Namaz Vakitleri

6 Şevvâl 1446
04 April 2025
İmsak
05:08
Güneş
06:36
Öğle
13:12
İkindi
16:48
Akşam
19:39
Yatsı
21:01
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. el-Hamdü lillahi Rabbi'l-âlemîn.

el-Hamdü lillahi Rabbi'l-âlemîn.
Hamden kesîran tayyiben mübâreken fîhi alâ külli hâlinHamden kesîran tayyiben mübâreken fîhi alâ külli hâlin ve fî külli hîn.ve fî külli hîn. Emmâ ba'd: Fe-kâle Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:Emmâ ba'd: Fe-kâle Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: E lâ uhbiruküm bi'l-mü'min.

E lâ uhbiruküm bi'l-mü'min.
Men eminehu'n-nâsü alâ emvâlihim ve enfüsihim.Men eminehu'n-nâsü alâ emvâlihim ve enfüsihim. Ve'l-müslimü men selime'l-müslimûne min lisânihî ve yedihî.Ve'l-müslimü men selime'l-müslimûne min lisânihî ve yedihî. Ve'l-mücâhidü men câhede nefsehû fî tâatillahVe'l-mücâhidü men câhede nefsehû fî tâatillah ve'l-muhâciru men hecera'l-hatâyâ ve'z-zünûbe.ve'l-muhâciru men hecera'l-hatâyâ ve'z-zünûbe. Bu hadîs-i şerîfi Fudâle b. Ubeyd'den İbn Hibbân,

Bu hadîs-i şerîfi Fudâle b. Ubeyd'den İbn Hibbân,
Hakîm ve Taberânî rivayet etmişler.Hakîm ve Taberânî rivayet etmişler. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem
bir uyarı kelimesi ile başlıyor;bir uyarı kelimesi ile başlıyor; E lâ, "Gözünüzü açın, dikkat edin, dikkatinizi toplayın" mânasına.

E lâ, "Gözünüzü açın, dikkat edin, dikkatinizi toplayın" mânasına.
Uhbiruküm. "Size haber veriyorum, bildiriyorum.Uhbiruküm. "Size haber veriyorum, bildiriyorum. " Bi'l-mü'mini. "Mü'mini bildiriyorum."" Bi'l-mü'mini. "Mü'mini bildiriyorum." Yani mü'min kimdir size onu anlatacağım, dikkat edin,

Yani mü'min kimdir size onu anlatacağım, dikkat edin,
dikkatinizi toplayın, şimdi mü'mini size anlatacağım demek.dikkatinizi toplayın, şimdi mü'mini size anlatacağım demek. Mü'min bizim bildiğimiz anlamı, yaygın anlamı imana gelmiş insan;

Mü'min bizim bildiğimiz anlamı, yaygın anlamı imana gelmiş insan;
Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe,Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, kadere inanmış insan.kadere inanmış insan. Kelimeteyn-i şehâdeteyni getiriyor, eşhedü en lâ ilahe illallahKelimeteyn-i şehâdeteyni getiriyor, eşhedü en lâ ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh diyor mü'min oluyor insan, bu.ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh diyor mü'min oluyor insan, bu. Ama Peygamber Efendimiz bunu bir başka yönden tarif ediyor;

Ama Peygamber Efendimiz bunu bir başka yönden tarif ediyor;
Men eminehu'n-nâsü alâ emvâlihim ve enfüsihim.

Men eminehu'n-nâsü alâ emvâlihim ve enfüsihim.
"İnsanların mallarına ve kendi canlarına"İnsanların mallarına ve kendi canlarına bekçi koyabilecekleri, güvenecekleri insan."bekçi koyabilecekleri, güvenecekleri insan." "Bu adamdan benim malıma zarar gelmez,

"Bu adamdan benim malıma zarar gelmez,
bu adamdan benim canıma zarar gelmez." diye güven duyacağı insan.bu adamdan benim canıma zarar gelmez." diye güven duyacağı insan. Şimdi burada bir edebî sanat da var,

Şimdi burada bir edebî sanat da var,
iman kelimesi, âmene-yü'minü kelimesi köken olarak emniyet,iman kelimesi, âmene-yü'minü kelimesi köken olarak emniyet, emine kökünden geliyor.emine kökünden geliyor. Ama anlam tamamen farklı, inanmak demek.Ama anlam tamamen farklı, inanmak demek. Ama bu tarafta tarif ederken Peygamber Efendimiz yine güvenilirliğiAma bu tarafta tarif ederken Peygamber Efendimiz yine güvenilirliği tarif ediyor.tarif ediyor. Yani kelimenin çıkış kökenini bahis konusu ederek sanatlı bir şey yapıyor.Yani kelimenin çıkış kökenini bahis konusu ederek sanatlı bir şey yapıyor. Kelimenin lügat anlamından faydalanarak açıklama yolunu tutuyor.Kelimenin lügat anlamından faydalanarak açıklama yolunu tutuyor. O bakımdan tarif yine çok uygun bir şey.O bakımdan tarif yine çok uygun bir şey. O halde bizler mü'minler olarak

O halde bizler mü'minler olarak
sadece eşhedü en lâ ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlühsadece eşhedü en lâ ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh demekle yetinmeyelim,demekle yetinmeyelim, kendimizi o ahlak seviyesine getirmeye,kendimizi o ahlak seviyesine getirmeye, herkesin güvendiği,herkesin güvendiği, canını malını emniyet edebileceği kimse haline gelmeye çalışalım.canını malını emniyet edebileceği kimse haline gelmeye çalışalım. Tabii bir insanın eşhedü en lâ ilahe illallah demesi,

Tabii bir insanın eşhedü en lâ ilahe illallah demesi,
lâ ilahe illallah demesi, o da çok sevap.lâ ilahe illallah demesi, o da çok sevap. Onu da küçümsemiyoruz ama insanın müslüman olmasından,

Onu da küçümsemiyoruz ama insanın müslüman olmasından,
imana gelmesinden amaç nedir?imana gelmesinden amaç nedir? Nereye götürmek istiyor Müslümanlık insanı?Nereye götürmek istiyor Müslümanlık insanı? İslâm dini aldı çamurdan kurtardı beşeriyeti, insanlığı,İslâm dini aldı çamurdan kurtardı beşeriyeti, insanlığı, nereye götürmek istiyor? nereye götürmek istiyor? İnsân-ı kâmil yapmaya götürmek istiyor.

