Namaz Vakitleri
İstanbul
30 Safer 1448
13 August 2026
İmsak
04:26
Güneş
06:05
Öğle
13:14
İkindi
17:04
Akşam
20:14
Yatsı
21:45
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Eûzubillahimineşşeytânirracîm.Eûzubillahimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. el-Hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn.

el-Hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn.
Ve’s-salâtü ve’s-selâmu alâ-seyyidi’l-evvelîne ve’l-âhirîne.Ve’s-salâtü ve’s-selâmu alâ-seyyidi’l-evvelîne ve’l-âhirîne. Seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmainSeyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmain ve men tebi’ahû bi-ihsânin ilâ yevmi’d-din.ve men tebi’ahû bi-ihsânin ilâ yevmi’d-din. Emmâ ba'd:

Emmâ ba'd:
Fa’lemû eyyühe’l-ihvân fe-inne efdale’l-hadîsi kitâbullah

Fa’lemû eyyühe’l-ihvân fe-inne efdale’l-hadîsi kitâbullah
ve efdale’l-hedyi hedyü seyyidinâ Muhammedin sallallahu teala aleyhi ve sellem.ve efdale’l-hedyi hedyü seyyidinâ Muhammedin sallallahu teala aleyhi ve sellem. Ve şerre’l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesetin bid’atünVe şerre’l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesetin bid’atün ve külle bid’atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fi’n-nâr.ve külle bid’atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fi’n-nâr. Ve bi’s-senedi’l-muttasılı ale’n-nebiyyiVe bi’s-senedi’l-muttasılı ale’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl:sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl: İzâ raeytümü’llezîne yettebi’ûne mâ teşâbehe minhü fe’hzerûhüm.

İzâ raeytümü’llezîne yettebi’ûne mâ teşâbehe minhü fe’hzerûhüm.
Sadaka rasûlü’llâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.

Sadaka rasûlü’llâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.
Çok aziz ve muhterem müslüman kardeşlerim!

Çok aziz ve muhterem müslüman kardeşlerim!
Allah Teâlâ Hazretleri’nin

Allah Teâlâ Hazretleri’nin
selamı, rahmeti, bereketi cümlenizin üzerine olsun.selamı, rahmeti, bereketi cümlenizin üzerine olsun. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerininPeygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin mübarek hadîslerinden bir nebze,mübarek hadîslerinden bir nebze, bir miktar, bir demet şurada okumak üzere toplanmış bulunuyoruz.bir miktar, bir demet şurada okumak üzere toplanmış bulunuyoruz. Allah Teâlâ Hazretleri her sözümüze, her halimize rızasına uygun eylesin.Allah Teâlâ Hazretleri her sözümüze, her halimize rızasına uygun eylesin. Bu hadîs-i şerîflerin okunmasına,Bu hadîs-i şerîflerin okunmasına, dinlenmesine geçmeden öncedinlenmesine geçmeden önce evvelen ve hasseten Efendimizevvelen ve hasseten Efendimiz Muhammed-i Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin ruh-i pâki içinMuhammed-i Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin ruh-i pâki için ve sonra sair enbiyâ ve mürselinin cümlesinin ervâhı için,ve sonra sair enbiyâ ve mürselinin cümlesinin ervâhı için, cümle sâdât-ı meşâyih-i turuk-u aliyyemizin ervâhı için,cümle sâdât-ı meşâyih-i turuk-u aliyyemizin ervâhı için, bu eserin müellefi Gümüşhaneli hocamızın ruhu için,bu eserin müellefi Gümüşhaneli hocamızın ruhu için, bu eserin içindeki hadîs-i şerîflerin ve malumatınbu eserin içindeki hadîs-i şerîflerin ve malumatın bize kadar gelmesine emeği geçmiş olan bütünbize kadar gelmesine emeği geçmiş olan bütün âlimlerin ve ravilerin ruhları için,âlimlerin ve ravilerin ruhları için, uzaktan yakından bu hadîs-i şerîfleri dinlemek üzere şu meclise toplanmış bulunan,uzaktan yakından bu hadîs-i şerîfleri dinlemek üzere şu meclise toplanmış bulunan, şu mescide toplanmış bulunan siz kardeşlerimizin deşu mescide toplanmış bulunan siz kardeşlerimizin de ahirete intikal eylemiş olan bütün sevdiklerinin ve yakınlarının ruhları için,ahirete intikal eylemiş olan bütün sevdiklerinin ve yakınlarının ruhları için, biz hayatta olan Müslümanların da Cenab-ı Mevlamızın rızasınabiz hayatta olan Müslümanların da Cenab-ı Mevlamızın rızasına uygun olarak ömür sürmemizuygun olarak ömür sürmemiz ve huzuruna sevdiği, razı olduğu kullar olarak varmamıza vesile olması içinve huzuruna sevdiği, razı olduğu kullar olarak varmamıza vesile olması için bir Fâtiha 3 İhlâs-ı şerîf okuyalım.bir Fâtiha 3 İhlâs-ı şerîf okuyalım. Buyurun, ondan sonra başlayalım hadîs-i şerîflerin izahına.Buyurun, ondan sonra başlayalım hadîs-i şerîflerin izahına. Hutbesinde metnini okumuş olduğumuz hadîs-i şerîf,

Hutbesinde metnini okumuş olduğumuz hadîs-i şerîf,
Kur'an-ı Kerîm'in âyetlerindenKur'an-ı Kerîm'in âyetlerinden istifade ederek kendi yanlış yollarını teyide çalışanlarınistifade ederek kendi yanlış yollarını teyide çalışanların durumunu anlatıyor bize.durumunu anlatıyor bize. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri şöyle buyuruyorlar;Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri şöyle buyuruyorlar; İzâ raeytüm.İzâ raeytüm. Siz gördüğünüz zaman, kimi?Siz gördüğünüz zaman, kimi? Ellezîne yettebiûne mâ teşâbehe minhü.

Ellezîne yettebiûne mâ teşâbehe minhü.
Bu Kur'an-ı Kerîm'de bulunan müteşabih âyetlere tabi olanları gördüğünüz zaman,Bu Kur'an-ı Kerîm'de bulunan müteşabih âyetlere tabi olanları gördüğünüz zaman, fehzerûhüm, onlardan hazer ediniz,fehzerûhüm, onlardan hazer ediniz, onlardan kaçınıp çekininiz, kendinizi koruyup kollayınız buyurmuş.onlardan kaçınıp çekininiz, kendinizi koruyup kollayınız buyurmuş. Şimdi bunun belki manasınıŞimdi bunun belki manasını delalet ettiği manayı iyi bilmeyenler olabilir.delalet ettiği manayı iyi bilmeyenler olabilir. Açıklayalım.Açıklayalım. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem HazretleriPeygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri bu hadîs-i şerîfi Al-î İmrân Suresi’nin başındabu hadîs-i şerîfi Al-î İmrân Suresi’nin başında bir âyet-i Kerîme var.bir âyet-i Kerîme var. Onu okuduktan sonra îrad buyurmuş.Onu okuduktan sonra îrad buyurmuş. Sebebi mürur-u hadîs,Sebebi mürur-u hadîs, o âyet-i Kerîme'nin tilavetinden sonra.o âyet-i Kerîme'nin tilavetinden sonra. Hz. Âişe validemiz, bu sahih hadîs-i şerîfinHz. Âişe validemiz, bu sahih hadîs-i şerîfin izahında diyor ki:izahında diyor ki: Nebi sallallahu aleyhi ve sellem, kavlühû Teâlâ:

Nebi sallallahu aleyhi ve sellem, kavlühû Teâlâ:
Hüve’llezî enzele ‘aleyke’l-kitâbe minhü âyâtün mühkemâtün hünne ümmü’l-kitâbi

Hüve’llezî enzele ‘aleyke’l-kitâbe minhü âyâtün mühkemâtün hünne ümmü’l-kitâbi
ve uharu müteşâbihâtün fe-emme’llezîne fî kulûbihim zeyğunve uharu müteşâbihâtün fe-emme’llezîne fî kulûbihim zeyğun fe-yettebi’ûne mâ teşâbehe minhü’btiğâe’l-fitneti ve’btiğâe te’vîlih.(Âl-i İmrân Suresi 7. Âyet)fe-yettebi’ûne mâ teşâbehe minhü’btiğâe’l-fitneti ve’btiğâe te’vîlih.(Âl-i İmrân Suresi 7. Âyet) Bu âyet-i kerîmeyi okumuş da Peygamber Efendimiz ondan sonra bu hadîsi îrad buyurmuş.

Bu âyet-i kerîmeyi okumuş da Peygamber Efendimiz ondan sonra bu hadîsi îrad buyurmuş.
Bu âyet-i kerîme nedir?Bu âyet-i kerîme nedir? Ne buyuruyor?Ne buyuruyor? Bu âyet-i kerîme içinde, Allah-u Teâlâ Hazretleri Kur'an-ı Kerîm'inBu âyet-i kerîme içinde, Allah-u Teâlâ Hazretleri Kur'an-ı Kerîm'in içindeki âyetleri iki gruba ayırıyor bize ifade etmek için.içindeki âyetleri iki gruba ayırıyor bize ifade etmek için. Hüve’llezî O Allah'tır, O zü'l-celâldir,

Hüve’llezî O Allah'tır, O zü'l-celâldir,
bizi yaratan hâlıkımızdır.bizi yaratan hâlıkımızdır. Kur'an'ı indiren.Kur'an'ı indiren. Hüve’llezî O'dur.Hüve’llezî O'dur. Enzele ‘aleyke’l-kitâbe.Enzele ‘aleyke’l-kitâbe. Ey Resûlüm! Senin üzerine bu Kur'an-ı Kerîm'iEy Resûlüm! Senin üzerine bu Kur'an-ı Kerîm'i inzal eden, indiren, bu kitabı indiren,inzal eden, indiren, bu kitabı indiren, O Allah Teâlâ Hazretleri'dir.O Allah Teâlâ Hazretleri'dir. minhü âyâtün mühkemâtün.minhü âyâtün mühkemâtün. Bu Kur'an-ı Kerîm'in âyetlerinden bir bölüğü,Bu Kur'an-ı Kerîm'in âyetlerinden bir bölüğü, bir kısmı muhkem âyetlerdir.bir kısmı muhkem âyetlerdir. Muhkem demek sapasağlam, tahkim edilmiş,Muhkem demek sapasağlam, tahkim edilmiş, apâşikâr manasında hiç şüphe, tereddüt,apâşikâr manasında hiç şüphe, tereddüt, yanlış anlamaya imkan ve fırsat olmayacak kadar açık.yanlış anlamaya imkan ve fırsat olmayacak kadar açık. "Ekimis’s-salâh." Namaz kılın.

"Ekimis’s-salâh." Namaz kılın.
"Ve âtû'z-zekât.""Ve âtû'z-zekât." Gibi yani namaz kılın, oruç tutun filan.Gibi yani namaz kılın, oruç tutun filan. Bunun başka bir kaçınacak tarafı var mı?Bunun başka bir kaçınacak tarafı var mı? Acaba ben kılmasam olur mu diyebilir mi insan?Acaba ben kılmasam olur mu diyebilir mi insan? Diyemez. Apâşikâr.Diyemez. Apâşikâr. “Hünne ümmü’l-kitâbi"“Hünne ümmü’l-kitâbi" Bunlar kitabın anasıdır.Bunlar kitabın anasıdır. Kitabın özü, esası, temelidir.Kitabın özü, esası, temelidir. Ve sapasağlam Kur'an-ı Kerîm'de yer aldıklardır.Ve sapasağlam Kur'an-ı Kerîm'de yer aldıklardır. Bize kadar ulaşmıştır, Allah-u Teâlâ HazretleriBize kadar ulaşmıştır, Allah-u Teâlâ Hazretleri hıfz-ı himaya eyleyecek, kıyamete kadar dahıfz-ı himaya eyleyecek, kıyamete kadar da kimse bu Kur'an-ı Kerîm'in âyetleriyle oynamayakimse bu Kur'an-ı Kerîm'in âyetleriyle oynamaya tayyire, tebdile, cüret etse bile muvaffak olamayacak diye vaat var.tayyire, tebdile, cüret etse bile muvaffak olamayacak diye vaat var. Bir kısım böyle.Bir kısım böyle. “Ve uharu müteşâbihât.”

“Ve uharu müteşâbihât.”
Bir kısım âyetlerde vardır ki,Bir kısım âyetlerde vardır ki, manası müteşabihdir.manası müteşabihdir. Yani okuyan kimsenin zihnine acaba şöyle mi demek istiyor,Yani okuyan kimsenin zihnine acaba şöyle mi demek istiyor, böyle mi demek istiyor, acaba murad-ı ilâhi bu mudur,böyle mi demek istiyor, acaba murad-ı ilâhi bu mudur, yoksa şu mudur diye çeşitli ihtimaller gelip de,yoksa şu mudur diye çeşitli ihtimaller gelip de, eğer kendisi dinde lütuf sahibi, kalp gözü açılmış,eğer kendisi dinde lütuf sahibi, kalp gözü açılmış, Allah tarafından kendisine manası ilham edilmiş bir kimseyseAllah tarafından kendisine manası ilham edilmiş bir kimseyse ne a'la, değilse böyle düşünen kimselerdir.ne a'la, değilse böyle düşünen kimselerdir. Tabi bu hususta da âyet-i Kerîmenin devamında çeşitli şeyler var.Tabi bu hususta da âyet-i Kerîmenin devamında çeşitli şeyler var. Hasılı bu gibi âyetlerin esrarını bir kısımHasılı bu gibi âyetlerin esrarını bir kısım Allah'ın veli kulları bilir, bir kısmını da Allah Teâlâ 'den gayrısı bilmez.Allah'ın veli kulları bilir, bir kısmını da Allah Teâlâ 'den gayrısı bilmez. Vallahu âlem bi’s-sevâb diye bitirir müfessirler anlatırlar anlatırlar daVallahu âlem bi’s-sevâb diye bitirir müfessirler anlatırlar anlatırlar da Allah bilir derler.Allah bilir derler. Bazı mesela surelerin başında Hurûf-ı Mukattaa var.Bazı mesela surelerin başında Hurûf-ı Mukattaa var. Elif, la, mim diyor, ne demek acaba?

Elif, la, mim diyor, ne demek acaba?
Ha mim diyor, ne demek?Ha mim diyor, ne demek? Gibi.Gibi. Sonra bir kısım âyet-i kerîmeler var ki, mesela;Sonra bir kısım âyet-i kerîmeler var ki, mesela; Yedü’llâhi fevka eydîhim. (Fetih suresi, 10. âyet)

Yedü’llâhi fevka eydîhim. (Fetih suresi, 10. âyet)
Ey Resûlüm!

Ey Resûlüm!
Sana gelip de biz sana tabi olduk Yâ Resûlallah,Sana gelip de biz sana tabi olduk Yâ Resûlallah, emrindeyiz, ferman eyle, buyuremrindeyiz, ferman eyle, buyur biz sana tabiyiz deyip senin elini tutup da,biz sana tabiyiz deyip senin elini tutup da, sana beyat edenlerin elleri üzerinde,sana beyat edenlerin elleri üzerinde, seninle onun elinin üzerinde yedullahi fevka eydihim.seninle onun elinin üzerinde yedullahi fevka eydihim. Onların elinin üzerinde Allah'ın eli var diyor.Onların elinin üzerinde Allah'ın eli var diyor. Şimdi bu âyet-i kerîmenin manası acaba ne ki?Şimdi bu âyet-i kerîmenin manası acaba ne ki? Denecek olursa.Denecek olursa. Bir kısım diyebilir ki, Allah'ın eli demiş, demek ki Allah'ın eli varBir kısım diyebilir ki, Allah'ın eli demiş, demek ki Allah'ın eli var derse olur mu olmaz.derse olur mu olmaz. Allah Teâlâ Hazretleri;Allah Teâlâ Hazretleri; Leyse ke-mislihî şey’ün. (Şûrâ Suresi 11. Âyet)

Leyse ke-mislihî şey’ün. (Şûrâ Suresi 11. Âyet)
Kendisine benzer emsali olan bir zat değil ki,

Kendisine benzer emsali olan bir zat değil ki,
hiçbir şey ona benzemez.hiçbir şey ona benzemez. O hiçbir şeye benzemez.O hiçbir şeye benzemez. Muhâlefetün Li'l-Havâdis.Muhâlefetün Li'l-Havâdis. Hadîs olan sonradan, yaratılmış olan mahlukata başka türlüdür.Hadîs olan sonradan, yaratılmış olan mahlukata başka türlüdür. Onlara uymaz Allah Teâlâ Hazretleri.Onlara uymaz Allah Teâlâ Hazretleri. Lâ tüdrikühü’l-ebsâru ve hüve yüdrikü’l-ebsâr. (En’âm Suresi 103. Âyet)

Lâ tüdrikühü’l-ebsâru ve hüve yüdrikü’l-ebsâr. (En’âm Suresi 103. Âyet)
Gözler onu idrak edemez ama o gözleri idrak eder.

