Namaz Vakitleri
İstanbul
3 Rebîü'l-Âhir 1448
14 September 2026
İmsak
05:08
Güneş
06:35
Öğle
13:05
İkindi
16:37
Akşam
19:25
Yatsı
20:46
Detaylı Arama

Hz. Peygamber'in Üç Tavsiyesi: Oruç, Duha ve Vitir

Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

Hz. Peygamber'in Üç Tavsiyesi: Oruç, Duha ve Vitir

Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

Konuşma Metni

Eûzubillahimineşşeytânirracîm.Eûzubillahimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.
el-Hamdülillâhi rabbi’l-âlemin ve’l-âkibetü li’l-muttakîn.

el-Hamdülillâhi rabbi’l-âlemin ve’l-âkibetü li’l-muttakîn.
es-salâtu ve’s-selâmu alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn.es-salâtu ve’s-selâmu alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn. İ’lemû eyyühe’l-ihvân nne efdale’l-kitâbi kitâbullâhİ’lemû eyyühe’l-ihvân nne efdale’l-kitâbi kitâbullâh fe-enne efdale’l-hedyi hedyu Muhammedin sallallahu teâlâ aleyhi ve sellemfe-enne efdale’l-hedyi hedyu Muhammedin sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem ve şerre’l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesin bid’ahve şerre’l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesin bid’ah ve külle bid’atin dalâleh ve külle dalâletin fi’n-nârve külle bid’atin dalâleh ve külle dalâletin fi’n-nâr ve bi’s-senedil muttasil ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme en-nehû kâl:ve bi’s-senedil muttasil ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme en-nehû kâl: An Ebû Hüreyre radıyallahu anh.

An Ebû Hüreyre radıyallahu anh.
قَال: أَوْصَانِي خَلِيلِي صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِثَلَاثٍ: صِيَامِ ثَلَاثَةِ أَيَّامٍ مِنْ كُلِّ شَهْرٍ وَرَكْعَتَيِ الضُّحَى وَأَنْ أُوتِرَ قَبْلَ أَنْ أَنَامَ Kâle: Evsânî halîlî (sallallâhu aleyhi ve sellem) bi-selâsin:
قَال: أَوْصَانِي خَلِيلِي صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِثَلَاثٍ: صِيَامِ ثَلَاثَةِ أَيَّامٍ مِنْ كُلِّ شَهْرٍ وَرَكْعَتَيِ الضُّحَى وَأَنْ أُوتِرَ قَبْلَ أَنْ أَنَامَ
Kâle: Evsânî halîlî (sallallâhu aleyhi ve sellem) bi-selâsin:
Sıyâmi selâseti eyyâmin min külli şehrin,Sıyâmi selâseti eyyâmin min külli şehrin, ve rak'ateyi'd-duhâ,ve rak'ateyi'd-duhâ, ve en ûtira kable en enâm.ve en ûtira kable en enâm. Ravâihu Buhârî, Müslim ve Nesâî.

Ravâihu Buhârî, Müslim ve Nesâî.
Deminkiler her ayda üç gün oruç tutmanın fedaili hakkında.

Deminkiler her ayda üç gün oruç tutmanın fedaili hakkında.
Ebû Hüreyre radiyallahu anh diyorlar ki Rasûl-u Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem,Ebû Hüreyre radiyallahu anh diyorlar ki Rasûl-u Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem, Evsânî halîlî diyerekten söylüyor.

Evsânî halîlî diyerekten söylüyor.
Yani benim dostum diyerekten.Yani benim dostum diyerekten. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurmuşlar ki,Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurmuşlar ki, üç günün orucu,üç günün orucu, her ayda min külli şehr. Gelin gününü tayin edelim.her ayda min külli şehr. Gelin gününü tayin edelim. İster önünden, ister ortasından, ister sonundan.İster önünden, ister ortasından, ister sonundan. Laletayn pazartesi, perşembe olaraktanLaletayn pazartesi, perşembe olaraktan üç gün böyle oruç tutan kimse.üç gün böyle oruç tutan kimse. Selâseti eyyâmin min külli şehrin.Selâseti eyyâmin min külli şehrin. Her aydan böyle üç gün oruç tutabilmenin fedaili.Her aydan böyle üç gün oruç tutabilmenin fedaili. Ve rak'ateyi'd-duhâ.

