Namaz Vakitleri
İstanbul
6 Cemâziye'l-Evvel 1448
17 October 2026
İmsak
05:46
Güneş
07:11
Öğle
12:54
İkindi
15:57
Akşam
18:28
Yatsı
19:47
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Muhammedin ve alâ âl’ihi ve sahbihi ecma’în ve men tebi’ahû bi-ihsanin ecme’în.Muhammedin ve alâ âl’ihi ve sahbihi ecma’în ve men tebi’ahû bi-ihsanin ecme’în. Emmâ ba’dü: Fa’lemû eyyühe’l-ihvân fe inne efdale’l-hadîsi kitâbullah

Emmâ ba’dü: Fa’lemû eyyühe’l-ihvân fe inne efdale’l-hadîsi kitâbullah
ve efdale’l-hedyi hedyü seyyidinâ Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellemve efdale’l-hedyi hedyü seyyidinâ Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve şerre’l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesetin bid’atün ve külle bid’atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fi’n-nâr.ve şerre’l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesetin bid’atün ve külle bid’atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fi’n-nâr. Ve bi’s-senedi’l-muttasıli ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem ennehû kâle:Ve bi’s-senedi’l-muttasıli ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem ennehû kâle: İzâ raeytümü’l-meddâhîne fe’hsû fî vücûhihimü’t-türâbe.

İzâ raeytümü’l-meddâhîne fe’hsû fî vücûhihimü’t-türâbe.
Sadaka rasûlü’llâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.

Sadaka rasûlü’llâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.
Çok aziz ve muhterem müslüman kardeşlerim!

Çok aziz ve muhterem müslüman kardeşlerim!
Allah Teâlâ Hazretlerinin selamı rahmeti bereketi cümlenizin cümlemizin üzerine olsun…

Allah Teâlâ Hazretlerinin selamı rahmeti bereketi cümlenizin cümlemizin üzerine olsun…
Peygamberimiz Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin mübarek hadîslerinden bir miktarını okuyup izahını yapacağız.

Peygamberimiz Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin mübarek hadîslerinden bir miktarını okuyup izahını yapacağız.
Çünkü kitapların en üstünü Kur'an-ı Kerîm, sözlerin en üstü Resûlullah’ın sözüdür.Çünkü kitapların en üstünü Kur'an-ı Kerîm, sözlerin en üstü Resûlullah’ın sözüdür. Bu hadîs-i şerîflerin izahına geçmeden önce Efendimiz Hazretlerinin pâk rûh-i saadeti için

Bu hadîs-i şerîflerin izahına geçmeden önce Efendimiz Hazretlerinin pâk rûh-i saadeti için
ve cümle âl'inin, ashâbının ve ona hüsn-ü ittibâ eden din büyüklerimizin,ve cümle âl'inin, ashâbının ve ona hüsn-ü ittibâ eden din büyüklerimizin, sâdâtımızın meşâyihimizin, bütün salihlerin ruhları için ve hasseten bu eseri te'lif eylemiş olan hocamız,sâdâtımızın meşâyihimizin, bütün salihlerin ruhları için ve hasseten bu eseri te'lif eylemiş olan hocamız, Gümüşhaneli Ahmed Ziyâeddîn Efendi Hazretleri'nin ruhu için,Gümüşhaneli Ahmed Ziyâeddîn Efendi Hazretleri'nin ruhu için, onun hocalarının talebelerinin ruhları için,onun hocalarının talebelerinin ruhları için, bu eserin içindeki bilgilerin bize kadar gelmesine emek sarf etmiş olan cümle âlimlerin ve ravilerin ruhları için,bu eserin içindeki bilgilerin bize kadar gelmesine emek sarf etmiş olan cümle âlimlerin ve ravilerin ruhları için, uzaktan yakından şu hadîsi-şerîfleri dinlemek üzere, şu mescide toplanmış olan kardeşlerimizin deuzaktan yakından şu hadîsi-şerîfleri dinlemek üzere, şu mescide toplanmış olan kardeşlerimizin de ahirete intikal etmiş olan bütün sevdiklerinin ve geçmişlerinin ruhları için,ahirete intikal etmiş olan bütün sevdiklerinin ve geçmişlerinin ruhları için, biz hayatta olan Müslümanların da sıhhat, afiyet üzere yaşayıp,biz hayatta olan Müslümanların da sıhhat, afiyet üzere yaşayıp, Cenab-ı Mevla'nın rızasına uygun ömür sürüp, salih ameller işleyip, huzurunaCenab-ı Mevla'nın rızasına uygun ömür sürüp, salih ameller işleyip, huzuruna sevdiği ve razı olduğu kullar olarak varmamıza vesile olması için,sevdiği ve razı olduğu kullar olarak varmamıza vesile olması için, 1 Fâtiha 3 İhlâs-ı Şerîf'i okuyup öyle başlayalım, buyurun.1 Fâtiha 3 İhlâs-ı Şerîf'i okuyup öyle başlayalım, buyurun. Methedenlerin iyi bir iş yapmadığını bize ifade eden bir hadîs-i şerîf'tir.

Methedenlerin iyi bir iş yapmadığını bize ifade eden bir hadîs-i şerîf'tir.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyuruyor ki;Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyuruyor ki; İzâ raeytümü’l-meddâhîne. Methedicileri çok gördüğünüz zaman,

İzâ raeytümü’l-meddâhîne. Methedicileri çok gördüğünüz zaman,
fehsû fî vucûhihimü’t-türâbe, yüzlerine toprak saçılıyor.fehsû fî vucûhihimü’t-türâbe, yüzlerine toprak saçılıyor. Meddâh, Arapça'da mübalaga ism-i fail sigasıylaMeddâh, Arapça'da mübalaga ism-i fail sigasıyla medih işini çokça yapan kimse. Çok meth eder demek.medih işini çokça yapan kimse. Çok meth eder demek. Yani bir kimse bir başka kimseyi fazlaca meth ediyorsa,Yani bir kimse bir başka kimseyi fazlaca meth ediyorsa, hani insan bir defa aferin bak bu işi güzel yaptın demesi normal bir kere olabilir ammahani insan bir defa aferin bak bu işi güzel yaptın demesi normal bir kere olabilir amma methetmeyi fazla yapıyorsa dalkavuk demektir o.methetmeyi fazla yapıyorsa dalkavuk demektir o. İşte öyle bir kimsenin yüzüne toprak saçınİşte öyle bir kimsenin yüzüne toprak saçın yani böyle bir kimsenin yaptığı şey makbul bir iş olmuyor ve ona iltifat etmek yerineyani böyle bir kimsenin yaptığı şey makbul bir iş olmuyor ve ona iltifat etmek yerine aksine hitap etmek gerekiyor ki, bu kötü huyu bıraksın.aksine hitap etmek gerekiyor ki, bu kötü huyu bıraksın. Methin iki zararı vardır.Methin iki zararı vardır. Bir kere layık olmadan bir kimseyi metheden bir şahıs kendisi yalan söylemiş olur.Bir kere layık olmadan bir kimseyi metheden bir şahıs kendisi yalan söylemiş olur. Layık değil karşısındaki onu methediyor, kendisi hatalıdır. Müslüman doğru söyleyecek.Layık değil karşısındaki onu methediyor, kendisi hatalıdır. Müslüman doğru söyleyecek. Kulil hakka ve in kerihta.Kulil hakka ve in kerihta. Müslüman hakkı söyleyecek. Müslüman yalan söyleyebilir, kusur işleyebilir.

Müslüman hakkı söyleyecek. Müslüman yalan söyleyebilir, kusur işleyebilir.
İyi insan olmaya gayret ettiği halde arada sırada ayağı kayar da,İyi insan olmaya gayret ettiği halde arada sırada ayağı kayar da, yanlış işlere kayar da, hatalı işler de yapabilir. Hatasını anlar, tövbe eder.yanlış işlere kayar da, hatalı işler de yapabilir. Hatasını anlar, tövbe eder. Ama Müslüman doğru söyleyecek. Müslüman doğru sözcüdür. Müslüman yalan söylemez, yanlış söylemez.Ama Müslüman doğru söyleyecek. Müslüman doğru sözcüdür. Müslüman yalan söylemez, yanlış söylemez. Hakkı söyler, gerçeği söyler. Yalan yere şahitlik etmez.Hakkı söyler, gerçeği söyler. Yalan yere şahitlik etmez. Başkasının işini bozacak yalan sözlerle başkasına destekçi olmaz.Başkasının işini bozacak yalan sözlerle başkasına destekçi olmaz. Hele hele bir kimseye yüzüne karşı öyle haksız bir yere methetmez.Hele hele bir kimseye yüzüne karşı öyle haksız bir yere methetmez. Methederse zarardır. Methedilenin de zararı var. Hem metheden zararda hem methedilen de zararda.Methederse zarardır. Methedilenin de zararı var. Hem metheden zararda hem methedilen de zararda. Onu da söyleyeceğim. Şimdi metheden bir kimse neden methediyor karşısındakini hakkı olmadığı halde?Onu da söyleyeceğim. Şimdi metheden bir kimse neden methediyor karşısındakini hakkı olmadığı halde? O ona layık olmadığı halde neden methediyor?

O ona layık olmadığı halde neden methediyor?
Bir menfaat var. Ya karşısındaki adamın bir mevkii makamı vardır veyahut parası pulu vardır.

Bir menfaat var. Ya karşısındaki adamın bir mevkii makamı vardır veyahut parası pulu vardır.
Ben diyor seni methetmezdim ama diyor şairin birisi bir padişah için.Ben diyor seni methetmezdim ama diyor şairin birisi bir padişah için. Ben seni methetmezdim amma ne yapayım ki, viran olası hanede evlad-ı iyal var diyor.Ben seni methetmezdim amma ne yapayım ki, viran olası hanede evlad-ı iyal var diyor. Şu benim yıkılası evimde, çoluk çocuk bekliyor,Şu benim yıkılası evimde, çoluk çocuk bekliyor, ben seni methedeceğim, sen bana bir kese altın vereceksin, ben de onunla geçineceğim diye,ben seni methedeceğim, sen bana bir kese altın vereceksin, ben de onunla geçineceğim diye, layık olmadığın halde seni methetmek zorunda kalıyorum diye de kendi kendine söylenmiş şair.layık olmadığın halde seni methetmek zorunda kalıyorum diye de kendi kendine söylenmiş şair. Demek ki bir mevki, bir makam elde etmek için, para pul kazanmak için, karşısındakini methediyor,Demek ki bir mevki, bir makam elde etmek için, para pul kazanmak için, karşısındakini methediyor, yanlış, yalan bir iş yapıyor, doğru değil.yanlış, yalan bir iş yapıyor, doğru değil. Müslüman, "Efdalü cihâdin kelimetü hakkin ‘inde sûltanin câirin.”Müslüman, "Efdalü cihâdin kelimetü hakkin ‘inde sûltanin câirin.” Cihadın en üstünü güç, kuvvet sahibi bir sultanın yani gücün, kuvvetin sahibi olan,

Cihadın en üstünü güç, kuvvet sahibi bir sultanın yani gücün, kuvvetin sahibi olan,
elinde olan, kimsenin huzurunda hak sözü söylemektirelinde olan, kimsenin huzurunda hak sözü söylemektir cihadın en üstünü. Hakkı söyleyecek.cihadın en üstünü. Hakkı söyleyecek. Eski âlimlerden bir tanesi, Emevi hükümdarlarından birisi huzuruna girmiş.Eski âlimlerden bir tanesi, Emevi hükümdarlarından birisi huzuruna girmiş. Es-selamu Aleyke Yâ Hişam demiş, oturmuş. Adını söylemiş, oturmuş.Es-selamu Aleyke Yâ Hişam demiş, oturmuş. Adını söylemiş, oturmuş. Karşısındaki adam sinirinden yerinde duramaz hale gelmiş hükümdar.Karşısındaki adam sinirinden yerinde duramaz hale gelmiş hükümdar. Bu ne edepsizlik gibilerden böyle, köpürüyor kendi kendine.Bu ne edepsizlik gibilerden böyle, köpürüyor kendi kendine. Demiş ki, niye sen bana adımla hitap ettin?Demiş ki, niye sen bana adımla hitap ettin? Niye bana künyemle, bana şerefli bir şekilde hitap etmedin de,

Niye bana künyemle, bana şerefli bir şekilde hitap etmedin de,
hani askerlik arkadaşıyım derler ya, niye bana adımla hitap ettin?hani askerlik arkadaşıyım derler ya, niye bana adımla hitap ettin? Niye bana müminlerin emirisin, ya emiri'l müminin sana Allah'ın selamı olsun demedin.

Niye bana müminlerin emirisin, ya emiri'l müminin sana Allah'ın selamı olsun demedin.
Niye adımla hitap ettin?Niye adımla hitap ettin? Diyor ki: Yâ Hişam, ahalinin senden memnun olmadığını gördüm,

Diyor ki: Yâ Hişam, ahalinin senden memnun olmadığını gördüm,
sana emiri'l müminin demeye dilim varmadı, dersem yalan olacak diyor.sana emiri'l müminin demeye dilim varmadı, dersem yalan olacak diyor. Ahali senden memnun diyor, iyi idare, memnun değil diyor,Ahali senden memnun diyor, iyi idare, memnun değil diyor, zalimce idare ediyorsun. Sana ben nasıl öyle diyeyim?zalimce idare ediyorsun. Sana ben nasıl öyle diyeyim? Niye oturdun öyleyse karşımda birden ben izin vermeden?

