Namaz Vakitleri

21 Safer 1448
04 August 2026
İmsak
04:13
Güneş
05:56
Öğle
13:15
İkindi
17:09
Akşam
20:25
Yatsı
22:01
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Esselâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühü!Esselâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühü! Aziz ve sevgili Akra dinleyicileri!

Aziz ve sevgili Akra dinleyicileri!
Size bu cuma sohbetimde

Size bu cuma sohbetimde
en hayırlı insanlarla ilgilien hayırlı insanlarla ilgili hadîs-i şerîflerden okumak istiyorum.hadîs-i şerîflerden okumak istiyorum. Birincisi, radyonuzun ismiyle de ilgili olacak.Birincisi, radyonuzun ismiyle de ilgili olacak. Onun için seçtim.Onun için seçtim. Ee, dinleyiciler bilsin, radyonun ismi nerden çıkıyor diye.Ee, dinleyiciler bilsin, radyonun ismi nerden çıkıyor diye. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki;

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki;
Hayrun-nâsi akra'uhum ve efkahuhum fî dînillâhi

Hayrun-nâsi akra'uhum ve efkahuhum fî dînillâhi
etkâhum lillâhi ve âmeruhum bil-ma'rûfietkâhum lillâhi ve âmeruhum bil-ma'rûfi ve enhâhum 'anil-munkeri ve evsaluhum lir-rahimi.ve enhâhum 'anil-munkeri ve evsaluhum lir-rahimi. Manası şöyle:

Manası şöyle:
İnsanların en hayırlısı, halkın, müslümanların en hayırlısı kimlerdir?

İnsanların en hayırlısı, halkın, müslümanların en hayırlısı kimlerdir?
Akra'uhum ve efkahuhum fî dînillâh:Akra'uhum ve efkahuhum fî dînillâh: Allah'ın dini konusunda en iyi sezgisi olan,Allah'ın dini konusunda en iyi sezgisi olan, en iyi bilgisi olan kimseler.en iyi bilgisi olan kimseler. Bilgisi iyi olan, anlayışı da dürüst,Bilgisi iyi olan, anlayışı da dürüst, doğru, sağlam, güzel olan kimseler.doğru, sağlam, güzel olan kimseler. Birinci bunlar sırada.Birinci bunlar sırada. Peygamber Efendimiz'in sıralamasında, sallallahu aleyhi ve sellemin.Peygamber Efendimiz'in sıralamasında, sallallahu aleyhi ve sellemin. Ve etkâhum lillâh:Ve etkâhum lillâh: Allah'tan en çok korkanlar.Allah'tan en çok korkanlar. En çok sakınanlar.En çok sakınanlar. Ve âmeruhum bil-ma'rûf:Ve âmeruhum bil-ma'rûf: Ma'ruf'u en çok emredenler.Ma'ruf'u en çok emredenler. Ve enhâhum 'anil-munker:Ve enhâhum 'anil-munker: Münkerattan en çok menedenler.Münkerattan en çok menedenler. Ve evsaluhum lir-rahim:Ve evsaluhum lir-rahim: Akrabayı en çok yoklayıp gözetenler, ziyaret edenler.Akrabayı en çok yoklayıp gözetenler, ziyaret edenler. Şimdi bunları biraz açıklamak istiyorum.Şimdi bunları biraz açıklamak istiyorum. İnsanların en hayırlıları bunlar olduğuna göre biz de hayırlı insan olmakİnsanların en hayırlıları bunlar olduğuna göre biz de hayırlı insan olmak istediğimize göre bunları iyi bilmemiz lazım.istediğimize göre bunları iyi bilmemiz lazım. Bunları biz de uygulamalıyız ki,Bunları biz de uygulamalıyız ki, hayırlı insanlar olalım, en hayırlı insanlar olalım.hayırlı insanlar olalım, en hayırlı insanlar olalım. Arapça'da hayr kelimesi “en hayırlı” manasına gelir.Arapça'da hayr kelimesi “en hayırlı” manasına gelir. Sadece hayırlı manasına gelmez,Sadece hayırlı manasına gelmez, en hayırlı manasına da gelir.en hayırlı manasına da gelir. İnsanların en hayırlısı kim?

İnsanların en hayırlısı kim?
İlk önce akrauhum.İlk önce akrauhum. “Akra” kelimesi kıraat kökünden geliyor.“Akra” kelimesi kıraat kökünden geliyor. Kıraat biliyorsunuz, okumak demek.Kıraat biliyorsunuz, okumak demek. Eskiden okuma kitaplarına kıraat kitabı denildi.Eskiden okuma kitaplarına kıraat kitabı denildi. Kahvehanelere de kıraathane denilirdi.Kahvehanelere de kıraathane denilirdi. Demek ki eskiden oyun oynanmıyordu, herhalde bir takımDemek ki eskiden oyun oynanmıyordu, herhalde bir takım dini kitaplar okunuyordu, dini bilgiler öğretiliyor,dini kitaplar okunuyordu, dini bilgiler öğretiliyor, öğreniliyordu.öğreniliyordu. Şöyle sedirlere oturup, bilgili kimseler,Şöyle sedirlere oturup, bilgili kimseler, bazı kitapları takip ediyorlardı.bazı kitapları takip ediyorlardı. Hakikaten ben 14.-15. yüzyılda yazılmış bazı güzel,Hakikaten ben 14.-15. yüzyılda yazılmış bazı güzel, eski Türkçe, sevimli eserleri hatırlıyorum.eski Türkçe, sevimli eserleri hatırlıyorum. Onların tertip edilişi meclistir.Onların tertip edilişi meclistir. Yani oturum oturumdur.Yani oturum oturumdur. Yani bir oturumda okunup bitecek kadarYani bir oturumda okunup bitecek kadar bir bölüme bir meclis demiş.bir bölüme bir meclis demiş. İkinci meclis, beşinci meclis, yirmi üçüncü meclis diye deİkinci meclis, beşinci meclis, yirmi üçüncü meclis diye de böyle konuları meclis diye isimlendirmiştir.böyle konuları meclis diye isimlendirmiştir. Sebebi ne?Sebebi ne? Kahvede veyahut caminin arkasındaki bir salondaKahvede veyahut caminin arkasındaki bir salonda Müslümanlar toplanıyorlar uzun gecelerde.Müslümanlar toplanıyorlar uzun gecelerde. Bir tanesi kitabı açıyor, kitabın birBir tanesi kitabı açıyor, kitabın bir anlamlı bölümünü yani mana,anlamlı bölümünü yani mana, konu bütünlüğü olan bir bölümünü o akşam okuyorlar,konu bütünlüğü olan bir bölümünü o akşam okuyorlar, tamam istifade edip dağılıyorlar.tamam istifade edip dağılıyorlar. Yani kahveler eskiden oyun yeri değilmiş,Yani kahveler eskiden oyun yeri değilmiş, sigara içme yeri değilmiş, bilardo oynama, çat pat,sigara içme yeri değilmiş, bilardo oynama, çat pat, domino oynama yeri, tavla oynama, zar atma yeri değilmiş.domino oynama yeri, tavla oynama, zar atma yeri değilmiş. Demek ki eskiden kitap okunan yermiş ki kahve değil adıDemek ki eskiden kitap okunan yermiş ki kahve değil adı kıraathane imiş yani okuma hanesi,kıraathane imiş yani okuma hanesi, okuma salonu demek imiş.okuma salonu demek imiş. İşte kıraat kelimesini biliyorsunuz.

İşte kıraat kelimesini biliyorsunuz.
Okuyana da “kâri” derler, okuyan demek.Okuyana da “kâri” derler, okuyan demek. Hemzeli kâri diye kesintili telaffuz edilecek.Hemzeli kâri diye kesintili telaffuz edilecek. Tabi insanların en hayırlısı en çok okuyanıdır.Tabi insanların en hayırlısı en çok okuyanıdır. Ama buradaki okumaktan mana,Ama buradaki okumaktan mana, kast edilen mana Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem efendimizinkast edilen mana Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin devrindeki kullanışa göre mana,devrindeki kullanışa göre mana, Kur'an'ı en çok okuyan ve böylece Kur'an'ı en iyi bilen demek.Kur'an'ı en çok okuyan ve böylece Kur'an'ı en iyi bilen demek. Yani Kur'an konusunda en bilgin kimse manasına geliyor.Yani Kur'an konusunda en bilgin kimse manasına geliyor. En çok okuyan ama bizim hatırımıza hemen gelir.En çok okuyan ama bizim hatırımıza hemen gelir. İyi tamam deriz yani bak çok okumayı tavsiye ediyor Peygamber Efendimiz.İyi tamam deriz yani bak çok okumayı tavsiye ediyor Peygamber Efendimiz. Demek ki pek çok kitabı okuyan kimse.Demek ki pek çok kitabı okuyan kimse. Hayır öyle değil.Hayır öyle değil. Buradaki maksat, kâri deyince, maksat Kur'an'ı çok okuyup daBuradaki maksat, kâri deyince, maksat Kur'an'ı çok okuyup da Kur'an'ı iyi ezberleyen, ahkâmını iyi bilen kimse demek.Kur'an'ı iyi ezberleyen, ahkâmını iyi bilen kimse demek. Âlim manasına, din âlimi manasına kullanılan bir kelime bu.Âlim manasına, din âlimi manasına kullanılan bir kelime bu. Zaten bu manayı biraz ifade etmek için de

Zaten bu manayı biraz ifade etmek için de
kuvvetlendirmek için de efkahuhum fî dînillâh diye devam etmişkuvvetlendirmek için de efkahuhum fî dînillâh diye devam etmiş Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem.Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem. Dinî konularda en anlayışı,Dinî konularda en anlayışı, derin olan, dürüst olan, anlayışı doğru,derin olan, dürüst olan, anlayışı doğru, sezgisi tam ve kuvvetli olan,sezgisi tam ve kuvvetli olan, tercihi isabetli olan manasına.tercihi isabetli olan manasına. Efkah da fakih kelimesinin ismi tafdili,

Efkah da fakih kelimesinin ismi tafdili,
yani en fakih olan, yani sezgisi en iyi olan.yani en fakih olan, yani sezgisi en iyi olan. Çünkü bazı insanlar bazı konuları bilirler deÇünkü bazı insanlar bazı konuları bilirler de kafası biraz almaz işin inceliklerini,kafası biraz almaz işin inceliklerini, bazı insan da çok zekidir, derinliklerini iyi kavrar, meseleyi,bazı insan da çok zekidir, derinliklerini iyi kavrar, meseleyi, netliği açık olarak görür,netliği açık olarak görür, ve ona göre şey yapar, güzel mütalaa eder meseleyi.ve ona göre şey yapar, güzel mütalaa eder meseleyi. Fıkıhta bu mana var, yaniFıkıhta bu mana var, yani sezgisi, anlayışı, zekâsı kuvvetli.sezgisi, anlayışı, zekâsı kuvvetli. Ama hangi konuda?

