Namaz Vakitleri
İstanbul
3 Ramazan 1447
21 February 2026
İmsak
06:19
Güneş
07:44
Öğle
13:23
İkindi
16:23
Akşam
18:53
Yatsı
20:12
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Bi’smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm.Bi’smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm. El-hamdü li’llâhi rabbi’l-àlemîn...

El-hamdü li’llâhi rabbi’l-àlemîn...
Ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ seyyidi’l-evvelîne ve’l-àhirîn... Ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ seyyidi’l-evvelîne ve’l-àhirîn... Senedinâ ve mededinâ muhammedin ve âlihîSenedinâ ve mededinâ muhammedin ve âlihî ve sahbihî ve men tebiahû bi-ihsânin ecmaîn...ve sahbihî ve men tebiahû bi-ihsânin ecmaîn... Emmâ ba’dü, fa’lemû eyyühe’l-ihvân!

Emmâ ba’dü, fa’lemû eyyühe’l-ihvân!
Feinne efdale’l-kitâbi kitâbu’llàh...Feinne efdale’l-kitâbi kitâbu’llàh... Ve efdale’l-hedyi hedyü seyyidinâ muhammedin salla’llàhu aleyhi ve sellem...Ve efdale’l-hedyi hedyü seyyidinâ muhammedin salla’llàhu aleyhi ve sellem... Ve şerre’l-umûri muhdesâtühâ... Ve külle muhdesin bid’ah...Ve şerre’l-umûri muhdesâtühâ... Ve külle muhdesin bid’ah... Ve külle bid’atin dalâleh...Ve külle bid’atin dalâleh... Ve külle dalâletin ve sàhibehâ fi’n-nâr...Ve külle dalâletin ve sàhibehâ fi’n-nâr... Ve bi’s-senedi’l-muttasıli ile’n- nebiyyi salla’llàhu aleyhi ve sellemeVe bi’s-senedi’l-muttasıli ile’n- nebiyyi salla’llàhu aleyhi ve selleme ennehû kàl:ennehû kàl: Küllü harfin fi’l-kur’âni

Küllü harfin fi’l-kur’âni
yüzkeru fîhi’l kunûtü fehüve’t-tàatü.yüzkeru fîhi’l kunûtü fehüve’t-tàatü. Sadaka rasûlü’llàh, fî mâ kàl, ev kemà kàl.

Sadaka rasûlü’llàh, fî mâ kàl, ev kemà kàl.
Çok azîz ve muhterem müslüman kardeşlerim!

Çok azîz ve muhterem müslüman kardeşlerim!
Allah-u Teàlâ Hazretleri’nin selâmı, rahmeti, bereketi

Allah-u Teàlâ Hazretleri’nin selâmı, rahmeti, bereketi
lutfu, keremi üzerine olsun!lutfu, keremi üzerine olsun! Efendimiz Hazretleri’nin mübarek hadis-i şeriflerinden bir miktarını size

Efendimiz Hazretleri’nin mübarek hadis-i şeriflerinden bir miktarını size
anlatmaya, izah etmeye çalışacağım…anlatmaya, izah etmeye çalışacağım… Bu hadis-i şeriflerin okunmasına, izâhına geçmeden önce,

Bu hadis-i şeriflerin okunmasına, izâhına geçmeden önce,
evvelen ve hâssaten Efendimiz, evvelen ve hâssaten Efendimiz, başımızın tâcı, numûne-i imtimsâlimiz Muhammed-i Mustafâ Hazretleri’nin ruh-u pâki için;başımızın tâcı, numûne-i imtimsâlimiz Muhammed-i Mustafâ Hazretleri’nin ruh-u pâki için; ve sâir enbiyâ ve evliyâullahın ruhları için veve sâir enbiyâ ve evliyâullahın ruhları için ve Peygamber Efendimiz’in ashabının, etbâının, âlini, sülâlesinin,Peygamber Efendimiz’in ashabının, etbâının, âlini, sülâlesinin, ahbâbının ruhları için;ahbâbının ruhları için; Cümlemizin ana, baba ve yakınlarımızın, kardeşlerimizin, sevdiklerimizin

Cümlemizin ana, baba ve yakınlarımızın, kardeşlerimizin, sevdiklerimizin
ruhları için, hayatta olan bizlerin deruhları için, hayatta olan bizlerin de Allah-u Teàlâ Hazretleri’nin rızasına uygun yaşayıp,Allah-u Teàlâ Hazretleri’nin rızasına uygun yaşayıp, huzuruna sevdiği, razı olduğu bir kul olarak çıkmamızahuzuruna sevdiği, razı olduğu bir kul olarak çıkmamıza vesile olması için bir Fatiha üç İhlâs-ı Şerif okuyup, vesile olması için bir Fatiha üç İhlâs-ı Şerif okuyup, dersimize öyle başlayalım:dersimize öyle başlayalım: Ebû Saìd el-Hudrî RA’dan

Ebû Saìd el-Hudrî RA’dan
rivayet olunduğuna göre Peygamber Efendimiz SAS buyurmuşlar ki:rivayet olunduğuna göre Peygamber Efendimiz SAS buyurmuşlar ki: Küllü harfin fi’l-kur’ân

Küllü harfin fi’l-kur’ân
“Kur’an-ı Kerîm’deki her harf,“Kur’an-ı Kerîm’deki her harf, (yüzkeru fîhi’l-kunûtü)(yüzkeru fîhi’l-kunûtü) içinde kunut hatırlanılan her harf; fehüve’t-tàat bu taattir.”içinde kunut hatırlanılan her harf; fehüve’t-tàat bu taattir.” Tabii bu tercüme, Arapça bilmeyen bir kimse tarafından anlaşılmaz.

Tabii bu tercüme, Arapça bilmeyen bir kimse tarafından anlaşılmaz.
Bir kere buradaki harf kelimesi ne demek?Bir kere buradaki harf kelimesi ne demek? Bir bölüm, bir hudut, bir tarafı, bir yönü demek... Küllü harfin fi’l-kur’an demek,Bir bölüm, bir hudut, bir tarafı, bir yönü demek... Küllü harfin fi’l-kur’an demek, “Kur’an-ı Kerîm’den her bir kısım, bölüm;“Kur’an-ı Kerîm’den her bir kısım, bölüm; yüzkeru fîhi’l- kunûtu içinde kunut hatırlanır.” Kunut ne demek?yüzkeru fîhi’l- kunûtu içinde kunut hatırlanır.” Kunut ne demek? Kunut da bir şeyin karşısında sessiz, sakin munkàt olması demek.Kunut da bir şeyin karşısında sessiz, sakin munkàt olması demek. Yâni bir insan Kur’an-ı Kerîm’in bir bölümünü okur, Yâni bir insan Kur’an-ı Kerîm’in bir bölümünü okur, o bölümün hükmü, mânâsı karşısındao bölümün hükmü, mânâsı karşısında kendisi teslim olur da onu kabul ederse,kendisi teslim olur da onu kabul ederse, içindeki mânâya gönlü hiç itiraz etmez, bilakis gönlü hoşlanır da,içindeki mânâya gönlü hiç itiraz etmez, bilakis gönlü hoşlanır da, “—Tamam, ben böyle yapayım, bunun ahkâmını kabul ediyorum, uyayım!”

“—Tamam, ben böyle yapayım, bunun ahkâmını kabul ediyorum, uyayım!”
gibi bir yakınlık duygusu içinde olursa, fehüve’t-tàatgibi bir yakınlık duygusu içinde olursa, fehüve’t-tàat “İşte bu düşünce tâat ve ibadettir.”“İşte bu düşünce tâat ve ibadettir.” Şimdi buradan ne çıkıyor? Şu çıkıyor ki, bir kere

Şimdi buradan ne çıkıyor? Şu çıkıyor ki, bir kere
hepimiz Kur’an-ı Kerîm’in okunuşundan, mânâsını takip edeceğiz.hepimiz Kur’an-ı Kerîm’in okunuşundan, mânâsını takip edeceğiz. Kur’an-ı Kerîm’i okurken, mânâsını takip ederek okuyacağız, o çıkıyor.Kur’an-ı Kerîm’i okurken, mânâsını takip ederek okuyacağız, o çıkıyor. İnne fî halkı’s-semâvâti ve’l-ardu va’htilâfi’l-leyli ve’n-nehàri leayâtin li-üli’l-elbâb.

İnne fî halkı’s-semâvâti ve’l-ardu va’htilâfi’l-leyli ve’n-nehàri leayâtin li-üli’l-elbâb.
“Göklerin ve yerin yaratılışında,“Göklerin ve yerin yaratılışında, Gönül sahibi, akıl sahibi insanlar için nice deliller, alâmetler vardır,Gönül sahibi, akıl sahibi insanlar için nice deliller, alâmetler vardır, ibret alınacak hususlar vardır.”ibret alınacak hususlar vardır.” “—Tamam, o zaman yere, göğe ibretle bakalım!” diye bir duygu gelecek.

“—Tamam, o zaman yere, göğe ibretle bakalım!” diye bir duygu gelecek.
Cehennem zikredildiği zaman:

Cehennem zikredildiği zaman:
“—Aman yâ Rabbi, sen beni cehennem ehlinden etme!” diyeceğiz.

“—Aman yâ Rabbi, sen beni cehennem ehlinden etme!” diyeceğiz.
“Cehennem ehlinin amelleri üzerimizde var mı?” diye düşüneceğiz.“Cehennem ehlinin amelleri üzerimizde var mı?” diye düşüneceğiz. “Acaba bizi cehenneme götürecek bir şeyler var mı? Onları inşâallah bırakayım…” diyeceğiz.“Acaba bizi cehenneme götürecek bir şeyler var mı? Onları inşâallah bırakayım…” diyeceğiz. Cennet zikredildiği zaman:

Cennet zikredildiği zaman:
“—Yâ Rabbi, bana da cenneti nasib et,

“—Yâ Rabbi, bana da cenneti nasib et,
ben de cennete gireyim! Şu köşklerde safa süreyim, divanlarda oturayım,ben de cennete gireyim! Şu köşklerde safa süreyim, divanlarda oturayım, şu lezzetlerden istifade edeyim!” diye onu temenni edeceğiz.şu lezzetlerden istifade edeyim!” diye onu temenni edeceğiz. “Acaba buraya tam hazırlanabiliyor muyum?“Acaba buraya tam hazırlanabiliyor muyum? Bununla ilgili amellerimi yapabiliyor muyum?” diye içimizden geçecek.Bununla ilgili amellerimi yapabiliyor muyum?” diye içimizden geçecek. Böylece her ayet-i kerimeyi okurken gönlümüz içindeki mânâyı takip edecek,

Böylece her ayet-i kerimeyi okurken gönlümüz içindeki mânâyı takip edecek,
ona inkıyâd edecek, ona bağlanacak,ona inkıyâd edecek, ona bağlanacak, ona uymaduygusunu taşıyacağız içimizde.ona uymaduygusunu taşıyacağız içimizde. İşte böyle oldu mu, bunların hepsi tâattir, bunların hepsi sevaptır.İşte böyle oldu mu, bunların hepsi tâattir, bunların hepsi sevaptır. Bunların hepsi namaz kılmak gibi, oruç tutmak gibiBunların hepsi namaz kılmak gibi, oruç tutmak gibi hepsi ibadet olarak, tâat olarak insanın defterine sevap yazdırır.hepsi ibadet olarak, tâat olarak insanın defterine sevap yazdırır. Kur’an-ı Kerîm’i bu tarzda,

Kur’an-ı Kerîm’i bu tarzda,
gönül ile takip ederek okumayı Allah-u Teàlâ Hazretleri cümlemize nasib etsin…gönül ile takip ederek okumayı Allah-u Teàlâ Hazretleri cümlemize nasib etsin… Tabii, buna âmin diyoruz ama, bunun için de çalışmamız lâzım!

Tabii, buna âmin diyoruz ama, bunun için de çalışmamız lâzım!
Bir Avrupalı, bir Amerikalı müslüman oldu mu ne yapıyor?Bir Avrupalı, bir Amerikalı müslüman oldu mu ne yapıyor? Ne yapıyor tahmin edersiniz? Düşünün, ilk iş Arapça öğreniyor. Ne yapıyor tahmin edersiniz? Düşünün, ilk iş Arapça öğreniyor. Çünkü tercüme ile bu iş olmaz diye aklı kesiyor, derhal anlıyor.Çünkü tercüme ile bu iş olmaz diye aklı kesiyor, derhal anlıyor. Tercümelerde eksiklikler var, yanlışlıklar var, kasıtlar var,Tercümelerde eksiklikler var, yanlışlıklar var, kasıtlar var, anlayış eksiklikleri, kusurları var;anlayış eksiklikleri, kusurları var; mütercimin kendi zihniyeti nin süzgeci var.mütercimin kendi zihniyeti nin süzgeci var. O nasıl anlıyorsa hadis-i şerifi öyle te’vil ederek naklediyor, tam nakletmiyor ki…O nasıl anlıyorsa hadis-i şerifi öyle te’vil ederek naklediyor, tam nakletmiyor ki… İçinde Rasûlüllah’ın muradı neyse onu aynen bu tarafa nakledeyim diye İçinde Rasûlüllah’ın muradı neyse onu aynen bu tarafa nakledeyim diye gayret etmiyor, başka şeyler karışıyor işin içine…gayret etmiyor, başka şeyler karışıyor işin içine… Onun için, ben aslından öğreneyim diye ilk yaptığı iş, Arapça öğrenmek.Onun için, ben aslından öğreneyim diye ilk yaptığı iş, Arapça öğrenmek. Konuşacak kadar, yazacak kadar, kitaplar okuyacak kadar,

Konuşacak kadar, yazacak kadar, kitaplar okuyacak kadar,
okuduğunu anlayacak kadar derhal bir Arapça sahibi oluyorlar.okuduğunu anlayacak kadar derhal bir Arapça sahibi oluyorlar. Böyle olması lâzım!Böyle olması lâzım! Fâtiha’nın mânâsını bilmezsek, Besmele’nin mânâsını bilmezsek,

Fâtiha’nın mânâsını bilmezsek, Besmele’nin mânâsını bilmezsek,
Sübhàne rabbiye’l-azîm’in mânâsını bilmezsek,Sübhàne rabbiye’l-azîm’in mânâsını bilmezsek, Semia’llàhu li-men hamideh’in mânâsını bilmezsek,Semia’llàhu li-men hamideh’in mânâsını bilmezsek, Tahiyyat’ın mânâsını bilmezsek… Ne olur?Tahiyyat’ın mânâsını bilmezsek… Ne olur? İşte bizim kıldığımız bu namazlar gibi olur. Bilirsek ne olur? İşte bizim kıldığımız bu namazlar gibi olur. Bilirsek ne olur? Dünya değişir.Dünya değişir. Şebekede cereyan kesildiği zaman, her taraf nasıl karanlık oluyor.

Şebekede cereyan kesildiği zaman, her taraf nasıl karanlık oluyor.
Cereyan geldiği zaman ne oluyor? Her taraf pırıl pırıl aydınlanıyor,Cereyan geldiği zaman ne oluyor? Her taraf pırıl pırıl aydınlanıyor, “—Oh, çok şükür yâ Rabbi, cereyan geldi de rahat ettik!” diyorsunuz,

“—Oh, çok şükür yâ Rabbi, cereyan geldi de rahat ettik!” diyorsunuz,
evde karanlıktan kurtuluyorsunuz.evde karanlıktan kurtuluyorsunuz. Mânâsını bildi mi, namaz bir başka namaz olur.

