Namaz Vakitleri
İstanbul
19 Rebîü'l-Âhir 1448
30 September 2026
İmsak
05:28
Güneş
06:52
Öğle
12:59
İkindi
16:18
Akşam
18:55
Yatsı
20:14
Detaylı Arama

Konuşma Metni

( ... ) ...abdehû fevka derecetih.( ... )
...abdehû fevka derecetih.
Fekàle: Yâ rabbî!Fekàle: Yâ rabbî! Hâzâ abdî fevka derecetî.Hâzâ abdî fevka derecetî. Fekàle lehû: Neam, cezeytühû bi-amelihî ve cezeytüke bi-amelik.Fekàle lehû: Neam, cezeytühû bi-amelihî ve cezeytüke bi-amelik. Sadaka rasûlüllàh fî mâ kàl ev kemâ kàl.Sadaka rasûlüllàh fî mâ kàl ev kemâ kàl. Bu hadîs-i şerîfi Hatîb-i Bağdâdî, Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ten nakleylemiş.

Bu hadîs-i şerîfi Hatîb-i Bağdâdî, Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ten nakleylemiş.
İnne racülen dehale’l-cennete,İnne racülen dehale’l-cennete, fereâ abdehû fevka derecetihî,fereâ abdehû fevka derecetihî, fekàle: Yâ rabbi, hâzâ abdî fevka derecetî?fekàle: Yâ rabbi, hâzâ abdî fevka derecetî? Fekàle lehû: Neam, cezeytühû bi-amelihî, ve cezeytüke bi-amelikFekàle lehû: Neam, cezeytühû bi-amelihî, ve cezeytüke bi-amelik Sadaka rasûlü’llàh, fî mâ kàl, ev kemâ kàl.Sadaka rasûlü’llàh, fî mâ kàl, ev kemâ kàl. Bu hadîs-i şerîfi Hatîb-i Bağdâdî, Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ten nakleylemiş.Bu hadîs-i şerîfi Hatîb-i Bağdâdî, Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ten nakleylemiş. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyuruyor ki: "İnne racülen dehale'l-cenneh."

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyuruyor ki: "İnne racülen dehale'l-cenneh."
Bir Müslüman cennete girdi, bir adam cennete girdi.Bir Müslüman cennete girdi, bir adam cennete girdi. "Feraâ abdehû fevka derecetih."

"Feraâ abdehû fevka derecetih."
Girdi ama cennette kendisinin dünyadaki kölesini, hizmetçisini kölesini esirini —o da Müslüman— kölesini kendisinden yüksek derecede,Girdi ama cennette kendisinin dünyadaki kölesini, hizmetçisini kölesini esirini —o da Müslüman— kölesini kendisinden yüksek derecede, daha mertebesi yüksek olarak gördü.daha mertebesi yüksek olarak gördü. Köle efendisinden daha yukarıda, efendisinden daha yukarıda gördü.Köle efendisinden daha yukarıda, efendisinden daha yukarıda gördü. Tabii alışmış dünyada emir vermeye;

Tabii alışmış dünyada emir vermeye;
"Git şunu yıka, şunu getir, bunu getir, süpür, kaldır, otur..." Kendisi efendi, o köle."Git şunu yıka, şunu getir, bunu getir, süpür, kaldır, otur..." Kendisi efendi, o köle. Bu duruma alışmış dünyada.Bu duruma alışmış dünyada. Diyor ki: "Fekàle: Yâ rabbî hâzâ abdî fevka derecetî."

Diyor ki: "Fekàle: Yâ rabbî hâzâ abdî fevka derecetî."
Şu, şu benim kölem yâ Rabbi benden daha yüksek derecede!

Şu, şu benim kölem yâ Rabbi benden daha yüksek derecede!
Bu nasıl oluyor?Bu nasıl oluyor? Bu köle benden daha yüksek derecelere çıkmış, şu nimetlere bak;Bu köle benden daha yüksek derecelere çıkmış, şu nimetlere bak; sahip olduğu derecenin, efendim sahip olduğu nimetlerin güzelliğine bak filan...sahip olduğu derecenin, efendim sahip olduğu nimetlerin güzelliğine bak filan... "Fekàle..." Allahu Teâlâ Hazretleri buyurmuş ki: "Neam." Evet, gördüğün gibi böyle bu durum.

"Fekàle..." Allahu Teâlâ Hazretleri buyurmuş ki: "Neam." Evet, gördüğün gibi böyle bu durum.
"Cezeytühû bi-amelihî ve cezeytüke bi-amelik."

"Cezeytühû bi-amelihî ve cezeytüke bi-amelik."
Onu bu dünyada işlediği amellerin mükâfatını vererek o dereceye çıkarttım,Onu bu dünyada işlediği amellerin mükâfatını vererek o dereceye çıkarttım, seni de senin işlediğin amellerin karşılığı olarak o dereceye şey yaptım.seni de senin işlediğin amellerin karşılığı olarak o dereceye şey yaptım. Yani o senden daha çok çalışmış, efendimYani o senden daha çok çalışmış, efendim ahiret sermayesini daha iyi hazırlamış, cennete daha iyi hazırlanmış; ona yüksek mertebe.ahiret sermayesini daha iyi hazırlamış, cennete daha iyi hazırlanmış; ona yüksek mertebe. Sen o kadar çalışmamışsın, senin merteben ondan aşağıda kalmış. Neden?Sen o kadar çalışmamışsın, senin merteben ondan aşağıda kalmış. Neden? Deniliyor ki: "İzzü'd-dünyâ bi'l-mâl ve izzü'l-âhirati bi-sâlihi'l-a'mâl."Deniliyor ki: "İzzü'd-dünyâ bi'l-mâl ve izzü'l-âhirati bi-sâlihi'l-a'mâl." Dünyanın izzeti, itibarı, saltanatı malladır; servetledir, mülkledir.Dünyanın izzeti, itibarı, saltanatı malladır; servetledir, mülkledir. Malı mülkü, parası pulu çok oldu mu bir insanın; tarlası, evi, bahçesi, efendim o kıymetli oluyor.Malı mülkü, parası pulu çok oldu mu bir insanın; tarlası, evi, bahçesi, efendim o kıymetli oluyor. Dünyada böyle, insanların maddeci, materyalist kafayla dünyadakiDünyada böyle, insanların maddeci, materyalist kafayla dünyadaki ölçüleri böyle ama ahirette para pul değil ölçü.ölçüleri böyle ama ahirette para pul değil ölçü. "Ve izzü'l-âhirati bi-sâlihi'l-a'mâl." Ahiretteki mertebeler salih amellerle kazanılıyor.

"Ve izzü'l-âhirati bi-sâlihi'l-a'mâl." Ahiretteki mertebeler salih amellerle kazanılıyor.
Kim daha çok yapmışsa ibadeti taati, kim daha çok "Lâ ilâhe illallâh" demişse meydan açık.Kim daha çok yapmışsa ibadeti taati, kim daha çok "Lâ ilâhe illallâh" demişse meydan açık. İşte 24 saat: Senin de 24 saatin var,İşte 24 saat: Senin de 24 saatin var, benim de 24 saatim var, hanımın da 24 saati var,benim de 24 saatim var, hanımın da 24 saati var, dışarıdaki kardeşin de 24 saati var.dışarıdaki kardeşin de 24 saati var. Saat aynı, hepimize eşit verilmiş saat; 24 saat.Saat aynı, hepimize eşit verilmiş saat; 24 saat. Sen bu 24 saati ne yaptın?Sen bu 24 saati ne yaptın? "Televizyon seyrettim, maç seyrettim, gezmeye gittim, piknik yaptım,"Televizyon seyrettim, maç seyrettim, gezmeye gittim, piknik yaptım, efendim ticaret ettim, kahveye uğradım, arkadaşlarla sohbet ettim..."efendim ticaret ettim, kahveye uğradım, arkadaşlarla sohbet ettim..." Sen ne yaptın?

Sen ne yaptın?
"E ben de camiye geldim,

"E ben de camiye geldim,
Kur'an dinledim, efendim hoca efendi mukabele okudu, efendimKur'an dinledim, efendim hoca efendi mukabele okudu, efendim bilmem işte şu oldu, bu oldu..."bilmem işte şu oldu, bu oldu..." E hangisi?

E hangisi?
İşte birisi 24 saati güzel değerlendirdi, ötekisi iyi değerlendirmedi.İşte birisi 24 saati güzel değerlendirdi, ötekisi iyi değerlendirmedi. Onun için bu dünyada köle olan, bu dünyada fakir olan, bu dünyada hor olan,Onun için bu dünyada köle olan, bu dünyada fakir olan, bu dünyada hor olan, bu dünyada mazlum olan nice insan vardır;bu dünyada mazlum olan nice insan vardır; ahirette onlar efendi olacak.ahirette onlar efendi olacak. Bu dünyada onlara efelik taslayan, patronluk yapan nice insanlar vardır; ahirette onun ayağının tozu olamayacak.Bu dünyada onlara efelik taslayan, patronluk yapan nice insanlar vardır; ahirette onun ayağının tozu olamayacak. Onun hizmetçisi olma ahirette o çoktan razı ama cennete giremeyecek ki hizmetçisi olabilsin!

Onun hizmetçisi olma ahirette o çoktan razı ama cennete giremeyecek ki hizmetçisi olabilsin!
Etrafında pervane gibi dönmek isterdi belki ama giremeyecek ki cennete, onun onun hizmetçisi olsun cennette.Etrafında pervane gibi dönmek isterdi belki ama giremeyecek ki cennete, onun onun hizmetçisi olsun cennette. Onun için aziz ve muhterem kardeşlerim:

Onun için aziz ve muhterem kardeşlerim:
"Fe'l-yevme lâ tuzlemü nefsün şey'ev ve lâ tüczevne illâ mâ küntüm ta'melûn.""Fe'l-yevme lâ tuzlemü nefsün şey'ev ve lâ tüczevne illâ mâ küntüm ta'melûn." Yâsîn Sûresi'nin...

Yâsîn Sûresi'nin...
Hep sureleri okuyoruz, o âyetler bize neler söylüyor?Hep sureleri okuyoruz, o âyetler bize neler söylüyor? Rabbimiz bize Habîb-i Edîbini göndermiş, kitabını indirmiş; neler bildirmiş,Rabbimiz bize Habîb-i Edîbini göndermiş, kitabını indirmiş; neler bildirmiş, ne ihtarlar çekilmiş, haberimiz yok!ne ihtarlar çekilmiş, haberimiz yok! Yani bu neye benziyor?