Niye oturdun öyleyse karşımda birden ben izin vermeden?
Peygamber Efendimiz ‘den işittim ki, cehennemlik bir kimse görmek isteyen,

Peygamber Efendimiz ‘den işittim ki, cehennemlik bir kimse görmek isteyen,
kendisi oturduğu halde karşısındakini ayakta tutana baksın.kendisi oturduğu halde karşısındakini ayakta tutana baksın. Onun için oturdum diyor, yani sen cehennemlik mevkide koymak istemedim diyor.Onun için oturdum diyor, yani sen cehennemlik mevkide koymak istemedim diyor. Daha sonra kelâm söylemişDaha sonra kelâm söylemiş ama böyle vakar ile ciddiyet ile hiç şey yapmadan nihayet karşısındaki insafa gelmiş deama böyle vakar ile ciddiyet ile hiç şey yapmadan nihayet karşısındaki insafa gelmiş de hüngür hüngür ağlamış, doğru söylüyorsun demiş.hüngür hüngür ağlamış, doğru söylüyorsun demiş. Yani kendisine bir iyi hal yapmış. Doğruyu söyleyecek Müslüman.Yani kendisine bir iyi hal yapmış. Doğruyu söyleyecek Müslüman. Sonra biz niye başkasını methedelim de maddi menfaati ondan bekleyelim?

Sonra biz niye başkasını methedelim de maddi menfaati ondan bekleyelim?
Ona veren Allah bize veremez mi?

Ona veren Allah bize veremez mi?
Ona parayı veren Allah, o isyanıyla, o günahıyla ona onu veren Allah bize istese vermez mi?

Ona parayı veren Allah, o isyanıyla, o günahıyla ona onu veren Allah bize istese vermez mi?
Ondan istesene.Ondan istesene. Ne diye gidip kendisine Allah'ın mal vermiş olduğu insandan istiyorsun?

Ne diye gidip kendisine Allah'ın mal vermiş olduğu insandan istiyorsun?
O malı ona veren Allah'tan niye istemezsin?

O malı ona veren Allah'tan niye istemezsin?
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ashâbı ile kimseden bir şey istememek üzere anlaşma yaparmış.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ashâbı ile kimseden bir şey istememek üzere anlaşma yaparmış.
Biat ederken kimseden bir şey istemeyeceksiniz.Biat ederken kimseden bir şey istemeyeceksiniz. Hatta Ebû Zer el-Gıfârî radıyallahu anh devenin üstüne çıktığı sırada kamçısı elinden kayıverse, düşseHatta Ebû Zer el-Gıfârî radıyallahu anh devenin üstüne çıktığı sırada kamçısı elinden kayıverse, düşse deve yüksek, ıhtırılması zor, inmesi zor, uzun bir iş.deve yüksek, ıhtırılması zor, inmesi zor, uzun bir iş. Şu kamçımı uzatıver bana demezmiş. Bir şey istemiş olmayayım diye.Şu kamçımı uzatıver bana demezmiş. Bir şey istemiş olmayayım diye. Bir şey istemiş olmayayım diye yere düşmüş kamçısını aşağıdakinden istemezmiş.Bir şey istemiş olmayayım diye yere düşmüş kamçısını aşağıdakinden istemezmiş. Vakur olacak müslüman, Allah'tan iste,Vakur olacak müslüman, Allah'tan iste, Allah kendisinden isteyeni mahrum etmez,Allah kendisinden isteyeni mahrum etmez, hazineleri sonsuz, ekremi'l ekremindir.hazineleri sonsuz, ekremi'l ekremindir. Her türlü mülk, saltanat, güç, kuvvet onun elinde.Her türlü mülk, saltanat, güç, kuvvet onun elinde. Sen ne diye gidip de ciğeri beş para etmez bir insanın yanında ona dalkavukluk edersin de ondan maddi menfaat beklersin?Sen ne diye gidip de ciğeri beş para etmez bir insanın yanında ona dalkavukluk edersin de ondan maddi menfaat beklersin? Bozulur, nizam-ı âlem bozulur. Alçak bir insanı methedersen nizam-ı âlem bozulur.

Bozulur, nizam-ı âlem bozulur. Alçak bir insanı methedersen nizam-ı âlem bozulur.
Methedilmeye layık bir insanıMethedilmeye layık bir insanı methet, elini bırak, ayağını öp, yolunun tozu toprağı ol ama layık değilse haksız, söz söyleme, yalan söz söyleme, Müslüman doğru olur.methet, elini bırak, ayağını öp, yolunun tozu toprağı ol ama layık değilse haksız, söz söyleme, yalan söz söyleme, Müslüman doğru olur. Eğer doğru olsak, herkes bizim yanımıza doğru olmak zorunda kalır.Eğer doğru olsak, herkes bizim yanımıza doğru olmak zorunda kalır. Cemiyetin her işi doğru gider.Cemiyetin her işi doğru gider. Hırsızlık olmaz, rüşvet olmaz, arsızlık olmaz, edepsizlik olmaz, sahtekârlar barınamaz,Hırsızlık olmaz, rüşvet olmaz, arsızlık olmaz, edepsizlik olmaz, sahtekârlar barınamaz, sahtekârlar barınamaz aramızda, ıslah olmak zorunda kalır.sahtekârlar barınamaz aramızda, ıslah olmak zorunda kalır. Ya defolup gider, ya da ıslah olur.Ya defolup gider, ya da ıslah olur. Burası Müslüman mahallesi der. Burası Müslüman diyarı der.Burası Müslüman mahallesi der. Burası Müslüman diyarı der. Tutmadı der, bu sefer benim hilelerim sökmedi der.Tutmadı der, bu sefer benim hilelerim sökmedi der. Methedilen de zarardadır, methedildiği zaman.Methedilen de zarardadır, methedildiği zaman. Neden zararlıdır?Neden zararlıdır? Bunca kusur vardır da kusuruna bakmaz, kendisi methedildi diye kendisini bir şey sanmaya başlar.

Bunca kusur vardır da kusuruna bakmaz, kendisi methedildi diye kendisini bir şey sanmaya başlar.
İnsan kendisini beğenmeye başladı mı da, o kendisini beğenmeye İslam'da ucub derler. Ucub.İnsan kendisini beğenmeye başladı mı da, o kendisini beğenmeye İslam'da ucub derler. Ucub. “İ’câbü’l-mer’i bi-nefsihî" Kişinin kendi kendisini sevmesi, beğenmesi,

“İ’câbü’l-mer’i bi-nefsihî" Kişinin kendi kendisini sevmesi, beğenmesi,
bu Allah'ın en sevmediği huylardan birisidir. Sonra insanı çok fena bir noktalara kadar götürür.bu Allah'ın en sevmediği huylardan birisidir. Sonra insanı çok fena bir noktalara kadar götürür. Ben en iyi bilirim, ben en çok bilirim, ben en güzelim, ben en kuvvetliyim, ben en yükseğim, ben, ben, benBen en iyi bilirim, ben en çok bilirim, ben en güzelim, ben en kuvvetliyim, ben en yükseğim, ben, ben, ben diye diye insan tahammül edilmez bir insan haline gelir.diye diye insan tahammül edilmez bir insan haline gelir. Methedilmek, o hiç hiç yaramaz insana.Methedilmek, o hiç hiç yaramaz insana. Bir insan dünya kadar hatası vardır, dünya kadar eksikliği vardır, el elden üstündür.Bir insan dünya kadar hatası vardır, dünya kadar eksikliği vardır, el elden üstündür. En âlim bir insandan bile onu daha iyi bilen bir başka insan çıkıverir karşısına,En âlim bir insandan bile onu daha iyi bilen bir başka insan çıkıverir karşısına, onun için tevazuyu öğrenmeli, haddini bilmeli. Haddini bilmeli.onun için tevazuyu öğrenmeli, haddini bilmeli. Haddini bilmeli. Bu hadîs-i şerîften bize ne ders çıkar.Bu hadîs-i şerîften bize ne ders çıkar. Bir kere doğrudan doğruya hadîsin manasından anladığımız gibi,Bir kere doğrudan doğruya hadîsin manasından anladığımız gibi, yüzümüze karşı bizi fazlaca metheden kimseye, dalkavuklara yüz vermeyeceğiz.yüzümüze karşı bizi fazlaca metheden kimseye, dalkavuklara yüz vermeyeceğiz. Sus! diyeceğiz. Susturacağız yüzüne toprak saçar gibi yani.Sus! diyeceğiz. Susturacağız yüzüne toprak saçar gibi yani. Ona fırsat vermeyeceğiz ki, dalkavuklar etrafımızda barınmasın.Ona fırsat vermeyeceğiz ki, dalkavuklar etrafımızda barınmasın. İkincisi, doğru sözlü insanlardan kaçmayacağız.İkincisi, doğru sözlü insanlardan kaçmayacağız. Dost acı söyler, düşman güldürür. Dost acı söyler ama doğruyu söyler, senin iyiliğini ister.Dost acı söyler, düşman güldürür. Dost acı söyler ama doğruyu söyler, senin iyiliğini ister. Onun için doğru sözlü insanları etrafımıza alma, onlarla ahbaplık, arkadaşlık kurmaya çalışacağız.Onun için doğru sözlü insanları etrafımıza alma, onlarla ahbaplık, arkadaşlık kurmaya çalışacağız. Karşımızdaki bir insanı da yüzüne karşı pek methetmeyeceğiz.Karşımızdaki bir insanı da yüzüne karşı pek methetmeyeceğiz. Yüzüne karşı methetmek iyi bir vasıf değildir.Yüzüne karşı methetmek iyi bir vasıf değildir. Yumuşak yumuşak icabında nasihat edeceğiz.Yumuşak yumuşak icabında nasihat edeceğiz. Öyle yüze karşı pek dalkavukluk methedicilik yapmayacağız.Öyle yüze karşı pek dalkavukluk methedicilik yapmayacağız. Allah-u Teâlâ Hazretleri bizi güzel huylarla muttasıfAllah-u Teâlâ Hazretleri bizi güzel huylarla muttasıf böyle vakur, doğru sözlü, doğru özlü kimseler eylesin.böyle vakur, doğru sözlü, doğru özlü kimseler eylesin. İzâ raeytümü’l-emra lâ testetî’ûne teğyîrahû fe’sbirû

İzâ raeytümü’l-emra lâ testetî’ûne teğyîrahû fe’sbirû
hattâ yekûne’llâhü hüve’llezî yüğayyiruhû.hattâ yekûne’llâhü hüve’llezî yüğayyiruhû. Bu hadîs-i şerîfte insanın güç yetiremeyeceği birtakım kötülüklerle karşılaştığı zaman

Bu hadîs-i şerîfte insanın güç yetiremeyeceği birtakım kötülüklerle karşılaştığı zaman
ne yapması gerektiğine dair bize bilgi veriyor.ne yapması gerektiğine dair bize bilgi veriyor. Buyuruyor ki Peygamber Efendimiz;Buyuruyor ki Peygamber Efendimiz; İzâ raeytümü’l-emra.

İzâ raeytümü’l-emra.
İşi gördüğünüz zaman, lâ testetî’ûne teğyîrahû. Değiştiremeyeceğiniz kadar büyümüş,İşi gördüğünüz zaman, lâ testetî’ûne teğyîrahû. Değiştiremeyeceğiniz kadar büyümüş, belalı bir iş haline gelmiş.belalı bir iş haline gelmiş. Demek ki iş kötü olmuş. Kötü bir iş.Demek ki iş kötü olmuş. Kötü bir iş. Ama değiştirmeye gücünüz yetmiyor.Ama değiştirmeye gücünüz yetmiyor. Malum müslümanlar bir kötülüğü, bir işi güçleri yeterse hemen engellerler.Malum müslümanlar bir kötülüğü, bir işi güçleri yeterse hemen engellerler. Bak 4.000-5.000, belki 10.000 kişi öldürdü diyorlar Hindistan'da. Ne kadar zulüm.Bak 4.000-5.000, belki 10.000 kişi öldürdü diyorlar Hindistan'da. Ne kadar zulüm. Saldırmışlar, köyleri basmışlar. Bıçakla, sopayla, şunuyla, bunuyla zavallıları öldürmüşler.Saldırmışlar, köyleri basmışlar. Bıçakla, sopayla, şunuyla, bunuyla zavallıları öldürmüşler. Hindistan'ın Assam vilayetinde gazetelerde okuyoruz ya,Hindistan'ın Assam vilayetinde gazetelerde okuyoruz ya, mümkünse eliyle engeller haksızlığımümkünse eliyle engeller haksızlığı Müslüman, yaptırtmaz yanında böyle bir zulmü, bir haksızlığı, fırsat vermez.Müslüman, yaptırtmaz yanında böyle bir zulmü, bir haksızlığı, fırsat vermez. Ona gücü yetmezse bu doğru değildir diye diliyle söyler, nasihat eder.Ona gücü yetmezse bu doğru değildir diye diliyle söyler, nasihat eder. Ona da gücü yetmezse içinden buğz edecek,Ona da gücü yetmezse içinden buğz edecek, yani ben bunu beğenmiyorum, ben bu işe razı değilim Yâ Rabbi! Ama gücüm yetmiyor,yani ben bunu beğenmiyorum, ben bu işe razı değilim Yâ Rabbi! Ama gücüm yetmiyor, söylesem beni de asarlar, keserler.söylesem beni de asarlar, keserler. Ama ben bu işe razı değilim diyecek.Ama ben bu işe razı değilim diyecek. Böyle bir başa geldi, eliyle değiştiremiyor, diliyle değiştiremiyor, o zaman ne yapacak?Böyle bir başa geldi, eliyle değiştiremiyor, diliyle değiştiremiyor, o zaman ne yapacak? Fasbirû. Sabredin.