Mânâsını bildi mi, namaz bir başka namaz olur.
“Allàhu ekber” dediği zaman, “Et-tahiyyâtü li’llâhi“Allàhu ekber” dediği zaman, “Et-tahiyyâtü li’llâhi ve’s-salevâtü ve’t-tayyibâtü” dediği zaman,ve’s-salevâtü ve’t-tayyibâtü” dediği zaman, “Es-selâmü aleyke eyyühe’n-nebiyyü ve rahmetu’llàhi ve berekâtühû” dediği zaman…“Es-selâmü aleyke eyyühe’n-nebiyyü ve rahmetu’llàhi ve berekâtühû” dediği zaman… Allah-u Teàlâ Hazretleri’nin Rasûlüllah Efendimiz’e hitabı bu…Allah-u Teàlâ Hazretleri’nin Rasûlüllah Efendimiz’e hitabı bu… Ondan sonra, “Es-selâmü aleynâ ve alâ ibâdi’llâhi’s-sàlihîn” dediği zaman,Ondan sonra, “Es-selâmü aleynâ ve alâ ibâdi’llâhi’s-sàlihîn” dediği zaman, ne mânâlar geçer insanın gönlünden de, o namaz ne namaz olur,ne mânâlar geçer insanın gönlünden de, o namaz ne namaz olur, ne güzel olur!ne güzel olur! Onun için yaptığımız ibadetlerin şuuruna ererek,

Onun için yaptığımız ibadetlerin şuuruna ererek,
söylediğimiz sözlerin mânâsını bilerek, söylediğimiz sözlerin mânâsını bilerek, okuduğumuz Kur’an-ı Kerîm’inokuduğumuz Kur’an-ı Kerîm’in mânâsını gönlümüzle de takip ederek öyle okumamız lâzım!mânâsını gönlümüzle de takip ederek öyle okumamız lâzım! Bizim kusurlu müslüman oluşumuzun temellerinde işte bu eksiklikler var.

Bizim kusurlu müslüman oluşumuzun temellerinde işte bu eksiklikler var.
Anadan-atadan görmüşüz müslümanlığı, namaz kılıyoruz; iş bitti sanıyoruz.Anadan-atadan görmüşüz müslümanlığı, namaz kılıyoruz; iş bitti sanıyoruz. Namaz kılıyor, iş bitti! Oruç tutuyoruz, iş bitti sanıyoruz…Namaz kılıyor, iş bitti! Oruç tutuyoruz, iş bitti sanıyoruz… İslâmiyet’in özünü öğrenemeden ömrü gelip geçmiş insanlar var aramızda.İslâmiyet’in özünü öğrenemeden ömrü gelip geçmiş insanlar var aramızda. Allah uyanıklık versin, gafletten uyandırsın.Allah uyanıklık versin, gafletten uyandırsın. İlkokul öğretmeni kitap yazmış.

İlkokul öğretmeni kitap yazmış.
“—Kaç yaşında?” dedim, bana kitabını getiren şahsa,

“—Kaç yaşında?” dedim, bana kitabını getiren şahsa,
“—Altmış beş, yetmiş yaşında var.” dedi.

“—Altmış beş, yetmiş yaşında var.” dedi.
Böbürleniyormuş,

Böbürleniyormuş,
“—Benim kitabım bir tane!” falan diye,

“—Benim kitabım bir tane!” falan diye,
“Kaynak olacak kitap başka eserlere…“Kaynak olacak kitap başka eserlere… Müftüye sordum cevap veremedi, falancaya sordum,Müftüye sordum cevap veremedi, falancaya sordum, vaize sordum cevap veremedi, imama sordum cevap veremedi;vaize sordum cevap veremedi, imama sordum cevap veremedi; kimse karşıma çıkamıyor, ben büyük alimim!” filan diye de düşünüyormuş kendisi.kimse karşıma çıkamıyor, ben büyük alimim!” filan diye de düşünüyormuş kendisi. “—E, getir bakalım, şu kitabı okuyalım!” dedim.

“—E, getir bakalım, şu kitabı okuyalım!” dedim.
Başından on sayfa okudum.

Başından on sayfa okudum.
Gördüğüm hataları da kenarlarına çizgi çizip işaret ettim, “Şurası hata…”Gördüğüm hataları da kenarlarına çizgi çizip işaret ettim, “Şurası hata…” kitabın sayfalarına baktım, kapkara oldu.kitabın sayfalarına baktım, kapkara oldu. Baştan aşağı hata dolu… Baştan aşağı hata dolu… Başına yazmış ki:

Başına yazmış ki:
Sebakat rahmetî alâ gadabî

Sebakat rahmetî alâ gadabî
“Benim rahmetim, gazabımı geçti.” (Nisâ Sûresi, 4/24)“Benim rahmetim, gazabımı geçti.” (Nisâ Sûresi, 4/24) Yâni ayet demek istiyor. Ayet değil ki, cahil!

Yâni ayet demek istiyor. Ayet değil ki, cahil!
Bu ayet değil ki, bu hadis-i şerif… O açtığın yerde öyle bir şey yok…Bu ayet değil ki, bu hadis-i şerif… O açtığın yerde öyle bir şey yok… Daha başında, ilk sayfada öyle başlamış.

Daha başında, ilk sayfada öyle başlamış.
Ondan sonra da başkasını tenkit etmeğe kalkıyor.Ondan sonra da başkasını tenkit etmeğe kalkıyor. “—Arapça bilir mi bu?” dedim,

“—Arapça bilir mi bu?” dedim,
“—Bilmez!” dediler.

“—Bilmez!” dediler.
Arapça bilmiyor. Kitabı bir çevirdim, son sayfalarını;

Arapça bilmiyor. Kitabı bir çevirdim, son sayfalarını;
bakalım hangi kaynaklardan faydalanarak eseri yazmış?bakalım hangi kaynaklardan faydalanarak eseri yazmış? Çok kitap okumuşsa, çok ciddi kaynaklarda faydalanmışsa;Çok kitap okumuşsa, çok ciddi kaynaklarda faydalanmışsa; “—Eh tamam, bayağı bir âlim insan, bak ne kitaplar karıştırmış…

“—Eh tamam, bayağı bir âlim insan, bak ne kitaplar karıştırmış…
Ne şeyler okumuş!” der insan.Ne şeyler okumuş!” der insan. Üç tane, beş tane kitap karıştırmış, onların hiç birinin de tutulacak tarafı yok.

Üç tane, beş tane kitap karıştırmış, onların hiç birinin de tutulacak tarafı yok.
Kaynak eser değil, temel eser değil, güvenilir eser değil.Kaynak eser değil, temel eser değil, güvenilir eser değil. Hâlbuki, ilimde dayandıracaksın sağlam bir temele…Hâlbuki, ilimde dayandıracaksın sağlam bir temele… Söylediğin sözü, yazdığın yazıyı, Söylediğin sözü, yazdığın yazıyı, kitabı sağlam bir temele dayandıracaksın.kitabı sağlam bir temele dayandıracaksın. Sağlam temel olmazsa, bina durmaz ki… Sağlam temel olmazsa, bina durmaz ki… Orada aldığın o kadar olur işte…Orada aldığın o kadar olur işte… Bir şeye benzemiyor, hepsi yalan yanlış,Bir şeye benzemiyor, hepsi yalan yanlış, imanını da zedeleyecek şeyler var içinde.imanını da zedeleyecek şeyler var içinde. Yazık oldu şimdi, altmış beş, yetmiş yıllık ömür gidiyor;Yazık oldu şimdi, altmış beş, yetmiş yıllık ömür gidiyor; hem de sanıyor ki kendisini en iyi, en doğru yolda…hem de sanıyor ki kendisini en iyi, en doğru yolda… En doğru yoldayım sanıyor.En doğru yoldayım sanıyor. Hatırıma Kehf Suresi’nin sonundaki bir ayet-i kerime geldi.

Hatırıma Kehf Suresi’nin sonundaki bir ayet-i kerime geldi.
İnsanın tüylerini diken diken eder, mecal bırakmaz insanda…İnsanın tüylerini diken diken eder, mecal bırakmaz insanda… Buyuruyor ki Kur’an-ı Kerîm, Bi’smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm:Buyuruyor ki Kur’an-ı Kerîm, Bi’smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm: Kul hel nünebbiüküm bi’l-ahserine a’mâlâ

Kul hel nünebbiüküm bi’l-ahserine a’mâlâ
“De ki ey Rasûlüm: Yaptıkları ameller bakımından en büyük ziyanda olanları size bildireyim mi?”“De ki ey Rasûlüm: Yaptıkları ameller bakımından en büyük ziyanda olanları size bildireyim mi?” Yâni, Müminlere haber verYâni, Müminlere haber ver Kul hel nünebbiüküm ben size haber vereyim miKul hel nünebbiüküm ben size haber vereyim mi bi’l-ahserine a’mâlâ Amel bakımından amelleribi’l-ahserine a’mâlâ Amel bakımından amelleri “İşledikleri işler bakımından en büyük zarara uğrayanlar kimlerdir, onları“İşledikleri işler bakımından en büyük zarara uğrayanlar kimlerdir, onları size haber vereyim mi?” diye mü’minlere haber ver!size haber vereyim mi?” diye mü’minlere haber ver! Arkasından ayet-i kerime devam ediyor, cevabı veriyor:

Arkasından ayet-i kerime devam ediyor, cevabı veriyor:
Ellezîne dalle sa’yühüm fi’l-hayâti’d-dünyâ

Ellezîne dalle sa’yühüm fi’l-hayâti’d-dünyâ
“Dünya hayatında yaptıkları çalışmalar,“Dünya hayatında yaptıkları çalışmalar, sa’y u gayretler sapıktır, ters istikamettedir, sa’y u gayretler sapıktır, ters istikamettedir, yanlış istikamettedir;yanlış istikamettedir; ve hüm yahsebûneve hüm yahsebûne hâlâ onlar sanırlar ki,hâlâ onlar sanırlar ki, ennehüm yuhsinûne sun’à ennehüm yuhsinûne sun’à İyi bir iş yapıyoruz yaptığımız işi güzel yapıyoruz sanırlar.İyi bir iş yapıyoruz yaptığımız işi güzel yapıyoruz sanırlar. Bu dalaletlerin en kötüsüdür.Bu dalaletlerin en kötüsüdür. İnsan içki içer;

İnsan içki içer;
“—Allah kahretsin şu mereti, şundan bir kurtulsam;

“—Allah kahretsin şu mereti, şundan bir kurtulsam;
ocağım söndü, işim kötü gitti, sıhhatim bozuldu,ocağım söndü, işim kötü gitti, sıhhatim bozuldu, kurtulsam!” diye diye içer.kurtulsam!” diye diye içer. Kötülüğünü biliyor, belki kurtulur.

Kötülüğünü biliyor, belki kurtulur.
Ama gittiği yolu doğru sanıp da o yol yanlış olursa,Ama gittiği yolu doğru sanıp da o yol yanlış olursa, o adam nasıl düzelecek?o adam nasıl düzelecek? En büyük ziyanda o, hiç düzelme ihtimali yok.En büyük ziyanda o, hiç düzelme ihtimali yok. Onun için, içimizde böyle kendini alemin merkezi sananlar var:

Onun için, içimizde böyle kendini alemin merkezi sananlar var:
“—Benden daha yüksek insan yok! Türkiye’de bir ben varım!”

“—Benden daha yüksek insan yok! Türkiye’de bir ben varım!”
Şöyle bakıyor etrafına, kendisi kadar faziletli insan görmüyor.Şöyle bakıyor etrafına, kendisi kadar faziletli insan görmüyor. Bundan büyük sapıklık olmaz.

Bundan büyük sapıklık olmaz.
Haddini bil bakalım! Senin şu görüp de değer vermediğin insanların içindeHaddini bil bakalım! Senin şu görüp de değer vermediğin insanların içinde nice kıymetli kimseler var! Bilgi bakımında da,nice kıymetli kimseler var! Bilgi bakımında da, sana o bilgiyi öğretecek kimseler var!sana o bilgiyi öğretecek kimseler var! Sen sessiz sedasız durduğuna bakma onun...Sen sessiz sedasız durduğuna bakma onun... Defter ü divâna sığmaz söz gelir dîvâneden!

Defter ü divâna sığmaz söz gelir dîvâneden!
Yâni, şu halkın içinde ne Allah’ın saklı kulları vardır.

Yâni, şu halkın içinde ne Allah’ın saklı kulları vardır.
Tevâzuan sana bir şey söylemiyorlardır ama,Tevâzuan sana bir şey söylemiyorlardır ama, senin konuştuğun mevzuyu sana öğretecek kadar iyi bilirler.senin konuştuğun mevzuyu sana öğretecek kadar iyi bilirler. Söylemez, sen de sanırsın ki: “Dünyada bir taneyim!” Söylemez, sen de sanırsın ki: “Dünyada bir taneyim!” En büyük sapıklık, şaşkınlık insanın kendini bir şey sanmasıdır. En büyük sapıklık, şaşkınlık insanın kendini bir şey sanmasıdır. İşte böyle ömrü boşa geçirmiş olanlar var.

İşte böyle ömrü boşa geçirmiş olanlar var.
Allah korusun, Allah bizi onlardan etmesin...Allah korusun, Allah bizi onlardan etmesin... Haddimizi bilip de eksiğimizi görüp, o nu telafi etmeye çalışanHaddimizi bilip de eksiğimizi görüp, o nu telafi etmeye çalışan kimselerden eylesin...kimselerden eylesin... “—Kusurum çok, yüzüm kara, elim iyi amellerden yana boş,

“—Kusurum çok, yüzüm kara, elim iyi amellerden yana boş,
yapamadım Allah’a layık kulluğu,yapamadım Allah’a layık kulluğu, benim hangi şeyim o yüksek dergâha arz edebilirim?benim hangi şeyim o yüksek dergâha arz edebilirim? Neyime güvenebilirim?Neyime güvenebilirim? Ne yaptım ki Allah-u Teàlâ Hazretleri’nin huzuruna layık?Ne yaptım ki Allah-u Teàlâ Hazretleri’nin huzuruna layık? Hiçbir şey yapmadım!” diye haddini bilmesi daha iyidir. Hiçbir şey yapmadım!” diye haddini bilmesi daha iyidir. Kendisini böyle yükseklerde uçurmasından, haddini bilmesi daha iyidir.Kendisini böyle yükseklerde uçurmasından, haddini bilmesi daha iyidir. İşte bizim de böyle kusurumuzu, haddimizi bilip,

İşte bizim de böyle kusurumuzu, haddimizi bilip,
eksiklerimizi tamamlamaya çalışmamız lâzım!eksiklerimizi tamamlamaya çalışmamız lâzım! “—Yeter bana bu kadar Müslümanlık!” mı diyorsun?

“—Yeter bana bu kadar Müslümanlık!” mı diyorsun?
“Tamam, canım, nesi var yâni?“Tamam, canım, nesi var yâni? Namazı da kılıyoruz, Ramazan’da da orucu tuttuk,Namazı da kılıyoruz, Ramazan’da da orucu tuttuk, evvelki sene de bir hacca gitmiştim; daha ne istiyorsun?”evvelki sene de bir hacca gitmiştim; daha ne istiyorsun?” Öyle şey var mı? Müslümanlık devamlı…

Öyle şey var mı? Müslümanlık devamlı…
Müslümanlık bitmez ki… Hacca gittin geldin, bitti müslümanlık; haydi bakalım, Müslümanlık bitmez ki… Hacca gittin geldin, bitti müslümanlık; haydi bakalım, gir günahlara, devam…gir günahlara, devam… Öyle şey olur mu? Ramazan bitti, hadi günahlara devam! Öyle şey olur mu?Öyle şey olur mu? Ramazan bitti, hadi günahlara devam! Öyle şey olur mu? Namaz kıldım, dışarıya çıktım, şimdi televizyon seyredebilirim,Namaz kıldım, dışarıya çıktım, şimdi televizyon seyredebilirim, şarkı dinleyebilirim, içki içebilirim, harama bakabilirim; öyle şey olur mu?şarkı dinleyebilirim, içki içebilirim, harama bakabilirim; öyle şey olur mu? Müslümanlık her an devam ediyor, kesintisiz;

Müslümanlık her an devam ediyor, kesintisiz;
her an imtihanı devam ediyor insanın.her an imtihanı devam ediyor insanın. Her an ya günahta ya sevapta; ya gaflette, ya uyanıklıkta...Her an ya günahta ya sevapta; ya gaflette, ya uyanıklıkta... Ya günahtasın ya sevabtasın. Ya ziyândasın ya kârdasın.Ya günahtasın ya sevabtasın. Ya ziyândasın ya kârdasın. Ya gaflettesin ya gözün açıkta, vaktini iyi değerlendirmesini biliyorsun.Ya gaflettesin ya gözün açıkta, vaktini iyi değerlendirmesini biliyorsun. Hiçbir anı mes’uliyetten dışarı bırakılmış değildir.

