Namaz Vakitleri

10 Rebîü'l-Âhir 1448
21 September 2026
İmsak
05:17
Güneş
06:42
Öğle
13:03
İkindi
16:29
Akşam
19:13
Yatsı
20:33
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. Kur'an-ı Kerîm, istifham ve istinkâri ile

Kur'an-ı Kerîm, istifham ve istinkâri ile
sorarak, yani olmaz böyle şey manasına.sorarak, yani olmaz böyle şey manasına. Buyuruyor ki;Buyuruyor ki; Biz sizi abes yere mi yarattık sanıyorsunuz?

Biz sizi abes yere mi yarattık sanıyorsunuz?
Bize dönmeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?Bize dönmeyeceğinizi mi sanıyorsunuz? Efehasibtüm ennemâ haleknâküm ‘abesen.

Efehasibtüm ennemâ haleknâküm ‘abesen.
Boş yere mi?

Boş yere mi?
Yani tesadüfü mü yaratıldınız?

Yani tesadüfü mü yaratıldınız?
Amaçsız mı yaratıldınız?Amaçsız mı yaratıldınız? Abes yere mi yaratıldınız?Abes yere mi yaratıldınız? Hayır, öyle değil.

Hayır, öyle değil.
Bir hikmetle, binbir hikmetle, sayısız hikmetleBir hikmetle, binbir hikmetle, sayısız hikmetle yaratılmış ve bir takım vazifelerleyaratılmış ve bir takım vazifelerle mesul ve yükümlü tutulmuş bulunuyoruz.mesul ve yükümlü tutulmuş bulunuyoruz. Onun için Kendi şahsi, ailevi, ferdi,

Onun için Kendi şahsi, ailevi, ferdi,
sıhhî, mali meselelerimizi halletsek bile içimiz rahat etmiyor.sıhhî, mali meselelerimizi halletsek bile içimiz rahat etmiyor. Diyelim ki, ev bark sahibi olduk,Diyelim ki, ev bark sahibi olduk, araba sahibi olduk, ticarethane sahibi olduk,araba sahibi olduk, ticarethane sahibi olduk, para sahibi olduk, mevki makam sahibi olduk,para sahibi olduk, mevki makam sahibi olduk, rütbe sahibi olduk, yine tatmin olmuyoruz.rütbe sahibi olduk, yine tatmin olmuyoruz. Yine içimiz rahat etmiyor.Yine içimiz rahat etmiyor. Neden?

Neden?
Çünkü Allah Teâlâ Hazretleri bize

Çünkü Allah Teâlâ Hazretleri bize
birtakım görevler işaret buyurmuş, emir buyurmuş,birtakım görevler işaret buyurmuş, emir buyurmuş, bizim onları yapmamız lazım.bizim onları yapmamız lazım. Şahsi mutluluğumuz, şahsi rahatlığımız, huzurumuz, refahımızŞahsi mutluluğumuz, şahsi rahatlığımız, huzurumuz, refahımız kâfi değil.kâfi değil. Hatta her nimetin bir sorumluluğu var.Hatta her nimetin bir sorumluluğu var. Nereden kazanıldığı, şükrünün eda edilip edilmediği,Nereden kazanıldığı, şükrünün eda edilip edilmediği, vazifelerin yapılıp yapılmadığı, yapılması gereken bazıvazifelerin yapılıp yapılmadığı, yapılması gereken bazı vazifeler niçin yapılmadı, yapılmaması gereken birtakımvazifeler niçin yapılmadı, yapılmaması gereken birtakım işler niçin yapıldı diye, biri bilen,işler niçin yapıldı diye, biri bilen, içimizin dışımızı bilen, Allah Teâlâ Hazretleriiçimizin dışımızı bilen, Allah Teâlâ Hazretleri bu dünya hayatından bizi hesaba çekecekbu dünya hayatından bizi hesaba çekecek diye biliyoruz.diye biliyoruz. Mizan haktır, hesap haktır, mahşer haktır,Mizan haktır, hesap haktır, mahşer haktır, mahkeme-i kübra haktır, cennet haktır,mahkeme-i kübra haktır, cennet haktır, cehennem haktır diye biliyoruz.cehennem haktır diye biliyoruz. Onun için batılılar gibi, zamane insanlarıOnun için batılılar gibi, zamane insanları gibi, gayrimüslimler gibi, münkirler gibi,gibi, gayrimüslimler gibi, münkirler gibi, dünya peresler gibi, materyalistler gibi maddi birtakımdünya peresler gibi, materyalistler gibi maddi birtakım şeylere sahip olduğumuz zaman işimiz tamam oldu,şeylere sahip olduğumuz zaman işimiz tamam oldu, tamam artık mutluyum, evim var,tamam artık mutluyum, evim var, barkım var, yazlığım var, kışlığım var,barkım var, yazlığım var, kışlığım var, otomobilim var, param var, mevkiim var,otomobilim var, param var, mevkiim var, makam var, tamam diyemiyoruz.makam var, tamam diyemiyoruz. Hatta mutluluğun içinde, nimetlerin içinde rahatsızHatta mutluluğun içinde, nimetlerin içinde rahatsız olmaya başlıyoruz.olmaya başlıyoruz. Yani ben bu nimete mazharım amaYani ben bu nimete mazharım ama başka Müslümanlar da sahip mi, mazhar mı bunlara?başka Müslümanlar da sahip mi, mazhar mı bunlara? Ben elimdeki imkânları gerekli şekilde kullanıyor muyum,Ben elimdeki imkânları gerekli şekilde kullanıyor muyum, kullanmıyor muyum?kullanmıyor muyum? Yapmadığım şeyler var mı?Yapmadığım şeyler var mı? Vazifeler var mı?

Vazifeler var mı?
İhmal ettiğim, unuttuğum, hatırıma gelmeyen,

İhmal ettiğim, unuttuğum, hatırıma gelmeyen,
üzerime görev olarak tertip ettiği haldeüzerime görev olarak tertip ettiği halde yapmadığım vazifeler var mı diyeyapmadığım vazifeler var mı diye arıyoruz, düşünüyoruz.arıyoruz, düşünüyoruz. Rahatı kendimiz terk ediyoruz.Rahatı kendimiz terk ediyoruz. Ebû Eyyüb el-Ensârî Hazretleri misal, yaşlanmışEbû Eyyüb el-Ensârî Hazretleri misal, yaşlanmış çok cihatlara katılmış, Peygamber Efendimiz'in evçok cihatlara katılmış, Peygamber Efendimiz'in ev sahipliği şerefine mazhar, hafız-ı kelâm, kelâm-ısahipliği şerefine mazhar, hafız-ı kelâm, kelâm-ı kadim, çok meziyetlere sahip bir büyükkadim, çok meziyetlere sahip bir büyük zât-ı muhterem ama cihatla ilgili âyet-i kerîmeyizât-ı muhterem ama cihatla ilgili âyet-i kerîmeyi okuduğu zaman diyor ki, verinokuduğu zaman diyor ki, verin benim kılıcımı, kalkanımı, zırhımı, ben cihata gideceğim.benim kılıcımı, kalkanımı, zırhımı, ben cihata gideceğim. Diyorlar ki artık sen yaşlandın, yaptın da vazifeleri.Diyorlar ki artık sen yaşlandın, yaptın da vazifeleri. Resûlullah zamanında da sallallahu aleyhi ve sellem'inResûlullah zamanında da sallallahu aleyhi ve sellem'in hoşnut olacağı şekilde vazifelerini de yaptın.hoşnut olacağı şekilde vazifelerini de yaptın. Şimdi ihtiyarsın, hadi o vazifeleri bizŞimdi ihtiyarsın, hadi o vazifeleri biz yapalım, sen otur torunlarının başında dedikleri zaman razı olmuyor.yapalım, sen otur torunlarının başında dedikleri zaman razı olmuyor. Hala Hatun razı olmuyor.Hala Hatun razı olmuyor. Kimisi Kıbrıs'ta türbesi, kimisi İstanbul'da, kimisiKimisi Kıbrıs'ta türbesi, kimisi İstanbul'da, kimisi Adıyaman'da, kimisi Semerkant'ta, kimisi daha başka bir yerde,Adıyaman'da, kimisi Semerkant'ta, kimisi daha başka bir yerde, hepsi bir mes'uliyet duygusu,hepsi bir mes'uliyet duygusu, sorumluluk yükü altında kendilerinin Allah'ın rızasınısorumluluk yükü altında kendilerinin Allah'ın rızasını kazanmalarının gerektiğini düşünerek rahatlarını terk etmişler.kazanmalarının gerektiğini düşünerek rahatlarını terk etmişler. İmkânlarını tepmişler.İmkânlarını tepmişler. Mutluluğu yakalamışken onunla tatmin olmamışlar,Mutluluğu yakalamışken onunla tatmin olmamışlar, daha büyük mutlulukları sağlamak, Allah'ın rızası kazanmak içindaha büyük mutlulukları sağlamak, Allah'ın rızası kazanmak için çalışmalar yapmışlar.çalışmalar yapmışlar. Aynı duygu her Müslümanda vardır.Aynı duygu her Müslümanda vardır. Bu sadece bize mahsus bir şey değil.Bu sadece bize mahsus bir şey değil. Sadece şuradaki insanlara mahsus değil.Sadece şuradaki insanlara mahsus değil. Bütün Müslümanların imanının gereği, ana zihniyeti budur.Bütün Müslümanların imanının gereği, ana zihniyeti budur. Şimdi Allah'a kulluk yapacağız.Şimdi Allah'a kulluk yapacağız. Şek şüphe yok.Şek şüphe yok. Allah Teâlâ Hazretleri bu hayatı birAllah Teâlâ Hazretleri bu hayatı bir imtihan yeri olarak yaratmış.imtihan yeri olarak yaratmış. Bir müddet bu sahnede görüneceğiz, sonraBir müddet bu sahnede görüneceğiz, sonra sahneden çekilip gideceğiz, yolcuyuz.sahneden çekilip gideceğiz, yolcuyuz. Ezelden gelip ebede gidiyoruz.Ezelden gelip ebede gidiyoruz. Ve bu dünya hayatında yaptıklarımızdan, yapmadıklarımızdanVe bu dünya hayatında yaptıklarımızdan, yapmadıklarımızdan sorgu ve suale maruz tutulacağız diye düşünüyoruz.sorgu ve suale maruz tutulacağız diye düşünüyoruz. Ve Allah Teâlâ Hazretlerinin dinine

Ve Allah Teâlâ Hazretlerinin dinine
hizmet etmek istiyoruz.hizmet etmek istiyoruz. Kur'an-ı Kerim'de farzı okurken geçmişti.Kur'an-ı Kerim'de farzı okurken geçmişti. Bismillâhirrahmânirrahîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.
Lâ yestevi’l-kâ’idûne mine’l-mü’minîne ğayru ülî’d-darari ve’l-mücâhidûne

Lâ yestevi’l-kâ’idûne mine’l-mü’minîne ğayru ülî’d-darari ve’l-mücâhidûne
fî sebîli’llâhi bi-emvâlihim ve enfüsihim.fî sebîli’llâhi bi-emvâlihim ve enfüsihim. Müslümanlarda hastalığı mazereti olanlar müstesna,

Müslümanlarda hastalığı mazereti olanlar müstesna,
oturanlarla malıyla canıyla cihad edenler bir olmaz.oturanlarla malıyla canıyla cihad edenler bir olmaz. Lâ yestevî’l-kâ’idûne.

Lâ yestevî’l-kâ’idûne.
Oturanlar.Oturanlar. ve’l-mücâhidûne fî sebîlillâhi bi-emvâlihim ve enfüsihim.

ve’l-mücâhidûne fî sebîlillâhi bi-emvâlihim ve enfüsihim.
Malı ile canı ile cihad edenlerMalı ile canı ile cihad edenler bir olmaz.bir olmaz. Müsâvî olmazlar.Müsâvî olmazlar. Faddale’llâhü’l-mücâhidîne bi-emvâlihim ve enfüsihim ‘alâ’l-kâ’idîne deraceten

Faddale’llâhü’l-mücâhidîne bi-emvâlihim ve enfüsihim ‘alâ’l-kâ’idîne deraceten
ve küllen ve’adallâhü’l-hüsnâ.ve küllen ve’adallâhü’l-hüsnâ. Ve küllen ve’adallâhü’l-hüsnâ.

Ve küllen ve’adallâhü’l-hüsnâ.
Cümlesi hal cümlesi.Cümlesi hal cümlesi. Yani hepsine Allah iyilikler vaad etmişYani hepsine Allah iyilikler vaad etmiş olmasına rağmen, Allah Teâlâ Hazretleri yolundaolmasına rağmen, Allah Teâlâ Hazretleri yolunda cihad edenleri, oturanlardan kat kat katcihad edenleri, oturanlardan kat kat kat kat fazla büyük mükâfatlarla taltif edeceğinikat fazla büyük mükâfatlarla taltif edeceğini bu ayet-i kerimede bildiriyor.bu ayet-i kerimede bildiriyor. Cuma vaazında da okuduğum âyet-i kerîmeyiCuma vaazında da okuduğum âyet-i kerîmeyi tekrar burada Allah'ın emri olarak, Cuma'datekrar burada Allah'ın emri olarak, Cuma'da bulunmayan kardeşlerim de duysun diye hatırlatmakbulunmayan kardeşlerim de duysun diye hatırlatmak istiyorum ki, Allah Teâlâ Hazretleri buyuruyor;istiyorum ki, Allah Teâlâ Hazretleri buyuruyor; Bismillâhirrahmânirrahîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.
Yâ eyyuhellezîne âmenû.

Yâ eyyuhellezîne âmenû.
Ey iman sahipleri!

Ey iman sahipleri!
Ey iman etmiş olan mümin kullar!Ey iman etmiş olan mümin kullar! Kûnû ensârallâhi.

Kûnû ensârallâhi.
Allah Teâlâ Hazretlerinin dininin yardımcıları olun.

Allah Teâlâ Hazretlerinin dininin yardımcıları olun.
Nasıl yardımcılar?

Nasıl yardımcılar?
Kemâ kâle ‘îsâ’bnü meryeme li’l-havâriyyîne men

Kemâ kâle ‘îsâ’bnü meryeme li’l-havâriyyîne men
ensârî ile’llâhi kâle’l havâriyyûne nahnü ensârullâh.ensârî ile’llâhi kâle’l havâriyyûne nahnü ensârullâh. Hazreti İsa aleyhisselam peygamber olarak vazifelendirilince

Hazreti İsa aleyhisselam peygamber olarak vazifelendirilince
havarilerin kendisine yardım ettiği gibi.havarilerin kendisine yardım ettiği gibi. Allah yolundaAllah yolunda Allah'ın dinine yardımcılarAllah'ın dinine yardımcılar olmak lazım.olmak lazım. Sahâbe-i kirâmın, ensarın, muhacirinin Resûlullah'a yardım ettiği gibi.Sahâbe-i kirâmın, ensarın, muhacirinin Resûlullah'a yardım ettiği gibi. Allah'ın dinini yaymak hususunda malıyla ve canıyla.Allah'ın dinini yaymak hususunda malıyla ve canıyla. Yani kesenin ağzını da açacak,Yani kesenin ağzını da açacak, masraf da yapacak, paralar da gidecek,masraf da yapacak, paralar da gidecek, helal yoldan kazanılmış paralar da gidecek,helal yoldan kazanılmış paralar da gidecek, insanın en sevdiği canı da gidecek.insanın en sevdiği canı da gidecek. Canını da vermek var işin içindeCanını da vermek var işin içinde ve bu canı vermeye can atmışlar.ve bu canı vermeye can atmışlar. Can vermeye niyet etmişler kefenleri yanlarınaCan vermeye niyet etmişler kefenleri yanlarına alıp, buna bizi sarsınlar yolda ölürsek diye.alıp, buna bizi sarsınlar yolda ölürsek diye. Şehide kefen yok ama ölürsek diyeŞehide kefen yok ama ölürsek diye kefenlerini yanına alıp başlarına sarık diye dolayıp yola çıkmışlar.kefenlerini yanına alıp başlarına sarık diye dolayıp yola çıkmışlar. Ölmek için yola çıkmışlar.Ölmek için yola çıkmışlar. Ölmeyi temenni ederek, şehit olmayı temenniÖlmeyi temenni ederek, şehit olmayı temenni ederek yola çıkmışlar.ederek yola çıkmışlar. Öyle çalışmışlar.Öyle çalışmışlar. Gelmişler, göçmüşler.Gelmişler, göçmüşler. Fatih Sultan Mehmet Han bu Trabzon'uFatih Sultan Mehmet Han bu Trabzon'u fethederken yollar olmadığı için tepelerdenfethederken yollar olmadığı için tepelerden açması gerektiği zaman atından inipaçması gerektiği zaman atından inip eteğini şöyle beline kaldırıp zahmetler içindeeteğini şöyle beline kaldırıp zahmetler içinde burnundan terler damlaya damlaya yürürken, akrabasıburnundan terler damlaya damlaya yürürken, akrabası yaşlı bir hatun diyor ki,yaşlı bir hatun diyor ki, evladım nice mülkün var, nice beldelerinevladım nice mülkün var, nice beldelerin var yani bu zahmeti çekmeye seninvar yani bu zahmeti çekmeye senin gibi bir sultanın böyle meşakkatlere uğramasınagibi bir sultanın böyle meşakkatlere uğramasına gönlümüz razı olmuyor, ne lüzum vargönlümüz razı olmuyor, ne lüzum var diyince diyor ki:diyince diyor ki: Ey hatun, ey valide,

Ey hatun, ey valide,
ey teyze, neyse Allah Teâlâ Hazretleriey teyze, neyse Allah Teâlâ Hazretleri cihadın kılıcını bugün bizim elimize vermiştir.cihadın kılıcını bugün bizim elimize vermiştir. Vazifemizi yapmazsak Allah bizden sorar diyor.Vazifemizi yapmazsak Allah bizden sorar diyor. Fatih Sultan Mehmet Han.Fatih Sultan Mehmet Han. Amasra Kalesini fethetmiş, yürümüş, gelmiş Trabzon'u fethetmeye.Amasra Kalesini fethetmiş, yürümüş, gelmiş Trabzon'u fethetmeye. Buraları fetheylemiş.Buraları fetheylemiş. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun. Şimdi muhterem kardeşlerim sıra bize geldi.Şimdi muhterem kardeşlerim sıra bize geldi. İmtihan hepimiz için.İmtihan hepimiz için. Allah Teâlâ Hazretleri bizden vazife istiyor,Allah Teâlâ Hazretleri bizden vazife istiyor, ödev istiyor, hizmet istiyor, fedakârlık istiyorödev istiyor, hizmet istiyor, fedakârlık istiyor ve bunu karşılığında cennete vereceğini vaat ediyor.ve bunu karşılığında cennete vereceğini vaat ediyor. Bismillâhirrahmânirrahîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.
İnne’llâheşterâ mine’l-mü’minîne enfüsehüm ve emvâlehüm bi-enne lehümü’l-cenneh.

İnne’llâheşterâ mine’l-mü’minîne enfüsehüm ve emvâlehüm bi-enne lehümü’l-cenneh.
Allah Müslümanların canlarını ve mallarını satın aldı.

Allah Müslümanların canlarını ve mallarını satın aldı.
El koydu onlara.El koydu onlara. Mukabilinde cenneti vermek üzere malları, canlarıMukabilinde cenneti vermek üzere malları, canları Allah yoluna sarf etsinler diye,Allah yoluna sarf etsinler diye, Allah onlardan canlarının mallarına müşteri oldu,Allah onlardan canlarının mallarına müşteri oldu, talep ediyor diye ayet-i kerimede bildiriliyor.talep ediyor diye ayet-i kerimede bildiriliyor. Şimdi muhterem kardeşlerim, bizim Müslümanlığımız ile

Şimdi muhterem kardeşlerim, bizim Müslümanlığımız ile
sahâbe-i kirâm Müslümanlığı arasında çok büyük farklar var.sahâbe-i kirâm Müslümanlığı arasında çok büyük farklar var. Muazzam farklar var.Muazzam farklar var. Bu farkları görmek isterseniz sahâbe-i kirâm,Bu farkları görmek isterseniz sahâbe-i kirâm, rıdvanullah teâlâ aleyhim ve ecmaîn hazretlerininrıdvanullah teâlâ aleyhim ve ecmaîn hazretlerinin hayatlarını okuyun.hayatlarını okuyun. Dergilerimizde biz ciltler halinde verdik.Dergilerimizde biz ciltler halinde verdik. Herkes okusun diye.Herkes okusun diye. Sahabe nasıl yaşamış, nasıl düşünmüş, nasılSahabe nasıl yaşamış, nasıl düşünmüş, nasıl davranmış, nasıl çalışmış görsünler diye.davranmış, nasıl çalışmış görsünler diye. Sahâbe-i Kirâm Resûlullah'ın methettiği tabakadır.

Sahâbe-i Kirâm Resûlullah'ın methettiği tabakadır.
Resûlullah'ın rahle-i tedrisinde yetişmiş tabakadır.Resûlullah'ın rahle-i tedrisinde yetişmiş tabakadır. Bizim için en önemli numunedir,Bizim için en önemli numunedir, onların anlayışı, hayata bakışı ile bizimonların anlayışı, hayata bakışı ile bizim bakışımız arasında muazzam fark var.bakışımız arasında muazzam fark var. Amr ibn Âs radıyallahu anh,

Amr ibn Âs radıyallahu anh,
Mısır'ın o zamanki baş şehri olanMısır'ın o zamanki baş şehri olan Fustat şehrini fethe giderken, kalede kendisiniFustat şehrini fethe giderken, kalede kendisini savunma tedbiri almış, kapıları kapatmış,savunma tedbiri almış, kapıları kapatmış, silahlanmışlar, burçların üstüne çıkmışlar.silahlanmışlar, burçların üstüne çıkmışlar. Amr ibn Âs 'ın mahiyetinde kimAmr ibn Âs 'ın mahiyetinde kim bilir kaç bin tane sahabe vardı,bilir kaç bin tane sahabe vardı, yani çok büyük bir kalabalık yok.yani çok büyük bir kalabalık yok. Haber gönderiyor kaleye, diyor kiHaber gönderiyor kaleye, diyor ki bizimle uğraşmaya kalkmayın, bizimle savaşamazsınız,bizimle uğraşmaya kalkmayın, bizimle savaşamazsınız, bizimle baş edemezsiniz, bizi engelleyemezsiniz, bizibizimle baş edemezsiniz, bizi engelleyemezsiniz, bizi durduramazsınız, çünkü siz yaşamak istiyorsunuz,durduramazsınız, çünkü siz yaşamak istiyorsunuz, sizin amacınız yaşamak, rahat etmek, mutlu olmak,sizin amacınız yaşamak, rahat etmek, mutlu olmak, zengin olmak, bahtiyar olmak.zengin olmak, bahtiyar olmak. Ama benim ordumun mensuplarının her birisiAma benim ordumun mensuplarının her birisi şehit olmak istiyor.şehit olmak istiyor. Yaşamak istemiyor.Yaşamak istemiyor. Şehit olmak istiyor.Şehit olmak istiyor. Bir insanın kalbinde şehit olma arzusuBir insanın kalbinde şehit olma arzusu olmadan, niyeti olmadan ölürse, münafıklık üzereolmadan, niyeti olmadan ölürse, münafıklık üzere ölür diyor Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem.ölür diyor Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem. Yani mümin değil parasını vermek,Yani mümin değil parasını vermek, canını verecek Allah yoluna.canını verecek Allah yoluna. Ancak öyle başarı kazanmalı.Ancak öyle başarı kazanmalı. Ancak o şekilde İslâm gelişmiş tarihte.Ancak o şekilde İslâm gelişmiş tarihte. İslâm tarihinin altın sayfaları öyle yazılmış.İslâm tarihinin altın sayfaları öyle yazılmış. Destanlar öyle yazılmış, kahramanlıklar öyle yapılmış.Destanlar öyle yazılmış, kahramanlıklar öyle yapılmış. Ölmeye gitmişler.Ölmeye gitmişler. Ölmedikleri zaman, şehit olmadıkları zaman ağlamışlar.Ölmedikleri zaman, şehit olmadıkları zaman ağlamışlar. İki tane asker Çanakkale Harbi'nde ağlıyor.İki tane asker Çanakkale Harbi'nde ağlıyor. Komutanları yanlarına gelmiş bakmış, iki Mehmetçik ağlıyor.Komutanları yanlarına gelmiş bakmış, iki Mehmetçik ağlıyor. Demiş, ayıp değil mi?

Demiş, ayıp değil mi?
“Asker adam ağlar mı?

“Asker adam ağlar mı?
Niye ağlıyorsunuz?”Niye ağlıyorsunuz?” “Bir şey yok komutanım.““Bir şey yok komutanım.“ “Niye ağlıyorsunuz ya?

“Niye ağlıyorsunuz ya?
Ailelerinizi mi özlediniz?Ailelerinizi mi özlediniz? Çocuklarınızı mı düşünüyorsunuz?Çocuklarınızı mı düşünüyorsunuz? Düşmandan mı korktunuz?Düşmandan mı korktunuz? Moraliniz mi bozuldu?Moraliniz mi bozuldu? Ölüm korkusundan, savaş tehlikesinden… Niye ağlıyorsunuz?”Ölüm korkusundan, savaş tehlikesinden… Niye ağlıyorsunuz?” “Yok, bir şey değil.”

“Yok, bir şey değil.”
Söyleyin ya!