İnsân-ı kâmil yapmaya götürmek istiyor.
İyi müslüman olursa insân-ı kâmil olacak, herkesin sevdiği,İyi müslüman olursa insân-ı kâmil olacak, herkesin sevdiği, herkesin itimat ettiği insan olacak.herkesin itimat ettiği insan olacak. Mesela işte Yunus Emre. Yunus Emre kuvvetli müslüman, tamam.Mesela işte Yunus Emre. Yunus Emre kuvvetli müslüman, tamam. Ama aynı zamanda herkes ne kadar seviyor. İşte Mevlana gibi.Ama aynı zamanda herkes ne kadar seviyor. İşte Mevlana gibi. Bu şekilde nükteli anlatımlara devam ediyor Peygamber Efendimiz.

Bu şekilde nükteli anlatımlara devam ediyor Peygamber Efendimiz.
Ve'l-müslimü men selime'l-müslimûne min lisânihî ve yedihî.

Ve'l-müslimü men selime'l-müslimûne min lisânihî ve yedihî.
Müslim de ne demek?

Müslim de ne demek?
İslâm'a girmiş olan insan demek.

İslâm'a girmiş olan insan demek.
Esleme-yüslimü-islâmen.

Esleme-yüslimü-islâmen.
Müslim kelimesi bu kökten geliyor, onun ism-i fâil sîgası.Müslim kelimesi bu kökten geliyor, onun ism-i fâil sîgası. Yani lügat anlamı olarak islâm olmuş kimse demek amaYani lügat anlamı olarak islâm olmuş kimse demek ama burada yine tarif kelimenin kökenine inerek.burada yine tarif kelimenin kökenine inerek. Onun kökeni de selime kökeninden, selamet kökeninden geliyor.Onun kökeni de selime kökeninden, selamet kökeninden geliyor. Selamet kökeninden geliyor islâm kelimesi. Selamet kökeninden geliyor islâm kelimesi. Bu sefer yine kökenindeki mâna ile tarif ediyor;

Bu sefer yine kökenindeki mâna ile tarif ediyor;
"Müslüman da öteki insanların, müslümanların dilinden, elinden"Müslüman da öteki insanların, müslümanların dilinden, elinden zarar görmedikleri, selamette oldukları insandır." buyuruyor. zarar görmedikleri, selamette oldukları insandır." buyuruyor. Evet, demek ki iyi bir müslüman olmak için dilimizle kimseyi incitmeyeceğiz,

Evet, demek ki iyi bir müslüman olmak için dilimizle kimseyi incitmeyeceğiz,
elimizle kimseyi dövmeyeceğiz.elimizle kimseyi dövmeyeceğiz. Acıtmayacağız, vurmayacağız, üzmeyeceğiz.Acıtmayacağız, vurmayacağız, üzmeyeceğiz. Böylece sulh ve sükun içinde tatlı dilli,Böylece sulh ve sükun içinde tatlı dilli, güzel sözlü, güzel hareketli bir insan çıkıyor karşımıza,güzel sözlü, güzel hareketli bir insan çıkıyor karşımıza, toplumda böyle yaşayan bir insan.toplumda böyle yaşayan bir insan. Yine devam ediyor tarife.

Yine devam ediyor tarife.
Kelime tariflerinden bize nelerle, Kelime tariflerinden bize nelerle, ne yaparak iyi insan olunacağını, iyi insan olmanın şeylerini gösteriyor.ne yaparak iyi insan olunacağını, iyi insan olmanın şeylerini gösteriyor. el-mücâhidü men câhede nefsehû fî tâatillah.

el-mücâhidü men câhede nefsehû fî tâatillah.
"Allah'ın emirlerini tutacağım diye nefsiyle

"Allah'ın emirlerini tutacağım diye nefsiyle
cihat eden kimsedir mücahit." diyor.cihat eden kimsedir mücahit." diyor. Evet, insanın içinde nefsi cihat edilecek bir varlık.

Evet, insanın içinde nefsi cihat edilecek bir varlık.
Çünkü insanın nefsi tembeldir, rahatını sever.Çünkü insanın nefsi tembeldir, rahatını sever. Allah'ın emirlerini yapmak gerektiği zaman,Allah'ın emirlerini yapmak gerektiği zaman, yapacağı zaman tembellenir.yapacağı zaman tembellenir. Hadi kalk sabah namazına, kalk çok sevap, kalk.

Hadi kalk sabah namazına, kalk çok sevap, kalk.
Ya uykumu alamadım, gece geç yattım, bilmem ne filan, nefsi kalkmak istemez.

Ya uykumu alamadım, gece geç yattım, bilmem ne filan, nefsi kalkmak istemez.
Abdest alacağım şimdi soğuk moğuk.Abdest alacağım şimdi soğuk moğuk. Cebinden bak çıkart, Allah zekâtı farz kılmış, şu fakire para ver.

Cebinden bak çıkart, Allah zekâtı farz kılmış, şu fakire para ver.
Ya ben o parayı nelerle kazandım bilmem ne, nefis

Ya ben o parayı nelerle kazandım bilmem ne, nefis
vermek istemiyor parayı, dursun orada.vermek istemiyor parayı, dursun orada. Ya Allah sana bu kadarını vermiş,

Ya Allah sana bu kadarını vermiş,
şunun birazını da şu kardeşine ver, şunun da karnı doysun.şunun birazını da şu kardeşine ver, şunun da karnı doysun. Vermek istemiyor nefis.

Vermek istemiyor nefis.
İşte hacca gitmen lazım, sen para kazanmışsın zengin olmuşsun,

İşte hacca gitmen lazım, sen para kazanmışsın zengin olmuşsun,
hacca gitmek gerekir beyefendi.hacca gitmek gerekir beyefendi. Ya şimdi Hocam, ileride gideriz bakalım.

Ya şimdi Hocam, ileride gideriz bakalım.
Nefsi istemiyor.

Nefsi istemiyor.
İnsanın nefsi, canı neyi ister neyi istemez?

İnsanın nefsi, canı neyi ister neyi istemez?
İnsanın canı keyifli eğlenceli şeyleri ister,

İnsanın canı keyifli eğlenceli şeyleri ister,
günah olsa bile aldırmaz.günah olsa bile aldırmaz. Ya felekten bu gece bir gün çalıverelim yani, Allah affeder.

