Namaz Vakitleri
İstanbul
15 Rebîü'l-Âhir 1448
26 September 2026
İmsak
05:23
Güneş
06:48
Öğle
13:01
İkindi
16:22
Akşam
19:03
Yatsı
20:22
Detaylı Arama

Konuşma Metni

el-Hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn.el-Hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn. Hamden kesiran tayyiben müberaken fihi.Hamden kesiran tayyiben müberaken fihi. Ala külli halin ve fi külle hin.Ala külli halin ve fi külle hin. Ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ seyyidinâ ve tâci rûsinâ ve tabîbi kulûbinâ Muhammedini’l mustafâVe’s-salâtü ve’s-selâmü alâ seyyidinâ ve tâci rûsinâ ve tabîbi kulûbinâ Muhammedini’l mustafâ ve alihi ve sahbihi ve men tebiahu bi-ihsanin ila yevmi’d-din. ...ve alihi ve sahbihi ve men tebiahu bi-ihsanin ila yevmi’d-din. ... Emma badü:Emma badü: Aziz ve muhterem kardeşlerim!Aziz ve muhterem kardeşlerim! es-selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!

es-selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!
Rize, İslâm bakımından memleketimizin önemli bir bölgesinin merkezi.

Rize, İslâm bakımından memleketimizin önemli bir bölgesinin merkezi.
Hafızlar, hafızları yetiştiren hocalar, diyanet işleri başkanları,Hafızlar, hafızları yetiştiren hocalar, diyanet işleri başkanları, diyanet işlerindeki mühim görevleri gören insanlardiyanet işlerindeki mühim görevleri gören insanlar bu topraklardan yetişiyor çoğunlukla.bu topraklardan yetişiyor çoğunlukla. Dindar bir halkı var ve Karadeniz'in doğusunda önemli bir mevkiye sahip.Dindar bir halkı var ve Karadeniz'in doğusunda önemli bir mevkiye sahip. Benim ilk gelişim, konuşma hazırlamışlar arkadaşlarımız.Benim ilk gelişim, konuşma hazırlamışlar arkadaşlarımız. Önceden ilan etmişler.Önceden ilan etmişler. Konusunu yazmışlar.Konusunu yazmışlar. “Değişen ve gelişen dünyada İslâm ve Müslümanlık”“Değişen ve gelişen dünyada İslâm ve Müslümanlık” üzerinde konuşma yapmamı istemişler.üzerinde konuşma yapmamı istemişler. Biz, Gümüşhane'de Ahmed Ziyâeddîn Efendimiz Hazretleri'nin sempozyumu vardı.

Biz, Gümüşhane'de Ahmed Ziyâeddîn Efendimiz Hazretleri'nin sempozyumu vardı.
İki gün oradaydık.İki gün oradaydık. Salı gününe koymuşlar.Salı gününe koymuşlar. Aslında biz pazartesi gününden buradaydık ama pazar günü akşamından buradaydık ama söz yerini bulsun diyeAslında biz pazartesi gününden buradaydık ama pazar günü akşamından buradaydık ama söz yerini bulsun diye tekrar salı günü yine geliriz dedik.tekrar salı günü yine geliriz dedik. Şeyden geliyoruz, Hopa'dan geliyoruz buraya.Şeyden geliyoruz, Hopa'dan geliyoruz buraya. Yarım saattir de şehrinizin içinde din görevlileri lokalini aramakla meşgulüz.Yarım saattir de şehrinizin içinde din görevlileri lokalini aramakla meşgulüz. Yani vaktinde geldik ama kader böyleymiş.Yani vaktinde geldik ama kader böyleymiş. Bizi karşılayan arkadaşlarla falan.Bizi karşılayan arkadaşlarla falan. Neyse, mühim değil.Neyse, mühim değil. Şimdi aziz ve muhterem kardeşlerim, zaman kıymetlidir.Şimdi aziz ve muhterem kardeşlerim, zaman kıymetlidir. Ömür azizdir.Ömür azizdir. Vakit nakittir.Vakit nakittir. Efendim, boş sözün vebali vardır.Efendim, boş sözün vebali vardır. Müslümanlar her şeyi, faydası varsa söylemeli.Müslümanlar her şeyi, faydası varsa söylemeli. Kuli’l-hayra fe in lâ teskün.

Kuli’l-hayra fe in lâ teskün.
Yahut ya hayır söylemeli ya susmalıdır.

Yahut ya hayır söylemeli ya susmalıdır.
Değişen ve gelişen bir dünyadayız.Değişen ve gelişen bir dünyadayız. Arkadaşlarımız güzel bir mevzu tespit etmişler.Arkadaşlarımız güzel bir mevzu tespit etmişler. Ne değişiyor?

Ne değişiyor?
Her şey değişiyor ve hızla değişiyor.

Her şey değişiyor ve hızla değişiyor.
Büyük bir hızla değişen bir dünyadayız.Büyük bir hızla değişen bir dünyadayız. Bizim eski dünyamızda ve tarihten okuduğumuz, dedelerimizin çağlarında,Bizim eski dünyamızda ve tarihten okuduğumuz, dedelerimizin çağlarında, alışmış olduğumuz cepheler bile değişti.alışmış olduğumuz cepheler bile değişti. Hatlar, cephe hatları bile değişti, siperler bile değişti.Hatlar, cephe hatları bile değişti, siperler bile değişti. Eskiden bir hudut vardı, bu tarafta bizim mücahitler vardı, öbür tarafta düşmanlar vardı.Eskiden bir hudut vardı, bu tarafta bizim mücahitler vardı, öbür tarafta düşmanlar vardı. “Ya Allah” dedik mi kime vuracağımızı biliyorduk.“Ya Allah” dedik mi kime vuracağımızı biliyorduk. Şimdi düşman evimize geldi, mahallemize geldi, içimize girdi, kalbimize girdi.Şimdi düşman evimize geldi, mahallemize geldi, içimize girdi, kalbimize girdi. Nereye vuracağımızı bilemez duruma geldik.Nereye vuracağımızı bilemez duruma geldik. Darmadağın bir oldu cephe ve bir iç ve dış mücadele devam ediyor.Darmadağın bir oldu cephe ve bir iç ve dış mücadele devam ediyor. Ama Türkiye'nin her tarafını gezen bir âciz nâçiz kardeşiniz olarak Türkiye için müjde veriyorum ki,Ama Türkiye'nin her tarafını gezen bir âciz nâçiz kardeşiniz olarak Türkiye için müjde veriyorum ki, dünyanın her yeri, ayrıca onu söyleyeceğim.dünyanın her yeri, ayrıca onu söyleyeceğim. Türkiye'de İslâmî anlayışta da büyük bir değişme ve gelişme var.

Türkiye'de İslâmî anlayışta da büyük bir değişme ve gelişme var.
Nasıl bir değişme ve gelişme?

Nasıl bir değişme ve gelişme?
Ben kendi hayatımı düşünerek söylüyorum,

Ben kendi hayatımı düşünerek söylüyorum,
benim lise çağındayken,benim lise çağındayken, ortaokul çağındayken Müslümanların bir tek gazetesi yoktu.ortaokul çağındayken Müslümanların bir tek gazetesi yoktu. Ve Müslümanların ümit bağladığı yazarlar,Ve Müslümanların ümit bağladığı yazarlar, şu veya bu gazetenin köşesinde, arada sırada Müslümanların hoşuna gidecek yazılar yazabilen,şu veya bu gazetenin köşesinde, arada sırada Müslümanların hoşuna gidecek yazılar yazabilen, İslâm'la ilgisi olduğunu fikren söyleyen kimselerdir.İslâm'la ilgisi olduğunu fikren söyleyen kimselerdir. Yani öyle hacı hoca,Yani öyle hacı hoca, tepeden tırnağa kale gibi sağlam insan,tepeden tırnağa kale gibi sağlam insan, sağlam gazete,sağlam gazete, sağlam bir çalışma yoktu.sağlam bir çalışma yoktu. Sakallı insan yoktu, çok azdı.Sakallı insan yoktu, çok azdı. İslâmi çalışmalar çok azdı ama hızla gelişti, hızla çoğaldı.İslâmi çalışmalar çok azdı ama hızla gelişti, hızla çoğaldı. Ben bugün şimdi Anadolu'nun emekli

Ben bugün şimdi Anadolu'nun emekli
bir profesör olarak hangi kasabasına gitsem,bir profesör olarak hangi kasabasına gitsem, uçurumlardan geçiyorum, dar yollardan geçiyorum,uçurumlardan geçiyorum, dar yollardan geçiyorum, izbe bir kasabaya gidiyorum,izbe bir kasabaya gidiyorum, şuradaki kadar kalabalık, tıklım tıklım Müslüman var.şuradaki kadar kalabalık, tıklım tıklım Müslüman var. Soruyorum kimsin? Gazetecilik okulundan mezun filanca efendim doktor,Soruyorum kimsin? Gazetecilik okulundan mezun filanca efendim doktor, mühendis, siyasaldan mezun başka arkadaş.mühendis, siyasaldan mezun başka arkadaş. Elhamdülillah Müslümanların adeti hızla artıyor.Elhamdülillah Müslümanların adeti hızla artıyor. Müslümanların kalitesi hızla yükseliyor.Müslümanların kalitesi hızla yükseliyor. Ve İslâm için, şahsi menfaat için değil, para kazanmak için değil,Ve İslâm için, şahsi menfaat için değil, para kazanmak için değil, mevki makam için değil,mevki makam için değil, dünya için değil;dünya için değil; ahiret için, Allah için, İslâm için çalışan, bu zihniyete sahip insanların sayısı hızla artıyor.ahiret için, Allah için, İslâm için çalışan, bu zihniyete sahip insanların sayısı hızla artıyor. Yani bunların hepsini toplasan çok büyük yekün tutar.Yani bunların hepsini toplasan çok büyük yekün tutar. Tabii biz böyle geliştikçe bu gelişmeyi karşı taraf da görüyorTabii biz böyle geliştikçe bu gelişmeyi karşı taraf da görüyor ve yazılarıyla ifade ediyorlar.ve yazılarıyla ifade ediyorlar. Türkiye'de büyük gelişme var diye kendi üniversitelerinde inceleme mevzu yapıyorlar.Türkiye'de büyük gelişme var diye kendi üniversitelerinde inceleme mevzu yapıyorlar. Onlardan da biliyoruz ki gelişme var.Onlardan da biliyoruz ki gelişme var. 30 yıl önce Amerika'ya gitmiş olan bir mühendis tanıdığım geldi ihvanımızdan.

30 yıl önce Amerika'ya gitmiş olan bir mühendis tanıdığım geldi ihvanımızdan.
Dedi ki benim gittiğim zaman Amerika'da bir kendisiyle konuşacak Müslüman kardeşimiz yoktu.Dedi ki benim gittiğim zaman Amerika'da bir kendisiyle konuşacak Müslüman kardeşimiz yoktu. Ama şimdi benim bulunduğum şehirde bile 4 tane 5 tane camide cuma namazı kılınıyor diyor.Ama şimdi benim bulunduğum şehirde bile 4 tane 5 tane camide cuma namazı kılınıyor diyor. Fransa'da 4-5 milyon Müslüman var.Fransa'da 4-5 milyon Müslüman var. Almanya'da 2-3 milyon Müslüman var.Almanya'da 2-3 milyon Müslüman var. Amerika'da 6-7 milyon Müslüman var.Amerika'da 6-7 milyon Müslüman var. Amerika'nın Orta Amerika'sında Müslümanların ekseriyette olduğu ülkeler var.Amerika'nın Orta Amerika'sında Müslümanların ekseriyette olduğu ülkeler var. Avustralya'da ezan okunuyor,Avustralya'da ezan okunuyor, Japonya'da ezan okunuyor, efendimJaponya'da ezan okunuyor, efendim bizim bilmediğimiz Vietnam'da Müslümanlar var,bizim bilmediğimiz Vietnam'da Müslümanlar var, Hint’de, Çin'de, Tayland'da Müslümanlar var.Hint’de, Çin'de, Tayland'da Müslümanlar var. Benden hoca istiyorlar.Benden hoca istiyorlar. Hocam, Tayland'da şu kadar milyon Müslüman var, bize hoca gönderin.Hocam, Tayland'da şu kadar milyon Müslüman var, bize hoca gönderin. Diyorum ki, bak işte Pakistan burnunuzun dibinde, oradan hoca alın.Diyorum ki, bak işte Pakistan burnunuzun dibinde, oradan hoca alın. Yok diyorlar, biz Türk istiyoruz.Yok diyorlar, biz Türk istiyoruz. Biz sizi seviyoruz, Türk hoca istiyoruz diyorlar.

Biz sizi seviyoruz, Türk hoca istiyoruz diyorlar.
Avustralya'dan benden kadı istiyor.Avustralya'dan benden kadı istiyor. Doktor, Budistmiş,Doktor, Budistmiş, Müslüman olmuş,Müslüman olmuş, İslâm Cemiyeti'nin başına geçmiş,İslâm Cemiyeti'nin başına geçmiş, tahsilli, görgülü, bilgili.tahsilli, görgülü, bilgili. Hocam diyor, bizi diyor, İngiliz hakimlerine muhtaç etmeyin, biz utanıyoruz Müslümanlar olarak İngiliz hakimlerinin başına gitmeye.Hocam diyor, bizi diyor, İngiliz hakimlerine muhtaç etmeyin, biz utanıyoruz Müslümanlar olarak İngiliz hakimlerinin başına gitmeye. Bize İslâm'a göre hükmedecek kadı gönder diyor, hâkim gönder diyor.Bize İslâm'a göre hükmedecek kadı gönder diyor, hâkim gönder diyor. Böyle gelişmeler var Amerika'da, Avrupa'da, dünyanın her yerinde.Böyle gelişmeler var Amerika'da, Avrupa'da, dünyanın her yerinde. Fakat şimdi bu gelişmeleri şöyle iki taraflı ölçmemiz gerekirse,Fakat şimdi bu gelişmeleri şöyle iki taraflı ölçmemiz gerekirse, incelememiz gerekirse, muhterem kardeşlerim,incelememiz gerekirse, muhterem kardeşlerim, iyi taraflar kötü taraflar iyice bir ölçerse, ondan sonra şu akşamki, şu toplantımızdaiyi taraflar kötü taraflar iyice bir ölçerse, ondan sonra şu akşamki, şu toplantımızda bilenmiş olarak bir şeye ulaşabiliriz.bilenmiş olarak bir şeye ulaşabiliriz. Muhterem kardeşlerim, dedelerimiz üzerlerine düşen vazifeyi çok güzel yaptılar.

Muhterem kardeşlerim, dedelerimiz üzerlerine düşen vazifeyi çok güzel yaptılar.
Allah'ın dinini, dünyanın her yerine yaymaya çalıştılar.Allah'ın dinini, dünyanın her yerine yaymaya çalıştılar. Bayrağı yere düşürmediler.Bayrağı yere düşürmediler. Üç kıtaya yayıldılar.Üç kıtaya yayıldılar. Efendim Japonya'ya kadar hocalar gönderdiler filan.Efendim Japonya'ya kadar hocalar gönderdiler filan. O zaman eski devirlerde bir İslâm vardı,O zaman eski devirlerde bir İslâm vardı, Müslüman alemi vardı, bir deMüslüman alemi vardı, bir de onun karşısında Hristiyan alemi vardı.onun karşısında Hristiyan alemi vardı. Dünyanın süperleri arasında bizimkiler vardı.Dünyanın süperleri arasında bizimkiler vardı. Osmanlılar zamanında, Kanuni Sultan Süleyman,

Osmanlılar zamanında, Kanuni Sultan Süleyman,
üç kıtaya yayılmış bir devletin başkanı olarak,üç kıtaya yayılmış bir devletin başkanı olarak, Fransa'ya emir verdiği zaman, dediğini yaptırtıyordu.Fransa'ya emir verdiği zaman, dediğini yaptırtıyordu. Bana bakın, orada kadın erkek birbirine sarılıp,Bana bakın, orada kadın erkek birbirine sarılıp, böyle bir oyun oynuyormuşsunuz, dans mıymış neymiş, böyle edepsizlik yapmayın bundan sonra.böyle bir oyun oynuyormuşsunuz, dans mıymış neymiş, böyle edepsizlik yapmayın bundan sonra. Bir haber gönderiyordu, adamlar dans edemiyorlardı Paris'te.Bir haber gönderiyordu, adamlar dans edemiyorlardı Paris'te. Kanuni'nin korkusundan Paris'te dans edemiyorlardı.Kanuni'nin korkusundan Paris'te dans edemiyorlardı. Efendim German kralı, Fransız kralını esir etmiş.Efendim German kralı, Fransız kralını esir etmiş. Geliyorlar, yalvarıyorlar, işte esir oldu bilmem ne.Geliyorlar, yalvarıyorlar, işte esir oldu bilmem ne. Onu çıkart hapisten diye haber gönderiyor padişah.Onu çıkart hapisten diye haber gönderiyor padişah. Trak, Fransız kralını çıkartıyorlardı.Trak, Fransız kralını çıkartıyorlardı. Şimdi, bu şartlar değişti.