Söyleyin ya!
Israr edince diyorlar ki, komutanım bizIsrar edince diyorlar ki, komutanım biz buraya şehit olmak niyetiyle geldik,buraya şehit olmak niyetiyle geldik, Allah bize şehitlik mertebesi versin diyeAllah bize şehitlik mertebesi versin diye geldik, ama kaç sefer savaşa giriyoruz,geldik, ama kaç sefer savaşa giriyoruz, çıkıyoruz, canlı çıkıyoruz, ölmüyoruz, şehitliği acabaçıkıyoruz, canlı çıkıyoruz, ölmüyoruz, şehitliği acaba Allah bize nasip etmiyor mu, etmeyecek mi,Allah bize nasip etmiyor mu, etmeyecek mi, bir kusurumuz mu var,bir kusurumuz mu var, ne hatamız var da Allah bizine hatamız var da Allah bizi şehitlik mertebesine erdirmiyor diye onu düşünüpşehitlik mertebesine erdirmiyor diye onu düşünüp ona ağlıyoruz diyor.ona ağlıyoruz diyor. Şimdi bu zamanın Müslümanı, bu zamanınŞimdi bu zamanın Müslümanı, bu zamanın Müslümanı İslâm'ı yemeğinin üzerindeki baharat gibi kullanıyor.Müslümanı İslâm'ı yemeğinin üzerindeki baharat gibi kullanıyor. Yani hayatında Müslümanca yaşamasa tadı tuzu olmayacak hayatının.Yani hayatında Müslümanca yaşamasa tadı tuzu olmayacak hayatının. Vicdanı yakasını bırakmayacak, sorgu sual açacak.Vicdanı yakasını bırakmayacak, sorgu sual açacak. Niçin Allah rızası için çalışmıyorsun?

Niçin Allah rızası için çalışmıyorsun?
Niçin Müslümanların yardımına koşmuyorsun?

Niçin Müslümanların yardımına koşmuyorsun?
“Niye vazifelerini yapmıyorsun?” diyecek diye

“Niye vazifelerini yapmıyorsun?” diyecek diye
zahiri kurtarmak babında yemeğin üstüne baharat,zahiri kurtarmak babında yemeğin üstüne baharat, eker gibi İslâm'ı garnitür olarak kullanıyor.eker gibi İslâm'ı garnitür olarak kullanıyor. İslâm'ı yaşamıyor.İslâm'ı yaşamıyor. İslâm'ı hayatında uygulamıyor.İslâm'ı hayatında uygulamıyor. Ne kılıkta, ne ailede, ne ticarette.Ne kılıkta, ne ailede, ne ticarette. Çok ticaret gördüm ben.Çok ticaret gördüm ben. Müslüman.Müslüman. Sakallı.Sakallı. Hacı.Hacı. Ama ticareti bozuk.Ama ticareti bozuk. Hırsız.Hırsız. Benim paramı almış, öbür tarafa vermiş.Benim paramı almış, öbür tarafa vermiş. 850 milyon lira almış, öbür tarafa vermiş.850 milyon lira almış, öbür tarafa vermiş. Benim rızam olmadı.Benim rızam olmadı. Hırsız.Hırsız. Resmen bir malı sahibinin izni olmadan

Resmen bir malı sahibinin izni olmadan
malı başkasına verirsem bu nedir?malı başkasına verirsem bu nedir? Hırsızlık.

Hırsızlık.
Yani Müslümanlığın şekli var, kalplerde aslıYani Müslümanlığın şekli var, kalplerde aslı yok, kökü yok, esası yok.yok, kökü yok, esası yok. Hâlbuki nasıl olması lazım Müslümanların?

Hâlbuki nasıl olması lazım Müslümanların?
Hayatı sevmemesi lazım.

Hayatı sevmemesi lazım.
Dünyaya buğz etmesi lazım.Dünyaya buğz etmesi lazım. Ahireti sevmesi lazım.Ahireti sevmesi lazım. Cenneti istemesi lazım.Cenneti istemesi lazım. Allah yolunda canını vermesi lazım.Allah yolunda canını vermesi lazım. Malını vermesi lazım.Malını vermesi lazım. Malını haydi haydi vermesi lazım.Malını haydi haydi vermesi lazım. Şimdi Müslüman camiden çıkarken köşedeki profesyonelŞimdi Müslüman camiden çıkarken köşedeki profesyonel dilenciye İki bin lira para attıdilenciye İki bin lira para attı da kendisinin iyilik yaptığı kanaatini deda kendisinin iyilik yaptığı kanaatini de sanıyor kendisi.sanıyor kendisi. Tamam.Tamam. Üç kuruşluk bir mum alsa yandırsaÜç kuruşluk bir mum alsa yandırsa cümle kâinatı ziyade sanır.cümle kâinatı ziyade sanır. Işıklanındırılmış sanır.Işıklanındırılmış sanır. Gidip türbenin önüne bir mum yaktı mı tamam.Gidip türbenin önüne bir mum yaktı mı tamam. Her şey bitiyor.Her şey bitiyor. Bir tür eşarp şifon mu diyorlar?Bir tür eşarp şifon mu diyorlar? Saçları da bozulmasın diye kadın.Saçları da bozulmasın diye kadın. Berber para vermiş, altı aylık kombinasyonBerber para vermiş, altı aylık kombinasyon permalar yaptırmış, saçları bozulmasın diyepermalar yaptırmış, saçları bozulmasın diye tülpent, incecik şeyi şöyle yavaş yavaştülpent, incecik şeyi şöyle yavaş yavaş örtüyor başına, cahil gidiyor, Eyüp Sultan'da tamam.örtüyor başına, cahil gidiyor, Eyüp Sultan'da tamam. Eyüp Sultan Hazretleri karşısına bir dua etti mi tamam, uçtu. Bitti.Eyüp Sultan Hazretleri karşısına bir dua etti mi tamam, uçtu. Bitti. Yağma mı var?

Yağma mı var?
Yağma mı var?Yağma mı var? Allah Teâlâ Hazretleri buyuruyor ki Kur'an-ı Kerîm'de;Allah Teâlâ Hazretleri buyuruyor ki Kur'an-ı Kerîm'de; Bismillâhirrahmânirrahîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.
Ehasibe’n-nâsü en yütrakû en yekûlû âmennâ vehüm lâ yüftenûn.Ehasibe’n-nâsü en yütrakû en yekûlû âmennâ vehüm lâ yüftenûn. Yani biz Müslüman olduk dedikten sonra

Yani biz Müslüman olduk dedikten sonra
Allah Müslümanları imtihan etmeyeceğini mi sanıyor insanlar?Allah Müslümanları imtihan etmeyeceğini mi sanıyor insanlar? Öyle şey olur mu?

Öyle şey olur mu?
Hem bizi hem bizden önceki ümmetleri

Hem bizi hem bizden önceki ümmetleri
Allah Teâlâ Hazretleri sıdk-ı sadakati belliAllah Teâlâ Hazretleri sıdk-ı sadakati belli olsun diye imtihan etti.olsun diye imtihan etti. Çeşitli hadiselerle Musa aleyhisselam'ın kavmiÇeşitli hadiselerle Musa aleyhisselam'ın kavmi imtihan oldu, İsa aleyhisselam'ın kavmiimtihan oldu, İsa aleyhisselam'ın kavmi imtihan oldu, öteki peygamberlerin, İbrahimimtihan oldu, öteki peygamberlerin, İbrahim aleyhisselam'ın, Lut aleyhisselam'ın evlatları, ailesi, kendisialeyhisselam'ın, Lut aleyhisselam'ın evlatları, ailesi, kendisi hepsi çeşit çeşit imtihanlardan geçirildiler.hepsi çeşit çeşit imtihanlardan geçirildiler. Allah Teâlâ hazretleri Habibi edibi Muhammed-iAllah Teâlâ hazretleri Habibi edibi Muhammed-i Mustafa'sı kör kimseye bakmadı da,Mustafa'sı kör kimseye bakmadı da, öteki itibarlı iki üç kimseyi İslâm'aöteki itibarlı iki üç kimseyi İslâm'a çekmeye çalışmak için onunla konuştu diyeçekmeye çalışmak için onunla konuştu diye Ötekisi tekrar tekrar, ya Resûlallah diyeÖtekisi tekrar tekrar, ya Resûlallah diye sohbete dalıyor diye, yüzünü buruşturdu diyesohbete dalıyor diye, yüzünü buruşturdu diye Abese Suresini indiriyor.Abese Suresini indiriyor. Abese suresini indiriyor, te’dib ediyor Habib-i edibini.Abese suresini indiriyor, te’dib ediyor Habib-i edibini. Öyle yapma.Öyle yapma. Samimi olan kimseye değer ver.Samimi olan kimseye değer ver. Ona yüzünü buruşturma manasına.Ona yüzünü buruşturma manasına. Abdullah b. Ümmü Mektûm Resûlullahın yanına geldiği zamanAbdullah b. Ümmü Mektûm Resûlullahın yanına geldiği zaman Efendimiz gel bakalım derdi.Efendimiz gel bakalım derdi. A'ma iki gözü görmüyor.A'ma iki gözü görmüyor. Gel bakalım.Gel bakalım. Kendisi sebebiyle Allah'ın beni azarladığı kardeşim,Kendisi sebebiyle Allah'ın beni azarladığı kardeşim, gel bakalım derdi.gel bakalım derdi. O gelip Resûlullah'a âşık, samimi, ihlâslı,O gelip Resûlullah'a âşık, samimi, ihlâslı, ona dursun bakalım sırasını beklesin,ona dursun bakalım sırasını beklesin, ondan sonra konuşuruz gibi Efendimiz ikiondan sonra konuşuruz gibi Efendimiz iki üç defa çıkış yapınca, yüzünü buruşturdu diye,üç defa çıkış yapınca, yüzünü buruşturdu diye, bak Abese suresi iniyor.bak Abese suresi iniyor. Kellâ innehâ tezkirah.

Kellâ innehâ tezkirah.
Hayır, bu bir hatırlatmadır, bir daha

Hayır, bu bir hatırlatmadır, bir daha
böyle yapma diye Resûlullah'a şey geliyor.böyle yapma diye Resûlullah'a şey geliyor. Muhterem kardeşlerim, biz Resûlullah'tan kıymetli miyiz?

Muhterem kardeşlerim, biz Resûlullah'tan kıymetli miyiz?
Allah'ın elçisinden, Habibullah'tan kıymetli miyiz?

Allah'ın elçisinden, Habibullah'tan kıymetli miyiz?
Allah bize hesap sormayacak mı?

Allah bize hesap sormayacak mı?
O Muhammed-i Mustafa'sına bir yüz buruşturdu

O Muhammed-i Mustafa'sına bir yüz buruşturdu
diye hesap soracaksa, soruyorsa, te’dib ediyorsa,diye hesap soracaksa, soruyorsa, te’dib ediyorsa, Ve tehşâ’n-nâse vallâhü ehakku en tehşâhâ.

Ve tehşâ’n-nâse vallâhü ehakku en tehşâhâ.
İnsanlardan çekiniyorsun, korkuyorsun.

İnsanlardan çekiniyorsun, korkuyorsun.
Hâlbuki Allah'tan korkmak lazım.Hâlbuki Allah'tan korkmak lazım. Ve tühfî fî nefsike me’llâhü mübdîhi.

Ve tühfî fî nefsike me’llâhü mübdîhi.
Allah'ın aşağı vuracağı şeyi gönlünde saklıyorsun,

Allah'ın aşağı vuracağı şeyi gönlünde saklıyorsun,
insanlardan korkuyorsun, insanları şey yapıyorsun diyeinsanlardan korkuyorsun, insanları şey yapıyorsun diye yeri geldiği zaman nasıl ikaz ediyoryeri geldiği zaman nasıl ikaz ediyor Allah Teâlâ Hazretleri?Allah Teâlâ Hazretleri? Günah işleyen seni, beni, başkasını ikaz etmeyecek mi?Günah işleyen seni, beni, başkasını ikaz etmeyecek mi? Mutlaka zorlu ve amansız ve derin

Mutlaka zorlu ve amansız ve derin
ve uzun bir hesabı var bu işin.ve uzun bir hesabı var bu işin. O bakımdan ölmeden evvel, fırsat eldenO bakımdan ölmeden evvel, fırsat elden kaçmadan, iş işten geçmeden evvelkaçmadan, iş işten geçmeden evvel Allah Teâlâ Hazretlerinin rızasını kazanmak zorundayız.Allah Teâlâ Hazretlerinin rızasını kazanmak zorundayız. Yani Müslüman olarak ne yapmamız lazım?

Yani Müslüman olarak ne yapmamız lazım?
Kendimizi Allah'a sevdirmek zorundayız.

Kendimizi Allah'a sevdirmek zorundayız.
Beğendireceğiz kendimizi.Beğendireceğiz kendimizi. Gelinlik bir kızın, görücü geliyor.Gelinlik bir kızın, görücü geliyor. İçeride giyinip kahve getirdiği gibi, ikramıİçeride giyinip kahve getirdiği gibi, ikramı yaptığı gibi, taranıp süslendiği gibiyaptığı gibi, taranıp süslendiği gibi biz de süsleneceğiz Allah'a karşı.biz de süsleneceğiz Allah'a karşı. Ama nasıl?Ama nasıl? İbrahim ibn-i Ethem Hazretleri diyor ki:

İbrahim ibn-i Ethem Hazretleri diyor ki:
"İze’ş-teğale’n-nâsü bi-tezyîni’z-zâhirî feşteğil ente bi-tezyîni’l-bâtın."

"İze’ş-teğale’n-nâsü bi-tezyîni’z-zâhirî feşteğil ente bi-tezyîni’l-bâtın."
İnsanlar dışarıyı süslemekle meşgulken, sen onların

İnsanlar dışarıyı süslemekle meşgulken, sen onların
yaptığı gibi yapma, gittiği yoldan gitme,yaptığı gibi yapma, gittiği yoldan gitme, sen gönlünü süsle, içini ziynetlendir, batınınısen gönlünü süsle, içini ziynetlendir, batınını güzel eyle diyor.güzel eyle diyor. Yani batının güzelliği nedir?

Yani batının güzelliği nedir?
Kalbin temizliğidir, safiliğidir, niyetinin hâlisliğidir, duygularının

Kalbin temizliğidir, safiliğidir, niyetinin hâlisliğidir, duygularının
samimi olmasıdır, iyi niyetli olmasıdır, kalbindensamimi olmasıdır, iyi niyetli olmasıdır, kalbinden kötülük geçmemesidir, huylarının güzel olmasıdır, kafasının,kötülük geçmemesidir, huylarının güzel olmasıdır, kafasının, düşüncesinin, gönlünün iyi olmasıdır.düşüncesinin, gönlünün iyi olmasıdır. Buna kim dikkat ediyor şimdi?

Buna kim dikkat ediyor şimdi?
Kim dikkat ediyor?

Kim dikkat ediyor?
Kalbinin duygularının halis olmasına, niyetinin salih,

Kalbinin duygularının halis olmasına, niyetinin salih,
halis niyet olmasına, ahlâkının içindeki duygularınınhalis niyet olmasına, ahlâkının içindeki duygularının tertemiz olmasına kim dikkat ediyor?tertemiz olmasına kim dikkat ediyor? "İnna’llahe lâ yenzuru ilâ suveriküm ve ecsâmiküm.""İnna’llahe lâ yenzuru ilâ suveriküm ve ecsâmiküm." Allah sizin dışınıza, rütbenize, giyimize, kuşamınıza,

Allah sizin dışınıza, rütbenize, giyimize, kuşamınıza,
boyunuza, postunuza bakmaz.boyunuza, postunuza bakmaz. “Ve lâkin yenzuru ilâ kulûbiküm."

“Ve lâkin yenzuru ilâ kulûbiküm."
Gönlünüze bakar, kafa yapınıza bakar, niyetinize bakar.

Gönlünüze bakar, kafa yapınıza bakar, niyetinize bakar.
Ve emvâlikûm.

Ve emvâlikûm.
O niyete göre yaptığınız amellere bakar.

O niyete göre yaptığınız amellere bakar.
Kim bunları düşünüyor?

Kim bunları düşünüyor?
Kim gönlüme Allah'ın sevdiği bir gönül yapmaya çalışıyor?Kim gönlüme Allah'ın sevdiği bir gönül yapmaya çalışıyor? Yapmak zorundadırız.

Yapmak zorundadırız.
Hazreti Ömer radıyallahu anh buyurdu ki,Hazreti Ömer radıyallahu anh buyurdu ki, Hâsibû enfusekum kable en tuhâsebû.Hâsibû enfusekum kable en tuhâsebû. Mahkeme-i Kübra gelip de ahirette hesabaMahkeme-i Kübra gelip de ahirette hesaba çekilmezden önce siz kendi kendinizi hesaba çekin.çekilmezden önce siz kendi kendinizi hesaba çekin. “Ve tezeyyenû li’l-erdi’l-ekber."

“Ve tezeyyenû li’l-erdi’l-ekber."
Allah Teâlâ Hazretlerine kulların arz olunduğu zaman,

Allah Teâlâ Hazretlerine kulların arz olunduğu zaman,
mahkeme-i Kübra'da, efendim gizlilerin âşikâr edildiği,mahkeme-i Kübra'da, efendim gizlilerin âşikâr edildiği, hesapların görüldüğü, yapılanların sorulduğuhesapların görüldüğü, yapılanların sorulduğu zaman için hazırlık yapın diyorzaman için hazırlık yapın diyor Hz. Ömer, fe-zeyyenü, ziynetlendirin kendinizi, süsleyin, Allah'ınHz. Ömer, fe-zeyyenü, ziynetlendirin kendinizi, süsleyin, Allah'ın sevdiği sıfatlarla müzeyyen eyleyin kendinizi diyor,sevdiği sıfatlarla müzeyyen eyleyin kendinizi diyor, O bakımdan işin bu yönüneO bakımdan işin bu yönüne fevkalade dikkat etmemiz gerekiyor.fevkalade dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi bizim zamanımız işte 20. yüzyıl,Şimdi bizim zamanımız işte 20. yüzyıl, 21. yüzyıla girmek üzereyiz.21. yüzyıla girmek üzereyiz. Ama Allah divanında insanların hepsi eşit.Ama Allah divanında insanların hepsi eşit. Sahâbe-i Kirâm neyse bizler deSahâbe-i Kirâm neyse bizler de aynı emirlerle mükellefiz.aynı emirlerle mükellefiz. Bizler de aynı vazifelerle mükellefiz.Bizler de aynı vazifelerle mükellefiz. Biz, ilmimizi, irfanımızı kullanarak, aklımızı, fikrimiziBiz, ilmimizi, irfanımızı kullanarak, aklımızı, fikrimizi kullanarak, Allah Teâlâ Hazretlerinin sevdiği kulkullanarak, Allah Teâlâ Hazretlerinin sevdiği kul olmaya çalışmamız lazım.olmaya çalışmamız lazım. Allah Teâlâ Hazretleri kimi sever?

Allah Teâlâ Hazretleri kimi sever?
Kur'an-ı Kerim'de bazı ayet-i kerime var,

Kur'an-ı Kerim'de bazı ayet-i kerime var,
kerimeler var.kerimeler var. Bunlar da Allah şu insanları seviyorum diye bildiriyor.Bunlar da Allah şu insanları seviyorum diye bildiriyor. İnne’llâhe yühibbü’t-tevvâbîne ve yühibbü’l-mütetahhirîn.

İnne’llâhe yühibbü’t-tevvâbîne ve yühibbü’l-mütetahhirîn.
Mesela Allah çok tevbe edici kulları sever.

Mesela Allah çok tevbe edici kulları sever.
Günahını anlayıp hatasına hemen döner,Günahını anlayıp hatasına hemen döner, hak yola hemen gelen kulları Allah sever.hak yola hemen gelen kulları Allah sever. Temizlenen, içini dışını kalbini tevbeyle, suyla,Temizlenen, içini dışını kalbini tevbeyle, suyla, abdestle, gusülle temizleyen kulları sever diyor.abdestle, gusülle temizleyen kulları sever diyor. Demek ki zahiri ve batını temizlik olacak, Allah Teâlâ Hazretlerine

Demek ki zahiri ve batını temizlik olacak, Allah Teâlâ Hazretlerine
dönüş olacak,dönüş olacak, hâlislik olacak, sabırlılık olacak, efendim, takva olacak.hâlislik olacak, sabırlılık olacak, efendim, takva olacak. Yani bunlara dikkat edip,Yani bunlara dikkat edip, Allah Teâlâ Hazretlerinin sevdiği bir kul olmaya mutlaka çalışmamız lazım.Allah Teâlâ Hazretlerinin sevdiği bir kul olmaya mutlaka çalışmamız lazım. Bu bizim hayat ve memat meselemizden de ileride mühim bir mesele.Bu bizim hayat ve memat meselemizden de ileride mühim bir mesele. Yani Allah bizi sevmese ne oluruz?Yani Allah bizi sevmese ne oluruz? Hasira’d-dünyâ vel-âhirah.

Hasira’d-dünyâ vel-âhirah.
Dünyamız ve ahiretimiz mahvolur.

Dünyamız ve ahiretimiz mahvolur.
Mutlaka Allah'ın sevdiği bir kul olmağa mecburuz.Mutlaka Allah'ın sevdiği bir kul olmağa mecburuz. Allah kimleri sever?

Allah kimleri sever?
Bunu mutlaka araştırmak zorundayız.

Bunu mutlaka araştırmak zorundayız.
Kur'an-ı Kerîm'i bunun için tarayın, araştırın.Kur'an-ı Kerîm'i bunun için tarayın, araştırın. Meali üç defa, beş defa, yediMeali üç defa, beş defa, yedi kere okuyun, ben söylemeyeyim.kere okuyun, ben söylemeyeyim. Siz kendiniz bulun ki, kendisi buldu mu kıymeti olur.Siz kendiniz bulun ki, kendisi buldu mu kıymeti olur. Çalıştın mı insan, daha iyi hatırında kalır.Çalıştın mı insan, daha iyi hatırında kalır. Allah kimleri sever diye, her birinizAllah kimleri sever diye, her biriniz bir araştırın bakalım ayet-i kerimeler yazınbir araştırın bakalım ayet-i kerimeler yazın bir dosya kâğıdına, bir ev ödevibir dosya kâğıdına, bir ev ödevi yapın bakalım Allah kimleri severmiş.yapın bakalım Allah kimleri severmiş. Kısaca söylemek gerekirse, muhterem kardeşlerim.

Kısaca söylemek gerekirse, muhterem kardeşlerim.
Peygamber Efendimiz'in zamandaki ehli kitaptan bazıPeygamber Efendimiz'in zamandaki ehli kitaptan bazı kimseler, biz dediler, Allah'ın sevgili kullarıyız,kimseler, biz dediler, Allah'ın sevgili kullarıyız, Allah'ı da seven insanlarız,Allah'ı da seven insanlarız, Allah'ın Peygamber gönderdiği bir ümmettiz biz de.Allah'ın Peygamber gönderdiği bir ümmettiz biz de. Bizim de Peygamberimiz kitabımız var.Bizim de Peygamberimiz kitabımız var. Nahnü ebnâü’llâhi ve ehibbâüh.

Nahnü ebnâü’llâhi ve ehibbâüh.
Biz Allah'ın evlatlarıyız ve Allah'ın sevdiği kimseleriz.

Biz Allah'ın evlatlarıyız ve Allah'ın sevdiği kimseleriz.
Allah'ı seven kimseleriz.Allah'ı seven kimseleriz. Öyle laf yok.Öyle laf yok. Lafla iş olmaz, yetmez.Lafla iş olmaz, yetmez. Allah lafa değer vermiyor, işe değer veriyor.Allah lafa değer vermiyor, işe değer veriyor. Eğer dilinde lafı var da özündeEğer dilinde lafı var da özünde içinde aslı yoksa o daha kötü bir şey oluyor.içinde aslı yoksa o daha kötü bir şey oluyor. O bakımdan amellere bakıyor Allah Teâlâ Hazretleri.O bakımdan amellere bakıyor Allah Teâlâ Hazretleri. Bismillâhirrahmânirrahîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.
Kul in küntüm tühibbûne’llâhe.

Kul in küntüm tühibbûne’llâhe.
Eğer siz Allah'ı seviyor idiyseniz,

Eğer siz Allah'ı seviyor idiyseniz,
seviyorum dediniz ya, hakikaten öyle idiyse vaziyet.seviyorum dediniz ya, hakikaten öyle idiyse vaziyet. Fe’ttebi’ûnî yühbibkümü’llâhü.

Fe’ttebi’ûnî yühbibkümü’llâhü.
(Âl-i İmrân Suresi 31. Ayet)(Âl-i İmrân Suresi 31. Ayet) O zaman bana tabi olun.

O zaman bana tabi olun.
Hadi bakalım, madem Allah'ı seviyorsunuz, Allah'ı seven,Hadi bakalım, madem Allah'ı seviyorsunuz, Allah'ı seven, Allah'ın her şeyini sever.Allah'ın her şeyini sever. Allah'ı sever, Allah'ın zikirini sever.Allah'ı sever, Allah'ın zikirini sever. Allah'ı sever, Allah'ın adını sever.Allah'ı sever, Allah'ın adını sever. Allah'ı seven, Allah'ın kaderini sever.Allah'ı seven, Allah'ın kaderini sever. Allah'ı seven, Allah'ın sevgilisini sever.Allah'ı seven, Allah'ın sevgilisini sever. Allah'ı seven, Allah'ın kitabını sever.Allah'ı seven, Allah'ın kitabını sever. Kitabullah'ı seveceksin, Habîbullah'ı seveceksin, Resûlullah'ı seveceksin,Kitabullah'ı seveceksin, Habîbullah'ı seveceksin, Resûlullah'ı seveceksin, Kaderullah'ı seveceksin, Kelâmullah'ı seveceksin.Kaderullah'ı seveceksin, Kelâmullah'ı seveceksin. Kur'an-ı Kerîm'i sevmezsin, okumazsın, öğrenmemişsin, araştırmamışsın,Kur'an-ı Kerîm'i sevmezsin, okumazsın, öğrenmemişsin, araştırmamışsın, takip etmemişsin, ezberlememişsin, mealini kırk yaşınatakip etmemişsin, ezberlememişsin, mealini kırk yaşına gelmişsin, elli yaşına gelmişsin, devretlenmişsin, okumamışsın.gelmişsin, elli yaşına gelmişsin, devretlenmişsin, okumamışsın. Haberin yok.Haberin yok. Allah'ın gönderdiği mektuptan, kitaptan, kitaptanAllah'ın gönderdiği mektuptan, kitaptan, kitaptan haberin yok.haberin yok. Nasıl Müslümanlık?