Ve rak'ateyi'd-duhâ.
Bir de şu kıldığımız şu işrak namazı, bir adı duhadır.Bir de şu kıldığımız şu işrak namazı, bir adı duhadır. Bir de öğlenden evvel kılınan duha diye kıldığımız bir namaz var.Bir de öğlenden evvel kılınan duha diye kıldığımız bir namaz var. İkisine de şâmil olabilir bu.İkisine de şâmil olabilir bu. Ama iki rekat olduğuna göre işrak namazı.Ama iki rekat olduğuna göre işrak namazı. Ve en ûtira kable en enâm.

Ve en ûtira kable en enâm.
Yine yatmazdan evvel tek bir rekatlı namaz kılmak.Yine yatmazdan evvel tek bir rekatlı namaz kılmak. Vitir namazı. İkili kılarız, bir de tek kılarız. Tek namaz.Vitir namazı. İkili kılarız, bir de tek kılarız. Tek namaz. Şafiîler iki de selam verirler. Üçüncüyü tek kılarlar.Şafiîler iki de selam verirler. Üçüncüyü tek kılarlar. Biz ise üçüncüyü ikiye ekleyerekten yine tek olaraktan kılarız.Biz ise üçüncüyü ikiye ekleyerekten yine tek olaraktan kılarız. Geçen sene Medine-i Münevvere’ deki Hoca efendi bu tek namazı vaaz etti.Geçen sene Medine-i Münevvere’ deki Hoca efendi bu tek namazı vaaz etti. Tek namaz kılmak için. Tek rekatları yatmazdan evvel,Tek namaz kılmak için. Tek rekatları yatmazdan evvel, tek rekatla namaz kılmadan yatmayın, diyerekten.tek rekatla namaz kılmadan yatmayın, diyerekten. Şimdi işte yine bizimki de tektir de fakat ikiye ikiye olur. Yok.

Şimdi işte yine bizimki de tektir de fakat ikiye ikiye olur. Yok.
Vitir namazı olaraktan, tek namaz.Vitir namazı olaraktan, tek namaz. Vitir namazı tek namazdır.Vitir namazı tek namazdır. Orda ekseriyetle yatsı namazları kılınır, sünnetler kılınır. Vitirler eve bırakılır.Orda ekseriyetle yatsı namazları kılınır, sünnetler kılınır. Vitirler eve bırakılır. Vitirler evde kılınır.Vitirler evde kılınır. İşte bir kısmı uykusunu böler, yatar, uyur.İşte bir kısmı uykusunu böler, yatar, uyur. Kalktığı vakitte, gece kalktığı vakitte vitrini kılar.Kalktığı vakitte, gece kalktığı vakitte vitrini kılar. Kendine güvenemeyen kılar da öyle yatar. Kalmasın üzerimde diyerekten.Kendine güvenemeyen kılar da öyle yatar. Kalmasın üzerimde diyerekten. Fakat büyükler hep yatmışlar, sonra kalkmışlar,Fakat büyükler hep yatmışlar, sonra kalkmışlar, teheccütle beraber vitrini de kılmışlar.teheccütle beraber vitrini de kılmışlar. Ebü'd-Derdâ radiyallâhu anh.

Ebü'd-Derdâ radiyallâhu anh.
أَوْصَانِي حَبِيبِي صَلَّى اللَٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِثَلَاثٍ لَنْ أَدَعَهُنَّ مَا عِشْتُ: بِصِيَامِ ثَلَاثَةِ أَيَّامٍ مِنْ كُلِّ شَهْرٍ وَصَلَاةِ الضُّحَى وَأَنْ لَا أَنَامَ إِلَّا عَلَى وِتْرٍ Evsâni-habîbî. Ebû Hüreyre hâlili diyerekten Efendimiz'den yaptı.
أَوْصَانِي حَبِيبِي صَلَّى اللَٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِثَلَاثٍ لَنْ أَدَعَهُنَّ مَا عِشْتُ: بِصِيَامِ ثَلَاثَةِ أَيَّامٍ مِنْ كُلِّ شَهْرٍ وَصَلَاةِ الضُّحَى وَأَنْ لَا أَنَامَ إِلَّا عَلَى وِتْرٍ
Evsâni-habîbî. Ebû Hüreyre hâlili diyerekten Efendimiz'den yaptı.
Ebü'd-Derdâ da, Habîbî diyerekten. Sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuşlar ki:Ebü'd-Derdâ da, Habîbî diyerekten. Sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuşlar ki: Bi-selâsin, len eda'hunne mâ 'iştü.