Şimdi, bu şartlar değişti.
Dünyanın şimdi 7 büyük süper devleti var deniliyor.Dünyanın şimdi 7 büyük süper devleti var deniliyor. İslâm alemi parçalandı.İslâm alemi parçalandı. Müslümanların büyük devletleri yıkıldı.Müslümanların büyük devletleri yıkıldı. Müslümanların büyük devleti istilaya uğradı.Müslümanların büyük devleti istilaya uğradı. Efendim bir hürriyet mücadelesi devresi geçti.Efendim bir hürriyet mücadelesi devresi geçti. Sizden önceki neslin gördüğü bir devre, bir kavga.Sizden önceki neslin gördüğü bir devre, bir kavga. Şimdi Müslümanların bir kalkınma ve uyanma devresi başladı.

Şimdi Müslümanların bir kalkınma ve uyanma devresi başladı.
Yeniden Müslümanlar, eskisi kadar kuvvetli değil. Osmanlı Devleti,Yeniden Müslümanlar, eskisi kadar kuvvetli değil. Osmanlı Devleti, dünya üzerinde bir siyasi bakımdan hangi konumdaysa o konuma gelmiş değil.dünya üzerinde bir siyasi bakımdan hangi konumdaysa o konuma gelmiş değil. Ama bir güzel gelişme var.Ama bir güzel gelişme var. Fakat karşımızda da bir büyük düşman gurubu.Fakat karşımızda da bir büyük düşman gurubu. İstesek de istemesek de; “el-küfrü milletün vâhideh.”İstesek de istemesek de; “el-küfrü milletün vâhideh.” Kâfirlerin hepsi tek boyadandır, hepsi bir güruhtur, hepsi İslâm'ın kötülüğünü ister.

Kâfirlerin hepsi tek boyadandır, hepsi bir güruhtur, hepsi İslâm'ın kötülüğünü ister.
Karşımızda büyük bir cephe var.Karşımızda büyük bir cephe var. Kim bunlar?

Kim bunlar?
Şimdi, yeni büyükler deniliyor, ekonomistler bilirler, bu işleri inceleyen arkadaşlar bilirler.

Şimdi, yeni büyükler deniliyor, ekonomistler bilirler, bu işleri inceleyen arkadaşlar bilirler.
Bir Amerika Birleşik Devletleri var.Bir Amerika Birleşik Devletleri var. Eski dünyadan uzak bir kıtayı, baki bir kıtayı elde etmiş,Eski dünyadan uzak bir kıtayı, baki bir kıtayı elde etmiş, imkanlarını geliştirmiş, kalkınmış, uzay teknolojisine ulaşmış,imkanlarını geliştirmiş, kalkınmış, uzay teknolojisine ulaşmış, geniş topraklara sahip olmuş,geniş topraklara sahip olmuş, üretimini başka ülkelere satabilecek kadar artırmış.üretimini başka ülkelere satabilecek kadar artırmış. Buğday sıkıntısı yok, efendimBuğday sıkıntısı yok, efendim yiyecek içecek sıkıntısı yok, maden sıkıntısı yok, toprak sıkıntısı yok.yiyecek içecek sıkıntısı yok, maden sıkıntısı yok, toprak sıkıntısı yok. Çok geniş topraklar elinde, kalabalık nüfusu var.Çok geniş topraklar elinde, kalabalık nüfusu var. Efendim kendine mahsus bir tutturduğu yol var, ideolojisi var, devlet ideolojisiEfendim kendine mahsus bir tutturduğu yol var, ideolojisi var, devlet ideolojisi ve şu anda aşağı yukarı dünyanın her yerinde sözü geçiyor.ve şu anda aşağı yukarı dünyanın her yerinde sözü geçiyor. Borusunu öttürüyor, lafını dinlettiriyor, her yeriyle de ilgisi var.Borusunu öttürüyor, lafını dinlettiriyor, her yeriyle de ilgisi var. Kuzey Irak'la da ilgisi var, Afrika'yla da ilgisi var, okyanustaki adalarla da ilgisi var,

Kuzey Irak'la da ilgisi var, Afrika'yla da ilgisi var, okyanustaki adalarla da ilgisi var,
Malezya'yla da ilgisi var, Avustralya'yla da ilgisi var,Malezya'yla da ilgisi var, Avustralya'yla da ilgisi var, Türkiye'yle de ilgisi var, Almanya'yla da ilgisi var, her yerde ilgisi var.Türkiye'yle de ilgisi var, Almanya'yla da ilgisi var, her yerde ilgisi var. Bir büyük devlet.Bir büyük devlet. Şimdi ben şahsen düşündüm kendim.Şimdi ben şahsen düşündüm kendim. Dedim ki, madem bu kadar büyük bir devlet, kendisinin içinde bir yönetim sistemi var, hürriyet anlayışı var,Dedim ki, madem bu kadar büyük bir devlet, kendisinin içinde bir yönetim sistemi var, hürriyet anlayışı var, demokratik bir devlet görünümünde.demokratik bir devlet görünümünde. Gideyim, orada çalışayım, oradaki insanları Müslüman etmeye çalışalım.Gideyim, orada çalışayım, oradaki insanları Müslüman etmeye çalışalım. Amerika içten Müslüman olursa, kocaman bir devletin bir kaleyi içten fethetmiş oluruz,Amerika içten Müslüman olursa, kocaman bir devletin bir kaleyi içten fethetmiş oluruz, filan diye gittim 3 sene önce.filan diye gittim 3 sene önce. Şöyle bir inceledim.Şöyle bir inceledim. 8-10 tane şehrini dolaştım.8-10 tane şehrini dolaştım. Ele avuca sığacak ülke değil.Ele avuca sığacak ülke değil. Yani biz şimdi Türkiye'de mesela dergi çıkartıyoruz her tarafa dağılıyor.

Yani biz şimdi Türkiye'de mesela dergi çıkartıyoruz her tarafa dağılıyor.
Gazeteler bir günde Türkiye'nin her tarafına ulaşıyor.Gazeteler bir günde Türkiye'nin her tarafına ulaşıyor. Televizyon bir yayın yaptığı zaman elli milyon elli beş milyon insan seyrediyor.Televizyon bir yayın yaptığı zaman elli milyon elli beş milyon insan seyrediyor. Amerika'da böyle bir bütünlük yok.Amerika'da böyle bir bütünlük yok. Amerika parça parça, devletler olarak parça parça, kanunlar olarak parça parça, bölgeler olarak parça parça.Amerika parça parça, devletler olarak parça parça, kanunlar olarak parça parça, bölgeler olarak parça parça. Otuz, otuz beş kanal var.Otuz, otuz beş kanal var. Hepsi Televizyon kanalı.Hepsi Televizyon kanalı. Yüzlerce, binlerce radyo yayını var.Yüzlerce, binlerce radyo yayını var. Bir şehirden bir şehre gitmek ölüm, uzun mesafeler.Bir şehirden bir şehre gitmek ölüm, uzun mesafeler. Nasıl İslâmi çalışmayı yapacaksın?

Nasıl İslâmi çalışmayı yapacaksın?
Dedim ki benim en iyi İslâmî çalışmam gene memleketimde olur gel.

Dedim ki benim en iyi İslâmî çalışmam gene memleketimde olur gel.
Çünkü biz burada bir konuştuk mu 50 milyona sesimiz gidiyor.Çünkü biz burada bir konuştuk mu 50 milyona sesimiz gidiyor. Orada 50 kişiyle çalışacaksın falanca şehirde,Orada 50 kişiyle çalışacaksın falanca şehirde, öbür şehre 300 mil gideceksin,öbür şehre 300 mil gideceksin, 450 kilometre, 30 kişiyle çalışacaksın.450 kilometre, 30 kişiyle çalışacaksın. Yani olacak iş değil.Yani olacak iş değil. Ama bu ülke kendine göre bir ideoloji edinmiş,Ama bu ülke kendine göre bir ideoloji edinmiş, Hristiyanlığı benimsemiş görünüyor.Hristiyanlığı benimsemiş görünüyor. Paralarının üzerine “In God We Trust” yazmış.Paralarının üzerine “In God We Trust” yazmış. Biz Allah'a tevekkül eden bir milletiz diye doların üstüne basmış.Biz Allah'a tevekkül eden bir milletiz diye doların üstüne basmış. Ama laf.Ama laf. Esas itibariyle efendim materyalist zihniyetteEsas itibariyle efendim materyalist zihniyette bir ülke dünyanın her tarafını sömürüyor.bir ülke dünyanın her tarafını sömürüyor. Bize de zararı oluyor efendim.Bize de zararı oluyor efendim. Onun da içinde ona da hâkim olan başka güçler var.Onun da içinde ona da hâkim olan başka güçler var. Onlar yürütüyor.Onlar yürütüyor. Rusya onun karşısında ikinci bir devletti.

Rusya onun karşısında ikinci bir devletti.
Şimdi bir takım büyük manevralara girdi.Şimdi bir takım büyük manevralara girdi. Millet ne yaptığını anlayamıyor.Millet ne yaptığını anlayamıyor. Rusya dağılıyor, yıkılıyor, yeniden yapılanıyor.Rusya dağılıyor, yıkılıyor, yeniden yapılanıyor. Esrarengiz bir şey.Esrarengiz bir şey. Efendim bir dağıldı, bir toparlandı.Efendim bir dağıldı, bir toparlandı. Birkaç devlet haline geldi.Birkaç devlet haline geldi. Bizim Müslüman devletler biraz hürriyetini kazanır gibi oldu.

Bizim Müslüman devletler biraz hürriyetini kazanır gibi oldu.
Ama biraz kıpırdadığı zaman yine bakıyoruz ki tam hürriyet yok.Ama biraz kıpırdadığı zaman yine bakıyoruz ki tam hürriyet yok. Anlaşılıyor ki Amerika gibi federal bir sistemde daha az onlara nimetleri vererek,Anlaşılıyor ki Amerika gibi federal bir sistemde daha az onlara nimetleri vererek, yükünü onların üzerine yıkarakyükünü onların üzerine yıkarak yine hakimiyetini sürdürmek istiyor.yine hakimiyetini sürdürmek istiyor. Yani biraz heveslendik,Yani biraz heveslendik, bir şeyler olabilir falan diye ama çok ihtiyatlı olmamız lazım.bir şeyler olabilir falan diye ama çok ihtiyatlı olmamız lazım. Onların gelişmesini iyi değerlendirmemiz lazım.Onların gelişmesini iyi değerlendirmemiz lazım. Çin çok büyük bir ülke, Amerika'yı da korkutan bir ülke.

Çin çok büyük bir ülke, Amerika'yı da korkutan bir ülke.
1 milyarın üstüne çıkmış, 1 onda 2 milyar nüfusu var1 milyarın üstüne çıkmış, 1 onda 2 milyar nüfusu var ve oraya giden profesör arkadaşlarımınve oraya giden profesör arkadaşlarımın anlattığına göre en son gelişmelerden de yararlanarakanlattığına göre en son gelişmelerden de yararlanarak bir teknoloji oturtmaya çalışıyor.bir teknoloji oturtmaya çalışıyor. Atom gücüne sahip geniş halklarını küçük küçük ekonomik birimlerleAtom gücüne sahip geniş halklarını küçük küçük ekonomik birimlerle ekonomiye iştirak ettirerek büyükekonomiye iştirak ettirerek büyük firmaların riskinden koruyarak kalkınma içinde.firmaların riskinden koruyarak kalkınma içinde. 1,2 milyar, dünyanın en kalabalık ülkesi, her defa sataşabilecek bir ülke.1,2 milyar, dünyanın en kalabalık ülkesi, her defa sataşabilecek bir ülke. Rusya'ya sataşabilir, Türk illerine sataşabilir, İslâm ülkelerine sataşabilir.Rusya'ya sataşabilir, Türk illerine sataşabilir, İslâm ülkelerine sataşabilir. Güneydoğu Asya'ya sataşabilir, Malezya'ya, Endonezya'ya o taraflara hücum edebilir.Güneydoğu Asya'ya sataşabilir, Malezya'ya, Endonezya'ya o taraflara hücum edebilir. Muazzam bir güç.Muazzam bir güç. Bir küçük ümit kapısı var.Bir küçük ümit kapısı var. Burada gezmiş olan profesör arkadaşım diyor ki, Çin'in hangi şehrine gittiysem orada bir İslâmi çalışma, bir cami gördüm.Burada gezmiş olan profesör arkadaşım diyor ki, Çin'in hangi şehrine gittiysem orada bir İslâmi çalışma, bir cami gördüm. Çinli Müslümanlar var.Çinli Müslümanlar var. Bu sene hacda da bazı insanlar görüyorduk, geliyorduk, yanına soruyorduk: “es-selamu aleyküm, nerelisin?”Bu sene hacda da bazı insanlar görüyorduk, geliyorduk, yanına soruyorduk: “es-selamu aleyküm, nerelisin?” “Çinliyim” diyor.

“Çinliyim” diyor.
Çinli, bir sürü hacı gelmiş.

Çinli, bir sürü hacı gelmiş.
Yani Çin'in kendi içinde de İslâmi çalışmalar da var.Yani Çin'in kendi içinde de İslâmi çalışmalar da var. Bu ümit verici bir şey.Bu ümit verici bir şey. Ama büyük bir dev, aslında İslâm'ın karşısında olan muazzam bir nüfus.Ama büyük bir dev, aslında İslâm'ın karşısında olan muazzam bir nüfus. Amerika, Rusya, Çin.Amerika, Rusya, Çin. Amerika 300-400 milyon.Amerika 300-400 milyon. Efendim Rusya, bilmem, rakamlarını pek iyi bilmiyorum, istatistiğe bakmadım.Efendim Rusya, bilmem, rakamlarını pek iyi bilmiyorum, istatistiğe bakmadım. 300 milyon, 350 milyon.300 milyon, 350 milyon. Çin 1,2 milyar.Çin 1,2 milyar. Şöyle biraz aşağıya doğru gitsek...Şöyle biraz aşağıya doğru gitsek... Çin'in karşısında Japonya var.Çin'in karşısında Japonya var. Muazzam teknolojisiyle, akıllı çalışmalarıylaMuazzam teknolojisiyle, akıllı çalışmalarıyla efendim büyük bir teknolojik ve ekonomik güç.efendim büyük bir teknolojik ve ekonomik güç. Dünyayı sömürüyor, ticaretiyle sömürüyor.Dünyayı sömürüyor, ticaretiyle sömürüyor. Ve hacda böyle ilan ederler, hangi ülkeden kaç tane hacı gelmiş diye.Ve hacda böyle ilan ederler, hangi ülkeden kaç tane hacı gelmiş diye. Şöyle listeyi aldım, evvelki sene baktım.Şöyle listeyi aldım, evvelki sene baktım. Japonya'dan gelen hacı sayısı 10'dan azdı.Japonya'dan gelen hacı sayısı 10'dan azdı. Yani 100 milyondan fazla nüfusu var belki 90 belki 100 neyse,Yani 100 milyondan fazla nüfusu var belki 90 belki 100 neyse, 10'dan az hacı gelmiş hacca.10'dan az hacı gelmiş hacca. Demek ki hınzır yani hem İslâm ülkelerine mal satıyorDemek ki hınzır yani hem İslâm ülkelerine mal satıyor hem nüfusu kalabalık hem bizi sömürüyor hem dehem nüfusu kalabalık hem bizi sömürüyor hem de İslâm'a girmekte en çok direnen ülkelerden,İslâm'a girmekte en çok direnen ülkelerden, kendisini İslâm'a kapatmış ülkelerden birisi.kendisini İslâm'a kapatmış ülkelerden birisi. Yani Rusya'da bile öyle değil, Çin'de bile öyle değil.