Nasıl Müslümanlık?
Allah peygamberlere bile yüzünü buruşturduğu zaman

Allah peygamberlere bile yüzünü buruşturduğu zaman
hesap soran Allah celle celaluhu sana hesap sormayacak mı?hesap soran Allah celle celaluhu sana hesap sormayacak mı? Sen Allah'ın Habîbi değilsin ki,

Sen Allah'ın Habîbi değilsin ki,
Elçisi değilsin ki, onun çok ayağının tozu olamazsın.Elçisi değilsin ki, onun çok ayağının tozu olamazsın. Geçtiği yolların tozun zerresi olamazsın.Geçtiği yolların tozun zerresi olamazsın. Elbette senin çok daha fazla çalışman lazım,Elbette senin çok daha fazla çalışman lazım, çok daha dikkat etmen lazım.çok daha dikkat etmen lazım. Muhterem Kardeşlerim.

Muhterem Kardeşlerim.
İnsanın dünya ve ahiret saadeti Allah'aİnsanın dünya ve ahiret saadeti Allah'a kendisi sevdirmeye bağlı.kendisi sevdirmeye bağlı. Bu da Resûlullah'a itibar etmeye bağlı,Bu da Resûlullah'a itibar etmeye bağlı, bu da ilme bağlı.bu da ilme bağlı. Onun için Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem

Onun için Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem
hazretleri hadîs-i şerîfi de buyurdu ki;hazretleri hadîs-i şerîfi de buyurdu ki; el-ilmü hayâtü’l-İslâm.

el-ilmü hayâtü’l-İslâm.
İlim İslâm'ın canıdır, hayatıdır.İlim İslâm'ın canıdır, hayatıdır. İlim var mı İslâm var. İlim yok mu?İlim var mı İslâm var. İlim yok mu? Taklidi Müslümanlık var, saçma sapan işler var,

Taklidi Müslümanlık var, saçma sapan işler var,
abuk sabuk işler var, yanlışabuk sabuk işler var, yanlış çıkışlar var, yanlış düşünceler var, yanlış görüşler var.çıkışlar var, yanlış düşünceler var, yanlış görüşler var. Neden?

Neden?
İlim yok.

İlim yok.
İlim olmadan bir şey olmaz.İlim olmadan bir şey olmaz. Canı yok işin.Canı yok işin. El'ilmü hayâtül islâm.El'ilmü hayâtül islâm. İslâm'ın hayatıdır.İslâm'ın hayatıdır. Ve imâdül îmân.Ve imâdül îmân. İmanın da direğidir.İmanın da direğidir. İlim olmadı mı adamın imanı bileİlim olmadı mı adamın imanı bile doğru düzgün duramaz.doğru düzgün duramaz. Bir gazeteyi okur, hadi atla o tarafa koyar.Bir gazeteyi okur, hadi atla o tarafa koyar. Acaba reenkarnasyon var mı?

Acaba reenkarnasyon var mı?
Acaba tenasüh var mı?

Acaba tenasüh var mı?
Acaba şu şöyle mi?

Acaba şu şöyle mi?
Acaba bu böyle mi?

Acaba bu böyle mi?
Hocam ne dersiniz böyle?

Hocam ne dersiniz böyle?
Ya Allah Teâlâ Hazretleri ruhları tekrar tekrar

Ya Allah Teâlâ Hazretleri ruhları tekrar tekrar
kullanılmış mal mı kullanacak yani?kullanılmış mal mı kullanacak yani? Efendim bilmem dünya bir daha gelmiş, bir daha gelecek, bir daha gelecek.Efendim bilmem dünya bir daha gelmiş, bir daha gelecek, bir daha gelecek. O zaman çeşit olmazdı.O zaman çeşit olmazdı. Adet artmazdı.Adet artmazdı. Adet arttığına göre hâlkullah, mahlukatullah feyazanAdet arttığına göre hâlkullah, mahlukatullah feyazan ettiğine göre, çoğaldığına göre böyle bir şey yok.ettiğine göre, çoğaldığına göre böyle bir şey yok. Bu Hintlilerden gelme bir şey, uyduruk bir din.Bu Hintlilerden gelme bir şey, uyduruk bir din. Kazakistan'dan bir doçent geldi bana diyor ki,Kazakistan'dan bir doçent geldi bana diyor ki, Hocam diyor, Hindistan'dan Krişna dinine mensupHocam diyor, Hindistan'dan Krişna dinine mensup rahipler geliyorlar, Kazakistan'dan onları Budist yapmaya,rahipler geliyorlar, Kazakistan'dan onları Budist yapmaya, Krişna dinine sokmaya çalışıyorlar diyor.Krişna dinine sokmaya çalışıyorlar diyor. Hristiyanlar harıl harıl çalışıyorlar diyor, bizimHristiyanlar harıl harıl çalışıyorlar diyor, bizim öz Müslüman kardeşlerimizi Hristiyanlığa çekmeye çalışıyorlar diyor.öz Müslüman kardeşlerimizi Hristiyanlığa çekmeye çalışıyorlar diyor. Nerede Allah'ın erleri?

Nerede Allah'ın erleri?
Nerede?

Nerede?
Hani Allah'ın dinine yardım edecek insanlar nerede?

Hani Allah'ın dinine yardım edecek insanlar nerede?
Trabzon'dakiler İstanbul'dakiler yardım etsin diyor.

Trabzon'dakiler İstanbul'dakiler yardım etsin diyor.
İstanbul'dakiler Trabzon'dakilere şey yapıyor.İstanbul'dakiler Trabzon'dakilere şey yapıyor. Ötekiler berikine atıyor.Ötekiler berikine atıyor. Arapların parası çok onlar yapsın.Arapların parası çok onlar yapsın. Araplar, Türkler, Kahramandır onlar yapsın diyor.Araplar, Türkler, Kahramandır onlar yapsın diyor. Öyle şey olur mu?

Öyle şey olur mu?
Herkesin görevi var.

Herkesin görevi var.
Her Müslüman kendisi hesaba çekilecekHer Müslüman kendisi hesaba çekilecek ve bu dünya hayatında birve bu dünya hayatında bir yaptıklarından sorgusu hale tabi olacak.yaptıklarından sorgusu hale tabi olacak. Bir de yapması gerektiğinde yapmadıklarını.Bir de yapması gerektiğinde yapmadıklarını. Biz şimdi yaptıklarımızı hep düşünürüz.Biz şimdi yaptıklarımızı hep düşünürüz. Namaz kıldım vs. Ama kılmadığın zaman da sorumluluk var.Namaz kıldım vs. Ama kılmadığın zaman da sorumluluk var. Zekât vermediğin zaman da sorumluluk var.Zekât vermediğin zaman da sorumluluk var. Allah'ın buyruğunu tutmadığın zaman da sorumluluk var.Allah'ın buyruğunu tutmadığın zaman da sorumluluk var. Onu düşünen yok.Onu düşünen yok. Şimdi dünya değişmiş, şartlar değişmiş, sahâbe-i kirâmınŞimdi dünya değişmiş, şartlar değişmiş, sahâbe-i kirâmın devrindeki güçlükler kalmamış.devrindeki güçlükler kalmamış. Almanya'ya gidebiliyorsun, Hristiyanların arasında emniyet içindeAlmanya'ya gidebiliyorsun, Hristiyanların arasında emniyet içinde yaşayabiliyorsun, Amerika'ya gidebiliyorsun, ihtisas yapabiliyorsun,yaşayabiliyorsun, Amerika'ya gidebiliyorsun, ihtisas yapabiliyorsun, doktor oluyorsun, ihtisas yapıyorsun, uzmanlık kazanıyorsun,doktor oluyorsun, ihtisas yapıyorsun, uzmanlık kazanıyorsun, istersen orada senelerce kalabiliyorsun, yaşıyorsun.istersen orada senelerce kalabiliyorsun, yaşıyorsun. Hatta Amerika'da, Avrupa'da, Türkiye'dekinden daha serbest Müslümanlar.Hatta Amerika'da, Avrupa'da, Türkiye'dekinden daha serbest Müslümanlar. Daha güzel.Daha güzel. Gittim gördüm.Gittim gördüm. Daha güzel.Daha güzel. Sakal bırakabiliyor.Sakal bırakabiliyor. Kes diyen yok.Kes diyen yok. Başını örtebiliyor.Başını örtebiliyor. Aç diyen yok.Aç diyen yok. Şalvar giyiyor, giyme diyen yok.Şalvar giyiyor, giyme diyen yok. Cuma günü ezan okuyor.Cuma günü ezan okuyor. Havaalanında beni Melbourne'de karşıladılar.Havaalanında beni Melbourne'de karşıladılar. Tekbir getirerek, şamata ile bağırarak çağırarak.Tekbir getirerek, şamata ile bağırarak çağırarak. Ya dedim kızmaz mı bu adamlar?Ya dedim kızmaz mı bu adamlar? Yok dedi, burada hürriyet var dediler.

Yok dedi, burada hürriyet var dediler.
Böyle bayraklarla, şeylerle, Lâ ilâhe illallah'larla,Böyle bayraklarla, şeylerle, Lâ ilâhe illallah'larla, kelime-i tekbirlerle, şeylerle, tevhidlerle öyle karşıladılar bizi.kelime-i tekbirlerle, şeylerle, tevhidlerle öyle karşıladılar bizi. Bir şey olmaz hocam diyor.Bir şey olmaz hocam diyor. Ama Adapazarı'nda Lâ ilâhe illallah pankartıylaAma Adapazarı'nda Lâ ilâhe illallah pankartıyla yürüdü diye senelerce muhakeme ettiler Türkiye'deyürüdü diye senelerce muhakeme ettiler Türkiye'de insanları ve bizim Adapazarı Akademisi'ndeki hocainsanları ve bizim Adapazarı Akademisi'ndeki hoca arkadaşlarım her birini bir tarafa savurdular.arkadaşlarım her birini bir tarafa savurdular. Efendim, çeşitli sıkıntılara maruz tuttular.Efendim, çeşitli sıkıntılara maruz tuttular. Yani şartlar değişmiş diye oradan açtımYani şartlar değişmiş diye oradan açtım ya sözü, Amerika'ya gidebiliyorsun, derdini anlattığınya sözü, Amerika'ya gidebiliyorsun, derdini anlattığın zaman Amerikalı Müslüman oluyor.zaman Amerikalı Müslüman oluyor. Avrupa'ya gidebiliyorsun, anlattığın zaman derviş oluyor.Avrupa'ya gidebiliyorsun, anlattığın zaman derviş oluyor. Tarikata giriyor.Tarikata giriyor. Sakal bırakıyor.Sakal bırakıyor. Senden daha iyi Müslüman oluyor.Senden daha iyi Müslüman oluyor. Daha güzel Müslüman oluyor.Daha güzel Müslüman oluyor. Şuurlu Müslüman oluyor.Şuurlu Müslüman oluyor. Strasbourg'ta karı koca doktor, hocam çok iyi bir Müslüman,Strasbourg'ta karı koca doktor, hocam çok iyi bir Müslüman, Fransız aile varFransız aile var burada dediler, tanışalım görelim dedim.burada dediler, tanışalım görelim dedim. Yok dediler, Afganistan'a gitti dediler.Yok dediler, Afganistan'a gitti dediler. Yıllık izni alır almaz Fransa'dan, hop,Yıllık izni alır almaz Fransa'dan, hop, yıllık izni nerede geçiriyor?yıllık izni nerede geçiriyor? Akdeniz sahillerinde değil, Nice de değil,

Akdeniz sahillerinde değil, Nice de değil,
Cannes da değil, plajda değil,Cannes da değil, plajda değil, eğlence de değil, piknik de değil.eğlence de değil, piknik de değil. Nerede geçiriyor Fransız Müslüman doktor zamanını?Nerede geçiriyor Fransız Müslüman doktor zamanını? Afganistan'da mücahit kardeşlerinin yaralarını sarmakta kullanıyor.

Afganistan'da mücahit kardeşlerinin yaralarını sarmakta kullanıyor.
Hem de Fransız hükümetinin, Fransız eczacılarının,Hem de Fransız hükümetinin, Fransız eczacılarının, doktorlarının kurdukları vakıflara dilekçiyle müracaat etmiş,doktorlarının kurdukları vakıflara dilekçiyle müracaat etmiş, siz hastalara ilaç yardımı yapacağız diyesiz hastalara ilaç yardımı yapacağız diye maddenizde var.maddenizde var. Efendim, ben şimdi Afganistan'a gidiyorum, hadiEfendim, ben şimdi Afganistan'a gidiyorum, hadi bakalım o maddenize göre şu kadarbakalım o maddenize göre şu kadar ilaç verin.ilaç verin. Doldurmuş ilaçları kamyona, kutuya, kutulara neyse,Doldurmuş ilaçları kamyona, kutuya, kutulara neyse, hadi oraya götürüyor.hadi oraya götürüyor. Sen ne yaptın?

Sen ne yaptın?
Tekirbağ'daki kızlar oturdukları yerden çeyizlerini,

Tekirbağ'daki kızlar oturdukları yerden çeyizlerini,
işlerini, karola örtüsü, mutfak takımı, masa takımı,işlerini, karola örtüsü, mutfak takımı, masa takımı, iğne oyası, bilmem ne, bilmem ne,iğne oyası, bilmem ne, bilmem ne, getirdiler bana, ben de hocamgetirdiler bana, ben de hocam bunları sat, ee?bunları sat, ee? Bunların parası Afganlı kardeşlerimize gönder, götür.Bunların parası Afganlı kardeşlerimize gönder, götür. Silah alsınlar, cihad etsinler.Silah alsınlar, cihad etsinler. Bak Tekirdağ'daki kız çocukları çeyizlerini satıyor,Bak Tekirdağ'daki kız çocukları çeyizlerini satıyor, Afgan cihadına yardım ediyor.Afgan cihadına yardım ediyor. Bak şuura.Bak şuura. Kız ne kadar şuurlu, sen ne yaptın?Kız ne kadar şuurlu, sen ne yaptın? Herkes kendisine sorsun, ben ne yaptım diye sorsun.Herkes kendisine sorsun, ben ne yaptım diye sorsun. Hatta herkes kendisine sorsun.Hatta herkes kendisine sorsun. Evvela kendisini bir şey yapsın.Evvela kendisini bir şey yapsın. Gelelim İbrahim İbn Ethem'in nasihatlerinden bir tanesi de o.Gelelim İbrahim İbn Ethem'in nasihatlerinden bir tanesi de o. "İze’ş-teğale’n-nâsü bi-uyûbi’n-nâsi fe’ş-tağil bi-‘uyûbi nefsike"

"İze’ş-teğale’n-nâsü bi-uyûbi’n-nâsi fe’ş-tağil bi-‘uyûbi nefsike"
İnsanlar başkasının ayıbını görmeyi severler.

İnsanlar başkasının ayıbını görmeyi severler.
Hep onunla meşgul olurlar. Hasan şöyle yaptı, Mehmet böyle yaptı,Hep onunla meşgul olurlar. Hasan şöyle yaptı, Mehmet böyle yaptı, Ahmet böyle yaptı.Ahmet böyle yaptı. “Fe’ş-tağil bi-‘uyûbi nefsike"

“Fe’ş-tağil bi-‘uyûbi nefsike"
Sen öyle yapma.

Sen öyle yapma.
Sen kendi ayıplarını araştır.Sen kendi ayıplarını araştır. Benim de kusurum var.Benim de kusurum var. Sabah camiye gelebildin mi?

Sabah camiye gelebildin mi?
Namazı cemaatle kılabildin mi?

Namazı cemaatle kılabildin mi?
Yoksa uyku mu tatlı geldi?

Yoksa uyku mu tatlı geldi?
Vaktinde kıldın mı? Kaçırdın mı? Kaytardın mı?Vaktinde kıldın mı? Kaçırdın mı? Kaytardın mı? İşrâk vaktine kadar kaldın mı?

İşrâk vaktine kadar kaldın mı?
Zikir vazifeni yaptın mı?

Zikir vazifeni yaptın mı?
Kazancım helal mi?

Kazancım helal mi?
Vazifelerin yerine gelmiş mi?

Vazifelerin yerine gelmiş mi?
Herkes kendi uyubunu, ayıplarını yani

Herkes kendi uyubunu, ayıplarını yani
kusurlarını yani kendisi inceleyecek.kusurlarını yani kendisi inceleyecek. Kötülükleri atacak içinden, içini temizleyecek, ziynetlendirecek.Kötülükleri atacak içinden, içini temizleyecek, ziynetlendirecek. “Ve tezeyyenû li’l-ardi’l-ekber."

“Ve tezeyyenû li’l-ardi’l-ekber."
O muazzam, Allah Teâlâ Hazretlerine, kulların;

O muazzam, Allah Teâlâ Hazretlerine, kulların;
Ve ’uridû ‘alâ rabbike saffâ.

Ve ’uridû ‘alâ rabbike saffâ.
Yani Allah'ın huzurunda saf saf divana

Yani Allah'ın huzurunda saf saf divana
duracaklar, arz olunacaklar.duracaklar, arz olunacaklar. O muazzam gün için hazırlanması lazım Müslümanların. Gevşek.O muazzam gün için hazırlanması lazım Müslümanların. Gevşek. Müslüman ticaretinde, Müslüman plajında, Müslüman gazinosunda,Müslüman ticaretinde, Müslüman plajında, Müslüman gazinosunda, Müslüman eğlencesinde, Müslüman televizyonun karşısında,Müslüman eğlencesinde, Müslüman televizyonun karşısında, Müslüman radyo cebinde, Walkman belinde,Müslüman radyo cebinde, Walkman belinde, şeyler kulağında, çalgısında, türküsünde, keyfinde, safhasında.şeyler kulağında, çalgısında, türküsünde, keyfinde, safhasında. Bosna'da insanlar ölüyor.Bosna'da insanlar ölüyor. Oyuncak değil.Oyuncak değil. Ermenistan'dan Müslümanlar gidiyor, topraklar elden gidiyor,Ermenistan'dan Müslümanlar gidiyor, topraklar elden gidiyor, araziler kayboluyor.araziler kayboluyor. Yani, muhterem kardeşlerim, çağ değişmiştir, hudutlar açılmıştır,Yani, muhterem kardeşlerim, çağ değişmiştir, hudutlar açılmıştır, İslâm'a hizmetin yapılması daha kolaylaşmıştır.İslâm'a hizmetin yapılması daha kolaylaşmıştır. Sen iyi Müslüman olduğun zaman, İslâm'ıSen iyi Müslüman olduğun zaman, İslâm'ı iyi anlattığın zaman adam kendisi geliyor.iyi anlattığın zaman adam kendisi geliyor. Viyana camisine ben gittim, bir camiViyana camisine ben gittim, bir cami yeri yapmışlar, tamam.yeri yapmışlar, tamam. Cami sadece namaz kılınan bir yer değildir,Cami sadece namaz kılınan bir yer değildir, bu Trabzon'un camilerin hiçbirinde iş yok. Niye?bu Trabzon'un camilerin hiçbirinde iş yok. Niye? Sadece namaz kılmak, toprakda da kılınır namaz.

Sadece namaz kılmak, toprakda da kılınır namaz.
Cami bir kültür merkezidir, sosyal merkezdir,Cami bir kültür merkezidir, sosyal merkezdir, her şey olacak.her şey olacak. Viyana camine gittim, kaç tane salonu var.Viyana camine gittim, kaç tane salonu var. Kaç tane dershanesi var.Kaç tane dershanesi var. Namaz kılınan yeri var, misafirhanesi var,Namaz kılınan yeri var, misafirhanesi var, dershanesi var, kütüphanesi var, falancası var, filancası var.dershanesi var, kütüphanesi var, falancası var, filancası var. Baktım orada sıralara oturmuş böyle anfiBaktım orada sıralara oturmuş böyle anfi şekilde, kademeli, sandalyelere oturmuş, kalabalıklar, birisi izah veriyor.şekilde, kademeli, sandalyelere oturmuş, kalabalıklar, birisi izah veriyor. Ne yapıyor bunlar?

Ne yapıyor bunlar?
Buraya İslâm'ı öğrenmeye geliyor bunlar,

Buraya İslâm'ı öğrenmeye geliyor bunlar,
hocalarıyla, Alman, Avusturyalı okul öğrencileri geliyorlar,hocalarıyla, Alman, Avusturyalı okul öğrencileri geliyorlar, hoca bunlara İslâm'ı kısa ana hatlarıyla anlatıyor.hoca bunlara İslâm'ı kısa ana hatlarıyla anlatıyor. Kendisi anlamaya bile geliyor.Kendisi anlamaya bile geliyor. Kendisi bile geliyor.Kendisi bile geliyor. İstanbul'da bir Doktor, Demiş ki banaİstanbul'da bir Doktor, Demiş ki bana Kur'an öğretecek bir hoca.Kur'an öğretecek bir hoca. Hemen mi?

Hemen mi?
Ondan kolay ne var?Ondan kolay ne var? Talebelerinden bir tanesine işaret ederim, kalk

Talebelerinden bir tanesine işaret ederim, kalk
Şişli Nişantaşı'na, filanca doktorun yazıhanesine git,Şişli Nişantaşı'na, filanca doktorun yazıhanesine git, evine git, Kur'an öğret.evine git, Kur'an öğret. Yok.Yok. Doktorun istediği o değilmiş.Doktorun istediği o değilmiş. Kur'an-ı Kerîm'in mealini, tefsirini, anlamını bilmek istiyor.Kur'an-ı Kerîm'in mealini, tefsirini, anlamını bilmek istiyor. Anlamak istiyor.Anlamak istiyor. Karı koca doktor olmuş, zengin, parası var,Karı koca doktor olmuş, zengin, parası var, köşkü var, apartmanı var,köşkü var, apartmanı var, muayehanesi var ama Kur'an-ı Kerîm'i öğrenmek istiyor.muayehanesi var ama Kur'an-ı Kerîm'i öğrenmek istiyor. Vebal altındayız hepimiz.Vebal altındayız hepimiz. Var mı Trabzon da bir tefsir enstitümüz?

Var mı Trabzon da bir tefsir enstitümüz?
Yani Allah'ın kelâmını anlatacak.

Yani Allah'ın kelâmını anlatacak.
Herkes anlıyor mu?

Herkes anlıyor mu?
Camide hoca okudu.

Camide hoca okudu.
Hangi âyeti okudu?

Hangi âyeti okudu?
Nikâhta bir aşr-ı şerîf oku hocam diyorlar.

Nikâhta bir aşr-ı şerîf oku hocam diyorlar.
Miras âyetini okuyor Fesubhanallah.Miras âyetini okuyor Fesubhanallah. Nikâhta biraz konuyla meclisin biraz ilgisi olması gerekmiyor.Nikâhta biraz konuyla meclisin biraz ilgisi olması gerekmiyor. Sevinçli yerde matem şeyi, matem yerindeSevinçli yerde matem şeyi, matem yerinde efendim bilmem başka şey manasını bilmiyor.efendim bilmem başka şey manasını bilmiyor. Manasını bilmeden kulluk olur mu?

Manasını bilmeden kulluk olur mu?
Allah'ın sana gönderdiği kitabı bilmeden Müslümanlık olur mu?Allah'ın sana gönderdiği kitabı bilmeden Müslümanlık olur mu? Olmaz.

Olmaz.
İki kere iki dört cevabı bu.

İki kere iki dört cevabı bu.
Olmaz.Olmaz. Bilmesi lazım.Bilmesi lazım. Peki, öğretecek yer var mı?

Peki, öğretecek yer var mı?
Var mı Trabzon'da?

Var mı Trabzon'da?
Ne Trabzon'da var, ne İstanbul'da var, ne Ankara'da var.Ne Trabzon'da var, ne İstanbul'da var, ne Ankara'da var. Her şey uydurma.Her şey uydurma. Klasik alışmışız, kubbeli bir cami, iki tarafına iki tane minare, efendimKlasik alışmışız, kubbeli bir cami, iki tarafına iki tane minare, efendim ezanlar okunsun, namazlar kılınsın, kapılar kilitlersin, yallah. Vazife bitti.ezanlar okunsun, namazlar kılınsın, kapılar kilitlersin, yallah. Vazife bitti. Ya Müslümanlık olarak o kadar kolay mı?

Ya Müslümanlık olarak o kadar kolay mı?
Öyle mi sanıyorsun?

Öyle mi sanıyorsun?
Vallahi öyle değil.

Vallahi öyle değil.
Öyle değil.Öyle değil. Müslümanlık dinamik bir hayat.Müslümanlık dinamik bir hayat. Müslüman yerinde duramaz.Müslüman yerinde duramaz. Cami kitlenir mi ya?

Cami kitlenir mi ya?
Camiler açık olacak.

Camiler açık olacak.
Camilerde ilim öğrenecek.Camilerde ilim öğrenecek. Sabahlara kadar Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem EfendimizinSabahlara kadar Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin mescidi saadetinde ashâb-ı suffe ilemescidi saadetinde ashâb-ı suffe ile sohbetler devam ederdi.sohbetler devam ederdi. Cami ilim merkezi, irfan merkezi, çalışma yeri.Cami ilim merkezi, irfan merkezi, çalışma yeri. Orada sahâbe-i kirâm yetişiyordu, kabilelere gönderiliyordu.Orada sahâbe-i kirâm yetişiyordu, kabilelere gönderiliyordu. Tefsiri nereden öğrenecekler?

Tefsiri nereden öğrenecekler?
Hadîsi nereden öğrenecekler?

Hadîsi nereden öğrenecekler?
İmam Hatip Okulu'na gitsin.

İmam Hatip Okulu'na gitsin.
Yaşı geçmiş adam, tüccar, yaşlanmış, doktor olmuş.Yaşı geçmiş adam, tüccar, yaşlanmış, doktor olmuş. İmam Hatip Okulu'na almazlar kazık kadar adamı.İmam Hatip Okulu'na almazlar kazık kadar adamı. O zaman müesseseleri koruyacağız.O zaman müesseseleri koruyacağız. Şimdi millet, muhterem kardeşlerim, iptidâi insan ile

Şimdi millet, muhterem kardeşlerim, iptidâi insan ile
gelişmiş insan arasındaki fark nedir?gelişmiş insan arasındaki fark nedir? Diye soru soruyorum ben kendi kendime.

