Namaz Vakitleri
İstanbul
27 Cemâziye'l-Evvel 1448
07 November 2026
İmsak
06:08
Güneş
07:35
Öğle
12:53
İkindi
15:36
Akşam
18:00
Yatsı
19:22
Detaylı Arama

Hadisler Işığında Hayat ve Ahiret

Mehmed Zahid KOTKU

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

Hadisler Işığında Hayat ve Ahiret

Mehmed Zahid KOTKU

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

Konuşma Metni

Eûzubillahimineşşeytânirracîm.Eûzubillahimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. el-Hamdülillahi Rabbi’l-âlemin ve’l-âkibetü li’l-müttekîn.

el-Hamdülillahi Rabbi’l-âlemin ve’l-âkibetü li’l-müttekîn.
Ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn.Ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn. İ’lemû eyyühe’l-ihvân enne efdale’l-kitâbi kitâbullahİ’lemû eyyühe’l-ihvân enne efdale’l-kitâbi kitâbullah ve enne efdale’l-hedyi hedyü Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellemve enne efdale’l-hedyi hedyü Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve şerra’l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesin bid’ahve şerra’l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesin bid’ah ve külle bid’atin dalâleh ve külle dalâletin fi’n-nâr.ve külle bid’atin dalâleh ve külle dalâletin fi’n-nâr. Ve bi’s-senedi’l-muttasıli ile’n-Nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehu kâl:Ve bi’s-senedi’l-muttasıli ile’n-Nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehu kâl: "İzâ şeribtum faşrabû bi-selâseti enfâs.

"İzâ şeribtum faşrabû bi-selâseti enfâs.
Demin yukarıda okudu ya birdenbire içmeyin diye.

Demin yukarıda okudu ya birdenbire içmeyin diye.
Şimdi burada diyor ki;Şimdi burada diyor ki; Bi-selâseti enfâs.

Bi-selâseti enfâs.
Üç nefeste için içeceğinizi, sularınızı.Üç nefeste için içeceğinizi, sularınızı. "Fel-ûlâ şükrun li-şerâbih."

"Fel-ûlâ şükrun li-şerâbih."
Birincisini içersin oh elhamdülillah dersin şükredersin.Birincisini içersin oh elhamdülillah dersin şükredersin. "Ves-sâniyetu." İkincisi.

"Ves-sâniyetu." İkincisi.
Şifâun fî cevfih. İçine şifa olur.

Şifâun fî cevfih. İçine şifa olur.
"Ves-sâlisetu." Üçüncü yudum.

"Ves-sâlisetu." Üçüncü yudum.
"Matradatun liş-şeytân."

"Matradatun liş-şeytân."
Şeytanın içinden def olunmasına sebep olur. Aklımız ermez.Şeytanın içinden def olunmasına sebep olur. Aklımız ermez. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ne diyorsa ona kulak vermek lazım.Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ne diyorsa ona kulak vermek lazım. Neden öyle oluyormuş demeye bizim hakkımız yok.

Neden öyle oluyormuş demeye bizim hakkımız yok.
"Fe-izâ şeribtum femussûhu massâ."

"Fe-izâ şeribtum femussûhu massâ."
İçtiğiniz vakitte eme eme için.İçtiğiniz vakitte eme eme için. Hatta bir rivayette hayvanların suyu içerken nasıl sora sora içer.

Hatta bir rivayette hayvanların suyu içerken nasıl sora sora içer.
Siz de öyle sora sora dudaklarınızı kapayıp eme eme için.Siz de öyle sora sora dudaklarınızı kapayıp eme eme için. "Fe-innehû ecderu en yecriye mecrâhu."

"Fe-innehû ecderu en yecriye mecrâhu."
O zaman onun mecrasına gayet güzel gider, gideceği yere güzel gider.O zaman onun mecrasına gayet güzel gider, gideceği yere güzel gider. "Ve innehû ehneü ve emreü."

"Ve innehû ehneü ve emreü."
Hem de çok size faydalı olur.Hem de çok size faydalı olur. Allah kusurumuzu affetsin.

