Konuşma Metni

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.
El-Hamdülillahi rabbilâlemin.

El-Hamdülillahi rabbilâlemin.
Ve’s-salâtu ve’s-selâmu alâ seyyidinâ veVe’s-salâtu ve’s-selâmu alâ seyyidinâ ve senedinâ ve mededinâ muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî Ve men tebi’ahû bi ihsânin ecmaîn.senedinâ ve mededinâ muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî Ve men tebi’ahû bi ihsânin ecmaîn. “Utlübü’l-havâice ilâ zevi’r-rahmeti min ümmetî türzaku

“Utlübü’l-havâice ilâ zevi’r-rahmeti min ümmetî türzaku
ve tencehû fe-inna’llâhe Teâlâ yekûlu: Rahmetî fî zevi’r-rahmeti min ‘ibâdi. ve tencehû fe-inna’llâhe Teâlâ yekûlu: Rahmetî fî zevi’r-rahmeti min ‘ibâdi. Velâ tatlübü’l-havâice inde’l-kâsiyeti kulûbühüm. Velâ tatlübü’l-havâice inde’l-kâsiyeti kulûbühüm. Felâ türzekû velâ tüncehû fe-inna’llâhe Teâlâ yekûlu: İnne sahatî fîhim."Felâ türzekû velâ tüncehû fe-inna’llâhe Teâlâ yekûlu: İnne sahatî fîhim." Sadaka rasûlü’llâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.

Sadaka rasûlü’llâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.
Aziz ve muhterem kardeşlerim!

Aziz ve muhterem kardeşlerim!
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in hadîsi şerîflerinden

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in hadîsi şerîflerinden
bir demet, bir miktar bir demet, bir miktar okuyacağız.okuyacağız. Bu hadîs-i şerîflerin okunmasına, izahına başlamadan önce,Bu hadîs-i şerîflerin okunmasına, izahına başlamadan önce, evvela Peygamber Efendimizin ruh-i pâki için,evvela Peygamber Efendimizin ruh-i pâki için, sonra onun cümle âl’inin, ashâbının, etbâının, ahbâbının ruhları için,sonra onun cümle âl’inin, ashâbının, etbâının, ahbâbının ruhları için, sair enbiyâ ve murseli'nin ve cümle evliyâullah'ın ruhlarıyla birliktesair enbiyâ ve murseli'nin ve cümle evliyâullah'ın ruhlarıyla birlikte eseri telif eylemiş olan Gümüşhaneli hocamızın,eseri telif eylemiş olan Gümüşhaneli hocamızın, bu eserin içindeki ilimlerin bize kadar gelmesine emeği geçmiş olan bu eserin içindeki ilimlerin bize kadar gelmesine emeği geçmiş olan râvîlerin ve âlimlerin,râvîlerin ve âlimlerin, hadis müfessrirlerin ruhları için, hadis müfessrirlerin ruhları için, hocamız Muhammed Zâhid Bursevî'nin ruhu için,hocamız Muhammed Zâhid Bursevî'nin ruhu için, kendilerinden feyz aldığımız diğer mübarek hocalarımızın ruhları için, kendilerinden feyz aldığımız diğer mübarek hocalarımızın ruhları için, şu caminin yapılmasına emeği geçmiş, maddi manevi yardımda bulunmuşşu caminin yapılmasına emeği geçmiş, maddi manevi yardımda bulunmuş kimselerin geçmişlerinin ruhları için,kimselerin geçmişlerinin ruhları için, uzaktan yakından bu hadîs-i şerîfleri dinlemek üzere şuraya cemuzaktan yakından bu hadîs-i şerîfleri dinlemek üzere şuraya cem olmuş olan siz kardeşlerimizin ahirete göçmüş sevdiklerinin,olmuş olan siz kardeşlerimizin ahirete göçmüş sevdiklerinin, yakınlarının ruhları için,yakınlarının ruhları için, bu beldede metfum bulunan mümin ve müminâtın,bu beldede metfum bulunan mümin ve müminâtın, evliyaullahın ve hasseten beldemizin medar-i iftiharı Hacı Bayram Veli'nin ruhu için,evliyaullahın ve hasseten beldemizin medar-i iftiharı Hacı Bayram Veli'nin ruhu için, biz yaşayan Müslümanların da Mevlamızın rızasına uygun ömür sürüpbiz yaşayan Müslümanların da Mevlamızın rızasına uygun ömür sürüp huzuruna sevdiği, razı olduğu bir kul olarak varmamıza vesile olması içinhuzuruna sevdiği, razı olduğu bir kul olarak varmamıza vesile olması için bir Fâtiha, üç İhlâs-ı Şerîf okuyalım.bir Fâtiha, üç İhlâs-ı Şerîf okuyalım. Buyurun…

Buyurun…
Dersimizin başında metnini okumuş olduğumuz hadîs-i şerîf

Dersimizin başında metnini okumuş olduğumuz hadîs-i şerîf
Ebû Saîd el-Hudrî Hazretlerinden rivayet edilmiş. Ebû Saîd el-Hudrî Hazretlerinden rivayet edilmiş. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurmuş ki:

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurmuş ki:
“Utlübü’l-havâice ilâ zevi’r-rahmeti min ümmetî türzaku ve tencehû “

“Utlübü’l-havâice ilâ zevi’r-rahmeti min ümmetî türzaku ve tencehû “
İhtiyaçlarınızı, dileklerinizi, isteklerinizi, size lazım olan şeyleri

İhtiyaçlarınızı, dileklerinizi, isteklerinizi, size lazım olan şeyleri
rahmet, şefkat, merhamet sahibi kimselere arz edin.rahmet, şefkat, merhamet sahibi kimselere arz edin. Onlara götürüp onlardan talep edin. Onlardan isteyin.Onlara götürüp onlardan talep edin. Onlardan isteyin. Böylece bunlar size ikram olunur, verilir, ihsan olunurBöylece bunlar size ikram olunur, verilir, ihsan olunur ve muradınıza erersiniz. Çünkü;ve muradınıza erersiniz. Çünkü; “Fe-inna’llâhe Teâlâ yekûlu: Rahmetî fî zevi’r-rahmeti min ‘ibâdi.”

“Fe-inna’llâhe Teâlâ yekûlu: Rahmetî fî zevi’r-rahmeti min ‘ibâdi.”
Benim rahmetim kullarımın içinde rahmet sahibi olan kimselerin yanındadır.

Benim rahmetim kullarımın içinde rahmet sahibi olan kimselerin yanındadır.
Bu isteklerinizi kalpleri kararmış kimselerin yanında söylemeyin,Bu isteklerinizi kalpleri kararmış kimselerin yanında söylemeyin, onlardan istemeyin.onlardan istemeyin. Velâ tatlübü’l-havâice inde’l-kâsiyeti kulûbühüm.

Velâ tatlübü’l-havâice inde’l-kâsiyeti kulûbühüm.
Kalpleri taşlaşmış, duygusuzlaşmış kimselerden istemeyin.

Kalpleri taşlaşmış, duygusuzlaşmış kimselerden istemeyin.
Felâ türzekû velâ tüncehû.

Felâ türzekû velâ tüncehû.
Muradınıza eremezseniz ona nail olamazsınız.

Muradınıza eremezseniz ona nail olamazsınız.
Size ikram olunmaz o.Size ikram olunmaz o. Fe-inna’llâhe Teâlâ yekûlu:

Fe-inna’llâhe Teâlâ yekûlu:
Çünkü Allah-u Teâlâ Hazretleri buyurur ki:

Çünkü Allah-u Teâlâ Hazretleri buyurur ki:
İnne sahatî fîhim.

İnne sahatî fîhim.
Çünkü benim gazabım, kızgınlığım o katı kalplilerin üzerindedir.

Çünkü benim gazabım, kızgınlığım o katı kalplilerin üzerindedir.
Demek ki insanın ihtiyaçları olur.Demek ki insanın ihtiyaçları olur. Arkadaşlarından, tanıdıklarından çeşitli şekillerde bazı şeyleri talep eder, sıkışır.Arkadaşlarından, tanıdıklarından çeşitli şekillerde bazı şeyleri talep eder, sıkışır. “Kardeşim, bana borç verebilir misin?”

“Kardeşim, bana borç verebilir misin?”
Veyahut “Şu yardımı yapar mısın?”

Veyahut “Şu yardımı yapar mısın?”
Veyahut “Sendeki şu aleti, edevatı bana verir misin?”

Veyahut “Sendeki şu aleti, edevatı bana verir misin?”
“Şu sıkıntım var” gibi isteyebilir.

“Şu sıkıntım var” gibi isteyebilir.
Veyahut tamamen muhtaç olur.Veyahut tamamen muhtaç olur. “Aç, açık kaldım.

“Aç, açık kaldım.
Artık sen ne lütfedersen, ihtiyacım var” filan der. Diyebilir böyle.Artık sen ne lütfedersen, ihtiyacım var” filan der. Diyebilir böyle. Kimin yanında diyecek?

Kimin yanında diyecek?
Merhametli, şefkatli insanlara söyleyeceksin.

Merhametli, şefkatli insanlara söyleyeceksin.
Kalbi katılaşmış kimselere söylemeyecek.Kalbi katılaşmış kimselere söylemeyecek. Çünkü Allah'ın rahmeti o merhametlilerin yanında.Çünkü Allah'ın rahmeti o merhametlilerin yanında. Allah'ın kızgınlığı da o katı kalplilerin yanında.Allah'ın kızgınlığı da o katı kalplilerin yanında. O katı kalplilere söylemeye lüzum yok.O katı kalplilere söylemeye lüzum yok. Bunun gibi birkaç hadîs-i şerîf peş peşe gelmiş,Bunun gibi birkaç hadîs-i şerîf peş peşe gelmiş, onları da okuyuverelim,onları da okuyuverelim, manası aynı kapıya çıkıyor gibi. Metninin bereketinden istifade edelim.manası aynı kapıya çıkıyor gibi. Metninin bereketinden istifade edelim. Diğer hadîs-i şerîf:

Diğer hadîs-i şerîf:
"Utlubu'l-fadle inde’r-ruhamâi min ümmetî te’îşû fî eknâfihim,

"Utlubu'l-fadle inde’r-ruhamâi min ümmetî te’îşû fî eknâfihim,
fe-inne fîhim rahmetî velâ tatlübûfe-inne fîhim rahmetî velâ tatlübû mine’l-hâşiyeti kulûbühüm, fe-innehümmine’l-hâşiyeti kulûbühüm, fe-innehüm yentazirûne sahatî."yentazirûne sahatî." Bunda da şu ibare ile anlatmış Efendimiz.

Bunda da şu ibare ile anlatmış Efendimiz.
Fazl-ı ikramı merhametlilerin yanında isteyiniz.Fazl-ı ikramı merhametlilerin yanında isteyiniz. Ümmetimin merhametlilerinin yanında umunuz, isteyiniz.Ümmetimin merhametlilerinin yanında umunuz, isteyiniz. Onların çevrelerinde yaşarsınız, hoş hal ile yaşarsınız. Onların çevrelerinde yaşarsınız, hoş hal ile yaşarsınız. Çünkü benim onların üzerinde rahmetim vardır.Çünkü benim onların üzerinde rahmetim vardır. Rahmetimi onlara ikram etmişimdir.Rahmetimi onlara ikram etmişimdir. Kalpleri katı olanların yanından istemeyin. Kalpleri katı olanların yanından istemeyin. Çünkü onlar benim sehatıma, kızgınlığıma, gazabıma muntazırdır.Çünkü onlar benim sehatıma, kızgınlığıma, gazabıma muntazırdır. Yani onlara gazap etmem durumu vardır, onlardan istemeyin.Yani onlara gazap etmem durumu vardır, onlardan istemeyin. Diğer hadîs-i şerîf:

Diğer hadîs-i şerîf:
"Utlubu'l-ma'rûfe min ruhamâi ümmetî ta'işû fî eknâfihim

"Utlubu'l-ma'rûfe min ruhamâi ümmetî ta'işû fî eknâfihim
ve lâ tatlubûhu mine’l-kâsiyeti kulûbühümve lâ tatlubûhu mine’l-kâsiyeti kulûbühüm fe-inne’l-la'nete tenzilü aleyhim. fe-inne’l-la'nete tenzilü aleyhim. Ya Ali, inna’llâhe haleka’l ma'rufe ve haleka lehû ehlenYa Ali, inna’llâhe haleka’l ma'rufe ve haleka lehû ehlen fe-habbebehû ileyhimfe-habbebehû ileyhim ve habbebe ileyhim fi’âlehûve habbebe ileyhim fi’âlehû ve veccehe ilehim tullâbehûve veccehe ilehim tullâbehû kemâ veccehe’l-mâe fi’l-ardi’l-cedbeti li-tahyâ bihîkemâ veccehe’l-mâe fi’l-ardi’l-cedbeti li-tahyâ bihî ve yahyâ bihî ehluhâ,ve yahyâ bihî ehluhâ, inne ehle’l-ma'rûfî fi’d- dünyâ hüm ehlü’l-ma'rûfî fi’l âhirati." inne ehle’l-ma'rûfî fi’d- dünyâ hüm ehlü’l-ma'rûfî fi’l âhirati." Hazreti Ali Efendimiz'den bu üçüncü rivayet.

Hazreti Ali Efendimiz'den bu üçüncü rivayet.
Buyurmuş ki Peygamber Efendimiz:Buyurmuş ki Peygamber Efendimiz: Ma'rufu, yani aklın hoş gördüğü iyi, güzel işleri

Ma'rufu, yani aklın hoş gördüğü iyi, güzel işleri
ümmetimin merhametlilerinden talep ediniz.ümmetimin merhametlilerinden talep ediniz. İyilik yapmasını onlardan isteyiniz.İyilik yapmasını onlardan isteyiniz. Onların çevrelerinde hoş haliyle yaşarsınız.Onların çevrelerinde hoş haliyle yaşarsınız. O iyilikleri kalpleri kararmış, katılaşmış kimselerden istemeyiniz.O iyilikleri kalpleri kararmış, katılaşmış kimselerden istemeyiniz. Çünkü lanet onların üzerine iner.Çünkü lanet onların üzerine iner. Fe-inne’l-la'nete tenzilü aleyhim.