Yani Rusya'da bile öyle değil, Çin'de bile öyle değil.
Bir büyük tehlike, her yere sessiz sedasız sokuluyor çekik gözleriyle.Bir büyük tehlike, her yere sessiz sedasız sokuluyor çekik gözleriyle. Avustralya'nın hangi kasabasına gittiysem Japonların firmaları,Avustralya'nın hangi kasabasına gittiysem Japonların firmaları, şimdi de Türkiye'nin hangi kasabasına gelirsem Japonların firmaları var.şimdi de Türkiye'nin hangi kasabasına gelirsem Japonların firmaları var. Enteresan bir ülke.Enteresan bir ülke. Amerikalılar bile yaka silkiyorlar.Amerikalılar bile yaka silkiyorlar. Japonya Amerika'yı içinden istila edecek diyorlar.Japonya Amerika'yı içinden istila edecek diyorlar. Kitap okudum, Amerikalı yazmış, 5-10 sene sonra Amerika,Kitap okudum, Amerikalı yazmış, 5-10 sene sonra Amerika, Japonya'nın esaretine düşecek ekonomik bakımdan diyor ve istatistikler neşretmiş Japon firmalarının sermayesini,Japonya'nın esaretine düşecek ekonomik bakımdan diyor ve istatistikler neşretmiş Japon firmalarının sermayesini, Amerikan firmalarının sermayesini koymuş falan.Amerikan firmalarının sermayesini koymuş falan. Yani büyük bir bela.Yani büyük bir bela. Amerika'ya da bela, Çin'e de bela, Rusya'ya da bela.Amerika'ya da bela, Çin'e de bela, Rusya'ya da bela. Kendi başına bir kuvvet.Kendi başına bir kuvvet. Sessiz sedasız duruyor.Sessiz sedasız duruyor. Herkes kavga ederken o işini yürütüyor, böyle bir ülke.Herkes kavga ederken o işini yürütüyor, böyle bir ülke. İslâm'a faydası sıfır, yok sayılabilir yani.İslâm'a faydası sıfır, yok sayılabilir yani. İslâm'la hiçbir ilgisi yok, şey yok.İslâm'la hiçbir ilgisi yok, şey yok. Çin'de bile daha çok ümit var, bunlar böyle değil.Çin'de bile daha çok ümit var, bunlar böyle değil. İngiltere?

İngiltere?
İngiltere Avrupa'nın batısındaki küçük adadan ibaret değil.

İngiltere Avrupa'nın batısındaki küçük adadan ibaret değil.
Böyle görmek çok yanlış olur.Böyle görmek çok yanlış olur. İngiltere dünyaya topraklarını yaymış bir geniş ülke.İngiltere dünyaya topraklarını yaymış bir geniş ülke. Kanada'nın büyük kısmı onun, Avustralya büyük ölçüde onun.Kanada'nın büyük kısmı onun, Avustralya büyük ölçüde onun. Dünyanın muhtelif yerlerinde yerleri var.Dünyanın muhtelif yerlerinde yerleri var. Büyük bir ülke.Büyük bir ülke. O da efendim milyonlarca nüfusa sahip.O da efendim milyonlarca nüfusa sahip. Evvelki hafta İngiltere'deydim, gezdim, gördüm.Evvelki hafta İngiltere'deydim, gezdim, gördüm. 300.000 kadar Müslüman var diyorlar.300.000 kadar Müslüman var diyorlar. Hiçbir şey yani.Hiçbir şey yani. Az bir şeydir.Az bir şeydir. Esas itibariyle materyalist, kendileri ayrı bir Hristiyan mezhebi kurmuşlar.Esas itibariyle materyalist, kendileri ayrı bir Hristiyan mezhebi kurmuşlar. Kraliçelerini, mezheplerinin başkanı yapmışlar.Kraliçelerini, mezheplerinin başkanı yapmışlar. Şeye de uymuyorlar, papalığa da uymuyorlar.Şeye de uymuyorlar, papalığa da uymuyorlar. Kendi işlerine bakan, efendim menfaatlerini yürütenKendi işlerine bakan, efendim menfaatlerini yürüten bir dünya devleti, yani dünyevi devlet, ahiretle nasibi, ilgisi az olan devletlerden birisi.bir dünya devleti, yani dünyevi devlet, ahiretle nasibi, ilgisi az olan devletlerden birisi. Almanya bölünmüş, ezilmiş bir ülke iken gözümüzün önünde eski bölünmüş topraklarını kazandı, kuvvetlendi.Almanya bölünmüş, ezilmiş bir ülke iken gözümüzün önünde eski bölünmüş topraklarını kazandı, kuvvetlendi. Nüfusunu ve topraklarını böylece dikkat çekecek bir hale getirtti ve Avusturya'yı tekrar almak istiyor.Nüfusunu ve topraklarını böylece dikkat çekecek bir hale getirtti ve Avusturya'yı tekrar almak istiyor. Yugoslavya'dan topraklar almak istiyor,Yugoslavya'dan topraklar almak istiyor, Balkanlara yerleşmek istiyor,Balkanlara yerleşmek istiyor, Rusya'ya doğru genişlemek istiyor,Rusya'ya doğru genişlemek istiyor, Amerika'nın da korktuğu,Amerika'nın da korktuğu, efendim gelişmesin diye ikide bir de çelme takmaya çalıştığı,efendim gelişmesin diye ikide bir de çelme takmaya çalıştığı, Müslümanları iyi tanıyanMüslümanları iyi tanıyan ama İslâmiyet'e pek yanaşmayan, efendim kilise teşkilatı kuvvetli olan ülkelerden birisi.ama İslâmiyet'e pek yanaşmayan, efendim kilise teşkilatı kuvvetli olan ülkelerden birisi. Fransa, Fransa da daha ziyade Almanya ile AT (Avrupa Topluluğu) içinde bir araya gelmiş önemli bir ülke.Fransa, Fransa da daha ziyade Almanya ile AT (Avrupa Topluluğu) içinde bir araya gelmiş önemli bir ülke. Efendim şeyi unuttuk Asya'da, 500-600 milyon nüfusuyla Hindistan'ı unuttuk.

Efendim şeyi unuttuk Asya'da, 500-600 milyon nüfusuyla Hindistan'ı unuttuk.
Ekseriyeti Hindu olan,Ekseriyeti Hindu olan, İslâm düşmanı olan, Müslümanları fırsat buldukça kesen, çok kalabalık bir ülke.İslâm düşmanı olan, Müslümanları fırsat buldukça kesen, çok kalabalık bir ülke. Yani Amerika, Rusya, Çin, Japonya, Hindistan,Yani Amerika, Rusya, Çin, Japonya, Hindistan, şöyle İslâm aleminin kuzeyinden,şöyle İslâm aleminin kuzeyinden, şöyle sağ tarafından çevirmişşöyle sağ tarafından çevirmiş kocaman büyük nüfuslara sahip düşmanlar.kocaman büyük nüfuslara sahip düşmanlar. İslâm alemi bunların güneyinde, Yugoslavya'dan başlıyor,İslâm alemi bunların güneyinde, Yugoslavya'dan başlıyor, şu anda Sırplar tarafından kıtır kıtır kesilen Boşnaklar,şu anda Sırplar tarafından kıtır kıtır kesilen Boşnaklar, efendim ondan sonra Arnavutlar,efendim ondan sonra Arnavutlar, işte biraz Batı Trakya Türkleri, Türkiye,işte biraz Batı Trakya Türkleri, Türkiye, ondan sonra Orta Asya'nın ülkeleri, gezdim Orta Asya ülkelerini,ondan sonra Orta Asya'nın ülkeleri, gezdim Orta Asya ülkelerini, hiç öyle fazla heveslenmeyin.hiç öyle fazla heveslenmeyin. Çöllerden ibaret yerler,Çöllerden ibaret yerler, nüfusları az, nüfuslarının içinde de,nüfusları az, nüfuslarının içinde de, mesela Kazakistan koca toprak görünüyor,mesela Kazakistan koca toprak görünüyor, %45'i Rus, yani şey değil ki tamamen Müslüman değil ki,%45'i Rus, yani şey değil ki tamamen Müslüman değil ki, efendim, imkanları az, teknolojileri geri, gelişmemiş ülkeler,efendim, imkanları az, teknolojileri geri, gelişmemiş ülkeler, işte oradan şeye kadar uzanıyor,işte oradan şeye kadar uzanıyor, Doğu Türkistan'a kadar uzanıyor.Doğu Türkistan'a kadar uzanıyor. Doğu Türkistan, Çinlilerin baskısı altında.Doğu Türkistan, Çinlilerin baskısı altında. Bizim alt tarafımızda işteBizim alt tarafımızda işte bildiğiniz Afrika'nın kuzeyindekibildiğiniz Afrika'nın kuzeyindeki ve Orta Doğu'daki İslâm ülkeleri var.ve Orta Doğu'daki İslâm ülkeleri var. Şimdi esas itibariyle kalabalık nüfus, Müslüman olmayan bu saydığım ülkelerde.Şimdi esas itibariyle kalabalık nüfus, Müslüman olmayan bu saydığım ülkelerde. Dünyanın ekonomik gücü de bunların elinde, efendim politik gücü de bunların elinde.Dünyanın ekonomik gücü de bunların elinde, efendim politik gücü de bunların elinde. Birleşmiş Milletler’de veto hakları olan devletler bunlar.Birleşmiş Milletler’de veto hakları olan devletler bunlar. İslâm ülkelerinin bir sözü yok, bunlara uydu durumunda.İslâm ülkelerinin bir sözü yok, bunlara uydu durumunda. Şimdi bu devletlerin içinde de hudutlardan taşan,

Şimdi bu devletlerin içinde de hudutlardan taşan,
bu devletlerin içinde istediği gibi at oynatan teşkilatlar var.bu devletlerin içinde istediği gibi at oynatan teşkilatlar var. Birincisi Katolik Kilisesi.Birincisi Katolik Kilisesi. Nüfus bakımından birinci, sayısal üstünlüğü bakımından Katolik Kilisesi.Nüfus bakımından birinci, sayısal üstünlüğü bakımından Katolik Kilisesi. Bu Katolik Kilisesi, kimse bilmez, papanın daima çocuğun başına okşarkenBu Katolik Kilisesi, kimse bilmez, papanın daima çocuğun başına okşarken resmini çekerler, sempatik resmini çekerler, gülerken falan resmini çekerler ama tarih boyuncaresmini çekerler, sempatik resmini çekerler, gülerken falan resmini çekerler ama tarih boyunca Müslümanlara çok zarar vermiş bir teşkilat.Müslümanlara çok zarar vermiş bir teşkilat. Osmanlıların tarihi boyunca uğraştığı insanlar bunlar.Osmanlıların tarihi boyunca uğraştığı insanlar bunlar. Daima haçlı seferi tertip etmişler,Daima haçlı seferi tertip etmişler, efendim İstanbul'a gelmişler,efendim İstanbul'a gelmişler, Adana'ya gelmişler, Antakya'ya gelmişler,Adana'ya gelmişler, Antakya'ya gelmişler, Urfa'yı almışlar, Kudüs'ü almışlar.Urfa'yı almışlar, Kudüs'ü almışlar. Devamlı mücadele ettiğimiz bir cephe.Devamlı mücadele ettiğimiz bir cephe. Bunların çeşitli tarikatları var, çeşitli mezhepleri var.Bunların çeşitli tarikatları var, çeşitli mezhepleri var. Mesela Saint John şövalyeleri,

Mesela Saint John şövalyeleri,
Cizvit şövalyeleri, papazları vs. bunlar Rodos'a gelmişler, yerleşmişler,Cizvit şövalyeleri, papazları vs. bunlar Rodos'a gelmişler, yerleşmişler, Kıbrıs'a gelmişler, yerleşmişler,Kıbrıs'a gelmişler, yerleşmişler, Malta'ya gelmişler, yerleşmişler.Malta'ya gelmişler, yerleşmişler. Oradan daima Osmanlı atalarımızla mücadele etmişler.Oradan daima Osmanlı atalarımızla mücadele etmişler. Onların efendim yıkılmasına çalışmışlardır.Onların efendim yıkılmasına çalışmışlardır. Şimdi bunların mal ve mülk varlığına, yani akıl hayal almayacak kadar mal mülk sahibidir kilise.Şimdi bunların mal ve mülk varlığına, yani akıl hayal almayacak kadar mal mülk sahibidir kilise. Vakıfları vardır, üniversiteleri vardır, yurtları vardır, arazileri vardır,Vakıfları vardır, üniversiteleri vardır, yurtları vardır, arazileri vardır, üniversiteleri, hastaneleri vardır,üniversiteleri, hastaneleri vardır, milyarları vardır,milyarları vardır, çok uluslu şirketleri vardır, petrol şirketleri vardır,çok uluslu şirketleri vardır, petrol şirketleri vardır, nüfus, kalabalık nüfuslara etkileri vardır.nüfus, kalabalık nüfuslara etkileri vardır. Siyasal bakımdan bütün Hristiyan devletlerine sözleri geçer.

Siyasal bakımdan bütün Hristiyan devletlerine sözleri geçer.
Yani bir kardinal kendi bulunduğu şehirdekiYani bir kardinal kendi bulunduğu şehirdeki veya kendi bulunduğu ülkedeki bütün siyasilerin hepsinden daha üstündür, güç ve kuvvet bakımından.veya kendi bulunduğu ülkedeki bütün siyasilerin hepsinden daha üstündür, güç ve kuvvet bakımından. Dediğini mutlaka yaptırırlar.Dediğini mutlaka yaptırırlar. Bir işaret ettiler mi efendim halk ayaklanır.Bir işaret ettiler mi efendim halk ayaklanır. Mesela bir kilisenin yol üzerine geliyormuş Fransa'da.Mesela bir kilisenin yol üzerine geliyormuş Fransa'da. Belediye istimlakına karar vermiş.Belediye istimlakına karar vermiş. Fransa'da yönetim laiklerin elinde, papazların elinde değil.Fransa'da yönetim laiklerin elinde, papazların elinde değil. Ama bir mücadele devam ediyor.Ama bir mücadele devam ediyor. İşte masonlar var, şeyler var, kilise teşkilatı var.İşte masonlar var, şeyler var, kilise teşkilatı var. Tarih boyunca mücadele etmişler.

Tarih boyunca mücadele etmişler.
Fransız ihtilalinde laikler bir atılım yapmışlar, öne geçmişler.Fransız ihtilalinde laikler bir atılım yapmışlar, öne geçmişler. Kilisenin nüfusunu biraz kırmışlar ama o tekrar toparlamış, uğraşıyorlar.Kilisenin nüfusunu biraz kırmışlar ama o tekrar toparlamış, uğraşıyorlar. Kilise istimlak edilecek, yola geliyor.Kilise istimlak edilecek, yola geliyor. Papaz diyor ki, ettirmem.Papaz diyor ki, ettirmem. Kapılarını kapatıyor.Kapılarını kapatıyor. Yahu işte hükümetin emri var, belediyenin emri var.Yahu işte hükümetin emri var, belediyenin emri var. Hayır.Hayır. Yıkım kararı geliyor, kapıyı açmıyor.Yıkım kararı geliyor, kapıyı açmıyor. Yıkım emrini veriyor şey, ekip amiri.Yıkım emrini veriyor şey, ekip amiri. Kilisenin balkonuna çıkıyor.Kilisenin balkonuna çıkıyor. Diyor ki; “Ey İsa'nın askerleri geriye dönün.”Diyor ki; “Ey İsa'nın askerleri geriye dönün.” Geriye dönüyorlar, gidiyorlar.Geriye dönüyorlar, gidiyorlar. Amirler kendi başlarına kalıveriyorlar.Amirler kendi başlarına kalıveriyorlar. Yani papazı dinliyorlar. Kiliseyi yıkamıyorlar.Yani papazı dinliyorlar. Kiliseyi yıkamıyorlar. Papazlar bir gösteri yapmış Paris'te.Papazlar bir gösteri yapmış Paris'te. Yasak bir gösteri, kanunsuz bir gösteri.Yasak bir gösteri, kanunsuz bir gösteri. İtfaiyeye su sıkmaya başlamış.İtfaiyeye su sıkmaya başlamış. İtfaiye papazlara su sıkıyor diye Sorbonne Üniversitesine bir haber gidiyor.İtfaiye papazlara su sıkıyor diye Sorbonne Üniversitesine bir haber gidiyor. Bütün dersleri bırakıyorlar talebeler.Bütün dersleri bırakıyorlar talebeler. Yallah, itfaiyeye hücum ediyorlar. Bütün hortumlarını lime lime kesiyorlar.Yallah, itfaiyeye hücum ediyorlar. Bütün hortumlarını lime lime kesiyorlar. Bütün şeylerini Sen nehrine atıyorlar.Bütün şeylerini Sen nehrine atıyorlar. İtfaiye araçlarını Sen nehrine atıyorlar.İtfaiye araçlarını Sen nehrine atıyorlar. Siz papazlara nasıl böyle yaparsınız filan diye.