Allah kusurumuzu affetsin.
İnsan şimdi bazı terliyor, yoruluyor, suya bir aşırı ihtiyacı oluyor.

İnsan şimdi bazı terliyor, yoruluyor, suya bir aşırı ihtiyacı oluyor.
O zaman ne üçü duyuyor, ne beşi duyuyor.O zaman ne üçü duyuyor, ne beşi duyuyor. Hele Arabistan gibi yerlerde lık lık lık lık lık içiveriyoruz.Hele Arabistan gibi yerlerde lık lık lık lık lık içiveriyoruz. Halbuki hiç doğru değil.Halbuki hiç doğru değil. Böyle yudum yudum içilince, yani üç parçada böyle, harareti de kesiyor.Böyle yudum yudum içilince, yani üç parçada böyle, harareti de kesiyor. Birdenbire içildiği vakitte hararet de kesilmiyor.Birdenbire içildiği vakitte hararet de kesilmiyor. "İzâ şeribûl-hamra feclidûhum.""İzâ şeribûl-hamra feclidûhum." Yukarıdaki sekrin başkası.

Yukarıdaki sekrin başkası.
Bir insan şarap içti.Bir insan şarap içti. "feclidûhum."

"feclidûhum."
Onun ağzından, kokusundan anlaşılırsa içtiği, onu bir dövün.Onun ağzından, kokusundan anlaşılırsa içtiği, onu bir dövün. "summe in şeribûhâ."

"summe in şeribûhâ."
Tekrar içerse yine dövün.Tekrar içerse yine dövün. "Summe in şeribûhâ."

"Summe in şeribûhâ."
Yine içerse yine dövün.Yine içerse yine dövün. "summe in şeribûhâ faktulûhum."

"summe in şeribûhâ faktulûhum."
Eğer üçten sonra, tekrar üç sopadan sonra tekrar içecek olursa,Eğer üçten sonra, tekrar üç sopadan sonra tekrar içecek olursa, o zaman da yine "faktulûhum" demiş, "şiat"" et.o zaman da yine "faktulûhum" demiş, "şiat"" et. Bak bizim, albaydır bu bizim arkadaşımız. Hem de hafızdır, hem de iki hacıdır.Bak bizim, albaydır bu bizim arkadaşımız. Hem de hafızdır, hem de iki hacıdır. Diyor ki ilk zamanlarda harp olduğu devresinde bunu tatbik ederdi ordumuz diyor.

Diyor ki ilk zamanlarda harp olduğu devresinde bunu tatbik ederdi ordumuz diyor.
Hatta bizim askerlerimizden biri içmişti, mahkemeye verdik.Hatta bizim askerlerimizden biri içmişti, mahkemeye verdik. On beşer tane meydan dayağı kanun emretti hakim. Dövdüler diyor.On beşer tane meydan dayağı kanun emretti hakim. Dövdüler diyor. "İzâ şekke ehadüküm fî salâtihî, felem yedri kem sallâ?

"İzâ şekke ehadüküm fî salâtihî, felem yedri kem sallâ?
Selâsen em erbean? Felyetrahış-şekke, velyebni alâ mesteykane.Selâsen em erbean? Felyetrahış-şekke, velyebni alâ mesteykane. Yine namazdayken şüpheye düştü.

Yine namazdayken şüpheye düştü.
Acaba üç müydü, dört müydü?Acaba üç müydü, dört müydü? "Felyetrahış-şekke." Şekki çıkarsın, dört ise üçe insin.

"Felyetrahış-şekke." Şekki çıkarsın, dört ise üçe insin.
Dört ile üç arasındaysa üçe insin, bir daha kılsın, namazı tamam olsun.Dört ile üç arasındaysa üçe insin, bir daha kılsın, namazı tamam olsun. "sümme yescud secdeteyni." Ondan sonra iki secde etsin.

"sümme yescud secdeteyni." Ondan sonra iki secde etsin.
"Kable en yüsellime.