Gözler onu idrak edemez ama o gözleri idrak eder.
Gönülleri bilir, gönülden geçenleri bilir.Gönülleri bilir, gönülden geçenleri bilir. Allah Teâlâ Hazretleri’ninAllah Teâlâ Hazretleri’nin eli acaba beş parmak mıydı haşa sümme haşa?eli acaba beş parmak mıydı haşa sümme haşa? Şöyle miydi, böyle miydi derse olmaz.Şöyle miydi, böyle miydi derse olmaz. Bazı müfessirler demişler ki, buradaki elden murad,Bazı müfessirler demişler ki, buradaki elden murad, yani Allah'ın gücü, kuvveti, kudreti demektir.yani Allah'ın gücü, kuvveti, kudreti demektir. Bir kısmı da demişler ki,Bir kısmı da demişler ki, işte Allah Teâlâ Hazretleri o beyat edenlerden hoşnut, razı oluyor da,işte Allah Teâlâ Hazretleri o beyat edenlerden hoşnut, razı oluyor da, ben de o anlaşmanın içindeyim, o anlaşmadan hoşnutum, razıyım demek istiyor.ben de o anlaşmanın içindeyim, o anlaşmadan hoşnutum, razıyım demek istiyor. Öyle ama, ya başka bir esrarıda da varsa, bu işin bilmediğimiz bir tarafı varsa,Öyle ama, ya başka bir esrarıda da varsa, bu işin bilmediğimiz bir tarafı varsa, hasılı bu âyet müteşabih.hasılı bu âyet müteşabih. Yani âyetler bir kısım muhkem, bir kısım müteşabih ki,Yani âyetler bir kısım muhkem, bir kısım müteşabih ki, bu çeşit âyetler müteşabih âyetlerdir.bu çeşit âyetler müteşabih âyetlerdir. Kalplerinde eğrilik büğrülük olan insanlar,Kalplerinde eğrilik büğrülük olan insanlar, müslümanlara gelip de telkinde bulunup da onları saptırmak istedikleri zaman ne yapacaklar?müslümanlara gelip de telkinde bulunup da onları saptırmak istedikleri zaman ne yapacaklar? Müslümanların candan çok sevdiği şeyleri kullanacaklar mecburen.

Müslümanların candan çok sevdiği şeyleri kullanacaklar mecburen.
Müslüman neyi sever?Müslüman neyi sever? Allah Teâlâ Hazretleri'ni sever, Resûlullah'ı sever,Allah Teâlâ Hazretleri'ni sever, Resûlullah'ı sever, Allah'ın Kur'an-ı Kerîm'ini sever, O'nun kelâmı diye.Allah'ın Kur'an-ı Kerîm'ini sever, O'nun kelâmı diye. Kur'an'ı neden seviyoruz?Kur'an'ı neden seviyoruz? Mevlamızın kelâmı.Mevlamızın kelâmı. Canımız feda.Canımız feda. Hükmüne, âyetlerine, yüzüne baksa insan sevap kazanır.Hükmüne, âyetlerine, yüzüne baksa insan sevap kazanır. Kur'an-ı Kerîm'i hiç okumasını bilmesin insan açsa,Kur'an-ı Kerîm'i hiç okumasını bilmesin insan açsa, Allah Allah şu Allah'ın kelâmı,Allah Allah şu Allah'ın kelâmı, şu Allah'ın kitabı diye baksa sevap yazılır.şu Allah'ın kitabı diye baksa sevap yazılır. Kur'an-ı Kerîm'e bakmak sevap.Kur'an-ı Kerîm'e bakmak sevap. Elif, Lam, Mim derse, Elif için bir sevap,Elif, Lam, Mim derse, Elif için bir sevap, Lam için bir sevap, Mim için bir sevap.Lam için bir sevap, Mim için bir sevap. Ne demek Elif, Lam, Mim? Üç harf yani.

Ne demek Elif, Lam, Mim? Üç harf yani.
E, Le, Me.E, Le, Me. Üç harfi söylerse harflerine bir de sevap veriyor Allah.Üç harfi söylerse harflerine bir de sevap veriyor Allah. Sevabına haddi hesap,Sevabına haddi hesap, son, nihâyet yok o kadar kıymetli bir şey.son, nihâyet yok o kadar kıymetli bir şey. Eh ne yapacak?Eh ne yapacak? O sevdiği şeyleri yakalayıp kandırmaya çalışacak.O sevdiği şeyleri yakalayıp kandırmaya çalışacak. Gelecek müslümanların yanına.Gelecek müslümanların yanına. Ee, Kur'an-ı Kerîm şöyle buyurmuyor mu?Ee, Kur'an-ı Kerîm şöyle buyurmuyor mu? Bilmem de böyle değil mi?Bilmem de böyle değil mi? Bak Kur'an-ı Kerîm bu âyet-i Kerîmede şöyle buyurmuş;Bak Kur'an-ı Kerîm bu âyet-i Kerîmede şöyle buyurmuş; Fe-eynemâ tüvellû fe-semme vechü’llâhi inne’llâhe vâsi’ün ‘alîm.(Bakara Suresi 115. Âyet)

Fe-eynemâ tüvellû fe-semme vechü’llâhi inne’llâhe vâsi’ün ‘alîm.(Bakara Suresi 115. Âyet)
Âyet-i Kerîme var.Âyet-i Kerîme var. Yüzünüzü nereye dönseniz Allah Teâlâ Hazretlerinin vech-i şerîfi o yanda.Yüzünüzü nereye dönseniz Allah Teâlâ Hazretlerinin vech-i şerîfi o yanda. Vecih ne demek?

Vecih ne demek?
Yüz manasına gelir, zat manasına gelir,Yüz manasına gelir, zat manasına gelir, amma mahlukata benzemeyecek neyin nesidir?amma mahlukata benzemeyecek neyin nesidir? Esrarıyla.Esrarıyla. Şimdi bunu alıp da Allah Teâlâ HazretleriniŞimdi bunu alıp da Allah Teâlâ Hazretlerini cisim gibi düşünmek olursa olur mu?cisim gibi düşünmek olursa olur mu? Bir şekil tasavvur etmek olur mu? Olmaz.Bir şekil tasavvur etmek olur mu? Olmaz. Mücessime yanlış bir yolda,

Mücessime yanlış bir yolda,
müşebbihe yanlış bir yolda,müşebbihe yanlış bir yolda, işte böyle âyetlerden gelip de sizleriişte böyle âyetlerden gelip de sizleri aldatmaya, şey yapmaya kalkabilirler.aldatmaya, şey yapmaya kalkabilirler. Çünkü ortada, revaçta olan hangi meta varsaÇünkü ortada, revaçta olan hangi meta varsa gelirler ondan insanı aldatmaya çalışırlar.gelirler ondan insanı aldatmaya çalışırlar. Bu devirde de düşünün, taşınınBu devirde de düşünün, taşının hangi meta revaçta ise,hangi meta revaçta ise, hangi şahıs revaçta ise onun adını kullanır.hangi şahıs revaçta ise onun adını kullanır. Hem de onun has düşmanları bile.Hem de onun has düşmanları bile. Ama gene onu kullanır, öyle istismar ederler.Ama gene onu kullanır, öyle istismar ederler. Onun için Peygamber Efendimiz bu âyet-i Kerîme'yi okuduktan sonra demiş ki;Onun için Peygamber Efendimiz bu âyet-i Kerîme'yi okuduktan sonra demiş ki; İzâ raeytüm.

İzâ raeytüm.
Siz gördüğünüz zaman, ellezîne yettebiûne mâ teşâbehe minhü.Siz gördüğünüz zaman, ellezîne yettebiûne mâ teşâbehe minhü. Bu Kur'an-ı Kerîm'in müteşâbih âyetlerine tabi olup da,Bu Kur'an-ı Kerîm'in müteşâbih âyetlerine tabi olup da, insanları böyle fitnelere, karışıklıklara uğratmak isteyenleri gördüğünüz zaman,insanları böyle fitnelere, karışıklıklara uğratmak isteyenleri gördüğünüz zaman, fahzerûhüm, onlardan kaçının, ne demek?fahzerûhüm, onlardan kaçının, ne demek? "Lâ tücâlisâ ve lâ tükellimûhü."

"Lâ tücâlisâ ve lâ tükellimûhü."
Yani onlarla bir meclise oturmayın.Yani onlarla bir meclise oturmayın. Onların sözlerini dinlemeyin.Onların sözlerini dinlemeyin. "Ve lâ tenâkehûhüm." Onlarla evlenmeyin."Ve lâ tenâkehûhüm." Onlarla evlenmeyin. İtikadı bozuktur.İtikadı bozuktur. Seni de sapıtır, aldatır.Seni de sapıtır, aldatır. "Fe-innehüm ehlü’l-bid'at.""Fe-innehüm ehlü’l-bid'at." Onlar bid'at ehlidir diye bildirmişler.Onlar bid'at ehlidir diye bildirmişler. O halde Allah Teâlâ Hazretleri bize ahkâmındanO halde Allah Teâlâ Hazretleri bize ahkâmından bildirmediği bir şey bırakmamıştır.bildirmediği bir şey bırakmamıştır. Mümkün mü acaba Allah Teâlâ Hazretleri bize bazı şeyleri bildiremedi?Mümkün mü acaba Allah Teâlâ Hazretleri bize bazı şeyleri bildiremedi? Hâşâ, sümme hâşâ.Hâşâ, sümme hâşâ. Kudretine aykırı.Kudretine aykırı. Mümkün mü? Kün fe yekün?Mümkün mü? Kün fe yekün? Ol dediği şey olan Allah Teâlâ Hazretleri bize duyurmak istediği şeyi duyuramasın.Ol dediği şey olan Allah Teâlâ Hazretleri bize duyurmak istediği şeyi duyuramasın. Resûlullah işte 63 yaşında ölüverdi de 83 yaşına kadar yaşasaydı da,Resûlullah işte 63 yaşında ölüverdi de 83 yaşına kadar yaşasaydı da, böyle şey olurmu.böyle şey olurmu. El-yevme ekmeltü leküm dîneküm. (Mâide Suresi 3. Âyet)

El-yevme ekmeltü leküm dîneküm. (Mâide Suresi 3. Âyet)
Bugün size dinimi tamamladım.

Bugün size dinimi tamamladım.
Ve etmemtü ‘aleyküm ni’metî. (Mâide Suresi 3. Âyet)

Ve etmemtü ‘aleyküm ni’metî. (Mâide Suresi 3. Âyet)
Size olan nimetimi tamama erdirdim.

Size olan nimetimi tamama erdirdim.
İtmam eyledim.İtmam eyledim. Ve radîtü lekümü’l-İslâme dînen. (Mâide Suresi 3. Âyet)

Ve radîtü lekümü’l-İslâme dînen. (Mâide Suresi 3. Âyet)
Din olarak size İslâm'ı seçtim, beğendim ve ondan razıyım.

Din olarak size İslâm'ı seçtim, beğendim ve ondan razıyım.
Başka bir dinle karşıma gelmeyin diyor.Başka bir dinle karşıma gelmeyin diyor. Sevinmişler.Sevinmişler. Ashâb-ı kirâm ne güzel bak.Ashâb-ı kirâm ne güzel bak. Bizi Allah'ın Teâlâ Hazretleri bu âyet-i kerîme ile böyleBizi Allah'ın Teâlâ Hazretleri bu âyet-i kerîme ile böyle dinimizi tamamladım diyor.dinimizi tamamladım diyor. Nimetimi tamamladım diyor.Nimetimi tamamladım diyor. Nimetten bahsediyor.Nimetten bahsediyor. Tamamlanmaktan bahsediyor.Tamamlanmaktan bahsediyor. Ama Ebû Bekr-î Sıddîk köşede başlamış,Ama Ebû Bekr-î Sıddîk köşede başlamış, boynunu dükmüş, mahzun mahzun ağlamaya.boynunu dükmüş, mahzun mahzun ağlamaya. Demiş ya ne oluyor?Demiş ya ne oluyor? Ya bak Allah'ın nimetten bahsediyor âyet-i kerîmede.Ya bak Allah'ın nimetten bahsediyor âyet-i kerîmede. Demiş nimet tamam olunca ne olacak?Demiş nimet tamam olunca ne olacak? Resûlullah'ın vazifesi tamam oluyor.Resûlullah'ın vazifesi tamam oluyor. Aramızdan ayrılacak ya, sezmiş yani işinAramızdan ayrılacak ya, sezmiş yani işin arkasından gelecek şeyi.arkasından gelecek şeyi. Onun için o oradan mahzun olmuş.Onun için o oradan mahzun olmuş. Ama bu âyet-i kerîme gösteriyor ki,Ama bu âyet-i kerîme gösteriyor ki, dinimizin her şeyi apâşikâr.dinimizin her şeyi apâşikâr. Faizin yasaklanması son zamandaydı.Faizin yasaklanması son zamandaydı. Tatbikatı meçhul kaldı.Tatbikatı meçhul kaldı. Olur mu?Olur mu? Mümkün mü hiç?Mümkün mü hiç? Her şeyi ayan beyan.Her şeyi ayan beyan. el-helalü beyyinün vel haramü beyyinun.el-helalü beyyinün vel haramü beyyinun. Helal de bellidir, haram da bellidir.Helal de bellidir, haram da bellidir. Sonra Allah Teâlâ 'nın emirleri bize o kadar şey ki,Sonra Allah Teâlâ 'nın emirleri bize o kadar şey ki, hiç tereddüde mahal kalacak bir şey yoktur.hiç tereddüde mahal kalacak bir şey yoktur. "İstefti kalbeke ve in eftâke’l-müftî." diyor Peygamber Efendimiz.

"İstefti kalbeke ve in eftâke’l-müftî." diyor Peygamber Efendimiz.
Bak ne güzel kaide.Bak ne güzel kaide. Sana müftüler fetva verse bile kalbine danış diyor.Sana müftüler fetva verse bile kalbine danış diyor. Müminin kalbi terazidir.Müminin kalbi terazidir. Doğruyu, eğriyi anlar.Doğruyu, eğriyi anlar. Eğriden sakınmasını bilir diye müminin kalbineEğriden sakınmasını bilir diye müminin kalbine selahiyet vermiş Allah Teâlâ hazretleri.selahiyet vermiş Allah Teâlâ hazretleri. “İstefti kalbeke” Kalbine danış.“İstefti kalbeke” Kalbine danış. Gönlüne danış, gönlüne fetva sor bakalım.Gönlüne danış, gönlüne fetva sor bakalım. Müftüler bazen eğri şeyi verebilir demek yani.Müftüler bazen eğri şeyi verebilir demek yani. Müftüler fetva verdiler, canım cahildir.Müftüler fetva verdiler, canım cahildir. Yap canım, vebali benim canım.Yap canım, vebali benim canım. Çok var böyle diyen insan.Çok var böyle diyen insan. Niye bu haramı diyor, vebali bana.Niye bu haramı diyor, vebali bana. Varsa günah benim boynuma diyor.Varsa günah benim boynuma diyor. Evet, onun boynuna o tekabbül ettiği o günahEvet, onun boynuna o tekabbül ettiği o günah gidecek ama sen o günahtan kurtulamazsın.gidecek ama sen o günahtan kurtulamazsın. Sana da gelecek, ona da o cüretinden dolayı o günah gidecek.Sana da gelecek, ona da o cüretinden dolayı o günah gidecek. "Femâ hüm bihâmilîne min hatâyâhüm min şey’.