Ya felekten bu gece bir gün çalıverelim yani, Allah affeder.
Bir de duymuşlardır,

Bir de duymuşlardır,
Allah Gafurdur Rahimdir diye duymuşlar, hocalar çok söylemiş.Allah Gafurdur Rahimdir diye duymuşlar, hocalar çok söylemiş. Allah Gafurdur, Rahimdir, yahu bu gece de bizi affetsin.

Allah Gafurdur, Rahimdir, yahu bu gece de bizi affetsin.
Yahu nereye gidiyorsun, gazinoda, barda pavyonda ne işin var senin?

Yahu nereye gidiyorsun, gazinoda, barda pavyonda ne işin var senin?
Ya işte arkadaşlar çağırdılar.

Ya işte arkadaşlar çağırdılar.
Canı da istiyor. Günahlar tatlıdır,

Canı da istiyor. Günahlar tatlıdır,
günahları insan canı seve seve, isteye isteye yapıyor.günahları insan canı seve seve, isteye isteye yapıyor. Zorlamayla yapılmıyor günahlar.Zorlamayla yapılmıyor günahlar. Hatta yapılmasın diye zorladığın halde,Hatta yapılmasın diye zorladığın halde, çektiğin halde gene günaha gidiyor insanlar.çektiğin halde gene günaha gidiyor insanlar. Demek ki o zaman bu nefisle çarpışmak lazım,

Demek ki o zaman bu nefisle çarpışmak lazım,
nefsin karşısında direnmek lazım.nefsin karşısında direnmek lazım. İradesinin kuvvetli olması lazım insanın.İradesinin kuvvetli olması lazım insanın. İşte asıl savaşçı bu diyor.İşte asıl savaşçı bu diyor. Sen kendi arzularınla savaşabiliyor musun?

Sen kendi arzularınla savaşabiliyor musun?
Kendi tembelliğinle, kendi kötü huylarınla,Kendi tembelliğinle, kendi kötü huylarınla, kendi içindeki gevşekliklerle,kendi içindeki gevşekliklerle, olumsuzluklarla savaşabiliyor musun? Allah'ın iyi bir kul olacağım,olumsuzluklarla savaşabiliyor musun? Allah'ın iyi bir kul olacağım, emrini tutacağım, ibadet ve tâat yapacağım?emrini tutacağım, ibadet ve tâat yapacağım? İşte asıl cihat bu diyor.

İşte asıl cihat bu diyor.
Çok değişik manzaralar açıyor önümüze bu tarifler.

Çok değişik manzaralar açıyor önümüze bu tarifler.
Burada öyle bir tarif yapmıyor, aksineBurada öyle bir tarif yapmıyor, aksine çok değişik bir yönden anlatıyor,çok değişik bir yönden anlatıyor, kendi kendinle çarpışmanı söylüyor.kendi kendinle çarpışmanı söylüyor. Niye ben kendimle çarpışayım?

Niye ben kendimle çarpışayım?
E çünkü senin içinde kötü duygular var.

E çünkü senin içinde kötü duygular var.
Kötü duyguları yapmak istiyorsun.Kötü duyguları yapmak istiyorsun. Mesela uyuşturucu, sağlığa çok zararlı, zehir.Mesela uyuşturucu, sağlığa çok zararlı, zehir. Onun için beyaz zehir diyorlar uyuşturucuya, bir adı da beyaz zehir.Onun için beyaz zehir diyorlar uyuşturucuya, bir adı da beyaz zehir. Ama az alındığı zaman herhalde birazAma az alındığı zaman herhalde biraz böyle uyuşturmasından dolayı insana güzel hayaller göstertiyor filan.böyle uyuşturmasından dolayı insana güzel hayaller göstertiyor filan. Adam ona para verip alıyor, onu kullanıyor. Yapma etme,Adam ona para verip alıyor, onu kullanıyor. Yapma etme, yalvarma yakarma para etmiyor.yalvarma yakarma para etmiyor. Tabii uyuşturucuyu kullana kullana, sonunda daTabii uyuşturucuyu kullana kullana, sonunda da bakıyorsun 30 yaşında çöküyor, hastaneye zincire bağlıyorlarbakıyorsun 30 yaşında çöküyor, hastaneye zincire bağlıyorlar derken çırpına çırpına ölüyor.derken çırpına çırpına ölüyor. E ben sana başından demedim mi ya?

E ben sana başından demedim mi ya?
E o kadar engellemeye çalıştık, işte gittin kahveden

E o kadar engellemeye çalıştık, işte gittin kahveden
şuradan buradan alıştın bu kötü şeye,şuradan buradan alıştın bu kötü şeye, bak sonunda gençliğin mahvoldu, hayatın söndü.bak sonunda gençliğin mahvoldu, hayatın söndü. Demek ki insanın kendi yanlışlıkları ile mücadele etmesi lazım.

Demek ki insanın kendi yanlışlıkları ile mücadele etmesi lazım.
Kendi yanlışlıklarınla savaş.Kendi yanlışlıklarınla savaş. Herkes kendi yanlışı ile savaşsa bu ne demek?

Herkes kendi yanlışı ile savaşsa bu ne demek?
Düşman da kendi yanlışı ile savaşacak,

Düşman da kendi yanlışı ile savaşacak,
o zaman sana saldırmayacak.o zaman sana saldırmayacak. Haksız yere saldırıyor, senin ülkene ne diye saldırıyor?

Haksız yere saldırıyor, senin ülkene ne diye saldırıyor?
Avustralya'da bana birisi nerelisin diye sordu.

Avustralya'da bana birisi nerelisin diye sordu.
Çanakkaleliyim dedim anlamadı, Gelibolu'ya yakın dedim.Çanakkaleliyim dedim anlamadı, Gelibolu'ya yakın dedim. Gallipoli diye Gelibolu'yu biliyorlarGallipoli diye Gelibolu'yu biliyorlar çünkü Çanakkale'ye İngiliz çıkartma yaptı,çünkü Çanakkale'ye İngiliz çıkartma yaptı, orada Çanakkale Savaşları oldu malum biliyorsunuz.orada Çanakkale Savaşları oldu malum biliyorsunuz. Gelibolu'ya yakın deyince;Gelibolu'ya yakın deyince; "Ha!.." dedi, "Siz benim dedemi öldürdünüz!" dedi.

"Ha!.." dedi, "Siz benim dedemi öldürdünüz!" dedi.
Avustralya'da!