Ama hangi konuda?
Fî dînillâh, Allah'ın dini konusunda.Fî dînillâh, Allah'ın dini konusunda. Dini bilgileri, sezgisi kuvvetli bir şekilde, anlayışı güzel,Dini bilgileri, sezgisi kuvvetli bir şekilde, anlayışı güzel, isabetli bir şekilde bilen kimse demek.isabetli bir şekilde bilen kimse demek. Onu da ekliyor.Onu da ekliyor. Akra’uhum kelimesinin arkasına efkahuhum’u da ekliyor.

Akra’uhum kelimesinin arkasına efkahuhum’u da ekliyor.
Yani en çok okuyan, yani Allah'ın kitabını en iyi bilenYani en çok okuyan, yani Allah'ın kitabını en iyi bilen ve Allah'ın dininde en isabetlive Allah'ın dininde en isabetli görüşlere, sezgilere, anlayışa,görüşlere, sezgilere, anlayışa, bilgiye sahip kimseler.bilgiye sahip kimseler. Tabi burada demin sözümün başında söyledim.Tabi burada demin sözümün başında söyledim. Biraz radyonuzla da ilgili olacak seçtiğim hadîs-i şerîf diye.Biraz radyonuzla da ilgili olacak seçtiğim hadîs-i şerîf diye. Biliyorsunuz radyonuzun adı Akra radyosu.Biliyorsunuz radyonuzun adı Akra radyosu. Akra işte burada da geçti.Akra işte burada da geçti. En çok okuyan yani Kur'an'ı en iyi bilen manasına.En çok okuyan yani Kur'an'ı en iyi bilen manasına. İşte sizin bu Ak radyonuzun isimlendirilmesinin bir sebebi

İşte sizin bu Ak radyonuzun isimlendirilmesinin bir sebebi
yani Akra sözünün bir manası budur.yani Akra sözünün bir manası budur. Kur'an'ı en iyi bilen.Kur'an'ı en iyi bilen. Biz radyomuzda istiyoruz ki, Kur'an'ı en iyi öğretelim.

Biz radyomuzda istiyoruz ki, Kur'an'ı en iyi öğretelim.
Radyomuz Kur'an'ı en iyi anlatan bir kaynak olsun.Radyomuz Kur'an'ı en iyi anlatan bir kaynak olsun. Onun için o ismi koyduk.Onun için o ismi koyduk. Tabi başka tarihi sebepler de var.Tabi başka tarihi sebepler de var. Biz bu radyonun kuruluş kararını Akbük'te almıştık.Biz bu radyonun kuruluş kararını Akbük'te almıştık. Akbük'ün akını, Aydın'ın Söke ilçesinin AkbükAkbük'ün akını, Aydın'ın Söke ilçesinin Akbük koyunda bir toplantıda almıştık.koyunda bir toplantıda almıştık. Oranın ak’ını aldık, radyo'nun ra’sını aldık, Akra dedik amaOranın ak’ını aldık, radyo'nun ra’sını aldık, Akra dedik ama bir taraftan da ikisi bir araya gelince Akra demek,bir taraftan da ikisi bir araya gelince Akra demek, Allah'ın kitabını en çok okuyan, en iyi bilen manasına geliyor diyeAllah'ın kitabını en çok okuyan, en iyi bilen manasına geliyor diye onun için o ismi koymuştuk.onun için o ismi koymuştuk. İşte buradan hatırınızda kalsın diye bu yan açıklamaları yapıyorum.İşte buradan hatırınızda kalsın diye bu yan açıklamaları yapıyorum. Allah'ın dini konusunda sezgisi, bilgisi, görüşleri en isabetli olan,Allah'ın dini konusunda sezgisi, bilgisi, görüşleri en isabetli olan, Allah'ın kitabını en çok okuyup en iyi bilen insan en hayırlıdır.Allah'ın kitabını en çok okuyup en iyi bilen insan en hayırlıdır. Birinci bu, yani hepimizinBirinci bu, yani hepimizin şu çocukların tedrisata başladığı, tahsile başladığı,şu çocukların tedrisata başladığı, tahsile başladığı, mekteplerin açıldığı zamandamekteplerin açıldığı zamanda okumaya, yazmaya, gittikleri sabahleyinokumaya, yazmaya, gittikleri sabahleyin önüzlerini giyip, çantalarını alıp telaşlı telaşlıönüzlerini giyip, çantalarını alıp telaşlı telaşlı bilgilerini artırmak için gittikleri şu zamanda hepinize en çokbilgilerini artırmak için gittikleri şu zamanda hepinize en çok lüzumlu olan nedir onu anlatmış oluyor bu hadîs-i şerîf.lüzumlu olan nedir onu anlatmış oluyor bu hadîs-i şerîf. En çok Kur'an-ı Kerîm'i öğrenmeye çalışmalıyız,

En çok Kur'an-ı Kerîm'i öğrenmeye çalışmalıyız,
iyi bilmeye çalışmalıyız.iyi bilmeye çalışmalıyız. Her gün biraz, bir kısmını okuyarak,Her gün biraz, bir kısmını okuyarak, öğrenerek Kur'an-ı Kerîm'e aşina olmalıyız.öğrenerek Kur'an-ı Kerîm'e aşina olmalıyız. Allah'ın kelâmını bilmeliyiz.Allah'ın kelâmını bilmeliyiz. Allah'ın alemleri yaratan Rabbımızın bize hitabı nedir?Allah'ın alemleri yaratan Rabbımızın bize hitabı nedir? Bize gönderdiği kitabının içeriği, muhtevası nedir?Bize gönderdiği kitabının içeriği, muhtevası nedir? Onu öğrenmeliyiz.Onu öğrenmeliyiz. Allah kitap göndermiş, peygamber göndermiş,Allah kitap göndermiş, peygamber göndermiş, emir buyurmuş bazı hususları.emir buyurmuş bazı hususları. Bizi yaratan, bizi yaşatan, bize her halimizi gören,Bizi yaratan, bizi yaşatan, bize her halimizi gören, içimizi dışımızı bilen, her şeye kadir olan Rabbımız,içimizi dışımızı bilen, her şeye kadir olan Rabbımız, her şeyimizi kendisine medyun olduğumuz,her şeyimizi kendisine medyun olduğumuz, her şeyimiz kendisinden alınmış olan, kendisinin vergisi olan,her şeyimiz kendisinden alınmış olan, kendisinin vergisi olan, lütfu olan Rabbımızın emrini bilmiyoruz,lütfu olan Rabbımızın emrini bilmiyoruz, ahkâmını bilmiyoruz, kitabındaki hitabını bilmiyoruz.ahkâmını bilmiyoruz, kitabındaki hitabını bilmiyoruz. Hitab-ı müstekamından haberimiz yok, olmaz!Hitab-ı müstekamından haberimiz yok, olmaz! İnsanların en hayırlısı, bu kitabı en çok okuyan,İnsanların en hayırlısı, bu kitabı en çok okuyan, bu kitabın ahkâmına en aşina olan,bu kitabın ahkâmına en aşina olan, Allah'ın dininde, dini ahkâmıAllah'ın dininde, dini ahkâmı en güzel isabetli şekilde bilendir.en güzel isabetli şekilde bilendir. Buna çalışacağız.Buna çalışacağız. E hocam yani meslek mi değiştirelim?

E hocam yani meslek mi değiştirelim?
Başka.Başka. Mühendis olmayalım mı, doktor olmayalım mı?Mühendis olmayalım mı, doktor olmayalım mı? Öbür toplum için gerekliÖbür toplum için gerekli meslekler olmayacak mı?meslekler olmayacak mı? Olacak.Olacak. Bütün o meslekler olacak ve bütün o mesleklerinBütün o meslekler olacak ve bütün o mesleklerin sahipleri Allah'ın kelâmını bilecek.sahipleri Allah'ın kelâmını bilecek. Allah'ın kelâmını bildiği zaman,Allah'ın kelâmını bildiği zaman, Allah'ın dinini iyi bildiği zaman dürüst çalışacak,Allah'ın dinini iyi bildiği zaman dürüst çalışacak, hizmetini güzel yapacak,hizmetini güzel yapacak, insanlara güzel hizmet edecek,insanlara güzel hizmet edecek, sorumluluk duyacak,sorumluluk duyacak, ahirette hesap vereceğini bilerek çalışacak.ahirette hesap vereceğini bilerek çalışacak. Her mesleğe lazım.Her mesleğe lazım. Her cins, insana lazım.Her cins, insana lazım. Tüccara lazım hile yapmasın diye.Tüccara lazım hile yapmasın diye. Sanayiciye lazım imalatını güzel yapsın diye.Sanayiciye lazım imalatını güzel yapsın diye. Öğretmene lazım eğitimini, öğretimini güzel yapsın diye.Öğretmene lazım eğitimini, öğretimini güzel yapsın diye. Öğrenciye lazım talebeliğini güzel yapsın diye.Öğrenciye lazım talebeliğini güzel yapsın diye. Esnafa lazım, ziraatçıya lazım, herkese lazım.Esnafa lazım, ziraatçıya lazım, herkese lazım. Yani bir insan biraz tahsilli olup daYani bir insan biraz tahsilli olup da etrafındaki arkadaşlarıyla istişareyi, sohbeti çok yaptı mıetrafındaki arkadaşlarıyla istişareyi, sohbeti çok yaptı mı biz öyleyiz elhamdülillah.biz öyleyiz elhamdülillah. Allah'ın büyük lütfu.Allah'ın büyük lütfu. Çok dostumuz, arkadaşımız var.Çok dostumuz, arkadaşımız var. O kadar hileler var ki her meslekte.O kadar hileler var ki her meslekte. O kadar hileler var ki hayret ediyor insan.O kadar hileler var ki hayret ediyor insan. Geçen gün burada, şimdi biz şey, Adana taraflarındayız, Mersin taraflarındayız.