"Femâ hüm bihâmilîne min hatâyâhüm min şey’.
Onların hatalarından onlar bir şey yüklenemez,Onların hatalarından onlar bir şey yüklenemez, ondan alıp da ötekisini omuzunu serbest bırakmaz.ondan alıp da ötekisini omuzunu serbest bırakmaz. Fakat kendi vebalinde yüklenir, onun vebalindeFakat kendi vebalinde yüklenir, onun vebalinde yüklenir ama o günahı işleyen de gene o günahla kalır.yüklenir ama o günahı işleyen de gene o günahla kalır. Neyse, işte Peygamber Efendimiz buyurmuş ki helal belli.Neyse, işte Peygamber Efendimiz buyurmuş ki helal belli. Belli mi? Belli.Belli mi? Belli. Neyin helal olduğu ki ortada.Neyin helal olduğu ki ortada. Haram da belli.Haram da belli. O da âşikâr.O da âşikâr. Şu haram, bu haram, yalan haram, dolan haram,Şu haram, bu haram, yalan haram, dolan haram, haksız kazanç haram, başkasını aldatmak haram,haksız kazanç haram, başkasını aldatmak haram, zulüm haram, gadir haram.zulüm haram, gadir haram. Her şey âşikâr.Her şey âşikâr. “Ve beynehümâ müştebihâtün.”

“Ve beynehümâ müştebihâtün.”
Bunların arasında biraz müşkilatlı,Bunların arasında biraz müşkilatlı, karar vermekte güçlük çeken bazı kişiler vardır.karar vermekte güçlük çeken bazı kişiler vardır. Onlar ne olacak?Onlar ne olacak? Haram belli, helal belli de arada tereddütlü şeyler var.Haram belli, helal belli de arada tereddütlü şeyler var. Ha kim bunlardan kendisini çeker korursa,Ha kim bunlardan kendisini çeker korursa, o zaman dinini ve manevi namusunu, haysiyetini korumuş, kollamış olur.o zaman dinini ve manevi namusunu, haysiyetini korumuş, kollamış olur. Tereddütlü şeye yaklaşmayacak, şüpheli şeye yanaşmayacak,Tereddütlü şeye yaklaşmayacak, şüpheli şeye yanaşmayacak, müşkilatlı şeyde ya yaparsam günah olursa niyetiyle yaptın.müşkilatlı şeyde ya yaparsam günah olursa niyetiyle yaptın. Kim böyle yaparsa.Kim böyle yaparsa. "Fe-kad istebrâe li-dînihi ve ‘ırdihî."

"Fe-kad istebrâe li-dînihi ve ‘ırdihî."
Dinini de beraat ettirmiş olur,Dinini de beraat ettirmiş olur, sözünü, haysiyetini de beraat ettirmiş olur.sözünü, haysiyetini de beraat ettirmiş olur. Demek ki şüphelerden kaçmakla, takva ile, vera ile insan,Demek ki şüphelerden kaçmakla, takva ile, vera ile insan, hayr-u hasenata nail olacak.hayr-u hasenata nail olacak. İşte Kur'an-ı Kerîm'i böyle gelip de aldatmak isteyenler olabilir.İşte Kur'an-ı Kerîm'i böyle gelip de aldatmak isteyenler olabilir. Onlarla oturmayın, düşüp kalkmayın, şey yapmayın.Onlarla oturmayın, düşüp kalkmayın, şey yapmayın. Kur'an-ı Kerîm'in bize apâşikâr hükümleri yeter.Kur'an-ı Kerîm'in bize apâşikâr hükümleri yeter. Tabi Kur'an-ı Kerîm'de her şeyi anlayamazsın.Tabi Kur'an-ı Kerîm'de her şeyi anlayamazsın. Allah'ın kelâmı.Allah'ın kelâmı. Sen kim oluyorsun?

Sen kim oluyorsun?
Karşına bir kimyager geçse, konuşsa,Karşına bir kimyager geçse, konuşsa, sen kimyagerin her sözünü anlayacak mısın?sen kimyagerin her sözünü anlayacak mısın? Anlayabilir misin?Anlayabilir misin? Anlayamazsın.Anlayamazsın. 80 tane formül söyler, 90 tane tabir söyler,80 tane formül söyler, 90 tane tabir söyler, Anlayamazsın.Anlayamazsın. Bir mühendis sana bu betonarme hesaplarıyla ilgiliBir mühendis sana bu betonarme hesaplarıyla ilgili biraz bilgi verdi.biraz bilgi verdi. Niye bunu böyle petek petek yaptın,Niye bunu böyle petek petek yaptın, niye burasını derin derin yaptın diye.niye burasını derin derin yaptın diye. Hepsini anlayacak mısın?Hepsini anlayacak mısın? Bir sürür tabir geçti.Bir sürür tabir geçti. Güçle kuvvet kelimesi arasında fark var mı sence?Güçle kuvvet kelimesi arasında fark var mı sence? Güçte kuvvet demek, kuvvette güç demek dersin.Güçte kuvvet demek, kuvvette güç demek dersin. Ama fizikte fark var.Ama fizikte fark var. Güç başka, kuvvet başka.Güç başka, kuvvet başka. Tabir incelikleri var.Tabir incelikleri var. Demek ki bir âlim kimsenin sözünü,Demek ki bir âlim kimsenin sözünü, o ilme vakıf olmayan ötekisi anlayamaz.o ilme vakıf olmayan ötekisi anlayamaz. Peki Allah Teâlâ Hazretleri?

Peki Allah Teâlâ Hazretleri?
Allah Teâlâ Hazretleri her şeyi bilen,Allah Teâlâ Hazretleri her şeyi bilen, kainatın sahibi, kainatın düzeninikainatın sahibi, kainatın düzenini ortaya koyan, mucidi.ortaya koyan, mucidi. Kainatın mucidi Allah Teâlâ Hazretleri.Kainatın mucidi Allah Teâlâ Hazretleri. Bu yaprakları O icat etti.Bu yaprakları O icat etti. Bu hücreleri O icat etti.Bu hücreleri O icat etti. Bu küreleri O icat etti.Bu küreleri O icat etti. Bu astronomi ilmini arayıp da esrarını az az sezebildiğiBu astronomi ilmini arayıp da esrarını az az sezebildiği varlıkları fiilen O koydu ortaya.varlıkları fiilen O koydu ortaya. O düzeni O koydu Allah Teâlâ Hazretleri.O düzeni O koydu Allah Teâlâ Hazretleri. Sen onun her şeyini anlamaya muktedir olabilir misin?

Sen onun her şeyini anlamaya muktedir olabilir misin?
Anlayamazsın.Anlayamazsın. O âyetlerin kimisi bilmem hangi zamanda gelecek filanca insana hitaptır,O âyetlerin kimisi bilmem hangi zamanda gelecek filanca insana hitaptır, kimisi bilmem hangi zamanda gelecekkimisi bilmem hangi zamanda gelecek filanca seviyeye ulaşmış insanlara hitap eder o.filanca seviyeye ulaşmış insanlara hitap eder o. Allah Teâlâ Hazretleri'ninAllah Teâlâ Hazretleri'nin Kur'an-ı Kerîm'ini âlim insan okudukça,Kur'an-ı Kerîm'ini âlim insan okudukça, oh oh neler çıkartıyor.oh oh neler çıkartıyor. Geçen gün bir kitap okudum,Geçen gün bir kitap okudum, Kur'an-ı Kerîm'in bütün âyetleriniKur'an-ı Kerîm'in bütün âyetlerini computüre, elektronik beyine şey yapmışlar,computüre, elektronik beyine şey yapmışlar, okumuşlar, hesaplamışlar, şey yapmışlar,okumuşlar, hesaplamışlar, şey yapmışlar, ne incelikler çıkartıyor.ne incelikler çıkartıyor. Computür diyor, Allah Teâlâ Hazretleri'nin emsalsiz,Computür diyor, Allah Teâlâ Hazretleri'nin emsalsiz, eksiksiz hesabını, şeyini diyor, ortaya koyuyor diyor.eksiksiz hesabını, şeyini diyor, ortaya koyuyor diyor. Allah'ın diyor, Kur'an'ının hak kitap olduğunu ortaya koyuyor.Allah'ın diyor, Kur'an'ının hak kitap olduğunu ortaya koyuyor. Öyle ince hesaplar diyor.Öyle ince hesaplar diyor. Computürden başka şeyler hesaplanması mümkün olmayanComputürden başka şeyler hesaplanması mümkün olmayan hesapları Allah Teâlâ Hazretlerihesapları Allah Teâlâ Hazretleri bize Kur'an'ın bir başka mucizesi olarak,bize Kur'an'ın bir başka mucizesi olarak, işte öyle şey yazmış.işte öyle şey yazmış. Filanca âyet-i kerîmede, filanca kelime,

Filanca âyet-i kerîmede, filanca kelime,
"Bastaten" kelimesi niye sad'la yazılmış?"Bastaten" kelimesi niye sad'la yazılmış? Hikmeti var.

Hikmeti var.
Compütürler ispat ediyor.Compütürler ispat ediyor. Hikmeti var diyor.Hikmeti var diyor. Başka yerde sin ile yazılan şey niye orada sad'la yazılmış, ispat ediyor.Başka yerde sin ile yazılan şey niye orada sad'la yazılmış, ispat ediyor. Amerika'da hani compütürün başına geçmiş müslüman,Amerika'da hani compütürün başına geçmiş müslüman, elektronik beynin, onunla uğraşıyor.elektronik beynin, onunla uğraşıyor. İşte bilmem Fransız profesör Maurice Bucaille,İşte bilmem Fransız profesör Maurice Bucaille, incelemiş incelemiş, diyor ki Kur'an-ı Kerîm bizden,incelemiş incelemiş, diyor ki Kur'an-ı Kerîm bizden, biz bilim adamlarından önde gidiyor diyor.biz bilim adamlarından önde gidiyor diyor. Biz onun arkasından gidiyoruz.Biz onun arkasından gidiyoruz. 1400 sene geriden gidiyoruz diyor Kur'an-ı Kerîm'in arkasından.1400 sene geriden gidiyoruz diyor Kur'an-ı Kerîm'in arkasından. Her şeyini anlayamazsın onun için.Her şeyini anlayamazsın onun için. Onun için muhkem olan âyetlerine buyur, tabi ol,Onun için muhkem olan âyetlerine buyur, tabi ol, müteşabih olanlarını kurcalayıp damüteşabih olanlarını kurcalayıp da yanlış yola seni götürmek isteyen insanlara tabi ol.yanlış yola seni götürmek isteyen insanlara tabi ol. Müteşabihini de kabul et.Müteşabihini de kabul et. Allah'ın Kelâmıdır de.Allah'ın Kelâmıdır de. Ben Allah'ın sonsuz ilmi karşısında aciz bir zerreyim.Ben Allah'ın sonsuz ilmi karşısında aciz bir zerreyim. Her şeyini anlayamam de.Her şeyini anlayamam de. Boynunu bük, müteşabihi karıştırıp da itikadını bozma,Boynunu bük, müteşabihi karıştırıp da itikadını bozma, yolunu sapıtma.yolunu sapıtma. Sana sağlamı yeter.Sana sağlamı yeter. Ötekisinin inceliği üzerindeÖtekisinin inceliği üzerinde eğri büğrü laflar söyleyip de seni yoldan çıkartmak isteyen insanlara fırsat verme demiş oluyoreğri büğrü laflar söyleyip de seni yoldan çıkartmak isteyen insanlara fırsat verme demiş oluyor Peygamber Efendimiz bu hadîs-i şerîfiyle.Peygamber Efendimiz bu hadîs-i şerîfiyle. Sahih Hazreti Âişe Validemiz'den rivâyet edilmiş bir hadîs-i şerîf.Sahih Hazreti Âişe Validemiz'den rivâyet edilmiş bir hadîs-i şerîf. İzâ raeytüm men yebî’u ev yebtâ’u

İzâ raeytüm men yebî’u ev yebtâ’u
fi’l-mescidi fe-kûlû: Lâ erbeha’llâhü ticâratekefi’l-mescidi fe-kûlû: Lâ erbeha’llâhü ticârateke ve izâ raeytüm men yenşüdüve izâ raeytüm men yenşüdü fîhi dâlleten fe-kûlû: Lâ radde’llâhü aleyke.fîhi dâlleten fe-kûlû: Lâ radde’llâhü aleyke. Bu hadîs-i şerîf de mescidin âdâbına ait bizeBu hadîs-i şerîf de mescidin âdâbına ait bize bilgi veren bir hadîs-i şerîftir.bilgi veren bir hadîs-i şerîftir. Diyor ki Peygamber Efendimiz; İzâ raeytüm.Diyor ki Peygamber Efendimiz; İzâ raeytüm. Gördüğünüz zaman. Kimi?Gördüğünüz zaman. Kimi? Men yebî’uu.

Men yebî’uu.
Satanı.Satanı. Ev yebtâu veyahut satın alanı.Ev yebtâu veyahut satın alanı. Fi’l-mescidi, mescid.Fi’l-mescidi, mescid. Allah sana kazanç nasip etmesin,Allah sana kazanç nasip etmesin, Allah sana kâr vermesin.Allah sana kâr vermesin. Ve izâ raeytüm men yenşüdü fîhi dâlleten.Ve izâ raeytüm men yenşüdü fîhi dâlleten. Kim orada yahu ben devemi kaybetmiştim,Kim orada yahu ben devemi kaybetmiştim, gören var mı diye mescitte sesleniyorsa,gören var mı diye mescitte sesleniyorsa, kaybolmuş malını soruyorsa, bir şeyimi düşürmüştüm,kaybolmuş malını soruyorsa, bir şeyimi düşürmüştüm, gören var mı filan diye, ona da deyin ki,gören var mı filan diye, ona da deyin ki, fe kûlû: Lâ raddellâhü aleyke.fe kûlû: Lâ raddellâhü aleyke. Allah sana o kaybettiği şeyi buldurmasın, geri döndürmesin.Allah sana o kaybettiği şeyi buldurmasın, geri döndürmesin. Neden diyor Peygamber Efendimiz böyle.Neden diyor Peygamber Efendimiz böyle. Ve enne’l-mesâcide li’llâhi felâ ted’û me’allâhi ehadâ. (Cin Suresi 18. Âyet)

Ve enne’l-mesâcide li’llâhi felâ ted’û me’allâhi ehadâ. (Cin Suresi 18. Âyet)
Mescidler Allah'ın çok muhterem mekanlarıdır.

Mescidler Allah'ın çok muhterem mekanlarıdır.
Mescid oyuncak değildir.Mescid oyuncak değildir. Mescid son derece ciddi bir yerdir.Mescid son derece ciddi bir yerdir. Burası Allah Teâlâ Hazretleri'nin beytullahıdır.Burası Allah Teâlâ Hazretleri'nin beytullahıdır. Allah'ın evidir, Allah'a ibadet ediliyor.Allah'ın evidir, Allah'a ibadet ediliyor. Buraya edeple girecek insan.Buraya edeple girecek insan. Burası laletayn bir yer değil.Burası laletayn bir yer değil. Allahu Teâlâ Hazretleri'ninAllahu Teâlâ Hazretleri'nin ibadetinin yapıldığı bir yer.ibadetinin yapıldığı bir yer. İnsan buranın âdâbına riâyet edemezseİnsan buranın âdâbına riâyet edemezse çok büyük cüret etmiş olur.çok büyük cüret etmiş olur. Sen reisi cumhurunun yanına gitsen,Sen reisi cumhurunun yanına gitsen, reisi cumhurunun yanına gittiğin zamanreisi cumhurunun yanına gittiğin zaman oranın evin bir âdâbına uymak gerekmez mi?oranın evin bir âdâbına uymak gerekmez mi? Kralın, bir hükümdarın sarayına gidilseydiKralın, bir hükümdarın sarayına gidilseydi oranın âdâbına uymak gerekmez miydi?oranın âdâbına uymak gerekmez miydi? Ödü patlar insanın.Ödü patlar insanın. Acaba nasıl basacağım, nereye gideceğim,Acaba nasıl basacağım, nereye gideceğim, nereye bakacağım, nereye basmayacağım diye pür dikkat olunur.nereye bakacağım, nereye basmayacağım diye pür dikkat olunur. Mescid de öyle.Mescid de öyle. Mescide de çok itina etmek lazım.Mescide de çok itina etmek lazım. Ve mescidi asıl gayesinin dışındaVe mescidi asıl gayesinin dışında böyle dünyevi, hasis, küçük, adi menfaatler içinböyle dünyevi, hasis, küçük, adi menfaatler için istimal etmek yanlış olur.istimal etmek yanlış olur. Nasıl adi bir menfaat?

Nasıl adi bir menfaat?
İşte ticaret yapıyor, yahu dışarıda yap.

