bizim memlekette bu ihtiyaç

Demek ki bizim memlekette bu ihtiyaç
duyulmamış ya da başka yollarla karşılanmış diye düşünebilirizduyulmamış ya da başka yollarla karşılanmış diye düşünebiliriz ya da eksik kalmış diye düşünebiliriz.ya da eksik kalmış diye düşünebiliriz. Demek ki hanımların meslekleri dolayısıylaDemek ki hanımların meslekleri dolayısıyla mesela böyle bir meslek doğsa bizim memleketimizdemesela böyle bir meslek doğsa bizim memleketimizde topluma karşı toplumun meselelerini çözümleyecektopluma karşı toplumun meselelerini çözümleyecek hanım görevliler, memurelerhanım görevliler, memureler diye bir meslek türese, o dadiye bir meslek türese, o da mesleki dolayısıyla toplumla ilgili bir hanım demektir.mesleki dolayısıyla toplumla ilgili bir hanım demektir. Şimdi biz bunların ideal olarak,

Şimdi biz bunların ideal olarak,
yani tefekkür mevzuu olarak, hayal,yani tefekkür mevzuu olarak, hayal, tahayyül mevzuu olaraktahayyül mevzuu olarak düşünülmesini bir tarafa bırakıyoruz.düşünülmesini bir tarafa bırakıyoruz. Fiilen hanımların hizmetler yapmasınınFiilen hanımların hizmetler yapmasının faydalı olduğunu bildiğimizdenfaydalı olduğunu bildiğimizden hanım derneklerini kurduk, kurdunuz.hanım derneklerini kurduk, kurdunuz. Bu dernekleri fiilen çalıştırıyorsunuz.Bu dernekleri fiilen çalıştırıyorsunuz. Mesela İstanbul'a yakın olduğu için

Mesela İstanbul'a yakın olduğu için
faaliyetlerini yakından takip ettiğim camimizin altındakifaaliyetlerini yakından takip ettiğim camimizin altındaki Hale Hanımlar Derneği'ni düşünelim.Hale Hanımlar Derneği'ni düşünelim. Burada yöneticileri de var.Burada yöneticileri de var. Mesela bu dernek hem dini konularda kurslar vermiştir,Mesela bu dernek hem dini konularda kurslar vermiştir, hadis, tefsir, fıkıh vs.hadis, tefsir, fıkıh vs. hem hanımlarla ilgili konulardahem hanımlarla ilgili konularda kurslar, dersler vermiştir.kurslar, dersler vermiştir. Biçki, dikiş, nakış, yemek, bildiğim bilmediğimBiçki, dikiş, nakış, yemek, bildiğim bilmediğim başka konular gibi.başka konular gibi. Hem de bizim çağın ve günlerin,Hem de bizim çağın ve günlerin, zamanın icabı olarak lüzumlu gördüğümüzzamanın icabı olarak lüzumlu gördüğümüz bazı konuları öğretmiştir.bazı konuları öğretmiştir. Mesela ilk yardım gibi.

Mesela ilk yardım gibi.
En çok tekrar edilenEn çok tekrar edilen kurslardan birisi ilk yardım kursuymuş.kurslardan birisi ilk yardım kursuymuş. Biz ilk yardım konusunda bir kitap da neşrettik.Biz ilk yardım konusunda bir kitap da neşrettik. Ankara'daki Dr. Metin kardeşimiz,Ankara'daki Dr. Metin kardeşimiz, çalışkan bir kardeş, o hazırladı.çalışkan bir kardeş, o hazırladı. Kursları da yaptık ve kurslar müteaddi defalar devam etti.Kursları da yaptık ve kurslar müteaddi defalar devam etti. Bunun gibi başka kendi buluşumuz olan,Bunun gibi başka kendi buluşumuz olan, ihtiyaçtan bize gelip de beliren, önümüze çıkan,ihtiyaçtan bize gelip de beliren, önümüze çıkan, bizim de bunu o halde anlatalım diyebizim de bunu o halde anlatalım diye ortaya koyduğumuz kurslar vardır.ortaya koyduğumuz kurslar vardır. Mesela benim düşündüğüm,

Mesela benim düşündüğüm,
şu andaki toplantıda da anlatılmasışu andaki toplantıda da anlatılması orijinal olabilecek bir kurs,orijinal olabilecek bir kurs, mesela aile geçim kursu lazımdır.mesela aile geçim kursu lazımdır. Çok lüzumludur.Çok lüzumludur. Gerçekten lüzumludur.Gerçekten lüzumludur. Çünkü beyler var zorba,Çünkü beyler var zorba, kadınlarına kan kusturuyor,kadınlarına kan kusturuyor, hanımlar var cadaloz beylerine kan kusturuyor.hanımlar var cadaloz beylerine kan kusturuyor. Bunlar aşırı uçlar olarak söylüyorum.Bunlar aşırı uçlar olarak söylüyorum. İnançsız gruplarda daha çok olsa bileİnançsız gruplarda daha çok olsa bile derece derece örf, âdet,derece derece örf, âdet, anane, alışkanlık diyeanane, alışkanlık diye bize de bulaşmış olabiliyor, İslamî olmadığı halde.bize de bulaşmış olabiliyor, İslamî olmadığı halde. Mesela hatırıma gelen bazı şeyler.

Mesela hatırıma gelen bazı şeyler.
Konya'da duydum, burada olmayan bir kardeşimizin,Konya'da duydum, burada olmayan bir kardeşimizin, erkek kardeşi birileriyle evlendiği içinerkek kardeşi birileriyle evlendiği için sonradan ortaya çıkan bir şikâyetten duydum.sonradan ortaya çıkan bir şikâyetten duydum. Konya'da erkek bir yerden bir kız aldı mıKonya'da erkek bir yerden bir kız aldı mı artık o kızı anasına babasına göndermezmiş.artık o kızı anasına babasına göndermezmiş. Tamam sen benim oldun, tamam mı?Tamam sen benim oldun, tamam mı? Nikahlım mısın?Nikahlım mısın? Tamam. Anana gidemezsin, babana gidemezsin,Tamam. Anana gidemezsin, babana gidemezsin, akrabana gidemezsin, selam veremezsin, çağıramazsın.akrabana gidemezsin, selam veremezsin, çağıramazsın. Ben onları görmek dahi istemem.Ben onları görmek dahi istemem. Yaygın bir âdet bu.Yaygın bir âdet bu. Belki duymadınız, belki de biliyorsunuz, belki daha başka,Belki duymadınız, belki de biliyorsunuz, belki daha başka, daha kötülerini biliyorsunuz, yaygın.daha kötülerini biliyorsunuz, yaygın. Gelmesin.Gelmesin. Senin anan, baban, akraban bana gelmesin.Senin anan, baban, akraban bana gelmesin. Doğru mu Konyalı Kemal Bey?Doğru mu Konyalı Kemal Bey? Doğru, değil mi?Doğru, değil mi? Böyle şeyler duydum.