Geçen gün burada, şimdi biz şey, Adana taraflarındayız, Mersin taraflarındayız.
Bir ihvanımızdan kardeşimizin fabrikasına gittik.Bir ihvanımızdan kardeşimizin fabrikasına gittik. Orada baktım, şeyle yoğun malzemesiniOrada baktım, şeyle yoğun malzemesini konsantre değil, yoğun malzemesini yurt dışından alıyormuş.konsantre değil, yoğun malzemesini yurt dışından alıyormuş. İran'dan ve Pakistan'dan alıyormuş kardeşimiz.İran'dan ve Pakistan'dan alıyormuş kardeşimiz. Niye dedik?Niye dedik? “Çok hilesi var hocam” dedi.“Çok hilesi var hocam” dedi. “Bilmem neler katıştırıyorlar” dedi.“Bilmem neler katıştırıyorlar” dedi. Onun için kaliteyi, yani güzelliğini bozuyorlar malın.Onun için kaliteyi, yani güzelliğini bozuyorlar malın. “Onun için biz de güzel yerden alıyoruz.“Onun için biz de güzel yerden alıyoruz. Halis malzeme kullanıyoruz, malımız güzel olsun diye” dedi.Halis malzeme kullanıyoruz, malımız güzel olsun diye” dedi. Her şeyin hilesi var.

Her şeyin hilesi var.
Her şeyin hilesine kaçılmaması için, her şeyin en güzel yapılması için,Her şeyin hilesine kaçılmaması için, her şeyin en güzel yapılması için, herkesin Allah'ın kitabını en iyi bilmesi lazım,herkesin Allah'ın kitabını en iyi bilmesi lazım, Allah'ın ahkâmını en iyi öğrenmesi lazım.Allah'ın ahkâmını en iyi öğrenmesi lazım. İnsanların en hayırlısı bunlar.İnsanların en hayırlısı bunlar. Ötekiler, Allah'ın dinini bilmeyen,

Ötekiler, Allah'ın dinini bilmeyen,
Allah'ın emrini tutmayan insanlar,Allah'ın emrini tutmayan insanlar, onlar ahiret endişesi olmadığı için,onlar ahiret endişesi olmadığı için, hesap korkusunu düşünmedikleri içinhesap korkusunu düşünmedikleri için işte dünyayı karıştıran onlar.işte dünyayı karıştıran onlar. Harpleri çıkartan onlar.Harpleri çıkartan onlar. Hileleri yapan onlar.Hileleri yapan onlar. İnsanları aldatan onlar.İnsanları aldatan onlar. Milletleri sömüren onlar.Milletleri sömüren onlar. İnsanları üzen onlar.İnsanları üzen onlar. Halkları birbirine kırdıran onlar.Halkları birbirine kırdıran onlar. Onun için çok önemli.Onun için çok önemli. İnsanların en hayırlısı Allah'ın ahkâmını bilen,İnsanların en hayırlısı Allah'ın ahkâmını bilen, Allah'ın kitabını en çok okuyan.Allah'ın kitabını en çok okuyan. Sonra “ve etkâhum lillâh”,

Sonra “ve etkâhum lillâh”,
Allah'tan en çok korkup sakınan insandır en hayırlısı.Allah'tan en çok korkup sakınan insandır en hayırlısı. Bunlar hep ism-i tafdil.Bunlar hep ism-i tafdil. Akra’uhum, en çok okuyan.Akra’uhum, en çok okuyan. Efkahuhum, en fakih olan.Efkahuhum, en fakih olan. Etkâhum, en mütteki olan demek.Etkâhum, en mütteki olan demek. Allah'tan en çok korkacak, sakınacak.Allah'tan en çok korkacak, sakınacak. Evet hepimiz Allah'ın kahrının

Evet hepimiz Allah'ın kahrının
çok şedid olduğunu, cezasınınçok şedid olduğunu, cezasının çok feci ve elim olduğunu,çok feci ve elim olduğunu, cehennemin çok korkunç olduğunu bilmeliyiz.cehennemin çok korkunç olduğunu bilmeliyiz. Bunlara düşmemek için tedbir almalıyız.Bunlara düşmemek için tedbir almalıyız. Allah'tan, Allah'ın gazabından, azabından, cehenneminden,Allah'tan, Allah'ın gazabından, azabından, cehenneminden, ikabından, cezasından sakınmalıyız.ikabından, cezasından sakınmalıyız. Kötü ceza, kötü fiile, kötü ceza.Kötü ceza, kötü fiile, kötü ceza. Ondan sakınmalıyız.Ondan sakınmalıyız. Bunun için ne lazım?

Bunun için ne lazım?
Takvâ duygusu lazım insanda.Takvâ duygusu lazım insanda. Haramlardan, günahlardan sakınma duygusu lazım.Haramlardan, günahlardan sakınma duygusu lazım. Takvâ ehli olmak lazım.Takvâ ehli olmak lazım. Böyle insan en hayırlıdır.Böyle insan en hayırlıdır. Böyle insan kendi kendini kontrol eder.Böyle insan kendi kendini kontrol eder. Kendi kendini teftiş eder.Kendi kendini teftiş eder. Kendi kendini doğruya sevk eder.Kendi kendini doğruya sevk eder. Kendisinin yanlışını kendisi önler.Kendisinin yanlışını kendisi önler. Polise lüzum kalmaz.Polise lüzum kalmaz. Hâkime lüzum kalmaz.Hâkime lüzum kalmaz. Birilerinin onu engellemesine lüzum kalmaz.Birilerinin onu engellemesine lüzum kalmaz. Herkesin kendi içinde, kalbinde, vicdanındaHerkesin kendi içinde, kalbinde, vicdanında kendisini doğru yola sevk eden bir,kendisini doğru yola sevk eden bir, güzel merkez oluşmuş olur.güzel merkez oluşmuş olur. Onun için insanların en hayırlılarıOnun için insanların en hayırlıları Allah'tan en çok korkanlardır.Allah'tan en çok korkanlardır. Biz de en çok korkan, en çok sakınan,Biz de en çok korkan, en çok sakınan, en takvâ sahibi olan insanlardan olmaya çalışmalıyız.en takvâ sahibi olan insanlardan olmaya çalışmalıyız. Bunlar bu bizim içimizdeki bir duygu.Bunlar bu bizim içimizdeki bir duygu. Ondan sonra dışa yönelik çalışmalara geliyor Peygamber Efendimiz'in ifadesi,

Ondan sonra dışa yönelik çalışmalara geliyor Peygamber Efendimiz'in ifadesi,
sallallahu aleyhi ve sellem'in:sallallahu aleyhi ve sellem'in: Ve âmeruhum bil-ma'rûf:Ve âmeruhum bil-ma'rûf: Burada amuruhum şey demek yani,Burada amuruhum şey demek yani, amuruhum yani en çok emreden demek.amuruhum yani en çok emreden demek. Bu da ism-i tafdil sigası oluyor.Bu da ism-i tafdil sigası oluyor. Amir kelimesinin ism-i tafdili oluyor.Amir kelimesinin ism-i tafdili oluyor. Ma'ruf'u en çok emreden, biliyorsunuzMa'ruf'u en çok emreden, biliyorsunuz Müslümanların emr-i ma'ruf, nehy-i münker vazifesi var.Müslümanların emr-i ma'ruf, nehy-i münker vazifesi var. Emr-i ma'ruf demek,

Emr-i ma'ruf demek,
“Allah'ın sevdiği, dinin emrettiği,“Allah'ın sevdiği, dinin emrettiği, aklın güzel bulduğu şeyleri yaptırmak için söylemek,aklın güzel bulduğu şeyleri yaptırmak için söylemek, gayret etmek, tazyik yapmak, baskı yapmak,gayret etmek, tazyik yapmak, baskı yapmak, uğraşmak, gayret sarf etmek” demek.uğraşmak, gayret sarf etmek” demek. Nehy-i münker ne demek?