İşte ticaret yapıyor, yahu dışarıda yap.
Mescidin içinde al takke verMescidin içinde al takke ver 500 lira, 200 lirasını geri al bilmem ne.500 lira, 200 lirasını geri al bilmem ne. Burası dükkan değil ki, burası ibadet yeri.Burası dükkan değil ki, burası ibadet yeri. Böyle ticaret, böyle alışveriş.Böyle ticaret, böyle alışveriş. Veyahut şu kitabı satıyorum, hadi tanesi 50 lira, yok mu alan.Veyahut şu kitabı satıyorum, hadi tanesi 50 lira, yok mu alan. Böyle şey olmaz.Böyle şey olmaz. Mescid burası.Mescid burası. Veyahut işte hani bir şeyimi kaybettim var mı gören falan.Veyahut işte hani bir şeyimi kaybettim var mı gören falan. Burası ilan yeri değil ki, kapıya dur, kapıda söyle.Burası ilan yeri değil ki, kapıya dur, kapıda söyle. Burada namaz kılan var, Kur'an okuyan var,Burada namaz kılan var, Kur'an okuyan var, kendinden geçmiş mevlasına dalmış,kendinden geçmiş mevlasına dalmış, onun zikriyle, fikriyle meşgul olan insanlar var.onun zikriyle, fikriyle meşgul olan insanlar var. Sen onun huzurunu ne hakla bozarsın, nasıl bozarsın?

Sen onun huzurunu ne hakla bozarsın, nasıl bozarsın?
Onun için o edebe ersinler diye,Onun için o edebe ersinler diye, şöyle edebe uygun hareket etmeyen insanlaraşöyle edebe uygun hareket etmeyen insanlara böyle diyin diyor Peygamber Efendimiz.böyle diyin diyor Peygamber Efendimiz. Bu ne demektir?Bu ne demektir? Siz de böyle bir şey yapmayın demek.

Siz de böyle bir şey yapmayın demek.
Gelip de mescidde ticaret yapmayın demektir.Gelip de mescidde ticaret yapmayın demektir. Gelip de mescidde ilanat yapmayın demektir.Gelip de mescidde ilanat yapmayın demektir. Yani mescidin dışında şey yapabilirsinizYani mescidin dışında şey yapabilirsiniz manasına geliyor burada.manasına geliyor burada. Şimdi kapıdan girerken bizim genç,Şimdi kapıdan girerken bizim genç, cemaatimizden bazılarıcemaatimizden bazıları bana bir kağıt verdiler.bana bir kağıt verdiler. O da mescidin âdâbıyla ilgili.O da mescidin âdâbıyla ilgili. Şimdi geçtiğimiz cuma günüŞimdi geçtiğimiz cuma günü burada okul tatil olduğundan namaz kılmak istemişler.burada okul tatil olduğundan namaz kılmak istemişler. Birkaç yaramaz çıkmış içlerinden.Birkaç yaramaz çıkmış içlerinden. Onlar biraz haylazlık yapmışlar.Onlar biraz haylazlık yapmışlar. Tabi büyükler de onları vay siz gülüşüyorsunuzTabi büyükler de onları vay siz gülüşüyorsunuz falan mı dediler ne olduysa dışarı çıkartmışlar.falan mı dediler ne olduysa dışarı çıkartmışlar. Şimdi diyor ki bana bu yazıyı veren çocuk,Şimdi diyor ki bana bu yazıyı veren çocuk, yani biz camiye gelemedik diyor.yani biz camiye gelemedik diyor. Biz de araya gittik demek istiyor yani.Biz de araya gittik demek istiyor yani. Onların arasında biz de küçük görünceOnların arasında biz de küçük görünce sen de gülmüşsündür diye biz de çıkarttı demek istiyor.sen de gülmüşsündür diye biz de çıkarttı demek istiyor. Eğer böyle olduysa onlara günah oldu mu diyor biz ne yapalım diyor.Eğer böyle olduysa onlara günah oldu mu diyor biz ne yapalım diyor. Eğer abilerimizin yaptığı doğru değilse diyorEğer abilerimizin yaptığı doğru değilse diyor bizi ayırsınlar diyor yani gülen yaramazlardan.bizi ayırsınlar diyor yani gülen yaramazlardan. Biz gülmüyoruz ciddi olarak buraya geldik.Biz gülmüyoruz ciddi olarak buraya geldik. İbadet etmeye gelmiştik.İbadet etmeye gelmiştik. Bizi ayırsınlar diyor.Bizi ayırsınlar diyor. Hakikaten çocuklar ve deliler camiye getirilmesin diye hadîs-i şerîf vardır.Hakikaten çocuklar ve deliler camiye getirilmesin diye hadîs-i şerîf vardır. Çocuk küçük olur, gelir, güler, olmaz.Çocuk küçük olur, gelir, güler, olmaz. Eğer çocuğu getirirse insan ya akil bir,Eğer çocuğu getirirse insan ya akil bir, yani caminin âdâbını bilen bir yaşta olmalı,yani caminin âdâbını bilen bir yaşta olmalı, yanında bulunmalı çocuk.yanında bulunmalı çocuk. Safların önünden geçer, baba diye ağlar.Safların önünden geçer, baba diye ağlar. Babası ön safa geçti, arkadan hüngür hüngür ağladı ben geçenlerdeBabası ön safa geçti, arkadan hüngür hüngür ağladı ben geçenlerde Süleymaniye'de namaz kılıyorum.Süleymaniye'de namaz kılıyorum. Babacığım neredesin, dedeciğim neredesin?Babacığım neredesin, dedeciğim neredesin? Bütün cemaatin huzuru kaçtı yani.

Bütün cemaatin huzuru kaçtı yani.
Dikkat etmek lazım.Dikkat etmek lazım. Şey de, böyle dikkatli genç cemaatimiz deŞey de, böyle dikkatli genç cemaatimiz de bu yazıyı veren gibi, onlar da öteki çocukların yanına sokulmasın.bu yazıyı veren gibi, onlar da öteki çocukların yanına sokulmasın. Çünkü kurunun yanında yaş da yanar, bu iş böyledir.Çünkü kurunun yanında yaş da yanar, bu iş böyledir. Madem sen ciddisin, ibadetin şeyini biliyorsun, sen deMadem sen ciddisin, ibadetin şeyini biliyorsun, sen de öteki büyüklerin arasına girersin,öteki büyüklerin arasına girersin, o çocukların grubuna girdin mi işte öyle olur insan.o çocukların grubuna girdin mi işte öyle olur insan. Yani ötekiler güldü, şey yaptı diye hepsinin boydan bakarlar,Yani ötekiler güldü, şey yaptı diye hepsinin boydan bakarlar, küçük görünce çık dışarıya derler.küçük görünce çık dışarıya derler. Demek ki iyi kimselerin yanında olmak lazım.Demek ki iyi kimselerin yanında olmak lazım. O da bir ders olsun size.O da bir ders olsun size. Gelelim öbür hadîs-i şerîfe.

Gelelim öbür hadîs-i şerîfe.
İzâ raeytümü’r-racüle ye’tâdül’l-mesâcide,

İzâ raeytümü’r-racüle ye’tâdül’l-mesâcide,
fe’şhedû lehû bi’l-îmâni, fe inne’llâhe yekûlü:fe’şhedû lehû bi’l-îmâni, fe inne’llâhe yekûlü: İnnemâ ye’müru mesâcide’llâhi men âmene bi’llâhi ve’l-yevmi’l-âhiri.İnnemâ ye’müru mesâcide’llâhi men âmene bi’llâhi ve’l-yevmi’l-âhiri. Sadaka Resûlullah.Sadaka Resûlullah. Bu hadîs-i şerîf de cemaate devam eden bir kimse hakkındaki kanaatimizin

Bu hadîs-i şerîf de cemaate devam eden bir kimse hakkındaki kanaatimizin
ne olması gerektiğini anlatıyor.ne olması gerektiğini anlatıyor. İzâ raeytümü’r-racüle.İzâ raeytümü’r-racüle. Siz bir kişiyi gördüğünüz zaman,Siz bir kişiyi gördüğünüz zaman, kişi adam diyor ama racül adam demek Arapça,kişi adam diyor ama racül adam demek Arapça, kadın da olsa, adam da olsa, genç de olsa yanikadın da olsa, adam da olsa, genç de olsa yani bu genel bir sözdür, umum bir sözdür, herkesbu genel bir sözdür, umum bir sözdür, herkes mükellef olan bir mü'min demek.mükellef olan bir mü'min demek. Gördünüz ki, ye’tâdül’l-mesâcide,Gördünüz ki, ye’tâdül’l-mesâcide, yani mescidlere gelip gitmeyi ihtiyat haline getirmiş.yani mescidlere gelip gitmeyi ihtiyat haline getirmiş. Zaman geliyor, gidiyor, mescitte namaz kılıyor, ibadet ediyor.Zaman geliyor, gidiyor, mescitte namaz kılıyor, ibadet ediyor. Müdavim mescide.Müdavim mescide. Fe’şhedû lehû bi’l-îmâni.

Fe’şhedû lehû bi’l-îmâni.
Onun imanına şehadet edin.Onun imanına şehadet edin. Yani insanın imanının alametidir namaza, camiye gelmesi.Yani insanın imanının alametidir namaza, camiye gelmesi. Camiye gelen kimse hakkındaCamiye gelen kimse hakkında rahatlıkla şehadet edebilirsiniz.rahatlıkla şehadet edebilirsiniz. Ben şahidim, o mümin kuldur.Ben şahidim, o mümin kuldur. Camiye gelir.Camiye gelir. Kalbini Allah bilir, neme lazım, karışmayayım filan demeyin.Kalbini Allah bilir, neme lazım, karışmayayım filan demeyin. Camiye geliyor, mümindir deyin ve müminCamiye geliyor, mümindir deyin ve mümin ifadesi olarak hukukunu korumaya itina edin, gayret edin.ifadesi olarak hukukunu korumaya itina edin, gayret edin. Ya o çocuk hakkında, o arkadaş hakkında laf söylemeyin, etmeyin, eylemeyin.Ya o çocuk hakkında, o arkadaş hakkında laf söylemeyin, etmeyin, eylemeyin. Ben onun camiye geldiğini görüyorum.Ben onun camiye geldiğini görüyorum. İyi insandır filan diye.İyi insandır filan diye. Hakkında hayır dua edin.Hakkında hayır dua edin. Peki bir insan camiye gelmezse ne olacak?Peki bir insan camiye gelmezse ne olacak? Camiye gelmezse tehlikeli oluyor tabi.

Camiye gelmezse tehlikeli oluyor tabi.
Yani camiye gelmesi lazım.Yani camiye gelmesi lazım. Bak bundan çeşit çeşit manalar çıkıyor.Bak bundan çeşit çeşit manalar çıkıyor. Cami, camiler dünyanın cennetleridir.Cami, camiler dünyanın cennetleridir. Dünyanın cenneti neresi diye sorarlarsaDünyanın cenneti neresi diye sorarlarsa dünyada cennet var mı? Mescitlerdir.dünyada cennet var mı? Mescitlerdir. "Cinanü’d- dünyâ.""Cinanü’d- dünyâ." Dünyanın cennetleridir bu mescitler.Dünyanın cennetleridir bu mescitler. Çünkü cennete ulaştırır insanı.Çünkü cennete ulaştırır insanı. İnsan camiyi severse, camiye ihtiyat edinirse gelmeyiİnsan camiyi severse, camiye ihtiyat edinirse gelmeyi cemaatle namaz kılarsa, camide insan namaz kıldığı zamancemaatle namaz kılarsa, camide insan namaz kıldığı zaman 27 kat daha fazla sevap alır.27 kat daha fazla sevap alır. İkindi namazını biz burada kıldık.İkindi namazını biz burada kıldık. Evde kılsaydık?Evde kılsaydık? Bir sevap alacaktık, namazı kıldık çünkü.

Bir sevap alacaktık, namazı kıldık çünkü.
Burada kıldığımız için, camiye geldiğimiz içinBurada kıldığımız için, camiye geldiğimiz için 27 misli daha fazla sevap aldık.27 misli daha fazla sevap aldık. Ayrıca yolda buraya gelinceye kadar her attığımızAyrıca yolda buraya gelinceye kadar her attığımız adıma Allah bir sevap hasene ihsan etti,adıma Allah bir sevap hasene ihsan etti, bir günahımızı döktü üzerimizden.bir günahımızı döktü üzerimizden. Günahlarımızı döke döke günahlardan pâklana pâklana geldik.Günahlarımızı döke döke günahlardan pâklana pâklana geldik. Sevapları kazana kazana geldik.Sevapları kazana kazana geldik. Sonra bu namazlar, iki namaz arasındakiSonra bu namazlar, iki namaz arasındaki bu günahlara, kusurlara kefarettir.bu günahlara, kusurlara kefarettir. İnsan bu camiye geldi miİnsan bu camiye geldi mi günahlarından temizlenip gidiyor.günahlarından temizlenip gidiyor. Yani öğle ile ikindi arasında işlenmiş olan günahlar gidiyor burada ikindiyi kılınca.Yani öğle ile ikindi arasında işlenmiş olan günahlar gidiyor burada ikindiyi kılınca. Akşamı kılınca da, bu namazla iki akşam arasındakiler girecek.Akşamı kılınca da, bu namazla iki akşam arasındakiler girecek. Böylece insan namaza ihtiyatenBöylece insan namaza ihtiyaten devam etti mi günahlardan pâklana pâklana,devam etti mi günahlardan pâklana pâklana, kalbi de saffet kazanacak, kiri pası da gidecek.kalbi de saffet kazanacak, kiri pası da gidecek. Allah'ın sevdiği, has, halis bir kul oluverecek.Allah'ın sevdiği, has, halis bir kul oluverecek. Gönlü titreyen böyle Allah'ın âyetleri okunduğu zamanGönlü titreyen böyle Allah'ın âyetleri okunduğu zaman tüyleri zülferen, gözleri yaşaran,tüyleri zülferen, gözleri yaşaran, Allah'ın yoluna aşık, Kur'an-ı Kerîm'e aşık,Allah'ın yoluna aşık, Kur'an-ı Kerîm'e aşık, has halis müslüman haline gelecek.has halis müslüman haline gelecek. İzâ raeytümü’r-racüle kad ü’tiye zühden fi’d-dünyâ

İzâ raeytümü’r-racüle kad ü’tiye zühden fi’d-dünyâ
ve kıllete mentıkin,ve kıllete mentıkin, fe’kteribû minhü, fe-innehû yülekka’l-hikmete.fe’kteribû minhü, fe-innehû yülekka’l-hikmete. Bu hadîs-i şerîf de bir insanın

Bu hadîs-i şerîf de bir insanın
değerlendirilmesinin hangi sıfatlara sahip olduğu zaman yapılacağına dairdeğerlendirilmesinin hangi sıfatlara sahip olduğu zaman yapılacağına dair bize işaret veriyor.bize işaret veriyor. Peygamber Efendimiz buyurmuş ki;Peygamber Efendimiz buyurmuş ki; İzâ raeytümü’r-racüle.İzâ raeytümü’r-racüle. Siz bir kulu, bir kişi gördüğünüz zaman,Siz bir kulu, bir kişi gördüğünüz zaman, kad ü’tiye, kendisine verilmiş, ne verilmiş?kad ü’tiye, kendisine verilmiş, ne verilmiş? Zühden fi’d-dünyâ.

Zühden fi’d-dünyâ.
Dünyadan istiğna, dünyaya meyletmemek,Dünyadan istiğna, dünyaya meyletmemek, dünyaya aldırmamak, dünyaya kul olmamak,dünyaya aldırmamak, dünyaya kul olmamak, dünyaya köle olmamak nimeti verilmiş.dünyaya köle olmamak nimeti verilmiş. Dünyaya aldırmayan, ahirete rağbet eden bir insan.Dünyaya aldırmayan, ahirete rağbet eden bir insan. Ve kıllete mantıkin.