Bi-selâsin, len eda'hunne mâ 'iştü.
Ey Ebü'd-Derdâ! Yaşadığın müddetçe şu üç şeyi bırakma.Ey Ebü'd-Derdâ! Yaşadığın müddetçe şu üç şeyi bırakma. Birisi, bi-siyami selâsete eyyâmin min külli şehr.Birisi, bi-siyami selâsete eyyâmin min külli şehr. Her aydan üç gün oruç tut.Her aydan üç gün oruç tut. Nasıl tutarsan tut.Nasıl tutarsan tut. İster ekleyerek tut, ister perakende tut,İster ekleyerek tut, ister perakende tut, fakat her aydan hiç olmazsa üç gün orucu tut.fakat her aydan hiç olmazsa üç gün orucu tut. Bir senelik oruç oluyor onlar.Bir senelik oruç oluyor onlar. Ve salâti'd-duhâ. Duha namazını da bırakma.

Ve salâti'd-duhâ. Duha namazını da bırakma.
Bu duha namazı bak çok büyüktür. Sırayla oturuyoruz işte işrağı kılıyoruz.Bu duha namazı bak çok büyüktür. Sırayla oturuyoruz işte işrağı kılıyoruz. Her gün için bir hac ve bir umre sevabı alıyoruz elhamdülillah.Her gün için bir hac ve bir umre sevabı alıyoruz elhamdülillah. Bir hac ve bir umre deBir hac ve bir umre de bu namazı kılıp da ayrılanlar için.bu namazı kılıp da ayrılanlar için. Ama camiden farzı kılar çıkar da, evinde kılar işrakı,Ama camiden farzı kılar çıkar da, evinde kılar işrakı, ona bu sevap yok.ona bu sevap yok. Ona namaz sevabı var yalnız.Ona namaz sevabı var yalnız. Bu hac sevabı camide oturduğu müddetçe. Yani oturup da işrakBu hac sevabı camide oturduğu müddetçe. Yani oturup da işrak ile farzın arasında ibadetle geçirir.ile farzın arasında ibadetle geçirir. Sonra işrakını kılar çıkarsa ona hac ve umre sevabı var.Sonra işrakını kılar çıkarsa ona hac ve umre sevabı var. Yok evinde kılarsa ayrıca ona da namaz sevabı verir.Yok evinde kılarsa ayrıca ona da namaz sevabı verir. Ve bi en lâ enâme hattâ utire.

Ve bi en lâ enâme hattâ utire.
Vitir namazı da kılmadan da yatma.Vitir namazı da kılmadan da yatma. Tek rekatlı namazı kılmadan da yatma buyurmuş.Tek rekatlı namazı kılmadan da yatma buyurmuş. Bunu da Müslim Hazretleri rivayet ediyor.Bunu da Müslim Hazretleri rivayet ediyor. Abdullah bin Amr bin Âs hazretleri diyor ki:

Abdullah bin Amr bin Âs hazretleri diyor ki:
Kâle Rasûllâha sallallâhu aleyhi ve sellem:

Kâle Rasûllâha sallallâhu aleyhi ve sellem:
صَوْمُ ثَلَاثَةِ أَيَّامٍ مِنْ كُلِّ شَهْرٍ صَوْمُ الدَّهْرِ كُلِّهِSavmu selâseti eyyâmin min külli şehrin.
صَوْمُ ثَلَاثَةِ أَيَّامٍ مِنْ كُلِّ شَهْرٍ صَوْمُ الدَّهْرِ كُلِّهِSavmu selâseti eyyâmin min külli şehrin.
Her aydan üç gün oruç tutabilmek.Her aydan üç gün oruç tutabilmek. Savmu’d-dehri külluhu.Savmu’d-dehri külluhu. Bütün seneyi oruç tutmaya muadildir.Bütün seneyi oruç tutmaya muadildir. Üç gün, otuz altı gün yapar. Onlar da üç yüz altmış gün yapar.Üç gün, otuz altı gün yapar. Onlar da üç yüz altmış gün yapar. Bire on veriyor ya sevap. Üç yüz altmış gün.Bire on veriyor ya sevap. Üç yüz altmış gün. Yani sene orucunu tutmuş sayılır.Yani sene orucunu tutmuş sayılır. Her gün üç ay tutabile.Her gün üç ay tutabile. E ramazanımız da var arkasında. Başka günler de oluyor, elhamdülillah.E ramazanımız da var arkasında. Başka günler de oluyor, elhamdülillah. Yine Abdullah bin Amr bin Âs Hazretleri'nin rivayet olunuyor ki:

Yine Abdullah bin Amr bin Âs Hazretleri'nin rivayet olunuyor ki:
سَمِعْتُ رَسُولَ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: صَامَ نُوحٌ عَلَيْهِ السَّلَامُ الدَّهْرَ كُلَّهُ إِلَّا يَوْمَ الْفِطْرِ وَالْأَضْحَى وَصَامَ دَاوُدُ عَلَيْهِ السَّلَامُ نِصْفَ الدَّهْرِ وَصَامَ إِبْرَاهِيمُ عَلَيْهِ السَّلَامُ ثَلَاثَةَ أَيَّامٍ مِنْ كُلِّ شَهْرٍ صَامَ الدَّهْرَ وَأَفْطَرَ الدَّهْرَ Semitü Rasûlullahi sallallahu aleyhi ve sellem.
سَمِعْتُ رَسُولَ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: صَامَ نُوحٌ عَلَيْهِ السَّلَامُ الدَّهْرَ كُلَّهُ إِلَّا يَوْمَ الْفِطْرِ وَالْأَضْحَى وَصَامَ دَاوُدُ عَلَيْهِ السَّلَامُ نِصْفَ الدَّهْرِ وَصَامَ إِبْرَاهِيمُ عَلَيْهِ السَّلَامُ ثَلَاثَةَ أَيَّامٍ مِنْ كُلِّ شَهْرٍ صَامَ الدَّهْرَ وَأَفْطَرَ الدَّهْرَ
Semitü Rasûlullahi sallallahu aleyhi ve sellem.
Ben Rasûlullah'tan işittim diyor.Ben Rasûlullah'tan işittim diyor. Sâvme Nûhun aleyhisselamu dehra küllehu.Sâvme Nûhun aleyhisselamu dehra küllehu. Nuh aleyhisselam bütün sene oruç tutarmış.Nuh aleyhisselam bütün sene oruç tutarmış. Onun orucu öyle.Onun orucu öyle. İllâ yevme'l-fıtri ve'l-adhâ.İllâ yevme'l-fıtri ve'l-adhâ. Bayram namazıyla, Kurban Bayramı müstesna.Bayram namazıyla, Kurban Bayramı müstesna. Dört gün oradan, bir günde bayramdan,Dört gün oradan, bir günde bayramdan, beş günden madem bütün seneyi oruç tutarlarmış.beş günden madem bütün seneyi oruç tutarlarmış. Ebû Said el-Hudrî Hazretleri de bunun gibi yapıyordu.Ebû Said el-Hudrî Hazretleri de bunun gibi yapıyordu. Bütün sene oruçluydu, yalnız bayramları tutmuyordu.Bütün sene oruçluydu, yalnız bayramları tutmuyordu. Ve sâme Dâvûd aleyhisselam'ın orucu ise nısfa'd-dehr.Ve sâme Dâvûd aleyhisselam'ın orucu ise nısfa'd-dehr. O yarım sene, bir gün yiyordu, bir gün tutuyordu.O yarım sene, bir gün yiyordu, bir gün tutuyordu. Bir gün yiyordu, bir gün tutuyordu.Bir gün yiyordu, bir gün tutuyordu. O zaman yarım sene.O zaman yarım sene. Ve sâme İbrahim aleyhisselam.Ve sâme İbrahim aleyhisselam. İbrahim aleyhisselam'ın orucu ise.İbrahim aleyhisselam'ın orucu ise. Selâsete eyyâmin min külli şehrin.Selâsete eyyâmin min külli şehrin. Her ayda üç gün tutmak suretiyleHer ayda üç gün tutmak suretiyle bütün senenin orucunu tutmuş sayılıyordu.bütün senenin orucunu tutmuş sayılıyordu. Yani Allah-u Teâlâ bunun bütün sene oruç tutmuşcasına kabul ediyordu.Yani Allah-u Teâlâ bunun bütün sene oruç tutmuşcasına kabul ediyordu. Ve eftara'd-dehra. Hem bütün gün yemiş oluyorsun,Ve eftara'd-dehra. Hem bütün gün yemiş oluyorsun, hem bütün günde oruçlu sayılıyorsun demek ki.hem bütün günde oruçlu sayılıyorsun demek ki. Kâle Rasûlullah sallâllâhu aleyhi ve sellem: قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: ثَلَاثٌ مِنْ كُلِّ شَهْرٍ وَرَمَضَانُ إِلَى رَمَضَانَ فَهٰذَا صِيَامُ الدَّهْرِ كُلِّهِSelâsün
Kâle Rasûlullah sallâllâhu aleyhi ve sellem:
قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: ثَلَاثٌ مِنْ كُلِّ شَهْرٍ وَرَمَضَانُ إِلَى رَمَضَانَ فَهٰذَا صِيَامُ الدَّهْرِ كُلِّهِSelâsün
min külli şehrin, ve Ramadânü ilâ Ramadâne,min külli şehrin, ve Ramadânü ilâ Ramadâne, fe-hâzâ siyamu'd-dehri küllihî.fe-hâzâ siyamu'd-dehri küllihî. Bu Ramazanla beraber her aydan üç gün oruç, bütün senenin orucuna muadil.