Diye soru soruyorum ben kendi kendime.
Cevabı şöyle veriyorum.Cevabı şöyle veriyorum. İptidâi insan sadece gördüğüne inanır.İptidâi insan sadece gördüğüne inanır. Ah! Kafasına kocaman,Ah! Kafasına kocaman, kelle kadar bir taş oldu mu, tamam bu taş döker.kelle kadar bir taş oldu mu, tamam bu taş döker. Eliyle tuttu mu, anlar.Eliyle tuttu mu, anlar. İptidâi insan bu.İptidâi insan bu. Ama gelişmiş insan işin esrarına görünmeyenAma gelişmiş insan işin esrarına görünmeyen tarafına da aşina olur.tarafına da aşina olur. Nasıl Avrupalı bu maddenin atomunu biliyor,Nasıl Avrupalı bu maddenin atomunu biliyor, molekülünü biliyor, enerjiyi biliyor, yani havadakimolekülünü biliyor, enerjiyi biliyor, yani havadaki elektromanyetik dalgaları biliyor, nasıl yerin altındakielektromanyetik dalgaları biliyor, nasıl yerin altındaki çeşitli şeyleri biliyor?çeşitli şeyleri biliyor? Yani gelişmiş insan görmediği şeyleri

Yani gelişmiş insan görmediği şeyleri
akıl ile bulabilen insan demektir.akıl ile bulabilen insan demektir. Aklı gelişmiş de onun için bulabiliyor.Aklı gelişmiş de onun için bulabiliyor. Ben gördüğüme inanırım, görmediğime inanmam.Ben gördüğüme inanırım, görmediğime inanmam. O zaman senin aklın yok.O zaman senin aklın yok. Akıl görünmüyor.Akıl görünmüyor. Yani böyle münkirler var.Yani böyle münkirler var. Yani diyor ki, sınıfa gelmiş diyor kiYani diyor ki, sınıfa gelmiş diyor ki talebeye, hadi bakalım Allah'tan şeker isteyin.talebeye, hadi bakalım Allah'tan şeker isteyin. Çocuk cevap verecek durumda değil.Çocuk cevap verecek durumda değil. Yâ Rabbi bize şeker ver.Yâ Rabbi bize şeker ver. Ondan sonra bir de benden şeker isteyin.Ondan sonra bir de benden şeker isteyin. Öğretmenin bize şeker ver.Öğretmenin bize şeker ver. Cebine şekeri koymuş veriyor.Cebine şekeri koymuş veriyor. İşte bak diyor.İşte bak diyor. Olsaydı o da verirdi diyor.Olsaydı o da verirdi diyor. Bak münkire nasıl küfür aşılıyor çocuğa.Bak münkire nasıl küfür aşılıyor çocuğa. Görmediği Allah'ı anlayamıyor.Görmediği Allah'ı anlayamıyor. Allah, baş gözüyle görünmez.Allah, baş gözüyle görünmez. Lâ tüdrikühü’l-ebsâru ve hüve yüdrikü’l-ebsâr.

Lâ tüdrikühü’l-ebsâru ve hüve yüdrikü’l-ebsâr.
Baş gözüyle görünmez ama akıl gözüyle,

Baş gözüyle görünmez ama akıl gözüyle,
gönül gözüyle görülür, bulunur.gönül gözüyle görülür, bulunur. Atomu görebiliyor musun?Atomu görebiliyor musun? Virüsleri görebiliyor musun?

Virüsleri görebiliyor musun?
Yani ilmin böyle görünmeyen fezanın ötesinde

Yani ilmin böyle görünmeyen fezanın ötesinde
efendim maddenin içinde, yerin derinliklerindeefendim maddenin içinde, yerin derinliklerinde olan şeyleri veya başka manevi gerçeklerinolan şeyleri veya başka manevi gerçeklerin nasıl yakaladığını biliyoruz biz.nasıl yakaladığını biliyoruz biz. Şimdi, iptidâi insanlar da, insan bir kere,

Şimdi, iptidâi insanlar da, insan bir kere,
çeşitli şekillerde tarif etmişler, filozoflarçeşitli şekillerde tarif etmişler, filozoflar insanı, insan nedir?insanı, insan nedir? Ben-i Âdem nasıl bir mahlûktur?

Ben-i Âdem nasıl bir mahlûktur?
Bir tanesi demiş ki, el-insanü hayavânün nâtikun.

Bir tanesi demiş ki, el-insanü hayavânün nâtikun.
İnsan konuşan bir canlıdır.İnsan konuşan bir canlıdır. Konuşma meziyeti var.Konuşma meziyeti var. Çünkü konuşma, beyân.Çünkü konuşma, beyân. er-rahmân.

er-rahmân.
Alleme’l-Kur-ân.Alleme’l-Kur-ân. Haleka’l-insân.Haleka’l-insân. Allemehü’l-beyân.Allemehü’l-beyân. Yani beyân kabiliyeti, konuşma kabiliyeti çok yüksek bir meziyettir.Yani beyân kabiliyeti, konuşma kabiliyeti çok yüksek bir meziyettir. Her varlıkta görülmüyor.Her varlıkta görülmüyor. Çünkü konuşma düşünceden sonra oluyor.Çünkü konuşma düşünceden sonra oluyor. Hem zihin gelişmiş olacak, hem deHem zihin gelişmiş olacak, hem de onun ifade edecek sistem kurulmuş olacak.onun ifade edecek sistem kurulmuş olacak. Bunu bilmeyen bilmez de, bilenBunu bilmeyen bilmez de, bilen beyânının ne kadar büyük bir nimet olduğunu bilir.beyânının ne kadar büyük bir nimet olduğunu bilir. Kur'an-ı Kerîm'de de Allah onun için,Kur'an-ı Kerîm'de de Allah onun için, Haleka’l-insân, Allah insanı yarattı.Haleka’l-insân, Allah insanı yarattı. Allemehü’l-beyân diyor.Allemehü’l-beyân diyor. Var mı başka mahlûkatta böyleVar mı başka mahlûkatta böyle beyân edebilen, meramını ifade edebilen başka mahlûk var mı? Yok.beyân edebilen, meramını ifade edebilen başka mahlûk var mı? Yok. En yüksek meziyet ve kabiliyet.En yüksek meziyet ve kabiliyet. Şimdi bizim Müslümanlar, zamane mMüslümanlar, yaniŞimdi bizim Müslümanlar, zamane mMüslümanlar, yani kusurlu Müslümanlar, cahil Müslümanlar.kusurlu Müslümanlar, cahil Müslümanlar. İnnehû kâne zalûmen cehûlâ.

İnnehû kâne zalûmen cehûlâ.
İnsanoğlu zaten yaratılışı itibariyle nefsi olduğu

İnsanoğlu zaten yaratılışı itibariyle nefsi olduğu
için, şeytanın kandırmasına muhatap olduğu içiniçin, şeytanın kandırmasına muhatap olduğu için çok zalimdir, çok cahildir.çok zalimdir, çok cahildir. Ekseriyetle günahlara dalar ama yani bizim Müslüman öyle olmaması lazım.Ekseriyetle günahlara dalar ama yani bizim Müslüman öyle olmaması lazım. Mümin olduğu için iyi olması lazım, cahil.Mümin olduğu için iyi olması lazım, cahil. aklı sadece şeye eriyor.aklı sadece şeye eriyor. Cami yaptırmaya, şadırvan yaptırmaya, minare yaptırmaya yetiyor.Cami yaptırmaya, şadırvan yaptırmaya, minare yaptırmaya yetiyor. Aklı o kadar.Aklı o kadar. Camiyi cami yapan minare midir, şadırvan mıdır?

Camiyi cami yapan minare midir, şadırvan mıdır?
Camiyi cami yapan cemaattir.

Camiyi cami yapan cemaattir.
Cemaat olmayan yere cami de yapar.Cemaat olmayan yere cami de yapar. Cemaat olmadığı zaman cami yapsan da kapısı kilitli kalır.Cemaat olmadığı zaman cami yapsan da kapısı kilitli kalır. İşte Ankara'da, bilmem şurada burada, birçok yerde gidiyoruz cami.İşte Ankara'da, bilmem şurada burada, birçok yerde gidiyoruz cami. Cemaat yok kilitli.Cemaat yok kilitli. Zengin gelmiş oraya kubbeli bir cami yapmış, mezarlığaZengin gelmiş oraya kubbeli bir cami yapmış, mezarlığa oğlu öldüğü için onun hatırasına bir cami yapmış.oğlu öldüğü için onun hatırasına bir cami yapmış. Ya mezarlıkta kim gelir de namaz kılabilir?Ya mezarlıkta kim gelir de namaz kılabilir? Mezarlık namaz kılma yeri değil ki?Mezarlık namaz kılma yeri değil ki? Ora kubbeli bir cami yapmış. İsraf.Ora kubbeli bir cami yapmış. İsraf. Yani hayır ama israf.Yani hayır ama israf. Sen bunu götürüp bir gecekondu Mahallesi'ndeSen bunu götürüp bir gecekondu Mahallesi'nde bir güzel yer alıp da orayabir güzel yer alıp da oraya yapsaydın, gece gündüz içinde namaz kılınırdı.yapsaydın, gece gündüz içinde namaz kılınırdı. Yani şey, şekle bakıyor, öze müteallik,Yani şey, şekle bakıyor, öze müteallik, derin tedbirleri alamıyor zamane Müslümanlar.derin tedbirleri alamıyor zamane Müslümanlar. Derin tedbirler nedir?Derin tedbirler nedir? Avrupa ne zaman gelişmiş?

Avrupa ne zaman gelişmiş?
Osmanlı'nın karşısında, İslâm'ın karşısında

Osmanlı'nın karşısında, İslâm'ın karşısında
Müslümanlar Sicilya'yı fethetmişken,Müslümanlar Sicilya'yı fethetmişken, Malta Adası'nı fethetmişken,Malta Adası'nı fethetmişken, İspanya'yı fethetmişkenİspanya'yı fethetmişken Müslümanlar Avrupalılardan üstündü ilmi bakımdan.Müslümanlar Avrupalılardan üstündü ilmi bakımdan. Avrupalılar İspanya'ya tahsile geliyorlardı.Avrupalılar İspanya'ya tahsile geliyorlardı. Krallar mektup yazıp rica ediyorlardı,Krallar mektup yazıp rica ediyorlardı, aman şu bizim oğlanı sizin üniversitenizde okutun diye.aman şu bizim oğlanı sizin üniversitenizde okutun diye. İsveç kralı oğlunu İspanya'ya gönderiyordu.İsveç kralı oğlunu İspanya'ya gönderiyordu. İlim burada yüksekti, o zaman İspanya'yı almışız,İlim burada yüksekti, o zaman İspanya'yı almışız, Fransa'ya geçmişiz, Pirana Alplerinden,Fransa'ya geçmişiz, Pirana Alplerinden, Sicilya Adası'nı almışız, Malta Adası'nı almışız Müslümanlar olarak.Sicilya Adası'nı almışız, Malta Adası'nı almışız Müslümanlar olarak. Ama sonra Almanlar ileri gitmiş.Ama sonra Almanlar ileri gitmiş. Hatta hatta Afrika'da çok büyük bir imparatorluk varmış.Hatta hatta Afrika'da çok büyük bir imparatorluk varmış. İslâm'ın gelişmesinden sonra Afrika'da bir okyanustanİslâm'ın gelişmesinden sonra Afrika'da bir okyanustan bir okyanusa çok geniş bir imparatorluk varmış.bir okyanusa çok geniş bir imparatorluk varmış. Amerika'da dergilerini aldım yani orada gördüm.Amerika'da dergilerini aldım yani orada gördüm. Bir imparatorluk ismini şu anda hatırlayamayacağım.Bir imparatorluk ismini şu anda hatırlayamayacağım. O imparatorun oğlu denizdeki nehirlerden faydalanarakO imparatorun oğlu denizdeki nehirlerden faydalanarak garba doğru gidip yeni bir kıta bulmuş.garba doğru gidip yeni bir kıta bulmuş. Yani neresi?

Yani neresi?
Amerika.

Amerika.
Denizdeki denizden maksat ne?Denizdeki denizden maksat ne? Gulf Stream gibi vesaire filan

Gulf Stream gibi vesaire filan
deniz içi akıntıları.deniz içi akıntıları. 200 gemiyle gitmişler, yazıyor tarih kitapları200 gemiyle gitmişler, yazıyor tarih kitapları okudum, evde vesika olarak var.okudum, evde vesika olarak var. 200 gemiyle gitmişler, 3 tane gemi200 gemiyle gitmişler, 3 tane gemi geriye de gelmiş, gemisi orada kalmış.geriye de gelmiş, gemisi orada kalmış. Veyahut orada batmıştır, şöyle de böyle deVeyahut orada batmıştır, şöyle de böyle de yani Atlas Okyanusu kolay geçilenyani Atlas Okyanusu kolay geçilen bir şey değil ama geri debir şey değil ama geri de dönmüşler, haberi de var.dönmüşler, haberi de var. Christophe Colomb Amerika'yı bulmuş değil.Christophe Colomb Amerika'yı bulmuş değil. Amerika diye bir yerin olduğunu Müslümanlardan öğrenmiş ve öyle gitmiş.Amerika diye bir yerin olduğunu Müslümanlardan öğrenmiş ve öyle gitmiş. Ondan evvel şey var, Müslümanlar ilimdeOndan evvel şey var, Müslümanlar ilimde ileriyken Avrupa'yı feth etmişler.ileriyken Avrupa'yı feth etmişler. Avrupalılar ne zaman ilerlemeye başlamış?Avrupalılar ne zaman ilerlemeye başlamış? İlim akademilerini kurduğu zaman ilerlemeye başlamış.

İlim akademilerini kurduğu zaman ilerlemeye başlamış.
Kendilerinin ilim bakımından eksik olduğunu anlayıp,Kendilerinin ilim bakımından eksik olduğunu anlayıp, bilgi toplamak, araştırma yapmak üzerebilgi toplamak, araştırma yapmak üzere çalışmalara başladığı zaman ileri gitmeye başlamışlar.çalışmalara başladığı zaman ileri gitmeye başlamışlar. Şimdi zamane Müslümanı, bir milyar Müslümanız,Şimdi zamane Müslümanı, bir milyar Müslümanız, yüreğim yanıyor, Bosna'da sırfı durduramıyoruz.yüreğim yanıyor, Bosna'da sırfı durduramıyoruz. Köpek gibi herif.Köpek gibi herif. Orada ambargo koymuşlar kardeşlerimize silah yardımı yapamıyoruz.Orada ambargo koymuşlar kardeşlerimize silah yardımı yapamıyoruz. Efendim, iki buçuk sırfı orada halledemiyoruz.Efendim, iki buçuk sırfı orada halledemiyoruz. Burada Arnavutluk'ta Müslümanlar var, Kosova'da Müslümanlar var,Burada Arnavutluk'ta Müslümanlar var, Kosova'da Müslümanlar var, Sancak bölgesinde Müslümanlar var,Sancak bölgesinde Müslümanlar var, Tuzla'da Müslümanlar var.Tuzla'da Müslümanlar var. Hepsi birden kalkıp elbirliğiyle kılıç üşüştürseler,Hepsi birden kalkıp elbirliğiyle kılıç üşüştürseler, ekmek bıçağıyla çalışsalar, Sırpları yenecekler.ekmek bıçağıyla çalışsalar, Sırpları yenecekler. Birlik yok, beraberlik yok, ilim yok,Birlik yok, beraberlik yok, ilim yok, haberleşme yok, vasıta yok, yardımlaşma yok, destek yok.haberleşme yok, vasıta yok, yardımlaşma yok, destek yok. Devletler arası destek yok.Devletler arası destek yok. Sen oradaki bu zulmü durdurmazsan ben deSen oradaki bu zulmü durdurmazsan ben de Petrol istihsâlini, kuyuları, protesto maksadıylaPetrol istihsâlini, kuyuları, protesto maksadıyla faaliyeti tatil ettim dese Suudi Arabistan,faaliyeti tatil ettim dese Suudi Arabistan, Irak, Libya ne yapacaklar?Irak, Libya ne yapacaklar? Avrupa?Avrupa? Çare arayacak.

Çare arayacak.
Müslümanın Müslümanı desteklemesi yok, müessese kurmasını bilmiyor.

Müslümanın Müslümanı desteklemesi yok, müessese kurmasını bilmiyor.
Şimdi ne dedim?Şimdi ne dedim? Eski filozoflar insanı;Eski filozoflar insanı; el-insânü hayavânün nâtikun. diye tarif etmiş.el-insânü hayavânün nâtikun. diye tarif etmiş. Yani konuşan mahlûktur, insanın üstün meziyeti bu.Yani konuşan mahlûktur, insanın üstün meziyeti bu. Ben diyorum ki, başkaları da demişler,Ben diyorum ki, başkaları da demişler, kitapta okudum, insan alet yapabilen mahlûktur.kitapta okudum, insan alet yapabilen mahlûktur. Başka mahlûklar yapamıyor bunu.Başka mahlûklar yapamıyor bunu. Hava istiyoruz, vantilatör yapmışız.Hava istiyoruz, vantilatör yapmışız. Dışarısını görüp içeriye soğuğun gelmemesini istemişiz, camı bulmuşuz.Dışarısını görüp içeriye soğuğun gelmemesini istemişiz, camı bulmuşuz. Yorulmayalım diye çare aramışız, motoru bulmuşuz,Yorulmayalım diye çare aramışız, motoru bulmuşuz, tekerleği bulmuşuz, arabayı bulmuşuz, atıtekerleği bulmuşuz, arabayı bulmuşuz, atı emrimize almışız, deveye gem takmışız.emrimize almışız, deveye gem takmışız. Yani alet ve vasıtaları bulan mahlûk,Yani alet ve vasıtaları bulan mahlûk, insanın meziyeti bu.insanın meziyeti bu. Ben bundan daha ileri bir kademe olarak diyorum ki,Ben bundan daha ileri bir kademe olarak diyorum ki, basit insanlar basit aletler yapar, görünen aletler yapar.basit insanlar basit aletler yapar, görünen aletler yapar. Gelişmiş zeki insanlar da görünmeyen, daha kompleks,Gelişmiş zeki insanlar da görünmeyen, daha kompleks, daha başka türlü aletler yapar.daha başka türlü aletler yapar. Şimdi, bu görünmeyen, gelişmiş aletlerden enŞimdi, bu görünmeyen, gelişmiş aletlerden en önemlisi kültür müesseseleridir.önemlisi kültür müesseseleridir. Gözle görünmez.Gözle görünmez. Yani bir okul açmışsın, bir kütüphane açmışsın,Yani bir okul açmışsın, bir kütüphane açmışsın, bir vakıf şubesi açmışsın.bir vakıf şubesi açmışsın. Ne işe yarar bu?

Ne işe yarar bu?
Buğday mı ekerler?

Buğday mı ekerler?
Arpa mı biçerler?

Arpa mı biçerler?
Harman mı yaparlar?

Harman mı yaparlar?
Un mu öğütürler?

Un mu öğütürler?
Ekmek mi pişirirler?

Ekmek mi pişirirler?
Ne yaparlar?

Ne yaparlar?
Hiçbir şeye yaramaz, palavra, boş ver. Öyle değil.Hiçbir şeye yaramaz, palavra, boş ver. Öyle değil. Kültür, eğitim, yetiştirmek.Kültür, eğitim, yetiştirmek. İnsan yetiştirildiği zaman insan oluyor.İnsan yetiştirildiği zaman insan oluyor. İnsanı yetiştirdiğin zaman, bir insanı yetiştirdiğinİnsanı yetiştirdiğin zaman, bir insanı yetiştirdiğin zaman bazen bir insan bir milletizaman bazen bir insan bir milleti kurtarıyor, iyi yetiştirdiğin zaman.kurtarıyor, iyi yetiştirdiğin zaman. O bakımdan İptidâi insan, efendim, iptidâi alet yapar.O bakımdan İptidâi insan, efendim, iptidâi alet yapar. Cilalı taş devri, yontma taş devri,Cilalı taş devri, yontma taş devri, bilmem bronz devri, bilmem ne devri, işte basit.bilmem bronz devri, bilmem ne devri, işte basit. Bir takım aletler yapmış.Bir takım aletler yapmış. Ama gelişmiş insan, süper aletler yapar.Ama gelişmiş insan, süper aletler yapar. Yapıyorlar işte şimdi jet uçakları, efendimYapıyorlar işte şimdi jet uçakları, efendim füzeler, vesaireler, vesaireler.füzeler, vesaireler, vesaireler. Ama daha gelişmiş insan, görünmeyen aletler yapar.Ama daha gelişmiş insan, görünmeyen aletler yapar. Faydası çok büyük olan, görünmeyen aletler yapar.Faydası çok büyük olan, görünmeyen aletler yapar. Şimdi, Eski tarihten misal vereyim.

Şimdi, Eski tarihten misal vereyim.
Nizamu'l Mülk, Selçuklu İmparatorluğunun veziri.

Nizamu'l Mülk, Selçuklu İmparatorluğunun veziri.
İmparatorluk İran'a hakim, Horosan'a hakim, Ortaİmparatorluk İran'a hakim, Horosan'a hakim, Orta Şark'a hakim, Anadolu'ya hakim, Arabistan'a hakim.Şark'a hakim, Anadolu'ya hakim, Arabistan'a hakim. Kocaman İmparatorluk.Kocaman İmparatorluk. Selçuklu İmparatorluğu.Selçuklu İmparatorluğu. Şikâyet etmişler Sultan Sencer'e.Şikâyet etmişler Sultan Sencer'e. Ya demişler senin bu vezir,Ya demişler senin bu vezir, hazinenin parasını taşa toprağa yatırıyor.hazinenin parasını taşa toprağa yatırıyor. Medrese yatırtıyor.Medrese yatırtıyor. Orduya harcamıyor, silaha harcamıyor.Orduya harcamıyor, silaha harcamıyor. Çarçur ediyor paraları demişler, çağırmış.Çarçur ediyor paraları demişler, çağırmış. Sultan Sencer, Nizamü'l Mülkü çağırmış huzurda.Sultan Sencer, Nizamü'l Mülkü çağırmış huzurda. Demiş ki Lala, sen bizim hazineniDemiş ki Lala, sen bizim hazineni boş yere harcıyormuşsun, taşa toprağa harcıyormuşsun,boş yere harcıyormuşsun, taşa toprağa harcıyormuşsun, orduya sarf etmiyormuşsun, ordunun gelişmesi için çalışmıyormuşsun.orduya sarf etmiyormuşsun, ordunun gelişmesi için çalışmıyormuşsun. Diyor ki hayır sultanım, senin ordun nedir ki?Diyor ki hayır sultanım, senin ordun nedir ki? Senin ordun seni iki metre boyundakiSenin ordun seni iki metre boyundaki kargılarıyla iki metre mesafeye kadar koruyabilir.kargılarıyla iki metre mesafeye kadar koruyabilir. Veya yirmi beş metreye atılan oklarıylaVeya yirmi beş metreye atılan oklarıyla yirmi beş metreye kadar kollayabilir.yirmi beş metreye kadar kollayabilir. Ben sana öyle bir ordu hazırlıyorum ki diyor,Ben sana öyle bir ordu hazırlıyorum ki diyor, senin sarhoş askerlerin sızıpsenin sarhoş askerlerin sızıp uyuduğu zaman onlar kalkarlar.uyuduğu zaman onlar kalkarlar. Gece ibadet ederler, Allah'a dua ederler,Gece ibadet ederler, Allah'a dua ederler, senin başarın için yardımcı olurlar, manevi hizmetler yaparlar diyor.senin başarın için yardımcı olurlar, manevi hizmetler yaparlar diyor. Şimdi, Nizamü'l Mülk, ilmin kıymetini anlamış,Şimdi, Nizamü'l Mülk, ilmin kıymetini anlamış, her yerde nizamiye medreseleri kurmuş ve çok büyük bir gelişme olmuş.her yerde nizamiye medreseleri kurmuş ve çok büyük bir gelişme olmuş. Avrupa ilmin kıymetini anlamış, ilim akademileri kurmuş,Avrupa ilmin kıymetini anlamış, ilim akademileri kurmuş, Fransızca İlimler Akademisi,Fransızca İlimler Akademisi, İngiltere Kraliyet İlimler Akademisi,İngiltere Kraliyet İlimler Akademisi, Daha bilgili olarak, daha teçhizatlı olarak çıkıyorlar.Daha bilgili olarak, daha teçhizatlı olarak çıkıyorlar. Delikli demir çıktı, mertlik bozuldu diyoruz şimdi biz.Delikli demir çıktı, mertlik bozuldu diyoruz şimdi biz. Eskiden köroğlu usulü, iş yumrukla, pazıyla,

Eskiden köroğlu usulü, iş yumrukla, pazıyla,
yağlı güreşle halloluyorken, efendim, şimdi artık uzaktan adam,yağlı güreşle halloluyorken, efendim, şimdi artık uzaktan adam, sen görmüyorsun bile,sen görmüyorsun bile, bir füze atıyor, güm tavan başına çöküyor,bir füze atıyor, güm tavan başına çöküyor, mahalle yangına gark oluyor,mahalle yangına gark oluyor, ateşlerin içinde alev alev yanıyor,ateşlerin içinde alev alev yanıyor, nereden geldiğini görmüyorsun bile füzenin.nereden geldiğini görmüyorsun bile füzenin. Düşman senin yanında değil ki gırtlağına sarılıp,Düşman senin yanında değil ki gırtlağına sarılıp, ciğerini sökesin. Yok.ciğerini sökesin. Yok. Nerede?

Nerede?
Geride.