Fasbirû. Sabredin.
"Kârihîne lehû bi-kulûbiküm"

"Kârihîne lehû bi-kulûbiküm"
Kalpleriniz ondan memnun olmadığı halde, sabredin.

Kalpleriniz ondan memnun olmadığı halde, sabredin.
"Tâlibîne mina’llâhi zevâlehû"

"Tâlibîne mina’llâhi zevâlehû"
Allah'tan bunun zail olmasını, yok olmasını, kalkmasını belanın dileyerek dua ederek sabredin.

Allah'tan bunun zail olmasını, yok olmasını, kalkmasını belanın dileyerek dua ederek sabredin.
Hattâ yekûnellâhü hüve’llezî yüğayyiruhû.

Hattâ yekûnellâhü hüve’llezî yüğayyiruhû.
Ki Allah onu değiştirsin. Değiştireceği zamana kadar bekleyin.Ki Allah onu değiştirsin. Değiştireceği zamana kadar bekleyin. Şimdi Allâh-u Teâlâ Hazretleri malum Âmenerresûlü'de okuruz her akşam.

Şimdi Allâh-u Teâlâ Hazretleri malum Âmenerresûlü'de okuruz her akşam.
Okumak da Peygamber Efendimiz tarafından emredilmiştir.Okumak da Peygamber Efendimiz tarafından emredilmiştir. Lâ yükellifü’llâhü nefsen illâ vüs’ahâ. (Bakara Suresi 286. Ayet)

Lâ yükellifü’llâhü nefsen illâ vüs’ahâ. (Bakara Suresi 286. Ayet)
Herkesi tâkati kadar şeyle mükellef tutmuştur Allah takatinin üstünde bir şeyden dolayı,

Herkesi tâkati kadar şeyle mükellef tutmuştur Allah takatinin üstünde bir şeyden dolayı,
sen niye bu dağı deviremedin diye Allah bizim yapamayacağımız bir şeyi bize sormaz.sen niye bu dağı deviremedin diye Allah bizim yapamayacağımız bir şeyi bize sormaz. Bize sorgu sual olmaz. Yapabileceğimiz şeyi sorar.Bize sorgu sual olmaz. Yapabileceğimiz şeyi sorar. Sen bu evladını niye dindar yetiştirmedin? Niye okutmadın der.

Sen bu evladını niye dindar yetiştirmedin? Niye okutmadın der.
Niye evinde şu kötülüğe mani olmadın der. Niye şu hayrı yapmadın der.Niye evinde şu kötülüğe mani olmadın der. Niye şu hayrı yapmadın der. Niye paran olduğu halde dini vazifelerin olan haccını yapmadın, zekâtını vermedin der, niye namazını kılmadın der filan amaNiye paran olduğu halde dini vazifelerin olan haccını yapmadın, zekâtını vermedin der, niye namazını kılmadın der filan ama takatin fevkinde bir şey olduğu zaman ondan mükellef tutmayacağını bize müjdelemiş.takatin fevkinde bir şey olduğu zaman ondan mükellef tutmayacağını bize müjdelemiş. Amenerresulü âyetinde, Bakara suresinin sonunda müjdelemiş.Amenerresulü âyetinde, Bakara suresinin sonunda müjdelemiş. Demek ki böyle başa bir şey geldiği zaman mes'ul olmayacağımız bu hadîs-i şerîflerde anlaşılıyor.

Demek ki böyle başa bir şey geldiği zaman mes'ul olmayacağımız bu hadîs-i şerîflerde anlaşılıyor.
O âyet-i kerîmeden de biliyoruz. Bir kötü hal gördük, değiştirilmesi mümkün değil.O âyet-i kerîmeden de biliyoruz. Bir kötü hal gördük, değiştirilmesi mümkün değil. İstemez miyiz biz şimdi İran'la Irak arasında harp dursa da, insanlar ölmese,İstemez miyiz biz şimdi İran'la Irak arasında harp dursa da, insanlar ölmese, isteriz ama defetmeye gücümüz yetmiyor ki,isteriz ama defetmeye gücümüz yetmiyor ki, nerede o eski Osmanlı Devleti zamanındaki gücümüz kuvvetimiz olsa da,nerede o eski Osmanlı Devleti zamanındaki gücümüz kuvvetimiz olsa da, dünyanın hâkimiyeti elimizde olsa da, o bir ferman eylesek,dünyanın hâkimiyeti elimizde olsa da, o bir ferman eylesek, susun bakalım, zaten mümkün mü, yapabilir mi, yapamaz mı?susun bakalım, zaten mümkün mü, yapabilir mi, yapamaz mı? Çekelim bakalım, ikisini kenara durdursak.

Çekelim bakalım, ikisini kenara durdursak.
Dans başlamış Fransa'da. Kadın erkekle kucaklaşıyor da dans ediyorlar diye bizim padişahın kulağına erişince bir name göndermiş oraya.Dans başlamış Fransa'da. Kadın erkekle kucaklaşıyor da dans ediyorlar diye bizim padişahın kulağına erişince bir name göndermiş oraya. Dedi ki duydunuz öyle kötü bir yaptınız siz. Kadın erkek bir araya gelmiş, sarmaşmış falan.Dedi ki duydunuz öyle kötü bir yaptınız siz. Kadın erkek bir araya gelmiş, sarmaşmış falan. Olur mu öyle şey? Derhal onu bırakın. Hemen bırakmışlar.Olur mu öyle şey? Derhal onu bırakın. Hemen bırakmışlar. İstanbul neresi, Fransa neresi? Paris taa oraya.İstanbul neresi, Fransa neresi? Paris taa oraya. E şimdi öyle bir Osmanlı zamanındaki gibi gücümüz kuvvetimiz olsaydı bak o güç kuvvet bizde varken elimizden gitti.E şimdi öyle bir Osmanlı zamanındaki gibi gücümüz kuvvetimiz olsaydı bak o güç kuvvet bizde varken elimizden gitti. Bizimdi nihayet işte şu İtalya şeye kadar, İtalya'nın aşağısına kadar almışız.Bizimdi nihayet işte şu İtalya şeye kadar, İtalya'nın aşağısına kadar almışız. Ta efendim Almanyalara kadar almışız. Bizim diyarımız, oralarda camilerimiz var,Ta efendim Almanyalara kadar almışız. Bizim diyarımız, oralarda camilerimiz var, soydaşlarımız var, dindaşlarımız var, taşlarımız var. Efendim petrol diyarları bizimmiş.soydaşlarımız var, dindaşlarımız var, taşlarımız var. Efendim petrol diyarları bizimmiş. Gerek Suudi Arabistan, gerek Libya, gerek Cezayir, taa Fas'a ileriye kadar bizimmiş.Gerek Suudi Arabistan, gerek Libya, gerek Cezayir, taa Fas'a ileriye kadar bizimmiş. Kadrini kıymetini bilemediğimizden, birbirimizle didiştiğimizden,Kadrini kıymetini bilemediğimizden, birbirimizle didiştiğimizden, çok çalışmadığımızdan, çeşitli kusurlarımızdan elimizden gitmiş.çok çalışmadığımızdan, çeşitli kusurlarımızdan elimizden gitmiş. Gücümüz yetse tabi şimdi, şimdi ne İran'ı Irak'la harp ettiririz,Gücümüz yetse tabi şimdi, şimdi ne İran'ı Irak'la harp ettiririz, ne Filistin'de böyle bir efendim katliamlara sebep oluruz.ne Filistin'de böyle bir efendim katliamlara sebep oluruz. Adamlar esir alınmış, kamplara konulmuş,Adamlar esir alınmış, kamplara konulmuş, Falanjistler hücum ediyorlar. Kamplarda silahı yok, şey yok ya bedava buldular koyun gibi.Falanjistler hücum ediyorlar. Kamplarda silahı yok, şey yok ya bedava buldular koyun gibi. Hepsini kesmişler, şey yapmışlar.Hepsini kesmişler, şey yapmışlar. Halbuki harpte bile bir âdâb hukuku var, devlet arası hukuk var. Esir öldürülmez.Halbuki harpte bile bir âdâb hukuku var, devlet arası hukuk var. Esir öldürülmez. Saldırmış, binlerce kişiyi kesmişler, öldürmüşler. E biz bu haksızlıkları yaptırmazdık. Yaptırmamışız.Saldırmış, binlerce kişiyi kesmişler, öldürmüşler. E biz bu haksızlıkları yaptırmazdık. Yaptırmamışız. Adaletle yüz yıllarca idare etmişiz. Adamlar canım Osmanlı gelsin deAdaletle yüz yıllarca idare etmişiz. Adamlar canım Osmanlı gelsin de daha iyi adaletle şey yapar diye bir ara düşünmüşler bir zamanlar.daha iyi adaletle şey yapar diye bir ara düşünmüşler bir zamanlar. Ne kusurlar ettiysek de elimizden o nimetler alınmış.Ne kusurlar ettiysek de elimizden o nimetler alınmış. Bak hiç olmazsa şu Suudi Arabistan bizim olsaydı, şu Irak bizim olsaydı ne petrol sıkıntımız olacaktı, ne bir şey olacaktı.Bak hiç olmazsa şu Suudi Arabistan bizim olsaydı, şu Irak bizim olsaydı ne petrol sıkıntımız olacaktı, ne bir şey olacaktı. Ama işte elden gitmiş.Ama işte elden gitmiş. Şimdi gözümüzü açıp birliği, beraberliği elden koymayıp, kardeşliğe dikkat edip, çalışmaya dikkat edip,Şimdi gözümüzü açıp birliği, beraberliği elden koymayıp, kardeşliğe dikkat edip, çalışmaya dikkat edip, düşmana karşı güçlü, kuvvetli, uyanık olmaya dikkat edip,düşmana karşı güçlü, kuvvetli, uyanık olmaya dikkat edip, şu beldelerimizi korumamız lazım. Ki bu da elden gitmesin.şu beldelerimizi korumamız lazım. Ki bu da elden gitmesin. Çünkü gider. Gaflet ettin mi, gaflet ettin mi bu da gider elbet.Çünkü gider. Gaflet ettin mi, gaflet ettin mi bu da gider elbet. Nereye gideceksin artık?Nereye gideceksin artık? Çekildin, çekildin, buraya geldin.

Çekildin, çekildin, buraya geldin.
Şimdi bizim mesela Bursa'ya gidiyoruz. Oh, zavallı.Şimdi bizim mesela Bursa'ya gidiyoruz. Oh, zavallı. Kimisi Romanya'dan göç etmiş. Kimisi 93 muhaciri Kafkasya'dan göç etmiş.Kimisi Romanya'dan göç etmiş. Kimisi 93 muhaciri Kafkasya'dan göç etmiş. Kimisi başka yerden göç etmiş.Kimisi başka yerden göç etmiş. E peki burasını da alırlarsa nereye gideceksin?E peki burasını da alırlarsa nereye gideceksin? Çok çalışmamız lazım.

Çok çalışmamız lazım.
Eh elimizden gelirse demek böyle şeyler yapacaktık.Eh elimizden gelirse demek böyle şeyler yapacaktık. Gelmediği takdirde o zaman dua edeceğiz.Gelmediği takdirde o zaman dua edeceğiz. Şimdi burada iki noktasını söylüyor şerhte.Şimdi burada iki noktasını söylüyor şerhte. Birincisi, "Kârihîne lehû bi-kulûbiküm"

Birincisi, "Kârihîne lehû bi-kulûbiküm"
Yani zulme, haksızlığa, emri münker yani bu yanlış işe, kötü işe bir kere kalbimizden razı olmayacağız, bu bir.Yani zulme, haksızlığa, emri münker yani bu yanlış işe, kötü işe bir kere kalbimizden razı olmayacağız, bu bir. Bu bir. Yanlışa razı olmak olmaz, küfre rıza etmek olmaz. Küfre rıza küfürdür.Bu bir. Yanlışa razı olmak olmaz, küfre rıza etmek olmaz. Küfre rıza küfürdür. Kalbimizle bir kere onun kötülüğünü bileceğiz.Kalbimizle bir kere onun kötülüğünü bileceğiz. İkincisi. "Tâlibîne mine’llâhi zevâlehû" Allah'tan da dua edeceğiz.İkincisi. "Tâlibîne mine’llâhi zevâlehû" Allah'tan da dua edeceğiz. Zevali bunun başımızın kalkmasını, beyanımızın kalkmasını istiyoruz.Zevali bunun başımızın kalkmasını, beyanımızın kalkmasını istiyoruz. İki iş. Bir kere kötülüğün kötü olduğunu tespit şart. O önemli.İki iş. Bir kere kötülüğün kötü olduğunu tespit şart. O önemli. Herif hırsız, herif rüşvetçi, herif zalim, herif hain, herif bilmem memleketin kötülüklerini istiyor. Eh, bileceksin.Herif hırsız, herif rüşvetçi, herif zalim, herif hain, herif bilmem memleketin kötülüklerini istiyor. Eh, bileceksin. Allah Teâlâ Hazretleri müslümanlara basiret vermiştir.