"Kable en yüsellime.
"Fein kâne sallâ hamsen.""Fein kâne sallâ hamsen." Eğer beş kıldıysa, beş mi, dört mü diye şüpheye düştüyse.Eğer beş kıldıysa, beş mi, dört mü diye şüpheye düştüyse. "Şefa’ne lehû salâtehû"

"Şefa’ne lehû salâtehû"
Ona bir tane daha ek yapsın.Ona bir tane daha ek yapsın. "ve in kâne sallâ itmâmen li-erba’in kânetâ terğîmen liş-şeytân."

"ve in kâne sallâ itmâmen li-erba’in kânetâ terğîmen liş-şeytân."
Bu, sondaki kıldığı iki ile.Bu, sondaki kıldığı iki ile. "felem yedri kem sallâ? Selâsen em erbean?"

"felem yedri kem sallâ? Selâsen em erbean?"
Dördü tamam olarak kıldığına kanaat getirirse,Dördü tamam olarak kıldığına kanaat getirirse, o bir tanesi şeytana, şeytanın burnunun sürülmesine,o bir tanesi şeytana, şeytanın burnunun sürülmesine, yani namazını senin bozduramadığı için şeytana felaket olsun.yani namazını senin bozduramadığı için şeytana felaket olsun. "İzâ sâra ehlul-cenneti ilel-cenneti ve ehlun-nâri ilen-nâr,

"İzâ sâra ehlul-cenneti ilel-cenneti ve ehlun-nâri ilen-nâr,
cî’e bil-mevti hattâ yuc’ale beynel-cenneti ven-nâr,cî’e bil-mevti hattâ yuc’ale beynel-cenneti ven-nâr, summe yuzbeha, summe yunâdî munâdin:summe yuzbeha, summe yunâdî munâdin: Yâ ehlel-cenneti, hulûdun lâ mevt.Yâ ehlel-cenneti, hulûdun lâ mevt. Yâ ehlen-nâri, hulûdun lâ mevt.Yâ ehlen-nâri, hulûdun lâ mevt. Allah cümlemizi affetsin, mağfiret etsin.

Allah cümlemizi affetsin, mağfiret etsin.
O kıyamet kopacak, olacak.O kıyamet kopacak, olacak. Hepimiz toplanacağız o mahşer denilen yerde.Hepimiz toplanacağız o mahşer denilen yerde. Şimdi bizim canımızı alan bir ölüm vardı ya ortada,Şimdi bizim canımızı alan bir ölüm vardı ya ortada, o ölüm bir koç kılığına sokularaktan herkesin gözü önüne getirilecek,o ölüm bir koç kılığına sokularaktan herkesin gözü önüne getirilecek, sıratın üzerinde bunu kesecek olan, kesecek, Azrâil aleyhisselâm kesecek galiba.sıratın üzerinde bunu kesecek olan, kesecek, Azrâil aleyhisselâm kesecek galiba. Öldürülecek yani ölüm.Öldürülecek yani ölüm. Denilecek ki; İşte artık ölüm denilen şey vardı ya siz dünyadayken,

Denilecek ki; İşte artık ölüm denilen şey vardı ya siz dünyadayken,
sizi öldürüyor, ölüyordunuz.sizi öldürüyor, ölüyordunuz. Şimdi ise bu ölüm artık işte gördünüz ya kalktı ortadan.Şimdi ise bu ölüm artık işte gördünüz ya kalktı ortadan. Ölüm denilen şey artık ortadan kalktı.Ölüm denilen şey artık ortadan kalktı. Ehl-i cennet, cennetinde daim.Ehl-i cennet, cennetinde daim. Ehl-i cehennem, cehennemde.Ehl-i cehennem, cehennemde. Cennetlik cennette, ölümsüz hayat.Cennetlik cennette, ölümsüz hayat. Cehennemdekilere de ölümsüz bir azap evi.Cehennemdekilere de ölümsüz bir azap evi. O zaman.O zaman. "Feyezdâdu ehlul-cenneti ferahan ilâ ferahihim."