Avustralya'da!
"Siz benim dedemi öldürdünüz" dedi, ben de güldüm, dedim ki;

"Siz benim dedemi öldürdünüz" dedi, ben de güldüm, dedim ki;
"Avustralya neresi, Türkiye neresi, dedenin orada ne işi vardı?

"Avustralya neresi, Türkiye neresi, dedenin orada ne işi vardı?
Ne diye gitti oraya?" dedim.Ne diye gitti oraya?" dedim. O da güldü, haklısın dedi.

O da güldü, haklısın dedi.
Bizi İngilizler kandırdı dedi.Bizi İngilizler kandırdı dedi. Kendisini İngiliz saymıyor demek ki tam.Kendisini İngiliz saymıyor demek ki tam. Bizi İngilizler kandırdı, topladı götürdü oraya dedi.Bizi İngilizler kandırdı, topladı götürdü oraya dedi. Dedenin ne işi vardı orada dedim, sustu bir şey diyemedi. Dedenin ne işi vardı orada dedim, sustu bir şey diyemedi. Ne arıyorsun?

Ne arıyorsun?
Saldırıyor.

Saldırıyor.
Bir şey daha anlatayım, hayret edeceğiniz bir şey.

Bir şey daha anlatayım, hayret edeceğiniz bir şey.
Hatırınızda kalsın ve her yerde söyleyin.Hatırınızda kalsın ve her yerde söyleyin. Gelibolu savaşlarının yıldönümlerinde konuşmalar yapıyorlarmış orada.

Gelibolu savaşlarının yıldönümlerinde konuşmalar yapıyorlarmış orada.
Arkadaşlar orada dinlemişler.Arkadaşlar orada dinlemişler. Bir savaşçıyı, yaşlı bir adamı konuşturmuşlarBir savaşçıyı, yaşlı bir adamı konuşturmuşlar Gelibolu hatıralarını anlatıyor. Çünkü azaldı artık o insanlar.Gelibolu hatıralarını anlatıyor. Çünkü azaldı artık o insanlar. Onu bulmuşlar televizyoncularOnu bulmuşlar televizyoncular kameralar önünde konuşturuyorlar, sesini alıyorlar.kameralar önünde konuşturuyorlar, sesini alıyorlar. Ne demiş biliyor musunuz?

Ne demiş biliyor musunuz?
"Biz Gelibolu'da dünyanın en asil milleti ile çarpıştık.

"Biz Gelibolu'da dünyanın en asil milleti ile çarpıştık.
Çok yanlıştık. Bizim şeyimiz yanlıştı.Çok yanlıştık. Bizim şeyimiz yanlıştı. Çok iyi insanları, faziletli insanları orada öldürdük.Çok iyi insanları, faziletli insanları orada öldürdük. Yaralıları omuzlarına alıp hastaneye götürüyorlardı." demiş.Yaralıları omuzlarına alıp hastaneye götürüyorlardı." demiş. Faziletlerini anlatmış yani böyle şeylerin.

Faziletlerini anlatmış yani böyle şeylerin.
Dünyanın en edepli, terbiyeli, faziletli, yüksek duygulu insanlarıydı demiş.Dünyanın en edepli, terbiyeli, faziletli, yüksek duygulu insanlarıydı demiş. Evet, demek ki savaşçıyı da Peygamber Efendimiz kendi kötü

Evet, demek ki savaşçıyı da Peygamber Efendimiz kendi kötü
duyguları ile savaşan diye tarif ediyor.duyguları ile savaşan diye tarif ediyor. Etti üç tane ilginç tarif.

Etti üç tane ilginç tarif.
Sonuncu, dördüncü bu:

Sonuncu, dördüncü bu:
Ve'l-muhâciru men hecera'l-hatâyâ ve'z-zünûbe.

Ve'l-muhâciru men hecera'l-hatâyâ ve'z-zünûbe.
Muhacir?

Muhacir?
Muhaciri de değişik tarif ediyor Peygamber Efendimiz.

Muhaciri de değişik tarif ediyor Peygamber Efendimiz.
Muhacir aslında, Bulgaristan'dan muhacir Türkiye'ye geliyor.Muhacir aslında, Bulgaristan'dan muhacir Türkiye'ye geliyor. Neden?

Neden?
Bulgarlar zulüm yapıyor, onun için geliyor.

Bulgarlar zulüm yapıyor, onun için geliyor.
Biz de ona bir yer gösteriyoruz Türkiye'de, gel sen bu köydeBiz de ona bir yer gösteriyoruz Türkiye'de, gel sen bu köyde al sana şu kadar dönüm arazi veriyoruz, burada otur bari.al sana şu kadar dönüm arazi veriyoruz, burada otur bari. Bulgarlardan kurtuldun çok şükür filan diyoruz.Bulgarlardan kurtuldun çok şükür filan diyoruz. Muhacir göçmen, oradan buraya göçmüş.

Muhacir göçmen, oradan buraya göçmüş.
Peygamber Efendimiz böyle tarif etmiyor.

Peygamber Efendimiz böyle tarif etmiyor.
Muhacir, el-muhâcir diyor, yani asıl muhacir demek.Muhacir, el-muhâcir diyor, yani asıl muhacir demek. Böyle belirlilik şeyi ile söylüyor.Böyle belirlilik şeyi ile söylüyor. Men hecera'l-hatâyâ ve'z-zünûbe.

Men hecera'l-hatâyâ ve'z-zünûbe.
"Hatalardan, günahlardan hicret eden insandır.""Hatalardan, günahlardan hicret eden insandır." Kendi hatalarından, günahlarından, yanlışlıklarından

Kendi hatalarından, günahlarından, yanlışlıklarından
hicret edip ayrılan insandır.hicret edip ayrılan insandır. Kötü alışkanlıklarından ayrılan insandır.Kötü alışkanlıklarından ayrılan insandır. Böylece dört tarifi bir daha şey yapalım.

Böylece dört tarifi bir daha şey yapalım.
Mü'min kimdir?

Mü'min kimdir?
Mü'min insanların kendisine güvendiği,

Mü'min insanların kendisine güvendiği,
"Canıma, malıma bundan zarar gelmez." dediği insandır."Canıma, malıma bundan zarar gelmez." dediği insandır. Müslüman kimdir?

Müslüman kimdir?
Müslüman dilinden ve elinden öteki insanların selamette olduğu,

Müslüman dilinden ve elinden öteki insanların selamette olduğu,
zarar görmediği kimsedir.zarar görmediği kimsedir. Mücahit, savaşçı kimdir?