Bu Ramazanla beraber her aydan üç gün oruç, bütün senenin orucuna muadil.
Aynı sevabı Cenâb-ı Hak lütfediyor.Aynı sevabı Cenâb-ı Hak lütfediyor. Hem bütün sene yiyorsunHem bütün sene yiyorsun hem de bütün senenin orucunun tutmuşcasına sevap alıyorsun.hem de bütün senenin orucunun tutmuşcasına sevap alıyorsun. Her gün, şimdi ramazanda elhamdülillah alıştık daHer gün, şimdi ramazanda elhamdülillah alıştık da ramazandan sonra da bu üç gün bize zor gelmez inşallah.ramazandan sonra da bu üç gün bize zor gelmez inşallah. İbn Abbas radıyallahu anh diyor ki:

İbn Abbas radıyallahu anh diyor ki:
Kâle Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:Kâle Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: قَالَ رَسُولَ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: صَوْمُ شَهْرِ الصَّبْرِ وَثَلَاثَةِ أَيَّامٍ مِنْ كُلِّ شَهْرٍ يُذْهِبْنَ وَحَرَ الصَّدْرِSavmu şehri’s-sabri ve selâseti eyyâmin min külli şehrin yüzhibne vehara sadri
قَالَ رَسُولَ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: صَوْمُ شَهْرِ الصَّبْرِ وَثَلَاثَةِ أَيَّامٍ مِنْ كُلِّ شَهْرٍ يُذْهِبْنَ وَحَرَ الصَّدْرِSavmu şehri’s-sabri ve selâseti eyyâmin min külli şehrin yüzhibne vehara sadri
Savmu şehri’s-sabr. Ramazan adına sabır ayı koyuyor.Savmu şehri’s-sabr. Ramazan adına sabır ayı koyuyor. Savmu şehri’s-sabr.Savmu şehri’s-sabr. Sabır ayının orucu.Sabır ayının orucu. Ve selâseti eyyâmin min külli şehrin.Ve selâseti eyyâmin min külli şehrin. Her aydan da üç gün oruç.Her aydan da üç gün oruç. Ve yüzhibne vehara sadri.Ve yüzhibne vehara sadri. İnsanlar tabiatıyla hatadan salim olmuyorlar.İnsanlar tabiatıyla hatadan salim olmuyorlar. İnsanların içinde şeytan da dolaştığından dolayı.İnsanların içinde şeytan da dolaştığından dolayı. Çeşit vesveseler, hilelerle insanları birbirine de düşürüyor. Kin.Çeşit vesveseler, hilelerle insanları birbirine de düşürüyor. Kin. Bu kinin elden gitmesi de kolay bir şey değil.Bu kinin elden gitmesi de kolay bir şey değil. Şimdi insana deve kinli derler.Şimdi insana deve kinli derler. Fırsat bulsa yapacağını yapar yine istediği zamanda.Fırsat bulsa yapacağını yapar yine istediği zamanda. Bu kini de insanın içinden giderirmişBu kini de insanın içinden giderirmiş her ay tutulan üç günlük oruçla.her ay tutulan üç günlük oruçla. Ramazan orucunu her ayın üç günü katınca.Ramazan orucunu her ayın üç günü katınca. Ve yüzhibne vehara sadri.Ve yüzhibne vehara sadri. Bu içerilerde, sadırda, gönülde olan şeyler, fenalıklar,Bu içerilerde, sadırda, gönülde olan şeyler, fenalıklar, vesavis de çok önemli bir şey, vesvese çok önemli bir şey.vesavis de çok önemli bir şey, vesvese çok önemli bir şey. O insanı içinde meşgul eder, durur.O insanı içinde meşgul eder, durur. Bazı insanlardan dinliyoruz, çok acayip şeyler naklediyorlar.Bazı insanlardan dinliyoruz, çok acayip şeyler naklediyorlar. O artık şey haline geliyor vesvese,O artık şey haline