"Feyezdâdu ehlul-cenneti ferahan ilâ ferahihim."
Ehl-i cennet artık sevinecek ki, sevinçlerine şey yok gayrı.Ehl-i cennet artık sevinecek ki, sevinçlerine şey yok gayrı. Ki ölüm yok artık. Yaşa da yaşa.Ki ölüm yok artık. Yaşa da yaşa. "ve yezdâdu ehlun-nâri huznen ilâ huznihim."

"ve yezdâdu ehlun-nâri huznen ilâ huznihim."
Ehl-i cehennem de ah! Biz de bittik yani.Ehl-i cehennem de ah! Biz de bittik yani. Biz de öleydik, kurtulacaktık ama o ölüm de bizden de gitti.Biz de öleydik, kurtulacaktık ama o ölüm de bizden de gitti. Hüzünlerine hüzün eklenip kalacaklar öyle.Hüzünlerine hüzün eklenip kalacaklar öyle. "İzâ sallâ ehadükümü’l-mektûbete, fe-erâde en yetetavve’a bi-şey’in,

"İzâ sallâ ehadükümü’l-mektûbete, fe-erâde en yetetavve’a bi-şey’in,
felyete-kaddem kalîlen ev liyeteahhar kalîlen,felyete-kaddem kalîlen ev liyeteahhar kalîlen, ev an yemînihî ev an yesârihî."ev an yemînihî ev an yesârihî." Namazınızı kıldığınız vakitte farz veya nafile hangi namaz kıldıysanız.

Namazınızı kıldığınız vakitte farz veya nafile hangi namaz kıldıysanız.
Kıldıktan sonra o namazı yerinde ikinci bir namaz daha kılmayız.Kıldıktan sonra o namazı yerinde ikinci bir namaz daha kılmayız. Nasıl biz namaz farzdan sonra dağılıyoruz böylece?

Nasıl biz namaz farzdan sonra dağılıyoruz böylece?
"İzâ sallâ ehadükümü’l-mektûbete."

"İzâ sallâ ehadükümü’l-mektûbete."
Farz kıldıktan sonra.Farz kıldıktan sonra. "fe-erâde en yetetavve’a."

"fe-erâde en yetetavve’a."
İkincide yok ya. Sabahta da yok.İkincide yok ya. Sabahta da yok. Öğlende, akşamda yatsıda var.Öğlende, akşamda yatsıda var. Farzdan sonra nafile kılacağız.Farzdan sonra nafile kılacağız. Bu nafileyi kılmak istediğiniz vakitte.Bu nafileyi kılmak istediğiniz vakitte. "felyete-kaddem kalîlen ev liyeteahhar kalîlen."

"felyete-kaddem kalîlen ev liyeteahhar kalîlen."
Ya öne gitsin, ya arkaya gitsin.Ya öne gitsin, ya arkaya gitsin. "ev an yemînihî ev an yesârihî."

"ev an yemînihî ev an yesârihî."
Yahut sağa, yahut sola açılmak suretiyle safları bozun.Yahut sağa, yahut sola açılmak suretiyle safları bozun. Çünkü saflık şeysi ancak farzdaydı.Çünkü saflık şeysi ancak farzdaydı. Farz da bitti.Farz da bitti. Binaenaleyh şimdi artık bir sıra durmaya lüzum yok.Binaenaleyh şimdi artık bir sıra durmaya lüzum yok. Onun için Medine-i Münevvere'de olsun, Mekke-i Mükerreme'de olsun,

Onun için Medine-i Münevvere'de olsun, Mekke-i Mükerreme'de olsun,
imam farzı kıldıktan sonra yerinden derhal ayrılıyor.imam farzı kıldıktan sonra yerinden derhal ayrılıyor. Biz de uyuyoruz ama biz hiç olmazsa sağa sola koşuyoruz.Biz de uyuyoruz ama biz hiç olmazsa sağa sola koşuyoruz. Ama onlar büsbütün mihraptan çıkıyorlar.Ama onlar büsbütün mihraptan çıkıyorlar. Mihraptan çıkıyor, cemaatin arasına gelip orada kılıyor namazı.Mihraptan çıkıyor, cemaatin arasına gelip orada kılıyor namazı. "İzâ sallâ ehadukum felyusalli ilâ sutratin, velyednu min sutratihî."