Yani bu neye benziyor?
Siz eve uğramamışsınız;Siz eve uğramamışsınız; posta kutunuza bankadan çek gelmiş,posta kutunuza bankadan çek gelmiş, efendim bilmem telefon faturası gelmiş, gaz faturası gelmiş...efendim bilmem telefon faturası gelmiş, gaz faturası gelmiş... "Şu vakte kadar ödemezseniz telefonu keseriz,"Şu vakte kadar ödemezseniz telefonu keseriz, efendim bilmem gazı kapatırız,efendim bilmem gazı kapatırız, efendim şu cezaya uğrarsınız, ödemediğiniz takdirde şu kadar katlanır,efendim şu cezaya uğrarsınız, ödemediğiniz takdirde şu kadar katlanır, bilmem ne..." filan bir sürü, bir sürü şeyler gelmiş; siz hiç açmamışsınız şeyi, kutuyu.bilmem ne..." filan bir sürü, bir sürü şeyler gelmiş; siz hiç açmamışsınız şeyi, kutuyu. Hiç faturaları ödememişsiniz, hiç evin semtine uğramamışsınız; neler oluyor farkında değilsiniz.Hiç faturaları ödememişsiniz, hiç evin semtine uğramamışsınız; neler oluyor farkında değilsiniz. Allah da kitap göndermiş; siz açmıyorsunuz ki!

Allah da kitap göndermiş; siz açmıyorsunuz ki!
Açmıyor ki insanlar!Açmıyor ki insanlar! Bunun içinde ne var? Ne ihtar var, ne fatura var, ne ceza var, neleri istiyor Allahu Teâlâ Hazretleri; bunlar insanlar bilmiyor.Bunun içinde ne var? Ne ihtar var, ne fatura var, ne ceza var, neleri istiyor Allahu Teâlâ Hazretleri; bunlar insanlar bilmiyor. Halbuki, halbuki yeni gelseydi Peygamber Efendimiz, Kur'an yeni inseydi, gazetelerde bomba gibi bir haber patlasaydı:Halbuki, halbuki yeni gelseydi Peygamber Efendimiz, Kur'an yeni inseydi, gazetelerde bomba gibi bir haber patlasaydı: "Arabistan'dan yeni bir peygamber çıkmış!"Arabistan'dan yeni bir peygamber çıkmış! Hazreti Muhammed-i Mustafa çıkmış!" deseydi ne yapardınız?Hazreti Muhammed-i Mustafa çıkmış!" deseydi ne yapardınız? Allah yeni bir kitap indirmiş deseydi ne yapardınız? İnsan yerinde duramazdı!Allah yeni bir kitap indirmiş deseydi ne yapardınız? İnsan yerinde duramazdı! "Lev enzelnâ hâze'l-kur'âne alâ cebelin leraeytehû hâşian mütasaddian min haşyeti'llâh."

"Lev enzelnâ hâze'l-kur'âne alâ cebelin leraeytehû hâşian mütasaddian min haşyeti'llâh."
Bu Kur'ân-ı Kerîm'i biz dağların üstüne indirseydik dağlar erirdi!

Bu Kur'ân-ı Kerîm'i biz dağların üstüne indirseydik dağlar erirdi!
Dağlar boynunu bükerdi, dağların tüyleri diken diken olurdu.Dağlar boynunu bükerdi, dağların tüyleri diken diken olurdu. İnsanoğlu ne kadar... Taşlardan da mı katı yani?İnsanoğlu ne kadar... Taşlardan da mı katı yani? İnsanoğlunun hiç mi ilgisi yok yani duyguyla?İnsanoğlunun hiç mi ilgisi yok yani duyguyla? Hiç mi kafası kafası çalışmıyor yani?Hiç mi kafası kafası çalışmıyor yani? Peygamber gelmiş, kitap gelmiş!

Peygamber gelmiş, kitap gelmiş!
Kitap gelmiş, Allah'tan emir gelmiş; biliyor: "Bu ne?"Kitap gelmiş, Allah'tan emir gelmiş; biliyor: "Bu ne?" "Allah'ın kitabı." Biliyor,"Allah'ın kitabı." Biliyor, "Bu duvarda asılan ne?"Bu duvarda asılan ne? Ne var o torbanın içinde?" Süslü bir torba;Ne var o torbanın içinde?" Süslü bir torba; pırıl pırıl, satenden, kapitone elî, işlemeli,pırıl pırıl, satenden, kapitone elî, işlemeli, gayet güzel bir torba var orada duvarda, çiviye asılmış.gayet güzel bir torba var orada duvarda, çiviye asılmış. "Ne o?" "Kur'an." "Nedir o Kur'an?" "O Allah'ın kitabı.""Ne o?" "Kur'an." "Nedir o Kur'an?" "O Allah'ın kitabı." "Ne var o Allah'ın kitabının içinde?""Ne var o Allah'ın kitabının içinde?" "Allah'ın emirleri var, Allah'ın buyrukları var,"Allah'ın emirleri var, Allah'ın buyrukları var, hayata ait talimatı var..."hayata ait talimatı var..." Açmamış, okumamış, öğrenmemiş, dinlememiş...

Açmamış, okumamış, öğrenmemiş, dinlememiş...
Faturalar birikiyor, hesaplar birikiyor, günahlar birikiyor, suçlar artıyor, cezalar büyüyor...Faturalar birikiyor, hesaplar birikiyor, günahlar birikiyor, suçlar artıyor, cezalar büyüyor... Ondan sonra: "Hadi bakalım, senin artık hayat müddetin bitti, bu kadar.Ondan sonra: "Hadi bakalım, senin artık hayat müddetin bitti, bu kadar. Gel bakalım!" diye Azrâil aleyhisselâmı gönderdiği zaman insanoğluna Allah celle celâlühû:Gel bakalım!" diye Azrâil aleyhisselâmı gönderdiği zaman insanoğluna Allah celle celâlühû: "E ben daha bir çalışma yapmadım!"E ben daha bir çalışma yapmadım! Ahirete hiç hazırlanmadım!Ahirete hiç hazırlanmadım! Biraz bana müddet versen, biraz ömrüm uzasa...Biraz bana müddet versen, biraz ömrüm uzasa... Daha hayata doyamadım.Daha hayata doyamadım. Daha hayata doyamadım, gençliğimin tadını alamadım.Daha hayata doyamadım, gençliğimin tadını alamadım. Gençliği de yaşadım, yaşlandım ama gene de bırakmak istemiyorum hayatı..."Gençliği de yaşadım, yaşlandım ama gene de bırakmak istemiyorum hayatı..." Ama sen istediğin kadar yalvar:

Ama sen istediğin kadar yalvar:
"İzâ câe ecelühüm felâ yeste'hirûne sâatev ve lâ yestakdimûn.""İzâ câe ecelühüm felâ yeste'hirûne sâatev ve lâ yestakdimûn." Azrâil bekler mi?

Azrâil bekler mi?
Azrâil ölümü tehir eder mi?Azrâil ölümü tehir eder mi? Can almaktan vazgeçer mi? Geçmez!Can almaktan vazgeçer mi? Geçmez! Ölümden evvel hazırlanacaktın!

Ölümden evvel hazırlanacaktın!
Ölmeden evvel...Ölmeden evvel... Ölmeden evvel ölecektin.Ölmeden evvel ölecektin. Ne demek ölmeden evvel öleceksin?Ne demek ölmeden evvel öleceksin? Ölmeden evvel ölmeyi düşünüp de sanki o gün ölüyormuşsun gibi bütün tedbirini alacaktın.Ölmeden evvel ölmeyi düşünüp de sanki o gün ölüyormuşsun gibi bütün tedbirini alacaktın. Siz de biz de şöyle düşünsek yani:Siz de biz de şöyle düşünsek yani: Yarın bizim Allah canımızı alacak, Azrâil gelecekYarın bizim Allah canımızı alacak, Azrâil gelecek canımızı alacak desek nasıl hesaplar yaparız?canımızı alacak desek nasıl hesaplar yaparız? Nasıl faturaları, neleri toparlarız, nasihat ederiz, paraları emanet ederiz hanıma:Nasıl faturaları, neleri toparlarız, nasihat ederiz, paraları emanet ederiz hanıma: "Bak şunları şuna vereceksin, şu alacak, şu borç..."Bak şunları şuna vereceksin, şu alacak, şu borç... Aman benim arkamdan caminin minaresini tamir ettirin,Aman benim arkamdan caminin minaresini tamir ettirin, filanca yere şadırvan yaptırın, Kur'an kursuna bu kadar para verin, efendimfilanca yere şadırvan yaptırın, Kur'an kursuna bu kadar para verin, efendim bilmem işte mevlit okutuverin, hatim indiriverin, ıskat-ı salatını yapın vesaire vesaire..." bir sürü nasihatler...bilmem işte mevlit okutuverin, hatim indiriverin, ıskat-ı salatını yapın vesaire vesaire..." bir sürü nasihatler... "Bunları karıştırırız baba, hepsini aklımızda tutamayız." "Getir kâğıda yazayım."Bunları karıştırırız baba, hepsini aklımızda tutamayız." "Getir kâğıda yazayım. Aman şunu yapın, aman bunu yapın, işte bankadaki hesabım, bu kadar şey..." demez misiniz?Aman şunu yapın, aman bunu yapın, işte bankadaki hesabım, bu kadar şey..." demez misiniz? Kesin olarak bilseniz yarın, yarın öleceğinizi bir sürü, bir sürü nasihatte bulunursunuz.

Kesin olarak bilseniz yarın, yarın öleceğinizi bir sürü, bir sürü nasihatte bulunursunuz.
O hal olmadan evvel olacakmış gibi işte, dönmeden evvel ölecekmiş gibi hazırlanan kurtulur.O hal olmadan evvel olacakmış gibi işte, dönmeden evvel ölecekmiş gibi hazırlanan kurtulur. Ölmeyeceğim daha ben!