geliyor vesvese, birisinin konuşması gibi geliyor ona.birisinin konuşması gibi geliyor ona. Böyle diyorlar, böyle diyorlar bana.Böyle diyorlar, böyle diyorlar bana. Bazen iyilikler, bazen de kötülükler içeriden geliyor hatıra.Bazen iyilikler, bazen de kötülükler içeriden geliyor hatıra. Bu hatıra gelen kötülükler Gazzâlî'nin tabirine göre çok fena bir şey.Bu hatıra gelen kötülükler Gazzâlî'nin tabirine göre çok fena bir şey. Çünkü bu vesveseler böyle birike birike birikeÇünkü bu vesveseler böyle birike birike birike en nihayet fiil haline geliyor. Kendien nihayet fiil haline geliyor. Kendi o vesveseden bir günah gelmez adama. One derse desin varsın. Fakato vesveseden bir günah gelmez adama. One derse desin varsın. Fakat onlar birike birike insanı o düşündüğü şeylere doğru sevk etmeye mecbur ediyoronlar birike birike insanı o düşündüğü şeylere doğru sevk etmeye mecbur ediyor ve nihayet bakıyorsun ki iş oluveriyor.ve nihayet bakıyorsun ki iş oluveriyor. E o iş olduktan sonra da bir de o işle üzerinde kalmak,E o iş olduktan sonra da bir de o işle üzerinde kalmak, o zaman âdet, tabiat haline geliyor diyorlar.o zaman âdet, tabiat haline geliyor diyorlar. Tabiat-ı saniye diyorlar.Tabiat-ı saniye diyorlar. Tabiat-ı saniye haline geldikten sonraTabiat-ı saniye haline geldikten sonra oradan paçayı kurtarmak çok müşkil oluyor.oradan paçayı kurtarmak çok müşkil oluyor. Binaenaleyh en evvel vesveseyi önlemek lazım.Binaenaleyh en evvel vesveseyi önlemek lazım. Vesvese gelince def et sen onu.Vesvese gelince def et sen onu. E bu da kolaylıkla olmaz.E bu da kolaylıkla olmaz. Bu içeriden olan bir hal.Bu içeriden olan bir hal. Onun da kolayı her ayda üç gün oruç tutabildiğiniz takdirdeOnun da kolayı her ayda üç gün oruç tutabildiğiniz takdirde Cenâb-ı Hak bunu da bizim içimizden silecek.Cenâb-ı Hak bunu da bizim içimizden silecek. عَنْ مَيْمُونَةَ بِنْتِ سَعْدٍ أَنَّهَا قَالَتْ: يَا رَسُولَ اللّٰهِ أَفْتِنَا عَنِ الصَّوْمِ فَقَالَ: مِنْ كُلِّ شَهْرٍ ثَلَاثَةُ أَيَّامٍ مَنِ اسْتَطَاعَ أَنْ يَصُومَهُنَّ فَإِنَّ كُلَّ يَوْمٍ يُكَفِّرُ عَشْرَ سَيِّئَاتٍ وَإِنَّهُ يُنَقِّي مِنَ الْإِثْمِ كَمَا يُنَقِّي الْمَاءُ الثَّوْبَ An min Mûnute binti Mink-i sâlim radıyallâhu anh.
عَنْ مَيْمُونَةَ بِنْتِ سَعْدٍ أَنَّهَا قَالَتْ: يَا رَسُولَ اللّٰهِ أَفْتِنَا عَنِ الصَّوْمِ فَقَالَ: مِنْ كُلِّ شَهْرٍ ثَلَاثَةُ أَيَّامٍ مَنِ اسْتَطَاعَ أَنْ يَصُومَهُنَّ فَإِنَّ كُلَّ يَوْمٍ يُكَفِّرُ عَشْرَ سَيِّئَاتٍ وَإِنَّهُ يُنَقِّي مِنَ الْإِثْمِ كَمَا يُنَقِّي الْمَاءُ الثَّوْبَ
An min Mûnute binti Mink-i sâlim radıyallâhu anh.
Yâ Rasûlâllah!Yâ Rasûlâllah! Es-sînâ an sâvmi. Bu kadıncağız gelmiş, Rasûlullah'a demiş ki;

Es-sînâ an sâvmi. Bu kadıncağız gelmiş, Rasûlullah'a demiş ki;
Yâ Rasûlullah! Bize oruç hakkında bir fetva ver, bir şeyler bildir.Yâ Rasûlullah! Bize oruç hakkında bir fetva ver, bir şeyler bildir. Buyurmuşlar ki;Buyurmuşlar ki; Min külli şehrin selâsete eyyâm.