Nehy-i münker ne demek?
Allah'ın sevmediği, dinin yasakladığı,Allah'ın sevmediği, dinin yasakladığı, aklın hoş görmediği bu topluma, insanlığa,aklın hoş görmediği bu topluma, insanlığa, sıhhate vesaireye zararlı dediği şeyleri desıhhate vesaireye zararlı dediği şeyleri de yaptırmamak için direnmek, onun karşısına çıkmak,yaptırmamak için direnmek, onun karşısına çıkmak, onu engellemeye çalışmak.onu engellemeye çalışmak. Bu çok önemli bir içtimai vazife.Bu çok önemli bir içtimai vazife. Toplumun ayakta durması için çok önemli bir vazife.Toplumun ayakta durması için çok önemli bir vazife. Herkesin iyi şeyi emretmesi lazım, yaptırmaya çalışması lazım.Herkesin iyi şeyi emretmesi lazım, yaptırmaya çalışması lazım. İyiliğin tahakkuku için omuz vermesi lazım, gayret göstermesi lazım.İyiliğin tahakkuku için omuz vermesi lazım, gayret göstermesi lazım. Kötülüğün de yapılmaması içinKötülüğün de yapılmaması için karşısına çıkması lazım.karşısına çıkması lazım. Bu çok önemli bir vazife.Bu çok önemli bir vazife. Toplumlar emr-i ma'ruf, nehy-i münker yapılırsa ayakta durur,Toplumlar emr-i ma'ruf, nehy-i münker yapılırsa ayakta durur, bu yapılmadığı zaman toplumlar bozulur,bu yapılmadığı zaman toplumlar bozulur, tefessüh eder vetefessüh eder ve toplumdaki gruplar birbirlerinintoplumdaki gruplar birbirlerinin haklarına saygı göstermezler.haklarına saygı göstermezler. O zaman düşmanlar galip gelir,O zaman düşmanlar galip gelir, toplum geri kalır.toplum geri kalır. Geri kalış sebeplerinden birisi bu.Geri kalış sebeplerinden birisi bu. Onun için hepimiz ma'ruf'u emredici,

Onun için hepimiz ma'ruf'u emredici,
münkeri nehyedici olmalıyız.münkeri nehyedici olmalıyız. İyiliği takviye edici, kötülüğü yaptırmamak içinİyiliği takviye edici, kötülüğü yaptırmamak için gayretli insanlar olmalıyız.gayretli insanlar olmalıyız. Bu, topluma karşı sorumluluğumuzdur.Bu, topluma karşı sorumluluğumuzdur. Nemelazımcı olamaz bir Müslüman.Nemelazımcı olamaz bir Müslüman. İlgilenir, alakalanır, iyiliği yaptırmaya çalışır,İlgilenir, alakalanır, iyiliği yaptırmaya çalışır, kötülüğü engellemeye çalışır.kötülüğü engellemeye çalışır. Benim yanımda kimse bu kötülüğü yapamaz, ben varken yapamaz,Benim yanımda kimse bu kötülüğü yapamaz, ben varken yapamaz, beni çiğnemeden yapamaz demesi lazım.beni çiğnemeden yapamaz demesi lazım. Bir dekan arkadaşımız anlatmışlardı,

Bir dekan arkadaşımız anlatmışlardı,
Allah selamet versin.Allah selamet versin. İşte efendim, öğrencilere şöyle yapılacak.İşte efendim, öğrencilere şöyle yapılacak. Demiş ki, yaptırtmam.Demiş ki, yaptırtmam. Beni çiğnemeden onu yapamazlar.Beni çiğnemeden onu yapamazlar. Haksız bir şey yapılmak isteniyor.Haksız bir şey yapılmak isteniyor. Yaptırtmam demiş.Yaptırtmam demiş. Beni çiğnemeden.Beni çiğnemeden. Hoşuma gitti.Hoşuma gitti. Yani kendi varlığını kötülüğün önüne geriyor, koyuyor.Yani kendi varlığını kötülüğün önüne geriyor, koyuyor. Sonra “ve evsaluhum lir-rahim”,

Sonra “ve evsaluhum lir-rahim”,
yani akrabayı kollayıp gözetmek,yani akrabayı kollayıp gözetmek, ziyaret etmek, yardımcı olmak,ziyaret etmek, yardımcı olmak, akraba ile ilgilerini güzel tutmak,akraba ile ilgilerini güzel tutmak, akrabaya faydalı olmak konusunda daakrabaya faydalı olmak konusunda da efendim en çok sıla-ı rahimefendim en çok sıla-ı rahim yapıcı olmaya çalışması lazım.yapıcı olmaya çalışması lazım. En hayırlı insanlar bunlar.En hayırlı insanlar bunlar. Allah'ın dinini bilecek, Allah'tan korkacak,Allah'ın dinini bilecek, Allah'tan korkacak, iyiliği emrecek, kötülüğü yasaklayacak,iyiliği emrecek, kötülüğü yasaklayacak, akrabasının yakınlarını gözetecek.akrabasının yakınlarını gözetecek. Bunları yapmaya çalışalım biz de insanların hayırlısı olmak için.Bunları yapmaya çalışalım biz de insanların hayırlısı olmak için. Bu insanların en hayırlılarıyla ilgili hadîs-i şerîflerden

Bu insanların en hayırlılarıyla ilgili hadîs-i şerîflerden
birkaç tane okuyacağım demiştim.birkaç tane okuyacağım demiştim. İkincisine geçiyorum şimdi.

İkincisine geçiyorum şimdi.
Bu da Abdullah İbn Amr İbn Âs radıyallahu anh'ten

Bu da Abdullah İbn Amr İbn Âs radıyallahu anh'ten
önemli kaynaklarda, değerli kaynaklardaönemli kaynaklarda, değerli kaynaklarda kaydedilmiş olan bir hadîs-i şerîf.kaydedilmiş olan bir hadîs-i şerîf. Mesela Tirmizî'de var, mesela Ahmed İbn-i Hanbel'de var.Mesela Tirmizî'de var, mesela Ahmed İbn-i Hanbel'de var. Hâkim'in Müstedrek'inde var,Hâkim'in Müstedrek'inde var, Beyhâkî'nin Sünen'inde var.Beyhâkî'nin Sünen'inde var. Rahmetullahi aleyhim ecmaîn.Rahmetullahi aleyhim ecmaîn. Allah bütün o âlimlerden razı olsun.Allah bütün o âlimlerden razı olsun. Onların rahmetine mazhar eylesin.Onların rahmetine mazhar eylesin. Çünkü onlar yazmışlar, tespit etmişler.Çünkü onlar yazmışlar, tespit etmişler. Biz okuyoruz, istifade ediyoruz.Biz okuyoruz, istifade ediyoruz. Hayrul-ashâbi 'indallâhi hayruhum lisâhibihî

Hayrul-ashâbi 'indallâhi hayruhum lisâhibihî
ve hayrul-cîrâni 'indallâhi hayruhum licârih.ve hayrul-cîrâni 'indallâhi hayruhum licârih. Kısa bir hadîs-i şerîf ama ilginizi çekecek veKısa bir hadîs-i şerîf ama ilginizi çekecek ve size tesir edecek diye düşünüyorum.size tesir edecek diye düşünüyorum. Diyor ki Peygamber Efendimiz:Diyor ki Peygamber Efendimiz: “Arkadaşların Allah indinde en hayırlısı,“Arkadaşların Allah indinde en hayırlısı, arkadaşına hayrı en çok dokunandır”.arkadaşına hayrı en çok dokunandır”. Burada hayrul-ashâb geçti.Burada hayrul-ashâb geçti. “Ashab”, arkadaş demek.“Ashab”, arkadaş demek. Sohbet edilen kimse, beraber bulunulan kimse demek.Sohbet edilen kimse, beraber bulunulan kimse demek. Hani ashab deyince biz Peygamber Efendimiz'in ashabını hatırlarız.Hani ashab deyince biz Peygamber Efendimiz'in ashabını hatırlarız. Radıyallahu anh ecmaîn deriz.Radıyallahu anh ecmaîn deriz. O değil buradaki manası.O değil buradaki manası. Ashabın en hayırlısı, yani birbiriyleAshabın en hayırlısı, yani birbiriyle sohbet eden, arkadaşlık eden insanların en hayırlısı.sohbet eden, arkadaşlık eden insanların en hayırlısı. “İndallâh”, Allah'a göre.“İndallâh”, Allah'a göre. Allah indinde en hayırlısı.Allah indinde en hayırlısı. Hayruhum lisâhibihî:

Hayruhum lisâhibihî:
Arkadaşına hayrı en çok dokunandır.Arkadaşına hayrı en çok dokunandır. Evet arkadaşlıktan maksat,Evet arkadaşlıktan maksat, arkadaşa iyilik yapmaya çalışmaktır.arkadaşa iyilik yapmaya çalışmaktır. İyilik yapmaya çalışıp sevap kazanmaktır.İyilik yapmaya çalışıp sevap kazanmaktır. Bizim tasavvufun, tarifleri arasında çok beğendiğimiz,Bizim tasavvufun, tarifleri arasında çok beğendiğimiz, vaazlarımızda da söylediğimiz bir tarif var.vaazlarımızda da söylediğimiz bir tarif var. Siz de eğer vaazları çok dinliyorsanız, siz de duymuşsunuzdur buSiz de eğer vaazları çok dinliyorsanız, siz de duymuşsunuzdur bu benim beğendiğim tarifi.benim beğendiğim tarifi. Tasavvufun tarifinde büyüklerimizden bir tanesi diyor ki:Tasavvufun tarifinde büyüklerimizden bir tanesi diyor ki: “Tasavvuf yâr olup, bâr olmamaktır.”“Tasavvuf yâr olup, bâr olmamaktır.” Yani tasavvuf dost olup,

Yani tasavvuf dost olup,
arkadaş olup, dostluk yapmaktır amaarkadaş olup, dostluk yapmaktır ama arkadaşa yük olmamaktır.arkadaşa yük olmamaktır. Arkadaşı sömürmemektir.Arkadaşı sömürmemektir. Arkadaşlıktan menfaat, celbetmeye çalışmamaktır.Arkadaşlıktan menfaat, celbetmeye çalışmamaktır. Bu maksatla arkadaşlık olmaz demek yani.Bu maksatla arkadaşlık olmaz demek yani. E nasıl olacak?E nasıl olacak? Arkadaşa iyilik yapmaya çalışacak insan.Arkadaşa iyilik yapmaya çalışacak insan. Yani sömürücü değil, ikram edici olacak.Yani sömürücü değil, ikram edici olacak. Alıcı değil, verici olmaya çalışacak.Alıcı değil, verici olmaya çalışacak. Arkadaşlıktan maksat bu.Arkadaşlıktan maksat bu. Yani ben şununla arkadaşlık yapayım da faydalı olmaya çalışayım.Yani ben şununla arkadaşlık yapayım da faydalı olmaya çalışayım. E faydalı olunca ne olacak?