Hiçbir anı mes’uliyetten dışarı bırakılmış değildir.
Her anımızdan mes’ulüz, onun için büyüklerimiz demişler ki:Her anımızdan mes’ulüz, onun için büyüklerimiz demişler ki: Akıllı müslüman hûş der dem prensibine riayet etmelidir.Akıllı müslüman hûş der dem prensibine riayet etmelidir. Her nefeste şuurlu olacak, aklı başında olacak;Her nefeste şuurlu olacak, aklı başında olacak; “—Beni gören var, Allah-u Teàlâ Hazretleri her yerde hazır ve nâzır.

“—Beni gören var, Allah-u Teàlâ Hazretleri her yerde hazır ve nâzır.
Ben ne yapıyorum? Bu vakti nasıl geçiriyorum?Ben ne yapıyorum? Bu vakti nasıl geçiriyorum? İyi bir hal üzere miyim, yoksa boş mu gidiyor vaktimiz? Dur bir bakayım.İyi bir hal üzere miyim, yoksa boş mu gidiyor vaktimiz? Dur bir bakayım. Aa, boş geçiyor…” hemen hayırlı bir işe dönmek,Aa, boş geçiyor…” hemen hayırlı bir işe dönmek, hayırlı bir iş yapmak suretiyle devamlı kendi kendisini kontrol,hayırlı bir iş yapmak suretiyle devamlı kendi kendisini kontrol, kendisinin kontrol projektörlerini kendi içine çevirmiş durumda olacak insan.kendisinin kontrol projektörlerini kendi içine çevirmiş durumda olacak insan. “—Şu anda ne yapıyorum?”

“—Şu anda ne yapıyorum?”
“—Şu anda hadis dinliyorum.

“—Şu anda hadis dinliyorum.
Hoca hadis okuyor, ben hadis dinliyorum. Güzel mi?”Hoca hadis okuyor, ben hadis dinliyorum. Güzel mi?” “—Güzel!”

“—Güzel!”
İlim meclisidir bu, zikir meclisidir. Şu meclis

İlim meclisidir bu, zikir meclisidir. Şu meclis
hem ilim meclisidir, hem zikir meclisidir.hem ilim meclisidir, hem zikir meclisidir. Peygamber Efendimiz bildiriyor ki, gökteki melekler böyle meclisleri Peygamber Efendimiz bildiriyor ki, gökteki melekler böyle meclisleri ararlar, bu meclislerin üstüne, üst üste yığılırlar semâya kadar.ararlar, bu meclislerin üstüne, üst üste yığılırlar semâya kadar. “—Hocam ben zikir meclisini, sadece Allah Allah denilen meclis sanıyordum.”

“—Hocam ben zikir meclisini, sadece Allah Allah denilen meclis sanıyordum.”
“—Hayır, o da zikir meclisidir, bu da zikir meclisidir… Bak burada da Allah’ı anıyoruz,

“—Hayır, o da zikir meclisidir, bu da zikir meclisidir… Bak burada da Allah’ı anıyoruz,
Allah’ın yolunu anıyoruz, Kur’an-ı Kerîm’i anıyoruz, Allah’ın yolunu anıyoruz, Kur’an-ı Kerîm’i anıyoruz, Rasûlüllah’a çağırıyoruz,Rasûlüllah’a çağırıyoruz, Rasûlüllah’ın buyruğunu söylüyoruz; burası da zikir meclisidir.”Rasûlüllah’ın buyruğunu söylüyoruz; burası da zikir meclisidir.” Otursak halka çevirsek de Lâ ilâhe illa’llah desek; yine melekler gelir,Otursak halka çevirsek de Lâ ilâhe illa’llah desek; yine melekler gelir, Allah Allah desek yine melekler gelir; şimdi de, hiç istisnâsı yok.Allah Allah desek yine melekler gelir; şimdi de, hiç istisnâsı yok. Benim ağzım ne kadar aciz olsa, şahsım ne kadar hor-hakîr olsaBenim ağzım ne kadar aciz olsa, şahsım ne kadar hor-hakîr olsa değil mi ki hadisi söylüyorum, bu iş böyledir; güzel…değil mi ki hadisi söylüyorum, bu iş böyledir; güzel… Ama kahvede oturduğun zaman, deniz kenarında oturduğun zaman,

Ama kahvede oturduğun zaman, deniz kenarında oturduğun zaman,
televizyonun karşısında yirmi dört saat esir olduğun zaman;televizyonun karşısında yirmi dört saat esir olduğun zaman; o zaman işte bak boşa gidiyor.o zaman işte bak boşa gidiyor. Şerit dönüyor, mes’uliyet yazılıyor, ziyandasın.Şerit dönüyor, mes’uliyet yazılıyor, ziyandasın. İnsan her anına dikkat etmeli, kusurunu telafi etmeye çalışmalı!İnsan her anına dikkat etmeli, kusurunu telafi etmeye çalışmalı! Ölümün ne zaman geleceğini bilmiyoruz,

Ölümün ne zaman geleceğini bilmiyoruz,
bize bir özel muamele yapılacağını mı umuyoruz?bize bir özel muamele yapılacağını mı umuyoruz? “—Benim çok günahım var ama Allah beni affedecek…” diye mi düşünüyoruz?

“—Benim çok günahım var ama Allah beni affedecek…” diye mi düşünüyoruz?
Öyle şey yok! Hepimiz devamlı bir şuur ve korku içinde olmalıyız.

Öyle şey yok! Hepimiz devamlı bir şuur ve korku içinde olmalıyız.
Ya cehennemine atarsa;Ya cehennemine atarsa; Ben buyurdum, buyruğumu tutmadın;

Ben buyurdum, buyruğumu tutmadın;
Derse Mevlâm, ben ne cevap vereyim?

Derse Mevlâm, ben ne cevap vereyim?
“Ne yaptın sen? Allah yolunda, benim yolumda nasıl vakit geçirdin?” derse,

“Ne yaptın sen? Allah yolunda, benim yolumda nasıl vakit geçirdin?” derse,
bir azarlarsa ne olur hali insanın!bir azarlarsa ne olur hali insanın! Bir patronun azarladığını düşün,

Bir patronun azarladığını düşün,
askerlik yaptıysan bir komutanın azarladığını düşün,askerlik yaptıysan bir komutanın azarladığını düşün, bir böyle o azarlamaları düşün; bir de bir böyle o azarlamaları düşün; bir de kâinatın sahibi Allah-u Teàlâ Hazretleri’nin kızgınlığını, gazabını, azarlamasını düşün.kâinatın sahibi Allah-u Teàlâ Hazretleri’nin kızgınlığını, gazabını, azarlamasını düşün. Cehennemi düşün, cezanın büyüklüğünü düşün, aklını başına topla!Cehennemi düşün, cezanın büyüklüğünü düşün, aklını başına topla! Onun için Kur’an-ı Kerîm’i de okuduğumuz zaman

Onun için Kur’an-ı Kerîm’i de okuduğumuz zaman
her ayetine nüfuz ede ede okumalıyız. Kur’an böyle okunur.her ayetine nüfuz ede ede okumalıyız. Kur’an böyle okunur. İkbâl’in babası, Kur’an okurken yanından geçermiş, sorarmış İkbâl’e; İkbâl’in babası, Kur’an okurken yanından geçermiş, sorarmış İkbâl’e; Lahorlu, Pakistanlı meşhur; bizim Mehmed Âkif gibi Pakistan’ın meşhur şairi,Lahorlu, Pakistanlı meşhur; bizim Mehmed Âkif gibi Pakistan’ın meşhur şairi, “—Evladım, ne yapıyorsun?”

“—Evladım, ne yapıyorsun?”
“—Ne yapacağım baba, Kur’an-ı Kerîm elimde…”

“—Ne yapacağım baba, Kur’an-ı Kerîm elimde…”
“—Kur’an mı okuyorsun evladım?” dermiş, geçer gidermiş.

“—Kur’an mı okuyorsun evladım?” dermiş, geçer gidermiş.
Yine gelir, yine sorarmış; yine gelir yine sorarmış.

Yine gelir, yine sorarmış; yine gelir yine sorarmış.
Sonradan aklı başına gelmiş, babası demek istiyor ki:Sonradan aklı başına gelmiş, babası demek istiyor ki: “—Oğlum, Kur’an okuyup da aklın başka yerde olmasın.

“—Oğlum, Kur’an okuyup da aklın başka yerde olmasın.
Mânâsını takip ederek mi okuyorsun?Mânâsını takip ederek mi okuyorsun? Kur’an mı okuyorsun, yoksa Kur’an okur görünüp de aslında boş mu vakit geçiriyorsun?”Kur’an mı okuyorsun, yoksa Kur’an okur görünüp de aslında boş mu vakit geçiriyorsun?” Tabii bu hale gelmek için çok şey lâzım: Arapçayı öğrenmek lâzım,

Tabii bu hale gelmek için çok şey lâzım: Arapçayı öğrenmek lâzım,
Kur’an-ı Kerîm’i böyle okuduğu zaman,Kur’an-ı Kerîm’i böyle okuduğu zaman, Kur’an-ı Kerîm’in kendisine mânâ vermesi lâzım. Kur’an-ı Kerîm’in kendisine mânâ vermesi lâzım. Çok geçirdik boş vaktimizi, o hale nasıl geleceğiz bilmem.

Çok geçirdik boş vaktimizi, o hale nasıl geleceğiz bilmem.
O çok zor bir şey; ama bir Kur’an-ı Kerîm’i okursun,O çok zor bir şey; ama bir Kur’an-ı Kerîm’i okursun, bir de mealden okursun, bir sayfa okursunbir de mealden okursun, bir sayfa okursun veya bir sure okursun veya bir cüz okursun; ne kadar gücün varsa; veya bir sure okursun veya bir cüz okursun; ne kadar gücün varsa; o kısmı gidersin tefsirden okursun.o kısmı gidersin tefsirden okursun. “—Bakalım Mevlâm, benim okuduğum kısımda ne buyurmuş?” diye.

“—Bakalım Mevlâm, benim okuduğum kısımda ne buyurmuş?” diye.
Kelimelerin üstüne basa basa, mânâsını düşüne düşüne,

Kelimelerin üstüne basa basa, mânâsını düşüne düşüne,
emrettiği şeyleri yapmak azmiyle,emrettiği şeyleri yapmak azmiyle, yasakladığı şeylerden kaçayım diye düşünerek okursun.yasakladığı şeylerden kaçayım diye düşünerek okursun. Bildikleriyle amel edenlere Allah bilmediği ilimlerin kapısını açar.Bildikleriyle amel edenlere Allah bilmediği ilimlerin kapısını açar. O zaman seni çok şeylere muttalî kılar.O zaman seni çok şeylere muttalî kılar. Senin ilerlememen, olduğun yerde sayman; Senin ilerlememen, olduğun yerde sayman; bildiklerini tatbik etmemenden doğuyor.bildiklerini tatbik etmemenden doğuyor. Biliyorsun, yapmıyorsun; ne diye versin Allah daha başka şeyleri?Biliyorsun, yapmıyorsun; ne diye versin Allah daha başka şeyleri? Bildiğini yapmıyorsun ki… Bildiğini tutan insana,Bildiğini yapmıyorsun ki… Bildiğini tutan insana, bilmediği şeylerin ilimlerinin kapısı açılır.bilmediği şeylerin ilimlerinin kapısı açılır. Allah-u Teàlâ Hazretleri bize gayret, kuvvet versin; çok çalışmamız lâzım.Allah-u Teàlâ Hazretleri bize gayret, kuvvet versin; çok çalışmamız lâzım. Müslümanlık yolların en kolayıdır.

Müslümanlık yolların en kolayıdır.
Lâ ilâhe illa’llah dersin, müslüman olursun.Lâ ilâhe illa’llah dersin, müslüman olursun. Yolların en zorudur, her an imtihandasın.Yolların en zorudur, her an imtihandasın. İnsanın kemikleri çatırdar yükün altında, omuzları kırılacak gibi olur.İnsanın kemikleri çatırdar yükün altında, omuzları kırılacak gibi olur. Peygamber SAS Hazretleri buyuruyor ki:Peygamber SAS Hazretleri buyuruyor ki: Şeyyebetnî sûretü hûd

Şeyyebetnî sûretü hûd
“Beni Hûd Suresi ihtiyarlattı, saçımı sakalımı ağarttı.” diyor.“Beni Hûd Suresi ihtiyarlattı, saçımı sakalımı ağarttı.” diyor. Allah’ın sevgili kulu, seyyidü’l-evvelîne ve’l-âhirîn,

Allah’ın sevgili kulu, seyyidü’l-evvelîne ve’l-âhirîn,
rahmeten li’l-àlemin olarak gönderilmiş olan,rahmeten li’l-àlemin olarak gönderilmiş olan, Allah-u Teàlâ Hazretleri’nin en yüksek insan olarak bizeAllah-u Teàlâ Hazretleri’nin en yüksek insan olarak bize bildirdiği Rasûl-i Ekrem Efendimiz Hazretleri,bildirdiği Rasûl-i Ekrem Efendimiz Hazretleri, “Beni Hûd Suresi ihtiyarlattı.” diyor,“Beni Hûd Suresi ihtiyarlattı.” diyor, Neden ihtiyarlatmış? İçinde bir ayet-i kerime var:

Neden ihtiyarlatmış? İçinde bir ayet-i kerime var:
Festakim kemâ ümirte “Nasıl emrolunduysan öylece dosdoğru ol,

Festakim kemâ ümirte “Nasıl emrolunduysan öylece dosdoğru ol,
müstakîm ol!” diye emir var.müstakîm ol!” diye emir var. Hadi bakalım, tam Allah’ın istediği gibi dosdoğru olmak iste...

Hadi bakalım, tam Allah’ın istediği gibi dosdoğru olmak iste...
Burnundan ter damlar, alnından, şakaklarından terler dökülür aşağıya...Burnundan ter damlar, alnından, şakaklarından terler dökülür aşağıya... Allah’ın istediği gibi kul olmak istediğin zaman,Allah’ın istediği gibi kul olmak istediğin zaman, işlerin ne kadar ağır olduğun görürüsün.işlerin ne kadar ağır olduğun görürüsün. Dinlerin en kolayı, dinlerin en zoru;

Dinlerin en kolayı, dinlerin en zoru;
öyle cennet kolay kazanılmaz, cehennemden kolay kurtulunmaz.öyle cennet kolay kazanılmaz, cehennemden kolay kurtulunmaz. Çok gayret sarfetmemiz lâzım! Yâni çok gafillik yapıyoruz,Çok gayret sarfetmemiz lâzım! Yâni çok gafillik yapıyoruz, çok fazla güveniyoruz Allah-u Teàlâ Hazretleri’nin rahmetine de, çok fazla güveniyoruz Allah-u Teàlâ Hazretleri’nin rahmetine de, günahlardan hiç elimizi çekmeye niyetimiz yok.günahlardan hiç elimizi çekmeye niyetimiz yok. Yan gelip yatmışız… Öyle olmaz! Yan gelip yatmışız… Öyle olmaz! Ve en leyse li’l-insâni illâ mâ saâ. Ve enne sa’yehû s e vfe y urâ

Ve en leyse li’l-insâni illâ mâ saâ. Ve enne sa’yehû s e vfe y urâ
“İnsanoğlu neye gayret ederse, o eline geçer.“İnsanoğlu neye gayret ederse, o eline geçer. Neye çalışmışsa, neye gayret etmişse eline o geçer.”Neye çalışmışsa, neye gayret etmişse eline o geçer.” Yapılacak iş çok... Çok vakit geçirmişiz.