Geride.
Dağın ta arka tarafında, bilmem kaç kilometre geriden,Dağın ta arka tarafında, bilmem kaç kilometre geriden, sana füze sallıyor.sana füze sallıyor. Senin köyünü, kentini, evini, barkını, sarayını,Senin köyünü, kentini, evini, barkını, sarayını, sarayının içinde çocuğunu, Kaddafi'nin şey yaptı, vurdu.sarayının içinde çocuğunu, Kaddafi'nin şey yaptı, vurdu. Hesap işi işte, bak akıl gücü bu.Hesap işi işte, bak akıl gücü bu. Yani görünmeyen başka şeyleriYani görünmeyen başka şeyleri değerlendirebilen insanlar,değerlendirebilen insanlar, alet yapabilen,alet yapabilen, üstün alet yapabilen insanlar şimdi üstün oluyor.üstün alet yapabilen insanlar şimdi üstün oluyor. Benim imanımın üstünlüğü üstün, tamam.Benim imanımın üstünlüğü üstün, tamam. Ben hakiki bir imana sahibim.Ben hakiki bir imana sahibim. Has, halis bir imana sahibim.Has, halis bir imana sahibim. Allah'ın sevdiği bir imana sahibim ama adam beni yeniyor.Allah'ın sevdiği bir imana sahibim ama adam beni yeniyor. Adam savaştığı zaman yeniyor beni.Adam savaştığı zaman yeniyor beni. Neden?

Neden?
Elindeki alet edavat mükemmel olduğu için.

Elindeki alet edavat mükemmel olduğu için.
Şimdi biz onun için ne yapmalıyız?Şimdi biz onun için ne yapmalıyız? Mademki İslâm'ın hayatı ilimledir,

Mademki İslâm'ın hayatı ilimledir,
o halde ilim erbabı olacağız, âlim olacağız.o halde ilim erbabı olacağız, âlim olacağız. İlmi yayacağız, ilmi öğreneceğiz.İlmi yayacağız, ilmi öğreneceğiz. Elemanımızı kaliteli yetiştireceğiz, meziyetli yetiştireceğiz.Elemanımızı kaliteli yetiştireceğiz, meziyetli yetiştireceğiz. Avrupa'daki, Amerika'dakiAvrupa'daki, Amerika'daki benzeri meslektaşından daha yüksek yetiştireceğiz.benzeri meslektaşından daha yüksek yetiştireceğiz. Yetiştiremezsek olmaz.Yetiştiremezsek olmaz. Adam Arapça biliyor, Farsça biliyor, Yunanca biliyor,Adam Arapça biliyor, Farsça biliyor, Yunanca biliyor, Latince biliyor, Türkçe biliyor,Latince biliyor, Türkçe biliyor, papaz okulunda okumuş, geliyor misyonerlik yapıyor,papaz okulunda okumuş, geliyor misyonerlik yapıyor, ayetten bahsediyor, bizim Hacı Baba ayeti bilmez.ayetten bahsediyor, bizim Hacı Baba ayeti bilmez. Kandırıyor.Kandırıyor. Halkı kandırıyor, yahva şahidi yapıyor.Halkı kandırıyor, yahva şahidi yapıyor. Krişna dinine sokuyor, transandantal meditasyonmuş, bilmem neymiş, vesaireymiş.Krişna dinine sokuyor, transandantal meditasyonmuş, bilmem neymiş, vesaireymiş. yogoimiş, yogaymış, bilmem ne filan.yogoimiş, yogaymış, bilmem ne filan. Kandırıyor yani.Kandırıyor yani. Karşı taraf âlim, benim adamım cahil.Karşı taraf âlim, benim adamım cahil. O halde ne yapacağız?

O halde ne yapacağız?
İlme sarmayacağız.

İlme sarmayacağız.
O halde süratle kendimizi yetiştireceğiz.O halde süratle kendimizi yetiştireceğiz. Bunun iki faydası var.Bunun iki faydası var. Bir, kendim kurtulacağım.Bir, kendim kurtulacağım. Allah'ın sevgili kulu olmanın yolunu ilimle öğreneceğim.Allah'ın sevgili kulu olmanın yolunu ilimle öğreneceğim. Kendimi kurtaracağım.Kendimi kurtaracağım. İki, Ümmet-i Muhammed için çalışacağım,İki, Ümmet-i Muhammed için çalışacağım, Ümmet-i Muhammed'e faydalı olacağım, onu kurtaracağım.Ümmet-i Muhammed'e faydalı olacağım, onu kurtaracağım. İşte Gürcistan, hudut açıldı, Sarp kapısı.İşte Gürcistan, hudut açıldı, Sarp kapısı. İsteyen gidiyor, isteyen geliyor.İsteyen gidiyor, isteyen geliyor. İşte Kazakistan, işte Özbekistan, oradan misafir geliyor,İşte Kazakistan, işte Özbekistan, oradan misafir geliyor, bizden oraya gidiyor.bizden oraya gidiyor. İşte Avrupa, buyur, vizeyi al, git.İşte Avrupa, buyur, vizeyi al, git. Bizim yeşil pasaportunuz var, vizesiz gidiyoruz.Bizim yeşil pasaportunuz var, vizesiz gidiyoruz. İstediğimiz zaman uçağa atlar gideriz.İstediğimiz zaman uçağa atlar gideriz. İşte Amerika, Yani her yere gidilebilir,İşte Amerika, Yani her yere gidilebilir, çalışma yapılabilir.çalışma yapılabilir. O halde şu anda Müslümanların çok büyük vebali var.O halde şu anda Müslümanların çok büyük vebali var. Yapmadığı şeylerden dolayı Allah'ın soracağı çok sorular var Müslümanlara.Yapmadığı şeylerden dolayı Allah'ın soracağı çok sorular var Müslümanlara. Ey Müslüman!

Ey Müslüman!
Sen dünyaya rahat etmeye mi gittin?

Sen dünyaya rahat etmeye mi gittin?
Dünya rahat yeri miydi?

Dünya rahat yeri miydi?
Keyif yapmaya mı gittin?

Keyif yapmaya mı gittin?
Tatil yapmaya mı gittin?

Tatil yapmaya mı gittin?
Eğlenmeye mi gittin?

Eğlenmeye mi gittin?
Ben sana kitap gönderdim, okumadın mı?

Ben sana kitap gönderdim, okumadın mı?
Peygamber gönderdim, tanımadın mı?

Peygamber gönderdim, tanımadın mı?
Hadîs-i şerîflerini dinlemedin mi?

Hadîs-i şerîflerini dinlemedin mi?
Allah'ın, Resûlullah'ın buyruğunu niye tutmadın diye Allah sorar.Allah'ın, Resûlullah'ın buyruğunu niye tutmadın diye Allah sorar. Soracak zamandayız.Soracak zamandayız. Onun için süratle, süratle ilme sarılarakOnun için süratle, süratle ilme sarılarak ve fiilen bir şeyler yaparakve fiilen bir şeyler yaparak İslâm'ın hizmetine girmemiz lazım.İslâm'ın hizmetine girmemiz lazım. Süratle.Süratle. Senin giremediğin Kazakistan'a Hindistan'dan Krişne misyonerleri gidiyor.Senin giremediğin Kazakistan'a Hindistan'dan Krişne misyonerleri gidiyor. Hindu yapmaya çalışıyorlar.Hindu yapmaya çalışıyorlar. Senin gitmediğin Kazakistan'a Amerikalılar kaç seneSenin gitmediğin Kazakistan'a Amerikalılar kaç sene önceden misyoner göndermeye başlamışlar.önceden misyoner göndermeye başlamışlar. Kesenin ağzını açmışlar.Kesenin ağzını açmışlar. Misyoner göndermişler.Misyoner göndermişler. Onları Hristiyan yapmaya çalışıyorlar.Onları Hristiyan yapmaya çalışıyorlar. Çoktan geç bile kalmışız.Çoktan geç bile kalmışız. İlk Türki Cumhuriyetler sözünü diyor,İlk Türki Cumhuriyetler sözünü diyor, bir eski bakan bana anlattı.bir eski bakan bana anlattı. Ben 16 sene önce Amerika'da duydum diyor.Ben 16 sene önce Amerika'da duydum diyor. Rusya yıkılacak, Türki Cumhuriyetler ortaya çıkacak diyeRusya yıkılacak, Türki Cumhuriyetler ortaya çıkacak diye 16 sene önce duydum diyor.16 sene önce duydum diyor. Şimdi 17 sene oldu.Şimdi 17 sene oldu. Bak bizim 17 sene önce Rusya'nınBak bizim 17 sene önce Rusya'nın Gorbachev böyle yapacak, şöyle olacak, Perestroika,Gorbachev böyle yapacak, şöyle olacak, Perestroika, Glasnost falan olacak da, Türki CumhuriyetlereGlasnost falan olacak da, Türki Cumhuriyetlere gidip gelmek mümkün olacak diye bilmiyordu.gidip gelmek mümkün olacak diye bilmiyordu. Ama Amerika'da biliyordu.Ama Amerika'da biliyordu. Neden?

Neden?
Sosyal aletleri var yani gelişmiş tarif

Sosyal aletleri var yani gelişmiş tarif
ettiğim gibi basit alet yapan insan,ettiğim gibi basit alet yapan insan, kompleks alet yapan insan, görünmez, esrarlı şeylerin,kompleks alet yapan insan, görünmez, esrarlı şeylerin, elle tutulmaz ve görülmez, faydalı şeylerinelle tutulmaz ve görülmez, faydalı şeylerin kıymetini anlayıp, onlarıda kullanabilen insan.kıymetini anlayıp, onlarıda kullanabilen insan. Araştırmalarını yapmış, 16 sene önceden tedbirini almış,Araştırmalarını yapmış, 16 sene önceden tedbirini almış, 16 seneden beri oraya misyoner16 seneden beri oraya misyoner göndermeye başlamış, senin Müslüman kazaklar,göndermeye başlamış, senin Müslüman kazaklar, yarın öbür gün çocuklar bir de Hristiyan olacak.yarın öbür gün çocuklar bir de Hristiyan olacak. Zaten namaz kılmayı bilmiyor.Zaten namaz kılmayı bilmiyor. Eski reis-i cumhurları geldi, İskender Paşa'ya bizimEski reis-i cumhurları geldi, İskender Paşa'ya bizim Fatih'e, İstanbul'a, Efendim, dediler kiFatih'e, İstanbul'a, Efendim, dediler ki Kazakistan'ın eski reisi cumuru, oh maşallahKazakistan'ın eski reisi cumuru, oh maşallah hoş geldiniz, avanesiyle, maiyetiyle geldi, odamıza oturdu.hoş geldiniz, avanesiyle, maiyetiyle geldi, odamıza oturdu. Uzun boylu, efendim, işte Kazak TürklerindenUzun boylu, efendim, işte Kazak Türklerinden adını unuttum, efendim, bir kimse.adını unuttum, efendim, bir kimse. Ezan okundu, ikindi ezanı.Ezan okundu, ikindi ezanı. Buyurun namazı kılalım da dedim.Buyurun namazı kılalım da dedim. Namazı kılalım, ondan sonra gelin.Namazı kılalım, ondan sonra gelin. Güldü, ben namaz kılmak bilmem.Güldü, ben namaz kılmak bilmem. Namaz kılmayı bilmiyor.Namaz kılmayı bilmiyor. Müslüman sayıyor kendisini ama namaz kılmayı bilmiyor.Müslüman sayıyor kendisini ama namaz kılmayı bilmiyor. Unutturulmuş 70 yıl komünizm, din afyondurUnutturulmuş 70 yıl komünizm, din afyondur diye onlara onu öyle telkin etmiş.diye onlara onu öyle telkin etmiş. Şimdi Özbekistan'ın reisi Cumhur KerimovŞimdi Özbekistan'ın reisi Cumhur Kerimov sakallıyı falan almıyormuş şeye.sakallıyı falan almıyormuş şeye. Hudutları sıkıştırmış.Hudutları sıkıştırmış. Bu gericiler ne yapıyor burada diye.Bu gericiler ne yapıyor burada diye. Yani Özbekistan'a zorluk çıkartıyormuş, şey yapıyormuş.Yani Özbekistan'a zorluk çıkartıyormuş, şey yapıyormuş. Ama Amerikalı 16 sene önceden dahaAma Amerikalı 16 sene önceden daha kimse işin farkında değilken oraya adam gönderiyordu.kimse işin farkında değilken oraya adam gönderiyordu. Kendi işini yürütecek tedbirleri almıştı. Neden?Kendi işini yürütecek tedbirleri almıştı. Neden? Görünmez aletleri yapabilen zekâ seviyesinde olduğu için.Görünmez aletleri yapabilen zekâ seviyesinde olduğu için. Sosyal müesseseleri kurabilenSosyal müesseseleri kurabilen medeniyet seviyesinde insanlar olduğu için.medeniyet seviyesinde insanlar olduğu için. Bu dernekler, bu vakıflar, bu kültür kurumları,Bu dernekler, bu vakıflar, bu kültür kurumları, bu hayır kurumları insanların manevi aletleridir.bu hayır kurumları insanların manevi aletleridir. Toplumların manevi aletleridir ve Amerika'da, Avrupa'da,Toplumların manevi aletleridir ve Amerika'da, Avrupa'da, Almanya'da, Avustralya'da bunlar fevkalade fazla miktarda.Almanya'da, Avustralya'da bunlar fevkalade fazla miktarda. Şaşırtacak kadar fazla.Şaşırtacak kadar fazla. Amerika'da gördüm, Avustralya'da da aynen gördüm.Amerika'da gördüm, Avustralya'da da aynen gördüm. Bir kasabanın girişinde çok büyük bir pano oluyor.Bir kasabanın girişinde çok büyük bir pano oluyor. Çok büyük.Çok büyük. Yani şu duvardan daha büyük bir pano oluyor.Yani şu duvardan daha büyük bir pano oluyor. O panoda, orada ne kadar sosyal müessese varsa,O panoda, orada ne kadar sosyal müessese varsa, kulüp, dernek vs. vs.kulüp, dernek vs. vs. hepsinin levhası, adresi, toplantı,hepsinin levhası, adresi, toplantı, günü vesairesi yazılı oluyor.günü vesairesi yazılı oluyor. Mesela yazarlar birliği.Mesela yazarlar birliği. Şubesi var orada, levhası var.Şubesi var orada, levhası var. Çarşamba günü saat 2'de toplantı yapar.Çarşamba günü saat 2'de toplantı yapar. Levhada görüyorsun.Levhada görüyorsun. Masonic Temple, bunu da gördüm.Masonic Temple, bunu da gördüm. Mason mabeti diyor, Temple diyor.Mason mabeti diyor, Temple diyor. Mabet demek yani.Mabet demek yani. Masonic Temple.Masonic Temple. Şu günlerde toplantı yapar, gidiyorsun böyleŞu günlerde toplantı yapar, gidiyorsun böyle Yunan sütunları üzerine oturmuş, Yunan mimarisi,Yunan sütunları üzerine oturmuş, Yunan mimarisi, böyle Temple.böyle Temple. Hani din değildi.Hani din değildi. Sıkıştırdığın zaman din değil diyor.Sıkıştırdığın zaman din değil diyor. Sosyal bir müessese diyor.Sosyal bir müessese diyor. Ama Masonic Temple diyor.Ama Masonic Temple diyor. Mabet diyor yani.Mabet diyor yani. İbadethane diyor kendi şeyine.İbadethane diyor kendi şeyine. Sonra Efendim bilmem işteSonra Efendim bilmem işte şu cemiyetler,bu cemiyetler vs. ne yaşlıları boş bırakmışlar,şu cemiyetler,bu cemiyetler vs. ne yaşlıları boş bırakmışlar, ne çocukları boş bırakmışlar,ne çocukları boş bırakmışlar, ne kadınları boş bırakmışlar, ne tüccarıne kadınları boş bırakmışlar, ne tüccarı boş bırakmışlar, ne esnafı boş bırakmışlar.boş bırakmışlar, ne esnafı boş bırakmışlar. Hepsini eğitecek, hepsini bağlayacak, hepsini organize edecek,Hepsini eğitecek, hepsini bağlayacak, hepsini organize edecek, hepsini yetiştirecek müesseseler kurmuşlar.hepsini yetiştirecek müesseseler kurmuşlar. Medeniyet budur.Medeniyet budur. Avrupa'dan bir Profesör Amerika'ya gitmiş, dönmüş.Avrupa'dan bir Profesör Amerika'ya gitmiş, dönmüş. Arkadaşları evine gelmişler, hoş geldin, heleArkadaşları evine gelmişler, hoş geldin, hele bize Amerika'daki hatıralarını, gördüklerini anlat diye sormuşlar.bize Amerika'daki hatıralarını, gördüklerini anlat diye sormuşlar. Bir tanesi demiş ki, nasıl görüyorsunBir tanesi demiş ki, nasıl görüyorsun yani bizim Almanya mı daha iyi,yani bizim Almanya mı daha iyi, Amerika mı daha ileri, nasıl görüyorsun diye sormuş.Amerika mı daha ileri, nasıl görüyorsun diye sormuş. Alman profesörün cevabına bakın.Alman profesörün cevabına bakın. Yani hiç tahmin eder misiniz, altını çizerek yazın.Yani hiç tahmin eder misiniz, altını çizerek yazın. Diyor ki Amerika daha ileri.Diyor ki Amerika daha ileri. Neden?

Neden?
Orada insanlar haftada 3 gün sosyal çalışma yapıyorlar diyor.Orada insanlar haftada 3 gün sosyal çalışma yapıyorlar diyor. Bizim Almanya'da haftada 3 gün sosyal çalışma yapmıyoruz.Bizim Almanya'da haftada 3 gün sosyal çalışma yapmıyoruz. Amerika bizden daha ileri diyor.Amerika bizden daha ileri diyor. Görüyor musun?

Görüyor musun?
Ben eskiden şöyle ölçüyordum.

Ben eskiden şöyle ölçüyordum.
Böyle bir ölçüm de duymuştum.Böyle bir ölçüm de duymuştum. Amerika'da şu kadar computer varmış.Amerika'da şu kadar computer varmış. Computer kullanımı çokmuş orada.Computer kullanımı çokmuş orada. Avrupa'da ondan azmış.Avrupa'da ondan azmış. Onun için Amerika ileri diyorduk.Onun için Amerika ileri diyorduk. Şimdi komputür her yerde var.Şimdi komputür her yerde var. Bizim Türkiye'de de komputür her eve giyildi.Bizim Türkiye'de de komputür her eve giyildi. Herkesin cebinde var.Herkesin cebinde var. Küçük komputürler.Küçük komputürler. Mesele o değil.Mesele o değil. Sosyal çalışma yapıyor musun?

Sosyal çalışma yapıyor musun?
Yani insanı kurtaracak, insanı yetiştirecek, birliği sağlayacak,

Yani insanı kurtaracak, insanı yetiştirecek, birliği sağlayacak,
irtibatı sağlayacak.irtibatı sağlayacak. Bak Peygamber Efendimiz'in hangi hadîs-i şerîfi çıktıBak Peygamber Efendimiz'in hangi hadîs-i şerîfi çıktı kura ile karşımıza?kura ile karşımıza? Çektik.

Çektik.
Müslümanlar bir vücut gibidir hadîs-i şerîf'i çıktı.Müslümanlar bir vücut gibidir hadîs-i şerîf'i çıktı. Vücutun beyni vardır.Vücutun beyni vardır. Hani Müslümanların beyin?

Hani Müslümanların beyin?
Hani Müslümanların beyin takımı?

Hani Müslümanların beyin takımı?
Hani Müslümanlar Afganistan'daki Hikmet Yar'a Dur edepsiz!

Hani Müslümanlar Afganistan'daki Hikmet Yar'a Dur edepsiz!
Çekil bakalım!Çekil bakalım! Müslüman, Müslüman'la kavga etmez diyecek.Müslüman, Müslüman'la kavga etmez diyecek. Bosna da ki kardeşlere yardımı götürecek.Bosna da ki kardeşlere yardımı götürecek. Kaddafi'ye edepsizlik yapma. Çekil oradan.Kaddafi'ye edepsizlik yapma. Çekil oradan. Doğru düzgün bir idare gelsin diyecek.Doğru düzgün bir idare gelsin diyecek. Kaşları çatacak.

Kaşları çatacak.
Sonra Somali'deki zalimlere şöyle yapacak.Sonra Somali'deki zalimlere şöyle yapacak. Nerede bir beyin?

Nerede bir beyin?
Bak vücudu beyin idare ediyor.

Bak vücudu beyin idare ediyor.
Şu beyinden çıkan sinirler her tarafa yayılır.Şu beyinden çıkan sinirler her tarafa yayılır. Her hücreye gider.Her hücreye gider. Beyinden çıkan sinirin, sinir hücresininBeyinden çıkan sinirin, sinir hücresinin bir ucu vücudun ta öbür taraftadır, bir ucu beyindedir.bir ucu vücudun ta öbür taraftadır, bir ucu beyindedir. Beyinin her tarafta ilgisi vardır.Beyinin her tarafta ilgisi vardır. Hani Müslümanların ilgisi birbiriyle?

Hani Müslümanların ilgisi birbiriyle?
Dünyanın neresinde ne kadar Müslüman var haberimiz yok.Dünyanın neresinde ne kadar Müslüman var haberimiz yok. İran'da ne kadar Türk var, Müslüman var.İran'da ne kadar Türk var, Müslüman var. Ukrayna'da ne kadar var.Ukrayna'da ne kadar var. Rumanya'da ne kadar var, Bulgaristan'da ne kadar var,Rumanya'da ne kadar var, Bulgaristan'da ne kadar var, Yugoslavya'da hiçbir şeyden haberimiz yok, haritamız yok.Yugoslavya'da hiçbir şeyden haberimiz yok, haritamız yok. Bir ara bizim diyarımız imiş oraları,Bir ara bizim diyarımız imiş oraları, harita bile bulamadım ben.harita bile bulamadım ben. Kafkasya'yla ilgili harita aradım.Kafkasya'yla ilgili harita aradım. Haberleri duydukça, harita yok.Haberleri duydukça, harita yok. Yani bir haritamız bile yok.Yani bir haritamız bile yok. Hiç habersiz, tın tın, davul gibi bom boş şeyler.Hiç habersiz, tın tın, davul gibi bom boş şeyler. Hiç hazırlıklı değiliz.Hiç hazırlıklı değiliz. Sosyal müesseselerimiz yok.Sosyal müesseselerimiz yok. Çalışmalarımız yok.Çalışmalarımız yok. Sosyal müessesenin kıymetini de bilmiyor millet.Sosyal müessesenin kıymetini de bilmiyor millet. Ne kadar önemli bir alet olduğunu da bilmiyor.Ne kadar önemli bir alet olduğunu da bilmiyor. Ne kadar faydalı bir alet olduğunu da bilmiyor.Ne kadar faydalı bir alet olduğunu da bilmiyor. Avrupa biliyor, Amerika biliyor, Avustralya biliyor,Avrupa biliyor, Amerika biliyor, Avustralya biliyor, oradan gelişiyor, oradan kazanıyor.oradan gelişiyor, oradan kazanıyor. Sizinkiler, bizimkiler bilmiyor.Sizinkiler, bizimkiler bilmiyor. İşte biz onun için, muhterem kardeşlerim.İşte biz onun için, muhterem kardeşlerim. Şimdi ben İskender Paşa Camiinde vaaz verdim de Cuma günü.Şimdi ben İskender Paşa Camiinde vaaz verdim de Cuma günü. Hocam dedi, iyi güzel söylüyorsun dediHocam dedi, iyi güzel söylüyorsun dedi namazdan sonra birisi.namazdan sonra birisi. Bu iş dedi, nasıl olur?Bu iş dedi, nasıl olur? Sana söyleyeyim mi dedi, söyle bakalım dedi.Sana söyleyeyim mi dedi, söyle bakalım dedi. Meclise girersek bu iş olur.

Meclise girersek bu iş olur.
Ya Abdülhamid zamanında meclise ekseriyetteydi, ne yapabildi?

Ya Abdülhamid zamanında meclise ekseriyetteydi, ne yapabildi?
Şimdi Kaddafi ne yapabiliyor?

Şimdi Kaddafi ne yapabiliyor?
İran ne yapabiliyor?

İran ne yapabiliyor?
Yani dünyayı anlasana biraz.

Yani dünyayı anlasana biraz.
Düşmanı tanısana.Düşmanı tanısana. Yani mecliste olanlar hür mü?

Yani mecliste olanlar hür mü?
Her istediğini yapabiliyor mu?

Her istediğini yapabiliyor mu?
Yani sen sâfi, tamamen has, hâlis

Yani sen sâfi, tamamen has, hâlis
insan olsan, dünya üzerindeki bir sürüinsan olsan, dünya üzerindeki bir sürü düşmanın var, bakalım her istediğini yapabilecek misin?düşmanın var, bakalım her istediğini yapabilecek misin? Yani görüş noksan.

Yani görüş noksan.
Değerlendirme noksan.Değerlendirme noksan. Bir şeyden haberi yok.Bir şeyden haberi yok. Yani meclislerin tamamen hocalardan, sarıklı cübbeliYani meclislerin tamamen hocalardan, sarıklı cübbeli insanlardan ibaret olduğu zamanlarda o meclislerdeninsanlardan ibaret olduğu zamanlarda o meclislerden ne gibi kararlar çıktığını düşünsene.ne gibi kararlar çıktığını düşünsene. Tarihi bir okusana.Tarihi bir okusana. Yani meclisi de kullananlar olabilir.Yani meclisi de kullananlar olabilir. Meclisi de diktatörlükle, tepeden baskıyla,Meclisi de diktatörlükle, tepeden baskıyla, öldürerek, gözdağı vererek şey yapanlar olabilir.öldürerek, gözdağı vererek şey yapanlar olabilir. Meseleyi anlayamamış.Meseleyi anlayamamış. Gelmiş bana akıl söylüyor yani.Gelmiş bana akıl söylüyor yani. Meclis Hadi bakalım görelim.Meclis Hadi bakalım görelim. Bir hükümet, hükümet olabilir ama iktidar olamaz deniliyor.Bir hükümet, hükümet olabilir ama iktidar olamaz deniliyor. Değil mi?Değil mi? Hükümet olmak başka, iktidar olmak başka.