Fe-inne’l-la'nete tenzilü aleyhim.
Onların üzerine lanet iner, Allah'ın laneti demiş.

Onların üzerine lanet iner, Allah'ın laneti demiş.
Ve râvi olan Hazreti Ali Efendimiz devam ederek buyurmuş ki: Ve râvi olan Hazreti Ali Efendimiz devam ederek buyurmuş ki: Ya Ali, inna’llâhe haleka’l ma'rufe ve haleka lehû ehlen

Ya Ali, inna’llâhe haleka’l ma'rufe ve haleka lehû ehlen
Ya Ali! Allah iyiliği yaratmıştır ve iyiliğin sahiplerini de yaratmıştır.

Ya Ali! Allah iyiliği yaratmıştır ve iyiliğin sahiplerini de yaratmıştır.
İyiliğe ehil olan kimseleri de yaratmıştır.İyiliğe ehil olan kimseleri de yaratmıştır. İyiliği yapacak kimseleri de yaratmıştır.İyiliği yapacak kimseleri de yaratmıştır. Fe-habbebehû ileyhim.

Fe-habbebehû ileyhim.
Ve o yarattığı kimselere bu iyiliği sevdirmiştir.

Ve o yarattığı kimselere bu iyiliği sevdirmiştir.
Ve habbebe ileyhim fi’âlehû.

Ve habbebe ileyhim fi’âlehû.
Ve o kimselere bu iyilikleri yapma aşkını, şevkini vermiştir.

Ve o kimselere bu iyilikleri yapma aşkını, şevkini vermiştir.
İyilik yapmaktan zevk duyarlar.İyilik yapmaktan zevk duyarlar. İyiliğin iyi olduğunu anlamış, sevmişlerdir.İyiliğin iyi olduğunu anlamış, sevmişlerdir. Yapmaktan zevk duyarlar o insanlar.Yapmaktan zevk duyarlar o insanlar. Ve veccehe ilehim tullâbehû.

Ve veccehe ilehim tullâbehû.
O iyiliğe muhtaç olan, talep eden kimseleri de o kimselere yöneltir Allah.

O iyiliğe muhtaç olan, talep eden kimseleri de o kimselere yöneltir Allah.
Yöneltmiştir.Yöneltmiştir. Niye?

Niye?
Onların gönüllerine ilham verir, onlardan istettirir.

Onların gönüllerine ilham verir, onlardan istettirir.
Kemâ veccehe’l-mâe fi’l-ardi’l-cedbeti.

Kemâ veccehe’l-mâe fi’l-ardi’l-cedbeti.
Kuru toprağa suyu sevk ettiği gibi.

Kuru toprağa suyu sevk ettiği gibi.
Ya bulut olarak sevk eder, ya yerden akarsı olarak sevk eder de orayı canlandırmak için.Ya bulut olarak sevk eder, ya yerden akarsı olarak sevk eder de orayı canlandırmak için. Li-tahyâ bihî.

Li-tahyâ bihî.
O yer canlansın, yeşersin, güzelleşsin.O yer canlansın, yeşersin, güzelleşsin. Ve yahyâ bihî ehluhâ.

Ve yahyâ bihî ehluhâ.
Böylece o güzel arazide biten nebatlar,

Böylece o güzel arazide biten nebatlar,
bağlar, bostanlar (yetişsin), ağaçlarda insanlar rahatça yaşasınlar diye nasıl bağlar, bostanlar (yetişsin), ağaçlarda insanlar rahatça yaşasınlar diye nasıl suyu oraya sevk ediyorsa, onun gibi desuyu oraya sevk ediyorsa, onun gibi de insanları ihtiyaç sahiplerini o iyilik yapacak kimselere yönetmiştir.insanları ihtiyaç sahiplerini o iyilik yapacak kimselere yönetmiştir. İnne ehle’l-ma'rûfî fi’d- dünyâ hüm ehlü’l-ma'rûfî fi’l âhirati.

İnne ehle’l-ma'rûfî fi’d- dünyâ hüm ehlü’l-ma'rûfî fi’l âhirati.
Muhakkak ki dünyada iyilik sahibi olan kimseler,

Muhakkak ki dünyada iyilik sahibi olan kimseler,
ahirette de iyilik sahibi kimselerdir.ahirette de iyilik sahibi kimselerdir. Dünyadaki halleri neyse ahirette de öyle, onun karşılığını görecekler.Dünyadaki halleri neyse ahirette de öyle, onun karşılığını görecekler. Orada da iyilik ehli olacaklar. Böyle üç rivayet.Orada da iyilik ehli olacaklar. Böyle üç rivayet. Şimdi bir başka hadîs-i şerîfe geçtik.

Şimdi bir başka hadîs-i şerîfe geçtik.
Cabir radiyallahu anh'ten rivayet edilmiş dördüncü hadîs-i şerîf.Cabir radiyallahu anh'ten rivayet edilmiş dördüncü hadîs-i şerîf. “Utlübü’l-‘ilme külle’s-neyni ve hamîsin fe-innehû müyesserün

“Utlübü’l-‘ilme külle’s-neyni ve hamîsin fe-innehû müyesserün
li-men talebe.li-men talebe. Ve izâ erâde ehadüküm hâceten fe’l-yübekkir ileyhâ fe-innîVe izâ erâde ehadüküm hâceten fe’l-yübekkir ileyhâ fe-innî seeltü rabbî en yübârike li-ümmetî fî bükûrihâ." seeltü rabbî en yübârike li-ümmetî fî bükûrihâ." Peygamber Efendimiz buyurmuş ki:

Peygamber Efendimiz buyurmuş ki:
İlmi pazartesi, perşembe günleri isteyiniz,

İlmi pazartesi, perşembe günleri isteyiniz,
talep ediniz; ilim öğreniniz pazartesi, perşembe günleri.talep ediniz; ilim öğreniniz pazartesi, perşembe günleri. Çünkü o günlerde onlara daha kolaylaştırılır ilim öğrenmek.Çünkü o günlerde onlara daha kolaylaştırılır ilim öğrenmek. Pazartesi, perşembe günleri…Pazartesi, perşembe günleri… Bu ilme bir zaman ayırmalıyız hepimiz.

Bu ilme bir zaman ayırmalıyız hepimiz.
Çünkü namazlarımızı bile doğru kılamıyoruz. Çünkü namazlarımızı bile doğru kılamıyoruz. Fâtihalarımızda bile kusurlar vardır.Fâtihalarımızda bile kusurlar vardır. Şöyle bir tecvid ehli bir insan oturtsa bizi oku bakalım.Şöyle bir tecvid ehli bir insan oturtsa bizi oku bakalım. Bir euzu besmeleyi yirmi gün öğretirler, on beş gün öğretirler. Bir euzu besmeleyi yirmi gün öğretirler, on beş gün öğretirler. Yok orası öyle değil. P gibi oldu.Yok orası öyle değil. P gibi oldu. Şurasını uzatma, şurasını şöyle yap, burasını böyle yap diye. Şurasını uzatma, şurasını şöyle yap, burasını böyle yap diye. Bu iş incedir yani.Bu iş incedir yani. Daha yani okuduğumuz Fâtihalarda bile kusur vardır. Öğreneceğiz.Daha yani okuduğumuz Fâtihalarda bile kusur vardır. Öğreneceğiz. Çok çalışmamız lazım.Çok çalışmamız lazım. Çocuklarımıza da öğretmemiz lazım.

Çocuklarımıza da öğretmemiz lazım.
“Oturun çocuklar, gelin bakalım ailece nasıl sofranın başına oturup da yemek yiyoruz,“Oturun çocuklar, gelin bakalım ailece nasıl sofranın başına oturup da yemek yiyoruz, tatlı tatlı, meyve yiyoruz, keyif yapıyoruz, çay yemekten sonratatlı tatlı, meyve yiyoruz, keyif yapıyoruz, çay yemekten sonra muhabbetli muhabbetli. muhabbetli muhabbetli. Hadi bakalım, şimdi de ilim sofrasının etrafına oturalım.Hadi bakalım, şimdi de ilim sofrasının etrafına oturalım. Bak dikkatle dinleyin çocuklar, çok sıkmayacağım sizi, yarım saat,Bak dikkatle dinleyin çocuklar, çok sıkmayacağım sizi, yarım saat, kırk beş dakika, hadi biraz bir şey öğrenelim” diyekırk beş dakika, hadi biraz bir şey öğrenelim” diye şöyle bir vakit ayırıp, ilme, kitaplarımızı okumalıyız.şöyle bir vakit ayırıp, ilme, kitaplarımızı okumalıyız. Hocalarımıza soralım, hangi kitabı önce okuyalım diye.

Hocalarımıza soralım, hangi kitabı önce okuyalım diye.
O kitaba başlayalım, ailece bitirelim.O kitaba başlayalım, ailece bitirelim. Madem böyle bir hadîs-i şerîf ile karşılaştık bugün; Madem böyle bir hadîs-i şerîf ile karşılaştık bugün; pazartesi, perşembe günlerini ilim öğrenme günü yapalım.pazartesi, perşembe günlerini ilim öğrenme günü yapalım. O günlerde bir bereket olacak da daha güzel öğrenmesi, O günlerde bir bereket olacak da daha güzel öğrenmesi, zihinde kalması mümkün olacak demek ki.zihinde kalması mümkün olacak demek ki. Onun için pazartesi, perşembe günleri haftanın iki günü ilme tahsis edin evinizde.

Onun için pazartesi, perşembe günleri haftanın iki günü ilme tahsis edin evinizde.
Sabahleyin, akşamleyin, öğleyin, ne zamansa uygun düşen vaktiniz.Sabahleyin, akşamleyin, öğleyin, ne zamansa uygun düşen vaktiniz. O vakitte ilimden bir bab, iki bab bir şeyler öğrenin, bir iki ayet öğrenin,O vakitte ilimden bir bab, iki bab bir şeyler öğrenin, bir iki ayet öğrenin, bir iki hadîs-i şerîf öğrenin. Böyle buyurmuş Peygamber Efendimiz.bir iki hadîs-i şerîf öğrenin. Böyle buyurmuş Peygamber Efendimiz. Devam edelim şimdi hadisin öbür tarafına. Bitmedi hadîs-i şerîf.

Devam edelim şimdi hadisin öbür tarafına. Bitmedi hadîs-i şerîf.
İlmi, pazartesi, perçembe günleri öğrenin;İlmi, pazartesi, perçembe günleri öğrenin; çünkü isteyene o günlerde kolaylaştırılır ilim.çünkü isteyene o günlerde kolaylaştırılır ilim. Buyurmuş Peygamber Efendimiz ve devam etmiş.Buyurmuş Peygamber Efendimiz ve devam etmiş. “Ve izâ erâde ehadüküm hâceten"

“Ve izâ erâde ehadüküm hâceten"
Sizden biriniz bir ihtiyaç peşine düştü mü, onu elde etmek istedi mi,

Sizden biriniz bir ihtiyaç peşine düştü mü, onu elde etmek istedi mi,
“Fe’l-yübekkir ileyhâ.”

“Fe’l-yübekkir ileyhâ.”
Erkenden ona koşsun. Sabahın erken vaktinde demek yani.

Erkenden ona koşsun. Sabahın erken vaktinde demek yani.
"Yübekker” Sabahın erken vakiti demek.

"Yübekker” Sabahın erken vakiti demek.
Güneş doğduktan sonra hemen günün evvel vaktinde onun peşine koşsun.Güneş doğduktan sonra hemen günün evvel vaktinde onun peşine koşsun. Bir ihtiyacı var, çarşıdan pazardan bir şey alacak.Bir ihtiyacı var, çarşıdan pazardan bir şey alacak. Veyahut efendim bir işini görecek, erkenden koşsun peşine. Veyahut efendim bir işini görecek, erkenden koşsun peşine. Peygamber Efendimiz'in tavsiyesi öyle.Peygamber Efendimiz'in tavsiyesi öyle. Sabah namazından sonra uyumayı tavsiye etmemiş. Sabah namazından sonra uyumayı tavsiye etmemiş. Sabah namazından sonra rızıklarınızı talebi bırakıp da uyumayın buyurmuş. Sabah namazından sonra rızıklarınızı talebi bırakıp da uyumayın buyurmuş. Öyle yapmaya gayret edelim. Erkenden gidelim.Öyle yapmaya gayret edelim. Erkenden gidelim. Eskiden bizim çarşılarımıza, pazarımıza Müslüman esnafımızın,

Eskiden bizim çarşılarımıza, pazarımıza Müslüman esnafımızın,
eski töremizin, yani bozulmamış şu batının âdeti gelmeden öncekieski töremizin, yani bozulmamış şu batının âdeti gelmeden önceki töremizin işleyişi böyleydi.töremizin işleyişi böyleydi. Sabah namazından sonra besmeleyle dükkanlarını gider açarlardı.Sabah namazından sonra besmeleyle dükkanlarını gider açarlardı. Hele Avrupa'da bir müzeden bir resim getirdi, gördüm. Hele Avrupa'da bir müzeden bir resim getirdi, gördüm. Sabahleyin efradın hepsini toplarmış, o çarşının şerîfi, ahîsi.