Siz papazlara nasıl böyle yaparsınız filan diye.
Yani biraz böyle karikatürize ederek şeyini anlatmaya çalışıyorum.Yani biraz böyle karikatürize ederek şeyini anlatmaya çalışıyorum. Kilisenin gücünü anlatmaya çalışıyorum.Kilisenin gücünü anlatmaya çalışıyorum. Kilise bugün Katolikleri toplamaya çalışıyor. Onun için şeye Polonya'ya yüklendi,Kilise bugün Katolikleri toplamaya çalışıyor. Onun için şeye Polonya'ya yüklendi, Polonya'yı Doğu Bloku’ndan kopardı.Polonya'yı Doğu Bloku’ndan kopardı. "Lech Walesa" vs. olayları biliyorsunuz."Lech Walesa" vs. olayları biliyorsunuz. Ben Polonyalıyım diye Papa orayı kurtardı. Estonya'yayla, Letonya’yı, Litvanya'yı kurtardılar.Ben Polonyalıyım diye Papa orayı kurtardı. Estonya'yayla, Letonya’yı, Litvanya'yı kurtardılar. Efendim Hristiyanlığı kurtarmaya çalışıyorlar.Efendim Hristiyanlığı kurtarmaya çalışıyorlar. Dünyanın muhtelif ülkelerinde siyasi çalışmalar yapıyorlar.Dünyanın muhtelif ülkelerinde siyasi çalışmalar yapıyorlar. Çok kuvvetli, çok zengin, çok teşkilatlı, geniş bir teşkilat.Çok kuvvetli, çok zengin, çok teşkilatlı, geniş bir teşkilat. Hepsi bize dönük bunların namluları.Hepsi bize dönük bunların namluları. Bunu bilesiniz diye söylüyorum.Bunu bilesiniz diye söylüyorum. İkincisi Siyonizm.

İkincisi Siyonizm.
Siyonizm herkesin bildiği çalışmalarıylaSiyonizm herkesin bildiği çalışmalarıyla yüz yıldır, yüz yıldan fazla bir zamandanyüz yıldır, yüz yıldan fazla bir zamandan beri Müslümanların aleyhine çalışıyor.beri Müslümanların aleyhine çalışıyor. Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasında aktif rol oynadı, topraklarını parçaladı.Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasında aktif rol oynadı, topraklarını parçaladı. 1949'dan sonra da Osmanlı ülkeleri üzerinde bir arzu ettiği,1949'dan sonra da Osmanlı ülkeleri üzerinde bir arzu ettiği, Kudüs'ün çevresindeki toprakları elde etti.Kudüs'ün çevresindeki toprakları elde etti. Orta Doğu'da planlar yapıyor.Orta Doğu'da planlar yapıyor. Fırat'a kadar arazisini, Adana'ya kadar geliştirmek istiyor efendim

Fırat'a kadar arazisini, Adana'ya kadar geliştirmek istiyor efendim
ve planları var.ve planları var. Dünyanın her yerinde adamları var.Dünyanın her yerinde adamları var. Umumiyetle bankalar ve ekonomik hayat ellerinde, ticari hayat ellerinde.Umumiyetle bankalar ve ekonomik hayat ellerinde, ticari hayat ellerinde. Bir misalle anlatayım.Bir misalle anlatayım. İstanbul'da bir tüccar, New York'ta bir ticaret yapmak istiyor.İstanbul'da bir tüccar, New York'ta bir ticaret yapmak istiyor. Efendim anlaşmayı yapıyor, mal gönderiyor.Efendim anlaşmayı yapıyor, mal gönderiyor. Ama Galata'daki bir Yahudi'nin aracılığıyla yapıyor.Ama Galata'daki bir Yahudi'nin aracılığıyla yapıyor. Yahudiye de %10 para ödüyor ihracattan dolayı.Yahudiye de %10 para ödüyor ihracattan dolayı. Ondan sonra diyor ki: “Ya bu Yahudi,

Ondan sonra diyor ki: “Ya bu Yahudi,
bir hanın üçüncü katında bir büro açmış,bir hanın üçüncü katında bir büro açmış, ticareti böyle oturduğu yerden, ben çalışıyorum,ticareti böyle oturduğu yerden, ben çalışıyorum, fabrikam var, işçiyle uğraşıyorum, bin bir sıkıntı çekiyorum, kocaman bir parti mal gönderiyorum”,fabrikam var, işçiyle uğraşıyorum, bin bir sıkıntı çekiyorum, kocaman bir parti mal gönderiyorum”, şıp bu oturduğu yerden %10 parayı alıyor.şıp bu oturduğu yerden %10 parayı alıyor. Ben bunu aradan çıkartayım diyor.Ben bunu aradan çıkartayım diyor. İkinci sefer malı hazırlıyor kendisi, gemiyle Newyork Limanı'na gönderiyor.İkinci sefer malı hazırlıyor kendisi, gemiyle Newyork Limanı'na gönderiyor. Tekrar satmak istediği yere gönderiyor.Tekrar satmak istediği yere gönderiyor. Gemiden malı boşaltmıyorlar.Gemiden malı boşaltmıyorlar. Ne yaptıysa o zinciri kıramıyor.Ne yaptıysa o zinciri kıramıyor. Oradan diyorlar ki: “Galata'daki o Yahudiye gideceksin,Oradan diyorlar ki: “Galata'daki o Yahudiye gideceksin, %10 komisyonunu ödeyeceksin.” Hem bir şey yapmadığı halde Yahudi bu sefer,%10 komisyonunu ödeyeceksin.” Hem bir şey yapmadığı halde Yahudi bu sefer, %10 komisyonunu ödeyeceksin diyorlar.%10 komisyonunu ödeyeceksin diyorlar. Kös kös adam gidiyor, Yahudiye o parayı ödüyor.Kös kös adam gidiyor, Yahudiye o parayı ödüyor. Ondan sonra malını New York Limanı’na boşaltıyorlar.Ondan sonra malını New York Limanı’na boşaltıyorlar. Satışını yapabiliyor.Satışını yapabiliyor. Ticarete böyle hâkim.

Ticarete böyle hâkim.
Az ama, sayıları sayısal bakımdan az amma dünyanın her yerine hâkim oldukları için,Az ama, sayıları sayısal bakımdan az amma dünyanın her yerine hâkim oldukları için, siyaset ellerinde olduğu için etkin,siyaset ellerinde olduğu için etkin, etkili durumdalar.etkili durumdalar. Orta Doğu'da şeyleri var, birOrta Doğu'da şeyleri var, bir çıban başı durumunda, bizimle de direkt aleni düşmanlığı var.çıban başı durumunda, bizimle de direkt aleni düşmanlığı var. Diyor ki icabında Türkiye ile çarpışırım.Diyor ki icabında Türkiye ile çarpışırım. Bunu açıkça söylüyor.Bunu açıkça söylüyor. Bizimkiler susuyorlar.Bizimkiler susuyorlar. Biz Müslümanlar da susuyoruz.Biz Müslümanlar da susuyoruz. Haberimiz mi yok?

Haberimiz mi yok?
Duymazlıktan mı geliyoruz?

Duymazlıktan mı geliyoruz?
Görmezlikten mi geliyoruz gazetelerdeki haberleri?

Görmezlikten mi geliyoruz gazetelerdeki haberleri?
İcabında o tek gözlü bir adam vardı.

İcabında o tek gözlü bir adam vardı.
Söyledi bunu yani.Söyledi bunu yani. “Türkiye ile de çarpışırız.”

“Türkiye ile de çarpışırız.”
Bizimkiler gık demedi.

Bizimkiler gık demedi.
Fırat'a kadar harita yapıyor.Fırat'a kadar harita yapıyor. Bizimkiler gık demiyor.Bizimkiler gık demiyor. Yani böyle bir kuvvet.Yani böyle bir kuvvet. Amerika'ya sırtını dayamış.Amerika'ya sırtını dayamış. Yalnız Amerika değil, İngiltere emrinde.Yalnız Amerika değil, İngiltere emrinde. Yalnız İngiltere değil, Avustralya'nın başbakanı bile Yahudi.Yalnız İngiltere değil, Avustralya'nın başbakanı bile Yahudi. Avustralya emrinde.Avustralya emrinde. İsveç'in öldürülen Olof Palme'si Yahudi karısıyla evliydi.İsveç'in öldürülen Olof Palme'si Yahudi karısıyla evliydi. Papandreu'nun karısı Yahudi diyorlar.Papandreu'nun karısı Yahudi diyorlar. Efendim hatta Mısır devlet başkanının karısı İngiliz ama aslında Yahudi diyorlar.Efendim hatta Mısır devlet başkanının karısı İngiliz ama aslında Yahudi diyorlar. Her yere böyle içten nüfuz etmiş,Her yere böyle içten nüfuz etmiş, sözünü geçirebilen, organize bir İslâm karşısında teşkilat,sözünü geçirebilen, organize bir İslâm karşısında teşkilat, muhterem kardeşlerim.muhterem kardeşlerim. Bunların dışında, efendim,Bunların dışında, efendim, milli ve mahalli duygulara hedeflenen,milli ve mahalli duygulara hedeflenen, ideallere sahip ters güçler var İslâmi gelişmenin karşısında.ideallere sahip ters güçler var İslâmi gelişmenin karşısında. Mesela Yunanlılar.Mesela Yunanlılar. Milli ideolojileri Türk topraklarını almak,Milli ideolojileri Türk topraklarını almak, İstanbul'u tekrar Konstantinapol yapmak,İstanbul'u tekrar Konstantinapol yapmak, Ege'yi almak.Ege'yi almak. Ermeniler, sizinle biraz ilgili, yakın.

Ermeniler, sizinle biraz ilgili, yakın.
Hani şuradan Hopa'ya gittiğinizde, Hopa'dan biraz ilerisi Gürcistan, onun aşağısı Ermenistan.Hani şuradan Hopa'ya gittiğinizde, Hopa'dan biraz ilerisi Gürcistan, onun aşağısı Ermenistan. nasıl çalışma yaptığını son olaylarda gördünüz,nasıl çalışma yaptığını son olaylarda gördünüz, fırsat bulduğu zaman, gücü yettiği zaman saldırıyor,fırsat bulduğu zaman, gücü yettiği zaman saldırıyor, vuruyor, kırıyor, asıyor, kesiyor, her türlü zulmü yapıyor.vuruyor, kırıyor, asıyor, kesiyor, her türlü zulmü yapıyor. Alman televizyonunda gösterdiler ben Almanya'dayken evvelki hafta,Alman televizyonunda gösterdiler ben Almanya'dayken evvelki hafta, bir tesbih almış yerine Ermeni askeri sırıtarak gösteriyor.bir tesbih almış yerine Ermeni askeri sırıtarak gösteriyor. Alman televizyonunun röportaj yapan adamına gösteriyor.Alman televizyonunun röportaj yapan adamına gösteriyor. “Nereden aldın bu tesbihi?” diyor adam.

“Nereden aldın bu tesbihi?” diyor adam.
Diyor ki: “Bir Türk'ü kestim oradan aldım.

Diyor ki: “Bir Türk'ü kestim oradan aldım.
Ganimet diyor, gösteriyor böyle sırıtarak.Ganimet diyor, gösteriyor böyle sırıtarak. Ondan sonra Müslümanlar evlerine giriyorlar, malları böyle çuvallarla şeylerle kıymetli eşyaları çıkartıyorlar.Ondan sonra Müslümanlar evlerine giriyorlar, malları böyle çuvallarla şeylerle kıymetli eşyaları çıkartıyorlar. “Ee, niye alıyorsunuz bunları?”

“Ee, niye alıyorsunuz bunları?”
“Bunlar zaten bizim sayılır” diyor.

“Bunlar zaten bizim sayılır” diyor.
Sırıtarak alıp götürüyor.Sırıtarak alıp götürüyor. Yani Ermeniler, eşlerimizi öldüren, efendim dünyanın her yerinde karışımıza çıkan milli idealleri nedir?Yani Ermeniler, eşlerimizi öldüren, efendim dünyanın her yerinde karışımıza çıkan milli idealleri nedir? Ermenistan'dan Kars'a, Kars'tan Van'a,Ermenistan'dan Kars'a, Kars'tan Van'a, Van'dan Adana'ya kadar, İskenderun'a kadar topraklar onların olacak.Van'dan Adana'ya kadar, İskenderun'a kadar topraklar onların olacak. Oradan Akdeniz'e çıkacaklar.Oradan Akdeniz'e çıkacaklar. Yunanlılar da şeyi alacaklar,Yunanlılar da şeyi alacaklar, Ege'nin şöyle İstanbul, Trakya, efendim Ege'nin güzel ovaları, orayı alacaklar,Ege'nin şöyle İstanbul, Trakya, efendim Ege'nin güzel ovaları, orayı alacaklar, Ermeniler de buradan orayı alacaklar.Ermeniler de buradan orayı alacaklar. Bunlar hayal değil.Bunlar hayal değil. Gazetelerde gördüğünüz ve dillerinde dolaşan şeyler.Gazetelerde gördüğünüz ve dillerinde dolaşan şeyler. Şimdi komşu Arap ülkeleri,

Şimdi komşu Arap ülkeleri,
Saddam'ın halini biliyorsunuz,Saddam'ın halini biliyorsunuz, Hafız Esed'in halini biliyorsunuz.Hafız Esed'in halini biliyorsunuz. Ben sanırdım ki Suriye bir Arap ülkesidir.Ben sanırdım ki Suriye bir Arap ülkesidir. Siz de öyle sanıyorsunuz herhalde?Siz de öyle sanıyorsunuz herhalde? Öyle değil.Öyle değil. Ben 1975'te karayoluyla hacca giderken gördüm.Ben 1975'te karayoluyla hacca giderken gördüm. Halep Ermenilerin elinde, Şam Ermenilerin elinde, oteller, kuyumcu dükkanları, ticaret tamamen ellerinde.Halep Ermenilerin elinde, Şam Ermenilerin elinde, oteller, kuyumcu dükkanları, ticaret tamamen ellerinde. Siz gidip alışveriş yaptığınız zaman boğacak gibi bakıyorlar size.Siz gidip alışveriş yaptığınız zaman boğacak gibi bakıyorlar size. Otellerde can emniyetiniz yok yani.Otellerde can emniyetiniz yok yani. Suriye'yi içten ele geçirmişler.Suriye'yi içten ele geçirmişler. Kukla hükümetler var.Kukla hükümetler var. Müslümanlar kan ağlıyor.Müslümanlar kan ağlıyor. Ağlıyorlar.Ağlıyorlar. Hacda yanıma birisi oturdu.Hacda yanıma birisi oturdu. “Selamun aleyküm.”

“Selamun aleyküm.”
“Aleyküm selam.”

“Aleyküm selam.”
“Nerelisin?”

“Nerelisin?”
“Min eyne ente ya ehi?”“Min eyne ente ya ehi?” “Min Suriye.”

“Min Suriye.”
“Maşallah.” Suriye'den olduğunu söylüyor bana.

“Maşallah.” Suriye'den olduğunu söylüyor bana.
Peki ne var ne yok Suriye’de?Peki ne var ne yok Suriye’de? Tayyib, kuveys.Tayyib, kuveys. İyi, her şey yerli yerinde.