Hükümet olmak başka, iktidar olmak başka.
Yani dediğini yapabilmek başka şey.Yani dediğini yapabilmek başka şey. Millet bunlardan haberdar değil.Millet bunlardan haberdar değil. Millet çalışmanın neresinden başlayıp nerede biteceğindenMillet çalışmanın neresinden başlayıp nerede biteceğinden haberdar değil.haberdar değil. Millet ihtisasın öneminden haberdar değil.Millet ihtisasın öneminden haberdar değil. İrlanda'nın Filanca şehrinde beynelminel kongre yapılıyor.

İrlanda'nın Filanca şehrinde beynelminel kongre yapılıyor.
Unuttum başlığını ama işte işletmelerde kararUnuttum başlığını ama işte işletmelerde karar mekanizmasının bilmem ne konusu üzerinde vermemekanizmasının bilmem ne konusu üzerinde verme üç günlük toplantı.üç günlük toplantı. Bak adamlar işletmeleri geliştirmek için,

Bak adamlar işletmeleri geliştirmek için,
fabrikaları yönetmek için, toplumları idare etmek içinfabrikaları yönetmek için, toplumları idare etmek için nasıl detaya inmişler?nasıl detaya inmişler? Bizimkiler daha ana hatlarıyla o konuları

Bizimkiler daha ana hatlarıyla o konuları
bilmez, onlar o kitabın içindeki birbilmez, onlar o kitabın içindeki bir paragraf için üç günlük oradaparagraf için üç günlük orada bir toplantı yapıyor ve kararı geliştiriyor,bir toplantı yapıyor ve kararı geliştiriyor, tecrübeleri ortaya koyuyor,tecrübeleri ortaya koyuyor, daha iyi bir yönetim sağlamak için çalışmalar yapıyor.daha iyi bir yönetim sağlamak için çalışmalar yapıyor. Onun için muhterem kardeşlerim, ilim olmadan,

Onun için muhterem kardeşlerim, ilim olmadan,
kültürel çalışma olmadan hiçbir şey yapamayız.kültürel çalışma olmadan hiçbir şey yapamayız. Cahil insanlarla bir şey yapılmaz.Cahil insanlarla bir şey yapılmaz. Biriketten 15 katlı apartman yapamazsın.Biriketten 15 katlı apartman yapamazsın. Neden?

Neden?
Biriket yük taşımaz.

Biriket yük taşımaz.
Betonarme olması lazım.Betonarme olması lazım. Hatta betonarmayla da belli bir miktardaHatta betonarmayla da belli bir miktarda yükseklikte yapabilirsin.yükseklikte yapabilirsin. Daha fazlasını yapamazsın.Daha fazlasını yapamazsın. Ondan sonra inşaatın çelik konstrüksiyon olması lazım.Ondan sonra inşaatın çelik konstrüksiyon olması lazım. O 114 katlı, 120 katlı binayıO 114 katlı, 120 katlı binayı yapabilmek için bu sefer beton da yetmez.yapabilmek için bu sefer beton da yetmez. Onun ağırlığı da aşağıda fazla tazyik yapar,Onun ağırlığı da aşağıda fazla tazyik yapar, o zaman çelik konstrüksiyon kullanmak lazım.o zaman çelik konstrüksiyon kullanmak lazım. Yani her şeyin bir inceliği,Yani her şeyin bir inceliği, bir şeyi var, ilmi var, usulü var.bir şeyi var, ilmi var, usulü var. O bakımdan biz Türkiye'nin mutluluğunu istiyoruz.O bakımdan biz Türkiye'nin mutluluğunu istiyoruz. Müslümanların mutluluğunu istiyoruz.Müslümanların mutluluğunu istiyoruz. Ezilmişlikten kurtulmasını istiyoruz.Ezilmişlikten kurtulmasını istiyoruz. Sömürülmekten, aptal yerine konulmaktan kurtulmasını istiyoruz.Sömürülmekten, aptal yerine konulmaktan kurtulmasını istiyoruz. Kızlarının tecavüze uğramamasını istiyoruz.Kızlarının tecavüze uğramamasını istiyoruz. Haysiyetiyle şey yapmasını istiyoruz.Haysiyetiyle şey yapmasını istiyoruz. Ne yapıyoruz?

Ne yapıyoruz?
Onu istiyorsa ne yapıyoruz?

Onu istiyorsa ne yapıyoruz?
Müessese kuruyoruz.

Müessese kuruyoruz.
Dergi kuruyoruz.Dergi kuruyoruz. Vakıf kuruyoruz.Vakıf kuruyoruz. Bakın vakıflarımızın çeşitleri var.Bakın vakıflarımızın çeşitleri var. Bir kısmı doğrudan doğruya bize bağlı vakıflar var,Bir kısmı doğrudan doğruya bize bağlı vakıflar var, bir kısım kardeş vakıflar var.bir kısım kardeş vakıflar var. Vakıf kuruyoruz.Vakıf kuruyoruz. Kültür Müessesesi kuruyoruz, Araştırma Enstitüsü kuruyoruz.Kültür Müessesesi kuruyoruz, Araştırma Enstitüsü kuruyoruz. Yüze yakın, yüzden fazla şube ileYüze yakın, yüzden fazla şube ile Anadolu'ya açılmışız, yayılmaya ve bir şeyleri anlatmaya çalışıyoruz.Anadolu'ya açılmışız, yayılmaya ve bir şeyleri anlatmaya çalışıyoruz. Şimdi Trabzon'da Hak Yol VakfımızınŞimdi Trabzon'da Hak Yol Vakfımızın şubesini kurduk.şubesini kurduk. Yani Çok mühim bir iş bu.Yani Çok mühim bir iş bu. Bunu belki uzaktan bir vakfın şubesi kurulmuş derler.Bunu belki uzaktan bir vakfın şubesi kurulmuş derler. Hayır.Hayır. Burada yapılan çalışmalarla, konferanslarla, efendim, faaliyetlerleBurada yapılan çalışmalarla, konferanslarla, efendim, faaliyetlerle organize olacak Müslümanlar.organize olacak Müslümanlar. Birlik ve beraberlik içinde hayırlı işler yapacakBirlik ve beraberlik içinde hayırlı işler yapacak ve Müslümanlık gelişecek.ve Müslümanlık gelişecek. Elemanlarımız yetişecek.Elemanlarımız yetişecek. Talebelerimiz okuyacak.Talebelerimiz okuyacak. Talebelerimiz, üniversitede başarılı talebeler olacak.Talebelerimiz, üniversitede başarılı talebeler olacak. İhtisaslar yapacaklar.İhtisaslar yapacaklar. Biz İlim Kültür Sanat Vakfı kurduk.Biz İlim Kültür Sanat Vakfı kurduk. Hak Yol Vakfı kurduk.Hak Yol Vakfı kurduk. Sağlık Vakfı kurduk.Sağlık Vakfı kurduk. Ama hepsinin anası Hak Yol Vakfı'dır.Ama hepsinin anası Hak Yol Vakfı'dır. Yani oradan insanımızın sağlığına hizmet edeceğiz.Yani oradan insanımızın sağlığına hizmet edeceğiz. Nasıl yaparız?

Nasıl yaparız?
Sağlık Vakfı kuralım dedik.

Sağlık Vakfı kuralım dedik.
Sağlık Vakfı kurduk, hastaneler kurduk, klinikler kurduk.Sağlık Vakfı kurduk, hastaneler kurduk, klinikler kurduk. Elhamdülillah gayet güzel çalışmalar devam ediyor.Elhamdülillah gayet güzel çalışmalar devam ediyor. Kültürüne hizmet edelim, nasıl hizmet ederiz dedik.Kültürüne hizmet edelim, nasıl hizmet ederiz dedik. Dergiler çıkarttık, kitap evleri kurduk, kitaplar çıkarttık.Dergiler çıkarttık, kitap evleri kurduk, kitaplar çıkarttık. Bir şey meydana geliyor.Bir şey meydana geliyor. Yani Anadolu'da bir kadro meydana geliyor.Yani Anadolu'da bir kadro meydana geliyor. Kadroyu hazırlıyoruz.Kadroyu hazırlıyoruz. Bu kadro hazır olduktan sonraBu kadro hazır olduktan sonra yani bunlar nasıl olsa hayırlı bir şeyler yapar,yani bunlar nasıl olsa hayırlı bir şeyler yapar, ama iyi yetişmiş olması lazım.ama iyi yetişmiş olması lazım. Şunu anlatmak istiyorum bu sıcak havada

Şunu anlatmak istiyorum bu sıcak havada
efendim zor şartlar altında muhterem kardeşlerim.efendim zor şartlar altında muhterem kardeşlerim. Kurulan sosyal müesseselerin önemini anlayın.Kurulan sosyal müesseselerin önemini anlayın. Ne kadar büyük bir hizmet olduğunu,Ne kadar büyük bir hizmet olduğunu, ne kadar önemli bir alet olduğunu anlayın.ne kadar önemli bir alet olduğunu anlayın. Ve bu müesseseleri destekleyin ve eğitimVe bu müesseseleri destekleyin ve eğitim ve ilmi çalışmalara, eğitim çalışmalarına, ilim çalışmalarınave ilmi çalışmalara, eğitim çalışmalarına, ilim çalışmalarına hem kendiniz katılın hem dehem kendiniz katılın hem de mali bakımdan destek olun.mali bakımdan destek olun. Bakın İslâm'ın çok güzel ibadetleri var.

Bakın İslâm'ın çok güzel ibadetleri var.
Namaz bir ibadet.Namaz bir ibadet. Şahsi, ferdi bir ibadet.Şahsi, ferdi bir ibadet. Oruç bir ibadet.Oruç bir ibadet. Sıhhi, şahsi, ferdi bir ibadet.Sıhhi, şahsi, ferdi bir ibadet. Ama bir de zekât var.Ama bir de zekât var. O da farz, o da ibadet.O da farz, o da ibadet. Yani bir de para verme ibadeti var.Yani bir de para verme ibadeti var. İslâm'da bir de para verme ibadeti var.İslâm'da bir de para verme ibadeti var. O da önemli.O da önemli. Cimrilikten kurtulacaksın, yardımseverlik duygun gelişecek,Cimrilikten kurtulacaksın, yardımseverlik duygun gelişecek, dertleriyle dertleneceksin, arkadaşlarınındertleriyle dertleneceksin, arkadaşlarının ihtiyaçlarını karşılayacak çalışmalar yapacaksın.ihtiyaçlarını karşılayacak çalışmalar yapacaksın. Kesenin ağzı açılmadan olmaz.Kesenin ağzı açılmadan olmaz. Ben Amerika'da gezerken, şöyle başka birBen Amerika'da gezerken, şöyle başka bir gözle incelemeye çalıştım Amerika'yı, iştegözle incelemeye çalıştım Amerika'yı, işte bir buçuk ay, iki ay bir şeybir buçuk ay, iki ay bir şey kaldığım zaman, baktım ki şehirleri gayet muntazam.kaldığım zaman, baktım ki şehirleri gayet muntazam. Sokakları gayet muntazam.Sokakları gayet muntazam. Yeşillik, bahçelik, intizamlı, temiz, pâk.Yeşillik, bahçelik, intizamlı, temiz, pâk. Her alanın bir köşesinde ya kiliseHer alanın bir köşesinde ya kilise var, ya okul var.var, ya okul var. Kilisenin okulu.Kilisenin okulu. Ya hastane var, kilisenin hastanesi.Ya hastane var, kilisenin hastanesi. Ya kütüphane var, kilisenin kütüphanesi.Ya kütüphane var, kilisenin kütüphanesi. E bunlar baktım, her birisiE bunlar baktım, her birisi yani bizim vilayet binası gibi muhteşem binalar.yani bizim vilayet binası gibi muhteşem binalar. E bunlar nasıl oluyor?

E bunlar nasıl oluyor?
Para vererek oluyor.

Para vererek oluyor.
Yani gayrimüslim dinini unutmamak için,Yani gayrimüslim dinini unutmamak için, dinini korumak için, dinini geliştirmek içindinini korumak için, dinini geliştirmek için kesenin ağzını senden çok açıyor.kesenin ağzını senden çok açıyor. Senden daha fazla açıyor.Senden daha fazla açıyor. Avustralya'da bir pedro bilmem ne, böyleAvustralya'da bir pedro bilmem ne, böyle bir şey gördüm, koca bir uçtanbir şey gördüm, koca bir uçtan bir uça otomobilde gidiyorsun gidiyorsun,bir uça otomobilde gidiyorsun gidiyorsun, bitmeyen binalar, şeyler filan.bitmeyen binalar, şeyler filan. Bu nedir dedim.Bu nedir dedim. Kilisenin bir teşkilatıdır dediler, muazzam bir teşkilattır.Kilisenin bir teşkilatıdır dediler, muazzam bir teşkilattır. Bu İzmir'e de şube açtı dediler, Türkiye'de.Bu İzmir'e de şube açtı dediler, Türkiye'de. İzmir'de de Hristiyanlığı yaymaya çalışacak.İzmir'de de Hristiyanlığı yaymaya çalışacak. Misyoner müessesesi İzmir'de de çalışacak.Misyoner müessesesi İzmir'de de çalışacak. Canım olur mu öyle şey?

Canım olur mu öyle şey?
Anadolu Hristiyan olmaz.

Anadolu Hristiyan olmaz.
Olmaz ama ben biliyorum, burasına haçOlmaz ama ben biliyorum, burasına haç takıp da gezen gençleri.takıp da gezen gençleri. Oluyor, olmaya başlıyor.Oluyor, olmaya başlıyor. Adamın birisi şaşırmış, kumarbaz, ayyaş,Adamın birisi şaşırmış, kumarbaz, ayyaş, tevbekâr olmuş, hadi gitmiş Kum Kapıdakitevbekâr olmuş, hadi gitmiş Kum Kapıdaki kiliseye, papaza, demiş ki; efendim ben çok günah işledim.kiliseye, papaza, demiş ki; efendim ben çok günah işledim. Müslüman, Müslüman, Müslüman, papaza gitmiş efendimMüslüman, Müslüman, Müslüman, papaza gitmiş efendim ben çok günah işledim.ben çok günah işledim. Ne yapmam lazım?

Ne yapmam lazım?
Senin adın ne demiş papaz?

Senin adın ne demiş papaz?
Nerelisin demiş?

Nerelisin demiş?
Biraz anladıktan sonra demiş ki;

Biraz anladıktan sonra demiş ki;
Ah evladım sen yanlış yere geldin.

Ah evladım sen yanlış yere geldin.
Ben demiş Hristiyan papazıyım, senin imama gitmen lazım.Ben demiş Hristiyan papazıyım, senin imama gitmen lazım. Yani doğru yola gelen adam,Yani doğru yola gelen adam, şaka değil bu.şaka değil bu. Şeyde İstanbul'da anlattılar, olmuş hadise.Şeyde İstanbul'da anlattılar, olmuş hadise. Yani doğru yola gelen adam,Yani doğru yola gelen adam, Peygamberi Hazreti İsa mı, Hazreti Muhammed mi, Hazreti Musa mı haberi yok.Peygamberi Hazreti İsa mı, Hazreti Muhammed mi, Hazreti Musa mı haberi yok. İbadet hanesi kilise mi, havra mı, cami mi haberi yok.İbadet hanesi kilise mi, havra mı, cami mi haberi yok. Din adamı imam mı, papaz mı, haham mı haberi yok.Din adamı imam mı, papaz mı, haham mı haberi yok. O hale düşmüş.O hale düşmüş. O hale düştükten sonra şaşırıp daO hale düştükten sonra şaşırıp da tabi yılbaşında Aya yorgi kilisesine bilmemtabi yılbaşında Aya yorgi kilisesine bilmem nereye gidip oradaki programa katılan Müslümanları da gazeteler yazıyor.nereye gidip oradaki programa katılan Müslümanları da gazeteler yazıyor. Çok güzel program olmuş da,Çok güzel program olmuş da, müslümanlar da katılmış.müslümanlar da katılmış. Yani öteki Müslümanlara da sen deYani öteki Müslümanlara da sen de böyle yap diye şey gösteriyor gazete, yol gösteriyor.böyle yap diye şey gösteriyor gazete, yol gösteriyor. Onun için bizim bir rahmetli profesörümüz vardı.

Onun için bizim bir rahmetli profesörümüz vardı.
İlahiyat fakültesinde Tayyib OKİÇ diye. Nur içinde yatsın.İlahiyat fakültesinde Tayyib OKİÇ diye. Nur içinde yatsın. Bosnalıydı.Bosnalıydı. Böyle hop oturur hop kalkardı.Böyle hop oturur hop kalkardı. Bunların çalışmalarını küçümsemeyin.Bunların çalışmalarını küçümsemeyin. Bunlar orayı Hristiyan yapmak istiyorlar.Bunlar orayı Hristiyan yapmak istiyorlar. Çok gayret göstermemiz lazım derdi.Çok gayret göstermemiz lazım derdi. Tabi öldü görmedi zavallı bu günleriTabi öldü görmedi zavallı bu günleri görseydi kahrından ölürdü yani.görseydi kahrından ölürdü yani. Bir milletin hayatında derdi elli yıl,Bir milletin hayatında derdi elli yıl, yüz yıl çok uzun değildir.yüz yıl çok uzun değildir. Bunlar inatçıdır, teşkilatı var, organizasyonu var.Bunlar inatçıdır, teşkilatı var, organizasyonu var. Yüz yıl çalışınca iki nesil, üç nesil geçti miYüz yıl çalışınca iki nesil, üç nesil geçti mi üçüncü nesil Hristiyanlaştırır.üçüncü nesil Hristiyanlaştırır. Sen Müslümansın, Hristiyan olmazsın.Sen Müslümansın, Hristiyan olmazsın. Senin çocuğun yarım Müslümandır, o da Hristiyan olmaz.Senin çocuğun yarım Müslümandır, o da Hristiyan olmaz. Ama onun çocuğu dörtte de Müslümandır,Ama onun çocuğu dörtte de Müslümandır, İslâm'dan şeyden haberi yoktur.İslâm'dan şeyden haberi yoktur. O Hristiyanlaşabilir, kiliseye gidip günah çıkartabilir,O Hristiyanlaşabilir, kiliseye gidip günah çıkartabilir, hastalık şifa bulmak içinhastalık şifa bulmak için filanca manastıra gidip, oradaki dualı vaftizlifilanca manastıra gidip, oradaki dualı vaftizli sudan içmeye kalkabilir. Çünkü bilmez.sudan içmeye kalkabilir. Çünkü bilmez. Bildirmek için ilmi çalışma yapmak lazım.Bildirmek için ilmi çalışma yapmak lazım. Herkesin koşması lazım.Herkesin koşması lazım. Şimdi bir tane hoca, İki tane hoca,

Şimdi bir tane hoca, İki tane hoca,
Ali Rıza Demircan Hoca,Ali Rıza Demircan Hoca, Diyarbakır'da konferans verecek.Diyarbakır'da konferans verecek. Ali Rıza Temel Hoca, Eskişehir'de konferans verecek.Ali Rıza Temel Hoca, Eskişehir'de konferans verecek. Olmuyor, yetmiyor.Olmuyor, yetmiyor. İki tane, üç tane hoca ile bu iş olmaz.İki tane, üç tane hoca ile bu iş olmaz. Bütün Müslümanlar Allah'ın dinine, hizmete seferber olacak.Bütün Müslümanlar Allah'ın dinine, hizmete seferber olacak. Gün o gündür, zaman o zamandır.Gün o gündür, zaman o zamandır. Yani her biriniz seferberlik vardır.Yani her biriniz seferberlik vardır. İslâmi seferberlik vardır.İslâmi seferberlik vardır. Her biriniz İslâm için çalışacaksınız.Her biriniz İslâm için çalışacaksınız. Yarın, öbür gün Allah etmesin.Yarın, öbür gün Allah etmesin. Allah Bosna'yı da kurtarmanızı nasip etsin.Allah Bosna'yı da kurtarmanızı nasip etsin. Bosnadaki hadise şurada da olabilir.Bosnadaki hadise şurada da olabilir. İşte şurası Gürcistan.İşte şurası Gürcistan. Burada da olabilir, yarın öbür gün. 50 yıl geçer, 30 yıl geçer.Burada da olabilir, yarın öbür gün. 50 yıl geçer, 30 yıl geçer. Ermeni kuvvetleri palazlanır.Ermeni kuvvetleri palazlanır. Efendim tedbirini almazsan, sosyal müesseseleri kurmazsan,Efendim tedbirini almazsan, sosyal müesseseleri kurmazsan, planlarını anlamazsan, karşı tedbirlerini almazsan,planlarını anlamazsan, karşı tedbirlerini almazsan, yarın öbür gün Kars'ı da ister,yarın öbür gün Kars'ı da ister, Trabzon'u da ister.Trabzon'u da ister. Karadeniz'de bir limanım olsun diye heves eder.Karadeniz'de bir limanım olsun diye heves eder. Tedbir alacaksın.Tedbir alacaksın. İleri görüşlü olacaksın.İleri görüşlü olacaksın. Bak, Sırp.Bak, Sırp. Müslümanları, ben şöyle Yugoslavya'nın nüfus durumunu bir inceledim,Müslümanları, ben şöyle Yugoslavya'nın nüfus durumunu bir inceledim, hep azınlıkta kalacak şekilde yaymışhep azınlıkta kalacak şekilde yaymış Yugoslavya'ya, dağıtmış.Yugoslavya'ya, dağıtmış. Ve Müslümanların kesin olduğu yerlere başkaVe Müslümanların kesin olduğu yerlere başka nüfus getirmiş, Müslümanları , %25 civarında tutmaya çalışmış.nüfus getirmiş, Müslümanları , %25 civarında tutmaya çalışmış. Neden?

Neden?
Yani yarın öbür gün bunlar şey yapmasınlar diye.Yani yarın öbür gün bunlar şey yapmasınlar diye. Tekrar biz Müslümanlarız, devlet kuralım, tekrarTekrar biz Müslümanlarız, devlet kuralım, tekrar Türkiye ile birleşelim demesinler diyeTürkiye ile birleşelim demesinler diye 20 yıldır, 30 yıldır, 50 yıldır tedbirini almış.20 yıldır, 30 yıldır, 50 yıldır tedbirini almış. Biz hiçbir çalışma yapmamışız.Biz hiçbir çalışma yapmamışız. Şimdi onların nüfusunu kıra kıraŞimdi onların nüfusunu kıra kıra orada Balkanlar'da Müslüman bırakmayacağım diyor.orada Balkanlar'da Müslüman bırakmayacağım diyor. Adamın niyeti var.Adamın niyeti var. Yunanlı'nın niyeti var, İstanbul'u alacak.Yunanlı'nın niyeti var, İstanbul'u alacak. Trabzon, Rum, Pontus İmparatorluğu'nu yeniden kuracak.Trabzon, Rum, Pontus İmparatorluğu'nu yeniden kuracak. Onun için çalışıyor, iddiası var.Onun için çalışıyor, iddiası var. Yüce ideali var yani.Yüce ideali var yani. Büyük arzusu ideali var.Büyük arzusu ideali var. Onun için çalışıyor.Onun için çalışıyor. Senin neyin var?

Senin neyin var?
Söyle bakalım.

Söyle bakalım.
Senin bir arzun var mı?Senin bir arzun var mı? Senin bir dileğin var mı? Senin bir amacın var mı?Senin bir dileğin var mı? Senin bir amacın var mı? Senin bir idealin var mı?

Senin bir idealin var mı?
Benim var.

Benim var.
Ben Roma'da Roma'yı da, Roma Kilisesi'ni de yerle bir edip oraya daBen Roma'da Roma'yı da, Roma Kilisesi'ni de yerle bir edip oraya da İslâm'ın bayrağını dikmek istiyorum.İslâm'ın bayrağını dikmek istiyorum. Amerika'ya da, kutuplara da İslâm'ın bayrağını dikmek istiyorum.Amerika'ya da, kutuplara da İslâm'ın bayrağını dikmek istiyorum. Onun için çalışmamız gerekir diye düşünüyorum.Onun için çalışmamız gerekir diye düşünüyorum. Gayesiz, maksatsız, hedefsiz, plansız, programsız çalışmanınGayesiz, maksatsız, hedefsiz, plansız, programsız çalışmanın sonu bizim Bosna'daki Hersek'teki Müslümanların akıbetine götürür.sonu bizim Bosna'daki Hersek'teki Müslümanların akıbetine götürür. Kendi memleketimizi bir zaman sonraKendi memleketimizi bir zaman sonra nasıl olduğunu anlayamayız, başımıza Hristiyanlar geçer.nasıl olduğunu anlayamayız, başımıza Hristiyanlar geçer. hop kendimizi bakarız, bir Hristiyan devletinin içinde buluruz.hop kendimizi bakarız, bir Hristiyan devletinin içinde buluruz. O Pazarı girişe imza vermedik mi?

O Pazarı girişe imza vermedik mi?
Verdik.

Verdik.
Onlar kabul etmiyorlar diye şimdi dışındayız.Onlar kabul etmiyorlar diye şimdi dışındayız. Kabul ederlerse ne olacak?

Kabul ederlerse ne olacak?
13 devletten bir tanesi olacağız.

13 devletten bir tanesi olacağız.
13 devletin nispetine düşeceğiz.13 devletin nispetine düşeceğiz. Ayıkla princin taşını.Ayıkla princin taşını. Hadi bakalım şimdi sen, Alman HelmutHadi bakalım şimdi sen, Alman Helmut Kohl'una derdini anlat bakalım Müslüman olarak.Kohl'una derdini anlat bakalım Müslüman olarak. Anlatabilir misin?