Ve kıllete mantıkin.
Mantık, Arapçada konuşmak demek.Mantık, Arapçada konuşmak demek. Bizde muhakeme demek.Bizde muhakeme demek. Adamın mantığı sakat, doğru bir mantık yürütüyor falan deriz.Adamın mantığı sakat, doğru bir mantık yürütüyor falan deriz. Arapçada öyle değil, Arapçada mantık konuşmak demek.Arapçada öyle değil, Arapçada mantık konuşmak demek. Kıllete mantık, az konuşmak demek.Kıllete mantık, az konuşmak demek. Yoksa Türkçe manasıyla olsa,Yoksa Türkçe manasıyla olsa, mantığının azlığı demek olur ki,mantığının azlığı demek olur ki, kendisine yanlış olur o zaman.kendisine yanlış olur o zaman. Bir insanın dünyaya karşı bir müstağniliğini görürsenizBir insanın dünyaya karşı bir müstağniliğini görürseniz dünyaya aldırmıyor, ahirete rağbet ediyor.dünyaya aldırmıyor, ahirete rağbet ediyor. Öyle dünyanın kölesi, kulu durumunda değil.Öyle dünyanın kölesi, kulu durumunda değil. Ve az konuşuyor.Ve az konuşuyor. Fa’kteribû minhü.

Fa’kteribû minhü.
Ona yaklaşın.Ona yaklaşın. Onun dostu olmaya çalışın.Onun dostu olmaya çalışın. Onun yanında, yakınında bulunun.Onun yanında, yakınında bulunun. Büyük izahlar yapmıştır âlimlerimiz.Büyük izahlar yapmıştır âlimlerimiz. Sayfalar dolusu sürecek.Sayfalar dolusu sürecek. Hikmet, bir şeyi yerli yerince yapmak demek.Hikmet, bir şeyi yerli yerince yapmak demek. Usulünce, âdâbınca yapmak demek.Usulünce, âdâbınca yapmak demek. Sonra bir hadîs-i şerîf var ki,Sonra bir hadîs-i şerîf var ki, çok büyük izahlar yapmıştır âlimlerimiz.çok büyük izahlar yapmıştır âlimlerimiz. Sayfalar dolusu sürecek.Sayfalar dolusu sürecek. Hikmet, bir şeyi yerli yerince yapmak demek.Hikmet, bir şeyi yerli yerince yapmak demek. Usulünce, âdâbınca yapmak demek.Usulünce, âdâbınca yapmak demek. Sonra bir hadîs-i şerîf var ki,Sonra bir hadîs-i şerîf var ki, buyuruyor Peygamber Efendimiz;buyuruyor Peygamber Efendimiz; Bir kimse kırk gün Allah rızası için

Bir kimse kırk gün Allah rızası için
hâlisane ibadete kendisini verirse,hâlisane ibadete kendisini verirse, onun gönlünden diline hikmet pınarları akmaya başlar.onun gönlünden diline hikmet pınarları akmaya başlar. Demek ki gönül mamurluğu ile,Demek ki gönül mamurluğu ile, gönlün senâbâdan olmasıyla,gönlün senâbâdan olmasıyla, gönlün nurlu olmasıyla ilgili bir sıfat.gönlün nurlu olmasıyla ilgili bir sıfat. Hakkı hayrı görüyor, tâbi oluyor.Hakkı hayrı görüyor, tâbi oluyor. Her şeyi usulüne uygun olarak yapabiliyor.Her şeyi usulüne uygun olarak yapabiliyor. Söylediği söz Hakk'a, hakikate muvafık oluyor.Söylediği söz Hakk'a, hakikate muvafık oluyor. Hakîm kimse oluyor insan.Hakîm kimse oluyor insan. Filozof desek olmaz.Filozof desek olmaz. Filozofdan güzel bir söz.Filozofdan güzel bir söz. Filozof demek, düşünen insan demek.Filozof demek, düşünen insan demek. Hakim demek, her şeyi, dünyevi uhrevi şartlarını toplayan,Hakim demek, her şeyi, dünyevi uhrevi şartlarını toplayan, üzerinde cem eden ve sözü, sohbeti, hareketiüzerinde cem eden ve sözü, sohbeti, hareketi yerli yerinde olan kimse demek.yerli yerinde olan kimse demek. Hikmet, hakimlik, Allah Teâlâ Hazretlerinin sıfatlarından bir sıfattır.Hikmet, hakimlik, Allah Teâlâ Hazretlerinin sıfatlarından bir sıfattır. Dilediği kullara da o sıfatı ihsan ediyor.Dilediği kullara da o sıfatı ihsan ediyor. O insan söylediği sözü doğru oluyor, yaptığı iş doğru oluyor,O insan söylediği sözü doğru oluyor, yaptığı iş doğru oluyor, olgun bir kimse olmuş oluyor.olgun bir kimse olmuş oluyor. Bunun alameti nedir?

Bunun alameti nedir?
Dünyaya meyletmemek ve az konuşmak.

Dünyaya meyletmemek ve az konuşmak.
Çünkü çok söz hatasız yalansız olmaz.Çünkü çok söz hatasız yalansız olmaz. İnsan fazla konuştuğu zaman yakalanır gider.İnsan fazla konuştuğu zaman yakalanır gider. Bizim bir hocamız vardı, bir gazetenin de yazı işleri müdürüydü, o anlattı.Bizim bir hocamız vardı, bir gazetenin de yazı işleri müdürüydü, o anlattı. Böyle az konuşmak, öz konuşmanın önemi hakkında.Böyle az konuşmak, öz konuşmanın önemi hakkında. Eski devirde muhakeme edilmek üzereEski devirde muhakeme edilmek üzere mahkemeye çağrılmış, bunun hocası.mahkemeye çağrılmış, bunun hocası. Yani bize bunu anlatan hocamız,Yani bize bunu anlatan hocamız, ben ortaokul talebesiydim, o anlattı, onun hocasıymış.ben ortaokul talebesiydim, o anlattı, onun hocasıymış. Sarıklı, cübbeli bir hocaymış yani ve Mevlevî meşayihinden imiş.Sarıklı, cübbeli bir hocaymış yani ve Mevlevî meşayihinden imiş. Çok ârif, kâmil bir zat idi diye methetti.Çok ârif, kâmil bir zat idi diye methetti. Götürmüşler mahkemeye.Götürmüşler mahkemeye. İşte çocuklar bana dua edin demiş.İşte çocuklar bana dua edin demiş. Çocukların, masumların duası makbuldür demiş.Çocukların, masumların duası makbuldür demiş. Yarın muhakememiz var demiş ama, o muhakeme laletayn değil,Yarın muhakememiz var demiş ama, o muhakeme laletayn değil, hani 300 lira, 500 lira para cezası falan değil.hani 300 lira, 500 lira para cezası falan değil. Can pazarı.Can pazarı. Ya canı gidecek ya yaşayacak.Ya canı gidecek ya yaşayacak. Böyle bir durum.Böyle bir durum. Efendim, sormuşlar.Efendim, sormuşlar. Mahkeme riyaseti hakim sormuş buna.Mahkeme riyaseti hakim sormuş buna. Demiş ki sen şöyle şöyle şöyle şöyle imişsin.Demiş ki sen şöyle şöyle şöyle şöyle imişsin. Gayet az, gayet sakin, gayet yavaş.Gayet az, gayet sakin, gayet yavaş. Bir tek söz söylemiş.Bir tek söz söylemiş. İdim efendim demiş.İdim efendim demiş. İdim efendim.İdim efendim. Yani evvelce idim, artık her tarafa çekildim.Yani evvelce idim, artık her tarafa çekildim. Az konuş.Az konuş. Efendim idim de şöyle oldu da böyle kaldı daEfendim idim de şöyle oldu da böyle kaldı da şimdi şöyle de bilmem ne de çok laf söylese bir yerinden yakalanır.şimdi şöyle de bilmem ne de çok laf söylese bir yerinden yakalanır. İdim efendim demiş, susmuş.İdim efendim demiş, susmuş. Ertesi gün gelmiş şeylerin yanına,Ertesi gün gelmiş şeylerin yanına, çocukların yanına sevine sevine.çocukların yanına sevine sevine. Canını kurtarmış yani.Canını kurtarmış yani. Az konuşmak iyidir.Az konuşmak iyidir. O şeyin alametidir.O şeyin alametidir. Çünkü insan çok konuşunca hangi sözü üzerinde düşünecek?Çünkü insan çok konuşunca hangi sözü üzerinde düşünecek? Düşüne düşüne konuşması lazım.Düşüne düşüne konuşması lazım. Bir de bizim hikmetten uzaklaşmamıza,

Bir de bizim hikmetten uzaklaşmamıza,
her şeyi yerli yerinde usulünce, olgunca yapmamıza mani bir haslet de nedir?her şeyi yerli yerinde usulünce, olgunca yapmamıza mani bir haslet de nedir? Dünyaya tamahtır.

Dünyaya tamahtır.
Dünyayı sevmektir.Dünyayı sevmektir. Dünyadan baksak hani küre değil, üzerinde beş kıta olan okyanuslar olanDünyadan baksak hani küre değil, üzerinde beş kıta olan okyanuslar olan küre değil dünyadan murad.küre değil dünyadan murad. Dünya demek, dünyalık demek.Dünya demek, dünyalık demek. Hadîs-i şerîflerde geçen, insanın bugünkü hayatı,Hadîs-i şerîflerde geçen, insanın bugünkü hayatı, bugünkü hayatı sevmesi, ona sımsıkı bağlanması.bugünkü hayatı sevmesi, ona sımsıkı bağlanması. Ne bağlanıyorsun, bırakıp gideceksin.Ne bağlanıyorsun, bırakıp gideceksin. İstediğin kadar bağlan.İstediğin kadar bağlan. O bağların hepsi çürüyecek, kopacak.O bağların hepsi çürüyecek, kopacak. Nasıl olsa bırakıp gideceksin.Nasıl olsa bırakıp gideceksin. Mümkün değil ki.Mümkün değil ki. Nice bir besleyesin bu kâd ile kameti.Nice bir besleyesin bu kâd ile kameti. Düştün dünya zevkine, unuttun kıyameti.Düştün dünya zevkine, unuttun kıyameti. Niye besliyorsun bu boyu posu?Niye besliyorsun bu boyu posu? Dünyanın zevkine sefasına düştün kıyameti unuttun diyor Yunus.

Dünyanın zevkine sefasına düştün kıyameti unuttun diyor Yunus.
Nice bir besleyesin bu kâd ile kameti,Nice bir besleyesin bu kâd ile kameti, bu boyu posu.bu boyu posu. Nasıl olsa mezarda o kurt kuş yer bitirir diyor bir başka şiirinde.Nasıl olsa mezarda o kurt kuş yer bitirir diyor bir başka şiirinde. Yani bırakıp gideceğiz.Yani bırakıp gideceğiz. Şimdi insan bu dünya hayatının köşkünü, sarayını, evini, barkını,Şimdi insan bu dünya hayatının köşkünü, sarayını, evini, barkını, kadınını, pulunu, parasını, mevkiini, makamını, alkışınıkadınını, pulunu, parasını, mevkiini, makamını, alkışını hedef alır da onları elde edeceğim diye bütünhedef alır da onları elde edeceğim diye bütün gayretini ona yöneltirse çok hata yapar.gayretini ona yöneltirse çok hata yapar. Hubbü'd-dünyâ ra'sü külli hatîetin.

Hubbü'd-dünyâ ra'sü külli hatîetin.
Bütün hataların başı bu dünyalıklara bağlanmaktır.

Bütün hataların başı bu dünyalıklara bağlanmaktır.
Bu dünya hayatını gaye edinip de,Bu dünya hayatını gaye edinip de, bu dünyayı esaslanıp da buna meyletmektir,bu dünyayı esaslanıp da buna meyletmektir, buna göre hayatını tanzim etmektir.buna göre hayatını tanzim etmektir. Adam sabah çıkıyor, akşam geliyor evine, para kazanacağım.Adam sabah çıkıyor, akşam geliyor evine, para kazanacağım. Ne çoluk, ne çocuk, ne hanım, ne ahiret,Ne çoluk, ne çocuk, ne hanım, ne ahiret, ne Kur'an, ne başka ibadet, taat,ne Kur'an, ne başka ibadet, taat, para kazanacak, para kazanacak.para kazanacak, para kazanacak. Yani kazanıyor, kazandığını bu sefer korumak için çalışıyor.Yani kazanıyor, kazandığını bu sefer korumak için çalışıyor. Koruyor, bir fabrika kuruyor, bir tane daha, bir tane daha, bitmiyor yani.Koruyor, bir fabrika kuruyor, bir tane daha, bir tane daha, bitmiyor yani. Bu dünya sevgisi insanları aldatanBu dünya sevgisi insanları aldatan bir büyük yanlış, tehlikeli şeydir.bir büyük yanlış, tehlikeli şeydir. Düşünce tarzıdır.Düşünce tarzıdır. İnsan bu dünyaya karşı nasıl olacak?

İnsan bu dünyaya karşı nasıl olacak?
Müstağni olacak.Müstağni olacak. Tepeden bakacak bu dünyaya.Tepeden bakacak bu dünyaya. Buna zühd derler.Buna zühd derler. Zühd.Zühd. Zühd.Zühd. Dünyaya karşı zühd sahibi olacak insan, ne demek?Dünyaya karşı zühd sahibi olacak insan, ne demek? Bu dünyaya aldırmayacak.

Bu dünyaya aldırmayacak.
Şu işi yap.Şu işi yap. Şu işi yaparsan cebine çok para girer,Şu işi yaparsan cebine çok para girer, yapmazsan parasız kalırsın.yapmazsan parasız kalırsın. O iş doğruysa yaparsın.O iş doğruysa yaparsın. Ama dine, imana, ahirete zararlı bir işse yapmayacaksın.Ama dine, imana, ahirete zararlı bir işse yapmayacaksın. Parası çok olsa da istemem diyeceksin, senin başına çalınsın o para.Parası çok olsa da istemem diyeceksin, senin başına çalınsın o para. Efendim şu işi yap, yaparsan bu mevkide makamda kalırsın,Efendim şu işi yap, yaparsan bu mevkide makamda kalırsın, yapmazsan seni atarız.yapmazsan seni atarız. O işi güzelse yap amaO işi güzelse yap ama gayrimeşru bir şeye teşvik ediyorlarsa, sana ahirette vebal getirecek,gayrimeşru bir şeye teşvik ediyorlarsa, sana ahirette vebal getirecek, mes'uliyet getirecek, cehenneme düşmene sebep olacak bir şey yapıyorlarsa,mes'uliyet getirecek, cehenneme düşmene sebep olacak bir şey yapıyorlarsa, şu mevki senin başına çalınsın, ben ondan vazgeçtim diyip şey yapacaksın.şu mevki senin başına çalınsın, ben ondan vazgeçtim diyip şey yapacaksın. Yusuf aleyhisselam, kadınlar kıstırmaya çalıştılar bir çocuğu.Yusuf aleyhisselam, kadınlar kıstırmaya çalıştılar bir çocuğu. O da denildi;O da denildi; Rabbi’s-sicnü ehabbü ileyye mimmâ yed’ûnenî ileyh. (Yûsuf Suresi 33. Âyet)

Rabbi’s-sicnü ehabbü ileyye mimmâ yed’ûnenî ileyh. (Yûsuf Suresi 33. Âyet)
Şu kadınların beni, bana yaptırmak istedikleri

Şu kadınların beni, bana yaptırmak istedikleri
işten, hapse girmek benim için daha iyi dedi.işten, hapse girmek benim için daha iyi dedi. O kadınlarla düşüp kalksa, kadınlar şey,O kadınlarla düşüp kalksa, kadınlar şey, yani çok mevkii sahibi bir şey tanısa amayani çok mevkii sahibi bir şey tanısa ama Allah sevmeyecek.Allah sevmeyecek. Allah'ın rızasına aykırı.Allah'ın rızasına aykırı. Nikahlı olmayan bir kadına insan nasıl yakın olur?Nikahlı olmayan bir kadına insan nasıl yakın olur? Olmaması lazım.Olmaması lazım. Ya bu yakınıma gelirsin, ya da seni hapse ederim dediler.Ya bu yakınıma gelirsin, ya da seni hapse ederim dediler. Olsun hapse girerim dedi.Olsun hapse girerim dedi. Çağırılan iş yanlış, kötü.Çağırılan iş yanlış, kötü. Hapse girdi amma ne kadar ibretli, çok hoşuma gider yani.Hapse girdi amma ne kadar ibretli, çok hoşuma gider yani. Ne kadar ahsene’l-kasas diyor zaten âyet-i kerîmede.Ne kadar ahsene’l-kasas diyor zaten âyet-i kerîmede. Böyle anlatıyor bu Yusuf Aleyhisselam'ın hikayesini.Böyle anlatıyor bu Yusuf Aleyhisselam'ın hikayesini. En güzel hikaye diye anlatıyor.En güzel hikaye diye anlatıyor. İbretli bir şey.İbretli bir şey. Sonra ne oldu?