İyi, her şey yerli yerinde.
Nasıl iyi olur ya? Hama’da Hafız Esed şu kadar adamı öldürdü,Nasıl iyi olur ya? Hama’da Hafız Esed şu kadar adamı öldürdü, bu kadar katliam var, bu kadar zulüm var diye soruyorum ben.bu kadar katliam var, bu kadar zulüm var diye soruyorum ben. Adam hemen tası tarağı toplayıp benden fırt kaçıyor.Adam hemen tası tarağı toplayıp benden fırt kaçıyor. Yani Kâbe-i Müşerrefe’nin karşısında hakkı söylemekten korkuyor.Yani Kâbe-i Müşerrefe’nin karşısında hakkı söylemekten korkuyor. Belki ben casusum,Belki ben casusum, belki benimle konuşması bir casus tarafındanbelki benimle konuşması bir casus tarafından memlekete gider diye yanımda durmadı, adam kalktı kaçtı.memlekete gider diye yanımda durmadı, adam kalktı kaçtı. Yani Suriye; Ermenilerin, Hristiyanların elinde.Yani Suriye; Ermenilerin, Hristiyanların elinde. Ürdün, İslâm ülkesi sanırsınız,

Ürdün, İslâm ülkesi sanırsınız,
Amman'dan geçerken,Amman'dan geçerken, o nehrin kenarından geçerken,o nehrin kenarından geçerken, camiden çok kilise görürsünüz şehirde.camiden çok kilise görürsünüz şehirde. İki tarafında.İki tarafında. Tamamen Hristiyanlar Kudüs'e yakın diye oraları elde etmişlerdir.Tamamen Hristiyanlar Kudüs'e yakın diye oraları elde etmişlerdir. Evet, Müslüman nüfus vardır ama Allah, efendim, hidâyet versin, iyilikler hoşluklar versin.Evet, Müslüman nüfus vardır ama Allah, efendim, hidâyet versin, iyilikler hoşluklar versin. Irak, başlarında Hristiyan olan bir Baas Partisi'nin yönetimindeydi.Irak, başlarında Hristiyan olan bir Baas Partisi'nin yönetimindeydi. Saddam diye bir adam geldi, efendim Irak'ı mahvetti.Saddam diye bir adam geldi, efendim Irak'ı mahvetti. Iraklı bir Seyyid âlime sordum:

Iraklı bir Seyyid âlime sordum:
“Irak'ta durum nasıl ya üstaz, Saddam nasıl?” dedim.“Irak'ta durum nasıl ya üstaz, Saddam nasıl?” dedim. “Saddam, Firavun'un Mısır halkına yaptığını yapıyor.” dedi.“Saddam, Firavun'un Mısır halkına yaptığını yapıyor.” dedi. Ne yapıyor?

Ne yapıyor?
Yüzebbihûne ebnâeküm ve yestehyûne nisâeküm. (İbrahim Suresi 6.ayet)

Yüzebbihûne ebnâeküm ve yestehyûne nisâeküm. (İbrahim Suresi 6.ayet)
Firavun ne yaptı Mısır kavmine?

Firavun ne yaptı Mısır kavmine?
Erkekleri kesti, kadınları bıraktı.

Erkekleri kesti, kadınları bıraktı.
Saddam da öyle yapıyordu dedi, kısaca öyle anlattı, yaptığı zulümleri anlattı filan.Saddam da öyle yapıyordu dedi, kısaca öyle anlattı, yaptığı zulümleri anlattı filan. Şimdi karşımızda bunlarla sınır ihtilafları var.Şimdi karşımızda bunlarla sınır ihtilafları var. Bunların silahları var, hepsi bize dönük.Bunların silahları var, hepsi bize dönük. Bunların niyetleri var bizim aleyhimize.Bunların niyetleri var bizim aleyhimize. Hani buradaki Fırat'ın sularının paylaşılması vs. konusunda,Hani buradaki Fırat'ın sularının paylaşılması vs. konusunda, Suudi Arabistan'la bile aramıza ihtilaf çıkarmak için Amerika Suudi Arabistan'ı boyuna kışkırtıyor.Suudi Arabistan'la bile aramıza ihtilaf çıkarmak için Amerika Suudi Arabistan'ı boyuna kışkırtıyor. Zaten yüzde yüz avucunun içinde oradaki şeyler.Zaten yüzde yüz avucunun içinde oradaki şeyler. İki defa profesör göndermiş oranın üniversitelerine,İki defa profesör göndermiş oranın üniversitelerine, Türklerle siz su bakımından savaş yapmalısınız.Türklerle siz su bakımından savaş yapmalısınız. Size lazım olacak, Arap aleminde lazım olacak suları onlar baraj yaparak tutuyorlar,Size lazım olacak, Arap aleminde lazım olacak suları onlar baraj yaparak tutuyorlar, onlarla savaşmalısınız diye telkin ediyorlar.onlarla savaşmalısınız diye telkin ediyorlar. Yani 5 yıl, 10 yıl sonra bir kavga çıksın diye şimdiden pompalama başlamış durumdalar.Yani 5 yıl, 10 yıl sonra bir kavga çıksın diye şimdiden pompalama başlamış durumdalar. Şimdi Avrupa ile Rusya birbirleriyle, bir pakt ile, bir sınır ile karşı karşıya idiler.Şimdi Avrupa ile Rusya birbirleriyle, bir pakt ile, bir sınır ile karşı karşıya idiler. Aralarındaki ihtilafları hallettiler, silahları kaldırdılar.Aralarındaki ihtilafları hallettiler, silahları kaldırdılar. Şimdi Avrupa'ya bir tehdit unsuru olmaktan Rusya çıktı.Şimdi Avrupa'ya bir tehdit unsuru olmaktan Rusya çıktı. Ne oldu bu silahlarla, ordular, bu tanklar?Ne oldu bu silahlarla, ordular, bu tanklar? Kalkasya'ya geldi,

Kalkasya'ya geldi,
Orta Asya'ya geldi, İslâm alemine yöneldi, Çin’e yöneldi.Orta Asya'ya geldi, İslâm alemine yöneldi, Çin’e yöneldi. Belki Çin kendisine bir hücum ederse diye, belki o tarafa yöneldi.Belki Çin kendisine bir hücum ederse diye, belki o tarafa yöneldi. Bizim siyasiler, Avrupa topluluğuna girelim diye müracaat ettiler.Bizim siyasiler, Avrupa topluluğuna girelim diye müracaat ettiler. Yani eğer kabul ettik deyiverseler,Yani eğer kabul ettik deyiverseler, Avrupa'nın 12 ülkesindenAvrupa'nın 12 ülkesinden 13’üncüsü olarak biz de gireceğiz ve 13'te bir nüfus ile onların arasına katılacağız.13’üncüsü olarak biz de gireceğiz ve 13'te bir nüfus ile onların arasına katılacağız. Onların meclislerinden düşünün bakalım, 13'te bir azınlıkta olan bir efendimOnların meclislerinden düşünün bakalım, 13'te bir azınlıkta olan bir efendim devletin istediği kararlar çıkar mı, çıkmaz mı?devletin istediği kararlar çıkar mı, çıkmaz mı? Çıkmaz.

Çıkmaz.
Oradan bir tehlike var, yani AT'ye girdiğimiz zaman İslâm'ın, Müslümanların menfaatlerinin gitme tehlikesi var.Oradan bir tehlike var, yani AT'ye girdiğimiz zaman İslâm'ın, Müslümanların menfaatlerinin gitme tehlikesi var. Şimdi biz bu tehlike aman olmasın diye uğraşırken,Şimdi biz bu tehlike aman olmasın diye uğraşırken, bir de şimdi sizi yakından ilgilendiren bir şey daha çıktı, KEİT diye, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı.bir de şimdi sizi yakından ilgilendiren bir şey daha çıktı, KEİT diye, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı. Buradan sınırları açacağız, her türlü kolaylığı göstereceğiz.Buradan sınırları açacağız, her türlü kolaylığı göstereceğiz. Romanya'yla, Bulgaristan'la, Moldavya'yla,

Romanya'yla, Bulgaristan'la, Moldavya'yla,
efendim Ukrayna'yla, Beyaz Rusya'yla,efendim Ukrayna'yla, Beyaz Rusya'yla, efendim Ermenistan'la, Yunanistan'la, Gürcistan'laefendim Ermenistan'la, Yunanistan'la, Gürcistan'la kardeş olarak hudutları açacağız.kardeş olarak hudutları açacağız. İleride serbest dolaşım hakkını sağlayacağız diyorlar.İleride serbest dolaşım hakkını sağlayacağız diyorlar. Hiç kimse de bunların üzerinde bir konuşma yapmadı.Hiç kimse de bunların üzerinde bir konuşma yapmadı. Ben gazetelerde takip ettim, efendim, bunun tehlikesinden bahsetmedi.Ben gazetelerde takip ettim, efendim, bunun tehlikesinden bahsetmedi. Ama şimdi ben Sarp kapısına kadar gitmiş gelmiş bir Müslüman olarak yüreğim kan ağlıyor.Ama şimdi ben Sarp kapısına kadar gitmiş gelmiş bir Müslüman olarak yüreğim kan ağlıyor. Yani buradan, Samsun'dan efendim şeye kadar

Yani buradan, Samsun'dan efendim şeye kadar
bu gelen turistler, getirdikleri mallar, efendim böyle köylere, kasabalara kadar nüfuzları,bu gelen turistler, getirdikleri mallar, efendim böyle köylere, kasabalara kadar nüfuzları, biz bunlarla karıştığımız zamanbiz bunlarla karıştığımız zaman bizim memleketimizde Müslümanlığın hali ne olacak?bizim memleketimizde Müslümanlığın hali ne olacak? Bunlar bize ne getirecek, biz oraya ne götüreceğiz?Bunlar bize ne getirecek, biz oraya ne götüreceğiz? Önemli şeyler.Önemli şeyler. Muhterem kardeşlerim şimdi İslâm'ın düşmanlarının nüfusu bizim üç katımız fazladır, dört katımız fazladır.Muhterem kardeşlerim şimdi İslâm'ın düşmanlarının nüfusu bizim üç katımız fazladır, dört katımız fazladır. Kendi memleketimiz içinde de bir acı devre geçirmişiz İslâm bakımından.Kendi memleketimiz içinde de bir acı devre geçirmişiz İslâm bakımından. İslâmi bir uyanış var amma kendi halkımız da henüz tamamen bizim istediğimiz ölçüde değil.İslâmi bir uyanış var amma kendi halkımız da henüz tamamen bizim istediğimiz ölçüde değil. Ben şimdi gezdiğim kasabalara bakıyorum.

Ben şimdi gezdiğim kasabalara bakıyorum.
Kadınların haline bakıyorum, erkeklerin haline bakıyorum, çocukların yetişmesine bakıyorum,Kadınların haline bakıyorum, erkeklerin haline bakıyorum, çocukların yetişmesine bakıyorum, tesettürüne bakıyorum, namazına niyazına bakıyorum, soruyorum.tesettürüne bakıyorum, namazına niyazına bakıyorum, soruyorum. İbadetlere bağlılığı, haramlardan kaçması,İbadetlere bağlılığı, haramlardan kaçması, sevaplı işleri yapması bakımından tam kıvamında değil.sevaplı işleri yapması bakımından tam kıvamında değil. Efendim, Katolik kilisesi bizi Hristiyan yapmaya çalışır.Efendim, Katolik kilisesi bizi Hristiyan yapmaya çalışır. Ortodoks kilisesi Sırpları destekler, Yunanlıları destekler, Bulgarları destekler.Ortodoks kilisesi Sırpları destekler, Yunanlıları destekler, Bulgarları destekler. Rusya'nın efendim patronluğu altında bize karşı emelleri var. Toprak ister.

Rusya'nın efendim patronluğu altında bize karşı emelleri var. Toprak ister.
Ermenistan toprak ister. Arap ülkeleri ile bize destek olacak nüfusları da yok.Ermenistan toprak ister. Arap ülkeleri ile bize destek olacak nüfusları da yok. Mali güçleri de yok.Mali güçleri de yok. Efendim Arap'ı da dostane değil.Efendim Arap'ı da dostane değil. Şimdi bizim halimiz ne olacak?Şimdi bizim halimiz ne olacak? Bu kadar şartların karşısında bizim durumumuz nedir?Bu kadar şartların karşısında bizim durumumuz nedir? Bir.Bir. Bizim dostumuz, yârenimiz, yâr'ımız Allahu Teâlâ Hazretleri.Bizim dostumuz, yârenimiz, yâr'ımız Allahu Teâlâ Hazretleri. Bir ümidimiz, en büyük ümidimiz budur.Bir ümidimiz, en büyük ümidimiz budur. Biz Allah'a kulluk etmek istiyoruz ve Allah'ın emirlerini tutup İslâm'a hizmet etmek istiyoruz.

Biz Allah'a kulluk etmek istiyoruz ve Allah'ın emirlerini tutup İslâm'a hizmet etmek istiyoruz.
Efendim, Allah bu niyette olanlara yardım eder diye düşünüyoruz.Efendim, Allah bu niyette olanlara yardım eder diye düşünüyoruz. Allahu Teâlâ hazretleri bize görevler vermiş,Allahu Teâlâ hazretleri bize görevler vermiş, Kur'an-ı Kerîm'de belirtilen görevler, onları biraz sonra okuyacağım.Kur'an-ı Kerîm'de belirtilen görevler, onları biraz sonra okuyacağım. Bir üstünlüğümüz bu.Bir üstünlüğümüz bu. İkinci üstünlüğümüz, biz doğru yoldayız.İkinci üstünlüğümüz, biz doğru yoldayız. Doğru yolda olan bir insan daima doğru olan bir bakıma kuvvetlidir.Doğru yolda olan bir insan daima doğru olan bir bakıma kuvvetlidir. Eğri olan bir bakıma kuvvetsizdir.Eğri olan bir bakıma kuvvetsizdir. Zalim olan bir bakıma zayıftır, mazlum olan bir bakıma kuvvetlidir.Zalim olan bir bakıma zayıftır, mazlum olan bir bakıma kuvvetlidir. Neden?

Neden?
Hak tarafında olmak bir kuvvettir.

Hak tarafında olmak bir kuvvettir.
Sonunda mutlaka zalimlere bir gün gelir Hz. Mevla, Tallâhi lekad âserakâllahü aleynâ.Sonunda mutlaka zalimlere bir gün gelir Hz. Mevla, Tallâhi lekad âserakâllahü aleynâ. Zalimin bir gün efendim Allah belasını verecektir.Zalimin bir gün efendim Allah belasını verecektir. O bakımdan durumumuz iyi.O bakımdan durumumuz iyi. Tarihte bize karşı bir sevgi var, İslâm aleminde.

Tarihte bize karşı bir sevgi var, İslâm aleminde.
Pakistan'daki adamlar diyor ki, benim babam Osmanlılar için kasideler yazardı.Pakistan'daki adamlar diyor ki, benim babam Osmanlılar için kasideler yazardı. Osmanlı deyince ağlamaya başlardı.Osmanlı deyince ağlamaya başlardı. “Siz mübarek Osmanlıların evlatları mısınız?”

“Siz mübarek Osmanlıların evlatları mısınız?”
Boynumuza sarılıyor böyle.

Boynumuza sarılıyor böyle.
Çok sevdiğimiz İslâm alemi, Pakistan, Hindistan'daki Müslümanlar, Tayland'daki Müslümanlar, Malezya'daki Müslümanlar,Çok sevdiğimiz İslâm alemi, Pakistan, Hindistan'daki Müslümanlar, Tayland'daki Müslümanlar, Malezya'daki Müslümanlar, Endonezya'daki Müslümanlar, Afrika'daki Müslümanlar,Endonezya'daki Müslümanlar, Afrika'daki Müslümanlar, Hacda karşılaştığımız zaman bizim kim olduğumuzu anladığı zaman boynumuza sarılıyorlar.Hacda karşılaştığımız zaman bizim kim olduğumuzu anladığı zaman boynumuza sarılıyorlar. İslâm aleminde bize karşı bir sevgi var.İslâm aleminde bize karşı bir sevgi var. Biz de bunları seviyoruz doğrusu.Biz de bunları seviyoruz doğrusu. Yani zenci diye de ayırmıyoruz, Arap diye de ayırmıyoruz, fakir diye de ayırmıyoruz.Yani zenci diye de ayırmıyoruz, Arap diye de ayırmıyoruz, fakir diye de ayırmıyoruz. Biz hep Müslümanları seviyoruz.Biz hep Müslümanları seviyoruz. Dünyanın her yerinde Müslümanlara sevgimiz var.Dünyanın her yerinde Müslümanlara sevgimiz var. Onların da bize sevgisi var.Onların da bize sevgisi var. Bu da bir avantaj.Bu da bir avantaj. Sonra çok köklü bir kültürümüz var.

Sonra çok köklü bir kültürümüz var.
Töremiz, kültürümüz, ananemiz, örfümüz, efendim her şeyimiz yerli yerinde,Töremiz, kültürümüz, ananemiz, örfümüz, efendim her şeyimiz yerli yerinde, ahlâkımız yerli yerinde,ahlâkımız yerli yerinde, nezaketimiz yerli yerinde, zarafetimiz var.nezaketimiz yerli yerinde, zarafetimiz var. Bunlar güzel bir şey.Bunlar güzel bir şey. Başka milletlerde bu yok.Başka milletlerde bu yok. Mesela Amerika daima kültürsüz bir millet olması dolayısıyla tenkit edilmiştir.