Anlatabilir misin?
Onun için sosyal müessese kurmak,

Onun için sosyal müessese kurmak,
siyasi müessese kurmak, hukuki müessese kurmak,siyasi müessese kurmak, hukuki müessese kurmak, kültürel müessese kurmak, görünmeyen tedbirler, aletler,kültürel müessese kurmak, görünmeyen tedbirler, aletler, görünmeyen çalışmalar, idealistçe çalışmalar yapmakgörünmeyen çalışmalar, idealistçe çalışmalar yapmak yani toptan, tüfekten, silahtan şu anda daha önemli oluyor.yani toptan, tüfekten, silahtan şu anda daha önemli oluyor. Şu müessesenin kıymetini bilin.Şu müessesenin kıymetini bilin. Hak yol, ilim, kültür, yardımlaşma, vakfı.Hak yol, ilim, kültür, yardımlaşma, vakfı. Bu bir alettir.Bu bir alettir. Gelişmiş bir alettir.Gelişmiş bir alettir. Komputür gibi bir şeydir.Komputür gibi bir şeydir. Yani komputürle çok şeyler, hünerler yapılıyor.Yani komputürle çok şeyler, hünerler yapılıyor. Gelişmiş bir alettir bu.Gelişmiş bir alettir bu. Bu müesseseleri çalıştıracaksınız.Bu müesseseleri çalıştıracaksınız. Ve kesenin ağzını açacaksınız.Ve kesenin ağzını açacaksınız. Herkes Allah yoluna malıyla da yardımcı olacak.Herkes Allah yoluna malıyla da yardımcı olacak. Namazı kılıyoruz, tamam.Namazı kılıyoruz, tamam. Orucu da tutuyoruz, o da tamam.Orucu da tutuyoruz, o da tamam. Biraz da kese ibadetini şey yap bakalım.Biraz da kese ibadetini şey yap bakalım. Biraz da keseni aç.Biraz da keseni aç. Biraz da Allah yolunda para ver.Biraz da Allah yolunda para ver. Hocam dilenciye verdim.Hocam dilenciye verdim. Cuma namazı'ndan çıkarken beş bin lira tutuşturdum.Cuma namazı'ndan çıkarken beş bin lira tutuşturdum. Ayağı kesik bir dilenci var. Olmaz.Ayağı kesik bir dilenci var. Olmaz. Dilenciye değil, İslâm'ın ilerlemesi için de para sarf et.Dilenciye değil, İslâm'ın ilerlemesi için de para sarf et. İslâm'ın ilerlemesi için.İslâm'ın ilerlemesi için. Şimdi şu salon, salon mu yani?

Şimdi şu salon, salon mu yani?
Trabzon'a yakışır mı?

Trabzon'a yakışır mı?
Yani güzel merkezi bir yerde ama

Yani güzel merkezi bir yerde ama
yüksek tavanlı, koltuklu, geniş,yüksek tavanlı, koltuklu, geniş, ferah bir şey olsa diye, yani zevk ehliferah bir şey olsa diye, yani zevk ehli insanlar sinema kuruyor, tiyatro kuruyor, koskocainsanlar sinema kuruyor, tiyatro kuruyor, koskoca efendim mekanlar yapıyor, Allah'ın yolunun kahramanlarıefendim mekanlar yapıyor, Allah'ın yolunun kahramanları daracık yerlerde ter içinde, ben sucuk gibi terliyim,daracık yerlerde ter içinde, ben sucuk gibi terliyim, sıksan şimdi şakır şakırsıksan şimdi şakır şakır su akacak, efendim böyle şey mi olur?su akacak, efendim böyle şey mi olur? Şartlar eşit mi?

Şartlar eşit mi?
Kim galip gelir bu durumdan?

Kim galip gelir bu durumdan?
İşte bizim aletimiz, işte onların aleti.

İşte bizim aletimiz, işte onların aleti.
İşte bizim imkanlarımız, paramız, işte onların imkânı.İşte bizim imkanlarımız, paramız, işte onların imkânı. Onlar galip gelir.Onlar galip gelir. Perşembe’nin gelişi, çarşambadan belli olduğundan onlar galip gelir.Perşembe’nin gelişi, çarşambadan belli olduğundan onlar galip gelir. Biz, memlekete de hâkim olmak zorundayız.Biz, memlekete de hâkim olmak zorundayız. Çoluk çocuğumuza da hâkim olmak zorundayız.Çoluk çocuğumuza da hâkim olmak zorundayız. Dış ülkelere de hâkim olmak zorundayız.Dış ülkelere de hâkim olmak zorundayız. Kazakistan'da benden şey istiyor, hoca istiyor.Kazakistan'da benden şey istiyor, hoca istiyor. Gürcistan'da hoca istiyor.Gürcistan'da hoca istiyor. Gürcistan'ın Müslümanları bize Kur'an öğretecek hoca gönderin diyor.Gürcistan'ın Müslümanları bize Kur'an öğretecek hoca gönderin diyor. Dağıstan'da istiyor.Dağıstan'da istiyor. Çeşenistan'da istiyor.Çeşenistan'da istiyor. Hepsi istiyor.Hepsi istiyor. Yani hararetle istiyorlar.Yani hararetle istiyorlar. Avustralya'dan benden kadı istiyorlar.Avustralya'dan benden kadı istiyorlar. İngiliz hakiminin karşısına çıkmaya utanıyor muyuz diyor.İngiliz hakiminin karşısına çıkmaya utanıyor muyuz diyor. Budist iken Müslüman olmuş bir şey doktor.Budist iken Müslüman olmuş bir şey doktor. Hocam diyor bize diyor fıkıh bilenHocam diyor bize diyor fıkıh bilen bir kadı gönderin biz davalarımızı onabir kadı gönderin biz davalarımızı ona şey yapalım, İslâm hukukuna göre çözümlesin diyor. İhtiyaç var.şey yapalım, İslâm hukukuna göre çözümlesin diyor. İhtiyaç var. Çok ihtiyaç var.Çok ihtiyaç var. Boş geçecek zamanımız yok.Boş geçecek zamanımız yok. Bir saniyemizi harcamamamız lazım.Bir saniyemizi harcamamamız lazım. Kendimizi çok iyi yetiştirmemiz lazım.Kendimizi çok iyi yetiştirmemiz lazım. Kendimiz yetişme fırsatını kaçırmışsak evladımızı iyiKendimiz yetişme fırsatını kaçırmışsak evladımızı iyi yetiştirmemiz lazım.yetiştirmemiz lazım. Veya kabiliyetli bir genci desteklememiz lazım.Veya kabiliyetli bir genci desteklememiz lazım. Benim tüccar bir arkadaşım vardı.Benim tüccar bir arkadaşım vardı. Aklım almıyor hocam diyor.Aklım almıyor hocam diyor. Yalnız diyor bir adamı destekliyorum,Yalnız diyor bir adamı destekliyorum, benim namıma hoca olsun diye okutuyorum onu diyor.benim namıma hoca olsun diye okutuyorum onu diyor. Maaşını veriyorum ve mesaisini veriyorum diyor.Maaşını veriyorum ve mesaisini veriyorum diyor. Onu yetiştirmeye gayret ediyorum diyor.Onu yetiştirmeye gayret ediyorum diyor. Bu da olur.Bu da olur. Bu da olur.Bu da olur. Yani herkesin yapacağı bir şey var.Yani herkesin yapacağı bir şey var. Avustralya'daki bir misali anlatayım.Avustralya'daki bir misali anlatayım. Namazı nasıl olsa burada kılacağız ezan okundu amaNamazı nasıl olsa burada kılacağız ezan okundu ama Ümmi Mehmet Efendi diye birisi var.Ümmi Mehmet Efendi diye birisi var. İlkokul diploması bile yok.İlkokul diploması bile yok. İşçi.İşçi. Avustralya'da işçi.Avustralya'da işçi. Ama mücahit.Ama mücahit. İslâm şuuruna sahip.İslâm şuuruna sahip. Şeker hastalığı.Şeker hastalığı. Şekeri artmış.Şekeri artmış. Kanda bilmem 340-350'ye çıkmış şeker miktarı.Kanda bilmem 340-350'ye çıkmış şeker miktarı. Hasta olmuş, hastaneye yatırmışlar.Hasta olmuş, hastaneye yatırmışlar. Kendisi anlatıyor, sakallı, ümmi, yani cahil.Kendisi anlatıyor, sakallı, ümmi, yani cahil. Tahsili yok, diploması yok yani.Tahsili yok, diploması yok yani. Bir tane diyor, Ermeni'yi yatırmışlar diyor,Bir tane diyor, Ermeni'yi yatırmışlar diyor, aynı kovuşta diyor.aynı kovuşta diyor. Bir tane Avustralyalı var diyor.Bir tane Avustralyalı var diyor. Ondan sonra bir tane de ben varım diyor.Ondan sonra bir tane de ben varım diyor. Avustralyalı ihtiyara demiş ki:

Avustralyalı ihtiyara demiş ki:
Bizim ümmi Mehmet Efendi, Allah razı olsun,

Bizim ümmi Mehmet Efendi, Allah razı olsun,
''Ya senin aklın yok mu hiç?'' demiş Avustralya'lıya.''Ya senin aklın yok mu hiç?'' demiş Avustralya'lıya. Yarı yamalak İngilizcesi var işte oradaki kişi ne kadar İngilizce bilebilir.''Yarı yamalak İngilizcesi var işte oradaki kişi ne kadar İngilizce bilebilir.'' ''Senin aklın yok mu?'' demiş.''Senin aklın yok mu?'' demiş. ''Niye?'' ''Sen bak'' demiş, ''hastaneye düşmüşsün, yaşlısın.''Niye?'' ''Sen bak'' demiş, ''hastaneye düşmüşsün, yaşlısın. Yarın öbür gün ölürsen ahirette cehennemeYarın öbür gün ölürsen ahirette cehenneme gideceksin, cayır cayır yanacaksın. Aptal adam!gideceksin, cayır cayır yanacaksın. Aptal adam! Aklını başına topla da Müslüman olsana demiş.Aklını başına topla da Müslüman olsana demiş. Ömrünün sonuna gelmişsin demiş.Ömrünün sonuna gelmişsin demiş. Adamı korkutmuş veya tesirli konuşmuş,Adamı korkutmuş veya tesirli konuşmuş, adam kelime-i şehâdet getirmiş, Müslüman olmuş.adam kelime-i şehâdet getirmiş, Müslüman olmuş. Ahir ömrü.Ahir ömrü. Ümmi Mehmet Efendi hastaneye şeker komasınaÜmmi Mehmet Efendi hastaneye şeker komasına girdiği için tedaviye gidiyor, orada birgirdiği için tedaviye gidiyor, orada bir Avustralyalıyı Müslüman ediyor.Avustralyalıyı Müslüman ediyor. Sen ne yapıyorsun?

Sen ne yapıyorsun?
Ben ne yapıyorum?Ben ne yapıyorum? Diplomalarımız var, koca koca, efendim bilmem,

Diplomalarımız var, koca koca, efendim bilmem,
tahsillerimiz var, cafcaflı unvanlarımız var.tahsillerimiz var, cafcaflı unvanlarımız var. Ne yapıyoruz?

Ne yapıyoruz?
Ömrümüzde bir insanı doğru yola çektik mi?

Ömrümüzde bir insanı doğru yola çektik mi?
Bir Müslüman kazandık mı?Bir Müslüman kazandık mı? Evladımızı güzel yetiştirdik mi?Evladımızı güzel yetiştirdik mi? Hanımımıza tesirimiz oldu mu?Hanımımıza tesirimiz oldu mu? Komşumuza faydamız oldu mu?Komşumuza faydamız oldu mu? Dinimize bir hizmetimiz oldu mu?Dinimize bir hizmetimiz oldu mu? Ne yaptık yani?

Ne yaptık yani?
Hesabını yapalım.Hesabını yapalım. Hâsibû enfüseküm kable en tühâsebû.

Hâsibû enfüseküm kable en tühâsebû.
Allah seni hesaba çekmezden evvel

Allah seni hesaba çekmezden evvel
sen bir hesabını yap bakalım.sen bir hesabını yap bakalım. Kârda mısın?

Kârda mısın?
Zararda mısın?Zararda mısın? İyi misin?İyi misin? Hoş musun?Hoş musun? Allah sevecek mi?Allah sevecek mi? Kızacak mı?Kızacak mı? Hesap mı soracak?Hesap mı soracak? Cennetine mi sokacak?Cennetine mi sokacak? Cehennemine mi atacak?Cehennemine mi atacak? Bir hesap yapmak lazım değil mi?Bir hesap yapmak lazım değil mi? Çalışmak lazım değil mi?Çalışmak lazım değil mi? Yani ben kesin olarak söylüyorum,

Yani ben kesin olarak söylüyorum,
ne sizin ne bizim yaptığımız çalışmalar yeterlidir.ne sizin ne bizim yaptığımız çalışmalar yeterlidir. Yeterli çalışmıyoruz.Yeterli çalışmıyoruz. Tam kapasiteyle çalışmıyoruz.Tam kapasiteyle çalışmıyoruz. Koskoca bir fabrika, çok düşük kapasiteyle,Koskoca bir fabrika, çok düşük kapasiteyle, yüzde beş kapasiteyle çalışıyoruz.yüzde beş kapasiteyle çalışıyoruz. Yüzde bir kapasite içinde çalışıyoruz.Yüzde bir kapasite içinde çalışıyoruz. Şurada önümüzde gayrı İslâm'a bir şey oluyor, müdahale etmiyoruz.Şurada önümüzde gayrı İslâm'a bir şey oluyor, müdahale etmiyoruz. Şurada İslâm'a bir yardım yapılacak, yapmıyoruz.Şurada İslâm'a bir yardım yapılacak, yapmıyoruz. Mali fedakârlıkta bulunmuyoruz.Mali fedakârlıkta bulunmuyoruz. Efendim, hizmete koşmuyoruz.Efendim, hizmete koşmuyoruz. Bak, cömertliği üç çeşit demiş kitaplarımız.

Bak, cömertliği üç çeşit demiş kitaplarımız.
Bir mal cömertliği.Bir mal cömertliği. Paran vardır, verirsin.Paran vardır, verirsin. Malın vardır verirsin.Malın vardır verirsin. Camiye kırk torba çimento verirsin.Camiye kırk torba çimento verirsin. Çimento tüccarısındır, demir tüccarısındır, on ton çimento verirsin.Çimento tüccarısındır, demir tüccarısındır, on ton çimento verirsin. Mal cömertliği, bu bir.Mal cömertliği, bu bir. Bazı insanın parası olmaz ama hizmet ehlidir.Bazı insanın parası olmaz ama hizmet ehlidir. Pervane gibi döner, çok güzel hizmet yapar.Pervane gibi döner, çok güzel hizmet yapar. Mesela o caminin, camiyi misal almışız,Mesela o caminin, camiyi misal almışız, o caminin yapılmasında koşturacak insana da ihtiyaç var.o caminin yapılmasında koşturacak insana da ihtiyaç var. Akıllı, uslu, bilen, maaşlı bir insana da ihtiyaç var.Akıllı, uslu, bilen, maaşlı bir insana da ihtiyaç var. Eh, bunun parası yok amaEh, bunun parası yok ama bu da koşturur, derneği güzel çalıştırır,bu da koşturur, derneği güzel çalıştırır, şu camiyi, şu müesseseyi bitirir mesela.şu camiyi, şu müesseseyi bitirir mesela. Bu da bir şey.Bu da bir şey. Veya Kur'an Kursu veya İmam HatipVeya Kur'an Kursu veya İmam Hatip Okulu veya daha başka sosyal müesseseler.Okulu veya daha başka sosyal müesseseler. Mal cömertliği bir, ten cömertliği iki.

Mal cömertliği bir, ten cömertliği iki.
Ten vücut demek farsça.Ten vücut demek farsça. Bir de can cömertliği var.

Bir de can cömertliği var.
Mal cömertliği, ten cömertliği, can cömertliği var.Mal cömertliği, ten cömertliği, can cömertliği var. Can cömertliği nedir?

Can cömertliği nedir?
Allah'ın yoluna canını vermek.

Allah'ın yoluna canını vermek.
Malını da veriyorsun.Malını da veriyorsun. Hizmetini de veriyorsun, icabında hayatını da veriyorsun, cihad ediyorsun.Hizmetini de veriyorsun, icabında hayatını da veriyorsun, cihad ediyorsun. Cömertlik böyle olur.Cömertlik böyle olur. Yani param yok ne hizmet yapabilirim ki deme.Yani param yok ne hizmet yapabilirim ki deme. Paran yoksa sen de bedeni hizmet yapabilirsin.Paran yoksa sen de bedeni hizmet yapabilirsin. Öyle insan var ki geliyor bana

Öyle insan var ki geliyor bana
soruyor, hocam Bosna'ya cihada gidebilir miyim?soruyor, hocam Bosna'ya cihada gidebilir miyim? Kimisi gitti, kimisi şehit oldu.

Kimisi gitti, kimisi şehit oldu.
Soruyorum ben de annen var mı,Soruyorum ben de annen var mı, baban var mı, durumum nedir?baban var mı, durumum nedir? Durumuna göre bir cevap veriyorum.

Durumuna göre bir cevap veriyorum.
O da işte canını vermeni diyor.O da işte canını vermeni diyor. Can cömertliği.Can cömertliği. O da canını oradaki kardeşlerimize vermeye hazır.O da canını oradaki kardeşlerimize vermeye hazır. Şimdi ben dergide tedbir olarakŞimdi ben dergide tedbir olarak üç şey söyledim.üç şey söyledim. Çok kimse okumamıştır.Çok kimse okumamıştır. Şey yapayım, anlatayım.Şey yapayım, anlatayım. Şimdi bu adamlar ne yapmak istiyorlar?

Şimdi bu adamlar ne yapmak istiyorlar?
Boşnakları keserek Müslümanları azaltmak istiyorlar değil mi?

Boşnakları keserek Müslümanları azaltmak istiyorlar değil mi?
Maksatları bu.

Maksatları bu.
Ben diyorum ki bütün evli kardeşlerimiz,Ben diyorum ki bütün evli kardeşlerimiz, Allah rızası için, Bosna her seferdeAllah rızası için, Bosna her seferde öldürülen Müslümanların yerine geçecek birer çocuk sahibi daha olsun.öldürülen Müslümanların yerine geçecek birer çocuk sahibi daha olsun. Bosna için bir çocuk sahibi daha olsun.Bosna için bir çocuk sahibi daha olsun. Kimsenin aklına gelir mi?

Kimsenin aklına gelir mi?
Benim aklıma böyle geldi.

Benim aklıma böyle geldi.
Yani evli iki tane çocuğu var.Yani evli iki tane çocuğu var. Bir de Bosna Hersek için bir çocuk sahibi olsun.Bir de Bosna Hersek için bir çocuk sahibi olsun. Madem onlar orada Müslümanı kesiyor, azaltacağımMadem onlar orada Müslümanı kesiyor, azaltacağım diye uğraşıyor, o zaman ben elli milyon,diye uğraşıyor, o zaman ben elli milyon, altmış milyonum Türkiye'de,altmış milyonum Türkiye'de, altı kişi bir aile olsa, altı kişi biraltı kişi bir aile olsa, altı kişi bir aile olsa, öyle kabul etsek,aile olsa, öyle kabul etsek, bir milyon, yok, on milyon,bir milyon, yok, on milyon, 10 milyon aile var.10 milyon aile var. Her aile, sen misin hain Sırp,

Her aile, sen misin hain Sırp,
hain Rus, Müslümanları Balkanlardan sürmek isteyen,hain Rus, Müslümanları Balkanlardan sürmek isteyen, sayısını azaltmak isteyen, ben bir çocuksayısını azaltmak isteyen, ben bir çocuk daha yapacağım, senin bu tedbirini bozacağım dese,daha yapacağım, senin bu tedbirini bozacağım dese, bir senede ne oluyor?bir senede ne oluyor? 10 milyon artıyor Müslüman.

10 milyon artıyor Müslüman.
Zaten Bosna Hersek'in nüfusu ne kadar.Zaten Bosna Hersek'in nüfusu ne kadar. 2-3 milyon, 3 milyon, 4 milyon

2-3 milyon, 3 milyon, 4 milyon
yani şu an görüyor musun?yani şu an görüyor musun? Yani oturduğu yerden istersen,

Yani oturduğu yerden istersen,
Allah'ın dinine hizmet etmek istersen edebilirsin.Allah'ın dinine hizmet etmek istersen edebilirsin. Böyle bile hizmet edersin.Böyle bile hizmet edersin. Çok çeşitli hizmet imkanları vardır.Çok çeşitli hizmet imkanları vardır. Allah'tan isteyince Allah o çareleri buldurur.Allah'tan isteyince Allah o çareleri buldurur. Onlar yeryüzünden İslâm'ı kaldırmaya çalışıyorlar.Onlar yeryüzünden İslâm'ı kaldırmaya çalışıyorlar. Bismillâhirrahmânirrahîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.
Yürîdûne li-yutfiû nûra’llâhi bi-efvâhihim.

Yürîdûne li-yutfiû nûra’llâhi bi-efvâhihim.
Allah'ın nurunu üfleyerek kalbini söndürmeye çalışıyorlar.

Allah'ın nurunu üfleyerek kalbini söndürmeye çalışıyorlar.
Biz ne yapacağız?

Biz ne yapacağız?
Biz de meşaleyi yandırmaya çalışacağız.

Biz de meşaleyi yandırmaya çalışacağız.
Söndürmemeye çalışacağız.Söndürmemeye çalışacağız. Söndürmemeye, devam ettirmeye çalışacağız.Söndürmemeye, devam ettirmeye çalışacağız. Bunun çok çeşitli yolları vardır.Bunun çok çeşitli yolları vardır. Herkese bir hizmet düşer, herkese bir pay düşer.Herkese bir hizmet düşer, herkese bir pay düşer. Herkes bir bardak suyu alsa, dökse,Herkes bir bardak suyu alsa, dökse, Sırpları sen alıp götür.Sırpları sen alıp götür. 60 milyon insan, 60 milyon bardak su,60 milyon insan, 60 milyon bardak su, Sırbistan'a birer bardak su döksek,Sırbistan'a birer bardak su döksek, Sırpları sel götür.Sırpları sel götür. Götürmez mi?

Götürmez mi?
Çalışma yapmıyoruz.

Çalışma yapmıyoruz.
Bir milyar Müslüman, her birisi birazcıkBir milyar Müslüman, her birisi birazcık bir gayret gösterse,bir gayret gösterse, Sırp diye bir şey kalmaz, Rus diye bir şey kalmaz.Sırp diye bir şey kalmaz, Rus diye bir şey kalmaz. Hacca gelenler şöyle bir gayret gösterseler,Hacca gelenler şöyle bir gayret gösterseler, ne güzel şeyler yapılır.ne güzel şeyler yapılır. Onun için muhterem kardeşlerim, şu alışkanlıklardan sıyrılalım.Onun için muhterem kardeşlerim, şu alışkanlıklardan sıyrılalım. Âdet Müslümanlığından, folklorik Müslümanlıktan kendimizi kurtaralım.

Âdet Müslümanlığından, folklorik Müslümanlıktan kendimizi kurtaralım.
Yani biz neden Müslümanız?

Yani biz neden Müslümanız?
Anamız babamız Müslümanmış da ondan biz de

Anamız babamız Müslümanmış da ondan biz de
onlardan doğduğumuz için Müslümanız.onlardan doğduğumuz için Müslümanız. Kendimiz şuurlu Müslüman değiliz yani.Kendimiz şuurlu Müslüman değiliz yani. Halkın çoğu.Halkın çoğu. Bir şeyden haberi yok.Bir şeyden haberi yok. Ben gezdiğim Anadolu şehirlerinde çocukları çağırıyorum. Gel bakalım.Ben gezdiğim Anadolu şehirlerinde çocukları çağırıyorum. Gel bakalım. Şeker vereceğim sana.Şeker vereceğim sana. Peygamberimizin adı ne diyorum?

Peygamberimizin adı ne diyorum?
Doğru cevap veren onda bir.

Doğru cevap veren onda bir.
Bir camide bizim esnaftan sanayici, tüccarBir camide bizim esnaftan sanayici, tüccar bir kardeşimiz anket yapmış.bir kardeşimiz anket yapmış. Camide ne diyoruz?

Camide ne diyoruz?
Allah-u Ekber diyoruz.

Allah-u Ekber diyoruz.
Sübhânekellâhümme ve bi hamdik ve tebârakesmük

Sübhânekellâhümme ve bi hamdik ve tebârakesmük
ve teâlâ ceddük ve lâ ilâhe ğayrük.ve teâlâ ceddük ve lâ ilâhe ğayrük. Sübhane rabbiye’l-azim.Sübhane rabbiye’l-azim. Sübhane rabbiye’l-azim filan diyoruz.Sübhane rabbiye’l-azim filan diyoruz. Allah-u Ekber'in, Lâ İlâhe İllallah'ın manasını

Allah-u Ekber'in, Lâ İlâhe İllallah'ın manasını
belki bilirler.belki bilirler. Allah-u Ekber en büyük demek.

Allah-u Ekber en büyük demek.
Lâ İlâhe İllallah.

Lâ İlâhe İllallah.
Allah'tan başka yok demek ama.Allah'tan başka yok demek ama. Sübhâna’llâh'ın manasını bilen çok az hocam diyor.

Sübhâna’llâh'ın manasını bilen çok az hocam diyor.
Anket yapmış.Anket yapmış. Okuduğu surelerin, duaların manasını bilen çok az diyor.Okuduğu surelerin, duaların manasını bilen çok az diyor. E biz 60 yaşına gelmişiz,E biz 60 yaşına gelmişiz, günde 5 defa kıldığımız namazı öğrenememişiz.günde 5 defa kıldığımız namazı öğrenememişiz. Bu ne biçim Müslümanlık?

Bu ne biçim Müslümanlık?
Böyle Müslümanlık mı olur?

Böyle Müslümanlık mı olur?
Sahâbe-i kirâm nasıldı?

Sahâbe-i kirâm nasıldı?
Osman İbn Maz'un radıyallahu anha oturmuş Kâbe'nin orada.Osman İbn Maz'un radıyallahu anha oturmuş Kâbe'nin orada. Arap şairlerinden Nebî b. Rebî’a gelmiş.Arap şairlerinden Nebî b. Rebî’a gelmiş. Herkes itibar ediyor o meşhur şair geldi diye.Herkes itibar ediyor o meşhur şair geldi diye. O da açmış şeyini, şiirini okuyor.O da açmış şeyini, şiirini okuyor. "Elâ küllü şey’in mâ hala’llâhe bâtilün

"Elâ küllü şey’in mâ hala’llâhe bâtilün
ve küllü ne’îmin lâ mahâlete zâilün."ve küllü ne’îmin lâ mahâlete zâilün." Başlamış böyle, şiiri okuyacak, kaside okuyor.