Ölmeyeceğim daha ben!
Ben yarın ölmeyeceğim, öbür gün de ölmeyeceğim,Ben yarın ölmeyeceğim, öbür gün de ölmeyeceğim, bir dahaki sene de ölmeyeceğim,bir dahaki sene de ölmeyeceğim, 10 sene daha ölmeyeceğim, 60 sene daha ölmeyeceğim...10 sene daha ölmeyeceğim, 60 sene daha ölmeyeceğim... Şeyin mi var? Ahdin mi var?Şeyin mi var? Ahdin mi var? Allah'la anlaşman mı var, senedin mi var yani Türkçe tabirle?Allah'la anlaşman mı var, senedin mi var yani Türkçe tabirle? Senedin mi var?Senedin mi var? Bir, bir saat daha ileriye yaşamaya senedin mi var? Hayır.Bir, bir saat daha ileriye yaşamaya senedin mi var? Hayır. "Fe'l-yevme lâ tuzlemü nefsün şey'â."

"Fe'l-yevme lâ tuzlemü nefsün şey'â."
Bugün hiç kimseye haksızlık yapılmayacak diyor Kur'ân-ı Kerîm, Yâsîn Sûresi.

Bugün hiç kimseye haksızlık yapılmayacak diyor Kur'ân-ı Kerîm, Yâsîn Sûresi.
Her zaman okuduğumuz Yâsîn Sûresi, hepinizin duyduğu Yâsîn Sûresi,Her zaman okuduğumuz Yâsîn Sûresi, hepinizin duyduğu Yâsîn Sûresi, bir kısmınızın ezbere bildiği Yâsîn Sûresi...bir kısmınızın ezbere bildiği Yâsîn Sûresi... Amma ezbere biliyoruz ama laflarını biliyoruz, teyp gibi!Amma ezbere biliyoruz ama laflarını biliyoruz, teyp gibi! Teyp döndürdüğü bandın sözlerinden etkilenir mi?Teyp döndürdüğü bandın sözlerinden etkilenir mi? Etkilenmez; makinedir hocam o, onun duygu tarafı yok, kalp tarafı yok.Etkilenmez; makinedir hocam o, onun duygu tarafı yok, kalp tarafı yok. Ne çalarsa çalsın; çalgı çalsa çıkıp da zıplamaz oynamaz, efendim dokunaklı bir vaaz olsa ah vah etmez,Ne çalarsa çalsın; çalgı çalsa çıkıp da zıplamaz oynamaz, efendim dokunaklı bir vaaz olsa ah vah etmez, efendim titremez; teyptir bu.efendim titremez; teyptir bu. E bizim zamane insanları da, zamane Müslümanları da teyp gibi; cansız bir eşya gibi yani!

E bizim zamane insanları da, zamane Müslümanları da teyp gibi; cansız bir eşya gibi yani!
Okuduğu âyeti de öyle okuyor.Okuduğu âyeti de öyle okuyor. Ne demiştim?

Ne demiştim?
Avusturya'nın Viyana şehrinde doktor olmuş bir kardeşimiz diyor ki: Orada bir Almanla tanıştık;Avusturya'nın Viyana şehrinde doktor olmuş bir kardeşimiz diyor ki: Orada bir Almanla tanıştık; Kul hüva'llàhu ehad Sûresi'nden Müslüman olmuş, Alman.Kul hüva'llàhu ehad Sûresi'nden Müslüman olmuş, Alman. Teolog, yani teoloji tahsili yapmış,Teolog, yani teoloji tahsili yapmış, efendim ilahiyat tahsili yapmış Almanya'da.efendim ilahiyat tahsili yapmış Almanya'da. Hristiyan olarak, papaz olarak tahsil görmüş; efendim felsefe okumuş vesaire filan.Hristiyan olarak, papaz olarak tahsil görmüş; efendim felsefe okumuş vesaire filan. Ondan sonra dinleri incelemiş, dinlerin inançlarını gözden geçirmiş: Hangi din nasıl inanıyor?Ondan sonra dinleri incelemiş, dinlerin inançlarını gözden geçirmiş: Hangi din nasıl inanıyor? Japonların bir dini var, Şintoizm; bakalım neymiş inancı?Japonların bir dini var, Şintoizm; bakalım neymiş inancı? Hintlilerin dinleri var, bakalım inançları neymiş?Hintlilerin dinleri var, bakalım inançları neymiş? Efendim bilmem Yahudilerin inancı nasıl,Efendim bilmem Yahudilerin inancı nasıl, Hristiyanların inancı nasıl,Hristiyanların inancı nasıl, Afrika'daki yamyamların,Afrika'daki yamyamların, efendim toteme tapanların,efendim toteme tapanların, efendim bilmem Tibetlilerin, efendim Dalay Lamaların vesairelerin inançları nasıl...efendim bilmem Tibetlilerin, efendim Dalay Lamaların vesairelerin inançları nasıl... Hepsini incelemiş, incelemiş incelemiş;Hepsini incelemiş, incelemiş incelemiş; bir de Müslümanların: "Şimdi inceleyelim bakalım,bir de Müslümanların: "Şimdi inceleyelim bakalım, bir de Müslümanların inancını inceleyelim; bakalım Müslümanlar inanç konusunda ne diyorlar?"bir de Müslümanların inancını inceleyelim; bakalım Müslümanlar inanç konusunda ne diyorlar?" "Kul hüva'llàhu ehad. Allàhu's-samed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.""Kul hüva'llàhu ehad. Allàhu's-samed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad." Dört kısa cümle!

Dört kısa cümle!
Bu dört cümleyi okumuş; irkilmiş, ürpermiş, titremiş adam!Bu dört cümleyi okumuş; irkilmiş, ürpermiş, titremiş adam! Titremiş, gözlerinden yaşlar boşanmış; "İşte din bu!Titremiş, gözlerinden yaşlar boşanmış; "İşte din bu! İşte inanç bu!" demiş, Müslüman olmuş.İşte inanç bu!" demiş, Müslüman olmuş. Ve her okuyuşta aynı şekilde titriyormuş, gözyaşlarını tutamıyormuş, duygulanıyormuş.Ve her okuyuşta aynı şekilde titriyormuş, gözyaşlarını tutamıyormuş, duygulanıyormuş. Doktor arkadaş anlatıyor, tanıdığı bir kimse olarak.Doktor arkadaş anlatıyor, tanıdığı bir kimse olarak. Yani elin insanı nasıl kıymet biliyor, değil mi?

Yani elin insanı nasıl kıymet biliyor, değil mi?
E biz nasıl elimizdeki cevherin kıymetinden habersiziz?E biz nasıl elimizdeki cevherin kıymetinden habersiziz? O nasıl kıymet biliyor; yanlış yolu bırakıyor,O nasıl kıymet biliyor; yanlış yolu bırakıyor, İslâm'a geliyor, bizim halimiz nasıl?İslâm'a geliyor, bizim halimiz nasıl? Eski devirde —dün okudum— bir zat gelmiş sakallı, güzel yüzlü, ihtiyar;Eski devirde —dün okudum— bir zat gelmiş sakallı, güzel yüzlü, ihtiyar; yani orta yaşın birazcık üstünde.yani orta yaşın birazcık üstünde. Çok kibar, çok zarif konuşuyor.Çok kibar, çok zarif konuşuyor. Sofilerin arasına gelmiş, tasavvuftan bahsediyor.Sofilerin arasına gelmiş, tasavvuftan bahsediyor. Tasavvuf meşrebinden, tasavvuftan, efendim dervişlikten, zikirden, marifetullahtan, efendim irfandanTasavvuf meşrebinden, tasavvuftan, efendim dervişlikten, zikirden, marifetullahtan, efendim irfandan vesaireden güzel şeyler söylüyor.vesaireden güzel şeyler söylüyor. Herkes de: "Aman ne kadar kibar! Ne güzel konuşuyor!" Arada şiir de söylüyor,Herkes de: "Aman ne kadar kibar! Ne güzel konuşuyor!" Arada şiir de söylüyor, sesinin tonu da güzel, yüzü de sevimli, giyimi de temiz filan; herkes tabii memnun.sesinin tonu da güzel, yüzü de sevimli, giyimi de temiz filan; herkes tabii memnun. Bir arkadaş, dinleyenlerden bir tanesi ötekisine demiş ki:Bir arkadaş, dinleyenlerden bir tanesi ötekisine demiş ki: "Kalbim diyor ki bu adam Yahudi."Kalbim diyor ki bu adam Yahudi. Bu adam Yahudi diyor." demiş kalbim.Bu adam Yahudi diyor." demiş kalbim. "Kalbim bu adam Yahudi diyor." demiş, "Ben demiş bunu dinlemeyeceğim." demiş, gitmiş."Kalbim bu adam Yahudi diyor." demiş, "Ben demiş bunu dinlemeyeceğim." demiş, gitmiş. O gidince ötekisi konuşmayı kesmiş: "Arkadaşın niye gitti?

O gidince ötekisi konuşmayı kesmiş: "Arkadaşın niye gitti?
Ne söyledi de gitti?" "Şimdi bir şey söyledi de gitti filan..." "Yok." demiş, "İlla söyleyeceksin,Ne söyledi de gitti?" "Şimdi bir şey söyledi de gitti filan..." "Yok." demiş, "İlla söyleyeceksin, ne söyledi de gitti?" "Vallahi." demiş,ne söyledi de gitti?" "Vallahi." demiş, "Söylemesem daha iyi filan..." "Yok, söyle!" demiş."Söylemesem daha iyi filan..." "Yok, söyle!" demiş. Demiş: "Kalbim bu adam Yahudi diyor dedi.Demiş: "Kalbim bu adam Yahudi diyor dedi. Müslüman değil bu adam, Yahudi diyor kalbim; ondan gitti." demiş.Müslüman değil bu adam, Yahudi diyor kalbim; ondan gitti." demiş. Adam kıpkırmızı kesilmiş!

Adam kıpkırmızı kesilmiş!
Adam kıpkırmızı kesilmiş, demiş ki:Adam kıpkırmızı kesilmiş, demiş ki: "Eşhedü el lâ ilâhe illallâh..." Şehadet ederim ki Allah'tan gayrı ilah yoktur."Eşhedü el lâ ilâhe illallâh..." Şehadet ederim ki Allah'tan gayrı ilah yoktur. "...ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlühû ve"...ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlühû ve enne'l-İslâme hakkun." İslâm dini hak dindir demiş, Müslüman olmuş adam!enne'l-İslâme hakkun." İslâm dini hak dindir demiş, Müslüman olmuş adam! Demiş ki: "Doğru, onun kalbi doğru söylüyor.