Mücahit, savaşçı kimdir?
Kendisinin nefsi ile savaşan,

Kendisinin nefsi ile savaşan,
kendi içindeki kötü duyguların kaynağı ile çarpışan kimsedir.kendi içindeki kötü duyguların kaynağı ile çarpışan kimsedir. Muhacir kimdir?

Muhacir kimdir?
Muhacir kötü duygulardan,

Muhacir kötü duygulardan,
kötü alışkanlıklardan ayrılıp iyi alışkanlıklara gelen kimsedir.kötü alışkanlıklardan ayrılıp iyi alışkanlıklara gelen kimsedir. Çok güzel, şahane! Şahane tarifler

Çok güzel, şahane! Şahane tarifler
ve çok güzel hedefler gösteriyor bize Peygamber Efendimiz.ve çok güzel hedefler gösteriyor bize Peygamber Efendimiz. Ne çıkartacağız ders olarak?

Ne çıkartacağız ders olarak?
Bir kere güvenilir insan olacağız, kimseye hıyanet etmeyeceğiz.

Bir kere güvenilir insan olacağız, kimseye hıyanet etmeyeceğiz.
Kimsenin malını mülkünü almayacağız,Kimsenin malını mülkünü almayacağız, kimsenin canına malına kastetmeyeceğiz.kimsenin canına malına kastetmeyeceğiz. Bir, güvenilirlik.Bir, güvenilirlik. İki, elimizle dilimizle kimseye zarar vermeyeceğiz, incitmeyeceğiz.İki, elimizle dilimizle kimseye zarar vermeyeceğiz, incitmeyeceğiz. Elle incitmek nasıl olur?

Elle incitmek nasıl olur?
Burnunun üstüne bir yumruk vurursun, burnu kanar; al sana elle incitme.

Burnunun üstüne bir yumruk vurursun, burnu kanar; al sana elle incitme.
Arkasına bir tane tekme atarsın, al sana işte ayakla incitme.Arkasına bir tane tekme atarsın, al sana işte ayakla incitme. Dille incitme nasıl olur?

Dille incitme nasıl olur?
Ağır söz söylersin, kalbini kırarsın,

Ağır söz söylersin, kalbini kırarsın,
bir daha seninle konuşmuyorum der kalkar gider.bir daha seninle konuşmuyorum der kalkar gider. Müslüman böyle olmayacak.

Müslüman böyle olmayacak.
Elinden dilinden başkasını üzmeyecek, zarar vermeyecek.Elinden dilinden başkasını üzmeyecek, zarar vermeyecek. Savaşçı?

Savaşçı?
Savaşçı savaşırsa kendi içindeki kötü duygularla savaşan kimse.

Savaşçı savaşırsa kendi içindeki kötü duygularla savaşan kimse.
Hicret eden muhacir?

Hicret eden muhacir?
Muhacir de kötü huyları bırakan, iyi huylara gelen kimse.

Muhacir de kötü huyları bırakan, iyi huylara gelen kimse.
Bunları yapacağız.

Bunları yapacağız.
İkinci hadîs-i şerîf:

İkinci hadîs-i şerîf:
E lâ uhbiruküm bi-hayri ehli'd-dünyâ ve'l-âhireti

E lâ uhbiruküm bi-hayri ehli'd-dünyâ ve'l-âhireti
ve hayri'l-ameli fi'd-dünyâ.ve hayri'l-ameli fi'd-dünyâ. Men vasale men kata'ahû ve men a'tâ men haramehû ve menMen vasale men kata'ahû ve men a'tâ men haramehû ve men afâ ammen zalemehû.afâ ammen zalemehû. Bu hadîs-i şerîfin pek çok rivayeti var.

Bu hadîs-i şerîfin pek çok rivayeti var.
Diyor ki Peygamber Efendimiz:

Diyor ki Peygamber Efendimiz:
"Ben size dikkat edin, beni can kulağıyla dinleyin,

"Ben size dikkat edin, beni can kulağıyla dinleyin,
çok dikkatinizi toplayın...çok dikkatinizi toplayın... " Bi-hayri ehli'd-dünyâ." Bi-hayri ehli'd-dünyâ. "Dünyanın en hayırlı insanını..." Ve'l-âhireti. "Âhiretin de.""Dünyanın en hayırlı insanını..." Ve'l-âhireti. "Âhiretin de." Dünyanın da âhiretin de en hayırlı insanını haber vereceğim.

Dünyanın da âhiretin de en hayırlı insanını haber vereceğim.
Başka?

Başka?
Ve hayri'l-ameli.

Ve hayri'l-ameli.
"Yapılan iyi işlerin de en hayırlısını size haber vereceğim." "Yapılan iyi işlerin de en hayırlısını size haber vereceğim." Bak, dikkat edin, dikkatli dinleyin diyor.

Bak, dikkat edin, dikkatli dinleyin diyor.
Şimdi bakalım, dinleyelim neymiş en hayırlı iş,

Şimdi bakalım, dinleyelim neymiş en hayırlı iş,
âmâl-i sâlihanın en hayırlısı hangisiymiş?âmâl-i sâlihanın en hayırlısı hangisiymiş? Men vasale men kata'ahû.

Men vasale men kata'ahû.
"Küsene darılana giden.""Küsene darılana giden." Kendisi ile ilgiyi kesene yine ahbaplığını devam ettiren, darılmayan giden.

Kendisi ile ilgiyi kesene yine ahbaplığını devam ettiren, darılmayan giden.
Bunu yapabiliyor muyuz yapamıyor muyuz, ölçelim kendimizi.Bunu yapabiliyor muyuz yapamıyor muyuz, ölçelim kendimizi. Ama böyle yaparsak çok iyi.Ama böyle yaparsak çok iyi. Çünkü dargınlıklar kalkacak, toplum muhabbetli bir toplum olacak.Çünkü dargınlıklar kalkacak, toplum muhabbetli bir toplum olacak. Aile muhabbetli bir aile olacak.Aile muhabbetli bir aile olacak. O ona dargın o ona dargın, o ona küs, yıllarca görüşmüyorlar,O ona dargın o ona dargın, o ona küs, yıllarca görüşmüyorlar, yolda birbirlerini gördükleri zaman yollarını değiştiriyorlar filan. Bir.yolda birbirlerini gördükleri zaman yollarını değiştiriyorlar filan. Bir. Ve men a'tâ men haramehû.