Sabahleyin efradın hepsini toplarmış, o çarşının şerîfi, ahîsi.
Yani reisi, yiğit başı, el açarmış, Yâ Rabbi! Sen bize işte artıkYani reisi, yiğit başı, el açarmış, Yâ Rabbi! Sen bize işte artık helal, hayırlı, rızık nasip eyle, falan diye.helal, hayırlı, rızık nasip eyle, falan diye. O gün bir güzel dua ile çarşıyı öyle açarlarmış. Resmi var. O gün bir güzel dua ile çarşıyı öyle açarlarmış. Resmi var. Yani Avrupalı gelmiş de onu görmüş, bu Ankara'da falan öyle gösteriyor.Yani Avrupalı gelmiş de onu görmüş, bu Ankara'da falan öyle gösteriyor. Koyunları kırkarlar, öbür tarafta başka bir şey yaparlar;Koyunları kırkarlar, öbür tarafta başka bir şey yaparlar; eğirirler, öbür tarafta dokurlar, öbür tarafta şu işi yaparlar. eğirirler, öbür tarafta dokurlar, öbür tarafta şu işi yaparlar. Esnafın resimlerini yapmış böyle yağlı boyayla. Esnafın resimlerini yapmış böyle yağlı boyayla. Onu müzede bulmuş, getirmiş bir profesör. Böyle dua ediyor.Onu müzede bulmuş, getirmiş bir profesör. Böyle dua ediyor. Şeyh efendi, yani esnafın başındaki şahıs dua ediyor. Bizim işimiz öyleydi.Şeyh efendi, yani esnafın başındaki şahıs dua ediyor. Bizim işimiz öyleydi. Biliyorsunuz, hadîs-i şerîflerde geçiyoruz.

Biliyorsunuz, hadîs-i şerîflerde geçiyoruz.
Bir insan bir haram lokma yese, o haram lokma ancak

Bir insan bir haram lokma yese, o haram lokma ancak
cehennem ateşinde temizlenir.cehennem ateşinde temizlenir. Yanacak vücudu, yani haram yediği zaman Yanacak vücudu, yani haram yediği zaman muhakkak yanacak.muhakkak yanacak. Sahih hadîslerde bu böyle.Sahih hadîslerde bu böyle. Bir lokmacık da olsa gene haram et bitirirmiş insanda.Bir lokmacık da olsa gene haram et bitirirmiş insanda. Öyle buyuruyor Peygamber Efendimiz.Öyle buyuruyor Peygamber Efendimiz. Tek bir lokma bile yese kendisinde bir haram hasıl olur diyor. Tek bir lokma bile yese kendisinde bir haram hasıl olur diyor. Ve haram lokmayı yiyen bir insanın kırk gece namazı kabul olmaz.Ve haram lokmayı yiyen bir insanın kırk gece namazı kabul olmaz. Kırk sabah duası kabul olmaz diye hadîs-i şerîfte geçti,Kırk sabah duası kabul olmaz diye hadîs-i şerîfte geçti, evvelki haftalarda okuduk. evvelki haftalarda okuduk. Demek ki:

Demek ki:
Üd’ûnî estecib leküm.

Üd’ûnî estecib leküm.
Âyeti var amma bana dua edin, ben duanızı kabul ederim

Âyeti var amma bana dua edin, ben duanızı kabul ederim
buyurmuş ama Allah-u Teâlâ Hazretleri Kur'an-ı Kerîm'de, şartları var.buyurmuş ama Allah-u Teâlâ Hazretleri Kur'an-ı Kerîm'de, şartları var. Şartlarına riayet ederse olacak.Şartlarına riayet ederse olacak. Helal lokma yiyecekmiş.Helal lokma yiyecekmiş. Allah yolunca yürüyecek, o zaman duasın makbul olur. Allah yolunca yürüyecek, o zaman duasın makbul olur. İşte eskiden çok dikkat ederlermiş helal lokmaya.

İşte eskiden çok dikkat ederlermiş helal lokmaya.
Yaptığı işi güzel yaparlarmış.Yaptığı işi güzel yaparlarmış. Peygamber Efendimiz bizi buna teşvik ediyor.Peygamber Efendimiz bizi buna teşvik ediyor. Allah her şeyi güzel yapmayı yazmıştır.Allah her şeyi güzel yapmayı yazmıştır. Boynunuza borç, boynunuza borç kılmıştır diye hadiste geçiyor.Boynunuza borç, boynunuza borç kılmıştır diye hadiste geçiyor. Hatta kurbanı keserken bıçağı güzel bileyiniz diyor.Hatta kurbanı keserken bıçağı güzel bileyiniz diyor. Keserken güzel kesiniz diyor.Keserken güzel kesiniz diyor. Yani her işimizi güzel yapacağız.Yani her işimizi güzel yapacağız. Her işimizi en yüksek, en kaliteli şekilde yapacağız. Her işimizi en yüksek, en kaliteli şekilde yapacağız. Güzellik bizim prensibimiz olacak.Güzellik bizim prensibimiz olacak. Temel prensibimiz güzellik olacak. Ayakkabı yaptık mı birinci olmalı.Temel prensibimiz güzellik olacak. Ayakkabı yaptık mı birinci olmalı. Elbise diktik mi birinci olmalı. Tıraş ettik mi, berbersek birinci olmalı.Elbise diktik mi birinci olmalı. Tıraş ettik mi, berbersek birinci olmalı. Talebelik yaptık mı, şahane talebelik yapmalıyız. Çok iyi öğrenmeliyiz.Talebelik yaptık mı, şahane talebelik yapmalıyız. Çok iyi öğrenmeliyiz. Hocalık yaptık mı, şahane hocalık yapmalıyız. Çok güzel öğretmeliyiz.Hocalık yaptık mı, şahane hocalık yapmalıyız. Çok güzel öğretmeliyiz. Her şeyimizi, evimiz, barkımız, işimiz, gücümüz, her şeyimiz güzel olacak.Her şeyimizi, evimiz, barkımız, işimiz, gücümüz, her şeyimiz güzel olacak. Allah güzeldir, güzelliği sever.Allah güzeldir, güzelliği sever. Güzelliği, bize yazmış boynumuza Allah-u Teâlâ Hazretleri öyle yapalım diye.Güzelliği, bize yazmış boynumuza Allah-u Teâlâ Hazretleri öyle yapalım diye. İşte onun için her şeye öyle dikkat edeceğiz.

İşte onun için her şeye öyle dikkat edeceğiz.
İlme de dikkat edeceğiz. Çoluğumuzu, çocuğumuzu yetiştirmeye de dikkat edeceğiz.İlme de dikkat edeceğiz. Çoluğumuzu, çocuğumuzu yetiştirmeye de dikkat edeceğiz. İşimizi görmek gerektiği zaman da sabahın erken vaktinde gideceğiz.İşimizi görmek gerektiği zaman da sabahın erken vaktinde gideceğiz. Eskilerin dualarla işlere başladıkları gibi;Eskilerin dualarla işlere başladıkları gibi; duayla, besmeleyle başlayacağız.duayla, besmeleyle başlayacağız. Bir insan bir işe besmeleyle başlarsa Allah onu mağfiret eder.Bir insan bir işe besmeleyle başlarsa Allah onu mağfiret eder. Helal lokma yerse her işi hoş olur. İşlerimizi bu hale getirelim.Helal lokma yerse her işi hoş olur. İşlerimizi bu hale getirelim. Bu hadisleri neden okuyoruz?

Bu hadisleri neden okuyoruz?
Hayatımızı ona göre tanzim edelim diye okuyoruz.

Hayatımızı ona göre tanzim edelim diye okuyoruz.
Neden erken gitmeyi tavsiye ettiğini izah ediyor Efendimiz?

Neden erken gitmeyi tavsiye ettiğini izah ediyor Efendimiz?
Fe innî seeltü rabbî en yübârike li-ümmetî fî zükûrihâ.

Fe innî seeltü rabbî en yübârike li-ümmetî fî zükûrihâ.
Çünkü ben Rabbimden diledim, istedim.

Çünkü ben Rabbimden diledim, istedim.
“Sabahın erken vakitlerini ümmetime mübarek et Yâ Rabbi!” diye “Sabahın erken vakitlerini ümmetime mübarek et Yâ Rabbi!” diye talep ettim. O da ihsan etti. Onun için “ihsan etti” cümlesi yok ama talep ettim. O da ihsan etti. Onun için “ihsan etti” cümlesi yok ama öyle anlaşılıyor. Onun için sabahleyin erkenden koşun.öyle anlaşılıyor. Onun için sabahleyin erkenden koşun. Peki hocam sahurda kalktık, teheccüd namazını kıldık,

Peki hocam sahurda kalktık, teheccüd namazını kıldık,
sabah namazını kıldık, işrâk'a kadar bekledik, işe gidersek ne oluruz?sabah namazını kıldık, işrâk'a kadar bekledik, işe gidersek ne oluruz? Yorgun düşeriz, uyku bastırır falan.Yorgun düşeriz, uyku bastırır falan. Eh, öğleye yakın bir ara uyuyun dedim ya,Eh, öğleye yakın bir ara uyuyun dedim ya, yani iş yerinde de olsa çabuk namazınızı kılın, çabucak yemeğinizi atıştırın,yani iş yerinde de olsa çabuk namazınızı kılın, çabucak yemeğinizi atıştırın, şöyle bir uzanın, ayaklarınızı.şöyle bir uzanın, ayaklarınızı. Uyumasanız bile yarım saat, kırk beş dakika, on beş dakika, yirmi dakika neyse,Uyumasanız bile yarım saat, kırk beş dakika, on beş dakika, yirmi dakika neyse, çok faydalanır vücudunuza.çok faydalanır vücudunuza. Yani günün ortasında yeniden takviye olur insan kuvvetlenir.Yani günün ortasında yeniden takviye olur insan kuvvetlenir. Her şeyimizi böyle yapalım.Her şeyimizi böyle yapalım. Çok güzel şeyler yapardı dedelerimiz,

Çok güzel şeyler yapardı dedelerimiz,
o güzellikleri tekrar biz de öğrenip tatbik edelim, canlandıralım.o güzellikleri tekrar biz de öğrenip tatbik edelim, canlandıralım. Ümmetin bozulduğu zamandaÜmmetin bozulduğu zamanda Peygamber Efendimiz'in sünnetini ihya edene,Peygamber Efendimiz'in sünnetini ihya edene, güzel şeyleri yapana şehit sevapları vaad edilmiş.güzel şeyleri yapana şehit sevapları vaad edilmiş. Gayret edelim de yani düşman karşısında çarpışıp sıkıntılara düşmedenGayret edelim de yani düşman karşısında çarpışıp sıkıntılara düşmeden şehit sevabı alalım. Bak böyle de alınıyor.şehit sevabı alalım. Bak böyle de alınıyor. Diğer hadîs-i şerîfe geçiyoruz:

Diğer hadîs-i şerîfe geçiyoruz:
“Utlübü'l-ilme va’t-lübû me'a’l-ilme’s-sekînete ve’l-hilme

“Utlübü'l-ilme va’t-lübû me'a’l-ilme’s-sekînete ve’l-hilme
ve leyyinû li-men tü’allimûnehû ve li-men te’allemtüm minhü.ve leyyinû li-men tü’allimûnehû ve li-men te’allemtüm minhü. Velâ tekûnû min cebâbireti’l-‘ulemâi fe-yağlibe cehlüküm hilmeküm."Velâ tekûnû min cebâbireti’l-‘ulemâi fe-yağlibe cehlüküm hilmeküm." Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ten

Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ten
ilimle ilgili bir hadîs-i şerîf daha geldi karşımıza.ilimle ilgili bir hadîs-i şerîf daha geldi karşımıza. Bir şey bilip öğrenmekle ilgili. Bir şey bilip öğrenmekle ilgili. Peygamber Efendimiz buyurmuş ki:Peygamber Efendimiz buyurmuş ki: Utlübü'l-ilme.

Utlübü'l-ilme.
İlmi talep edin, peşinden koşun. Hepimize söylüyor.

İlmi talep edin, peşinden koşun. Hepimize söylüyor.
Yani sadece üniversite talebeleri devam etsin, biz etmeyelim diye bir şey yok.Yani sadece üniversite talebeleri devam etsin, biz etmeyelim diye bir şey yok. Esnaf, tüccar, işçi, memur, talebe, büyük, küçük, kız, erkek, kadın, yaşlı, genç.Esnaf, tüccar, işçi, memur, talebe, büyük, küçük, kız, erkek, kadın, yaşlı, genç. Herkes ilim öğrenecek.Herkes ilim öğrenecek. Herkes ilmini artıracak. Emir umumi. İlim talep edin.Herkes ilmini artıracak. Emir umumi. İlim talep edin. İlim yolu cennetin yoludur.İlim yolu cennetin yoludur. Onu kendim söyledim başka hadîsten.Onu kendim söyledim başka hadîsten. Burada ilim talep edin diyor Peygamber Efendimiz.Burada ilim talep edin diyor Peygamber Efendimiz. Sonra

Sonra
Va’t-lübû me'a’l-ilme’s-sekînete ve’l-hilme.

Va’t-lübû me'a’l-ilme’s-sekînete ve’l-hilme.
İlimle beraber sakinliği, ve halimliği de öğrenin.

İlimle beraber sakinliği, ve halimliği de öğrenin.
Onun da peşine koşun, onu da elde etmeye çalışın.Onun da peşine koşun, onu da elde etmeye çalışın. İlim öğrendiniz, ilimle beraber bir de sekineti, vakarı,İlim öğrendiniz, ilimle beraber bir de sekineti, vakarı, halim selimliği de öğrenin.halim selimliği de öğrenin. Ve leyyinû li-men tü’allimûnehû.

Ve leyyinû li-men tü’allimûnehû.
Ders öğrettiğiniz, bilgi verdiğiniz kimselere yumuşak olunç

Ders öğrettiğiniz, bilgi verdiğiniz kimselere yumuşak olunç
Yumuşak yumuşak davranın, yumuşak konuşun.Yumuşak yumuşak davranın, yumuşak konuşun. Ve li-men te’allemtüm minhü.