Demiş ki: "Doğru, onun kalbi doğru söylüyor.
Ben hangi din hak dinse o dinin mensupları bilirlerBen hangi din hak dinse o dinin mensupları bilirler manevî gerçekleri diye çeşitli grupları dolaştım.manevî gerçekleri diye çeşitli grupları dolaştım. Mutasavvıfların arasına, sofilerin arasına da, tasavvuf erbabının arasına da, sizin aranıza da ondan geldim.Mutasavvıfların arasına, sofilerin arasına da, tasavvuf erbabının arasına da, sizin aranıza da ondan geldim. Efendim, sizin dininiz hak dinmiş.Efendim, sizin dininiz hak dinmiş. Bak Allah yolunda yürüyenin kalbine, kalbine benim Yahudi olduğumu nasıl bildiriyor?"Bak Allah yolunda yürüyenin kalbine, kalbine benim Yahudi olduğumu nasıl bildiriyor?" Güzel söz söylüyor ama güzel sözün arkasından onun imanının olmadığını Müslüman ferasetinden anlıyor.Güzel söz söylüyor ama güzel sözün arkasından onun imanının olmadığını Müslüman ferasetinden anlıyor. Bir şey daha dinledim, o da... Okudum, o da hoşuma gitti: İmam Şâfiî rahmetullahi aleyh, İmam Muhammed...Bir şey daha dinledim, o da... Okudum, o da hoşuma gitti: İmam Şâfiî rahmetullahi aleyh, İmam Muhammed... İmam Muhammed bizim Hanefî mezhebimizin İmam-ı Âzam'dan sonraki imamlarından meşhur.İmam Muhammed bizim Hanefî mezhebimizin İmam-ı Âzam'dan sonraki imamlarından meşhur. İmam Şâfiî de Şâfiî mezhebinin meşhur şeyi, efendim imamı.İmam Şâfiî de Şâfiî mezhebinin meşhur şeyi, efendim imamı. Mescitte oturuyorlarmış herhaldeMescitte oturuyorlarmış herhalde Bağdat'ta, efendim kapıdan birisi girmiş.Bağdat'ta, efendim kapıdan birisi girmiş. İmam Muhammed demiş ki İmam Şâfiî'ye: "Kalbim demiş bu gelen adamın marangoz olduğunu söyledi bana." demiş.İmam Muhammed demiş ki İmam Şâfiî'ye: "Kalbim demiş bu gelen adamın marangoz olduğunu söyledi bana." demiş. İçim, kalbim...İçim, kalbim... İmam Şâfiî Hazretleri de demiş ki —gözünü kapatmış,İmam Şâfiî Hazretleri de demiş ki —gözünü kapatmış, danışmış kalbine— "Bana ne demiş?danışmış kalbine— "Bana ne demiş? Kalbim demirci olduğunu söyledi." demiş.Kalbim demirci olduğunu söyledi." demiş. Birisi marangoz diyor, ötekisi demirci.

Birisi marangoz diyor, ötekisi demirci.
E ne yapacağız?E ne yapacağız? Çağıralım, soralım!Çağıralım, soralım! "Selâmün aleyküm." "Aleyküm selâm." "Hoş geldin, nasılsın?"Selâmün aleyküm." "Aleyküm selâm." "Hoş geldin, nasılsın? Neyin nesisin?Neyin nesisin? Efendim ismin ne?" filan, sormuşlar.Efendim ismin ne?" filan, sormuşlar. Demişler ki: "Mesleğin ne?Demişler ki: "Mesleğin ne? Geçimini nasıl sağlıyorsun, sanatın ne?"Geçimini nasıl sağlıyorsun, sanatın ne?" Adam demiş ki: "Evvelce demirciydim,Adam demiş ki: "Evvelce demirciydim, şu anda marangozlukla meşgul oluyorum." demiş.şu anda marangozlukla meşgul oluyorum." demiş. Evvelce demirciymiş, şu anda marangozlukla meşgul oluyormuş. İmam Şâfiî tabii mezhep imamı,Evvelce demirciymiş, şu anda marangozlukla meşgul oluyormuş. İmam Şâfiî tabii mezhep imamı, İmam Muhammed mezhebin en ehil, salahiyetli efendim âlimlerinden.İmam Muhammed mezhebin en ehil, salahiyetli efendim âlimlerinden. Yani muhterem kardeşlerim, Allah kendi yolunda gidenlere neler ihsan ediyor!

Yani muhterem kardeşlerim, Allah kendi yolunda gidenlere neler ihsan ediyor!
Dinimiz ne kadar güzel!Dinimiz ne kadar güzel! Allah'ımız, Rabbimiz ne kadar büyük lütuflar ihsan ediyor!Allah'ımız, Rabbimiz ne kadar büyük lütuflar ihsan ediyor! Kur'ân-ı Kerîm ne kadar güzel emirler ihtiva ediyor!Kur'ân-ı Kerîm ne kadar güzel emirler ihtiva ediyor! Ne güzel âyetler var bizi uyandıracak olan!Ne güzel âyetler var bizi uyandıracak olan! Ne güzel âyetler var bizi tehlikelerden koruyacak olan!Ne güzel âyetler var bizi tehlikelerden koruyacak olan! Ne kadar önemli ihtarlar var ahirette pişman olmasın diye Müslümanlar, bu dünyadayken meseleleri anlasınlar diyeNe kadar önemli ihtarlar var ahirette pişman olmasın diye Müslümanlar, bu dünyadayken meseleleri anlasınlar diye ne güzel ihtarlar var da...ne güzel ihtarlar var da... İşte okusa onları Müslümanlar ne güzel olacak!İşte okusa onları Müslümanlar ne güzel olacak! "Fe'l-yevme lâ tuzlemü nefsün şey'â."

"Fe'l-yevme lâ tuzlemü nefsün şey'â."
Bugün hiç kimse haksız bir muameleye uğratılmayacak diyor Yâsîn Sûresi'nde Allahu Teâlâ Hazretleri, kıyamet gününde.Bugün hiç kimse haksız bir muameleye uğratılmayacak diyor Yâsîn Sûresi'nde Allahu Teâlâ Hazretleri, kıyamet gününde. Hesap vaktinde efendim hiç kimse haksızlığa uğramayacak.Hesap vaktinde efendim hiç kimse haksızlığa uğramayacak. "Fe'l-yevme lâ tuzlemü nefsün şey'â."

"Fe'l-yevme lâ tuzlemü nefsün şey'â."
Hiç kimse Allah tarafından kendilerine bir haksızlık, bir zulüm, olmadık bir muamele yapılmayacak.Hiç kimse Allah tarafından kendilerine bir haksızlık, bir zulüm, olmadık bir muamele yapılmayacak. "Ve lâ tüczevne illâ mâ küntüm ta'melûn."

"Ve lâ tüczevne illâ mâ küntüm ta'melûn."
Ne işlediyseniz onun karşılığını bulacaksınız.

Ne işlediyseniz onun karşılığını bulacaksınız.
Darı ektiyseniz buğday çıkmaz, darı çıkar.Darı ektiyseniz buğday çıkmaz, darı çıkar. Mısır ektiyseniz mısır çıkar.Mısır ektiyseniz mısır çıkar. Ne ektiyseniz onu biçersiniz.Ne ektiyseniz onu biçersiniz. Rüzgâr ektiyseniz fırtına biçersiniz.Rüzgâr ektiyseniz fırtına biçersiniz. Günah ekmişseniz bu dünyadayken ahirette azap biçeceksiniz,Günah ekmişseniz bu dünyadayken ahirette azap biçeceksiniz, azapla karşılaşacaksınız.azapla karşılaşacaksınız. Sevap işlerseniz ahirette mükâfat alırsınız.Sevap işlerseniz ahirette mükâfat alırsınız. Gayet belli her şey, gayet kolay.Gayet belli her şey, gayet kolay. Yani Allahu Teâlâ Hazretleri bildiriyor ki: Ey kullarım, bak ben

Yani Allahu Teâlâ Hazretleri bildiriyor ki: Ey kullarım, bak ben
dünyada ne yaptıysanız ona göre ahirettedünyada ne yaptıysanız ona göre ahirette size muamele edeceğim, hepsini de yazıyorum!size muamele edeceğim, hepsini de yazıyorum! Hepsi kaydediliyor.Hepsi kaydediliyor. Nasıl kaydediliyor, ben kimsenin görmediği yerde neler yapıyorum?Nasıl kaydediliyor, ben kimsenin görmediği yerde neler yapıyorum? Senin iki omzunda iki tane melek var, hepimizin omzunda var.Senin iki omzunda iki tane melek var, hepimizin omzunda var. Ağırlığını hissetmiyoruz, zaten meleklerin ağırlığını sen hissetmezsin.Ağırlığını hissetmiyoruz, zaten meleklerin ağırlığını sen hissetmezsin. Sağ tarafında bir melek var, sol tarafında bir melek var.Sağ tarafında bir melek var, sol tarafında bir melek var. "Kirâmen kâtibîn. Ya'lemûne mâ tef'alûn." Cızır cızır, cızır cızır yaptığın her şey yazılıyor."Kirâmen kâtibîn. Ya'lemûne mâ tef'alûn." Cızır cızır, cızır cızır yaptığın her şey yazılıyor. Bak benim konuşmalarım da yazılıyor, buyrun.Bak benim konuşmalarım da yazılıyor, buyrun. Hiç itiraz eden var mı içinizde?Hiç itiraz eden var mı içinizde? Ben şimdi susacağım, isterseniz benim konuşmalarımı bir daha dinleyebilirsiniz. Neden? Yazılıyor.Ben şimdi susacağım, isterseniz benim konuşmalarımı bir daha dinleyebilirsiniz. Neden? Yazılıyor. E bu insanoğulları yumruk kadar akıllarıyla konuşmaları yazarlar da,E bu insanoğulları yumruk kadar akıllarıyla konuşmaları yazarlar da, görüntüleri video teyplerinde tespit ederler de âlemlerin Hâlikı, Rabbü'l-âlemîn, Mâlikü'l-mülk olan,görüntüleri video teyplerinde tespit ederler de âlemlerin Hâlikı, Rabbü'l-âlemîn, Mâlikü'l-mülk olan, Kàdir-i Mutlak olan Allahu Teâlâ Hazretleri kulların amellerini yazmaz mı?Kàdir-i Mutlak olan Allahu Teâlâ Hazretleri kulların amellerini yazmaz mı? Onda tereddüdün var mı?Onda tereddüdün var mı? Bundan 100 sene önce gelmiş olan, 50 sene önce gelmiş olan bir zavallı zayıf Müslüman: "Yahu nasıl yazıyor?