Böyle şeyler duydum.
Tabi ben ikaz ettim kardeşimizi, dedim ki İslam'da böyle bir şey yok.Tabi ben ikaz ettim kardeşimizi, dedim ki İslam'da böyle bir şey yok. İslam'da herkesin hakkına riayet etmek var.İslam'da herkesin hakkına riayet etmek var. Karıncanın bile hakkı varsa,Karıncanın bile hakkı varsa, ona bile riayet etmek lazım.ona bile riayet etmek lazım. Ahirette halk atasözü olarak söylenir,Ahirette halk atasözü olarak söylenir, boynuzsuz koyun boynuzudan bile hakkını alacak.boynuzsuz koyun boynuzudan bile hakkını alacak. Benim boynuzum yoktu,Benim boynuzum yoktu, ben ona vuramadım ama o bana boynuzuyla vurdu diyeben ona vuramadım ama o bana boynuzuyla vurdu diye o bile ondan hakkını alacak derdi analarımız bize.o bile ondan hakkını alacak derdi analarımız bize. Koyunların, koçlarınKoyunların, koçların bile birbirleriyle hakkı olacağını söylerdi.bile birbirleriyle hakkı olacağını söylerdi. Hak deyince tir tir titremek lazım.Hak deyince tir tir titremek lazım. Hem hanımın hakkını düşünmek lazımHem hanımın hakkını düşünmek lazım hem çocuğun hakkını düşünmek lazımhem çocuğun hakkını düşünmek lazım hem de hanım beyinin hukukunu düşünmesi lazım,hem de hanım beyinin hukukunu düşünmesi lazım, çocuklarının hukukunu düşünmesi lazım.çocuklarının hukukunu düşünmesi lazım. Çok önemli.Çok önemli. Tabi bunlar bilinmiyor.Tabi bunlar bilinmiyor. Mesela bizim diyarlarda, erkeğin makbulü kazak olanıdır.Mesela bizim diyarlarda, erkeğin makbulü kazak olanıdır. Yani höt diyecek, otur diyecek,Yani höt diyecek, otur diyecek, çıkma diyecek, pala bıyıklarını buracak,çıkma diyecek, pala bıyıklarını buracak, bağıracak, çağıracak.bağıracak, çağıracak. Efendi içeri girdiği zaman kamçılı veya sopalı veya değnekli veya yumruklu,Efendi içeri girdiği zaman kamçılı veya sopalı veya değnekli veya yumruklu, tokatlı, şamarlı, silleli.tokatlı, şamarlı, silleli. Herkes çil yavrusu gibi evin içinde bir yere sinecek.Herkes çil yavrusu gibi evin içinde bir yere sinecek. Adam erkek adam ya, kazak.

Adam erkek adam ya, kazak.
Böyle bir şey var.Böyle bir şey var. Erkeklerde de bu ideal.Erkeklerde de bu ideal. Yani hanımına şöyle bir tebessümle bakmakYani hanımına şöyle bir tebessümle bakmak veya evin bir işinin bir köşesinden birazcık tutmak tenkit mevzudurveya evin bir işinin bir köşesinden birazcık tutmak tenkit mevzudur Anadolu'nun bazı yerlerinde.Anadolu'nun bazı yerlerinde. Vay, kılıbığa bak.Vay, kılıbığa bak. Hanımının şeyine girmiş,Hanımının şeyine girmiş, tesiri altına girmiş, tesiri altına girmiş, vay erkeklik şerefini yerle bir ediyor filan gibi.vay erkeklik şerefini yerle bir ediyor filan gibi. Halbuki Peygamber Efendimiz öyle yapmamıştır.

Halbuki Peygamber Efendimiz öyle yapmamıştır.
Peygamber Efendimiz ev işinde yardım etmiştir.Peygamber Efendimiz ev işinde yardım etmiştir. Değirmen çevirmekte, un öğütmekteDeğirmen çevirmekte, un öğütmekte yardımcı olmuştur.yardımcı olmuştur. Yumuşak muamele etmiştir, evde birazYumuşak muamele etmiştir, evde biraz güleç yüzlü, şakacı davranmıştır.güleç yüzlü, şakacı davranmıştır. Peygamber Efendimiz'in ev hayatındaPeygamber Efendimiz'in ev hayatında latifeciliği var, tatlılığı var.latifeciliği var, tatlılığı var. Yani demek ki İslamî olmayanYani demek ki İslamî olmayan fikirler ya tarih içindekifikirler ya tarih içindeki törelerden ya da çevrelerden gelerektörelerden ya da çevrelerden gelerek ailemizi, etkisi altına, ailemizin fertlerini etkisi altına aldığı içinailemizi, etkisi altına, ailemizin fertlerini etkisi altına aldığı için bunların düzeltilmesi lazım, neden?bunların düzeltilmesi lazım, neden? Hak çiğneniyor.Hak çiğneniyor. Allah'ın divanındaAllah'ın divanında sorumlu olacak bir durum meydana geliyor.sorumlu olacak bir durum meydana geliyor. Allah ona soracak.Allah ona soracak. Nereden biliyoruz?Nereden biliyoruz? Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. Yevme yefirrul mer'u min ahîhi. (Abese Suresi, 34. Ayet)

Yevme yefirrul mer'u min ahîhi. (Abese Suresi, 34. Ayet)
O günde ki kişi kardeşinden firar edecek, kaçacak.

O günde ki kişi kardeşinden firar edecek, kaçacak.
Ve ummihî ve ebîhi. (Abese Suresi, 35. Ayet)

Ve ummihî ve ebîhi. (Abese Suresi, 35. Ayet)
Annesinden ve babasından firar edecek, kaçacak.