Min külli şehrin selâsete eyyâm.
Her aydan üç gün oruç. Bir.Her aydan üç gün oruç. Bir. Men istetâ'a en yesûmehünne.Men istetâ'a en yesûmehünne. Tutmaya gücü yeten insanlar her ayda 3 gün tutsunlar.Tutmaya gücü yeten insanlar her ayda 3 gün tutsunlar. Fe-inne külle yevmin yükeffiru aşera seyyiât.Fe-inne külle yevmin yükeffiru aşera seyyiât. Her günün orucu 10 tane seyyiatı siler.Her günün orucu 10 tane seyyiatı siler. Keffâr olur. Le yünekkim minel ismi.Keffâr olur. Le yünekkim minel ismi. Aynı zamanda onu günahlardan korur.Aynı zamanda onu günahlardan korur. Kema yünakkal mais sevbe.Kema yünakkal mais sevbe. Nasıl ki sular esvabları temizliyorsa,Nasıl ki sular esvabları temizliyorsa, oruçlar da insanları günahlardan bu şekilde temizler, buyrulmuş.oruçlar da insanları günahlardan bu şekilde temizler, buyrulmuş. Ebû Zer radıyallahu anh naklediyor bunu.

Ebû Zer radıyallahu anh naklediyor bunu.
مَنْ صَامَ مِنْ كُلِّ شَهْرٍ ثَلَاثَةَ أَيَّامٍ فَذٰلِكَ صِيَامُ الدَّهْرِ فَأَنْزَلَ اللّٰهُ تَصْدِيقَ ذٰلِكَ فِي كِتَابهِ: (مَنْ جَاءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ عَشْرُ أَمْثَالِهَا) Men sâme min külli şehrin.
مَنْ صَامَ مِنْ كُلِّ شَهْرٍ ثَلَاثَةَ أَيَّامٍ فَذٰلِكَ صِيَامُ الدَّهْرِ فَأَنْزَلَ اللّٰهُ تَصْدِيقَ ذٰلِكَ فِي كِتَابهِ:
(مَنْ جَاءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ عَشْرُ أَمْثَالِهَا)

Men sâme min külli şehrin.
Her aydan üç gün her kim oruç tutabilirse.Her aydan üç gün her kim oruç tutabilirse. Selasete eyyam.Fe-zâlike siyâmu’d-dehr.Selasete eyyam.Fe-zâlike siyâmu’d-dehr. Bu bütün senenin orucuna denk olur.Bu bütün senenin orucuna denk olur. Fe-enzele’llâhü tasdîka zâlike fî kitâbihî:Fe-enzele’llâhü tasdîka zâlike fî kitâbihî: Men câe bi'l-haseneti fe-lehû aşru emsâlihâ.Men câe bi'l-haseneti fe-lehû aşru emsâlihâ. Kur'an-ı Azimuşşan'da bunun misali olaraktanKur'an-ı Azimuşşan'da bunun misali olaraktan her bir haseneye on misli mükâfat verildiğine göreher bir haseneye on misli mükâfat verildiğine göre on iki ayda, on iki günde otuz altı,on iki ayda, on iki günde otuz altı, otuz altıya on olunca bütün sene, o altı günde onların arasına kaybolur tabi.otuz altıya on olunca bütün sene, o altı günde onların arasına kaybolur tabi. Bütün sene oruç tutmuş gibi sevabı olur.Bütün sene oruç tutmuş gibi sevabı olur. Nesaî'nin rivayetine göre.Nesaî'nin rivayetine göre. مَنْ صَامَ ثَلَاثَةَ أَيَّامٍ مِنْ كُلِّ شَهْرٍ فَقَدْ تَمَّ صَوْمُ الشَّهْرِ أَوْ: فَلَهُ صَوْمُ الشَّهْرِ Men sâme selâsete eyyâmin min külli şehrin fekad temme savme’ş-şehr
مَنْ صَامَ ثَلَاثَةَ أَيَّامٍ مِنْ كُلِّ شَهْرٍ فَقَدْ تَمَّ صَوْمُ الشَّهْرِ أَوْ: فَلَهُ صَوْمُ الشَّهْرِ
Men sâme selâsete eyyâmin min külli şehrin fekad temme savme’ş-şehr
ev felehu savmi şehr.ev felehu savmi şehr. Her gün üç gün oruç tuttun mu o ayı oruç tutmuşçasına sayılabiliyor insan.