Bundan 100 sene önce gelmiş olan, 50 sene önce gelmiş olan bir zavallı zayıf Müslüman: "Yahu nasıl yazıyor?
Unutur, yetiştiremez, kalemin ucu kırılır, mürekkebi biter, eli yorulur..." filan diye düşünebilirdi.Unutur, yetiştiremez, kalemin ucu kırılır, mürekkebi biter, eli yorulur..." filan diye düşünebilirdi. Şimdi öyle düşünüyor muyuz biz?Şimdi öyle düşünüyor muyuz biz? Hiç öyle düşünmüyoruz!Hiç öyle düşünmüyoruz! Hem ses kaydediliyor, hem orada görüntü kaydediliyor; hepsi kaydediliyor.Hem ses kaydediliyor, hem orada görüntü kaydediliyor; hepsi kaydediliyor. İşte Allahu Teâlâ Hazretleri her şeyimizi böyle kaydediyor.

İşte Allahu Teâlâ Hazretleri her şeyimizi böyle kaydediyor.
Karanlıkta da, aydınlıkta da her amelimizi kaydediyor.Karanlıkta da, aydınlıkta da her amelimizi kaydediyor. "Ve innâ künnâ nestensihu mâ küntüm ta'melûn."

"Ve innâ künnâ nestensihu mâ küntüm ta'melûn."
İşlediklerinizin hepsi kayda geçiyor.

İşlediklerinizin hepsi kayda geçiyor.
E siz ne sandınız, hiç yazılmıyor mu sandınız denilecek ahirette.E siz ne sandınız, hiç yazılmıyor mu sandınız denilecek ahirette. Sonra: "Hâümukraû kitâbiyeh."

Sonra: "Hâümukraû kitâbiyeh."
Oku!

Oku!
Yazılmış olan...Yazılmış olan... Sevapların, günahların yazılmış olduğu şeyi al oku denilecek, verecekler.Sevapların, günahların yazılmış olduğu şeyi al oku denilecek, verecekler. Günahkâr böyle aldığı zaman tüyleri diken diken olacak, gözleri faltaşı gibi açılacak.Günahkâr böyle aldığı zaman tüyleri diken diken olacak, gözleri faltaşı gibi açılacak. Diyecek ki: "Mâli hâze'l-kitâb..." Yahu nasıl yazılmış!Diyecek ki: "Mâli hâze'l-kitâb..." Yahu nasıl yazılmış! Hiçbir şey kaçırılmamış!Hiçbir şey kaçırılmamış! "Mâli hâze'l-kitâbi lâ yugàdiru sagîratev ve lâ kebîraten illâ ahsâhâ."

"Mâli hâze'l-kitâbi lâ yugàdiru sagîratev ve lâ kebîraten illâ ahsâhâ."
Küçük büyük hepsini tespit edebilmiş, hiçbir eksiği yok!

Küçük büyük hepsini tespit edebilmiş, hiçbir eksiği yok!
Kaşımı kaldırmışsam, göz ucuyla bakmışsam o bile tespit edilmiş diye hepsi...Kaşımı kaldırmışsam, göz ucuyla bakmışsam o bile tespit edilmiş diye hepsi... İnsan ne işlediyse onun karşılığını görecek.İnsan ne işlediyse onun karşılığını görecek. Onun için aziz ve muhterem kardeşlerim!

Onun için aziz ve muhterem kardeşlerim!
Bu sözlerin hepsi nereden çıktı?Bu sözlerin hepsi nereden çıktı? Cennete bir adamcağız girecekmiş de —bahtiyar kul tabii, cennete giren gene bahtiyardır, iyi bir insan demek ki— cennete girecekmiş deCennete bir adamcağız girecekmiş de —bahtiyar kul tabii, cennete giren gene bahtiyardır, iyi bir insan demek ki— cennete girecekmiş de bakacakmış ki cennette dünyadaki hizmetçisi, kölesi, esiribakacakmış ki cennette dünyadaki hizmetçisi, kölesi, esiri kendisinden daha yüksek makamda, daha büyük imkânlara sahip; Allah ona çok daha büyük imkân vermiş.kendisinden daha yüksek makamda, daha büyük imkânlara sahip; Allah ona çok daha büyük imkân vermiş. Köleydi ama kendisinden yukarıda.Köleydi ama kendisinden yukarıda. Diyecekmiş ki: "Yâ Rabbi bu benim kölemdi, dünyada bu benim kölemdi!" "Evet, evet kölendi.Diyecekmiş ki: "Yâ Rabbi bu benim kölemdi, dünyada bu benim kölemdi!" "Evet, evet kölendi. Seni işlediğin amele göre mükâfatlandırdım, onu da işlediği amele göre mükâfatlandırdım.Seni işlediğin amele göre mükâfatlandırdım, onu da işlediği amele göre mükâfatlandırdım. O senden daha çok çalışmış, o daha yüksek yükseğe çıktı, daha büyük imkânlar kazandı.O senden daha çok çalışmış, o daha yüksek yükseğe çıktı, daha büyük imkânlar kazandı. Sen bu kadar çalışmışsın, gene cennete girmişsin ama o kadar olmamış."Sen bu kadar çalışmışsın, gene cennete girmişsin ama o kadar olmamış." İşte onun için aziz ve muhterem kardeşlerim,İşte onun için aziz ve muhterem kardeşlerim, bu gerçeklere göre harekete geçmemiz lazım!bu gerçeklere göre harekete geçmemiz lazım! Harekete geçmemiz lazım.Harekete geçmemiz lazım. Yani bir şey bir şey söyleniyor.

Yani bir şey bir şey söyleniyor.
Mesela caddenin ortasında iki kişi oturmuş veya dikilmiş —"dingelmiş" deniyor ya hani— konuşuyorlar.Mesela caddenin ortasında iki kişi oturmuş veya dikilmiş —"dingelmiş" deniyor ya hani— konuşuyorlar. Birisi de geliyor yanlarına: "Yahu karşıdan koca tır geliyor!Birisi de geliyor yanlarına: "Yahu karşıdan koca tır geliyor! Efendim trak geliyor, koca trak homur homur!Efendim trak geliyor, koca trak homur homur! Efendim beş dingilli, on tekerlekli, efendim yanında koca borusu, homur homur koca şey geliyor!Efendim beş dingilli, on tekerlekli, efendim yanında koca borusu, homur homur koca şey geliyor! Fren de tutmuyor! Geriye kaçsanıza!"Fren de tutmuyor! Geriye kaçsanıza!" Adamlar gene konuşmaya devam eder mi?

Adamlar gene konuşmaya devam eder mi?
Yani sözün bir sonucu, bir neticesi olması lazım değil mi?Yani sözün bir sonucu, bir neticesi olması lazım değil mi? Söz söylendi: "Arkadaş, yolun ortasında durmayın, üzerinize trak geliyor!"Söz söylendi: "Arkadaş, yolun ortasında durmayın, üzerinize trak geliyor!" diyen bir ihtarcıya yolun ortasında konuşan iki kişinin yapacağı şey omuz silkmek midir?diyen bir ihtarcıya yolun ortasında konuşan iki kişinin yapacağı şey omuz silkmek midir? "İşimize karışma!" demek midir?"İşimize karışma!" demek midir? Hayır!Hayır! Zıp diye atlamaktır!Zıp diye atlamaktır! Kaldırıma balıklama gitmektir!Kaldırıma balıklama gitmektir! Uçarak, kaleci gibi uçarak gitmektir kaldırıma!Uçarak, kaleci gibi uçarak gitmektir kaldırıma! Çünkü başka türlü trağın altında kalacak demektir yani.Çünkü başka türlü trağın altında kalacak demektir yani. Onun için aziz ve muhterem kardeşlerim,

Onun için aziz ve muhterem kardeşlerim,
bu hadisleri okuyoruz,bu hadisleri okuyoruz, bu âyetleri okuyoruz; bu âyetlerin sonucu...bu âyetleri okuyoruz; bu âyetlerin sonucu... Sonucu balıklama gitmek lazım kenara!Sonucu balıklama gitmek lazım kenara! Bu âyetleri, bu hadisleri dinledikten sonra gereği neyse onu yapmak lazım.Bu âyetleri, bu hadisleri dinledikten sonra gereği neyse onu yapmak lazım. "E sen bizim işimize karışma!"E sen bizim işimize karışma! Dur durduğun yerde!Dur durduğun yerde! Efendim Kur'an âyeti orada dursun,Efendim Kur'an âyeti orada dursun, hadîs-i şerîf burada dursun,hadîs-i şerîf burada dursun, ben de efendim kendi yolumda durayım..." Olmaz!ben de efendim kendi yolumda durayım..." Olmaz! Bu ihtarların sonra bir de hesabı olur.

Bu ihtarların sonra bir de hesabı olur.
Nasıl hesabı olacak, onu da söyleyivereyim: Tebâreke Sûresi'ni hep okuyoruz.Nasıl hesabı olacak, onu da söyleyivereyim: Tebâreke Sûresi'ni hep okuyoruz. Tebâreke Sûresi'ni hep ölülere okuruz.Tebâreke Sûresi'ni hep ölülere okuruz. Diriler bilmez manasını, ölüler biliyorlar.Diriler bilmez manasını, ölüler biliyorlar. Diriler manasını bilmez.Diriler manasını bilmez. Tebâreke Sûresi'nde Allahu Teâlâ Hazretleri buyuruyor ki: "Elem ye'tiküm nezîr."Tebâreke Sûresi'nde Allahu Teâlâ Hazretleri buyuruyor ki: "Elem ye'tiküm nezîr." Cehennemin içine atıldığı zaman şeyler; günahkârlar, suçlular, kâfirler,Cehennemin içine atıldığı zaman şeyler; günahkârlar, suçlular, kâfirler, müşrikler veya mümin olduğu halde işte böylemüşrikler veya mümin olduğu halde işte böyle gafletle ömür geçirip de bir sürü suçlar işlemiş,gafletle ömür geçirip de bir sürü suçlar işlemiş, onun cezası için cehenneme atılmış olanlar efendim...onun cezası için cehenneme atılmış olanlar efendim... Onlara soracaklar hazenetühâ: "Elem ye'tiküm nezîr."Onlara soracaklar hazenetühâ: "Elem ye'tiküm nezîr." Cehennemin muhafızları, bekçileri,

Cehennemin muhafızları, bekçileri,
görevli oradaki zebaniler şaşıracaklar:görevli oradaki zebaniler şaşıracaklar: "Elem ye'tiküm nezîr?" Size hiç haberci gelmedi mi? İhtarcı..."Elem ye'tiküm nezîr?" Size hiç haberci gelmedi mi? İhtarcı... İhtarcı hiç gelmedi mi?İhtarcı hiç gelmedi mi? Böyle bu durumu anlatan. "Tekâdü temeyyezü mine'l-gayz."