Annesinden ve babasından firar edecek, kaçacak.
Niye kaçıyor, insan annesinden kaçar mı?Niye kaçıyor, insan annesinden kaçar mı? Sevgili ciğer paresi annesinden kaçar mı?Sevgili ciğer paresi annesinden kaçar mı? Kaçar çünkü evlatlık vazifesini annesine karşı yapmamışsa,Kaçar çünkü evlatlık vazifesini annesine karşı yapmamışsa, annesi de o zaman anneliğini unutacağından,annesi de o zaman anneliğini unutacağından, hakkını isteyeceğinden, ben bu cadaloz oğlumdan,hakkını isteyeceğinden, ben bu cadaloz oğlumdan, evladımdan hakkımı istiyorum diyeceğindenevladımdan hakkımı istiyorum diyeceğinden evlat annesinden kaçacak, babasından kaçacak.evlat annesinden kaçacak, babasından kaçacak. Ve sâhibetihî ve benîhi. (Abese Suresi, 36. Ayet)

Ve sâhibetihî ve benîhi. (Abese Suresi, 36. Ayet)
Adam; eşinden, karısından,

Adam; eşinden, karısından,
çoluk çocuğundan kaçacak.çoluk çocuğundan kaçacak. Li kullimri-im minhum yevmeizin şe'nuy yuğnîhi. (Abese Suresi, 37. Ayet)

Li kullimri-im minhum yevmeizin şe'nuy yuğnîhi. (Abese Suresi, 37. Ayet)
O gün herkesin başını meşgul eden,

O gün herkesin başını meşgul eden,
işi başından aşmış durumda olacak olan bir durumu olacak deniliyor.işi başından aşmış durumda olacak olan bir durumu olacak deniliyor. Demek ki o günde;Demek ki o günde; El-ehillâu yevmeizin ba'duhum li-ba'din 'aduvvun illel muttekîn. (Zuhruf Suresi, 67. Ayet)

El-ehillâu yevmeizin ba'duhum li-ba'din 'aduvvun illel muttekîn. (Zuhruf Suresi, 67. Ayet)
Herkes dünyadaki dostlar ahirette birbirlerine hasım olacağından,

Herkes dünyadaki dostlar ahirette birbirlerine hasım olacağından,
muhasım olacağından, davacı davalı olacağından,muhasım olacağından, davacı davalı olacağından, bizim de vazifemiz Allah'ın emirlerini anlatıp,bizim de vazifemiz Allah'ın emirlerini anlatıp, Allah'ın istediği gibi kul olmanızı sağlamak,Allah'ın istediği gibi kul olmanızı sağlamak, Allah'ın sizi sevmesini sağlamak olduğundan bir vazifemiz.Allah'ın sizi sevmesini sağlamak olduğundan bir vazifemiz. Bizim de haksızlıkları engellemek için mesela birBizim de haksızlıkları engellemek için mesela bir İslâmî aile geçimi nasıl olmalıİslâmî aile geçimi nasıl olmalı diye bir kurs yapmamız düşünülebilir.diye bir kurs yapmamız düşünülebilir. Düşündük bunu ama kuvveden fiile geçiremedik.Düşündük bunu ama kuvveden fiile geçiremedik. Herhalde bunu ilerideki bir zamandaHerhalde bunu ilerideki bir zamanda ortaya koymamız lazım, yeni evlenenlere.ortaya koymamız lazım, yeni evlenenlere. Veyahut bilhassa belki eski evli olanlara,Veyahut bilhassa belki eski evli olanlara, köklü eski zamanda evli olanlaraköklü eski zamanda evli olanlara bazı şeyleri anlatmak lazım.bazı şeyleri anlatmak lazım. Onların alışkanlıklarının yanlışlarınaOnların alışkanlıklarının yanlışlarına işaret etmek lazım.işaret etmek lazım. İslam'a göre ailede erkeğin vazifesi nedir,

İslam'a göre ailede erkeğin vazifesi nedir,
hanımın vazifesi nedir, çocukların vazifesi nedir diyehanımın vazifesi nedir, çocukların vazifesi nedir diye onları söylememiz lazım.onları söylememiz lazım. İşte böyle çeşitli vazifelerİşte böyle çeşitli vazifeler erkeklerin de hanımların da omuzundadır.erkeklerin de hanımların da omuzundadır. Allah'ın rızasını kazanmaları içinAllah'ın rızasını kazanmaları için her tarafın, kadın tarafının, erkek tarafınınher tarafın, kadın tarafının, erkek tarafının Allah yolunda, hali hayatlarında çalışmalar yapması lazımdır.Allah yolunda, hali hayatlarında çalışmalar yapması lazımdır. Boş durmak doğru değildir.Boş durmak doğru değildir. Hele bu devirde boş durmak hiç doğru değildir.Hele bu devirde boş durmak hiç doğru değildir. Çünkü düşman tarafının,Çünkü düşman tarafının, gayrimüslim tarafının, kâfir tarafının,gayrimüslim tarafının, kâfir tarafının, İslam'a hasım olan insanlar tarafınınİslam'a hasım olan insanlar tarafının kadınları çalışır, bizimkiler çalışmazsa boş kalıyor meydan.kadınları çalışır, bizimkiler çalışmazsa boş kalıyor meydan. O boş meydanda da meydanı boş buldukları içinO boş meydanda da meydanı boş buldukları için çok muzurluklar yapıyorlar.çok muzurluklar yapıyorlar. Mazarrattlar meydana getiriyorlar o tip insanlar.Mazarrattlar meydana getiriyorlar o tip insanlar. Onun için çalışmamız lazım.Onun için çalışmamız lazım. Bütün bunların hülasası İslâmî kadın, aile,