Yapılacak iş çok... Çok vakit geçirmişiz.
Bundan sonra Allah-u Teàlâ Hazretleri bize uyanıklık nasib etsin...Bundan sonra Allah-u Teàlâ Hazretleri bize uyanıklık nasib etsin... Dinin lezzetini, tadını; imanın hoşluğunu içimize yerleştirsin de Dinin lezzetini, tadını; imanın hoşluğunu içimize yerleştirsin de biraz uykuları terk edebilelim, biraz gafletleri terk edebilelim!biraz uykuları terk edebilelim, biraz gafletleri terk edebilelim! Boş meşguliyetleri terk edebilelim! Bir eleme yapalım!

Boş meşguliyetleri terk edebilelim! Bir eleme yapalım!
Sabahtan akşama kadar neler yaptık?Sabahtan akşama kadar neler yaptık? Hangileri lüzumlu, hangileri lüzumsuz…Hangileri lüzumlu, hangileri lüzumsuz… Biraz ahiretimiz için, imanımız için,Biraz ahiretimiz için, imanımız için, ma’rifetullah için, muhabbetullah için zaman ve yer ayıralım! ma’rifetullah için, muhabbetullah için zaman ve yer ayıralım! Allah-u Teàlâ Hazretleri gayret versin... Tevfîkini refîk etsin...

Allah-u Teàlâ Hazretleri gayret versin... Tevfîkini refîk etsin...
Lâ havle ve lâ kuvvete illâ bi’llahi’l-aliyyi’l-azîm.Lâ havle ve lâ kuvvete illâ bi’llahi’l-aliyyi’l-azîm. Lâ havle an ma’siyeti’llâh, illâ bi-tevfîkı’llâh, bi-hizmeti’llâh.Lâ havle an ma’siyeti’llâh, illâ bi-tevfîkı’llâh, bi-hizmeti’llâh. Allah korumadan insanın hali haraptır.Allah korumadan insanın hali haraptır. Ve lâ kuvvete alâ tâati’llâh, illâ bi- tevfîkı’llâh.Ve lâ kuvvete alâ tâati’llâh, illâ bi- tevfîkı’llâh. İbadet yapmak da yine onun lutfuyla, keremiyle oluyor, hepsi ondan…İbadet yapmak da yine onun lutfuyla, keremiyle oluyor, hepsi ondan… Allah’a çokça ilticâ edelim!Allah’a çokça ilticâ edelim! Küllü şey’in beynehû ve beyna’llàhi hicâbün

Küllü şey’in beynehû ve beyna’llàhi hicâbün
illâ şehâdete en lâ ilâhe illa’llàh, ve duàü’l-vâlidi alâ veledihî.illâ şehâdete en lâ ilâhe illa’llàh, ve duàü’l-vâlidi alâ veledihî. Enes ibn-i Mâlik RA’dan

Enes ibn-i Mâlik RA’dan
“Her şey ile Allah-u Teàlâ arasında bir perde vardır, bir mânî vardır;

“Her şey ile Allah-u Teàlâ arasında bir perde vardır, bir mânî vardır;
ancak Lâ ilâhe illa’llah kelime-i şehâdetiyle Allah arasında perde yoktur.”ancak Lâ ilâhe illa’llah kelime-i şehâdetiyle Allah arasında perde yoktur.” Yâni, insan Lâ ilâhe illa’llàh dedi mi, hiç perde, mânî yok;Yâni, insan Lâ ilâhe illa’llàh dedi mi, hiç perde, mânî yok; hemen kabul olur, dergâh-ı izzete ulaşır.hemen kabul olur, dergâh-ı izzete ulaşır. Allah-u Teàlâ Hazretleri indinde makbul olur.Allah-u Teàlâ Hazretleri indinde makbul olur. Kelime-i şehâdet getirdi mi… O kadar kıymetli bir söz.Kelime-i şehâdet getirdi mi… O kadar kıymetli bir söz. Bir tane daha var:

Bir tane daha var:
Ve duàu’l-vâlidi alâ veledihîVe duàu’l-vâlidi alâ veledihî “Babanın, evladı için yaptığı duaya da hiçbir mânî yok,“Babanın, evladı için yaptığı duaya da hiçbir mânî yok, derhal ulaşır ve kabul görür.”derhal ulaşır ve kabul görür.” Onun için Peygamber AS bir hadis-i şeriflerinde buyurmuş ki:

Onun için Peygamber AS bir hadis-i şeriflerinde buyurmuş ki:
“Bir evlat, babasını hoşnut, razı edecek iş yapar da, babası ona şöyle bir hoş şekilde bakarsa...
“Bir evlat, babasını hoşnut, razı edecek iş yapar da, babası ona şöyle bir hoş şekilde bakarsa...
” Evlâdına hani sevgiyle bakar ya...” Evlâdına hani sevgiyle bakar ya... “—Aferin bizim oğlana da, maşâallah!” filan gibi böyle bir sevgiyle baktı.

“—Aferin bizim oğlana da, maşâallah!” filan gibi böyle bir sevgiyle baktı.
Kâne li’l-veledi adle ıtkı nesemetin

Kâne li’l-veledi adle ıtkı nesemetin
“Bir köle azad etmiş gibi evlâda sevap yazılır hemen.”“Bir köle azad etmiş gibi evlâda sevap yazılır hemen.” Babasına hoş baktırttı ya kendisine,Babasına hoş baktırttı ya kendisine, bir köle azad etmiş kadar sevap yazılır evlâda.bir köle azad etmiş kadar sevap yazılır evlâda. Neden yazılır bu sevap? Babasının gönlünü etti de, babasınınNeden yazılır bu sevap? Babasının gönlünü etti de, babasının kendine şefkatle, sevgiyle bakmasına yol açacak bir tavırda bulundu diye…kendine şefkatle, sevgiyle bakmasına yol açacak bir tavırda bulundu diye… Baktı mı baba, ne mutlu… Ona öyle yazılır.Baktı mı baba, ne mutlu… Ona öyle yazılır. Demişler ki:

Demişler ki:
“Ya Rasûlallah! Çok bakar, üç yüz atmış defa bakar günde...

“Ya Rasûlallah! Çok bakar, üç yüz atmış defa bakar günde...
Yâni her seferinde olacak mı?”Yâni her seferinde olacak mı?” Peygamber SAS Efendimiz cevabında buyurmuş ki: Allàhu ekber

Peygamber SAS Efendimiz cevabında buyurmuş ki: Allàhu ekber
Allah-u Teàlâ Hazretleri o ecri vermekten aciz mi?

Allah-u Teàlâ Hazretleri o ecri vermekten aciz mi?
Üç yüz altmış defa değil, üç yüz altmış bin defa baksın…Üç yüz altmış defa değil, üç yüz altmış bin defa baksın… O ecri vermekten acze mi düşecek, hazinesi mi tükenecek Allah-u Te àlâ Hazretleri’nin…O ecri vermekten acze mi düşecek, hazinesi mi tükenecek Allah-u Te àlâ Hazretleri’nin… Ne kadar baktırırsan o kadar sevap demek yâni.Ne kadar baktırırsan o kadar sevap demek yâni. Onun için babalara çok dikkat etmek lâzım, babaya hürmete

Onun için babalara çok dikkat etmek lâzım, babaya hürmete
çok hürmet etmek lâzım!çok hürmet etmek lâzım! Anne de öyledir, fakat bu hadis-i şerifte baba demiş. Anne de öyledir, fakat bu hadis-i şerifte baba demiş. Vâlid baba demek, vâlide olsaydı anne demek olacaktı.Vâlid baba demek, vâlide olsaydı anne demek olacaktı. “Babanın evlâda duasının önünde hiç şey yoktur.”“Babanın evlâda duasının önünde hiç şey yoktur.” Belki hikmetleri vardır.

Belki hikmetleri vardır.
Anne tabii şefkatlidir, sever çocuğunu;Anne tabii şefkatlidir, sever çocuğunu; günahına, kusuruna, hatasına rağmen yine sever.günahına, kusuruna, hatasına rağmen yine sever. Baba daha çabuk kızar, şefkat bakımından biraz daha katıdır.Baba daha çabuk kızar, şefkat bakımından biraz daha katıdır. Sevgi bakımından anne kuvvetlidir, baba biraz daha ciddîdir.Sevgi bakımından anne kuvvetlidir, baba biraz daha ciddîdir. Babayı kızdıracak bir şey yaptı mı, demek ki aleyhindeBabayı kızdıracak bir şey yaptı mı, demek ki aleyhinde bedduası da çabuk tutar. bedduası da çabuk tutar. Sevdirecek bir şey yaptın mı,Sevdirecek bir şey yaptın mı, annenin gönlünü çabuk razı edersin. Babayı razı etmek zordur.annenin gönlünü çabuk razı edersin. Babayı razı etmek zordur. Annene gidersin, elini öpersin, anacığım bilmem ne falan…

Annene gidersin, elini öpersin, anacığım bilmem ne falan…
Bakarsın, gönlü oluvermiş. Çabucak onu kandırırsın.Bakarsın, gönlü oluvermiş. Çabucak onu kandırırsın. Ama babayı kandırmak, ikna etmek zorca olduğundan herhalde,Ama babayı kandırmak, ikna etmek zorca olduğundan herhalde, burada babanın evlada duasının önünde mânî yoktur buyurmuş.burada babanın evlada duasının önünde mânî yoktur buyurmuş. Allah-u Teàlâ Hazretleri cümle evlatlara,

Allah-u Teàlâ Hazretleri cümle evlatlara,
babalara güzel hizmet edip de onların hayır duasını almayı nasib etsin! babalara güzel hizmet edip de onların hayır duasını almayı nasib etsin! Annesi babası sağ olupta insan cenneti kazanamazsa yazıklar olsun! Buyurmuş Peygamber efendimiz.Annesi babası sağ olupta insan cenneti kazanamazsa yazıklar olsun! Buyurmuş Peygamber efendimiz. Ne demek yâni? “Annesine babasına güzel hizmet etsin,

Ne demek yâni? “Annesine babasına güzel hizmet etsin,
duasını alsın, cennete gider.” demek.duasını alsın, cennete gider.” demek. Çok büyük bir nimettir.Çok büyük bir nimettir. Babalara gelince;

Babalara gelince;
bu hadis-i şeriften anlaşıldığına göre duaları makbul,bu hadis-i şeriften anlaşıldığına göre duaları makbul, dua etsinler evlatlarına... dua etsinler evlatlarına... Perde yok arada, hiçbir mani yok, dua etsinler.Perde yok arada, hiçbir mani yok, dua etsinler. Hak yola gelmesi için dua etsin,Hak yola gelmesi için dua etsin, mertebesi yükselsin diye dua etsin, ne istiyorsa? Her hususta dua etsin!mertebesi yükselsin diye dua etsin, ne istiyorsa? Her hususta dua etsin! Bak ben nice ana babaya àsî evlatlar bilirim;

Bak ben nice ana babaya àsî evlatlar bilirim;
kumarhaneden çıkmaz, eve gelmezdi. Gecelerikumarhaneden çıkmaz, eve gelmezdi. Geceleri kumarhanede yatar, kalkardı.kumarhanede yatar, kalkardı. Babasının duası devam ede ede, şimdi düzeldi;Babasının duası devam ede ede, şimdi düzeldi; sakallı, zikirli, tesbihli, hoş bir müslüman oldu. Babanın duası çok önemli!sakallı, zikirli, tesbihli, hoş bir müslüman oldu. Babanın duası çok önemli! Hemen kızıvermesin babalar da evlatlara! Dua etsin,

Hemen kızıvermesin babalar da evlatlara! Dua etsin,
beddua etmekten kendisini tutsun! Oğluna hayır duayı devam ettirsin.beddua etmekten kendisini tutsun! Oğluna hayır duayı devam ettirsin. “—Ben bugün dua ettim, bugün meyhaneden çıkmadı, gelmedi…”

“—Ben bugün dua ettim, bugün meyhaneden çıkmadı, gelmedi…”
Canım, devam ettir bakalım!

Canım, devam ettir bakalım!
Belki senin duanda bir kusur vardır. Hemen şıp diye olmaz ki bu iş! Belki senin duanda bir kusur vardır. Hemen şıp diye olmaz ki bu iş! Çeşitli hikmetleri vardır, senin bilmediğin...Çeşitli hikmetleri vardır, senin bilmediğin... Küllü şartın

Küllü şartın
leyse fî kitâbi’llâhi teàlâ fehüve bâtılun, ve in kâne miete şart. leyse fî kitâbi’llâhi teàlâ fehüve bâtılun, ve in kâne miete şart. “Her bir şart ki Allah-u Teàlâ Hazretleri’nin kitabında mevcut değildir,

“Her bir şart ki Allah-u Teàlâ Hazretleri’nin kitabında mevcut değildir,
fehüve bâtılun bâtıldır;fehüve bâtılun bâtıldır; ve in kâne miete şart yüz tane şart da olsa, kıymeti yoktur.”ve in kâne miete şart yüz tane şart da olsa, kıymeti yoktur.” Nerede? Herhangi bir muamelede,

Nerede? Herhangi bir muamelede,
bir işte iki taraf birbirine şart koşar.bir işte iki taraf birbirine şart koşar. Bu şartlar Kur’an’a uygun olmalı.Bu şartlar Kur’an’a uygun olmalı. O Kur’an’a uygun olmadıktan sonra hiç kıymeti yoktur o şartların.O Kur’an’a uygun olmadıktan sonra hiç kıymeti yoktur o şartların. O şartlara riayet etmediği zaman taraf mes’ul duruma düşmez. O şartlara riayet etmediği zaman taraf mes’ul duruma düşmez. Nikâh akdi olacak farz edelim;

Nikâh akdi olacak farz edelim;
iki taraf karşılıklı nikâhlanacaklar birbirleriyle; kız-oğlan…iki taraf karşılıklı nikâhlanacaklar birbirleriyle; kız-oğlan… Kız şart koşuyor, şu olacak, bu olacak, bilmem ne falan; bir sürü şart. Kız şart koşuyor, şu olacak, bu olacak, bilmem ne falan; bir sürü şart. Kur’an’da var mı? Böyle bir şey şer’i şerîfte,Kur’an’da var mı? Böyle bir şey şer’i şerîfte, bizim dinimizin ahkâmında böyle bir şart mevcut mu? Değil…bizim dinimizin ahkâmında böyle bir şart mevcut mu? Değil… He he de veyahut ne dersen de sonunda yapmasan da bir şey olmaz…He he de veyahut ne dersen de sonunda yapmasan da bir şey olmaz… İmâm-ı Azam Hazretleri’ne gelmiş birisi,

İmâm-ı Azam Hazretleri’ne gelmiş birisi,
“—Efendim, bir kızla nikâhlanacağım; ama

“—Efendim, bir kızla nikâhlanacağım; ama
annesi babası bu şehirden dışarı çıkmayacaksın diye şart koşuyor.”annesi babası bu şehirden dışarı çıkmayacaksın diye şart koşuyor.” “—Sen evlen onunla, ondan sonra nereye istersen gidersin!”

“—Sen evlen onunla, ondan sonra nereye istersen gidersin!”
Neden öyle dedi İmâm-ı Azam?