Başlamış böyle, şiiri okuyacak, kaside okuyor.
O henüz daha Müslüman olmamış.O henüz daha Müslüman olmamış. Osman İbn Maz'un sahabeden Müslüman,Osman İbn Maz'un sahabeden Müslüman, ötekiler de Kureyş'in müşrikleri kalabalık.ötekiler de Kureyş'in müşrikleri kalabalık. Yani bir şey geldi, büyük birYani bir şey geldi, büyük bir şair geldi Mekke'ye diye, etrafına halkalanmışlar, o da kasideyi okuyor.şair geldi Mekke'ye diye, etrafına halkalanmışlar, o da kasideyi okuyor. Birinci şeyi okumuş,Birinci şeyi okumuş, Elâ küllü şey’in mâ hala’llâhe bâtilün.

Elâ küllü şey’in mâ hala’llâhe bâtilün.
Yani gözünü aç, aklını başına topla,

Yani gözünü aç, aklını başına topla,
idrak et ki Allah'tan başka her şey boş manasına geliyor.idrak et ki Allah'tan başka her şey boş manasına geliyor. Her şey boş.Her şey boş. Allah'tan başka, Allah'ın kulluktan başka her şey boş.Allah'tan başka, Allah'ın kulluktan başka her şey boş. Tamam.Tamam. Osman İbn Maz'un oradan demiş ki, sadakte. Doğru.Osman İbn Maz'un oradan demiş ki, sadakte. Doğru. Küllü ne’îmin lâ mahâlete zâilün.

Küllü ne’îmin lâ mahâlete zâilün.
Her nimet bir gün gelip bitecek.

Her nimet bir gün gelip bitecek.
Lâ demiş Osman İbn Maz'un oradan radıyallâhu anh.Lâ demiş Osman İbn Maz'un oradan radıyallâhu anh. Hayır demiş.Hayır demiş. Şair şaşırmış, şiirini okuyacaktı, yarı yolda kesildi.Şair şaşırmış, şiirini okuyacaktı, yarı yolda kesildi. Her nimet sonunda zahir olur.Her nimet sonunda zahir olur. Hayır demiş, cennet nimeti ebedi.Hayır demiş, cennet nimeti ebedi. Hüm fîhâ hâlidun.Hüm fîhâ hâlidun. Ebedi kalacaklar cennette.Ebedi kalacaklar cennette. Yani orada nimet zahir olmayacak, onu söylemiş.Yani orada nimet zahir olmayacak, onu söylemiş. Yani ben düşünüyorum da Kureyş'in müşrikleri kalabalık.Yani ben düşünüyorum da Kureyş'in müşrikleri kalabalık. Şair, henüz daha Müslüman olmamış.Şair, henüz daha Müslüman olmamış. Bir toplantı halinde Osman İbn Maz'unBir toplantı halinde Osman İbn Maz'un orada duruyor ama doğru söze evetorada duruyor ama doğru söze evet diyor, eğri söze hayır diyor.diyor, eğri söze hayır diyor. Yani aktif.Yani aktif. Yani enerjik, yani topluma müdahale ediyor.Yani enerjik, yani topluma müdahale ediyor. Haksızlığı engellemeye çalışıyor.Haksızlığı engellemeye çalışıyor. Şair şaşırmış demiş;Şair şaşırmış demiş; Ey Kureyş eşrafı!

Ey Kureyş eşrafı!
Bu ne haldir?Bu ne haldir? Daha önce ben buraya geldiğim zaman

Daha önce ben buraya geldiğim zaman
herkes hürmet gösterirdi, bu ne ukelalık,herkes hürmet gösterirdi, bu ne ukelalık, küstahlık filan diyor.küstahlık filan diyor. Olsun, o şeyin tebliğini yapıyor.Olsun, o şeyin tebliğini yapıyor. Yani o bakımdan her Müslüman'ın Allah'ın

Yani o bakımdan her Müslüman'ın Allah'ın
dinine hizmet etmekle yükümlü olduğunu anlamadinine hizmet etmekle yükümlü olduğunu anlama zamanı gelmiştir.zamanı gelmiştir. Şu folklorik, anadan babadan, mirasyedilik örneğiyleŞu folklorik, anadan babadan, mirasyedilik örneğiyle gelmiş Müslümanlıktan sıyrılalım,gelmiş Müslümanlıktan sıyrılalım, gönlümüzde iman nurunu parlattıralım.gönlümüzde iman nurunu parlattıralım. Allah'ın dinine her birimiz sahabe gibi hizmet edelim.Allah'ın dinine her birimiz sahabe gibi hizmet edelim. Tamam mı?

Tamam mı?
Sahabe gibi nasıl?

Sahabe gibi nasıl?
Var gücüyle, tüm ömrüyle, tüm varlığıyla.

Var gücüyle, tüm ömrüyle, tüm varlığıyla.
Ordu teçhizlenecek, Ebû Bekr-î Sıddîk nesi varsa getirmiş.Ordu teçhizlenecek, Ebû Bekr-î Sıddîk nesi varsa getirmiş. Ömer'ül Faruk nesi varsa yarısını getirmiş.Ömer'ül Faruk nesi varsa yarısını getirmiş. Osman radıyallahu anh, çok büyük birOsman radıyallahu anh, çok büyük bir fedakârlıkta bulunmuş.fedakârlıkta bulunmuş. Ötekisi çok büyük bir fedakârlıkta bulunmuş.Ötekisi çok büyük bir fedakârlıkta bulunmuş. Yani parasız iş dönmüyor, her şey parayla olur.Yani parasız iş dönmüyor, her şey parayla olur. Ben şimdi burada çok lüks,Ben şimdi burada çok lüks, çok güzel salonlar vardır Trabzon da.çok güzel salonlar vardır Trabzon da. Para olsaydı orada toplantı yapardım,Para olsaydı orada toplantı yapardım, orada çalışmalar yapardım.orada çalışmalar yapardım. Buraya bir gün gelen, ertesi gün diyecek ki ben orada çok terliyorum,Buraya bir gün gelen, ertesi gün diyecek ki ben orada çok terliyorum, sıkışıklık oluyor, 100 kişiden fazla almıyor,sıkışıklık oluyor, 100 kişiden fazla almıyor, 120 kişiden fazla almıyor derdim.120 kişiden fazla almıyor derdim. Yani yaptığımız şeyi güzel yapmalıyız.Yani yaptığımız şeyi güzel yapmalıyız. Müslümana her şeyin güzeli yakışır,Müslümana her şeyin güzeli yakışır, mükemmeli yakışır.mükemmeli yakışır. Ve madem din için yapıyoruz, güzel olmalı.Ve madem din için yapıyoruz, güzel olmalı. Yani şu vakfı Allah rızası için kurmuşuz.Yani şu vakfı Allah rızası için kurmuşuz. Eh kuruluştur, çekirdektir bu, çekirdek bir ağaç olacak.Eh kuruluştur, çekirdektir bu, çekirdek bir ağaç olacak. Ama inşallah koca koca müesseseler kuralım, elin adamı,Ama inşallah koca koca müesseseler kuralım, elin adamı, içki için, dansöz için,içki için, dansöz için, keyif için, çalgı için, zevk için,keyif için, çalgı için, zevk için, günah için, nice masraflar yapıyor,günah için, nice masraflar yapıyor, nicegüzel yerler tanzim ediyor, sennicegüzel yerler tanzim ediyor, sen Allah için bir çalışma yapıyorsun.Allah için bir çalışma yapıyorsun. Allah Teâlâ Hazretleri hepimizi

Allah Teâlâ Hazretleri hepimizi
hayatını rızası yolunda geçirmeye muvaffak eylesin.hayatını rızası yolunda geçirmeye muvaffak eylesin. Gaflet uykusundan uyandırsın.Gaflet uykusundan uyandırsın. Hidayet yoluna soksun.Hidayet yoluna soksun. Sevdiği işleri ilham eylesin.Sevdiği işleri ilham eylesin. Sevmediği yollardan ayağımızı kessin.Sevmediği yollardan ayağımızı kessin. Haramlardan, günahlardan kurtarsın.Haramlardan, günahlardan kurtarsın. Yolunda daim zikrinde kaim kulları eylesin.Yolunda daim zikrinde kaim kulları eylesin. Sahabe gibi, İslâm'ın selameti için, MüslümanlarınSahabe gibi, İslâm'ın selameti için, Müslümanların faydasına hizmetle ömür geçiren aktif Müslüman eylesin.faydasına hizmetle ömür geçiren aktif Müslüman eylesin. Folklor Müslümanı olmaktan, folklorik Müslüman olmaktanFolklor Müslümanı olmaktan, folklorik Müslüman olmaktan hakiki Müslüman olmaya, zamane Müslümanı olmaktan,hakiki Müslüman olmaya, zamane Müslümanı olmaktan, sahabe Müslümanı olmaya, sahabe devri Müslümanısahabe Müslümanı olmaya, sahabe devri Müslümanı olmaya döndürsün, imanımızın gereğine göre yaşatsın,olmaya döndürsün, imanımızın gereğine göre yaşatsın, konuştursun, iş yaptırsın, ömrümüzü hayırlı, verimli,konuştursun, iş yaptırsın, ömrümüzü hayırlı, verimli, feyizli geçirip huzuruna sevdiği, razı olduğufeyizli geçirip huzuruna sevdiği, razı olduğu bir kul olarak çıkmayı nasip eylesin.bir kul olarak çıkmayı nasip eylesin. Özetlemek gerekirse, birkaç cümleyle, şu konuşmada neyi söylemiş olduk?Özetlemek gerekirse, birkaç cümleyle, şu konuşmada neyi söylemiş olduk? Allah'ın sevgisini kazanmak için kulluğumuzu güzel yapmak zorundayız.Allah'ın sevgisini kazanmak için kulluğumuzu güzel yapmak zorundayız. Tamam mı?

Tamam mı?
Tamam.

Tamam.
Kulluğu güzel yapmak için de,

Kulluğu güzel yapmak için de,
Resûlullah'ın sünnetine uymamız lazım.Resûlullah'ın sünnetine uymamız lazım. Sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'inSallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in yolunda yürümek lazım.yolunda yürümek lazım. Kur'an-ı Kerîm'in yolunda yürümek lazım.Kur'an-ı Kerîm'in yolunda yürümek lazım. Bunun için ilim lazım, irfan lazım.Bunun için ilim lazım, irfan lazım. Bunları öğretecek, öğrenecek çalışmalara girmeliyiz.Bunları öğretecek, öğrenecek çalışmalara girmeliyiz. Öğrendiklerimizi uygulamalıyız.Öğrendiklerimizi uygulamalıyız. Allah Teâlâ Hazretlerinin dinine herkes

Allah Teâlâ Hazretlerinin dinine herkes
kendi mesleğine göre, kendi bütçesine göre,kendi mesleğine göre, kendi bütçesine göre, kendi imkanına göre birazcık yardım yapabilir.kendi imkanına göre birazcık yardım yapabilir. Nasıl yardım yapabileceğinin kendisi düşünüp bulur.Nasıl yardım yapabileceğinin kendisi düşünüp bulur. Allâhu Teâlâ Hazretleri;

Allâhu Teâlâ Hazretleri;
Kûnû ensârallâh (Saff Suresi 14. Ayet) buyuruyor.

Kûnû ensârallâh (Saff Suresi 14. Ayet) buyuruyor.
Allah'ın dininin yardımcıları olun buyuruyor.

Allah'ın dininin yardımcıları olun buyuruyor.
Bugün Allah'ın dininin yardıma çok ihtiyacı var.Bugün Allah'ın dininin yardıma çok ihtiyacı var. Çünkü Müslümanlar gevşektir.Çünkü Müslümanlar gevşektir. Her yerde Müslümanlık gevşiyor.Her yerde Müslümanlık gevşiyor. Müslümanlar sulandırılıyor.Müslümanlar sulandırılıyor. Müslüman toplumlar eritiliyor.Müslüman toplumlar eritiliyor. Müslüman toplumlar zulüm altında.Müslüman toplumlar zulüm altında. Onları kurtaracak kadrolar lazım, çalışmalar lazım.Onları kurtaracak kadrolar lazım, çalışmalar lazım. Bu çalışmaları yapmaya geçmeliyiz.Bu çalışmaları yapmaya geçmeliyiz. Bu çalışmaları yapacak kadroları yetiştirmeliyiz.Bu çalışmaları yapacak kadroları yetiştirmeliyiz. Bu konuları gündeme getirmeliyiz.Bu konuları gündeme getirmeliyiz. Ömrümüzü Allah yolunda hayırlı, verimli geçirmeye çalışmalıyız.Ömrümüzü Allah yolunda hayırlı, verimli geçirmeye çalışmalıyız. Talebelik, tamam.

Talebelik, tamam.
Talebeliğini yap ama İslâm'a hizmetini devam ettir.Talebeliğini yap ama İslâm'a hizmetini devam ettir. Esnaflık, tamam.Esnaflık, tamam. Rızık kapındır.Rızık kapındır. Orada çalış amaOrada çalış ama mutlaka Allah'ın dinine ne zaman yardım edeceksen et.mutlaka Allah'ın dinine ne zaman yardım edeceksen et. Pakistanlılar çok hoşuma gidiyor.Pakistanlılar çok hoşuma gidiyor. Ya haftanın bir gününü Allah'ın yoluna tahsis ediyorlar.Ya haftanın bir gününü Allah'ın yoluna tahsis ediyorlar. Mesela cumartesi çalışan insanlar oluyor hadi diyelim.

Mesela cumartesi çalışan insanlar oluyor hadi diyelim.
Pazar günü mutlaka tatil.Pazar günü mutlaka tatil. Altı gün dünyaya çalışıyor adam,Altı gün dünyaya çalışıyor adam, yedinci gün yine dünyaya istirahat ediyor, zevkle çalışıyor.yedinci gün yine dünyaya istirahat ediyor, zevkle çalışıyor. Olmaz.Olmaz. Altı gün madem dünyaya çalıştın,Altı gün madem dünyaya çalıştın, yedinci günü Allah'ın yolunda harca.yedinci günü Allah'ın yolunda harca. İlim öğren.İlim öğren. İlim öğret.İlim öğret. Cihad eyle.Cihad eyle. Seyahat et, köye git, kente git,Seyahat et, köye git, kente git, İslâm'ı anlat, tebliğ et.İslâm'ı anlat, tebliğ et. Çocuğunu yetiştir.Çocuğunu yetiştir. Pazar günü okul olsa 6 saat,Pazar günü okul olsa 6 saat, 8 saat, her pazar,8 saat, her pazar, böyle 6 saat 8 saat herkes ailesini, çocuğunu,böyle 6 saat 8 saat herkes ailesini, çocuğunu, kendisini İslâmi ilimle meşgul etse bir senede âlim olur.kendisini İslâmi ilimle meşgul etse bir senede âlim olur. Yani şu takvimlerin arkasındaki bilgileri ezberlesekYani şu takvimlerin arkasındaki bilgileri ezberlesek her gün âyetleri, hadîsleri ezberlesek âlim oluruz yani.her gün âyetleri, hadîsleri ezberlesek âlim oluruz yani. Bu iş bu kadar zor değil.Bu iş bu kadar zor değil. Ama hevesimiz çok az, gayretimiz çok az,Ama hevesimiz çok az, gayretimiz çok az, çok derbederiz, çok plansızız,çok derbederiz, çok plansızız, çok kötü çalışıyoruz.çok kötü çalışıyoruz. Yapmamız gereken çok şeyleri yapmıyoruz.Yapmamız gereken çok şeyleri yapmıyoruz. Allah Teâlâ Hazretleri bunların hesabını sorar.Allah Teâlâ Hazretleri bunların hesabını sorar. Müslümanlığın da çok ihtiyacı var şu andaMüslümanlığın da çok ihtiyacı var şu anda ateş ediyorlar yani isim olarakateş ediyorlar yani isim olarak gönderiyor belki.gönderiyor belki. Nesli bozmak için, yuvayı yıkmak için,Nesli bozmak için, yuvayı yıkmak için, frengi aşılamak için, aids aşılamak için.frengi aşılamak için, aids aşılamak için. Adam tarihi düşmanın.Adam tarihi düşmanın. Boşuna değil.Boşuna değil. Yani herkesin bir kafasında bir planı, düşüncesi vesairesi var.Yani herkesin bir kafasında bir planı, düşüncesi vesairesi var. O bakımdan siz de, insanlar bazen dünya için çalışıyor.O bakımdan siz de, insanlar bazen dünya için çalışıyor. "İze’ş-teğale’n-nâsü bi’d-dünyâ fe’şteğil ente bi’l-âhirati"

"İze’ş-teğale’n-nâsü bi’d-dünyâ fe’şteğil ente bi’l-âhirati"
İbrahim ibn Ethem'in sözüyle sonunu tamamlayalım.

İbrahim ibn Ethem'in sözüyle sonunu tamamlayalım.
Herkes dünya için çalışıyor.

Herkes dünya için çalışıyor.
Dünyanın malı dünyada kalacak, ahirette hesabı olacak.Dünyanın malı dünyada kalacak, ahirette hesabı olacak. Efendim, sen ahiret için çalış,Efendim, sen ahiret için çalış, cenneti kazanmaya çalış, Allah'ın rızasını kazanmaya çalış,cenneti kazanmaya çalış, Allah'ın rızasını kazanmaya çalış, Allah'ın huzurunda hesap vereceğini unutma,Allah'ın huzurunda hesap vereceğini unutma, hesaptan yüzün ak çıkmasına gayret et.hesaptan yüzün ak çıkmasına gayret et. Tedbirini şimdiden ona göre al,Tedbirini şimdiden ona göre al, hiçbir zamanını boş geçirme ve mali fedakârlıktan kaçma.hiçbir zamanını boş geçirme ve mali fedakârlıktan kaçma. Yani parasız hiçbir şey olmuyor, bunu bilin.Yani parasız hiçbir şey olmuyor, bunu bilin. Mutlaka keseler açılacak, mutlaka hayır paralarıMutlaka keseler açılacak, mutlaka hayır paraları bir yerde toplanacak, hayırlı işler yapılacak.bir yerde toplanacak, hayırlı işler yapılacak. Bizim bu kardeşlerimiz 4 tane daire tutmuşlar,Bizim bu kardeşlerimiz 4 tane daire tutmuşlar, talebelere bakıyorlarmış, şey yapıyorlarmış.talebelere bakıyorlarmış, şey yapıyorlarmış. Hocalar kendi maaşlarının %10'unu vererek falan ilerliyorlarmış. Olmaz.Hocalar kendi maaşlarının %10'unu vererek falan ilerliyorlarmış. Olmaz. Herkes yardımcı olacak.

Herkes yardımcı olacak.
Herkes katkıda bulunacak, herkes çalışmalar yapacak,Herkes katkıda bulunacak, herkes çalışmalar yapacak, daha güzel mekânlar kuracaksınız.daha güzel mekânlar kuracaksınız. Bahçesi olan, deniz kenarında, parkı olan,Bahçesi olan, deniz kenarında, parkı olan, kadınlar kısmı olan, erkekler kısmı olan,kadınlar kısmı olan, erkekler kısmı olan, video ile kapalı devre yayın yapabilen,video ile kapalı devre yayın yapabilen, air-condition’lı, havalandırmalı, güzel yerler yapacaksınız.air-condition’lı, havalandırmalı, güzel yerler yapacaksınız. Alman'ın birisi gelmiş, Adapazarı'nda fabrika kuracaklar, gezmişler.Alman'ın birisi gelmiş, Adapazarı'nda fabrika kuracaklar, gezmişler. Şehri gözlerken demiş ki,Şehri gözlerken demiş ki, kültür merkezini de görelim şehrin.kültür merkezini de görelim şehrin. Demişler yok öyle bir şey.Demişler yok öyle bir şey. Yok.Yok. Aaa şaşırmış adam.Aaa şaşırmış adam. Kültür merkezi yok mu şehirde?

Kültür merkezi yok mu şehirde?
Yok.

Yok.
Böyle şey mi olur?Böyle şey mi olur? Osmanlı kültürü iyiymiş, İslâm kültürü iyiymiş,

Osmanlı kültürü iyiymiş, İslâm kültürü iyiymiş,
bilmem Türk kültürü, ecdadımız şöyle âlimmiş,bilmem Türk kültürü, ecdadımız şöyle âlimmiş, böyle ârifmiş, şöyle zarifmiş, şöyle kibarmış,böyle ârifmiş, şöyle zarifmiş, şöyle kibarmış, böyle edinmiş.böyle edinmiş. E öğrenmiyorsun, öğrenecek müessesen yok.E öğrenmiyorsun, öğrenecek müessesen yok. Müesseseyi kurmamışsın, kültür merkezini kurmamışsın.Müesseseyi kurmamışsın, kültür merkezini kurmamışsın. Olmaz.Olmaz. Onun için hepinizi Allah'ın dinine

Onun için hepinizi Allah'ın dinine
yardım etmeye, yardımcı olmaya davet ediyorum.yardım etmeye, yardımcı olmaya davet ediyorum. İstanbul'dan bu davet için geldim.İstanbul'dan bu davet için geldim. Hepiniz Allah'ın dinine yardımcı olun.Hepiniz Allah'ın dinine yardımcı olun. Hazreti Ali Efendimiz her yerde söylüyorum,Hazreti Ali Efendimiz her yerde söylüyorum, hoşuma gidiyor, şakacı bir insanmış.hoşuma gidiyor, şakacı bir insanmış. Kerremallahu vecheh radıyallahu anh hazretleri.Kerremallahu vecheh radıyallahu anh hazretleri. Vallahi demiş ömründe kimseye iyilik de yapmadım,Vallahi demiş ömründe kimseye iyilik de yapmadım, kötülük de yapmadım demiş.kötülük de yapmadım demiş. Âyet-i Kerîme'de de öyle, oradan alıyor manayı.Âyet-i Kerîme'de de öyle, oradan alıyor manayı. Yani ne demek istiyor?

Yani ne demek istiyor?
Kimseye iyilik yapmadım, kendime yaptım.

Kimseye iyilik yapmadım, kendime yaptım.
Yaptıysa iyilik sevabı kendisine.Yaptıysa iyilik sevabı kendisine. Kimseye kötülük yapmadım, çünkü kötülük yapmışsam cezası bana.Kimseye kötülük yapmadım, çünkü kötülük yapmışsam cezası bana. O kötülük yapan mükâfat alacak, mazlum olduğu için.O kötülük yapan mükâfat alacak, mazlum olduğu için. Cezayı ben yiyeceğim.Cezayı ben yiyeceğim. Demek ki ona kötülük yapmadım, kendime kötülük yaptım.Demek ki ona kötülük yapmadım, kendime kötülük yaptım. Demek ki ona iyilik yapmadım,Demek ki ona iyilik yapmadım, kendim puan kazandım, kendime iyilik yaptım.kendim puan kazandım, kendime iyilik yaptım. Herkes kendisi için yapacak.Herkes kendisi için yapacak. O bakımdan lütfen çağ dışı yaşamayın.O bakımdan lütfen çağ dışı yaşamayın. Çağın içinde yaşayın.Çağın içinde yaşayın. Eski asırlarda yaşamayın.Eski asırlarda yaşamayın. 20. yüzyıla gelin.20. yüzyıla gelin. 21. yüzyıla giriyoruz.21. yüzyıla giriyoruz. Kenarında kalmayın.Kenarında kalmayın. İslâm'a modern bilgilerinizle, tecrübelerinizle var gücünüzleİslâm'a modern bilgilerinizle, tecrübelerinizle var gücünüzle ciddi destek verin ki,ciddi destek verin ki, inşaallah Allah yardım edecek bize sonunda,inşaallah Allah yardım edecek bize sonunda, Ve’l-’âkibetü li’l-müttekîn.

Ve’l-’âkibetü li’l-müttekîn.
Sonu inşaallah bizim için hayırlı olacak.

Sonu inşaallah bizim için hayırlı olacak.
Dünyada en sonunda İslâm'ın kıymetini anlayacakDünyada en sonunda İslâm'ın kıymetini anlayacak ama çalışanlar kazanacak.ama çalışanlar kazanacak. Çalışmayanlar vebal altında kalır.Çalışmayanlar vebal altında kalır. Onun için bugünden itibaren kendinize sorun.Onun için bugünden itibaren kendinize sorun. İslâm'a ben nasıl hizmet edebilirim?

İslâm'a ben nasıl hizmet edebilirim?
Bugün nasıl hizmet edebilirim?

Bugün nasıl hizmet edebilirim?
Sabahleyin neler yapabilirim diye sorun.

Sabahleyin neler yapabilirim diye sorun.
Akşam da neler yapabildim diye sorun.Akşam da neler yapabildim diye sorun. Her gün bir defter tutun, kârınızı,Her gün bir defter tutun, kârınızı, zararınızı, Hâsibû enfusekum kable en tuhâsebû.zararınızı, Hâsibû enfusekum kable en tuhâsebû. Ahirette hesaba çekilmezden önce dünyada yapın.Ahirette hesaba çekilmezden önce dünyada yapın. Bakalım gününüz kârlı mı geçmiş, zararlı mı geçmiş görürsünüz o zaman.Bakalım gününüz kârlı mı geçmiş, zararlı mı geçmiş görürsünüz o zaman. Allah Teâlâ Hazretleri, Resûlullah’ı sevdiği ümmet olmayı,

Allah Teâlâ Hazretleri, Resûlullah’ı sevdiği ümmet olmayı,
kendisinin sevdiği has kulları olmayıkendisinin sevdiği has kulları olmayı cümlemize nasip eylesin...cümlemize nasip eylesin... Dine çok güzel hizmetler yapmanızı nasip eylesin…Dine çok güzel hizmetler yapmanızı nasip eylesin… el-Fâtiha.

el-Fâtiha.
Düzenlenen Aralık
00:00:00 00:00:00
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2