Allah Teâlâ Hazretleri müslümanlara basiret vermiştir.
Yani şöyle baktı mı, hakkın hak olduğunu, batılın batıl olduğunu anlar.Yani şöyle baktı mı, hakkın hak olduğunu, batılın batıl olduğunu anlar. Allah'tan onu isteyelim.Allah'tan onu isteyelim. Yâ Rabbi! Bize hakkı hak olarak göster, batılı batıl olarak bildir.Yâ Rabbi! Bize hakkı hak olarak göster, batılı batıl olarak bildir. Hakka tabi olalım, batıldan kendimizi koruyalım, alet olmayalım diye.Hakka tabi olalım, batıldan kendimizi koruyalım, alet olmayalım diye. İkincisi, Allah'a yalvaracağız, Allah'a dua edeceğiz.

İkincisi, Allah'a yalvaracağız, Allah'a dua edeceğiz.
Allah'tan isteyeceğiz, dünya ve ahiretin hayırını, zalimlerin şerlerine uğramamamızıAllah'tan isteyeceğiz, dünya ve ahiretin hayırını, zalimlerin şerlerine uğramamamızı Allah Teâlâ Hazretlerinden talep edeceğiz.Allah Teâlâ Hazretlerinden talep edeceğiz. Çokça iltica edeceğiz Allah-u Teâlâ Hazretlerine.Çokça iltica edeceğiz Allah-u Teâlâ Hazretlerine. Yalnız bir husus var ki, bela geldiği zaman, düşman yürümüş gelmişYalnız bir husus var ki, bela geldiği zaman, düşman yürümüş gelmiş tümenleriyle, şeyleriyle, uçaklarıyla indirme yapıyor.tümenleriyle, şeyleriyle, uçaklarıyla indirme yapıyor. O sırada dua olmaz. Duayı şu rahat gününde yapacaksın.O sırada dua olmaz. Duayı şu rahat gününde yapacaksın. Allah'a has kulluğu şu rahat zamanında yapacaksın.Allah'a has kulluğu şu rahat zamanında yapacaksın. Şu anda şimdi karnın tok mu?Şu anda şimdi karnın tok mu? Tok. Bir derdin var mı? Yok. Sırtın pek mi? Pek.

Tok. Bir derdin var mı? Yok. Sırtın pek mi? Pek.
Sıcak mı? Sıcak. Hiç aklına gelmiyor.Sıcak mı? Sıcak. Hiç aklına gelmiyor. O zaman düşman geliyor, Yâ Rabbi!O zaman düşman geliyor, Yâ Rabbi! Aman Yâ Rabbi!Aman Yâ Rabbi! Düşmana çiğnetme. Malımı mülkümü çiğnetme, ırzımı payimal etme de.Düşmana çiğnetme. Malımı mülkümü çiğnetme, ırzımı payimal etme de. Geçer vakti, iş işten geçer.Geçer vakti, iş işten geçer. Şimdi sen güzel haldeyken, rahatken, sıhhatteyken, afiyetteyken Allah Teâlâ Hazretleri'ne iyi kulluk edeceksin.Şimdi sen güzel haldeyken, rahatken, sıhhatteyken, afiyetteyken Allah Teâlâ Hazretleri'ne iyi kulluk edeceksin. Böyle belli olur.Böyle belli olur. Sıkıntıya düştüğü zaman herkes bağırır.Sıkıntıya düştüğü zaman herkes bağırır. Herkes ciyak ciyak bağırır kuyruğuna basıldığı zaman. Olmaz.Herkes ciyak ciyak bağırır kuyruğuna basıldığı zaman. Olmaz. İyi halinde sen Allah Teâlâ Hazretleri'nin kulluğunu unutmayacaksın.İyi halinde sen Allah Teâlâ Hazretleri'nin kulluğunu unutmayacaksın. Allah Teâlâ Hazretleri'nin kulu olduğunu, O'na karşı vazifelerin olduğunu,Allah Teâlâ Hazretleri'nin kulu olduğunu, O'na karşı vazifelerin olduğunu, O'nun emirlerini tutman gerektiğini, O'nun yasakladığı şeylerden kaçman gerektiğini bileceksin kiO'nun emirlerini tutman gerektiğini, O'nun yasakladığı şeylerden kaçman gerektiğini bileceksin ki dar zamanında faydası olsun.dar zamanında faydası olsun. Bizim memleketimize hücum edip de, İzmir'e asker çıkartıp da, Antalya'ya, Maraş'a asker çıkartıp da yapan insanlar,

Bizim memleketimize hücum edip de, İzmir'e asker çıkartıp da, Antalya'ya, Maraş'a asker çıkartıp da yapan insanlar,
şimdi hepsi tevbekar oldular, ıslah-ı hâl mi ettiler?şimdi hepsi tevbekar oldular, ıslah-ı hâl mi ettiler? Hepsi tevbe mi etti şimdi?

Hepsi tevbe mi etti şimdi?
Fırsat bulsa gene yapar, zayıf bulsa gene yapar. Onun için böyle.

Fırsat bulsa gene yapar, zayıf bulsa gene yapar. Onun için böyle.
Kuzu gibi olmak iyidir. Hani Yunus Emre öyle demiş, derviş koyundan yavaş gerek filan demiş amma

Kuzu gibi olmak iyidir. Hani Yunus Emre öyle demiş, derviş koyundan yavaş gerek filan demiş amma
o müslüman'ın müslüman'a karşı yavaşlığı. Öbür taraftan düşman senden titreyecek,o müslüman'ın müslüman'a karşı yavaşlığı. Öbür taraftan düşman senden titreyecek, gölgenden korkacak. Peygamber Efendimiz diyor ki;gölgenden korkacak. Peygamber Efendimiz diyor ki; "Nüsirtü bi’r-ru’bi mesîrate şehrin"

"Nüsirtü bi’r-ru’bi mesîrate şehrin"
Bir aylık mesafeden düşmanımın kalbine korku düşürmek suretiyle Allah bana yardımcı oldu.

Bir aylık mesafeden düşmanımın kalbine korku düşürmek suretiyle Allah bana yardımcı oldu.
Resûlullah'ın düşmanı bir aylık mesafeden korkardı ondan. Resûlullah'tan.Resûlullah'ın düşmanı bir aylık mesafeden korkardı ondan. Resûlullah'tan. Resûlullah'a tabi olan ümmetinden de korkarlardı. Ödleri patlardı.Resûlullah'a tabi olan ümmetinden de korkarlardı. Ödleri patlardı. Bak Fransa'daki kâfir buradaki Müslümandan korkuyordu.Bak Fransa'daki kâfir buradaki Müslümandan korkuyordu. Biz eğer Allah'a has halis kul olursak, ciddi dürüst insanlar olursak gene korkar.

Biz eğer Allah'a has halis kul olursak, ciddi dürüst insanlar olursak gene korkar.
Gene dünyada hayrı, hasenatı biz yaparız.Gene dünyada hayrı, hasenatı biz yaparız. İnsanların hayra gelmesine biz vesile oluruz.İnsanların hayra gelmesine biz vesile oluruz. Biz iyi kul olacağız.Biz iyi kul olacağız. Biz Allah'a has halis kulluk edeceğiz.Biz Allah'a has halis kulluk edeceğiz. Allah-u Teâlâ Hazretleri gafletten cümlemizi uyandırsın.Allah-u Teâlâ Hazretleri gafletten cümlemizi uyandırsın. İzâ raeytümü’l-harîka fe-kebbirû, fe-inne’t-tekbîra yütfiühû.

İzâ raeytümü’l-harîka fe-kebbirû, fe-inne’t-tekbîra yütfiühû.
Bu hadîs-i şerîf de yangınla ilgili.

Bu hadîs-i şerîf de yangınla ilgili.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyuruyor ki;Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyuruyor ki; Yangın gördüğünüz zaman, fe kebbirû.Yangın gördüğünüz zaman, fe kebbirû. Tekbir getirin yani Allahu Ekber, Allahu Ekber deyin. Tekbir getirin.Tekbir getirin yani Allahu Ekber, Allahu Ekber deyin. Tekbir getirin. Fe inne’t-tekbîra yütfiühû.Fe inne’t-tekbîra yütfiühû. Çünkü tekbir yangını söndürmekte. Duanız kabul olursa halisane şey yaparsanız isterseniz Allah'tır, söndürür.Çünkü tekbir yangını söndürmekte. Duanız kabul olursa halisane şey yaparsanız isterseniz Allah'tır, söndürür. E olur mu hocam yani şimdi yangın diyor, başlamış çatır çatır yanarken olur mu?

E olur mu hocam yani şimdi yangın diyor, başlamış çatır çatır yanarken olur mu?
Kur'an-ı Kerim okuyor musun?

Kur'an-ı Kerim okuyor musun?
Okuyorsun. Manasını takip ediyor musun?Okuyorsun. Manasını takip ediyor musun? Belki etmiyorsun ama başka yerlerden duymuşsun.

Belki etmiyorsun ama başka yerlerden duymuşsun.
Düşmanlar İbrahim aleyhisselam'ı ne yaptılar?Düşmanlar İbrahim aleyhisselam'ı ne yaptılar? İbrahim aleyhisselam'ı ateşin ortasına mancınıkla atmadılar mı?

İbrahim aleyhisselam'ı ateşin ortasına mancınıkla atmadılar mı?
Harıl harıl, harıl harıl yanan, yakınındaki insanların bile yüzüm yanıyor diye böyle başını çevirdiği

Harıl harıl, harıl harıl yanan, yakınındaki insanların bile yüzüm yanıyor diye böyle başını çevirdiği
harlı ateşin ortasına mancınıkla atmadılar mı İbrahim aleyhisselamı?harlı ateşin ortasına mancınıkla atmadılar mı İbrahim aleyhisselamı? Yakmak istemediler mi? Ne oldu?

Yakmak istemediler mi? Ne oldu?
Kulnâ yâ nâru kûnî berden ve selâmen ‘alâ İbrâhîm. (Enbiyâ Suresi 69. Ayet)

Kulnâ yâ nâru kûnî berden ve selâmen ‘alâ İbrâhîm. (Enbiyâ Suresi 69. Ayet)
Ey ateş! İbrahim aleyhisselam için serinlik ol ve selametlik ol diye Allah Teâlâ emredince

Ey ateş! İbrahim aleyhisselam için serinlik ol ve selametlik ol diye Allah Teâlâ emredince
yakmadı İbrahim aleyhisselamı. Müsebbîbü'l-esbâbdır.yakmadı İbrahim aleyhisselamı. Müsebbîbü'l-esbâbdır. Yağmur gönderir, bulut gönderir, başka bir sebep halk eder, bir şey olur.Yağmur gönderir, bulut gönderir, başka bir sebep halk eder, bir şey olur. Yani Allahu Ekber ne demek? Niye Allahu Ekber diyorsun?

Yani Allahu Ekber ne demek? Niye Allahu Ekber diyorsun?
Allah Teâlâ Hazretleri güç, kuvvet sahibidir. Her şeyden büyüktür.

Allah Teâlâ Hazretleri güç, kuvvet sahibidir. Her şeyden büyüktür.
Ekber demek hiçbir şeyle mukayese edilmeyecek kadar büyüktür.Ekber demek hiçbir şeyle mukayese edilmeyecek kadar büyüktür. Uluların ulusudur demek.Uluların ulusudur demek. Yücelerin yücesidir. Yücelerden yüce demek.Yücelerin yücesidir. Yücelerden yüce demek. Şeyler, ben görmedim ama görenler bilirler vardır içimizde görenler.Şeyler, ben görmedim ama görenler bilirler vardır içimizde görenler. Dua ediyor ediyor ateşin içine giriyorlar.Dua ediyor ediyor ateşin içine giriyorlar. Dua ediyor ediyorlar ateşin içine Bismillâhirrahmânirrahîm diye giriyor, yanmıyor.Dua ediyor ediyorlar ateşin içine Bismillâhirrahmânirrahîm diye giriyor, yanmıyor. Şişi bu tarafından sokuyor, boğazını öbür tarafından çıkartıyor.Şişi bu tarafından sokuyor, boğazını öbür tarafından çıkartıyor. İstanbul'da Karaköy Meydanı'nda yaparken abim görmüş işteİstanbul'da Karaköy Meydanı'nda yaparken abim görmüş işte yani bu bilinmeyen görünmeyen şeyler değil.yani bu bilinmeyen görünmeyen şeyler değil. Yani Allah Teâlâ Hazretlerine insan hakkıyla iltica etse, Allah Teâlâ Hazretlerine biz hakkıyla bilsekYani Allah Teâlâ Hazretlerine insan hakkıyla iltica etse, Allah Teâlâ Hazretlerine biz hakkıyla bilsek bir hadîs-i şerîfinde Peygamber Efendimiz buyuruyor ki;bir hadîs-i şerîfinde Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; Sizin dualarınızla dağlar kayar gider yerinden.