Neden öyle dedi İmâm-ı Azam?
Bak hadis-i şerif karşımıza geldi. Bak hadis-i şerif karşımıza geldi. Aslı olmayan bir şartın kıymeti yoktur,Aslı olmayan bir şartın kıymeti yoktur, nikâhta öyle şey olmaz.nikâhta öyle şey olmaz. İnsanın çeşitli şeyi var, yasak mı? İnsanın çeşitli şeyi var, yasak mı? Bir şehirden bir şehre gider evlenen iki kişi…Bir şehirden bir şehre gider evlenen iki kişi… Musa AS nerede evlendi, ondan sonra aldı ehlini

Musa AS nerede evlendi, ondan sonra aldı ehlini
Tur Dağı ’nın oradan geçip Mısır’a gitti, ne olur yâni?Tur Dağı ’nın oradan geçip Mısır’a gitti, ne olur yâni? Gidebilir, hür; sen onun hürriyetini bir şartla bağlayamazsın ki…Gidebilir, hür; sen onun hürriyetini bir şartla bağlayamazsın ki… Yok Allah’ın kitabında öyle bir hüküm…Yok Allah’ın kitabında öyle bir hüküm… Binâen aleyh öyle bir şey batıldır diye “Sen onu al,Binâen aleyh öyle bir şey batıldır diye “Sen onu al, o şarta da riayet etmezsin.” demiş. Öyle şey yok!o şarta da riayet etmezsin.” demiş. Öyle şey yok! Kur’an’da olmayan, hadis-i şerifte olmayan, dinimizin ahkâmında olmayan bir şey… Kur’an’da olmayan, hadis-i şerifte olmayan, dinimizin ahkâmında olmayan bir şey… “—Bir meyhane yaptıracaksın! O şartla veriyorum…”

“—Bir meyhane yaptıracaksın! O şartla veriyorum…”
“—He he, tamam, ver…”

“—He he, tamam, ver…”
Öyle meyhane falan kurmak zorunda değilsin, yok öyle bir şart.

Öyle meyhane falan kurmak zorunda değilsin, yok öyle bir şart.
“—Ben sana bu mirası bağışlarım, yalnız şunu şunu şunu yapacaksın…”

“—Ben sana bu mirası bağışlarım, yalnız şunu şunu şunu yapacaksın…”
Uygun değilse yok…

Uygun değilse yok…
Edepsizin birisi,

Edepsizin birisi,
“—Oğlum ben ölünce vasiyetim olsun, analık-

“—Oğlum ben ölünce vasiyetim olsun, analık-
babalık haklarımı sana helal etmek,babalık haklarımı sana helal etmek, mezarıma her gün geleceksin rakı dökeceksin.” demiş.mezarıma her gün geleceksin rakı dökeceksin.” demiş. Bak terbiyesine, ne kadar küstahlar var.

Bak terbiyesine, ne kadar küstahlar var.
Şimdi Allah cehennemi boşuna mı yaratmış?Şimdi Allah cehennemi boşuna mı yaratmış? Ne güzel, kahrı da güzel Allah-u Teàlâ Hazretleri’nin, kahrı boşuna mı?Ne güzel, kahrı da güzel Allah-u Teàlâ Hazretleri’nin, kahrı boşuna mı? Bak ne edepsizler var.Bak ne edepsizler var. Şimdi buna bir ceza gelmese insanın içi rahat eder mi? Şimdi buna bir ceza gelmese insanın içi rahat eder mi? Terbiyesize bak, nasıl küstah, nasıl terbiyesiz…Terbiyesize bak, nasıl küstah, nasıl terbiyesiz… Alay ediyor yâni; tabii şimdi dünyada da görmüyor.Alay ediyor yâni; tabii şimdi dünyada da görmüyor. Firavun ne yaptı?

Firavun ne yaptı?
Musa AS’ın peşinden koşturdu koşturdu;Musa AS’ın peşinden koşturdu koşturdu; daha önce çocukları öldürdü, rüya gördü diye,daha önce çocukları öldürdü, rüya gördü diye, kendi mülkünü yıkacak birisi çıkacak diye çocukları kesti hep.kendi mülkünü yıkacak birisi çıkacak diye çocukları kesti hep. O kadar cana sen nasıl kıydın, katil! Kıydı…O kadar cana sen nasıl kıydın, katil! Kıydı… Ondan sonra Musa AS’ın delilleri, ayetleri, hüccetleri geldi;

Ondan sonra Musa AS’ın delilleri, ayetleri, hüccetleri geldi;
onları da dinlemedi, tavsiyeleri de dinlemedi;onları da dinlemedi, tavsiyeleri de dinlemedi; doğru söz söyleyen insanlar da çıktı etrafında…doğru söz söyleyen insanlar da çıktı etrafında… Sonra iş iddiaya bindi, bir meydanda toplandılar;Sonra iş iddiaya bindi, bir meydanda toplandılar; sihirbazlar bir tarafa, Musa AS bir tarafta; Musa ASsihirbazlar bir tarafa, Musa AS bir tarafta; Musa AS hepsinin sihirlerini iptal edecek mucizeler gösterdi.hepsinin sihirlerini iptal edecek mucizeler gösterdi. Sihirbazlar müslüman oldular, secde ettiler:Sihirbazlar müslüman oldular, secde ettiler: âmennâ bi-rabbi mûsâ ve hârûne “Mûsâ’nın ve Hârun’un Mevlasına

âmennâ bi-rabbi mûsâ ve hârûne “Mûsâ’nın ve Hârun’un Mevlasına
inandık, iman ettik dediler.inandık, iman ettik dediler. “—Öldürürüm sizi!” dedi,

“—Öldürürüm sizi!” dedi,
“—Ne yaparsan yap, zararı yok. Biz Rabbimiz’e gidiyoruz.”

“—Ne yaparsan yap, zararı yok. Biz Rabbimiz’e gidiyoruz.”
“—Ayaklarınızı, ellerinizi çapraz keserim;

“—Ayaklarınızı, ellerinizi çapraz keserim;
yâni sağ elinizi keserim, sol bacağınızı keserim…”yâni sağ elinizi keserim, sol bacağınızı keserim…” “—Kesersen kes… Ne yaparsan yap!” dediler,

“—Kesersen kes… Ne yaparsan yap!” dediler,
Neticede Firavun kovaladı Mûsâ AS’ın ordusunu.

Neticede Firavun kovaladı Mûsâ AS’ın ordusunu.
Bak ibretlere… Öyle Firavunluk yaptı yaptı, kovaladı… Sonra ne oldu?Bak ibretlere… Öyle Firavunluk yaptı yaptı, kovaladı… Sonra ne oldu? Tam boğulacağı sırada, hani denizde boğuluyor ya, dedi ki:Tam boğulacağı sırada, hani denizde boğuluyor ya, dedi ki: Lâ ilâhe ille’llezî âmenet bihî benû isrâile ve ene mine’l- müslimîn

Lâ ilâhe ille’llezî âmenet bihî benû isrâile ve ene mine’l- müslimîn
“Benî İsrâil’in inandığı Allah’tan başka mâbud olmadığını kabul ediyorum,“Benî İsrâil’in inandığı Allah’tan başka mâbud olmadığını kabul ediyorum, ben de müslümanlardanım.” dedi.ben de müslümanlardanım.” dedi. Allah akıl fikir versin! Nice kâfir vardır, dolaşır dolaşır; dalaşır,

Allah akıl fikir versin! Nice kâfir vardır, dolaşır dolaşır; dalaşır,
köpek dalar gibi dalar; ondan sonraköpek dalar gibi dalar; ondan sonra öleceği zaman aklı başına gelir ama sonra gelir aklı başına.öleceği zaman aklı başına gelir ama sonra gelir aklı başına. Şimdi burada efe gibi dolaşır,Şimdi burada efe gibi dolaşır, ondan sonra acizlik, ölümün pençesi şöyle geçti mi yakasına,ondan sonra acizlik, ölümün pençesi şöyle geçti mi yakasına, o zaman acizlenir ama, amel yeri hayattaydı.o zaman acizlenir ama, amel yeri hayattaydı. Perde kalktıktan sonra, ahiretinPerde kalktıktan sonra, ahiretin halleri göründükten sonra kıymeti kalmaz.halleri göründükten sonra kıymeti kalmaz. Allah vaktinde iman edip, salih amel işleyip, gözyaşı döküp,Allah vaktinde iman edip, salih amel işleyip, gözyaşı döküp, Allah’ın sevdiği kul olmayı cümlemize nasib etsin!Allah’ın sevdiği kul olmayı cümlemize nasib etsin! Ahirette cehenneme atılacaklar çok ağlayacaklar,

Ahirette cehenneme atılacaklar çok ağlayacaklar,
çok zârî edecekler, çok feryad u figân edecekler,çok zârî edecekler, çok feryad u figân edecekler, çok pişmanlık duyacaklar.çok pişmanlık duyacaklar. Zebânilere teslim edilince, Zebânilere teslim edilince, zebâniler onların saçlarının perçemlerinden yakalayacak,zebâniler onların saçlarının perçemlerinden yakalayacak, ayaklarından yakalayacak; yüz üstü sürükleyecek.ayaklarından yakalayacak; yüz üstü sürükleyecek. Horluk olsun diye, hor, değersiz mahlûklar;Horluk olsun diye, hor, değersiz mahlûklar; horluk olsun diye sürükleyecek, o zaman çok yalvarıp yakaracaklar.horluk olsun diye sürükleyecek, o zaman çok yalvarıp yakaracaklar. Cehennem ehli çok yalvaracak

Cehennem ehli çok yalvaracak
“—Ya Rabbi, bizi dünyaya gönder,

“—Ya Rabbi, bizi dünyaya gönder,
yaşadığımızdan başka türlü yaşayacağız, yaptığımız iştenyaşadığımızdan başka türlü yaşayacağız, yaptığımız işten daha başka türlü iş yapacağız, sana itaat edeceğiz!” diyecekler.daha başka türlü iş yapacağız, sana itaat edeceğiz!” diyecekler. Yalvarma yeri burası, burada yalvar… Bak camiler bomboş…

Yalvarma yeri burası, burada yalvar… Bak camiler bomboş…
Ağlama yeri burası, ağlayabildiğin kadar ağla…Ağlama yeri burası, ağlayabildiğin kadar ağla… Entarin ıslansın, gömleğin ıslansın, dizin ıslansın, seccaden ıslansın;Entarin ıslansın, gömleğin ıslansın, dizin ıslansın, seccaden ıslansın; yalvar, yakar… Burada yap, ahirette iş bitiyor artık, iş işten geçtikten sonrayalvar, yakar… Burada yap, ahirette iş bitiyor artık, iş işten geçtikten sonra orada yalvarmanın faydası yok. Herkes şey yapar gördükten sonra.orada yalvarmanın faydası yok. Herkes şey yapar gördükten sonra. Gaybı bak peygamberler bildirmiş.

Gaybı bak peygamberler bildirmiş.
Akıl var, mantık var; Avrupa’nın Amerika’nınAkıl var, mantık var; Avrupa’nın Amerika’nın yabancıları inceleyip müslüman oluyor.yabancıları inceleyip müslüman oluyor. Akıl mantık var, gayba iman ediyoruz ama akılla, mantıkla iman ediyoruz.Akıl mantık var, gayba iman ediyoruz ama akılla, mantıkla iman ediyoruz. Dinimiz el-hamdü lillâh pırıl pırıl, sapasağlam,Dinimiz el-hamdü lillâh pırıl pırıl, sapasağlam, gayet aklî, gayet güzel! El-hamdülillâh…gayet aklî, gayet güzel! El-hamdülillâh… Geçen bir doçent arkadaş bir makale yazmış.

Geçen bir doçent arkadaş bir makale yazmış.
Okudum hoşuma gitti… İnkârcılığı almış makalede mevzu olarak. YâniOkudum hoşuma gitti… İnkârcılığı almış makalede mevzu olarak. Yâni “—Ben hiçbir şeye inanmıyorum, şu yok, bu yok…” filan diyen insanı almış.

“—Ben hiçbir şeye inanmıyorum, şu yok, bu yok…” filan diyen insanı almış.
Onun hakkında on beş, yirmi sayfa bir makale yazmış,

Onun hakkında on beş, yirmi sayfa bir makale yazmış,
perişanlığını çıkartıyor.perişanlığını çıkartıyor. Yâni zavallıcıkların kâfirliklerinde kalmak için bir tutamakları yok ellerinde. Yâni zavallıcıkların kâfirliklerinde kalmak için bir tutamakları yok ellerinde. Mümkün değil kalmaları felsefî bakımdan… Orasından almış,Mümkün değil kalmaları felsefî bakımdan… Orasından almış, burasından almış; farz edelim ki şöyle, bilmem ne böyle…burasından almış; farz edelim ki şöyle, bilmem ne böyle… Mükemmel bir makale yazmış,Mükemmel bir makale yazmış, o zavallı kâfircikler, tutunacak hiçbir dalları yok yâni…o zavallı kâfircikler, tutunacak hiçbir dalları yok yâni… Hiçbir tutamakları yok inkâr için ellerinde, mecalleri yok.Hiçbir tutamakları yok inkâr için ellerinde, mecalleri yok. Çıkmaz sokak çünkü…Çıkmaz sokak çünkü… El-hamdü lillâh bak, bizim yolumuz bin dört yüz senedir…El-hamdü lillâh bak, bizim yolumuz bin dört yüz senedir… İçimizden, dışımızdan nice kâfir, nice hasımlar, nasıl hücum ediyorlar. İçimizden, dışımızdan nice kâfir, nice hasımlar, nasıl hücum ediyorlar. Bir asır önceki adamlara sorsaydın, artıkBir asır önceki adamlara sorsaydın, artık din hükmünü bitirdi diyorlardı. Bak;din hükmünü bitirdi diyorlardı. Bak; sen bittin, sen toprağın içine girdin, toz oldun… sen bittin, sen toprağın içine girdin, toz oldun… Bak din nasıl dimdik ayakta, bak nasıl Amerikalı müslüman oluyor.Bak din nasıl dimdik ayakta, bak nasıl Amerikalı müslüman oluyor. Bizim Nureddin Topçu Balıkesir’de gidiyormuş,

Bizim Nureddin Topçu Balıkesir’de gidiyormuş,
Allah rahmet eylesin...Allah rahmet eylesin... Önünden bir köylü,Önünden bir köylü, yolun kenarına dikilmiş güzel bir fidanı çatırt kırmış,yolun kenarına dikilmiş güzel bir fidanı çatırt kırmış, dallarını soymuş, eşeğine sopa yapıyor. Gitmiş,dallarını soymuş, eşeğine sopa yapıyor. Gitmiş, “—Utanmıyor musun sen? Bu canlı, taze, güzel fidanı nasıl kırarsın?

“—Utanmıyor musun sen? Bu canlı, taze, güzel fidanı nasıl kırarsın?
Bir kenarda bir başka kuru dal mı bulamadın?Bir kenarda bir başka kuru dal mı bulamadın? Allah’tan korkmaz mısın?” demiş,Allah’tan korkmaz mısın?” demiş, “—Git beyim git, biz onların boşluğunu anladık!” demiş.

“—Git beyim git, biz onların boşluğunu anladık!” demiş.
Senin boşluğun anlaşıldı, sen ne anladın? Hiç bir şey anlayamamışsın sen.

Senin boşluğun anlaşıldı, sen ne anladın? Hiç bir şey anlayamamışsın sen.
Senin hiçbir şey anlayamadığın ortaya çıktı.Senin hiçbir şey anlayamadığın ortaya çıktı. Bak bugün Avrupa’da Amerika’da dünyanın her yerinde Japonya’da şurada burada Bak bugün Avrupa’da Amerika’da dünyanın her yerinde Japonya’da şurada burada aklı çalışan insanlar müslüman oluyor.aklı çalışan insanlar müslüman oluyor. Sen daha uyu. Adam burada dinsizliği ispat için kitap yazıyor;Sen daha uyu. Adam burada dinsizliği ispat için kitap yazıyor; bakıyorsun kitabına, daha kafası doğru düzgün çalışmıyor.bakıyorsun kitabına, daha kafası doğru düzgün çalışmıyor. Şeyi yapılmamış tekerlek gibi, düzgün değil, gidişi yalpa vura vura gidiyor…Şeyi yapılmamış tekerlek gibi, düzgün değil, gidişi yalpa vura vura gidiyor… Sen kimsin ya?Sen kimsin ya? Hani bir adam varmış Avrupalı, değirmenlere saldırmış,

Hani bir adam varmış Avrupalı, değirmenlere saldırmış,
“Bunlar dev!” diye. Yel değirmenine bir vurmuş, almış öbür tarafa atmış;“Bunlar dev!” diye. Yel değirmenine bir vurmuş, almış öbür tarafa atmış; öyle işte...öyle işte... Küllü lahmin enbetehu’s-suhtü, fe’n-nâru evlâ bihî.