E faydalı olunca ne olacak?
Allah sevap yazacak.Allah sevap yazacak. Bu kimse arkadaşına iyilik yapmak isteyen bir MüslümanBu kimse arkadaşına iyilik yapmak isteyen bir Müslüman diye Allah sevap yazacak.diye Allah sevap yazacak. Çünkü bakın ne buyuruyor Peygamber Efendimiz:Çünkü bakın ne buyuruyor Peygamber Efendimiz: “Arkadaşların Allah indinde en hayırlısı arkadaşına en hayırlı olandır.”“Arkadaşların Allah indinde en hayırlısı arkadaşına en hayırlı olandır.” Arkadaşımıza hayırlı olmaya çalışacağız.Arkadaşımıza hayırlı olmaya çalışacağız. Şimdi bir arkadaş öteki kimseyle arkadaş oluyor.Şimdi bir arkadaş öteki kimseyle arkadaş oluyor. Diyor ki, “ben seni çok seviyorum”.Diyor ki, “ben seni çok seviyorum”. İşte okulda beraberler, mahallede beraberler,İşte okulda beraberler, mahallede beraberler, okul arkadaşlığı var, mahalle arkadaşlığı var.okul arkadaşlığı var, mahalle arkadaşlığı var. Birbirleriyle çok samimiler.Birbirleriyle çok samimiler. İki samimi arkadaş.İki samimi arkadaş. Hadi gel, paraları ben çekeceğim.Hadi gel, paraları ben çekeceğim. Bu akşam kafayı çekmeye gidelim.Bu akşam kafayı çekmeye gidelim. İçki içmeye gidelim.İçki içmeye gidelim. Veyahut yabancı sigara çıkartıyor buyur, iç.Veyahut yabancı sigara çıkartıyor buyur, iç. İkram ediyor yani.İkram ediyor yani. Parasız, bir tanesi kaç para?Parasız, bir tanesi kaç para? Ama gözü görmüyor.Ama gözü görmüyor. Buyur, ben ikram ediyorum.Buyur, ben ikram ediyorum. Ama iyilik mi yapıyor, hayırlı mı oluyor? Hayır.

Ama iyilik mi yapıyor, hayırlı mı oluyor? Hayır.
Onu sefahete alıştırıyor.Onu sefahete alıştırıyor. Şehvetini, efendim tatmin yoluna, şeytan yoluna çekiyorŞehvetini, efendim tatmin yoluna, şeytan yoluna çekiyor veyahut sıhhatini bozacak bir şey yapıyor.veyahut sıhhatini bozacak bir şey yapıyor. Bu hayırlı değil.Bu hayırlı değil. Arkadaşın Allah indinde en hayırlısı,Arkadaşın Allah indinde en hayırlısı, arkadaşların arkadaşına faydalı olanıdır.arkadaşların arkadaşına faydalı olanıdır. Nasıl faydalı olur?

Nasıl faydalı olur?
Onu Allah indinde iyi bir insan durumuna getirerek olur.Onu Allah indinde iyi bir insan durumuna getirerek olur. Cenneti kazanmasına sebep olacak işler yaparak olur.Cenneti kazanmasına sebep olacak işler yaparak olur. Cehenneme atılmasına sebep olacak işler yaparakCehenneme atılmasına sebep olacak işler yaparak iyi arkadaşlık olmaz.iyi arkadaşlık olmaz. Bir arkadaş seni eğer öyle işler yaptırıyor ki,Bir arkadaş seni eğer öyle işler yaptırıyor ki, sonunda cehenneme atıyorsa,sonunda cehenneme atıyorsa, cehenneme gitmene sebep oluyorsa o hayırlı bir arkadaş değildir.cehenneme gitmene sebep oluyorsa o hayırlı bir arkadaş değildir. Böyle arkadaşlar ahirette birbirleri ile kavga edecekler.Böyle arkadaşlar ahirette birbirleri ile kavga edecekler. Cehennemde kavga edecekler.Cehennemde kavga edecekler. Birbirlerine diyecekler ki:Birbirlerine diyecekler ki: “Bak şimdi ikimiz de cehennemdeyiz,“Bak şimdi ikimiz de cehennemdeyiz, sen olmasaydın ben cehenneme düşmeyecektim.sen olmasaydın ben cehenneme düşmeyecektim. Sen beni şaşırttın, sen beni saptırdın,Sen beni şaşırttın, sen beni saptırdın, sen beni bu günahlara düşürdün.” diyecek.sen beni bu günahlara düşürdün.” diyecek. İnne zâlike lehakkun tehâṣumu ehlin-nâr. (Sad Suresi, 64. ayet)

İnne zâlike lehakkun tehâṣumu ehlin-nâr. (Sad Suresi, 64. ayet)
Yani cehennem ehlinin birbirleriyle böyle dövüşmesi,

Yani cehennem ehlinin birbirleriyle böyle dövüşmesi,
kavgası, birbirlerinekavgası, birbirlerine böyle serzenişte bulunması haktır diyor Kur'an-ı Kerîm.böyle serzenişte bulunması haktır diyor Kur'an-ı Kerîm. Böyle olacak.Böyle olacak. Onun için arkadaşları iyi seçmeye çalışmak lazım.Onun için arkadaşları iyi seçmeye çalışmak lazım. Dünyada sana iyi gibi görünenDünyada sana iyi gibi görünen ama ahirette sana zararı olan arkadaşlar değil,ama ahirette sana zararı olan arkadaşlar değil, ahiretine faydası olan arkadaşları seçmeye çalışmanız lazım.ahiretine faydası olan arkadaşları seçmeye çalışmanız lazım. Öyle arkadaşlar olmaya çalışalım biz de.Öyle arkadaşlar olmaya çalışalım biz de. Etrafımızdaki dostlarımızaEtrafımızdaki dostlarımıza nasıl faydam dokunabilir diye düşünelim,nasıl faydam dokunabilir diye düşünelim, yardımına koşalım, ihtiyacını karşılayalım,yardımına koşalım, ihtiyacını karşılayalım, iyilik yapalım, doğru yola sevk edelim,iyilik yapalım, doğru yola sevk edelim, bir şeyler öğrenmesini sağlayalım,bir şeyler öğrenmesini sağlayalım, rahat etmesini sağlayalım, hayır duası almaya çalışalım.rahat etmesini sağlayalım, hayır duası almaya çalışalım. Arkadaşlıktan maksat yâr olmak, bâr olmamak.

Arkadaşlıktan maksat yâr olmak, bâr olmamak.
Arkadaşa fayda sağlamaya çalışmak.Arkadaşa fayda sağlamaya çalışmak. O niyetle arkadaş olalım.O niyetle arkadaş olalım. Mesela bir insanla.Mesela bir insanla. Şimdi bana sordular, filanca kimse var,

Şimdi bana sordular, filanca kimse var,
pek namazlı niyazlı değil ama çağıralım mı, gelsin mi?pek namazlı niyazlı değil ama çağıralım mı, gelsin mi? Gelsin.Gelsin. Niye gelsin?Niye gelsin? Yani tam böyle İslâm'ın emirlerini yerine getiremiyor.Yani tam böyle İslâm'ın emirlerini yerine getiremiyor. Niye gelsin?Niye gelsin? Belki öğrenir.Belki öğrenir. Yanımıza geldiği için dinler,Yanımıza geldiği için dinler, hadîs-i şerîfleri dinler, ayetleri dinler, yanımızda bulunduğu için belki öğrenir.hadîs-i şerîfleri dinler, ayetleri dinler, yanımızda bulunduğu için belki öğrenir. Ha böyle olabilir.Ha böyle olabilir. Bak arkadaşlaığı ne niyetle yapıyor o zaman,Bak arkadaşlaığı ne niyetle yapıyor o zaman, onu belki doğru yola çekerim diye.onu belki doğru yola çekerim diye. Ben hatırlıyorum eski arkadaşlarımla sohbetlerde.Ben hatırlıyorum eski arkadaşlarımla sohbetlerde. Diyorlar ki falanca kardeşimiz çok havaiydi,Diyorlar ki falanca kardeşimiz çok havaiydi, oynardı, spor yapardı ama derslerine çok çalışmazdı.oynardı, spor yapardı ama derslerine çok çalışmazdı. Onun derslerine çalışan iyi bir insan,Onun derslerine çalışan iyi bir insan, iyi bir derviş, iyi bir dindar insan yapmak içiniyi bir derviş, iyi bir dindar insan yapmak için neler yaptım ben diye anlatıyordu.neler yaptım ben diye anlatıyordu. Hatta sırf onun hatırı olsun diye onun yanında futbol bile oynadım.Hatta sırf onun hatırı olsun diye onun yanında futbol bile oynadım. Yeter ki bana ısınsın, sonunda ben de onu derviş yapayım diye.Yeter ki bana ısınsın, sonunda ben de onu derviş yapayım diye. Böyle çalışmalar yaptım diyordu.Böyle çalışmalar yaptım diyordu. Demek ki iyi niyetle arkadaşlık kurmalıyız.

Demek ki iyi niyetle arkadaşlık kurmalıyız.
Arkadaş çok iyi olmayabilir, onu iyi yapmak maksadıyla arkadaşlık kurulabilir.Arkadaş çok iyi olmayabilir, onu iyi yapmak maksadıyla arkadaşlık kurulabilir. Ama nasıl olacağız?Ama nasıl olacağız? Hayır sağlamaya çalışacağız arkadaşımıza,Hayır sağlamaya çalışacağız arkadaşımıza, hayır kazandırmaya çalışacağız.hayır kazandırmaya çalışacağız. Onu hayırlı yola çekmeye çalışacağız.Onu hayırlı yola çekmeye çalışacağız. Böyle arkadaşlık yapmalıyız.Böyle arkadaşlık yapmalıyız. Böyle olmayan kimselerle de arkadaşlık yapmamaya gayret etmeliyiz.Böyle olmayan kimselerle de arkadaşlık yapmamaya gayret etmeliyiz. Arkadaş, madem ki arkadaşına faydalı olanArkadaş, madem ki arkadaşına faydalı olan Allah indinde en hayırlı;Allah indinde en hayırlı; hayırsız insanına ahbaplık etmem ben de diyehayırsız insanına ahbaplık etmem ben de diye arkadaşlarımızı da iyilerden seçmeye çalışmalıyız.arkadaşlarımızı da iyilerden seçmeye çalışmalıyız. En iyiler kimlerdir?