Sizin dualarınızla dağlar kayar gider yerinden.
Biz Allah'a has kul olsak, Allah Teâlâ Hazretleri istediği, dilediği kulu iltica etse.Biz Allah'a has kul olsak, Allah Teâlâ Hazretleri istediği, dilediği kulu iltica etse. Musa aleyhisselam'ı biliyorsunuz, düşman kovaladı,Musa aleyhisselam'ı biliyorsunuz, düşman kovaladı, bir kere öldürmek istedi, doğmadan öldürmek istedi.bir kere öldürmek istedi, doğmadan öldürmek istedi. Hamile kadınları adım adım takip ediyordu Firavun‘un askerleri,Hamile kadınları adım adım takip ediyordu Firavun‘un askerleri, doğanları öldürüyordu, erkekleri. Neden?doğanları öldürüyordu, erkekleri. Neden? Firavun'un mülkü yıkılmasın diye.

Firavun'un mülkü yıkılmasın diye.
Öldürmeye gücü yetti mi Firavun'un?Öldürmeye gücü yetti mi Firavun'un? Allah korumaya niyet etmiş, emretmiş, ferman eylemiş, öyle takdir eylemiş.

Allah korumaya niyet etmiş, emretmiş, ferman eylemiş, öyle takdir eylemiş.
Nerede beslendi Musa aleyhisselam?

Nerede beslendi Musa aleyhisselam?
Firavun'un sarayında beslendi. Firavun'un yanında beslendi.

Firavun'un sarayında beslendi. Firavun'un yanında beslendi.
Allah Teâlâ Hazretleri'nin takdirinden kaçılır mı, mümkün mü?Allah Teâlâ Hazretleri'nin takdirinden kaçılır mı, mümkün mü? Allah Teâlâ Hazretleri Firavun'un mülkü yıkılsın buyurmuş, öyle takdir eylemiş,

Allah Teâlâ Hazretleri Firavun'un mülkü yıkılsın buyurmuş, öyle takdir eylemiş,
Firavun da mülküm yıkılmasın diye çareyi doğan zavallı yavrucakları öldürmekte arıyor. Mümkün mü?Firavun da mülküm yıkılmasın diye çareyi doğan zavallı yavrucakları öldürmekte arıyor. Mümkün mü? Onun sarayında beslettirdi Allah. Alay gibi yani. Alay gibi. Onun sarayında besletti.

Onun sarayında beslettirdi Allah. Alay gibi yani. Alay gibi. Onun sarayında besletti.
Sonra neyse Peygamber oldu Musa aleyhisselam, geldi Allah'ın emirlerini bildirdi.Sonra neyse Peygamber oldu Musa aleyhisselam, geldi Allah'ın emirlerini bildirdi. Allah'ın azametinden bahsetti, ona kulluk edelim dedi. Dinlemedi.Allah'ın azametinden bahsetti, ona kulluk edelim dedi. Dinlemedi. Mucizeler gösterdi, dinlemedi. Sihirbazlarla yarış ettirdi.Mucizeler gösterdi, dinlemedi. Sihirbazlarla yarış ettirdi. Sen büyük sihirbazsın dedi Musa aleyhisselama. Bütün sihirbazlar toplandılar,Sen büyük sihirbazsın dedi Musa aleyhisselama. Bütün sihirbazlar toplandılar, Onlar hilelerini yaptılar, tuzaklar yaptılar, göz boyacılığı yaptılar.Onlar hilelerini yaptılar, tuzaklar yaptılar, göz boyacılığı yaptılar. Musa aleyhisselam asasını yere attı, bütün o tuzakları hepsini yuttu.Musa aleyhisselam asasını yere attı, bütün o tuzakları hepsini yuttu. Firavun'un sihirbazları anladılar ki bu iş hokkabazlık değil.Firavun'un sihirbazları anladılar ki bu iş hokkabazlık değil. Burada bir ilahi kudret var.Burada bir ilahi kudret var. Fe-ülkiye’s-seharatü sücceden. (Tâ-Hâ Suresi 70. Ayet)

Fe-ülkiye’s-seharatü sücceden. (Tâ-Hâ Suresi 70. Ayet)
Bütün hepsi secdeye vardılar ve Musa ve Harun'un bize bildirdiği Rabb'larına iman ettik dediler.

Bütün hepsi secdeye vardılar ve Musa ve Harun'un bize bildirdiği Rabb'larına iman ettik dediler.
Başka çare yok çünkü mucizeyi gördüler gözlerinde.Başka çare yok çünkü mucizeyi gördüler gözlerinde. Firavun da dedi ki, vay siz benim emrim olmadan iman mı ediyorsunuz, benim iznim olmadan,Firavun da dedi ki, vay siz benim emrim olmadan iman mı ediyorsunuz, benim iznim olmadan, ben sizin Rabb'ınızken bana tapmayı bırakıyorsunuz da Allah'a mı tapmayı öneriyorsunuz?ben sizin Rabb'ınızken bana tapmayı bırakıyorsunuz da Allah'a mı tapmayı öneriyorsunuz? Sizin ellerinizi ayaklarınızı çaprazlama koparacağım dedi. Sizi hurma ağaçlarına asacağım dedi.Sizin ellerinizi ayaklarınızı çaprazlama koparacağım dedi. Sizi hurma ağaçlarına asacağım dedi. Ne yaparsan yap dediler.Ne yaparsan yap dediler. Minhâ innâ ilâ rabbinâ râğibûn. (Kalem Suresi 32. Ayet)

Minhâ innâ ilâ rabbinâ râğibûn. (Kalem Suresi 32. Ayet)
Biz Mevlamıza rağbet ediyoruz.

Biz Mevlamıza rağbet ediyoruz.
İster öldürür, ister kor. İmanımız için vazgeçmeyiz dediler.İster öldürür, ister kor. İmanımız için vazgeçmeyiz dediler. Hurma ağaçlarına asacağım. Ne yaparsan yap dediler.Hurma ağaçlarına asacağım. Ne yaparsan yap dediler. ...... Ne yaparsan, neye hükmedersen hükmet dediler.Ne yaparsan, neye hükmedersen hükmet dediler. İman geldi, mucizeyi gördüler. İman geldi, kalbe yerleşti.İman geldi, mucizeyi gördüler. İman geldi, kalbe yerleşti. Ölüm nedir? Ölüm bir olaydır. Bir tek olaydır. Olur, biter.

Ölüm nedir? Ölüm bir olaydır. Bir tek olaydır. Olur, biter.
Hayat nedir? 70-80 yıllık bir hadîsedir.

Hayat nedir? 70-80 yıllık bir hadîsedir.
Yarısını geçirmişiz belki ki, çoğunu geçirmişiz. O da gelip geçer.Yarısını geçirmişiz belki ki, çoğunu geçirmişiz. O da gelip geçer. Ama öteki hayat ebedi.Ama öteki hayat ebedi. ...... Eyvah yakalanacağız.Eyvah yakalanacağız. Düşman arkadan geliyor. Önümüze koca derya çıktı.Düşman arkadan geliyor. Önümüze koca derya çıktı. Kellâ inne ma’iye rabbî seyehdîn. (Şu’arâ Suresi 62. Ayet)

Kellâ inne ma’iye rabbî seyehdîn. (Şu’arâ Suresi 62. Ayet)
Çok dikkat edin buna. Hayır asla.

Çok dikkat edin buna. Hayır asla.
Rabbim bizim yanımızda. O bize muhakkak hidayet edecek bir yol gösterecek. Musa aleyhisselam.Rabbim bizim yanımızda. O bize muhakkak hidayet edecek bir yol gösterecek. Musa aleyhisselam. Çare yok. İşte önüm deniz, işte arkam düşman. Kılıcı çekmiş, okları hazırlamış, kesmeye geliyor.Çare yok. İşte önüm deniz, işte arkam düşman. Kılıcı çekmiş, okları hazırlamış, kesmeye geliyor. Tozu dumana katarak ordu halinde. Kellâ. Asla zarar veremeyecekler.Tozu dumana katarak ordu halinde. Kellâ. Asla zarar veremeyecekler. Kellâ inne ma’iye rabbî seyehdîn.

Kellâ inne ma’iye rabbî seyehdîn.
Rabbim benim yanımda. Muhakkak bize yol gösterecek.

Rabbim benim yanımda. Muhakkak bize yol gösterecek.
Bilmiyor yolu ama, Mevla'ya iman var, Allah'ın Ülü'l-azm Peygamberi Musa aleyhisselam.Bilmiyor yolu ama, Mevla'ya iman var, Allah'ın Ülü'l-azm Peygamberi Musa aleyhisselam. Yolunun, çarenin ne olduğunu bilmiyor.Yolunun, çarenin ne olduğunu bilmiyor. Ama Allah'a iyi bir şey var, bağlılığı var.Ama Allah'a iyi bir şey var, bağlılığı var. Onun için bu gibi Allah'ın kudretine taalluk eden şeylerde ayak diretip de, inkara kalkma.Onun için bu gibi Allah'ın kudretine taalluk eden şeylerde ayak diretip de, inkara kalkma. Allah Teâlâ Hazretleri'nin âciz, günahkâr kullarının bile istediği.Allah Teâlâ Hazretleri'nin âciz, günahkâr kullarının bile istediği. Öyle açıp kaçtığı zaman lütfu keremiyle ihsan ediyor. Dilerse her şeyi yapar.Öyle açıp kaçtığı zaman lütfu keremiyle ihsan ediyor. Dilerse her şeyi yapar. Sen O’na hakkıyla bağlanabilsen her şeyi yapar.Sen O’na hakkıyla bağlanabilsen her şeyi yapar. Çok misaller verebilirim ama vermeyeceğim.Çok misaller verebilirim ama vermeyeceğim. Peygamberlerden misal verdim.Peygamberlerden misal verdim. Kur'an'da olduğu için peygamberlerden misal verdim.Kur'an'da olduğu için peygamberlerden misal verdim. E peki neden o zaman Allah'ın kullarının bazılarının başına bazı hadîseler geliyor?

E peki neden o zaman Allah'ın kullarının bazılarının başına bazı hadîseler geliyor?
Canım, öyle incelikleri var ki bu işin.

Canım, öyle incelikleri var ki bu işin.
Bir kere, bir kere Allah'ın sevgili kulları, Allah-u Teâlâ Hazretleri'ne gönül verdikleri için,Bir kere, bir kere Allah'ın sevgili kulları, Allah-u Teâlâ Hazretleri'ne gönül verdikleri için, kimisi ben dua bile etmem demiş.kimisi ben dua bile etmem demiş. Ben dua bile etmem, Mevla benim halimi bilmiyor mu, ne dilerse öyle yapsın demiş.Ben dua bile etmem, Mevla benim halimi bilmiyor mu, ne dilerse öyle yapsın demiş. Teslimiyet var, takdire rıza var.Teslimiyet var, takdire rıza var. Eskiden bir Allah'ın veli kulunu yakalamışlar,Eskiden bir Allah'ın veli kulunu yakalamışlar, sen demişler casussun, bizim beldemize geldin, karşı düşmanın casususun,sen demişler casussun, bizim beldemize geldin, karşı düşmanın casususun, herhalde kılığın, kıyafetin bozuk, yoldan geldin, herhalde casussun, yürü, kafanı keseceğiz.herhalde kılığın, kıyafetin bozuk, yoldan geldin, herhalde casussun, yürü, kafanı keseceğiz. Kafası kesilmeye giderken adam demiş ki nefsine, kendi kendiyle konuşuyor adam,Kafası kesilmeye giderken adam demiş ki nefsine, kendi kendiyle konuşuyor adam, Ey nefis söyle bakalım. Sen eskiden beri Allah Teâlâ Hazretleri'nin takdirine benim rızam vardı.Ey nefis söyle bakalım. Sen eskiden beri Allah Teâlâ Hazretleri'nin takdirine benim rızam vardı. Neylerse güzel eyler. Her şeyi hoştur, lütfuda, kahrıda hoştur deyip dururdun.Neylerse güzel eyler. Her şeyi hoştur, lütfuda, kahrıda hoştur deyip dururdun. Seni şimdi haksız yere öldürmeye götürüyorlar.Seni şimdi haksız yere öldürmeye götürüyorlar. Buna da rızan var mı?