Küllü lahmin enbetehu’s-suhtü, fe’n-nâru evlâ bihî.
Kìle: Ve me’s-suht?Kìle: Ve me’s-suht? Kàle: Er-rüşvetü fi’l-hükmi Sadaka rasûlü’llàh.Kàle: Er-rüşvetü fi’l-hükmi Sadaka rasûlü’llàh. Ömer ibnü’l-Hattab RA’dan rivayet edilmiş ki, Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuş:

Ömer ibnü’l-Hattab RA’dan rivayet edilmiş ki, Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuş:
“Her bir et ki...” Küllü lahmin Lahm et demek. Lahmacun diyoruz ya…

“Her bir et ki...” Küllü lahmin Lahm et demek. Lahmacun diyoruz ya…
Lahm et demek, acun da hamur demek.Lahm et demek, acun da hamur demek. Yâni etli hamur demek oluyor, pide demek oluyor.Yâni etli hamur demek oluyor, pide demek oluyor. Lahm, et demek. Küllü lahmin “Her bir et ki,Lahm, et demek. Küllü lahmin “Her bir et ki, enbetehü’s-suhtu onu haram bitirmiştir,enbetehü’s-suhtu onu haram bitirmiştir, haram meydana getirmiştir;haram meydana getirmiştir; her bir et ki haramdan meydana gelmiştir, her bir et ki haramdan meydana gelmiştir, haramdan oluşmuştur, teşekkül etmiştir; haramdan oluşmuştur, teşekkül etmiştir; fe’n-nâru evlâ bihî ona cehennem en lâyıktır,fe’n-nâru evlâ bihî ona cehennem en lâyıktır, ona en lâyık olan şey cehennemdir.”ona en lâyık olan şey cehennemdir.” Neden? Haramdan meydana geldi.

Neden? Haramdan meydana geldi.
El-adlü esâsü’l-mülki “Egemenliğin, hüküm sürmenin, hükümranlığın temeli adalettir.”

El-adlü esâsü’l-mülki “Egemenliğin, hüküm sürmenin, hükümranlığın temeli adalettir.”
Adalet edersen, devam eder. Adalet edersen, devam eder. Ticaretin de devam eder, hükmün de devam eder,Ticaretin de devam eder, hükmün de devam eder, padişahlığın da devam eder, saltanatın da devam eder; işini yürütürsün.padişahlığın da devam eder, saltanatın da devam eder; işini yürütürsün. Haksızlık ettin mi, adaletten ayrıldın mı, biter iş… O, mahveder.Haksızlık ettin mi, adaletten ayrıldın mı, biter iş… O, mahveder. Cemiyetleri adaletsizlik yıkar.Cemiyetleri adaletsizlik yıkar. Adaleti ne yıkar?

Adaleti ne yıkar?
Adaleti de tarafların eline bakan hâkimler yıkar.Adaleti de tarafların eline bakan hâkimler yıkar. Adaleti de, adalet duygusunu daAdaleti de, adalet duygusunu da tarafların elinden bir şey uman hâkimler yıkar.tarafların elinden bir şey uman hâkimler yıkar. Bakar şöyle, hangisi daha çok verecek, ne va’d ediyor,Bakar şöyle, hangisi daha çok verecek, ne va’d ediyor, nereden daha fazla şey kopartabilirim…nereden daha fazla şey kopartabilirim… “—Sen haklısın!” der ona.

“—Sen haklısın!” der ona.
Allah için demiyor da, parasını, kârını düşünüyor.

Allah için demiyor da, parasını, kârını düşünüyor.
İşte adaleti bunlar mahveder. Rüşvet mahveder; onun için:İşte adaleti bunlar mahveder. Rüşvet mahveder; onun için: Er-râşî ve’l-mürteşî fi’n-nâr

Er-râşî ve’l-mürteşî fi’n-nâr
“Rüşveti veren de, alan da cehennemdedir.” buyrulmuştur.“Rüşveti veren de, alan da cehennemdedir.” buyrulmuştur. Müslüman rüşvet de veremez, rüşvet de alamaz.

Müslüman rüşvet de veremez, rüşvet de alamaz.
Alınması yasak olan bir şeyi vermek de doğru değildir.Alınması yasak olan bir şeyi vermek de doğru değildir. “—Hocam ben içki içmiyorum;

“—Hocam ben içki içmiyorum;
ama evime çok itibarlı misafir geldiği zamanama evime çok itibarlı misafir geldiği zaman dolaptan likörü çıkartıp, küçücük bir kadehcik likör veriyorum.”dolaptan likörü çıkartıp, küçücük bir kadehcik likör veriyorum.” “—Sen içmiyorsun; ama içiriyorsun ya o da aynı günah, hiç farkı yoktur.”

“—Sen içmiyorsun; ama içiriyorsun ya o da aynı günah, hiç farkı yoktur.”
“—Ben rüşvet almıyorum hocam, rüşvet veriyorum.”

“—Ben rüşvet almıyorum hocam, rüşvet veriyorum.”
Almak da vermek de aynı şeydir, değişmez.

Almak da vermek de aynı şeydir, değişmez.
Rüşvetten çok kaçınması lâzım insanların, rüşvetle mücadele etmemiz lâzım,Rüşvetten çok kaçınması lâzım insanların, rüşvetle mücadele etmemiz lâzım, ciddi bir mücadele etmemiz lâzım.ciddi bir mücadele etmemiz lâzım. Rüşvetçi bir herif, bir takım gördük mü peşine düşmek lâzım.Rüşvetçi bir herif, bir takım gördük mü peşine düşmek lâzım. İş işte, ne güzel cihat mevzu. İş işte, ne güzel cihat mevzu. Takılırsın peşine, uğraşırsın herifle, heriflerle.Takılırsın peşine, uğraşırsın herifle, heriflerle. Çünkü memleketi onlar batırıyor, onlar batırdı.Çünkü memleketi onlar batırıyor, onlar batırdı. “Bir iş nâehle verildi mi, kıyameti bekleyin!” diyor Peygamber Efendimiz.

“Bir iş nâehle verildi mi, kıyameti bekleyin!” diyor Peygamber Efendimiz.
Ehline vereceksin işi, dürüst insana vereceksin,Ehline vereceksin işi, dürüst insana vereceksin, onu destekleyeceksin sonuna kadar. onu destekleyeceksin sonuna kadar. “—Bu memleket nasıl düzelir hocam, işte çok perişan;

“—Bu memleket nasıl düzelir hocam, işte çok perişan;
komünistler geçen senelerde şöyle yaptılar, böyle yaptılar;komünistler geçen senelerde şöyle yaptılar, böyle yaptılar; memleket şu noktala geldi, bu noktaya geldi.memleket şu noktala geldi, bu noktaya geldi. Bunu nasıl düzeltebiliriz, rüşveti nasıl önleyebiliriz,Bunu nasıl düzeltebiliriz, rüşveti nasıl önleyebiliriz, insanları nasıl birbirini seven,insanları nasıl birbirini seven, birbirine saygı duyan insanlar haline getirebiliriz?” filan birbirine saygı duyan insanlar haline getirebiliriz?” filan Lafla olmaz, kat’iyyen olmaz;

Lafla olmaz, kat’iyyen olmaz;
kimseyi inandıramazsın. Herkes cebine bakar,kimseyi inandıramazsın. Herkes cebine bakar, cebinin parayla dolmasına bakar, keyfine bakar, rahatına bakar.cebinin parayla dolmasına bakar, keyfine bakar, rahatına bakar. Ne zaman? Allah korkusu olmadığı zaman,Ne zaman? Allah korkusu olmadığı zaman, ahiret düşüncesi olmadığı zaman herkes kendi parasına bakar,ahiret düşüncesi olmadığı zaman herkes kendi parasına bakar, cebini doldurmaya bakar; düzeltemezsin işi.cebini doldurmaya bakar; düzeltemezsin işi. Asker kuvveti de yetmez, ordu kuvveti de yetmez,Asker kuvveti de yetmez, ordu kuvveti de yetmez, dövmek de yetmez, sövmek de yetmez. Dövene de rüşvet verirler.dövmek de yetmez, sövmek de yetmez. Dövene de rüşvet verirler. “—Tamam, dövdüm!” der adam.

“—Tamam, dövdüm!” der adam.
Hapse sokarsın adamı suç işledi diye, arka kapıdan çıkartır,

Hapse sokarsın adamı suç işledi diye, arka kapıdan çıkartır,
başka bir masumu onun yerine şey yapar, başka bir masumu onun yerine şey yapar, o adam diye yatırır, ötekisi gezer.o adam diye yatırır, ötekisi gezer. Yâni bu rüşvet her şeyi alt-üst eder, onun için

Yâni bu rüşvet her şeyi alt-üst eder, onun için
böyle rüşvet almak ve yemek, yedirmek;böyle rüşvet almak ve yemek, yedirmek; kendisi için, evlâdı için cehennemi garantilemek demektir.kendisi için, evlâdı için cehennemi garantilemek demektir. Garantili cehenneme girmek isteyen insan buyursun, rüşveti yesin çünküGarantili cehenneme girmek isteyen insan buyursun, rüşveti yesin çünkü o yediği rüşvetten et oluşunca, onu ancak cehennem paklar, cehennemde yanacak.o yediği rüşvetten et oluşunca, onu ancak cehennem paklar, cehennemde yanacak. Misal… Peygamber SAS Efendimiz’in devrinden misal:

Misal… Peygamber SAS Efendimiz’in devrinden misal:
Ebû Bekr-i Sıddîk RA’ın bir kölesi vardı.

Ebû Bekr-i Sıddîk RA’ın bir kölesi vardı.
Bir gece ona yemek getirdi.Bir gece ona yemek getirdi. Yemeği yedi Ebû Bekr-i Sıddîk RA.”Yemeği yedi Ebû Bekr-i Sıddîk RA.” Ne kadar yedi Fetenâvele minhü lukmaten.Ne kadar yedi Fetenâvele minhü lukmaten. Ebû Bekr-i Sıddîk RA da ondan bir lokma yedi.”Ebû Bekr-i Sıddîk RA da ondan bir lokma yedi.” Ondan sonra aklına geldi mübareğin sordu:

Ondan sonra aklına geldi mübareğin sordu:
Min eyne ci’te bi-hâzâ “Bu yemeği sen nereden getirdin?’

Min eyne ci’te bi-hâzâ “Bu yemeği sen nereden getirdin?’
Yâni, bir lokma aldı, ondan sonra ‘Nereden getirdin bunu?’ diye sordu:

Yâni, bir lokma aldı, ondan sonra ‘Nereden getirdin bunu?’ diye sordu:
Kàle Merartü bi-kavmin fi’l-câhiliyyeti, ferakaytü lehüm

Kàle Merartü bi-kavmin fi’l-câhiliyyeti, ferakaytü lehüm
“Bir kavmin yanından geçmiştim Cahiliyet zamanında, onları muska yapmıştım.“Bir kavmin yanından geçmiştim Cahiliyet zamanında, onları muska yapmıştım. Ordan bana bu geldi.Ordan bana bu geldi. Onun için verdiler bunu deyince tabi.Onun için verdiler bunu deyince tabi. Kötü bir cahiliyye âdetinden gelmiş bir şey olduğunu anlayınca,

Kötü bir cahiliyye âdetinden gelmiş bir şey olduğunu anlayınca,
Fe kale Üffin leke

Fe kale Üffin leke
‘Öf be sana! Yani kölesine kızdı ve böyle öf dedi.‘Öf be sana! Yani kölesine kızdı ve böyle öf dedi. Kidte en tühlükenî Nerdeyse beni helâk edecektin, mahvedecektin!’ dedi,Kidte en tühlükenî Nerdeyse beni helâk edecektin, mahvedecektin!’ dedi, Feedhale yedehû fî halkıhî, feceale yetekayyeu Ve cealet lâ tahrucûFeedhale yedehû fî halkıhî, feceale yetekayyeu Ve cealet lâ tahrucû Elini ağzına soktu, çıkartmaya çalıştı, kusmaya çalıştı.Elini ağzına soktu, çıkartmaya çalıştı, kusmaya çalıştı. O da çıkmıyor bir türlü. Bir lokmacık yemiş, çıkmıyor.O da çıkmıyor bir türlü. Bir lokmacık yemiş, çıkmıyor. Ve kìle lehû Ona dediler ki: Lâ tahrucu illâ bi’l-mâi

Ve kìle lehû Ona dediler ki: Lâ tahrucu illâ bi’l-mâi
‘Böyle çıkmaz, ancak suyla çıkar.‘Böyle çıkmaz, ancak suyla çıkar. Su iç biraz dediler, başka türlü çıkmaz.’Su iç biraz dediler, başka türlü çıkmaz.’ Feceale yeşrebu ve yetekayyeu Sonra su içti ve kustu,Feceale yeşrebu ve yetekayyeu Sonra su içti ve kustu, hattâ remâ bihâ nihayet bu yediği lokmayı dışarı attırdı.”hattâ remâ bihâ nihayet bu yediği lokmayı dışarı attırdı.” Bunu niye böyle uzun boylu size anlatıyorum?

Bunu niye böyle uzun boylu size anlatıyorum?
Ebû Bekr-i Sıddîk, Peygamber Efendimiz’den sonra ümmetin efdâli,Ebû Bekr-i Sıddîk, Peygamber Efendimiz’den sonra ümmetin efdâli, Allah şefaatine nâil etsin, bak bir haram lokma karşısındaki tavrına.Allah şefaatine nâil etsin, bak bir haram lokma karşısındaki tavrına. Bir nümune olsun diye yâni…

Bir nümune olsun diye yâni…
Fekìle lehû Küllü zâlike min ecli hâzihi’l-lokmati

Fekìle lehû Küllü zâlike min ecli hâzihi’l-lokmati
Yâni bütün bunların hepsi, bu kadar telaş bir lokmacık şey için mi?’Yâni bütün bunların hepsi, bu kadar telaş bir lokmacık şey için mi?’ Kàle: Lev lem tahruc illâ mea nefsî,

Kàle: Lev lem tahruc illâ mea nefsî,
leahrectuhà ‘Ancak canımla beraber çıksaydı, başka türlü çıkacak olmasaydı, leahrectuhà ‘Ancak canımla beraber çıksaydı, başka türlü çıkacak olmasaydı, canımla bile onu çıkartırdım.’ dedi.canımla bile onu çıkartırdım.’ dedi. Bak bu cümle çok önemli:Bak bu cümle çok önemli: Lev lem tahruc “Eğer çıkmasaydı, illâ mea nefsi ancakLev lem tahruc “Eğer çıkmasaydı, illâ mea nefsi ancak canımla çıksaydı, başka türlü çıkmayacak olsaydı; yânicanımla çıksaydı, başka türlü çıkmayacak olsaydı; yâni onu çıkartmaya çalışırken canım çıkacak olsaydı, leahrectuhàonu çıkartmaya çalışırken canım çıkacak olsaydı, leahrectuhà öyle olmak bahasına bile olsa onu çıkartırdım!”öyle olmak bahasına bile olsa onu çıkartırdım!” Semi’tu rasûlü’llah salla’llàhu aleyhi ve selem, yekùl

Semi’tu rasûlü’llah salla’llàhu aleyhi ve selem, yekùl
“Ben Rasûlüllah SAS’dan işittim ki, şöyle buyurmuştu:” diye şu hadis -i şerifi söyledi:“Ben Rasûlüllah SAS’dan işittim ki, şöyle buyurmuştu:” diye şu hadis -i şerifi söyledi: Yani “Her bir et ki, haramdan hâsıl olmuştur, teşekkül etmiştir;

Yani “Her bir et ki, haramdan hâsıl olmuştur, teşekkül etmiştir;
ona cehennem ateşi yakışır.” dedi.ona cehennem ateşi yakışır.” dedi. Buyurun bakalım, yediğiniz lokmalara dikkat etmeyin bundan sonra…

Buyurun bakalım, yediğiniz lokmalara dikkat etmeyin bundan sonra…
Bu yolun aslı, esası, temeli... Bu yol dediğim ne?