Mesela Amerika daima kültürsüz bir millet olması dolayısıyla tenkit edilmiştir.
İngiltere, kendisinin öz bir kültürü olmasıyla iftihar eder.İngiltere, kendisinin öz bir kültürü olmasıyla iftihar eder. İtalya, ta eski Romalılara kadar dayanan kültürüyle övünür.İtalya, ta eski Romalılara kadar dayanan kültürüyle övünür. Ama bizim elhamdülillah mazimiz İslâm kültürü, bu önemli bir şeydir.Ama bizim elhamdülillah mazimiz İslâm kültürü, bu önemli bir şeydir. Yani birçok insanın hayranlık duyduğu bir şey ve bizim için bir manevi güçtür bu.Yani birçok insanın hayranlık duyduğu bir şey ve bizim için bir manevi güçtür bu. Bizim müze eşyalarımız Amerika'ya gittiği zaman ziyaretçi rekoru kırıyor, Avustralya'ya gittiği zaman ziyaretçi rekoru kırıyor.Bizim müze eşyalarımız Amerika'ya gittiği zaman ziyaretçi rekoru kırıyor, Avustralya'ya gittiği zaman ziyaretçi rekoru kırıyor. Kanuni Sultan Süleyman sergisi vs. herkes hayranlık duyuyor.Kanuni Sultan Süleyman sergisi vs. herkes hayranlık duyuyor. Güzel.Güzel. Yani İslâm'ı nasıl yaşayacağız?

Yani İslâm'ı nasıl yaşayacağız?
Dedelerimiz bunu yaşamışlar, bize de göstermişler.

Dedelerimiz bunu yaşamışlar, bize de göstermişler.
Biz zorluk çekmeyiz.Biz zorluk çekmeyiz. Bu sentez yapılmış.Bu sentez yapılmış. Onu aynen uygularız.Onu aynen uygularız. Bu bizim üstünlüğümüz.Bu bizim üstünlüğümüz. Jeopolitik üstünlüğümüz var, kilit noktasındayız.Jeopolitik üstünlüğümüz var, kilit noktasındayız. Yerimiz çok kıymetli, elimizde kalan topraklar çok kıymetli.Yerimiz çok kıymetli, elimizde kalan topraklar çok kıymetli. Ama bizim topraklarımız sadece bunlar değil kardeşlerim.Ama bizim topraklarımız sadece bunlar değil kardeşlerim. Yani biz bu acıyı daima içimize çekmeliyiz.Yani biz bu acıyı daima içimize çekmeliyiz. Almanya'nın 50 yıl sonra Doğu Almanya'yı tekrar kendisine ilhak ettiği gibiAlmanya'nın 50 yıl sonra Doğu Almanya'yı tekrar kendisine ilhak ettiği gibi bizim topraklarımız bugünkü Türkiye sınırları değildir.bizim topraklarımız bugünkü Türkiye sınırları değildir. Nedir?

Nedir?
Bizim topraklarımız en aşağı 18. yüzyıldaki topraklardır.

Bizim topraklarımız en aşağı 18. yüzyıldaki topraklardır.
19. yüzyıldaki topraklardır. Oraları bizden gasp edilmiştir, alınmıştır.19. yüzyıldaki topraklardır. Oraları bizden gasp edilmiştir, alınmıştır. Ben de Almanya'nın Doğu Almanya'yı aldığı gibi oradaki Müslüman kardeşlerimle bir zaman sonra birleşeceğim.Ben de Almanya'nın Doğu Almanya'yı aldığı gibi oradaki Müslüman kardeşlerimle bir zaman sonra birleşeceğim. Yani benim de aradan zaman geçecek.Yani benim de aradan zaman geçecek. Yapacağım çok görevler var ama benim topraklarım sadece bu değil.Yapacağım çok görevler var ama benim topraklarım sadece bu değil. Suriye'yle olan hududumun ötesinde de kardeşlerim var.Suriye'yle olan hududumun ötesinde de kardeşlerim var. Irak'la olan hududumun aşağısında da kardeşlerim var.Irak'la olan hududumun aşağısında da kardeşlerim var. İran'la olan hududumun öbür tarafında da kardeşlerim var.İran'la olan hududumun öbür tarafında da kardeşlerim var. Rusya'yla olan hududumun ötesinde kardeşlerim var.Rusya'yla olan hududumun ötesinde kardeşlerim var. Balkanlar'da kardeşlerim var.Balkanlar'da kardeşlerim var. Mevkimiz güzel, yerimiz önemli, geçiş noktasındayız.

Mevkimiz güzel, yerimiz önemli, geçiş noktasındayız.
Jeopolitik durumumuz, üstünlüğümüz iyi.Jeopolitik durumumuz, üstünlüğümüz iyi. Nüfus, sayısal durum, Türkiye'nin nüfusu geniş.Nüfus, sayısal durum, Türkiye'nin nüfusu geniş. Bunu kimse bilmez yani, bunları pek bahis konusu etmezler.Bunu kimse bilmez yani, bunları pek bahis konusu etmezler. Şimdi Avrupa'daki insanların, mesela Almanların nüfusu artmıyor, Fransa'nın nüfusu artmıyor. Neden?Şimdi Avrupa'daki insanların, mesela Almanların nüfusu artmıyor, Fransa'nın nüfusu artmıyor. Neden? Adam evlenmiyor.

Adam evlenmiyor.
Çocuk yetiştirmeyi sevmiyor, onun kahrını çekmiyor, nüfusu ihtiyarlıyor.Çocuk yetiştirmeyi sevmiyor, onun kahrını çekmiyor, nüfusu ihtiyarlıyor. Yaş ortalaması 50 mesela.Yaş ortalaması 50 mesela. İhtiyar ne demek?

İhtiyar ne demek?
İhtiyarlar ölecek, ölecek, nüfusu azalacak demek.İhtiyarlar ölecek, ölecek, nüfusu azalacak demek. Yeni nesil yetişmiyor.Yeni nesil yetişmiyor. Türkiye nasıl?

Türkiye nasıl?
Muazzam bir genç nesil, herkesin 7-8 çocuğu var,Muazzam bir genç nesil, herkesin 7-8 çocuğu var, keşke daha fazla olsa, efendim, böyle bir genç filiz,keşke daha fazla olsa, efendim, böyle bir genç filiz, muazzam bir potansiyel, yani 5 sene, 10 sene, 15 sene geçtiği zaman muazzam bir nüfus, besler bu topraklar,muazzam bir potansiyel, yani 5 sene, 10 sene, 15 sene geçtiği zaman muazzam bir nüfus, besler bu topraklar, efendim, nüfus potansiyelimiz iyi.efendim, nüfus potansiyelimiz iyi. Ham madde bakımından iyi durumdayız.Ham madde bakımından iyi durumdayız. Yani bir medeniyetin ilerlemesi, bir milletin kuvvetli olması için neler lazımsa,Yani bir medeniyetin ilerlemesi, bir milletin kuvvetli olması için neler lazımsa, ham madde ve endüstriyel maddeler bakımından kaynaklarımız zengin.ham madde ve endüstriyel maddeler bakımından kaynaklarımız zengin. Şimdi bu potansiyel, bu şartlar arasında, altında, biz Allah'ın mü'min kulları olarakŞimdi bu potansiyel, bu şartlar arasında, altında, biz Allah'ın mü'min kulları olarak bize çok büyük görevler düşüyor muhterem kardeşlerim.bize çok büyük görevler düşüyor muhterem kardeşlerim. Yani benim asıl getirmek istediğim sözü, nokta burası.Yani benim asıl getirmek istediğim sözü, nokta burası. Şimdi biz dünyaya neden geldik?Şimdi biz dünyaya neden geldik? İmtihan için geldik. Bizim ne yapmamız lazım?İmtihan için geldik. Bizim ne yapmamız lazım? Allah'ın rızasına uygun işler yapmamız lazım.Allah'ın rızasına uygun işler yapmamız lazım. Yani biz para kazanmaya mı geldik buraya? Hayır.Yani biz para kazanmaya mı geldik buraya? Hayır. Ticaret yapmaya mı geldik? Hayır. Mühendis olmaya mı geldik, doktor olmaya mı geldik? Hayır.Ticaret yapmaya mı geldik? Hayır. Mühendis olmaya mı geldik, doktor olmaya mı geldik? Hayır. Bizim ana görevimiz ne?Bizim ana görevimiz ne? Bizim ana görevimiz Allah'ın rızasını kazanmak.Bizim ana görevimiz Allah'ın rızasını kazanmak. Bak, Allah-u Teâlâ hazretleri Kur'an-ı Kerîm'de ne buyuruyor?Bak, Allah-u Teâlâ hazretleri Kur'an-ı Kerîm'de ne buyuruyor? Bismillâhirrahmânirrahîm

Bismillâhirrahmânirrahîm
Küntüm hayra ümmetin. (Âl-i İmrân Suresi 110. Âyet)

Küntüm hayra ümmetin. (Âl-i İmrân Suresi 110. Âyet)
Siz en hayırlı ümmetsiniz.

Siz en hayırlı ümmetsiniz.
Çeşitli ümmetler var.Çeşitli ümmetler var. Bizden önce çeşit çeşit ümmetler geldi, geçti.Bizden önce çeşit çeşit ümmetler geldi, geçti. İşte Hristiyanlar, işte Yahudiler, işte adını bildiğimiz, bilmediğimiz Âd Kavmi,İşte Hristiyanlar, işte Yahudiler, işte adını bildiğimiz, bilmediğimiz Âd Kavmi, Semûd Kavmi, dünyanın doğusunda, batısında, kuzeyinde, güneyinde çeşitli kavimler.Semûd Kavmi, dünyanın doğusunda, batısında, kuzeyinde, güneyinde çeşitli kavimler. Bunların en hayırlısı kim? Biz.Bunların en hayırlısı kim? Biz. “Küntüm hayra ümmetin.”“Küntüm hayra ümmetin.” Ümmetlerin en hayırlısısınız, en hayırlı ümmetsiniz.Ümmetlerin en hayırlısısınız, en hayırlı ümmetsiniz. “Uḣricet linnâs.”“Uḣricet linnâs.” Bak, burada bu kelime çok önemli.Bak, burada bu kelime çok önemli. Siz, insanlar için özel olarak ortaya konulmuş, çıkartılmış bir ümmetsiniz.

Siz, insanlar için özel olarak ortaya konulmuş, çıkartılmış bir ümmetsiniz.
Lalettayin, bir tesadüf eseri birikmiş bir kalabalık değilsiniz,Lalettayin, bir tesadüf eseri birikmiş bir kalabalık değilsiniz, Allah sizi ezelde takdir etmiş, insanlar için özel olarak çıkartılmış bir ümmetsiniz.Allah sizi ezelde takdir etmiş, insanlar için özel olarak çıkartılmış bir ümmetsiniz. Allah bize bir vazife yüklemiş, bizi özel olarak çıkartmış.Allah bize bir vazife yüklemiş, bizi özel olarak çıkartmış. Bunu kafanıza iyice yazın.Bunu kafanıza iyice yazın. Yani, Hz. Ali Efendimiz’in bir sözü var, şiir yazmış.Yani, Hz. Ali Efendimiz’in bir sözü var, şiir yazmış. Orada buyuruyor ki:

Orada buyuruyor ki:
(Ve tahsebü enneke cirmun sagîrun)(Ve tahsebü enneke cirmun sagîrun) “Sen kendini küçük bir varlık sanıyorsun.”“Sen kendini küçük bir varlık sanıyorsun.” (Ve fîke tevell âlemi'l-ekberi)(Ve fîke tevell âlemi'l-ekberi) “Halbuki senin içine alem-i ekber dürülmüş, konulmuş, sen önemli bir varlıksın” demek istiyor.

“Halbuki senin içine alem-i ekber dürülmüş, konulmuş, sen önemli bir varlıksın” demek istiyor.
Biz Müslümanlar sıradan böyle İslâm'a girivermiş, sürülen değiliz.

Biz Müslümanlar sıradan böyle İslâm'a girivermiş, sürülen değiliz.
Özel olarak Allah bizi takdir etmiş, yaratmış, insanlar için çıkartılmışız.Özel olarak Allah bizi takdir etmiş, yaratmış, insanlar için çıkartılmışız. Ne olacağız biz?

Ne olacağız biz?
Hüve semmâkümü’l-müslimîne min kablü ve fî hâzâ. (Hac Suresi 78. Âyet)

Hüve semmâkümü’l-müslimîne min kablü ve fî hâzâ. (Hac Suresi 78. Âyet)
Başka bir âyet-i kerîmeye geçtim.

Başka bir âyet-i kerîmeye geçtim.
Allah'tır sizi Müslüman eden, Müslüman diye isimlendirilen, isimlendiren.Allah'tır sizi Müslüman eden, Müslüman diye isimlendirilen, isimlendiren. Liyekûner-rasûlü şehîden aleyküm ve tekûnû şühedâe ale’n-nâs. (Hac Suresi 78. Âyet)

Liyekûner-rasûlü şehîden aleyküm ve tekûnû şühedâe ale’n-nâs. (Hac Suresi 78. Âyet)
Resûlullah size şahit olsun, siz de diğer ümmetlere şahit olasınız diye.

Resûlullah size şahit olsun, siz de diğer ümmetlere şahit olasınız diye.
Yani Allah celle celaluhu, sizi bizim anlayacağımız öz kısa tabirle,Yani Allah celle celaluhu, sizi bizim anlayacağımız öz kısa tabirle, kısaca söylemek gerekirse, bizi bir örnek ümmet olarak çıkartmış.kısaca söylemek gerekirse, bizi bir örnek ümmet olarak çıkartmış. Sonra.Sonra. Te’mürûne bil-ma’rûfi ve tenhevne anil-münker. (Âl-i İmrân Suresi 110. Âyet)

Te’mürûne bil-ma’rûfi ve tenhevne anil-münker. (Âl-i İmrân Suresi 110. Âyet)
Emr-i ma'ruf yaparsınız, nehy-i münker yaparsınız.

Emr-i ma'ruf yaparsınız, nehy-i münker yaparsınız.
Görevimiz de bu.Görevimiz de bu. Yani, iyiliği hâkim kılmak için, kötülüğü yok etmek için görev yüklenmiş,Yani, iyiliği hâkim kılmak için, kötülüğü yok etmek için görev yüklenmiş, özel olarak görevlendirilip ortaya çıkartılmış bir topluluğuz biz.özel olarak görevlendirilip ortaya çıkartılmış bir topluluğuz biz. Yani sizler, bizler, dünyanın başka yerlerindeki Lâ ilâhe illallah diyen, Muhammedun Resûlullah diyen insanlar,Yani sizler, bizler, dünyanın başka yerlerindeki Lâ ilâhe illallah diyen, Muhammedun Resûlullah diyen insanlar, Ümmet-i Muhammed yani görevi bu.Ümmet-i Muhammed yani görevi bu. Başka bir âyet-i kerîme:

Başka bir âyet-i kerîme:
Veltekün minküm ümmetün yed’ûne ilel-hayri ve ye’mürûne bil-ma’rûfi ve yenhevne anil-münker, ve ülâike hümül-müflihûn. (Âl-i İmrân Suresi 104. Âyet)

Veltekün minküm ümmetün yed’ûne ilel-hayri ve ye’mürûne bil-ma’rûfi ve yenhevne anil-münker, ve ülâike hümül-müflihûn. (Âl-i İmrân Suresi 104. Âyet)
Veltekün minküm ümmetün: Sizden olsun bir topluluk.Veltekün minküm ümmetün: Sizden olsun bir topluluk. Yed’ûne ilel-hayri: Hayra çağıran.Yed’ûne ilel-hayri: Hayra çağıran. Ve ye’mürûne bil-ma’rûf: Ma'rufu emreden.Ve ye’mürûne bil-ma’rûf: Ma'rufu emreden. Ve yenhevne anil-münker: Kötülüğü engelleyen.Ve yenhevne anil-münker: Kötülüğü engelleyen. Ve ülâike hümül-müflihûn: İşte felaha ermiş kavimler bunlardır, insanlar bunlardır.Ve ülâike hümül-müflihûn: İşte felaha ermiş kavimler bunlardır, insanlar bunlardır. “Veltekün minkum” ifadesinden “minkum” iki manaya geliyor.“Veltekün minkum” ifadesinden “minkum” iki manaya geliyor. Yani sizler içinden bir grup insan olsun, vazifesi emr-i mâ'rûf yapmak, nehy-i münker yapmak,

Yani sizler içinden bir grup insan olsun, vazifesi emr-i mâ'rûf yapmak, nehy-i münker yapmak,
efendim hayra insanları çağırmak.efendim hayra insanları çağırmak. Bir bu mânâ var, efendim,Bir bu mânâ var, efendim, min el-bağdiyye olursa,min el-bağdiyye olursa, yani bir bölük içinizde bu vazifeleri yüklensin demek olur.yani bir bölük içinizde bu vazifeleri yüklensin demek olur. Min el-beyâniyye ise, yani sizin hepiniz böyle olsun mânâsına gelir o zaman.Min el-beyâniyye ise, yani sizin hepiniz böyle olsun mânâsına gelir o zaman. Yani Ümmet-i Muhammed demek, hayra çağıran, emr-i ma'ruf yapan, nehy-i münker yapan insan demek.Yani Ümmet-i Muhammed demek, hayra çağıran, emr-i ma'ruf yapan, nehy-i münker yapan insan demek. Şimdi bizim özel görevimiz bu, bir de yasak var.Şimdi bizim özel görevimiz bu, bir de yasak var. Allah celle celaluhu buyuruyor ki;

Allah celle celaluhu buyuruyor ki;
Yâ eyyühellezîne âmenû:Yâ eyyühellezîne âmenû: Ey iman eden, gel!