Böyle bu durumu anlatan. "Tekâdü temeyyezü mine'l-gayz."
Cehennem kükremesinden, hışmından sanki patlayacak gibi kızmış!

Cehennem kükremesinden, hışmından sanki patlayacak gibi kızmış!
Yani bir atom santralini düşünün; efendim soğutma cihazı tarafı bozulmuş Çernobil santrali gibiYani bir atom santralini düşünün; efendim soğutma cihazı tarafı bozulmuş Çernobil santrali gibi muazzam hararet, duvarları eritiyor filan...muazzam hararet, duvarları eritiyor filan... Cehennem böyle!Cehennem böyle! Korkunç! Yani dünyadaki yüz defa suyla yıkanmış öyle gelmiş ateş, cehennem ateşi daha korkunç.Korkunç! Yani dünyadaki yüz defa suyla yıkanmış öyle gelmiş ateş, cehennem ateşi daha korkunç. "Tekâdü temeyyezü mine'l-gayz."

"Tekâdü temeyyezü mine'l-gayz."
Hışmından neredeyse patlayacak bir hararetli cehennem!

Hışmından neredeyse patlayacak bir hararetli cehennem!
Cayır cayır, cazır cazır etrafa ateşler saçıyor, yalımları çıkıyor efendim.Cayır cayır, cazır cazır etrafa ateşler saçıyor, yalımları çıkıyor efendim. Onlar... "Küllemâ ülkıye fîhâ fevcün..."Onlar... "Küllemâ ülkıye fîhâ fevcün..." Grup grup cehennemin içine atılınca, atıldıkça zebaniler içeride bunları görünce: "Yahu siz buraya nasıl geldiniz?Grup grup cehennemin içine atılınca, atıldıkça zebaniler içeride bunları görünce: "Yahu siz buraya nasıl geldiniz? Nasıl düştünüz? Elem ye'tiküm nezîr?Nasıl düştünüz? Elem ye'tiküm nezîr? Ben size hiç bu durumu, bu cehennemi anlatan bir insan gelmedi mi?Ben size hiç bu durumu, bu cehennemi anlatan bir insan gelmedi mi? Bir haberci gelmedi mi size?Bir haberci gelmedi mi size? 'Ahirette cehennem var!' 'Ey insanlar, ahirette cehennem var!' diyen bir kimse gelmedi mi?" diyecekler, şaşıracaklar.'Ahirette cehennem var!' 'Ey insanlar, ahirette cehennem var!' diyen bir kimse gelmedi mi?" diyecekler, şaşıracaklar. Yahu cehennemi bilen insan günah işleyebilir mi?

Yahu cehennemi bilen insan günah işleyebilir mi?
Cehennemin olduğunu bilen, o haberi almış olan insan şey yapabilir mi?Cehennemin olduğunu bilen, o haberi almış olan insan şey yapabilir mi? Irak'a gider misiniz şu anda?Irak'a gider misiniz şu anda? Paralar benden! Uçak paralarını ben vereceğim, Musul'a gider misiniz?Paralar benden! Uçak paralarını ben vereceğim, Musul'a gider misiniz? Paralarını ben vereceğim. Gitmezsiniz. Neden?Paralarını ben vereceğim. Gitmezsiniz. Neden? "Harp var hocam!"Harp var hocam! Ben aptal mıyım?Ben aptal mıyım? Bilet parası senin olsun, sen de ziyan etme; ben de canımdan olmayayım.Bilet parası senin olsun, sen de ziyan etme; ben de canımdan olmayayım. Ben şeye filan gitmem, ne Musul'a giderim, ne Kerkük'e giderim!" dersiniz. Neden?Ben şeye filan gitmem, ne Musul'a giderim, ne Kerkük'e giderim!" dersiniz. Neden? Harp var, çoluk çocuk ölüyor, insanlar ölüyor, zavallı insanlar.Harp var, çoluk çocuk ölüyor, insanlar ölüyor, zavallı insanlar. Bir kavmiyet kavgasında bir milletin içindeki insanlar —Allah korkusu yok, iman yok; imanı aldın mı insanlarBir kavmiyet kavgasında bir milletin içindeki insanlar —Allah korkusu yok, iman yok; imanı aldın mı insanlar hayvanlardan aşağı oluyor— birbirlerini öldürüyorlar.hayvanlardan aşağı oluyor— birbirlerini öldürüyorlar. O ateşin içine gider mi insan? Gitmez.O ateşin içine gider mi insan? Gitmez. Irak'a gitmez.Irak'a gitmez. Başka nerede harp var, nerede tehlike var; gitmez.

Başka nerede harp var, nerede tehlike var; gitmez.
Falanca yerde kolera salgını çıkmış, insanlar ölüyor; gider mi?Falanca yerde kolera salgını çıkmış, insanlar ölüyor; gider mi? Gitmez, kimse gitmez.Gitmez, kimse gitmez. Canının kıymetini bilir.Canının kıymetini bilir. E Darwin'e gider misin?

E Darwin'e gider misin?
Bir köy var, seni orada bırakalım, tam timsahların çok oynaştığı yer. "Neme lazım!Bir köy var, seni orada bırakalım, tam timsahların çok oynaştığı yer. "Neme lazım! Bir gün kurtulurum, iki gün kurtulurum; saatte 40 kilometre hızla gidiyormuş timsah.Bir gün kurtulurum, iki gün kurtulurum; saatte 40 kilometre hızla gidiyormuş timsah. Ben onun önünden kaçayım derken arkamdan hart diye efendim paçamı kapar!Ben onun önünden kaçayım derken arkamdan hart diye efendim paçamı kapar! Neme lazım, ben Melbourne'de yaşarım, Darwin Darwinlilerin olsun!" dersin.Neme lazım, ben Melbourne'de yaşarım, Darwin Darwinlilerin olsun!" dersin. Timsah var diye.Timsah var diye. Yani bir tehlikeyi bilen bir insan,

Yani bir tehlikeyi bilen bir insan,
tehlikeyi bilen bir insan ona göre tedbir alır; kıpırdar,tehlikeyi bilen bir insan ona göre tedbir alır; kıpırdar, ürperir ve çare arar.ürperir ve çare arar. Çare arar ve gereğini yapar.Çare arar ve gereğini yapar. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin zamanının insanı ile bu zamanın insanı arasındaki en büyük fark nedir?Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin zamanının insanı ile bu zamanın insanı arasındaki en büyük fark nedir? Ben şu olarak görüyorum: Yani bu zamanın içinde yaşadığım için bu zamanın insanını biliyorum.Ben şu olarak görüyorum: Yani bu zamanın içinde yaşadığım için bu zamanın insanını biliyorum. Biz birbirimizi biliriz yani.Biz birbirimizi biliriz yani. Gülü tarife ne hacet, ne çiçektir biliriz.Gülü tarife ne hacet, ne çiçektir biliriz. Hepimiz birbirimizi biliyoruz.Hepimiz birbirimizi biliyoruz. Siz de bizi bilirsiniz, biz de sizi biliriz; herkes birbirini biliyor.Siz de bizi bilirsiniz, biz de sizi biliriz; herkes birbirini biliyor. 20. yüzyılın insanı...20. yüzyılın insanı... Çocuklarımızı biliriz, komşularımızı biliriz, çevreyi biliriz.Çocuklarımızı biliriz, komşularımızı biliriz, çevreyi biliriz. Sahâbe-i kirâmın da hayatını okuyoruz, onları da biliyoruz.Sahâbe-i kirâmın da hayatını okuyoruz, onları da biliyoruz. Onları bizden ayıran en mühim özellik:

Onları bizden ayıran en mühim özellik:
Onlar Resûlullah'tan bir hadisi duyunca şıp diye uyguluyorlardı!Onlar Resûlullah'tan bir hadisi duyunca şıp diye uyguluyorlardı! Fark bu.Fark bu. Biz? Biz dinleriz. Nasıl dinleriz?Biz? Biz dinleriz. Nasıl dinleriz? Musiki dinler gibi dinleriz.Musiki dinler gibi dinleriz. Çok tatlı bir melodi dinler gibi dinleriz.Çok tatlı bir melodi dinler gibi dinleriz. Sonra? "Allah rahatlık versin." Sonra "Allah rahatlık versin." Çok tatlı, ninni gibi geldi bana...Sonra? "Allah rahatlık versin." Sonra "Allah rahatlık versin." Çok tatlı, ninni gibi geldi bana... "Zaten uykum da gelmişti, gündüz de fazla yorulmuştum efendim."Zaten uykum da gelmişti, gündüz de fazla yorulmuştum efendim. İşim de biraz ağırcadır hocam efendim.İşim de biraz ağırcadır hocam efendim. Yemeği de tatlı yapmış bizim hanım sağ olasıca efendim.Yemeği de tatlı yapmış bizim hanım sağ olasıca efendim. Kebap da çok güzeldi, etin en iyi yerindendi efendim, yedim.Kebap da çok güzeldi, etin en iyi yerindendi efendim, yedim. Bir mayhoşluk çöktü zaten içime efendim, midem de dolu böyle şeyler, drink'ler, meşrubatlar vesaireler filan...Bir mayhoşluk çöktü zaten içime efendim, midem de dolu böyle şeyler, drink'ler, meşrubatlar vesaireler filan... Sen de bunları söyledin, tatlı tatlı konuştun.Sen de bunları söyledin, tatlı tatlı konuştun. Ağzına sağlık hocam, hadi Allah rahatlık versin..."Ağzına sağlık hocam, hadi Allah rahatlık versin..." Peygamber Efendimizin zamanının insanı ne yapıyor?

Peygamber Efendimizin zamanının insanı ne yapıyor?
Kendisine âyet gelince gereğini yapıyor!Kendisine âyet gelince gereğini yapıyor! Bir âyet inmiş —demin sofrada arkadaşlarla onu konuştuk—:Bir âyet inmiş —demin sofrada arkadaşlarla onu konuştuk—: "İnnellezîne teveffâhümü'l-melâiketü zâlimî enfüsihim kàlû fîme küntüm, kàlû künnâ müstad'afîne fi'l-ard,"İnnellezîne teveffâhümü'l-melâiketü zâlimî enfüsihim kàlû fîme küntüm, kàlû künnâ müstad'afîne fi'l-ard, kàlû elem tekün ardu'llâhi vâsiaten fe-tühâcirû fîhâkàlû elem tekün ardu'llâhi vâsiaten fe-tühâcirû fîhâ fe-ülâike me'vâhüm cehennem ve sâet masîrâ."fe-ülâike me'vâhüm cehennem ve sâet masîrâ." Uzun âyet, vakit olmadığı için geniş izah edemeyeceğim ama vakit çok aslında.