Bütün bunların hülasası İslâmî kadın, aile,
çocuk eğitimi, çocuk bakımı derneklerininçocuk eğitimi, çocuk bakımı derneklerinin vücudunun hikmeti,vücudunun hikmeti, yani niçin bu dernekleri kurduğumuzu izah için bu sözleri söylüyoruz.yani niçin bu dernekleri kurduğumuzu izah için bu sözleri söylüyoruz. Bunların gerekçesi,Bunların gerekçesi, kadın dernekleri kurmamızın gerekçesinikadın dernekleri kurmamızın gerekçesini göstermek içindir bu konuşmalarımız.göstermek içindir bu konuşmalarımız. İkna olduğumuz için,İkna olduğumuz için, doğru bulduğumuz için,doğru bulduğumuz için, itaatli olduğumuz için bu çalışmaları yapanitaatli olduğumuz için bu çalışmaları yapan 47 mi? 42 kadın derneği var bugün.47 mi? 42 kadın derneği var bugün. Bu rakam azdır.Bu rakam azdır. Çünkü ben %50, %50 falan dedim,Çünkü ben %50, %50 falan dedim, erkekleri biraz daha fazla sanıyordum amaerkekleri biraz daha fazla sanıyordum ama Kemal Bey söyledi ki hanımlar biraz daha fazlaymış meğerse.Kemal Bey söyledi ki hanımlar biraz daha fazlaymış meğerse. Onların daha çok çalışması lazımmış.Onların daha çok çalışması lazımmış. Az bir farkla da olsa %51,Az bir farkla da olsa %51, %52'ye yakın yüzde yüzde kırk iki filan,%52'ye yakın yüzde yüzde kırk iki filan, yüzde üç, yüzde dört, sizde bir yine siz galipsiniz.yüzde üç, yüzde dört, sizde bir yine siz galipsiniz. Yani hanımlara, ben bizim hanıma her zaman söylüyorum,

Yani hanımlara, ben bizim hanıma her zaman söylüyorum,
bir münakaşa çıkıyor, o kazanıyor, gene sen galipsin diyorum.bir münakaşa çıkıyor, o kazanıyor, gene sen galipsin diyorum. Şimdi siz gene galipsiniz, çalışmalar yapmak lazım.Şimdi siz gene galipsiniz, çalışmalar yapmak lazım. Şimdi biz çalışmaları bölge bölge,Şimdi biz çalışmaları bölge bölge, topluluk topluluk daha güzel yaptığımız içintopluluk topluluk daha güzel yaptığımız için il il ayırmıştık.il il ayırmıştık. İl başkanlarına sorumluluklarınıİl başkanlarına sorumluluklarını ifade eden emanetleri tevdi etmiştik.ifade eden emanetleri tevdi etmiştik. Şimdi Allah'ın bize bir emaneti var.

Şimdi Allah'ın bize bir emaneti var.
Mükellefiyetlerden, Allah'ın bize emirlerinden doğan vazifelerimiz var.Mükellefiyetlerden, Allah'ın bize emirlerinden doğan vazifelerimiz var. Şahsen bunları yapacağız.Şahsen bunları yapacağız. Ayrıca Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem EfendimizinAyrıca Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin ulema-ı amilin ve meşayıh-i kâmilinulema-ı amilin ve meşayıh-i kâmilin ve mürebbini mükemmilinve mürebbini mükemmilin dediğimiz evliyâullah-ı mukarrabindediğimiz evliyâullah-ı mukarrabin mübarek insanlara irşat vazifesimübarek insanlara irşat vazifesi intikal ettiğinden, asırlar boyunca onlarintikal ettiğinden, asırlar boyunca onlar Peygamber Efendimiz'in varisleri olarakPeygamber Efendimiz'in varisleri olarak bu irşat hizmetini yaptıklarından, bu emanetibu irşat hizmetini yaptıklarından, bu emaneti omuzlarına yüklenmiş olan emanetiomuzlarına yüklenmiş olan emaneti korumaya ve emanetin gereği olan çalışmaları yaptıklarındankorumaya ve emanetin gereği olan çalışmaları yaptıklarından bize kadar bu emanet gelmiştir.bize kadar bu emanet gelmiştir. Hocamız Mehmed Zâhid KOTKU Efendimiz'den

Hocamız Mehmed Zâhid KOTKU Efendimiz'den
bu vazife bizim omuzumuza yüklenmiştir.bu vazife bizim omuzumuza yüklenmiştir. Bizim evimizde tekkemizin emanetleri sandığı vardır.

Bizim evimizde tekkemizin emanetleri sandığı vardır.
Sancağı vardır.Sancağı vardır. Gümüşhaneli Efendimizin asası vardır.Gümüşhaneli Efendimizin asası vardır. Bazı eşyaları vardır.Bazı eşyaları vardır. Tarikatımızın tomarı vardır.Tarikatımızın tomarı vardır. Yani silsilemizin nereden gelipYani silsilemizin nereden gelip nasıl köklü ve yaygın olduğunu gösterennasıl köklü ve yaygın olduğunu gösteren belgeler vardır.belgeler vardır. Sandığımızda bunlar mevcuttur.Sandığımızda bunlar mevcuttur. Biz il temsilcilerimizeBiz il temsilcilerimize bu emanetin bir kısmı da onlara aittir diyerekbu emanetin bir kısmı da onlara aittir diyerek cevizden kıymetli ama anlamı büyük,cevizden kıymetli ama anlamı büyük, ebadı küçük ama anlamı büyükebadı küçük ama anlamı büyük emanetler vermiştik.emanetler vermiştik. Bunun içinde Kur'ân-ı Kerîm vardı.Bunun içinde Kur'ân-ı Kerîm vardı. Yani Kur'ân-ı Kerîm yolunda yürüyün demek.Yani Kur'ân-ı Kerîm yolunda yürüyün demek. Tesbih vardı.Tesbih vardı. Yani tarikat ve tasavvuftan sizeYani tarikat ve tasavvuftan size Peygamber Efendimiz'den beriPeygamber Efendimiz'den beri ananevi olarak gelmiş olan zikir vazifelerinizi ihmal etmeyin,ananevi olarak gelmiş olan zikir vazifelerinizi ihmal etmeyin, zikirlerinizi yapın, siz erbâb-ı kulüp olduğunuzu, erbâb-ızikirlerinizi yapın, siz erbâb-ı kulüp olduğunuzu, erbâb-ı tasavvuf olduğunuzu unutmayın manasınatasavvuf olduğunuzu unutmayın manasına tesbih vardı.tesbih vardı. Ondan sonra hocamızın şeyhlerindenOndan sonra hocamızın şeyhlerinden icazetname yoluyla aldığı, hepimize deicazetname yoluyla aldığı, hepimize de açık icazetname olarak verdiği evrad-ı şerifemiz vardı.açık icazetname olarak verdiği evrad-ı şerifemiz vardı. Evrad-ı şerifenin içindekiEvrad-ı şerifenin içindeki bölümleri hocamız kendisi her hocadanbölümleri hocamız kendisi her hocadan tek tek imzalı icazetname ile almışken,tek tek imzalı icazetname ile almışken, o evradı tertip edip basıpo evradı tertip edip basıp hepimize okumayı şey yapmak suretiylehepimize okumayı şey yapmak suretiyle açık bir icazetle hepimizeaçık bir icazetle hepimize kendi hali hayatında vermiş olduğundankendi hali hayatında vermiş olduğundan evrad kitabı vardı.evrad kitabı vardı. Bir de tüylerimizi diken diken eden,Bir de tüylerimizi diken diken eden, bizi ürperten, heyecanlandıran sancağımız vardı.bizi ürperten, heyecanlandıran sancağımız vardı. O sancağımız nedir?