"İzâ sallâ ehadukum felyusalli ilâ sutratin, velyednu min sutratihî."
Namaz neşlarda, kırda, namaz kılacağınız vakitte önünüze bir sütre dikin, bir çubuk,

Namaz neşlarda, kırda, namaz kılacağınız vakitte önünüze bir sütre dikin, bir çubuk,
mesela şu kalınlıkta ama hiç olmazsa bir arşın boyunda, böyle bir çubuğu önüne dik.mesela şu kalınlıkta ama hiç olmazsa bir arşın boyunda, böyle bir çubuğu önüne dik. Ve ona da yakın ol.Ve ona da yakın ol. Eğer bir ağaç, bir duvar gibi bir şey yoksa,Eğer bir ağaç, bir duvar gibi bir şey yoksa, boşlukta ise, böyle bu kalınlıkta, bir metreye yakın bir şey, önüne dikersin.boşlukta ise, böyle bu kalınlıkta, bir metreye yakın bir şey, önüne dikersin. Ve ona da, uzakta durma da yakın dur ona.Ve ona da, uzakta durma da yakın dur ona. "lâ yakta’iş-şeytânu aleyhi salâteh.

"lâ yakta’iş-şeytânu aleyhi salâteh.
"Onun için şeytan aleyhilla'ne, onun namazını bozamasın."Onun için şeytan aleyhilla'ne, onun namazını bozamasın. Bunlar hep esrardır.Bunlar hep esrardır. Bu esrarlara bizim aklımızın ereceği yok.Bu esrarlara bizim aklımızın ereceği yok. Bizim kafalarımız bu esrarları çözemez.Bizim kafalarımız bu esrarları çözemez. Hiç olmazsa bir arşın boyunda böyle bir çubuğu önüne dik.Hiç olmazsa bir arşın boyunda böyle bir çubuğu önüne dik. Ve ona yakın ol.Ve ona yakın ol. Eğer bir ağaç, bir duvar gibi bir şey yoksa, boşluktaysaEğer bir ağaç, bir duvar gibi bir şey yoksa, boşluktaysa böyle bu kalınlıktan bir metreye yakın bir şey, önüne dikersin.böyle bu kalınlıktan bir metreye yakın bir şey, önüne dikersin. Ve ona da, uzakta durma da yakın dur ona.Ve ona da, uzakta durma da yakın dur ona. "lâ yakta’iş-şeytânu aleyhi salâteh.

"lâ yakta’iş-şeytânu aleyhi salâteh.
"Onun için şeytan aleyhilla'ne, onun namazını bozamasın."Onun için şeytan aleyhilla'ne, onun namazını bozamasın. Bunlar hep esrardır.Bunlar hep esrardır. Bu esrarlara bizim aklımızın ereceği yok.Bu esrarlara bizim aklımızın ereceği yok. Bizim kafalarımız bu esrarları çözemez.Bizim kafalarımız bu esrarları çözemez. Ben buna yakın olup da uzak olmanın arasında şeytanın gelip gelememesinin ne dahli var diyeceksin.Ben buna yakın olup da uzak olmanın arasında şeytanın gelip gelememesinin ne dahli var diyeceksin. Şeytan bu kadar şey mi ki?

Şeytan bu kadar şey mi ki?
Nerede olsa girip sokuluyor işte.

Nerede olsa girip sokuluyor işte.
Ama orayı aklımız ermez.Ama orayı aklımız ermez. Peygamberin dediğine uymak lazım.Peygamberin dediğine uymak lazım. Uy, ötesine karışma.Uy, ötesine karışma. "İzâ sallâ ehadukum alâ cinâzetin ve lem yemşi meahâ.""İzâ sallâ ehadukum alâ cinâzetin ve lem yemşi meahâ." Cenaze namazına gittiniz, namazı kıldınız.

Cenaze namazına gittiniz, namazı kıldınız.
"ve lem yemşi meahâ."