Uzun âyet, vakit olmadığı için geniş izah edemeyeceğim ama vakit çok aslında.
Sabahlara kadar vakit bizim ama yok diyoruz işte.Sabahlara kadar vakit bizim ama yok diyoruz işte. Çünkü İslâm için ayıracak zamanlar az oluyor.Çünkü İslâm için ayıracak zamanlar az oluyor. Şimdi bu âyet-i kerimeyle Allah bildiriyor ki: Resûlullah "Hicret edin!" demiş.

Şimdi bu âyet-i kerimeyle Allah bildiriyor ki: Resûlullah "Hicret edin!" demiş.
"Gelin yanıma!" İslâm bir hür mekân sahibi oldu, Medine Müslümanların şeyi oldu, merkezi oldu; "Yanıma gelin bakalım şimdi!"Gelin yanıma!" İslâm bir hür mekân sahibi oldu, Medine Müslümanların şeyi oldu, merkezi oldu; "Yanıma gelin bakalım şimdi! Hem orada düşmanların arasında zarara uğramamak için yanıma gelin,Hem orada düşmanların arasında zarara uğramamak için yanıma gelin, hem de biz burada birlik beraberlik olursak o zaman İslâm'ı daha iyi yayarız diye yanıma gelin!" buyurmuş.hem de biz burada birlik beraberlik olursak o zaman İslâm'ı daha iyi yayarız diye yanıma gelin!" buyurmuş. Hicret emrolunmuş.

Hicret emrolunmuş.
Kendisi hicrete göndermiş, göndermiş, göndermiş; kendisi de en sonundan gitmiş. Neden?Kendisi hicrete göndermiş, göndermiş, göndermiş; kendisi de en sonundan gitmiş. Neden? Kahraman olduğu için, cesur olduğu için,Kahraman olduğu için, cesur olduğu için, devlet adamı olduğu için, basiretli olduğu için arkada bırakmadan hepsini göndermiş; ondan sonra kendisidevlet adamı olduğu için, basiretli olduğu için arkada bırakmadan hepsini göndermiş; ondan sonra kendisi hicret etmiş İslâm Medine'de...hicret etmiş İslâm Medine'de... Medinelilerden Allah razı olsun;Medinelilerden Allah razı olsun; "Gel seni kendimiz gibi koruruz, malımız gibi koruruz!" dedikleri için, bağırlarını açtıkları için,"Gel seni kendimiz gibi koruruz, malımız gibi koruruz!" dedikleri için, bağırlarını açtıkları için, söz verdikleri için Mekke'de yaşayamayansöz verdikleri için Mekke'de yaşayamayan Müslümanlar oraya gitmişler, hicret etmişler.Müslümanlar oraya gitmişler, hicret etmişler. Hicret etmeyen...Hicret etmeyen... "Ve lem yühâcirû mâ leküm min velâyetihim min şey'."

"Ve lem yühâcirû mâ leküm min velâyetihim min şey'."
Hicret etmeyene bir şey yok.

Hicret etmeyene bir şey yok.
Hicret etmeyip de ölen, kâfirlerin arasında günahkâr olarak ölenlere efendim:Hicret etmeyip de ölen, kâfirlerin arasında günahkâr olarak ölenlere efendim: "Fe-ülâike me'vâhüm cehennem." Onlar cehenneme gidecekler."Fe-ülâike me'vâhüm cehennem." Onlar cehenneme gidecekler. "Ve sâet masîrâ."

"Ve sâet masîrâ."
Ne fena yerdir o cehennem diye âyet inince...

Ne fena yerdir o cehennem diye âyet inince...
Mekke'de 82 yaşındaki bir sahabi —Peygamber Efendimize inanmış, 82 yaşında, yaşlı; âyetler geliyor gizli gizli— şu âyet inmiş,Mekke'de 82 yaşındaki bir sahabi —Peygamber Efendimize inanmış, 82 yaşında, yaşlı; âyetler geliyor gizli gizli— şu âyet inmiş, âyeti duyunca: "Hicret etmek lazım!âyeti duyunca: "Hicret etmek lazım! Hicret etmeyenin yeri cehennemdir!"Hicret etmeyenin yeri cehennemdir!" deyince hemen ayağa kalkmış:deyince hemen ayağa kalkmış: "Yatağımı, dengimi hazırlayın!" demiş kadınlara, çoluk çocuğa."Yatağımı, dengimi hazırlayın!" demiş kadınlara, çoluk çocuğa. Kadınlar müstesna: "İlle'l-müstad'afîne mine'r-ricâli ve'n-nisâi ve'l-vildân..."Kadınlar müstesna: "İlle'l-müstad'afîne mine'r-ricâli ve'n-nisâi ve'l-vildân..." Kadınlar, efendim güçsüzler, çocuklar müstesna diyor âyet-i kerimede.

Kadınlar, efendim güçsüzler, çocuklar müstesna diyor âyet-i kerimede.
"Ben bu istisnanın içinde değilim!" demiş."Ben bu istisnanın içinde değilim!" demiş. "Hazırlayın benim takımlarımı!""Hazırlayın benim takımlarımı!" Yorganını hazırlamışlar, yol azıklarını hazırlamışlar,Yorganını hazırlamışlar, yol azıklarını hazırlamışlar, deveye kendisi yükletmiş, yola çıkmış. Neden?deveye kendisi yükletmiş, yola çıkmış. Neden? Âyet duydu, âyet!Âyet duydu, âyet! Âyeti duydu; duyduğu zaman "Peki." diyor.Âyeti duydu; duyduğu zaman "Peki." diyor. İşte o zamanın Müslümanı ile bu zamanın Müslümanı arasındaki fark,İşte o zamanın Müslümanı ile bu zamanın Müslümanı arasındaki fark, işte o zamandaki Müslümanın zafer kazanmasının sebebiyle bu zamandakiişte o zamandaki Müslümanın zafer kazanmasının sebebiyle bu zamandaki Müslümanın her yerde ekin biçilir gibi biçilmesinin zihniyetteki temeli bu işte!Müslümanın her yerde ekin biçilir gibi biçilmesinin zihniyetteki temeli bu işte! Fark bu!Fark bu! Birisine âyetleri söylüyorsun; duyduğu anda fırlıyor, zıp diye, 82 yaşında da olsa fırlıyor!

Birisine âyetleri söylüyorsun; duyduğu anda fırlıyor, zıp diye, 82 yaşında da olsa fırlıyor!
Ötekilere söylüyorsun; ninni gibi...Ötekilere söylüyorsun; ninni gibi... 20. yüzyılın insanına ninni gibi!20. yüzyılın insanına ninni gibi! Nasıl aldattılar?Nasıl aldattılar? Nasıl aldattılar?Nasıl aldattılar? O kadar Müslümanları aldattılar aldattılar, şimdi Irak'ta hiçbir şey olmuyor. Neden?O kadar Müslümanları aldattılar aldattılar, şimdi Irak'ta hiçbir şey olmuyor. Neden? Kendi işlerini gördüler, paraları kazandılar,Kendi işlerini gördüler, paraları kazandılar, 75 milyar dolar kâr ettiler vesaire filan...75 milyar dolar kâr ettiler vesaire filan... "Bir Amerikalı bir Kürt için ölmez!" diyor şimdi."Bir Amerikalı bir Kürt için ölmez!" diyor şimdi. Hani onu da zulümden kurtar?Hani onu da zulümden kurtar? "Ölmez!" diyor şimdi."Ölmez!" diyor şimdi. Bu iş öyle diyor şimdi.Bu iş öyle diyor şimdi. Nasıl, nasıl oyunlar? Neden?Nasıl, nasıl oyunlar? Neden? Aldatılacak olduğu, aldatılacak bir insan olan her yerdeAldatılacak olduğu, aldatılacak bir insan olan her yerde o insanı aldatacak bir açıkgöz türer!o insanı aldatacak bir açıkgöz türer! Aldatılacak bir saf, işletilecek bir maden, Allah'ın bir safı oldu mu onu aldatacak bir açıkgöz,Aldatılacak bir saf, işletilecek bir maden, Allah'ın bir safı oldu mu onu aldatacak bir açıkgöz, bir yankesici bulunur mutlaka!bir yankesici bulunur mutlaka! Gelir onun parasını alır cebinden, cüzdanını cızık keser, cüzdanını alır, parasını alır; ağzından lokmasını alır!Gelir onun parasını alır cebinden, cüzdanını cızık keser, cüzdanını alır, parasını alır; ağzından lokmasını alır! Sen aptal olursan, sen şuursuz olursan açıkgöz çıkar; dünyada açıkgöz eksik değil!Sen aptal olursan, sen şuursuz olursan açıkgöz çıkar; dünyada açıkgöz eksik değil! Şimdi havanın her zerresinde mikrop var diyorlar.