O sancağımız nedir?
Müslüman'ın ilk sancağı nedir?Müslüman'ın ilk sancağı nedir? Lâ ilâhe illallah'tır.Lâ ilâhe illallah'tır. Biz lâ ilâhe illallah sancağının altındaBiz lâ ilâhe illallah sancağının altında o sancağın erleriyiz.o sancağın erleriyiz. Lâ ilâhe illallah sancağı.Lâ ilâhe illallah sancağı. Sancağımızın bir yüzünde ne vardır?Sancağımızın bir yüzünde ne vardır? İlâhî ente maksûdî ve rızâke matlûbî.İlâhî ente maksûdî ve rızâke matlûbî. Yâ Rabbi!Yâ Rabbi! Sen benim gayemsin, matlubum, arzum sensin,Sen benim gayemsin, matlubum, arzum sensin, ben senin rızanı kazanmak istiyorum manasına geliyor.ben senin rızanı kazanmak istiyorum manasına geliyor. Bu çok mühim bir sözdü.Bu çok mühim bir sözdü. Hadis-i kudsi'den alınma idi.Hadis-i kudsi'den alınma idi. Tarikatımızın anaTarikatımızın ana ifadelerinden birisiydi, temel ifadelerinden birisiydi.ifadelerinden birisiydi, temel ifadelerinden birisiydi. Her işimizdeki gayemizi gösterenHer işimizdeki gayemizi gösteren kaynak cümle idi.kaynak cümle idi. İlâhî ente maksûdî ve rızâke matlûbî.İlâhî ente maksûdî ve rızâke matlûbî. Yâ Rabbi!Yâ Rabbi! Maksudum sensin, ben senin rızanı kazanmak istiyorum.Maksudum sensin, ben senin rızanı kazanmak istiyorum. Niye burada toplandınız?

Niye burada toplandınız?
Allah'ın rızasını kazanmak için.Allah'ın rızasını kazanmak için. Niye Ramazan'da oruç tuttunuz?Niye Ramazan'da oruç tuttunuz? Allah'ın rızasını kazanmak için.Allah'ın rızasını kazanmak için. Niye hacca gittiniz,Niye hacca gittiniz, o zahmetleri çektiniz, o masrafları yaptınız?o zahmetleri çektiniz, o masrafları yaptınız? Allah'ın rızasını kazanmak için.Allah'ın rızasını kazanmak için. Niye örtündünüz?Niye örtündünüz? Allah'ın rızasını kazanmak için.Allah'ın rızasını kazanmak için. Niye herkes İslam'ı tenkit edip dururken,

Niye herkes İslam'ı tenkit edip dururken,
tenkit edildiğiniz halde,tenkit edildiğiniz halde, çeşitli sıkıntılarını çektiğiniz haldeçeşitli sıkıntılarını çektiğiniz halde İslam yolunda yürüyorsunuz?İslam yolunda yürüyorsunuz? Allah'ın rızasını kazanmak için,Allah'ın rızasını kazanmak için, Allah'ın rızasını kazanmak için,Allah'ın rızasını kazanmak için, Allah'ın rızasını kazanmak için.Allah'ın rızasını kazanmak için. İlâhî ente maksûdî ve rızâke matlûbî dediğimiz için.İlâhî ente maksûdî ve rızâke matlûbî dediğimiz için. Bunları il temsilciliklerine,Bunları il temsilciliklerine, o ilin emaneti olarak verdik.o ilin emaneti olarak verdik. Her askeri birlikte askeri birliğin adı,Her askeri birlikte askeri birliğin adı, numarası, yazılı olan bir sancağı olduğu gibi her ilenumarası, yazılı olan bir sancağı olduğu gibi her ile bizim şeyimizi verdik.bizim şeyimizi verdik. Şimdi hanımlar için deŞimdi hanımlar için de hanımların çalışması çok önemli olduğundanhanımların çalışması çok önemli olduğundan hanımlar için de yine ceviz sandık içinde emanetler var.hanımlar için de yine ceviz sandık içinde emanetler var. Bu emanetleri şimdi sunacağız.Bu emanetleri şimdi sunacağız. Buradaki güzel toplantımız böylece