En iyiler kimlerdir?
Takvâ sahibi olanlardır, âlim olanlardır,Takvâ sahibi olanlardır, âlim olanlardır, Allah'ın sevdiği işleri yapanlardır.Allah'ın sevdiği işleri yapanlardır. Öyle insanlarla arkadaş olmaya da çalışmalıyız.Öyle insanlarla arkadaş olmaya da çalışmalıyız. Hadîsin devamını okuyorum:Hadîsin devamını okuyorum: “Arkadaşların en hayırlısı Allah indinde“Arkadaşların en hayırlısı Allah indinde arkadaşına en hayırlı olandır.arkadaşına en hayırlı olandır. Komşuların Allah indinde en hayırlısı daKomşuların Allah indinde en hayırlısı da hayruhum licârihî, komşusuna en hayırlı olandır.hayruhum licârihî, komşusuna en hayırlı olandır. Evet, hepimiz bir apartmanda oturuyoruzdur.

Evet, hepimiz bir apartmanda oturuyoruzdur.
Yahut bir evimiz vardır.Yahut bir evimiz vardır. Yandaki komşumuzla bahçemiz bitişiktir,Yandaki komşumuzla bahçemiz bitişiktir, komşularımız vardır.komşularımız vardır. Umumiyetle insanlar toplu halde yaşıyorlar, tek başınaUmumiyetle insanlar toplu halde yaşıyorlar, tek başına bir yerde dağ başında yaşamak çok nadir bir olay.bir yerde dağ başında yaşamak çok nadir bir olay. Herkesin komşusu var.Herkesin komşusu var. Komşuluğun ahkâmı vardır, âdâbı vardır.Komşuluğun ahkâmı vardır, âdâbı vardır. Komşusuna insanın çok dikkat etmesi lazım.Komşusuna insanın çok dikkat etmesi lazım. Komşusunun hatırını kollaması lazım.Komşusunun hatırını kollaması lazım. Komşusuna hayırlı olmaya çalışması lazım.Komşusuna hayırlı olmaya çalışması lazım. Zararlı olmamaya çalışması lazım.Zararlı olmamaya çalışması lazım. Komşusuna yaka silktirmemesi lazım.Komşusuna yaka silktirmemesi lazım. Komşusunu memnun etmesi lazım.Komşusunu memnun etmesi lazım. Hizmet etmesi lazım, neden?Hizmet etmesi lazım, neden? Allah böyle komşuları seviyor.

Allah böyle komşuları seviyor.
Allah sevince de ahirette mükâfatlandırır.Allah sevince de ahirette mükâfatlandırır. Onun için komşuluğa da dikkat edelim.Onun için komşuluğa da dikkat edelim. Kendimiz komşularımıza karşı iyi, hareket etmeye,Kendimiz komşularımıza karşı iyi, hareket etmeye, iyi davranmaya, onlara hayır sağlamaya gayret edelim.iyi davranmaya, onlara hayır sağlamaya gayret edelim. Tabi Peygamber Efendimizin başka bir hadîs-i şerîfiniTabi Peygamber Efendimizin başka bir hadîs-i şerîfini hatırlayarak söylüyorum.hatırlayarak söylüyorum. Bir insan bir yere yerleşecek, bir ev alacak.Bir insan bir yere yerleşecek, bir ev alacak. Diyor ki Peygamber Efendimiz:Diyor ki Peygamber Efendimiz: El-câru kable'd-dâr.

El-câru kable'd-dâr.
Evi almadan önce komşu.Evi almadan önce komşu. Önce komşu önemli.Önce komşu önemli. Yani etrafına bakacaksın,Yani etrafına bakacaksın, iyi insanlara komşu gideceksin.iyi insanlara komşu gideceksin. İyi insanların olduğu yerde evi alacaksın.İyi insanların olduğu yerde evi alacaksın. Tamam filanca apartmanda çok iyi insanlar yerleşmişler,Tamam filanca apartmanda çok iyi insanlar yerleşmişler, ben de orada bir daire alayım, tamam.ben de orada bir daire alayım, tamam. Önce komşuyu düşündü, daireyi ondan sonra alıyor.Önce komşuyu düşündü, daireyi ondan sonra alıyor. Falanca mahallede çok iyi insanlar var,Falanca mahallede çok iyi insanlar var, mütedeyyin, namazlı niyazlı, dürüst, namuslu,mütedeyyin, namazlı niyazlı, dürüst, namuslu, iyiliksever, melek gibi insanlar tamam,iyiliksever, melek gibi insanlar tamam, o mahallede ev almalıyım.o mahallede ev almalıyım. Evden önce komşular düşünülecek,Evden önce komşular düşünülecek, önce komşu sonra ev alınacak.önce komşu sonra ev alınacak. Buna da dikkat edelim.Buna da dikkat edelim. Yani kendimiz iyi komşular seçmeye çalışalım.Yani kendimiz iyi komşular seçmeye çalışalım. Şimdi oturduğumuz evde de etrafımızdaki komşularaŞimdi oturduğumuz evde de etrafımızdaki komşulara iyilik yapmaya, hayırlı olmaya gayret edelim.iyilik yapmaya, hayırlı olmaya gayret edelim. Çünkü komşuların en hayırlısı komşularına en hayırlı olandır.Çünkü komşuların en hayırlısı komşularına en hayırlı olandır. Arkadaşların en hayırlısı arkadaşına en hayırlı olandır.Arkadaşların en hayırlısı arkadaşına en hayırlı olandır. Allah indinde hayırlı bir insan olmak içinAllah indinde hayırlı bir insan olmak için bunlara dikkat edelim.bunlara dikkat edelim. Diğer bir hadîs-i şerîfe geçiyorum.

Diğer bir hadîs-i şerîfe geçiyorum.
Sebebini söyleyeceğim.Sebebini söyleyeceğim. Hazreti Âişe validemizden radıyallahu anh'dan rivayet edilmiş.Hazreti Âişe validemizden radıyallahu anh'dan rivayet edilmiş. Buyuruyor ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz,Buyuruyor ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, Tirmizî'nin ve diğer kaynakları rivayet ettiğine göre:Tirmizî'nin ve diğer kaynakları rivayet ettiğine göre: Hayrukum hayrukum li-ehlihî...

Hayrukum hayrukum li-ehlihî...
Ey ashabım, ey müslümanlar, ey benim muhatabım olan ümmetim!Ey ashabım, ey müslümanlar, ey benim muhatabım olan ümmetim! Sizin en hayırlınız, ailesine en hayırlı olandır.Sizin en hayırlınız, ailesine en hayırlı olandır. Eşine, hayat arkadaşına en hayırlı olandır.Eşine, hayat arkadaşına en hayırlı olandır. Ve ene hayrukum li-ehlî:Ve ene hayrukum li-ehlî: Ben de eşime, hanımıma en hayırlı olan bir kimseyim.Ben de eşime, hanımıma en hayırlı olan bir kimseyim. Benden ibret alın demek istiyor yani.Benden ibret alın demek istiyor yani. Ben de böyleyim demekleBen de böyleyim demekle aile yuvasının nasıl olması gerektiğini anlatıyor.aile yuvasının nasıl olması gerektiğini anlatıyor. Ve izâ mâte sâhibukum:

Ve izâ mâte sâhibukum:
Sizin arkadaşınız vefat ettiği zaman.Sizin arkadaşınız vefat ettiği zaman. Fede'ûhu:Fede'ûhu: Onu efendim bırakın, yani yakasını bırakın,Onu efendim bırakın, yani yakasını bırakın, vefat etmiş insanın iyiliğini söyleyin, kötülüğünü söylemeyin demek.vefat etmiş insanın iyiliğini söyleyin, kötülüğünü söylemeyin demek. Buradaki arkadaştan maksat da hayat arkadaşı da olabilir.Buradaki arkadaştan maksat da hayat arkadaşı da olabilir. Yani eşiniz vefat ettiyse şöyle cadalozdu,Yani eşiniz vefat ettiyse şöyle cadalozdu, böyle hırçındı, beni şöyle üzerdi,böyle hırçındı, beni şöyle üzerdi, başımızdan şöyle şöyle geçimsizlikler geçti filan deme,başımızdan şöyle şöyle geçimsizlikler geçti filan deme, yani onları artık bırak, vefat etmiş demek istiyor.yani onları artık bırak, vefat etmiş demek istiyor. Tabii bu aile arkadaşı manasına daTabii bu aile arkadaşı manasına da hayat arkadaşı manasına da gelebilir.hayat arkadaşı manasına da gelebilir. Bilmiyoruz Peygamber Efendimiz'in muradının ne olduğunu,Bilmiyoruz Peygamber Efendimiz'in muradının ne olduğunu, anlatacak bir başka kelime yok.anlatacak bir başka kelime yok. Normal arkadaşlık yaptığı bir kimse manasına da gelebilir.Normal arkadaşlık yaptığı bir kimse manasına da gelebilir. Evet, arkadaşlarınızdan birisi vefat ettiyse artık,Evet, arkadaşlarınızdan birisi vefat ettiyse artık, onun kötülüklerini söylememek lazım.onun kötülüklerini söylememek lazım. Bırakmak lazım.Bırakmak lazım. Bırakın onu diyor.Bırakın onu diyor. Yani yakasına bırakın.Yani yakasına bırakın. Üzmeyin demek istiyor.Üzmeyin demek istiyor. E bu hususta başka hadîs-i şerîfler var:E bu hususta başka hadîs-i şerîfler var: Üzkürû mevtâkum bil-hayr.