Buna da rızan var mı?
İçeriden hoşnutluk. Hiç itiraz yok. Nefsi de bir süvar olmuş çünkü.İçeriden hoşnutluk. Hiç itiraz yok. Nefsi de bir süvar olmuş çünkü. Bizim nefsimiz gibi emmâratun bi-ssû-i değil ki, kötülükleri emreden,

Bizim nefsimiz gibi emmâratun bi-ssû-i değil ki, kötülükleri emreden,
kalk şu sinemaya git, kalk bu eğlenceye git, kalk şu haksızlığı yap demiyor ki,kalk şu sinemaya git, kalk bu eğlenceye git, kalk şu haksızlığı yap demiyor ki, nefsi de müslüman olmuş.nefsi de müslüman olmuş. İnne’n-nefse le-emmâratün bi’s-sûi illâ mâ rahime rabbî. (Yûsuf Suresi 53. Ayet)

İnne’n-nefse le-emmâratün bi’s-sûi illâ mâ rahime rabbî. (Yûsuf Suresi 53. Ayet)
Mevlamın rahmeti, lütfedip, müstesna kıldığı kullar var,

Mevlamın rahmeti, lütfedip, müstesna kıldığı kullar var,
nefsi de Müslüman olmuş, hiç itiraz yok.nefsi de Müslüman olmuş, hiç itiraz yok. Giderse, başım feda olsun, Allah Teâlâ böyle takdir eylemiş diyor.Giderse, başım feda olsun, Allah Teâlâ böyle takdir eylemiş diyor. Eh, celladın önüne kadar gitmiş, Allah bir sebep halk etmiş, kurtulmuş ordan.Eh, celladın önüne kadar gitmiş, Allah bir sebep halk etmiş, kurtulmuş ordan. Vallahi billahi celladın ölümünden kurtulduğuma sevinmiyorum, cellattan halâsıma sevinmiyorum,Vallahi billahi celladın ölümünden kurtulduğuma sevinmiyorum, cellattan halâsıma sevinmiyorum, o andaki ihlâsıma seviniyorum diyor, yazmış kitaba.o andaki ihlâsıma seviniyorum diyor, yazmış kitaba. Cellattan kurtulduğuma sevinmiyorum. O anda, o imtihanda nefsim bana hoş, razıyım dedi ya, ona seviniyorum diyor.Cellattan kurtulduğuma sevinmiyorum. O anda, o imtihanda nefsim bana hoş, razıyım dedi ya, ona seviniyorum diyor. Bak neleri düşünüyor Allah'ın kulları.Bak neleri düşünüyor Allah'ın kulları. Onun için, sonra tabi Allah'ın kulu, Allah'ın kulu olmak için kitaplar yazıyorlar ki, insan kendisini silecek ortadan.Onun için, sonra tabi Allah'ın kulu, Allah'ın kulu olmak için kitaplar yazıyorlar ki, insan kendisini silecek ortadan. Benlik ile varlık ile kibir ile gurur ile ucub ile şey yapılmaz. Kendisini aradan kaldıracak.Benlik ile varlık ile kibir ile gurur ile ucub ile şey yapılmaz. Kendisini aradan kaldıracak. O zaman Allah Teâlâ Hazretleri'nin lütuflarına mazhar olacak.O zaman Allah Teâlâ Hazretleri'nin lütuflarına mazhar olacak. Her şey Mevla'dan. O onun için istemez.Her şey Mevla'dan. O onun için istemez. Sa'd b. Ebû Vakkās radıyallahu anh, Aşere-i Mübeşşere'den bir dua ederse duası kabul olurmuş da, gözüne amâlık gelmiş.

Sa'd b. Ebû Vakkās radıyallahu anh, Aşere-i Mübeşşere'den bir dua ederse duası kabul olurmuş da, gözüne amâlık gelmiş.
Demişler ki Yâ Sa'd! Sen ne dua edersen kabul olur.Demişler ki Yâ Sa'd! Sen ne dua edersen kabul olur. Biliyoruz, denedik. Hepimize dua ettin, istediğin oluyor.Biliyoruz, denedik. Hepimize dua ettin, istediğin oluyor. Şu gözüne de dua etsene.Şu gözüne de dua etsene. Ben demiş Allah'ın takdirini gözümün rızasından daha çok severim.Ben demiş Allah'ın takdirini gözümün rızasından daha çok severim. Allah'ın takdirini gözümün nurundan daha çok severim.Allah'ın takdirini gözümün nurundan daha çok severim. Allah'ın takdirini gözümün nurundan çok severim buyurmuş.Allah'ın takdirini gözümün nurundan çok severim buyurmuş. Onun için vardır, o bir teslim olur. İmtihan olduğunu bilir.Onun için vardır, o bir teslim olur. İmtihan olduğunu bilir. Mevla imtihan edecektir. Derece verecektir.Mevla imtihan edecektir. Derece verecektir. "Eşeddü’l-belâi ‘ale’l-enbiyâ."

"Eşeddü’l-belâi ‘ale’l-enbiyâ."
Belaların en şiddetlisi Allah'ın seçkin kulları olan peygamberlere olur.

Belaların en şiddetlisi Allah'ın seçkin kulları olan peygamberlere olur.
Peygamber Efendimiz'in hayatı gibi bir hayat sürebilir mi insan.Peygamber Efendimiz'in hayatı gibi bir hayat sürebilir mi insan. Ne sıkıntılarla, nasıl böyle bu dünyaya meyletmeden vakit geçirdi.Ne sıkıntılarla, nasıl böyle bu dünyaya meyletmeden vakit geçirdi. Maksadı bu dünyada sefa sürmek değildi ki, dileseydi sefa sürerdi,Maksadı bu dünyada sefa sürmek değildi ki, dileseydi sefa sürerdi, o kadar para pul geçti ki eline.o kadar para pul geçti ki eline. Öyle imkanlar geçti ki, öyle teklifler aldı ki, hiçbirine meyletmedi, hiçbirine iltifat etmedi.Öyle imkanlar geçti ki, öyle teklifler aldı ki, hiçbirine meyletmedi, hiçbirine iltifat etmedi. Sade bir ömür sürdü. Çok sade bir ömür sürdü.Sade bir ömür sürdü. Çok sade bir ömür sürdü. İzâ raeytümü’l-abde elleme’llâhü bihi’l-fekra ve’l-merada,

İzâ raeytümü’l-abde elleme’llâhü bihi’l-fekra ve’l-merada,
fe-inne’llâhe yürîdü en yüsâfiyehû.fe-inne’llâhe yürîdü en yüsâfiyehû. Bizim ölçülerimizden ne kadar farklı bir ölçü söylüyor Peygamber Efendimiz.

Bizim ölçülerimizden ne kadar farklı bir ölçü söylüyor Peygamber Efendimiz.
Bizim mantığımızdan ne kadar farklı bir mantık.Bizim mantığımızdan ne kadar farklı bir mantık. Rivayet eden de Hazreti Ali radıyallahu anh Efendimiz. Diyor ki:Rivayet eden de Hazreti Ali radıyallahu anh Efendimiz. Diyor ki: İzâ raeytümü’l-abde.

İzâ raeytümü’l-abde.
Kulu gördüğün zaman, mümin kulu gördüğün zaman, gördüğünüz zaman, ellemellâhü bihi’l-fekra ve’l-merada,Kulu gördüğün zaman, mümin kulu gördüğün zaman, gördüğünüz zaman, ellemellâhü bihi’l-fekra ve’l-merada, Allah ona fakirliği ve hastalığı musallat etmiş görürsen bir müslüman kulu.Allah ona fakirliği ve hastalığı musallat etmiş görürsen bir müslüman kulu. Bil ki, fe innellâhe yürîdü en yüsâfiyehû.

Bil ki, fe innellâhe yürîdü en yüsâfiyehû.
Allah Teâlâ Hazretleri onu saflaştırmak istiyor.Allah Teâlâ Hazretleri onu saflaştırmak istiyor. Kendi sevgisi için seçmiş, derecesini yükseltmek istiyor.Kendi sevgisi için seçmiş, derecesini yükseltmek istiyor. Kendi has kulları arasına sokmak istediğini bil diyor.Kendi has kulları arasına sokmak istediğini bil diyor. Biz tabi Allah Teâlâ Hazretleri’nden Peygamber Efendimiz emretmiş.Biz tabi Allah Teâlâ Hazretleri’nden Peygamber Efendimiz emretmiş. Afiyet isteyin. Cenâb-ı Haktan istediğiniz zaman afiyet isteyin buyurmuş.Afiyet isteyin. Cenâb-ı Haktan istediğiniz zaman afiyet isteyin buyurmuş. Burada okumuştuk bir hadîs-i şerîfte, bir hastanın yanına gidiyor Peygamber Efendimiz,Burada okumuştuk bir hadîs-i şerîfte, bir hastanın yanına gidiyor Peygamber Efendimiz, hasta erimiş, erimiş, perişan olmuş, olmuş, zayıflamış, küçülmüş, kuş yavrusu gibi kalmış.hasta erimiş, erimiş, perişan olmuş, olmuş, zayıflamış, küçülmüş, kuş yavrusu gibi kalmış. Hadîs-i şerîfte öyle diyor. Kuş yavrusu gibi kalmış.Hadîs-i şerîfte öyle diyor. Kuş yavrusu gibi kalmış. Peygamber Efendimiz diyor ki

Peygamber Efendimiz diyor ki
Allah'tan afiyet istemedin mi?Allah'tan afiyet istemedin mi? Dua etmesini bilemedin mi? Diyor o kimseye.Dua etmesini bilemedin mi? Diyor o kimseye. Demiş ki, bildim ama Yâ Resûlallah, Yâ Rabbi! dedim, duayı şöyle ettim,Demiş ki, bildim ama Yâ Resûlallah, Yâ Rabbi! dedim, duayı şöyle ettim, Yâ Rabbi! Bana ahirette vereceğine bu dünyada ver dedim.Yâ Rabbi! Bana ahirette vereceğine bu dünyada ver dedim. Ondan gelmiş başına o sıkıntılar. Diyor ki, afiyet isteyeceksin.Ondan gelmiş başına o sıkıntılar. Diyor ki, afiyet isteyeceksin. Biz Allah Teâlâ Hazretleri'nin aciz kullarıyız, o da bizim efendimiz.Biz Allah Teâlâ Hazretleri'nin aciz kullarıyız, o da bizim efendimiz. Gayb hazineleri elinde her türlü güç, kuvvet onun. Biz fedakârlığımızla mı cenneti kazanacağız?Gayb hazineleri elinde her türlü güç, kuvvet onun. Biz fedakârlığımızla mı cenneti kazanacağız? Her şeyimiz de ondan, sıhhatimiz de ondan, vücudumuz da ondan, varlığımız da ondan, isteriz.

Her şeyimiz de ondan, sıhhatimiz de ondan, vücudumuz da ondan, varlığımız da ondan, isteriz.
O bizim Mevlamız, biz O'nun kuluyuz.O bizim Mevlamız, biz O'nun kuluyuz. Yâ Rabbi! Hayır ver, iyilik ver, sıhhat ver, afiyet ver diye isteriz ammaYâ Rabbi! Hayır ver, iyilik ver, sıhhat ver, afiyet ver diye isteriz amma işin iç yüzünü bilmeyiz. Bazen para isteriz ama o para bizim elimize geçerse unuturuz bu güzel günleri.işin iç yüzünü bilmeyiz. Bazen para isteriz ama o para bizim elimize geçerse unuturuz bu güzel günleri. Şu Allah'a halisane kulluk ettiğimiz günleri unuturuz.Şu Allah'a halisane kulluk ettiğimiz günleri unuturuz. Geçen gün birisi geldi, Hocam diyor, bir ara hocanın nasihatini tutmuştum, bir ara bir Müslümanlığım iyiydi,Geçen gün birisi geldi, Hocam diyor, bir ara hocanın nasihatini tutmuştum, bir ara bir Müslümanlığım iyiydi, tesbih çekerdim, zikrederdim, fikrederdim, iyi bir kuldum, ömrümün bir senesi öyle geçti.tesbih çekerdim, zikrederdim, fikrederdim, iyi bir kuldum, ömrümün bir senesi öyle geçti. Öyle güzel günlerdi ki diyor, çok arıyorum onları diyor, o günleri.Öyle güzel günlerdi ki diyor, çok arıyorum onları diyor, o günleri. Para geçer eline sapıtırsın. Hayırlısını istemek lazım.Para geçer eline sapıtırsın. Hayırlısını istemek lazım. İlle şu kadınla evleneyim dersin, sana dünyayı ahireti mahveder.İlle şu kadınla evleneyim dersin, sana dünyayı ahireti mahveder. Hayırlısını iste. İlle şu arabayı alayım dersin, alırsın ötesi gün kaza yaparsın, hastanelik olursun.Hayırlısını iste. İlle şu arabayı alayım dersin, alırsın ötesi gün kaza yaparsın, hastanelik olursun. Hayırlısını istemek lazım her şeyin.Hayırlısını istemek lazım her şeyin. Diyelim ki Allah sana helalinden aradığın halde mal vermedi, fakir düştün.