Sonra ne oldu?
Hapse girdi, hapisten çıktı, bakan oldu.Hapse girdi, hapisten çıktı, bakan oldu. Kadınların şerrinden kurtulmak için hapse razı oldu.Kadınların şerrinden kurtulmak için hapse razı oldu. Hapisten bu sefer şey oldu, hükümdarın has adamı olarak çıktı.Hapisten bu sefer şey oldu, hükümdarın has adamı olarak çıktı. Tarım bakanı oldu.Tarım bakanı oldu. Kâle’c-’alnî ‘alâ hazâini’l-ardi innî hafîzun ‘alîm (Yûsuf Suresi 55. Âyet) dedi.

Kâle’c-’alnî ‘alâ hazâini’l-ardi innî hafîzun ‘alîm (Yûsuf Suresi 55. Âyet) dedi.
Tarım bakanı oldu yani bugünkü tabirle.

Tarım bakanı oldu yani bugünkü tabirle.
Bakan oldu.Bakan oldu. Devlette yüksek mevkilere geldi.Devlette yüksek mevkilere geldi. Sonra ne oldu?Sonra ne oldu? Allah rızası için terk ettiği o kadınla ona nikahla gene geldi.Allah rızası için terk ettiği o kadınla ona nikahla gene geldi. Allah rızası için hayır dediği, hapse girerim,Allah rızası için hayır dediği, hapse girerim, senin dediğini yapmam dediği kadın da gene onasenin dediğini yapmam dediği kadın da gene ona zevce olarak bu sefer, nikahlı, normal, meşru bir usul ilezevce olarak bu sefer, nikahlı, normal, meşru bir usul ile gene onun zevcesi oldu.gene onun zevcesi oldu. Bak ibrete, takdirde varsa o oluyor.Bak ibrete, takdirde varsa o oluyor. Haramla da olurdu, helal de oldu.Haramla da olurdu, helal de oldu. Haramla da olurdu.Haramla da olurdu. O zaman Allah rızası için ondan vazgeçti, AllahO zaman Allah rızası için ondan vazgeçti, Allah kendisine karşı, kendisini düşünerekkendisine karşı, kendisini düşünerek günah işlememek için kendisine hürmetindengünah işlememek için kendisine hürmetinden kendisini tehlikeye atan kulu şey yapar mı, mükâfatsız bırakır mı?kendisini tehlikeye atan kulu şey yapar mı, mükâfatsız bırakır mı? Al kulum sen benim için mi vazgeçtin?Al kulum sen benim için mi vazgeçtin? Al sana dünya nimeti, izzeti, mevkii, makamı,Al sana dünya nimeti, izzeti, mevkii, makamı, al sana o beğendiğin kadın.al sana o beğendiğin kadın. Onu da sana verdim dedi.Onu da sana verdim dedi. Ve le-kad hemmet bihî ve hemme bihâ .(Yûsuf Suresi 24. Âyet)

Ve le-kad hemmet bihî ve hemme bihâ .(Yûsuf Suresi 24. Âyet)
Yusuf aleyhisselam beğenmediğinden terk etmedi ki o kadını, acuze değildi ki.

Yusuf aleyhisselam beğenmediğinden terk etmedi ki o kadını, acuze değildi ki.
O ona himmet etmişti, gayret etmişti,O ona himmet etmişti, gayret etmişti, heves etmişti, o da ona heves etmişti ama Allah korkusu var.heves etmişti, o da ona heves etmişti ama Allah korkusu var. Celle celalühü âmme nevalühû.Celle celalühü âmme nevalühû. Birgün çıkıp onun huzurunda durmayacak mıyız?Birgün çıkıp onun huzurunda durmayacak mıyız? Neyle aldatacağız?Neyle aldatacağız? Hangi hüccette şey yapabiliriz?Hangi hüccette şey yapabiliriz? Her şeyimiz âşikâr olacak.Her şeyimiz âşikâr olacak. Hepsi yazılıyor defterimize.Hepsi yazılıyor defterimize. Yaptığımız bütün işler yazılıyor.Yaptığımız bütün işler yazılıyor. Mümkün mü Allah-u Teâlâ hazretlerini aldatmak?Mümkün mü Allah-u Teâlâ hazretlerini aldatmak? Elimiz aleyhimimize konuşacak.Elimiz aleyhimimize konuşacak. Ayağımız aleyhimize konuşacak.Ayağımız aleyhimize konuşacak. Derilerimiz, ciltlerimiz aleyhimimize şehadet edecek.Derilerimiz, ciltlerimiz aleyhimimize şehadet edecek. Allah konuşturacak.Allah konuşturacak. Kur'an-ı Kerîm'de bildiriyor.Kur'an-ı Kerîm'de bildiriyor. Yevme teşhedü ‘aleyhim elsinetühüm. (Nûr Suresi 24. Âyet)

Yevme teşhedü ‘aleyhim elsinetühüm. (Nûr Suresi 24. Âyet)
Âyet-i kerîme'nin devamını hatırlayamadım.

Âyet-i kerîme'nin devamını hatırlayamadım.
Yani elleriniz, ayaklarınızYani elleriniz, ayaklarınız ve derileriniz, “Ve cülüdühüm.” Derileriniz sizin aleyhinizde şehadet edecek.ve derileriniz, “Ve cülüdühüm.” Derileriniz sizin aleyhinizde şehadet edecek. Sonra diyecekler ki, niye bizim aleyhimize şehadet ettin,Sonra diyecekler ki, niye bizim aleyhimize şehadet ettin, sen bizim uzvumuz değil misin?sen bizim uzvumuz değil misin? Entakane’llâhü’llezî entaka külle şey’in. (Fussilet Suresi 21. Âyet)

Entakane’llâhü’llezî entaka külle şey’in. (Fussilet Suresi 21. Âyet)
Her şeyi konuşturan Allah bizi konuşturdu.

Her şeyi konuşturan Allah bizi konuşturdu.
Mümkün mü susmak?Mümkün mü susmak? Söyle bakalım ey el, bu harama uzandın mı sen?Söyle bakalım ey el, bu harama uzandın mı sen? Uzattırdı mı seni bu haramı aldırtı mı?Uzattırdı mı seni bu haramı aldırtı mı? Bakalım aldırtmadı desin Allah Teâlâ hazretlerine.Bakalım aldırtmadı desin Allah Teâlâ hazretlerine. Söyle bakalım ey ayak, sen o harama yürüyüp gittin mi?Söyle bakalım ey ayak, sen o harama yürüyüp gittin mi? Mümkün mü başka şey demesi.

Mümkün mü başka şey demesi.
O mahkeme-i kübranın korkusundan zevkleri terk eden insan,O mahkeme-i kübranın korkusundan zevkleri terk eden insan, hak yola giren insan, Allah yolunda giden insan,hak yola giren insan, Allah yolunda giden insan, hem bu dünyada aziz olur hem ahirette.hem bu dünyada aziz olur hem ahirette. Yusuf aleyhisselam hem dünyada aziz oldu hem ahirette.Yusuf aleyhisselam hem dünyada aziz oldu hem ahirette. Tabi Peygamber.Tabi Peygamber. Kuyulara düştü, hapislere düştü ama bak sonunda şey oldu.Kuyulara düştü, hapislere düştü ama bak sonunda şey oldu. Hepsi geçer.Hepsi geçer. Mülk de geçer, saltanat da geçer.Mülk de geçer, saltanat da geçer. Hepsi geçer hiçbir şey kalmaz hepsi imtihan.Hepsi geçer hiçbir şey kalmaz hepsi imtihan. Yokluk da imtihan, varlık da imtihan.Yokluk da imtihan, varlık da imtihan. Fakirlik de imtihan, zenginlik de imtihan.Fakirlik de imtihan, zenginlik de imtihan. İşçilik de imtihan, patronluk da imtihan.İşçilik de imtihan, patronluk da imtihan. Hepsi imtihan.Hepsi imtihan. Hangi hal içindeysen o halde Allah'a güzel kulluk etmeye bak.Hangi hal içindeysen o halde Allah'a güzel kulluk etmeye bak. Öteki hali gözleme.Öteki hali gözleme. Fakirsen fakirliğine sabret, ecir kazan mümkün.Fakirsen fakirliğine sabret, ecir kazan mümkün. Allah'ın cennetini, cemalini fakir insan kazanabilir mi?

Allah'ın cennetini, cemalini fakir insan kazanabilir mi?
Kazanır.Kazanır. Çok kolay kazanır, sabreder.Çok kolay kazanır, sabreder. İnna’llâhe me’a’s-sâbirîn. (Bakara Suresi 153. Âyet)

İnna’llâhe me’a’s-sâbirîn. (Bakara Suresi 153. Âyet)
İnnemâ yüveffâ’s-sâbirûne ecrahüm bi-ğayri hisâb. (Zümer Suresi 10. Âyet)İnnemâ yüveffâ’s-sâbirûne ecrahüm bi-ğayri hisâb. (Zümer Suresi 10. Âyet) Allah herkese hesabıyla verirken,

Allah herkese hesabıyla verirken,
yaptığı iyiliğin mükâfatını sabredenlereyaptığı iyiliğin mükâfatını sabredenlere biġayri hisâb ihsan eder.biġayri hisâb ihsan eder. Hesaba kitaba gelmez, bol miktarda ihsan edecek.Hesaba kitaba gelmez, bol miktarda ihsan edecek. Sabredersin fakirliğe, cennetini, cemalini bulursun.Sabredersin fakirliğe, cennetini, cemalini bulursun. Zengin cennete girer mi?Zengin cennete girer mi? Neden girmesin?Neden girmesin? Allah Teâlâ Hazretleri'nin Peygamberleri var zengin.

Allah Teâlâ Hazretleri'nin Peygamberleri var zengin.
Süleyman aleyhisselam var.Süleyman aleyhisselam var. Eyyub aleyhisselam var.Eyyub aleyhisselam var. İbrahim aleyhisselam'ın sürülerinin ucu bucağı görünmezmiş.İbrahim aleyhisselam'ın sürülerinin ucu bucağı görünmezmiş. İbrahim aleyhisselam ama hiç misafirsiz yemek yemezmiş.İbrahim aleyhisselam ama hiç misafirsiz yemek yemezmiş. Meşayih-i Kirâm'dan çok zenginler var.Meşayih-i Kirâm'dan çok zenginler var. Ebû Bekr-î Sıddîk zengin değil miydi?Ebû Bekr-î Sıddîk zengin değil miydi? Hazreti Osman radıyallahu anhuma ecmaîn.Hazreti Osman radıyallahu anhuma ecmaîn. Hz. Osman zengin değil miydi?Hz. Osman zengin değil miydi? 100 deve yük yükleyip Şam'dan100 deve yük yükleyip Şam'dan ticaret için getirdiği zaman ne yaptı?ticaret için getirdiği zaman ne yaptı? Kervan Medine'ye yaklaştığı zaman geldiler Yâ Osman!Kervan Medine'ye yaklaştığı zaman geldiler Yâ Osman! Sen şu develeri bize devret,

Sen şu develeri bize devret,
biz sana senin masrafının misli misline kâr verelim.biz sana senin masrafının misli misline kâr verelim. 80 bin altın harcadıysan,80 bin altın harcadıysan, 80-80-160. 160 bin altın verelim,80-80-160. 160 bin altın verelim, develer bizim olsun.develer bizim olsun. Tabii, kıtlık var Medine'de, satacaklar, daha fazla kâr edecekler.Tabii, kıtlık var Medine'de, satacaklar, daha fazla kâr edecekler. Yok dedi, ben daha fazla kârla satmayı düşünüyorum dedi.Yok dedi, ben daha fazla kârla satmayı düşünüyorum dedi. Bir başkası geldi, iki misli kâr vereyim.Bir başkası geldi, iki misli kâr vereyim. Senin harcadığın masrafın hepsineSenin harcadığın masrafın hepsine iki misli kâr vereyim.iki misli kâr vereyim. Yok daha fazla, yok daha fazla.Yok daha fazla, yok daha fazla. Herkesi reddetti.Herkesi reddetti. Reddetti, reddetti.Reddetti, reddetti. Sonra kervan geldi.Sonra kervan geldi. Medine kıtlıktan kırılıyor, ahali aç.Medine kıtlıktan kırılıyor, ahali aç. Yok, buğday yok.Yok, buğday yok. O kervanı dört gözle bekliyor herkes Şam'dan.O kervanı dört gözle bekliyor herkes Şam'dan. Un geliyor, buğday geliyor, şunu geliyor, bunu geliyor diye.Un geliyor, buğday geliyor, şunu geliyor, bunu geliyor diye. Kervan geldi, develeri çıngırdıya çıngırdıya, boyunlarındaki çanları.Kervan geldi, develeri çıngırdıya çıngırdıya, boyunlarındaki çanları. Yüz deve, yüz tane deve, dile kolay.Yüz deve, yüz tane deve, dile kolay. Yüz tane deve, hepsini üstünde koca koca çuvallar, şeyler, gıdalar, şeyler var.Yüz tane deve, hepsini üstünde koca koca çuvallar, şeyler, gıdalar, şeyler var. Hepsini yıktı meydana, hepsiniHepsini yıktı meydana, hepsini müslümanlara tasadduk etti.müslümanlara tasadduk etti. Hz. Osman radıyallahu anh.Hz. Osman radıyallahu anh. Hepsini, develeri de kesti, hepsini etlerinide tasadduk etti.Hepsini, develeri de kesti, hepsini etlerinide tasadduk etti. Dediler ki: Yâ Osman, hani daha kârla satacaktın?

Dediler ki: Yâ Osman, hani daha kârla satacaktın?
En kârlısı bu dedi.En kârlısı bu dedi. Hata mı etti acaba Hazreti Osman?Hata mı etti acaba Hazreti Osman? Haşa!Haşa! Hepsi ahirete gitti.Hepsi ahirete gitti. Hepsi sevap olarak ahirete gitti.Hepsi sevap olarak ahirete gitti. Yanında kalsaydı paraların hesabı olacaktı.Yanında kalsaydı paraların hesabı olacaktı. Kâr mı olurdu, zarar mı olurdu belli olmaz.Kâr mı olurdu, zarar mı olurdu belli olmaz. Ama infâk ettiği hepsi ahirete gitti.Ama infâk ettiği hepsi ahirete gitti. Hepsi ecir oldu.Hepsi ecir oldu. Aşere-i mübeşşereden cenneti kazanıyor.Aşere-i mübeşşereden cenneti kazanıyor. Cenneti kazandığı dünyada kendisine tebliğ ediliyor.Cenneti kazandığı dünyada kendisine tebliğ ediliyor. Herkese söyleyemezsin.Herkese söyleyemezsin. Filanca kimse iyi halde, iyi halde olduğunu söylesen şaşırır şımarır.Filanca kimse iyi halde, iyi halde olduğunu söylesen şaşırır şımarır. Yâ Rabbi! Şaşır desem bana da bildirme.

Yâ Rabbi! Şaşır desem bana da bildirme.
Benim iyiliğimi bilmek önemli değil ki.Benim iyiliğimi bilmek önemli değil ki. Bak demek ki zengin de cennete giriyor,Bak demek ki zengin de cennete giriyor, fakir de giriyor.fakir de giriyor. Girebilir.Girebilir. Durumuna göre uygun hareket etmesini bilirse.Durumuna göre uygun hareket etmesini bilirse. Hükümdar da girebilir.Hükümdar da girebilir. Hükümdar olduğu halde cennete girer.Hükümdar olduğu halde cennete girer. Necaşi cennetlik değil mi?Necaşi cennetlik değil mi? Peygamber Efendimiz namazını kılmadı mı?Peygamber Efendimiz namazını kılmadı mı? Habeş İmparatoru değil miydi?Habeş İmparatoru değil miydi? Kardeşimiz Necaşi öldü dedi.Kardeşimiz Necaşi öldü dedi. Hicaz'dan Habeşistan'daki kimsenin öldüğünü bildirdi Peygamber Efendimiz.Hicaz'dan Habeşistan'daki kimsenin öldüğünü bildirdi Peygamber Efendimiz. Onun gıyabında cenaze namazı kıldı.Onun gıyabında cenaze namazı kıldı. Gelin namazını kılalım dedi.Gelin namazını kılalım dedi. Resûlullah'ın namaz kıldığı insan.Resûlullah'ın namaz kıldığı insan. Cennetlik.Cennetlik. Radıyallahu anh.Radıyallahu anh. Allah şefaatine nail etsin.Allah şefaatine nail etsin. Bak hükümdarken girdi.Bak hükümdarken girdi. Köle cennete girmez mi?