Ve li-men te’allemtüm minhü.
Kendisinden ilim öğrendiğiniz kimselere de yumuşak davranın.

Kendisinden ilim öğrendiğiniz kimselere de yumuşak davranın.
Yani hem hoca talebeye yumuşak davranacak; hem talebe,Yani hem hoca talebeye yumuşak davranacak; hem talebe, öğrenen, öğretene yumuşak, halim selim davranacak.öğrenen, öğretene yumuşak, halim selim davranacak. Velâ tekûnû min cebâbireti’l-‘ulemâi.

Velâ tekûnû min cebâbireti’l-‘ulemâi.
Âlimlerin cebbarlarından, zalim kaba sabalarından olmayın.

Âlimlerin cebbarlarından, zalim kaba sabalarından olmayın.
Fe-yağlibe cehlüküm hilmeküm .

Fe-yağlibe cehlüküm hilmeküm .
Öyle olursa o zaman cahilliğiniz, ilminizi yenmiş demektir.

Öyle olursa o zaman cahilliğiniz, ilminizi yenmiş demektir.
Galip gelmiş, ilminize pes ettirmiş demektir.Galip gelmiş, ilminize pes ettirmiş demektir. Demek ki Peygamber Efendimiz bu hadîs-i şerîfte

Demek ki Peygamber Efendimiz bu hadîs-i şerîfte
bir daha hatırlayacak olursak bizi ilme teşvik etti, baş üstüne. bir daha hatırlayacak olursak bizi ilme teşvik etti, baş üstüne. “Tamam Yâ Resûlallah, bundan sonra bugünden itibaren“Tamam Yâ Resûlallah, bundan sonra bugünden itibaren muntazam bir tarzda ilim öğrenmeyi kendime şiar edineceğim.muntazam bir tarzda ilim öğrenmeyi kendime şiar edineceğim. Her gün bir bölüm öğrensem, bir mesele öğrensem bir sene sonraHer gün bir bölüm öğrensem, bir mesele öğrensem bir sene sonra epeyce bir mesele eder. Dikkatli, sağlam öğreneceğim.epeyce bir mesele eder. Dikkatli, sağlam öğreneceğim. Kaynağıyla, aslıyla, esasıyla ilimden bir bahis öğreneceğim.” Tamam.Kaynağıyla, aslıyla, esasıyla ilimden bir bahis öğreneceğim.” Tamam. Başka ne öğreneceğiz?

Başka ne öğreneceğiz?
İlimle beraber sekineti, vakarı, hilmi öğreneceğiz.

İlimle beraber sekineti, vakarı, hilmi öğreneceğiz.
Ağırbaşlı, yumuşak bir kimse olacağız.Ağırbaşlı, yumuşak bir kimse olacağız. Sinirlenmeyen, patlamayan,Sinirlenmeyen, patlamayan, kaba saba olmayan bir insan olmayı da öğreneceğiz. O da öğrenilir. kaba saba olmayan bir insan olmayı da öğreneceğiz. O da öğrenilir. El-‘ilmü bi’t-te’allümi ve’l-hilmü bi’t-tehallümi.

El-‘ilmü bi’t-te’allümi ve’l-hilmü bi’t-tehallümi.
İlim nasıl gidip öğrenmekle oluyorsa,

İlim nasıl gidip öğrenmekle oluyorsa,
hilim denilen şey; yumuşaklılık da, kızmamak da,hilim denilen şey; yumuşaklılık da, kızmamak da, o da yavaş yavaş kızmaz gibi davrana davrana,o da yavaş yavaş kızmaz gibi davrana davrana, davrana davrana kendini zorlaya zorlaya insanın içine yerleşir,davrana davrana kendini zorlaya zorlaya insanın içine yerleşir, bir hal olur.bir hal olur. Onu da öğreneceğiz. Allah halim kullarını çok sever.Onu da öğreneceğiz. Allah halim kullarını çok sever. Halim selim kullarını muvaffak da eder.Halim selim kullarını muvaffak da eder. Şiddetle, umh ile, baskıyla elde edilemeyen çok şeyler,Şiddetle, umh ile, baskıyla elde edilemeyen çok şeyler, yumuşaklıkla, tatlı dillilikle elde edilir.yumuşaklıkla, tatlı dillilikle elde edilir. Çocuğunuza karşı da öyle, hanımınıza karşı da öyle,

Çocuğunuza karşı da öyle, hanımınıza karşı da öyle,
beyinize karşı da öyle.beyinize karşı da öyle. Yani dinleyenlere göre hep söylüyorum.Yani dinleyenlere göre hep söylüyorum. Sertlikle elde edemediğiniz şeyi sen yumuşaklıkla elde edersin.Sertlikle elde edemediğiniz şeyi sen yumuşaklıkla elde edersin. Onun için halim selimliği, sükuneti öğreneceğiz.Onun için halim selimliği, sükuneti öğreneceğiz. Patlamayacağız, aşırı gitmeyeceğiz, heyecanlı olmayacağız,Patlamayacağız, aşırı gitmeyeceğiz, heyecanlı olmayacağız, aceleci olmayacağız.aceleci olmayacağız. Onu da öğreneceğiz.Onu da öğreneceğiz. Sonra, hem öğreten öğrencilerine, hem öğrenenlerSonra, hem öğreten öğrencilerine, hem öğrenenler hocalarına karşı halim selim olacaklar. hocalarına karşı halim selim olacaklar. Sinirlenmeyecekler, kızmayacaklar. Hoca talebeyi dövmeyecek.Sinirlenmeyecekler, kızmayacaklar. Hoca talebeyi dövmeyecek. Demek ki falaka falan pek hadise uygun değil, öyle anlaşılıyor.

Demek ki falaka falan pek hadise uygun değil, öyle anlaşılıyor.
Demek ki dövmek, bağırmak, çağırmak pek uygun olmuyor.

Demek ki dövmek, bağırmak, çağırmak pek uygun olmuyor.
Şairin birisini hatırladım, iki gözü âmaymış.

Şairin birisini hatırladım, iki gözü âmaymış.
Küçükken beni bir hocaya verdiler diyor. Şöyle diyor şiirinde:Küçükken beni bir hocaya verdiler diyor. Şöyle diyor şiirinde: Döverdi, ben anın demiriydim.

Döverdi, ben anın demiriydim.
Yani demircinin demiri dövdüğü gibi küt küt küt döver. Olmaz.

Yani demircinin demiri dövdüğü gibi küt küt küt döver. Olmaz.
Adana'da bir kardeşimiz var, çok sevdiğimiz, bayıldığımız bir kardeş, halim selim. Adana'da bir kardeşimiz var, çok sevdiğimiz, bayıldığımız bir kardeş, halim selim. Çocuğunu bir hocaya vermiş.Çocuğunu bir hocaya vermiş. Hoca caminin kapısını kilitlemiş, öyle dövmüş yani. Dışarı kaçamasın diye.Hoca caminin kapısını kilitlemiş, öyle dövmüş yani. Dışarı kaçamasın diye. Hocaya saygısından şikayetçi olmuyor ama böyle hocalık olmaz.Hocaya saygısından şikayetçi olmuyor ama böyle hocalık olmaz. Gelelim talebelere.

Gelelim talebelere.
Talebelerden de öyleleri var ki ceketin yanına alıyor,Talebelerden de öyleleri var ki ceketin yanına alıyor, kapıya bir tekme vurup içeri öyle giriyor. Hiç bir şey yapmadan. kapıya bir tekme vurup içeri öyle giriyor. Hiç bir şey yapmadan. Böyle kaba saba. O öyle olmayacak, bu da böyle olmayacak. Böyle kaba saba. O öyle olmayacak, bu da böyle olmayacak. Bizim Adapazarı'nda dersimiz vardı akademide.

Bizim Adapazarı'nda dersimiz vardı akademide.
Erzincan'dan, Elazığ'dan, Konya'dan, Isparta'danErzincan'dan, Elazığ'dan, Konya'dan, Isparta'dan başka hocalarla gelirdik belli günlerde oraya. Onlarla konuşuyoruz.başka hocalarla gelirdik belli günlerde oraya. Onlarla konuşuyoruz. Yahu, derlerdi. Müslüman talebeler vardı yani umumiyetle.

Yahu, derlerdi. Müslüman talebeler vardı yani umumiyetle.
Bizim talebelerimiz vardı.Bizim talebelerimiz vardı. ''Yahu buranın talebesine hayret ediyorum'' diyor. Bir profesör vardı,

''Yahu buranın talebesine hayret ediyorum'' diyor. Bir profesör vardı,
Kerim Bey öyle diyor. Kapıyı çalıyor.Kerim Bey öyle diyor. Kapıyı çalıyor. ''Hocam biraz geç kaldım, özür dilerim, müsaade eder misiniz, girebilir miyim?'' diyor.

''Hocam biraz geç kaldım, özür dilerim, müsaade eder misiniz, girebilir miyim?'' diyor.
''Şaşırıyorum'' diyor. ''Bizim öbür tarafta kapıyı cart açar'' diyor.''Şaşırıyorum'' diyor. ''Bizim öbür tarafta kapıyı cart açar'' diyor. ''Ceketini sallaya sallaya girer'' diyor. ''Küt oturur'' diyor böyle.''Ceketini sallaya sallaya girer'' diyor. ''Küt oturur'' diyor böyle. ''Hocayı saymak, şey yapmak falan yok'' diyor.''Hocayı saymak, şey yapmak falan yok'' diyor. Bak, İslam neler öğretiyor.

Bak, İslam neler öğretiyor.
Yani İslam talebeye, hocaya saygıyı öğretiyor.Yani İslam talebeye, hocaya saygıyı öğretiyor. Hocaya talebeye şefkati öğretiyor. Hocaya talebeye şefkati öğretiyor. Her iki tarafı birden tamir ediyor İslam. Bir taraf olmaz.Her iki tarafı birden tamir ediyor İslam. Bir taraf olmaz. Lehimleyeceğin zaman bir tarafı temizlesen öbür taraf kirli kalsa yine olmaz. Lehimleyeceğin zaman bir tarafı temizlesen öbür taraf kirli kalsa yine olmaz. İki tarafın birden temizlenmesi lazım ki tutsun bu iş, maya tutsun.İki tarafın birden temizlenmesi lazım ki tutsun bu iş, maya tutsun. Evet, işte ilim öğreneceğiz.

Evet, işte ilim öğreneceğiz.
İlimle beraber halim selimliği öğreneceğiz.İlimle beraber halim selimliği öğreneceğiz. Hocalar talebelere, talebeler hocalara sevgili, saygılı olacak.Hocalar talebelere, talebeler hocalara sevgili, saygılı olacak. Âlimlerin cebbarlarından olmayacağız. O zaman ilim gitmiş,Âlimlerin cebbarlarından olmayacağız. O zaman ilim gitmiş, cahillik ilmi yenmiş olur, pes ettirmiş olur. Doğru bir şey olmaz.cahillik ilmi yenmiş olur, pes ettirmiş olur. Doğru bir şey olmaz. Diğer hadîs-i şerîf:

Diğer hadîs-i şerîf:
A’ttala’tü fi’l-cenneti fe-raeytü eksera ehlihe’l-fükarae

A’ttala’tü fi’l-cenneti fe-raeytü eksera ehlihe’l-fükarae
ve’ttala’tü fi’n-nâri fe-raeytü eksera ehlihe’l-ağniyâe ve’n-nisâ.ve’ttala’tü fi’n-nâri fe-raeytü eksera ehlihe’l-ağniyâe ve’n-nisâ. Bu hadîs-i şerîf Abdullah ibn Ömer radıyallahu anh'den rivayet edilmiştir.

Bu hadîs-i şerîf Abdullah ibn Ömer radıyallahu anh'den rivayet edilmiştir.
Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: Cennete şöyle baktım.

Cennete şöyle baktım.
Nasıl baktı Peygamber Efendimiz?

Nasıl baktı Peygamber Efendimiz?
Allah-u Teâlâ Hazretleri Miraç'ta cenneti, cehennemi gösterdiği gibi,

Allah-u Teâlâ Hazretleri Miraç'ta cenneti, cehennemi gösterdiği gibi,
zaman zaman da Peygamber Efendimiz'e o halleri,zaman zaman da Peygamber Efendimiz'e o halleri, gözünden perdeyi, zaten perdeli demek doğru değil;gözünden perdeyi, zaten perdeli demek doğru değil; nasip ederdi, gösterirdi. Cennet ehline şöyle bir baktım.nasip ederdi, gösterirdi. Cennet ehline şöyle bir baktım. Fe-raeytü eksera ehlihe’l-fükarae.

Fe-raeytü eksera ehlihe’l-fükarae.
Cennet ehlinin ekseriyetinin fakirler olduğunu görürsünüz.

Cennet ehlinin ekseriyetinin fakirler olduğunu görürsünüz.
Bu dünyada fakir sıkıntı çekiyor ama Bu dünyada fakir sıkıntı çekiyor ama o sıkıntılara sabredince cenneti kazanıyor.o sıkıntılara sabredince cenneti kazanıyor. Fakir, ama namuslu fakir tabi.Fakir, ama namuslu fakir tabi. Hani fakirim diye efendim, mesela isyan etse, itiraz etse,Hani fakirim diye efendim, mesela isyan etse, itiraz etse, çalsa çırpsa olmaz.çalsa çırpsa olmaz. Yani “Yahsebümü’l-câhilü ağniyâe mine’t-te’affüf.” diye

Yani “Yahsebümü’l-câhilü ağniyâe mine’t-te’affüf.” diye
Kur'an-ı Kerîm'de tarif ediyor.Kur'an-ı Kerîm'de tarif ediyor. Cahiller, bilmeyenler uzaktan baktıkları zaman onları zengin sanır.