Ve men a'tâ men haramehû.
"Kendisine vermeyene, istediği zaman vermemiş ama bu veriyor.""Kendisine vermeyene, istediği zaman vermemiş ama bu veriyor." Vermeyene veren, küsene giden.

Vermeyene veren, küsene giden.
Ve men afâ ammen zalemehû.

Ve men afâ ammen zalemehû.
"Kendisine zulmedene, haksızlık edene de karşılık vermiyor da affediyor.""Kendisine zulmedene, haksızlık edene de karşılık vermiyor da affediyor." Hadi affettim seni diyor. Affeden.

Hadi affettim seni diyor. Affeden.
Demek ki bunlar en kıymetli işlermiş, en sevaplı işlermiş.

Demek ki bunlar en kıymetli işlermiş, en sevaplı işlermiş.
Ve bunları yapan insan da hem dünyada hem âhiretteVe bunları yapan insan da hem dünyada hem âhirette insanların en hayırlısıymış.insanların en hayırlısıymış. Bir daha hatırlayalım:

Bir daha hatırlayalım:
Küsene gidiyor, ilgiyi kesene gidiyor.

Küsene gidiyor, ilgiyi kesene gidiyor.
Yani mukabele etmiyor, "Sen küsersen ben de küserim! Sen gelmezsen ben de gelmem!Yani mukabele etmiyor, "Sen küsersen ben de küserim! Sen gelmezsen ben de gelmem! Cehenneme kadar yolun var!" demiyor,Cehenneme kadar yolun var!" demiyor, iş şey olsun diye Allah'ın rızasını kazanmak için gidiyor.iş şey olsun diye Allah'ın rızasını kazanmak için gidiyor. Sonra?

Sonra?
Vermeyene veriyor. "Sen bana, bir ara bir borca düşmüştüm de,

Vermeyene veriyor. "Sen bana, bir ara bir borca düşmüştüm de,
bir sıkıntım olmuştu da senden bir borç istemiştim, vardı vermedin."bir sıkıntım olmuştu da senden bir borç istemiştim, vardı vermedin." Veyahut "Senin şu makineni bana birazcık lazım olmuştu verir misin demiştim de vermedin.Veyahut "Senin şu makineni bana birazcık lazım olmuştu verir misin demiştim de vermedin. Şimdi gelmişsin benden benimkini istiyorsun. Vermem!" Öyle değil.Şimdi gelmişsin benden benimkini istiyorsun. Vermem!" Öyle değil. Vermeyene veriyor.Vermeyene veriyor. Yani kötü muamele etmiş bir kimse şartlar değişip de o aynı durumaYani kötü muamele etmiş bir kimse şartlar değişip de o aynı duruma düşünce karşısında, tamam fırsatı yakaladım diye tepelemiyor, aksinedüşünce karşısında, tamam fırsatı yakaladım diye tepelemiyor, aksine iyi davranıyor, vermeyene veriyor.iyi davranıyor, vermeyene veriyor. Sonra?

Sonra?
Men afâ ammen zalemehû.

Men afâ ammen zalemehû.
"Kendisine zulmedeni de affediyor.""Kendisine zulmedeni de affediyor." Zulmetmek ne demek?

Zulmetmek ne demek?
Zulmetmek o kadar geniş bir kavram ki

Zulmetmek o kadar geniş bir kavram ki
haksız yapılan her iş zulümdür.haksız yapılan her iş zulümdür. Yani illa böyle seni yere yatıracak, ille göğsünün üstüne çökecek,Yani illa böyle seni yere yatıracak, ille göğsünün üstüne çökecek, ille gırtlağına bastıracak; zulüm ille bu değil.ille gırtlağına bastıracak; zulüm ille bu değil. Küçük bir haksızlık yapsa da zulümdür. Yani haklı davranmamak,Küçük bir haksızlık yapsa da zulümdür. Yani haklı davranmamak, haksız davranmak.haksız davranmak. Zulüm adaletin zıttı bir kavram. Haksız davranmak demek.Zulüm adaletin zıttı bir kavram. Haksız davranmak demek. Sana haksızlık yapanı affetmen demek.Sana haksızlık yapanı affetmen demek. "Ama haksızlık yaptı hocam!"

"Ama haksızlık yaptı hocam!"
Allah için affet.

Allah için affet.
Allah için affet, Allahu Teâlâ hazretleri de seni sevsin.Allah için affet, Allahu Teâlâ hazretleri de seni sevsin. Bunlar olduğu zaman ne olur?

Bunlar olduğu zaman ne olur?
Kan davaları biter, rekabetler,

Kan davaları biter, rekabetler,
komşular arasındaki kavgalar biter, insanların düşmanlıkları söner.komşular arasındaki kavgalar biter, insanların düşmanlıkları söner. Çünkü bunlar kötülükleri söndürücü, güzel davranışlar.

Çünkü bunlar kötülükleri söndürücü, güzel davranışlar.
Böyle yaptığın zaman toplum hayırlı bir toplum olur.Böyle yaptığın zaman toplum hayırlı bir toplum olur. Aksi olduğu zaman toplum birbirlerine düşman olanAksi olduğu zaman toplum birbirlerine düşman olan insanlardan kurulmuş, toplu gibi görünen ama darmadağın,insanlardan kurulmuş, toplu gibi görünen ama darmadağın, kuvvetli gibi görünen ama perişan,kuvvetli gibi görünen ama perişan, bir fırsat oldu mu birbirini yiyecek insanlardan oluşmuş bir kalabalık.bir fırsat oldu mu birbirini yiyecek insanlardan oluşmuş bir kalabalık. Bunların bakma sen böyle derli toplu göründüğüne,Bunların bakma sen böyle derli toplu göründüğüne, bunların hepsi birbirine düşman, hepsi birbirine hasım.bunların hepsi birbirine düşman, hepsi birbirine hasım. Fırsat oldu mu birbirlerini çiğ çiğ yerler bunlar,Fırsat oldu mu birbirlerini çiğ çiğ yerler bunlar, fırına sokup pişirmeye bile lüzum görmezler.fırına sokup pişirmeye bile lüzum görmezler. Çatır çutur kemiklerini bile ayırmazlar yerler.Çatır çutur kemiklerini bile ayırmazlar yerler. Evet, bu da İslâm'ı gösteriyor, işte İslâm böyle.