Ey iman eden, gel!
Hepimiz müminiz, hepimize hitap ediyor Allah.Hepimiz müminiz, hepimize hitap ediyor Allah. İn tutîû ferîkan minellezîne ûtül kitab:İn tutîû ferîkan minellezîne ûtül kitab: Eğer daha evvel kendilerine kitap indirilmiş ama ondan sonra sapıtmış olan oEğer daha evvel kendilerine kitap indirilmiş ama ondan sonra sapıtmış olan o Hristiyanlara, Yahudilere filan tabi olursanız, itaat ederseniz.Hristiyanlara, Yahudilere filan tabi olursanız, itaat ederseniz. Yeruddûküm ba’de îmâniküm kâfirîn:Yeruddûküm ba’de îmâniküm kâfirîn: Bu adamlar allem eder kallem eder, sizi imandan sonra imanınızdan sonra kâfir haline döndürür.Bu adamlar allem eder kallem eder, sizi imandan sonra imanınızdan sonra kâfir haline döndürür. Bak, bu âyet-i kerîmede Allah bize onlara itaat etmeyi, tabi olmayı yasaklıyor.Bak, bu âyet-i kerîmede Allah bize onlara itaat etmeyi, tabi olmayı yasaklıyor. Öbür âyet-i kerîmelerde bizim özel vazifemiz olduğunu bildiriyor.Öbür âyet-i kerîmelerde bizim özel vazifemiz olduğunu bildiriyor. Ve onların ne yapıp yapıp fırsat kollayıp sizi dönüp dolaşıp tekrar kâfir yapmaya gayret edeceklerini bildiriyor Kur'an-ı Kerîm’de.Ve onların ne yapıp yapıp fırsat kollayıp sizi dönüp dolaşıp tekrar kâfir yapmaya gayret edeceklerini bildiriyor Kur'an-ı Kerîm’de. Şimdi kim hayra davet edecek, kim emr-i ma'ruf yapacak, kim nehy-i münker yapacak?Şimdi kim hayra davet edecek, kim emr-i ma'ruf yapacak, kim nehy-i münker yapacak? Hepimiz yapacağız.

Hepimiz yapacağız.
Hepimiz Allah'ın dinini öğreneceğiz ve bu bize yüklenilmişHepimiz Allah'ın dinini öğreneceğiz ve bu bize yüklenilmiş ve bizim yaratılmamızın sebebi olan ana gayeye uygun çalışacağız.ve bizim yaratılmamızın sebebi olan ana gayeye uygun çalışacağız. Allah'ın dinini kollayacak başka bir insanlar yok yeryüzünde.Allah'ın dinini kollayacak başka bir insanlar yok yeryüzünde. Ötekilerin hepsini size anlattım şöyle, çevremizde kimler var diye.Ötekilerin hepsini size anlattım şöyle, çevremizde kimler var diye. Onların hepsi ortaya çıktı ki dünya nüfusunun 5'te 4'ü veya 5'te 3'ü bizim karşımızda.Onların hepsi ortaya çıktı ki dünya nüfusunun 5'te 4'ü veya 5'te 3'ü bizim karşımızda. Onlardan bir hayır gelmeyecek.Onlardan bir hayır gelmeyecek. Bizim içimizde de bir sürü çürükler var.Bizim içimizde de bir sürü çürükler var. O halde biz ne yapacağız?

O halde biz ne yapacağız?
Efendim Allah'ın dinine yardım edecek, emr-i ma'ruf, nehy-i münker yapacakEfendim Allah'ın dinine yardım edecek, emr-i ma'ruf, nehy-i münker yapacak ve efendim hayra davet edecek olanlar o bizleriz.ve efendim hayra davet edecek olanlar o bizleriz. Tabi burada en önemli görev muhterem kardeşlerim, âlimlere düşüyor, âlimlere düşüyor.Tabi burada en önemli görev muhterem kardeşlerim, âlimlere düşüyor, âlimlere düşüyor. Yani kitlelere hangi görevi yapmaları gerektiğini öğretecek, Allah'ın emirlerini anlatacak,Yani kitlelere hangi görevi yapmaları gerektiğini öğretecek, Allah'ın emirlerini anlatacak, insanlara düşüyor en büyük görev.insanlara düşüyor en büyük görev. Bir insan iyi Müslüman olduğu zaman başkasına faydalı hale gelebiliyor.Bir insan iyi Müslüman olduğu zaman başkasına faydalı hale gelebiliyor. Aksi takdirde İslâm'ı bilmediği zaman, bugünün Müslümanı gibi,Aksi takdirde İslâm'ı bilmediği zaman, bugünün Müslümanı gibi, efendim benim kalbim temiz, efendim Allah affeder, güzele bakmak sevapefendim benim kalbim temiz, efendim Allah affeder, güzele bakmak sevap filan gibi felsefelerle, mantıklarlafilan gibi felsefelerle, mantıklarla yalan yanlış yollara gidebiliyor.yalan yanlış yollara gidebiliyor. Şimdi bugünün Müslümanına bakın, namaz kılmıyor, niye kılmıyorsun?

Şimdi bugünün Müslümanına bakın, namaz kılmıyor, niye kılmıyorsun?
Allah affeder.

Allah affeder.
Faiz yiyor, bir bahane buluyor.Faiz yiyor, bir bahane buluyor. Efendim, oruç tutmuyor, işte midem bilmem şöyle böyle diyor, yani zayıf.Efendim, oruç tutmuyor, işte midem bilmem şöyle böyle diyor, yani zayıf. İşte onları yetiştirmek, efendim kuvvetli Müslüman haline getirmek lazım.İşte onları yetiştirmek, efendim kuvvetli Müslüman haline getirmek lazım. Bu büyük görev en başta âlimlere düşüyor.Bu büyük görev en başta âlimlere düşüyor. Onun için Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurmuş ki;Onun için Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurmuş ki; “El-ulemâü veresetü'l-enbiyâ”

“El-ulemâü veresetü'l-enbiyâ”
“Âlimler, peygamberler varisleridir.

“Âlimler, peygamberler varisleridir.
“Ve hulefâü'r-rusul”

“Ve hulefâü'r-rusul”
“Peygamberlerin halifeleridir.”

“Peygamberlerin halifeleridir.”
Yani peygamber, peygamber efendimizden sonra peygamber gelmeyecek.Yani peygamber, peygamber efendimizden sonra peygamber gelmeyecek. Hatemin Nebiyyin olduğu Kur'an-ı Kerîm'de sabit.Hatemin Nebiyyin olduğu Kur'an-ı Kerîm'de sabit. Ondan sonra peygamberlerin varisleri, peygamberimizin varisleri âlimler ve ümmetin halifeleri âlimler.Ondan sonra peygamberlerin varisleri, peygamberimizin varisleri âlimler ve ümmetin halifeleri âlimler. Yani peygamber efendimiz sağ olsaydı bize ne emredecekti?Yani peygamber efendimiz sağ olsaydı bize ne emredecekti? Ne tarafa sevk edecekti?Ne tarafa sevk edecekti? Hangi vazifeyi yükleyecekti?Hangi vazifeyi yükleyecekti? Bunu âlim gösterecek.Bunu âlim gösterecek. Ve umedehû’r-Resûlu, ve umedehû’l-ümmehVe umedehû’r-Resûlu, ve umedehû’l-ümmeh Ümmetin kendisine emanet edildiği kimseler.

Ümmetin kendisine emanet edildiği kimseler.
Âlimler kimdir?

Âlimler kimdir?
Ümmetin emanet edildiği kimseler.

Ümmetin emanet edildiği kimseler.
Bu ümmeti siz koruyun, kollayın, yol gösterin diye emanet edildiği kimseler.Bu ümmeti siz koruyun, kollayın, yol gösterin diye emanet edildiği kimseler. Şimdi âlimler bu işi yapmak için çalışacaklar ama ilim ne demek?Şimdi âlimler bu işi yapmak için çalışacaklar ama ilim ne demek? İlim, âlim kim?İlim, âlim kim? Âlim çok kitap bilen insan, çok kitap okuyan insan, malumatı çok olan insan değil.Âlim çok kitap bilen insan, çok kitap okuyan insan, malumatı çok olan insan değil. Âlim, mesela şeyde geçiyor;Âlim, mesela şeyde geçiyor; Ver-râsihûne fil ilmi yekûlûne âmennâ bihî küllün min indi rabbinâ. (Âl-i İmrân Suresi 7. Âyet)

Ver-râsihûne fil ilmi yekûlûne âmennâ bihî küllün min indi rabbinâ. (Âl-i İmrân Suresi 7. Âyet)
Âl-i İmrân suresinin başında, ilimde rüsuf peyda etmiş, kimseler diye meth ediyor.

Âl-i İmrân suresinin başında, ilimde rüsuf peyda etmiş, kimseler diye meth ediyor.
Hadîs-i şerîfte de Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:Hadîs-i şerîfte de Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: Men berret yemînuhu, kimin yemini doğruysaMen berret yemînuhu, kimin yemini doğruysa ve sekene kalbehû kalbi müstakim ise ve hasune hulukuhu ahlâkı güzelseve sekene kalbehû kalbi müstakim ise ve hasune hulukuhu ahlâkı güzelse sıralıyor yani, yemini doğru, kalbi müstakim, ahlâkı güzel.sıralıyor yani, yemini doğru, kalbi müstakim, ahlâkı güzel. İşte bunlar ilimde rüsuf sahibi âlimlerdir diyor.

İşte bunlar ilimde rüsuf sahibi âlimlerdir diyor.
Yoksa çok kitap bilmek değil.Yoksa çok kitap bilmek değil. Asıl mesele yani takvâ ehli olmak.Asıl mesele yani takvâ ehli olmak. Allah'tan korkan, Allah için çalışan, Allah için düşünen insan olmak, bu bir.Allah'tan korkan, Allah için çalışan, Allah için düşünen insan olmak, bu bir. İkincisi, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuş ki:İkincisi, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuş ki: Sizden biriniz bir grup halinde bir yere giderse, “felye'ummehum akrabuhum”.Sizden biriniz bir grup halinde bir yere giderse, “felye'ummehum akrabuhum”. Onlara imamlığı kim yapsın?

Onlara imamlığı kim yapsın?
“Akrabuhum” yapsın.“Akrabuhum” yapsın. Yani Kur'an-ı Kerîm'i en çok okuyan, en iyi bilen, en âlim olanı yapsın.Yani Kur'an-ı Kerîm'i en çok okuyan, en iyi bilen, en âlim olanı yapsın. O öne geçecek.O öne geçecek. Kur'an'ı en iyi bilen.Kur'an'ı en iyi bilen. “Fe izâ emmehum”,“Fe izâ emmehum”, o geçip de başına imamlık yaptı amao geçip de başına imamlık yaptı ama “fehuve emîruhum”, işte o grubun başkanı da odur.“fehuve emîruhum”, işte o grubun başkanı da odur. Yani namazda öne geçip, ondan sonra arkaya at olmaz.Yani namazda öne geçip, ondan sonra arkaya at olmaz. Namazda önde mi? Önde. Kur'an'ı en iyi biliyor mu? Biliyor.Namazda önde mi? Önde. Kur'an'ı en iyi biliyor mu? Biliyor. O halde emir o.O halde emir o. Başka bir hadîs-i şerîfte de Peygamber

Başka bir hadîs-i şerîfte de Peygamber
Efendimiz bir yere bir grup Müslüman’ı vazifeyle gönderiyordu.Efendimiz bir yere bir grup Müslüman’ı vazifeyle gönderiyordu. Hepsine sordu.Hepsine sordu. İsmini sordu.İsmini sordu. Kur'an-ı Kerîm'den ne kadar bildiğini sordu, sordu, sordu.Kur'an-ı Kerîm'den ne kadar bildiğini sordu, sordu, sordu. Bir tanesi, bir genç çocuk geldi sonunda.Bir tanesi, bir genç çocuk geldi sonunda. O genç çocuğa da sordu.O genç çocuğa da sordu. “Neler biliyorsun?” diye. “Yâ Resûlallah! Şu kadar biliyorum Kur'ân-ı Kerîm'den,“Neler biliyorsun?” diye. “Yâ Resûlallah! Şu kadar biliyorum Kur'ân-ı Kerîm'den, bir de şunu şunu şunu biliyorum,bir de şunu şunu şunu biliyorum, Bakara Sûresi'ni de biliyorum.”Bakara Sûresi'ni de biliyorum.” Bakara Sûresi, Kur'ân-ı Kerîm'in Fâtiha'dan sonrakiBakara Sûresi, Kur'ân-ı Kerîm'in Fâtiha'dan sonraki ikinci sûresi ama 286 âyet, iki buçuk cüz, efendim,ikinci sûresi ama 286 âyet, iki buçuk cüz, efendim, çok büyük sûre, en büyük sûresi.çok büyük sûre, en büyük sûresi. Onu biliyorum.Onu biliyorum. Sordu Peygamber Efendimiz;

Sordu Peygamber Efendimiz;
“Bakara Suresi’ni biliyor musun?”

“Bakara Suresi’ni biliyor musun?”
“Biliyorum Yâ Resûlallah!”

“Biliyorum Yâ Resûlallah!”
“Git, o grubun başkanı sensin” dedi. Neden?“Git, o grubun başkanı sensin” dedi. Neden? Yani o grubu Allah'ın emirlerine en uygun tarzda yönetecek o olduğu için.Yani o grubu Allah'ın emirlerine en uygun tarzda yönetecek o olduğu için. Yani bilgisi en uygun o olduğundan onu efendim başa geçirdi.Yani bilgisi en uygun o olduğundan onu efendim başa geçirdi. Sonra başka hadîs-i şerîfler var.Sonra başka hadîs-i şerîfler var. Ezan da okunmaya başladı.Ezan da okunmaya başladı. Herhalde daha da sözü uzatmak uygun olmaz.Herhalde daha da sözü uzatmak uygun olmaz. Yani bir insanın âlim sayılabilmesi için takvâ ehli olması lazım.Yani bir insanın âlim sayılabilmesi için takvâ ehli olması lazım. Allah'ın emirlerini tutarak yürümesi lazım.Allah'ın emirlerini tutarak yürümesi lazım. İlim iki çeşittir diyor Peygamber Efendimiz: el-ilmu ilmân, iki gruptur ilim.İlim iki çeşittir diyor Peygamber Efendimiz: el-ilmu ilmân, iki gruptur ilim. Birisi kalbe girmiş ilimdir.

Birisi kalbe girmiş ilimdir.
Fe-zâlike'l-ilmu'n-nâfi: İşte faydalı ilim denilen budur, kalbe giren.

Fe-zâlike'l-ilmu'n-nâfi: İşte faydalı ilim denilen budur, kalbe giren.
Ve ilmun ale'l-lisân: Bir ilimde vardır ki dildedir, kalbe inmemiş, ağzında, lafla yani diyelim biz, lafladır.Ve ilmun ale'l-lisân: Bir ilimde vardır ki dildedir, kalbe inmemiş, ağzında, lafla yani diyelim biz, lafladır. Fe-zâlike huccetullâhi alâ ibni Âdem: O adamın aleyhinde delil olacaktır.Fe-zâlike huccetullâhi alâ ibni Âdem: O adamın aleyhinde delil olacaktır. Senin dilinde bu bilgiler vardı, niye uygulamadın diye.Senin dilinde bu bilgiler vardı, niye uygulamadın diye. Demek ki muhterem kardeşlerim, asıl olan...