Üzkürû mevtâkum bil-hayr.
Vefat etmiş kimselerinizi hayırla yâd edin.Vefat etmiş kimselerinizi hayırla yâd edin. Yani kötülükleri senin içinde kalsın, hafızanda kalsın,Yani kötülükleri senin içinde kalsın, hafızanda kalsın, hatıranda kalsın, sen onu açma artık.hatıranda kalsın, sen onu açma artık. Falanca adam nasıl bir kimseydi?Falanca adam nasıl bir kimseydi? Ah ah, ben onu biliyorum.Ah ah, ben onu biliyorum. Ah.Ah. Ne şöyleydi ne böyleydi.Ne şöyleydi ne böyleydi. Sus canım işte artık adam vefat etmiş.Sus canım işte artık adam vefat etmiş. Kusurlarını sakla, sır sakla da birazKusurlarını sakla, sır sakla da biraz Allah sana sevap versin.Allah sana sevap versin. Yani bu manaya da olabilir.Yani bu manaya da olabilir. Arkadaşınız öldüğü zaman onu bırakın,Arkadaşınız öldüğü zaman onu bırakın, yakasını bırakın, üzmeyin,yakasını bırakın, üzmeyin, aleyhine konuşmayın demek yani.aleyhine konuşmayın demek yani. Şimdi bu hadîs-i şerîfin niçin okudum?

Şimdi bu hadîs-i şerîfin niçin okudum?
Ben birkaç şehri gezdim bir açılış münasebetiyle bu bölgelerdeyim.Ben birkaç şehri gezdim bir açılış münasebetiyle bu bölgelerdeyim. Akdeniz bölgesindeyim.Akdeniz bölgesindeyim. Ee şimdi hanımlara yönelik bir toplantı yaptım.Ee şimdi hanımlara yönelik bir toplantı yaptım. Güzel ahlâkın çok önemli olduğunu anlattım.Güzel ahlâkın çok önemli olduğunu anlattım. Allah-u Teâlâ Hazretleri insanları güzel huyluAllah-u Teâlâ Hazretleri insanları güzel huylu olması dolayısıyla cennete sokacak,olması dolayısıyla cennete sokacak, takvâ ehli olduğu için cennete sokacak filan dedim.takvâ ehli olduğu için cennete sokacak filan dedim. Aman güzel huylu olun,Aman güzel huylu olun, aman kötü huylarınız varsaaman kötü huylarınız varsa bunları atın, iyi huyları alın dedim.bunları atın, iyi huyları alın dedim. Hanımın birisi elime bir kâğıt tutuşturdu,Hanımın birisi elime bir kâğıt tutuşturdu, uzaktan gönderdi.uzaktan gönderdi. Kâğıtta diyor ki Hocam,Kâğıtta diyor ki Hocam, şimdi ezan okundu, aşağıya namaz kılmaya gideceksin.şimdi ezan okundu, aşağıya namaz kılmaya gideceksin. Orada bu güzel huydan bahset, orada birisinin buna çok ihtiyacı var diyor.Orada bu güzel huydan bahset, orada birisinin buna çok ihtiyacı var diyor. Yani anlaşılan kocası aşağıda,Yani anlaşılan kocası aşağıda, kocasına benden haber yani benim ağzımdan nasihat istiyor.kocasına benden haber yani benim ağzımdan nasihat istiyor. Evet, tabi haklı olunca nasihati yaparız.Evet, tabi haklı olunca nasihati yaparız. Yani bir efendi hanımına zulmediyorsa,

Yani bir efendi hanımına zulmediyorsa,
kötü ahlâk ile eşlik yapıyorsa, yani üzecek, böylekötü ahlâk ile eşlik yapıyorsa, yani üzecek, böyle hocasına şikâyet ettirecek, hocasına nasihat et hocamhocasına şikâyet ettirecek, hocasına nasihat et hocam dedirtecek tarzda kocası karısına böyle şey yapıyorsa,dedirtecek tarzda kocası karısına böyle şey yapıyorsa, tabi o adamın bu zulmünü bırakması lazım.tabi o adamın bu zulmünü bırakması lazım. Eşine tatlı muamele etmesi lazım.Eşine tatlı muamele etmesi lazım. Ama bu ters taraflı da olabilir.

Ama bu ters taraflı da olabilir.
Yani bazen eşler de hanımlar da kocasınaYani bazen eşler de hanımlar da kocasına karşı vazifelerini iyi yapmıyor olabilirler.karşı vazifelerini iyi yapmıyor olabilirler. İtaat etmiyor olurlar.İtaat etmiyor olurlar. Efendim üzecek işler yapıyor olurlar.Efendim üzecek işler yapıyor olurlar. Onlar da yapmasın.Onlar da yapmasın. Yani hanımlar da kocasına karşıYani hanımlar da kocasına karşı görevlerini güzel yapsın.görevlerini güzel yapsın. Allah bunu emrediyor.Allah bunu emrediyor. Beyler de hanımına karşı hayırlı olsun, onları üzmesin.Beyler de hanımına karşı hayırlı olsun, onları üzmesin. Aile reisliğini gibi güzel yapsın.Aile reisliğini gibi güzel yapsın. Ee hanım nasıl olmalı, beyine karşı?

Ee hanım nasıl olmalı, beyine karşı?
Tabi beyi hanımına karşı zalim olmayacak,Tabi beyi hanımına karşı zalim olmayacak, dövmeyecek, sövmeyecek, hırçınlık yapmayacak, üzmeyecek.dövmeyecek, sövmeyecek, hırçınlık yapmayacak, üzmeyecek. Hanım nasıl olmalı?Hanım nasıl olmalı? Hayrun-nisâ: İnsanların en hayırlısı.

Hayrun-nisâ: İnsanların en hayırlısı.
Elletî tesurruhû izâ nazar:Elletî tesurruhû izâ nazar: Kocası baktığı zaman yüzüne,Kocası baktığı zaman yüzüne, kocasına sevinç verecek.kocasına sevinç verecek. Yüzüyle, tebessümüyle, hizmetiyle, tatlı diliyleYüzüyle, tebessümüyle, hizmetiyle, tatlı diliyle kocasını sevindirecek.kocasını sevindirecek. Ve tutî'uhû izâ emer:Ve tutî'uhû izâ emer: Emrettiği bir şeyi yapacak.Emrettiği bir şeyi yapacak. Çünkü ailenin yönetiminin ağırlığı beyin omuzunda,Çünkü ailenin yönetiminin ağırlığı beyin omuzunda, hanım onun emrini tutacak.hanım onun emrini tutacak. Yani rütbe böyle.Yani rütbe böyle. Hani askeriyede de yüzbaşı binbaşının sözünü dinler.Hani askeriyede de yüzbaşı binbaşının sözünü dinler. Yani o binbaşıdır, o yüzbaşıdır.Yani o binbaşıdır, o yüzbaşıdır. Hanım da beyin emrettiği zaman emrini tutacak.Hanım da beyin emrettiği zaman emrini tutacak. Ve lâ tuhâlifuhu fî nefsihâ ve lâ mâlihâ

Ve lâ tuhâlifuhu fî nefsihâ ve lâ mâlihâ
bimâ yekrahû:bimâ yekrahû: Kendi nefsi konusunda ve malı konusundaKendi nefsi konusunda ve malı konusunda onun hoşuna gitmeyecek şekilde ona muhalefet etmeyecek hanım beyine.onun hoşuna gitmeyecek şekilde ona muhalefet etmeyecek hanım beyine. Bu ne demektir?Bu ne demektir? Kendi nefsi konusunda ve malı konusunda.Kendi nefsi konusunda ve malı konusunda. Şimdi mal konusunu ele alalım.Şimdi mal konusunu ele alalım. Efendi şöyle yapalım diyor, hanım da müsrifEfendi şöyle yapalım diyor, hanım da müsrif ille öyle yapmayalım, böyle yapalım.ille öyle yapmayalım, böyle yapalım. Üzecek şekilde israfı mesela istiyor.Üzecek şekilde israfı mesela istiyor. Böyle olmayacak.Böyle olmayacak. Kendi nefsi konusunda ne demek?Kendi nefsi konusunda ne demek? Yani efendisi kendisiyle aile şeyi istediği zaman,

Yani efendisi kendisiyle aile şeyi istediği zaman,
muhabbeti istediği zaman reddetmeyecek manasına geliyor.muhabbeti istediği zaman reddetmeyecek manasına geliyor. Tabi başka hadîs-i şerîflerdeTabi başka hadîs-i şerîflerde kocasının malına o yokken sahip olacak,kocasının malına o yokken sahip olacak, onu harcamayacak gibi tavsiyeler var.onu harcamayacak gibi tavsiyeler var. Evine kocasının istemediği kimseyi onun izni olmadanEvine kocasının istemediği kimseyi onun izni olmadan misafir almayacak diye tavsiyeler var.misafir almayacak diye tavsiyeler var. Tabi hadîs-i şerîflerin tamamı okunduğu zamanTabi hadîs-i şerîflerin tamamı okunduğu zaman bir manzara ortaya çıkacak.bir manzara ortaya çıkacak. Hanımın beyine karşı görevleri nelerdir,Hanımın beyine karşı görevleri nelerdir, neler yapması lazım?neler yapması lazım? Bir liste.