Cahiller, bilmeyenler uzaktan baktıkları zaman onları zengin sanır.
Onurlu, terbiyeli, edepli, ihtiyacını kimseye arz etmiyor,Onurlu, terbiyeli, edepli, ihtiyacını kimseye arz etmiyor, boynu bükük kimseler imiş. boynu bükük kimseler imiş. Medine-i Münevvere'de anlattılar,

Medine-i Münevvere'de anlattılar,
zenciler falan oluyor, yolun kenarına oturmuşlar, küçük şeyler falan satıyorlar.zenciler falan oluyor, yolun kenarına oturmuşlar, küçük şeyler falan satıyorlar. İşte adamcağız cebine paraları doldurmuş, hayır verecek.İşte adamcağız cebine paraları doldurmuş, hayır verecek. Medine'nin fakirlerine vereyim de cevabını çok olsun diye.Medine'nin fakirlerine vereyim de cevabını çok olsun diye. Bir tanesine çıkartmış, bir para vermiş.Bir tanesine çıkartmış, bir para vermiş. Biraz şöyle hatırlı bir para.Biraz şöyle hatırlı bir para. Birazını almış ötekisini geri vermiş fakir.Birazını almış ötekisini geri vermiş fakir. Demiş ki “Bana bu kadarı yeter.”

Demiş ki “Bana bu kadarı yeter.”
“Al işte.”

“Al işte.”
“Yok bana bu kadarı yeter” demiş. “Başka fakirlere ver” demiş.

“Yok bana bu kadarı yeter” demiş. “Başka fakirlere ver” demiş.
Mübarek insan. Ehli cennetin ekseri, fakirler…

Mübarek insan. Ehli cennetin ekseri, fakirler…
Ce’ttala’tü fi’n-nâri. Cehenneme de şöyle baktım.

Ce’ttala’tü fi’n-nâri. Cehenneme de şöyle baktım.
Fe-raeytü eksera ehlihe’l-ağniyâe ve’n-nisâ.

Fe-raeytü eksera ehlihe’l-ağniyâe ve’n-nisâ.
Cehennem ahalisinin ekserisini zenginler ve kadınlar gördüm.Cehennem ahalisinin ekserisini zenginler ve kadınlar gördüm. Ekseri ahalisi, yani tamamı değil tabi.Ekseri ahalisi, yani tamamı değil tabi. Demek ki cennetin içinde zengin cennetlikler de vardır. Demek ki cennetin içinde zengin cennetlikler de vardır. Cehennemin içinde fakir olduğu halde cehennemlik olanlar da olabilir.Cehennemin içinde fakir olduğu halde cehennemlik olanlar da olabilir. Ekseriyeti itibariyle cennette fakirler var.Ekseriyeti itibariyle cennette fakirler var. Ekseriyeti itibariyle cehennemde zenginler ve kadınlar var.Ekseriyeti itibariyle cehennemde zenginler ve kadınlar var. Neden?

Neden?
Zengin…

Zengin…
İnne’l-insâne le-yatğâ. En raâhü’s-tağnâ.

İnne’l-insâne le-yatğâ. En raâhü’s-tağnâ.
İnsanın biraz parası pulu olduğunda duayı, ibadeti unutur.

İnsanın biraz parası pulu olduğunda duayı, ibadeti unutur.
Keyfe, zevke başlar.Keyfe, zevke başlar. Mali vazifelerini ihmal eder; zekâtını vermez, fukarayı gözetmez,Mali vazifelerini ihmal eder; zekâtını vermez, fukarayı gözetmez, efendim kendisi keyfine bakar, Allah'ın kendisine verdiği parayı puluefendim kendisi keyfine bakar, Allah'ın kendisine verdiği parayı pulu yalan yanlış yerlerde harcar veyahutyalan yanlış yerlerde harcar veyahut o zenginlikleri kazanırken nereden kazandığına da dikkat etmemiştir.o zenginlikleri kazanırken nereden kazandığına da dikkat etmemiştir. Haramdan, helalden çalmış, çırpmış toplamıştır,Haramdan, helalden çalmış, çırpmış toplamıştır, kazancında kusur vardır, kullanışında kusur vardır, kazancında kusur vardır, kullanışında kusur vardır, harcayışında kusur vardır, cehennemi boylar.harcayışında kusur vardır, cehennemi boylar. Kadınlar… Çok dikkat etmeliyiz kadınların yetişmesine.

Kadınlar… Çok dikkat etmeliyiz kadınların yetişmesine.
Elhamdülillah işte böyle evlatlarını güzel güzel yetiştiren babalara ne mutlu.Elhamdülillah işte böyle evlatlarını güzel güzel yetiştiren babalara ne mutlu. Şimdi Kur'an'ı öğretiyorlar, Kur'an kurslarına gönderiyorlar,Şimdi Kur'an'ı öğretiyorlar, Kur'an kurslarına gönderiyorlar, dini bilgileri öğretiyorlar ama ekseri kadınlar nefisleri galiptir.dini bilgileri öğretiyorlar ama ekseri kadınlar nefisleri galiptir. Duygularını daha galebe çalar.Duygularını daha galebe çalar. Akıllarına tabi değil de, keyiflerine, nefislerine tabi olurlar.Akıllarına tabi değil de, keyiflerine, nefislerine tabi olurlar. Allah'ın emirlerini tutmazlar.Allah'ın emirlerini tutmazlar. İhmal gösterirler namaz kılmakta, ibadet etmekte.İhmal gösterirler namaz kılmakta, ibadet etmekte. Kocasına karşı vazifeleri vardır.Kocasına karşı vazifeleri vardır. Çoluk çocuğuna karşı, evine karşı vazifeleri vardır. Yapmaz. Çoluk çocuğuna karşı, evine karşı vazifeleri vardır. Yapmaz. Tesettüre riayet etmez. Donanır. Süslenir.Tesettüre riayet etmez. Donanır. Süslenir. Allah'ın sevdiği kullarından demiri ocakta kızdırırmış,

Allah'ın sevdiği kullarından demiri ocakta kızdırırmış,
kıpkırmızı demiri eliyle tutarmış, yumruğuyla dövermiş.kıpkırmızı demiri eliyle tutarmış, yumruğuyla dövermiş. Olmuş hikaye veyahut ibret alırsın diye bir kıssa, neyse.Olmuş hikaye veyahut ibret alırsın diye bir kıssa, neyse. Eliyle böyle tutarmış kırmızı demiri, maşasıyla değil, makasıyla değil,Eliyle böyle tutarmış kırmızı demiri, maşasıyla değil, makasıyla değil, eliyle tutarmış, örsün üstüne koyup yumruğuyla dövermiş.eliyle tutarmış, örsün üstüne koyup yumruğuyla dövermiş. Öyle şekil verirmiş. Keramet ehli ya.Öyle şekil verirmiş. Keramet ehli ya. Bir de çok saliha hatunu varmış evinde.Bir de çok saliha hatunu varmış evinde. Bir gün söz açılmış, Efendi demiş: “Keramet sende mi bende mi?”

Bir gün söz açılmış, Efendi demiş: “Keramet sende mi bende mi?”
Artık nasıl konuştularsa… “Bende keramet” demiş.

Artık nasıl konuştularsa… “Bende keramet” demiş.
Yani kendisinde olduğunu sanmış, peki demiş bugün gör bakalım demiş.Yani kendisinde olduğunu sanmış, peki demiş bugün gör bakalım demiş. Efendi demirci dükkanına gitmiş, o veli.Efendi demirci dükkanına gitmiş, o veli. Hanım da evde, biraz sonra sütçü gelmiş, kapıyı çalmış, süt alınacak eve. Hanım da evde, biraz sonra sütçü gelmiş, kapıyı çalmış, süt alınacak eve. Sütü çıkartırken, sütü alacağı zamanSütü çıkartırken, sütü alacağı zaman kabı böyle kapıdan çıkartırken elini şöyle uzatıvermiş. Biraz elinin… kabı böyle kapıdan çıkartırken elini şöyle uzatıvermiş. Biraz elinin… Malum bileğinden yukarısını göstermemesi lazım.Malum bileğinden yukarısını göstermemesi lazım. Şöyle biraz görünüvermiş, ondan sonra almış sütü içeri,Şöyle biraz görünüvermiş, ondan sonra almış sütü içeri, kapının arkasında duruyor yine kendisi, kapatmış.kapının arkasında duruyor yine kendisi, kapatmış. Akşam efendi eve gelmiş, eli sargılı. ''Hayrola efendi, ne oldu?''

Akşam efendi eve gelmiş, eli sargılı. ''Hayrola efendi, ne oldu?''
Demiş “Bugün hiç anlayamadım, işte öğleden evvel bir zamandaDemiş “Bugün hiç anlayamadım, işte öğleden evvel bir zamanda demiri yine almış döverken, birden elime yapışıverdi” demiş.demiri yine almış döverken, birden elime yapışıverdi” demiş. Böyle anlatırdı büyüklerimiz size.Böyle anlatırdı büyüklerimiz size. Yani demek ki hanımlar beylerin veliliğine bile tesir ediyor yani.Yani demek ki hanımlar beylerin veliliğine bile tesir ediyor yani. Eline demiri yapıştırtıyor yani.Eline demiri yapıştırtıyor yani. Herkes için tabi önemli de hanımlar daha da dikkat etsinler,

Herkes için tabi önemli de hanımlar daha da dikkat etsinler,
dini bilgileri daha iyi öğrensinler, nefislerine tabi olmasınlar,dini bilgileri daha iyi öğrensinler, nefislerine tabi olmasınlar, Allah'ın emirlerini tutsunlar, tesettüre riayet etsinler.Allah'ın emirlerini tutsunlar, tesettüre riayet etsinler. Bir hanım evinde süslenebilir,

Bir hanım evinde süslenebilir,
hanım ipek giyebilir, altın yüzük, bilezik, küpe takabilir, kadınlara caizdir.hanım ipek giyebilir, altın yüzük, bilezik, küpe takabilir, kadınlara caizdir. Evinde koku sürünebilir.Evinde koku sürünebilir. Dışarıya çıkmasın, namehreme görünmesin, namusunu iyi korusun.Dışarıya çıkmasın, namehreme görünmesin, namusunu iyi korusun. Balkona çıkıyorlar, çamaşır asacağım diye, kısa kollar, kısa etekler vs. olmaz.Balkona çıkıyorlar, çamaşır asacağım diye, kısa kollar, kısa etekler vs. olmaz. Her zaman, her hususta dikkat edecek.Her zaman, her hususta dikkat edecek. Çarşıya, pazara çıkıyor, alışverişi yapıyor.Çarşıya, pazara çıkıyor, alışverişi yapıyor. Mümkünse sen çıkma, o sıkıntıyı efendin çeksin;

Mümkünse sen çıkma, o sıkıntıyı efendin çeksin;
siparişi ver, sabahleyin şunları şunları al efendi de, ne getirirse getirir.siparişi ver, sabahleyin şunları şunları al efendi de, ne getirirse getirir. Dün anlattılar: Bir zatın hanımı ölmüş.

Dün anlattılar: Bir zatın hanımı ölmüş.
Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Şeyh kızıymış.Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Şeyh kızıymış. Hanımı ölmüş, adam da hoca.Hanımı ölmüş, adam da hoca. Baya âlim, yaşlı. İki de bir de ağlarmış.Baya âlim, yaşlı. İki de bir de ağlarmış. Hüngür hüngür ağlarmış. Efendi Hazretleri demişler:Hüngür hüngür ağlarmış. Efendi Hazretleri demişler: “Ne diye ağlıyorsunuz?”

“Ne diye ağlıyorsunuz?”
Çok güzel sıfatları vardı demiş bizim hatunun da.

Çok güzel sıfatları vardı demiş bizim hatunun da.
Onlar hatırıma geldikçe ağlıyor.Onlar hatırıma geldikçe ağlıyor. Demek ki ilk defa metreyle kumaş almış. Demek ki ilk defa metreyle kumaş almış. Düğünleri olduğu zaman eve getirmiş.Düğünleri olduğu zaman eve getirmiş. Hatun demiş ki:

Hatun demiş ki:
“Efendi, bu ne?”

“Efendi, bu ne?”
“İşte çarşıdan sana fistanlık, entari bir şey aldım, kumaş aldım metreyle.”

“İşte çarşıdan sana fistanlık, entari bir şey aldım, kumaş aldım metreyle.”
“Efendi…” demiş; “Ben seni zahmete çok sokmak için evlenmedim.”

“Efendi…” demiş; “Ben seni zahmete çok sokmak için evlenmedim.”
“Ben evde kendi giyeceğimi dokurum, biçerim, kendime yaparım.

“Ben evde kendi giyeceğimi dokurum, biçerim, kendime yaparım.
Sen üzme kendini, al bunu götür aldığın yere” demiş.Sen üzme kendini, al bunu götür aldığın yere” demiş. Böyle şeylerini işte böyle anlatıp, anıp anıp şey yapıyormuş.

Böyle şeylerini işte böyle anlatıp, anıp anıp şey yapıyormuş.
Eski hatunlar bilirim, Öyle hatunlar bilirim ki namaz elbiseleri ayrıdır,Eski hatunlar bilirim, Öyle hatunlar bilirim ki namaz elbiseleri ayrıdır, giyerler namaz şalvarlarını, namaz elbiselerini güzelce şey yaparlar.giyerler namaz şalvarlarını, namaz elbiselerini güzelce şey yaparlar. Öyle hatunlar bilirim, hocalara taş çıkartacak kadar fıkıh bilir.

Öyle hatunlar bilirim, hocalara taş çıkartacak kadar fıkıh bilir.
Bilgisi vardır.Bilgisi vardır. Hoca ninedir yani böyle. Bütün köye şey yapar.Hoca ninedir yani böyle. Bütün köye şey yapar. Cuma günlerini toplantılara giderdik, bilirim. Müftü gibi böyle.