Demek ki muhterem kardeşlerim, asıl olan...
Demek ki asıl olan Kur'an-ı Kerîm'i bilmektir, dini bilmektir, dini uygulamaktır.Demek ki asıl olan Kur'an-ı Kerîm'i bilmektir, dini bilmektir, dini uygulamaktır. Allah bütün insanlara Ümmet-i Muhammed'i örnek yapmış ve bir görevle onu görevlendirmiş.Allah bütün insanlara Ümmet-i Muhammed'i örnek yapmış ve bir görevle onu görevlendirmiş. Git hayra davet et, emr-i ma'ruf yap, nehy-i münker yap diye.Git hayra davet et, emr-i ma'ruf yap, nehy-i münker yap diye. Ümmet-i Muhammed'in içinden de âlimlere görev yüklemiş.Ümmet-i Muhammed'in içinden de âlimlere görev yüklemiş. Sen Kur'an'ı en iyi biliyorsun, Kur'an'ı iyi öğren, Kur'an'a göre insanları doğru yola sevk et diye.Sen Kur'an'ı en iyi biliyorsun, Kur'an'ı iyi öğren, Kur'an'a göre insanları doğru yola sevk et diye. İşte âlim olanlarımız, yani yanında az veya çok ilim olan insan, Allah'ın dinini anlatacak.İşte âlim olanlarımız, yani yanında az veya çok ilim olan insan, Allah'ın dinini anlatacak. Kur'an-ı Kerîm'i anlatacak, gördüğü bir haramı, gördüğü bir yanlışlığı engellemeye çalışacak,Kur'an-ı Kerîm'i anlatacak, gördüğü bir haramı, gördüğü bir yanlışlığı engellemeye çalışacak, Müslümanları ikaz edecek, Müslümanları Allah'ın istediği hakiki Müslüman haline getirmeye çalışacak.Müslümanları ikaz edecek, Müslümanları Allah'ın istediği hakiki Müslüman haline getirmeye çalışacak. Şimdi iyi Müslüman olmanın birtakım şartları var.

Şimdi iyi Müslüman olmanın birtakım şartları var.
Başta gelen şartı, efendim, takvâsıdır, kafasıdır, niyetidir.Başta gelen şartı, efendim, takvâsıdır, kafasıdır, niyetidir. Yani hangi niyetle işlerini yapıyor bu adam?Yani hangi niyetle işlerini yapıyor bu adam? Mevki makam hırsıyla mı?Mevki makam hırsıyla mı? Para kazanma hırsıyla mı?

Para kazanma hırsıyla mı?
Alkış toplamak için mi?

Alkış toplamak için mi?
Beğenilmek için mi?

Beğenilmek için mi?
Rey toplamak için mi?

Rey toplamak için mi?
Belediye başkanı olmak için mi? Mebus olmak için mi? Zengin olmak için mi?Belediye başkanı olmak için mi? Mebus olmak için mi? Zengin olmak için mi? Ne bileyim, her şey olabilir.

Ne bileyim, her şey olabilir.
İlk önce takvâsı önemli oluyor.İlk önce takvâsı önemli oluyor. Ondan sonra Müslüman'ın her yönden, her yönden kuvvetli olmasını Peygamber efendimiz uygun buluyor.Ondan sonra Müslüman'ın her yönden, her yönden kuvvetli olmasını Peygamber efendimiz uygun buluyor. Buyuruyor ki;

Buyuruyor ki;
“el-mü'minül-kaviyyü” kuvvetli Müslüman, “hayrun” daha hayırlıdır,“el-mü'minül-kaviyyü” kuvvetli Müslüman, “hayrun” daha hayırlıdır, “ve ehabbu” daha sevgilidir, “illallah” hem daha hayırlıdır hem Allah'a daha sevgilidir.“ve ehabbu” daha sevgilidir, “illallah” hem daha hayırlıdır hem Allah'a daha sevgilidir. “Minel-mü'minid-daîf” zayıf Müslüman'dan.“Minel-mü'minid-daîf” zayıf Müslüman'dan. Yani Allah kuvvetli Müslüman'ı zayıf Müslüman'dan daha çok seviyor.Yani Allah kuvvetli Müslüman'ı zayıf Müslüman'dan daha çok seviyor. Ve o kuvvetli Müslüman zayıf Müslüman'dan daha hayırlı,Ve o kuvvetli Müslüman zayıf Müslüman'dan daha hayırlı, “ve fî küllin hayrun” hepsi hayırlı olmasına rağmen kuvvetli Müslüman daha hayırlıdır.“ve fî küllin hayrun” hepsi hayırlı olmasına rağmen kuvvetli Müslüman daha hayırlıdır. Şimdi kuvvetli olmak durumuna gelmemiz lazım.Şimdi kuvvetli olmak durumuna
gelmemiz lazım.
Hem bizi Müslümanlık bir görevle yüklüyor efendim hem de ahiretimizi kurtarmak için öyle olmak zorundayız.Hem bizi Müslümanlık bir görevle yüklüyor efendim hem de ahiretimizi kurtarmak için öyle olmak zorundayız. Kuvvetli olmak lazım.Kuvvetli olmak lazım. Kuvvetli olmak nasıl olacak?

Kuvvetli olmak nasıl olacak?
Bir; ilim, teknik, alet edevat, planlama vesaire bakımından kuvvetli olmamız lazım.

Bir; ilim, teknik, alet edevat, planlama vesaire bakımından kuvvetli olmamız lazım.
Yani yapılacak işleri güzel yapmak için, en başarılı tarzda yapmak için, en kolay ve en süratle yapmak için,Yani yapılacak işleri güzel yapmak için, en başarılı tarzda yapmak için, en kolay ve en süratle yapmak için, en iyi tarzda yapmak için bilgili olmamız lazım.en iyi tarzda yapmak için bilgili olmamız lazım. Onun için ilim en yüksek rütbe oluyor ve ilim yolunda çalışmak hepimizin boynuna bir borç oluyor.Onun için ilim en yüksek rütbe oluyor ve ilim yolunda çalışmak hepimizin boynuna bir borç oluyor. Öğrendiğimizi İslâm'a tatbik ederiz, İslâm fayda görür diye.Öğrendiğimizi İslâm'a tatbik ederiz, İslâm fayda görür diye. İkincisi, başka kimler kuvvetli oluyor dünya gözüyle baktığımız zaman?İkincisi, başka kimler kuvvetli oluyor dünya gözüyle baktığımız zaman? Serbest para sahibi kimseler güçlü kuvvetli oluyor, işini yürütüyor efendim ve çarçabuk yapıyor.Serbest para sahibi kimseler güçlü kuvvetli oluyor, işini yürütüyor efendim ve çarçabuk yapıyor. Zengin arabasını dağdan aşırır, fakir düz yolda yolunu şaşırır.Zengin arabasını dağdan aşırır, fakir düz yolda yolunu şaşırır. Yani parayla işler çabuk yapılıyor, barajlar çabuk yapılıyor.Yani parayla işler çabuk yapılıyor, barajlar çabuk yapılıyor. İyi aletler alıyorsun, efendim ordunu iyi teçhiz ediyorsun, başarılı işler yapıyorsun.İyi aletler alıyorsun, efendim ordunu iyi teçhiz ediyorsun, başarılı işler yapıyorsun. Demek ki mali bakımdan da para toparlamak lazım.

Demek ki mali bakımdan da para toparlamak lazım.
Üçüncüsü; bir insanın fikri, ideali, mevkubesi, davası, kuvvetli ilkesi olduğu zaman o kuvvetli oluyor.Üçüncüsü; bir insanın fikri, ideali, mevkubesi, davası, kuvvetli ilkesi olduğu zaman o kuvvetli oluyor. O ideale herkes gönül verdiği zaman, icabında canını verdiği zaman kimse önünde duramıyor.O ideale herkes gönül verdiği zaman, icabında canını verdiği zaman kimse önünde duramıyor. Sahâbe-i Kirâm mesela, yoksul insanlardı, varlıksız insanlardı ama Bizans'ı yendiler,Sahâbe-i Kirâm mesela, yoksul insanlardı, varlıksız insanlardı ama Bizans'ı yendiler, zırhları yoktu, atları yoktu, develeri azdı.zırhları yoktu, atları yoktu, develeri azdı. Sasaniler'i yendiler,Sasaniler'i yendiler, Mısır'ı fethettiler, Afrika'yı fethettiler, yani 40 yıl içinde,Mısır'ı fethettiler, Afrika'yı fethettiler, yani 40 yıl içinde, 50 yıl içinde ulaşılabilecek en uzak noktalara kadar ulaştılar.50 yıl içinde ulaşılabilecek en uzak noktalara kadar ulaştılar. Sonra nüfus fazlalığı, kavim kabile etrafındaki insanlar çok olursa, o bakımdan kuvvet kazanıyor.Sonra nüfus fazlalığı, kavim kabile etrafındaki insanlar çok olursa, o bakımdan kuvvet kazanıyor. Sonra birbirleriyle haberleşebildiği zaman, kuvvetli oluyor.Sonra birbirleriyle haberleşebildiği zaman, kuvvetli oluyor. Çünkü birbirlerinin imdadına yetişmeleri mümkün oluyor.

Çünkü birbirlerinin imdadına yetişmeleri mümkün oluyor.
Yüksek mevkilerde olduğu zaman o mevkinin imkanlarını kullanıyor,Yüksek mevkilerde olduğu zaman o mevkinin imkanlarını kullanıyor, faydalı işleri yapmaya önayak oluyor.faydalı işleri yapmaya önayak oluyor. Yani bir vali iyi bir insansa hayırlı işleri çarçabuk yaptırtıyor.Yani bir vali iyi bir insansa hayırlı işleri çarçabuk yaptırtıyor. Efendim Mevki, makam ve rütbe birtakım şeyler yaptırılıyor.Efendim Mevki, makam ve rütbe birtakım şeyler yaptırılıyor. İşte bütün bunlara Allah rızası için el uzatıpİşte bütün bunlara Allah rızası için el uzatıp bunlara sahip olması lazım Müslümanın.bunlara sahip olması lazım Müslümanın. Kenarda durmaması lazım, uzlete çekilmemesi lazım.Kenarda durmaması lazım, uzlete çekilmemesi lazım. Böyle Ümmet-i Muhammed'in büyük tehlikelerle karşı karşıya olduğu bir devrede,

Böyle Ümmet-i Muhammed'in büyük tehlikelerle karşı karşıya olduğu bir devrede,
yani şu devrede, var gücüyle çalışması lazım.yani şu devrede, var gücüyle çalışması lazım. Neler yapması gerektiğini şöyle aklımdan derledim topladım, yazdım.Neler yapması gerektiğini şöyle aklımdan derledim topladım, yazdım. Bir daha özetleyecek olursak,Bir daha özetleyecek olursak, şöyle Amerika'dan Avrupa'ya, Avrupa'dan Asya'ya, Asya'dan Çin'e,şöyle Amerika'dan Avrupa'ya, Avrupa'dan Asya'ya, Asya'dan Çin'e, Çin'den Hint'e kadar etrafımız kalabalık düşmanlarla çevrili.Çin'den Hint'e kadar etrafımız kalabalık düşmanlarla çevrili. Bu düşmanlar içinde ayrıca özel teşkilatlar var,Bu düşmanlar içinde ayrıca özel teşkilatlar var, siyonizm gibi, papalık teşkilatı, misyoner teşkilatları gibi teşkilatlar var.siyonizm gibi, papalık teşkilatı, misyoner teşkilatları gibi teşkilatlar var. Bunlar bizim aleyhimizde çalışıyor.Bunlar bizim aleyhimizde çalışıyor. Etrafımızdaki Müslümanlara komşu devletlerin kendi özel ideolojileri var,Etrafımızdaki Müslümanlara komşu devletlerin kendi özel ideolojileri var, Yunanlıların, Ermenilerin idealleri gibi.Yunanlıların, Ermenilerin idealleri gibi. Onlar çalışıyorlar.Onlar çalışıyorlar. Bütün bu tehlikeli durum karşısında hepimizin davranıpBütün bu tehlikeli durum karşısında hepimizin davranıp Allah'ın dininin yardımına koşmamız gerekiyor.Allah'ın dininin yardımına koşmamız gerekiyor. Saff suresinin son âyet-i kerîmesinde Allahu Teâlâ Hazretleri buyuruyor ki;

Saff suresinin son âyet-i kerîmesinde Allahu Teâlâ Hazretleri buyuruyor ki;
Bismillâhirrahmânirrahîm

Bismillâhirrahmânirrahîm
Yâ eyyuhellezîne âmenû:

Yâ eyyuhellezîne âmenû:
Ey iman edenler!

Ey iman edenler!
Kûnû ensârallâh:Kûnû ensârallâh: Allah'ın yardımcıları olun.

Allah'ın yardımcıları olun.
Tercümeyi aynen yapıyor.Tercümeyi aynen yapıyor. Kûnû ensârallâh:Kûnû ensârallâh: Allah'ın yardımcıları olun.

Allah'ın yardımcıları olun.
Şimdi Allah'ın yardıma ihtiyacı var mı?

Şimdi Allah'ın yardıma ihtiyacı var mı?
Yok, cevap yok.

Yok, cevap yok.
Yani Allah'ın yardıma ihtiyacı yok.Yani Allah'ın yardıma ihtiyacı yok. Kudret-i külliye sahibidir ne isterse yapar.Kudret-i külliye sahibidir ne isterse yapar. Ama bu sözü de Allah kendisi buyurmuş âyet-i kerîmede.Ama bu sözü de Allah kendisi buyurmuş âyet-i kerîmede. “Kûnû ensârallâh” buyurmuş.“Kûnû ensârallâh” buyurmuş. Ha o zaman bu sözde bir nükte var, bir mânâ var.Ha o zaman bu sözde bir nükte var, bir mânâ var. Ne demek istiyor?

Ne demek istiyor?
Ey kullarım!

Ey kullarım!
Siz benim dinime yardım ederseniz ben sizi sanki bana yardım etmiş gibi mükâfatlandıracağım demek.

Siz benim dinime yardım ederseniz ben sizi sanki bana yardım etmiş gibi mükâfatlandıracağım demek.
Benim yardıma ihtiyacım yok ama imtihanı kazanacaksınız, çok sevap kazanacaksınız demek.Benim yardıma ihtiyacım yok ama imtihanı kazanacaksınız, çok sevap kazanacaksınız demek. Onun için bütün müminlerin Allah'ın dinine yardım etmek vazifesi.Onun için bütün müminlerin Allah'ın dinine yardım etmek vazifesi. Bunun için şahsen kendisini derleyip toparlayacak,Bunun için şahsen kendisini derleyip toparlayacak, ondan sonra da kuvvetli Müslüman olarak İslâm'a var gücüyle çalışacak.ondan sonra da kuvvetli Müslüman olarak İslâm'a var gücüyle çalışacak. Aksi takdirde bu Sarp kapısından giren, Trakya'dan gelen,Aksi takdirde bu Sarp kapısından giren, Trakya'dan gelen, uçakla inen, Akdeniz'e turist olarak gelen bu gayrimüslimler, kalabalık insanlar,uçakla inen, Akdeniz'e turist olarak gelen bu gayrimüslimler, kalabalık insanlar, yarın AT’ye girdiğimiz zaman, öbür gün KEİT projesi çalışmaya başladığı zaman,yarın AT’ye girdiğimiz zaman, öbür gün KEİT projesi çalışmaya başladığı zaman, hudutlar kaldırıldığı zaman, dolaşım hakkı sağlandığı zaman,hudutlar kaldırıldığı zaman, dolaşım hakkı sağlandığı zaman, oturum hakkı sağlandığı zaman,oturum hakkı sağlandığı zaman, gelecek senin evinin yanında adan ne yapacak domuz besleyecek yaşayamayacaksın orada.gelecek senin evinin yanında adan ne yapacak domuz besleyecek yaşayamayacaksın orada. Yani şimdi çalışmazsan kilise çanlarından ezan sesleri bastırılacak.

Yani şimdi çalışmazsan kilise çanlarından ezan sesleri bastırılacak.
Amerika'da 5 milyon Ermeni var, kapılar açılsa da Türkiye'nin istediğimiz yerlerine yerleşsek diye bekleyen.Amerika'da 5 milyon Ermeni var, kapılar açılsa da Türkiye'nin istediğimiz yerlerine yerleşsek diye bekleyen. Yunanistan var fırsatı kolluyor ki şey yapalım diye.Yunanistan var fırsatı kolluyor ki şey yapalım diye.
Düzenlenen Aralık
00:00:00 00:00:00
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2