Şimdi havanın her zerresinde mikrop var diyorlar.
Burada biraz azmış ama şeyde,Burada biraz azmış ama şeyde, efendim İstanbul'da Eminönü'nde bir santimetreküp havada 5 milyon mikrop saymışlar!efendim İstanbul'da Eminönü'nde bir santimetreküp havada 5 milyon mikrop saymışlar! Mikrop dolu.Mikrop dolu. Niye herkes hasta olmuyor?Niye herkes hasta olmuyor? Sıhhatli bünye mikroba karşı kendisini koruyabilir, hasta olmaz.Sıhhatli bünye mikroba karşı kendisini koruyabilir, hasta olmaz. Zayıf bünye mikrobu aldı mı hemen nezle,Zayıf bünye mikrobu aldı mı hemen nezle, efendim soğuk algınlığı, boğaz şişkinliği, ciğer zaafı, kan kusmak, verem, bilmem ne... Neden?efendim soğuk algınlığı, boğaz şişkinliği, ciğer zaafı, kan kusmak, verem, bilmem ne... Neden? Zayıf. Zayıf bünye şey yapar.Zayıf. Zayıf bünye şey yapar. O zamanın Müslümanı âyeti duydu, okur okumaz dengini hazırladı, yola çıktı.O zamanın Müslümanı âyeti duydu, okur okumaz dengini hazırladı, yola çıktı. 82 yaşında! Var mı içinizde 82 yaşında olan? Hiç yok. Burada 82 yaşında... Yok herhalde.82 yaşında! Var mı içinizde 82 yaşında olan? Hiç yok. Burada 82 yaşında... Yok herhalde. 82 yaşında yola çıktı: "Mekke'den Medine'ye gideceğim!" diye atına hazırladı. Neden?82 yaşında yola çıktı: "Mekke'den Medine'ye gideceğim!" diye atına hazırladı. Neden? O o gün âyet geldi, duydu âyetin indiğini; "Aman bu âyete göre ben burada kalırsam cehennemlik olacağım!" diyeO o gün âyet geldi, duydu âyetin indiğini; "Aman bu âyete göre ben burada kalırsam cehennemlik olacağım!" diye cehennemlik olmamak için yola çıktı.cehennemlik olmamak için yola çıktı. Gittik Mekke'nin biraz dışına çıktı. 25 kilometre mesafede biliyorsunuz Ten'îm Mescidi var.Gittik Mekke'nin biraz dışına çıktı. 25 kilometre mesafede biliyorsunuz Ten'îm Mescidi var. Hacca gidenler bilirler, Umre Mescidi deniliyor hani; dolmuşla gidiyorsun ihrama girip yani umre yapmak için.Hacca gidenler bilirler, Umre Mescidi deniliyor hani; dolmuşla gidiyorsun ihrama girip yani umre yapmak için. Ten'îm'e geldiği zaman ruhunu teslim etmiş.Ten'îm'e geldiği zaman ruhunu teslim etmiş. Cennetlik! Neden? Resûlullah'ın sözünü dinledi, Allah'ın emrine uydu, Allah yolunda gidiyordu.Cennetlik! Neden? Resûlullah'ın sözünü dinledi, Allah'ın emrine uydu, Allah yolunda gidiyordu. Ulaşamadı ama yolundaydı ya!Ulaşamadı ama yolundaydı ya! Medine'ye ulaşamadı ama yolundaydı muhterem kardeşlerim!Medine'ye ulaşamadı ama yolundaydı muhterem kardeşlerim! Allah bize o büyüklerimizin imanını versin!

Allah bize o büyüklerimizin imanını versin!
O imanın tadını duyursun.O imanın tadını duyursun. Bizim neyimiz eksik?Bizim neyimiz eksik? Paramız var, pulumuz var, sıhhatimiz var, keyfimiz var, evimiz var, arabamız var...Paramız var, pulumuz var, sıhhatimiz var, keyfimiz var, evimiz var, arabamız var... Allah bize ne nimetler vermiş!Allah bize ne nimetler vermiş! Onlar açlıktan bir hurmayı bir tanesi alıyordu da yutmuyordu; biraz emiyordu, yanındakine veriyordu.Onlar açlıktan bir hurmayı bir tanesi alıyordu da yutmuyordu; biraz emiyordu, yanındakine veriyordu. O emiyordu, yanındakine veriyordu, o emiyordu...O emiyordu, yanındakine veriyordu, o emiyordu... Bizim, bizim burada şimdi hurmayı biz sadece orucu açmakta çerez olarak kullanıyoruz!Bizim, bizim burada şimdi hurmayı biz sadece orucu açmakta çerez olarak kullanıyoruz! Karnımız doyduktan sonra şey yapıyoruz, keyif olarak şey yapıyoruz.Karnımız doyduktan sonra şey yapıyoruz, keyif olarak şey yapıyoruz. Efendimiz eve gelirdi: "Yiyecek bir şey var mı?"

Efendimiz eve gelirdi: "Yiyecek bir şey var mı?"
"Yok yâ Resûlallah." "Zaten ben de oruç tutmaya meyilliydim, oruca niyetlenivereyim." derdi."Yok yâ Resûlallah." "Zaten ben de oruç tutmaya meyilliydim, oruca niyetlenivereyim." derdi. Aylardır hâne-i saadetinde yemek pişmezdi, duman çıkmazdı bacasından.Aylardır hâne-i saadetinde yemek pişmezdi, duman çıkmazdı bacasından. Bizim her şeyimiz var.

Bizim her şeyimiz var.
Biz yani iyi Müslüman olmak için ne eksiğimiz var bizim?Biz yani iyi Müslüman olmak için ne eksiğimiz var bizim? Para eksiğimiz mi var, sıhhat eksiğimiz mi var, kafa eksiğimiz mi var?Para eksiğimiz mi var, sıhhat eksiğimiz mi var, kafa eksiğimiz mi var? Daha münevveriz.Daha münevveriz. Biz bir sahabenin bildiği bilgilerden çok daha fazla bilgiyle mücehheziz ama kalp zaafı var!Biz bir sahabenin bildiği bilgilerden çok daha fazla bilgiyle mücehheziz ama kalp zaafı var! Kalpte eksiklik var.Kalpte eksiklik var. Bizim imanımızda eksiklik var.Bizim imanımızda eksiklik var. Allah bize onların imanından ihsan etsin!

Allah bize onların imanından ihsan etsin!
O güzel imanla ihsan etsin.O güzel imanla ihsan etsin. O güzel imanla yaşayıp şerefli yaşayıp, arslanlar gibi yaşayıp, er gibi yaşayıp efendimO güzel imanla yaşayıp şerefli yaşayıp, arslanlar gibi yaşayıp, er gibi yaşayıp efendim bir gül bahçesine girercesine efendim ahirete gidenlerden eylesin!bir gül bahçesine girercesine efendim ahirete gidenlerden eylesin! Rabbimizin huzuruna vardığımız zaman da sevdiği, razı olduğu bir kul olarak varmayı nasip etsin!Rabbimizin huzuruna vardığımız zaman da sevdiği, razı olduğu bir kul olarak varmayı nasip etsin! Cennetiyle cemaliyle müşerref etsin!Cennetiyle cemaliyle müşerref etsin! Cennete giren bir insan bile yani kölesi kendisinden yukarıda diye: "Yâ Rabbi bu benim kölemdi,Cennete giren bir insan bile yani kölesi kendisinden yukarıda diye: "Yâ Rabbi bu benim kölemdi, bak benden yukarı çıkmış!" "E ne yapalım, o daha çok çalıştı." deniliyor.bak benden yukarı çıkmış!" "E ne yapalım, o daha çok çalıştı." deniliyor. Bir de cennete giremezse insan ne olur muhterem kardeşlerim?Bir de cennete giremezse insan ne olur muhterem kardeşlerim? O muazzam, efendim patlamış atom santralı gibi onun içinde kalırsa insan ne olabilir?O muazzam, efendim patlamış atom santralı gibi onun içinde kalırsa insan ne olabilir? Ölür kurtulur, buhar olur? Hayır!Ölür kurtulur, buhar olur? Hayır! "Lâ yukdâ aleyhim fe-yemûtû ve lâ yuhaffefü anhüm min azâbihâ."

"Lâ yukdâ aleyhim fe-yemûtû ve lâ yuhaffefü anhüm min azâbihâ."
Ölmek yok, azabın hafiflemesi de yok!

Ölmek yok, azabın hafiflemesi de yok!
Yağma mı var, öleceksin kurtulacaksın?Yağma mı var, öleceksin kurtulacaksın? Ölüm kurtuluş!Ölüm kurtuluş! Burada, burada adam amansız bir hastalığa tutulur, ölür kurtulur.Burada, burada adam amansız bir hastalığa tutulur, ölür kurtulur. Cehennemde ölmek yok diyor!Cehennemde ölmek yok diyor! Allah bildiriyor yani: "Ölürüm kurtulurum..." Öyle şey yok!Allah bildiriyor yani: "Ölürüm kurtulurum..." Öyle şey yok! Onun için cehenneme düşmemeye var gücümüzle gayret edelim.

Onun için cehenneme düşmemeye var gücümüzle gayret edelim.
Önünüzde bir cehennem çukuru var,Önünüzde bir cehennem çukuru var, o çukuru dolaşabilirseniz düşmedeno çukuru dolaşabilirseniz düşmeden arkasında da efendim pırıl pırıl nurlu köşkleri olan cennet bahçeleri var öbür taraf.arkasında da efendim pırıl pırıl nurlu köşkleri olan cennet bahçeleri var öbür taraf. Cehennemi geçmeniz lazım!Cehennemi geçmeniz lazım! Köprüden aşağı düşmemeniz lazım, uçarak geçmeniz lazım!Köprüden aşağı düşmemeniz lazım, uçarak geçmeniz lazım! Onun için de çalışmak lazım.Onun için de çalışmak lazım. İşte çalışmak için zaman: Ramazan.

İşte çalışmak için zaman: Ramazan.
İşte sevap kazanmak için imkân: Oruç, teravih, zekât, sadaka, sadaka-i fıtr, Kur'ân-ı Kerîm, hayır, hasenat, tevbe...İşte sevap kazanmak için imkân: Oruç, teravih, zekât, sadaka, sadaka-i fıtr, Kur'ân-ı Kerîm, hayır, hasenat, tevbe... İşte mevsim, pazar açık!İşte mevsim, pazar açık! Bu pazar kapanacak bir zaman sonra.Bu pazar kapanacak bir zaman sonra. Bir hafta sonra bu pazar yeri kalkacak, yerinde yeller esecek;Bir hafta sonra bu pazar yeri kalkacak, yerinde yeller esecek; kenarda karton parçaları, efendim kâğıt parçaları, şeyler kalacak.kenarda karton parçaları, efendim kâğıt parçaları, şeyler kalacak. Pazar gitti; alan aldı, satan sattı, kazanan kazandı, pazar kapanacak.Pazar gitti; alan aldı, satan sattı, kazanan kazandı, pazar kapanacak. Bir hafta kaldı mı?Bir hafta kaldı mı? Bir hafta kaldı mı?Bir hafta kaldı mı? Geldi Ramazan, işte gidiyor.Geldi Ramazan, işte gidiyor. Elvedâ yâ şehr-i gufrân, elvedâ...

Elvedâ yâ şehr-i gufrân, elvedâ...
Allah uyanıklık nasip etsin.

Allah uyanıklık nasip etsin.
Bihürmeti esrâri sûreti'l-Fâtiha.

Bihürmeti esrâri sûreti'l-Fâtiha.
Düzenlenen Aralık
00:00:00 00:00:00
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2