Diyelim ki Allah sana helalinden aradığın halde mal vermedi, fakir düştün.
Sabredersen çok şiddetli bir, sıkıntılı bir şey olduğundan derecesi çok yüksektir.Sabredersen çok şiddetli bir, sıkıntılı bir şey olduğundan derecesi çok yüksektir. Çok büyük ecirlere layık.Çok büyük ecirlere layık. Öyle yaşayıp dururken bir hastalık geldi, inlemeye başladın, ateşler içinde cayır cayır yanmaya başladın.Öyle yaşayıp dururken bir hastalık geldi, inlemeye başladın, ateşler içinde cayır cayır yanmaya başladın. Bütün günahlarını insan eritir gider. Hastalık istemeyeceksin. Afiyet isteyeceksin ammaBütün günahlarını insan eritir gider. Hastalık istemeyeceksin. Afiyet isteyeceksin amma bir hastalık gelmişse bil ki Allah'tan geldiği. Zaten Allah'ın emri, dileği olmazsa hiçbir şey olmaz.bir hastalık gelmişse bil ki Allah'tan geldiği. Zaten Allah'ın emri, dileği olmazsa hiçbir şey olmaz. Ve hastanın iniltisi tesbih yerine sayılır. İniltisi tesbih yerine sayılır, uykusu ibadettir.Ve hastanın iniltisi tesbih yerine sayılır. İniltisi tesbih yerine sayılır, uykusu ibadettir. Ve o hastalıktan kalktığı zaman ona seslenir Mevla buyurur ki;Ve o hastalıktan kalktığı zaman ona seslenir Mevla buyurur ki; Haydi senin eski günahlarının hepsini sildim affettim,Haydi senin eski günahlarının hepsini sildim affettim, defter-i amalin karalardan silindi, pâk oldu, yeniden başla.defter-i amalin karalardan silindi, pâk oldu, yeniden başla. "Ve’ste’nif fi’l-ameli"

"Ve’ste’nif fi’l-ameli"
Amele yeniden başla der Allah-u Teâlâ Hazretleri.

Amele yeniden başla der Allah-u Teâlâ Hazretleri.
Yani insanın günahlarının affına sebep olur.Yani insanın günahlarının affına sebep olur. Eh bir kimseye Allah fakirlik ve hastalık vermişse, O da mümin bir kul, iyi bir hal üzereEh bir kimseye Allah fakirlik ve hastalık vermişse, O da mümin bir kul, iyi bir hal üzere sabrederse çok büyük dereceler alır.sabrederse çok büyük dereceler alır. Onun için böyle bir kimsede, fakirlik ve hastalık yer etmiş olduğunu görürsen bil ki Allah onu saflaştırıpOnun için böyle bir kimsede, fakirlik ve hastalık yer etmiş olduğunu görürsen bil ki Allah onu saflaştırıp kendi has kulları arasına sokmak istiyor diye Peygamber Efendimiz buyurmuş,kendi has kulları arasına sokmak istiyor diye Peygamber Efendimiz buyurmuş, Hz. Ali Efendimiz de bize nakletmiş.Hz. Ali Efendimiz de bize nakletmiş. İzâ raeytümü’l-lâtî elkayne alâ ruûsihinne misle esnimeti’l-bü’ri, fe-e’limûhünne

İzâ raeytümü’l-lâtî elkayne alâ ruûsihinne misle esnimeti’l-bü’ri, fe-e’limûhünne
ennehû lâ tükbelü lehünne salâatün.ennehû lâ tükbelü lehünne salâatün. Bu hadîs-i şerîfi de duyunca şaşırıp kalacaksınız.

Bu hadîs-i şerîfi de duyunca şaşırıp kalacaksınız.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz saçlarını kabartıp kabartıp da başlarının üstüne deve hörgücü gibi yapanPeygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz saçlarını kabartıp kabartıp da başlarının üstüne deve hörgücü gibi yapan kadınlardan bahsediyor bu hâdîs-i şerîf'te.kadınlardan bahsediyor bu hâdîs-i şerîf'te. İzâ raeytümü’l- lâtî.

İzâ raeytümü’l- lâtî.
O kadınlar ki, onları gördüğünüz zaman ne yapmışlar o kadınlar?O kadınlar ki, onları gördüğünüz zaman ne yapmışlar o kadınlar? Elkayne alâ ruûsihinne misle esnimeti’l-bü’ri.

Elkayne alâ ruûsihinne misle esnimeti’l-bü’ri.
Develerin hörgüçleri gibi başlarının üstüne böyle başlarının üstüne şeyler yapmış kadınları görürsen,Develerin hörgüçleri gibi başlarının üstüne böyle başlarının üstüne şeyler yapmış kadınları görürsen, bunu nasıl yaparlar?bunu nasıl yaparlar? Eski bezler sararak veya bir şeyler koyarak daha başka bir şeyler böyle başlarını kabartıp yükseltirler.

Eski bezler sararak veya bir şeyler koyarak daha başka bir şeyler böyle başlarını kabartıp yükseltirler.
Onları gördüğün zaman bil ki, bil ki;Onları gördüğün zaman bil ki, bil ki; Fe a’limûhünne, onlara bildirin ki;

Fe a’limûhünne, onlara bildirin ki;
Ennehû lâ tükbelü lehünne salâatün.

Ennehû lâ tükbelü lehünne salâatün.
Namazları kabul olmuyor.Namazları kabul olmuyor. Namazlarının kabul olmadığını bildir.Namazlarının kabul olmadığını bildir. Şimdi, bu işi şeyde yaparlarmış, Peygamber Efendimiz'in zamanında yaparlarmış ki,Şimdi, bu işi şeyde yaparlarmış, Peygamber Efendimiz'in zamanında yaparlarmış ki, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri böyle bir ifadede bulunmuş.Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri böyle bir ifadede bulunmuş. Neden yaparlarmış?Neden yaparlarmış? Saçlarımız çok demek istiyor.

Saçlarımız çok demek istiyor.
Bizim saçlarımız o kadar çok ki, bak topladık örtünün altında, kocaman oldu,Bizim saçlarımız o kadar çok ki, bak topladık örtünün altında, kocaman oldu, yani ben bu saçları salıverdiğim zaman topuklarıma kadar gelir demek istiyor.yani ben bu saçları salıverdiğim zaman topuklarıma kadar gelir demek istiyor. Öyle bir şey var, aldatmaca var.Öyle bir şey var, aldatmaca var. Sonra güzelliğini ızhar var. O bakımdan onların namazlarının kabul olmadığını onlara bildirin diyor Peygamber Efendimiz.Sonra güzelliğini ızhar var. O bakımdan onların namazlarının kabul olmadığını onlara bildirin diyor Peygamber Efendimiz. Ee, nasıl olacak? Bir kere Müslüman hatun ziynetlerini eşlerine gösterir, başka yerde göstermez.

Ee, nasıl olacak? Bir kere Müslüman hatun ziynetlerini eşlerine gösterir, başka yerde göstermez.
İslam'da örtünmenin ölçüsü nedir? Mantığı nedir?İslam'da örtünmenin ölçüsü nedir? Mantığı nedir? Örtünmekte Müslüman kadın ziynetini saklayacak. Yani kendisinde Allah'ın verdiği güzellikleri gizleyecek

Örtünmekte Müslüman kadın ziynetini saklayacak. Yani kendisinde Allah'ın verdiği güzellikleri gizleyecek
yabancı gözlerden. Kendi evinde olabilir. Kendi evinde süslenir.yabancı gözlerden. Kendi evinde olabilir. Kendi evinde süslenir. Süslerini, ziynetlerini göstermeyecek.Süslerini, ziynetlerini göstermeyecek. Bir şeyde okumuştum. Bundan 150 sene falan önce yaşamış galiba. 150 sene önce.Bir şeyde okumuştum. Bundan 150 sene falan önce yaşamış galiba. 150 sene önce. Nimet-i İslâm diye çok kıymetli bir kitap yazmış. Fıkıh kitabı yazmış. Zihni Efendi var.Nimet-i İslâm diye çok kıymetli bir kitap yazmış. Fıkıh kitabı yazmış. Zihni Efendi var. O kitabında diyor ki; bizim bu zamanın kadınlarına ne oldu ki diyor, huyları neden bozuldu ki,O kitabında diyor ki; bizim bu zamanın kadınlarına ne oldu ki diyor, huyları neden bozuldu ki, çarşaflarının dantellerinin nakışlarını gösteriyorlar diyor, bu kadar da bozukluk olur mu diyor.çarşaflarının dantellerinin nakışlarını gösteriyorlar diyor, bu kadar da bozukluk olur mu diyor. Çarşaflarının altından yerlerindeki nakışları gösteriyorlarmış. O zamanın kadınları ah vah ediyor Zihni Efendi.Çarşaflarının altından yerlerindeki nakışları gösteriyorlarmış. O zamanın kadınları ah vah ediyor Zihni Efendi. Bozuldu kadınların huyları diyor,Bozuldu kadınların huyları diyor, çarşaflarının altından bir şey alırken, verirken demek ki ziynetleri görünüyor diye esef ediyor.çarşaflarının altından bir şey alırken, verirken demek ki ziynetleri görünüyor diye esef ediyor. E şimdi, şimdinin giyinmesinde mantık bütün güzellikleri izhar etmektir.E şimdi, şimdinin giyinmesinde mantık bütün güzellikleri izhar etmektir. Hatta ben geçenlerde bir Avrupa mecmuasını karıştırıyorum, teknik mecmua.

Hatta ben geçenlerde bir Avrupa mecmuasını karıştırıyorum, teknik mecmua.
Karıştırıyorum sayfalarını açtım, otomobil ilanı yapıyor.Karıştırıyorum sayfalarını açtım, otomobil ilanı yapıyor. Otomobil ilanı.Otomobil ilanı. Yani dört tekerlekli malum içine girilen, oradan oraya gidilen şu vasıtanın reklamını yapıyor adam.Yani dört tekerlekli malum içine girilen, oradan oraya gidilen şu vasıtanın reklamını yapıyor adam. İşte şu kadar vitesi vardır, bu kadar hızlıdır, bu kadar güçlüdür demiyor.İşte şu kadar vitesi vardır, bu kadar hızlıdır, bu kadar güçlüdür demiyor. Efendim aşağı tarafı yüksekçe yapılmıştır, üst tarafı alçakçadır.Efendim aşağı tarafı yüksekçe yapılmıştır, üst tarafı alçakçadır. Kadın eğildiği zaman göğsü görülür, bacaklarını attığı zaman bacakları görünür diye yazıyor.Kadın eğildiği zaman göğsü görülür, bacaklarını attığı zaman bacakları görünür diye yazıyor. Şu Avrupa'nın mantığına bak. Otomobil reklamı yapacak böyle bir şey.Şu Avrupa'nın mantığına bak. Otomobil reklamı yapacak böyle bir şey. Güzelliklerinizi daha iyi teşhir eder diyor. O Avrupalının mantığı diyeceksiniz.Güzelliklerinizi daha iyi teşhir eder diyor. O Avrupalının mantığı diyeceksiniz. Peki, bize ne oluyor?Peki, bize ne oluyor? Değiştik. Onların mantığı da çok geçti bize de.

Değiştik. Onların mantığı da çok geçti bize de.
Süsleneceksin, boyanacaksın, saçılacaksın, açılacaksın, döküleceksin, öyle gideceksin.Süsleneceksin, boyanacaksın, saçılacaksın, açılacaksın, döküleceksin, öyle gideceksin. Böyle olmalı. Hatta işte kıyafet yönetmeliği denilen bir yönetmelik teşkil etti başbakanlık.Böyle olmalı. Hatta işte kıyafet yönetmeliği denilen bir yönetmelik teşkil etti başbakanlık. Boya sürünmeyecek, etekler şöyle olacak falan diye maddeler var.Boya sürünmeyecek, etekler şöyle olacak falan diye maddeler var. Müfettişin birisi, milli eğitim müfettişi gitmiş bir mektebe.Müfettişin birisi, milli eğitim müfettişi gitmiş bir mektebe. Kadın süslü, boyalı, bilmem, şöyle böyle.Kadın süslü, boyalı, bilmem, şöyle böyle. Demiş kıyafet yönetmeliği. Ne oluyor?Demiş kıyafet yönetmeliği. Ne oluyor? Ben demiş, böyle süslenmezsem aşağılık duygusuna kapılıyorum.