"ve lem yemşi meahâ."
Onunla beraber yürümüyorsunuz.Onunla beraber yürümüyorsunuz. Yani cenazeyi götürmeyeceksiniz, yalnız namazına iştirak ettiniz, orada bıraktınız.Yani cenazeyi götürmeyeceksiniz, yalnız namazına iştirak ettiniz, orada bıraktınız. "felyekum lehâ hattâ teğîbe anhu."

"felyekum lehâ hattâ teğîbe anhu."
Hiç olmazsa o senden uzaklaşıncaya kadar ayrılma.Hiç olmazsa o senden uzaklaşıncaya kadar ayrılma. Gitmiyorsun mademki cenazene.Gitmiyorsun mademki cenazene. Cenaze şöyle, gözden kayboluncaya kadar ona hürmet, saygı yap.Cenaze şöyle, gözden kayboluncaya kadar ona hürmet, saygı yap. "ve in meşâ meahâ."

"ve in meşâ meahâ."
Eğer onunla beraber gidiyorsan, cenazeyi götürüyorsan.Eğer onunla beraber gidiyorsan, cenazeyi götürüyorsan. "felâ yak'ud hattâ tûda'."

"felâ yak'ud hattâ tûda'."
O mezarlığa girdiğin vakitte cenaze mezara konuluncaya kadar,O mezarlığa girdiğin vakitte cenaze mezara konuluncaya kadar, kapanıncaya kadar sen de ayakta dur.kapanıncaya kadar sen de ayakta dur. Mezara konup örtülmeden, konmadan oturma yani.Mezara konup örtülmeden, konmadan oturma yani. Fakat bu ilk kısım olan ki cenaze namazını kıldın da,Fakat bu ilk kısım olan ki cenaze namazını kıldın da, gitmeyeceksen cenazeyle, ayakta dur kısmı,gitmeyeceksen cenazeyle, ayakta dur kısmı, ilk İslâm evvelindeymiş, sonra nesh olunmuş artık.ilk İslâm evvelindeymiş, sonra nesh olunmuş artık. Namazı kıldıktan sonra serbest,Namazı kıldıktan sonra serbest, istersen gidersin, istersen gitmezsin.istersen gidersin, istersen gitmezsin. Ayakta durmağa lüzum yok.Ayakta durmağa lüzum yok. O evvelki İslâm'da, ilk İslâm'da yani,O evvelki İslâm'da, ilk İslâm'da yani, sonra nesh olunmuş.sonra nesh olunmuş. Ama onunla beraber gittiğin takdirde, onu gömmeden,Ama onunla beraber gittiğin takdirde, onu gömmeden, yani içeriye konmadan oturma artık.yani içeriye konmadan oturma artık. Hatta kapansın ondan sonra.Hatta kapansın ondan sonra. Hatta şimdi bizim hafız efendilerimiz cenaze kapanır kapanmaz başlıyorlar okumaya.Hatta şimdi bizim hafız efendilerimiz cenaze kapanır kapanmaz başlıyorlar okumaya. Ki bu da caiz değildir. Cenazenin suyu dökülür.Ki bu da caiz değildir. Cenazenin suyu dökülür. Ne yapılacaksa taşı dikilir.Ne yapılacaksa taşı dikilir. Herkesin işi biter.Herkesin işi biter. Ondan sonra okumaya başlanır.Ondan sonra okumaya başlanır. Halbuki burada bunlar yapılmıyor.Halbuki burada bunlar yapılmıyor. Allah kusurlarımızı affetsin.

Allah kusurlarımızı affetsin.
Tevfikât-ı samedâniyyesine mazhar etsin.Tevfikât-ı samedâniyyesine mazhar etsin. Dün akşamki söylediğim, okuduğum şeyi size de şimdi bir tekrar edelim.