Buradaki güzel toplantımız böylece
bitmiş olacak.bitmiş olacak. Fakat ben bu mekânın çok güzel olduğunu gördüm.Fakat ben bu mekânın çok güzel olduğunu gördüm. Bu güzel toplantıların,Bu güzel toplantıların, böyle güzel amaçlı toplantıların bu güzel yerdeböyle güzel amaçlı toplantıların bu güzel yerde tekrar tekrar yapılmasını da temenni ediyorum.tekrar tekrar yapılmasını da temenni ediyorum. Bir de mekâna söz gelmişkenBir de mekâna söz gelmişken bu mekân bir özel okul haline getirilmiştir.bu mekân bir özel okul haline getirilmiştir. Bu sene hangi sınıfları alıyoruz?Bu sene hangi sınıfları alıyoruz? Sadece.Sadece. Kanuna göre orta hazırlık ve orta bir,Kanuna göre orta hazırlık ve orta bir, iki sınıf yani ilkokulu bitirmiş insanlariki sınıf yani ilkokulu bitirmiş insanlar buraya alınacaklar.buraya alınacaklar. Siz şimdi muhtelif illerden buraya geldiniz, gideceksiniz.Siz şimdi muhtelif illerden buraya geldiniz, gideceksiniz. Yatılı olacak.Yatılı olacak. Yatılı olacağı için ASFA garanti belgesini taşıyor.Yatılı olacağı için ASFA garanti belgesini taşıyor. ASFA'nın eğitiminin güzel olduğunuASFA'nın eğitiminin güzel olduğunu geçtiğimiz yıllardaki hizmetlerimiz ispatlamıştır.geçtiğimiz yıllardaki hizmetlerimiz ispatlamıştır. ASFA ismi bir garanti belgesidir.ASFA ismi bir garanti belgesidir. Bir emniyet, itimat belgesidir.Bir emniyet, itimat belgesidir. O belgeli, damgalı bir okul burada orta hazırlık ve orta bir olarakO belgeli, damgalı bir okul burada orta hazırlık ve orta bir olarak bu sene öğrenci alacaktır.bu sene öğrenci alacaktır. Bu da hatırınızda olsun.Bu da hatırınızda olsun. Bu içinde kadın aile, derneklerinin çalışmasını yaptığımızBu içinde kadın aile, derneklerinin çalışmasını yaptığımız bu binayı unutmayın.bu binayı unutmayın. Bu binaya yakınlarınızı, sevdiklerinizi, çocuklarınızı gönderin ki biz onlarıBu binaya yakınlarınızı, sevdiklerinizi, çocuklarınızı gönderin ki biz onları bu güzel şuur ile buradabu güzel şuur ile burada güzelce yetiştirmeye gayret edelim.güzelce yetiştirmeye gayret edelim. Bu toplantımızın bir amacı daBu toplantımızın bir amacı da birbirlerinden habersiz olarakbirbirlerinden habersiz olarak başka başka yörelerde çalışanbaşka başka yörelerde çalışan aynı imana, aynı aşka şevke sahipaynı imana, aynı aşka şevke sahip dindar hanımefendilerin yakından birbirlerini görmeleri,dindar hanımefendilerin yakından birbirlerini görmeleri, bir iki akşam da olsa beraberbir iki akşam da olsa beraber namaz kılmaları, oturmaları, yemek yemeleri suretiylenamaz kılmaları, oturmaları, yemek yemeleri suretiyle aralarındaki sevginin, muhabbetin artması,aralarındaki sevginin, muhabbetin artması, iş birliğinin gelişmesiydi.iş birliğinin gelişmesiydi. Bunu da unutmayın.Bunu da unutmayın. Siz burada birbirlerinizleSiz burada birbirlerinizle daha yakından görüşmüş oldunuz,daha yakından görüşmüş oldunuz, belki tanıyordunuz, belki tanımıyordunuz birbirinizi,belki tanıyordunuz, belki tanımıyordunuz birbirinizi, tanışmış oldunuz.tanışmış oldunuz. Birbirlerinizin adreslerini alın, unutmayın.Birbirlerinizin adreslerini alın, unutmayın. Siz kardeşsiniz.Siz kardeşsiniz. Müslümanın Müslüman'ı sevmesi,Müslümanın Müslüman'ı sevmesi, kardeşini sevmesi çok sevaptır.kardeşini sevmesi çok sevaptır. Dünyada, ahirette mükâfatı çok büyüktür.Dünyada, ahirette mükâfatı çok büyüktür. Bir amacımız da bu tanışmayı sağlamaktı.Bir amacımız da bu tanışmayı sağlamaktı. Şimdi öğle namazını kılarken çok memnun oldum.

Şimdi öğle namazını kılarken çok memnun oldum.
Şu üst katın böyle mescit haline gelişi de güzel bir şekilde oldu.Şu üst katın böyle mescit haline gelişi de güzel bir şekilde oldu. Yani bence buraya gelipYani bence buraya gelip sadece bir böyle bir namaz kılmak bilesadece bir böyle bir namaz kılmak bile bütün zahmetleri ödedi.bütün zahmetleri ödedi. Daha kâra geçildi, daha çok kârlı çıktık diyeDaha kâra geçildi, daha çok kârlı çıktık diye kendim şahsen düşünüyorum.kendim şahsen düşünüyorum. Allah hepinizden razı olsun.Allah hepinizden razı olsun. Şimdi burada bu emanetlerin neler olduğunu size göstereceğim.

Şimdi burada bu emanetlerin neler olduğunu size göstereceğim.
Birisi ahlâk, kültür ve çevre dernekleri diyeBirisi ahlâk, kültür ve çevre dernekleri diye sancağımızdan bir tane koymuşlar.sancağımızdan bir tane koymuşlar. Ben temenni ediyorum ki,Ben temenni ediyorum ki, temenni ediyorum ki ayrıcatemenni ediyorum ki ayrıca bu toplantıdan sonra hazırlayalım.bu toplantıdan sonra hazırlayalım. Kadınlar için bir sancak şey yapacağız,Kadınlar için bir sancak şey yapacağız, hanım dernekleri için ayrı bir sancak yapacağız.hanım dernekleri için ayrı bir sancak yapacağız. Ama o zamana kadar ahlâk,Ama o zamana kadar ahlâk, kültür ve çevre derneklerinin sancağı sizde bulunsun.kültür ve çevre derneklerinin sancağı sizde bulunsun. Ama siz bir bakıma ahlâk, kültür ve çevre derneğisiniz.Ama siz bir bakıma ahlâk, kültür ve çevre derneğisiniz. Kadınlar arasında ahlâkı, dini, âdâbı öğretmek içinKadınlar arasında ahlâkı, dini, âdâbı öğretmek için kültür dediğimiz irfanı, ilmi,kültür dediğimiz irfanı, ilmi, irfanı yaymak içinirfanı yaymak için ve çevreyi düzeltip güzelleştirmek için,ve çevreyi düzeltip güzelleştirmek için, çalıştığınız için aynı zamandaçalıştığınız için aynı zamanda bu kelimeler size aşinadır.bu kelimeler size aşinadır. Sizin yabancınız değildir.Sizin yabancınız değildir. Sizin faaliyetinizi gösteren kelimelerdir.Sizin faaliyetinizi gösteren kelimelerdir. Bu da kalır yanınızda.Bu da kalır yanınızda. Bu tesbih, usta elinden çıkma tesbihtir.