Köle cennete girmez mi?
Köle de girer.Köle de girer. Köle de cennete girer.Köle de cennete girer. Allah bize akıl fikir versin.Allah bize akıl fikir versin. Allah Teâlâ Hazretlerinin rızasını elimizdeki imkan neyseAllah Teâlâ Hazretlerinin rızasını elimizdeki imkan neyse ondan faydalanarak kazanmayı nasip etsin.ondan faydalanarak kazanmayı nasip etsin. Zengin de olur, borçlu da olur, fakir de olur, sıhhatli de olur.Zengin de olur, borçlu da olur, fakir de olur, sıhhatli de olur. Sıhhatli de cennete girer, çürük de girer.Sıhhatli de cennete girer, çürük de girer. Hasta olur, hastalığına sabreder, cennete girer.Hasta olur, hastalığına sabreder, cennete girer. Demek ki bu dünyaya meyletmeyeceğiz.

Demek ki bu dünyaya meyletmeyeceğiz.
Bu dünyaya tepeden bakacağız.Bu dünyaya tepeden bakacağız. Bu dünya bizim bir çeşit düşmanımızdır.Bu dünya bizim bir çeşit düşmanımızdır. Bizim birkaç tane düşmanımız var.Bizim birkaç tane düşmanımız var. Birisi nefsimiz, kendimiz.Birisi nefsimiz, kendimiz. En büyük düşman biz kendimiziz.En büyük düşman biz kendimiziz. Başkası cümle alem bir araya üşüsse, toplansaBaşkası cümle alem bir araya üşüsse, toplansa bizim kendi kendimize yaptığımız zararı kimse yapamaz.bizim kendi kendimize yaptığımız zararı kimse yapamaz. En büyük zararı biz kendimiz kendimize yaparız.En büyük zararı biz kendimiz kendimize yaparız. Çünkü kendi kendimize karşı müdafamız yok.Çünkü kendi kendimize karşı müdafamız yok. İçimizden isteyiveriyor.İçimizden isteyiveriyor. Hadi gel şu işi yap.Hadi gel şu işi yap. Canımız çekiyor diyoruz.Canımız çekiyor diyoruz. Canım çekti yaptım diyoruz.Canım çekti yaptım diyoruz. Nefis işte.Nefis işte. Nefis.Nefis. Onu yenmeyi öğrenecek insan.Onu yenmeyi öğrenecek insan. Ey nefis sen bunu istiyorsun ama yaptırmam.Ey nefis sen bunu istiyorsun ama yaptırmam. Yapmam. Olmaz.Yapmam. Olmaz. Otuz senedir diyor nefsim istedi diyor, istediğini vermedim diyor.Otuz senedir diyor nefsim istedi diyor, istediğini vermedim diyor. Büyükler öyle şey yapmışlar, gayret etmişler.Büyükler öyle şey yapmışlar, gayret etmişler. O kadar gayretli şekilde davranmışlar.O kadar gayretli şekilde davranmışlar. Bu nefisle mücadele etmeye.Bu nefisle mücadele etmeye. İkinci düşman ne? Şeytan.İkinci düşman ne? Şeytan. Nereden belli şeytanın düşmanlığı?Nereden belli şeytanın düşmanlığı? Kur'an-ı Kerîm bildiriyor.Kur'an-ı Kerîm bildiriyor. İnnehü leküm ‘adüvvün mübîn. (Yâsîn Suresi 60. Âyet)

İnnehü leküm ‘adüvvün mübîn. (Yâsîn Suresi 60. Âyet)
Âşikâr düşman, şeytan.

Âşikâr düşman, şeytan.
İşi gücü bizi aldatmak için vesvese vermek.İşi gücü bizi aldatmak için vesvese vermek. Başka?Başka? Elimizden tutup götürmez bir yere.Elimizden tutup götürmez bir yere. Bizim üzerimize bir tasalluku, bir saltanatı yok.Bizim üzerimize bir tasalluku, bir saltanatı yok. Bizi tuttuğu gibi bir yere zorla götürme durumu yok.Bizi tuttuğu gibi bir yere zorla götürme durumu yok. Sadece şey yapar.Sadece şey yapar. Davet eder şerre.Davet eder şerre. Kötülüğü kışkırtır.Kötülüğü kışkırtır. Yaparsan günaha girersin şeytana uyarsan.Yaparsan günaha girersin şeytana uyarsan. Kendine alıkoyarsan kurtulur, sevap kazanır.Kendine alıkoyarsan kurtulur, sevap kazanır. Bir düşman da bu dünyalık işte.Bir düşman da bu dünyalık işte. Parası, pulu, zevki, sefası, nefsani, şehvani arzuları,Parası, pulu, zevki, sefası, nefsani, şehvani arzuları, mevkii makamı, başkanlıkları, reislikleri,mevkii makamı, başkanlıkları, reislikleri, herkesin insanın etrafında el pençe divan durması,herkesin insanın etrafında el pençe divan durması, elini ayağını öpmesi, eteğini öpmesi,elini ayağını öpmesi, eteğini öpmesi, işte bunlar tatlı geliyor insanlara.işte bunlar tatlı geliyor insanlara. Herkes bunu elde etmek için birbirini boğazlıyor, birbirini boğazlıyor.Herkes bunu elde etmek için birbirini boğazlıyor, birbirini boğazlıyor. Bu nizamı alem, Hazreti Âdem aleyhisselam’dan bu zamana kadar hiç değişmemiş.Bu nizamı alem, Hazreti Âdem aleyhisselam’dan bu zamana kadar hiç değişmemiş. Hep böyle.Hep böyle. Hiç değişmemiş.Hiç değişmemiş. Âdem aleyhisselam’ın çocuklarından bir tanesi Habil, Kâbil.Âdem aleyhisselam’ın çocuklarından bir tanesi Habil, Kâbil. Kâbil, Habil'i öldürmüş, neden?Kâbil, Habil'i öldürmüş, neden? İkisi de kurban kesmişler, kurban takdim etmişler.

İkisi de kurban kesmişler, kurban takdim etmişler.
Birisininki kabul olmuş, ötekisinin kabul olmadı diye kıskanmış ve berikisini öldürmüş.Birisininki kabul olmuş, ötekisinin kabul olmadı diye kıskanmış ve berikisini öldürmüş. O zamandan nefis, kıskançlık, haset, rekabet.O zamandan nefis, kıskançlık, haset, rekabet. Bugün de öyle.Bugün de öyle. Bugün de insanların çoğu birbirini ondan kınıyor.Bugün de insanların çoğu birbirini ondan kınıyor. Büyükler, utanmıyor, utanmıyor, süper devlet olmuş,Büyükler, utanmıyor, utanmıyor, süper devlet olmuş, yerin dibine batsın süper devletliği,yerin dibine batsın süper devletliği, fabrikalarım çalışsın diye iki devleti birbirine düşürüyor, harp ettiriyor, neden?fabrikalarım çalışsın diye iki devleti birbirine düşürüyor, harp ettiriyor, neden? Silah fabrikaları iflas etmesin diyor.

Silah fabrikaları iflas etmesin diyor.
Yerin dibine batsın.Yerin dibine batsın. İki milleti birbirine çatır çatır kırdırıyor.İki milleti birbirine çatır çatır kırdırıyor. Ölen insan, sinek değil, insan ölüyor, insanlar ölüyor, neden?Ölen insan, sinek değil, insan ölüyor, insanlar ölüyor, neden? Fabrikaları tatil etmesin.

Fabrikaları tatil etmesin.
Çalışsın, ceplerine para girsin.Çalışsın, ceplerine para girsin. Bu dünyaya onun için hiç meyletmeyin.Bu dünyaya onun için hiç meyletmeyin. Bu dünyanın talipleri, leşlerin talipleri, köpekler olduğu gibi böyle insanlardır.Bu dünyanın talipleri, leşlerin talipleri, köpekler olduğu gibi böyle insanlardır. Nasıl olsa da bırakıp gideceğiz.Nasıl olsa da bırakıp gideceğiz. Yani burada kalacak.Yani burada kalacak. Öbür tarafa götürmek mümkün değil.Öbür tarafa götürmek mümkün değil. Ahirete rağbet edelim.Ahirete rağbet edelim. İnsan ahirete rağbet edince dünya onun arkasındanİnsan ahirete rağbet edince dünya onun arkasından burnu sürte sürte gelir.burnu sürte sürte gelir. İstemiyorum seni dersin.İstemiyorum seni dersin. Sürünür gelir gene.Sürünür gelir gene. Yalvara yakara gelir.Yalvara yakara gelir. Çünkü Allah ne yazmışsa o olacak.Çünkü Allah ne yazmışsa o olacak. Rızkta ne yazmışsa o olacak, çare yok.Rızkta ne yazmışsa o olacak, çare yok. Sen def edersin başından.Sen def edersin başından. Defol dersin.Defol dersin. İstemiyorum seni dersin.İstemiyorum seni dersin. Allah gene nasibin kadarını gönderir.Allah gene nasibin kadarını gönderir. Hiç korkmayın.Hiç korkmayın. İsterseniz deneyin.İsterseniz deneyin. Çok denemiş, çok deneyenler denemiş.Çok denemiş, çok deneyenler denemiş. Vallahi öyledir.Vallahi öyledir. İnsan dünyadan, dünyadan müstağni oldukçaİnsan dünyadan, dünyadan müstağni oldukça evin bereketine şaşar.evin bereketine şaşar. Nereden geldiğini bilemez.Nereden geldiğini bilemez. İstemediği halde.İstemediği halde. Bak büyüklerin istinasına bir gün gelmiş evde,Bak büyüklerin istinasına bir gün gelmiş evde, yiyecek var mı demiş, yok demişler.yiyecek var mı demiş, yok demişler. Çok şükür Yâ Rabbi!Çok şükür Yâ Rabbi! Bugün evim Peygamber evine benzedi demiş.Bugün evim Peygamber evine benzedi demiş. Yok diye üzülmüyor.Yok diye üzülmüyor. İzâ raeytümü’r-racüle yüktelü sabran, fe-lâ tehdurû mekânehû,

İzâ raeytümü’r-racüle yüktelü sabran, fe-lâ tehdurû mekânehû,
fe-innehû le’allehû yüktelü zulmen, fe-yenzilü’s-sehatu fe-yüsîbüküm.fe-innehû le’allehû yüktelü zulmen, fe-yenzilü’s-sehatu fe-yüsîbüküm. Peygamber Efendimiz bu yeni okuduğum hadîs-i şerîf'te buyuruyor ki;

Peygamber Efendimiz bu yeni okuduğum hadîs-i şerîf'te buyuruyor ki;
İzâ raeytümü’r-racüle.İzâ raeytümü’r-racüle. Siz adamı, kişiyi gördüğünüz zaman.Siz adamı, kişiyi gördüğünüz zaman. Yüktelü sabran.Yüktelü sabran. Yakalanmış harp yok, darp yok,Yakalanmış harp yok, darp yok, tutuklanmış ve ldürülmüş.tutuklanmış ve ldürülmüş. Böyle bir öldürme durumu gördüğünüz zaman sabran demek.Böyle bir öldürme durumu gördüğünüz zaman sabran demek. Yani harp esnasında iki taraf karşı karşıya geldiği zaman,Yani harp esnasında iki taraf karşı karşıya geldiği zaman, vuruşursun öldürürsün.vuruşursun öldürürsün. O normal ama bir insan, tek bir insan yakalanmışO normal ama bir insan, tek bir insan yakalanmış birkaç kişi bir insanı yakalamışlar, ele geçirmişler, öldürüyorlar.birkaç kişi bir insanı yakalamışlar, ele geçirmişler, öldürüyorlar. Harp, İslâm'da şartları tahakkuk ettikten sonra

Harp, İslâm'da şartları tahakkuk ettikten sonra
tamam, olursa ne yapalım?tamam, olursa ne yapalım? Yani şimdi Yunanlı İzmir'den asker çıkarttı, biz duracak mıydık?Yani şimdi Yunanlı İzmir'den asker çıkarttı, biz duracak mıydık? Müslümanız, halim selim'iz, kimseyi incitmek istemiyoruzMüslümanız, halim selim'iz, kimseyi incitmek istemiyoruz diye duracak mıyız? Durulmaz.diye duracak mıyız? Durulmaz. Durursan vebal olur.Durursan vebal olur. İslâm realizm gibidir, öyle şey değildir yani.İslâm realizm gibidir, öyle şey değildir yani. Mesela Hristiyanlar kendilerine demişler ki,Mesela Hristiyanlar kendilerine demişler ki, yanağına birisi bir tokat vurursa öbür yanağınıda,yanağına birisi bir tokat vurursa öbür yanağınıda, öbür yanağında çevir.öbür yanağında çevir. Hiç öyle yapmamışlar.Hiç öyle yapmamışlar. Çünkü tabii değil söylenen şey.Çünkü tabii değil söylenen şey. Kendileri boyuna sardırmışlar ama öyle şey yapıyorlar.Kendileri boyuna sardırmışlar ama öyle şey yapıyorlar. Neyse İslâm realisttir.Neyse İslâm realisttir. Tabii bir dindir.Tabii bir dindir. Hücuma uğrarsa elbet müdafaa edecek kendisini.Hücuma uğrarsa elbet müdafaa edecek kendisini. Bu normal.Bu normal. Amma bir insan böyle bir sebep yokken yakalanıyor, öldürülüyor.Amma bir insan böyle bir sebep yokken yakalanıyor, öldürülüyor. Fe lâ tehdurû mekânehû.

Fe lâ tehdurû mekânehû.
Onunla öldürdüğü yerde hazır bulunmayın diyor Peygamber Efendimiz.Onunla öldürdüğü yerde hazır bulunmayın diyor Peygamber Efendimiz. Neden diye de izah ediyor sebebini?Neden diye de izah ediyor sebebini? Fe innehû.Fe innehû. Çünkü o leallehû yüktelü zulmen, belki haksız yere öldürülüyordur.Çünkü o leallehû yüktelü zulmen, belki haksız yere öldürülüyordur. Haksız yere öldürülüyordur.Haksız yere öldürülüyordur. Fe yenzilü’s-sehatu.

Fe yenzilü’s-sehatu.
Allah'ın kızgınlığı, gazabı iner oraya.Allah'ın kızgınlığı, gazabı iner oraya. Haksız öldürülüyor.Haksız öldürülüyor. Gazabı iner.Gazabı iner. Fe yüsîbüküm.Fe yüsîbüküm. Size de düşer.Size de düşer. Oraya indiği zaman size de isabet eder o gazap.Oraya indiği zaman size de isabet eder o gazap. Demek ki böyleDemek ki böyle sabran öldürülen, yani tutuklanarak öldürülensabran öldürülen, yani tutuklanarak öldürülen bir kimsenin ölümünde bulunmayacak insan,bir kimsenin ölümünde bulunmayacak insan, böyle bir yerde.böyle bir yerde. Çünkü oraya bir Allah'ın şeyi, azabı,Çünkü oraya bir Allah'ın şeyi, azabı, cezası inebilir manasına.cezası inebilir manasına. Tabi mümkünse insan öyle mazlumu kurtarmaya çalışacak, kurtarabilirse.Tabi mümkünse insan öyle mazlumu kurtarmaya çalışacak, kurtarabilirse. Şimdi mesela yüreğim parçalandı anlattılar.Şimdi mesela yüreğim parçalandı anlattılar. Suriye'den geliyormuş bir grup arkadaş, arabayla umre'ye gitmişler.Suriye'den geliyormuş bir grup arkadaş, arabayla umre'ye gitmişler. Arabalarına bir zat, Müslüman diyor, durduğumuz yerde namaz kıldı,Arabalarına bir zat, Müslüman diyor, durduğumuz yerde namaz kıldı, şöyle yaptı, böyle yaptı diyor ki,şöyle yaptı, böyle yaptı diyor ki, müslüman kimse diyor.müslüman kimse diyor. Hudud'a yaklaştık, muhafızlar çevirdiler diyor arabamıza,Hudud'a yaklaştık, muhafızlar çevirdiler diyor arabamıza, bir bir kontrol ettiler, senin pasaportun var, sen kimsin, sen kimsin,bir bir kontrol ettiler, senin pasaportun var, sen kimsin, sen kimsin, o şahsın oralı olduğu anlaşıldı diyor.o şahsın oralı olduğu anlaşıldı diyor. Aldılar diyor, götürdüler diyor.Aldılar diyor, götürdüler diyor. Yani aman etmeyin, eylemeyin, acıyın falan dediklerindeYani aman etmeyin, eylemeyin, acıyın falan dediklerinde siz karışmayın dediler diyor.siz karışmayın dediler diyor. Öyle götürdüler diyor. Neyse artık.Öyle götürdüler diyor. Neyse artık. Yani insanların böyle muhakemesiz,Yani insanların böyle muhakemesiz, usulsüz, sebepsiz, mesnetsiz,usulsüz, sebepsiz, mesnetsiz, birbirlerine zulümleri çok oluyor.birbirlerine zulümleri çok oluyor. Allah içimize insanları sevmeyi, adaleti sevmeyi,

Allah içimize insanları sevmeyi, adaleti sevmeyi,
zulümden nefret etmek duygusunu yerleştirsin de,zulümden nefret etmek duygusunu yerleştirsin de, ne zulmedelim ne de çevremize zulmettirelim.ne zulmedelim ne de çevremize zulmettirelim. Çok zulümler oluyor, çok.Çok zulümler oluyor, çok. Şimdi mesela geçen gün gazetede okudum,Şimdi mesela geçen gün gazetede okudum, yüreğim kanadı, attı böyle yerlere kanları,yüreğim kanadı, attı böyle yerlere kanları, üç bin tane müslümanı öldürmüş Hindistan'da,üç bin tane müslümanı öldürmüş Hindistan'da, Hindular.Hindular. Seçim oluyormuş.Seçim oluyormuş. Üç bin tane katliam derler.Üç bin tane katliam derler. Katliam demek umumi öldürmek.Katliam demek umumi öldürmek. Yani önüne geçirdiğini pırasa doğrar gibi doğramak. İnsaf.Yani önüne geçirdiğini pırasa doğrar gibi doğramak. İnsaf. Hani nerede şu hani şeyler insan hakçıları falan?