Bir liste.
Yine hadîs-i şerîfler okunduğu zaman bir başka şey de ortaya çıkacak.Yine hadîs-i şerîfler okunduğu zaman bir başka şey de ortaya çıkacak. Efendinin de hanımına karşı,Efendinin de hanımına karşı, çoluk çocuğuna, ailesine karşı görevleri vardır.çoluk çocuğuna, ailesine karşı görevleri vardır. O da onu yapacak.O da onu yapacak. İslâm'da kimsenin kimseye zulmetmesi istenmiyor.İslâm'da kimsenin kimseye zulmetmesi istenmiyor. Herkes vazifesini yapacak.Herkes vazifesini yapacak. Herkes hakkını bilecek, hakkını istemekte tabi serbest.Herkes hakkını bilecek, hakkını istemekte tabi serbest. Sohbetimi bitirmeden önce bu kadar hadîs-i şerîften sonra bir deSohbetimi bitirmeden önce bu kadar hadîs-i şerîften sonra bir de herkesi ilgilendiren umumi bir kaideyi anlatmak istiyorum.herkesi ilgilendiren umumi bir kaideyi anlatmak istiyorum. Enes radiyallahu anh'ten.

Enes radiyallahu anh'ten.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuş ki;Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuş ki; Hayrukum men lem yetruk âhiretehû lidunyâhu

Hayrukum men lem yetruk âhiretehû lidunyâhu
ve lâ dunyâhu li-âhiretihîve lâ dunyâhu li-âhiretihî ve lem yekûn kellen 'alen-nâs.ve lem yekûn kellen 'alen-nâs. Sizin en hayırlınız diyor Peygamber Efendimiz

Sizin en hayırlınız diyor Peygamber Efendimiz
bu sonuncu hadîs-i şerîfte,bu sonuncu hadîs-i şerîfte, “dünyası için ahiretini terk etmeyendir.”“dünyası için ahiretini terk etmeyendir.” Ahireti için de dünyasını terk etmeyendirAhireti için de dünyasını terk etmeyendir ve insanlara yük olmayandır mali bakımdan,ve insanlara yük olmayandır mali bakımdan, diğer bakımlardan yük olmayandır.diğer bakımlardan yük olmayandır. Şimdi bunu biraz açıklayayım.Şimdi bunu biraz açıklayayım. Bazı insanlar vardır, dünyaya dalmıştır.Bazı insanlar vardır, dünyaya dalmıştır. İş, güç, ticaret, kazanç hırsı,İş, güç, ticaret, kazanç hırsı, çalışma veya eğlence, gezme, tozma neyse,çalışma veya eğlence, gezme, tozma neyse, dünyevi işlerle, meşguliyetlerle, eğlencelerledünyevi işlerle, meşguliyetlerle, eğlencelerle ahiretini ihmal ediyor.ahiretini ihmal ediyor. Cuma namazına gitmez, vakit namazlarını kılmaz,Cuma namazına gitmez, vakit namazlarını kılmaz, zekâtını vermez, hac vazifesini yapmaz.zekâtını vermez, hac vazifesini yapmaz. Böyle ahiretini ihmal ediyor.Böyle ahiretini ihmal ediyor. Ahiretini hiç düşünmüyor.Ahiretini hiç düşünmüyor. Böyle bir insan hayırlı bir insan değil.Böyle bir insan hayırlı bir insan değil. Bunun aksi bazı insan daBunun aksi bazı insan da ahiret için çalışacağım diye iş tutmaz, çalışmaz,ahiret için çalışacağım diye iş tutmaz, çalışmaz, daima ibadet edeceğim vesaire filan diye böyledaima ibadet edeceğim vesaire filan diye böyle işi gücü terk ederek camiyi,işi gücü terk ederek camiyi, toplumu terk ederek, uzlet ihtiyar ederek çalışır.toplumu terk ederek, uzlet ihtiyar ederek çalışır. Bu da makbul değil.Bu da makbul değil. Dağ başlarına gidip, tenhalarda uzlet hayatı yaşayıp, rahip olup,Dağ başlarına gidip, tenhalarda uzlet hayatı yaşayıp, rahip olup, ruhbanlık edip, cemiyetten kaçıp,ruhbanlık edip, cemiyetten kaçıp, mağaralarda vesairelerde ibadet edenler olmuş eski devirlerde.mağaralarda vesairelerde ibadet edenler olmuş eski devirlerde. E bu da makbul değil.E bu da makbul değil. Toplumda vazifesi var her insanın, iş bölümü içinde vazifesi var.Toplumda vazifesi var her insanın, iş bölümü içinde vazifesi var. Bu ikisi de makbul değil.Bu ikisi de makbul değil. Makbul olan, dünyevi vazifelerini de yapmak,Makbul olan, dünyevi vazifelerini de yapmak, ahiretle ilgili ibadetlerini, vazifelerini de yapmak.ahiretle ilgili ibadetlerini, vazifelerini de yapmak. Birisini fazla bastırıp ötekini ihmal etmemesi lazım.Birisini fazla bastırıp ötekini ihmal etmemesi lazım. İkisini dengeli götürmesi lazım.İkisini dengeli götürmesi lazım. Tabi ahireti için dünyasını terk eden ne oluyor?

Tabi ahireti için dünyasını terk eden ne oluyor?
Başka insanlara yük oluyor.Başka insanlara yük oluyor. Gene yemek yemesi lazım, gene giyinmesi lazım,Gene yemek yemesi lazım, gene giyinmesi lazım, gene barınması lazım.gene barınması lazım. Yemesinin, içmesinin, giyinmesinin, barınmasının masrafı kime yüklenecek?Yemesinin, içmesinin, giyinmesinin, barınmasının masrafı kime yüklenecek? Öteki insanlara.Öteki insanlara. E olur mu başka insanlar çalışsın,E olur mu başka insanlar çalışsın, bu bedavadan bunları elde etsin, ibadet etsin?bu bedavadan bunları elde etsin, ibadet etsin? Yük oluyor öteki insana.Yük oluyor öteki insana. Bu hayırlı değil.Bu hayırlı değil. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: “Sizin en hayırlınız ahiretini dünyası için terk etmeyendir,

“Sizin en hayırlınız ahiretini dünyası için terk etmeyendir,
dünyasını da ahireti için terk etmeyendir.”dünyasını da ahireti için terk etmeyendir.” Her tarafa ait vazifelerini yapması lazım.Her tarafa ait vazifelerini yapması lazım. İslâm'ın genel manzarası budur.İslâm'ın genel manzarası budur. Umumi vasfını İslâm'ın araştırırsanızUmumi vasfını İslâm'ın araştırırsanız bunu görürsünüz.bunu görürsünüz. İslâm her şeyi dengeli bir şekilde götürmeyi tavsiye ediyor.İslâm her şeyi dengeli bir şekilde götürmeyi tavsiye ediyor. Hiçbir şeyi ihmal etmiyor.Hiçbir şeyi ihmal etmiyor. Her hak sahibine hakkını veriyor,Her hak sahibine hakkını veriyor, herkese vazifesini hatırlatıyor.herkese vazifesini hatırlatıyor. Tek kanatlı değil.Tek kanatlı değil. İslâm dengeli, topluma uygun, şahsa uygun,İslâm dengeli, topluma uygun, şahsa uygun, ahlâka, aileye uygun, ruhi ihtiyaçlara uygun,ahlâka, aileye uygun, ruhi ihtiyaçlara uygun, her bakımdan mükemmel bir nizam.her bakımdan mükemmel bir nizam. İlahi bir nizam.İlahi bir nizam. Yani Allah'ın insanlar dünyada da mutlu olsunlar, ahirette de mutlu olsunlar diyeYani Allah'ın insanlar dünyada da mutlu olsunlar, ahirette de mutlu olsunlar diye insanlara öğrettiği, peygamberler gönderip,insanlara öğrettiği, peygamberler gönderip, kitaplar indirip öğrettiği ilahi nizam.kitaplar indirip öğrettiği ilahi nizam. Nizam ne demek?

Nizam ne demek?
Düzen demek.Düzen demek. Yani düzenli, düzenli bir yaşam tarzı öğretiyorYani düzenli, düzenli bir yaşam tarzı öğretiyor İslâm dini insana.İslâm dini insana. Ne ibadet yapacağım diye dünyasını ihmal edecek,Ne ibadet yapacağım diye dünyasını ihmal edecek, ne dünyaya çalışacağım diye ibadetini ihmal edecek.ne dünyaya çalışacağım diye ibadetini ihmal edecek. Kimseye yük olmayacak.Kimseye yük olmayacak. Çalışacak, kazanacak, başkasına hayır yapacak.Çalışacak, kazanacak, başkasına hayır yapacak. Başkasının eline bakmayacak,Başkasının eline bakmayacak, başkasının sırtına binmeyecek.başkasının sırtına binmeyecek. Allah-u Teâlâ Hazretleri bu okuduğumuz hadîs-i şerîflerin

Allah-u Teâlâ Hazretleri bu okuduğumuz hadîs-i şerîflerin
hepsinde ana nokta neydi?hepsinde ana nokta neydi? İnsanların en hayırlısı kimlerdir?İnsanların en hayırlısı kimlerdir? Hayırlı insanların vasıfları nelerdir?Hayırlı insanların vasıfları nelerdir? Bu konuşmada onları öğrenmiş olduk.Bu konuşmada onları öğrenmiş olduk. Bu hayırlı insanların sahip olduğu güzel sıfatlara

Bu hayırlı insanların sahip olduğu güzel sıfatlara
bizleri de sahip eylesin Allah-u Teâlâ Hazretleri.bizleri de sahip eylesin Allah-u Teâlâ Hazretleri. Bizleri de hayırlı insanlar eylesin.Bizleri de hayırlı insanlar eylesin. Bizleri de hem dünya hem ahiret saadetlerine erdirsin.Bizleri de hem dünya hem ahiret saadetlerine erdirsin. Rızasına vasıl eylesin.Rızasına vasıl eylesin. Cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin.Cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin. Allah hepinizden razı olsun.Allah hepinizden razı olsun. Cumanız mübarek olsun aziz ve sevgili Akra dinleyicileri.Cumanız mübarek olsun aziz ve sevgili Akra dinleyicileri.
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2