Bu yolun aslı, esası, temeli... Bu yol dediğim ne?
Has-hàlis, güzel müslümanlık, sàlih müslümanlık, tasavvuf,Has-hàlis, güzel müslümanlık, sàlih müslümanlık, tasavvuf, tarikat, iyi müslümanlık, ermişlik, evliyâlık yolu... Bunun esası nedir? tarikat, iyi müslümanlık, ermişlik, evliyâlık yolu... Bunun esası nedir? Helâl lokmadır. Haram lokmayla, cehennemlik et üzerindeyken sen ne bekliyorsun?Helâl lokmadır. Haram lokmayla, cehennemlik et üzerindeyken sen ne bekliyorsun? Ne olacak yâni? Gözünden perde açılacak, her şeyi göreceksin, Ne olacak yâni? Gözünden perde açılacak, her şeyi göreceksin, havalarda uçacaksın, cenneti cehennemi müşahede edeceksin,havalarda uçacaksın, cenneti cehennemi müşahede edeceksin, bir sürü kitaplarda okuduğun kerametleri umuyorsun.bir sürü kitaplarda okuduğun kerametleri umuyorsun. Lokmandan ne haber? Ne yiyorsun, nereden kazanırsın, elinin emeğiyle mi geçinirsin,Lokmandan ne haber? Ne yiyorsun, nereden kazanırsın, elinin emeğiyle mi geçinirsin, başkasının sırtından mı yersin, içersin; haram mı yersin, helâl mi yersin?başkasının sırtından mı yersin, içersin; haram mı yersin, helâl mi yersin? Dikkat edeceksin!Dikkat edeceksin! Allah-u Teàlâ Hazretleri cümlemizi helâl kazanıp,

Allah-u Teàlâ Hazretleri cümlemizi helâl kazanıp,
helâl rızıkla merzuk eylesin, helâl yiyen kimseler eylesin!helâl rızıkla merzuk eylesin, helâl yiyen kimseler eylesin! Birisini anlattılar bizim memleketin bir yerinde:

Birisini anlattılar bizim memleketin bir yerinde:
Gidermiş tarlayı kendisi bellermiş;Gidermiş tarlayı kendisi bellermiş; tohumu kendisi ekermiş, kendisi biçermiş, kendisi harmanı yaparmış,tohumu kendisi ekermiş, kendisi biçermiş, kendisi harmanı yaparmış, kendisi savururmuş, kendisi buğdayı alırmış taşırmış, kendisi öğütürmüş,kendisi savururmuş, kendisi buğdayı alırmış taşırmış, kendisi öğütürmüş, kendisi yoğurur ekmek yaparmış; öyle yermiş.kendisi yoğurur ekmek yaparmış; öyle yermiş. Yâni işin içine bir hayvanın emeğini bile sokmazmış.Yâni işin içine bir hayvanın emeğini bile sokmazmış. Biraz da ifrad ama hayvana sürdürmezmiş tarlayı, öküze…Biraz da ifrad ama hayvana sürdürmezmiş tarlayı, öküze… Eşeğin sırtında buğday çuvalını taşımazmış; her şeyi kendisi yaparmış.Eşeğin sırtında buğday çuvalını taşımazmış; her şeyi kendisi yaparmış. Titizlenenlerin titizliğine bak!

Titizlenenlerin titizliğine bak!
Hiç olmazsa çalıştığın yerde parayı helal ettirmeye çalış,Hiç olmazsa çalıştığın yerde parayı helal ettirmeye çalış, sahibiyle helâlleş, yaptığın işlere dikkat et, haram olmamasına gayret et,sahibiyle helâlleş, yaptığın işlere dikkat et, haram olmamasına gayret et, elinden geldiği kadar çalış.elinden geldiği kadar çalış. Küllü’mriin fî zılli sadakatihî yevme’l-kıyâmete hattâ yukdà beyne’n-nâs.

Küllü’mriin fî zılli sadakatihî yevme’l-kıyâmete hattâ yukdà beyne’n-nâs.
Bu hadis-i şerif de sadakayla ilgili, Peygamber Efendimiz buyurmuş ki:

Bu hadis-i şerif de sadakayla ilgili, Peygamber Efendimiz buyurmuş ki:
“Her bir kişi sadakasının gölgesindedir, insanlar arasında hükmolununcaya kadar

“Her bir kişi sadakasının gölgesindedir, insanlar arasında hükmolununcaya kadar
kıyamet gününde.”kıyamet gününde.” Mâlûm, insanlar kalkacaklar kabirlerden, mahşer yerinde toplanacaklar.

Mâlûm, insanlar kalkacaklar kabirlerden, mahşer yerinde toplanacaklar.
Çok bekleyecekler, çok uzun bekleyişler olacak, bekleyişÇok bekleyecekler, çok uzun bekleyişler olacak, bekleyiş canlarına tak diyecek insanların. Terler çenelerine çıkacak.canlarına tak diyecek insanların. Terler çenelerine çıkacak. Ondan sonra peygamberleri dolaşacaklar,Ondan sonra peygamberleri dolaşacaklar, “—Allah-u Teàlâ Hazretleri’ne siz buyurun söyleyin de,

“—Allah-u Teàlâ Hazretleri’ne siz buyurun söyleyin de,
Allah-u Teàlâ Hazretleri hakkımızda hükmetsin; Allah-u Teàlâ Hazretleri hakkımızda hükmetsin; cennetlik olanlar cennete gitsin, cehennemlikler cehenneme…” diyecekler.cennetlik olanlar cennete gitsin, cehennemlikler cehenneme…” diyecekler. Çok zorlu bir bekleme olacak.

Çok zorlu bir bekleme olacak.
Ondan sonra Allah-u Teàlâ Hazretleri kulları arasında hükmedecek…Ondan sonra Allah-u Teàlâ Hazretleri kulları arasında hükmedecek… Binlerce yıl yâni, o bin sözü filan da bize bir şey ifade etmez de,Binlerce yıl yâni, o bin sözü filan da bize bir şey ifade etmez de, bilmediğimiz uzun müddetler, böyle sıkıntılı bekleyişlerden sonrabilmediğimiz uzun müddetler, böyle sıkıntılı bekleyişlerden sonra Allah-u Teàlâ Hazretleri hükmedecek kulları arasında; Allah-u Teàlâ Hazretleri hükmedecek kulları arasında; her bir kulun hesabı görülecek, inceden inceye,her bir kulun hesabı görülecek, inceden inceye, sarığın içindeki ipek teli dahi hesaplıyorlar dedim yasarığın içindeki ipek teli dahi hesaplıyorlar dedim ya geçenlerde bir vesileyle bir fıkra anlattık.geçenlerde bir vesileyle bir fıkra anlattık. Hadis âlimlerinden birisi ölmüş de rüyada görmüşler,

Hadis âlimlerinden birisi ölmüş de rüyada görmüşler,
“—Ne yaptı Mevlâ sana?”

“—Ne yaptı Mevlâ sana?”
“—Allah-u Teàlâ Hazretleri bana acıdı.

“—Allah-u Teàlâ Hazretleri bana acıdı.
Rasûlüllah’ın hadis-i şeriflerini toplayayım diye diyar diyarRasûlüllah’ın hadis-i şeriflerini toplayayım diye diyar diyar gezmemden dolayı beni avf u mağfiret eyledi, cennetine soktu beni.” demiş,gezmemden dolayı beni avf u mağfiret eyledi, cennetine soktu beni.” demiş, Bak biz de hadis okuyoruz şimdi, bu hadisler öyle toplandı.

Bak biz de hadis okuyoruz şimdi, bu hadisler öyle toplandı.
Siz burada rahat dinliyorsunuz ya… Eskiden bir hadisi duymak içinSiz burada rahat dinliyorsunuz ya… Eskiden bir hadisi duymak için diyar diyar gezerdi bu âlimler. Allah cümlesinden razı olsun,diyar diyar gezerdi bu âlimler. Allah cümlesinden razı olsun, bizi şefaatlerine nail etsin…bizi şefaatlerine nail etsin… “—Yalnız!” demiş rüyada, “Çok ince bir hesap yapıyorlar burada.

“—Yalnız!” demiş rüyada, “Çok ince bir hesap yapıyorlar burada.
Çok zorlu bir hesap var, sarığımın kumaşı içinde bir ibrişim tel varmış,”Çok zorlu bir hesap var, sarığımın kumaşı içinde bir ibrişim tel varmış,” yâni ipek; haram ya, erkeğe haram ya…yâni ipek; haram ya, erkeğe haram ya… “İpek tel varmış, onu dahi mizanda hesapladılar.” diyor.“İpek tel varmış, onu dahi mizanda hesapladılar.” diyor. Rüya ama çok hoşuma gitti hesabın inceliğini… Kur’an-ı Kerîm’de de:

Rüya ama çok hoşuma gitti hesabın inceliğini… Kur’an-ı Kerîm’de de:
Femen ya’mel miskàle zerretin hayren yerah. Ve men ya’mel

Femen ya’mel miskàle zerretin hayren yerah. Ve men ya’mel
miskàle zerretin şerren yerah ayetleri var.miskàle zerretin şerren yerah ayetleri var. Miskàl-i zerreh, zerre ağırlığınca bir hayırMiskàl-i zerreh, zerre ağırlığınca bir hayır veya şer; hepsi hesaba girecek diye bildiriyor.veya şer; hepsi hesaba girecek diye bildiriyor. O rüya da ona uygun yani…O rüya da ona uygun yani… Şimdi insanlar arasında böyle ince hesap görülecek. Çok uzun…

Şimdi insanlar arasında böyle ince hesap görülecek. Çok uzun…
Sonra bahtiyarlar cennete gidecek, mücrimler cehenneme atılacak…Sonra bahtiyarlar cennete gidecek, mücrimler cehenneme atılacak… O zaman o güneş yaklaştırılacak, insanların beynini kaynatacak. O zaman o güneş yaklaştırılacak, insanların beynini kaynatacak. İnsanlar terlere gark olacaklar, korkuların çeşitleri içindeİnsanlar terlere gark olacaklar, korkuların çeşitleri içinde çok sıkıntılar çekecekler. Allah bizi hesabın,çok sıkıntılar çekecekler. Allah bizi hesabın, kıyametin sıkıntılarından korusun. Tabii nice bahtiyarlar var ki,kıyametin sıkıntılarından korusun. Tabii nice bahtiyarlar var ki, Hüm ve ezvâcühüm fî zilâlin ale’l-erâiki müttekiûn

Hüm ve ezvâcühüm fî zilâlin ale’l-erâiki müttekiûn
Yasin Suresi’nde bildirildiği gibi:Yasin Suresi’nde bildirildiği gibi: Kimisi hesapsız girecek cennete…

Kimisi hesapsız girecek cennete…
Bi-gayr-i hisâb, hiç hesap, kitap olmadan; dosdoğru cennete gidecek,Bi-gayr-i hisâb, hiç hesap, kitap olmadan; dosdoğru cennete gidecek, sefâ sürecekler orada... hûrilerle, gılmanlarla, cennetin nimetleriyle safa sürecekler,sefâ sürecekler orada... hûrilerle, gılmanlarla, cennetin nimetleriyle safa sürecekler, Ötekiler hesap derdinde uğraşırken.Ötekiler hesap derdinde uğraşırken. Hatta böyle bi-gayr-i hisâb cennete girecekler anlatılırken,

Hatta böyle bi-gayr-i hisâb cennete girecekler anlatılırken,
Ükkâşetüb’nü Mihsân es-Sakafî isminde bir sahabi var,Ükkâşetüb’nü Mihsân es-Sakafî isminde bir sahabi var, mübarek, kalkıvermiş, coşmuş, içine bir şey gelmiş demiş ki:mübarek, kalkıvermiş, coşmuş, içine bir şey gelmiş demiş ki: “—Yâ Rasûlallah, dua et, ben de onlardan olayım!” demiş.

“—Yâ Rasûlallah, dua et, ben de onlardan olayım!” demiş.
“—Sen de onlardansın!” demiş o zata, Allah şefaatine nail etsin!

“—Sen de onlardansın!” demiş o zata, Allah şefaatine nail etsin!
Hesapsız girecekler var ama hesapta uzun bekleyişler de olacak.

Hesapsız girecekler var ama hesapta uzun bekleyişler de olacak.
“Her kimse sadakasının gölgesi altında duracak o günde .” diyor. “Her kimse sadakasının gölgesi altında duracak o günde .” diyor. Allah yolunda sakada verenin sadakası gölge olacak başına,Allah yolunda sakada verenin sadakası gölge olacak başına, safa olacak yâni ona;safa olacak yâni ona; orada istemez mi insan, şöyle çok güneşli bir yerde başın açık kalsaorada istemez mi insan, şöyle çok güneşli bir yerde başın açık kalsa ne yaparsın, gölge aramaz mısın? ne yaparsın, gölge aramaz mısın? Ben bile öğleyin bu tarafa doğru gelirkenBen bile öğleyin bu tarafa doğru gelirken iki sokak aşağıdan, gölge kolladım hep, iki sokak aşağıdan, gölge kolladım hep, güneşten gitmeyim de gölgeden gideyim diye, orası biraz daha tatlı esiyor diye. güneşten gitmeyim de gölgeden gideyim diye, orası biraz daha tatlı esiyor diye. Kıyamet gününde, o şiddetli ateşte, o sıcakta, o güneşin alnındaKıyamet gününde, o şiddetli ateşte, o sıcakta, o güneşin alnında insanlar çok bunalacaklar, çok sıkıntı çekecekler bir kısım insanlar.insanlar çok bunalacaklar, çok sıkıntı çekecekler bir kısım insanlar. Kimisi de sadakasının gölgesi altında olacak.Kimisi de sadakasının gölgesi altında olacak. Bizim dinimiz, Kur’an-ı Kerîm incelenirse namaz kılmak, zekat vermek,

Bizim dinimiz, Kur’an-ı Kerîm incelenirse namaz kılmak, zekat vermek,
yan yana böyle çok zikredilir.yan yana böyle çok zikredilir. Hatta Gazalî Hazretleri diyor ki, ben baştan sonra hepsini o gözle incelemedim; amaHatta Gazalî Hazretleri diyor ki, ben baştan sonra hepsini o gözle incelemedim; ama “Hiçbir ayet-i kerîme yoktur ki içinde namaz zikredilsin, “Hiçbir ayet-i kerîme yoktur ki içinde namaz zikredilsin, yanında zekat zikredilmesin…” diyor.yanında zekat zikredilmesin…” diyor. Beraber zikrediliyor daima. Yâni ne demek bu, nasıl bir mânâ çıkıyor?Beraber zikrediliyor daima. Yâni ne demek bu, nasıl bir mânâ çıkıyor? Bizim dinimiz biraz para fedakârlığı dinidir.Bizim dinimiz biraz para fedakârlığı dinidir. Öyle paraların üstüne tavuk gibi kuluçkaya yatmak değildir bizim dinimiz.Öyle paraların üstüne tavuk gibi kuluçkaya yatmak değildir bizim dinimiz. Bizim dinimiz, paraları Allah yolunda sarf etmek dinidir.Bizim dinimiz, paraları Allah yolunda sarf etmek dinidir. Namazı kılıyor millet, paraya gelince;

Namazı kılıyor millet, paraya gelince;
“—Canımı al, malımı alma!” diyor. “Dokunma malıma!” diyor.