Her gün üç gün oruç tuttun mu o ayı oruç tutmuşçasına sayılabiliyor insan.
Bu oruç çok faydalı bir şey.Bu oruç çok faydalı bir şey. Faydalı olmakla beraber, alt tarafındaki hadis uzun onu ikindiye bırakalım.Faydalı olmakla beraber, alt tarafındaki hadis uzun onu ikindiye bırakalım. Allah nasip etsin de böyle yaşlılar için de oruç iyi,Allah nasip etsin de böyle yaşlılar için de oruç iyi, gençler için de iyi, çalışan adamlar için de iyi.gençler için de iyi, çalışan adamlar için de iyi. Herkes için oruç çok faydalı bir şeydir.Herkes için oruç çok faydalı bir şeydir. Bir çok fevaidi olmakla beraber AllahuTeâlâ'nın.Bir çok fevaidi olmakla beraber AllahuTeâlâ'nın. Hem dünya işleri ne bitiyor ne tükeniyor.Hem dünya işleri ne bitiyor ne tükeniyor. Bitmez tükenmez olduğu halde, ecelin de ne zaman geleceği belli değil.Bitmez tükenmez olduğu halde, ecelin de ne zaman geleceği belli değil. Şimdi duydum, bizim Fehmi Adak'ın kardeşleri var burada, ikisi de buradan.

Şimdi duydum, bizim Fehmi Adak'ın kardeşleri var burada, ikisi de buradan.
Dün Konya'dan mı, nereden gelirlerken, arabalarına.Dün Konya'dan mı, nereden gelirlerken, arabalarına. Kendisi ağır ağır gidiyor ama arkadan bir kamyon gelmiş, bir tane vurduğundan.Kendisi ağır ağır gidiyor ama arkadan bir kamyon gelmiş, bir tane vurduğundan. Buradaki komşu gitmiş, öteki kardeşler komadaymış.Buradaki komşu gitmiş, öteki kardeşler komadaymış. Bu ecel, yani arabada gezmekte rahat oluyor amaBu ecel, yani arabada gezmekte rahat oluyor ama insanın içi de hiç rahat etmiyor.insanın içi de hiç rahat etmiyor. Ne olacağını kimse bilmiyor yani.Ne olacağını kimse bilmiyor yani. Onun için ihtiyatlı olarak oruçlu olmak,Onun için ihtiyatlı olarak oruçlu olmak, namazlı olmak, tevbekar olarak olmak.namazlı olmak, tevbekar olarak olmak. Dua şeyleri yazıyoruz da duada en mühim olan tevbekar olmakDua şeyleri yazıyoruz da duada en mühim olan tevbekar olmak ve günah işlememektir.ve günah işlememektir. Günah işledikten sonra yapan tövbeler, O makbul olmaz diyor.Günah işledikten sonra yapan tövbeler, O makbul olmaz diyor. Dua etmek için evvela tövbe edip günahlardan sıyrılmak lazım.Dua etmek için evvela tövbe edip günahlardan sıyrılmak lazım. Israrla Cenâb-ı Hakk'a:Aman Sen hüsn-i himayenden beni ayırma Yâ Rabbi!

Israrla Cenâb-ı Hakk'a:Aman Sen hüsn-i himayenden beni ayırma Yâ Rabbi!
Hüsn-i himayenden beni ayırma Yâ Rabbi!Hüsn-i himayenden beni ayırma Yâ Rabbi! Hüsn-i himayenden beni ayırma diyerekten,Hüsn-i himayenden beni ayırma diyerekten, böyle duada ısrar ederekten böyle,böyle duada ısrar ederekten böyle, Hemen bir kere söyleyip de geçmemeli, diyor.Hemen bir kere söyleyip de geçmemeli, diyor. O duanın üzerinde durmalı ve onunla ısrarlaO duanın üzerinde durmalı ve onunla ısrarla öğlen, ikindi akşam namazlarındaöğlen, ikindi akşam namazlarında tekrar tekrar istemelidir ki hepimiz âciz kullarız.tekrar tekrar istemelidir ki hepimiz âciz kullarız. Hepimizin canı Allah-u Teâlâ'nın,Hepimizin canı Allah-u Teâlâ'nın, ipin ucu O'nun elinde.ipin ucu O'nun elinde. Onun için hiç dünyaya güvenecek bir tarafı yok.Onun için hiç dünyaya güvenecek bir tarafı yok. Hele bu dünya bize birer ayna gösteriyor apaçık.Hele bu dünya bize birer ayna gösteriyor apaçık. Allah cümlemize iman selameti ile beraberAllah cümlemize iman selameti ile beraber ahirete göçüşler nasip etsin.ahirete göçüşler nasip etsin. Allah-u Teâlâ da bizden razı olduğu amelleri işlemek suretineAllah-u Teâlâ da bizden razı olduğu amelleri işlemek suretine hayatımızı idame ettirsin Cenâb-ı Hak.hayatımızı idame ettirsin Cenâb-ı Hak. el-Fâtiha.

el-Fâtiha.
Düzenlenen Aralık
00:00:00 00:00:00
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2