Hani nerede şu hani şeyler insan hakçıları falan?
Hani nerede insan hakları bilmem,Hani nerede insan hakları bilmem, hani şu Kıbrıs hadîsesinde bizim aleyhimize bilmem bir sürü şey yapanlar.hani şu Kıbrıs hadîsesinde bizim aleyhimize bilmem bir sürü şey yapanlar. Bak üç bin tane, üç bin az bir rakam değildir.Bak üç bin tane, üç bin az bir rakam değildir. 50 kişi.50 kişi. Bir kişi bile olsa önemli.Bir kişi bile olsa önemli. O şeylerin Amerikalıların ne kadardı elçilik mensupları?O şeylerin Amerikalıların ne kadardı elçilik mensupları? İran'da 40-50 kişiydi.

İran'da 40-50 kişiydi.
Bak onlar tutuklandı, hürriyetlere tahsil edildi,Bak onlar tutuklandı, hürriyetlere tahsil edildi, dünya yerinden oynadı.dünya yerinden oynadı. Herkes duydu.Herkes duydu. Herkes duydu ki, ha böyle bir şey olmuş, tuh İran böyle bir şey yapmalı mı?Herkes duydu ki, ha böyle bir şey olmuş, tuh İran böyle bir şey yapmalı mı? Beynelminel hukuku çiğnedi, elçilikte basılır mı falan dedik.Beynelminel hukuku çiğnedi, elçilikte basılır mı falan dedik. 3000 tane insan öldü burada.3000 tane insan öldü burada. İzâ raeytümü’llezîne yesübbûne eshâbî fe-kûlû:

İzâ raeytümü’llezîne yesübbûne eshâbî fe-kûlû:
Le’netü’llâhi alâ şerriküm.Le’netü’llâhi alâ şerriküm. Bu hadîs-i şerîf de Peygamber Efendimiz'in ashabıyla ilgili.Bu hadîs-i şerîf de Peygamber Efendimiz'in ashabıyla ilgili. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki;Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; İzâ raeytüm. Gördüğünüz zaman. Kimi?İzâ raeytüm. Gördüğünüz zaman. Kimi? Ellezîne yesübbûne eshâbî.Ellezîne yesübbûne eshâbî. Benim ashâbıma sebdedenleri, küfredenleri,Benim ashâbıma sebdedenleri, küfredenleri, çirkin gariz söz söyleyenleri gördüğünüz zaman.çirkin gariz söz söyleyenleri gördüğünüz zaman. Fe kûlû. Onlara deyiniz ki,

Fe kûlû. Onlara deyiniz ki,
La’netullâhi alâ şerriküm.La’netullâhi alâ şerriküm. Sizin şerlinize Allah'ın laneti olsun.Sizin şerlinize Allah'ın laneti olsun. Şimdi bu hadîs içerisinde anlaşılıyor ki, Peygamber EfendimizŞimdi bu hadîs içerisinde anlaşılıyor ki, Peygamber Efendimiz ashâbını himaye ediyor.ashâbını himaye ediyor. Ashâb kim?Ashâb kim? Peygamber Efendimiz bizim gibi böyle mecliste toplanmış,Peygamber Efendimiz bizim gibi böyle mecliste toplanmış, onu dinlemiş, onun sohbetinden şeref kesbetmiş,onu dinlemiş, onun sohbetinden şeref kesbetmiş, nur iktibas etmiş kimseler.nur iktibas etmiş kimseler. İnsanların en yüksekleri, neden?İnsanların en yüksekleri, neden? Resûlullah'tan terbiye gördüler.

Resûlullah'tan terbiye gördüler.
Resûlullah'ın meclislerinde bulundular, Resûlullah'ınResûlullah'ın meclislerinde bulundular, Resûlullah'ın mübarek simasına baktılar.mübarek simasına baktılar. Mübarek sözlerini dinlediler.Mübarek sözlerini dinlediler. Ve anaları, evlatları, malları, mülkleriVe anaları, evlatları, malları, mülkleri hepsi gözlerinden silindi.hepsi gözlerinden silindi. Ona hizmet etmek, onun yolunda yürümek,Ona hizmet etmek, onun yolunda yürümek, onun buyruğunu tutmak için hepsionun buyruğunu tutmak için hepsi canlarını feda ettiler.canlarını feda ettiler. Bir tanesini yakalamışlar, meşhur hikayedir,Bir tanesini yakalamışlar, meşhur hikayedir, öldürmeye götürüyorlar Mekke'nin müşrikleri.öldürmeye götürüyorlar Mekke'nin müşrikleri. Mekke dışına çıkartıp kesecekler.Mekke dışına çıkartıp kesecekler. Yanaşıyor müşriklerden bir tanesi diyor ki, bYanaşıyor müşriklerden bir tanesi diyor ki, b ak bunları hep o Muhammed yüzünden çekiyorsun sen.ak bunları hep o Muhammed yüzünden çekiyorsun sen. Şimdi o bizim elimizde olsaydı, sen de rahatŞimdi o bizim elimizde olsaydı, sen de rahat evinde olsaydın, çoluk çocuğunun yanında,evinde olsaydın, çoluk çocuğunun yanında, karının yanında olsaydın daha iyi değil miydi? Diyor.karının yanında olsaydın daha iyi değil miydi? Diyor. Lâ! Hayır!Lâ! Hayır! Vallahi onun ayağına diken batmasına rızam yok diyor.

Vallahi onun ayağına diken batmasına rızam yok diyor.
Diken batmasına ayağına, ayağını...Diken batmasına ayağına, ayağını... Ne demek ben onun yerinde olacağım, o benim yerimde olacaktır,Ne demek ben onun yerinde olacağım, o benim yerimde olacaktır, siz onu alıp götüreceksiniz, keseceksiniz.siz onu alıp götüreceksiniz, keseceksiniz. O ne demek?O ne demek? Diken batmasına rızam yok diyor ayağına.

Diken batmasına rızam yok diyor ayağına.
Ebû Süfyan bin Harb radıyallahu anh.Ebû Süfyan bin Harb radıyallahu anh. Sonradan müslüman oldu Mekke'nin reislerindendi.Sonradan müslüman oldu Mekke'nin reislerindendi. Ve bir sürü mücadele de etti.Ve bir sürü mücadele de etti. Müslümanlarla çok harp hazırlıkları yaptı,Müslümanlarla çok harp hazırlıkları yaptı, savaşlarda geldi, Bedir'de, Uhud'da şeylerde.savaşlarda geldi, Bedir'de, Uhud'da şeylerde. Şimdi o diyor ki Mekke'nin müşriklerine, ben diyor çok etrafı gezdim.Şimdi o diyor ki Mekke'nin müşriklerine, ben diyor çok etrafı gezdim. Basra tarafına gitmiş, Parsları görmüş,Basra tarafına gitmiş, Parsları görmüş, Şam'a gelmiş, Bizanslıları görmüş,Şam'a gelmiş, Bizanslıları görmüş, Mısır'ı, Habeş'i, her tarafı gezmiş,Mısır'ı, Habeş'i, her tarafı gezmiş, tecrübeli bir insan yani.tecrübeli bir insan yani. Sadece Mekke'de duran bir insan değil,Sadece Mekke'de duran bir insan değil, şu Muhammed'in etrafındaki ashâbınınşu Muhammed'in etrafındaki ashâbının ona muhabbeti gibi muhabbet görmedim ben o müslümanların yanında diyor.ona muhabbeti gibi muhabbet görmedim ben o müslümanların yanında diyor. Sallallahu aleyhi vesselem'in ashâbının, rıdvanullah aleyhim ecmaîn,Sallallahu aleyhi vesselem'in ashâbının, rıdvanullah aleyhim ecmaîn, ona karşı o muhabbetinin farkında.ona karşı o muhabbetinin farkında. Emsalsiz bir bağlılık diyor.Emsalsiz bir bağlılık diyor. Öl dediği yerde ölüyorlar, kal dediği yerde kalıyorlar.Öl dediği yerde ölüyorlar, kal dediği yerde kalıyorlar. Hitap ederken ne derlerdi Resûlullah'a?

Hitap ederken ne derlerdi Resûlullah'a?
Fedake ebi ve ummi ya Rasûlallah!Fedake ebi ve ummi ya Rasûlallah! Bir şey söyleyecek, soru soracak.Bir şey söyleyecek, soru soracak. Diyor ki, sözünün tarzı, söyleyiş tarzı.Diyor ki, sözünün tarzı, söyleyiş tarzı. Fedake ebi ve ummi Yâ Rasûlallah!Fedake ebi ve ummi Yâ Rasûlallah! Anam babam sana feda olsun Ey Allah'ın Resûlü!Anam babam sana feda olsun Ey Allah'ın Resûlü! Şöyle bir mesele var, buna ne dersin?Şöyle bir mesele var, buna ne dersin? Anam babam sana feda olsun.Anam babam sana feda olsun. Öyle söylüyorlardı.Öyle söylüyorlardı. Hani hatırlamaz mısınız?Hani hatırlamaz mısınız? Uhud Harbi'nden dönüyor ordu.

Uhud Harbi'nden dönüyor ordu.
Harp bitmiş, yaralılar, üzüntüler, yorgun, ter, filan.Harp bitmiş, yaralılar, üzüntüler, yorgun, ter, filan. Bir kadın, gelenleri karşılamaya Medine'den çıkmış, geliyor.Bir kadın, gelenleri karşılamaya Medine'den çıkmış, geliyor. Radıyallahu anha.Radıyallahu anha. Diyorlar ki, kocan öldü, baban öldü, oğlun öldü.Diyorlar ki, kocan öldü, baban öldü, oğlun öldü. Muhammed Peygamberimiz, Efendimiz nasıl diyor?Muhammed Peygamberimiz, Efendimiz nasıl diyor? Sağ salim diyorlar.

Sağ salim diyorlar.
O varken diyor bana her türlü sıkıntı kolay gelir artık.O varken diyor bana her türlü sıkıntı kolay gelir artık. Kocası ölmüş, babası ölmüş, evladı ölmüş.Kocası ölmüş, babası ölmüş, evladı ölmüş. Kardeşi bir rivâyette de.Kardeşi bir rivâyette de. Bir rivâyette de kardeşi.Bir rivâyette de kardeşi. Yani bütün erkek yakınları şeyde, baba mesela, emsalsiz bir şey.Yani bütün erkek yakınları şeyde, baba mesela, emsalsiz bir şey. Onları bırakın diyor.Onları bırakın diyor. Resûlullah nasıl diyor?Resûlullah nasıl diyor? Sağ salim. Elhamdülillah.Sağ salim. Elhamdülillah. Sıhhat, afiyet üzere.Sıhhat, afiyet üzere. Bir şey olmadı ona.Bir şey olmadı ona. Oh, elhamdülillah.Oh, elhamdülillah. Her türlü dert, elem, keder ondan sonra bana kolay gelir diyor.Her türlü dert, elem, keder ondan sonra bana kolay gelir diyor. O sağ olsun da diyor.O sağ olsun da diyor. Sevgiye bak.Sevgiye bak. Hangi kadın yapabilir?Hangi kadın yapabilir? Saçını, başını yolarlar.

Saçını, başını yolarlar.
Dinden imandan çıkarlar.Dinden imandan çıkarlar. Sabahleyin bir kadını anlattılar.Sabahleyin bir kadını anlattılar. Korktum yani.Korktum yani. Allah korusun.Allah korusun. Peygamber Efendimiz'in kabrine gitmiş de bir dualar yapmış, Allah korusun.Peygamber Efendimiz'in kabrine gitmiş de bir dualar yapmış, Allah korusun. Ters dualar yapmış.Ters dualar yapmış. Ama bak, yani kadınlar zayıftır demek istiyorum.Ama bak, yani kadınlar zayıftır demek istiyorum. Zayıf mahluklardır demek istiyorum.Zayıf mahluklardır demek istiyorum. Bak, o zayıf, zayıf ama Resûlullah'ın ashâbı.Bak, o zayıf, zayıf ama Resûlullah'ın ashâbı. Onun ashâbı ne diyor bak,Onun ashâbı ne diyor bak, kocası ölmüş, ölsün.kocası ölmüş, ölsün. Oğlu ölmüş, ölsün.Oğlu ölmüş, ölsün. Babası ölsün.Babası ölsün. Resûlullah sağ ya.Resûlullah sağ ya. Sevgiye bak, muhabbete bak, bağlılığa bak.Sevgiye bak, muhabbete bak, bağlılığa bak. Peygamber Efendimiz bu ashâbını koruyor.Peygamber Efendimiz bu ashâbını koruyor. Benim ashâbıma dil uzatıp da beni ezalandırmayın diyor.Benim ashâbıma dil uzatıp da beni ezalandırmayın diyor. Demek ki onun ashâbına dil uzatırsak

Demek ki onun ashâbına dil uzatırsak
Resûlullah'a eza etmiş oluruz.Resûlullah'a eza etmiş oluruz. Sen senin çocuğuna, ailene, yakınına, babana,Sen senin çocuğuna, ailene, yakınına, babana, kardeşine laf söylenmesini ister misin?kardeşine laf söylenmesini ister misin? Söyleyen kimseye darılmaz mısın?Söyleyen kimseye darılmaz mısın? Resûlullah'ın şeyine oradan kıyas et.Resûlullah'ın şeyine oradan kıyas et. Ashâbını himaye ediyor Resûlullah Efendimiz.Ashâbını himaye ediyor Resûlullah Efendimiz. "Ashabî ke’n-nücûmi" Benim ashâbım yıldızlar gibidir.

"Ashabî ke’n-nücûmi" Benim ashâbım yıldızlar gibidir.
Hangisine uyarsanız doğru yolu bulursunuz diyor.Hangisine uyarsanız doğru yolu bulursunuz diyor. Öyle derlerse yani söverler sayarlarsaÖyle derlerse yani söverler sayarlarsa sizin şerriniz üzerine olsun Allah'ın laneti diyor.sizin şerriniz üzerine olsun Allah'ın laneti diyor. Tabi şerriküm demek?Tabi şerriküm demek? Sizin en şerlileriniz üzerine olsun demek olur.Sizin en şerlileriniz üzerine olsun demek olur. Bir de böyle ashâba sövmek suretiyle ortaya çıkarmış olduğunuz,Bir de böyle ashâba sövmek suretiyle ortaya çıkarmış olduğunuz, şu şer ve fesada lanet olsun demek olur.şu şer ve fesada lanet olsun demek olur. El-Fatiha.El-Fatiha.
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2