Cuma günlerini toplantılara giderdik, bilirim. Müftü gibi böyle.
Tesbih çekerler, zikrederler, salavât- şerîfe getirirler,Tesbih çekerler, zikrederler, salavât- şerîfe getirirler, dini bahisleri okurlar, öğrenirler, öğretirler.dini bahisleri okurlar, öğrenirler, öğretirler. Genç, taze gelinleri yetiştirirlerdi onlar.Genç, taze gelinleri yetiştirirlerdi onlar. Böyle olursa cenneti kazanırlar, çok yüksek dereceler elde ederler. Böyle olursa cenneti kazanırlar, çok yüksek dereceler elde ederler. “Bir kadın beş vakit namazını kılarsa, Ramazan orucunu tutarsa,“Bir kadın beş vakit namazını kılarsa, Ramazan orucunu tutarsa, beyine itaat ederse; izzetini, şerefini, namusunu, ırzını,beyine itaat ederse; izzetini, şerefini, namusunu, ırzını, haysiyetini korursahaysiyetini korursa bunları yaptığı zaman Rabbinin cennetine girer” buyuruyor Peygamber Efendimiz. bunları yaptığı zaman Rabbinin cennetine girer” buyuruyor Peygamber Efendimiz. Kolaydır, kadının cennete girmesi.Kolaydır, kadının cennete girmesi. Ama ekseriyetle, “Ben senin yanında ne gördüm ki diye itiraz ederler,Ama ekseriyetle, “Ben senin yanında ne gördüm ki diye itiraz ederler, nimetleri inkar ediverirler, oradan günaha girerler” diyor Peygamber Efendimiz.nimetleri inkar ediverirler, oradan günaha girerler” diyor Peygamber Efendimiz. Zaten babamın evinden senin evine geldiğimden beri yüzüm mü güldü,

Zaten babamın evinden senin evine geldiğimden beri yüzüm mü güldü,
ben senin evinde ne gördüm ki deyiverirler, sinirlendiği zaman,ben senin evinde ne gördüm ki deyiverirler, sinirlendiği zaman, bir münasebet çıktığı zaman.bir münasebet çıktığı zaman. Öyle küfran-ı nimet olur diye bildiriyor.Öyle küfran-ı nimet olur diye bildiriyor. Dikkat edelim, Allah bizi onlardan eylemesin.Dikkat edelim, Allah bizi onlardan eylemesin. Biz cennet ehlinin ekseriyeti olacağız inşaallah ümmet-i Muhammed olarak.Biz cennet ehlinin ekseriyeti olacağız inşaallah ümmet-i Muhammed olarak. Bizim hatunlarımız da cennet ehlinin şeyleri olur inşaallah.Bizim hatunlarımız da cennet ehlinin şeyleri olur inşaallah. Cennetteki hatunlar bizim hatunlar olur.Cennetteki hatunlar bizim hatunlar olur. Bizim hatunlarımız cennetteki hatunlar olur inşallah.Bizim hatunlarımız cennetteki hatunlar olur inşallah. Cehenneme gidenler bizimkiler olmaz inşallah. Cehenneme gidenler bizimkiler olmaz inşallah. Allah ötekileri de ıslah eylesin. Allah'ın yolunda dönmeyi nasip eylesin.Allah ötekileri de ıslah eylesin. Allah'ın yolunda dönmeyi nasip eylesin. Diğer hadîs-i şerîf:

Diğer hadîs-i şerîf:
U’büdillâhe ve lâ tüşrik bihî şey'en,

U’büdillâhe ve lâ tüşrik bihî şey'en,
va’me’l lillâhi ke-enneke terâhüva’me’l lillâhi ke-enneke terâhü ve e’idde nefseke fi’l-mevtâ ve’zküri’llâhe ‘inde külli hacerinve e’idde nefseke fi’l-mevtâ ve’zküri’llâhe ‘inde külli hacerin ve külli şecerin. ve külli şecerin. Ve izâ amilte seyyieten fa’mel bi-cenbihâ haseneten. Ve izâ amilte seyyieten fa’mel bi-cenbihâ haseneten. Es-sirra bi’s-sirri ve’l-alâniyete bi’l-alâniyti.

Es-sirra bi’s-sirri ve’l-alâniyete bi’l-alâniyti.
Elâ uhbiruke bi-emeli’n-nâsi min zâlike? Ve eşâre ilâ lisânîhî.

Elâ uhbiruke bi-emeli’n-nâsi min zâlike? Ve eşâre ilâ lisânîhî.
Ve hel yekübbü’n-nâse alâ menâkhirihim fi’n-nâri illâ hâzâ?Ve hel yekübbü’n-nâse alâ menâkhirihim fi’n-nâri illâ hâzâ? Muâz b. Cebel Hazretleri'nden sondan bir evvelki hadise geldik.

Muâz b. Cebel Hazretleri'nden sondan bir evvelki hadise geldik.
Bu hadiseleri biraz şöyle tane tane okuyup izah edivereyim.Bu hadiseleri biraz şöyle tane tane okuyup izah edivereyim. Peygamber Efendimiz buyurmuş ki:

Peygamber Efendimiz buyurmuş ki:
U’büdillâhe.

U’büdillâhe.
Allah'a ibadet et, güzel kulluk et.

Allah'a ibadet et, güzel kulluk et.
Yani namazını kıl, ibadetlerini, vazifelerini yap, emirlerini tut, Yani namazını kıl, ibadetlerini, vazifelerini yap, emirlerini tut, yasaklarından kaç.yasaklarından kaç. Ve lâ tüşrik bihî şey'en,

Ve lâ tüşrik bihî şey'en,
Allah'a hiçbir şeyi şerik koşma. Allah'a şerik koşma.

Allah'a hiçbir şeyi şerik koşma. Allah'a şerik koşma.
Allah'a ortak koşma.Allah'a ortak koşma. Tabi batıl inançta olanlar var.Tabi batıl inançta olanlar var. Allah hakkında yanlış fikirler besleyenler var. Allah hakkında yanlış fikirler besleyenler var. Onlar hep silinecek. Onlara düşürmesin Allah.Onlar hep silinecek. Onlara düşürmesin Allah. Biz Müslümanların Elhamdülillah Mevlamıza inancımız,Biz Müslümanların Elhamdülillah Mevlamıza inancımız, varlığına, birliğine ikrarımız tam.varlığına, birliğine ikrarımız tam. Allah bizi bu vahdet inancından, Allah'a bağlılığımızdan,Allah bizi bu vahdet inancından, Allah'a bağlılığımızdan, imanımızdaki paklıktan, temizlikten bizi ayırmasın…imanımızdaki paklıktan, temizlikten bizi ayırmasın… Yalan yanlış bozuk akidelere düşürmesin…Yalan yanlış bozuk akidelere düşürmesin… Bir kasabaya gittim, dedim ki:

Bir kasabaya gittim, dedim ki:
“Ne var ne yok, Müslümanlar nasıllar?”

“Ne var ne yok, Müslümanlar nasıllar?”
“Çeşit çeşit grup müslümanlar var” dedi.

“Çeşit çeşit grup müslümanlar var” dedi.
“Kimler var?” dedim.

“Kimler var?” dedim.
Mesela “Şu zümre var.”

Mesela “Şu zümre var.”
“Ne yaparlar onlar?”

“Ne yaparlar onlar?”
“Namaz kılmazlar” dedi.

“Namaz kılmazlar” dedi.
Sabah yanlarına git akşama kadar hiç namaz kılmazlarSabah yanlarına git akşama kadar hiç namaz kılmazlar Müslüman olduğunu iddia ettiği halde.Müslüman olduğunu iddia ettiği halde. “Ee, ne yaparlar?”

“Ee, ne yaparlar?”
Sabah, güneşin doğduğu zaman

Sabah, güneşin doğduğu zaman
güneşin doğduğu tarafa bir dönerler, gözlerini kapatırlar,güneşin doğduğu tarafa bir dönerler, gözlerini kapatırlar, şöyle bir vaziyet alırlar, bir müddet şöyle dururlar, tamam.şöyle bir vaziyet alırlar, bir müddet şöyle dururlar, tamam. Akşam güneş batacağı zaman güneşin tarafına doğru dönerler,Akşam güneş batacağı zaman güneşin tarafına doğru dönerler, gözlerini kapatırlar, şöyle bir kendilerinden geçer gibi bir vaziyet… gözlerini kapatırlar, şöyle bir kendilerinden geçer gibi bir vaziyet… “Ne düşünürlermiş?”

“Ne düşünürlermiş?”
Allahu Teâlâ Hazretleri'ni genç bir delikanlı şekilde düşünürlerdi.

Allahu Teâlâ Hazretleri'ni genç bir delikanlı şekilde düşünürlerdi.
Sübhanallah, Sübhanallah, Sübhanallah, Sübhanallah.

Sübhanallah, Sübhanallah, Sübhanallah, Sübhanallah.
20. yüzyılda.

20. yüzyılda.
Hele hele bu Ankara'ya 70-80 km mesafe bir yerde duydum.Hele hele bu Ankara'ya 70-80 km mesafe bir yerde duydum. Büyük kalabalık bir yerde. Allah batıl akîdelerden korusun…Büyük kalabalık bir yerde. Allah batıl akîdelerden korusun… Kur'an-ı Kerîm ne demiş? Hadîs-i şerîf ne demiş?

Kur'an-ı Kerîm ne demiş? Hadîs-i şerîf ne demiş?
Büyük ulemâmız, takvâ ehli ulemâmızın sahih,Büyük ulemâmız, takvâ ehli ulemâmızın sahih, sağlam kitaplarında ne yazılmış? sağlam kitaplarında ne yazılmış? Allah bizi o sahih, güzel kitaptan ayırmasın…

Allah bizi o sahih, güzel kitaptan ayırmasın…
Allah'a şerîk koşmayalım… Yanlış inançlara düşmeyelim…Allah'a şerîk koşmayalım… Yanlış inançlara düşmeyelim… Bir de gizli şirk var biliyorsunuz.

Bir de gizli şirk var biliyorsunuz.
Allah'a şerik koşmuyoruz diyoruz ama bir de gizli şirk var.Allah'a şerik koşmuyoruz diyoruz ama bir de gizli şirk var. “Benim ümmetim hakkında en çok korktuğum onların “Benim ümmetim hakkında en çok korktuğum onların gizli şirke düşmeleridir” buyurmuş Peygamber Efendimiz.gizli şirke düşmeleridir” buyurmuş Peygamber Efendimiz. Nedir? Riya.

Nedir? Riya.
Riya, gizli şirktir. Başkalarına gösteriş için ahiret amellerini öyle yapmak.

Riya, gizli şirktir. Başkalarına gösteriş için ahiret amellerini öyle yapmak.
Namaz kılıyor, tesbih çekiyor, oruç tutuyor, takva ehli adam,Namaz kılıyor, tesbih çekiyor, oruç tutuyor, takva ehli adam, ne müslüman adam falan desinler gibi,ne müslüman adam falan desinler gibi, böyle başkalarına gösteriş peşinde, duygusunda olan insanlar.böyle başkalarına gösteriş peşinde, duygusunda olan insanlar. Bu gizli şirktir.Bu gizli şirktir. Ondan ne meded umuyorsun Allah'tan, istesene ecrini, sevabını.Ondan ne meded umuyorsun Allah'tan, istesene ecrini, sevabını. Sen iyiliği yap, varsın Allah bilsin, gayrısı bilmesin.

Sen iyiliği yap, varsın Allah bilsin, gayrısı bilmesin.
İnsanın içinden bir kere Allah demesi, dilleİnsanın içinden bir kere Allah demesi, dille yetmiş defa Allah demesi kadar sevaplı oluyor.yetmiş defa Allah demesi kadar sevaplı oluyor. Bir kerecik içinden sessiz Allah demesi.Bir kerecik içinden sessiz Allah demesi. “İbadetin gizlisi makbuldür” diye niye demişler?

“İbadetin gizlisi makbuldür” diye niye demişler?
Riya olmasın diye.

Riya olmasın diye.
Allah bizi aşikare, celi olan, gizli,Allah bizi aşikare, celi olan, gizli, hafî olan her çeşit şirkten korusun... Hak itikadlı eylesin…hafî olan her çeşit şirkten korusun... Hak itikadlı eylesin… Peki sonra.

Peki sonra.
Va’me’l lillâhi ke-enneke terâhü.

Va’me’l lillâhi ke-enneke terâhü.
Allah-u Teâlâ Hazretleri için salih ameller isle.

Allah-u Teâlâ Hazretleri için salih ameller isle.
O'nun yolunda… Sanki O'nu görüyormuş gibi ibadet et. O'nun yolunda… Sanki O'nu görüyormuş gibi ibadet et. Allah-u Teâlâ Hazretleri'ni görüyormuş gibi ibadet et.Allah-u Teâlâ Hazretleri'ni görüyormuş gibi ibadet et. Tabi mühim bir esastır.Tabi mühim bir esastır. Sözü koladır söylemesi, tatbik etmesi mühimdir.Sözü koladır söylemesi, tatbik etmesi mühimdir. Muhakkak Allah-u Teâlâ Hazretleri her yerde hazır ve nazır.Muhakkak Allah-u Teâlâ Hazretleri her yerde hazır ve nazır. Muhakkak her yaptığımızı görüyor, biliyor.Muhakkak her yaptığımızı görüyor, biliyor. O halde biz kabahati nasıl yapıyoruz? Akıl almaz yani.

O halde biz kabahati nasıl yapıyoruz? Akıl almaz yani.
Mantığa sığar bir şey değil. Mantığa sığar bir şey değil. Allah'a inanıyor musun?

Allah'a inanıyor musun?
İnanıyoruz.