Bu tesbih, usta elinden çıkma tesbihtir.
Bizim erbab-ı kulub olduğumuzuBizim erbab-ı kulub olduğumuzu tasavvuf erbabı olduğumuzu,tasavvuf erbabı olduğumuzu, maneviyatı, takvâyı ihmal etmeyen bir grup olduğumuzu gösteriyor,maneviyatı, takvâyı ihmal etmeyen bir grup olduğumuzu gösteriyor, tek yanlı olmadığımızı gösteriyor.tek yanlı olmadığımızı gösteriyor. Bu hatmi hacegan dediğimiz zikir, toplu zikrimizi yaparken

Bu hatmi hacegan dediğimiz zikir, toplu zikrimizi yaparken
bazı büyüklerimize görebazı büyüklerimize göre sayılara riayet etmek çok önemli olduğundansayılara riayet etmek çok önemli olduğundan bir tek bile aksama olmasın diyebir tek bile aksama olmasın diye hatim taşları kullanılır.hatim taşları kullanılır. Hatim taşları kullanıldığı içinHatim taşları kullanıldığı için herkes elindeki taş sayısıncaherkes elindeki taş sayısınca okuyacağı duayı okuyacağı için rakamlar hiç şaşmaz.okuyacağı duayı okuyacağı için rakamlar hiç şaşmaz. Onu sağlamak için âdet olmuştur bizim tarikatımızda.Onu sağlamak için âdet olmuştur bizim tarikatımızda. Hatim taşları hatme deniliyor veyahut hatme, bir hatim demektir.Hatim taşları hatme deniliyor veyahut hatme, bir hatim demektir. Hatme-i hacegan da denilir.Hatme-i hacegan da denilir. Hatmi hacegan da denilir.Hatmi hacegan da denilir. Hatmi Hacegan taşları vardır.Hatmi Hacegan taşları vardır. Bunun içinde 110 tane gül suyuyla yıkanmış taş vardır.Bunun içinde 110 tane gül suyuyla yıkanmış taş vardır. Gül suyu güzel duygularımızı ifade ediyor.Gül suyu güzel duygularımızı ifade ediyor. 10 tane büyük taş vardır.10 tane büyük taş vardır. İhlâs-ı şeriflerin 10 defaİhlâs-ı şeriflerin 10 defa okunup da 1001'e tamamlanmasını sağlamak içindir.okunup da 1001'e tamamlanmasını sağlamak içindir. Ondan sonra 100 tane küçük taş vardır.Ondan sonra 100 tane küçük taş vardır. Bunun 21'i ayrılıp yetmiş dokuz Elem neşrah leke okunsun.Bunun 21'i ayrılıp yetmiş dokuz Elem neşrah leke okunsun. Ondan sonra da yüz salât-u selâm aksamadan çekilsin.Ondan sonra da yüz salât-u selâm aksamadan çekilsin. Yani kalabalık ne kadar olursa olsunYani kalabalık ne kadar olursa olsun taşlar onların eline dağıldıktan sonrataşlar onların eline dağıldıktan sonra bu rakam şaşmaz diyebu rakam şaşmaz diye hatmi haceganı yapmaya mahsus birhatmi haceganı yapmaya mahsus bir emanet olarak böyle bir kese içinde taşlar,emanet olarak böyle bir kese içinde taşlar, gül suyuyla yıkanmış taşlar size emanet veriliyor.gül suyuyla yıkanmış taşlar size emanet veriliyor. Bir ilde bir tane hatmi hacegan yapan temsilcimiz olabilir.

Bir ilde bir tane hatmi hacegan yapan temsilcimiz olabilir.
Bir iki tane olabilir.Bir iki tane olabilir. İlim büyüklüğüne göre değişir.İlim büyüklüğüne göre değişir. Bizim gördüğümüz lüzuma göre değişir.Bizim gördüğümüz lüzuma göre değişir. Çeşitli sebepleri vardır.Çeşitli sebepleri vardır. Biz hatmi haceganBiz hatmi hacegan yapma selahiyeti verdiğimizyapma selahiyeti verdiğimiz kimselerin hepsinin ismini, adresini, telefonunu hattakimselerin hepsinin ismini, adresini, telefonunu hatta resmini bir şeyde toplamak istiyoruzresmini bir şeyde toplamak istiyoruz yanımdaki bir şeyde bileyim, hani falanca diyelim kiyanımdaki bir şeyde bileyim, hani falanca diyelim ki Anadolu'nun Akhisar veyahut efendim Maraş'ın falancaAnadolu'nun Akhisar veyahut efendim Maraş'ın falanca veya Antep'in filanca beldesindekiveya Antep'in filanca beldesindeki kardeşimize hatmi hacegan hakkı vermişiz.kardeşimize hatmi hacegan hakkı vermişiz. Adresini bileyim.Adresini bileyim. Kendisine bir kâğıt göndereceğim zaman,Kendisine bir kâğıt göndereceğim zaman, telefon edebileceğim zaman telefonu vetelefon edebileceğim zaman telefonu ve ev adresi bilinsin, ismi bilinsin.ev adresi bilinsin, ismi bilinsin. Bir de hatırlamakta zorluk çekersem diyeBir de hatırlamakta zorluk çekersem diye bir vesikalık fotoğrafı bulunsun diye düşünüyorum.bir vesikalık fotoğrafı bulunsun diye düşünüyorum. Herkes onun için hatmi hacegan yaptıran hanımlar

Herkes onun için hatmi hacegan yaptıran hanımlar
böyle bir dosya kağıdına bu bilgileri şey yapıpböyle bir dosya kağıdına bu bilgileri şey yapıp bana iletsinler.bana iletsinler. İsmail Yüzlü'ye telefon ederek iletsinler.İsmail Yüzlü'ye telefon ederek iletsinler. Bir ilde birkaç tane olabilir bizim müsaademizle,Bir ilde birkaç tane olabilir bizim müsaademizle, bir tane olabilir.bir tane olabilir. Bir tane yerde yapılacaksa hatmi haceganBir tane yerde yapılacaksa hatmi hacegan bir kişi yapabilir, birkaç kişi yapabilir.bir kişi yapabilir, birkaç kişi yapabilir. Onlar yine bizim selahiyetimizle,Onlar yine bizim selahiyetimizle, bizim vereceğimiz izinle ve selahiyetle olacak, bunu bilin.bizim vereceğimiz izinle ve selahiyetle olacak, bunu bilin. Bu dualar ve zikirler hocamızınBu dualar ve zikirler hocamızın tertip ettiği dua mecmuasıdır.tertip ettiği dua mecmuasıdır. O, dediğim gibi bende asılları var.O, dediğim gibi bende asılları var. Kendi hocalarından yazılı icazetname almıştır.Kendi hocalarından yazılı icazetname almıştır. Eski usül, Euzü Besmele çekilerek ciltlenmiş,Eski usül, Euzü Besmele çekilerek ciltlenmiş, güzel, yaldızlı icazetname denilen kağıtlardagüzel, yaldızlı icazetname denilen kağıtlarda diploma demek icazetnamediploma demek icazetname veyahut diploma icazetname demek.veyahut diploma icazetname demek. Biz onu kullansak daha iyi, diplomayı kullanmasak.Biz onu kullansak daha iyi, diplomayı kullanmasak. Öyle aldığı şeyi hepimize şefkatinden,Öyle aldığı şeyi hepimize şefkatinden, sevgisinden bahşetmiştir.sevgisinden bahşetmiştir. Bunu hazırlayıp okuyun demek, ben sizeBunu hazırlayıp okuyun demek, ben size binbir zahmetle hocalarıma hizmet ederek aldığımbinbir zahmetle hocalarıma hizmet ederek aldığım bu selahiyeti hepinize ben veriyorum demektir.bu selahiyeti hepinize ben veriyorum demektir. Aleni bir icazetnamedir.Aleni bir icazetnamedir. Onun için bunu da şey yapıyoruz.