Ben demiş, böyle süslenmezsem aşağılık duygusuna kapılıyorum.
Kulak asmıyormuş yani öğretmen hanım. Başbakanlığın emri vs. falan kulak asmıyormuş.Kulak asmıyormuş yani öğretmen hanım. Başbakanlığın emri vs. falan kulak asmıyormuş. Mantık değişti tabi. Eskiden mantık başka türlüydü, hayat tarzı başka türlüydü.Mantık değişti tabi. Eskiden mantık başka türlüydü, hayat tarzı başka türlüydü. Başka şeylere döndü işler şimdi. Bilmiyorum ne oldu.Başka şeylere döndü işler şimdi. Bilmiyorum ne oldu. Zira zarar ortada bilmem ne kazandık.Zira zarar ortada bilmem ne kazandık. Eyvah bu bâzîçede bizler yine yandık.Eyvah bu bâzîçede bizler yine yandık. Zira zarar ortada bilmem ne kazandık.Zira zarar ortada bilmem ne kazandık. Bir oyun dönüyor ortada. Yine biz yandık bu oyundan. Yine biz kaybettik.Bir oyun dönüyor ortada. Yine biz yandık bu oyundan. Yine biz kaybettik. Zarar ortada. Bilmiyorum ne kazandık. Bilmiyorum ne kazandık.Zarar ortada. Bilmiyorum ne kazandık. Bilmiyorum ne kazandık. Allah Teâlâ Hazretleri kadınlarımıza da şuur versin. Erkeklerimize de şuur versin.Allah Teâlâ Hazretleri kadınlarımıza da şuur versin. Erkeklerimize de şuur versin. Namusun, ibretin, asaletin nerede olduğunu, hangi şeyin daha güzel olduğunuNamusun, ibretin, asaletin nerede olduğunu, hangi şeyin daha güzel olduğunu Allah gözümüzden perdeyi kaldırsın da hakiki güzelliği görmek nasip etsin.Allah gözümüzden perdeyi kaldırsın da hakiki güzelliği görmek nasip etsin. Güzel diye gördüğümüz şey çirkef.. Heves ettiğimiz şey çirkefin çirkefi.Güzel diye gördüğümüz şey çirkef.. Heves ettiğimiz şey çirkefin çirkefi. Şimdiye bıraktığımız şey de güzeller güzeli.Şimdiye bıraktığımız şey de güzeller güzeli. Güzeli bırakmışız, çirkini kendimize huy edinmişiz.Güzeli bırakmışız, çirkini kendimize huy edinmişiz. En güzel âdetleri, dürüstlükleri, asaletleri bırakmışız ki, eskiden cümle cihan bize hayranmış,En güzel âdetleri, dürüstlükleri, asaletleri bırakmışız ki, eskiden cümle cihan bize hayranmış, pespaye şeyleri heves etmeye başlamışız, onları taklit etmeye başladık.pespaye şeyleri heves etmeye başlamışız, onları taklit etmeye başladık. Bizim taklide ihtiyacımız yok, biz asil bir milletiz.Bizim taklide ihtiyacımız yok, biz asil bir milletiz. Asırlar boyu dedelerimizden, şeylerden gelme bir asalet var ki, kıymetine paha biçilmez.Asırlar boyu dedelerimizden, şeylerden gelme bir asalet var ki, kıymetine paha biçilmez. Öyle asil bir milletiz, öyle asil âdetlerimiz var, öyle asil örfümüz var.

Öyle asil bir milletiz, öyle asil âdetlerimiz var, öyle asil örfümüz var.
Bizim başkasının taklide ihtiyacımız yok.Bizim başkasının taklide ihtiyacımız yok. Cümle cihan halkı bizi taklit etsin, buyursun, rahat eder.Cümle cihan halkı bizi taklit etsin, buyursun, rahat eder. Dünyası ahireti de hoş olur.Dünyası ahireti de hoş olur. Cümle cihan halkı bizi taklit etsin, bizim kimseye taklide ihtiyacımız yok.Cümle cihan halkı bizi taklit etsin, bizim kimseye taklide ihtiyacımız yok. Allah bize elimizdeki nimetlerin kadrini bilmek nasip etsin.Allah bize elimizdeki nimetlerin kadrini bilmek nasip etsin. Nimetin kadrini bilinmezse elden gider.Nimetin kadrini bilinmezse elden gider. Nimetin kadrini iyi bilelim. Allah'ın bize verdiği nimetleri, kadrinin kıymetini iyi bilelim.Nimetin kadrini iyi bilelim. Allah'ın bize verdiği nimetleri, kadrinin kıymetini iyi bilelim. Allah'ın bize ihtiyacı yok. Bizim Allah'ın lütfuna, keremine sonsuz ihtiyacımız var.Allah'ın bize ihtiyacı yok. Bizim Allah'ın lütfuna, keremine sonsuz ihtiyacımız var. Biz ibadet etmeseydik, şu camiyi doldurmasaydık, Allah-u Teâlâ Hazretleri'nin azametindenBiz ibadet etmeseydik, şu camiyi doldurmasaydık, Allah-u Teâlâ Hazretleri'nin azametinden bir zerre noksanlaşır mıydı, bir toz zerresi kadar?bir zerre noksanlaşır mıydı, bir toz zerresi kadar? Asla! Cümle cihan halkı Allah'a âsî olsalar, yoksun deseler, İbadet etmeyeceğiz deselerAsla! Cümle cihan halkı Allah'a âsî olsalar, yoksun deseler, İbadet etmeyeceğiz deseler azametinden zerre eksilmez.azametinden zerre eksilmez. Şu cihan dediğimiz şey, bir kere ol dedi, o zaman var oldu bu cihan.Şu cihan dediğimiz şey, bir kere ol dedi, o zaman var oldu bu cihan. Olma derse bir anda yok olur.Olma derse bir anda yok olur. Yok olduğu zaman, ne olacak yani yok olsa?Yok olduğu zaman, ne olacak yani yok olsa? Hiç kıymetimiz yoktur.

Hiç kıymetimiz yoktur.
Bizim Allah'a kulluğa ihtiyacımız var.Bizim Allah'a kulluğa ihtiyacımız var. Biz güzümüzü .. çalışalım, haddimizi bilelim kiBiz güzümüzü .. çalışalım, haddimizi bilelim ki Allah'ın bize verdiği nimetlerin ne kadar kıymetli nimet olduğunu anlayalım.Allah'ın bize verdiği nimetlerin ne kadar kıymetli nimet olduğunu anlayalım. Allah Teâlâ Hazretleri dileseydi bize çok kötü şeyleri emredebilirdi.Allah Teâlâ Hazretleri dileseydi bize çok kötü şeyleri emredebilirdi. Rabbimiz, sahibimiz, mâlikimiz, her şeyi bize O verdiği için, bizi esir gibiRabbimiz, sahibimiz, mâlikimiz, her şeyi bize O verdiği için, bizi esir gibi kırbaç altında hani en ağır şartlarda maden ocaklarda çalıştırır gibi,kırbaç altında hani en ağır şartlarda maden ocaklarda çalıştırır gibi, böyle ağır şeylerle mükellef tutsaydı bir şey demeye hakkımız olur muydu?böyle ağır şeylerle mükellef tutsaydı bir şey demeye hakkımız olur muydu? Olmazdı. O bizim Rabbimiz, biz O'nun kuluyuz. Baş üstüne. Seve seve yine yapardık,

Olmazdı. O bizim Rabbimiz, biz O'nun kuluyuz. Baş üstüne. Seve seve yine yapardık,
yapmamız gerekirdi amma her emri bizim lehimize. Her buyruğu bizim bizim hayırımıza,yapmamız gerekirdi amma her emri bizim lehimize. Her buyruğu bizim bizim hayırımıza, bizim dünya ve ahiret saadetimize, biz Allah'ın emirlerini tutsak ruhen sağlam olacağız.bizim dünya ve ahiret saadetimize, biz Allah'ın emirlerini tutsak ruhen sağlam olacağız. Allah'ın emirlerini tutsak bedenen sıhhatli olacağız, yüz yirmi yıl yaşayacağız,Allah'ın emirlerini tutsak bedenen sıhhatli olacağız, yüz yirmi yıl yaşayacağız, iğneyi, ipliği gene gözlüksüz takacağız.iğneyi, ipliği gene gözlüksüz takacağız. Dinç olacağız. İhtiyarımız genç gibi olacak, ihtiyar delikanlı gibi olacak.Dinç olacağız. İhtiyarımız genç gibi olacak, ihtiyar delikanlı gibi olacak. Allah'ın emrini tutsak. Allah'ın emrini tutsak evimiz temiz olacak.Allah'ın emrini tutsak. Allah'ın emrini tutsak evimiz temiz olacak. Sokaklarımız temiz olacak, ne çamuru. Herkes evini temizler,Sokaklarımız temiz olacak, ne çamuru. Herkes evini temizler, herkes evinin önünü yapar. Ankara'ya girdiğin zaman,herkes evinin önünü yapar. Ankara'ya girdiğin zaman, ha müslüman diyarına girdim. Şuraya bak ya dersin, pırıl pırıl,ha müslüman diyarına girdim. Şuraya bak ya dersin, pırıl pırıl, yağ döksen yalanacak gibi olur her taraf.yağ döksen yalanacak gibi olur her taraf. İyi müslüman olursak. Cemiyetimiz muntazam olur.İyi müslüman olursak. Cemiyetimiz muntazam olur. Ticaretimiz muntazam olur, sıhhatimiz iyi olur, evimiz iyi olur, barkımız iyi olur, her şeyimiz iyi olur.Ticaretimiz muntazam olur, sıhhatimiz iyi olur, evimiz iyi olur, barkımız iyi olur, her şeyimiz iyi olur. Allah'ın her emri bizim lehimizedir, bizim hayrımızadır.Allah'ın her emri bizim lehimizedir, bizim hayrımızadır. Kul inne’llâhe lâ ye’müru bi’l fahşâ. (A’râf Suresi 28. Ayet)

Kul inne’llâhe lâ ye’müru bi’l fahşâ. (A’râf Suresi 28. Ayet)
De ki; Ey Resûlüm! Allah hiç kötü şeyleri emretmedi, hiç kötü şey emretmez.

De ki; Ey Resûlüm! Allah hiç kötü şeyleri emretmedi, hiç kötü şey emretmez.
Hepsi hayırdır, hepsi güzeldir, hepsinde fayda vardır.Hepsi hayırdır, hepsi güzeldir, hepsinde fayda vardır. Eh biz bunun kadrinin kıymetini bilirsek şeref kazanırız.Eh biz bunun kadrinin kıymetini bilirsek şeref kazanırız. Alnımız pırıl pırıl böyle şerefle parlar, nurlanır. Başımıza izzet tacını giydirir Allah Teâlâ Hazretleri.Alnımız pırıl pırıl böyle şerefle parlar, nurlanır. Başımıza izzet tacını giydirir Allah Teâlâ Hazretleri. Bizi dünyada da ahirette de mes'ud bahtiyar eder.Bizi dünyada da ahirette de mes'ud bahtiyar eder. Biz bu dinin kadrinin kıymetini bilmezsek Allah Teâlâ Hazretleri'nin bize ihtiyacı olmadığı için bu dini bizden alır.Biz bu dinin kadrinin kıymetini bilmezsek Allah Teâlâ Hazretleri'nin bize ihtiyacı olmadığı için bu dini bizden alır. Başka bir kavme ihsan eder.Başka bir kavme ihsan eder. O aziz olur, biz zelil oluruz, köle oluruz, perişan oluruz.O aziz olur, biz zelil oluruz, köle oluruz, perişan oluruz. Dünyada perişan olmak bir şey değil. Ne olacak?Dünyada perişan olmak bir şey değil. Ne olacak? İki paralık dünya. Ahirette mahvoluruz. Ebedi hüsrana, ebedi ziyana uğrarız.

İki paralık dünya. Ahirette mahvoluruz. Ebedi hüsrana, ebedi ziyana uğrarız.
Allah Teâlâ Hazretleri bize İslam'ın güzelliklerini idrak edip de

Allah Teâlâ Hazretleri bize İslam'ın güzelliklerini idrak edip de
ona sımsıkı sarılıp bağlanmak nimetini ihsan eylesin.ona sımsıkı sarılıp bağlanmak nimetini ihsan eylesin. Has, halis Müslüman kul olarak yaşatsın.Has, halis Müslüman kul olarak yaşatsın. Has, halis Müslüman kul olarak ve buyurun:Has, halis Müslüman kul olarak ve buyurun: Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlühü diyerekEşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlühü diyerek adını ana ana zikrullah ile dilimizi pâk ede ede, tuta tuta ruhumuzu teslim etmeyi nasip etsin.adını ana ana zikrullah ile dilimizi pâk ede ede, tuta tuta ruhumuzu teslim etmeyi nasip etsin. Huzuruna da sevdiği razı olduğu kulları olarak varmayı cümlemize nasip etsin.Huzuruna da sevdiği razı olduğu kulları olarak varmayı cümlemize nasip etsin. Şu Resûlullah'ın okuduğumuz hadîs-i şerîflerini anlamayı nasip etsin.Şu Resûlullah'ın okuduğumuz hadîs-i şerîflerini anlamayı nasip etsin. Sünnet-i seniyyesine hüsn-ü ittibâ eyleyip, şu ahir zamanda ümmetin fesada uğradığı zamandaSünnet-i seniyyesine hüsn-ü ittibâ eyleyip, şu ahir zamanda ümmetin fesada uğradığı zamanda onun sünnetine sarılarak 100 şehit sevabı alıponun sünnetine sarılarak 100 şehit sevabı alıp bahtiyar olmayı Allah cümlemize nasip eylesin.bahtiyar olmayı Allah cümlemize nasip eylesin. Fâtiha-i şerîfe mea'l-besmele.

Fâtiha-i şerîfe mea'l-besmele.
Düzenlenen Aralık
00:00:00 00:00:00
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2