İnanıyoruz.
Allah'ın sem'î olduğuna, basîr olduğuna,

Allah'ın sem'î olduğuna, basîr olduğuna,
her yerde hazır ve nazır olduğuna inandın mı?her yerde hazır ve nazır olduğuna inandın mı? İnandım

İnandım
Bu edepsizliği nasıl yaptın? Nasıl yaptın bu edepsizliği?

Bu edepsizliği nasıl yaptın? Nasıl yaptın bu edepsizliği?
Allah'tan utanmadın mı? Korkmadın mı?

Allah'tan utanmadın mı? Korkmadın mı?
Yapıyor işte insanoğlu. Demek ki tam inanmış değil.

Yapıyor işte insanoğlu. Demek ki tam inanmış değil.
Veyahut aklından gidiveriyor, aklı başından gidiveriyor.Veyahut aklından gidiveriyor, aklı başından gidiveriyor. Öyle olmayacak.Öyle olmayacak. Allah-u Teâlâ hazretlerinin bizi gördüğünü, işittiğini,Allah-u Teâlâ hazretlerinin bizi gördüğünü, işittiğini, yanımızda olduğunu bilerek öyle yapacağız, amelimizi öyle işleyeceğiz.yanımızda olduğunu bilerek öyle yapacağız, amelimizi öyle işleyeceğiz. Sonra…

Sonra…
Ve e’idde nefseke fi’l-mevtâ.

Ve e’idde nefseke fi’l-mevtâ.
Kendini ölüler arasında say.

Kendini ölüler arasında say.
Mevta arasında say kendini. Öyle hesap et, öyle farz et.Mevta arasında say kendini. Öyle hesap et, öyle farz et. Niye kendisini ölüler arasında farz edecek insan? O ne demek?

Niye kendisini ölüler arasında farz edecek insan? O ne demek?
Kendini ölüler arasında say.Kendini ölüler arasında say. Bir gün gelip ölmeyecek misin?

Bir gün gelip ölmeyecek misin?
Ha öldün, ha öleceksin.

Ha öldün, ha öleceksin.
O ölümü hatırdan çıkartma.O ölümü hatırdan çıkartma. Bir gün buradan kalkıp gideceğiz. Bir gün buradan kalkıp gideceğiz. Burası bir konak yeri.Burası bir konak yeri. Biraz konakladık, otobüs kalkıp gittiği zamanBiraz konakladık, otobüs kalkıp gittiği zaman çayhanede kimse kalıyor mu? Herkes biniyor otobüse tekrar gidiyor. çayhanede kimse kalıyor mu? Herkes biniyor otobüse tekrar gidiyor. Kervan göçtüğü zaman yerde kimse kalıyor mu?

Kervan göçtüğü zaman yerde kimse kalıyor mu?
Herkes gidiyor, biz de gideceğiz. Öldün bil kendini.Herkes gidiyor, biz de gideceğiz. Öldün bil kendini. Ölüler arasında say. Ölüler arasında say. O mezara gideceğini, o halleri göreceğini düşünerekO mezara gideceğini, o halleri göreceğini düşünerek kendine öyle çeki düzen ver.kendine öyle çeki düzen ver. İşte tasavvufta bir söz vardır. Ölmeden evvel ölün. İşte tasavvufta bir söz vardır. Ölmeden evvel ölün. Mûtû kable en temûtû. Ölmeden evvel ölün.

Mûtû kable en temûtû. Ölmeden evvel ölün.
Bu da öyle.

Bu da öyle.
Ölmeden evvel insan ölüm hallerini düşünecek, taşınacak,Ölmeden evvel insan ölüm hallerini düşünecek, taşınacak, oraya gideceğini bilecek, tedbir alacak. Kabre gireceğiz. oraya gideceğini bilecek, tedbir alacak. Kabre gireceğiz. Kapkaranlık, derin bir toprak çukuruna gireceğiz.Kapkaranlık, derin bir toprak çukuruna gireceğiz. Ee, orada ne yoldaşı olacak bize?

Ee, orada ne yoldaşı olacak bize?
Okuduğumuz Kur'an-ı Kerîmler, hatimler, kıldığımız namazlar,

Okuduğumuz Kur'an-ı Kerîmler, hatimler, kıldığımız namazlar,
yaptığımız haclar, verdiğimiz zekâtlar, sadakalar; onlar yoldaş olacak. yaptığımız haclar, verdiğimiz zekâtlar, sadakalar; onlar yoldaş olacak. O halde “Kabrime bana yoldaş olacak salih ameller hazırlayalım” diyeceğiz.O halde “Kabrime bana yoldaş olacak salih ameller hazırlayalım” diyeceğiz. Tebareke sureleri okuyacağız. Başka sureler okuyacağız.Tebareke sureleri okuyacağız. Başka sureler okuyacağız. Böyle hazırlık yapacağız. Böyle hazırlık yapacağız. “Kendini ölüler arasında say” buyurmuş.

“Kendini ölüler arasında say” buyurmuş.
Sonra:

Sonra:
Ve’zküri’llâhe ‘inde külli hacerin ve külli şecerin.

Ve’zküri’llâhe ‘inde külli hacerin ve külli şecerin.
Her taşın, her ağacın yanında Allah'ı an.

Her taşın, her ağacın yanında Allah'ı an.
Yani her yerde, her fırsatta, her yürüdükçe, her karşına bir şey geldikçeYani her yerde, her fırsatta, her yürüdükçe, her karşına bir şey geldikçe Allah-u Teâlâ Hazretlerine an.Allah-u Teâlâ Hazretlerine an. Hadi bakalım, buyursunlar şimdi zikri inkar edenler.

Hadi bakalım, buyursunlar şimdi zikri inkar edenler.
Bak, hem âyetlerde geçiyor, hem hadîs-i şerîflerde geçiyor,Bak, hem âyetlerde geçiyor, hem hadîs-i şerîflerde geçiyor, hem de çok zikretmeyi Allah-u Teâlâ Hazretleri bak, burada da şey yapıyor.hem de çok zikretmeyi Allah-u Teâlâ Hazretleri bak, burada da şey yapıyor. Kur'an-ı Kerîm'de;

Kur'an-ı Kerîm'de;
Yâ eyyühe’llezîne âmenû’z-kürû’llâhe zikran kesîrâ.

Yâ eyyühe’llezîne âmenû’z-kürû’llâhe zikran kesîrâ.
diye geçiyor. Burada da bak; her taşın, her ağacın yanında Allah'ı an diye geçiyor.

diye geçiyor. Burada da bak; her taşın, her ağacın yanında Allah'ı an diye geçiyor.
Zikir tavsiyesi var. Demek ki dervişlerin yaptığı doğruymuş.Zikir tavsiyesi var. Demek ki dervişlerin yaptığı doğruymuş. Demek ki aslı esası varmış.

Demek ki aslı esası varmış.
Sonra…

Sonra…
Neden bunu arada sırada böyle söylüyorum, iğneliyorum?

Neden bunu arada sırada böyle söylüyorum, iğneliyorum?
İnkar edenler var. Yan çizenler var, zor geliyor Allah'ı zikretmek.

İnkar edenler var. Yan çizenler var, zor geliyor Allah'ı zikretmek.
Sevabını, nurunu, fazlını, faziletini bilmiyor;, inkar ediyor.Sevabını, nurunu, fazlını, faziletini bilmiyor;, inkar ediyor. Ne olacak diyor, yani çok çok böyle Allah demişsen. Ne olacak diyor, yani çok çok böyle Allah demişsen. Sen ne olduğunu anlamazsın. Okursan adam olursun. Oku evladım.Sen ne olduğunu anlamazsın. Okursan adam olursun. Oku evladım. Okursam ne olacak? Okursan adam olursun. Onun gibi.Okursam ne olacak? Okursan adam olursun. Onun gibi. İtiraz ediyorlar, bu devirde çok itirazcı var.

İtiraz ediyorlar, bu devirde çok itirazcı var.
Hem de cahil olduğu halde itiraz ediyor.Hem de cahil olduğu halde itiraz ediyor. Yani her tarafını bilse işin, o zaman âlim insan deriz;Yani her tarafını bilse işin, o zaman âlim insan deriz; fikri budur, içtihadı budur deriz. Cahil, bilmiyor, itiraz ediyor.fikri budur, içtihadı budur deriz. Cahil, bilmiyor, itiraz ediyor. Bilmediği şeyleri tenkit ediyor. Bilmediği kimseleri tekfir ediyor. Bilmediği şeyleri tenkit ediyor. Bilmediği kimseleri tekfir ediyor. İmam Gazzâlî'ye çatıyor, bilmemİmam Gazzâlî'ye çatıyor, bilmem Muhyiddin İbnü'l-Arabî Hazretleri'ne çatıyor falan diye çatıyor falan. Muhyiddin İbnü'l-Arabî Hazretleri'ne çatıyor falan diye çatıyor falan. Sen onların halini yaşadın mı?

Sen onların halini yaşadın mı?
Şöyle iyice bütün kitaplarını okudun mu?

Şöyle iyice bütün kitaplarını okudun mu?
İyice anlayabildin mi bakalım ne dediğini?

İyice anlayabildin mi bakalım ne dediğini?
Anlayamadın, o zaman karışma. Bilmiyorum de hiç olmazsa.

Anlayamadın, o zaman karışma. Bilmiyorum de hiç olmazsa.
Bilmediği halde efendim o kâfir bu bilmem ne,Bilmediği halde efendim o kâfir bu bilmem ne, bu bilmem ne deyiveriyorlar.bu bilmem ne deyiveriyorlar. Onun için böyle arada hadislerden fırsat çıktıkça, ben de bak böyledir,Onun için böyle arada hadislerden fırsat çıktıkça, ben de bak böyledir, onların yaptıkları yanlıştır diyorum.onların yaptıkları yanlıştır diyorum. Sonra...

Sonra...
Ve izâ amilte seyyieten fa’mel bi-cenbihâ haseneten.

Ve izâ amilte seyyieten fa’mel bi-cenbihâ haseneten.
Es-sirra bi’s-sirri ve’l-alâniyete bi’l-alâniyti. Es-sirra bi’s-sirri ve’l-alâniyete bi’l-alâniyti. Eğer bir kötülük işlemişsen...

Eğer bir kötülük işlemişsen...
Müslüman, ama insan bazen beşerdir, ayağa kayar, hata eder, günaha düşer.Müslüman, ama insan bazen beşerdir, ayağa kayar, hata eder, günaha düşer. Eğer bir kötülük işlediysen ne yapacaksın? Yaptım bir kere, ne olacak?Eğer bir kötülük işlediysen ne yapacaksın? Yaptım bir kere, ne olacak? Fa’mel bi-cenbihâ haseneten.

Fa’mel bi-cenbihâ haseneten.
Hemen onun yanında bir iyilik yap.

Hemen onun yanında bir iyilik yap.
Ah kötülük yaptım, tüh günaha düştüm, olmadı bu.Ah kötülük yaptım, tüh günaha düştüm, olmadı bu. Hemen arkasından bir iyilik yap. O, onu siler.Hemen arkasından bir iyilik yap. O, onu siler. O, onun tesirini izale eder. O, onun tesirini izale eder. Es-sirra bi’s-sirri ve’l-alâniyete bi’l-alâniyti.

Es-sirra bi’s-sirri ve’l-alâniyete bi’l-alâniyti.
Gizli yaptığın günaha gizli, aşikare yaptığın günaha

Gizli yaptığın günaha gizli, aşikare yaptığın günaha
aşikare bir iyilik ile mukabele eyle, onu silsin diye.aşikare bir iyilik ile mukabele eyle, onu silsin diye. Sonra…

Sonra…
Elâ uhbiruke bi-emeli’n-nâsi min zâlike?

Elâ uhbiruke bi-emeli’n-nâsi min zâlike?
Size bildireyim, aklınızı başınızı da toplayın.

Size bildireyim, aklınızı başınızı da toplayın.
“İnsanlara şundan daha hakim ne vardır” diye dilini işaret etmiş.“İnsanlara şundan daha hakim ne vardır” diye dilini işaret etmiş. İnsanlara ne hakim, bundan daha hakim ne vardır?

İnsanlara ne hakim, bundan daha hakim ne vardır?
Dilinden daha hakim ne vardır?Dilinden daha hakim ne vardır? Bu ne demek?

Bu ne demek?
Dil, insana nasıl hakim olur?

Dil, insana nasıl hakim olur?
Bir laf söylersin, dilin yüzünden hapse girersin.

Bir laf söylersin, dilin yüzünden hapse girersin.
Bir laf söylersin, dilin yüzünden günaha girersin.Bir laf söylersin, dilin yüzünden günaha girersin. Bir laf söylersin, dilin yüzünden cehenneme düşersin.Bir laf söylersin, dilin yüzünden cehenneme düşersin. Bak insanlara hakim.

Bak insanlara hakim.
Dil, sanki takmış zinciri alıp bir yere götürüyormuş gibiDil, sanki takmış zinciri alıp bir yere götürüyormuş gibi hakimiyet kurmuş oluyor insanın üstünde.hakimiyet kurmuş oluyor insanın üstünde. Ne demek istiyor Peygamber Efendimiz bu ifadesiyle?

Ne demek istiyor Peygamber Efendimiz bu ifadesiyle?
“Dilinize sahip olun” demek istiyor.

“Dilinize sahip olun” demek istiyor.
Bu dil insanları alır, sahip olur, istediği yere çeker götürür aman sizBu dil insanları alır, sahip olur, istediği yere çeker götürür aman siz dilinizi tutun.dilinizi tutun. Yani kötü söz söylemeyin manasına, dikkat edin;Yani kötü söz söylemeyin manasına, dikkat edin; “lisan ile günaha girmeyin” demiş oluyor.“lisan ile günaha girmeyin” demiş oluyor. Şimdi eskiler bunları çok güzel öğretirlerdi.