Evet, bu da İslâm'ı gösteriyor, işte İslâm böyle.
Bu dedelerimizin bir sözü vardır.Bu dedelerimizin bir sözü vardır. Bunları iyi öğrendiği için dedelerimiz bizim anlayacağımız gibi atasözleri söylemişler.Bunları iyi öğrendiği için dedelerimiz bizim anlayacağımız gibi atasözleri söylemişler. Oradan halk da onları benimsemiş.Oradan halk da onları benimsemiş. "Kötülüğe kötülükle muamele etmek her kişinin kârı."

"Kötülüğe kötülükle muamele etmek her kişinin kârı."
Birisi kötülük yaptı mı sen de ona kötülük yapıyorsun, herkes böyle yapar.

Birisi kötülük yaptı mı sen de ona kötülük yapıyorsun, herkes böyle yapar.
O bana yaptı, ben de ona yapıyorum.O bana yaptı, ben de ona yapıyorum. "Kötülüğe kötülükle mukabele,

"Kötülüğe kötülükle mukabele,
kötülüğe kötülükle karşılık vermek her kişinin kârı."kötülüğe kötülükle karşılık vermek her kişinin kârı." Kâr iş demek. Herkesin işi bu,

Kâr iş demek. Herkesin işi bu,
kötülüğe kötülükle karşılık verirler.kötülüğe kötülükle karşılık verirler. Kötü söz söylerse ben de senin der,Kötü söz söylerse ben de senin der, vurursa ben de sana vururum der,vurursa ben de sana vururum der, o bana yaptı ben de ona yaparım der.o bana yaptı ben de ona yaparım der. O benim harmanını yaktı ben de gidip onun harmanını tutuşturacağım der.O benim harmanını yaktı ben de gidip onun harmanını tutuşturacağım der. O benim koyunlarımı şey yaptı ben de böyle yapacağım.O benim koyunlarımı şey yaptı ben de böyle yapacağım. Yani mukabele.Yani mukabele. Kötülüğe kötülükle karşılık vermek herkesin işi.Kötülüğe kötülükle karşılık vermek herkesin işi. Bu böyle oluyor zaten, köylerde şehirlerde her yerde böyle oluyor.Bu böyle oluyor zaten, köylerde şehirlerde her yerde böyle oluyor. "Ama kötülüğe iyilikle karşılık vermek,

"Ama kötülüğe iyilikle karşılık vermek,
kötülüğü iyilikle karşılamak er kişinin kârı."kötülüğü iyilikle karşılamak er kişinin kârı." Bunu herkes yapamaz. Her kişi yapamaz bunu, er kişi yapar.

Bunu herkes yapamaz. Her kişi yapamaz bunu, er kişi yapar.
Er kişi ne demek?

Er kişi ne demek?
Mert adam demek, sağlam adam demek.

Mert adam demek, sağlam adam demek.
Er kişi yapar bunu. Öyle er kişi olamamış, karaktersiz insanlar yapamaz,Er kişi yapar bunu. Öyle er kişi olamamış, karaktersiz insanlar yapamaz, karakteri zayıf insanlar yapamaz. Onlar içlerindeki duygulara esir olurlar.karakteri zayıf insanlar yapamaz. Onlar içlerindeki duygulara esir olurlar. Ben küçükken hatırlıyorum bizim köyde, bir çeşme başının üstünde,

Ben küçükken hatırlıyorum bizim köyde, bir çeşme başının üstünde,
köyün kenarında bir ara yerde arkadaşın bahçesi vardı.köyün kenarında bir ara yerde arkadaşın bahçesi vardı. Oraya arkadaşın bahçesine meyveler filan yiyelim diye gittik.Oraya arkadaşın bahçesine meyveler filan yiyelim diye gittik. Sonra baktık ki bir de ne görelim! Birisi hızlı hızlı gidiyor.Sonra baktık ki bir de ne görelim! Birisi hızlı hızlı gidiyor. Elini cebine sokmuş, eli cebinde telaşlı gidiyor.Elini cebine sokmuş, eli cebinde telaşlı gidiyor. Bağırdık, ismini söyledik, şimdi söylemeyeyim isminiBağırdık, ismini söyledik, şimdi söylemeyeyim ismini Duymadı, gitti.Duymadı, gitti. Meğerse nereye gidiyormuş?

Meğerse nereye gidiyormuş?
Yani meğersem bizim onu yakalayıp bağlamamız lazımmış daha.

Yani meğersem bizim onu yakalayıp bağlamamız lazımmış daha.
Seslenmek değil.Seslenmek değil. Akşam öğrendik ki o ara yol kestirme,Akşam öğrendik ki o ara yol kestirme, ana yolun ön tarafına çıkıyor.ana yolun ön tarafına çıkıyor. Biraz bayırlı filan dereden geçiyor öbür tarafa kestirmeye çıkıyor.Biraz bayırlı filan dereden geçiyor öbür tarafa kestirmeye çıkıyor. Birisinin köydeki bir düşmanının köyden hareket ettiğini görmüş.Birisinin köydeki bir düşmanının köyden hareket ettiğini görmüş. Ata bindi, yükleri yükledi gidiyor.Ata bindi, yükleri yükledi gidiyor. Tamam, bu atla yoldan gidecek.Tamam, bu atla yoldan gidecek. Yolunu kesmiş, pusuya yatmış, sopayla kafasını parçalamış.Yolunu kesmiş, pusuya yatmış, sopayla kafasını parçalamış. Ölmedi ama ötekisi de. Ötekisi de ölmedi,Ölmedi ama ötekisi de. Ötekisi de ölmedi, yani öldüresiye vurmuş da artık öldü sanıp öyle bırakmış.yani öldüresiye vurmuş da artık öldü sanıp öyle bırakmış. O da ölmedi sonradan gene ayağa kalktı.O da ölmedi sonradan gene ayağa kalktı. Yani düşmanlıklar böyle oluyor. Düşmanlıklar cinayetlere götürüyor,

Yani düşmanlıklar böyle oluyor. Düşmanlıklar cinayetlere götürüyor,
cinayetler karşı cinayetlere götürüyor toplumlar mahvoluyor.cinayetler karşı cinayetlere götürüyor toplumlar mahvoluyor. Ve üçüncü hadîs-i şerîfle konumuzu tamamlıyoruz.