Onun için bunu da şey yapıyoruz.
Bunun içindeki dualar, ayetlerBunun içindeki dualar, ayetler ve okunan diğer şeylerve okunan diğer şeyler hepsinin uzun uzun menkıbesi vardır,hepsinin uzun uzun menkıbesi vardır, faidesi vardır, sevabı vardır, sebebi vardır.faidesi vardır, sevabı vardır, sebebi vardır. Hepsi çok önemlidir.Hepsi çok önemlidir. Hocamız bize emretmişti,Hocamız bize emretmişti, vazife olarak vermişti, bizvazife olarak vermişti, biz hangi hadisten alındığını,hangi hadisten alındığını, o duanın niçin oraya konulduğunu anlatano duanın niçin oraya konulduğunu anlatan bir kitap yazmamız gerekiyor.bir kitap yazmamız gerekiyor. Ama henüz yazamadık,Ama henüz yazamadık, o vazife bizim üzerimizdedir.o vazife bizim üzerimizdedir. Bunlar öyle birBunlar öyle bir inceden inceye seçilmiş kıymetli dualardır.inceden inceye seçilmiş kıymetli dualardır. Her birinin manası güzeldir.Her birinin manası güzeldir. Zaten manasını yanında taşıyan bir baskısı da çıkmıştır.Zaten manasını yanında taşıyan bir baskısı da çıkmıştır. Bunu her gün belirli usulle okuyoruz.Bunu her gün belirli usulle okuyoruz. O dualardan istifade ediyoruz.O dualardan istifade ediyoruz. Bir misalle anlatayım:Bir misalle anlatayım: Mesela Esmâ-i Hüsnâ vardır.

Mesela Esmâ-i Hüsnâ vardır.
Esmâ-i Hüsnâ'yı kim böyle okursa cennete girer diye müjde vardır.Esmâ-i Hüsnâ'yı kim böyle okursa cennete girer diye müjde vardır. Ondan okunuyor.Ondan okunuyor. Mesela, Allâhümme innî eûzü bike min 'azâbi cehennemMesela, Allâhümme innî eûzü bike min 'azâbi cehennem ve min 'azâbi'l-kabri ve min fitneti'l-mahyâ ve'l-memâtive min 'azâbi'l-kabri ve min fitneti'l-mahyâ ve'l-memâti ve min şerri fitneti'l-mesîhi'd-deccâl.ve min şerri fitneti'l-mesîhi'd-deccâl. Deccal'den, deccalın fitnesinden sığınmakla ilgili hadis-i şeriftir bu.Deccal'den, deccalın fitnesinden sığınmakla ilgili hadis-i şeriftir bu. Peygamber Efendimiz bunu okuyun demiştir.Peygamber Efendimiz bunu okuyun demiştir. Biz her sabah bunu okuyarak ahir zamanınBiz her sabah bunu okuyarak ahir zamanın fitnelerinden kendimizi korumuş oluyoruz.fitnelerinden kendimizi korumuş oluyoruz. Her şey böyledir yani.Her şey böyledir yani. Bunların güzelce okunmasını istediğimiz içinBunların güzelce okunmasını istediğimiz için sandığınızın içine bunu dasandığınızın içine bunu da hocamızın emanetini size nakleden etmek içinhocamızın emanetini size nakleden etmek için bunu da koymuş bulunuyoruz.bunu da koymuş bulunuyoruz. Tabii hepimiz Kur'ân-ı Kerîm'in şeyiyiz, bağlısıyız.Tabii hepimiz Kur'ân-ı Kerîm'in şeyiyiz, bağlısıyız. Kur'ân-ı Kerîm bizim rehberimizdir,Kur'ân-ı Kerîm bizim rehberimizdir, hayatımızın rehberidir, önderimizdir.hayatımızın rehberidir, önderimizdir. Her işimiz Kur'ân-ı Kerim'e göredir.Her işimiz Kur'ân-ı Kerim'e göredir. İhtilafların çözümü de Kur'an'dadır.İhtilafların çözümü de Kur'an'dadır. Onun için hepinizde bir Kur'ân-ı Kerîm olacak.Onun için hepinizde bir Kur'ân-ı Kerîm olacak. Kur'ân-ı Kerîm kabirde yoldaşımızdır,Kur'ân-ı Kerîm kabirde yoldaşımızdır, kıyamette şefaatçimizdir, sırattakıyamette şefaatçimizdir, sıratta nurdur önümüzü, arkamızı aydınlatan, cennete girmenurdur önümüzü, arkamızı aydınlatan, cennete girme delilimiz, kılavuzumuzdur.delilimiz, kılavuzumuzdur. Onun için bu sandıkta bunlar var.Onun için bu sandıkta bunlar var. Böylece bu emanetleri size sıraylaBöylece bu emanetleri size sırayla bugün burada bu güzelbugün burada bu güzel toplantının arkasındantoplantının arkasından derin manası olduğunu düşünerek, heyecanlı bir şekilde sunuyoruz.derin manası olduğunu düşünerek, heyecanlı bir şekilde sunuyoruz. Allah emanete riayeti nasip etsin.

Allah emanete riayeti nasip etsin.
Feyzinizi çok etsin.Feyzinizi çok etsin. İki cihanda aziz ve bahtiyar olun.İki cihanda aziz ve bahtiyar olun. El-Fatiha!

El-Fatiha!
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2