Şimdi eskiler bunları çok güzel öğretirlerdi.
Bugünkü kitaplarda bunlar öğretilmiyor. Bugünkü kitaplarda bunlar öğretilmiyor. İlkokul 5 sene, ortaokul 3 sene, lise 3 sene, üniversite 4 sene, 5 sene, 6 sene.İlkokul 5 sene, ortaokul 3 sene, lise 3 sene, üniversite 4 sene, 5 sene, 6 sene. Bu kadar tahsil var. Hepimiz geçirdik bu tahsil devrelerini.Bu kadar tahsil var. Hepimiz geçirdik bu tahsil devrelerini. Bunlar öğretilmez.Bunlar öğretilmez. Dilin afetleri nedir? Dilden insan ne günahlara girer?

Dilin afetleri nedir? Dilden insan ne günahlara girer?
Ama İmam Gazzâlî'nin kitabını açın, 20-30 tane afetini sayıyor dilin.

Ama İmam Gazzâlî'nin kitabını açın, 20-30 tane afetini sayıyor dilin.
20-30 tane afeti vardır, suçu vardır.20-30 tane afeti vardır, suçu vardır. Bunu işlerse insan günaha girer diye.Bunu işlerse insan günaha girer diye. Eskiler onları okurlardı da dilleriyle günaha düşmezlerdi.Eskiler onları okurlardı da dilleriyle günaha düşmezlerdi. Okurlardı da, gözün günahları nelerdir? Gözleriyle günaha düşmezlerdi.Okurlardı da, gözün günahları nelerdir? Gözleriyle günaha düşmezlerdi. Okurlardı da ahbaplık nasıl olur, komşuluk nasıl olur,

Okurlardı da ahbaplık nasıl olur, komşuluk nasıl olur,
müslümanlık nasıl olur, ona göre yaşarlardı.müslümanlık nasıl olur, ona göre yaşarlardı. Şimdi bunlar okutulmadığı için cemiyetimizde ahlâk düşmüş bulunuyor.Şimdi bunlar okutulmadığı için cemiyetimizde ahlâk düşmüş bulunuyor. Cemiyetimizde çeşitli hastalıklar oluyor.Cemiyetimizde çeşitli hastalıklar oluyor. Bunları öğretmemiz lazım, öğrenmemiz lazım. İhmal edilmiş konular.Bunları öğretmemiz lazım, öğrenmemiz lazım. İhmal edilmiş konular. Şimdi Türkiye'den tıbbı kaldırdınız,

Şimdi Türkiye'den tıbbı kaldırdınız,
bundan sonra tıp okunmayacak.bundan sonra tıp okunmayacak. Elinde silah var, güç kuvvet var. Tamam.Elinde silah var, güç kuvvet var. Tamam. Tıp fakültelerini kapattım. Hepsini başka bir işe döndürdüm.Tıp fakültelerini kapattım. Hepsini başka bir işe döndürdüm. Mühendislik yapsınlar, tıp yok. Mühendislik daha iyi. Mühendislik yapsınlar, tıp yok. Mühendislik daha iyi. Bak mühendisler aya gidiyor, fezâya gidiyor.Bak mühendisler aya gidiyor, fezâya gidiyor. Mühendislik yapsınlar, tıppı kapattım?

Mühendislik yapsınlar, tıppı kapattım?
Tıp hiç olmayacak.

Tıp hiç olmayacak.
Ne olur?

Ne olur?
Bir zaman gelir, hastalar tedavi edilmez olur.

Bir zaman gelir, hastalar tedavi edilmez olur.
O ihmal edilirse çok büyük zararlar çıkar ortaya.O ihmal edilirse çok büyük zararlar çıkar ortaya. İşte bunun gibi bir şey yapılmış bizim memleketimizde.İşte bunun gibi bir şey yapılmış bizim memleketimizde. Yani bu ilimler okutulmamaya başlanmış,Yani bu ilimler okutulmamaya başlanmış, sanki tıp tahsili ortadan kaldırılmış gibi olmuş. Hastalık var, tedavi yok.sanki tıp tahsili ortadan kaldırılmış gibi olmuş. Hastalık var, tedavi yok. Yaygın, salgın hastalıklar var her tarafta.Yaygın, salgın hastalıklar var her tarafta. Bakıyorsun camilerde bile Müslümanlar camiye geliyorlar,Bakıyorsun camilerde bile Müslümanlar camiye geliyorlar, Allah'ın huzurunda namaz kılıyorlar da hasta hepsi, birbirine buğz ediyor, Allah'ın huzurunda namaz kılıyorlar da hasta hepsi, birbirine buğz ediyor, birbirine düşmanlık besliyor, iyi geçinmiyor.birbirine düşmanlık besliyor, iyi geçinmiyor. İki müslüman komşu birbirine dargın. İki müslüman komşu birbirine dargın. 3-5 Müslüman ortak, birbiriyle doğru düzgün iş yürütemiyorlar. 3-5 Müslüman ortak, birbiriyle doğru düzgün iş yürütemiyorlar. Müslümanlarla müşterek iş yapılmaz diyor herkes çıkıyor gidiyor.Müslümanlarla müşterek iş yapılmaz diyor herkes çıkıyor gidiyor. Neden?

Neden?
Manevi tıp fakülteleri kapatıldı, tıp tahsili yasaklandı.

Manevi tıp fakülteleri kapatıldı, tıp tahsili yasaklandı.
Mühendislik daha iyi denildi, tıp yasaklandı. Onun gibi oldu. Mühendislik daha iyi denildi, tıp yasaklandı. Onun gibi oldu. Ne yapacağız?

Ne yapacağız?
Biz bunları tekrar o kitaplardan alacağız, öğreneceğiz,

Biz bunları tekrar o kitaplardan alacağız, öğreneceğiz,
öğreteceğiz çocuklarımıza, ailemizde, muhitimizde, mektebimizde… öğreteceğiz çocuklarımıza, ailemizde, muhitimizde, mektebimizde… İşte böyle camilerimizde öğreteceğiz de, insanlar tekrarİşte böyle camilerimizde öğreteceğiz de, insanlar tekrar o hastalıklardan nasıl korunacaklarını, o hastalıklardan nasıl korunacaklarını, tutulmuşlarsa o hastalıklardan nasıl kurtulacaklarını öğrenecekler.tutulmuşlarsa o hastalıklardan nasıl kurtulacaklarını öğrenecekler. O da manevi tıp. O da manevi tıp. Demek ki Peygamber Efendimiz insanlara

Demek ki Peygamber Efendimiz insanlara
“Bu dil çok sürüklüyor oraya buraya, dikkat edin” demiş, dili işaret etmiş.“Bu dil çok sürüklüyor oraya buraya, dikkat edin” demiş, dili işaret etmiş. Ve hel yekübbü’n-nâse alâ menâkhirihim fi’n-nâri illâ hâzâ?

Ve hel yekübbü’n-nâse alâ menâkhirihim fi’n-nâri illâ hâzâ?
İnsanları böyle yüzleri üstü

İnsanları böyle yüzleri üstü
cehenneme bundan başka bir şey mi düşürüyor? cehenneme bundan başka bir şey mi düşürüyor? “Yüzleri üstü cehenneme bu dilden başka bir şey mi düşürüyor?”

“Yüzleri üstü cehenneme bu dilden başka bir şey mi düşürüyor?”
diye sormuş Peygamber Efendimiz.diye sormuş Peygamber Efendimiz. Ne demek?

Ne demek?
Buna istifham-ı isithkâri derler, inkâi derler

Buna istifham-ı isithkâri derler, inkâi derler
veyahut yani bundan başka bir şey düşürmüyor.veyahut yani bundan başka bir şey düşürmüyor. İşte bu dil düşürüyor demek.İşte bu dil düşürüyor demek. Ekseriyetle insanları cehenneme bu dil düşürüyor. Ekseriyetle insanları cehenneme bu dil düşürüyor. Söyledikleri lambur lumbur sözlerden, malayanilerden, günahlı sözlerden;Söyledikleri lambur lumbur sözlerden, malayanilerden, günahlı sözlerden; çalgılardan, şarkılardan, gıybetlerden, dedikodulardan, yalanlardan,çalgılardan, şarkılardan, gıybetlerden, dedikodulardan, yalanlardan, küfürlerden, elfaz-ı küfürden,küfürlerden, elfaz-ı küfürden, kaba saba konuşmalardan buradan günaha giriyor giriyor.kaba saba konuşmalardan buradan günaha giriyor giriyor. Ekseriyetle insanı yüzüstü cehenneme dile işaret ederek. Güzel.Ekseriyetle insanı yüzüstü cehenneme dile işaret ederek. Güzel. Derli toplu birçok nasihati ihtiva eden bir hadîs-i şerîf.Derli toplu birçok nasihati ihtiva eden bir hadîs-i şerîf. Bunu böyle yazdıysanız, ezberlerseniz epeyce faydasını görürsünüz.Bunu böyle yazdıysanız, ezberlerseniz epeyce faydasını görürsünüz. Sonuncu hadîs-i şerîfe geldik:

Sonuncu hadîs-i şerîfe geldik:
“A’tik anhü rakabeten yu’tiku’llâhü bi-külli udvin

“A’tik anhü rakabeten yu’tiku’llâhü bi-külli udvin
minhü udven mine’n-nâr.”minhü udven mine’n-nâr.” Bu hadîs-i şerîf… Bir arkadaşını söylemiş

Bu hadîs-i şerîf… Bir arkadaşını söylemiş
Sahâbe-i kirâm Peygamber Efendimiz'e. Demişler ki:Sahâbe-i kirâm Peygamber Efendimiz'e. Demişler ki: “Adam öldürdü. Ne yapalım şimdi?”

“Adam öldürdü. Ne yapalım şimdi?”
Bir adam öldürdü, kabahat işledi. Ne yapalım diye sormuşlar.

Bir adam öldürdü, kabahat işledi. Ne yapalım diye sormuşlar.
Cehennemlik olacak.Cehennemlik olacak. Çünkü bir Müslüman bir Müslümanı kasten öldürürse;Çünkü bir Müslüman bir Müslümanı kasten öldürürse; hataen öldürdü, bilmem bir şey çarpıverdi, araba çarptı filan öldü, o ayrı.hataen öldürdü, bilmem bir şey çarpıverdi, araba çarptı filan öldü, o ayrı. Kasten bir müslüman bir müslümanı katil olarak öldürürse ne olur?

Kasten bir müslüman bir müslümanı katil olarak öldürürse ne olur?
Ebediyyen cehennemlik olur.

Ebediyyen cehennemlik olur.
Yok. Böyle can almak, adam öldürmek yok.

Yok. Böyle can almak, adam öldürmek yok.
Şimdi, öldürmüş bir kimse, Müslüman, pişman olmuş,Şimdi, öldürmüş bir kimse, Müslüman, pişman olmuş, efendim nasıl olmuşsa, öldürmenin şekli burada şey yapılmıyor, efendim nasıl olmuşsa, öldürmenin şekli burada şey yapılmıyor, bir cinayet olmuş, adam öldürme olmuş,bir cinayet olmuş, adam öldürme olmuş, Peygamber Efendimiz'e gelmişler, söylemişler.Peygamber Efendimiz'e gelmişler, söylemişler. “Böyle bir şey oldu, ne yapalım?”

“Böyle bir şey oldu, ne yapalım?”
Herhalde o da ortada yok ki, başkası soru veriyor onun namına.

Herhalde o da ortada yok ki, başkası soru veriyor onun namına.
Peygamber Efendimiz buyurmuş ki:

Peygamber Efendimiz buyurmuş ki:
“A’tik anhü rakabeten.”

“A’tik anhü rakabeten.”
O'nun namına bir köle azat edin, O'nun yerine.

O'nun namına bir köle azat edin, O'nun yerine.
“Yu’tiku’llâhü bi-külli udvin minhü.”

“Yu’tiku’llâhü bi-külli udvin minhü.”
O'nun, o kölenin her bir uzvu karşılığında.

O'nun, o kölenin her bir uzvu karşılığında.
“Udven mine’n-nâr.”

“Udven mine’n-nâr.”
O öldüren kimsenin uzvunu Allah cehennemden,

O öldüren kimsenin uzvunu Allah cehennemden,
her uzvun karşılığında O'nun uzvunu cehennemden kurtarır.her uzvun karşılığında O'nun uzvunu cehennemden kurtarır. Yani bu köle azat etmesi onunYani bu köle azat etmesi onun günahlarının affına sebep olur diye buyurmuş.günahlarının affına sebep olur diye buyurmuş. Allah-u Teâlâ Hazretleri hayırlı ilimlerle bizleri mücehhez eylesin...

Allah-u Teâlâ Hazretleri hayırlı ilimlerle bizleri mücehhez eylesin...
Peygamber Efendimiz'in sünnetini şu ümmetin bozulduğu zamandaPeygamber Efendimiz'in sünnetini şu ümmetin bozulduğu zamanda ihya eden zümreden eylesin bizi...ihya eden zümreden eylesin bizi... Şehit sevapları almayı böylece nasip eylesin... Şehit sevapları almayı böylece nasip eylesin... Rızasına uygun işler yapmayıRızasına uygun işler yapmayı ümmet-i Muhammed'e faydalı olmayı nasip eylesin...ümmet-i Muhammed'e faydalı olmayı nasip eylesin... Evlatlarımızı çocuklarımızın zürriyetlerimizi helal lokmayla besleyip,Evlatlarımızı çocuklarımızın zürriyetlerimizi helal lokmayla besleyip, güzel ilimlerle mücehhez edip iyi terbiye etmeyi nasip eylesin…güzel ilimlerle mücehhez edip iyi terbiye etmeyi nasip eylesin… Fâtiha-i Şerîfe mea'l besmele.

Fâtiha-i Şerîfe mea'l besmele.
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2