Dün akşamki söylediğim, okuduğum şeyi size de şimdi bir tekrar edelim.
Akşam bir kitap elime geçmişti de orada nurdan bahsediyor.Akşam bir kitap elime geçmişti de orada nurdan bahsediyor. Nurdan bahsederken senin diyor gözün var.Nurdan bahsederken senin diyor gözün var. Senin bu gözünün görmesi gözünden midir yoksa gözüne gelen nurdan mıdır diyor.Senin bu gözünün görmesi gözünden midir yoksa gözüne gelen nurdan mıdır diyor. Eğer bu görmekliğin senin kendi gözündense,Eğer bu görmekliğin senin kendi gözündense, gözüm görüyor dersen, canın çıktıktan sonra niçin görmüyor diyor.gözüm görüyor dersen, canın çıktıktan sonra niçin görmüyor diyor. Can çıktıktan sonra göz görmüyor, göz yerinde duruyor ama görmek kabiliyeti kendisinden gidiyor.Can çıktıktan sonra göz görmüyor, göz yerinde duruyor ama görmek kabiliyeti kendisinden gidiyor. Niçin?

Niçin?
Ruh yok artık, can yok.

Ruh yok artık, can yok.
Yahut hasta insan göz damarları tıkanıyor, gözü kör oluyor, gözüne kuvvet gitmiyor, göz görmüyor yine.Yahut hasta insan göz damarları tıkanıyor, gözü kör oluyor, gözüne kuvvet gitmiyor, göz görmüyor yine. Bir de gözün yalnız mesela sağlam olsun, göze kalpten,Bir de gözün yalnız mesela sağlam olsun, göze kalpten, vücuttan kan güzel geliyor, görücü bir hal var gözün.vücuttan kan güzel geliyor, görücü bir hal var gözün. Fakat bununla beraber dış ışık yok.Fakat bununla beraber dış ışık yok. Dış ışık yok, güneş yok, karanlık bir yere kapanmışsın, penceresi yok,Dış ışık yok, güneş yok, karanlık bir yere kapanmışsın, penceresi yok, zifiri karanlık, senin gözünü yine görmez orada.zifiri karanlık, senin gözünü yine görmez orada. Kalp işlesin, kalpten oraya kuvvet gelsin, gelsin varsın.Kalp işlesin, kalpten oraya kuvvet gelsin, gelsin varsın. Dış kuvvet olmadığı için hiç bu karanlıkta senin gözün yine görmez.Dış kuvvet olmadığı için hiç bu karanlıkta senin gözün yine görmez. Demek ki hem için hem dışın beraber olarak hareketi lazım ki göz görebilsin.

Demek ki hem için hem dışın beraber olarak hareketi lazım ki göz görebilsin.
Öyleyse hem bir taraftan günahlardan saklanacaksın,Öyleyse hem bir taraftan günahlardan saklanacaksın, bir taraftan da Allah-u Teâlâ'ya ibadet etmek mecburiyetindedir.bir taraftan da Allah-u Teâlâ'ya ibadet etmek mecburiyetindedir. İbadet dış güneştir. İbadet dış güneştir.İbadet dış güneştir. İbadet dış güneştir. Allah-u Teâlâ'nın tesbihiyle meşgul iç güneşidir.Allah-u Teâlâ'nın tesbihiyle meşgul iç güneşidir. İç güneşi var, dış güneşi yoksa göz yine kördür.İç güneşi var, dış güneşi yoksa göz yine kördür. İkisinin birden işlemesi için hem ibadete, ibadete devam,İkisinin birden işlemesi için hem ibadete, ibadete devam, aynı zamanda da günahlardan sakınmak suretiyle de zikrullaha devam ileaynı zamanda da günahlardan sakınmak suretiyle de zikrullaha devam ile gönüllerin açılacağını bundan istidlal etmişler.gönüllerin açılacağını bundan istidlal etmişler. Allah-u Teâlâ hepimizi affetsin, mağfiret etsin,

Allah-u Teâlâ hepimizi affetsin, mağfiret etsin,
tevfikât-ı samedâniyyesine mazhar olan kullarından eylesin.tevfikât-ı samedâniyyesine mazhar olan kullarından eylesin. El-Fâtiha.

El-Fâtiha.
Düzenlenen Aralık
00:00:00 00:00:00
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2