“—Canımı al, malımı alma!” diyor. “Dokunma malıma!” diyor.
Ne yapacaksın? Varislere…

Ne yapacaksın? Varislere…
Yâhu sen kendin hayr u hasenâtı yap, cenneti sen kazan!Yâhu sen kendin hayr u hasenâtı yap, cenneti sen kazan! Varislerine de verir Allah, sana veren Allah varislerini boş mu bırakır?Varislerine de verir Allah, sana veren Allah varislerini boş mu bırakır? Ben varislerden mal kaçırın demek istemiyorum; amaBen varislerden mal kaçırın demek istemiyorum; ama vazifeyi yapmaktan kaçınmayın!vazifeyi yapmaktan kaçınmayın! “Hanginiz, vârisinin malını kendi malından daha çok sevmeyen kim var?”“Hanginiz, vârisinin malını kendi malından daha çok sevmeyen kim var?” Hepiniz başkasının malını kendi malınızdan daha çok seversiniz. Diyor Rasullullah efendimiz.Hepiniz başkasının malını kendi malınızdan daha çok seversiniz. Diyor Rasullullah efendimiz. Dediler ki: Yâ rasûla’llàh, anlayamadık nasıl olur yani insan kendi malını daha çok sever.”

Dediler ki: Yâ rasûla’llàh, anlayamadık nasıl olur yani insan kendi malını daha çok sever.”
“Niye biz başkasının malını sevmiş olalım, anlayamadık! Ne demek istiyorsunuz?” diye sordular.“Niye biz başkasının malını sevmiş olalım, anlayamadık! Ne demek istiyorsunuz?” diye sordular. Buyuruyor ki:Buyuruyor ki: “Sizin hayr u hasenat yapmak için sarf ettiğiniz paralar kendinizindir.

“Sizin hayr u hasenat yapmak için sarf ettiğiniz paralar kendinizindir.
Biriktirip, harcamayıp da depo ettiğiniz mallar da mirasçının malıdır.”Biriktirip, harcamayıp da depo ettiğiniz mallar da mirasçının malıdır.” Hesabı sana, sefâsı ona...Hesabı sana, sefâsı ona... Sen ölürsün, Allah iman selâmeti versin ama,

Sen ölürsün, Allah iman selâmeti versin ama,
“Gel bakalım!” derler, o malın hesabını sana sorarlar. O da orada yer…“Gel bakalım!” derler, o malın hesabını sana sorarlar. O da orada yer… Ya sana teşekkür eder, ya etmez; bilmiyoruz.Ya sana teşekkür eder, ya etmez; bilmiyoruz. Teşekkür eden evlat vardır muhakkak, iyidir, hoştur ama…Teşekkür eden evlat vardır muhakkak, iyidir, hoştur ama… Onun için, burada biraz vermeyi öğreneceğiz.

Onun için, burada biraz vermeyi öğreneceğiz.
Elimizi açmayı öğreneceğiz, vermenin zevkine ereceğiz.Elimizi açmayı öğreneceğiz, vermenin zevkine ereceğiz. Fedakârlık öyle görülür. Yüz rekât namaz kılarsın camide, Bir şey yok!Fedakârlık öyle görülür. Yüz rekât namaz kılarsın camide, Bir şey yok! Ama hadi ver bakalım!Ama hadi ver bakalım! Asgarî haddi, zekâtı vermektir.

Asgarî haddi, zekâtı vermektir.
Zekâtı vereceksin, hiç çırpınmak yok;Zekâtı vereceksin, hiç çırpınmak yok; gönül hoşluğu ile malının zekatının ayıracaksın!gönül hoşluğu ile malının zekatının ayıracaksın! Senin değil o, fakirin hakkı o… Onu vereceksin!Senin değil o, fakirin hakkı o… Onu vereceksin! Ehlini bulmak için arayacaksın, araştırıp vereceksin onlara gönül hoşluğu ile...Ehlini bulmak için arayacaksın, araştırıp vereceksin onlara gönül hoşluğu ile... Ondan sonra da elindeki parayı saçacaksın sağa sola, hayr u hasenât...

Ondan sonra da elindeki parayı saçacaksın sağa sola, hayr u hasenât...
Boynu bükük, mazlum, parasız pulsuz insan gördün müBoynu bükük, mazlum, parasız pulsuz insan gördün mü , kesene davranacaksın! Çalışacaksın, cihada para harcayacaksın!, kesene davranacaksın! Çalışacaksın, cihada para harcayacaksın! Çoluk çocuğunu iyi yetiştirmek için, cihad için,Çoluk çocuğunu iyi yetiştirmek için, cihad için, müslümanların korunması, kollanması için para harcayacaksın!müslümanların korunması, kollanması için para harcayacaksın! Paraya gelince, orada belli oluyor insanın iyi müslüman, kötü müslüman olduğu…

Paraya gelince, orada belli oluyor insanın iyi müslüman, kötü müslüman olduğu…
Gönlümüzde dünya sevgisi kalmasın, mal sevgisi kalmasın!

Gönlümüzde dünya sevgisi kalmasın, mal sevgisi kalmasın!
Mal ve dünyalık ahiretin kazanmak içindir.Mal ve dünyalık ahiretin kazanmak içindir. Depo etmek çok tehlikelidir.Depo etmek çok tehlikelidir. Yâni insan onu depo ettiği zaman, onun çok sıkıntıları olur. Yâni insan onu depo ettiği zaman, onun çok sıkıntıları olur. Ebû Zerr-i Gıfârî Hazretleri’nin başı çok kimselerle bu yüzden derde girmiş, çok söylemiş:Ebû Zerr-i Gıfârî Hazretleri’nin başı çok kimselerle bu yüzden derde girmiş, çok söylemiş: “—Biriktirmeyin, depolama yapmayın!” diye. Onlar da kızmışlar.

“—Biriktirmeyin, depolama yapmayın!” diye. Onlar da kızmışlar.
Siz de bize kızmayın! Biz böyle hadis-i şeriflerden

Siz de bize kızmayın! Biz böyle hadis-i şeriflerden
Rasûlüllah’ın sözünü söylüyoruz. Biz de kusurlu olabiliriz ama,Rasûlüllah’ın sözünü söylüyoruz. Biz de kusurlu olabiliriz ama, bu hadisi okuyunca söylemek zorundayız. bu hadisi okuyunca söylemek zorundayız. Size söylüyoruz, siz de başınızın çaresine bakın!Size söylüyoruz, siz de başınızın çaresine bakın! Biz de başımızın çaresine bakalım!Biz de başımızın çaresine bakalım! Birbirimize de yardım edelim! Birbirimize hakkı söylemekte yardım edelim! Birbirimize de yardım edelim! Birbirimize hakkı söylemekte yardım edelim! Bir paranın nereden geldiğine dikkat edelim.

Bir paranın nereden geldiğine dikkat edelim.
Bir para, sıcak bir paradır gelir, insanın hoşuna gider; amaBir para, sıcak bir paradır gelir, insanın hoşuna gider; ama geliş yerine çok dikkat edelim!geliş yerine çok dikkat edelim! Ondan sonra da mümkün mertebe hayra sarf edelim!Ondan sonra da mümkün mertebe hayra sarf edelim! Rasûlüllah SAS Efendimiz yemin ediyor:

Rasûlüllah SAS Efendimiz yemin ediyor:
Vallahı mal sadaka vermekle eksilmez diyeVallahı mal sadaka vermekle eksilmez diye Rasûlüllah yemin ediyor! Sen ben değil,

Rasûlüllah yemin ediyor! Sen ben değil,
Rasûlüllah Efendimiz yemin ediyor. Rasûlüllah Efendimiz yemin ediyor. Melekler dua eder insana bir kimse sadaka verdimi.

Melekler dua eder insana bir kimse sadaka verdimi.
Ya Rabbi sen buna fazlasını ver diye. Bu verdiğinin yerine başkasını ver diyeYa Rabbi sen buna fazlasını ver diye. Bu verdiğinin yerine başkasını ver diye Sabahleyin yüz lira sadaka verirsin, akşam eline bin lira geçer helâlinden…

Sabahleyin yüz lira sadaka verirsin, akşam eline bin lira geçer helâlinden…
Görürsün yâni, yaparsan görürsün. Biraz böyle imtihanlıdır bu dünya.Görürsün yâni, yaparsan görürsün. Biraz böyle imtihanlıdır bu dünya. Biraz Allah-u Teàlâ Hazretleri yalancılarla, gerçekçileri;Biraz Allah-u Teàlâ Hazretleri yalancılarla, gerçekçileri; âşık-ı sàdıklarla, sahtekârları ayırmak içinâşık-ı sàdıklarla, sahtekârları ayırmak için insanın tatlı şeylerini böyle damarına damarına basar, ister.insanın tatlı şeylerini böyle damarına damarına basar, ister. Canını ister, malını ister; onu vermeye razı oldu mu;Canını ister, malını ister; onu vermeye razı oldu mu; o âlemlerden müstağnidir, daha fazlasını ihsan eder.o âlemlerden müstağnidir, daha fazlasını ihsan eder. Kulunun yaptığını hiç karşılıksız bırakmaz.Kulunun yaptığını hiç karşılıksız bırakmaz. Biraz vermeye alışacağız.

Biraz vermeye alışacağız.
Şurada şu caminin yanındaki yerlerden alın falan diye söyledik;Şurada şu caminin yanındaki yerlerden alın falan diye söyledik; ne olacaktı? Orada kadınlar şimdi oturuyorlar,ne olacaktı? Orada kadınlar şimdi oturuyorlar, bu vaazı onlar da dinliyorlar. Sen burada dinliyorsun, orada da kadınlar dinliyor.bu vaazı onlar da dinliyorlar. Sen burada dinliyorsun, orada da kadınlar dinliyor. Kadınların ihtiyacı yok mu dinin ahkâmını öğrenmeye? Kadınların ihtiyacı yok mu dinin ahkâmını öğrenmeye? Var… E bizim bu camide kadınlar nerede dinliyordu vaazı? Yok yer… Var… E bizim bu camide kadınlar nerede dinliyordu vaazı? Yok yer… Kadınlar hiç dinleyemiyordu, vaaz dinleyemiyordu.Kadınlar hiç dinleyemiyordu, vaaz dinleyemiyordu. “—Hadi şurada bir külüstür ev var, onu alalım!” filan dedik,

“—Hadi şurada bir külüstür ev var, onu alalım!” filan dedik,
Birisinden gitmiş arkadaşlarımız, borç para almış,Birisinden gitmiş arkadaşlarımız, borç para almış, iki yüz elli, üç yüz bin, beş yüz bin neyse… iki yüz elli, üç yüz bin, beş yüz bin neyse… Vadesi gelmiş, hala verememişler; nasıl üzüldüm, nasıl sinirlendim.Vadesi gelmiş, hala verememişler; nasıl üzüldüm, nasıl sinirlendim. Yâhu bize söyleseydiniz, arabamızı satar verirdik. Ne yapalım?Yâhu bize söyleseydiniz, arabamızı satar verirdik. Ne yapalım? İnsan bir yerden bir vadeli borç alır da, onu zamanında ödemez mi?İnsan bir yerden bir vadeli borç alır da, onu zamanında ödemez mi? Allah yolunda hepimizin paraları verebilmemiz lâzım;

Allah yolunda hepimizin paraları verebilmemiz lâzım;
ben de dâhil, siz de dâhil… Hiçbir fark yok aramızda…ben de dâhil, siz de dâhil… Hiçbir fark yok aramızda… Burada ilim öğrenilecek, bak dar geliyormuş şimdi,

Burada ilim öğrenilecek, bak dar geliyormuş şimdi,
daha geniş yer istiyorlarmış.daha geniş yer istiyorlarmış. E muntazam bir şey olsa, salon olsa, pırıl pırıl, çiçek gibi, tertemiz;E muntazam bir şey olsa, salon olsa, pırıl pırıl, çiçek gibi, tertemiz; e kadınlar orada rahatça dinleseler, çocuklar bir köşede otursa,e kadınlar orada rahatça dinleseler, çocuklar bir köşede otursa, bir ayrı odacığı olsa, birkaç katı olsa…bir ayrı odacığı olsa, birkaç katı olsa… Bak geçenlerde bir düğün yapıldı, oradan istifade edildi; hayır…

Bak geçenlerde bir düğün yapıldı, oradan istifade edildi; hayır…
Şu caminin kenarındaki şu evler, hepsi camiye ait olsa daŞu caminin kenarındaki şu evler, hepsi camiye ait olsa da caminin müştemilâtı olsa daha iyi değil mi?caminin müştemilâtı olsa daha iyi değil mi? Bunlar nasıl olur?

Bunlar nasıl olur?
Senin benim yardımımla olacak.

Senin benim yardımımla olacak.
Hükümet tahsisat mı ayıracak,, “İskender paşa’nın alt tarafındaki evleri de camiye katın!” diyeHükümet tahsisat mı ayıracak,, “İskender paşa’nın alt tarafındaki evleri de camiye katın!” diye yapamaz. Bin bir türlü işi var, buraya katiyen parayı ayırmaz. yapamaz. Bin bir türlü işi var, buraya katiyen parayı ayırmaz. Sen yapacaksın, ben yapacağım; ondan sonra âhirete gittiğimiz zaman yüzümüz gülecek.

Sen yapacaksın, ben yapacağım; ondan sonra âhirete gittiğimiz zaman yüzümüz gülecek.
Burada ibadet edildikçe, Kur’an okundukça, Mevlid okundukça,Burada ibadet edildikçe, Kur’an okundukça, Mevlid okundukça, hayır yapıldıkça, vaaz dinlendikçe sebep olanların, defter-i âmâlinehayır yapıldıkça, vaaz dinlendikçe sebep olanların, defter-i âmâline öldükleri halde sevap yazılmaya devam edecek.öldükleri halde sevap yazılmaya devam edecek. Böyle hayırları aramamız lâzım!Böyle hayırları aramamız lâzım! Ben sizden para istemiyorum ki hayrın yolunu gösteriyorum.

Ben sizden para istemiyorum ki hayrın yolunu gösteriyorum.
“—İşte hayır şurada, yapın…” diyorum veya başka hoca da öyle diyor.

“—İşte hayır şurada, yapın…” diyorum veya başka hoca da öyle diyor.
Yapmak lazım!

Yapmak lazım!
Allah-u Teâlâ Hazretleri biraz fedakâr, cömert

Allah-u Teâlâ Hazretleri biraz fedakâr, cömert
müslümanlar eylesin, cömertliği bize ihsan eylesin…müslümanlar eylesin, cömertliği bize ihsan eylesin… Allah-u Teâlâ Hazretleri cümlenizden, cümlemizden razı olsun.Allah-u Teâlâ Hazretleri cümlenizden, cümlemizden razı olsun. Birbirimizle iyi kardeşler eylesin...Birbirimizle iyi kardeşler eylesin... Kusurlarımızı birbirimize tatlı tatlı hatırlatmak,Kusurlarımızı birbirimize tatlı tatlı hatırlatmak, ama aramızı bozmamak suretiyle, ama aramızı bozmamak suretiyle, böyle bir yekvücut numune bir cemaat eylesin bizi Allahu teala hazretleri...böyle bir yekvücut numune bir cemaat eylesin bizi Allahu teala hazretleri... Allah-u Teâlâ Hazretleri yolunda daim, zikrinde kàim etsin,

Allah-u Teâlâ Hazretleri yolunda daim, zikrinde kàim etsin,
sevdiği razı olduğu bir zümre eylesin… sevdiği razı olduğu bir zümre eylesin… Peygamber Efendimiz’in sünnet-i seniyyesini, okuduğumuz hadisleriPeygamber Efendimiz’in sünnet-i seniyyesini, okuduğumuz hadisleri zihnimize yerleştirip onlara göre yaşamak nasip etsin...zihnimize yerleştirip onlara göre yaşamak nasip etsin... Böylece Peygamber Efendimiz’in sevgisine, şefaatine ermek nasip etsin…Böylece Peygamber Efendimiz’in sevgisine, şefaatine ermek nasip etsin… cennetine dâhil olmak nasip etsin…cennetine dâhil olmak nasip etsin… Cümlemizi sàlih kullarla beraber Peygamber Efendimiz’in Livaü’l-Hamd’i altında toplasın…Cümlemizi sàlih kullarla beraber Peygamber Efendimiz’in Livaü’l-Hamd’i altında toplasın… Cemaliyle de müşerref eylesin…Cemaliyle de müşerref eylesin… Fâtiha-i şerîfe mea’l-besmele!

Fâtiha-i şerîfe mea’l-besmele!
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2