Ve üçüncü hadîs-i şerîfle konumuzu tamamlıyoruz.
Bu da bu akşamdan sizlere, dinleyici kardeşlerimize hatıra olsun.Bu da bu akşamdan sizlere, dinleyici kardeşlerimize hatıra olsun. Burada dinleyenler de şeriti dinleyenler de yapsınlar.Burada dinleyenler de şeriti dinleyenler de yapsınlar. Efendimiz buyuruyor ki:

Efendimiz buyuruyor ki:
E lâ uhbiruküm bi-efdali ehli'l-ardi amelen yevme'l-kıyâmeti.

E lâ uhbiruküm bi-efdali ehli'l-ardi amelen yevme'l-kıyâmeti.
Racülün yekûlü külle yevmin miete merratin muhlisanRacülün yekûlü külle yevmin miete merratin muhlisan lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh.lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh. İlla men zâde aleyhi.İlla men zâde aleyhi. Sahabeden Abdullah b. Mesud diye Kur'an'ı çok iyi bilen

Sahabeden Abdullah b. Mesud diye Kur'an'ı çok iyi bilen
bir mübarek sahabi var, rıdvânullahi aleyhim ecmaîn. bir mübarek sahabi var, rıdvânullahi aleyhim ecmaîn. Abdullah b. Mesud meşhur, dört meşhur Abdullah'tan birisi bu.Abdullah b. Mesud meşhur, dört meşhur Abdullah'tan birisi bu. O naklediyor ki Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuş:O naklediyor ki Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuş: "Bakın aklınızı başınıza toplayın, beni can kulağıyla dinleyin.

"Bakın aklınızı başınıza toplayın, beni can kulağıyla dinleyin.
Dikkat, size bir şey haber veriyorum."Dikkat, size bir şey haber veriyorum." E lâ uhbiruküm.

E lâ uhbiruküm.
Yine uyarıp öyle söylüyor Peygamber Efendimiz.Yine uyarıp öyle söylüyor Peygamber Efendimiz. Önemli olduğu için uyarıp söylüyor.Önemli olduğu için uyarıp söylüyor. E lâ uhbiruküm bi-efdali ehli'l-ardi amelen yevme'l-kıyâmeti.

E lâ uhbiruküm bi-efdali ehli'l-ardi amelen yevme'l-kıyâmeti.
Kıyamet gününde insanların hesapları görülmeyecek mi?

Kıyamet gününde insanların hesapları görülmeyecek mi?
Görülecek.

Görülecek.
Terazide tartılmayacak mı?

Terazide tartılmayacak mı?
Tartılacak.

Tartılacak.
Bazı işlerin sevabı çok, bazısının az, bazısının daha çok değil mi?

Bazı işlerin sevabı çok, bazısının az, bazısının daha çok değil mi?
Daha çok.

Daha çok.
Âhirette en sevaplı, en üstün iş hangisidir?

Âhirette en sevaplı, en üstün iş hangisidir?
"Yani âhirette en faziletli iş hangisidir, onu haber veriyorum.

"Yani âhirette en faziletli iş hangisidir, onu haber veriyorum.
Yeryüzü ahalisinin yani insanların kıyamet günündeYeryüzü ahalisinin yani insanların kıyamet gününde ibadet ve yaptıkları hayırlar yönünden yaptıklarınınibadet ve yaptıkları hayırlar yönünden yaptıklarının en faziletlisini haber veriyorum size.en faziletlisini haber veriyorum size. Dikkat, gözünüzü açın!" diyor Peygamber Efendimiz.Dikkat, gözünüzü açın!" diyor Peygamber Efendimiz. Acaba zor bir şey mi?

Acaba zor bir şey mi?
Acaba yapamayacağımız zor bir şey mi?

Acaba yapamayacağımız zor bir şey mi?
Değil.

Değil.
Racülün. "Bir adam ki..." Yekûlü külle yevmin. "Her gün söylüyor..."

Racülün. "Bir adam ki..." Yekûlü külle yevmin. "Her gün söylüyor..."
Miete merratin.Miete merratin. "100 defa." Muhlisan. "İhlasla, cân-ı gönülden inanarak,"100 defa." Muhlisan. "İhlasla, cân-ı gönülden inanarak, sağlam bir kanaatle günde 100 defa söylüyor şu sözü."sağlam bir kanaatle günde 100 defa söylüyor şu sözü." Acaba zor bir söz mü?

Acaba zor bir söz mü?
Değil.

Değil.
Lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh.

Lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh.
Lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh. Lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh. Lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh...Lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh... 100 defa bunu söyledi mi100 defa bunu söyledi mi çok sevap olduğunu bildiriyor Peygamber Efendimiz.çok sevap olduğunu bildiriyor Peygamber Efendimiz. Yani bunun sevabı çok olduğundanYani bunun sevabı çok olduğundan adam da öteki insanlardan yükselecek, daha yükseğe çıkacak.adam da öteki insanlardan yükselecek, daha yükseğe çıkacak. Ama

Ama
İllâ men zâde aleyhi.

İllâ men zâde aleyhi.
Ondan daha ileride olanlar olabilir mi?

Ondan daha ileride olanlar olabilir mi?
Olabilir, daha çok çekmişse o daha yukarı çıkar.Olabilir, daha çok çekmişse o daha yukarı çıkar. Yani yüzden fazla çeken daha çok sevap alır, üste çıkar diyor.

Yani yüzden fazla çeken daha çok sevap alır, üste çıkar diyor.
Bu da zikrin sevabını gösteriyor. Zikir çok sevap.Bu da zikrin sevabını gösteriyor. Zikir çok sevap. Peki bu zikrin anlamı ne?

Peki bu zikrin anlamı ne?
Lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh ne demek?

Lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh ne demek?
Tevhid bu.

Tevhid bu.
Lâ ilâhe illallah, Allah'tan başka ilah yok demek.

Lâ ilâhe illallah, Allah'tan başka ilah yok demek.
Lâ ilâhe illallah, Allah'tan başka ilah yok.Lâ ilâhe illallah, Allah'tan başka ilah yok. Vahdehû. Bir daha tekrar ediyoruz yok dedikten sonra,Vahdehû. Bir daha tekrar ediyoruz yok dedikten sonra, O bir tektir, bir tanedir. Lâ şerîke lehû. Ortağı da yoktur.O bir tektir, bir tanedir. Lâ şerîke lehû. Ortağı da yoktur. Çok şükür Allah bizi müslüman etmiş. Kıymetini bilipte

Çok şükür Allah bizi müslüman etmiş. Kıymetini bilipte
Müslümanca yaşamayı Allah nasip etsin.Müslümanca yaşamayı Allah nasip etsin. el-Fatiha.

el-Fatiha.
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2